İngiliz Okulu
259 questions
Martin Wight tarafından geliştirilen "Üç Gelenek" (Three Traditions) tasnifine göre; uluslararası ilişkileri ne sadece devletlerin birbirleriyle sürekli çatıştığı bir güç mücadelesi ne de devlet sınırlarının aşıldığı bir ahlaki birlik olarak gören; aksine devletlerin egemenliklerini muhafaza ederek ortak hukuk, diplomasi ve kurumlar çerçevesinde bir "uluslararası toplum" (societas) oluşturduğunu savunan yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
İngiliz Okulu literatüründe "uluslararası toplumun genişlemesi" süreci ele alınırken; yüzyılda Avrupalı devletlerin, Avrupalı olmayan siyasi toplulukları egemen devletler kulübüne kabul etmek ve diplomatik ilişkiler kurmak için bir "eşik" veya "giriş şartı" olarak kullandıkları temel kavram aşağıdakilerden hangisidir?
İngiliz Okulu (English School) literatüründe, uluslararası toplumun 'birincil kurumları' (primary institutions) ile Birleşmiş Milletler veya Dünya Ticaret Örgütü gibi 'ikincil kurumlar' (secondary institutions) arasında belirgin bir ayrım yapılmaktadır. Bu yaklaşıma göre birincil kurumlar, devletler arasındaki ilişkilerin temelini oluşturan ve zamanla evrilen derin toplumsal pratiklerdir. Buna göre, birincil kurumları ikincil kurumlardan (uluslararası örgütlerden) ayıran temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?
İngiliz Okulu’nun klasik teorisini yapısalcı bir perspektifle yeniden yorumlayan güncel çalışmalarda; egemenlik, diplomasi, güç dengesi ve pazar gibi köklü pratikler 'birincil kurumlar' ( ) olarak tanımlanmaktadır. Bu yaklaşımın öncüsü Barry Buzan'a göre, söz konusu birincil kurumların işleyişini kolaylaştırmak amacıyla devletler tarafından bilinçli olarak kurulan Birleşmiş Milletler veya Dünya Ticaret Örgütü gibi somut ve bürokratik yapılar aşağıdaki kavramlardan hangisi ile tanımlanır?
İngiliz Okulu'nun kuramsal çerçevesini oluşturan Martin Wight'ın tipolojisinde; uluslararası ilişkileri salt güç mücadelesine dayalı bir "sistem" (system) ile tüm sınırların aşıldığı bir "insanlık camiası" (world society) arasındaki gerilim hattında konumlandıran, devletlerin ortak kurallar ve kurumlar etrafında birleştiği "viamedia" (orta yol) yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?
İngiliz Okulu'nun kurucu düşünürlerinden Martin Wight'ın uluslararası ilişkiler teorisine kazandırdığı 'Üç Gelenek' (Three Traditions) tipolojisine göre; devletlerin egemenliklerini korurken aynı zamanda ortak kural ve kurumlar çerçevesinde birleştiği, güç mücadelesinin hukuk ve diplomasiyle sınırlandırıldığı 'via media' (orta yol) yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?
İngiliz Okulu'nun en etkili düşünürlerinden biri olan Hedley Bull, 'Anarşik Toplum' (The Anarchical Society) başlıklı eserinde uluslararası toplumun işleyişini 'çoğulcu' (pluralist) ve 'dayanışmacı' (solidarist) eğilimler ekseninde analiz eder. Bull, özellikle devletlerin ideolojik ve ahlaki çeşitliliğinin korunduğu bir yapıda düzenin nasıl tesis edileceğine odaklanır.
Buna göre, Bull’un 'Anarşik Toplum' kavramsallaştırmasında çoğulcu (pluralist) yaklaşımın temel önceliği aşağıdakilerden hangisidir?
