Milli Edebiyat'ın Oluşumu ve Yeni Lisan Hareketi

16 questions

Question 1Question

Yeni Lisan Hareketi, Türk edebiyatında dilde sadeleşmeyi savunurken tasfiyeci (yabancı kelimelerin tamamını dilden atma) bir yol izlememiş, halkın konuşma diline yerleşmiş kelimeleri 'Türkçeleşmiş' saymıştır. Hareketin temsilcileri, dildeki yapaylığı önlemek için yazı dili ile konuşma dilini birleştirmeyi ve belli kurallar çerçevesinde milli bir edebiyat dili kurmayı hedeflemişlerdir.

Buna göre, Yeni Lisan Hareketi'nin dil anlayışını benimseyen bir sanatçının aşağıdaki görüşlerden hangisini savunması beklenemez?

Show answer & explanation

Answer: Türk yazı dilini zenginleştirmek ve milli köklere dönmek amacıyla Göktürk, Çağatay veya Kıpçak gibi tarihi ve bölgesel Türk lehçelerinden kelimeler aktarmalıyız.

Answer

Türk yazı dilini zenginleştirmek ve milli köklere dönmek amacıyla Göktürk, Çağatay veya Kıpçak gibi tarihi ve bölgesel Türk lehçelerinden kelimeler aktarmalıyız.
Yeni Lisan Hareketi'nin en temel ve ayırt edici ilkelerinden biri de 'diğer Türk lehçelerinden kelime alınmaması' kuralıdır. Ziya Gökalp, Ömer Seyfettin ve Ali Canip Yöntem gibi kurucular, yazı diline başka Türk lehçelerinden (Çağatayca, Uygurca vb.) kelime taşımanın dili yapaylaştıracağını savunmuşlardır. Bu nedenle, tarihi lehçelerden kelime aktarmayı savunan görüş, Yeni Lisan'ın anlayışıyla çelişir ve bu sanatçılardan beklenemez.

Step-by-Step Solution

1
Yeni Lisan Hareketi'nin temel dil ilkelerini ve kurallarını gözden geçirmek.
Yeni Lisan Hareketi; Arapça ve Farsça dil bilgisi kurallarının atılmasını, İstanbul Türkçesinin esas alınmasını, yabancı tamlama ve çoğulların kullanılmamasını, Türkçeleşmiş kelimelerin korunmasını ve diğer Türk lehçelerinden kelime alınmamasını savunur.
Seçeneklerdeki ifadelerin Yeni Lisan kurallarıyla uyumunu denetleyebilmek.
2
Seçeneklerde verilen ifadeleri Yeni Lisan ilkeleriyle karşılaştırmak.
Yazı dilinde İstanbul Türkçesinin esas alınması, Türkçeleşmiş kelimelerin korunması, Arapça-Farsça dil bilgisi kurallarının ve yabancı çoğul şekillerinin terk edilmesi ilkeleri hareketin kurallarıdır. Ancak diğer Türk lehçelerinden kelime aktarılması fikri harekete tamamen aykırıdır; çünkü Yeni Lisan, yaşayan ortak halk dilini savunur ve yapay kelime aktarımlarına karşı çıkar.
Hangi seçeneğin Yeni Lisan ilkeleriyle çeliştiğini tespit etmek.
3
Doğru seçeneği belirlemek.
Tarihi veya bölgesel Türk lehçelerinden kelime aktarılmasını savunan görüşün Yeni Lisan Hareketi'nin dil anlayışıyla çeliştiği belirlenir.
Soruda beklenemeyecek olan görüşü sormaktadır.

Key Concept

Yeni Lisan Hareketi'nin Dil İlkeleri ve Kuralları
Question 2Question

Yeni Lisan Hareketi'nin teorik temelleri ve dilde sadeleşme felsefesi düşünüldüğünde, sol sütunda verilen Yeni Lisan kurallarını sağ sütundaki temel dil bilimsel gerekçeleri ve amaçlarıyla doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Arapça ve Farsça dil bilgisi kurallarının ve bu kurallara göre yapılan tamlamaların Türkçeden tamamen çıkarılması
Türkçeye girmiş, Türk halkının dilinde benimsenmiş ve Türkçeleşmiş yabancı kelimelerin dilde korunması
Diğer Türk lehçelerinden (Çağatayca, Uygurca vb.) kelime aktarımının reddedilmesi
İstanbul halkının, özellikle de İstanbul hanımlarının konuştuğu tabii konuşma dilinin yazı dili olarak kabul edilmesi

