Liberalizm ve Neoliberalizm
366 questions
Uluslararası sistemin anarşik yapısını ve devletlerin rasyonel-bencil aktörler olduğu varsayımını paylaşan Neorealizm ve Neoliberalizm arasındaki 'Neo-Neo Tartışması'nda; Neoliberalizm, iş birliğinin önündeki 'aldatma/hile yapma' (cheating) engelinin aşağıdakilerden hangisi sayesinde aşılabileceğini savunmaktadır?
Neoliberal kurumsalcılık, uluslararası kurumların işlem maliyetlerini düşürerek ve bilgi şeffaflığı sağlayarak devletler arasındaki iş birliğini rasyonel bir temelde mümkün kıldığını savunmaktadır. Buna karşın Neorealistler, bu mekanizmaların iş birliğinin önündeki temel engeli aşmakta yetersiz kaldığını ileri sürerler.
Buna göre, Neorealist düşüncede uluslararası kurumların iş birliğini sağlamadaki başarısının sınırlı görülmesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Kurumsal Liberalizm (Neoliberal Kurumsalcılık) yaklaşımına göre, uluslararası sistemin anarşik yapısı devletlerin işbirliği yapmasını zorlaştırsa da imkansız kılmaz. Bu yaklaşıma göre, uluslararası kurumların (rejimlerin ve örgütlerin) devletler arasındaki işbirliğini kolaylaştırmada üstlendiği temel rol aşağıdakilerden hangisidir?
Robert Keohane ve Joseph Nye tarafından geliştirilen Karmaşık Karşılıklı Bağımlılık modelinde; bir aktörün dışsal bir değişim (örneğin hammadde arzında kesinti) karşısında, henüz bir politika değişikliğine gitmeden önce hissettiği etkilenme hızı ve maliyet derecesi hangi kavramla ifade edilmektedir?
Kurumsal liberalizm (neoliberal kurumsalcılık), realistlerin 'anarşik bir sistemde devletlerin işbirliği yapmasının çok güç olduğu' tezine karşı çıkar. Bu yaklaşıma göre, rasyonel ve bencil aktörler olan devletler, ortak çıkarlarının bulunduğu alanlarda bile diğer aktörlerin niyetlerinden emin olamadıkları için işbirliğinden kaçınabilirler. Kurumsal liberalizmin bu belirsizlik sorununa getirdiği temel çözüm mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?
İki Savaş Arası Dönem'de (1919-1939) uluslararası ilişkiler disiplininin kurucu teorisi kabul edilen İdealizm (Ütopik Liberalizm); savaşın önlenebilmesi için ahlaki normlar, uluslararası hukuk ve rasyonel örgütlenmelerin önemine vurgu yapmıştır.
Buna göre, İdealist düşüncenin bu dönemdeki temel yaklaşımları ve temsilcileri ile ilgili aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi doğrudur?
Aydınlanma düşüncesinden beslenen klasik liberal teoriye göre, insanlığın savaş ve çatışmadan uzaklaşarak sürekli bir barışa doğru evrilebileceği fikrinin temelinde yatan varsayım aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası İlişkiler disiplininde Neorealizm ve Neoliberalizm (Neoliberal Kurumsalcılık) arasındaki temel görüş ayrılıklarına rağmen, her iki teorik yaklaşımın da uluslararası sistemin yapısına dair üzerinde uzlaştığı ortak varsayım aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası ilişkiler teorilerinden Sosyolojik Liberalizm'in en önemli temsilcisi olan Karl Deutsch'a göre; toplumlar arasındaki iletişim kanallarının yoğunlaşması, karşılıklı ekonomik işlemlerin artması ve kültürel etkileşimlerin süreklilik kazanması, bireyler ve gruplar arasında bir 'bizlik hissi' (we-feeling) oluşturmaktadır. Bu süreç sonunda devletlerin aralarındaki sorunları çözmek için şiddete başvurmayı bir seçenek olmaktan çıkardıkları ve barışçıl değişim beklentisinin kurumsallaştığı yapısal durum aşağıdakilerden hangisidir?
