Kardiyoloji

309 questions

Question 261Question

33 yaşında bir erkek çocuk, son birkaç gündür artan nefes darlığı ve karın şişliği şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde kalp hızı dakikada 140140, solunum sayısı 4545 olarak ölçülüyor; karaciğer kosta kenarını 4 cm4 \text{ cm} geçiyor. Akciğer grafisinde kardiyomegali ve her iki akciğer alanında venöz konjesyonla uyumlu görünüm saptanıyor. Bu hastada ödem ve konjesyon bulgularını rahatlatmak amacıyla tedavide ilk seçenek olarak kullanılması gereken ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Furosemid

Answer

Kalp yetersizliğinde konjesyon bulgularını azaltmak için ilk seçenek olarak kullanılan ilaç Furosemid'dir.
Furosemid, pediatrik kalp yetersizliği vakalarında pulmoner ve sistemik venöz konjesyonu (hepatomegali, taşipne) azaltmak için kullanılan en etkili ve yaygın ilk seçenek ilaçtır. İntravasküler hacmi azaltarak kalbin önyükünü (preload) düşürür.

Step-by-Step Solution

1
Klinik değerlendirme
Taşikardi, taşipne, hepatomegali ve radyolojik konjesyon bulguları ile akut kalp yetersizliği tanısı doğrulanır.
Hastanın semptomlarının kaynağını belirlemek için klinik ve radyolojik veriler birleştirilmelidir.
2
Tedavi önceliği belirleme
Vücuttaki fazla sıvının atılması ve kalbe dönen kan miktarının (önyük/preload) azaltılması gerektiği saptanır.
Akut konjesyon bulguları (nefes darlığı, karaciğer büyümesi) hacim yüklenmesine bağlıdır ve hızla müdahale edilmelidir.
3
İlaç seçimi
Etkili bir loop diüretiği olan furosemid seçilir.
Furosemid, Henle kulpunun çıkan kalın kolunda sodyum-potasyum-2-klor pompasını inhibe ederek güçlü bir diüretik etki sağlar.

Key Concept

Pediatrik kalp yetersizliğinde konjesyon yönetiminde ilk basamak tedavi loop diüretikleridir.
Estimated Time:45s
Question 262Question

44 yaşında bir çocuk, Fallot tetralojisi tanısıyla 44 ay önce total düzeltme ameliyatı (prostetik yama ile ventriküler septal defekt kapatılması) geçirilmiştir. Hastanın kontrol ekokardiyografisinde rezidüel şant saptanmamıştır. Diş çekimi planlanan bu çocukta, infektif endokardit profilaksisi için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İşlemden 3030-6060 dakika önce 5050 mg/kg dozunda oral amoksisilin uygulanmalıdır.

Answer

İşlemden 3030-6060 dakika önce 5050 mg/kg dozunda oral amoksisilin uygulanması en uygun yaklaşımdır.
İnfektif endokardit profilaksi rehberlerine göre; prostetik materyal veya cihaz kullanılarak tam düzeltme yapılmış doğumsal kalp hastalıklarında, işlemden sonraki ilk 66 ay boyunca profilaksi uygulanmalıdır. Vaka bazında 44 ay önce yama ile kapatılan bir VSD söz konusu olduğu için risk devam etmektedir. Standart rejim, işlemden 3030-6060 dakika önce 5050 mg/kg oral amoksisilin uygulanmasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın risk grubunu belirle.
Yüksek risk grubu (prostetik materyal ile onarılmış DKH).
Fallot tetralojisi onarımında kullanılan prostetik yama, ilk 66 ay boyunca yüksek risk teşkil eder.
2
Ameliyat sonrası geçen süreyi kontrol et.
44 ay (kritik olan 66 aylık sürenin içindedir).
Prostetik materyal kullanılan onarımlarda ilk 66 ay profilaksi zorunludur.
3
Planlanan işlemin profilaksi gerektirip gerektirmediğini değerlendir.
Diş çekimi (profilaksi endikedir).
Diş eti veya periapikal bölgenin manipülasyonu içeren dental işlemler profilaksi gerektirir.
4
Uygun antibiyotik rejimini seç.
5050 mg/kg oral amoksisilin.
Standart profilaksi protokolünde ilk tercih oral amoksisilindir.

Key Concept

Prostetik materyal kullanılarak onarılan doğumsal kalp hastalıklarında, cerrahi sonrası ilk 66 ay boyunca (rezidüel şant olmasa bile) dental işlemler öncesi profilaksi endikedir.
Estimated Time:1m 30s
Question 263Question

Rutin kontrol amacıyla getirilen 22 yaşındaki bir kız çocuğun fizik muayenesinde; sol klavikula altında en iyi duyulan, hem sistol hem de diyastol boyunca devam eden, "makine benzeri" (kontinü) karakterde bir üfürüm saptanıyor. Nabız basıncı genişlemiş (sıçrayıcı nabız) olarak bulunan bu çocukta, dinlenen üfürümün en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Patent duktus arteriozus

Answer

Patent duktus arteriozus (PDA), hem sistol hem de diyastol boyunca devam eden makine benzeri kontinü üfürümün en olası nedenidir.
Patent duktus arteriozus (PDA), fetal dolaşımın bir parçası olan duktusun doğumdan sonra kapanmaması durumudur. Aorta basıncı hem sistolde hem de diyastolde pulmoner arter basıncından yüksek olduğu için kan geçişi ve dolayısıyla üfürüm her iki fazda da devam eder. Bu durum sol klavikula altında karakteristik bir "makine benzeri" kontinü üfürüm oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Üfürümün zamanlamasını analiz et.
Üfürümün hem sistol hem de diyastolü kapsaması (kontinü) olduğu belirlendi.
Kontinü üfürümler, kalp döngüsünün her iki fazında da iki damar veya boşluk arasında basınç farkının devam ettiğini gösterir.
2
Üfürümün en iyi duyulduğu lokasyonu ve karakterini değerlendir.
Sol klavikula altı (infraclavicular) bölge ve 'makine benzeri' karakter saptandı.
Bu lokasyon ve ses karakteri, aorta ile pulmoner arter arasındaki açıklığı (duktus) işaret eder.
3
Eşlik eden fizik muayene bulgularını (nabız basıncı) kontrol et.
Genişlemiş nabız basıncı, PDA'da kanın aortadan pulmoner artere kaçması (diyastolik hırsızlık) ile uyumludur.
Diyastolde kanın sistemik dolaşımdan kaçması, diyastolik basıncı düşürerek nabız basıncını artırır.

Key Concept

Patent duktus arteriozusun karakteristik fizik muayene bulgusu, sol klavikula altında duyulan makine benzeri kontinü üfürümdür.
Estimated Time:45s
Question 264Question

1212 yaşında erkek hasta, son aylarda fiziksel aktivite sırasında gelişen çabuk yorulma ve çarpıntı şikayetiyle çocuk kardiyoloji polikliniğine getiriliyor. Yapılan fizik muayenesinde arteriyel kan basıncı 125/45 mmHg125/45 \text{ mmHg} (Nabız basıncı:80 mmHgNabız \ basıncı: 80 \text{ mmHg}), nabız ise sıçrayıcı (Corrigan nabzı) karakterde saptanıyor. Dinlemekle sol sternal kenar 3.3. interkostal aralıkta 3/63/6 şiddetinde, yüksek frekanslı, dekreşendo karakterde diyastolik üfürüm duyuluyor. Ayrıca apekste düşük frekanslı, mezodiastolik bir üfürüm (Austin Flint üfürümü) saptanıyor.

