Gastroenteroloji ve Hepatoloji

311 questions

Question 21Question →

44 yaşında bir erkek çocuk, ani başlayan masif parlak kırmızı rektal kanama (hematokezya) şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde; nabız: 135/dk135/\text{dk}, kan basıncı: 82/45 mmHg82/45\text{ mmHg}, konjonktivalar soluk, deri turgoru azalmış saptanıyor. Batın muayenesinde hassasiyet veya organomegali saptanmıyor. Laboratuvar incelemesinde; hemoglobin: 6.8 g/dL6.8\text{ g/dL}, kan üre azotu (BUN): 52 mg/dL52\text{ mg/dL}, kreatinin: 0.6 mg/dL0.6\text{ mg/dL} bulunuyor. Yapılan nazogastrik (NG) irigasyonda gelen sıvı berrak saptanıyor ancak içerikte safra görülmüyor. Bu hastada en olası kanama bölgesi ve tanıyı kesinleştirmek için bir sonraki en uygun adım aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Üst gastrointestinal sistem - Üst gastrointestinal endoskopi

Answer

Üst gastrointestinal sistem - Üst gastrointestinal endoskopi
Doğru seçenek, üst gastrointestinal sistem odağını ve buna yönelik endoskopik incelemeyi belirtmektedir. Hastada hematokezya (parlak kırmızı dışkılama) olmasına rağmen, BUN/Kreatinin oranının 3030'dan büyük olması (86.686.6) üst gastrointestinal sistemden kaynaklanan kan emilimini güçlü bir şekilde destekler. Ayrıca, nazogastrik aspiratın safrasız olması, pilorun arkasındaki bir kanamanın (duodenal ülser gibi) ekarte edilemediği anlamına gelir. Bu klinik tablo, hızlı seyreden bir üst GİS kanamasıyla tam uyumludur.

Step-by-Step Solution

1
Hemodinamik durumu ve kanama karakterini değerlendir.
Hasta şok tablosunda (135/dk135/\text{dk} nabız, 82/45 mmHg82/45\text{ mmHg} KB) ve hematokezyası (parlak kırmızı rektal kanama) var.
Hızlı seyreden üst GİS kanamaları, barsak transit zamanının kısalması nedeniyle hematokezya şeklinde prezante olabilir.
2
Metabolik parametreleri (BUN/Kreatinin oranı) analiz et.
BUN: 5252, Kreatinin: 0.6→0.6 \rightarrow Oran: 86.686.6.
Pediatrik hastalarda BUN/Kreatinin oranının 3030'un üzerinde olması, üst GİS kanaması için yüksek spesifiteye sahiptir (intestinal kan proteinlerinin emilimi).
3
Nazogastrik aspirat içeriğini safra varlığına göre yorumla.
Sıvı berrak ancak safrasız.
NG aspiratında safranın görülmemesi, pilorun kapalı olduğunu veya kanamanın post-pilorik (duodenum) olduğunu, dolayısıyla üst GİS kanamasının dışlanamayacağını gösterir.
4
Kesin tanı yöntemi belirle.
Üst GİS endoskopisi planla.
Üst GİS odağı şüphesi yüksek olduğundan endoskopi hem tanısal hem de terapötik altın standarttır.

Key Concept

Hızlı seyreden üst GİS kanamalarında masif hematokezya görülebilir; bu durumda BUN/Kreatinin oranı (>30) ve NG aspiratta safra yokluğu üst GİS odağını işaret eder.

Alternative Method

Hematokezyası olan bir hastada NG aspiratında bol safra görülmesi durumunda, kanamanın Treitz ligamentinin distalinden kaynaklandığı %99'a varan doğrulukla söylenebilir; bu durumda öncelik kolonoskopi veya sintigrafiye kaydırılmalıdır.
Estimated Time:2m 0s
Question 22Question →

1818 aylık bir erkek çocuk; doğumdan itibaren belirgin olan gelişme geriliği, karın şişliği ve çok kötü kokulu, yağlı dışkılama şikayetleriyle polikliniğe getirilmiştir. Fizik muayenesinde motor ataksi, vibrasyon duyusunda azalma ve derin tendon reflekslerinde kayıp saptanmıştır. Laboratuvar incelemesinde toplam kolesterol düzeyi 3535 mg/dL, trigliserid düzeyi 1515 mg/dL bulunmuş; periferik yaymasında belirgin "dikenli hücreler" (akantositler) izlenmiştir. Bu hastanın kesin tanısı için yapılacak ince bağırsak biyopsisinde aşağıdakilerden hangisinin görülmesi en olasıdır?

Show answer & explanation

Answer: Açlık sonrası alınan biyopsi örneklerinde lipid yüklü vakuollü enterositler

Answer

Abetalipoproteinemi tanılı bu hastada, ince bağırsak biyopsisinde açlık sonrası bile görülen lipid yüklü vakuollü enterositler en olası bulgudur.
Vakada tanımlanan klinik tablo (steatore, gelişme geriliği), nörolojik bulgular (ataksi, DTR kaybı), derin hipolipidemi ve periferik yaymadaki akantositler tipik bir Abetalipoproteinemi (Bassen-Kornzweig sendromu) vakasıdır. Bu hastalıkta Mikrozomal Trigliserid Transfer Protein (MTP) mutasyonu sonucu Apolipoprotein B içeren lipoproteinler (Şilomikron ve VLDL) sentezlenemez. Bağırsak lümeninden enterosit içine alınan yağlar dolaşıma aktarılamadığı için enterosit sitoplazmasında birikir. Bu nedenle biyopside, özellikle açlık sonrası alınan örneklerde bile, lipid damlacıklarıyla dolu vakuollü enterositler görülmesi karakteristiktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et.
Steatore, gelişme geriliği ve nörolojik bulguların (ataksi, DTR kaybı) varlığı saptandı.
Malabsorbsiyon ile nörolojik sistem tutulumunun birlikteliği nadir ve spesifik hastalıklara işaret eder.
2
Laboratuvar verilerini yorumla.
Çok düşük kolesterol (3535 mg/dL) ve trigliserid (1515 mg/dL) düzeyleri ile periferik yaymada akantositoz saptandı.
Bu kombinasyon Bassen-Kornzweig sendromu (Abetalipoproteinemi) için patognomoniktir.
3
Hastalığın patofizyolojisini biyopsi bulgusuyla ilişkilendir.
MTP (Mikrozomal trigliserid transfer protein) eksikliği nedeniyle şilomikron ve VLDL sentezlenemez.
Bağırsaktan emilen yağlar dolaşıma verilemediği için enterositlerin içinde birikir; bu durum biyopside lipid yüklü vakuoller olarak görülür.

