Kardiyoloji

409 questions

Question 141Question

4242 yaşında erkek hasta, iş yerinde yapılan bir ölçümde kan basıncının 160/100160/100 mmHg bulunması üzerine polikliniğe başvuruyor. Poliklinikte yapılan üç farklı ölçümün ortalaması 158/102158/102 mmHg saptanıyor. Hastanın özgeçmişinde bilinen bir hastalık öyküsü bulunmuyor. Yapılan fizik muayenesi, EKG'si ve rutin biyokimyasal tetkikleri (böbrek fonksiyonları, elektrolitler, idrar analizi) tamamen normal olan bu hastada, kesin tanı koymak ve tedavi planını belirlemek için bir sonraki en uygun adım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: 2424 saatlik ambulatuvar kan basıncı monitorizasyonu (AKBM) yapmak

Answer

Kesin tanı için 24 saatlik ambulatuvar kan basıncı monitorizasyonu (AKBM) yapılmalıdır.
Güncel kardiyoloji kılavuzlarına (ESC/ESH) göre, ofis kan basıncı ölçümleri Evre 1 veya 2 olan ve klinik olarak hedef organ hasarı saptanmayan hastalarda, 'beyaz önlük hipertansiyonu'nu dışlamak ve kesin tanı koymak için ambulatuvar kan basıncı monitorizasyonu (AKBM) veya evde kan basıncı takibi yapılması önerilmektedir. Hastanın fizik muayene, EKG ve laboratuvar tetkiklerinin normal olması, acil bir ilaç tedavisi endikasyonu olmadığını ve tanının doğrulanması gerektiğini göstermektedir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik durumunu ve risk profilini değerlendir.
Hasta 4242 yaşında, düşük riskli ve hedef organ hasarı (EKG, laboratuvar normal) saptanmamış.
Tedavi aciliyetini belirlemek için hedef organ hasarı varlığı kritiktir.
2
Ofis kan basıncı değerlerini sınıflandır.
158/102158/102 mmHg değeri Evre 2 hipertansiyon ile uyumludur.
Evre 3 (180/110180/110 mmHg ve üzeri) veya hedef organ hasarı olanlarda doğrudan tedaviye başlanabilirken, diğerlerinde doğrulama gerekir.
3
Tanıyı doğrulamak için ofis dışı ölçüm planla.
AKBM veya Evde Kan Basıncı Takibi (EKBT) istenir.
Beyaz önlük hipertansiyonu riskini dışlamak ve gerçek kan basıncı yükünü anlamak için kılavuzlar ofis dışı ölçümü önermektedir.

Key Concept

Hipertansiyon tanısında ofis dışı kan basıncı ölçümlerinin (AKBM/EKBT) önemi.

Practice More

AKBM sonuçlarında gece kan basıncı düşüşünün (dipping) olmamasının kardiyovasküler risk üzerindeki etkisini inceleyiniz.
Estimated Time:1m 0s
Question 142Question

55 yaşında erkek hasta, ilerleyici nefes darlığı ve bacaklarda şişlik şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede boyun venöz dolgunluğu saptanıyor; juguler venöz nabız trasesinde belirgin vv dalgaları izlenirken, xx inişinin seçilemediği görülüyor. Oskültasyonda sternumun sol alt kenarında, inspirasyonla şiddeti artan pansistolik bir üfürüm ve sağ ventrikül kökenli S3S_3 sesi duyuluyor. Bu hasta için aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Karaciğer palpasyonunda presistolik pulsasyon saptanması beklenir.

Answer

Karaciğer palpasyonunda presistolik pulsasyon saptanması ifadesi yanlıştır çünkü triküspit yetmezliğinde sistolik pulsasyon izlenir.
Triküspit yetmezliğinde, sağ ventrikülün sistolü sırasında kanın sağ atriyuma ve geriye doğru büyük venlere kaçması sonucu karaciğerde sistol ile eş zamanlı bir pulsasyon (sistolik pulsasyon) saptanır. Presistolik pulsasyon ise atriyumun kuvvetli kasılmasına bağlı olarak (belirgin 'a' dalgası) oluşur ve tipik olarak triküspit darlığında veya ciddi sağ ventrikül hipertrofisinde izlenir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verileri analiz ederek temel patolojiyi tanımla.
İnspirasyonla artan pansistolik üfürüm (Rivero-Carvallo), juguler venöz nabızda belirgin vv dalgası ve xx inişi kaybı, hastada Triküspit Yetmezliği (TY) olduğunu gösterir.
TY'de ventrikül sistolü sırasında kanın sağ atriyuma kaçması, JVP'de xx inişini siler ve belirgin bir sistolik vv dalgası oluşturur.
2
Karaciğer pulsasyonunun mekanizmasını TY bağlamında değerlendir.
TY'deki dev vv dalgası (sistolik dalga) karaciğere iletilir ve sistolik pulsasyona yol açar.
Karaciğer pulsasyonunun zamanlaması, JVP'deki baskın dalganın zamanlamasına paraleldir.
3
Presistolik pulsasyonun klinik önemini hatırla.
Presistolik pulsasyon, belirgin 'a' dalgası varlığında (Triküspit darlığı veya ciddi Pulmoner HT) görülür.
Atriyum kasılması diyastolün sonunda (presistol) gerçekleştiği için bu evredeki pulsasyon 'a' dalgası kökenlidir.

Key Concept

Triküspit yetmezliğinde fizik muayenede sistolik bulgular (Rivero-Carvallo, sistolik karaciğer pulsasyonu, vv dalgası) ön plandadır.

Practice More

Triküspit darlığı ile triküspit yetmezliğindeki juguler nabız trasesi farklarını (belirgin 'a' dalgası vs belirgin 'v' dalgası) karşılaştırınız.
Estimated Time:1m 30s
Question 143Question

Acil servise 22 saat önce başlayan, istirahatte geçmeyen ve sol kola yayılan şiddetli retrosternal baskı tarzında göğüs ağrısı ile başvuran 5454 yaşındaki erkek hastanın özgeçmişinde sigara kullanımı ve hipertansiyon mevcuttur. Yapılan fizik muayenede kan basıncı 140/85140/85 mmHg, nabız 9292/dakika ve akciğer oskültasyonu normal olarak değerlendirilmiştir. Çekilen 1212 derivasyonlu elektrokardiyogramda (EKG) V1,V2V_1, V_2 ve V3V_3 derivasyonlarında 22 mm ST segment depresyonu, V2V_2 derivasyonunda uzun R dalgası (R/S>1R/S > 1) ve dik T dalgaları saptanmıştır. Bu tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Posterior miyokard enfarktüsü