Bu hastada apekste duyulan mezodiastolik üfürümün oluşma mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Aortik regürjitan akımın mitral ön yaprakçığını iterek sol ventrikül doluşunda fonksiyonel bir engel oluşturması

Answer

Aortik regürjitan akımın mitral ön yaprakçığını iterek sol ventrikül doluşunda fonksiyonel bir engel oluşturması
Doğru seçenek, Austin Flint üfürümünün fizyopatolojik temelini açıklamaktadır. Ciddi aort yetersizliğinde diyastol sırasında aorttan sol ventriküle yüksek basınçla dönen jet akımı, tam o sırada açılmaya çalışan mitral kapağın anterior (ön) yaprakçığına çarpar. Bu çarpan akım, yaprakçığı ventrikül dolum yoluna doğru iter ve kapağın orifisini daraltır. Sonuçta, sol atriyumdan gelen normal kan akımı bu daralmış alandan geçerken türbülans oluşturur ve apekste mezodiastolik bir üfürüm (Austin Flint) olarak duyulur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Geniş nabız basıncı (80 mmHg80 \text{ mmHg}), Corrigan nabzı ve dekreşendo diyastolik üfürüm, hastada ciddi aort yetersizliği olduğunu gösterir.
Hastalığın tanısını koymak, ek üfürümlerin kökenini anlamak için ilk adımdır.
2
Apikal mezodiastolik üfürümü (Austin Flint) tanımla
Aort yetersizliği olan bir hastada apekste duyulan mezodiastolik üfürüm Austin Flint üfürümüdür.
Bu üfürüm organik bir darlıktan değil, kapakların etkileşiminden kaynaklanır.
3
Üfürümün mekanizmasını belirle
Aorttan sol ventriküle regürjite olan kan, mitral ön yaprakçığını geriye doğru iterek sol atriyumdan gelen kanın geçişini zorlaştırır.
Bu durumun 'fonksiyonel mitral darlığı' olarak adlandırılmasının nedeni budur.

Key Concept

Ciddi aort yetersizliğinde görülen Austin Flint üfürümü, regürjitan akımın mitral ön yaprakçığını itmesi sonucu oluşan fonksiyonel bir darlıktır.
Estimated Time:2m 30s
Question 265Question

Viral miyokardit tanısı ile izlenen 44 yaşındaki bir kız hasta, ani gelişen solunum sıkıntısı ve beslenme güçlüğü ile acil servise getirilmiştir. Fizik muayenede genel durumu kötü, huzursuz, taşipneik ve taşikardik saptanmıştır. Ekstremiteleri soğuk, kapiller dolum zamanı 55 saniye olarak ölçülmüştür. Kan basıncı 110/75110/75 mmHg (yaşına göre 9595. persentil üstü) olan hastanın ekokardiyografisinde sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu %25\%25 ve sistemik vasküler direnci yüksek bulunmuştur.

Bu hastanın akut dönem tedavisinde, miyokardın oksijen tüketimini belirgin artırmadan kontraktiliteyi artırması ve sistemik vasküler direnci düşürmesi nedeniyle en uygun farmakolojik ajan aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Milrinon

Answer

Sistemik vasküler direnci düşürerek kalp debisini artıran en uygun ajan Milrinon seçeneğidir.
Bu hasta, düşük kardiyak debi ve yüksek sistemik vasküler direnç (soğuk ekstremiteler, yüksek tansiyon) tablosundadır. Milrinon, fosfodiesteraz-3 inhibitörü olarak hücre içi kalsiyumu artırır (inotropik etki) ve vasküler düz kaslarda gevşeme sağlar (vazodilatasyon). Bu 'inodilatör' etkisi sayesinde, kalbin ard yükünü (afterload) azaltarak sol ventrikülün kanı pompalamasını kolaylaştırır ve miyokard oksijen tüketimini katekolaminler kadar artırmadan debiyi yükseltir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın hemodinamik profilini analiz et.
Düşük debi (soğuk ekstremite, uzamış kapiller dolum, düşük EF) ve yüksek ard yük (yüksek kan basıncı, vazokonstriksiyon) mevcuttur.
Tedavi seçiminde kalbin ön yükü, ard yükü ve kontraktilitesi esas alınmalıdır.
2
Tedavi hedeflerini belirle.
Kontraktiliteyi artırmak (inotropik etki) ve yüksek olan ard yükü düşürmek (vazodilatasyon) gereklidir.
Yüksek ard yük, yetersiz çalışan sol ventrikülün boşalmasını zorlaştırır.
3
İlaçların etki mekanizmalarını karşılaştır.
Milrinon bir 'inodilatör'dür (inotrop + vazodilatör). Diğer katekolaminler (Adrenalin, Noradrenalin, Yüksek doz Dopamin) ard yükü veya oksijen tüketimini artırma riski taşır.
Miyokard oksijen tüketimini minimal etkileyen ve ard yükü düşüren ajan seçilmelidir.

Key Concept

İnodilatör tedavi (Milrinon), yüksek sistemik vasküler dirençli düşük debili kalp yetersizliğinde ard yükü azaltarak kardiyak performansı iyileştirir.
Question 266Question

44 yaşında bir kız çocuk, anaokulu taramasında kalp üfürümü saptanması nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Öyküsünden çocuğun tamamen asemptomatik olduğu ve büyüme-gelişmesinin normal olduğu öğreniliyor. Fizik muayenede; sağ üst sternal sınırda ve sağ infraklaviküler bölgede hem sistol hem de diyastol boyunca devam eden, "uğultu" tarzında bir üfürüm duyuluyor. Bu üfürümün çocuk yatar pozisyona getirildiğinde veya sağ juguler ven üzerine hafifçe bastırıldığında tamamen kaybolduğu gözleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Venöz hum

Answer

Venöz hum
Venöz hum, tipik olarak 33-66 yaş arası çocuklarda, sağ infraklaviküler bölgede duyulan, uğultu tarzında masum bir sürekli üfürümdür. En karakteristik özelliği, çocuğun başının çevrilmesi, yatar pozisyona geçmesi veya juguler ven üzerine hafif bası uygulanmasıyla üfürümün şiddetinin azalması veya tamamen kaybolmasıdır. Vaka tanımındaki tüm bulgular bu tanıyı desteklemektedir.

Step-by-Step Solution

1
Üfürümün zamanlamasını belirle.
Üfürüm hem sistol hem de diyastol boyunca devam etmektedir (sürekli üfürüm).
Sürekli üfürümler hem patolojik (PDA gibi) hem de masum (Venöz hum gibi) nedenlere bağlı olabilir.
2
Üfürümün lokalizasyonunu ve karakterini analiz et.
Üfürüm sağ infraklaviküler bölgede ve "uğultu" (hum) tarzındadır.
Lokalizasyon, üfürümün kaynağını (arteriyel vs. venöz) ayırt etmede kritiktir.
3
Manevraların üfürüm üzerindeki etkisini değerlendir.
Üfürüm yatar pozisyona geçince ve juguler ven basısıyla kaybolmaktadır.
Masum venöz hum, venöz dönüşün yerçekimi veya bası ile değişmesinden etkilenir; patolojik şantlar bu manevralardan bu şekilde etkilenmez.

