Cumhuriyet Dönemi'nde laik ve milli bir eğitim sisteminin kurulması amacıyla birçok çalışma yapılmıştır. Bu doğrultuda atılan en önemli adımlardan biri olan Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile eğitim-öğretim birleştirilmiş ve tüm okullar Maarif Vekaletine bağlanmıştır.
Bu kanunun kabul edilmesinin ardından yaşanan aşağıdaki gelişmelerden hangisi, e��itimde laikleşme sürecini doğrudan destekleyen bir uygulama olarak gösterilemez?
- AEğitimde kurumsal bütünlüğün sağlanması kapsamında medreselerin kapatılması
- BMüfredat programlarından dini içerikli derslerin kademeli olarak kaldırılıp pozitif bilimlere ağırlık verilmesi
- CYabancı okullardaki dini sembollerin ve ayinlerin yasaklanarak bu kurumların laik kurallara tabi tutulması
- Millet Mektepleri açılarak okuma yazma bilmeyen yetişkin nüfusa yeni Türk harflerinin öğretilmesiAnswer
- EEğitimin dini vakıfların idaresinden alınarak devlet bütçesine bağlanması ve mali denetiminin sekülerleştirilmesi
Answer
Millet Mektepleri açılarak okuma yazma bilmeyen yetişkin nüfusa yeni Türk harflerinin öğretilmesi seçeneğidir.
Doğru yanıt Millet Mekteplerinin açılmasıdır. Millet Mektepleri, 1928 yılındaki Harf İnkılabı'nın ardından yeni Türk harflerini halka öğretmek amacıyla kurulmuş bir yaygın eğitim kurumudur. Bu kurumun temel işlevi okur-yazarlık oranını artırmak ve toplumsal kültürü yaygınlaştırmak olup, doğrudan laikleşme süreci veya Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun laiklik odaklı sonuçlarıyla ilişkili değildir; daha çok halkçılık ve milliyetçilik ilkeleriyle bağdaşmaktadır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Eğitim alanında laikleşme ve Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun sonuçları ile diğer eğitim reformlarının amaçsal ayrımı