İmar Hukuku ve Planlama

178 questions

Question 121Question

31943194 sayılı İmar Kanunu'nun 18.18. maddesi uyarınca belediyeler veya valiliklerce yürütülen arazi ve arsa düzenlemesi (parselasyon) işlemlerinde; düzenleme sahasındaki umumi hizmet alanlarına ayrılan miktarın, düzenlemeye giren toplam alanın %45\%45'ini aşması halinde, bu eksikliğin giderilmesi için başvurulması gereken yasal yol aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: %4545'lik yasal sınırı aşan miktar, belediye veya valilikçe kamulaştırma yoluyla karşılanır.

Answer

Düzenleme Ortaklık Payı (DOP) oranının %45'lik yasal sınırı aşması durumunda, eksik kalan kısım belediye veya valilikçe kamulaştırma yoluyla karşılanır.
31943194 sayılı İmar Kanunu'nun 18.18. maddesi açıkça belirtmektedir ki; parselasyon işlemlerinde kesilecek Düzenleme Ortaklık Payı (DOP) oranı en fazla %45\%45 olabilir. Eğer imar planındaki yol, park, meydan gibi umumi hizmet alanlarının toplamı bu oranı aşıyorsa, belediye veya valilik eksik kalan miktarı kamulaştırma yoluyla temin etmekle yükümlüdür.

Step-by-Step Solution

1
İmar Kanunu'ndaki Düzenleme Ortaklık Payı (DOP) üst sınırını belirle.
DOP oranının taşınmazın yüz ölçümünün en fazla %45\%45'i kadar olabileceği tespit edilir.
Mülkiyet hakkına getirilen bedelsiz kısıtlamanın yasal çerçevesini çizmek için bu sınır kritiktir.
2
Planlanan umumi hizmet alanlarının bu sınırı aşması durumunda uygulanacak hukuki prosedürü analiz et.
İdarenin bedelsiz olarak alabileceği kısmın üstünde kalan alanlar için mülkiyet hakkının korunması gereği bedelli bir yöntem seçilir.
Anayasa ve İmar Kanunu uyarınca, kamu yararı için olsa dahi yasal sınır üzerindeki taşınmaz edinimi kamulaştırma usulüne tabidir.

Key Concept

Düzenleme Ortaklık Payı (DOP) Sınırı ve Kamulaştırma Zorunluluğu
Estimated Time:1m 15s
Question 122Question

31943194 sayılı İmar Kanunu'nun 4545. maddesi kapsamında düzenlenen "mücavir alan" kavramı ve bu alanlardaki planlama yetkisiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Mücavir alan sınırlarının tespiti; belediye meclisi ve il idare kurulu kararlarına dayanarak valiliğin bildirimi üzerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı onayı ile kesinleşir.

Answer

Mücavir alan sınırlarının tespiti; belediye meclisi ve il idare kurulu kararlarına dayanarak valiliğin bildirimi üzerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı onayı ile kesinleşir.
Mücavir alanlar, belediye sınırları dışında olup kentin gelecekteki gelişimi bakımından gerekli görülen alanlardır. 31943194 sayılı İmar Kanunu'nun 4545. maddesine göre bu alanların tespiti; yerel talebin (belediye meclisi) ve mahalli teknik kurulun (il idare kurulu) görüşünden sonra valilik kanalıyla merkezi idareye (Bakanlık) sunulur ve Bakanlık onayıyla kesinleşir.

Step-by-Step Solution

1
Kavram Tanımı
Mücavir alanın, belediye sınırları dışında kalan ancak kentin gelecekteki gelişimi için belediye denetimine verilen alan olduğu saptandı.
Mücavir alanın idari değil, teknik/imar odaklı bir genişleme olduğunu anlamak gerekir.
2
Süreç Analizi
Belediye Meclisi → İl İdare Kurulu → Valilik → Bakanlık hiyerarşisi doğrulandı.
31943194 sayılı İmar Kanunu'nun 4545. maddesindeki usulü hatırlamak gerekir.
3
İstisna Kontrolü
Fiziksel bitişikliğin (mücavir olma şartının) zorunlu olmadığı teyit edildi.
Kanun metnindeki 'bitişik olması şart değildir' ibaresi yanıltıcı seçenekleri elemekte kritiktir.

Key Concept

Mücavir Alan Rejimi

Practice More

İmar Kanunu'nun 18. maddesindeki Parselasyon işlemlerinin mücavir alanlarda nasıl uygulandığını inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 123Question

Türkiye'deki mekânsal planlama kademelenmesinde 'alt ölçekli planların üst ölçekli planlara uygun olması' esastır. Bu hiyerarşik yapı içerisinde, Çevre Düzeni Planı'nın genel ilke ve kararlarına uygun olarak hazırlanan, uygulama imar planına esas teşkil eden ve genellikle 1/5.0001/5.000 ölçekte düzenlenen plan türü aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Nazım İmar Planı

Answer

Hiyerarşide Çevre Düzeni Planı ile Uygulama İmar Planı arasında köprü görevi gören ve 1/5.000 ölçekli olan plan Nazım İmar Planı'dır.
Nazım İmar Planı, 3194 sayılı İmar Kanunu'na göre varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak hazırlanan, arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, gelecekteki nüfus yoğunluklarını ve ulaşım sistemini gösteren, genellikle 1/5.0001/5.000 ölçekli plandır. Bu plan, bir alt kademe olan Uygulama İmar Planı'nın hazırlanmasına dayanak oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Plan hiyerarşisini üstten alta doğru sıralayın.
Mekânsal Strateji Planı → Çevre Düzeni Planı → Nazım İmar Planı → Uygulama İmar Planı.
Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'ne göre her alt ölçekli plan bir üstündekine uygun olmalıdır.
2
Planların standart ölçeklerini eşleştirin.
Çevre Düzeni (1/25.0001/25.000-1/100.0001/100.000), Nazım İmar (1/5.0001/5.000), Uygulama İmar (1/1.0001/1.000).
Ölçek, planın detay seviyesini ve hiyerarşideki yerini belirleyen temel kriterdir.
3
Tanımlanan özelliklere (1/5.000 ölçek ve uygulama planına esas olma) uyan planı seçin.
Nazım İmar Planı.
Nazım plan, arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini belirleyerek uygulama aşamasına rehberlik eder.

