Gastroenteroloji

431 questions

Question 101Question →

3232 yaşında erkek hasta; son 66 aydır devam eden sağ alt kadran ağrısı, kilo kaybı ve günde 4−54-5 kez olan kansız ishal şikayetleriyle başvuruyor. Özgeçmişinde günde 11 paket sigara içtiği öğreniliyor. Fizik muayenede perianal bölgede fistül ağzı ve her iki bacak pretibial bölgede ağrılı eritematöz nodüller saptanıyor. Kolonoskopide terminal ileumda derin ülserler ve lümende daralma görülürken, rektumun normal yapıda olduğu izleniyor. Bu hasta için en olası tanıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Baryumlu incelemelerde ileoçekal valvin daralmış (stenotik) görünümü, ülseratif kolitteki ileal tutulumdan (backwash ileitis) ayırt edicidir.

Answer

İleoçekal valvin stenotik görünümü Crohn hastalığında, patulous (açık/genişlemiş) görünümü ise ülseratif kolitte (backwash ileitis) beklenir.
Vakada tanımlanan klinik tablo (fistül varlığı, rektal korunma, sigara kullanımı, sağ alt kadran ağrısı) tipik bir Crohn hastalığı sunumudur. Crohn hastalığında transmural (tüm katları tutan) inflamasyon geliştiği için dokuda fibrozis ve nedbeleşme meydana gelir; bu durum ileoçekal valvin ve terminal ileumun daralmasına (stenoz/string sign) yol açar. Buna karşın, ülseratif kolitte görülen 'backwash ileitis' tablosunda valv genellikle tonusunu kaybederek genişler ve açık (patulous) bir görünüm alır. Bu özellik, iki hastalık arasındaki kritik radyolojik ayırıcı markerlardan biridir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik bulgularını analiz et
Sağ alt kadran ağrısı, perianal fistül, sigara kullanımı, rektal korunma ve atlamalı tutulum Crohn hastalığını işaret eder.
Hastalık ayrımını yapmak için spesifik klinik ve endoskopik markerları belirlemek gerekir.
2
Crohn ve Ülseratif Kolit arasındaki radyolojik farkları karşılaştır
Crohn'da transmural tutuluma bağlı darlıklar görülürken, Ülseratif Kolit'te yüzeysel inflamasyona bağlı lümen genişlemeleri veya düzleşmeler (lead pipe) görülür.
İleal tutulumun doğası iki hastalık arasında en önemli ayırıcı noktalardan biridir.
3
İleoçekal valv bulgularını değerlendir
Daralmış (stenotik) valv Crohn lehine, açık (patulous) valv ise ülseratif kolitte görülen 'backwash ileitis' lehinedir.
Bu anatomik fark, radyolojik ve endoskopik ayırıcı tanıda yüksek özgüllüğe sahiptir.

Key Concept

Crohn ve Ülseratif Kolit Ayırıcı Tanısı (Anatomik ve Radyolojik Bulgular)

Practice More

İBH'de bağırsak aktivitesinden bağımsız seyreden ekstraintestinal bulguların (Ankilozan spondilit, Üveit, PSK) listesini gözden geçirin.
Estimated Time:2m 30s
Question 102Question →

Ellerinde soğuğa karşı aşırı hassasiyet ve renk değişikliği (Raynaud fenomeni) öyküsü olan 42 yaşındaki kadın hasta, son bir yıldır artan retrosternal yanma ve özellikle katı gıdalara karşı gelişen yutma güçlüğü şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede parmak derisinde kalınlaşma ve yüzde telenjiektaziler saptanıyor. Çekilen özofagus manometrisinde alt özofagus sfinkter (AÖS) basıncının 5 mmHg (Normal: 10-45 mmHg) olduğu görülüyor. Bu hastada özofagus gövde (corpus) manometrisinde beklenen en olası bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Özofagusun sadece distal 2/3'lük düz kas bölgesinde peristaltizm kaybı (aperistalsis)

Answer

Doğru cevap, özofagusun sadece distal 2/3'lük düz kas bölgesinde peristaltizm kaybı (aperistalsis) gözlenmesidir.
Hastadaki bulgular (Raynaud, sklerodaktili, telenjiektazi) Sistemik Skleroz (özellikle CREST sendromu) tanısını koydurur. Sistemik skleroz, özofagusun düz kas tabakasını tutarak atrofi ve fibrozise yol açar. Özofagusun anatomik yapısında proksimal 1/3 çizgili kas, distal 2/3 düz kastan oluşur. Bu nedenle hastalık sadece distal 2/3'lük kısımda peristaltizm kaybına (aperistalsis) ve alt özofagus sfinkter basıncında düşüklüğe (hipotansif AÖS) neden olur. Proksimal bölgedeki çizgili kas fonksiyonları genellikle korunur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Raynaud fenomeni, sklerodaktili, telenjiektaziler ve şiddetli reflü semptomları (CREST sendromu / Sistemik Skleroz) işaret etmektedir.
Hastanın sistemik hastalığını tanımak, özofagus tutulumunun tipini belirlemek için gereklidir.
2
Manometri verilerini yorumla
AÖS basıncı düşük (5 mmHg). Bu durum şiddetli reflüye zemin hazırlar ve akalazyadan (yüksek/gevşemeyen AÖS) ayrım sağlar.
AÖS basıncı ayırıcı tanıda kilit rol oynar.
3
Patofizyolojiye uygun motilite paternini belirle
Sistemik skleroz, özofagusun düz kas tabakasında (distal 2/3) atrofi ve fibrozise neden olur. Bu nedenle distalde aperistalsis görülürken, proksimal (çizgili kas) korunur.
Hastalığın anatomik tutulum yeri (düz kas vs çizgili kas) manometrik bulguyu belirler.

Key Concept

Sistemik Skleroz (Skleroderma) özofagus tutulumu: Hipotansif AÖS + Distal özofagus (düz kas) aperistalsisi.

Hints

1
Hastadaki Raynaud fenomeni ve cilt bulguları, altta yatan bir bağ dokusu hastalığına (Sistemik Skleroz) işaret etmektedir.
2
Bu hastalık özofagusun anatomik yapısında bulunan iki farklı kas tipinden (düz kas vs çizgili kas) sadece birini etkiler.

Practice More

Sistemik sklerozlu hastalarda gelişebilecek 'Watermelon Stomach' (GAVE) endoskopik görünümünü araştırınız.

Alternative Method

AÖS basıncına odaklanarak eleme yapılabilir: AÖS basıncı 5 mmHg (düşük) verilmiştir. Akalazya, Jackhammer ve DÖS'te AÖS basıncı genellikle normal veya yüksektir. Hipotansif AÖS, sklerodermayı güçlü şekilde destekler.
Estimated Time:1m 30s
Question 103Question →

5858 yaşında erkek hasta, son 2424 saattir devam eden siyah renkli ve kötü kokulu dışkılama (melena) şikayetiyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 125/80125/80 mmHg, nabız 7878/dakika ve epigastrik bölgede hafif hassasiyet saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde hemoglobin 1111 g/dL bulunuyor. Hastanın biyokimya sonuçları aşağıdaki gibidir:

TetkikSonuçReferans
Üre9090 mg/dL10−5010 - 50
Kreatinin1.01.0 mg/dL0.7−1.30.7 - 1.3

Yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde mide antrumunda 1.21.2 cm çapında, tabanı temiz ve beyaz fibrin ile kaplı ülser saptanıyor. Ülser zemininde aktif kanama, damar yapısı veya pıhtı izlenmiyor.