Matches

Show answer & explanation

Answer

Sol sütundaki Arapça/Farsça kuralların atılması maddesi dil bilgisel sadeleşmeyle; halka mal olmuş kelimelerin korunması maddesi yaşayan dil ilkesiyle; diğer lehçelerden kelime alınmaması maddesi ortak yazı dili sınırıyla; İstanbul konuşma dilinin esas alınması maddesi ise yazı ve konuşma dili birliğiyle eşleşir.
Yeni Lisan Hareketi'nin getirdiği kuralların her biri keyfi olmayıp, dilin doğallığını korumak, yapaylıktan kaçınmak ve millî bir ortak yazı dili oluşturmak gibi sağlam dil bilimsel gerekçelere dayanmaktadır. Yapılan eşleştirme bu teorik gerekçeleri tam olarak yansıtmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Arapça ve Farsça kuralların dilden atılması ilkesini gerekçelendirmek
Bu kural, dilin yabancı dillerin dil bilgisi boyunduruğundan kurtarılmasını ve kendi morfolojik yapısına (ses ve ek bilgisi) dönmesini hedefler. Dolayısıyla dil bilgisel sadeleşme ile eşleşir.
Yeni Lisan'ın dil kurallarının dil bilgisel bağımsızlık üzerindeki etkisini kavramak.
2
Türkçeleşmiş yabancı kelimelerin korunması maddesini analiz etmek
Eğer halkın dilinde yaygınlaşmış kelimeler atılsaydı dil anlaşılmaz hale gelirdi. Bu kural aşırı tasfiyeciliğe (öztürkçeciliğe) karşı halkın canlı dilini koruma gerekçesi taşır. Dolayısıyla yaşayan dil ilkesiyle eşleşir.
Yeni Lisan'ın aşırı tasfiyeciliğe karşı gösterdiği mutedil tavrı anlamak.
3
Diğer Türk lehçelerinden kelime alınmama kuralını değerlendirmek
Çağatay veya Uygur Türkçesinden kelime aktarımı, Osmanlı coğrafyasındaki tabii yazı dilini bozar ve yapaylık yaratır. Bu durum, ortak yazı dilinin sınırlarını koruma amacıyla ilgilidir.
Dilin tarihsel ve coğrafi bütünlüğünün yapay müdahalelerle bozulmasını önleme amacını saptamak.
4
İstanbul konuşma dilinin esas alınması kuralını çözümlemek
Yazı dili (Osmanlıca) ile konuşma dili (sade Türkçe) arasındaki kopukluk ancak İstanbul konuşma dilinin ortak yazı dili yapılmasıyla çözülebilirdi. Bu da yazı ve konuşma dili birliğini sağlar.
İstanbul Türkçesinin millî ortak standart oluşturmadaki rolünü analiz etmek.

Key Concept

Yeni Lisan Hareketi'nin kuramsal ilkeleri ve dildeki gerekçeleri
Question 3Question

Genç Kalemler dergisinde yayımlanan Yeni Lisan makalesi, Türkçeyi yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarmayı hedeflerken bir yandan da dili yapay bir çıkmaza sokabilecek aşırı tasfiyeci (öztürkçeci) yaklaşımlara karşı mesafeli durmuştur. Makalede, Türk milletinin yüzyıllardır kullandığı ve konuşma diline mal olmuş unsurların korunması gerektiği vurgulanmış; dilde doğallık ilkesi savunulmuştur.

Buna göre, Yeni Lisan makalesinde yer alan aşağıdaki esaslardan hangisi, dilde tasfiyecilik adı altında yapılacak yapaylaştırma ve başka Türk lehçelerinden kelime aktarma çabalarının önüne geçmek amacıyla belirlenmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Diğer Türk lehçelerinden (Çağatayca vb.) dilimize kelime aktarılmaması

Answer

Diğer Türk lehçelerinden (Çağatayca vb.) dilimize kelime aktarılmaması
Yeni Lisan Hareketi'nin öncülerine göre dilin sadeleştirilmesi sürecinde dildeki tüm yabancı sözcüklerin atılarak yerine diğer Türk lehçelerinden (Çağatayca, Uygurca vb.) kelimeler getirilmesi dili yapaylaştıracak zararlı bir tutumdur. Dilde doğallık ilkesi gereği, halkın diline yerleşmiş yabancı kelimeler Türkçe kabul edilmiş ve dilin yapay bir yola girmesini önlemek amacıyla diğer Türk lehçelerinden kelime alınmaması esası benimsenmiştir. Bu nedenle doğru cevap, diğer Türk lehçelerinden kelime aktarılmaması yönündeki kuralı içeren seçenektir.