Key Concept

Venöz hum, çocukluk çağında en sık duyulan masum sürekli üfürümdür ve boyun venöz dönüşündeki türbülansa bağlıdır.

Alternative Method

Üfürümün masum olduğunu anlamak için hastayı sırt üstü yatırmak en pratik yöntemdir; venöz hum yerçekimi etkisi azaldığı için yatar pozisyonda kaybolur.
Estimated Time:1m 0s
Question 267Question

Sekiz aylık bir bebek, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları ve beslenirken çabuk yorulma şikayetleriyle getiriliyor. Fizik muayenesinde taşipnesi olan hastanın periferik nabızlarının sıçrayıcı tarzda olduğu ve sol subklavikuler bölgede belirgin olan bir üfürüm duyulduğu not ediliyor. Çekilen telekardiyogramda kardiyomegali, pulmoner vaskülaritede artış ve aort topuzunda belirginleşme izleniyor. Ekokardiyografik incelemede sol atriyum ve sol ventrikülde dilatasyon saptanırken, sağ kalp boşluklarının normal boyutlarda olduğu görülüyor.

Bu hastadaki klinik ve radyolojik bulguları en iyi açıklayan doğumsal kalp hastalığı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Patent duktus arteriozus

Answer

Patent duktus arteriozus
Hastadaki sıçrayıcı nabız, akciğer grafisinde aort topuzunun belirginleşmesi ve ekokardiyografide izole sol kalp (sol atriyum ve sol ventrikül) dilatasyonu Patent duktus arteriozus için patognomoniktir. Kan aorttan pulmoner artere geçer, akciğerleri dolaşıp sol atriyuma ve sol ventriküle gelir. Artmış olan bu kan hacmi sol ventrikülden tekrar çıkan aortaya fırlatılır. Bu döngü hem sol kalbi hem de aortayı genişletir; ayrıca diyastolde aorttan pulmoner artere kan kaçışı periferik direnci düşürüp nabız basıncını genişleterek sıçrayıcı nabza neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik muayene bulgularının analizi
Sıçrayıcı nabız (geniş nabız basıncı) diyastolik kanın sistemik dolaşımdan pulmoner dolaşıma kaçtığını gösterir.
Nabız basıncının genişlemesi, aortadan diastolde kan kaçışına neden olan duktus açıklığı (PDA) veya aort yetersizliği gibi patolojileri işaret eder.
2
Radyolojik ve ekokardiyografik bulguların entegrasyonu
Aort topuzunda belirginleşme ile birlikte izole sol atriyum ve sol ventrikül dilatasyonu saptanmıştır.
Şant büyük damar (aort) seviyesinden olduğu için pulmoner artere giden fazla kan akciğerlerden sol kalbe döner (sol kalp büyür) ve artmış hacim sol ventrikülden tekrar aortaya atılır (çıkan aorta/aort topuzu genişler).
3
Ayırıcı tanı
Bulgular diğer soldan sağa şantlı hastalıklarla karşılaştırılır.
VSD sol kalbi büyütmesine rağmen aortu büyütmez; ASD ise sağ kalbi büyütür. Bu hemodinamik profil sadece PDA ile tam olarak uyuşur.

Key Concept

Patent duktus arteriozus vakalarında soldan sağa şant büyük damar seviyesinde olduğu için hacim yükü sol atriyum, sol ventrikül ve çıkan aortayı genişletirken; diyastolik aortik kaçış (pulmoner artere doğru) nabız basıncının genişlemesine ve sıçrayıcı nabza yol açar.
Question 268Question

Dört yaşındaki asemptomatik bir kız çocuğunun rutin muayenesinde, sternum sol üst kenarında 2/62/6 şiddetinde sistolik ejeksiyon üfürümü ve ikinci kalp sesinde (S2) solunumla değişmeyen sabit çiftleşme saptanıyor. Ekokardiyografisinde sağ atriyum ve sağ ventrikülde genişleme ile birlikte sekundum tip atriyal septal defekt (ASD) tanısı doğrulanıyor.

Bu hastanın fizik muayenesinde duyulan sistolik ejeksiyon üfürümünün temel hemodinamik nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Artmış sağ ventrikül atım hacminin pulmoner kapaktan geçerken oluşturduğu rölatif darlık

Answer

ASD'de duyulan sistolik ejeksiyon üfürümü, kanın defektten (atriyal septumdan) geçişine bağlı değil; sağ ventriküle gelen aşırı kan hacminin pulmoner kapaktan geçerken oluşturduğu göreceli (rölatif) darlığa bağlıdır.
Atriyal septal defektte (ASD), sol atriyum basıncı sağ atriyumdan hafifçe yüksek olduğu için soldan sağa şant oluşur. Ancak atriyumlar arası basınç farkı (gradient) çok düşüktür (genellikle 2-3 mmHg). Bu düşük basınçlı şant akımı, defekt düzeyinde bir türbülans veya üfürüm YARATMAZ. Sağ kalbe geçen ekstra kan, sağ ventrikülün atım hacmini (stroke volume) belirgin şekilde artırır. Sağ ventrikül, bu artmış kan hacmini normal anatomik çaptaki pulmoner kapaktan atarken akım hızlanmasına bağlı türbülans meydana gelir. Buna 'rölatif (göreceli) pulmoner darlık' denir ve klinik olarak sternum sol üst kenarında 2/62/6 ile 3/63/6 şiddetinde sistolik ejeksiyon üfürümü olarak duyulur.

Step-by-Step Solution

1
Oskültasyon bulgularını analiz et
Sternum sol üst kenarda duyulan sistolik ejeksiyon üfürümü, sağ ventrikül çıkış yolu veya pulmoner kapak kaynaklı bir türbülansı işaret etmektedir.
Üfürümün lokalizasyonu ve ejeksiyon karakterinde olması akımın yönünü belirler.
2
ASD'nin hemodinamiğini ve şant mekanizmasını değerlendir
Sol atriyum basıncı, sağ atriyumdan hafifçe yüksek olduğu için kan soldan sağa geçer. Bu durum sağ atriyum ve sağ ventrikülün volüm yükünü artırır.
Üfürümün kaynağını bulmak için kalbin hangi bölgelerinde kan hacminin arttığı bilinmelidir.
3
Hemodinami ile üfürüm ilişkisini kur
Atriyumlar arası basınç farkı düşük olduğundan şant sessizdir. Ancak artmış sağ ventrikül kan hacminin (stroke volume) normal çaptaki pulmoner kapaktan fırlatılması sırasında rölatif darlık oluşur ve üfürüm duyulur.
Öğrencilerin en sık yaptığı hata, üfürümü defekte atfetmektir; oysa üfürüm artmış akım kaynaklıdır.

