Hematoloji ve Onkoloji

409 questions

Question 21Question

1212 yaşında bir erkek çocuk, yaklaşık 11 aydır devam eden ateş, gece terlemesi, kilo kaybı ve gövdesinde yeni gelişen ağrısız, yer yer ülserleşmiş nodüler deri lezyonları şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde generalize lenfadenopati saptanıyor. Aksiller lenf nodundan yapılan biyopsinin histopatolojik incelemesinde; geniş eozinofilik sitoplazmalı, at nalı (horseshoe) veya böbrek şeklinde nukleusu olan pleomorfik "hallmark" (karakteristik) hücreler izleniyor. İmmünohistokimyasal boyamada bu hücrelerin CD30CD30 ve ALKALK (Anaplastik Lenfoma Kinaz) pozitif olduğu saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı ve hastalığın özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Deri, kemik ve yumuşak doku gibi ekstranodal tutulumlar sıktır ve sıklıkla t(2;5)(p23;q35)t(2;5)(p23;q35) translokasyonu saptanır.

Answer

Anaplastik büyük hücreli lenfomada ekstranodal (deri, kemik vb.) tutulumlar sıktır ve karakteristik olarak t(2;5)(p23;q35)t(2;5)(p23;q35) translokasyonu izlenir.
Vakada tanımlanan karakteristik histopatoloji (at nalı çekirdekli hallmark hücreler), CD30CD30 pozitifliği ve deri/ekstranodal tutulumlar Anaplastik Büyük Hücreli Lenfoma için spesifiktir. Bu hastalıkta t(2;5)(p23;q35)t(2;5)(p23;q35) translokasyonu en sık görülen sitogenetik anomali olup NPMALKNPM-ALK füzyon proteini oluşumuna yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları ve histopatolojiyi analiz et.
B-semptomları (ateş, kilo kaybı), deri lezyonları, generalize LAP ve 'at nalı' çekirdekli 'hallmark' hücreler anaplastik büyük hücreli lenfomayı (ABHL) işaret eder.
Bu morfoloji ve klinik tablo (özellikle deri tutulumu) çocukluk çağında ABHL için tipiktir.
2
İmmünofenotipi ve genetik belirteçleri değerlendir.
CD30CD30 pozitifliği ve ALKALK ekspresyonu tanıyı doğrular; en sık genetik değişiklik t(2;5)t(2;5)'dir.
ABHL vakalarının büyük çoğunluğunda ALKALK geninin NPM1NPM1 geni ile birleştiği t(2;5)t(2;5) translokasyonu saptanır.
3
Prognoz ve yayılım özelliklerini belirle.
ABHL sıklıkla ileri evre (Murphy Evre III/IV) ve ekstranodal tutulumla seyreder ancak ALKALK pozitifliği iyi prognostik faktördür.
ALK proteininin aşırı ekspresyonu, çocuklarda tedaviye mükemmel yanıt ile ilişkilidir.

Key Concept

Anaplastik Büyük Hücreli Lenfoma (ABHL) Tanısı ve Özellikleri
Estimated Time:2m 30s
Question 22Question

Dört yaşında bir erkek çocuk, solukluk ve yürümede dengesizlik şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Öyküsünden prematürelik nedeniyle yenidoğan yoğun bakım ünitesinde izlendiği ve nekrotizan enterokolit (NEK) gelişmesi üzerine terminal ileumunun 25 cm25\text{ cm}'lik kısmının rezerke edildiği öğreniliyor. Fizik muayenesinde vibrasyon duyusunda azalma ve derin tendon reflekslerinde zayıflama saptanıyor.

Laboratuvar bulguları şu şekildedir:

ParametreSonuç
Hemoglobin (Hb)8.2 g/dL8.2\text{ g/dL}
Ortalama Eritrosit Hacmi (MCV)112 fL112\text{ fL}
Eritrosit Dağılım Genişliği (RDW)19%19\%
Retikülosit%0.5\%0.5

Periferik yaymada makroovalositler ve hipersegmente nötrofiller görülüyor.

Bu hastadaki hematolojik tablonun en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Vitamin B12B_{12} eksikliği

Answer

Vakadaki klinik ve laboratuvar bulguları Vitamin B12B_{12} eksikliğini işaret etmektedir.
Doğru seçenek olan Vitamin B12B_{12} eksikliği, hastanın geçirdiği terminal ileum rezeksiyonu ile doğrudan ilişkilidir. B12B_{12} vitamininin emilimi için terminal ileumdaki reseptörler zorunludur. Ayrıca vakada belirtilen vibrasyon duyusu kaybı ve reflekslerde azalma gibi nörolojik bulgular, B12B_{12} eksikliğine özgü 'subakut kombine dejenerasyon' tablosunu yansıtır.

Step-by-Step Solution

1
Eritrosit indekslerini ve periferik yaymayı değerlendir.
MCV>100 fLMCV > 100\text{ fL} ve hipersegmente nötrofiller megaloblastik/makrositer anemiye işaret eder.
Yüksek MCVMCV ve hipersegmentasyon DNA sentez bozukluğunu gösteren temel bulgulardır.
2
Hastanın cerrahi öyküsünü analiz et.
Terminal ileum rezeksiyonu, Vitamin B12B_{12}-İntrinsik Faktör kompleksinin emilim bölgesinin kaybı anlamına gelir.
B12B_{12} vitamini spesifik olarak distal ileumdan emilir.
3
Nörolojik bulguları yorumla.
Vibrasyon duyusu kaybı ve refleks azalması, B12B_{12} eksikliğinde görülen subakut kombine dejenerasyonu destekler.
Miyelin sentezi için B12B_{12} gereklidir; folat eksikliğinde bu nörolojik tablo görülmez.

Key Concept

Vitamin B12B_{12} vitamini intrinsik faktöre bağlı olarak terminal ileumdan emilir; bu bölgenin rezeksiyonu veya hastalığı (örn. Crohn, NEK sekeli) megaloblastik anemi ve nörolojik sekel riskini artırır.

Practice More

İmerslund-Gräsbeck sendromu ve juvenil pernisiyöz anemi arasındaki farkları incelemek, B12B_{12} emilim mekanizmasını pekiştirecektir.
Estimated Time:1m 25s
Question 23Question

Birinci yaş aşıları için Aile Sağlığı Merkezi'ne getirilen kız bebeğin rutin kan sayımında (hemogram) derin bir mikrositoz (MCV: 62 fL62 \text{ fL}) ve hafif anemi (Hemoglobin: 10.1 g/dL10.1 \text{ g/dL}) saptanıyor. Öykü derinleştirildiğinde, annesinin de çocukluğundan beri kansızlık nedeniyle zaman zaman kan hapı kullandığı ancak kan değerlerinin hiçbir zaman tam olarak normale dönmediği öğreniliyor.

Hekim, bu klinik tabloda öncelikle yaygın görülen nutrisyonel eksiklik ile ailesel bir hemoglobinopati durumunu birbirinden ayırt etmeyi planlamaktadır.