Key Concept

Abetalipoproteinemi (Bassen-Kornzweig Sendromu) Patolojisi
Estimated Time:2m 30s
Question 23Question →

33 yaşında bir erkek çocuk, ani başlayan, ağrısız, bol miktarda parlak kırmızı rektal kanama (hematokezya) şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde batın rahat, hassasiyet veya kitle saptanmıyor, anal bölge muayenesi ise normal bulunuyor. Vital bulguları; nabız 110/dk110/dk, kan basıncı 95/6095/60 mmHgmmHg (yaşına göre normal) ve hemoglobin değeri 8.28.2 g/dLg/dL olarak ölçülüyor. Bu hastada kesin tanıya yönelik yapılması gereken en uygun ilk tetkik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Teknesyum 99m99m (99mTc^{99m}Tc) perteknetat sintigrafisi

Answer

Çocukluk çağında ani başlayan, ağrısız ve masif rektal kanamalarda en olası tanı Meckel divertikülüdür ve tanı için ektopik mide mukozasını gösteren Teknesyum 99m99m (99mTc^{99m}Tc) perteknetat sintigrafisi (Meckel sintigrafisi) planlanmalıdır.
Doğru seçenek olan Teknesyum 99m99m perteknetat sintigrafisi, Meckel divertikülü vakalarının yaklaşık %90\%90'ında bulunan ektopik gastrik mukoza tarafından tutulur ve bu sayede ağrısız masif kanama ile gelen çocuklarda tanıyı doğrular.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun değerlendirilmesi
Hastada ağrısız, masif alt GİS kanaması (hematokezya) mevcut.
Yaş grubu ve ağrısız kanama özelliği, ayırıcı tanıda Meckel divertikülünü ilk sıraya koyar.
2
Ayırıcı tanı analizi
İnvajinasyon (ağrılı), polipler (genellikle daha az miktarda kanama) ve üst GİS kaynaklı kanamalar elenir.
Hastanın batın muayenesinin rahat olması ve kanamanın parlak kırmızı olması bu ayırımı destekler.
3
Tanısal testin belirlenmesi
Meckel sintigrafisi planlanır.
Meckel divertikülündeki ektopik gastrik mukoza, perteknetat radyonüklidini tutarak sintigrafide pozitif görüntü verir.

Key Concept

Pediatrik yaş grubunda ağrısız masif hematokezyanın en sık nedeni Meckel Divertikülü'dür.

Practice More

Meckel divertikülünün '2'ler kuralı'nı (2 yaş, 2 inç uzunluk, 2 fit proksimal, toplumun %2'si) tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 24Question →

33 günlük bir bebek; doğumdan itibaren mekonyum çıkarmama, giderek artan karın şişliği ve safralı kusma şikayetleriyle acil servise getirilmiştir. Fizik muayenesinde batın belirgin distandü saptanmıştır. Yapılan rektal tuşede rektal ampullanın boş olduğu görülmüş, muayene parmağının çekilmesiyle birlikte gaita ve gaz çıkışının patlar tarzda gerçekleştiği (blast bulgusu) gözlenmiştir. Bu klinik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hirschsprung hastalığı

Answer

Hirschsprung hastalığı
Vakadaki bebekte görülen gecikmiş mekonyum çıkışı (>48>48 saat), abdominal distansiyon ve rektal muayene sonrası patlar tarzda dışkı/gaz çıkışı (blast bulgusu/squirt sign), Hirschsprung hastalığının klasik klinik tablosudur. Bu hastalıkta distal kolonda Auerbach ve Meissner pleksuslarında ganglion hücrelerinin eksikliği, etkilenen segmentin gevşeyememesine ve proksimalde dilatasyona neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların sentezi
Yenidoğanda gecikmiş mekonyum (>48 saat), abdominal distansiyon ve safralı kusma saptandı.
Bu bulgular distal bağırsak tıkanıklığının temel göstergeleridir.
2
Patognomonik muayene bulgusunun değerlendirilmesi
Rektal muayene sırasında ampullanın boş olması ve parmak çekildiğinde gaz-gaita deşarjı (blast bulgusu) saptandı.
Bu bulgu, dar olan aganglionik segmentin muayene ile geçici olarak aşılması ve proksimaldeki birikmiş içeriğin boşalmasını temsil eder.
3
Ayırıcı tanı ve nihai karar
Bulgular Hirschsprung hastalığı tanısını doğrular.
Klinik prezantasyon ve fizik muayene bulguları Hirschsprung hastalığı ile tam uyumludur.

Key Concept

Hirschsprung hastalığı, distal kolonda ganglion hücrelerinin yokluğu sonucu gelişen fonksiyonel bir tıkanıklıktır.
Estimated Time:1m 30s
Question 25Question →

1111 yaşında bir erkek çocuk, ani başlayan masif hematokezya (parlak kırmızı rektal kanama) ve baş dönmesi şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde; kalp hızı 124/dk124\text{/dk}, kan basıncı 85/55 mmHg85/55\text{ mmHg}, konjonktivalar soluk ve bağırsak sesleri hiperaktif olarak saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 7.2 g/dL7.2\text{ g/dL}, BUNBUN 42 mg/dL42\text{ mg/dL} ve kreatinin 0.6 mg/dL0.6\text{ mg/dL} bulunuyor. Hastaya takılan nazogastrik sondadan gelen aspiratın berrak olduğu ancak safra içermediği görülüyor. Bu aşamada kanama odağını belirlemek için yapılması gereken en uygun yaklaşım hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Üst gastrointestinal sistem endoskopisi planlamak

Answer

Nazogastrik aspiratta safra görülmemesi ve laboratuvar bulgularının (yüksek BUN/Kreatinin) üst GİS kanamasını desteklemesi nedeniyle üst gastrointestinal sistem endoskopisi planlanmalıdır.
Hastada görülen masif hematokezya (parlak kırmızı kan), hemodinamik instabilite ve hiperaktif bağırsak sesleri ile birleştiğinde, kanamanın çok hızlı seyreden bir üst GİS kaynağı (örneğin duodenal ülser) olabileceğini düşündürür. BUN/KreatininBUN/Kreatinin oranının >30>30 olması (bu vakada 7070) üst GİS kanamaları için spesifiktir. Nazogastrik aspiratta safra görülmemesi (non-bilious), aspiratın duodenal içeriği temsil etmediğini gösterir; bu nedenle üst GİS kanaması dışlanamaz ve öncelikle üst endoskopi yapılmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Hemodinamik durumu değerlendir ve stabilize et.
Hastanın taşikardik ve hipotansif (şok tablosu) olduğu saptandı; sıvı resüsitasyonu önceliklidir.
Gastrointestinal kanamalarda ilk adım her zaman ABC (havayolu, solunum, dolaşım) yönetimidir.
2
Üst GİS kanaması olasılığını değerlendirmek için laboratuvar ve fizik muayene bulgularını yorumla.
BUN/KreatininBUN/Kreatinin oranı 7070 (42/0.642/0.6) olarak bulundu ve bağırsak sesleri hiperaktif.
Üst GİS kanamalarında kan proteinlerinin sindirilip emilmesi BUNBUN seviyesini artırır; hiperaktif bağırsak sesleri ise kanın katartik etkisini gösterir.
3
Nazogastrik (NG) aspirat bulgularını analiz et.
Aspirat berrak ancak safra içermiyor (non-bilier).
NG aspiratın kanlı olmaması, ancak safra da içermemesi pilorun kapalı olduğunu ve duodenumdaki bir kanamanın mideye reflü olmadığını düşündürür; bu durum üst GİS kanamasını dışlamaz.
4
Tanısal önceliği belirle.
Üst GİS endoskopisi kararı verildi.
Hızlı seyreden üst GİS kanamaları hematokezya ile prezente olabilir (10−15%10-15\%); klinik ve laboratuvar bulguları bu olasılığı desteklemektedir.

Key Concept

Masif hematokezyası olan çocuklarda nazogastrik aspiratta safra görülmemesi, üst gastrointestinal sistem kanamasını dışlamak için yeterli bir bulgu değildir.