Step-by-Step Solution

1
Yeni Lisan Hareketi'nin dil sadeleşmesine yaklaşımını ve aşırı tasfiyeciliğe (öztürkçecilik) karşı duruşunu analiz etmek.
Yeni Lisan'ın, halkın diline yerleşmiş yabancı kelimeleri Türkçe kabul ettiği ve yapay kelime türetimine ya da başka lehçelerden kelime aktarımına karşı olduğu belirlenir.
Sorunun kökündeki yapaylaşt��rma ve tasfiyecilik karşıtlığı kavramlarını tarihsel bağlamıyla ilişkilendirmek gerekir.
2
Seçeneklerde verilen Yeni Lisan kurallarını, soruda belirtilen 'başka lehçelerden kelime aktarma çabalarını önleme' amacı doğrultusunda incelemek.
Diğer Türk lehçelerinden (Çağatayca, Uygurca vb.) kelime alınmaması kuralının bu amaçla doğrudan örtüştüğü tespit edilir.
Ziya Gökalp ve Ömer Seyfettin gibi isimlerin, dilin doğallığını korumak adına başka Türk lehçelerinden kelime ithal edilmesine karşı koydukları kuralı bulmak.
3
Diğer dil sadeleşmesi kurallarının amaçlarını karşılaştırarak elemeleri gerçekleştirmek.
Tamlamaların kaldırılması, Türkçe telaffuzun esas alınması ve İstanbul Türkçesinin ölçüt kabul edilmesi gibi kuralların genel sadeleşme ve standardizasyon amacı taşıdığı ancak lehçeler arası kelime geçişini engellemekle doğrudan ilgili olmadığı görülür.
Yanlış seçeneklerin elenmesiyle doğru seçeneği doğrulamak.

Key Concept

Yeni Lisan Hareketi'nin dil sadeleştirme ilkeleri ve dilde tasfiyeciliğe karşı duruşu
Estimated Time:2m 0s
Question 4Question

Türk edebiyatında Tanzimat'tan Milli Edebiyat'a uzanan süreçte dilde sadeleşme ve milli bir edebiyat dili olu��turma çabalarının tarihsel gelişim evreleri düşünüldüğünde, aşağıdaki gelişmelerin kronolojik olarak eskiden yeniye doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Doğru sıralama: Şinasi'nin Tercüman-ı Ahvâl Mukaddimesi'ndeki görüşleri, Servet-i Fünun şairlerinin ağır şiir dili oluşturması, Fecr-i Âti beyannamesiyle bu ağır dilin sürdürülmesi ve Genç Kalemler dergisindeki Yeni Lisan makalesiyle dilde sadeleşmenin kurallara bağlanması şeklindedir.
Türk edebiyatında dilde sadeleşme çabaları ilk olarak Tanzimat Dönemi'nde (1860, Tercüman-ı Ahvâl) teorik bir düşünce olarak başlamış; Servet-i Fünun (1896) ve Fecr-i Âti (1909) dönemlerinde bu düşünce terk edilerek ağır, sanatlı bir dil sürdürülmüş; nihayet 1911 yılında Yeni Lisan Hareketi ile bu çaba sistemli kurallara bağlanarak milli bir davaya dönüştürülmüştür.

Step-by-Step Solution

1
Tanzimat Dönemi'nin başlangıç aşamasını belirlemek
Şinasi'nin 1860 yılındaki Tercüman-ı Ahvâl mukaddimesi ilk aşamadır.
Dilde sadeleşme çabalarının edebiyatımızdaki ilk kuramsal beyanı Tanzimat I. Dönem ile başlar.
2
Servet-i Fünun Dönemi dil anlayışını konumlandırmak
Servet-i Fünun sanatçılarının 1896'da kurduğu ağır şiir dili ikinci aşamadır.
Tanzimat'taki sadeleşme eğilimlerinin aksine, bu dönemde dil son derece ağırlaştırılmış ve yapay bir hal almıştır.
3
Fecr-i Âti topluluğunun dil politikasını belirlemek
1909 yılında Fecr-i Âti beyannamesinin yayımlanması üçüncü aşamadır.
Topluluk beyannamede dilin şahsi ve muhterem olduğunu savunarak Servet-i Fünun dilini devam ettirmiştir.
4
Yeni Lisan Hareketi'nin başlangıcını belirlemek
1911 yılında Genç Kalemler dergisindeki Yeni Lisan makalesi son aşamadır.
Bu makaleyle dil sadeleşmesi ilk kez kurallara ve milli bir temele oturtulmuştur.