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastadaki lezyonun Forrest sınıflaması ve en uygun yönetim stratejisi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Forrest III olarak evrelenmesi ve ağızdan asit baskılayıcı tedavi ile ayaktan takip edilmesi

Answer

Lezyonun Forrest III olarak evrelenmesi ve ağızdan asit baskılayıcı tedavi ile ayaktan takip edilmesi
Üst gastrointestinal sistem endoskopisinde saptanan temiz tabanlı ve beyaz fibrinli ülserler Forrest III olarak tanımlanır. Bu lezyonlar tekrardan kanama açısından en düşük riskli grubu temsil ederler ve endoskopik tedavi gerektirmezler. Klinik olarak stabil olan bu hastalar, ağızdan asit süpresif tedavi (PPI) başlanarak güvenle ayaktan takip edilebilirler.

Step-by-Step Solution

1
Hemodinamik ve laboratuvar verilerinin değerlendirilmesi
Hastanın Üre/Kreatinin oranı 90/1.0=9090/1.0 = 90 olarak hesaplanır.
Üre/Kreatinin oranının 3030'un üzerinde olması, gastrointestinal sistemdeki kanın sindirilmesine bağlı olarak üst gastrointestinal sistem kanamasını güçlü bir şekilde destekler.
2
Endoskopik bulgunun Forrest sınıflamasına göre kategorize edilmesi
Tabanı temiz ve beyaz fibrinli ülser, Forrest III sınıflamasına girer.
Aktif kanama (I), damar (IIa), pıhtı (IIb) veya leke (IIc) içermeyen ülserler bu kategoriye dahildir.
3
Yönetim stratejisinin belirlenmesi
Forrest III lezyonlarda tekrardan kanama riski çok düşüktür (<%3<\%3).
Düşük riskli bu hastalarda endoskopik tedavi gerekmez; hastalar oral proton pompası inhibitörü ile taburcu edilebilirler.

Key Concept

Forrest sınıflamasına göre peptic ülser kanamalarında risk belirlenmesi ve yönetimi
Estimated Time:1m 30s
Question 104Question →

5858 yaşında erkek hasta, kronik Hepatit B enfeksiyonuna bağlı kompanse karaciğer sirozu tanısıyla takip edilmektedir. Rutin kontrollerinde yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde özofagus distalinde, lümeni belirgin daraltan ve üzerinde kırmızı leke (red color) belirtileri bulunan büyük varisler saptanıyor. Özgeçmişinde aktif astım bronşiyale tanısı olan hastada, varis kanamasından korunmak amacıyla birincil profilakside uygulanması gereken en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Endoskopik varis ligasyonu

Answer

Endoskopik varis ligasyonu
Karaciğer sirozu olan hastalarda, kanama riski yüksek olan (büyük boyutlu veya üzerinde kırmızı leke bulunan) varislerin saptanması durumunda birincil profilaksi endikedir. Birincil profilakside non-selektif beta blokerler (NSBB) ve endoskopik varis ligasyonu (EVL) benzer etkinliktedir. Ancak bu hastada olduğu gibi astım bronşiyale varlığı NSBB kullanımı için kesin veya göreceli bir kontrendikasyon oluşturur. Bu durumda hastaya EVL uygulanması en doğru yaklaşımdır.

Step-by-Step Solution

1
Kanamamış varislerin boyutunu ve risk faktörlerini değerlendir.
Hastada 'büyük' ve 'red color' belirtisi olan yüksek riskli varisler mevcut.
Birincil profilaksi endikasyonunu belirlemek için varis boyutu ve Child-Pugh evresi önemlidir.
2
Hastanın ek hastalıklarını ve ilaç kontrendikasyonlarını kontrol et.
Hastada aktif astım tanısı mevcut.
Non-selektif beta blokerler (NSBB) astımda bronkospazma yol açtığı için bu grupta tercih edilemez.
3
Uygun profilaktik yöntemi seç.
NSBB kontrendike olduğu için endoskopik varis ligasyonu (EVL) seçilmelidir.
Yüksek riskli varislerde NSBB veya EVL eşit derecede önerilir ancak ilaç kontrendikasyonunda endoskopik yöntem öncelik kazanır.

Key Concept

Sirozda varis kanamasının birincil profilaksisinde, hastanın klinik durumuna göre non-selektif beta blokerler ile endoskopik ligasyon arasında seçim yapılır; astım gibi durumlarda beta blokerler kontrendikedir.

Hints

1
Birincil profilakside kullanılan ilaçların yan etki ve kontrendikasyon profilini düşünün.
2
Non-selektif beta blokerler hem beta-1 hem de beta-2 reseptörlerini etkiler; beta-2 blokajı akciğerlerde neye yol açar?
3
Astımlı bir hastada varis kanamasını önlemek için ilaç dışı (endoskopik) bir yöntem tercih edilmelidir.

Practice More

İkincil profilaksi (daha önce kanamış hastalar) için NSBB ve EVL kombinasyonunun standart olduğunu hatırlayın.
Estimated Time:1m 30s
Question 105Question →

4242 yaşında erkek hasta, 1212 yıl önce "yaygın ülseratif kolit" tanısı almıştır. Şu an klinik remisyonda olan ve mesalazin ile idame tedavisi alan hastanın rutin kontrollerinde kolorektal kanser (KRK) sürveyansı planlanmaktadır. Bu hastanın kolorektal kanser sürveyansı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Eşlik eden primer sklerozan kolanjit (PSK) varlığında, sürveyans kolonoskopileri bağırsak hastalığının süresine bakılmaksızın tanı anından itibaren yıllık olarak planlanmalıdır.

Answer

Primer sklerozan kolanjit (PSK) eşliği durumunda, inflamatuar bağırsak hastalığının süresi ne olursa olsun KRK sürveyansına tanı anında başlanmalı ve her yıl tekrarlanmalıdır.
Ülseratif kolitli hastalarda, eşlik eden primer sklerozan kolanjit (PSK) varlığı kolorektal kanser riskini belirgin şekilde artıran en önemli faktörlerden biridir. Bu nedenle, standart sürveyans protokollerinden farklı olarak, PSK tanısı konulduğu andan itibaren hastalık süresine bakılmaksızın her yıl kolonoskopik izlem yapılması gerekmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın risk faktörlerini belirle.
Hasta 1212 yıllık pankolit (yaygın tutulum) öyküsüne sahip olup KRK sürveyans grubundadır.
Ülseratif kolitte 8−108-10 yıldan uzun süren yaygın hastalık KRK riskini artırır.
2
Ekstrahepatik ve diğer risk faktörlerini sorgula.
Primer sklerozan kolanjit (PSK) varlığı KRK riskini bağımsız olarak artıran en önemli faktördür.
PSK'lı İBH hastalarında neoplazi riski diğer hastalara göre çok daha yüksektir.
3
Sürveyans zamanlamasına karar ver.
PSK varsa tanı anından itibaren yıllık; yoksa pankolitte 8−108-10. yılda başlanır.
Güncel kılavuzlar yüksek riskli alt gruplar için daha agresif tarama önermektedir.

Key Concept

İnflamatuar bağırsak hastalıklarında kolorektal kanser sürveyans zamanlaması ve PSK birlikteliğinin önemi.