Answer

Posterior miyokard enfarktüsü
Posterior miyokard enfarktüsü, kalbin arka duvarının tutulduğu bir STEMI tablosudur. Standart 1212 derivasyonlu EKG'de bu bölgeyi doğrudan gören derivasyon yoktur. Bu nedenle, posterior duvarın ST elevasyonu, tam karşıdaki anterior derivasyonlarda (V1V3V_1-V_3) ST segment depresyonu, uzun R dalgası ve dik T dalgaları şeklinde bir 'ayna görüntüsü' (resiprok değişiklik) oluşturur. Bu bulgular klinik olarak STEMI kabul edilir ve primer perkütan koroner girişim endikasyonudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik semptomların ve risk faktörlerinin değerlendirilmesi
Hastada tipik iskemik göğüs ağrısı ve kardiyovasküler risk faktörleri (sigara, HT) mevcuttur, bu da akut koroner sendrom ön tanısını destekler.
Tanısal süreci başlatmak için hastanın risk profilini belirlemek gerekir.
2
EKG bulgularının analizi
V1-V3 derivasyonlarında ST depresyonu, baskın R dalgası ve dik T dalgaları saptanmıştır.
Bu patern, standart derivasyonlarda görülmeyen posterior duvar ST elevasyonunun prekordial derivasyonlardaki yansımasıdır.
3
Ayırıcı tanı ve konfirmasyon
V1-V3'teki bu değişikliklerin posterior MI (STEMI eşdeğeri) olduğu belirlenmiştir. Gerekirse V7-V9 derivasyonları çekilerek ST elevasyonu doğrulanabilir.
Posterior MI, rutin EKG'de ST elevasyonu yerine depresyonla başvuran ve acil reperfüzyon gerektiren kritik bir durumdur.

Key Concept

Posterior duvar miyokard enfarktüsü (STEMI eşdeğeri) EKG bulguları
Estimated Time:1m 30s
Question 144Question

4242 yaşında erkek hasta, son iki haftadır eforla artan nefes darlığı ve geceleri düz yatamama şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Özgeçmişinde üç yıl önce geçirilmiş viral miyokardit öyküsü bulunan hastanın fizik muayenesinde kan basıncı 105/70105/70 mmHg, nabız 9292/dk ve ritmik bulunuyor. Oskültasyonda apeksde S3S3 ve akciğer bazallerinde krepitan raller duyuluyor. Ekokardiyografide sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (LVEF) %35\%35 olarak ölçülüyor. Bu hastanın tedavisinde, semptomatik iyileşmenin yanı sıra uzun dönem sağkalımı artırdığı (mortaliteyi azalttığı) kanıtlanmış ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ramipril

Answer

Ramipril
Düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliği (HFrEF) tedavisinde nörohormonal blokaj sağlayan ajanların mortaliteyi azalttığı kesin olarak kanıtlanmıştır. Bu ajanlar; ACE inhibitörleri (veya ARB/ARNI), Beta blokerler (metoprolol süksinat, karvedilol, bisoprolol), Mineralokortikoid Reseptör Antagonistleri (MRA) ve SGLT2 inhibitörleridir. Seçenekler arasında Ramipril bir ACE inhibitörüdür ve bu hasta grubunda hem semptomları iyileştirir hem de sağkalımı uzatır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik tablosunu tanımla
Hasta; efor dispnesi, ortopne, S3, raller ve düşük LVEF (%35) ile Düşük Ejeksiyon Fraksiyonlu Kalp Yetersizliği (HFrEF) tablosundadır.
Tanı, tedavi seçimini belirleyen ilk basamaktır.
2
İlaçların mortalite (sağkalım) üzerindeki etkilerini değerlendir
Furosemid ve Digoksin semptomları iyileştirir ancak mortaliteyi azaltmaz. Dobutamin uzun dönemde mortaliteyi artırır. Ramipril (ACE inhibitörü) ise mortaliteyi azalttığı kanıtlanmış temel taşlardan biridir.
Kalp yetersizliği tedavisinin temel amacı semptomları gidermek ve sağkalımı uzatmaktır.

Key Concept

HFrEF Tedavisinde Mortalite Azaltan İlaçlar

Hints

1
Kalp yetersizliği tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar hastayı 'daha iyi hissettirir' (semptomatik), bazıları ise hastanın 'daha uzun yaşamasını' sağlar (mortalite avantajı). Soru ikinci grubu soruyor.
2
Ödemi çözen ilaçlar (diüretikler) hastayı rahatlatır ama hastalığın ilerleyişini durdurmaz. Renin-Anjiyotensin-Aldosteron sistemini bloke eden ilaçları düşünün.
3
Sonu '-pril' ile biten ilaç grubu, kalp yetersizliğinde nörohormonal blokaj yaparak kalbin yeniden şekillenmesini (remodeling) önler ve ömrü uzatır.

Practice More

Beta blokerlerin kalp yetersizliğinde sağkalım üzerine etkisini ve kontrendikasyonlarını araştırın.
Estimated Time:1m 0s
Question 145Question

5454 yaşında erkek hasta, son 22 aydır yokuş çıkarken ortaya çıkan ve dinlenmekle 55 dakikada geçen baskı tarzında göğüs ağrısı şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Özgeçmişinde tip 22 diyabet ve hiperlipidemi öyküsü mevcuttur. Fizik muayenesinde kan basıncı 135/85135/85 mmHg, nabız 7272/dakika ritmik saptanıyor. İstirahat elektrokardiyografisinde (EKG) sol dal bloğu (LBBB) izleniyor. Bu hasta için koroner arter hastalığı tanısını kesinleştirmek amacıyla yapılması en uygun non-invaziv test aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Adenozin ile miyokard perfüzyon sintigrafisi

Answer

Adenozin ile miyokard perfüzyon sintigrafisi, sol dal bloğu olan hastalarda koroner arter hastalığı tanısı için en uygun non-invaziv yaklaşımdır.
Sol dal bloğu (LBBB) olan hastalarda istirahat EKG'sinde sekonder ST-T değişiklikleri olduğu için eforlu treadmill testi yorumlanamaz. Ayrıca bu hastalarda egzersizle kalp hızının artması, interventriküler septumda perfüzyonun asenkron hale gelmesine ve sintigrafide yalancı pozitif sonuçlara neden olur. Bu nedenle taşikardiye yol açmayan adenozin gibi farmakolojik ajanlarla yapılan sintigrafi en güvenilir yöntemdir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik tablosunu değerlendir.
Eforla gelen ve dinlenmekle geçen ağrı tipi, hastayı 'Kararlı Angina Pektoris' (Kronik Koroner Sendrom) grubuna sokar.
Tanısal test seçimi öncesi olasılık ve semptom analizi gereklidir.
2
İstirahat EKG'sindeki anormalliği test seçimiyle ilişkilendir.
Sol dal bloğu (LBBB), eforlu treadmill testinde iskemik ST-T değişikliklerinin yorumlanmasını engeller.
EKG'de bazal iletim bozukluğu olması testi non-diagnostik kılar.
3
LBBB varlığında sintigrafi yöntemini belirle.
Eforlu sintigrafi yerine farmakolojik stres (adenozin/dipiridamol) tercih edilmelidir.
Eforla artan kalp hızı, LBBB'de septumun doluş zamanını bozarak gerçek bir darlık olmasa bile septumda düşük tutulum (yalancı pozitiflik) gösterir.

Key Concept

Sol dal bloğu (LBBB) varlığında koroner arter hastalığı tanısı için eforlu testler yerine farmakolojik stresli görüntüleme yöntemleri tercih edilmelidir.
Estimated Time:1m 30s
Question 146Question

2222 yaşındaki erkek hasta, basketbol oynarken gelişen bayılma (senkop) şikayetiyle acil servise başvuruyor. Özgeçmişinde abisinin 1919 yaşında basketbol sahasında aniden hayatını kaybettiği öğreniliyor. Yapılan fizik muayenesinde sol sternal kenarda Valsalva manevrası ile şiddeti artan 3/63/6 şiddetinde sistolik ejeksiyon üfürümü duyuluyor. Ekokardiyografide asimetrik septal hipertrofi saptanıyor ve interventriküler septum kalınlığı 3232 mm ölçülüyor.