Key Concept

Atriyal septal defektte (ASD) üfürümün oluşum mekanizması ve hemodinamik özellikleri

Hints

1
ASD'de atriyumlar arasındaki basınç farkının (gradient) çok düşük olduğunu hatırlayın. Bu düşük basınçlı kan akımı, gürültülü bir türbülans yaratmaya yeterli midir?
2
Soldan sağa geçen ekstra kan, sağ ventrikülün içine girer ve oradan akciğerlere gitmek üzere hangi kapağa doğru fırlatılır?
3
ASD'de sternum sol üst kenarda duyulan üfürüm aslında artmış sağ ventrikül kan hacminin pulmoner kapaktan geçerken zorlanmasına bağlıdır, yani hemodinamik olarak rölatif bir pulmoner darlık bulgusudur.

Practice More

VSD ve PDA vakalarında duyulan tipik üfürümlerin kalpteki hangi basınç farklarından ve hangi kapak/açıklıklardan kaynaklandığını karşılaştırmalı olarak tekrar gözden geçirin.
Estimated Time:1m 0s
Question 269Question

Türkiye'de yaşayan 1212 yaşında bir erkek çocuk, iki hafta önce geçirdiği ateşli boğaz ağrısı sonrası sağ dizinde ani başlayan, üzerine basamadığı şiddetli ağrı ve şişlik şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenede sağ diz eklemi sıcak, eritemli ve efüzyonlu saptanıyor; diğer eklemler doğal bulunuyor. Kalp oskültasyonunda üfürüm duyulmuyor ancak yapılan ekokardiyografide mitral kapakta patolojik regürjitasyon ve kapakçıklarda kalınlaşma (subklinik kardit) izleniyor. Laboratuvar incelemesinde ESH:75 mm/saatESH: 75\ mm/saat, CRP:48 mg/LCRP: 48\ mg/L ve ASO:640 IU/mLASO: 640\ IU/mL saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı ve başlanması gereken ikincil profilaksi süresi aşağıdakilerin hangisinde birlikte doğru verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Akut romatizmal ateş - 2121 yaşına kadar veya en az 1010 yıl

Answer

Akut romatizmal ateş tanısı konulmalı ve profilaksi 21 yaşına kadar veya en az 10 yıl (hangisi daha uzunsa) sürdürülmelidir.
Bu hastada Türkiye gibi orta-yüksek riskli bir bölgede yaşanması nedeniyle 2015 revize Jones kriterleri uygulanmalıdır. Bu kriterlere göre orta-yüksek riskli grupta 'aseptik monoartrit' veya 'poliartralji' majör kriter olarak kabul edilir. Hastada sağ dizde monoartrit (1. Majör) ve ekokardiyografide saptanan subklinik kardit (2. Majör) mevcuttur. Geçirilmiş streptokok enfeksiyonu kanıtı (ASO yüksekliği) ile birlikte 2 majör kriter Akut Romatizmal Ateş tanısını kesinleştirir. Karditi olan ancak kalıcı (rezidüel) kapak hastalığı bulunmayan hastalarda ikincil profilaksi süresi 21 yaşına kadar veya en az 10 yıl (hangisi daha uzunsa) olmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Risk popülasyonunu ve eklem bulgularını değerlendir.
Türkiye orta-yüksek riskli gruptadır. 2015 Jones kriterlerine göre bu grupta 'monoartrit' majör kriter kabul edilir.
Popülasyon riski, tanı kriterlerinin duyarlılığını değiştirir.
2
Kardiyak bulguları ekokardiyografi ile analiz et.
Oskültasyonda bulgu olmasa da ekoda saptanan patolojik regürjitasyon 'subklinik kardit' olarak majör kriterdir.
Subklinik kardit, yeni kriterlerde klinik kardit ile eşdeğer majör öneme sahiptir.
3
Tanıyı netleştir ve profilaksi süresini belirle.
2 Majör (Artrit + Subklinik Kardit) + ASO yüksekliği ile ARA tanısı konur. Kardit varlığında profilaksi süresi 10 yıl veya 21 yaştır.
Tedavi protokolü, tutulan organ sistemine ve sekala göre değişir.

Key Concept

2015 Revize Jones Kriterleri (Orta/Yüksek Risk Grubu) ve ARA Profilaksi Süreleri

Practice More

Jones kriterlerindeki yüksek risk vs düşük risk ayrımındaki eşik değerleri (ateş ve akut faz reaktanları için) tekrar gözden geçirilmelidir.
Estimated Time:2m 30s
Question 270Question

66 aylık bir erkek bebek, emzirilirken çabuk yorulma ve alın bölgesinde aşırı terleme şikayetleri ile polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde karaciğer kot kavsini 33 cm geçiyor, beslenme sırasında solunum hızı 70/70/ dk'ya ulaşıyor ve interkostal çekilmeler belirginleşiyor. Yapılan büyüme takibinde bebeğin ağırlığının 3.3. persantilin altında kaldığı ve beklenen kilo artışının sağlanamadığı saptanıyor. İstirahat anında belirgin bir solunum sıkıntısı gözlenmeyen bu bebek için en olası Ross evresi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sınıf III

Answer

Ross Sınıflamasına göre Sınıf III; beslenme sırasında belirgin solunum sıkıntısı, terleme ve beraberinde büyüme geriliği ile karakterizedir.
Vakada beslenme sırasında ortaya çıkan belirgin takipne ve terleme gibi kalp yetersizliği bulgularına, büyüme geriliğinin (persantil düşüklüğü) eşlik etmesi Ross Sınıf III için tipik bir tablodur. İstirahat halinde semptomların olmaması Sınıf IV olasılığını dışlamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik semptomlarının zamanlamasını değerlendir
Semptomların (takipne, terleme, çekilmeler) özellikle beslenme (efor) sırasında belirginleştiği, istirahatte ise düzeldiği saptanmıştır.
Ross sınıflamasında semptomların sadece eforla mı yoksa istirahatte de mi olduğu evreleme için kritiktir.
2
Büyüme ve gelişme durumunu analiz et
Vücut ağırlığının 3.3. persantilin altında olması ve kilo alımının yetersizliği 'büyüme geriliği' (failure to thrive) varlığını gösterir.
Sınıf II ve Sınıf III arasındaki en temel fark büyüme geriliğinin varlığıdır.
3
Bulguları Ross kriterleri ile eşleştir
Belirgin beslenme semptomları + Büyüme geriliği + İstirahatte semptom yokluğu = Sınıf III.
Sınıf III tanımı bu üç kriterin birleşimiyle doğrulanır.

Key Concept

Ross Sınıflaması, pediatrik kalp yetersizliğinin şiddetini hastanın fonksiyonel durumu ve büyüme parametreleri üzerinden değerlendirir.

Alternative Method

Sınıflamayı basitleştirmek için: Eforla hafif semptom/normal büyüme = Sınıf II; Eforla ağır semptom/büyüme geriliği = Sınıf III; İstirahat semptomu = Sınıf IV.
Estimated Time:1m 30s
Question 271Question

99 yaşında bir kız çocuk, son birkaç gündür giderek artan nefes darlığı, çabuk yorulma ve iştahsızlık şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde kalp hızı 148/dakika148/dakika, solunum sayısı 46/dakika46/dakika, kan basıncı 82/50mmHg82/50 mmHg saptanıyor. Dinlemekle S3S_3 (gallop ritmi) mevcut, karaciğer kosta altında 5cm5 cm ele geliyor ve ekstremiteleri soğuk saptanıyor. Akut miyokardite bağlı dekompanse kalp yetersizliği ve düşük kardiyak debi tanısıyla yatırılan bu hastanın erken dönem yönetiminde aşağıdakilerden hangisinin uygulanması hatalı bir yaklaşımdır?