Hints

1
Ülseratif kolitli hastalarda kanser riski tutulumun yaygınlığı ve hastalığın süresi ile doğrudan ilişkilidir.

Practice More

İnflamatuar bağırsak hastalıklarında hangi ekstra-intestinal bulguların bağırsak aktivitesi ile paralel seyredip hangilerinin seyretmediğini tekrar ediniz (Örn: PSK ve Ankilozan Spondilit aktiviteden bağımsızdır).
Estimated Time:1m 30s
Question 106Question →

5858 yaşında erkek hasta, şiddetli epigastrik ağrı ve tekrarlayan kusma şikayetiyle acil servise başvuruyor. Öyküsünden son 22 gündür yoğun alkol aldığı öğreniliyor. Yapılan tetkiklerinde serum amilaz 18501850 U/LU/L ve lipaz 12001200 U/LU/L saptanarak akut pankreatit tanısıyla yatırılıyor. Hastanın klinik seyrini ve prognozunu öngörmek amacıyla Ranson kriterlerinin değerlendirilmesi planlanıyor.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bu hastada başvuru anında (0. saat) dikkate alınan Ranson parametrelerinden biridir?

Show answer & explanation

Answer: SerumSerum LDHLDH düzeyinin >350> 350 IU/LIU/L olması

Answer

Alkolik pankreatit tanısı alan bir hastada Ranson kriterlerine göre başvuru anında değerlendirilen parametrelerden biri serum LDH düzeyinin 350 IU/L'den yüksek olmasıdır.
Ranson kriterleri, akut pankreatit şiddetini belirlemek için iki aşamalı bir değerlendirme sunar. Alkolik pankreatit vakalarında başvuru anında (0. saat) yaş, lökosit sayısı, kan şekeri, LDH ve AST değerlerine bakılır. Serum LDH düzeyinin 350350 IU/LIU/L üzerinde olması bu aşamada puan kazandıran bir parametredir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın etiyolojisini belirle.
Alkolik (nonyer) pankreatit.
Ranson kriterleri etiyolojiye (biliyer vs. non-biliyer) göre farklı eşik değerlere sahiptir; alkol non-biliyer gruptadır.
2
Başvuru anındaki (0. saat) Ranson kriterlerini hatırla.
Yaş >55> 55, Lökosit >16.000/mm3> 16.000/mm^3, Glukoz >200> 200 mg/dLmg/dL, LDH >350> 350 IU/LIU/L, AST >250> 250 U/LU/L.
Bu parametreler hastanın başvurusundaki metabolik ve inflamatuar durumu yansıtır.
3
Seçenekleri zamanlama açısından karşılaştır.
Sadece LDH seçeneği başvuru kriteridir.
Kalsiyum, BUN artışı, baz açığı ve hematokrit düşüşü ancak 48 saatlik takip sonrasında puanlamaya dahil edilir.

Key Concept

Ranson kriterlerinde başvuru anı (0. saat) ile 48. saat parametrelerinin ayrımı.

Practice More

Biliyer pankreatit (taş kaynaklı) durumunda Ranson kriterlerindeki eşik değerlerin (örneğin yaş için > 70, LDH için > 400) nasıl değiştiğini gözden geçirin.
Estimated Time:1m 15s
Question 107Question →

45 yaşında erkek hasta, epigastrik ağrı ve sık tekrarlayan mide yanması şikayetleriyle başvuruyor. Öyküsünde non-steroid antiinflamatuar ilaç (NSAİİ) kullanımı olmayan hastaya yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde, duodenumun ikinci kıtasında (post-bulber) çoklu ülserler görülüyor. Antrumdan alınan biyopsi örneklerinde HelicobacterHelicobacter pyloripylori negatif saptanıyor. Hastanın bir hafta boyunca proton pompası inhibitörü kullanmadığı dönemde bakılan açlık serum gastrin düzeyi 650650 pg/mL (N: <100<100 pg/mL) ve bazal asit üretim hızı (BAO) 1212 mEq/saat (N: <5<5 mEq/saat) olarak ölçülüyor.

Bu aşamada hastada tanıyı kesinleştirmek için yapılması gereken en uygun tetkik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sekretin stimülasyon testi

Answer

Sekretin stimülasyon testi uygulanmalıdır.
Zollinger-Ellison Sendromu (ZES) şüphesi olan bir hastada açlık serum gastrin düzeyi normalden yüksek ancak 10001000 pg/mL'nin altında (gri zon) ise ve mide asit sekresyonu yüksekse, tanıyı doğrulamak için Sekretin Stimülasyon Testi yapılması gerekir. Normal G hücreleri sekretin ile baskılanırken, gastrinoma hücreleri sekretin uyarısına paradoksal yanıt vererek gastrin salgısını artırır (en az 200200 pg/mL artış tanı koydurucudur).

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu değerlendir
Post-bulber çoklu ülserler, NSAİİ kullanımı yok, H. pylori negatif. Bu tablo Zollinger-Ellison Sendromu (ZES) şüphesi uyandırır.
Atipik yerleşimli ve tekrarlayan ülserler gastrinoma için majör ipucudur.
2
Laboratuvar verilerini yorumla
Gastrin yüksek (650650 pg/mL) ve asit sekresyonu yüksek (1212 mEq/saat).
Hipergastrinemi ile birlikte hiperklorhidri (yüksek asit) olması, atrofik gastrit veya PPI kullanımına bağlı sekonder hipergastrinemiyi dışlar.
3
Tanısal algoritmayı uygula
Gastrin düzeyi 10001000 pg/mL'nin altında (gri zon) olduğu için tanı henüz kesin değildir.
ZES tanısı için gastrin >1000>1000 pg/mL ve gastrik pH <2<2 olması tanı koydurucudur. Gastrin 110-1000 pg/mL arasındaysa provokasyon testi gerekir.
4
En uygun testi seç
Sekretin stimülasyon testi.
ZES hastalarında sekretin verilmesi paradoksal olarak gastrin düzeyini artırır (>200>200 pg/mL artış). Antral G hücresi hiperplazisi veya diğer durumlarda bu artış görülmez.

Key Concept

Zollinger-Ellison Sendromu (ZES) Tanı Algoritması

Hints

1
Hastada hem gastrin yüksek hem de mide asidi yüksektir. Bu durum fizyolojik negatif feedback mekanizmasının bozulduğunu veya otonom bir üretim olduğunu gösterir.
2
Gastrin düzeyi çok yüksek (>1000>1000) olsaydı tanı neredeyse kesin olurdu. Ancak 650650 pg/mL değeri 'gri zon' olarak kabul edilir ve provokasyon testi gerektirir.

Practice More

Zollinger-Ellison Sendromu tanısı kesinleşen bir hastada tümör lokalizasyonu için en duyarlı görüntüleme yönteminin ne olduğu sorulabilir (Somatostatin Reseptör Sintigrafisi / Ga-68 DOTATATE PET).
Estimated Time:1m 30s
Question 108Question →

28 yaşında erkek hasta, yaklaşık 66 aydır devam eden karın ağrısı, kilo kaybı ve günde 33-44 kez tekrarlayan, kan içermeyen ishal şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde sağ alt kadranda hassasiyet ve palpasyonla dolgunluk saptanıyor. Kolonoskopik incelemede terminal ileumda segmenter tutulum (atlamalı lezyonlar) ve "kaldırım taşı" (cobblestone) görünümü izleniyor. Bu hasta için aşağıdakilerden hangisi en olası klinik veya patolojik bulgudur?

