Hiperprolaktinemi
38 questions
38 yaşında kadın hasta, son 3 aydır giderek artan şiddetli baş ağrısı ve her iki dış görme alanında daralma şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan laboratuvar incelemesinde serum prolaktin (PRL) düzeyi (Normal: ) saptanıyor. Laboratuvar tarafından uygulanan polietilen glikol (PEG) presipitasyon testi sonucunda PRL geri kazanım (recovery) oranı olarak raporlanıyor. Hipofiz MRG'sinde sellayı dolduran, suprasellar uzanım gösteren ve optik kiyazmaya belirgin bası yapan boyutunda bir adenom izleniyor. Bu hasta için en olası tanı ve en uygun yönetim aşağıdakilerden hangisidir?
38 yaşında kadın hasta, son birkaç aydır şiddetlenen baş ağrısı ve görme alanının her iki dış tarafında daralma şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde bitemporal hemianopsi saptanıyor. Hipofiz MR incelemesinde sella tursikayı dolduran, optik kiyazmaya bası yapan ve sağ kavernöz sinüsü invaze eden boyutlarında kitle izleniyor. Yapılan laboratuvar incelemesinde serum prolaktin düzeyi () olarak rapor ediliyor. Bu klinik tabloda kesin tanıya yönelik bir sonraki en uygun adım aşağıdakilerden hangisidir?
25 yaşında nullipar bir kadın, son 1 yıldır adet düzensizliği ve çift taraflı galaktore şikâyetiyle başvuruyor. Özgeçmişinde herhangi bir ilaç kullanımı ve tiroid hastalığı yok. Fizik muayenede meme başlarından ekspresyonla süt geldiği görülüyor. Serum prolaktin düzeyi 210 ng/mL, TSH normal sınırlarda ölçülüyor. Bu hastada hiperprolaktinemi tedavisinde kullanılan birinci basamak ilaç ve etki mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?
Hiperprolaktineminin en sık nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Bilinen makroprolaktinoması olan 29 yaşındaki kadın hasta, dopamin agonisti tedavisi ile tümör boyutlarında küçülme sağlandıktan sonra gebe kalmış ve ilacını kesmiştir. Gebeliğinin 24. haftasında şiddetli baş ağrısı ve görme alanında daralma şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan nöro-oftalmolojik muayenede bitemporal hemianopsi saptanıyor ve çekilen kontrastsız hipofiz MR'da optik kiazmaya bası yapan tümör boyutlarında artış izleniyor. Bu aşamada en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
28 yaşında kadın hasta, 8 aydır adet göremediğini ve zaman zaman her iki memesinden süt gelmesi şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde bilateral galaktore saptanıyor. Laboratuvar değerleri: prolaktin 145 ng/mL (normal: <25 ng/mL), TSH normal, beta-hCG negatif. Bu hastada hiperprolaktinemi etiyolojisini araştırmak için yapılacak en uygun bir sonraki adım aşağıdakilerden hangisidir?
Psikiyatri servisinde yatarak tedavi gören 31 yaşında kadın hasta, şizoaffektif bozukluk tanısıyla 18 aydır haloperidol kullanmaktadır. Son 3 aydır amenore ve bilateral meme başı akıntısı gelişen hastanın serum prolaktin düzeyi 87 ng/mL olarak ölçülüyor. Hipofiz MRI'ında 4 mm'lik mikroadenom saptanıyor. Psikiyatrist, antipsikotik tedavinin değiştirilmesini uygun bulmadığı için endokrinoloji konsültasyonu isteniyor. Bu hastada hiperprolaktineminin birincil kaynağını ayırt etmek ve doğru yönetimi belirlemek amacıyla aşağıdaki yaklaşımlardan hangisi en uygundur?
İnvaziv makroprolaktinoma tanısıyla yüksek doz dopamin agonisti (kabergolin) tedavisi başlanan 36 yaşındaki kadın hastanın 3. ay kontrolünde, görme alanı bozukluğunun tamamen düzeldiği ve serum prolaktin düzeyinin 385 ng/mL'den 12 ng/mL'ye gerilediği saptanıyor. Ancak hasta son günlerde özellikle öne eğildiğinde sol burun deliğinden berrak sıvı geldiğini ve ağzında metalik bir tat hissettiğini ifade ediyor.