Key Concept

Dilde sadeleşme hareketlerinin Tanzimat'tan Milli Edebiyat'a kronolojik seyri ve Yeni Lisan'ın tarihi konumu
Question 5Question

Genç Kalemler dergisinde yayımlanan Yeni Lisan makalesi, Türkçeyi yabancı kuralların boyunduruğundan kurtararak millî bir yazı dili oluşturmayı hedeflemiştir. Bu doğrultuda dilde sadeleşmeyi sağlamak için bazı kurallar ortaya konmuştur.

Buna göre Yeni Lisan Hareketi'nin dil anlayışı ve kuralları ile ilgili olarak:

I. Arapça ve Farsça dil bilgisi kuralları ile bu kurallara göre yapılan tamlamalar tamamen terk edilecektir.
II. Türkçe karşılığı bulunan Arapça ve Farsça kelimeler dilden atılacak; karşılığı olmayanlar ise Türkçeleşmiş kabul edilerek korunacak ve Türkçe eklerle çekimlenecektir.
III. Yazı dili ile konuşma dili arasındaki farkı kapatmak için Anadolu ağızlarından kelime derleme çalışmaları yapılarak bu kelimeler yazı diline kazandırılacaktır.
IV. Türk dünyasında edebi bir birlik kurmak amacıyla Çağatayca ve Kıpçakça gibi diğer Türk lehçelerinden kelime ve dil bilgisi unsurları ithal edilecektir.

yargılarından hangileri Yeni Lisan Hareketi'nin savunduğu ilkelerle çelişmektedir?

Show answer & explanation

Answer: III ve IV

Answer

Anadolu ağızlarından kelime derleme çal��şmalarının yapılması ve diğer Türk lehçelerinden kelime ithal edilmesi yönündeki yargılar Yeni Lisan ilkeleriyle çeliştiği için doğru cevap bu iki yargıyı içeren seçenektir.
Doğru cevap, Anadolu ağızlarından kelime derlenmesini ve diğer Türk lehçelerinden kelime alınmasını içeren yargıların Yeni Lisan ilkeleriyle çeliştiğini belirten seçenektir. Yeni Lisan makalesinde Çağatayca veya Uygurca gibi diğer Türk lehçelerinden kelime alınması dili yapaylaştıracağı gerekçesiyle kesin bir dille reddedilmiştir. Ayrıca yazı dilinin esası olarak sadece İstanbul Türkçesi belirlenmiş, Anadolu ağızlarından kelime derlemek gibi bir kural konulmamıştır. Bu iki yargı Yeni Lisan beyannamesiyle doğrudan çelişmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Öncüllerde yer alan yargılar tek tek analiz edilerek Yeni Lisan makalesinde ilan edilen dil kuralları ile karşılaştırılır.
I. yargı (yabancı kuralların ve tamlamaların terk edilmesi) ile II. yargı (karşılığı bulunmayan kelimelerin Türkçe eklerle kullanılması) Yeni Lisan'ın doğrudan kurallarıyken; III. yargı (Anadolu ağızlarından derleme yapılması) ve IV. yargı (diğer Türk lehçelerinden kelime alınması) bu ilkeler arasında yer almaz veya onlarla doğrudan çelişir.
Soruda hangi yargıların Yeni Lisan ilkeleriyle çeliştiğini bulmak hedeflenmektedir.
2
Yeni Lisan Hareketi'nin diğer Türk lehçelerinden kelime alımına yönelik kesin tutumu değerlendirilir.
Yeni Lisan makalesinde, başka Türk lehçelerinden (Çağatayca, Kıpçakça vb.) kelime almanın dilin doğal yapısına aykırı olduğu ve yazı dilini yapaylaştıracağı gerekçesiyle bu tutum kesinlikle reddedilmiştir.
Öğrencilerin milliyetçi bir hareketin diğer lehçelere yöneleceği şeklindeki yaygın yanılgısını test etmek ve çelişkiyi netleştirmek amaçlanır.
3
Yeni Lisan'ın temel aldığı konuşma dili ile Anadolu ağızlarından derleme faaliyetlerinin tarihi ilişkisi çözümlenir.
Yeni Lisan Hareketi yazı dilinde İstanbul Türkçesini tek ölçüt kabul etmiştir. Anadolu ağızlarından sistemli derleme faaliyetleri ise Cumhuriyet Dönemi dil devrimi sürecinde (1932'den sonra kurulan Türk Dili Tetkik Cemiyeti öncülüğünde) hayata geçirilmiştir. Dolayısıyla bu yargı da Yeni Lisan ilkeleriyle uyuşmamaktadır.
Milli Edebiyat dönemi ile Cumhuriyet dönemi dil çalışmalarının sınırlarını belirlemek hedeflenmiştir.