Show answer & explanation

Answer: Karvedilol tedavisine başlanması

Answer

Kalp yetersizliğinin akut dekompanse fazında karvedilol gibi beta-blokerlerin başlanması hatalı bir yaklaşımdır.
Karvedilol başlanması bu aşamada hatalıdır çünkü beta-blokerler negatif inotropik etkileri nedeniyle kalbin kasılma gücünü azaltır. Akut dekompanse kalp yetersizliği, düşük kardiyak debi veya ciddi konjesyon bulguları olan hastalarda beta-blokerlerin kullanımı hemodinamik çöküşe yol açabilir. Bu ilaçlar ancak hasta kompanse hale geldikten, övolemi sağlandıktan ve inotrop desteği kesildikten sonra düşük dozlarda başlanmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Hipotansiyon (82/50mmHg82/50 mmHg), soğuk ekstremiteler ve taşikardi düşük debiyi; hepatomegali ve taşipne ise konjesyonu göstermektedir.
Hastanın akut dekompanse kalp yetersizliği ve kardiyojenik şok sınırında olduğu anlaşılır.
2
Tedavi hedeflerini belirle
Ön yükün (preload) azaltılması, art yükün (afterload) düşürülmesi ve inotropik desteğin sağlanması gerekir.
Hemodinamik stabilizasyonu sağlamak için kalbin iş yükü azaltılmalı ve pompalama gücü artırılmalıdır.
3
İlaç kontrendikasyonlarını değerlendir
Beta-blokerler (Karvedilol) negatif inotropik etki yaparak kalbin kasılma gücünü daha da düşürür.
Akut dekompanse durumdaki bir kalbe negatif inotropik ajan vermek tablonun hızla kötüleşmesine neden olur.

Key Concept

Beta-blokerler kronik kalp yetersizliğinde mortaliteyi azaltsa da, akut dekompanse fazda ve hemodinamik instabilite varlığında kesinlikle kontrendikedir.

Practice More

Kalp yetersizliği tedavisinde yeni bir seçenek olan ARNI (Sakubitril/Valsartan) kullanımı ve ACE inhibitörü sonrası geçiş süresini (36 saat) gözden geçirin.
Estimated Time:2m 0s
Question 272Question

Doğumdan itibaren başlayan ve giderek artan morarma şikayetiyle getirilen 4 aylık bir süt çocuğunun fizik muayenesinde santral siyanoz ve hafif çomak parmak (clubbing) saptanıyor. Oskültasyonda sol alt sternal kenarda 3/6 şiddetinde holosistolik üfürüm duyuluyor ve ikinci kalp sesi (S2) tek olarak işitiliyor. Akciğer grafisinde pulmoner vaskülaritenin azaldığı (oligemik) ve kalp gölgesinin normal büyüklükte olduğu görülüyor. Elektrokardiyografide (EKG) ise sol aks deviasyonu ve sol ventrikül hipertrofisi tespit ediliyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Triküspit Atrezisi

Answer

Siyanotik bir bebekte azalmış akciğer kanlanması ile birlikte 'sol aks deviasyonu' ve 'sol ventrikül hipertrofisi' görülmesi Triküspit Atrezisi tanısını koydurur.
Triküspit atrezisinde triküspit kapak oluşmamıştır ve sağ ventrikül hipoplaziktir. Sistemik venöz dönüş sağ atriyumdan patent foramen ovale (PFO) veya ASD yoluyla sol atriyuma geçer, burada pulmoner venöz kanla karışır. Sol ventrikül hem sistemik hem de pulmoner dolaşımı (VSD yoluyla) sağlamak zorunda olduğu için hipertrofiye uğrar. Bu durum EKG'de karakteristik olarak sol aks deviasyonu ve sol ventrikül hipertrofisi yaratır. Diğer seçeneklerdeki patolojilerin neredeyse tamamı sağ ventrikül yüklenmesi ve sağ aks ile seyreder.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Hasta siyanotik ve akciğer grafisinde vaskülarite azalmış (oligemik).
Bu bulgular pulmoner kan akımının kısıtlandığı siyanotik kalp hastalıklarını (Fallot Tetralojisi, Triküspit Atrezisi, Pulmoner Atrezi vb.) düşündürür; artmış kanlanmalı (TGA, TAPVD, Trunkus) hastalıkları dışlar.
2
EKG bulgularını değerlendir
Sol aks deviasyonu ve sol ventrikül hipertrofisi mevcut.
Siyanotik kalp hastalıklarının çoğu (Fallot dahil) sağ ventrikül yüklenmesi nedeniyle sağ aks ve sağ ventrikül hipertrofisi yapar. Triküspit atrezisinde ise sağ ventrikül hipoplazik olduğu için sol ventrikül dominanttır.
3
Tanıyı kesinleştir
Triküspit Atrezisi.
Siyanotik konjenital kalp hastalıkları arasında 'Sol Aks + Sol Ventrikül Hipertrofisi' kombinasyonu Triküspit Atrezisi için patognomonik bir ayırt edicidir.

Key Concept

Siyanotik konjenital kalp hastalıkları arasında sol aks deviasyonu ve sol ventrikül hipertrofisi ile seyreden temel patoloji Triküspit Atrezisidir.
Question 273Question

66 yaşında bir erkek çocuk, 1212 gündür devam eden 38.4C38.4^\circ C ateş, halsizlik ve tırnak yataklarında yeni fark edilen ağrısız, çizgisel koyu renkli kanamalar şikayetiyle başvuruyor. Özgeçmişinde 22 yıl önce triküspit atrezisi nedeniyle Fontan operasyonu geçirdiği biliniyor. Fizik muayenesinde oskültasyonda sol alt sternal sınırda yeni duyulan 3/63/6 şiddetinde pansistolik üfürüm ve batında 33 cm splenomegali saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde romatoid faktör pozitifliği saptanırken, alınan üç set kan kültürünün sadece birinde *Staphylococcus epidermidis* üremesi oluyor. Transtorasik ekokardiyografide (TTE) atriyoventriküler kapak üzerinde vejetasyon açısından kesin tanı koydurmayan "şüpheli" ekojenite raporlanıyor.

Bu hasta için Modifiye Duke Kriterleri'ne göre yapılan aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Mevcut bulgularla 55 farklı minör kriter (predispozan kalp hastalığı, ateş, vasküler fenomen, immünolojik fenomen ve mikrobiyolojik kanıt) saptandığından hasta 'kesin endokardit' tanısı alır.

Answer

Mevcut bulgularla 5 farklı minör kriter saptandığından hasta 'kesin endokardit' tanısı alır.
Kesin (Definite) İnfektif Endokardit tanısı için Modifiye Duke kriterlerine göre 5 minör kriter yeterlidir. Bu hastada: 1) Predispozan kalp hastalığı (Fontan), 2) Ateş (>38C>38^\circ C), 3) Vasküler fenomen (Splinter hemoraji), 4) İmmünolojik fenomen (Pozitif RF), 5) Mikrobiyolojik kanıt (Majör kriteri karşılamayan pozitif kültür) mevcuttur. 5 minör kriterin tamamlanmasıyla tanı 'Kesin'leşir.

