Siyasal İdeolojiler
150 questions
Muhafazakâr siyasal düşünce geleneği içerisinde, özellikle 20. yüzyılın son çeyreğinde etkisini artıran Yeni Sağ (New Right) akımı, 'serbest ekonomi ve güçlü devlet' (free economy and strong state) paradoksu üzerine inşa edilmiştir. Bu ideolojik sentez, bir yandan ekonomideki devlet müdahalesini reddederken diğer yandan toplumsal alanda devletin otoritesini, disiplini ve geleneksel hiyerarşiyi savunmaktadır. Buna göre Yeni Sağ düşüncesinin, devletin işlevi ve toplumsal düzen arasındaki ilişkiye dair temel savunusu aşağıdakilerden hangisidir?
Muhafazakâr siyasal düşüncenin kurucusu kabul edilen Edmund Burke, "Değişme araçlarından yoksun olan bir devlet, kendini koruma araçlarından da yoksundur." sözüyle önemli bir ilkeye vurgu yapmıştır. Buna göre, muhafazakârlığın toplumsal değişime bakış açısını ifade eden temel yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Sosyal demokrat düşünce, Eduard Bernstein gibi 'revizyonist' kuramcıların etkisiyle, toplumsal dönüşümün sınıflar arası şiddetli bir çatışma veya ani bir devrim yerine; demokratik kurumlar, genel oy ve parlamento aracılığıyla aşamalı olarak gerçekleştirilebileceğini savunur. Bu yaklaşım, kapitalist sistemi bütünüyle tasfiye etmek yerine onu demokratik mekanizmalarla dönüştürerek toplumsal adaleti sağlamayı amaçlar.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi, sosyal demokrasinin 'evrimci' karakterini ve 'refah devleti' anlayışını yansıtan temel siyasal yaklaşımdır?
Avrupa siyasal düşünce tarihinde, kapitalizmin yarattığı sosyo-ekonomik eşitsizliklere karşı geliştirilen politik alternatifler zamanla farklı ideolojik yataklara ayrılmıştır. Bu bağlamda, stratejik olarak 'evrimci sosyalizm' yöntemini savunan ve kurumsal düzlemde 'refah devleti' modelini inşa eden sosyal demokrat gelenek, kendine özgü bir sentez yaratmıştır. Bu yaklaşım, devletin rolü ve toplumsal değişim stratejisi konusunda diğer ana akım ideolojilerden kesin çizgilerle ayrılır.
Buna göre, sosyal demokrasinin teorik ve pratik duruşunu devrimci Marksizm'den ve sosyal (modern) liberalizmden ayıran en belirgin nitelik aşağıdakilerden hangisidir?
İtalyan Faşizmi ve Alman Nasyonal Sosyalizmi, yüzyılın totaliter ideolojileri olarak sivil toplumu devlet içinde eritme ve kitleleri mobilize etme noktasında benzerlik gösterseler de "devletin ontolojik statüsü" ve "meşruiyetin nihai kaynağı" konularında köklü bir ayrışma yaşarlar.
Buna göre, İtalyan Faşizmi ile Nasyonal Sosyalizm arasındaki bu temel farkı en net şekilde ortaya koyan ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Muhafazakâr siyasal düşüncede toplumu yaşayan bir organizma olarak gören yaklaşım; toplumsal kurumların ani, köklü ve yıkıcı değişimlere uğratılması yerine aşağıdakilerden hangisinin tercih edilmesini öngörür?
Ekolojizm ideolojisi, modern siyasal düşüncedeki 'üretimcilik' ve 'sınırsız büyüme' paradigmalarına karşı bir eleştiri olarak gelişmiştir. Ancak bu düşünce geleneği içerisinde, ekolojik krizin kökenine ve bu krizin çözüm yollarına dair 'sığ ekoloji' (shallow ecology) ve 'derin ekoloji' (deep ecology) şeklinde iki temel yaklaşım bulunmaktadır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi çevre sorunlarını mevcut toplumsal ve ekonomik düzeni kökten değiştirmeden, sistem içindeki reformlarla çözmeyi amaçlayan 'sığ ekoloji' anlayışının bir özelliğidir?