Practice More

Üst GİS kanaması kanıtlanan bir çocukta portal hipertansiyon bulgularını (splenomegali, asit) sorgulayan bir vaka ile devam edilebilir.
Estimated Time:2m 0s
Question 26Question →

66 aylık erkek bebek, 22. ayda başlayan sarılık ve son haftalarda giderek şiddetlenen kaşıntı şikayeti ile polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde belirgin ikter, ksantomlar ve 44 cm sert hepatomegali saptanıyor. Laboratuvar incelemelerinde kolestatik tablo izleniyor. Yapılan tetkik sonuçları aşağıdadır:

TetkikSonuç
Total Bilirubin11.211.2 mg/dL
Direkt Bilirubin7.87.8 mg/dL
GGT12401240 U/L (N: <5555)
ALT / AST190190 / 225225 U/L
HİDA SintigrafisiOniki parmak bağırsağına radyoizotop geçişi mevcut
Karaciğer BiyopsisiBelirgin portal fibrozis ve duktüler proliferasyon

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Progresif familyal intrahepatik kolestaz Tip 3

Answer

HİDA sintigrafisinde barsağa geçişin olması biliyer atreziyi dışlarken; yüksek GGT, şiddetli kaşıntı ve biyopside duktüler proliferasyon varlığı Progresif familyal intrahepatik kolestaz Tip 3 (PFIC 3) tanısını koydurur.
Vakada sunulan yüksek GGT seviyesi (12401240 U/L), PFIC Tip 1 ve 2 gibi düşük GGT'li kolestaz nedenlerini eler. HİDA sintigrafisinde radyoizotopun bağırsağa geçmesi, biyopside benzer şekilde duktüler proliferasyon yapabilen biliyer atreziyi kesin olarak dışlar. Karaciğer biyopsisindeki duktüler proliferasyon ise Alagille sendromundaki duktopeni bulgusu ile çelişir. Bu bulguların kombinasyonu (Yüksek GGT + Duktüler proliferasyon + Açık biliyer yollar) Progresif familyal intrahepatik kolestaz Tip 3 (MDR3 eksikliği) için patognomoniktir.

Step-by-Step Solution

1
GGT değerini değerlendir
12401240 U/L değeri PFIC Tip 1 ve Tip 2'yi dışlar (çünkü bunlarda GGT normal/düşüktür).
PFIC 3, ABCB4 (MDR3) mutasyonu sonucu yüksek GGT ile seyreden tek klasik PFIC tipidir.
2
HİDA sintigrafisi sonucunu yorumla
Oniki parmak bağırsağına radyoizotop geçişinin olması, ekstrahepatik biliyer yolların açık olduğunu gösterir.
Biliyer atrezide duktüler proliferasyon görülür ancak radyoizotop geçişi asla izlenmez.
3
Karaciğer biyopsisini analiz et
Duktüler proliferasyon varlığı Alagille sendromunu dışlar.
Alagille sendromunda safra yollarında azalma (duktopeni) görülür, proliferasyon izlenmez.
4
Ayırıcı tanıyı birleştir
Yüksek GGT + Pozitif HİDA + Duktüler proliferasyon = PFIC Tip 3.
MDR3 eksikliğinde fosfolipid salınımı bozulur ve serbest safra asitleri kanal epiteline zarar vererek biliyer atreziyi taklit eden bir proliferasyona yol açar.

Key Concept

PFIC Tip 3 (MDR3 eksikliği), yüksek GGT seviyesi ve karaciğer biyopsisinde biliyer atreziyi taklit eden duktüler proliferasyon ile seyreden nadir bir neonatal kolestaz nedenidir; ayırıcı tanıda HİDA sintigrafisi ile biliyer atrezi dışlanmalıdır.
Estimated Time:2m 30s
Question 27Question →

1212 yaşında bir kız çocuk; son 11 yıldır devam eden aralıklı karın ağrısı, iştahsızlık ve boy uzamasında duraklama şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde perianal bölgede ağrısız "skin tag" (deri katlantıları) ve derin anal fissürler saptanıyor. Hastanın laboratuvar bulguları aşağıda verilmiştir:

TetkikSonuç
Hemoglobin10,5 g/dL10,5\text{ g/dL}
Albumin3,2 g/dL3,2\text{ g/dL}
Eritrosit sedimentasyon hızı48 mm/saat48\text{ mm/saat}
CRPCRP32 mg/L32\text{ mg/L}

Yapılan üst ve alt gastrointestinal sistem endoskopisinde; mide ve duodenumda normal mukoza, terminal ileumda derin ülserasyonlar ve kolonda sağlam mukoza alanları ile ayrılmış yamalı (atlamalı) tutulum izleniyor.

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Crohn hastalığı

Answer

Hastanın klinik, laboratuvar ve endoskopik bulguları göz önüne alındığında en olası tanı Crohn hastalığıdır.
Doğru yanıt olan Crohn hastalığı, ağızdan anüse kadar sindirim kanalının herhangi bir yerini tutabilir. Pediatrik yaş grubunda büyüme geriliği bazen tek başvuru semptomu olabilir. Perianal deri katlantıları (skin tags) ve fistüller Crohn hastalığı için oldukça spesifiktir. Endoskopide görülen sağlam mukoza alanları ile ayrılmış yamalı (atlamalı) tutulum ve terminal ileumun etkilenmesi tanıyı kesinleştirir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik semptomlarını ve fizik muayene bulgularını değerlendir.
Kronik karın ağrısı, boy uzamasında duraklama (büyüme geriliği) ve perianal deri katlantıları/fissürler saptandı.
Büyüme geriliği ve perianal hastalık pediatrik Crohn hastalığının en önemli ipuçlarıdır.
2
Laboratuvar verilerini inflamasyon ve malnütrisyon açısından analiz et.
Anemi (10,5 g/dL10,5\text{ g/dL}), hipoalbuminemi (3,2 g/dL3,2\text{ g/dL}) ve yüksek inflamatuar belirteçler (ESHESH ve CRPCRP) saptandı.
Bu bulgular kronik inflamatuar bir sürecin ve besin emilim bozukluğunun/kaybının göstergesidir.
3
Endoskopik görüntüleme bulgularını lokalizasyon ve yayılım açısından yorumla.
Terminal ileumda ülserasyonlar ve kolonda atlamalı (skip) lezyonlar saptandı.
Terminal ileumun tutulması ve lezyonlar arasında sağlam mukoza alanlarının olması (atlamalı tutulum) Crohn hastalığını ülseratif kolitten ayıran temel özelliktir.

Key Concept

Pediatrik Crohn hastalığında büyüme geriliği ve perianal bulgular tanısal öneme sahiptir; endoskopik olarak atlamalı tutulum ve terminal ileum tutulumu karakteristiktir.
Estimated Time:1m 30s
Question 28Question →

44 yaşında bir kız çocuk, son 11 aydır dışkılama sonunda fark edilen, dışkı ile karışık olmayan, damlama veya bulaşma şeklinde parlak kırmızı rektal kanama şikayetiyle getiriliyor. Hastanın özgeçmişinde kabızlık veya ishal öyküsü bulunmadığı, büyüme ve gelişmesinin yaşına uygun olduğu saptanıyor. Fizik muayenede batın hassasiyeti saptanmıyor, anal bölge inspeksiyonu normal olup rektal tuşede herhangi bir kitle ele gelmiyor. Bu klinik tabloya göre çocukta en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Juvenile polip

Answer

Juvenile polip
Juvenile polipler, 22-1010 yaş arası çocuklarda ağrısız alt gastrointestinal kanamanın en yaygın sebebidir. Genellikle saplı polipler olup rektosigmoid bölgede yerleşirler. Kanama, dışkı geçişi sırasında polipin travmatize olması sonucu oluşur ve dışkı ile karışık değil, yüzeyel bulaşma veya damlama şeklindedir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın yaşını ve kanama karakterini analiz et.
4 yaşında, ağrısız, parlak kırmızı (taze kan) ve dışkı yüzeyine bulaşmış kanama saptandı.
Çocuklarda alt GİS kanamalarında yaş ve kanamanın ağrılı olup olmaması ayırıcı tanıda en kritik kriterlerdir.
2
Eşlik eden bulguları (karın ağrısı, büyüme, anal muayene) değerlendir.
Ağrı yok, büyüme normal, anal fissür veya rektal kitle yok.
Ağrının olmaması anal fissürü; büyümenin normal olması inflamatuar bağırsak hastalıklarını dışlamaya yardımcı olur.
3
En olası tanıyı belirle.
Belirtilen yaş grubunda taze kanamanın en sık nedeni olan juvenile polip tanısına ulaşılır.
Juvenile polipler genellikle sol kolonda yerleşir ve dışkılama sırasında mekanik travma ile yüzeyel kanama yaparlar.