Diğer ileri testlere (kapsamlı demir paneli veya hemoglobin elektroforezi) geçilmeden önce, sadece tam kan sayımı parametreleri incelendiğinde, bu hastada tablonun demir eksikliğinden ziyade talasemi minör (taşıyıcılığı) ile uyumlu olduğunu destekleyen en güçlü bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Normal veya hafif artmış eritrosit (RBC) sayısı ile birlikte normal eritrosit dağılım genişliği (RDW)

Answer

Talasemi minörde, demir eksikliğinden farklı olarak eritrosit sayısı (RBC) normal veya yüksek, eritrosit dağılım genişliği (RDW) ise normaldir.
Talasemi minör (taşıyıcılığı), mikrositik aneminin en sık görülen nedenlerinden biridir ve genellikle demir eksikliği anemisi ile karışır. Talasemi minörde genetik bir defekt nedeniyle globin zincir sentezi azalmış ve hücreler küçük üretilmiştir (mikrositoz). Ancak kemik iliği bu durumu kompanse etmek için eritrosit (RBC) üretim sayısını artırır; dolayısıyla RBC genellikle normal veya yüksektir (>5×1012/L> 5 \times 10^{12}/\text{L}). Ayrıca tüm eritrositler aynı genetik defekte sahip olduğundan homojen bir şekilde küçüktürler, bu durum eritrosit dağılım genişliğinin (RDW) normal sınırlarda kalmasını sağlar. Bu iki parametrenin birbirine oranı olan Mentzer İndeksi (MCV/RBC) bu sebeple talasemi minörde 1313'ün altındadır.

Step-by-Step Solution

1
Vakadaki klinik ipuçlarını analiz etmek
Hastada mikrositik anemi (MCV düşük, Hb düşük) ve annede tedaviye dirençli anemi (talasemi minör şüphesi) mevcuttur.
Ayırıcı tanı listesini oluşturmak için.
2
Demir eksikliği ile talasemi minörün hemogram parametrelerini karşılaştırmak
Demir eksikliğinde RBC düşük ve RDW yüksektir. Talasemi minörde ise RBC normal/yüksek ve RDW normaldir.
Soru, bu iki durumu birbirinden ayıran en güçlü hemogram bulgusunu sormaktadır.
3
Seçenekleri bu bilgi ışığında değerlendirmek
Normal veya hafif artmış RBC ile normal RDW kombinasyonu, talasemi minör tanısını destekleyen doğru seçenektir.
Doğru bulgu kombinasyonunu tespit etmek için.

Key Concept

Mikrositik anemilerde demir eksikliği ile talasemi taşıyıcılığının hemogram parametreleri (RBC ve RDW) kullanılarak ayırt edilmesi.

Hints

1
Demir eksikliğinde kemik iliği üretim yapacak yapı taşı bulamaz, talasemide ise yapı taşı (demir) vardır ancak fabrika (genetik) üretim planında hata vardır.
2
Talasemi minörde kemik iliği küçük hücre üretimi sorununu hücre sayısını artırarak çözmeye çalışır.
3
Talasemi minörde hücrelerin tümü aynı şekilde defektli olduğundan boyutları birbirine çok benzerdir, yani hücreler arası hacim farkı yoktur (bu parametre normaldir).

Practice More

Demir eksikliği anemisinde tedaviye yanıtın laboratuvar bulguları sırasını gözden geçiriniz.

Alternative Method

Ayrım için pratik formül: Mentzer İndeksi = MCV / RBC'dir. Oran 13'ten büyükse Demir Eksikliği (payda yani RBC küçük olduğu için), 13'ten küçükse Talasemi Minör (payda yani RBC büyük olduğu için) düşünülür.
Estimated Time:1m 0s
Question 24Question

44 yaşında bir erkek çocuk, yaklaşık 11 aydır sabahları belirginleşen fışkırır tarzda kusma ve yürümede dengesizlik şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenesinde papil ödemi ve trunkal ataksi saptanıyor. Kraniyal MRG incelemesinde dördüncü ventrikül tabanından köken alan, içerisinde kalsifikasyonlar barındıran ve 'plastik' özellik göstererek Luschka forameni üzerinden bazal sisternalara doğru uzanım sergileyen kitle tespit ediliyor. Bu çocuk için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ependimom

Answer

Dördüncü ventrikül tabanından köken alan ve plastik uzanım gösteren kitle ependimomdur.
Ependimomlar, çocukluk çağı posterior fossa tümörleri arasında dördüncü ventrikül tabanından köken almalarıyla bilinirler. Tümörün foramen Luschka veya Magendie üzerinden subaraknoid mesafeye doğru, çevre yapıları sarmalayarak ilerlemesi 'plastik tümör' (molding) olarak adlandırılır ve bu özellik ependimomlar için oldukça karakteristiktir. Ayrıca kalsifikasyon görülme oranı diğer arka çukur tümörlerine göre daha yüksektir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik semptomları değerlendir.
Sabah kusmaları ve papil ödemi artmış kafa içi basınca (KİBAS), trunkal ataksi ise posterior fossa yerleşimine işaret eder.
Vakanın anatomik lokalizasyonunu ve aciliyetini belirlemek için.
2
Radyolojik bulguları analiz et.
Dördüncü ventrikül tabanı yerleşimi, kalsifikasyon varlığı ve Luschka forameni yoluyla uzanım (plastik tümör) saptanmıştır.
Arka çukur tümörleri arasında ayırıcı tanı yapmak için en kritik verilerdir.
3
Ayırıcı tanıyı netleştir.
Medulloblastom tavan kökenli iken, ependimom taban kökenlidir ve plastik büyüme sergiler.
Tümörlerin köken aldığı anatomik yapıların farklılığı tanı koydurucudur.

Key Concept

Ependimomların dördüncü ventrikül tabanından köken alması ve 'plastik' uzanım göstermesi.
Estimated Time:1m 30s
Question 25Question

Pediatrik yaş grubunda en sık karşılaşılan lösemi tipinde, kemik iliği aspirasyon yaymasında saptanan blastlarda görülmesi beklenen histokimyasal özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Periyodik asit-Schiff (PAS) pozitifliği

Answer

Periyodik asit-Schiff (PAS) pozitifliği
Çocukluk çağının en sık malignitesi olan akut lenfoblastik lösemi (ALL) tanısında, kemik iliği yaymasında görülen blastların histokimyasal boyanması ayırıcı tanıda değerlidir. Lenfoblastlar tipik olarak Periyodik asit-Schiff (PAS) boyası ile sitoplazmalarında kaba granüller veya bloklar oluşturacak şekilde pozitif boyanma gösterirler. Bu özellik, onları PAS negatif olan veya ince granüler boyanan diğer hücrelerden ayırır.

Step-by-Step Solution

1
En sık görülen çocukluk çağı lösemisinin belirlenmesi
Çocukluk çağında en sık görülen lösemi tipi Akut Lenfoblastik Lösemi (ALL)'dir.
Soru kökünde bahsedilen 'en sık karşılaşılan lösemi tipi' tanımına uygun hastalığın belirlenmesi gerekir.
2
Lenfoblastların histokimyasal özelliklerinin hatırlanması
Lenfoblastlar PAS ile blok şeklinde pozitif boyanırken, MPO ve Sudan Black B ile negatif sonuç verirler.
Lösemi tiplerinin ayırıcı tanısında histokimyasal boyanma özellikleri kritik öneme sahiptir.
3
Miyeloid ve onkolojik belirteçlerin elenmesi
MPO, Auer cisimciği ve Sudan Black B miyeloid seriyi; rozetler ise nöroblastomu işaret eder.
Çelişkili bulguların elenerek lenfoid seriye özgü olan bulgunun seçilmesi gerekir.