Bir siyaset bilimi araştırmacısı, incelediği siyasal sistemin ekonomi politikalarını şu sözlerle betimlemiştir:
'Bu sistemde üretim araçlarının özel mülkiyetine ve serbest piyasa mekanizmasına kategorik bir karşı çıkış yoktur. Ancak piyasanın kendi haline bırakıldığında yaratacağı sosyo-ekonomik eşitsizlikleri ve sınıf kutuplaşmasını engellemek için devlet, kapsamlı bir yeniden dağıtım aracı olarak işlev görür. Sendikal örgütlenmenin teşviki, artan oranlı vergi sistemleri ve evrensel nitelikli kamu hizmetleri sayesinde, radikal ve çatışmacı bir sistem değişikliğine gerek kalmaksızın, toplumsal adalet ve sınıflar arası uzlaşma parlamenter zemin üzerinde adım adım inşa edilmektedir.'
Araştırmacının temel özelliklerini vurguladığı bu sistemin dayandığı siyasal ideoloji ve bu ideolojinin benimsediği devlet modeli, aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?
John Stuart Mill'in liberal düşünceye kazandırdığı ve birey-devlet ilişkisinde özgürlüğün sınırlarını çizen "Zarar İlkesi" ( ) uyarınca, uygar bir topluluğun herhangi bir üyesi üzerinde, kendi rızası dışında gücün meşru olarak kullanılabilmesinin tek amacı aşağıdakilerden hangisidir?
Milliyetçilik ideolojisi tarihsel süreçte farklı siyasal akımlarla eklemlenerek yapısal bir değişim göstermiştir. 19. yüzyılın ilk yarısında Fransız Devrimi'nin 'halk egemenliği' ve 'self-determinasyon' (halkın kendi kaderini tayin hakkı) ilkeleriyle beslenen milliyetçilik, genellikle liberalizmle ittifak yaparak çok uluslu imparatorlukların mutlakiyetçi yapılarına karşı bir özgürleşme hareketi olarak ortaya çıkmıştır. Ancak yüzyılın sonlarına doğru bu anlayış yerini; devlet otoritesini kutsayan, dışlayıcı ve daha muhafazakar bir karaktere bırakmıştır.
Milliyetçiliğin liberalizmle müttefik olduğu bu ilk dönemdeki temel meşruiyet dayanağı aşağıdakilerden hangisidir?
Siyaset felsefesinde liberal gelenek, devletin rolü ve özgürlüğün sınırları bağlamında kendi içinde önemli bir kuramsal ayrışma barındırır. John Locke ve Adam Smith gibi düşünürlerin referans alındığı birinci yaklaşım, devleti 'zorunlu bir kötülük' olarak nitelendirip onun yetki alanını adalet ve güvenliğin tesisi ile sınırlı tutmayı hedefler. Buna karşın T.H. Green ve John Rawls gibi düşünürlerin şekillendirdiği ikinci yaklaşım; devletin müdahale alanını eğitim, sağlık ve asgari gelir güvencesi gibi sosyal politikaları kapsayacak biçimde genişletmiştir.
İkinci yaklaşımın (sosyal liberalizmin), birinci yaklaşımdan (klasik liberalizmden) farklılaşırken dayandığı en temel kuramsal argüman aşağıdakilerden hangisidir?