Key Concept

Çocuklarda ağrısız alt gastrointestinal sistem kanamasının en sık nedeni juvenile poliplerdir.
Estimated Time:1m 30s
Question 29Question →

Doğumdan itibaren devam eden sarılık şikayetiyle 88 haftalık bir erkek bebek polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde karaciğerin sol üst kadranda 33 cm ele geldiği, kalp seslerinin ise sağ hemitoraksta daha belirgin duyulduğu saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde; total bilirubin 1212 mg/dLmg/dL, direkt bilirubin 8.28.2 mg/dLmg/dL, AST 110110 U/LU/L, ALT 9595 U/LU/L ve serum GGT düzeyi 480480 U/LU/L olarak bulunuyor. Batın ultrasonografisinde porta hepatis bölgesinde portal ven bifurkasyonu önünde 4.24.2 mm kalınlığında konik şekilli ekojenik bir alan izlenirken, batın sağ üst kadranda yerleşmiş çok sayıda küçük dalak yapısı (polispleni) dikkati çekiyor. Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Biliyer atrezi

Answer

Hastanın klinik, laboratuvar ve radyolojik bulguları (kolestaz, yüksek GGT, triangular cord bulgusu ve heterotaksi anomalileri) göz önüne alındığında en olası tanı biliyer atrezidir.
Vakadaki yüksek GGT (480480 U/LU/L), 'triangular cord' bulgusu (4.24.2 mm ekojenik alan) ve heterotaksi anomalileri (dekstrokardi, situs inversus ve polispleni) bir arada değerlendirildiğinde, tanı Biliyer Atrezi Splenik Malformasyon (BASM) sendromu ile tam uyumludur. Biliyer atrezi neonatal kolestazın en sık cerrahi nedenidir ve bu tür yapısal anomalilerle birlikteliği tanısal bir ipucudur.

Step-by-Step Solution

1
Laboratuvar bulgularını değerlendir.
Direkt bilirubin >2>2 mg/dLmg/dL ve GGT >200−300>200-300 U/LU/L (kolestatik profil).
Yüksek GGT düzeyi, neonatal kolestaz ayırıcı tanısında obstrüktif nedenleri (Biliyer atrezi, Alagille) neonatal hepatitten ayırmada yardımcıdır.
2
Ultrasonografik bulguyu yorumla.
'Triangular cord' bulgusu (porta hepatis'te >4>4 mm ekojenik odak).
Bu bulgu, biliyer atrezi için yüksek özgüllüğe (>%95>\%95) sahip bir göstergedir.
3
Eşlik eden anomalileri analiz et.
Dekstrokardi, situs inversus ve polispleni varlığı.
Biliyer atrezi olgularının %10−15\%10-15'inde 'Biliyer Atrezi Splenik Malformasyon (BASM)' sendromu izlenir ve bu sendrom heterotaksi bulguları ile karakterizedir.

Key Concept

Biliyer atrezi olgularının bir alt grubunda (BASM sendromu) situs inversus, polispleni ve preduodenal portal ven gibi heterotaksi bulguları eşlik edebilir. 'Triangular cord' bulgusu ise biliyer atrezi için patognomonik kabul edilen bir radyolojik bulgudur.

Practice More

Biliyer atrezi tanısı alan bu hastada Kasai portoenterostomi operasyonunun başarısını etkileyen en önemli faktörün operasyon sırasındaki yaş olduğunu unutmayınız.
Estimated Time:2m 0s
Question 30Question →

Altı aylık bir kız bebek, üç aydır devam eden sarılık, inatçı kaşıntı ve kilo alamama şikayetleriyle getiriliyor. Özgeçmişinde doğum kilosunun normal olduğu ancak sonrasında büyüme eğrisinin altında kaldığı öğreniliyor. Fizik muayenede skleralar ikterik, karaciğer kosta yayı altında 4 cm sert kıvamda, dalak 3 cm ele geliyor. Ciltte yaygın kaşıntı izleri (ekskoriasyonlar) mevcut. Öyküsünden hastanın sık aralıklarla sulu, gevşek kıvamlı dışkıladığı öğreniliyor.

Laboratuvar tetkiklerinde:
- Total Bilirubin: 10.5 mg/dL
- Direkt Bilirubin: 7.8 mg/dL
- ALT: 165 U/L
- AST: 140 U/L
- GGT (Gama Glutamil Transferaz): 25 U/L (Normal)
- Serum safra asitleri: Yüksek

saptanıyor. Karın ultrasonografisinde safra kesesi normal olarak izleniyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Progresif familyal intrahepatik kolestaz tip 1 (PFIC-1)

Answer

Progresif familyal intrahepatik kolestaz tip 1 (PFIC-1)
Soruda tanımlanan vaka, intrahepatik kolestaz bulguları (sarılık, kaşıntı) olan ancak GGT düzeyi normal saptanan bir süt çocuğudur. 'Düşük/Normal GGT'li kolestaz' ayırıcı tanısında başlıca PFIC-1 (ATP8B1 eksikliği) ve PFIC-2 (BSEP eksikliği) yer alır. Yüksek GGT ile seyreden Alagille, Biliyer Atrezi ve PFIC-3 ekarte edilir. PFIC-1 ve PFIC-2 arasındaki ayrımda klinik bulgulara bakılır. PFIC-1'de enzim (ATP8B1) sistemik olarak (bağırsak, pankreas, iç kulak) eksprese edildiğinden, hastalarda 'sulu dışkılama (ishal)', pankreatit atakları, işitme kaybı ve belirgin büyüme geriliği görülür. Soruda vurgulanan ishal öyküsü, tanıyı PFIC-1 (Byler Hastalığı) lehine çevirir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik tablosunu analiz et
Kolestaz (direkt bilirubin yüksekliği), şiddetli kaşıntı ve büyüme geriliği mevcut.
Bu bulgular intrahepatik kolestaz sendromlarını düşündürür.
2
GGT düzeyini değerlendir
GGT düzeyi normal (Düşük GGT'li kolestaz).
Bu bulgu, yüksek GGT ile seyreden PFIC-3, Biliyer Atrezi ve Alagille sendromunu ekarte ettirir. Geriye PFIC-1 ve PFIC-2 (ve safra asidi sentez defektleri) kalır.
3
Ekstrahepatik bulgularla ayırıcı tanı yap
Hastada 'sulu dışkılama' (ishal) öyküsü var.
PFIC-1'de defektif olan ATP8B1 proteini ince bağırsak ve pankreasta da bulunur, bu nedenle hastalarda ishal, pankreatit ve kısa boy görülür. PFIC-2'de ise protein (BSEP) sadece karaciğerdedir, ekstrahepatik bulgu (ishal) beklenmez.

Key Concept

Normal GGT'li kolestazda, PFIC-1 (Byler hastalığı) ile PFIC-2 arasındaki en önemli klinik fark, PFIC-1'de görülen ekstrahepatik bulgulardır (ishal, pankreatit, işitme kaybı).