Key Concept

Lösemi blastlarında histokimyasal ayırıcı tanı (PAS vs MPO)
Estimated Time:45s
Question 26Question

Akut karın bulguları ile başvuran 77 yaşındaki bir erkek hastada, yapılan laparotomide ileoçekal bölgede yerleşimli bir kitle saptanmış ve komplet rezeksiyon uygulanmıştır. Patolojik inceleme sonucunda Burkitt lenfoma tanısı konulan hastanın cerrahi sınırlarının negatif olduğu ancak rezeke edilen bölgesel mezenterik lenf nodlarında tümör infiltrasyonu bulunduğu rapor edilmiştir. Yapılan diğer tetkiklerde uzak yayılım saptanmamıştır.

Bu hasta için Murphy (St. Jude) evreleme sistemine göre en uygun evre aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Evre IIII

Answer

Tam rezeke edilmiş ileoçekal Burkitt lenfoma tanılı hasta, Murphy (St. Jude) sistemine göre Evre II'dir.
Murphy (St. Jude) pediatrik Non-Hodgkin Lenfoma evreleme sistemine göre; ileoçekal bölgeden kaynaklanan ve bölgesel lenf nodu tutulumu olsa dahi tamamen çıkarılabilen (komplet rezeksiyon) primer gastrointestinal sistem tümörleri Evre IIII olarak tanımlanır.

Step-by-Step Solution

1
Tümörün primer yerleşim yerini ve rezeksiyon durumunu değerlendir.
Primer yerleşim ileoçekal bölge (abdominal) ve kitle tamamen (komplet) rezeke edilmiş.
Pediatrik NHL evrelemesinde abdominal kitlelerin rezeke edilebilirliği evreyi doğrudan etkiler.
2
Bölgesel lenf nodu tutulumunun evreye etkisini incele.
Mezenterik lenf nodu tutulumu var ancak rezeksiyon tamamlanmış.
Murphy sisteminde rezeke edilebilen abdominal tümörlerde bölgesel lenf nodu varlığı evreyi II'den III'e çıkarmaz.
3
Murphy (St. Jude) evreleme kriterlerine göre sınıflandır.
Hasta Evre II olarak belirlendi.
Kriter: 'Tam rezeke edilmiş gastrointestinal tümör (mezenterik lenf nodu tutulumu olsun veya olmasın)'.

Key Concept

Murphy (St. Jude) evreleme sisteminde rezeke edilebilir abdominal kitlelerin sınıflanması.
Estimated Time:1m 30s
Question 27Question

1818 aylık bir erkek çocuk, belirginleşen solukluk ve motor becerilerinde (desteksiz oturmada zorlanma, emeklemede azalma) gerileme şikayetleriyle getirilmiştir. Öyküsünden annesinin 22 yıl önce obezite cerrahisi (gastrik bypass) geçirdiği ve bebeğin halen yoğun anne sütü ile beslendiği öğrenilmiştir. Fizik muayenede hiperpigmente eklem bölgeleri ve hafif splenomegali saptanmıştır. Laboratuvar tetkiklerinde hemoglobin 7.87.8 g/dL, MCV 114114 fL, lökosit 3.600/mm33.600/mm^3 ve trombosit 135.000/mm3135.000/mm^3 bulunmuştur. Periferik yaymada nötrofillerde hipersegmentasyon dikkati çekmiştir. Bu hastada aneminin etiyolojisini doğrulamak için en duyarlı (spesifik) laboratuvar bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Serum metilmalonik asit düzeyinde artış saptanması

Answer

Aneminin etiyolojisini doğrulamak için serum metilmalonik asit düzeyinde artış saptanması en spesifik ve duyarlı bulgudur.
Vakadaki 18 aylık bebekte saptanan makrositik anemi, hiperpigmente eklemler ve nörolojik bulgular (motor gerileme) Vitamin B12B_{12} eksikliğini düşündürmektedir. Annenin gastrik bypass operasyonu geçirmesi, mideden salınan intrinsik faktörün azalmasına ve buna bağlı olarak B12B_{12} vitamini emilim bozukluğuna yol açar. Bu durumda anne sütündeki B12B_{12} düzeyi çok düşüktür. Vitamin B12B_{12} eksikliğinde, metilmalonil-KoA'nın süksinil-KoA'ya dönüşümü bozulduğu için serumda metilmalonik asit (MMA) birikir. Folat eksikliğinde MMA normal olduğu için, bu test B12B_{12} eksikliği tanısında en duyarlı ve spesifik göstergedir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik öykü ve risk faktörlerini analiz et.
Annenin gastrik bypass öyküsü, intr栄養 faktör (intrinsic factor) eksikliğine bağlı B12B_{12} malabsorbsiyonu riskini ve dolayısıyla anne sütündeki B12B_{12} miktarının yetersizliğini gösterir.
Vignette'deki anne cerrahisi öyküsü doğrudan B12B_{12} eksikliğine işaret eden en kritik ipucudur.
2
Laboratuvar verilerini yorumla.
Hb düşük, MCV yüksek (>100>100 fL) ve pansitopeni eğilimi ile birlikte hipersegmentasyon megaloblastik süreci doğrular.
Makrositik anemi ve hipersegmentasyon, DNA sentez bozukluğu olan megaloblastik anemilerin temel bulgusudur.
3
Ayırıcı tanı için spesifik biyokimyasal testi belirle.
Folat eksikliğinde sadece homosistein artarken, Vitamin B12B_{12} eksikliğinde hem homosistein hem de metilmalonik asit (MMA) artar.
MMA, propiyonik asit metabolizmasında sadece B12B_{12} bağımlı süksinil-KoA dönüşümünde kullanıldığı için B12B_{12} eksikliğine spesifiktir.

Key Concept

Vitamin B12B_{12} eksikliğinde metilmalonik asit (MMA) artışı, folat eksikliğinden ayrımda kullanılan en duyarlı parametredir.

Practice More

Vitamin B12B_{12} eksikliğinde uygulanan tedavi sonrası kemik iliği ve periferik kan bulgularının düzelme sırasını gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 28Question

2222 aylık bir erkek çocuk, annesi tarafından "toprak yeme" ve "renkte solukluk" şikayetleriyle polikliniğe getirilmiştir. Öyküsünden günde yaklaşık 11 litre inek sütü içtiği ve kırmızı et tüketiminin çok az olduğu öğrenilmiştir. Fizik muayenesinde konjonktivalarda solukluk saptanmış, diğer sistem muayeneleri normal bulunmuştur. Laboratuvar tetkik sonuçları aşağıda verilmiştir:

ParametreSonuç
Hemoglobin (Hb)8.2 g/dL8.2 \text{ g/dL}
MCV64 fL64 \text{ fL}
RDW19%19\%
Eritrosit sayısı (RBC)3.9×106/μL3.9 \times 10^6/\mu\text{L}
Serum demiri25μg/dL25 \mu\text{g/dL}
Ferritin6 ng/mL6 \text{ ng/mL}
Total demir bağlama kapasitesi (TDBK)480μg/dL480 \mu\text{g/dL}

Bu klinik tablo ve laboratuvar bulguları ışığında, en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Demir eksikliği anemisi

Answer

Demir eksikliği anemisi
Hastada saptanan mikrositer anemiye ek olarak; beslenme öyküsü (aşırı inek sütü, az et), pika (toprak yeme), yüksek RDW (19%19\%), Mentzer indeksinin 1313'ten büyük olması (16.416.4) ve özellikle belirgin düşük ferritin düzeyi (6 ng/mL6 \text{ ng/mL}) ile yüksek TDBK, demir eksikliği anemisi tanısını netleştirir.