Key Concept

Yeni Lisan Hareketi'nin dil sadeleşmesi kuralları ve bu kuralların sınırları
Question 6Question

Aşağıda sol sütunda Yeni Lisan Hareketi'nin temel dil ilkeleri, sağ sütunda ise bu ilkelerin edebî metinlerdeki yansımaların�� gösteren örnek durumlar verilmiştir. Bu ilkeleri ve ilgili örnekleri doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Arapça ve Farsça dil bilgisi kurallarına göre yapılan tamlamaların kullanılmaması
Arapça ve Farsça kelimelerin kendi dillerindeki kurallara göre değil, Türkçedeki kurallara göre çoğul yapılması
Türkçeye girmiş ve konuşma dilinde halkın benimsediği yabancı kelimelerin dilde korunması
Yazı dilinde İstanbul konuşma dilinin ortak ölçünlü dil olarak kabul edilmesi

Matches

Show answer & explanation

Answer

Arapça ve Farsça dil bilgisi kurallarına göre yapılan tamlamaların kullanılmaması ilkesi "hüsn-i hat" yerine "güzel yazı" denmesiyle; kelimelerin Türk��e kurallara göre çoğul yapılması ilkesi "memurin" yerine "memurlar" kullanılmasıyla; halkın benimsediği yabancı kelimelerin dilde korunması ilkesi "kitap", "kalem" kelimelerinin tasfiye edilmemesiyle; İstanbul konuşma dilinin esas alınması ilkesi ise yazı dilinde diğer Türk lehçelerinden ve yerel ağızlardan kaçınılmasıyla eşleşmektedir.
Eşleştirmelerin tamamı Yeni Lisan beyannamesinin dilde sadeleşme için getirdiği kuralların somut dil pratikleriyle uyumunu yansıtmaktadır. Arapça/Farsça tamlamaların atılması 'hüsn-i hat' yerine 'güzel yazı' kullanılmasıyla; yabancı çoğul biçimlerinin elenmesi 'memurin' yerine 'memurlar' denmesiyle; konuşma diline yerleşen kelimelerin korunması 'kitap, kalem, zaman' gibi kelimelerin tasfiye edilmemesiyle; yazı dilinin standardizasyonu ise yerel ağız ve diğer Türk lehçelerinden kelime alınmaması ilkesiyle örtüşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Sol sütundaki ilk ilkeyi inceleyin.
Arapça ve Farsça dil bilgisi kurallarına (özellikle tamlamalara) karşı çıkıldığını belirleyin.
Yeni Lisan Hareketi'nin en belirgin kurallarından biri yabancı tamlama kalıplarını dilden atmaktır.
2
Bu ilkeyi sağ sütundaki örneklerle karşılaştırın.
"Hüsn-i hat" ve "derd-i maişet" gibi Farsça tamlamaların yerine Türkçe tamlama yapılarının önerildiğini görerek ilk çifti oluşturun.
Yabancı kurallarla yapılan tamlamaların bırakılmasının somut örneği bu yapılardır.
3
Sol sütundaki ikinci ilkeyi analiz edin.
Yabancı kelimelerin Türkçe kurallarla çoğul yapılması kuralını ele alın.
Yeni Lisan'a göre dilimize giren yabancı kelimeler kendi dillerindeki kurallara göre değil, Türkçe çoğul ekiyle çekimlenmelidir.
4
Bu ilkeye uygun örneği sağ sütundan seçin.
Arapça çoğul eki alan "memurin" yerine Türkçe çoğul eki alan "memurlar" sözcüğünün tercih edilmesiyle bu ilkeyi eşleştirin.
Yabancı kelimelere Türkçe ek getirilmesi bu ilkenin doğrudan uygulamasıdır.
5
Sol sütundaki üçüncü ilkeyi değerlendirin.
Halkın diline yerleşmiş kelimelerin korunması ilkesini inceleyin.
Yeni Lisan Hareketi tasfiyeci bir hareket değildir; konuşma dilinde karşılığı bulunmayan veya yerleşmiş yabancı kelimeleri korur.
6
Bu ilkeye uyan örneği tespit edin.
"Kitap", "kalem" ve "zaman" gibi kökeni yabancı olan ama dilde yerleşmiş kelimelerin korunmasıyla eşleştirin.
Tasfiyeciliğe karşı duruşun ve yaşayan Türkçenin savunulmasının örneği budur.
7
Sol sütundaki son ilkeyi sağda kalan son örnekle eşleştirin.
İstanbul konuşma dilinin esas alınması ilkesi ile diğer lehçelerden ve ağızlardan kaçınılması örneğini eşleştirin.
İstanbul Türkçesini temel alan Yeni Lisan, diğer Türk lehçelerinden kelime almanın dilde kafa karışıklığı yaratacağını savunmuştur.