Practice More

PFIC tiplerinin genetik mutasyonları (ATP8B1, ABCB11, ABCB4) ve tedavi seçeneklerini (biliyer diversiyon, transplantasyon) gözden geçiriniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 31Question →

Dört haftalık erkek bebek, yaklaşık 1010 gündür devam eden ve her beslenme sonrası olan fışkırır tarzda safrasız kusma şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenesinde dehidratasyon bulguları ve epigastriumda palpasyonla zeytin tanesi büyüklüğünde kitle saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum sodyumu 131 mEq/L131 \text{ mEq/L}, potasyumu 2.9 mEq/L2.9 \text{ mEq/L}, kloru 80 mEq/L80 \text{ mEq/L} ve kan gazında pH:7.56pH: 7.56, HCO3−:36 mEq/LHCO_3^-: 36 \text{ mEq/L}, pCO2:46 mmHgpCO_2: 46 \text{ mmHg} bulunuyor. Hastanın idrar tetkikinde idrar pHpH'sının 5.55.5 olduğu saptanıyor.

Bu hastada sistemik alkaloz varlığına rağmen idrarın asidik olması (paradoksal asidüri) temel olarak aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?

Show answer & explanation

Answer: Dehidratasyona yanıt olarak artan aldosteron etkisiyle distal tübülde sodyum geri emilirken, klor eksikliği nedeniyle elektroneötraliteyi sağlamak için hidrojen iyonlarının sekresyonunun artması

Answer

Sistemik alkalozda idrarın asidik olması, hacim deplesyonu nedeniyle artan aldosteronun distal tübülde sodyum geri emilimini klor eksikliği nedeniyle hidrojen sekresyonu ile eşleştirmesinden kaynaklanmaktadır.
Doğru yanıt, hacim deplesyonu ve aldosteron etkisindeki renal adaptasyonu açıklar. Hipertrofik pilor stenozunda mide asidi (HClHCl) kaybı sonucu hipokloremik alkaloz gelişir. Dehidratasyon RAAS'ı uyarır; distal tübülde sodyum geri emilirken yanında gidecek klor anyonu kalmadığı için, elektriksel dengeyi korumak adına idrara hidrojen iyonları salınır. Bu durum, kan pH'ı yüksek olsa bile idrarın asidik çıkmasına (paradoksal asidüri) neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablo ve laboratuvar verilerini analiz etmek.
4 haftalık bebekte safrasız kusma, zeytin kitle ve kan gazında hipokloremik hipokalemik metabolik alkaloz saptanması Hipertrofik Pilor Stenozu (HPS) tanısını doğrular.
Mekanizmayı açıklamadan önce hastadaki birincil patolojinin ve eşlik eden metabolik durumun netleştirilmesi gerekir.
2
Renal tübüler adaptasyonu değerlendirmek.
Vücut, ciddi kusma ve dehidratasyon nedeniyle 'hacim koruma' moduna geçer. Renin-Angiotensin-Aldosteron Sistemi (RAAS) aktive olur.
Hacim kaybı, asit-baz dengesinden daha hayati bir öncelik olarak böbrek yanıtını yönlendirir.
3
Distal tübüldeki iyon değişimini incelemek.
Aldosteron sodyumu geri emer. Normalde sodyuma klor eşlik eder. Ancak klor kusma ile kaybedildiği için sodyum geri emilirken elektroneötraliteyi korumak adına lümene hidrojen (H+H^+) veya potasyum (K+K^+) atılır. Hipokalemi de olduğu için H+H^+ atılımı baskın hale gelir.
Klor deplesyonu, böbreğin alkalozu düzeltmek için bikarbonat atma yeteneğini bloke eder ve 'paradoksal asidüri'ye yol açar.

Key Concept

Paradoksal asidüri, klor deplesyonuna bağlı metabolik alkalozda, hacim koruma dürtüsünün asit-baz dengesinin önüne geçmesiyle oluşur.
Question 32Question →

Dokuz yaşında bir erkek çocuk, yaklaşık 22 aydır devam eden kanlı ve mukuslu dışkılama ile kramp tarzında karın ağrısı şikayetiyle polikliniğe getirilmiştir. Hastanın son bir yıldaki büyüme hızı normal sınırlarda olup, fizik muayenede perianal bölgede fistül veya fissür saptanmamıştır.

Laboratuvar bulguları aşağıdaki gibidir:

TetkikSonuç
Hemoglobin10,810,8 g/dL
Albümin3,23,2 g/dL
Eritrosit Sedimentasyon Hızı (ESRESR)4545 mm/saat
C-Reaktif Protein (CRPCRP)2828 mg/L

Üst ve alt gastrointestinal sistem endoskopisinde; proksimalde çekuma kadar uzanan, rektumdan itibaren kesintisiz devam eden diffüz mukozal inflamasyon, granülarite artışı ve vasküler patern kaybı izlenmiştir.

Bu verilere dayanarak, hastada en olası tanı ve bu tanı için özgüllüğü yüksek olan serolojik belirteç aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Ülseratif kolit - Perinükleer antinötrofil sitoplazmik antikor (pANCApANCA)

Answer

Ülseratif kolit tanısı konulan bu hastada, hastalıkla ilişkili en spesifik serolojik belirteç pANCA'dır.
Doğru yanıt olan 'Ülseratif kolit - pANCA' seçeneği, hastanın klinik ve endoskopik tablosuyla tam uyumludur. Hastada görülen rektumdan başlayan kesintisiz (kontinü) mukozal inflamasyon Ülseratif kolitin temel özelliğidir. Bu hastalıkta pANCA pozitifliği, Crohn hastalığına göre çok daha yüksek bir özgüllüğe sahiptir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik semptomlarını ve fizik muayene bulgularını analiz ediniz.
Kanlı ishal ve perianal bölgenin normal olması, hastayı Crohn hastalığından uzaklaştırıp Ülseratif kolit tanısına yaklaştırır.
Ülseratif kolitte kanlı ishal ana semptomdur ve perianal tutulum nadirdir.
2
Endoskopik bulguları değerlendiriniz.
Rektumdan başlayarak proksimale doğru kesintisiz (kontinü) devam eden tutulum Ülseratif kolit için patognomoniktir.
Crohn hastalığında tutulum yamalıdır (skip lesions) ve rektum genellikle korunur.
3
Tanı ile serolojik belirteci eşleştiriniz.
Ülseratif kolit hastalarında pANCA pozitifliği %60-70 oranında görülürken, Crohn hastalığında ASCA pozitifliği daha yaygındır.
Bu antikorlar inflamatuar bağırsak hastalıklarının ayırıcı tanısında yardımcı laboratuvar parametreleridir.

Key Concept

Ülseratif kolit, rektumdan başlayan, kolon boyunca kesintisiz devam eden, mukozal ve submukozal inflamasyonla seyreden kronik bir hastalıktır; serolojik olarak en sık pANCA pozitifliği ile ilişkilidir.

