Yeni Lisan Hareketi, Türk edebiyatında dilde sadeleşmeyi savunurken tasfiyeci (yabancı kelimelerin tamamını dilden atma) bir yol izlememiş, halkın konuşma diline yerleşmiş kelimeleri 'Türkçeleşmiş' saymıştır. Hareketin temsilcileri, dildeki yapaylığı önlemek için yazı dili ile konuşma dilini birleştirmeyi ve belli kurallar çerçevesinde milli bir edebiyat dili kurmayı hedeflemişlerdir.
Buna göre, Yeni Lisan Hareketi'nin dil anlayışını benimseyen bir sanatçının aşağıdaki görüşlerden hangisini savunması beklenemez?
- AYazı dilinde İstanbul Türkçesinin konuşma dilini esas alarak, yazı dili ile konuşma dili arasındaki yapay uçurumu ortadan kaldırmalıyız.
- BDilimize yerleşmiş olan Arapça ve Farsça kelimeleri atmak yerine, bunları Türkçeleşmiş kabul edip Türkçedeki söyleyişlerine göre yazmalıyız.
- Türk yazı dilini zenginleştirmek ve milli köklere dönmek amacıyla Göktürk, Çağatay veya Kıpçak gibi tarihi ve bölgesel Türk lehçelerinden kelimeler aktarmalıyız.Answer
- DArapça ve Farsça dil bilgisi kurallarını ve bu kurallara göre yapılan isim ve sıfat tamlamalarını tamamen terk etmeliyiz.
- EYabancı kelimelerin çoğul biçimlerini kullanmak yerine, bunlara Türkçenin çoğul eki olan '-ler / -lar' ekini getirmeliyiz.
Answer
Türk yazı dilini zenginleştirmek ve milli köklere dönmek amacıyla Göktürk, Çağatay veya Kıpçak gibi tarihi ve bölgesel Türk lehçelerinden kelimeler aktarmalıyız.
Yeni Lisan Hareketi'nin en temel ve ayırt edici ilkelerinden biri de 'diğer Türk lehçelerinden kelime alınmaması' kuralıdır. Ziya Gökalp, Ömer Seyfettin ve Ali Canip Yöntem gibi kurucular, yazı diline başka Türk lehçelerinden (Çağatayca, Uygurca vb.) kelime taşımanın dili yapaylaştıracağını savunmuşlardır. Bu nedenle, tarihi lehçelerden kelime aktarmayı savunan görüş, Yeni Lisan'ın anlayışıyla çelişir ve bu sanatçılardan beklenemez.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Yeni Lisan Hareketi'nin Dil İlkeleri ve Kuralları