Bu hasta için ani kardiyak ölümü (AKÖ) önlemede en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İmplante edilebilir kardiyoverter defibrilatör (ICD) takılması

Answer

Yüksek riskli hipertrofik kardiyomiyopati hastalarında ani kardiyak ölümü önlemek için en uygun yaklaşım ICD takılmasıdır.
Hipertrofik kardiyomiyopatide (HKM) ani kardiyak ölüm (AKÖ) için belirlenen majör risk faktörleri şunlardır: Birinci derece akrabada genç yaşta AKÖ öyküsü, açıklanamayan senkop atakları, ekokardiyografide septum kalınlığının 30\geq 30 mm olması (masif hipertrofi), Holter'de saptanan nonsustained ventriküler taşikardi (NSVT) ve egzersize anormal kan basıncı yanıtı. Bu vakada hastada aile öyküsü, senkop ve masif hipertrofi (3232 mm) mevcuttur. Bu kriterleri taşıyan hastalarda primer koruma amacıyla ICD (İmplante Edilebilir Kardiyoverter Defibrilatör) takılması en doğru yaklaşımdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Genç hasta, egzersizle ilişkili senkop, ailede ani ölüm öyküsü ve Valsalva ile artan üfürüm; Hipertrofik Kardiyomiyopati (HKM) tanısını düşündürür.
HKM'de üfürüm, Valsalva (venöz dönüşün azalması) ile sol ventrikül hacmi azaldığı için artar.
2
Ekokardiyografi bulgularını ve risk faktörlerini değerlendir
Septum kalınlığının 3030 mm'den fazla olması (3232 mm) masif hipertrofidir ve başlı başına yüksek risk faktörüdür.
HKM'de ani kardiyak ölüm (AKÖ) riskini belirlemek tedavi stratejisini belirler.
3
Yönetim planını belirle
Hastada aile öyküsü, açıklanamayan senkop ve masif hipertrofi gibi majör risk faktörleri olduğu için primer korumada ICD endikedir.
ICD, HKM hastalarında ventriküler aritmilere bağlı ani ölümleri önleyen tek kanıtlanmış yöntemdir.

Key Concept

Hipertrofik Kardiyomiyopatide Ani Kardiyak Ölüm Risk Faktörleri ve ICD Endikasyonları

Practice More

Hipertrofik kardiyomiyopatili bir hastada nitrat kullanımı veya dehidratasyonun üfürüm şiddetini nasıl etkileyeceğini gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 147Question

24 yaşında kadın hasta, son zamanlarda artan çarpıntı şikayeti ile polikliniğe başvuruyor. Özgeçmişinde özellik saptanmıyor. Fizik muayenede kan basıncı 110/70 mmHg, nabız 84/dk ve düzenli olarak ölçülüyor. Kardiyak oskültasyonda apekste midsistolik bir klik sesi ve bunu takip eden geç sistolik bir üfürüm duyuluyor.

Bu hastada, venöz dönüşü azaltan (valsalva manevrası gibi) bir işlem sırasında oskültasyon bulgularında aşağıdaki değişikliklerden hangisinin gerçekleşmesi beklenir?

Show answer & explanation

Answer: Klik sesi S1'e yaklaşır (erken gelir) ve üfürümün süresi uzar

Answer

Klik sesinin birinci kalp sesine (S1) yaklaşması ve üfürüm süresinin uzaması
Hastanın bulguları (midsistolik klik, geç sistolik üfürüm) Mitral Kapak Prolapsusu (MVP) ile uyumludur. MVP'de oskültasyon bulguları sol ventrikül hacmine göre dinamik değişiklik gösterir. Valsalva manevrası veya ayağa kalkma gibi venöz dönüşü (preload) ve sol ventrikül hacmini azaltan durumlarda, mitral kapak yaprakçıklarının (leafletlerinin) üst üste binme payı azalır ve sistol sırasında sol atriyuma daha erken prolabe olurlar. Bu erken prolapsus, 'klik' sesinin sistolün daha erken döneminde (S1'e yakın) duyulmasına neden olur. Prolapsus erken başladığı için yetmezlik üfürümü de daha erken başlar ve süresi uzar (bazen tüm sistole yayılabilir).

Step-by-Step Solution

1
Tanıyı Belirle
Mitral Kapak Prolapsusu (MVP)
Genç hasta, apekste midsistolik klik ve geç sistolik üfürüm MVP için tipiktir.
2
Manevranın Etkisini Analiz Et
Sol ventrikül hacminde azalma
Valsalva manevrası (ıkınma fazı) venöz dönüşü azaltarak sol ventrikül diyastolik doluşunu ve hacmini düşürür.
3
Mekanik Sonucu Değerlendir
Erken prolapsus
Küçük sol ventrikül hacminde, mitral kapak yaprakçıkları ventrikül içine daha erken sarkar (prolabe olur).
4
Oskültasyon Değişikliğini Belirle
Klik S1'e yaklaşır, üfürüm uzar
Prolapsus erken olunca klik sesi sistolün erken evresine kayar (S1'e yaklaşır) ve yetmezlik daha erken başlayıp daha uzun sürer.

Key Concept

MVP Dinamik Oskültasyon

Hints

1
Bu hastadaki 'klik' sesi Mitral Kapak Prolapsusu (MVP) tanısını düşündürür.
2
Valsalva manevrası kalbe dönen kan miktarını (preload) azaltır.
3
Kalp küçüldüğünde (hacim azaldığında), kapakların geriye kaçması (prolapsus) daha kolay ve daha erken olur.

Practice More

Hipertrofik Obstrüktif Kardiyomiyopati (HOCM) üfürümünün valsalva ile değişimi nasıldır?
Estimated Time:1m 30s
Question 148Question

Eforla gelen göğüs ağrısı ve çabuk yorulma şikayetleri olan 6868 yaşındaki kadın hastanın fizik muayenesinde kan basıncı 105/80105/80 mmHg, nabız 68/dk68/dk ve düşük hacimli (pulsuspulsus parvusparvus etet tardustardus) olarak saptanıyor. Oskültasyonda aort odağında 3/63/6 şiddetinde kreşendo-dekreşendo karakterde sistolik bir üfürüm duyuluyor. Bu hastada saptanan aort darlığının şiddetli (ciddi) olduğunu aşağıdakilerden hangisi en güçlü şekilde destekler?