Alternative Method

Ayırıcı tanıda rektum tutulumuna bakmak en hızlı yöntemdir: Rektum tutulmuşsa öncelikle Ülseratif kolit, rektum korunmuşsa öncelikle Crohn hastalığı düşünülmelidir.
Estimated Time:1m 30s
Question 33Question →

Otuz sekiz günlük bir erkek bebek, yaklaşık on gündür giderek şiddeti artan, safrasız ve fışkırır tarzda kusma şikayeti ile polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde dehidratasyon bulguları saptanan hastanın batın muayenesinde epigastrik bölgede yaklaşık 1.5−21.5-2 cm boyutlarında, hareketli ve sert bir kitle (zeytin belirtisi) palpe ediliyor. Bu hastada beklenen biyokimyasal ve idrar tetkik bulguları aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Serum klor ve potasyum seviyelerinde düşüklük, serum bikarbonat seviyesinde yükseklik ve idrarın asidik olması

Answer

Serum klor ve potasyum seviyelerinde düşüklük, serum bikarbonat seviyesinde yükseklik ve idrarın asidik (paradoksal asidüri) olması beklenen tablodur.
Doğru seçenek, Hipertrofik Pilor Stenozu'nun klasik metabolik profilini tam olarak tanımlamaktadır. Mide çıkışındaki darlık nedeniyle gerçekleşen şiddetli kusmalar sonucunda hidroklorik asit (HClHCl) kaybedilir. Bu durum serumda klorun düşmesine (Cl−Cl^- < 95 mEq/L) ve bikarbonatın artmasına (metabolik alkaloz) yol açar. Beraberinde gelişen dehidratasyon, böbreklerden sodyum geri emilimini tetikler. Klorun yetersiz olduğu bu durumda, sodyum geri emilirken elektriksel dengeyi sağlamak amacıyla distal tübülden potasyum ve özellikle hidrojen iyonları atılır. Sonuçta hastada hipokalemi gelişir ve sistemik alkaloz olmasına rağmen idrar asidik (pHpH < 7) olur; bu duruma 'paradoksal asidüri' denir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et.
5 haftalık bebek, safrasız fışkırır kusma ve epigastrik kitle bulguları Hipertrofik Pilor Stenozu (HPS) tanısını koydurur.
HPS, bebeklerde yaşamın ilk haftalarında en sık görülen cerrahi mide obstrüksiyonu nedenidir.
2
Mide içeriği kaybının metabolik etkisini değerlendir.
Kusma ile mide asidi (HClHCl) kaybedildiği için serumda Cl−Cl^- düşer, HCO3−HCO_3^- artar (metabolik alkaloz).
Asit kaybı sistemik pH'nın yükselmesine neden olur.
3
Böbreğin dehidratasyona yanıtını ve potasyum durumunu analiz et.
Vücut dehidratasyon nedeniyle sodyumu (Na+Na^+) tutmaya çalışırken, potasyum (K+K^+) ve hidrojen (H+H^+) kaybeder. Bu durum hipokalemiye ve idrarın asidik olmasına (paradoksal asidüri) yol açar.
Hipovolemi durumunda böbrekler Na+Na^+ geri emilimini artırırken, klor eksikliği nedeniyle Na+Na^+ tutulumu için H+H^+ sekresyonunu tercih eder.

Key Concept

Hipertrofik Pilor Stenozunda Metabolik Tablo: Hipokloremik, hipokalemik metabolik alkaloz + Paradoksal asidüri.
Estimated Time:1m 0s
Question 34Question →

4040 aylık, 16 kg16\text{ kg} ağırlığında bir erkek çocuk; 22 gündür devam eden günde 8−108-10 kez bol sulu dışkılama ve 22 kez kusma şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenesinde; huzursuz ve iritabl olduğu, göz kürelerinin belirgin çökük olduğu, ağız mukozasının kuru olduğu saptanıyor. Cilt turgoru 22 saniyenin altında yavaş düzeliyor ve çocuk sunulan suyu iştahla içiyor. Bu çocukta beklenen asit-baz değişikliği ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) önerilerine göre ilk 44 saatte uygulanması gereken oral rehidratasyon sıvısı (ORS) miktarı aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Normal anyon açıklı metabolik asidoz - 1200 ml1200\text{ ml}

Answer

Normal anyon açıklı metabolik asidoz beklenen asit-baz değişikliğidir ve uygulanması gereken ORS miktarı 1200 ml1200\text{ ml}'dir.
Vakadaki huzursuzluk, çökük gözler ve susuzlukla su içme bulguları 'Bazı Dehidratasyon' (orta derece) dehidratasyon tablosuna işaret eder. Bu durumda DSÖ Plan B protokolü uygulanır ve ilk 44 saatlik ORS miktarı 75 ml/kg75\text{ ml/kg} (16×75=1200 ml16 \times 75 = 1200\text{ ml}) olarak hesaplanır. İshalde pankreatik ve safra kaynaklı bikarbonatın dışkıyla kaybı, anyon açığı normal (hiperkloremik) metabolik asidoza neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Fizik muayene bulgularına göre dehidratasyon derecesini belirle.
Huzursuzluk, çökük gözler, kuru mukoza ve susuzluk hissi (iştahla içme) DSÖ sınıflamasına göre 'Bazı Dehidratasyon' (Orta derece) olarak tanımlanır.
Tedavi protokolü dehidratasyonun şiddetine göre seçilir.
2
Dehidratasyon derecesine uygun tedavi planını seç.
Orta derece dehidratasyon varlığında tedavi Plan B (Oral Rehidratasyon Tedavisi) uygulanmalıdır.
Ağır dehidratasyon veya şok bulgusu olmayan hastalarda ilk seçenek oral rehidratasyondur.
3
İlk 4 saatte verilecek sıvı miktarını hesapla.
16 kg×75 ml/kg=1200 ml16\text{ kg} \times 75\text{ ml/kg} = 1200\text{ ml}.
DSÖ Plan B protokolü 75 ml/kg75\text{ ml/kg} ORS verilmesini önerir.
4
Beklenen asit-baz bozukluğunu değerlendir.
Normal anyon açıklı (hiperkloremik) metabolik asidoz.
İshalde gastrointestinal kanaldan net bikarbonat kaybı gerçekleşir, bu da anyon açığı değişmeden klorun artmasıyla karakterize bir asidoz tablosu oluşturur.

Key Concept

Orta derece dehidratasyonda (Bazı Dehidratasyon) Plan B tedavisi (75 ml/kg75\text{ ml/kg} ORS) ve ishal kaynaklı bikarbonat kaybına bağlı normal anyon açıklı metabolik asidoz.
Estimated Time:1m 30s
Question 35Question →

1313 yaşında bir erkek çocuk, yaklaşık 11 yıldır devam eden aralıklı karın ağrısı, dışkılama sayısında artış ve 66 kgkg ağırlık kaybı şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde boyunun 3.3. persentilin altında olduğu (önceki kayıtlarında 50.50. persentil), pubertenin Tanner evre 11 düzeyinde (gecikmiş) olduğu ve perianal bölgede ağrısız deri katlantıları (skin tags) ile derin lineer fissürler olduğu gözleniyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 9.89.8 g/dLg/dL, albümin 2.62.6 g/dLg/dL, eritrosit sedimentasyon hızı (ESH) 6565 mm/saatmm/saat ve CRPCRP 4242 mg/Lmg/L saptanıyor. Bu hastada tanıyı kesinleştirmek için yapılacak kolonoskopik incelemede görülmesi en olası bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Terminal ileum tutulumuyla birlikte, sağlam mukoza adaları arasından izlenen derin ülserlerin oluşturduğu 'parke taşı' (cobblestone) görünümü

Answer

Terminal ileum tutulumuyla birlikte, sağlam mukoza adaları arasından izlenen derin ülserlerin oluşturduğu 'parke taşı' (cobblestone) görünümü
Hastanın klinik tablosu (büyüme geriliği, puberte gecikmesi ve perianal deri katlantıları) pediyatrik yaş grubundaki Crohn hastalığı için klasik bir sunumdur. Endoskopik incelemede, inflamasyonun tüm bağırsak duvarı katmanlarını etkilemesi (transmural) ve normal mukoza alanları arasında derin lineer ülserlerin bulunması sonucunda oluşan 'parke taşı' görünümü Crohn hastalığının karakteristik bulgusudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların analizi
Büyüme geriliği, puberte gecikmesi, kilo kaybı ve perianal hastalık (deri katlantıları, fissürler).
Bu bulgu kombinasyonu pediyatrik yaş grubunda Crohn hastalığı için oldukça tipiktir.
2
Laboratuvar verilerinin yorumlanması
Anemi (9.89.8 g/dLg/dL), hipoalbüminemi (2.62.6 g/dLg/dL) ve yüksek inflamatuar belirteçler (ESHESH, CRPCRP).
Şiddetli inflamasyon ve malabsorbsiyon/protein kaybeden enteropati varlığını destekler.
3
Endoskopik ayrımın yapılması
Crohn hastalığında atlamalı lezyonlar (skip lesions), transmural tutulum ve 'parke taşı' görünümü beklenir.
Ülseratif Kolit'te ise tutulum rektumdan başlar, kesintisizdir ve sadece mukoza/submukoza ile sınırlıdır.

