Milli Mücadele ve Tek Parti Dönemi
153 questions
Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk on yılındaki çok partili hayata geçiş denemeleri çerçevesinde kurulan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası (TCF) ile Serbest Cumhuriyet Fırkası (SCF) programları ve siyasal tutumları açısından değerlendirildiğinde, aşağıdakilerden hangisi her iki partinin de ortak bir özelliği olarak kabul edilebilir?
Türkiye’de tek parti yönetiminin denetlenmesi ve çok partili demokrasiye geçiş arayışları doğrultusunda kurulan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası (TCF) ve Serbest Cumhuriyet Fırkası (SCF) arasındaki farklar, benzerlikler ve tarihsel süreçler dikkate alındığında; aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Türk siyasal hayatında "sükunetin tesisi" gerekçesiyle kabul edilen ve - yılları arasında yürürlükte kalan Takrir-i Sükun Kanunu'nun, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın (TCF) tasfiyesi üzerindeki etkisi ve partinin hukuki varlığının sona eriş biçimiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
İkinci TBMM döneminde, İcra Vekilleri Heyeti'nin istifası üzerine yeni hükümetin kurulamamasıyla ortaya çıkan ve tarihe 'Ekim Bunalımı' (Güz Bunalımı) olarak geçen siyasi kriz, anayasal sistemdeki yapısal bir sorundan kaynaklanmıştır. Bu sorunun aşılması ve devletin yönetim şeklinin netleştirilmesi amacıyla 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet ilan edilmiştir.
Buna göre, Cumhuriyet'in ilanıyla birlikte yürütme erkinin oluşturulma usulünde aşağıdakilerden hangisine geçilerek söz konusu siyasi kriz kalıcı olarak çözüme kavuşturulmuştur?
Türkiye'de tek parti yönetiminin kurumsallaşması sürecinde, devlet bürokrasisi ile Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) teşkilatının idari olarak bütünleşmesi (parti-devlet özdeşleşmesi) çeşitli yasal, anayasal ve kurumsal düzenlemelerle tesis edilmiştir. Bu süreçte kamu yönetiminin merkez ve taşra teşkilatında köklü yapısal değişikliklere gidilmiştir.
Buna göre, bu idari bütünleşme ve dönüşüm süreciyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
29 Ekim 1923 tarihinde 1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nda yapılan köklü değişikliklerle yeni Türk devletinin yönetim şekli "Cumhuriyet" olarak kabul edilmiştir. Bu değişikliğin en önemli sonuçlarından biri, Meclis Hükümeti sisteminden kaynaklanan devlet başkanlığı boşluğunun doldurulmasıdır.
Buna göre, Cumhuriyet'in ilanıyla birlikte "Türkiye Devleti'nin Başkanı" sıfatıyla oluşturulan resmi makam aşağıdakilerden hangisidir?
İkinci TBMM döneminde, Ekim tarihinde Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nda yapılan düzenlemelerle Cumhuriyet ilan edilmiştir. Bu değişiklik, sadece rejim tartışmalarına son vermekle kalmamış, özellikle "Ekim Bunalımı" olarak bilinen hükümet krizini çözen yapısal bir dönüşümü de beraberinde getirmiştir. Buna göre, Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte geçilen "Kabine Sistemi"nde, yürütme organının oluşumuyla ilgili getirilen temel düzenleme aşağıdakilerden hangisidir?
Kasım tarihinde saltanatın kaldırılmasıyla birlikte ortaya çıkan "devlet başkanlığı" sorunu, İkinci TBMM döneminde yaşanan hükümet bunalımı ile birleşerek rejim değişikliğini kaçınılmaz hale getirmiştir. Ekim tarihinde Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nda yapılan değişiklikle bu sorunu çözmek ve yürütme organının işleyişini hızlandırmak amacıyla benimsenen temel uygulama aşağıdakilerden hangisidir?
Erken Cumhuriyet döneminde çok partili siyasal hayata geçişin ilk iki önemli aktörü olan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası (TCF) ile Serbest Cumhuriyet Fırkası'nın (SCF) programatik yaklaşımları ve siyasal süreçleri incelendiğinde, aşağıdakilerden hangisi bu iki partiyi birbirinden ayıran doğru bir tespittir?
Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası () ve Serbest Cumhuriyet Fırkası (), erken Cumhuriyet döneminde iktidardaki Cumhuriyet Halk Fırkası'na karşı muhalefet etmek amacıyla kurulmuş, benzer ekonomik görüşleri savunan iki partidir. Ancak bu iki partinin programatik yapıları ve kuruluş süreçleri incelendiğinde birbirlerinden ayrıldıkları temel noktalar bulunmaktadır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bu iki partinin programları veya siyasi kimlikleri karşılaştırıldığında, yalnızca Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'na () ait bir özelliktir?
