Question

Difficulty: Very hardTakrir-i Sükun Dönemi ve Rejime Yönelik Tehditler

Türk siyasal hayatında "sükunetin tesisi" gerekçesiyle kabul edilen ve 19251925-19291929 yılları arasında yürürlükte kalan Takrir-i Sükun Kanunu'nun, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın (TCF) tasfiyesi üzerindeki etkisi ve partinin hukuki varlığının sona eriş biçimiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. Ankara İstiklal Mahkemesi'nin hazırladığı ve partinin programındaki "dini inançlara hürmetkârdır" ibaresinin isyana zemin hazırladığını belirten raporu üzerine, hükümet Takrir-i Sükun Kanunu'na dayanarak idari bir kararla partiyi kapatmıştır.Answer
  2. B
    Menemen Olayı'nın ardından ilan edilen sıkıyönetim şartlarında, partinin laiklik karşıtı eylemlerin odağı haline geldiği Divan-ı Harp tarafından tescil edilmiş ve parti yargı kararıyla feshedilmiştir.
  3. C
    Parti tüzüğünde yer alan "adem-i merkeziyetçilik" ilkesi, anayasanın devletin bütünlüğü ilkesine aykırı bulunduğu için Anayasa Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda kapatma kararı verilmiştir.
  4. D
    Şeyh Sait İsyanı sürecinde toplanan Birinci TBMM, Hıyanet-i Vataniye Kanunu'na eklediği bir maddeyle partinin kurucu üyelerinin tamamının milletvekilliğini düşürerek partiyi hukuken münfesih saymıştır.
  5. E
    Serbest Cumhuriyet Fırkası tecrübesinde olduğu gibi, partinin genel başkanı Kazım Karabekir, laiklik karşıtı unsurların partiye sızmasını engelleyemediği gerekçesiyle partiyi kendi isteğiyle feshetmiştir.

Answer

Ankara İstiklal Mahkemesi'nin raporuna dayanan hükümetin, Takrir-i Sükun Kanunu uyarınca idari bir kararla partiyi kapatması
Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın kapatılma süreci, Şeyh Sait İsyanı sonrası kurulan Ankara İstiklal Mahkemesi'nin yaptığı incelemelere dayanır. Mahkeme, partinin programında yer alan "Parti, dini düşünce ve inançlara hürmetkârdır" maddesinin irticai faaliyetlere zemin hazırladığını iddia eden bir rapor hazırlamış; hükümet (Bakanlar Kurulu) de Takrir-i Sükun Kanunu'nun kendisine verdiği geniş yetkiyi kullanarak 33 Haziran 19251925 tarihinde partiyi idari bir kararla kapatmıştır. Bu durum, dönemin yargı ve yürütme arasındaki iç içe geçmiş gücünü gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Dönemin hukuki enstrümanını belirleme
Takrir-i Sükun Kanunu (19251925)
Bu kanun, hükümete rejimi tehdit eden kuruluşları idari yoldan kapatma yetkisi vermiştir.
2
İstiklal Mahkemelerinin rolünü analiz etme
Ankara İstiklal Mahkemesi'nin raporu
Mahkeme, TCF'nin doğu şubelerinin Şeyh Sait İsyanı ile bağını ve programındaki dini vurguların etkisini raporlamıştır.
3
Kapatma mekanizmasını saptama
Bakanlar Kurulu Kararı (33 Haziran 19251925)
TCF, bir yargı süreci sonunda değil, Takrir-i Sükun Kanunu'nun verdiği yetkiye dayanan idari bir tasarrufla kapatılmıştır.

Key Concept

Takrir-i Sükun Dönemi'nde İdari Kapatma Mekanizması

Practice More

İstiklal Mahkemelerinin bu dönemdeki 'savcı-hakim' kimliği ve raporlarının hükümet politikaları üzerindeki belirleyici etkisini inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Rate this question