Key Concept

Pediyatrik Crohn hastalığı, büyüme geriliği ve perianal tutulum gibi özelliklerle Ülseratif Kolit'ten ayrılır; patolojik olarak transmural inflamasyon ve granülomlar görülür.

Practice More

İnflamatuar bağırsak hastalıklarında kullanılan serolojik belirteçlerin (ASCA ve pANCA) tanısal değerini gözden geçirin.
Estimated Time:2m 0s
Question 36Question →

55 yaşında bir erkek çocuk, son bir yıldır devam eden kronik ishal, karın şişliği ve kilo alamama şikayetleriyle getirilmiştir. Özgeçmişinde sık tekrarlayan üst solunum yolu enfeksiyonları ve otit öyküsü mevcuttur. Fizik muayenesinde boy ve kilo persentili 33'ün altında, batın distandü ve ekstremitelerde kas erimesi saptanmıştır. Çölyak hastalığı şüphesiyle istenen doku transglutaminaz (anti-tTG) IgA antikoru negatif sonuçlanmıştır. Bu hastada tanısal süreci yönetmek için bir sonraki en uygun adım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Serum total IgA düzeyi ölçümü ve anti-tTG IgG antikoru bakılması

Answer

Serum total IgA düzeyinin ölçülmesi ve buna paralel olarak anti-tTG IgG antikorunun bakılması en uygun adımdır.
Çölyak hastalığı, selektif IgA eksikliği olan bireylerde normal popülasyona göre daha sık görülür. Serolojik tarama testleri olan anti-tTG ve EMA antikorları genellikle IgA yapısındadır. Eğer hastada selektif IgA eksikliği varsa, bu testler yalancı negatif sonuç verecektir. Sık sinopulmoner enfeksiyon öyküsü IgA eksikliğini klinik olarak desteklediğinden, bir sonraki adım total IgA düzeyini kontrol etmek ve tanı için anti-tTG IgG veya deamidize gliadin peptid (DGP) IgG bakmaktır. Kesin tanı ise duodenal biyopsi ve histopatolojik inceleme (Marsh sınıflaması) ile konur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların (kronik ishal, büyüme geriliği) malabsorbsiyon sendromları, özellikle Çölyak hastalığı ile uyumunu değerlendir.
Çölyak hastalığı güçlü bir ön tanı haline gelir.
Tipik klinik tablo çölyak hastalığını düşündürür.
2
Hastanın sık enfeksiyon öyküsünü ve negatif çıkan IgA antikorlarını birlikte analiz et.
Selektif IgA eksikliği şüphesi doğar.
Selektif IgA eksikliği olan hastalarda IgA tabanlı çölyak testleri yalancı negatif sonuç verir.
3
Tanıyı doğrulamak için IgA eksikliğini kanıtla ve IgG tabanlı seroloji iste.
Doğru tanısal algoritmaya uyum sağlanır.
Total IgA düşüklüğü durumunda IgG antikorları tanısal değeri en yüksek testlerdir.

Key Concept

Selektif IgA eksikliği varlığında Çölyak hastalığı serolojisinin yorumlanması.
Estimated Time:1m 30s
Question 37Question →

Doğumdan sonraki ilk saatlerde ağızda bol köpüklü salya ve beslenme girişimi sırasında ani siyanoz gelişen 11 günlük bir yenidoğanın fizik muayenesinde batının distandü (şiş) ve perküsyonla timpanik olduğu saptanıyor. Orogastrik sondanın mideye ilerletilemediği ve direkt grafide üst mediastende sonlandığı görülüyor.

Bu hastanın preoperatif (ameliyat öncesi) yönetiminde aspirasyonu önlemek için yapılması gereken en uygun uygulama aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Proksimal özofagus poşuna sürekli aspirasyon yapan çift lümenli kateter yerleştirilmesi ve başın 3030-45∘45^\circ yükseltilmesi

Answer

Proksimal özofagus poşuna sürekli aspirasyon yapan çift lümenli kateter yerleştirilmesi ve başın yükseltilmesi
Doğru seçenek olan proksimal özofagus poşuna sürekli aspirasyon uygulanması ve başın yükseltilmesi, Tip C özofagus atrezisinde proksimal poşta biriken tükürüğün akciğerlere kaçmasını önlemek için standart preoperatif yaklaşımdır. Başın yükseltilmesi ayrıca distal fistül yoluyla mideden akciğerlere asit reflüsü riskini de azaltır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz etme
Ağızda köpüklü salya, NG sondanın ilerletilememesi ve batında gaz olması 'Distal Trakeoözofageal Fistüllü Özofagus Atrezisi' (Tip C) tanısını koydurur.
Tip C, en sık görülen tip olup hem atrezi bulgularını hem de distal fistül nedeniyle mide gazını içerir.
2
Aspirasyon risklerini belirleme
Üst poşta biriken tükürüğün trakeaya taşması ve distal fistül yoluyla mide içeriğinin reflüsü.
Bu iki mekanizma neonatal dönemde şiddetli aspirasyon pnömonisine yol açabilir.
3
Yönetim planı oluşturma
Proksimal poşun sump kateter (Replogle) ile sürekli aspirasyonu ve yatak başının yükseltilmesi.
Bu önlemler cerrahiye kadar hastanın akciğerlerini korumayı hedefler.

Key Concept

Özofagus atrezisi (özellikle Tip C) yönetiminde en kritik preoperatif adım, üst poş sekresyonlarının ve gastrik reflünün akciğerlere aspirasyonunu önlemektir.

Practice More

VACTERL birliği kapsamında eşlik edebilecek kardiyak ve vertebral anomalileri inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 38Question →

Doğum öncesi takiplerinde polihidramnios saptanan ve 3838 haftalık doğan 11 günlük kız bebekte, ilk beslenmesini takiben fışkırır tarzda safralı kusma gelişmiştir. Fizik muayenesinde üst batında hafif dolgunluk dışında distansiyon saptanmayan ve henüz mekonyum çıkarmamış olan bebeğin çekilen ayakta direkt batın grafisinde 'çift hava kabarcığı' (double bubble) görünümü saptanırken distal intestinal segmentlerde gaz izlenmemiştir. Bu hastadaki patolojinin temelinde yatan en olası embriyolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Duodenal lümenin rekanalizasyonunda kusur