Step-by-Step Solution

1
Anemi tipini belirle
Hb 8.2 g/dL8.2 \text{ g/dL} (düşük) ve MCV 64 fL64 \text{ fL} (düşük) olması mikrositer anemi olduğunu gösterir.
Tanıya yaklaşımda ilk adım aneminin morfolojik sınıflandırmasını yapmaktır.
2
Eritrosit dağılım genişliğini (RDW) ve Mentzer indeksini hesapla/değerlendir
RDW 19%19\% (yüksek). Mentzer indeksi: 64/3.9=16.464 / 3.9 = 16.4 (>13>13).
RDW'nin yüksek olması ve Mentzer indeksinin 1313'ten büyük olması demir eksikliği anemisini talasemi taşıyıcılığından ayırır.
3
Demir parametrelerini incele
Ferritin 6 ng/mL6 \text{ ng/mL} (belirgin düşük) ve TDBK 480μg/dL480 \mu\text{g/dL} (yüksek).
Düşük ferritin düzeyi, vücut demir depolarının tükendiğinin en spesifik göstergesidir ve demir eksikliği anemisi tanısını kesinleştirir.

Key Concept

Çocukluk çağında mikrositer anemilerin ayırıcı tanısında ferritin, RDW ve Mentzer indeksi kullanımı.

Alternative Method

Mentzer İndeksi Formülü: MCV / RBC sayısı. Eğer sonuç >13>13 ise Demir Eksikliği Anemisi, <13<13 ise Talasemi Taşıyıcılığı lehinedir.
Estimated Time:1m 30s
Question 29Question

44 yaşında bir erkek çocuk, annesinin banyo yaptırırken fark ettiği karın şişliği şikayetiyle getiriliyor. Yapılan fizik muayenede batın sağ tarafında, palpasyonla ağrısız, düzgün yüzeyli ve orta hattı geçmeyen sert bir kitle saptanıyor. Kan basıncı 125/85125/85 mmHgmmHg (9595. persentil üzeri) ölçülüyor. Bu hastada Wilms tümörü (nefroblastom) düşünülüyorsa, bu tanıyı nöroblastomdan ayırt etmede klinik veya radyolojik olarak en değerli bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kitlenin düzgün yüzeyli olması ve orta hattı geçmemesi

Answer

Kitlenin düzgün yüzeyli olması ve orta hattı geçmemesi bulgusu Wilms tümörü tanısını nöroblastomdan ayırt etmede en değerlidir.
Wilms tümörü (nefroblastom) genellikle 343-4 yaşlarındaki çocuklarda, karında ağrısız, düzgün yüzeyli ve tek taraflı bir kitle olarak kendini gösterir. Kitle böbrek kapsülü içinde kaldığı ve böbrek dokusunu deplase ettiği için orta hattı geçmeme eğilimindedir. Bu özellikler, genellikle daha küçük yaşta görülen, düzensiz yüzeyli ve sıklıkla orta hattı geçen nöroblastomdan ayırt edilmesini sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et.
4 yaşında, ağrısız, düzgün yüzeyli, tek taraflı kitle ve hipertansiyon mevcuttur.
Bu yaş grubu ve kitle özellikleri Wilms tümörü için tipiktir.
2
Ayırıcı tanı için temel farkları değerlendir.
Wilms tümörü orta hattı geçmez ve düzgündür; Nöroblastom genellikle orta hattı geçer ve düzensiz yüzeylidir.
Kitlenin anatomik yerleşimi ve yüzey karakteri en temel ayırıcı klinik özelliklerdir.
3
Tanıyı radyolojik ve laboratuvar farklarıyla destekle.
Nöroblastomda kalsifikasyon ve katekolamin yüksekliği beklenirken, Wilms'te bunlar genellikle saptanmaz.
Wilms tümörü böbrek parankiminden köken alan bir nefroblastomdur, nöral krest kökenli değildir.

Key Concept

Wilms Tümörü ve Nöroblastomun Ayırıcı Tanısı
Estimated Time:1m 30s
Question 30Question

33 yaşında bir erkek çocuk, yaklaşık 33 aydır devam eden iştahsızlık ve solukluk şikayetleriyle polikliniğe getirilmiştir. Öyküsünden beslenmesinin ağırlıklı olarak karbonhidrat bazlı olduğu, kırmızı et tüketmediği ve günde 44-55 çay bardağı çay içtiği öğrenilmiştir. Fizik muayenesinde konjonktivalarda solukluk saptanmıştır.

Hastanın laboratuvar tetkik sonuçları aşağıdadır:

ParametreSonuç
Hemoglobin (Hb)8.88.8 g/dLg/dL
MCV6060 fLfL
RDW1919 %\%
Eritrosit (RBC) sayısı3.73.7 ×\times 106/μL10^6/\mu L
Serum demiri2020 μg/dL\mu g/dL
Total demir bağlama kapasitesi (TDBK)460460 μg/dL\mu g/dL
Ferritin55 ng/mLng/mL

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Demir eksikliği anemisi

Answer

Demir eksikliği anemisi
Laboratuvar bulgularında saptanan mikrositoz (düşük MCV) ile birlikte, demir depolarının boş olduğunu gösteren düşük ferritin düzeyi ve artmış demir bağlama kapasitesi (TDBK) tipik demir eksikliği anemisi tablosudur. Ayrıca RDW yüksekliği (anizositoz) ve eritrosit sayısının düşük olması bu tanıyı destekleyen ek bulgulardır. Çay tüketimi, içindeki polifenoller nedeniyle demir emilimini inhibe ederek bu tabloya zemin hazırlar.

Step-by-Step Solution

1
Anemi tipini belirle
Hb 8.88.8 g/dLg/dL ve MCV 6060 fLfL olması mikrositer anemi olduğunu gösterir.
Tanısal yaklaşımın ilk adımı morfolojik sınıflamadır.
2
Eritrosit indeksi ve dağılım genişliğini (RDW) değerlendir
RDW'nin yüksek (1919 %\%), RBC sayısının ise düşük (3.73.7 milyon) olması öncelikle demir eksikliğini düşündürür.
Talasemi taşıyıcılığında RDW normal, RBC sayısı genellikle yüksektir (>5>5 milyon).
3
Demir parametrelerini yorumla
Ferritin düşüklüğü (55 ng/mLng/mL) demir depolarının tükendiğini, yüksek TDBK ise demir eksikliğini kesinleştirir.
Düşük ferritin düzeyi, demir eksikliği anemisi için en spesifik laboratuvar bulgusudur.

Key Concept

Mikrositer anemilerde demir eksikliği anemisi ile talasemi taşıyıcılığının RDW, RBC sayısı ve ferritin düzeyi üzerinden ayrımı.

Practice More

Demir tedavisi başlanan bir çocukta tedaviye yanıtın en erken göstergesi olan laboratuvar parametresini (retikülositoz) gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 31Question

55 aylık erkek bebek, uyluk bölgesine uygulanan intramüsküler aşı sonrası aşı yerinde gelişen geniş bir hematom ve şişlik şikayetiyle getiriliyor. Dayısının da benzer şekilde eklem içi kanama öyküsü olduğu ve 'kan hastalığı' tanısı aldığı öğreniliyor. Laboratuvar tetkiklerinde aPTT 8585 saniye (normal: 253525-35), PT 1212 saniye (normal: 111411-14) ve trombosit sayısı 250.000/mm3250.000/mm^3 bulunuyor.