Key Concept

Mekânsal Planlama Hiyerarşisi ve Plan Ölçekleri

Practice More

İmar planlarının askı ve kesinleşme süreleri ile onay makamlarını (Bakanlık vs Belediye) gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 124Question

İmar mevzuatında ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapılar için öngörülen denetim, yıkım ve idari yaptırım süreçlerine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Yapıdaki ruhsata aykırılığın yapı tatil zaptı düzenlendikten sonraki bir aylık yasal süre içinde giderilmesi durumunda, kanunda öngörülen idari para cezası tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar.

Answer

Yapıdaki aykırılığın bir aylık süre içinde giderilmesi durumunda para cezasının tamamen ortadan kalkacağını savunan ifade yanlıştır; kanun bu durumda sadece yüzde yirmi beş oranında bir indirim öngörmektedir.
İmar mevzuatına göre, ruhsatsız veya ruhsata aykırı bir yapı tespit edildiğinde idari para cezası süreci başlar. Eğer yapı sahibi, kendisine tanınan bir aylık yasal süre içinde yapıyı ruhsata uygun hale getirirse veya ruhsatını alırsa, idari para cezası tamamen iptal edilmez; sadece kanun koyucu tarafından öngörülen %25\%25 oranındaki indirimden faydalanır. Bu nedenle cezanın tüm sonuçlarıyla ortadan kalkacağı yönündeki beyan hukuken yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
İmar yaptırımlarının temelini oluşturan 3194 sayılı Kanun'un 32. ve 42. maddelerini analiz etmek.
32. madde yıkım sürecini (yapı tatil zaptı, bir aylık süre, encümen kararı), 42. madde ise idari para cezalarını ve artırım/indirim kriterlerini düzenler.
Yaptırım sürecinin hukuki dayanaklarını belirlemek için gereklidir.
2
Para cezası üzerindeki 'aykırılığı giderme' etkisini incelemek.
Kanunun 42. maddesinin ikinci fıkrasına göre, aykırılık bir ay içinde giderilirse ceza tamamen silinmez, %25\%25 oranında indirim uygulanır.
Ceza, ihlalin gerçekleşmiş olması nedeniyle verilir; düzeltme ise sadece bir hafifletici sebeptir.
3
Diğer seçeneklerdeki teknik detayları (tapu şerhi, artırım oranları, Bakanlık yetkisi) teyit etmek.
2020 değişiklikleri ile tapu şerhi zorunlu kılınmış, kamu alanına tecavüzde %60\%60 artırım ve Bakanlığın masrafları %100\%100 fazlasıyla alma yetkisi kanuna işlenmiştir.
Yanlış olanı bulmak için diğer doğru prosedürlerin bilinmesi gerekir.

Key Concept

İmar idari yaptırımlarında 'aykırılığın giderilmesi' halinde uygulanan teşvik edici indirim mekanizması.

Practice More

İdari para cezası hesaplanırken kullanılan yapı sınıfları ve birim metrekare maliyetleri arasındaki ilişkiyi inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 125Question

31943194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde, yerleşme alanlarında yapılaşma koşullarını ve mülkiyet sınırlarını belirleyen "Uygulama İmar Planı"nın onay, askı ve kesinleşme süreçleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuken yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Belediye meclisi tarafından onaylanarak kesinleşen uygulama imar planlarının yürürlüğe girebilmesi için mülki idare amiri (vali veya kaymakam) tarafından da tasdik edilmesi zorunludur.

Answer

Belediye meclisi tarafından kesinleşen imar planlarının mülki idare amiri tarafından tasdik edilmesi gerektiğine dair ifade yanlıştır; zira belediyelerin planlama yetkisi özerktir ve mülki amirlerin planlar üzerinde tasdik yetkisi değil, sadece bilgilendirilme yükümlülüğü bulunmaktadır.
Türk imar hukukunda belediye meclisleri imar planlarını onaylamaya yetkili nihai organdır. 31943194 sayılı Kanun'un 88. maddesine göre, meclis kararı ile kesinleşen planlar valiliğe sadece gönderilir. Valinin veya kaymakamın bu planları onaylama, reddetme veya tasdik etme gibi bir yetkisi bulunmamaktadır; bu durum yerel yönetimlerin özerkliği ilkesinin bir sonucudur.

Step-by-Step Solution

1
Planın onay makamını belirle.
Belediye sınırları içindeki planlar belediye meclisi tarafından onaylanır.
31943194 sayılı Kanun'un 88. maddesi uyarınca asıl karar organı belediye meclisidir.
2
İlan ve askı sürecini kontrol et.
Onaylanan planlar bir ay (3030 gün) süreyle askıda kalarak ilan edilir.
Vatandaşların bilgi edinme ve itiraz hakkını kullanabilmesi için aleniyet şarttır.
3
Kesinleşme şartlarını değerlendir.
İtiraz yoksa askı bitiminde, itiraz varsa meclis kararından sonra plan kesinleşir.
İdari işlemin tamamlanması için askı ve itiraz süreçlerinin tüketilmesi gerekir.
4
Dış denetim ve tasdik yetkisini analiz et.
Planlar kesinleştikten sonra valiliğe sadece "gönderilir", vali tarafından "tasdik" edilmez.
Belediye özerkliği ve planlama yetkisinin devredilemezliği ilkesi gereği mülki amirin onayı gerekmez.

Key Concept

İmar Planlarının Onay ve Kesinleşme Prosedürü

Practice More

İmar planlarının yargısal denetimi ve dava açma sürelerinin kesinleşme tarihi ile ilişkisini inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 126Question

31943194 sayılı İmar Kanunu'nun 18.18. maddesi kapsamında yürütülen arazi ve arsa düzenlemesi (parselasyon) işlemlerinde; daha önce münferit ifraz veya rızai terk gibi işlemlerle taşınmazından kesinti yapılmış maliklerin durumu ile ilgili 71817181 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İmar mevzuatına uygun olarak daha önce yapılmış olan terklerin oranı, güncel Düzenleme Ortaklık Payı (DOP) oranından düşükse; aradaki fark toplamda %4545 yasal sınırını geçmemek kaydıyla güncel orana tamamlanır.