Key Concept

Yeni Lisan Hareketi'nin Sadeleşme Kuralları ve Uygulama Alanları
Estimated Time:1m 30s
Question 7Question

Yeni Lisan Hareketi, Türk edebiyatı tarihinde dilde sadeleşme düşüncesini teorik bir çerçeveye oturtan ve bunu başarıyla uygulayan ilk hareket olarak kabul edilir. Tanzimat Dönemi'nde de Şinasi, Namık Kemal ve Ahmet Mithat Efendi gibi isimler dilde sadeleşmeyi savunmuş, hatta bu doğrultuda yazılar kaleme almış olmalarına rağmen dilde kalıcı bir sadeleşme sağlayamamışlardır.

Buna göre, Yeni Lisan Hareketi'ni Tanzimat Dönemi'ndeki dil çalışmalarından ayıran ve onu dilde sadeleşme konusunda başarıya ulaştıran temel etken aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Arapça ve Farsça kuralların dilden atılması, İstanbul Türkçesinin esas alınması gibi somut, sistemli ve kurallara bağlı bir programı tavizsiz bir şekilde uygulamaya koyması

Answer

Yeni Lisan Hareketi'ni Tanzimat'tan ayıran temel fark, dilde sadeleşmeyi kişisel bir temenni olmaktan çıkarıp Arapça-Farsça gramer kurallarının kaldırılması ve İstanbul konuşma dilinin yazı dili yapılması gibi net, somut ve sistemli kurallara bağlayarak ortak bir program halinde kararlılıkla uygulamış olmasıdır.
Yeni Lisan Hareketi'nin başarısı, Tanzimat Dönemi'ndeki dağınık ve kişisel sadeleşme çabalarının aksine; yabancı gramer kurallarının kaldırılması ve İstanbul konuşma dilinin yazı dili yapılması gibi somut, sistemli ve net kuralları olan toplu bir programı uygulamaya koymuş olmasından kaynaklanmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Tanzimat Dönemi dil çalışmaları ile Yeni Lisan Hareketi arasındaki farkı tespit etmek için iki dönemin sadeleşme yaklaşımlarını analiz edin.
Tanzimat sanatçılarının dilde sadeleşmeyi savunmalarına rağmen bunu bireysel girişimlerle sınırlı tuttukları ve dil bilgisi yapısına müdahale eden sistemli bir program geliştiremedikleri saptanır.
Tanzimatçılar ile Yeni Lisan arasındaki yöntemsel farkı belirlemek.
2
Yeni Lisan Hareketi'nin dil ilkelerini ve Genç Kalemler dergisindeki bildiriyi inceleyin.
Hareketin; Arapça ve Farsça gramer kurallarının dilden atılması, tamlamaların kaldırılması ve İstanbul Türkçesinin esas alınması gibi son derece somut, kurallı ve ortaklaşa savunulan bir programı hayata geçirdiği görülür.
Harekete kalıcı başarıyı getiren etkenleri saptamak.
3
İki dönem arasındaki farkları kıyaslayarak doğru sonuca ulaşın.
Sadeleşmeyi sistemli ve kurallara bağlı bir programla uygulamanın Yeni Lisan'ın kalıcı başarıya ulaşmasını sağlayan temel etken olduğu belirlenir.
Doğru seçeneği teyit etmek.

Key Concept

Yeni Lisan Hareketi'nin dilde sadeleşme ilkeleri ve bu ilkelerin sistemli yapısı
Estimated Time:2m 0s
Question 8Question

Yeni Lisan hareketinin ve Millî Edebiyat akımının oluşum sürecinde yaşanan aşağıdaki gelişmelerin kronolojik olarak ilkten sona doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Doğru kronolojik sıralama sırasıyla; Hüsün ve Şiir dergisinin çıkarılmaya başlanması, Ömer Seyfettin'in dil ihtilali teklif eden mektubu yazması, Yeni Lisan makalesinin yayımlanması ve Ziya Gökalp'in harekete katılarak düşünsel derinlik kazandırması şeklindedir.
Kronolojik sıralama tarihsel olarak 1909 (Hüsün ve Şiir dergisi), Ocak 1911 (Ömer Seyfettin'in mektubu), Nisan 1911 (Yeni Lisan makalesi) ve 1911 ortası/sonrası (Ziya Gökalp'in katılımı) şeklindedir.