Bu bebek için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hemofili A

Answer

Derin doku kanaması (hematom), X-e bağlı resesif geçiş (dayı öyküsü) ve izole aPTT yüksekliği ile karakterize olan Hemofili A (Faktör VIII eksikliği) en olası tanıdır.
Hastada saptanan intramüsküler aşı sonrası hematom ve ailede (dayı) kanama öyküsü, X-e bağlı resesif geçişli bir sekonder hemostaz bozukluğunu düşündürür. Laboratuvar incelemesinde PT ve trombosit sayısının normal, aPTT'nin ise belirgin uzun olması intrinsic pıhtılaşma yolundaki bir faktör eksikliğini (Faktör VIII, IX veya XI) gösterir. Erkek çocuklarda bu tablonun en yaygın nedeni Faktör VIII eksikliği olan Hemofili A'dır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et.
İntramüsküler aşı sonrası hematom gelişmesi, sekonder hemostaz (pıhtılaşma faktörü) bozukluğunu düşündürür.
Derin doku kanamaları (hematom, hemartroz) tipik olarak pıhtılaşma faktör eksikliklerinde görülür.
2
Aile öyküsünü değerlendir.
Dayıda kanama öyküsü olması X-e bağlı resesif geçişi (Hemofili A veya B) işaret eder.
Hemofili A ve B erkeklerde görülür ve anne tarafındaki erkek akrabalarda benzer öykü bulunur.
3
Laboratuvar tetkiklerini yorumla.
İzole aPTT yüksekliği (intrinsic yolak bozukluğu) mevcuttur; PT ve trombosit sayısı normaldir.
Faktör VIII ve IX, intrinsic yolakta yer aldığı için eksikliklerinde sadece aPTT uzar.
4
Tanıyı birleştir.
Hemofili A (Faktör VIII eksikliği) tanısına ulaşılır.
Hemofili A, Hemofili B'ye göre çok daha yaygındır ve klinik tablo ile tam uyumludur.

Key Concept

İzole aPTT yüksekliği ve derin doku kanaması olan erkek çocukta, X-e bağlı resesif geçişli Hemofili A öncelikle düşünülmelidir.
Estimated Time:45s
Question 32Question

77 yaşında erkek çocuk, halsizlik ve diş eti kanaması şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Anamnezinden bebeklik döneminde sağ el başparmak yokluğu nedeniyle opere edildiği ve büyüme geriliği nedeniyle takip edildiği öğreniliyor. Fizik muayenesinde boy ve baş çevresi <3.<3. persentil, gövdede yaygın sütlü kahve (café-au-lait) lekeleri ve mikroftalmi saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde saptanan bulgular aşağıdaki tabloda verilmiştir:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Hemoglobin (Hb)6.86.8 g/dL11.513.511.5 - 13.5 g/dL
Ortalama Eritrosit Hacmi (MCV)104104 fL779577 - 95 fL
Lökosit Sayısı2.100/mm32.100/mm^35.00010.000/mm35.000 - 10.000/mm^3
Mutlak Nötrofil Sayısı (ANS)750/mm3750/mm^3>1.500/mm3>1.500/mm^3
Trombosit Sayısı28.000/mm328.000/mm^3150.000450.000/mm3150.000 - 450.000/mm^3
Retikülosit%0.3\%0.3%0.5%1.5\%0.5 - \%1.5
Fetal Hemoglobin (HbF)%12\%12<%2<\%2

Bu hastada tanıyı kesinleştirmek için uygulanması gereken altın standart laboratuvar testi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Periferik kan lenfositlerinde diepoksibütan (DEB) ile uyarılmış kromozom kırıkları analizi

Answer

Periferik kan lenfositlerinde diepoksibütan (DEB) ile uyarılmış kromozom kırıkları analizi
Hastanın klinik tablosu (boy kısalığı, mikroftalmi, deri bulguları ve geçirilmiş radius/başparmak cerrahisi) ile hematolojik tablosu (makrositik pansitopeni ve artmış HbF) Fanconi Aplastik Anemisi (FAA) için klasiktir. FAA, bir DNA tamir defektidir (FANC gen kompleksi). Bu hastaların lenfositleri laboratuvar ortamında diepoksibütan (DEB) gibi DNA çapraz bağlayıcı ajanlara maruz bırakıldığında, normal hücrelerin aksine belirgin kromozom kırılmaları gösterir. Bu test FAA tanısında altın standarttır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını sentezle
Pansitopeni, makrositoz (MCV:104MCV: 104 fL), yüksek HbFHbF ve konjenital anomaliler (başparmak anomalisi, mikroftalmi, sütlü kahve lekeleri, boy kısalığı) saptandı.
Bu kombinasyon en başta Fanconi Aplastik Anemisi (FAA) tanısını düşündürür.
2
Ayırıcı tanıdaki testleri değerlendir
Diamond-Blackfan Anemisi (eADA testi) genellikle sadece anemidir; PNH (CD55/59) konjenital anomali yapmaz; beslenme eksikliği (B12/Folat) anomalileri açıklamaz.
Hastalığın patogenezindeki DNA tamir defektine odaklanmak gerekir.
3
Altın standart testi belirle
DNA çapraz bağlayıcı ajanlar (DEB veya Mitomisin-C) kullanılarak yapılan kromozom kırıkları analizi FAA için tanı koydurucudur.
FAA hücreleri DNA hasarına karşı aşırı hassastır ve bu ajanlarla uyarıldığında tipik kromozom kırılmaları gösterir.

Key Concept

Fanconi Aplastik Anemisi Tanı Yöntemi

Practice More

Fanconi Aplastik Anemisi olan hastalarda gelişebilecek solid tümör risklerini (özellikle skuamöz hücreli karsinom) gözden geçirin.
Estimated Time:1m 40s
Question 33Question

1414 aylık bir erkek çocuk; ateş, karın şişliği ve gövdede dirençli, hemorajik karakterde seboroik dermatit benzeri döküntüler nedeniyle getiriliyor. Fizik muayenede belirgin hepatosplenomegali ve yaygın lenfadenopati saptanıyor. Yapılan deri biyopsisinde CD1aCD1a ve S100S100 pozitifliği gösteren hücrelerin infiltrasyonu saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde anemi ve trombositopeni eşlik ettiği görülen bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Letterer-Siwe hastalığı

Answer

Letterer-Siwe hastalığı
Letterer-Siwe hastalığı; Langerhans hücreli histiyositozun (LHH) en ağır, multisistemik ve akut formudur. Genellikle 22 yaşın altındaki bebeklerde görülür; ateş, karın şişliği (hepatosplenomegali), lenfadenopati ve gövdede dirençli, hemorajik karakterde seboroik dermatit benzeri döküntüler ile karakterizedir. Kemik iliği tutulumu sıktır ve pansitopeniye neden olur. CD1aCD1a ve S100S100 pozitifliği tanıyı kesinleştirir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Hastada ateş, hemorajik-seboroik döküntü, hepatosplenomegali ve pansitopeni olduğu saptandı.
Multisistemik tutulumu ve hastanın yaşını değerlendirmek için.
2
Tanısal markerları değerlendir
CD1aCD1a ve S100S100 pozitifliği, Langerhans hücreli histiyositoz (LHH) tanısını doğrular.
Patolojik tanıyı kesinleştirmek için.
3
Klinik tipler arasında ayırıcı tanı yap
22 yaş altı bebeklerde görülen bu akut ve ağır seyirli tablonun Letterer-Siwe hastalığı olduğu belirlendi.
LHH'nin klinik sınıflandırmasına göre en uygun tipi seçmek için.