Answer

İmar mevzuatına uygun olarak daha önce yapılmış olan terklerin oranı, güncel Düzenleme Ortaklık Payı (DOP) oranından düşükse; aradaki fark toplamda %4545 yasal sınırını geçmemek kaydıyla güncel orana tamamlanır.
Doğru seçenek, 71817181 sayılı Kanun ile 31943194 sayılı İmar Kanunu'nun 18.18. maddesinde yapılan güncel değişikliği yansıtmaktadır. Bu düzenlemeye göre, bir parselden daha önce imar mevzuatı uyarınca yapılan terkler (örneğin %2020), yeni düzenlenen parselasyon planındaki DOP oranından (%4545) düşükse, aradaki fark kadar (%2525) ilave kesinti yapılabilmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Taşınmazın geçmiş imar hareketleri incelenir.
Parselden daha önce ifraz veya rızai terk yoluyla ne kadar kesinti yapıldığı (örneğin %2525) belirlenir.
Mahsup işleminin temel verisini oluşturur.
2
Güncel parselasyon planındaki DOP oranı tespit edilir.
Yeni düzenleme sahası için belirlenen güncel DOP oranı (örneğin %4040) bulunur.
Tamamlama ihtiyacının olup olmadığını belirlemek için gereklidir.
3
Mahsup ve tamamlama kuralı uygulanır.
Eğer güncel oran (%4040) > eski terk (%2525) ise, aradaki fark (%1515) kadar ek kesinti yapılır. Toplam kesinti %4545'i aşamaz.
3194 Sayılı Kanun Madde 18 (7181 Sayılı Kanun değişikliği) hükmüne göre işlem tesis edilir.

Key Concept

DOP Mahsubu ve %45'e Tamamlama Kuralı

Practice More

İmar Kanunu 18. madde uyarınca DOP kesintisi yapılabilecek umumi hizmet alanlarının listesini (yol, meydan, park, otopark, ibadet yeri vb.) tekrar ediniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 127Question

31943194 sayılı İmar Kanunu'nun 1010. maddesinde düzenlenen beş yıllık imar programlarının hazırlanma süreci ve bu programların kamu kurumları üzerindeki mali/hukuki etkileriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Belediye veya valilikler, uygulama imar planının yürürlüğe girmesinden itibaren en geç 33 ay içinde beş yıllık imar programlarını hazırlar ve bu programlara alınan alanlardaki kamu hizmeti tesislerini inşa edecek ilgili kurumlar, program süresince gerekli ödeneği bütçelerine koymakla yükümlüdür.

Answer

Belediye veya valiliklerin uygulama imar planı kesinleşince 33 ay içinde beş yıllık imar programını hazırlaması ve ilgili kurumların bütçe ayırması zorunluluğunu belirten ifade doğrudur.
Doğru seçenek, 31943194 sayılı Kanun'un 1010. maddesindeki temel prosedürü eksiksiz yansıtmaktadır: Uygulama imar planı kesinleşince idare (belediye veya valilik) 33 ay içinde 55 yıllık programı hazırlar ve kamu tesislerini yapacak diğer kurumların da bütçe ayırma zorunluluğu doğar. Bu durum planın mali uygulanabilirliğini sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Dayanak kanun maddesini belirle.
31943194 sayılı İmar Kanunu Madde 1010.
İmar programlarının hukuki çerçevesini anlamak için temel yasal dayanağa bakılmalıdır.
2
Programı tetikleyen plan türünü ve süresini kontrol et.
Uygulama İmar Planı yürürlüğe girdikten sonra en geç 33 ay içinde hazırlanmalıdır.
Nazım imar planı geneldir, uygulama planı ise mülkiyeti doğrudan etkilediği için program bu aşamada başlar.
3
Programın süresini ve mali yükümlülüğünü analiz et.
Program 55 yıllık hazırlanır ve ilgili kamu kurumları bütçelerine ödenek koymak zorundadır.
Programın temel amacı, imar planındaki kamu alanlarının (okul, yol, yeşil alan vb.) maliyetini kurumların bütçe planlarına dahil etmektir.

Key Concept

3194 Sayılı Kanun Madde 10: Beş Yıllık İmar Programları

Practice More

İmar programlarının tamamlanmaması durumunda mülkiyet hakkının kısıtlanmasına dair Anayasa Mahkemesi kararlarını inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 128Question

31943194 sayılı İmar Kanunu hükümleri uyarınca, yapı ruhsatı alınmış bir taşınmazda inşaat süreci devam ederken mülkiyetin (malikin) değişmesi durumunda izlenecek hukuki prosedür aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yeni malik, eski malikin tüm hak ve yükümlülüklerini devralmış sayılır; değişikliğin idareye bildirilmesi ve ruhsatın ilgili bölümüne işlenmesi yeterlidir.

Answer

Yeni malikin eski malikin hak ve yükümlülüklerini devraldığı ve değişikliğin idareye bildirilip ruhsata işlenmesinin yeterli olduğu seçenek doğrudur.
31943194 sayılı İmar Kanunu'nun 2929. maddesine göre, ruhsat alınmış yapılarda herhangi bir sebeple malik değiştiği takdirde, yeni malik de eski malikin hak ve yükümlülüklerini devralmış sayılır. Bu durumda yeni bir ruhsat alınması veya ruhsatın yenilenmesi gerekmez; yalnızca malik değişikliğinin ruhsatı veren idareye bildirilmesi ve ruhsatın ilgili bölümüne işlenmesi kanuni bir şarttır.

Step-by-Step Solution

1
31943194 sayılı İmar Kanunu'nun ruhsatın geçerliliği ve sürelerine ilişkin 2929. maddesini inceleyin.
Mülkiyet değişikliğinin ruhsatın hukuki varlığını sona erdirmediği ve yeni malike devredildiği tespit edilir.
Yapı ruhsatının şahsa değil, ilgili taşınmaza ve onaylı projeye bağlı bir izin belgesi olduğunu saptamak için.
2
Mülkiyet değişikliği sonrası yapılması gereken idari kayıt işlemini belirleyin.
Değişikliğin ruhsatı veren idareye (belediye veya valilik) bildirilmesi ve mevcut ruhsat üzerindeki ilgili bölüme işlenmesi gerektiği anlaşılır.
İdari kayıtların güncelliğini sağlamak ve yeni malikin yasal sorumluluklarını resmileştirmek için.