Show answer & explanation

Answer: Sistolik üfürümün geç sistolik dönemde zirve yapması

Answer

Sistolik üfürümün geç sistolik dönemde zirve yapması (geç peak yapması) aort darlığının şiddetli olduğunu gösteren en önemli fizik muayene bulgularından biridir.
Şiddetli aort darlığında, sol ventrikülün yüksek basınca karşı kanı aortaya pompalama süresi uzar. Bu durum, sistolik ejeksiyon üfürümünün en yüksek şiddetine (zirve/pik) sistolün ortasından ziyade sonuna doğru ulaşmasına neden olur. Hafif darlıklarda ise pik daha erkendir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik ve fizik muayene bulgularını değerlendir
Düşük nabız basıncı, düşük hacimli nabız (pulsuspulsus parvusparvus etet tardustardus) ve aortik ejeksiyon üfürümü varlığı Aort Darlığı tanısını koydurur.
Tanı konulduktan sonra darlığın şiddetini gösteren fizik muayene parametrelerine odaklanılmalıdır.
2
Üfürümün zamanlamasını analiz et
Darlık arttıkça sol ventrikül içi basınç yükselir ve ejeksiyon süresi uzar. Bu durum üfürümün en şiddetli olduğu noktanın (peakpeak) sistolün sonuna doğru kaymasına neden olur.
Geç pik yapan üfürüm, ciddi aort darlığının klasik bir oskültasyon bulgusudur.

Key Concept

Aort darlığında ciddiyet kriterleri: Geç pik yapan sistolik üfürüm, S2'nin yumuşaması veya paradoksal çiftleşmesi, pulsus parvus et tardus.
Question 149Question

Aniden başlayan şiddetli çarpıntı ve göz kararması şikayetiyle acil servise getirilen 4242 yaşında erkek hastanın yapılan fizik muayenesinde kan basıncı 75/4575/45 mmHgmmHg, solunumu yüzeysel saptanıyor; hasta konfüze görünümdedir ve ekstremiteleri soğuktur. EKG incelemesinde dar QRS kompleksli, düzenli bir taşikardi izleniyor ve R-R mesafesi 7,57,5 küçük kare olarak hesaplanıyor. Bu hasta için en uygun ilk basamak tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Acil senkronize elektrikli kardiyoversiyon

Answer

Acil senkronize elektrikli kardiyoversiyon uygulanması en uygun yaklaşımdır.
Acil senkronize elektrikli kardiyoversiyon seçeneği doğrudur çünkü hastada taşikardiye eşlik eden hipotansiyon (75/4575/45 mmHgmmHg) ve konfüzyon gibi anstabilite kriterleri bulunmaktadır. Bu durumda dar kompleksli düzenli taşikardinin (SVT) yönetimi doğrudan elektriksel müdahaledir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın kalp hızını EKG üzerinden hesapla.
R-R mesafesi 7,57,5 küçük kare olduğu için hız 1500/7,5=200/dk1500 / 7,5 = 200/dk olarak bulunur.
Taşikardinin ciddiyetini belirlemek için net hıza ihtiyaç vardır.
2
Hastanın hemodinamik stabilitesini değerlendir.
Kan basıncı 75/4575/45 mmHgmmHg (hipotansiyon) ve konfüzyon/soğuk terleme mevcut; hasta anstabl kabul edilir.
Tedavi algoritması hastanın stabil olup olmamasına göre değişir.
3
Nabızlı anstabl taşikardi algoritmasına göre tedavi belirle.
Senkronize kardiyoversiyon kararı verilir.
Anstabl taşikardilerde ilaçlar etkisini gösterene kadar geçecek süre hastanın yaşamını tehdit eder; bu nedenle acil elektriksel tedavi uygulanmalıdır.

Key Concept

Nabızlı anstabl taşikardilerde (dar veya geniş kompleks fark etmeksizin) ilk basamak tedavi her zaman senkronize kardiyoversiyondur.

Practice More

Hastanın kardiyoversiyon sonrası EKG'sinde delta dalgası görülmesi durumunda Wolff-Parkinson-White (WPW) sendromu ve pre-eksitasyon varlığını değerlendiriniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 150Question

Otuz sekiz yaşında kadın hasta, on beş dakika önce aniden başlayan çarpıntı, baş dönmesi ve fenalık hissi ile acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 85/5585/55 mmHgmmHg, kalp hızı 200/dk200/dk ve solunum sayısı 22/dk22/dk olarak saptanıyor. Çekilen elektrokardiyogramda (EKG) ardışık iki RR dalgası arasında 1.51.5 adet büyük kare olduğu, QRSQRS süresinin 0.080.08 saniye olduğu ve PP dalgalarının seçilemediği görülüyor. Bu hasta için en uygun ilk yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Elektriksel senkronize kardiyoversiyon

Answer

Hemodinamik olarak anstabil olan dar kompleks taşikardi tablosundaki bu hastada en uygun yaklaşım elektriksel senkronize kardiyoversiyondur.
Hastanın kan basıncının düşük olması (85/5585/55 mmHgmmHg) ve serebral perfüzyon bozukluğunu düşündüren baş dönmesi bulgusunun varlığı taşikardinin anstabil olduğunu gösterir. Nabızlı anstabil taşikardi vakalarında dar veya geniş kompleks ayrımı yapılmaksızın acil elektriksel senkronize kardiyoversiyon uygulanması hayat kurtarıcıdır.

Step-by-Step Solution

1
EKG Analizi
300/1.5=200/dk300 / 1.5 = 200/dk hızında, dar QRSQRS (<0.12<0.12 sn) ve düzenli bir ritim saptandı.
Ritim dar kompleks supraventriküler taşikardi (SVT) ile uyumludur.
2
Hemodinamik Stabilite Değerlendirmesi
Kan basıncının 85/5585/55 mmHgmmHg (hipotansiyon) olması ve eşlik eden baş dönmesi saptandı.
Taşikardiye bağlı perfüzyon bozukluğu bulguları hastanın 'anstabil' olduğunu gösterir.
3
Tedavi Kararı
Senkronize DC kardiyoversiyon planlandı.
Kılavuzlara göre anstabil taşikardilerde (dar veya geniş kompleks) ilk basamak tedavi elektriksel kardiyoversiyondur.

Key Concept

Anstabil taşikardilerde (hipotansiyon, şok bulguları, iskemik göğüs ağrısı veya akut kalp yetersizliği varlığında) ritmin tipine bakılmaksızın (nabız varsa) ilk seçenek senkronize kardiyoversiyondur.
Estimated Time:1m 30s
Question 151Question

Maksimum tolere edilebilen dozlarda dörtlü standart medikal tedavi (sakubitril/valsartan, metoprolol süksinat, spironolakton ve dapagliflozin) alan 64 yaşındaki erkek hasta, devam eden efor dispnesi (NYHA Sınıf III) nedeniyle değerlendirilmektedir. Hastanın yapılan fizik muayenesinde kan basıncı 105/65 mmHg, kalp hızı 58/dakika ve ritmik saptanmıştır. İstirahat EKG incelemesinde sinüs ritmi, sol dal bloğu (LBBB) morfolojisi ve QRS süresi 152 msn olarak ölçülmüştür. Transtorasik ekokardiyografide sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (LVEF) %25'tir. Bu hastada mortaliteyi azaltmak ve semptomları iyileştirmek amacıyla atılması gereken en uygun sonraki adım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kardiyak Resenkronizasyon Tedavisi (CRT-D) uygulanması