Bu hastada gelişen klinik tablonun en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Bilateral meme başından kendiliğinden sütlü akıntı (galaktore) ve son aydır adet görememe (sekonder amenore) yakınmaları ile başvuran yaşındaki kadın hastada, tanısal süreçte ilk olarak istenmesi gereken tetkik aşağıdakilerden hangisidir?
Nöroradyoloji kliniğinden konsültasyon istenen 38 yaşında kadın hasta, daha önce epilepsi tanısıyla valproik asit kullanan ve son 1 yıldır ek olarak metoklopramid (günde 3 kez) tedavisine başlanan bir olgudur. Başvurusu öncesinde çekilen hipofiz MRI'ında sella normal, herhangi bir kitlesel lezyon saptanmamıştır. Hastanın serum prolaktin düzeyi 94 ng/mL bulunmuştur. Menstrüel siklus düzensizliği ve galaktore şikayetleri mevcuttur. İlaçların kesilmesi planlandığında; valproik asitin yavaş azaltılması gerekmesi nedeniyle başlangıçta sadece metoklopramid kesilmiştir. Metoklopramid kesildikten 6 hafta sonra çekilen kontrol prolaktin ölçümü 76 ng/mL olarak gelmiştir. Bu hastada bundan sonraki en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
42 yaşında kadın hasta, son altı aydır artan baş ağrısı ve görme alanının yan taraflarında daralma şikayetleriyle başvuruyor. Nörolojik muayenede bitemporal hemianopsi saptanıyor. Hipofiz manyetik rezonans (MR) görüntülemesinde 32x28 mm boyutlarında, suprasellar alana uzanım gösteren ve optik kiazmaya belirgin bası yapan solid bir kitle izleniyor. Laboratuvar incelemesinde serum prolaktin düzeyi 88 ng/mL (Normal: <25 ng/mL) olarak ölçülüyor. TSH ve sT4 düzeyleri normal sınırlardadır. Kanca (Hook) etkisini ekarte etmek için yapılan dilüsyonlu çalışmada prolaktin değerinde anlamlı bir değişiklik saptanmıyor.
Buna göre, bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
34 yaşında, evli ve çocuk sahibi olmak isteyen bir kadın hasta, 6 aydır adet düzensizliği ve baş ağrısı şikayetiyle başvuruyor. Muayenede her iki meme başından ifade ile beyaz renkli akıntı elde ediliyor. Kan prolaktin düzeyi 95 ng/mL olarak ölçülüyor (normal: <25 ng/mL). Hasta herhangi bir ilaç kullanmadığını beyan ediyor. Bu hastada bir sonraki tanısal adım olarak aşağıdakilerden hangisi yapılmalıdır?
29 yaşında kadın hasta, 4 aydır devam eden sekonder amenore ve galaktore şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan laboratuvar incelemesinde serum Prolaktin düzeyi ng/mL (N: <25), TSH: mIU/L (N: 0,4-4,0) ve serbest : ng/dL (N: 0,8-1,8) olarak saptanıyor. Çekilen hipofiz MR görüntülemesinde sella içerisinde mm boyutlarında, diffüz ve homojen kontrast tutan bir genişleme (hipofiz hiperplazisi ile uyumlu) izleniyor. Bu hasta için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında kadın hasta, son aydır devam eden adet görememe ve memelerinden kendiliğinden gelen sütlü akıntı şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Hastanın yapılan sistemik sorgusunda halsizlik, cilt kuruluğu ve kabızlık şikayetlerinin de eşlik ettiği öğreniliyor. Yapılan ilk tetkiklerde serum prolaktin düzeyi ng/mL olarak saptanıyor ve gebelik testi negatif sonuçlanıyor.