1925 yılında yürürlüğe giren Takrir-i Sükun Kanunu'nun 1. maddesi, hükümete rejimin güvenliğini tehdit eden her türlü oluşumu ve yayını idari yoldan yasaklama yetkisi tanımıştır. Bu yetki çerçevesinde Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın (TCF) kapatılma süreci ve Türk siyasal hayatındaki sonuçları düşünüldüğünde, aşağıdaki ifadelerden hangisi bu süreci hukuki ve siyasi açıdan en doğru şekilde tanımlamaktadır?
1930'lu yıllarda Türkiye'de kamu yönetimi, "parti-devlet bütünleşmesi" olarak adlandırılan bir modelle yeniden yapılandırılmıştır. Bu model kapsamında, merkezi idarenin taşradaki temsilcileri olan mülki amirler ile parti teşkilatı arasında organik bir bağ kurulmuştur. Bu bütünleşme sürecinin kamu yönetimi hiyerarşisindeki en somut yansıması aşağıdakilerden hangisidir?
Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nda yer alan "Meclis Başkanı, hükümetin de başkanıdır" ilkesi, yılı sonbaharında bir hükümet bunalımına (Ekim Bunalımı) yol açmıştır. Bu tıkanıklığı aşmak amacıyla Ekim tarihinde yapılan anayasa değişikliği ile Cumhuriyet ilan edilmiş ve "Kabine Sistemi"ne geçilmiştir. Buna göre, anayasa değişikliği ile getirilen aşağıdaki düzenlemelerden hangisi, Meclis Hükümeti sisteminden Kabine sistemine geçildiğinin en somut göstergesidir?
Kurtuluş Savaşı'nın olağanüstü ve acil karar gerektiren koşullarında hazırlanan 1921 Anayasası (Teşkilat-ı Esasiye Kanunu), güçler birliği ve meclis üstünlüğü ilkelerini tavizsiz bir biçimde uygulamıştır. Bu anayasal mimari, yürütme fonksiyonunun niteliği ve devletin temsili konularında klasik anayasacılık anlayışından bütünüyle ayrılır.
Buna göre, 1921 Anayasası'nda kurulan meclis hükümeti sisteminin yürütme erki bağlamındaki işleyişine dair aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası (TCF) ve Serbest Cumhuriyet Fırkası (SCF), Erken Cumhuriyet döneminde çok partili siyasal hayatın inşası sürecinde kurulan iki önemli muhalefet partisidir. Bu iki partinin kurumsal kimlikleri, programları ve siyasal akıbetleri göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Ekim tarihinde Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nda gerçekleştirilen düzenlemelerle "Türkiye Devleti'nin hükümet şekli Cumhuriyettir" hükmü anayasal güvence altına alınmıştır. Bu anayasal revizyonun, yürütme organının kurumsal kimliği ve meclis içindeki temsil düzeyi üzerindeki en temel sonucu aşağıdakilerden hangisidir?
1925 yılında Şeyh Sait İsyanı'nın çıkması üzerine kabul edilen Takrir-i Sükun Kanunu ve bu kanunla eş zamanlı olarak yeniden faaliyete geçirilen İstiklal Mahkemeleri, Türkiye'nin siyasal hayatında dönüm noktalarından biri olmuştur. Bu dönemin hukuki mekanizmaları ve siyasal sonuçları dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
1921 Anayasası'nın (Teşkilat-ı Esasiye Kanunu) uygulanması sürecinde karşılaşılan yönetsel tıkanıklıklar (özellikle 1923 sonbaharındaki hükümet bunalımı), devletin anayasal mimarisinde köklü bir revizyonu zorunlu kılmıştır. Bu revizyon ihtiyacı, 1924 Anayasası'nın kabulü ve 3 Mart 1924 tarihli kanunlarla devletin yönetim aygıtının yeniden yapılandırılmasıyla sonuçlanmıştır.
Bu bağlamda, 1924 Anayasası'nın getirdiği siyasal sistem ve bu dönemin kurumsal yapılanması hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
1925 yılında Şeyh Sait İsyanı’nın yarattığı bunalım ortamında çıkarılan Takrir-i Sükun Kanunu’nun sağladığı geniş yetkilerle, Ankara İstiklal Mahkemesi’nin "programındaki dini ibarelerin kötüye kullanıldığı" gerekçesine dayanarak Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nı (TCF) kapatması; dönemin siyasal gelişmeleri ışığında aşağıdakilerden hangisinin bir kanıtıdır?
yılında patlak veren Şeyh Sait İsyanı, Cumhuriyet rejimine yönelik ilk büyük tehdit olarak kabul edilmiş ve beraberinde sert siyasi-hukuki tedbirlerin alınmasına yol açmıştır. Bu süreçte yürürlüğe giren Takrir-i Sükun Kanunu'nun uygulanması ve Türkiye'nin ilk muhalefet partisi olan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın (TCF) kapatılmasına dair aşağıdaki ifadelerden hangisi, dönemin siyasal ve hukuki gerçekliğini en doğru şekilde yansıtmaktadır?