Step-by-Step Solution

1
Derginin ilk evresini belirleme
Genç Kalemler dergisine öncülük eden Hüsün ve Şiir dergisinin 1909'da çıkmaya başladığı tespit edilir.
Sürecin ilk adımı bu yayındır.
2
Edebi ortaklığın ve çağrının yapıldığı anı belirleme
Ömer Seyfettin'in Ocak 1911'de yazdığı mektup tespit edilir.
Bu mektup, Yeni Lisan makalesinin yazılmasından önceki hazırlık aşamasıdır.
3
Hareketin manifestosunun ilanını belirleme
Nisan 1911'de yayımlanan Yeni Lisan makalesi tespit edilir.
Bu makale ile hareket fiilen ve resmen kamuoyuna duyurulmuştur.
4
Sosyolojik ve fikri sistemleşmeyi belirleme
Ziya Gökalp'in kadroya katılması ve Turan gibi şiirlerle hareketi sosyolojik tabana yayması tespit edilir.
Bu katılım, dilde sadeleşmeyi Türkçülük ideolojisiyle birleştirip sistemleştirmiştir.

Key Concept

Yeni Lisan ve Millî Edebiyat'ın Tarihsel Gelişim Basamakları
Estimated Time:2m 0s
Question 9Question

Yeni Lisan Hareketi'nin Türk yazı dilini sadeleştirmek ve millîleştirmek amacıyla belirlediği temel ilkeler ile bu ilkelerin edebi ve fiili uygulamalarını gösteren örnek durumları eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Arapça ve Farsça dil kurallarının ve bu kurallarla yapılan tamlamaların kullanılmaması
Arapça ve Farsça kelimelerin Türkçedeki telaffuz ve ses kurallarına göre yazılması
Diğer Türk lehçelerinden yazı diline kelime alınmaması
Yazı dili ile konuşma dili arasındaki farkın ortadan kaldırılması amacıyla İstanbul Türkçesinin esas alınması

Matches

Show answer & explanation

Answer

Arapça ve Farsça dil kurallarının kullanılmaması ilkesi 'siyah-ı ebri' yerine 'bulutun siyahlığı' örneğiyle; Arapça ve Farsça kelimelerin Türkçe söylenişe göre yazılması ilkesi 'kütüb' yerine 'kitap' örneğiyle; diğer Türk lehçelerinden kelime alınmaması ilkesi Çağataycadan kelime aktarılmamasıyla; İstanbul Türkçesinin esas alınması ilkesi ise İstanbul halkının günlük konuşma dilinin edebi metin dili yapılmasıyla eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmeler, Yeni Lisan makalesinde ilan edilen kurallar ile bunların edebi metinlerdeki yansımalarını tam olarak karşılamaktadır. Arapça ve Farsça tamlama kuralı yasağı 'bulutun siyahlığı' örneğinde; Türkçe söylenişe göre yazma kuralı 'kitap' örneğinde; diğer lehçelerden kelime almama ilkesi Çağatayca kelime aktarılmamasında; İstanbul konuşma dilinin esas alınması ise İstanbul hanımlarının konuşmasının edebi metin dili yapılmasında somutlaşmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Arapça ve Farsça dil kurallarının ve tamlamalarının dilden atılması ilkesi analiz edilir.
Bu ilkenin 'siyah-ı ebri' gibi Farsça tamlama kalıplarının terk edilip Türkçe 'bulutun siyahlığı' ifadesinin kullanılmasıyla eşleştiği belirlenir.
Yeni Lisan Hareketi, yabancı dillerin dil bilgisi kurallarının Türkçeden tamamen çıkarılmasını savunmuştur.
2
Arapça ve Farsça sözcüklerin Türkçedeki söylenişlerine göre yazılması kuralı incelenir.
Arapça 'kütüb' biçimi yerine halkın dilindeki söyleniş olan 'kitap' sözcüğünün tercih edilmesiyle eşleştiği saptanır.
Yeni Lisan, dildeki yabancı kelimelerin kökenine göre değil, Türk halkının söyleyiş biçimine göre yazılmasını kurala bağlamıştır.
3
Diğer Türk lehçelerinden kelime alınmaması ilkesi değerlendirilir.
Yazı dilini zenginleştirmek amacıyla Çağatayca gibi diğer Türk lehçelerinden kelime aktarılmaması uygulamasıyla eşleştiği görülür.
Ömer Seyfettin ve arkadaşları, Türkçeyi yapay yollarla zenginleştirmeye çalışmanın dilin doğallığını bozacağına inanmışlardır.
4
İstanbul Türkçesinin konuşma dilinin esas alınması kuralı ele alınır.
İstanbul hanımlarının günlük konuşma dilindeki tabii söyleyişinin edebi metin dili yapılmasıyla eşleştiği anlaşılır.
Yeni Lisan, yazı dili ile konuşma dili arasındaki kopukluğu gidermek için İstanbul konuşma dilini ortak yazı dili olarak belirlemiştir.

