Question

Difficulty: MediumHizmet Kusuru ile Kişisel Kusur Ayrımı ve İdarenin Rücu Hakkı

Bir kamu kurumunda görevli orman muhafaza memuru, görevli olduğu bölgede devriye gezdiği sırada, şahsi bir anlaşmazlık nedeniyle husumet beslediği bir vatandaşın arazisindeki meyve ağaçlarını, yasal yetkilerini kötüye kullanarak ve kasıtlı olarak kestirmiştir.

Bu olay sonucunda meydana gelen zararın tazmini ve sorumlulukların paylaştırılması ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. A
    Memurun eylemi kasıtlı ve ağır bir kişisel kusur teşkil ettiğinden, zarar gören kişi doğrudan memur aleyhine adli yargıda tazminat davası açmalıdır.
  2. B
    Eylem kamu gücü kullanılarak ve görev sırasında gerçekleştirildiği için bu durum 'hizmet kusuru' sayılır; bu nedenle idarenin memura rücu etme imkanı bulunmamaktadır.
  3. Anayasa uyarınca tazminat davası idare aleyhine açılır; idare ödediği tazminatı kişisel kusuru bulunan memura rücu eder.Answer
  4. D
    Memurun kişisel kastı idarenin sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırır; bu nedenle idare aleyhine açılan tam yargı davası husumet yokluğu nedeniyle reddedilir.
  5. E
    Bu olayda 'ağır hizmet kusuru' söz konusu olduğu için tazminat miktarı yarı yarıya memur ve idare arasında paylaştırılır ve her iki tarafa ayrı dava açılması gerekir.

Answer

Anayasa'nın 129. maddesi uyarınca tazminat davası idare aleyhine açılır ve idare, ödediği tazminatı kişisel kusuru bulunan memura rücu eder.
Doğru ifadeye göre, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri fiillerden doğan zararlar için dava idareye açılır. Bu durum Anayasa'nın 129. maddesinin 5. fıkrasında açıkça düzenlenmiş bir güvencedir. İdare, ödediği bu bedeli, eyleminde kasıt veya ağır kusuru bulunan memurdan talep etme (rücu) hakkına ve yükümlülüğüne sahiptir.

Step-by-Step Solution

1
Eylemin niteliğini ve bağlamını değerlendir.
Eylem, memurun resmi görevini yürüttüğü sırada ve kamu yetkilerini kullanarak (ağaç kesme yetkisi gibi görünerek) ancak kişisel bir husumet/kasıt ile gerçekleştirilmiştir.
Sorumluluğun hangi yargı kolunda ve kime karşı ileri sürüleceğini belirlemek için eylemin 'görevle ilgili' olup olmadığına bakılmalıdır.
2
Anayasa'nın 129/5. maddesindeki 'Anayasal Güvence' ilkesini uygula.
Zarar gören vatandaş, memurun kastı ne olursa olsun davayı doğrudan idareye (İçişleri Bakanlığı/ilgili kurum) karşı idari yargıda 'tam yargı davası' olarak açmalıdır.
Vatandaşın kamu görevlisi karşısında korunması ve tazminatın tahsil kabiliyetinin artırılması amaçlanmaktadır.
3
İç ilişkideki rücu mekanizmasını analiz et.
İdare, mahkeme kararıyla vatandaşa ödediği tazminat tutarını, eylemi kasten gerçekleştiren memurdan (kişisel kusuru nedeniyle) geri talep eder.
Kişisel kusur, memuru idareye karşı sorumlu kılar ve rücu hakkının doğmasına neden olur.

Key Concept

Memurların sorumluluğunda 'Anayasal Güvence' ve 'Rücu' mekanizması.
Estimated Time:1m 15s
Rate this question