Devlet A, sınır komşusu Devlet B ile arasındaki bir sınır ve iş birliği andlaşmasını ihlal ederek, Devlet B'nin münhasır egemenliği altındaki bir bölgede stratejik önemi haiz bir enerji boru hattı inşa etmiştir. İnşaat sırasında, bölgede bulunan ve Devlet B halkı için büyük tarihî ve manevi önemi olan bir antik tapınak tamamen yıkılmıştır. Boru hattının sökülerek bölgenin eski haline getirilmesi teknik olarak mümkün olsa da, bu işlem Devlet A ve bölgedeki diğer üç devletin enerji arz güvenliğini tehlikeye atacak aşırı bir maliyet ve orantısız bir yük doğuracaktır. Uluslararası Hukuk Komisyonu’nun (UHK) 2001 tarihli "Devletlerin Uluslararası Hukuka Aykırı Fiillerinden Doğan Sorumluluğu" hakkındaki taslak maddeleri uyarınca, bu olaydaki onarım (reparation) süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Eski hale getirme (restitutio in integrum) yükümlülüğü, elde edilecek fayda ile orantısız bir yük getirdiği durumda zorunlu değildir; maddi zarar tazminat (compensation), manevi zarar ise tarziye (satisfaction) ile giderilmelidir.Answer
- BUluslararası hukukta eski hale getirme (restitutio in integrum) asli ve mutlak bir onarım biçimi olduğu için, Devlet A maliyeti ne olursa olsun boru hattını kaldırmak ve vadiyi eski haline döndürmekle yükümlüdür.
- CAntik tapınağın yıkılması fiziksel bir zarar olduğu için sadece tazminat (compensation) ödenmesi yeterlidir; egemenlik ihlali manevi bir konu olduğundan ayrıca bir tarziye (satisfaction) sunulması onarım hukukuna aykırıdır.
- DDevlet A, onarımın bir parçası olarak tarziye (satisfaction) kapsamında Devlet B'nin uğradığı zararın üç katı tutarında bir 'cezalandırıcı tazminat' (punitive damages) ödemekle yükümlüdür.
- ETazminat (compensation) hesaplanırken sadece tapınağın yeniden inşa maliyeti (fiili zarar) dikkate alınır; Devlet B'nin bu bölgedeki turizm gelirleri gibi kazanç kayıpları (lucrum cessans) onarım kapsamına dahil edilmez.