Answer

Mortalite ve morbiditeyi azaltmak için Kardiyak Resenkronizasyon Tedavisi (CRT-D) uygulanmalıdır.
Bu hasta, güncel kılavuzlara göre Kardiyak Resenkronizasyon Tedavisi (CRT) için ideal bir adaydır (Sınıf I, Kanıt Düzeyi A). CRT endikasyonu için temel kriterler şunlardır: 1) Optimal medikal tedaviye rağmen semptomatik (NYHA II-IV) olma, 2) LVEF ≤%35, 3) Sinüs ritmi, 4) QRS süresinin uzamış olması (özellikle LBBB morfolojisi ve QRS ≥150 msn en çok fayda gören gruptur). Hasta bu kriterlerin tamamını karşılamaktadır. CRT, bu hasta grubunda hem semptomları iyileştirir hem de mortaliteyi azaltır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın mevcut tedavi durumunu ve semptomlarını değerlendir
Hasta optimal medikal tedaviye (OMT) rağmen semptomatik (NYHA III).
OMT altında düzelmeyen hastalarda cihaz tedavisi veya ileri tedavi seçenekleri düşünülmelidir.
2
EKG ve Ekokardiyografi bulgularını kılavuz kriterleriyle karşılaştır
LVEF %25 (≤%35), Sinüs ritmi, LBBB morfolojisi ve QRS 152 msn (≥150 msn).
Bu kriterler, dissenkroniyi düzeltmek için CRT endikasyonunun en güçlü olduğu grubu (Sınıf IA) tanımlar.
3
Alternatif seçenekleri dışla
Kalp hızı 58/dk olduğu için ivabradin verilemez; sadece ICD dissenkroniyi düzeltmez.
En uygun tedavi, hem ani ölümü önleyen (defibrilatör) hem de ventriküler senkronizasyonu sağlayan CRT-D cihazıdır.

Key Concept

Kalp yetersizliğinde cihaz tedavisi (CRT) endikasyonları: Optimal medikal tedaviye rağmen LVEF ≤%35, semptomatik, sinüs ritminde ve QRS süresi geniş (özellikle LBBB ≥150 msn) olan hastalarda CRT mortaliteyi azaltan temel tedavidir.

Hints

1
Hastanın EKG bulgularına (QRS süresi ve morfolojisi) dikkat edin; elektriksel bir gecikme var mı?
2
İlaç tedavisi zaten maksimum düzeyde. Artık elektriksel veya girişimsel bir tedavi düşünmelisiniz. Kalp hızının düşük olması (58/dk) hangi ilaçları eler?
3
LVEF ≤%35, LBBB ve QRS ≥150 msn kombinasyonu, kalbin iki karıncığının uyumsuz kasıldığını (dissenkroni) gösterir. Bunu düzelten cihaz hangisidir?

Practice More

QRS süresi 110 msn ve LBBB olmayan bir hastada aynı klinik tablo olsaydı yaklaşım nasıl değişirdi?
Question 152Question

6868 yaşında erkek hasta, geçirilmiş inferior miyokard enfarktüsü sonrası 44. günde ani gelişen şiddetli nefes darlığı ve terleme şikayeti ile acil servise getiriliyor. Fizik muayenede kan basıncı 85/5085/50 mmHg, nabız 115115/dakika saptanıyor. Dinlemekle akciğer bazallerinden skapula ortasına kadar yaygın yaş raller duyuluyor. Kardiyak oskültasyonda apekste 2/62/6 şiddetinde, erken sistolik karakterde yumuşak bir üfürüm saptanıyor. Bu hastadaki klinik tablo ve olası tanısı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Telekardiyografide kardiyotorasik oranda belirgin artış ve sol atriyumda dilatasyon saptanması tanıyı destekleyen temel bulgulardır.

Answer

Telekardiyografide kardiyotorasik oranda belirgin artış ve sol atriyumda dilatasyon saptanması ifadesi yanlıştır; çünkü akut mitral yetmezliğinde kalp boşluklarının genişlemesi için yeterli süre geçmemiştir.
Akut mitral yetmezliğinde (örneğin papiller kas rüptürü sonrası), sol atriyum ve sol ventrikül henüz dilatasyona uğramamıştır. Bu nedenle telekardiyografide kardiyomegali veya sol atriyum genişlemesi görülmez; bunun yerine akciğer ödemine ait vasküler konjesyon bulguları baskındır. Dilatasyon ve kardiyomegali bulguları kronik, kompanse mitral yetmezliğinin karakteristik özellikleridir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz etme
MI sonrası 4. günde ani nefes darlığı ve yeni üfürüm saptanması.
Miyokard enfarktüsü sonrası mekanik komplikasyonlar (papiller kas rüptürü vb.) bu dönemde sıktır.
2
Üfürüm karakterini değerlendirme
Apekste erken sistolik, yumuşak bir üfürüm.
Akut mitral yetmezliğinde sol atriyum basıncının hızla yükselmesi gradyanı azalttığı için üfürüm holosistolik değil, erken sistoliktir.
3
Akut ve kronik kapak hastalıklarını ayırt etme
Akut tabloda kalp normal boyuttadır, kronik tabloda ise dilate ve hipertrofiktir.
Kardiyak yeniden şekillenme (remodeling) için zaman gereklidir, bu yüzden akut pulmoner ödemde kalp gölgesi normal olabilir.

Key Concept

Akut Mitral Yetmezliği Patofizyolojisi ve Radyolojisi
Estimated Time:2m 0s
Question 153Question

54 yaşında kadın hasta, meme kanseri nedeniyle 5 yıl önce radyoterapi öyküsü mevcut. Son 2 haftadır artan nefes darlığı, ortopne ve bacaklarda ödem şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 90/6090/60 mmHgmmHg, kalp hızı 110/dk110/dk, juguler venöz dolgunluk saptanıyor; kalp sesleri derinden geliyor ve inspiryumda sistolik kan basıncında 1818 mmHgmmHg düşüş (pulsus paradoksus) izleniyor. EKG'de yaygın ST segment yükselmesi ve PR segment depresyonu izlenmesi üzerine perikardit ve masif efüzyon ön tanısıyla perikardiyosentez uygulanıyor. İşlem sırasında 500500 mlml serosanjinöz sıvı boşaltılıyor. İşlem sonrası perikard içi basınç 1818 mmHgmmHg'den 22 mmHgmmHg'ye düşmesine rağmen, sağ atriyum basıncının 1616 mmHgmmHg düzeyinde yüksek seyretmeye devam ettiği ve venöz traselerde belirgin bir "yy" inişi (dip ve plato paterni) oluştuğu gözleniyor. Bu klinik ve hemodinamik tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Efüzif-konstrüktif perikardit

Answer

Efüzif-konstrüktif perikardit, hem perikardiyal efüzyon (tamponad komponenti) hem de visseral perikard kalınlaşmasının (konstrüksiyon komponenti) aynı anda bulunduğu özel bir tablodur.
Efüzif-konstrüktif perikardit, radyoterapi veya malignite gibi durumlarda sık görülür. Perikardiyosentez sonrası perikard içi basıncın düşmesine rağmen sağ atriyum basıncının yüksek kalması ve traselerde derin 'yy' inişinin ortaya çıkması patognomoniktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Hipotansiyon, JVD ve derinden gelen kalp sesleri (Beck triadı) ile pulsus paradoksus varlığı kardiyak tamponadı gösterir.
Masif efüzyonun hemodinamik etkisini belirlemek.
2
Perikardiyosentez yanıtını değerlendir
Perikard içi basınç düşmesine (18218 \rightarrow 2 mmHgmmHg) rağmen sağ atriyum basıncı (1616 mmHgmmHg) yüksek kalmıştır.
İzole tamponadda basınçların eşitlenip düşmesi beklenirken, burada altta yatan bir konstrüksiyon olduğunu kanıtlar.
3
Venöz traseleri yorumla
Tamponadda belirgin olmayan 'yy' inişi, sıvı boşaltıldıktan sonra belirginleşerek 'dip ve plato' (karekök işareti) görünümü almıştır.
Bu geçiş, tamponadın baskıladığı konstrüktif fizyolojinin sıvı boşaltılınca açığa çıkmasıdır.