Key Concept

LHH'nin en ağır ve multisistemik formu Letterer-Siwe hastalığıdır.
Estimated Time:1m 30s
Question 34Question

77 yaşında erkek çocuk, sol servikal bölgede yaklaşık 2 cm2\text{ cm} boyutunda, ağrısız, hareketli ve lastik kıvamında lenfadenopati şikayetiyle başvuruyor. Yapılan eksizyonel biyopsi sonucunda Nodüler Lenfosit Baskın Hodgkin Lenfoma (NLPHL) tanısı konuluyor. Yapılan evreleme tetkiklerinde (kontrastlı toraks/batın BT ve kemik iliği aspirasyonu) başka bir odak saptanmıyor (Evre IAIA). Patoloji raporunda cerrahi sınırların temiz olduğu ve kitlenin cerrahi olarak tamamen çıkarıldığı (komplet rezeksiyon) belirtiliyor. Bu hastanın yönetimi için güncel tedavi rehberlerine göre en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sadece izlem (Gözlem)

Answer

Tam rezeke edilmiş Evre IA Nodüler Lenfosit Baskın Hodgkin Lenfoma vakalarında en uygun yaklaşım sadece izlemdir.
Pediatrik Nodüler Lenfosit Baskın Hodgkin Lenfoma (NLPHL), klasik Hodgkin lenfomadan farklı olarak genellikle daha iyi prognozludur ve yavaş ilerler. Eğer hastalık tek bir bölgedeyse (Evre IAIA) ve cerrahi olarak tamamen çıkarılmışsa, kemoterapi veya radyoterapinin uzun dönemli ağır yan etkilerinden (sekonder maligniteler, kardiyotoksisite) kaçınmak için hastalar sadece yakın takip (izlem) ile yönetilebilir. Bu grupta olası nüksler kurtarma tedavileri ile başarıyla tedavi edilebildiğinden, sağkalım oranları %95'in üzerindedir.

Step-by-Step Solution

1
Tanının ve histolojik alt tipin kesinleştirilmesi
Nodüler Lenfosit Baskın Hodgkin Lenfoma (NLPHL) tanısı konuldu.
NLPHL, klasik Hodgkin lenfomadan farklı olarak daha indolent seyreder ve farklı tedavi stratejileri gerektirir.
2
Hastalığın evresinin ve cerrahi başarının değerlendirilmesi
Evre IAIA ve cerrahi olarak tam (komplet) rezeksiyon sağlandığı teyit edildi.
Tedavi kararı evreye ve geride kalan tümör dokusu varlığına bağlıdır.
3
Tedavi yan etkileri ile hastalığın prognozunun karşılaştırılması
Pediatrik grupta radyoterapi ve kemoterapinin uzun dönem yan etkileri (sekonder kanserler, büyüme geriliği) NLPHL'nin düşük nüks riskiyle kıyaslandı.
Lokalize ve tam çıkarılmış NLPHL'de sağkalım oranları izlem ile bile mükemmele yakındır.
4
Yönetim planının belirlenmesi
Sadece izlem (watch and wait) kararı alındı.
Güncel onkoloji protokolleri (COG, EuroNet-PHL) bu spesifik durumda toksisiteden kaçınmak için izlemi önermektedir.

Key Concept

Tam rezeke edilmiş lokalize (Evre IAIA) pediatrik NLPHL yönetiminde 'izle ve bekle' stratejisi.

Practice More

Klasik Hodgkin lenfoma ile NLPHL arasındaki immunofenotipik farkları (CD15, CD30 vs CD20) tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 35Question

On yaşında bir erkek hasta, nefes darlığı, bulanık görme ve priapizm şikayetleriyle acil servise getirilmiştir. Fizik muayenesinde solunum sesleri azalmış ve hepatosplenomegali saptanmıştır. Yapılan tam kan sayımında lökosit: 320.000/mm³, hemoglobin: 7.2 g/dL, trombosit: 25.000/mm³ olarak bulunmuş; periferik yaymada %90 oranında blastik hücreler görülmüştür. T-hücreli Akut Lenfoblastik Lösemi (ALL) ve hiperlökositoz tanısı konulan hastanın acil yönetim planı yapılmaktadır.

Buna göre, aşağıdaki uygulamalardan hangisi kan viskozitesini artırarak lökostaz semptomlarını ağırlaştırma riski taşıdığı için, lökosit yükü azaltılana kadar ertelenmelidir?

Show answer & explanation

Answer: Eritrosit süspansiyonu transfüzyonu

Answer

Eritrosit süspansiyonu transfüzyonu
Hiperlökositoz (WBC > 100.000/mm³) vakalarında kan viskozitesi zaten kritik düzeydedir. Lösemik blastlar rijit (esnek olmayan) yapıdadır ve mikrodolaşımda staza neden olur (lökostaz). Kan viskozitesine en büyük katkıyı hematokrit düzeyi yapar. Bu nedenle, lökosit sayısı güvenli bir aralığa (genellikle <100.000) düşürülmeden yapılan eritrosit süspansiyonu transfüzyonu, viskoziteyi aniden artırarak pulmoner ödem, inme (stroke) veya organ yetmezliğini tetikleyebilir. Transfüzyon, sitoredüksiyon sağlanana kadar ertelenmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu tanımla
Hasta lökosit sayısı >100.000/mm³ (320.000) olan, solunum sıkıntısı, görme bozukluğu ve priapizm gibi 'Lökostaz' bulguları gösteren bir hiperlökositoz olgusudur.
Tanıyı ve aciliyet derecesini belirlemek.
2
Hiperlökositoz patofizyolojisini hatırla
Lösemik blastlar büyük ve rijit hücrelerdir; kan viskozitesini artırarak mikrodolaşımı tıkarlar (lökostaz).
Tedavi hedeflerini belirlemek (viskoziteyi düşürmek).
3
Eritrosit transfüzyonunun etkisini değerlendir
Tam kan viskozitesini belirleyen temel faktör hematokrittir. Lökosit yükü azalmadan hematokriti artırmak, viskoziteyi eksponansiyel olarak artırır ve ölümcül lökostaza yol açar.
Kontrendikasyonu saptamak.

Key Concept

Hiperlökositoz ve Lökostaz Yönetimi

Hints

1
Hastada kanın akışkanlığının azalmasına (viskozite artışı) bağlı semptomlar mevcuttur.
2
Kanın viskozitesini en çok artıran kan elemanı eritrositlerdir.

