Question

Difficulty: Very hardHipofiz ve Paratiroid Patolojileri

4242 yaşında erkek hasta, son iki yıldır ayakkabı numarasının büyümesi, ellerde genişleme ve yüz hatlarında kabalaşma şikayetiyle endokrinoloji polikliniğine başvuruyor. Fizik muayenede belirgin prognatizm, makroglossi ve akromegaloid görünüm saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum IGF1IGF-1 düzeyi yaş ve cinsiyete göre anlamlı derecede yüksek, oral glukoz tolerans testi (OGTTOGTT) sonrası büyüme hormonu (GHGH) düzeyi 11 ng/mLng/mL altına inmiyor (baskılanma yetersiz). Hipofiz MRMR incelemesinde sella tursikada optik kiyazmaya bası yapmayan 1.51.5 cm çapında kitle izleniyor. Cerrahi rezeksiyon materyalinin histopatolojik incelemesinde; zayıf asidofilik veya kromofob sitoplazmalı hücrelerden oluşan, immünhistokimyasal olarak sitoplazmada karakteristik "fibrous bodies" (paranükleer küresel keratin agregatları) saptanan bir adenom tanısı konuluyor. Bu hastadaki hipofiz lezyonunun biyolojik davranışı ve morfolojik özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. "Densely granulated" (yoğun granüllü) somatotrof adenomlara göre daha agresif bir klinik seyir gösterme ve çevre dokulara invazyon yapma eğilimindedir.Answer
  2. B
    Bu morfolojik alt tipte GNASGNAS gen mutasyonları, yoğun granüllü somatotrof adenomlara göre anlamlı düzeyde daha yüksek oranda saptanır.
  3. C
    Tümör hücrelerinde yoğun asidofilik sitoplazma ve immünhistokimyasal incelemede yaygın, kuvvetli sitoplazmik GHGH immünreaktivitesi izlenir.
  4. D
    Bu adenomun köken aldığı hücre hattı, PIT1PIT-1 yerine TPITT-PIT transkripsiyon faktörü ekspresyonu ile karakterizedir.
  5. E
    Postoperatif dönemde somatostatin analogları ile tedaviye yanıt oranı, yoğun granüllü somatotrof adenomlarla karşılaştırıldığında daha yüksektir.

Answer

Seyrek granüllü (sparsely granulated) somatotrof adenomlar, yoğun granüllü alt tipe göre klinik olarak daha agresif bir gidişat sergilerler.
Soruda tarif edilen "fibrous bodies" (paranükleer keratin agregatları) varlığı, seyrek granüllü (sparsely granulated) somatotrof adenomun patognomonik morfolojik özelliğidir. Bu adenomlar, histolojik olarak daha monoton görünen yoğun granüllü tipin aksine, klinik olarak daha agresif seyreder, çevre dokulara (özellikle sinüs kavernözus) invazyon yapma potansiyeli daha yüksektir ve tedaviye (somatostatin analogları) yanıtları daha kısıtlıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Akromegali ve glukozla baskılanmayan yüksek GH düzeyi, hastada bir somatotrof (büyüme hormonu salgılayan) adenom olduğunu kanıtlar.
Tanının başlangıç noktası klinik sendromu belirlemektir.
2
Morfolojik ve immünhistokimyasal bulguların yorumlanması
Kromofob/zayıf asidofilik hücreler ve özellikle "fibrous bodies" (sitokeratin pozitif paranükleer inklüzyonlar) varlığı, lezyonun "Sparsely Granulated Somatotroph Adenoma" olduğunu gösterir.
Somatotrof adenomların iki ana morfolojik alt tipini ayırt etmek için bu belirteç kritiktir.
3
Alt tipin biyolojik özelliklerinin karşılaştırılması
Seyrek granüllü tipin; daha düşük GNAS mutasyon hızı, daha yüksek agresivite, daha az tedavi yanıtı ve PIT-1 pozitifliği ile karakterize olduğu sonucuna varılır.
TUS sınavında bu tip spesifik alt tiplemelerin biyolojik davranış farkları sorgulanmaktadır.

Key Concept

Somatotrof adenom alt tiplerinin (yoğun vs. seyrek granüllü) ayrımı ve klinik önemi.

Hints

1
Hastadaki 'fibrous bodies' bulgusu, somatotrof adenomun hangi morfolojik alt tipine özgüdür?
2
Seyrek granüllü somatotrof adenomlar, sitokeratin (CAM5.2) boyamasında karakteristik küresel paranükleer boyanma gösterirler.

Practice More

Cushing hastalığında görülen 'Crooke hiyalin değişimi' ile 'fibrous bodies' arasındaki benzerlik ve farkları histokimyasal açıdan inceleyin.
Estimated Time:2m 0s
Rate this question