Answer

Duodenal lümenin rekanalizasyonunda kusur
Vakadaki polihidramnios öyküsü, ilk 2424 saatte başlayan safralı kusma ve radyografideki 'çift hava kabarcığı' görünümü duodenal atrezi tanısını koydurur. Duodenal atrezi, embriyolojik hayatın 8−10.8-10. haftalarında duodenumun lümenleşmesini sağlayan rekanalizasyon sürecinin başarısız olması sonucu gelişir. Bu hastaların yaklaşık 30%30\%'unda Down sendromu eşlik eder.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Yenidoğanda ilk 2424 saatte safralı kusma, polihidramnios öyküsü ve batın distansiyonunun olmaması yüksek seviyeli (proksimal) bir tıkanıklığı düşündürür.
Tıkanıklık seviyesi ne kadar yüksekse kusma o kadar erken başlar ve batın o kadar az distandü olur.
2
Radyolojik bulguyu yorumla
Ayakta direkt batın grafisindeki 'çift hava kabarcığı' (double bubble) görünümü duodenal atrezi için patognomoniktir.
Mide ve proksimal duodenumdaki hava iki ayrı kabarcık oluştururken, distalde gaz olmaması tam tıkanıklığı doğrular.
3
Embriyolojik mekanizmayı belirle
Duodenumun embriyolojik dönemde katı kordon halinden lümenli hale geçişindeki (rekanalizasyon) hata duodenal atreziye yol açar.
Jejunal ve ileal atreziler vasküler kazalarla oluşurken, duodenal atrezi bir farklılaşma kusurudur.

Key Concept

Duodenal atrezi ve rekanalizasyon kusuru

Practice More

Duodenal atrezili hastalarda Down sendromu dışında eşlik edebilecek kardiyak anomalileri (VSD, ASD) gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 39Question →

1010 aylık bir erkek bebek, 33 gündür devam eden günde 10−1210-12 kez bol sulu dışkılama ve 22 kez kusma şikayetiyle acil servise getiriliyor. Yapılan fizik muayenesinde; bebeğin huzursuz olduğu, göz kürelerinin ve ön fontanelinin çöktüğü, mukoza ve dilin kuru olduğu, deri turgorunun 22 saniyede geri döndüğü ve idrar çıkışının azaldığı saptanıyor. Kapiller dolum zamanı 22 saniye, kalp hızı 140/dakika140/\text{dakika} ve nabızları dolgun olarak değerlendiriliyor.

Bu klinik bulgulara sahip bir hastada beklenen en olası laboratuvar tablosu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Düşük bikarbonat düzeyli metabolik asidoz

Answer

Düşük bikarbonat düzeyli metabolik asidoz
Gastroenteritli çocuklarda ishal yoluyla bağırsaklardan yoğun bikarbonat kaybı gerçekleşir. Ayrıca dehidratasyonun şiddeti arttıkça doku perfüzyonu bozulur ve laktik asit birikimi başlar, bu da metabolik asidoz tablosunu derinleştirir. Fizik muayene bulguları orta derece dehidratasyon ile uyumlu olan bu hastada, bikarbonatın düşük olduğu bir metabolik asidoz tablosu en olası bulgudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Huzursuzluk, çökük fontanel/göz küreleri, kuru mukoza ve 22 saniyelik turgor kaybı '%5-10$' (orta derece) dehidratasyonu işaret eder.
Hastanın sıvı kaybı derecesini belirlemek, beklenen komplikasyonları öngörmek için gereklidir.
2
Kaybedilen sıvının içeriğinin belirlenmesi
İshal vakalarında bağırsak sekresyonları ile bol miktarda bikarbonat (HCO3−HCO_3^-) kaybedilir.
Sıvı kaybının kaynağı (alt GİS), asit-baz dengesindeki değişimin yönünü belirler.
3
Asit-baz durumunun yorumlanması
Bikarbonat kaybı ve eşlik eden doku hipoksisi sonucu metabolik asidoz tablosu gelişir.
Kanda baz kaybı (bikarbonat düşüklüğü) asidozun temel nedenidir.

Key Concept

Akut gastroenteritlerde gelişen dehidratasyona en sık eşlik eden asit-baz bozukluğu metabolik asidozdur.

Hints

1
Hastanın sıvı kaybının kaynağına (ishal) odaklanın; ishal ile hangi baz kaybedilir?
2
Bağırsak sıvıları bikarbonattan zengindir. Bu sıvının kaybı vücutta asit birikimine mi yoksa baz kaybına mı yol açar?
3
İshalde bikarbonat kaybı asidoza neden olurken, mide asidi kaybı (pilor stenozu gibi) alkaloza neden olur.

Practice More

Dehidratasyon derecelerini (hafif, orta, ağır) ve klinik belirteçlerini tekrar gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 40Question →

1111 yaşında bir erkek çocuk, 33 hafta önce geçirdiği bisiklet kazası sonrası karaciğer laserasyonu (evre 22) tanısıyla cerrahi dışı yöntemlerle tedavi edilip taburcu edilmiştir. Hasta şimdi ani başlayan şiddetli epigastrik ağrı ve melena şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde sklera ve ciltte ikter gözlenirken, sağ üst kadranda palpasyonla belirgin hassasiyet saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde hemoglobin 7.67.6 g/dL, total bilirubin 4.84.8 mg/dL (direkt bilirubin 3.43.4 mg/dL) bulunuyor. Yapılan acil üst gastrointestinal sistem endoskopisinde papilla vateri hizasından aktif kan sızdığı gözleniyor. Bu klinik tabloya göre, hem kesin tanı koymak hem de kanamayı durdurmak için bir sonraki en uygun adım hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Selektif hepatik arter anjiyografisi

Answer

Selektif hepatik arter anjiyografisi (tanı ve embolizasyon için en uygun adımdır)
Hastada künt batın travması sonrası gelişen sağ üst kadran ağrısı, sarılık (direkt hiperbilirubinemi) ve melena birlikteliği 'Sandalblom Triadı' olarak bilinir ve 'Hemobili' için patognomoniktir. Travma sonrası karaciğer parankimindeki bir arterin (genellikle hepatik arter dalları) safra yollarıyla iştirak kurması (psödoanevrizma veya fistül) sonucu oluşur. Endoskopide papilla vateri'den kan gelmesi tanıyı kesinleştirir. Selektif hepatik arter anjiyografisi, hem bu vasküler anomaliyi görüntülemede (tanı) hem de coil/ajanlar ile kanamayı durdurmada (tedavi) en etkili girişimdir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik sentez yapılması
Travma öyküsü + Melena + İkter + Sağ üst kadran ağrısı (Sandalblom triadı)
Hastadaki bulguların 'Hemobili' (Hemobilia) tablosuna özgü klasik üçlüyü oluşturduğunu fark etmek.
2
Laboratuvar verilerinin yorumlanması
Direkt hiperbilirubinemi saptanması
Safra yolları içindeki kan pıhtılarının mekanik tıkanıklığa yol açtığını ve kanamanın safra ağacı kaynaklı olduğunu doğrulamak.
3
Endoskopik bulgunun değerlendirilmesi
Papilla vateri'den kan gelmesi
Kanamanın mide veya duodenum mukozasından değil, safra veya pankreatik kanaldan (bu vakada karaciğer travması nedeniyle safra kanalından) geldiğini kesinleştirmek.
4
Yönetim stratejisinin belirlenmesi
Girişimsel radyolojiye (Anjiyografi) yönlendirme
Travma sonrası gelişen psödoanevrizmaların tanısında ve embolizasyon ile tedavisinde altın standart yöntemi seçmek.

Key Concept

Hemobili (Hemobilia) ve Sandalblom Triadı

Practice More

Üst GİS kanaması ile başvuran bir çocukta hepatomegali ve asit eşlik ediyorsa portal hipertansiyon komplikasyonlarını inceleyiniz.
Estimated Time:3m 0s
PreviousPage 2 / 16Next
Gastroenteroloji ve Hepatoloji Practice Questions — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 2 | Examkin