Show answer & explanation

Answer: Bağırsak duvarında transmural inflamasyon ve non-kazeifiye granülom varlığı

Answer

Bağırsak duvarında transmural inflamasyon ve non-kazeifiye granülom varlığı
Vakada verilen sağ alt kadran ağrısı, kitle bulgusu ve endoskopideki kaldırım taşı görünümü Crohn hastalığı için tipiktir. Crohn hastalığı, sindirim kanalının her yerini tutabilen, segmenter tutulum gösteren ve bağırsak duvarının tüm katmanlarını (transmural) etkileyen bir inflamatuar süreçtir. Histolojik olarak olguların yaklaşık yarısında non-kazeifiye granülomlar görülmesi bu hastalık için ayırt edici bir özelliktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Sağ alt kadran ağrısı, kitle/dolgunluk ve kansız ishal varlığı Crohn hastalığı düşündürür.
Crohn hastalığı en sık terminal ileumu tutar ve kitle/fistül/apseler nedeniyle sağ alt kadranda semptom verir.
2
Endoskopik bulguları yorumla
Atlamalı (segmenter) lezyonlar ve kaldırım taşı görünümü kesin olarak Crohn hastalığı lehinedir.
Ülseratif kolit sürekli (continuous) bir tutulum izlerken, Crohn hastalığı sağlam doku adalarıyla ayrılan atlamalı lezyonlar yapar.
3
Hastalığa özgü patolojik bulguyu belirle
Crohn hastalığı tüm bağırsak katlarını tutan (transmural) bir süreçtir ve granülom içerebilir.
Ülseratif kolitten farklı olarak Crohn'da inflamasyon sadece mukoza/submukoza ile sınırlı kalmaz.

Key Concept

Crohn Hastalığı ve Ülseratif Kolit ayırıcı tanısı (Tutulum derinliği ve histopatoloji)

Hints

1
Hastadaki 'kaldırım taşı' görünümü hangi inflamatuar bağırsak hastalığına özgüdür?
2
Crohn hastalığında inflamasyonun bağırsak duvarındaki derinliği ile Ülseratif Kolit arasındaki farkı düşünün.

Practice More

İnflamatuar bağırsak hastalıklarının ekstraintestinal bulgularını (özellikle PSC ve ankilozan spondilit) gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 109Question →

78 yaşında kadın hasta, halsizlik ve eforla gelen nefes darlığı şikayetleri ile başvuruyor. Hastanın öyküsünde son bir yıl içinde üç kez açıklanamayan demir eksikliği anemisi nedeniyle eritrosit süspansiyonu transfüzyonu yapıldığı öğreniliyor. Dış merkezde yapılan üst ve alt gastrointestinal sistem endoskopilerinde aktif kanama odağı veya tümöral lezyon saptanmadığı belirtiliyor. Fizik muayenede soluk görünüm dışında, sağ 2. interkostal aralıkta boyuna yayılım gösteren 4/6 şiddetinde kaba sistolik üfürüm duyuluyor.

Bu klinik tabloya neden olan patoloji ile en olası kanama lezyonunun anatomik yerleşimi aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Anjiodisplazi - Çıkan kolon (Çekum)

Answer

Anjiodisplazi - Çıkan kolon (Çekum)
Sorudaki vaka tipik bir Heyde Sendromu örneğidir. Heyde sendromu; kalsifik aort darlığı, edinsel tip 2A von Willebrand sendromu ve kanayan gastrointestinal anjiodisplazilerin birlikteliğidir. Aort darlığındaki yüksek kayma gerilimi (shear stress), yüksek molekül ağırlıklı vWF multimerlerinin proteolizine neden olur. Bu durum, özellikle intestinal anjiodisplazilerden kanama riskini artırır. Anjiodisplaziler, gastrointestinal sistemde en sık sağ kolonda (çekum ve çıkan kolon) yerleşen, dejeneratif vasküler malformasyonlardır. Tanıda kolonoskopi esastır ancak bazen lezyonlar sönük olduğu için gözden kaçabilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Yaşlı hasta, tekrarlayan açıklanamayan gastrointestinal kanama (demir eksikliği anemisi) ve ciddi aort darlığı bulguları (sistolik üfürüm) mevcut.
Bu üçlü (GİS kanaması + Aort Darlığı + Yaşlılık) spesifik bir sendromu işaret eder.
2
Sendromik ilişkiyi tanımla
Heyde Sendromu (Aort darlığına bağlı edinsel von Willebrand Faktör eksikliği ve kanayan intestinal anjiodisplaziler).
Aort kapağındaki yüksek türbülans, vWF multimerlerinin parçalanmasına neden olarak kanama eğilimini artırır.
3
Lezyonun tipik yerleşim yerini belirle
Anjiodisplaziler gastrointestinal sistemde en sık çekum ve çıkan kolonda (sağ kolon) yerleşir.
Anjiodisplaziler %77 oranında çekum ve çıkan kolonda görülür; sol kolon yerleşimi daha nadirdir.

Key Concept

Heyde Sendromu

Hints

1
Hastadaki kardiyak bulgu (aort darlığı) ile gastrointestinal kanama arasında spesifik bir sendromik ilişki vardır.
2
Bu sendromda, kapak patolojisi nedeniyle kan pıhtılaşma faktörlerinden biri (vWF) bozulur ve belirli damarsal lezyonlardan kanama eğilimi artar.
3
Heyde sendromu olarak bilinen bu tabloda kanama kaynağı genellikle sağ kolondaki damar genişlemeleridir.

Practice More

Aort darlığı olan bu hastada kanama kontrolü sağlanamazsa yapılması gereken en kesin tedavi yöntemi nedir? (Cevap: Aort kapak replasmanı)
Estimated Time:2m 0s
Question 110Question →

Yutma güçlüğü ve kilo kaybı şikayetiyle başvuran 5858 yaşındaki erkek hastada, yüksek çözünürlüklü manometride (HRMHRM) medyan integratif gevşeme basıncı (IRPIRP) 2222 mmHg (Normal < 1515 mmHg) saptanmıştır. Tüm yutkunmaların normal peristaltik dalgalar ve 12001200 mmHg.s.cm düzeyinde Distal Kontraktil İntegral (DCIDCI) değerleri ile sonuçlandığı görülmüştür. Üst gastrointestinal sistem endoskopisinde özofagus lümeninde staz izlenmiş, ancak kardia geçişinde belirgin bir anatomik darlık saptanmamıştır. Chicago Klasifikasyonu v4.0 kriterlerine göre bu hasta için en uygun bir sonraki adım hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Endoskopik ultrasonografi (EUSEUS) veya toraks/üst batın bilgisayarlı tomografi (BTBT) ile infiltratif süreçlerin dışlanması

Answer

Mekanik veya infiltratif nedenlerin dışlanması amacıyla endoskopik ultrasonografi (EUSEUS) veya bilgisayarlı tomografi (BTBT) yapılması en uygun adımdır.
Chicago Klasifikasyonu v4.0'a göre, yüksek medyan IRPIRP değeri ile birlikte normal peristaltik dalgaların izlenmesi 'Özofagogastrik Bileşke (EGJ) Çıkış Obstrüksiyonu' olarak tanımlanır. Bu klinik tabloda ilk yapılması gereken, altta yatabilecek mekanik (hiatal herni, darlık) veya infiltratif (özofagus veya mide kardia kanseri) nedenlerin dışlanmasıdır. Hastanın yaşı (>55>55) ve kilo kaybı olması, psödoakalazya (paraneoplastik veya infiltratif) olasılığını güçlü bir şekilde düşündürür; bu nedenle EUSEUS veya kesitsel görüntüleme (BTBT) en uygun bir sonraki adımdır.