Key Concept

Yapı Ruhsatının Sürekliliği ve Mülkiyet Değişikliği
Estimated Time:1m 30s
Question 129Question

İmar hukukunda yapılaşma sürecinin denetimini ve düzenini sağlayan "yapı ruhsatı" (inşaat izni) ile bu sürecin kanuni işleyişine dair;

I. Yapı ruhsatı alındığı tarihten itibaren 22 yıl içinde inşaata başlanması zorunludur.
II. Ruhsat tarihinden itibaren 55 yıl içinde tamamlanmayan yapılar için ruhsat hükümsüz hale gelir ve bu durumda yeniden ruhsat alınması aşamasında güncel imar planı hükümleri uygulanır.
III. Derz, iç ve dış sıva, boya ve badana gibi basit tamir ve tadilat işlemleri yapı ruhsatı alma zorunluluğu dışındadır.

Yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: I, II ve III

Answer

Verilen öncüllerin tamamı doğrudur; yapı ruhsatı 22 yıl içinde başlama, 55 yıl içinde bitirme şartına tabidir ve basit tamirler bu süreçten istisnadır.
Doğru cevap, yapı ruhsatının yasal sürelerini ve muafiyetlerini tam olarak açıklayan ifadedir. 31943194 sayılı İmar Kanunu'nun 2929. maddesi yapıya başlama süresini 22 yıl, tamamlama süresini ise 55 yıl olarak belirlemiştir. Ayrıca 2121. madde, binanın taşıyıcı sistemini ve dış görünüşünü esaslı şekilde değiştirmeyen basit onarımların ruhsattan muaf olduğunu hükme bağlamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Başlama süresinin kontrolü
31943194 sayılı Kanun'un 2929. maddesi uyarınca ruhsat tarihinden itibaren 22 yıl içinde işe başlanmalıdır.
Mülkiyet hakkının kullanımında atıllığı önlemek.
2
Tamamlama süresinin ve hükümsüzlük durumunun analizi
İnşaatın 55 yıl içinde bitmemesi durumunda ruhsat hükümsüz olur ve yeniden başvuruda güncel mevzuat (o günkü planlar) geçerli olur.
Kentsel gelişimin ve imar planlarındaki değişikliklerin yapılaşmaya yansıtılmasını sağlamak.
3
İstisnaların değerlendirilmesi
Kanun'un 2121. maddesine göre boya, badana, sıva gibi basit tadilatlar ruhsat gerektirmez.
Bürokrasiyi azaltmak ve yapı bütünlüğünü bozmayan küçük işlemleri kolaylaştırmak.

Key Concept

Yapı Ruhsatı Süreleri ve Muafiyetleri
Estimated Time:1m 30s
Question 130Question

31943194 sayılı İmar Kanunu’nun 18.18. maddesi uyarınca belediyeler veya valiliklerce gerçekleştirilen arazi ve arsa düzenlemesi (parselasyon) işlemlerinde, düzenleme alanına giren taşınmazlardan Düzenleme Ortaklık Payı (DOP) kesilmesi temel bir kuraldır. Bu kesinti ve sonrasındaki taşınmaz tahsis işlemleri belirli yasal ilkelere ve sınırlara dayanmaktadır.

Buna göre, parselasyon işlemlerinde Düzenleme Ortaklık Payı (DOP) ve taşınmaz tahsisi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi imar mevzuatına göre yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Düzenleme Ortaklık Payı oranı, düzenleme sahasındaki her bir taşınmazın konumu ve imar planı uygulaması sonucunda uğrayacağı rayiç değer artışına göre parsel bazında farklılaştırılarak belirlenir.

Answer

Düzenleme Ortaklık Payı'nın değer artışına göre değil, yüzölçümü üzerinden ve eşit bir oranla belirlendiğini belirten ifade yanlıştır.
Düzenleme Ortaklık Payı (DOP), taşınmazların imar planı ile elde edeceği değer artışı baz alınarak değil, düzenleme sahasındaki toplam donatı alanı ihtiyacının toplam alana oranlanmasıyla elde edilen 'eşit bir yüzdelik oran' üzerinden kesilir. Yani bir parselin değeri 1010 kat, diğerinin 22 kat artsa bile, her ikisinden de aynı oranda (örneğin %40\%40) yüzölçümü kesintisi yapılır. Bu durum imar hukukundaki 'eşitlik ilkesi'nin bir gereğidir.

Step-by-Step Solution

1
31943194 sayılı İmar Kanunu'nun 18.18. maddesindeki DOP hesaplama mantığını inceleyin.
DOP, düzenleme sahasındaki toplam genel hizmet alanının toplam düzenleme alanına oranlanmasıyla bulunur.
DOP'un temel hesaplama birimi yüzölçümüdür.
2
Parselasyon işlemlerindeki 'Eşitlik İlkesi'ni değerlendirin.
Aynı düzenleme sahası içindeki tüm parsellerden, değerine bakılmaksızın aynı oranda (yüzde olarak) kesinti yapılır.
Yasal mevzuat, parsel bazında farklı oranlar uygulanmasına izin vermez.
3
DOP sınırını ve kullanım amaçlarını kontrol edin.
Üst sınır %45\%45'tir ve yol, park, okul, karakol gibi ortak kullanım alanları için kullanılır.
DOP'un amacı kamuya ait sosyal ve teknik altyapı alanlarını bedelsiz oluşturmaktır.

Key Concept

DOP'un Eşitlik İlkesi ve Yüzölçümü Bazlı Olması
Question 131Question

3194 sayılı İmar Kanunu ve Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde, Türkiye'deki mekânsal planlama kademelenmesi ve bu planlar arasındaki hiyerarşik ilişki ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Bölge Planları, sadece sosyo-ekonomik gelişme hedeflerini içeren stratejik belgeler olduklarından, fiziksel mekânı düzenleyen imar planlarının hazırlık sürecinde herhangi bir bağlayıcılık teşkil etmezler.