Key Concept

Efüzif-konstrüktif perikarditte perikardiyosentez tamponadı çözer ancak konstrüksiyonu çözmez; tanı hemodinamik olarak basınçların normalleşmemesiyle konur.
Estimated Time:2m 30s
Question 154Question

68 yaşında erkek hasta, 30 dakikadır devam eden şiddetli çarpıntı ve göğüs ağrısı şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Hastanın bilinen iskemik kalp hastalığı öyküsü olduğu öğreniliyor. Fizik muayenede hasta huzursuz, cilt soğuk ve nemli olarak değerlendiriliyor. Vital bulgularında kan basıncı 85/50 mmHg, kalp tepe atımı 170/dk ve solunum sayısı 24/dk olarak ölçülüyor. Çekilen 12 derivasyonlu EKG'de düzenli ritimli ve geniş QRS kompleksli (140 msn) taşikardi izleniyor. Bu hastada öncelikle uygulanması gereken tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Senkronize elektriksel kardiyoversiyon

Answer

Hemodinamik instabilite bulguları olan geniş QRS taşikardili hastada doğru tedavi senkronize elektriksel kardiyoversiyondur.
Hastada hipotansiyon, şok bulguları ve göğüs ağrısı olması hemodinamik instabiliteyi gösterir. İleri Kardiyak Yaşam Desteği (İKYD) kılavuzlarına göre, nabız alınan ancak anstabil olan tüm taşikardilerde (QRS genişliğinden bağımsız olarak) ilk tercih edilen tedavi senkronize elektriksel kardiyoversiyondur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik durumunu ve vital bulgularını değerlendir.
Kan basıncı 85/50 mmHg (hipotansiyon), göğüs ağrısı ve soğuk/nemli cilt (şok bulguları) mevcut.
Taşikardik hastada tedavi algoritmasını belirleyen ana faktör hemodinamik stabilitedir.
2
EKG ritmini tanımla.
Düzenli ve geniş QRS kompleksli taşikardi (Ventriküler Taşikardi lehine).
Ritmin türü ve QRS genişliği ayırıcı tanıda önemlidir, ancak anstabil hastada öncelik ritmin adından ziyade hemodinamik yanıttır.
3
Stabiliteye göre tedavi seçimi yap.
Nabız var ancak hasta anstabil olduğu için elektriksel tedavi gereklidir.
Anstabil taşikardilerde ilaç tedavisi ile zaman kaybedilmez, derhal elektriksel kardiyoversiyon uygulanır.

Key Concept

Geniş QRS Taşikardi Yönetimi

Hints

1
Hastanın kan basıncı ve klinik durumu hemodinamik stabilite açısından ne ifade ediyor?
2
Hipotansiyon ve şok bulguları olan taşikardik hastalarda ilaç tedavisi ile zaman kaybedilmemelidir.
3
Nabız var ancak hasta anstabil ise, tedavi elektriksel olmalıdır ancak 'asenkron' değil.

Practice More

Nabızsız VT ve VF yönetim algoritmasını gözden geçiriniz.
Estimated Time:1m 0s
Question 155Question

Akut perikardit ön tanısıyla asetilsalisilik asit ve kolşisin tedavisi başlanan bir hastada, izlemde ani gelişen hipotansiyon, taşikardi ve kalp seslerinde derinden gelme saptanmıştır. Yapılan fizik muayenede inspiryumda sistolik kan basıncının 1515 mmHgmmHg düştüğü (pulsuspulsus paradoksusparadoksus) belirlenmiştir. Bu hastanın juguler venöz traseleri ve hemodinamik özellikleri değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisinin saptanması en olasıdır?

Show answer & explanation

Answer: Belirgin 'x' inişi ve silik/kaybolmuş 'y' inişi

Answer

Kardiyak tamponad tablosundaki bir hastada juguler venöz traselerde belirgin 'x' inişi ve silik veya kaybolmuş 'y' inişi saptanması beklenir.
Kardiyak tamponadda, perikard boşluğundaki sıvı basıncı diyastol boyunca kalp boşluklarının doluşuna karşı direnç oluşturur. Atriyal gevşeme ve ventriküler sistol sırasında perikardiyal basınç geçici olarak azaldığı için 'x' inişi korunur veya belirginleşir. Ancak diyastolün hemen başında, ventrikül doluşu yüksek perikardiyal basınç nedeniyle hızla kısıtlandığı için juguler venöz traselerdeki 'y' inişi silikleşir veya tamamen kaybolur. Bu durum tamponadı, hem 'x' hem de derin 'y' inişinin görüldüğü konstriktif perikarditten ayıran temel hemodinamik özelliktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik durumun tanımlanması
Akut perikardit zemininde gelişen hipotansiyon, taşikardi, derinden gelen kalp sesleri ve pulsus paradoksus varlığı, kardiyak tamponad gelişimini gösterir.
Hastanın başlangıç tanısı ve yeni gelişen Beck triadı bulguları tamponadı işaret eder.
2
Hemodinamik traselerin analizi
Kardiyak tamponadda perikardiyal basınç ventrikül doluşunu tüm diyastol boyunca kısıtlar.
Yüksek perikardiyal basınç nedeniyle ventrikülün erken diyastoldeki hızlı doluşu engellenir, bu da JVP traselerindeki 'y' inişinin silikleşmesine neden olur.
3
Ayırıcı tanı yapılması
Konstriktif perikardit (Kussmaul ve belirgin 'y' inişi), MI (Q dalgası, resiprokal ST) ve diseksiyon (ağrı karakteri, tansiyon farkı) elenir.
Tamponadın spesifik venöz nabız traseleri ve ayırıcı tanıdaki klinik ipuçları doğru yanıtı belirler.

Key Concept

Kardiyak tamponadda juguler venöz traseler ve konstriktif perikardit ile ayrımı.

Practice More

Konstriktif perikardit ve restriktif kardiyomiyopati arasındaki ayırıcı tanıda kullanılan ekokardiyografik bulguları (mitral akım hızı varyasyonları) gözden geçirin.

Alternative Method

Hemodinamik olarak 'y' inişinin yokluğu, ventrikül doluşunun erken diyastolde bile engellendiğini gösterir. Bu, tamponadın konstriksiyondan en önemli farkıdır.
Estimated Time:2m 0s
Question 156Question

6868 yaşında kadın hasta, tekrarlayan bayılma atakları ve çarpıntı şikayeti ile acil servise getiriliyor. Özgeçmişinde atriyal fibrilasyon nedeniyle sotalol kullanımı mevcut olan hastanın fizik muayenesinde konfüzyon saptanıyor; kan basıncı 75/4575/45 mmHgmmHg, nabız 190/dak190/dak ve solunum sayısı 24/dak24/dak olarak ölçülüyor. EKG’de izoelektrik hat etrafında amplitüdü ve polaritesi sürekli değişen (burulma tarzında), geniş QRS’li polimorfik ventriküler taşikardi izleniyor.