Step-by-Step Solution

1
Manometri verilerini Chicago v4.0 kriterlerine göre analiz et.
Yüksek IRPIRP (> 1515 mmHg) ve korunmuş peristalsis varlığı saptandı.
Akalazya tanısı için peristalsis kaybı şarttır; bu bulgular EGJ Çıkış Obstrüksiyonu (EGJOO) tanısını koydurur.
2
Klinik alarm semptomlarını değerlendir.
Hastanın 5858 yaşında olması ve kilo kaybı bildirmesi 'Psödoakalazya' riskini artırmaktadır.
Maligniteler manometride EGJOO veya Akalazya paternini taklit edebilir.
3
Tanısal algoritmada bir sonraki basamağı belirle.
Endoskopi darlığı açıklayamadığı için ileri görüntüleme (EUS/BT) gereklidir.
Özofagus duvarındaki infiltratif süreçleri veya dış basıları ekarte etmek için lümen dışı görüntüleme şarttır.

Key Concept

EGJ Çıkış Obstrüksiyonu (EGJOO) ve Psödoakalazya Ayırıcı Tanısı
Question 111Question →

6565 yaşında erkek hasta, bir hafta önce başlayan toplumdan edinilmiş pnömoni nedeniyle sefuroksim aksetil ve klaritromisin tedavisi almaktayken, tedavinin 5.5. gününde başlayan günde 8−108-10 kez sulu dışkılama, karın ağrısı ve halsizlik şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde batında yaygın hassasiyet ve distansiyon saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 18.500/mm318.500/mm^3 ve serum kreatinin düzeyi 1,4mg/dL1,4 mg/dL (bazal değeri: 0,8mg/dL0,8 mg/dL) olarak bulunuyor. Yapılan kolonoskopik incelemede kolon mukozasında yaygın sarı-beyaz renkli plaklar (psödomembranlar) gözleniyor. Bu hasta için en uygun ilk basamak tedavi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Oral vankomisin

Answer

En uygun ilk basamak tedavi oral vankomisin seçeneğidir.
Hastada antibiyotik ilişkili ishal ve kolonoskopik olarak kanıtlanmış psödomembranöz kolit mevcuttur. Lökosit sayısının 15.000/mm315.000/mm^3 üzerinde olması durumu 'şiddetli enfeksiyon' olarak sınıflandırır. Güncel tedavi rehberleri, bu tablonun ilk atağında oral vankomisin (125mg125 mg, 4×14 \times 1) veya alternatif olarak fidaksomisin kullanılmasını en güçlü kanıt düzeyiyle önermektedir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ipuçlarını değerlendir.
Antibiyotik kullanımı öyküsü, sulu ishal ve kolonoskopide saptanan psödomembranlar tespit edildi.
Bu bulgular Clostridioides difficile enfeksiyonu (psödomembranöz kolit) için tipiktir.
2
Hastalığın şiddetini belirle.
Lökosit sayısının 15.000/mm315.000/mm^3 üzerinde olması (18.50018.500) şiddetli (severe) enfeksiyon kriteridir.
Tedavi seçimi hastalığın şiddetine (şiddetli, şiddetli olmayan veya fulminan) göre değişmektedir.
3
Güncel tedavi kılavuzlarını uygula.
Şiddetli ilk atak için ilk basamak tedavi seçildi.
IDSA kılavuzlarına göre ilk atakta oral vankomisin (125mg125 mg, 4×14 \times 1) veya fidaksomisin önerilmektedir.

Key Concept

Psödomembranöz kolit (C. difficile enfeksiyonu) tanısı ve güncel tedavi protokolleri.

Practice More

C. difficile enfeksiyonunun fulminan seyrettiği (toksik megakolon, ileus, şok) durumlarda tedaviye IV metronidazol eklenmesi ve vankomisin dozunun artırılması gerektiğini unutmayın.
Estimated Time:1m 30s
Question 112Question →

2222 yaşında kadın hasta; son 22 aydır giderek artan halsizlik, iştahsızlık ve gözlerinde sararma şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde skleralar ikterik saptanıyor, karaciğer kosta yayını 22 cm geçiyor ve palpasyonla hafif hassas bulunuyor. Hastanın laboratuvar bulguları aşağıda sunulmuştur:

ParametreDeğerReferans Aralığı
AST740740 U/L5−405-40
ALT810810 U/L5−405-40
Total Bilirubin6.26.2 mg/dL0.3−1.20.3-1.2
Albümin3.23.2 g/dL3.5−5.03.5-5.0
Gamma-globulin4.54.5 g/dL0.7−1.50.7-1.5
HBsAgNegatifNegatif
Anti-HCVNegatifNegatif
Anti-HAV IgMNegatifNegatif
Anti-LKM1PozitifNegatif
Seruloplazmin2828 mg/dL20−4020-40

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tip 2 otoimmün hepatit

Answer

Tip 2 otoimmün hepatit
Hastada saptanan yüksek transaminaz düzeyleri, hipergamaglobulinemi ve negatif viral seroloji otoimmün hepatit tablosunu desteklemektedir. Spesifik olarak saptanan Anti-LKM1 pozitifliği, bu tablonun Tip 2 otoimmün hepatit olduğunu kesinleştirir. Tip 2 formu genellikle daha genç yaşlarda görülür ve daha agresif seyredebilir.

Step-by-Step Solution

1
Karaciğer enzimlerini ve globulin düzeyini değerlendir.
AST ve ALT değerlerinde belirgin (>15>15 kat) artış ve belirgin hipergamaglobulinemi (4.54.5 g/dL) saptandı.
Bu bulgular hepatoselüler hasarı ve aktif bir immün süreci işaret eder.
2
Viral hepatit ve metabolik nedenleri dışla.
HBsAg, Anti-HCV ve Anti-HAV IgM negatif; seruloplazmin düzeyi normal sınırlarda.
En yaygın viral nedenleri ve Wilson hastalığı gibi metabolik durumları ayırıcı tanıda ekarte etmek gerekir.
3
Spesifik otoantikor profilini yorumla.
Anti-LKM1 (anti-liver kidney microsomal type 1) pozitifliği saptandı.
Anti-LKM1 pozitifliği, özellikle genç hastalarda görülen Tip 2 otoimmün hepatit tanısı için pathognomoniktir.

Key Concept

Tip 2 otoimmün hepatit tanısında Anti-LKM1 pozitifliği ve hipergamaglobulinemi temel laboratuvar bulgularıdır.

Hints

1
Hastadaki belirgin gamma-globulin yüksekliği ve negatif viral testler otoimmün bir sürece işaret eder.
2
Otoimmün hepatit tiplerini birbirinden ayıran en önemli özellik kullanılan otoantikorlardır.
3
Anti-LKM1 antikoru doğrudan Tip 2 otoimmün hepatit ile ilişkilidir.