Cumhuriyetçi Liberalizm, devletlerin iç siyasal rejimlerinin dış politika tercihlerini belirlediğini savunur. Bu yaklaşımın temelini oluşturan Demokratik Barış Teorisi'ne göre, demokratik devletlerin kendi aralarında savaşmama eğiliminde olmalarını sağlayan 'yapısal/kurumsal' (structural/institutional) mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası ilişkiler teorisinde İdealizm (Ütopik Liberalizm) yaklaşımının temelinde; insan rasyonalitesine duyulan güven, kamuoyunun barışçıl gücü ve uluslararası hukukun düzenleyici rolü yatar. Bu çerçevede; yılında imzalanan ve savaşı bir dış politika aracı olarak yasaklayan Kellogg-Briand Paktı ile Norman Angell’in savaşın ekonomik olarak bir 'yanılsama' (The Great Illusion) olduğunu savunan görüşleri, aşağıdaki yargılardan hangisini en doğrudan desteklemektedir?
Uluslararası sistemin anarşik yapısı altında rasyonel ve bencil aktörler olan devletlerin işbirliği yapabilmesini 'Mahkûmlar Çıkmazı' (Prisoner's Dilemma) analojisiyle açıklayan Kurumsal Liberalizm; işbirliğinin sürekliliğini sağlamak için 'geleceğin gölgesi' (shadow of the future) kavramına vurgu yapmaktadır. Bu kavramsallaştırmaya göre, kurumsal bir çerçeve içinde gerçekleşen tekrarlanan (iterated) etkileşimler, bir devletin karar alma mekanizmasını hangi rasyonel hesaplama yoluyla işbirliğine sevk eder?
İki Savaş Arası Dönem'de (1919-1939) hakim olan İdealist (Ütopik Liberal) düşünce; savaşın rasyonel olmadığını, uluslararası hukuk ve kurumlar yoluyla engellenebileceğini savunmuştur. Bu anlayışın diplomatik alandaki en somut yansımalarından biri kabul edilen, 1928 yılında imzalanarak savaşı 'ulusal bir politika aracı' olarak kullanmayı hukuken yasaklamayı amaçlayan girişim aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası sistemde yaşanan köklü bir teknolojik dönüşüm sonucunda, geleneksel üretim yöntemlerine dayalı ekonomiye sahip bir ülke, bu değişimden hızla etkilenerek ihracat gelirlerinde büyük bir düşüş yaşamıştır. Söz konusu ülkenin ekonomik yapısını kısa sürede dönüştürecek alternatif politikalardan yoksun olması, dışsal değişimin yarattığı maliyetleri katlanılabilir bir düzeye indirmesini engellemektedir. Robert Keohane ve Joseph Nye’ın 'Karmaşık Karşılıklı Bağımlılık' kuramı çerçevesinde, bu ülkenin alternatif politika seçeneklerinin kısıtlılığı nedeniyle dışsal bir değişimin maliyetlerine yüksek düzeyde katlanmak zorunda kalması durumu aşağıdakilerden hangisidir?
Klasik Liberalizmin uluslararası ilişkiler teorisindeki temelleri, 18. yüzyıl Aydınlanma düşüncesinin "akıl" ve "ilerleme" kavramlarına dayanmaktadır. Özellikle John Locke ve Immanuel Kant gibi düşünürlerin fikirlerinden beslenen bu gelenek, uluslararası sistemi realistlerin aksine daha pozitif bir zeminde değerlendirir. Buna göre, Klasik Liberal düşüncede uluslararası barışın ve iş birliğinin mümkün görülmesinin temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
Robert Keohane ve Joseph Nye tarafından geliştirilen "Karmaşık Karşılıklı Bağımlılık" (Complex Interdependence) modelinde, devletlerin dışsal bir sarsıntı karşısındaki konumlarını belirleyen iki temel ölçüt bulunmaktadır. Bunlardan birincisi, mevcut politika çerçevesi içinde dışsal bir değişimin ne kadar hızlı bir tepki doğurduğu ve başlangıçta ne kadarlık bir maliyet yarattığıdır. İkincisi ise, söz konusu sarsıntının yarattığı maliyetleri bertaraf etmek amacıyla devletin yeni politikalar geliştirme ve alternatiflere yönelme kapasitesidir. Buna göre, bir devletin dışsal bir değişimden hızla ve ciddi oranda etkilenmesine rağmen, kısa sürede ve düşük bir maliyetle alternatif çözümler üretebilmesi durumu aşağıdakilerden hangisiyle ifade edilir?