Bu hasta için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Defibrilasyon (senkronize olmayan DC şok) uygulanması

Answer

Hemodinamik olarak anstabil olan polimorfik ventriküler taşikardi (Torsades de Pointes) vakalarında en uygun yaklaşım senkronize olmayan DC şok (defibrilasyon) uygulanmasıdır.
Doğru yaklaşım olan defibrilasyonun nedeni, hastanın hemodinamik olarak anstabil (hipotansiyon ve konfüzyon) olması ve polimorfik taşikardi varlığıdır. Polimorfik ventriküler taşikardilerde QRS morfolojisi ve aksı sürekli değiştiği için cihaz senkronizasyon için uygun bir R dalgası seçemez. Bu durumda senkronize kardiyoversiyon denemek şokun deşarj edilememesine neden olur, bu yüzden senkronize olmayan (defibrilasyon) şok uygulanmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
EKG bulgularının ve ilaç öyküsünün analizi
Hastada sotalol kullanımına bağlı gelişen Torsades de Pointes (Polimorfik VT) saptanmıştır.
Sotalol bir potasyum kanal blokeri olup QT aralığını uzatarak Torsades de Pointes riskini artırır.
2
Hemodinamik stabilitenin değerlendirilmesi
Kan basıncı 75/4575/45 mmHgmmHg ve konfüzyon varlığı hastanın 'unstabil' (stabil olmayan) olduğunu kanıtlar.
Taşiaritmilerde tedavi seçimi (elektriksel vs farmakolojik), hastanın stabil olup olmamasına göre değişir.
3
Uygun elektriksel tedavi yönteminin belirlenmesi
Senkronize olmayan DC şok (defibrilasyon) tercih edilmelidir.
Polimorfik ritimlerde cihaz R dalgasına kilitlenemez; bu nedenle senkronizasyon (kardiyoversiyon) denemesi zaman kaybına veya VF riskine yol açar.

Key Concept

Anstabil polimorfik VT'de (Torsades de Pointes dahil) tek acil tedavi yöntemi defibrilasyondir.
Estimated Time:2m 0s
Question 157Question

5050 yaşında erkek hasta, 11 yıl önce geçirdiği anterior miyokard enfarktüsü sonrası rutin kontrole geliyor. Hasta bugüne kadar asemptomatik olup Ramipril ve Bisoprolol kullanmaktadır. Son 11 aydır merdiven çıkarken nefes darlığı hissettiğini ve çabuk yorulduğunu belirten hastanın fizik muayenesinde kan basıncı 115/75115/75 mmHg, nabız 74/dk74/dk ve düzenli ölçülüyor. Kardiyak oskültasyonda S3S_3 galo duyuluyor, akciğer bazallerinde hafif ince ralleri mevcut. Ekokardiyografide sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (LVEF) %35\%35 olarak saptanıyor. NYHA sınıf II semptomları yeni başlayan bu hastada, prognozu iyileştirmek ve mortaliteyi azaltmak amacıyla tedaviye eklenmesi gereken en uygun ajan aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Spironolakton

Answer

Kalp yetersizliğinde mortaliteyi azalttığı bilinen bir mineralokortikoid reseptör antagonisti olan spironolakton eklenmelidir.
Sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (LVEF) %40\%40 ve altında olan (HFrEF) ve standart ACE inhibitörü/beta-bloker tedavisi altında semptomatik kalan hastalarda, mineralokortikoid reseptör antagonistleri (spironolakton veya eplerenon) mortaliteyi ve ani kardiyak ölümü azaltmak amacıyla eklenmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik tablosunu ve ejeksiyon fraksiyonunu değerlendir.
LVEF %35\%35 (HFrEF) ve NYHA sınıf II semptomları (efor dispnesi) mevcut.
Tedavi algoritmasını belirlemek için ejeksiyon fraksiyonu ve semptom düzeyi kritiktir.
2
Mevcut tedaviyi ve eksik olan 'temel direk' (pillar) ilaçları belirle.
Hasta ACE inhibitörü ve beta-bloker alıyor; mineralokortikoid reseptör antagonisti (MRA) ve SGLT2 inhibitörü eksik.
HFrEF yönetiminde dörtlü temel tedavi (ACEi/ARNI, BB, MRA, SGLT2i) mortaliteyi en çok azaltan yaklaşımdır.
3
Semptomatik kalan hastada mortaliteyi azaltacak bir sonraki ajanı seç.
Mineralokortikoid reseptör antagonisti (spironolakton) en uygun seçenektir.
RALES ve EMPHASIS-HF çalışmaları, MRA'ların HFrEF hastalarında mortaliteyi anlamlı oranda azalttığını kanıtlamıştır.

Key Concept

HFrEF tedavisinde sağkalımı artıran 'dört temel direk' (ACEi/ARNI, Beta-bloker, MRA, SGLT2i) ilaçların yönetimi.
Estimated Time:1m 30s
Question 158Question

6868 yaşında erkek hasta, son 11 yıldır giderek artan efor dispnesi ve bacaklarda şişlik şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde bilateral pretibial (+++)(+++) ödem ve belirgin juguler venöz dolgunluk saptanıyor. Elektrokardiyografisinde (EKG) tüm derivasyonlarda düşük voltaj izlenirken, ekokardiyografisinde sol ventrikül duvar kalınlığı 1616 mm, ejeksiyon fraksiyonu %45\%45 ve belirgin biatrial genişleme saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı ve bu tanıya eşlik etmesi beklenen klinik veya laboratuvar bulgusu eşleştirmelerinden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Kardiyak amiloidoz - Kardiyak MRG'de yaygın subendokardiyal geç gadolinyum tutulumu

Answer

En olası tanı kardiyak amiloidozdur ve bu hastalıkta kardiyak MRG'de yaygın subendokardiyal geç gadolinyum tutulumu izlenmesi beklenen bir bulgudur.
Hastadaki 'düşük voltaj EKG' ve 'kalınlaşmış ventrikül duvarları' (EKO) kombinasyonu, infiltratif kardiyomiyopatilerin, özellikle amiloidozun en klasik bulgusudur. Kardiyak amiloidozda MRG'de görülen diffüz veya subendokardiyal geç gadolinyum tutulumu (LGE), diğer kardiyomiyopatilerden ayırımda yüksek sensitivite ve spesifiteye sahiptir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve EKG bulgularını değerlendir
Düşük voltajlı EKG saptandı.
EKG'deki voltaj kaybı, miyokardın elektriksel aktivitesinin azaldığını veya iletimin engellendiğini gösterir.
2
Ekokardiyografi bulguları ile EKG'yi karşılaştır
Voltaj-Kütle uyumsuzluğu (Thick walls + Low voltage) saptandı.
Duvar kalınlığı artmasına rağmen voltajın düşük olması, kalınlaşmanın hipertrofiden değil infiltrasyondan (amiloid vb.) kaynaklandığını kanıtlar.
3
Ayırıcı tanı için ek bulguları analiz et
Biatrial genişleme ve hafif azalmış EF restriktif paterni destekler.
Restriktif kardiyomiyopatilerde ventrikül doluşu bozulduğu için atriumlar sekonder olarak genişler.
4
Tanısal altın standart görüntüleme yöntemini seç
Kardiyak MRG'de diffüz subendokardiyal LGE tutulumu.
Amiloid birikimi MRG'de spesifik bir tutulum paterni (geç gadolinyum tutulumu) oluşturur.