Step-by-Step Solution

1
Hastadaki predispozan faktörü belirle.
Fontan operasyonu (Triküspit atrezisi/Siyanotik kalp hastalığı) minör kriterdir.
Yüksek riskli kalp hastalıkları predispozan faktör olarak kabul edilir.
2
Klinik ve laboratuvar bulgularını minör/majör olarak ayır.
Ateş (>38C>38^\circ C), Splinter hemoraji (vasküler), RF pozitifliği (immünolojik) olmak üzere 3 minör daha saptandı.
Modifiye Duke klinik kriterlerini karşılayan bulguları tanımlamak gerekir.
3
Mikrobiyolojik bulguyu değerlendir.
Tek şişe *S. epidermidis* üremesi majör kriteri karşılamaz ancak bir minör kriter (mikrobiyolojik kanıt) olarak sayılır.
Majör kriteri karşılamayan ancak enfeksiyonla uyumlu her pozitif kültür minör kriterdir.
4
Toplam kriter sayısına göre tanı kategorisini belirle.
5 Minör kriter = Kesin (Definite) İnfektif Endokardit.
Kesin tanı için 2 majör, 1 majör + 3 minör veya 5 minör kriter gereklidir.

Key Concept

Modifiye Duke Kriterleri ile Kesin (Definite) İnfektif Endokardit Tanısı
Question 274Question

1111 aylık bir erkek çocuk, yaklaşık 22 hafta önce geçirdiği ateşli bir üst solunum yolu enfeksiyonu sonrası gelişen; huzursuzluk, iştahsızlık ve uykuya meyil şikayetleriyle getirilmiştir. Hastanın acil servis değerlendirmesindeki klinik bulguları aşağıdadır:

ParametreBulgular
Kalp Hızı172/dakika172/\text{dakika}
Solunum Sayısı68/dakika68/\text{dakika}
Kan Basıncı74/46 mmHg74/46 \text{ mmHg}
KaraciğerKosta kenarını 4 cm4 \text{ cm} geçiyor
DinlemeS3S_3 galo ritmi, akciğerlerde bilateral raller
EkokardiyografiSol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (EF): %28\%28

Bu hastanın klinik tablosu ve uygulanacak tedavi stratejisi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Akut dekonjesyon ve ACE inhibitörü tedavisiyle klinik stabilizasyon sağlandıktan sonra, sağkalımı artırmak amacıyla tedaviye Karvedilol eklenmelidir.

Answer

Kalp yetersizliği tanısı alan ve stabilizasyonu sağlanan çocuklarda, uzun dönem sağkalımı artırmak için beta-bloker (Karvedilol) tedavisi eklenmelidir.
Bu vaka, düşük ejeksiyon fraksiyonu ve konjesyon bulgularıyla seyreden ağır bir kalp yetersizliği tablosudur. Akut dönem stabilizasyonundan (diüretikler ve ACE inhibitörleri ile dekonjesyon sağlandıktan) sonra, miyokardiyal remodeling sürecini yavaşlatmak ve uzun dönem mortaliteyi azaltmak için tedaviye Karvedilol gibi bir beta-bloker eklenmesi standart yaklaşımdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verilerin analizi
Taşikardi, taşipne, hepatomegali, galo ritmi ve %28\%28 EF değerleri, hastada dekompanse kalp yetersizliği (dilate kardiyomiyopati/miyokardit) olduğunu doğrular.
Tanıyı netleştirmek tedavi basamaklarını belirlemek için gereklidir.
2
Tedavi hedeflerinin belirlenmesi
Akut dönemde diüretiklerle dekonjesyon ve inotroplarla perfüzyon desteği; kronik dönemde ise remodeling'i önleyecek ajanlar (ACEi, Beta-bloker) planlanmalıdır.
Kalp yetersizliği yönetimi akut stabilizasyon ve uzun dönem prognoz iyileştirme olarak iki aşamalıdır.
3
Prognoz ve mortalite odaklı ilaç seçimi
Karvedilol, pediatrik kalp yetersizliği rehberlerinde sağkalım üzerine olumlu etkileri nedeniyle önerilen bir beta-blokerdir.
Semptomatik iyileşmenin ötesinde mortaliteyi azaltan ajanların seçimi hayati önem taşır.

Key Concept

Pediatrik kalp yetersizliğinde beta-blokerler (örneğin Karvedilol), sempatik sinir sistemi aktivasyonunu bloke ederek ventriküler fonksiyonların düzelmesine ve mortalitenin azalmasına yardımcı olur.
Estimated Time:2m 0s
Question 275Question

55 yaşında dilate kardiyomiyopati tanısıyla izlenen bir çocuk, konjestif kalp yetersizliği nedeniyle digoksin ve furosemid tedavisi almaktadır. Son günlerde gelişen iştahsızlık, kusma ve belirgin halsizlik şikayetiyle getirilen hastanın fizik muayenesinde nabız hızı 5454/dakika ve aritmi saptanıyor. EKG incelemesinde ventriküler prematüre atımlar ve ST segmentinde çökme izleniyor. Bu hastada digoksin toksisitesi bulgularının ortaya çıkmasında en önemli risk faktörü olan elektrolit bozukluğu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hipokalemi

Answer

Hipokalemi, digoksinin Na+/K+ ATPaz pompasına bağlanmasını kolaylaştırarak toksisite riskini artıran en önemli metabolik durumdur.
Hipokalemi durumunda, digoksinin Na+/K+ ATPaz pompasındaki bağlanma bölgeleri için rekabet edeceği potasyum iyonları azalır. Bu durum digoksinin pompaya bağlanmasını ve inhibitör etkisini artırarak, terapötik dozlarda bile toksisite bulgularının (kusma, bradikardi, aritmi) ortaya çıkmasına neden olur. Furosemid gibi potasyum kaybettiren diüretiklerin kullanımı bu riski belirgin şekilde artırır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları değerlendir
Bulantı, kusma, bradikardi ve EKG değişiklikleri digoksin toksisitesini işaret eder.
Digoksinin terapötik aralığı dardır ve yan etkileri sıklıkla gastrointestinal ve kardiyak sistemde görülür.
2
İlaç etkileşimini ve mekanizmayı analiz et
Furosemid kullanımı potasyum kaybına (hipokalemi) yol açar.
Digoksin, hücre zarındaki Na+/K+ ATPaz pompasında potasyum ile aynı bölgeye bağlanmak için yarışır.
3
Elektrolit bozukluğu ile toksisite ilişkisini kur
Hipokalemi varlığında digoksin pompaya daha güçlü bağlanır ve toksisite gelişir.
Düşük serum potasyum seviyeleri, digoksinin reseptör afinitesini artırarak zehirlenme tablosunu derinleştirir.