Milliyetçilik literatüründe uluslaşma modelleri 'devlet ulusu' (Staatsnation) ve 'kültür ulusu' (Kulturnation) ayrımı üzerinden incelenmektedir. Bu ayrıma göre, ulusu ortak bir siyasal kader ve hukuk düzeni etrafında birleşen vatandaşlar topluluğu olarak değil; ortak dil, din ve gelenek gibi nesnel unsurlarla tanımlanan organik bir yapı olarak gören 'kültür ulusu' anlayışı için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Ernest Gellner, milliyetçiliği sanayi toplumunun işlevsel bir zorunluluğu olarak tanımlarken; tarım toplumunun parçalı ve yerel nitelikteki "düşük kültürlerinin" yerini, sanayi toplumunda hareketliliği ve iletişimi sağlayacak standartlaştırılmış bir "yüksek kültürün" (high culture) alması gerektiğini savunur. Gellner'e göre, bu yüksek kültürün toplumun tamamına yayılması ve bireylerin anonim bir toplumda bir arada tutulması, ancak belirli bir kurumsal yapının tekelindeki mekanizmalarla mümkündür. Buna göre, Gellner'in kuramsal çerçevesinde modern ulusun inşasını sağlayan ve devletin tekelinde bulunan en temel kurumsal mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?
Ekolojizm ideolojisi içerisinde, insanı varlık hiyerarşisinin merkezine ve en tepesine yerleştiren, doğayı ise yalnızca insanın ihtiyaçlarını karşıladığı sürece değerli kabul eden (araçsal değer) temel yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Marksist feminist analizde, kadınların ezilmişliği biyolojik bir kadere veya psikolojik bir olguya değil, üretim ilişkilerinin tarihsel dönüşümüne dayandırılır. Friedrich Engels'in de vurguladığı üzere, ailenin mülkiyet ilişkileri çerçevesinde örgütlenmesiyle birlikte kadın ev içine hapsolmuş ve emeği değersizleşmiştir.
Buna göre, Marksist feminizm perspektifinden kadınların toplumsal olarak özgürleşmesinin temel yolu aşağıdakilerden hangisidir?
Faşizm ve Nasyonal Sosyalizm gibi yüzyılın totaliter ideolojilerinde; liderin (Führer veya Duce) yanılmazlığına, kitlelerin ona mutlak bir sadakatle bağlanmasına ve tüm devlet yapısının liderin iradesiyle şekillenmesine dayanan yönetim anlayışı aşağıdakilerden hangisidir?
Ekolojizm ideolojisinde; çevre krizini modern sanayi toplumunun temel değerlerini ve yapılarını değiştirmeden, teknolojik ilerleme, yasal düzenlemeler ve 'sürdürülebilir kalkınma' stratejileriyle çözmeyi amaçlayan, doğayı ise insanın ihtiyaçlarına hizmet eden bir araç olarak gören yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Karl Marx ve Friedrich Engels tarafından geliştirilen bilimsel sosyalizm öğretisine göre, sınıflı toplumlarda "devlet" kurumunun temel varlık sebebi ve işlevi aşağıdakilerden hangisidir?
Totaliter ideolojiler, toplumu ve bireyi resmi bir ideoloji doğrultusunda radikal biçimde yeniden dönüştürme hedefleriyle geleneksel otoriter diktatörlüklerden ayrılırlar. Bu rejimler homojen bir kitle yaratma çabasında ortaklaşsalar da, sistemi meşrulaştıran temel felsefi dayanakları ve devlet aygıtına yükledikleri anlam açısından kendi içlerinde farklılıklar barındırırlar.
İtalyan Faşizmi ile Alman Nasyonal Sosyalizmi'nin (Nazizm) temel karakteristikleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Benedict Anderson, 'Hayal Edilmiş Cemaatler' adlı eserinin sonraki baskılarına eklediği bölümlerde; sömürgeci devletlerin yönettikleri nüfusu kategorize etme, coğrafyayı mülkiyet altına alma ve geçmişi kurgulama biçimlerini dönüştüren üç temel kurumsal araçtan bahseder. Anderson'a göre, modern ulus devletin tebaasını ve topraklarını zihninde 'toplam bir kontrol alanı' olarak hayal etmesine imkan tanıyan bu üç araç aşağıdakilerden hangisidir?