38 yaşında kadın hasta, son 3 aydır giderek artan şiddetli baş ağrısı ve her iki dış görme alanında daralma şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan laboratuvar incelemesinde serum prolaktin (PRL) düzeyi (Normal: ) saptanıyor. Laboratuvar tarafından uygulanan polietilen glikol (PEG) presipitasyon testi sonucunda PRL geri kazanım (recovery) oranı olarak raporlanıyor. Hipofiz MRG'sinde sellayı dolduran, suprasellar uzanım gösteren ve optik kiyazmaya belirgin bası yapan boyutunda bir adenom izleniyor. Bu hasta için en olası tanı ve en uygun yönetim aşağıdakilerden hangisidir?
- AMakroprolaktinoma; kabergolin tedavisine başlanması
- Non-fonksiyonel hipofiz adenomu; transsfenoidal cerrahiAnswer
- CMakroprolaktinemi ve hipofizer insidentaloma; yıllık MRG takibi
- DDev prolaktinoma ve Hook etkisi; serumun dilüe edilerek çalışılması
- Eİdiyopatik hiperprolaktinemi; düşük doz bromokriptin tedavisi
Answer
Non-fonksiyonel hipofiz adenomu tanısıyla transsfenoidal cerrahi uygulanmalıdır.
Hastanın toplam prolaktin düzeyi olsa da, PEG presipitasyon testi sonrası geri kazanım oranının olması, prolaktinin büyük kısmının biyolojik olarak inaktif olan makroprolaktin olduğunu gösterir. Hesaplanan gerçek (monomerik) prolaktin düzeyi 'dir ve bu değer boyutundaki bir adenom için çok düşüktür. Bu durum, kitlenin prolaktin salgılamayan (non-fonksiyonel) bir adenom olduğunu ve mevcut hafif prolaktin yüksekliğinin hipofiz sapına yapılan basıdan (sap etkisi/stalk effect) kaynaklandığını kanıtlar. Görme alanı kaybı (bitemporal hemianopsi) olan non-fonksiyonel makroadenomlarda temel tedavi transsfenoidal cerrahidir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Makroprolaktinemi varlığında gerçek prolaktin değerinin hesaplanması ve kitle boyutu-hormon düzeyi uyumsuzluğunda ayırıcı tanı yönetimi.
Estimated Time:2m 30s