İngiliz Okulu (English School) kuramı içerisinde 'Çoğulculuk' (Plüralizm) ve 'Dayanışmacılık' (Solidarizm) kanatları arasındaki temel farklar, uluslararası toplumun normatif genişliği ve kapsamı üzerine yoğunlaşmaktadır. Buna göre, 'Çoğulculuk' (Plüralizm) yaklaşımının uluslararası toplum tasavvuru ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
İngiliz Okulu (English School) teorisinin önde gelen temsilcisi Hedley Bull, "Anarşik Toplum" (The Anarchical Society) adlı eserinde uluslararası toplumun düzenini sağlayan beş temel "birincil kurum" (primary institutions) tanımlamıştır. Bu çerçevede, birincil bir kurum olarak kabul edilen "savaş" (war) olgusunun uluslararası toplumun devamlılığı açısından üstlendiği temel işlev aşağıdakilerden hangisidir?
Martin Wight tarafından geliştirilen ve İngiliz Okulu'nun kuramsal omurgasını oluşturan 'Üç Gelenek' (Realizm, Rasyonalizm, Devrimcilik) tasnifi, uluslararası ilişkilerin doğasına dair ontolojik varsayımlar ve normatif hedefler bakımından keskin ayrımlar içerir. Bu geleneklerin 'uluslararası sistem', 'uluslararası toplum' ve 'dünya toplumu' kavramsallaştırmaları ile olan ilişkisi düşünüldüğünde, aşağıdakilerden hangisi bu teorik çerçeveye uygun bir çıkarım değildir?
İngiliz Okulu (English School) bünyesindeki 'çoğulculuk' (pluralism) ve 'dayanışmacılık' (solidarism) tartışmasında; çoğulcu kanat, dayanışmacıların 'insani müdahale' ve 'evrensel insan hakları' gündemini uluslararası toplumun kırılgan dengesi için bir risk olarak nitelendirir. Çoğulcu düşünürlere göre, devletler arasındaki 'minimalist' uzlaşıyı aşarak kapsamlı bir ahlaki ajandayı dayatmak, uluslararası düzenin temel işlevini sarsabilir.
Buna göre, çoğulcu yaklaşımın dayanışmacı argümanlara karşı temel ontolojik ve siyasi itirazı aşağıdakilerden hangisinde doğru temellendirilmiştir?
Hedley Bull, *Anarşik Toplum* (The Anarchical Society) adlı eserinde düzenin, toplumsal yaşamın birincil amaçlarını (yaşamın korunması, vaatlerin tutulması ve mülkiyetin istikrarı) sürdüren bir faaliyet örüntüsü olduğunu belirtir. Bull, bu tanımı genişleterek uluslararası düzeni devletler arasındaki bir düzen olarak tanımlarken, "dünya düzeni" (world order) kavramına da özel bir atıfta bulunur.
Buna göre, Bull'un kuramsal çerçevesinde uluslararası düzen ile dünya düzeni arasındaki hiyerarşik ve mantıksal ilişkiye dair aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Martin Wight’ın uluslararası ilişkiler düşüncesine kazandırdığı 'Üç Gelenek' (Three Traditions) tasnifinde, kuramsal tartışmaların merkezinde yer alan rasyonalist (Grotiusçu) gelenek, realizmin çatışmacı 'uluslararası sistem' anlayışı ile devrimciliğin evrenselci 'dünya toplumu' hedefi arasında bir 'via media' (orta yol) inşa eder. Wight'ın bu kavramsallaştırması ve rasyonalist geleneğin ontolojik kabulleri dikkate alındığında, uluslararası toplumun (international society) niteliğine dair aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
İngiliz Okulu (English School) teorisindeki uluslararası toplum (international society) kavramsallaştırması içerisinde yer alan 'çoğulculuk' ve 'dayanışmacılık' tartışmaları, disiplinin normatif ve ontolojik sınırlarını belirleyen en temel gerilim alanlarından birini oluşturur. Bu tartışma ekseninde, özellikle 'insani müdahale' ve 'insan haklarının korunması' gibi meselelerde bu iki kanadın yaklaşımları keskin bir biçimde ayrılmaktadır.
Buna göre, İngiliz Okulu'nun 'Dayanışmacı' (Solidarist) kanadının, 'Çoğulcu' (Pluralist) yaklaşıma yönelik temel eleştirisi aşağıdakilerden hangisidir?
