Devleti, Devleti egemenliğindeki bir bölgeyi geçici olarak kontrolü altına aldığı sırada, mülkiyeti Devleti'ne ait olan ulusal müzedeki paha biçilemez antik eserlere el koyarak kendi ülkesine nakletmiştir. Nakliye sırasında eserlerin bir kısmı kırılmış, bir kısmı ise Devleti'ndeki yerel bir müzayede evinde kimliği belirsiz kişilere satılarak kaybolmuştur. Uluslararası Adalet Divanı, Devleti'nin bu eyleminin uluslararası hukuka aykırı olduğuna ve tam onarım (full reparation) yapılması gerektiğine karar vermiştir.
Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun (UHK) tarihli "Devletlerin Uluslararası Hukuka Aykırı Fiillerinden Doğan Sorumluluğu" metni çerçevesinde, onarım yükümlülüğünün yerine getirilmesi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Devleti öncelikle eserlerin aynen iadesini (eski hale iade) talep etme hakkına sahiptir; ancak satılarak kaybolan ve geri getirilmesi fiilen imkansız olan eserler için Devleti, bu eserlerin güncel piyasa değerini ve varsa kâr kayıplarını kapsayan bir tazminat ödemekle yükümlüdür.Answer
- BDevleti, müze görevlilerinin kendi talimatı dışında eserleri sattığını (yetki aşımı) kanıtlarsa, bu eylem devlete isnat edilemeyeceği için onarım yükümlülüğünden kurtulur.
- CDevleti'nin uğradığı bu zarar, müze işletmecisi olan yerel bir vakfın malvarlığına yönelik olduğu için, onarım talebinde bulunulmadan önce Devleti'ndeki iç hukuk yollarının tüketilmesi zorunludur.
- DDevleti'nin eylemi ekonomik bir kriz sırasında "maddi kaynak yaratma" amacıyla (zaruret hali) yapılmışsa, Divan'ın haksızlık tespiti sadece sembolik bir özür (tarziye) ile geçiştirilebilir.
- EKırılan eserlerin onarımı (restorasyonu) eski hale iade kapsamında değerlendirilemeyeceği için, Devleti sadece eserleri kırık haliyle iade ederek hukuki sorumluluğunu tamamlamış olur.