Key Concept

Digoksin ve potasyumun Na+/K+ ATPaz pompası üzerindeki yarışmalı etkileşimi.
Estimated Time:1m 15s
Question 276Question

77 yaşında erkek çocuk, 1818 ay önce geniş ventriküler septal defekt (VSD) nedeniyle yama (patch) ile kapatılma operasyonu geçirmiştir. Hastanın rutin kontrol ekokardiyografisinde yama kenarında küçük bir rezidüel akım saptanmıştır. Derin çürük nedeniyle diş çekimi planlanan bu hastada infektif endokardit profilaksisi ile ilgili en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yama bölgesinde rezidüel defekt olduğu için işlemden 11 saat önce oral amoksisilin verilmelidir.

Answer

Yama bölgesinde rezidüel defekt olduğu için işlemden 11 saat önce oral amoksisilin verilmelidir.
İnfektif endokardit profilaksisi kılavuzlarına göre; protez kapak varlığı, geçirilmiş endokardit öyküsü ve belirli doğumsal kalp hastalıkları (KKH) yüksek risk grubundadır. KKH grubunda; onarılmamış siyanotik hastalıklar, operasyon sonrası ilk 66 ay içindeki tüm onarılmış vakalar ve yama/protez materyali komşuluğunda rezidüel defekt kalan vakalar profilaksi gerektirir. Bu hastada yama kenarında rezidüel akım olması nedeniyle dental girişim öncesi amoksisilin ile profilaksi uygulanması şarttır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın kardiyak risk durumunu değerlendir.
Yama ile onarılmış ancak rezidüel akımı olan VSD, infektif endokardit açısından 'yüksek risk' grubuna girer.
Protez materyali veya yama bölgesindeki rezidüel defektler, türbülan akıma neden olarak endotelizasyonu engeller ve bakteri yerleşimi için zemin hazırlar.
2
Planlanan dental işlemin riskini belirle.
Diş çekimi, diş eti manipülasyonu gerektiren 'yüksek riskli' bir işlemdir.
Diş eti kanamasına yol açan invaziv işlemler, geçici bakteriyemiye neden olur.
3
Profilaksi protokolünü seç.
İşlemden 11 saat önce oral 5050 mg/kg (maksimum 22 g) amoksisilin planlanır.
Standart AHA/ESC kılavuzlarına göre yüksek riskli dental işlemlerde ilk tercih oral amoksisilindir.

Key Concept

Onarılmış kalp hastalıklarında yama/protez materyali komşuluğunda rezidüel şant varlığı, cerrahi üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin dental profilaksi endikasyonudur.
Estimated Time:1m 30s
Question 277Question

33 aylık bir erkek bebek, rutin sağlık kontrolü sırasında fizik muayene bulguları ile dikkat çekiyor. Hekim, bebeğin femoral nabızlarını palpe etmekte zorlanıyor ve femoral nabızların brakial nabızlara göre geciktiğini fark ediyor. Sağ koldan yapılan kan basıncı ölçümünde 105/65105/65 mmHg, sağ bacaktan yapılan ölçümde ise 70/4570/45 mmHg değeri elde ediliyor.

Bu hastadaki fizik muayene bulgularına dayanarak en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Aort koarktasyonu

Answer

Fizik muayenede saptanan üst ve alt ekstremite arasındaki nabız ve kan basıncı farkı nedeniyle en olası tanı aort koarktasyonudur.
Aort koarktasyonu, aort lümeninin (genellikle duktus arteriozus düzeyinde) daralmasıdır. Bu durum daralmanın gerisinde kalan baş ve kollarda hipertansiyona, daralmanın ilerisinde kalan alt ekstremitelerde ise düşük kan basıncı ve zayıf nabızlara yol açar. Femoral nabızların zayıf olması veya brakial nabızdan sonra gelmesi (gecikme) bu hastalık için tanısal bir ipucudur.

Step-by-Step Solution

1
Nabız muayenesi bulgularını değerlendiriniz.
Femoral nabızlarda zayıflık ve brakial nabza göre gecikme (brakio-femoral gecikme) saptandı.
Aortadaki daralmanın distalinde kalan damarlarda kan akımının ve basıncının azaldığını gösterir.
2
Ekstremiteler arası kan basıncı farkını analiz ediniz.
Koldaki kan basıncı (105105 mmHg) bacaktaki kan basıncından (7070 mmHg) belirgin yüksektir.
Üst ve alt ekstremite arasında 2020 mmHg üzerindeki fark patolojiktir ve darlık bölgesini işaret eder.
3
Klinik bulguları hastalıklarla eşleştiriniz.
Bu klasik bulgu kompleksi aort koarktasyonu tanısı için patognomoniktir.
Aort lümenindeki obstrüksiyon, proksimalde hipertansiyona, distalde ise hipotansiyon ve nabız zayıflığına neden olur.

Key Concept

Aort koarktasyonunun en önemli fizik muayene bulgusu, üst ve alt ekstremiteler arasındaki nabız şiddeti ve kan basıncı farkıdır.
Estimated Time:45s
Question 278Question

Türkiye gibi yüksek riskli bir popülasyonda yaşayan 1010 yaşındaki bir erkek çocuk, 22 hafta önce geçirdiği döküntüsüz ateşli boğaz ağrısı öyküsünü takiben sol dizinde şiddetli ağrı, şişlik ve hareket kısıtlılığı şikayetiyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenede sol dizde aktif artrit saptanıyor, diğer eklemler ve sistem muayeneleri doğal bulunuyor. Laboratuvar incelemesinde ESH: 72 mm/sa72\text{ mm/sa}, CRP: 45 mg/L45\text{ mg/L} ve ASO titresi: 800 U/mL800\text{ U/mL} saptanıyor. Hastaya yapılan ekokardiyografide ise üfürüme yol açmayan ancak patolojik sınırlarda olan mitral yetersizliği saptanıyor. 2015 Modified Jones Kriterleri'ne göre bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Akut Romatizmal Ateş

Answer

Akut Romatizmal Ateş (ARA)
Akut Romatizmal Ateş tanısı, 2015 yılında güncellenen Jones Kriterleri'ne dayanır. Türkiye gibi yüksek riskli popülasyonlarda 'aseptik monoartrit' majör bir kriterdir. Ayrıca ekokardiyografide saptanan patolojik kapak yetersizliği (subklinik kardit), fizik muayenede üfürüm duyulmasa dahi majör kriter olarak kabul edilir. Hastada saptanan iki majör bulguya (monoartrit ve subklinik kardit) yüksek ASO değerinin eşlik etmesi definitif ARA tanısını koydurur.

Step-by-Step Solution

1
Popülasyonun risk düzeyini belirle.
Türkiye yüksek riskli popülasyon grubunda yer almaktadır.
2015 Jones kriterlerinde popülasyonun risk düzeyi majör ve minör kriterlerin seçimini değiştirir.
2
Klinik ve radyolojik bulguları majör kriterler açısından değerlendir.
Monoartrit ve ekokardiyografi ile saptanan subklinik kardit saptanmıştır.
Yüksek riskli popülasyonlarda monoartrit majör kriterdir; subklinik kardit ise tüm risk gruplarında majör kriter olarak kabul edilir.
3
Grup A streptokok (GAS) enfeksiyonu kanıtını doğrula.
Boğaz ağrısı öyküsü ve yüksek ASO titresi (800 U/mL800\text{ U/mL}) mevcuttur.
ARA tanısı için Jones kriterlerine ek olarak geçirilmiş GAS enfeksiyonu kanıtı şarttır.
4
Kriterleri birleştirerek tanıya ulaş.
22 Majör kriter + GAS enfeksiyonu kanıtı saptanmıştır.
Definitif ARA tanısı için 22 majör veya 11 majör + 22 minör kriter ile birlikte GAS kanıtı yeterlidir.