Answer

Bölge planlarının imar planları üzerinde herhangi bir bağlayıcılığı olmadığını belirten ifade yanlıştır; zira 3194 sayılı İmar Kanunu bu planlar arasında bir uyum zorunluluğu öngörmektedir.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 8. maddesi uyarınca, belediye ve mücavir alan sınırları içinde hazırlanan nazım ve uygulama imar planları, varsa bölge planı ve çevre düzeni planı kararlarına uygun olmak zorundadır. Bölge planları her ne kadar sosyo-ekonomik temelli olsa da, mekânsal kararların bu hedeflere uyumlu olması gerektiğinden, hiyerarşik bir bağlayıcılığa sahiptir. Bu nedenle bölge planlarının bağlayıcılık taşımadığını iddia eden ifade hatalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Mekânsal planlama hiyerarşisini tanımlayın.
Hiyerarşi: Mekânsal Strateji Planı > Çevre Düzeni Planı > İmar Planları (Nazım ve Uygulama) şeklindedir.
Planların birbirine uygunluk zorunluluğunu anlamak için kademelenmeyi bilmek gerekir.
2
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 8. maddesini analiz edin.
Maddeye göre; imar planları, mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni planı kararlarına uygun olarak hazırlanır.
Bölge planlarının fiziksel planlar üzerindeki yönlendirici ve bağlayıcı etkisini teyit etmek için yasal dayanağa bakılmalıdır.
3
Seçeneklerdeki ifadeleri karşılaştırın.
Diğer seçenekler yönetmelik ve kanun tanımlarıyla uyumluyken, bölge planlarının bağlayıcı olmadığını söyleyen seçenek kanunla çelişmektedir.
Hatalı olan hiyerarşik yorumu tespit etmek için her kademenin işlevi değerlendirilir.

Key Concept

Mekânsal Planlar Hiyerarşisi ve Üst Ölçekli Planların Bağlayıcılığı

Practice More

İmar planlarının onay süreçleri ve askı süreleri konusuna çalışmak, hiyerarşi bilgisini pekiştirecektir.
Estimated Time:1m 30s
Question 132Question

İnşası ruhsatına uygun olarak tamamlanan bir yapının hukuki olarak kullanıma açılabilmesi için gerekli olan "yapı kullanma izni" (iskan) süreciyle ilgili olarak 31943194 sayılı İmar Kanunu'nda öngörülen düzenlemeler hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İlgili idare başvuruyu en geç 3030 gün içinde sonuçlandırmak zorundadır; bu sürenin sonunda cevap verilmezse yapının kullanılmasına izin verilmiş sayılır.

Answer

İlgili idarenin başvuruyu 3030 gün içinde sonuçlandırması gerektiği ve sessiz kalması durumunda iznin verilmiş sayılacağı ifadesi doğrudur.
31943194 sayılı İmar Kanunu'nun 3030. maddesi açıkça belirtir ki; belediye veya valilikler başvuruyu en geç 3030 gün içinde neticelendirmek zorundadır. Eğer bu süre zarfında bir cevap verilmezse, yapının tamamının veya biten kısmının kullanılmasına izin verilmiş sayılır. Bu durum idari hukukta 'zımni kabul' olarak adlandırılır.

Step-by-Step Solution

1
Başvuru Sürecini Belirleme
Mal sahibi, inşaat bittiğinde belediye veya valiliğe iskan için başvurur.
Yapı kullanma izni, yapının ruhsat ve eklerine uygun bittiğinin tespiti için gereklidir.
2
Yasal Süreyi Kontrol Etme
31943194 Sayılı Kanun m. 3030 uyarınca idarenin inceleme süresi 3030 gündür.
İdarenin keyfi gecikmelerini önlemek amacıyla kanun koyucu kesin bir süre belirlemiştir.
3
Hukuki Sonucu Tespit Etme
3030 gün sonunda cevap verilmemesi durumunda zımni kabul gerçekleşir.
Kanun, idarenin sessiz kalmasını 'yapının kullanılmasına izin verilmiş sayılır' şeklinde yorumlamıştır.

Key Concept

İskan Başvurusunda Zımni Kabul ve Karar Süresi
Estimated Time:1m 30s
Question 133Question

31943194 sayılı İmar Kanunu’nun 2929. maddesi kapsamında yapı ruhsatının geçerliliği ve imar planı değişikliklerinin bu sürece etkisiyle ilgili bir olayda; malik ruhsat tarihinden itibaren 11 yıl sonra inşaata başlamış ancak 55 yılın sonunda binayı tamamlayamamıştır. Bu süre zarfında uygulama imar planında yapılan değişiklikle bölgedeki inşaat emsal değerleri ve kat adetleri düşürülmüştür.

Buna göre, inşaatın devam edebilmesi için izlenmesi gereken hukuki süreç ve haklarla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Beş yıllık süre dolduğu için mevcut ruhsat hükümsüz hale gelir; ancak ruhsata uygun olarak tamamlanan kısımlar için müktesep hak korunur, yapının henüz tamamlanmayan kısımları için ise yeni imar planı şartlarına göre yeniden ruhsat alınması zorunludur.

Answer

Ruhsatın hükümsüz hale gelmesi ve tamamlanan kısımlar için müktesep hakkın korunarak kalan kısımların yeni plana tabi olması doğrudur.
İmar Kanunu'nun 2929. maddesine göre; yapıya başlama süresi ruhsat tarihinden itibaren 22 yıldır. Yapıya başlanıp da her ne sebeple olursa olsun, başlama müddetiyle birlikte 55 yıl içinde bitirilmediği takdirde verilen ruhsat hükümsüz sayılır. Bu durumda yeniden ruhsat alınması mecburidir. Ancak, başlanmış inşaatlarda müktesep (kazanılmış) haklar saklıdır. Plan değişikliği durumunda, henüz tamamlanmamış kısımlar yeni plana uygun hale getirilmelidir.