Practice More

Otoimmün hepatit tiplerinde görülen diğer antikorları (SLA/LP, Anti-LC1) ve tedaviye yanıt kriterlerini gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 113Question →

72 yaşında erkek hasta, ani başlayan kramp tarzında sol alt kadran ağrısı ve bunu takiben gelişen taze kanlı dışkılama şikayetiyle acil servise başvuruyor. Özgeçmişinde koroner arter hastalığı ve son dönem böbrek yetmezliği nedeniyle hemodiyaliz öyküsü bulunuyor. Fizik muayenede sol alt kadranda hafif hassasiyet saptanıyor, defans ve rebound alınmıyor. Yapılan kolonoskopide splenik fleksura düzeyinde mukoza ödemli, frajil, yer yer ülserasyonlar ve submukozal kanama alanları izlenirken, rektum mukozası doğal bulunuyor. Bu hasta için en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İntravenöz sıvı replasmanı ve barsak istirahati

Answer

İntravenöz sıvı replasmanı ve barsak istirahati
Hastanın kliniği (yaşlı, hemodiyaliz/hipotansiyon riski, ani sol alt kadran ağrısı ve kanlı diyare) ve endoskopik bulguları (splenik fleksura tutulumu, rektal sparing) İskemik Kolit ile tam uyumludur. İskemik kolit, akut mezenter iskemisinden farklı olarak genellikle tıkayıcı olmayan (non-oklüzif) nedenlerle, kolonun kanlanmasının en zayıf olduğu 'watershed' bölgelerinde (splenik fleksura ve rektosigmoid bileşke) görülür. Peritonit bulguları (defans, rebound) olmayan hastalarda tedavi konservatif yaklaşımdır (intravenöz hidrasyon, bağırsak istirahati ve geniş spektrumlu antibiyotikler). Cerrahi sadece gangren, perforasyon veya tedaviye yanıtsızlık durumunda endikedir.

Step-by-Step Solution

1
Tanıyı belirle
İskemik Kolit
İleri yaş, hemodiyaliz (hipotansiyon riski) öyküsü, ani sol alt kadran ağrısı ve kanlı dışkılama tipiktir. Splenik fleksura (Griffiths noktası) en sık tutulan 'watershed' (sulama alanı sınırı) bölgesidir ve rektumun korunması karakteristiktir.
2
Hastalığın şiddetini ve komplikasyonları değerlendir
Komplike olmayan (gangrensiz) form
Fizik muayenede peritonit bulgularının (defans, rebound) olmaması, bağırsağın henüz gangrene gitmediğini gösterir.
3
Uygun tedaviyi seç
Konservatif tedavi
Peritonit olmayan iskemik kolit vakalarının çoğu, bağırsak perfüzyonunu artıracak suportif önlemlerle (sıvı, istirahat, antibiyotik) kendiliğinden düzelir.

Key Concept

İskemik kolit tanısı ve konservatif yönetimi

Hints

1
Hastanın hemodiyaliz öyküsü geçici hipotansiyon ataklarına yatkınlık yaratır; bu durum bağırsağın kanlanmasının sınırda olduğu bölgeleri etkiler.
2
Splenik fleksura (Griffiths noktası), Superior Mezenterik Arter ile İnferior Mezenterik Arter arasındaki anastomoz bölgesidir ve iskemiye en duyarlı 'watershed' alanıdır.
3
Akut mezenter iskemisinden farklı olarak, bu tabloda büyük damar tıkanıklığı nadirdir ve bağırsak genellikle canlılığını korur; bu nedenle agresif cerrahi veya anjiyografiden kaçınılır.

Practice More

İskemik kolit ile Akut Mezenter İskemisi arasındaki klinik ve radyolojik farkları karşılaştıran bir soru çözülmesi önerilir.
Estimated Time:1m 30s
Question 114Question →

6262 yaşında kadın hasta, rutin kontrol amacıyla yapılan ultrasonografide pankreas kuyruk kesiminde kistik bir kitle saptanması üzerine ileri tetkik ediliyor. Çekilen kontrastlı abdominal BTBT'de pankreas kauda yerleşimli, 66 cm çapında, makrokistik karakterde, içerisinde ince septasyonlar barındıran ve duvarında periferik kalsifikasyonlar (yumurta kabuğu kalsifikasyonu) içeren kistik lezyon izleniyor. Hastanın özgeçmişinde geçirilmiş pankreatit atağı öyküsü bulunmadığı ve serum amilaz düzeyinin normal olduğu saptanıyor. Bu klinik ve radyolojik bulgular ışığında en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Müsinöz kistik neoplazi

Answer

Müsinöz kistik neoplazi
Müsinöz kistik neoplaziler (MKN), neredeyse tamamı kadınlarda görülen, pankreasın korpus ve kauda kesimine yerleşmeyi seven lezyonlardır. Radyolojik olarak büyük kistler (makrokistik), içlerinde septalar ve duvarlarında 'yumurta kabuğu' (eggshell) tarzında periferik kalsifikasyonlar görülmesi tanı için çok güçlü kanıtlardır. Malignite potansiyeli taşıdıkları için cerrahi rezeksiyon önerilir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın demografik verilerini ve kitlenin lokalizasyonunu değerlendiriniz.
62 yaşında kadın hasta ve pankreas kuyruğu (kauda) yerleşimi saptandı.
Müsinöz kistik neoplaziler (MKN) %90'dan fazla oranda orta yaşlı kadınlarda ve pankreasın gövde-kuyruk kısmında görülür.
2
Görüntüleme bulgularındaki kistik karakteri ve kalsifikasyon paternini analiz ediniz.
Makrokistik yapı, ince septalar ve periferik 'yumurta kabuğu' kalsifikasyonu izlendi.
Periferik kalsifikasyon, MKN için oldukça spesifik bir radyolojik bulgudur; seröz kistadenomda ise santral kalsifikasyon beklenir.
3
Klinik öykü ile ayırıcı tanıyı netleştiriniz.
Pankreatit öyküsünün olmaması psödokist tanısını dışlar.
Psödokistler epitel döşemesi olmayan ve genellikle bir inflamasyon atağı sonrası gelişen koleksiyonlardır.

Key Concept

Pankreasın müsinöz kistik neoplazileri (MKN), premalign potansiyeli olan, tipik olarak kadınlarda ve pankreasın distalinde yerleşen, 'yumurta kabuğu' kalsifikasyonu ile karakterize lezyonlardır.

Practice More

Pankreas kistik neoplazilerinde kist içi sıvı analizi (CEA ve amilaz düzeyleri) farklarını incelemek faydalı olacaktır.
Estimated Time:1m 30s
Question 115Question →

Bilinen karaciğer sirozu tanısı olan 55 yaşında erkek hasta, son iki gündür gelişen karın şişliğinde artış ve hafif ateş şikayetiyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenede asit ve yaygın abdominal hassasiyet saptanıyor. Parasentez analizinde asit sıvısı polimorf nüveli lökosit (PNL) sayısı 350/mm3350/mm^3 olarak hesaplanıyor. Bu hasta için en uygun ampirik tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İntravenöz sefotaksim başlanması

Answer

İntravenöz sefotaksim başlanması
Siroz hastalarında asit sıvısındaki polimorf nüveli lökosit (PNL) sayısının 250/mm3250/mm^3 ve üzerinde olması Spontan Bakteriyel Peritonit (SBP) tanısı koydurur. Bu durumda kültür sonuçları beklenmeden ampirik tedavi başlanmalıdır. Sefotaksim gibi üçüncü kuşak sefalosporinler, SBP'de en sık sorumlu olan Escherichia coli ve Klebsiella pneumoniae gibi gram negatif enterik bakterilere karşı yüksek etkinliğe sahip oldukları için ilk seçenek tedavidir.

