Bir ülkede maliye otoritesi, kapsamlı bir vergi reformu paketiyle eşzamanlı olarak şu üç değişikliği yürürlüğe koymuştur:
I. Kurum kazançları üzerinden alınan vergilerde, tüm kurumlar vergisi mükellefleri için geçerli olacak şekilde düz oranlı (proportional) bir tarifeye geçilmiştir.
II. Ücret gelirlerine uygulanan gelir vergisi tarifesinde dilim sayısı artırılmış ve üst gelir dilimlerindeki marjinal vergi oranları yükseltilerek artan oranlılık (progressivity) belirginleştirilmiştir.
III. Kamu harcamalarının acil finansmanı için, hanehalkı bütçe anketlerinde düşük gelir gruplarının toplam harcamaları içindeki payı en yüksek olan temel gıda ve enerji ürünleri üzerindeki katma değer vergisi (KDV) ile özel tüketim vergisi (ÖTV) oranları artırılmıştır.
Bu makro-mali reform paketinin ülkedeki gelir dağılımı ile yatay ve dikey adalet ilkeleri üzerindeki bileşik (net) etkisine ilişkin aşağıdaki akademik değerlendirmelerden hangisi en tutarlıdır?
- III. numaralı değişikliğin yarattığı tersine artan oranlı (regresif) etki, düşük gelirli grupların ortalama tüketim eğiliminin yüksek olması nedeniyle, II. numaralı değişikliğin dikey adaleti sağlayıcı etkisini büyük ölçüde nötralize ederek genel gelir dağılımı eşitsizliğini artırıcı yönde sonuç verecektir.Answer
- BKDV ve ÖTV gibi dolaylı vergilerdeki (III) oran artışları, piyasa mekanizmasında kaynak tahsisinde etkinliği bozmadığı müddetçe; gelir vergisindeki (II) marjinal oran artışları Lorenz eğrisini otomatik olarak mutlak eşitlik doğrusuna ulaştıracaktır.
- CTüketim üzerinden alınan vergilerin (III) yasal oranlarının herkes için aynı olması vergi sisteminde yatay adaleti kusursuz biçimde tesis ettiğinden, bu vergiler gelir dağılımı üzerinde regresif değil tamamen nötr bir etki yaratır.
- DDolaylı vergilerin (III) vergi hasılatı içindeki payının giderek artırılması, sistemde otomatik bir mali sürüklenme (fiscal drag) mekanizması tetikleyerek vergi yükünün kendiliğinden yüksek gelirli gruplara kaymasını sağlar.
- EKurumlar vergisinde düz orana geçilmesi (I) fonksiyonel gelir dağılımında işgücünün payını doğrudan artırırken, gelir vergisindeki artan oranlılık (II) kişisel gelir dağılımından ziyade sektörel gelir dağılımındaki dengesizlikleri gidermeye yarar.