Key Concept

2015 Modified Jones Kriterleri (Yüksek Riskli Popülasyon)

Practice More

ARA hastalarında sekonder profilaksi sürelerini (kardit varlığına ve sekel durumuna göre) tekrar gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 279Question

13 yaşında bir kız çocuk, sık tekrarlayan baş ağrısı ve burun kanaması şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Özgeçmişinde özellik saptanmıyor. Fizik muayenede üst ekstremite hipertansiyonu saptanması üzerine dört ekstremite kan basıncı ölçümü yapılıyor:

* Sağ Kol: 105/65 mmHg105/65\ mmHg
* Sol Kol: 155/95 mmHg155/95\ mmHg
* Sağ Bacak: 95/50 mmHg95/50\ mmHg
* Sol Bacak: 90/55 mmHg90/55\ mmHg

Oskültasyonda sırtta interskapular alanda 2/62/6 şiddetinde sistolik üfürüm duyuluyor. Sistemik muayenede başka bir özellik saptanmıyor.

Bu hasta için en olası tanı veya anatomik varyasyon aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Obstrüksiyonun distalinden köken alan aberran sağ subklavian arterli aort koarktasyonu

Answer

Obstrüksiyonun distalinden köken alan aberran sağ subklavian arterli aort koarktasyonu
Verilen kan basıncı profilinde sadece sol kolun hipertansif olması, diğer üç ekstremitenin (sağ kol ve bacaklar) normotansif veya hipotansif olması, obstrüksiyonun sol subklavian arter ile sağ subklavian arter arasında (fonksiyonel olarak) yerleştiğini düşündürür. Bu durumun en klasik nedeni, aort koarktasyonu ile birlikte aberran sağ subklavian arter (Arteria Lusoria) varlığıdır. Bu anomalide sağ subklavian arter, brakiyosefalik trunkustan ayrılmak yerine inen aortadan (koarktasyonun distalinden) köken alır. Dolayısıyla sağ kol, bacaklar gibi düşük basınçlı sistemden beslenir; sol kol ise darlık öncesi yüksek basınçlı sistemden beslenir.

Step-by-Step Solution

1
Kan basıncı verilerini analiz et
Sol Kol (155/95155/95) > Sağ Kol (105/65105/65) \approx Bacaklar (9095/505590-95/50-55).
Bu bulgu, sol kolun obstrüksiyonun proksimalinde (yüksek basınç), sağ kol ve bacakların ise obstrüksiyonun distalinde (düşük basınç) kaldığını gösterir.
2
Standart koarktasyon ile karşılaştır
Uyumsuz.
Standart (duktal/jukstaduktal) koarktasyonda darlık genellikle sol subklavian arterin hemen distalindedir. Bu durumda HER İKİ kolda hipertansiyon ve bacaklarda hipotansiyon beklenir.
3
Anatomik varyasyonları değerlendir
Aberran Sağ Subklavian Arter (Arteria Lusoria).
Eğer sağ subklavian arter, aort arkından normal yerinden değil de koarktasyon bölgesinin distalinden (inen aortadan) çıkarsa, sağ kola giden kan da darlık sonrası düşük basınçlı akımdan gelir. Sol subklavian arter ise normal yerinden (proksimal) çıktığı için yüksek basınca maruz kalır.
4
Diğer seçenekleri ele
Supravalvüler darlık veya preduktal koarktasyon elenir.
Supravalvüler darlıkta jet akım (Coanda etkisi) brakiyosefalik trunka yöneldiği için genellikle Sağ Kol > Sol Kol asimetrisi görülür. Sol subklavian proksimalindeki koarktasyonda ise yine Sağ Kol > Sol Kol beklenir.

Key Concept

Aort koarktasyonunda kan basıncı asimetrisinin (Sağ/Sol farkı) anatomik lokalizasyonu belirlemedeki rolü.

Hints

1
Normalde koarktasyonda her iki kolda basınç yüksek, bacaklarda düşüktür. Burada sağ kol da bacaklar gibi düşük basınca sahip.
2
Sağ kolun düşük basınçlı olması, sağ subklavian arterin köken aldığı yerin darlık (koarktasyon) sonrasında olduğunu düşündürmelidir.
Estimated Time:2m 0s
Question 280Question

99 yaşında bir erkek çocuk, son birkaç aydır sık tekrarlayan baş ağrısı ve burun kanaması şikayetleri ile polikliniğe getiriliyor. Yapılan fizik muayenede; sağ koldan ölçülen kan basıncı 145/90 mmHg145/90\ mmHg, sağ bacakta ise 95/60 mmHg95/60\ mmHg olarak saptanıyor. Üst ekstremite nabızları dolgun olarak alınırken, femoral nabızlar zayıf ve radyal nabza göre gecikmeli olarak hissediliyor. Dinlemekle sırtta, skapulalar arasında sistolik bir üfürüm duyuluyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Aort koarktasyonu

Answer

Aort koarktasyonu
Aort koarktasyonu olan hastalarda, darlık bölgesinin proksimalinde (vücudun üst kısmı) hipertansiyon gelişirken, distalinde (vücudun alt kısmı) kan basıncı düşüktür. Bu durum fizik muayenede dolgun radyal nabızlar, zayıf/gecikmiş femoral nabızlar ve kan basıncı ölçümlerindeki fark ile kendini gösterir. Sırtta skapulalar arasında duyulan üfürüm ise daralan bölgeden geçen türbülan akımı temsil eder.

Step-by-Step Solution

1
Kan basıncı verilerini karşılaştırın.
Üst ekstremitede (145/90 mmHg145/90\ mmHg) hipertansiyon, alt ekstremitede (95/60 mmHg95/60\ mmHg) ise göreceli hipotansiyon mevcuttur.
Vücudun üst ve alt kısımları arasındaki belirgin basınç farkı, inen aortadaki bir tıkanıklığı düşündürür.
2
Nabız muayenesi bulgularını değerlendirin.
Radyo-femoral nabız gecikmesi ve zayıf femoral nabızlar saptanmıştır.
Bu bulgu, aort koarktasyonu için patognomonik (tanı koydurucu) bir fizik muayene işaretidir.
3
Hastanın klinik şikayetlerini fizik muayene ile birleştirin.
Baş ağrısı ve epistaksis (burun kanaması), üst ekstremitedeki sistemik hipertansiyonun sonuçlarıdır.
Aortadaki daralma öncesinde kan basıncı yükselerek bu tür semptomlara yol açar.

Key Concept

Büyük çocuklarda aort koarktasyonu, genellikle üst ekstremite hipertansiyonu veya radyo-femoral nabız farkı ile tesadüfen saptanır.

Practice More

Aort koarktasyonu olan bir kız çocukta eşlik edebilecek genetik sendromları (örneğin Turner Sendromu) gözden geçirmek faydalı olacaktır.
Estimated Time:1m 30s
PreviousPage 14 / 16Next
Kardiyoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 14 | Examkin