Step-by-Step Solution

1
Asit sıvısı analiz sonuçlarının değerlendirilmesi
PNL sayısının 350/mm3350/mm^3 olduğu görülür.
Spontan bakteriyel peritonit tanısı için eşik değer 250/mm3250/mm^3 üzeridir.
2
Tanı koyulması
Spontan Bakteriyel Peritonit (SBP).
Hücre sayısı tanı kriterini karşılamaktadır.
3
Uygun antibiyotik seçimi
İntravenöz sefotaksim.
SBP'de en sık etkenler E. coli ve Klebsiella gibi enterik bakterilerdir ve üçüncü kuşak sefalosporinler bu etkenler için altın standarttır.

Key Concept

Spontan Bakteriyel Peritonit (SBP) Tanı ve Tedavisi

Hints

1
Tanı için asit sıvısındaki hücre sayımına odaklanın; PNL sayısının 250'den fazla olması enfeksiyonu gösterir.
2
SBP'de en sık görülen etkenler bağırsak kaynaklı gram negatif bakterilerdir.

Practice More

SBP tanısı alan bir hastada renal yetmezlik gelişimini (Hepatorenal Sendrom) önlemek için tedaviye hangi ilacın eklenebileceğini gözden geçirin (Albumin).
Estimated Time:1m 15s
Question 116Question →

4545 yaşında, uzun süredir alkol kullanım öyküsü ve kronik pankreatit tanısı olan erkek hasta, ani başlayan masif hematemez şikayetiyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde belirgin splenomegali saptanıyor; ancak asit, spider anjiyom veya palmar eritem gibi kronik karaciğer hastalığı bulgularına rastlanmıyor. Laboratuvar incelemesinde karaciğer enzimleri (ASTAST, ALTALT), bilirubin düzeyleri ve INRINR değeri normal sınırlarda bulunuyor. Yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde izole gastrik fundus varisleri saptanırken, özofagusta varis izlenmiyor. Bu hasta için en uygun küratif tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Splenektomi

Answer

Sol taraflı (sol segmental) portal hipertansiyona yol açan splenik ven trombozunun küratif tedavisi splenektomidir.
Vakada tanımlanan klinik tablo (pankreatit öyküsü, splenomegali, normal karaciğer fonksiyonları ve izole gastrik fundus varisleri), tipik bir 'sol taraflı portal hipertansiyon' veya 'splenik ven trombozu' tablosudur. Pankreastaki kronik inflamasyon, hemen arkasından geçen splenik venin trombozuna yol açar. Bu durumda kan, kısa gastrik venler yoluyla gastrik fundusa yönlenerek burada varislere neden olur. Karaciğer fonksiyonları normal olduğu için sistemik portal basınç normaldir ve özofagus varisi görülmez. Bu durumun definitif ve küratif tedavisi splenektomidir; çünkü dalak çıkarıldığında gastrik varisleri besleyen venöz akım kesilmiş olur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların analizi
İzole gastrik varisler + splenomegali + normal karaciğer fonksiyonları + pankreatit öyküsü.
Bu kombinasyon, sirotik olmayan, segmental bir portal hipertansiyonu işaret eder.
2
Patofizyolojik tanının konulması
Splenik Ven Trombozu (SVT).
Kronik pankreatitte inflamasyon splenik venin geçtiği trasta tromboza neden olur. Venöz dönüş kısa gastrik venler üzerinden fundusa yönlenir.
3
Tedavi seçeneğinin belirlenmesi
Splenektomi.
Tıkanıklık sadece splenik vende olduğu için dalağın çıkarılması fundustaki venöz yükü tamamen ortadan kaldırır ve hastayı kür sağlar.

Key Concept

Sol taraflı portal hipertansiyon (Splenik Ven Trombozu)
Question 117Question →

6868 yaşında erkek hasta, 22 hafta önce geçirdiği pnömoni nedeniyle 1010 gün süreli klindamisin tedavisi almıştır. Antibiyotik kullanımı bittikten 33 gün sonra başlayan, günde 8−108-10 kez olan bol sulu dışkılama, kramp tarzında karın ağrısı ve 38.8∘C38.8^\circ C ateş şikayetiyle başvuruyor. Laboratuvar incelemesinde lökosit sayısı 18.500/mm318.500/mm^3 saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Psödomembranöz enterokolit

Answer

Psödomembranöz enterokolit
Psödomembranöz enterokolit, genellikle klindamisin, sefalosporinler veya florokinolonlar gibi geniş spektrumlu antibiyotiklerin kullanımından sonra normal bağırsak florasının bozulması ve Clostridioides difficile suşlarının toksin üreterek kolona hasar vermesiyle oluşur. Hastanın ateş, lökositoz ve klindamisin sonrası ishal öyküsü bu tanı için klasiktir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın öyküsündeki anahtar bulguyu belirle.
Yakın zamanda (klindamisin gibi) geniş spektrumlu antibiyotik kullanımı saptanmıştır.
Antibiyotik kullanımı normal kolon florasını bozarak Clostridioides difficile aşırı çoğalmasına zemin hazırlar.
2
Klinik ve laboratuvar bulgularını analiz et.
Yüksek ateş (38.8∘C38.8^\circ C), bol sulu diyare ve belirgin lökositoz (18.500/mm318.500/mm^3) mevcuttur.
Bu bulgular bağırsakta toksin aracılı akut bir inflamatuar sürecin (kolit) varlığını gösterir.
3
Bulguları birleştirerek tanıya ulaş.
Antibiyotik sonrası gelişen akut inflamatuar ishal tablosu Psödomembranöz enterokoliti işaret eder.
Tıp pratiğinde bu klinik kombinasyon aksi kanıtlanana kadar C. difficile enfeksiyonu olarak kabul edilir.

Key Concept

Antibiyotik kullanımı sonrası gelişen ishal vakalarında Clostridioides difficile enfeksiyonu (Psödomembranöz enterokolit) öncelikli tanıdır.