Bu hastada hiperprolaktineminin etiyolojisini aydınlatmak için bir sonraki adımda istenmesi gereken en uygun laboratuvar tetkiki aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında kadın hasta, sekonder amenore ve galaktore şikayetleriyle başvuruyor. Serum prolaktin düzeyi saptanıyor. Hipofiz MR incelemesinde çapında hipofizer adenom (mikroprolaktinoma) tespit ediliyor. Gebelik testi negatif olan bu hastada, semptomların kontrolü ve adenom boyutunun küçültülmesi için tercih edilmesi gereken ilk basamak tedavi aşağıdakilerden hangisidir?
34 yaşında kadın hasta, son 6 aydır devam eden sekonder amenore ve bilateral galaktore şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Özgeçmişinde şizofreni tanısı olduğu ve düzenli olarak risperidon tedavisi kullandığı öğreniliyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde serum prolaktin düzeyi 115 ng/mL (Normal: <25 ng/mL) olarak saptanıyor; TSH ve kreatinin düzeyleri normal aralıkta bulunuyor. Hipofiz MR incelemesinde ön lob sağ yarısında 5 mm çapında hipointens nodüler görünüm (mikroadenom) izleniyor. Hastanın psikiyatrik tablosunun stabil olduğu belirtiliyor.
Buna göre, hastadaki hiperprolaktinemi etiyolojisini ayırt etmek ve en uygun tedavi stratejisini belirlemek için atılması gereken ilk adım aşağıdakilerden hangisidir?
Üçüncü basamak bir jinekoloji kliniğine, 36 yaşında ikincil amenore ve infertilite şikayetiyle başvuran hasta değerlendiriliyor. Hastanın öyküsünden 4 yıl önce iki kez başarısız IVF denemesi yapıldığı, o dönemde prolaktin düzeyinin normal sınırlarda olduğu öğreniliyor. Son 8 aydır mide bulantısı için bir gastroenteroloji kliniğinde düzenli metoklopramid kullandığı belirtiliyor. Muayenede bilateral galaktore saptanıyor. Serum prolaktin düzeyi 88 ng/mL olarak ölçülüyor. Hipofiz MRI'ında sol lateralde 5 mm boyutunda hipointens lezyon izleniyor. Bu hastada bir sonraki en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Otuz sekiz yaşında, iki çocuk annesi bir kadın, son sekiz aydır adet düzensizliği ve libido azalması şikâyetiyle başvuruyor. Özgeçmişinde hipertansiyon nedeniyle düzenli ilaç kullandığı öğreniliyor. Yapılan tetkiklerde serum prolaktin düzeyi 62 ng/mL saptanıyor; TSH ve serbest T4 normal sınırlar içinde. Hipofiz MRI normal olarak değerlendiriliyor. Bu hastada hiperprolaktineminin en olası nedeni aşağıdaki ilaç gruplarından hangisine bağlıdır?
32 yaşında kadın hasta, son 6 aydır devam eden şiddetli baş ağrısı ve bilateral hemianopsi (görme alanında daralma) şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Çekilen hipofiz MR'ında sella tabanında destrüksiyon yapan, optik kiyazmayı superiora iten çapında invaziv makroadenom izleniyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum prolaktin düzeyi (Normal: ) olarak saptanıyor. Bu klinik tablo dikkate alındığında, en olası tanı ve izlenmesi gereken bir sonraki basamak aşağıdakilerden hangisidir?
Endokrinoloji polikliniğine başvuran 27 yaşında, nullipar kadın hastada yapılan tetkikler sonucunda serum prolaktin düzeyi 95 ng/mL olarak saptanıyor. Hastanın tiroid fonksiyon testleri normal sınırlarda. Mevcut ilaç kullanımı sorgulandığında, 3 yıldır tedavi almakta olduğu kronik hastalığına yönelik düzenli ilaç kullandığı öğreniliyor. Hipofiz MRI'ında 4 mm boyutunda lezyon tespit ediliyor. Hastanın kullandığı ilacın prolaktin üzerindeki etkisi göz önüne alındığında, bu vakada izlenecek en doğru yönetim yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?