Step-by-Step Solution

1
31943194 sayılı Kanun'un 2929. maddesindeki sürelerin kontrol edilmesi.
İnşaata 22 yıl içinde başlanmış (11. yıl) ancak 55 yıl içinde bitirilmemiştir.
Ruhsatın geçerliliğini koruması için her iki sürenin de (başlama ve bitirme) karşılanması gerekir.
2
Sürenin aşılmasının hukuki sonucunun belirlenmesi.
Yapı ruhsatı hükümsüz (geçersiz) hale gelmiştir.
Kanun, 55 yıllık sürenin aşılması durumunda ruhsatın kendiliğinden hükümsüz kalacağını emreder.
3
Plan değişikliği ve müktesep hak dengesinin analizi.
Tamamlanan kısımlar korunur, geri kalanı için yeni plana göre yeniden ruhsat alınır.
Hukuk güvenliği ilkesi gereği fiilen tamamlanmış kısımlar korunur ancak henüz inşa edilmemiş kısımlar için güncel kamu düzeni (yeni plan) esas alınır.

Key Concept

Yapı Ruhsatının Süre Aşımı ve Müktesep Hak İlişkisi

Alternative Method

Ruhsatın bitimine az bir süre kala belediyeye başvurularak ruhsat yenilemesi (temdit) yapılması durumunda, eğer inşaatın belli bir seviyesi (su basmanı seviyesi vb.) geçilmişse, bazı durumlarda eski plan şartlarıyla devam etme imkanı doğabilir; ancak bu soru kökündeki 'süresi dolmuş' senaryosu için geçerli değildir.
Estimated Time:2m 30s
Question 134Question

Bir taşınmaz üzerinde gerçekleştirilecek olan rızai ifraz (ayırma) veya tevhit (birleştirme) işlemlerinde, yetkili idare tarafından verilen onayın tapu siciline tescil süreci ile ilgili mevzuatta öngörülen kural aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İdari onay tarihinden itibaren bir ay içinde tapu idaresine tescil yaptırılmadığı takdirde, söz konusu onay kararı hükümsüz kalır.

Answer

İdari onay tarihinden itibaren bir ay içinde tapu dairesine tescil başvurusu yapılmaması durumunda alınan karar hükümsüz kalır.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 16. maddesine göre, belediye veya il encümenince onaylanan ifraz ve tevhit planlarının onay tarihinden itibaren bir ay içinde tapu idaresine tescili yaptırılmalıdır. Bu süre içinde tescil işlemi tamamlanmazsa, alınan idari onay kararı hukuken hükümsüz hale gelir.

Step-by-Step Solution

1
Yetki ve Başvuru Kontrolü
Belediye sınırları içinde belediye encümeni, dışında ise il encümeni yetkilidir.
İfraz ve tevhit işlemlerinin idari onay merciini belirlemek gerekir.
2
Karar ve Onay Süresi
İdare, başvuruyu en geç 30 gün içinde sonuçlandırmak zorundadır.
Mevzuat, idarenin karar verme sürecini makul bir süreyle sınırlandırmıştır.
3
Tescil ve Geçerlilik Süresi
Onaylanan planların 1 ay içinde tapu siciline tescili sağlanmalıdır.
İmar Kanunu 16. madde uyarınca, süresinde tescil edilmeyen onay kararları hükümsüz (geçersiz) sayılır.

Key Concept

3194 Sayılı İmar Kanunu Madde 16 (Tescil ve Hükümsüzlük)

Practice More

İfraz ve tevhit işlemlerinin imar planı bulunmayan alanlardaki (Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği) özel kurallarına göz atabilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 135Question

31943194 sayılı İmar Kanunu'nda yer alan temel kavramlar ve planlama ilkeleri dikkate alındığında, bu kavramların hukuki tanımları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: 31943194 sayılı İmar Kanunu kapsamında 'yapı' kavramı; yalnızca karada inşa edilen ve toprağa bağlı (sabit) tesisleri kapsamakta olup su alanlarında yapılan inşaatları veya hareketli (müteharrik) tesisleri bu kapsamın dışında tutmaktadır.

Answer

İmar Kanunu kapsamında yapı kavramının yalnızca karada inşa edilen ve sabit tesisleri kapsadığını, su alanlarındaki inşaatları veya hareketli tesisleri dışladığını savunan ifade yanlıştır.
İmar Kanunu'nun 55. maddesine göre 'yapı' kavramı son derece geniş tanımlanmıştır. Bu tanım; karada yapılan inşaatların yanı sıra suda yapılanları, daimi olanların yanı sıra geçici (muvakkat) olanları ve sabit olanların yanı sıra hareketli (müteharrik) olanları da kapsar. Dolayısıyla, su alanlarındaki veya hareketli tesislerin kapsam dışı olduğunu belirten ifade kanun hükmüyle çelişmektedir.

Step-by-Step Solution

1
31943194 sayılı İmar Kanunu'nun 55. maddesinde yer alan 'Yapı' tanımı incelenmelidir.
Yapı; 'karada ve suda, daimi veya muvakkat, resmi ve hususi yeraltı ve yerüstü inşaatı ile bunların ilave, değişiklik ve tamirlerini kapsayan sabit ve müteharrik tesislerdir' şeklinde tanımlanmıştır.
Kanun koyucu, imar denetiminin kapsamını geniş tutmak için suda yapılan yapıları ve hareketli tesisleri de tanıma dahil etmiştir.
2
Seçeneklerde sunulan diğer kavramların (Bina, Yerleşme Alanı, Fen Adamları) tanımları kontrol edilmelidir.
Bina, yapının bir türüdür ve yerleşme alanı imar planı sınırıyla ilişkilidir.
Kavramlar arasındaki hiyerarşiyi anlamak yanlış ifadeyi ayırt etmeyi sağlar.
3
Planların kademelenmesi ilkesinin hukuki geçerliliği değerlendirilmelidir.
Üst ölçekli planın (örneğin Çevre Düzeni Planı), alt ölçekli planı (Uygulama İmar Planı) bağladığı teyit edilir.
İmar hukukunda planlar arası hiyerarşi mutlak bir ilkedir.