Practice More

C. difficile tanısında kullanılan en duyarlı ve en spesifik testleri (GDH antijeni, toksin A/B, PCR) gözden geçirmeniz önerilir.
Estimated Time:45s
Question 118Question →

1616 yaşında erkek hasta, çocukluğundan beri aralıklı olarak tekrarlayan kramp tarzında karın ağrısı ve halsizlik şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde hastanın dudaklarında, ağız mukozasında ve parmak uçlarında melanin pigmentasyonuna bağlı küçük, koyu renkli lekeler (maküller) saptanıyor. Hastanın babasında da benzer cilt bulgularının olduğu ve geçmişte bağırsak düğümlenmesi (invajinasyon) nedeniyle opere olduğu öğreniliyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Peutz-Jeghers sendromu

Answer

Peutz-Jeghers sendromu, ağız çevresinde melanin pigmentasyonu ve sindirim sisteminde hamartomatöz poliplerle karakterize bir hastalıktır.
Peutz-Jeghers sendromu, dudaklarda, ağız mukozasında ve ellerde görülen karakteristik melanin pigmentasyonu ile ince bağırsak ağırlıklı olmak üzere tüm gastrointestinal kanalda görülen hamartomatöz poliplerle karakterize, otozomal dominant geçişli bir hastalıktır. Hastada görülen kramp tarzı ağrılar poliplerin neden olduğu invajinasyona bağlı olabilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları değerlendir
Dudak, ağız mukozası ve parmak uçlarındaki pigmentasyon saptandı.
Peutz-Jeghers sendromunun en karakteristik dış bulgusu bu bölgelerdeki hiperpigmente maküllerdir.
2
Aile öyküsü ve komplikasyonları analiz et
Babada benzer bulgular ve invajinasyon öyküsü mevcut.
Hastalık otozomal dominant geçişlidir ve polipler invajinasyona (bağırsak düğümlenmesi) neden olabilir.
3
Tanıyı netleştir
Peutz-Jeghers sendromu tanısına ulaşıldı.
Klinik triad (pigmentasyon, polipler ve aile öyküsü) bu tanıyı desteklemektedir.

Key Concept

Peutz-Jeghers sendromu
Estimated Time:45s
Question 119Question →

4545 yaşında kadın hasta, 1010 yıldır HBsAgHBsAg pozitifliği olduğu bilinmektedir. Yapılan rutin kontrollerinde laboratuvar bulguları aşağıdaki gibi saptanmıştır:

ParametreSonuç
HBsAgHBsAg(+)
HBeAgHBeAg(-)
Anti−HBeAnti-HBe(+)
Anti−HBc IgGAnti-HBc\ IgG(+)
Anti−HBc IgMAnti-HBc\ IgM(-)
ALTALT115 IU/L115\ IU/L (N: < 40)
ASTAST90 IU/L90\ IU/L (N: < 40)
HBV DNAHBV\ DNA2.8×105 IU/mL2.8 \times 10^5\ IU/mL
Anti−HDVAnti-HDV(-)

Karaciğer biyopsisinde orta derecede nekroinflamatuar aktivite ve evre 22 fibrozis izlenen bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: HBeAgHBeAg negatif kronik hepatit B

Answer

HBeAgHBeAg negatif kronik hepatit B
Doğru cevap olan seçenek, hastadaki HBeAgHBeAg negatifliğine rağmen devam eden viral replikasyonu (HBV DNA>2000 IU/mLHBV\ DNA > 2000\ IU/mL) ve buna eşlik eden karaciğer hasarını (ALTALT yüksekliği ve biyopsi bulguları) tam olarak açıklar. Bu durum, virüsün HBeAgHBeAg sentezleyemediği ancak replikasyon yeteneğini koruduğu mutasyonel varyantlarda görülür.

Step-by-Step Solution

1
Serolojik belirteçlerin ve sürenin değerlendirilmesi
Kronik hepatit B (1010 yıllık öykü, HBsAgHBsAg pozitif, Anti−HBc IgGAnti-HBc\ IgG pozitif).
Hastanın durumunun akut mu kronik mi olduğunu belirlemek ilk adımdır.
2
Replikasyon ve karaciğer hasarı göstergelerinin analizi
HBV DNAHBV\ DNA yüksek (2.8×105 IU/mL2.8 \times 10^5\ IU/mL) ve ALTALT yüksek (115 IU/L115\ IU/L).
Virüsün aktif olarak çoğaldığını ve karaciğerde nekroinflamasyona neden olduğunu anlamak için gereklidir.
3
HBeAg/Anti−HBeHBeAg/Anti-HBe durumunun değerlendirilmesi
HBeAgHBeAg negatif, Anti−HBeAnti-HBe pozitif saptandı.
Aktif replikasyona rağmen HBeAgHBeAg negatifliği, tipik olarak pre-core veya basal core promoter mutasyonunu gösterir.
4
Tanıların sentezlenmesi
HBeAgHBeAg negatif kronik hepatit B tanısı kesinleşti.
Tüm bulgular (negatif HBeAgHBeAg, yüksek DNADNA ve hasarlı karaciğer) bu spesifik varyantı tanımlar.

Key Concept

HBeAgHBeAg negatif kronik hepatit B (Pre-core mutant) tanısı; negatif HBeAgHBeAg, pozitif Anti−HBeAnti-HBe, 2000 IU/mL2000\ IU/mL üzerindeki HBV DNAHBV\ DNA ve yüksek ALTALT (veya histolojik hasar) kombinasyonu ile konur.

Practice More

Bu hastanın tedavisinde kullanılan ajanlar (Tenofovir, Entekavir) ve tedavi endikasyonlarını gözden geçirmek faydalı olacaktır.
Estimated Time:2m 0s
Question 120Question →

6868 yaşında erkek hasta, son 22 aydır devam eden iştahsızlık, yaklaşık 88 kg zayıflama ve son 11 haftadır fark ettiği idrar renginde koyulaşma ile göz aklarında sararma şikayetleriyle başvuruyor. Özgeçmişinde 4040 paket-yıl sigara öyküsü mevcut olan hastanın fizik muayenesinde skleralar ve cilt ikterik saptanıyor. Karın muayenesinde sağ üst kadranda ağrısız, düzgün yüzeyli, gergin ve solunumla yer değiştiren bir kitle palpe ediliyor. Laboratuvar incelemesinde total bilirubin 1414 mg/dL, direkt bilirubin 1010 mg/dL ve alkalen fosfataz (ALPALP) 650650 U/L olarak ölçülüyor. Bu hasta için en olası ön tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Pankreas başı adenokarsinomu

Answer

Klinik tablo ve fizik muayene bulguları (Courvoisier belirtisi) göz önüne alındığında en olası tanı pankreas başı adenokarsinomudur.
Hastada görülen ağrısız sarılık, belirgin kilo kaybı ve fizik muayenede saptanan ağrısız gergin safra kesesi (Courvoisier belirtisi), distal safra yollarını tıkayan bir maligniteyi işaret eder. Bu tablonun en yaygın nedeni pankreas başı adenokarsinomudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik semptomları analiz et.
İlerleyici ağrısız sarılık, belirgin kilo kaybı ve iştahsızlık saptandı.
Bu semptomlar öncelikle malign bir süreci (periampüller bölge tümörleri) düşündürür.
2
Fizik muayene bulgusunu (Courvoisier belirtisi) yorumla.
İkterik hastada sağ üst kadranda palpe edilen ağrısız, gergin safra kesesi saptandı.
Courvoisier kanununa göre, ağrısız sarılığı olan bir hastada safra kesesinin palpe edilmesi, tıkanıklığın safra taşından ziyade distal koledok düzeyinde bir tümöre bağlı olduğunu gösterir.
3
Laboratuvar bulgularını değerlendir.
Konjuge hiperbilirubinemi ve belirgin ALP yüksekliği (kolestatik patern) görüldü.
Bu bulgular safra yollarında mekanik bir obstrüksiyon olduğunu doğrular.

Key Concept

Courvoisier Belirtisi: İkterik bir hastada sağ üst kadranda ağrısız, gergin bir safra kesesinin palpe edilmesi, tıkanıklığın taş dışında bir nedene (en sık pankreas başı kanseri) bağlı olduğunu gösterir.
PreviousPage 6 / 22Next
Gastroenteroloji Practice Questions — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 6 | Examkin