Robert Keohane ve Joseph Nye tarafından kavramsallaştırılan 'Karmaşık Karşılıklı Bağımlılık' (Complex Interdependence) modeli, devletlerin uluslararası sistemdeki etkileşimlerini realizmin 'merkezi otorite ve askeri güç' odaklı varsayımlarından farklı bir zeminde analiz eder. Bu modelde, bağımlılığın niteliğini belirlemek amacıyla 'duyarlılık' (sensitivity) ve 'kırılganlık' (vulnerability) kavramları arasında teorik bir ayrım yapılmaktadır.
Buna göre, 'Karmaşık Karşılıklı Bağımlılık' modelinin temel varsayımları ile duyarlılık ve kırılganlık kavramlarının işleyişine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Uluslararası ilişkiler teorilerinden Sosyolojik Liberalizm; devletleri tek ve homojen aktörler olarak gören yaklaşımları eleştirerek toplumlar, bireyler ve sivil gruplar arasındaki etkileşimin önemine dikkat çeker. Karl Deutsch tarafından geliştirilen "İşlemcilik" (Transactionalism) yaklaşımı çerçevesinde, toplumlar arasındaki iletişim kanallarının ve karşılıklı işlemlerin (ticaret, seyahat, öğrenci değişimleri vb.) yoğunlaşmasının bir "biz duygusu" yaratarak barışçıl bütünleşmeyi sağladığı savunulur.
Buna göre Sosyolojik Liberalizm'in, uluslararası iş birliğini açıklarken Neoliberal Kurumsalcılık'tan (Neoliberal Institutionalism) temel farkı aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası ilişkiler teorisinde, rasyonel ve bencil aktörler olarak kabul edilen devletlerin ortak çıkarları doğrultusunda iş birliği yapma potansiyeline sahip olmalarına rağmen; bilgi eksikliği, hile yapma (cheating) korkusu ve yüksek işlem maliyetleri nedeniyle bu potansiyeli gerçekleştiremedikleri durumlar 'piyasa başarısızlığı' (market failure) olarak nitelendirilir.
Neoliberal kurumsalcılığa göre, bu tür bir piyasa başarısızlığının aşılmasında uluslararası kurumların (rejimlerin) üstlendiği temel işlev aşağıdakilerden hangisidir?
Demokratik Barış Teorisi'nin kurumsal (yapısal) açıklama modeli; demokratik yönetimlerde karar alıcıların kamuoyuna ve yasama organlarına karşı sorumlu olmalarının, savaşın getireceği maliyetler nedeniyle halkın rızasını almayı güçleştirdiğini ve bu durumun dış politikada "kurumsal bir kısıtlama" (institutional constraint) yarattığını ileri sürer. Ancak literatürdeki ampirik tartışmalar, demokrasilerin sadece diğer demokrasilerle barış içinde olduğunu (diyadik iddia), demokratik olmayan rejimlerle ise savaşabildiğini (monadik iddianın zayıflığı) vurgular.
Buna göre, kurumsal model çerçevesinde, demokratik devletlerin otoriter rejimlerle çatışmaya girmesini ve monadik barışın gerçekleşmemesini en iyi açıklayan gerekçe aşağıdakilerden hangisidir?