Key Concept

İmar Hukukunda Yapı ve Bina Kavramlarının Genişliği

Practice More

İmar Kanunu'nun 5. maddesindeki 'Mücavir Alan' ve 'Mekânsal Strateji Planı' tanımlarını da gözden geçirerek kavramsal bilgilerinizi pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:55s
Question 136Question

31943194 sayılı İmar Kanunu'nun 1010. maddesine göre, uygulama imar planlarının hayata geçirilmesi amacıyla hazırlanan beş yıllık imar programları ve bu programların kamu kurumları üzerindeki bütçeleme yükümlülüğüne ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İmar programına alınan alanlardaki kamu hizmetlerini yürütecek ilgili kuruluşlar, bu hizmetler için gerekli ödeneği bütçelerine koymakla yükümlüdürler.

Answer

İmar programına alınan alanlardaki kamu hizmetlerini yürütecek kuruluşların bütçelerine gerekli ödeneği koymakla yükümlü olması doğrudur.
İmar programları, imar planlarının fiziksel ve mali açıdan hayata geçirilmesini sağlayan 5 yıllık projeksiyonlardır. 31943194 sayılı Kanun'un 1010. maddesi uyarınca, bu programa dahil edilen alanlarda kamu hizmeti sunacak olan ilgili kurum ve kuruluşlar, bu hizmetlerin gerçekleşmesi için gerekli mali kaynakları bütçelerinde göstermek ve kamulaştırma işlemlerini bu süre içinde tamamlamakla yasal olarak yükümlüdürler. Bu durum, planın uygulanabilirliğini garanti altına almayı amaçlar.

Step-by-Step Solution

1
İmar programının hazırlık süresini tespit et.
Uygulama imar planı yürürlüğe girdikten sonra 3 ay içinde hazırlanmalıdır.
Yasal süreci başlatmak için planın kesinleşmesi gerekir.
2
Programın süresini ve onay makamlarını belirle.
5 yıllık süre için hazırlanır; belediye sınırlarında encümen, dışında il idare kurulu onaylar.
Programın geçerlilik süresi finansal planlamanın vadesini belirler.
3
Kurumların bütçe sorumluluğunu kontrol et.
İmar programına dahil edilen alanlardaki yatırımı yapacak her kamu kuruluşu, bu amaçla bütçesine ödenek koymak zorundadır.
Mülkiyet haklarının kısıtlandığı bu dönemde kamu hizmetinin gerçekleştirilmesi mali yükümlülüğe bağlıdır.

Key Concept

İmar Programlarının Finansal Bağlayıcılığı

Practice More

İmar programına dahil edilip 5 yıl içinde kamulaştırılmayan alanlarda maliklerin mülkiyet hakkının ihlali gerekçesiyle açabileceği 'hukuki el atma' davalarının sonuçlarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 0s
Question 137Question

İmar mevzuatı uyarınca, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olduğu tespit edilen bir yapının mühürlenmesi ve "yapı tatil zaptı" düzenlenmesiyle başlayan yasal sürece ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Yapıdaki aykırılığın giderilmesi için tanınan otuz günlük süre içerisinde ruhsat alınmazsa, yıkım kararı belediye başkanı tarafından resen alınır.

Answer

Yapıdaki aykırılığın giderilmemesi durumunda yıkım kararının belediye başkanı tarafından resen alınacağını belirten seçenek yanlıştır; bu karar belediye encümenine aittir.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesine göre, yapı tatil zaptı ile tanınan bir aylık (30 günlük) süre sonunda ruhsat alınmaz veya aykırılık giderilmezse, yapı belediye veya valilik encümeni kararıyla yıkılır. Belediye başkanının tek başına bu kararı alma yetkisi yoktur.

Step-by-Step Solution

1
Yetkili makam tespiti
İmar Kanunu'nun 32. maddesi incelenir.
Yıkım kararı gibi ağır idari yaptırımların hangi organ tarafından alınacağını belirlemek esastır.
2
Kurul ve organ ayrımı
Belediye Encümeni'nin karar organı olduğu tespit edilir.
Belediye başkanı yürütme organı iken, yaptırım kararları genellikle bir kurul olan encümen tarafından alınır.
3
Süre kontrolü
Yapı sahibine tanınan sürenin 30 gün olduğu doğrulanır.
Yasal sürenin dolması, yaptırımın uygulanabilmesi için ön koşuldur.

Key Concept

İmar Denetimi ve Yıkım Kararı Yetkisi
Question 138Question

Bir yapı maliki, ruhsat ve eklerine tam olarak uygun şekilde inşa ettiği taşınmazı için yetkili belediyeye yapı kullanma izni (iskan) almak üzere yazılı başvuruda bulunmuştur. İlgili belediye, başvuru tarihinden itibaren 4545 gün geçmiş olmasına rağmen yerinde inceleme yapmamış ve malike herhangi bir bildirimde bulunmamıştır. 31943194 sayılı İmar Kanunu’nun 3030. maddesi hükümleri dikkate alındığında, bu durumun hukuki sonucu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Belediye başvuruyu 3030 gün içinde sonuçlandırmadığı için, yapının ruhsat ve eklerine uygun olması şartıyla yapı kullanma izni verilmiş sayılır.

Answer

İdarenin başvurudan itibaren otuz gün içinde cevap vermemesi durumunda, yapının ruhsat ve eklerine uygun olması kaydıyla yapı kullanma izni verilmiş sayılır.
Doğru yanıt, İmar Kanunu'nun 3030. maddesindeki açık hükmü yansıtmaktadır. Kanun, idareye yapı kullanma izni başvurularını sonuçlandırması için 3030 günlük bir süre tanımıştır. Bu süre içinde idarenin herhangi bir bildirim yapmaması, yapının projesine uygun olması kaydıyla iskanın verilmiş olduğu sonucunu doğurur. Bu mekanizma, idarenin ataletini malik lehine çözen bir 'zımni onay' sistemidir.