Practice More

Tümör Lizis Sendromu profilaksisinde hidrasyon sıvısının içeriği ve alkalinizasyon endikasyonları.
Estimated Time:1m 30s
Question 36Question

1212 yaşında bir kız çocuk, son üç aydır giderek artan halsizlik, çabuk yorulma ve konsantrasyon güçlüğü şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde ciltte ve konjonktivalarda solukluk, dilde atrofik glossit (papillalarda silinme) saptanmıştır. Laboratuvar bulguları şu şekildedir:

- Hemoglobin: 8.88.8 g/dLg/dL
- MCV: 114114 fLfL
- RDW: %18\%18
- Lökosit sayısı: 3.800/mm33.800/mm^3
- Trombosit sayısı: 145.000/mm3145.000/mm^3
- Retikülosit: %0.5\%0.5
- LDH: 28002800 U/LU/L
- İndirekt bilirubin: 2.12.1 mg/dLmg/dL

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastanın periferik yaymasında görülmesi en olası bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hipersegmente nötrofiller

Answer

Hipersegmente nötrofiller
Hastada saptanan makrositoz (MCV:114MCV: 114 fLfL), atrofik glossit ve çok yüksek LDH düzeyi ile birlikte düşük retikülosit sayısı, klasik bir megaloblastik anemi (Vitamin B12B_{12} veya Folat eksikliği) tablosudur. Megaloblastik anemide DNA sentezindeki aksama nedeniyle hücrelerin çekirdek matürasyonu sitoplazmik matürasyonun gerisinde kalır. Bu durum periferik kanda hipersegmente nötrofiller (beşten fazla lobu olan nötrofiller) ve oval makrositler olarak kendini gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Laboratuvar verilerinin analizi yapılması
Belirgin makrositoz (MCV>100MCV > 100 fLfL), düşük retikülosit oranı ve hafif pansitopeni eğilimi saptandı.
Aneminin morfolojik tipini ve kemik iliği yanıtını belirlemek için gereklidir.
2
Hemoliz ve ineffektif eritropoez ayrımının yapılması
Çok yüksek LDH ve indirekt bilirubin artışına rağmen retikülosit sayısının düşük olması ineffektif eritropoezi işaret eder.
Megaloblastik anemilerde intramedüller hücre yıkımı nedeniyle hemoliz taklit eden bir tablo oluşur.
3
Tanının periferik yayma bulgusuyla desteklenmesi
Megaloblastik süreçte nötrofillerin nükleer matürasyon bozukluğu sonucu hipersegmentasyon görülür.
Vitamin B12B_{12} veya folat eksikliğine bağlı DNA sentez bozukluğunu kanıtlamak için en özgül bulgudur.

Key Concept

Megaloblastik anemilerde ineffektif eritropoez (yüksek LDH/bilirubin, düşük retikülosit) ve hipersegmente nötrofil varlığı.
Estimated Time:1m 30s
Question 37Question

6 yas¸ında6\text{ yaşında} bir kız çocuk; yaklaşık 3 haftadır3\text{ haftadır} devam eden kemik ağrısı, halsizlik ve vücudunda morluklar şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde solukluk, servikal lenfadenopati ve kot kavisini 3 cm3\text{ cm} geçen hepatosplenomegali saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 7.8 g/dL7.8\text{ g/dL}, trombosit 32.000/mm332.000\text{/mm}^3 ve lökosit 88.000/mm388.000\text{/mm}^3 bulunuyor. Periferik yayma ve kemik iliği incelemesi sonucunda Akut Lenfoblastik Lösemi (ALL) tanısı konulan hastanın sitogenetik analizinde t(12;21)t(12;21) saptanıyor. Bu hastanın klinik seyri ve prognozu ile ilgili en olası ifade aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: En sık görülen sitogenetik anomalidir ve iyi prognoz ile ilişkilidir.

Answer

Saptanan sitogenetik anomali çocukluk çağı ALL'sinde en sık görülen ve iyi prognozla ilişkili olan t(12;21) translokasyonudur.
Vakada saptanan t(12;21)t(12;21) (TEL-AML1) translokasyonu, çocukluk çağı ALL vakalarında en sık görülen sitogenetik anomalidir ve çok iyi bir prognozla ilişkilidir. Bu hastaların kemoterapiye yanıtı genellikle mükemmeldir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik ve laboratuvar bulgularını analiz et.
Halsizlik, kemik ağrısı, HSM, LAP ve lökositoz eşliğinde pansitopeni tablosu Akut Lenfoblastik Lösemi'yi (ALL) desteklemektedir.
Pediatrik yaş grubunda kemik iliği yetmezliği bulguları ve organomegali en sık lösemiyi düşündürür.
2
Saptanan t(12;21) sitogenetik anomalisinin önemini değerlendir.
t(12;21) (TEL-AML1), çocukluk çağı ALL vakalarında %25 oranında saptanan en sık translokasyondur.
Risk sınıflaması yapabilmek için sitogenetik markerların bilinmesi gereklidir.
3
Sitogenetik bulgu ile prognoz ilişkisini kur.
Bu translokasyon varlığı hastanın 'iyi risk' grubunda olduğunu ve tedaviye yanıtın yüksek olacağını gösterir.
t(12;21) varlığı klinik olarak en iyi prognostik markerlardan biridir.

Key Concept

Çocukluk çağı ALL'sinde en sık görülen iyi prognostik sitogenetik anomali t(12;21) (TEL-AML1) translokasyonudur.

Practice More

Diğer sitogenetik anomalilerden t(9;22) (Philadelphia kromozomu) ve t(4;11) (MLL düzenlenmesi) varlığının kötü prognozla ilişkili olduğunu tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 38Question

1414 yaşında bir erkek çocuk, son 66 aydır giderek artan halsizlik, ellerde ve ayaklarda uyuşma ve dengesizlik şikayetleri ile başvuruyor. Öyküsünden son 55 yıldır katı vegan diyeti uyguladığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde solukluk, dilde papillalarda silinme (glossit) ve alt ekstremitelerde vibrasyon duyusunda azalma saptanıyor. Laboratuvar incelemelerinde hemoglobin 8.58.5 g/dL, MCV 114114 fL, RDW %19\%19 saptanıyor. Periferik yaymada makrositoz ve nötrofillerde hipersegmentasyon izleniyor. Bu hastada aşağıdaki laboratuvar bulgularından hangisinin saptanması en olasıdır?

Show answer & explanation

Answer: Serum metilmalonik asit düzeyinde artış

Answer

Serum metilmalonik asit düzeyinde artış saptanması en olasıdır.
Bu vakada sunulan katı vegan diyet öyküsü, makrositer anemi (yüksek MCV), hipersegment nödtrofiller ve en önemlisi arka kordon tutulumunu gösteren vibrasyon duyusu kaybı, Vitamin B12B_{12} eksikliğini (Pernisiyöz anemi veya diyetle yetersiz alım) işaret eder. Vitamin B12B_{12}, L-metilmalonil-KoA'nın süksinil-KoA'ya dönüşümünde kofaktör olarak görev aldığı için, eksikliğinde serum metilmalonik asit düzeyleri belirgin şekilde yükselir. Bu belirteç, B12B_{12} ve folat eksikliğini ayırt etmede altın standarttır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik öykü ve fizik muayene bulgularını değerlendir
Uzun süreli vegan diyet öyküsü ve vibrasyon duyusu kaybı gibi nörolojik bulgular Vitamin B12B_{12} eksikliğini düşündürür.
Vitamin B12B_{12} sadece hayvansal gıdalarda bulunur ve eksikliğinde arka kordon tutulumuna bağlı nörolojik semptomlar gelişir.
2
Laboratuvar verilerini yorumla
Düşük hemoglobin, yüksek MCV (makrositoz) ve nötrofillerde hipersegmentasyon megaloblastik anemi tanısını doğrular.
DNA sentezindeki bozulma, eritrositlerin büyümesine ve nötrofillerin çekirdek lob sayısının artmasına neden olur.
3
B12B_{12} ve folat eksikliği ayırıcı tanısını yap
Nörolojik bulgular ve metabolik yolaklar incelendiğinde, metilmalonik asit (MMA) yükselmesi B12B_{12} eksikliğine spesifiktir.
Metilmalonil-KoA'nın süksinil-KoA'ya dönüşümü için Vitamin B12B_{12} kofaktördür; eksikliğinde MMA birikir.