İngiliz Okulu'nun metodolojik omurgasını oluşturan 'Klasik Yaklaşım' (Classical Approach), özellikle Hedley Bull tarafından disipline egemen olan bilimselci (scientistic) eğilimlere bir başkaldırı olarak nitelendirilir. Bull'a göre uluslararası ilişkiler; doğa bilimlerinin yöntemleriyle değil; tarihsel sezgi, felsefi derinlik ve hukuki yorumlama ile kavranabilecek 'insani bir etkileşim' alanıdır. Bu metodolojik perspektiften hareketle, uluslararası toplumun işleyişini analiz eden bir araştırmacının aşağıdaki epistemolojik tercihlerden hangisine yönelmesi, İngiliz Okulu'nun temel varsayımlarıyla kuramsal ve yöntemsel bir uyuşmazlık (epistemolojik kopuş) teşkil eder?
İngiliz Okulu’nun (English School) uluslararası siyaseti çözümlemek için kullandığı 'üçlü ontoloji' (sistem, toplum ve dünya toplumu); siyasal gerçekliğin farklı katmanlarını ve bu katmanlardaki temel aktörlerin niteliğini temsil eder. Bu kavramsal çerçevede; uluslararası sistem, uluslararası toplum ve dünya toplumu arasındaki ontolojik ayrımı ve bu yapıların birbirleriyle olan ilişkisini en doğru şekilde yansıtan ifade aşağıdakilerden hangisidir?
İngiliz Okulu'nun (English School) tarihsel yaklaşımına göre, uluslararası toplumun Avrupa dışına doğru genişlemesi, başlangıçta paylaşılan ortak Hristiyan ve Avrupalı kimliğine dayalı "yoğun" (thick) normatif yapının niteliksel bir değişim geçirmesine neden olmuştur. Hedley Bull ve Adam Watson, bu genişleme sürecinin sonunda uluslararası toplumun küresel ölçekte varlığını sürdürebilmesi için normatif bir "seyrelme" (thinning) yaşandığını savunur. Buna göre, genişleme süreciyle birlikte uluslararası toplumun temel niteliğinde meydana gelen dönüşüm hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Martin Wight’ın İngiliz Okulu'na temel teşkil eden 'Üç Gelenek' (Three Traditions) tasnifinde, Rasyonalist (Grotiusçu) gelenek; uluslararası ilişkileri ne sadece çatışmacı bir 'sistem' ne de ütopik bir 'dünya toplumu' olarak görür. Bunun yerine Rasyonalizm, devletlerin egemenliklerini korurken aynı zamanda ortak kurallar ve kurumlar etrafında bir araya geldiği bir 'orta yol' (via media) arayışını temsil eder.
Buna göre, Wight’ın kuramsal çerçevesinde Rasyonalist geleneği Realist (Machiavellici) ve Devrimci (Kantçı) geleneklerden ayıran temel ontolojik fark aşağıdakilerden hangisidir?
İngiliz Okulu (English School) teorisyenlerine göre uluslararası sistem, uluslararası toplum ve dünya toplumu arasındaki ayrım; aktörlerin birbirlerine yönelik algıları ve paylaştıkları normların derinliği ile belirlenir. Bu çerçevede; devletlerin birbirlerini yalnızca güç odağı veya stratejik birer rakip olarak görmeyi bırakıp, egemenlik ve müdahale etmeme gibi temel kurallarda uzlaştıkları, ancak henüz bireylerin haklarını ve küresel adaleti bu kuralların önüne koymadıkları yapı için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Martin Wight'ın 'Üç Gelenek' (Three Traditions) tipolojisinde; uluslararası ilişkilerin ne sadece bir anarşi içindeki mutlak güç mücadelesinden (sistem) ne de devlet sınırlarının bütünüyle aşıldığı bir dünya toplumundan (civitas maxima) ibaret olduğunu savunan; hukuk, diplomasi ve ortak değerler aracılığıyla kurulan 'uluslararası toplum' (international society) kavramını bu iki aşırı uç arasındaki 'via media' (orta yol) olarak konumlandıran düşünce geleneği aşağıdakilerden hangisidir?