Key Concept

Voltaj-Kütle Uyumsuzluğu (Voltage-Mass Mismatch)
Estimated Time:2m 0s
Question 159Question

Yirmi dört yaşında erkek hasta, halı saha maçı sırasında gelişen senkop nedeniyle değerlendiriliyor. Hastanın öyküsünde daha önce eforla gelen nefes darlığı şikayeti olduğu, ancak göğüs ağrısı olmadığı öğreniliyor. Soygeçmişinde babasının 45 yaşında ani kardiyak ölüm nedeniyle vefat ettiği biliniyor. Fizik muayenede sol sternal kenarda 3/6 şiddetinde, kaba sistolik ejeksiyon üfürümü duyuluyor.

Bu hastada duyulan üfürümün şiddetinin, aşağıdaki manevralardan hangisiyle artması beklenir?

Show answer & explanation

Answer: Valsalva manevrası (Ikınma)

Answer

Valsalva manevrası (Ikınma)
Hastanın kliniği (genç sporcu, senkop, ailede ani ölüm) Hipertrofik Obstrüktif Kardiyomiyopati (HOKM) ile uyumludur. HOKM'de sol ventrikül çıkış yolu obstrüksiyonu dinamiktir. Sol ventrikül diyastolik doluşunu (önyükü) azaltan veya sistemik vasküler direnci (ardyükü) düşüren durumlar, sol ventrikül kavitesini küçülterek septum ve mitral kapak arasındaki darlığı artırır. Valsalva manevrası (özellikle ıkınma fazı) venöz dönüşü belirgin şekilde azaltır, sol ventrikülü küçültür ve obstrüksiyonu artırarak üfürümün şiddetlenmesine neden olur. Bu özellik HOKM'yi aort darlığından ayıran en önemli fizik muayene bulgusudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu tanı
Genç hasta, eforla senkop, ailede ani ölüm öyküsü ve sol sternal kenarda sistolik üfürüm bulguları Hipertrofik Obstrüktif Kardiyomiyopati (HOKM) tanısını güçlü şekilde düşündürür.
Senkop ve aile öyküsü HOKM için tipik risk faktörleridir; üfürüm ise sol ventrikül çıkış yolu (LVOT) darlığına işaret eder.
2
Üfürümün patofizyolojisini hatırla
HOKM üfürümü, hipertrofik septum ve mitral kapak ön yaprağının sistolik öne hareketi (SAM) nedeniyle oluşan dinamik LVOT obstrüksiyonuna bağlıdır.
Obstrüksiyonun derecesi sol ventrikül hacmi ile ters orantılıdır; ventrikül küçüldükçe darlık ve üfürüm artar.
3
Manevraların sol ventrikül hacmine etkisini analiz et
Valsalva manevrası venöz dönüşü (önyükü) azaltarak sol ventrikül kavitesini küçültür. Diğer seçenekler (çömelme, bacak kaldırma, yatma) önyükü artırır; el sıkma ise ardyükü artırır.
Küçük ventrikül hacmi yapıların birbirine yaklaşmasına ve obstrüksiyonun şiddetlenmesine neden olur.

Key Concept

Hipertrofik Kardiyomiyopatide üfürüm şiddeti, sol ventrikül hacmini azaltan manevralarla (Valsalva, ayağa kalkma) artar; hacmi veya direnci artıran manevralarla (çömelme, el sıkma) azalır.

Hints

1
Bu hastalıkta üfürüm, sol ventrikül çıkış yolundaki dinamik bir darlıktan kaynaklanır; darlık ne kadar sıkışıksa ses o kadar gür çıkar.
2
Sol ventrikülün içindeki kan miktarı (hacim) azaldığında, kalp duvarları birbirine daha çok yaklaşır ve darlık artar.
3
Seçeneklerden hangisi kalbe dönen kanı azaltarak sol ventrikülü 'boşaltır'?

Practice More

HOKM hastalarında hangi ilaç gruplarının (ör. nitratlar, diüretikler) kontrendike olduğunu ve nedenlerini gözden geçirin.
Estimated Time:1m 0s
Question 160Question

68 yaşında erkek hasta, akut anterior miyokard enfarktüsü tanısıyla koroner yoğun bakım ünitesinde takip edilmektedir. Yatışının 4. gününde hastada ani gelişen nefes darlığı, göğüs ağrısı ve hipotansiyon tablosu ortaya çıkıyor. Fizik muayenede kan basıncı 80/50 mmHg, nabız 112/dk saptanıyor. Oskültasyonda sol sternal kenarda 4. interkostal aralıkta en iyi duyulan ve ele gelen trilin eşlik ettiği şiddetli pansistolik üfürüm tespit ediliyor. Akciğer bazallerinde krepitan raller duyuluyor.

Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ventriküler septal rüptür

Answer

Ventriküler septal rüptür
Sorudaki hasta akut anterior MI sonrası 4. günde hemodinamik bozulma (kardiyojenik şok) ve yeni gelişen bir üfürüm ile başvurmaktadır. Bu tablo MI'ın mekanik komplikasyonlarını düşündürür. Sol sternal kenarda (mezokardiyak odak) duyulan şiddetli pansistolik üfürüm ve eşlik eden thrill (tril), akut Ventriküler Septal Rüptür (VSR) için tipiktir. VSR, özellikle geniş anterior MI'lardan sonra, nekrozun miyokardı zayıflattığı 3-5. günlerde görülür ve sol-sağ şant nedeniyle akciğer ödemi ve şok tablosuna yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Vaka verilerini analiz et
Hasta akut anterior MI sonrası 4. günde (subakut dönem) kötüleşiyor.
Mekanik komplikasyonların zamanlaması tanıda kritiktir (genellikle 3-5. gün).
2
Fizik muayene bulgularını yorumla
Hipotansiyon (şok), sol sternal kenarda pansistolik üfürüm ve thrill (titreşim) var.
Sol sternal kenarda thrill ile beraber şiddetli pansistolik üfürüm ventriküler septal defekti (VSD) işaret eder.
3
Ayırıcı tanıyı yap
Anterior MI hikayesi ve üfürümün lokalizasyonu (sol sternal kenar) papiller kas rüptürünü (apeks) ve serbest duvar rüptürünü (tamponad) dışlar.
Anterior MI daha çok septal rüptüre, İnferior MI ise papiller kas rüptürüne neden olur.

Key Concept

Miyokard enfarktüsü sonrası gelişen mekanik komplikasyonların (VSR vs PMR) fizik muayene ve MI lokalizasyonu ile ayrımı.

Practice More

Bu hastanın kesin tanısı için en uygun ilk görüntüleme yöntemi ekokardiyografidir.
Estimated Time:1m 0s
PreviousPage 8 / 21Next
Kardiyoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 8 | Examkin