Key Concept

Vitamin B12B_{12} eksikliğinde metilmalonik asit (MMA) ve homosistein artarken, folat eksikliğinde sadece homosistein artar.
Question 39Question

33 yaşındaki erkek çocuk, rutin kontrolünde saptanan hafif solukluk nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde hafif solukluk dışında özellik saptanmıyor. Yapılan laboratuvar incelemelerinde sonuçlar şu şekildedir:

ParametreSonuç
Hemoglobin (HbHb)9.29.2 g/dL
MCVMCV6464 fL
Eritrosit sayısı (RBCRBC)5.5×1012/L5.5 \times 10^{12}/L
RDWRDW%16.8\%16.8
Serum demiri25μg/dL25 \mu g/dL
Ferritin8ng/mL8 ng/mL
HbA2HbA_2%2.8\%2.8

Bu hastada mevcut bulgular eşliğinde β\beta-talasemi taşıyıcılığı tanısını kesinleştirmek için izlenmesi gereken en uygun klinik yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Demir eksikliği tedavisi tamamlandıktan sonra hemoglobin elektroforezini tekrarlamak

Answer

En uygun yaklaşım, demir eksikliği tedavisi tamamlandıktan sonra hemoglobin elektroforezini tekrarlamaktır.
Vakada Mentzer indeksi (MCV/RBC<13MCV/RBC < 13) talasemi taşıyıcılığını desteklerken, biyokimyasal bulgular (düşük ferritin ve demir) demir eksikliği anemisini doğrulamaktadır. β\beta-talasemi taşıyıcılığında tanısal kriter HbA2HbA_2 düzeyinin %3.5\%3.5’in üzerinde olmasıdır; ancak demir eksikliği HbA2HbA_2 sentezini azaltarak bu yükselmeyi engelleyebilir. Bu nedenle, demir depoları doldurulmadan yapılan elektroforez yanıltıcı olabilir ve kesin tanı için tedavi sonrası tekrar gerekir.

Step-by-Step Solution

1
Laboratuvar verilerinin analizi
Hb düşük (9.29.2), MCV çok düşük (6464): Mikrositer anemi mevcuttur. Ferritin (88) ve serum demiri (2525) düşüklüğü demir eksikliği anemisini (DEA) kanıtlar.
Aneminin morfolojik ve biyokimyasal tipini belirlemek.
2
Mentzer indeksinin hesaplanması
MCV/RBC=64/5.5=11.6MCV / RBC = 64 / 5.5 = 11.6. İndeksin 1313’ten küçük olması β\beta-talasemi taşıyıcılığı lehinedir.
Demir eksikliği ile talasemi taşıyıcılığı arasındaki ayrımı yapmak.
3
HbA2 düzeyinin değerlendirilmesi
HbA2HbA_2 düzeyi %2.8\%2.8 (normal aralıkta) bulunmuştur. Ancak DEA varlığında bu değer yalancı normal saptanabilir.
Demir eksikliğinin HbA2HbA_2 sentezini baskıladığı bilgisini kullanmak.
4
Tanısal stratejinin belirlenmesi
Demir eksikliği tedavi edilip depolar doldurulduktan sonra HbA2HbA_2 düzeyi tekrar ölçülmelidir. Eğer değer %3.5\%3.5’in üzerine çıkarsa β\beta-talasemi taşıyıcılığı tanısı kesinleşir.
Maskelenmiş tanıyı ortaya çıkarmak.

Key Concept

Demir eksikliği, β\beta-talasemi taşıyıcılığında tanısal olan HbA2HbA_2 yüksekliğini baskılayarak tanıyı maskeleyebilir.

Practice More

Demir eksikliği ve talasemi ayrımında Mentzer indeksi ve RDW değerlerinin tipik değişimlerini tekrar inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 40Question

88 yaşında bir erkek çocuk, vücudunda morluklar ve okulda çabuk yorulma şikayetleri ile polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde; boy ve ağırlığı 3.3. persentilin altında (kısa boy), baş çevresi 3.3. persentilin altında (mikrosefali) saptanıyor. Ciltte yaygın hiperpigmentasyon alanları ve café-au-lait lekeleri izleniyor. Her iki el baş parmağının hipoplazik olduğu fark ediliyor. Laboratuvar bulguları aşağıdadır:

TetkikSonuç
Hemoglobin7.57.5 g/dL
Lökosit2.5002.500/mm³
Mutlak Nötrofil Sayısı800800/mm³
Trombosit35.00035.000/mm³
Retikülosit%0.2\%0.2
MCV104104 fL

Bu hastada klinik bulgular ve laboratuvar sonuçları ile en olası tanı Fanconi aplastik anemisi (FAA) olduğuna göre, bu hastalık ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Pansitopeni tablosu genellikle doğumda veya yenidoğan döneminde başlar.

Answer

Pansitopeni tablosunun genellikle doğumda veya yenidoğan döneminde başladığını belirten ifade yanlıştır; çünkü Fanconi aplastik anemisinde kemik iliği yetmezliği tipik olarak 5-10 yaşları arasında gelişir.
Fanconi aplastik anemisinde pansitopeni genellikle doğumda mevcut değildir. Fiziksel anomaliler (baş parmak hipoplazisi, kısa boy, hiperpigmentasyon) doğumdan itibaren fark edilebilirken, kemik iliği yetmezliği tablosu (anemi, nötropeni, trombositopeni) tipik olarak 5 ile 10 yaşları arasında (ortalama 7 yaş) sinsi bir şekilde gelişir. Bu nedenle pansitopeninin doğumda başladığı ifadesi hatalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Kısa boy, mikrosefali, hiperpigmentasyon ve baş parmak anomalisi Fanconi aplastik anemisini düşündürür.
Vignette'de verilen fizik muayene bulguları FAA için klasiktir.
2
Laboratuvar bulgularını yorumla
Pansitopeni (tüm serilerde düşüş) ve makrositoz (MCV 104) saptandı.
Kemik iliği yetmezliği sendromlarında pansitopeni ve makrositoz temel bulgulardır.
3
Hastalık seyrini değerlendir
Pansitopeninin başlama yaşını kontrol et.
FAA'da doğumda anomaliler olsa da hematolojik tablo ilerleyicidir ve çocukluk çağında belirginleşir.

Key Concept

Fanconi aplastik anemisi (FAA), DNA kırılganlığı ile giden, konjenital anomalilerin eşlik ettiği ancak pansitopeninin tipik olarak okul çağında başladığı kalıtsal bir kemik iliği yetmezliği sendromudur.
Estimated Time:1m 30s
PreviousPage 2 / 21Next
Hematoloji ve Onkoloji Practice Questions — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 2 | Examkin