Step-by-Step Solution

1
İskan başvuru sürecinin ve yasal inceleme süresinin belirlenmesi.
İlgili idare (belediye veya valilik), yapı kullanma izni başvurularını en geç 3030 gün içinde sonuçlandırmak zorundadır.
31943194 sayılı İmar Kanunu'nun 3030. maddesi bu süreyi emredici bir hüküm olarak koymuştur.
2
İdarenin sessiz kalmasının (ihmali davranışının) hukuki niteliğinin analizi.
Belirlenen 3030 günlük sürede idarenin işlem yapmaması, kanun tarafından 'zımni kabul' (onaylanmış sayılma) olarak tanımlanmıştır.
Vatandaşın idari yavaşlık nedeniyle mağduriyetini önlemek amacıyla getirilmiş bir düzenlemedir.
3
Zımni kabulün gerçekleşmesi için gerekli olan teknik şartın kontrol edilmesi.
İzin verilmiş sayılma için temel şart, yapının ruhsat ve eklerine (onaylı projesine) tam olarak uygun şekilde inşa edilmiş olmasıdır.
Kanun koyucu, sadece usulüne uygun tamamlanmış yapıların denetim eksikliği nedeniyle bekletilmemesini amaçlamıştır.

Key Concept

İskan Başvurusunda Zımni Kabul Mekanizması

Practice More

İmar Kanunu'nun 31. maddesinde yer alan 'izinsiz bina kullanma yasağı' ve bu yasağa aykırı hareket edenlere uygulanan abonelik kısıtlamalarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 139Question

Uygulama imar planı kesinleşen bir belediyede, planda yer alan kamu hizmetlerine tahsis edilmiş alanların mali açıdan gerçekleştirilebilirliğini sağlamak ve ilgili kamu kuruluşlarının kamulaştırma ödeneklerini planlı bir şekilde ayırmalarını zorunlu kılmak amacıyla gerçekleştirilmesi gereken yasal prosedür aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Planın yürürlüğe girmesinden itibaren en geç 3 ay içinde beş yıllık imar programının hazırlanması

Answer

Planın yürürlüğe girmesinden itibaren en geç 3 ay içinde beş yıllık imar programının hazırlanması
Doğru cevap, planın yürürlüğe girmesinden itibaren 3 ay içinde 5 yıllık imar programı hazırlanmasıdır. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 10. maddesine göre; belediyeler imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren en geç 3 ay içinde bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlarlar. Bu programlar kesinleşince, programdaki alanlarda kamu hizmetlerine tahsis edilen yerlerin ilgili kamu kuruluşları tarafından kendi bütçelerine kamulaştırma ödeneği koyarak kamulaştırılması zorunludur.

Step-by-Step Solution

1
Uygulama imar planının kesinleşme aşamasını belirlemek
Planın yürürlüğe girmesiyle birlikte idarenin uygulama yükümlülüğü doğar.
İmar planları, onaylanıp askı süreci tamamlandıktan sonra yürürlüğe girer ve bu aşamadan sonra fiziksel uygulama (kamulaştırma, yol açma vb.) başlar.
2
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 10. maddesini incelemek
Kanun, uygulama imar planından sonra bir 'İmar Programı' hazırlanmasını emreder.
İmar programları, planın hangi kısımlarının hangi sırayla ve hangi bütçeyle yapılacağını gösteren stratejik araçlardır.
3
Yasal süre ve program süresini teyit etmek
Süre 3 ay, program kapsamı ise 5 yıldır.
Kanun koyucu, planın hayata geçirilmesi için idareye kısa bir hazırlık süresi (3 ay) ve orta vadeli bir vizyon (5 yıl) tanımıştır.

Key Concept

İmar Programlarının Hazırlanması ve Bağlayıcılığı

Hints

1
İmar Kanunu'nun 10. maddesi, planların sadece kağıt üzerinde kalmaması için idareye bir 'eylem planı' hazırlama görevi verir.
2
Bu eylem planının süresi Türkiye'deki kalkınma planları ve yerel yönetimlerin görev süresiyle uyumlu olarak 5 yıllık periyotları kapsar.

Practice More

İmar programlarının kamu kurumları üzerindeki mali bağlayıcılığı ve kamulaştırma zorunluluğunun mülkiyet hakkı üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 0s
Question 140Question

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 15. ve 16. maddeleri kapsamında yürütülen rızai (isteğe bağlı) ifraz ve tevhit işlemleri, taşınmaz mülkiyetinin hukuki ve teknik durumu üzerinde doğrudan etki doğuran idari süreçlerdir. Bu süreçlerin işleyişi, yetkili merci onayları ve tapu tescil işlemleri dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Belediye encümeni veya il idare kurulunca verilen onay tarihinden itibaren bir ay içinde tapu idaresine tescil için müracaat edilmediği takdirde, söz konusu onay kararı hukuki geçerliliğini yitirir.

Answer

İfraz ve tevhit işlemlerinde belediye encümeni veya il idare kurulu tarafından verilen onay kararı, tescil için bir ay içinde tapu idaresine sunulmazsa geçersiz hale gelir.
Doğru olan seçenek, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 16. maddesinde açıkça belirtilen; onay tarihinden itibaren bir ay içinde tapu idaresine tescil başvurusu yapılmaması durumunda onay kararının hükmünü yitireceği bilgisini içermektedir. Bu kural, idari kararın sürüncemede kalmasını engellemeyi ve tapu sicilinin güncelliğini korumayı amaçlar.

Step-by-Step Solution

1
İmar Kanunu'nun 16. maddesindeki sürelerin analiz edilmesi
İdarenin 30 gün içinde karar vermesi ve 15 gün içinde tapuya göndermesi gerektiği görülür.
Süreçlerin yasal sınırlarını belirlemek için gereklidir.
2
Onay kararının geçerlilik şartının kontrol edilmesi
Onay tarihinden itibaren 1 ay içinde tapu tescil müracaatı yapılmazsa kararın 'hükmü kalmayacağı' (geçersizlik) sonucuna ulaşılır.
İdari işlemin tapu sicili ile olan hukuki bağını teyit etmek için kritiktir.

Key Concept

İmar Kanunu Madde 16: İfraz ve Tevhit Kararlarının Geçerlilik Süresi

Practice More

İfraz/tevhit (Madde 15-16) ile parselasyon (Madde 18) arasındaki farkları içeren bir karşılaştırma tablosu hazırlayınız.
Estimated Time:1m 30s
PreviousPage 7 / 9Next
İmar Hukuku ve Planlama Practice Questions — KPSS Kamu Yönetimi — Page 7 | Examkin