Key Concept

Milli Edebiyat'ın Oluşumu ve Yeni Lisan Hareketi
Estimated Time:2m 0s
Question 10Question

Yeni Lisan makalesinde Ömer Seyfettin, Türk dilinin tarihsel süreçteki gelişimini ve uğradığı bozulmaları ele alırken geçmişteki bazı edebi yönelimlerin dil konusundaki adımlarını değerlendirir. Yazar, bu dönem sanatçılarının dilde sadeleşme ihtiyacını hissetmelerini ve bu yönde samimi bir niyet taşımalarını takdir eder; ancak sistemli bir dil programından yoksun olmaları, teoride savundukları sadeliği eserlerinde uygulayamamaları ve Arapça-Farsça kuralları kullanmaya devam etmeleri nedeniyle onları hedeflerine ulaşamamakla eleştirir.

Bu parçada sözü edilen ve Yeni Lisan yazarları tarafından 'niyetleri olumlu, yöntemleri yetersiz' bulunarak eleştirilen edebi dönem aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tanzimat Edebiyatı

Answer

Tanzimat Edebiyatı
Yeni Lisan makalesinde Ömer Seyfettin, dilde sadeleşme niyetini ilk olarak ortaya koyan ancak sistemli bir dil politikaları olmadığı için başarısız olan Tanzimat dönemi sanatçılarını eleştirmiştir. Tanzimat Edebiyatı döneminde Şinasi, Namık Kemal gibi isimler halka yönelmek istemiş ancak Arapça ve Farsça kuralları bütünüyle terk edemedikleri için uygulamada dilde sadeleşmeyi gerçekleştirememişlerdir. Bu yüzden Yeni Lisan hareketi, dildeki bu samimi ama sistemsiz teşebbüsü Tanzimat Dönemi ile ilişkilendirir.

Step-by-Step Solution

1
Yeni Lisan makalesinde geçmiş dönemlere yöneltilen dil eleştirilerini incelemek.
Makalede, geçmişteki bazı sanatçıların dilde sadeleşme niyetinin samimi olduğu ancak bir sistem kuramadıkları belirtilmektedir.
Soruda tasvir edilen eleştirinin hangi edebi döneme yönelik olduğunu belirlemek.
2
Dilde sadeleşme niyetini ilk kez beyan edip uygulamada başarısız olan topluluğu belirlemek.
Şinasi ve Namık Kemal gibi isimlerin öncülük ettiği Tanzimat Dönemi, teoride sadeleşmeyi savunsa da pratikte eski dil alışkanlıklarını ve kurallarını sürdürmüştür.
Yeni Lisan yazarlarının 'yöntemsizlik ve tutarsızlık' eleştirisinin Tanzimat Dönemi'ne uygunluğunu doğrulamak.

Key Concept

Yeni Lisan Hareketi'nin geçmiş dönemlerin dil anlayışına bakışı
Question 11Question

Türk edebiyatında dilde sadeleşme düşüncesinin gelişimini ve Millî Edebiyat akımının doğuşunu hazırlayan aşağıdaki yayınların/eserlerin yayımlanma kronolojisini geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Doğru kronolojik sıralama: Şinasi'nin Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi (1860) ile başlar, Mehmet Emin Yurdakul'un Türkçe Şiirler (1899) eseriyle devam eder, Ömer Seyfettin'in Yeni Lisan makalesi (Nisan 1911) ile sistemleşir ve Türk Yurdu dergisinin yayını (Kasım 1911) ile geniş kitlelere ulaşır.
Sıralama, dilde sadeleşme fikrinin gelişim aşamalarını kronolojik olarak yansıtmaktadır. Süreç, Şinasi'nin Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi'ndeki ilk teorik adımla (1860) başlar. Ardından Mehmet Emin Yurdakul'un Türkçe Şiirler (1899) adlı eseriyle edebî uygulamaya dönüşür. Ömer Seyfettin'in Yeni Lisan makalesi (Nisan 1911) ile dilde sadeleşmenin kuralları sistemleştirilir ve son olarak Türk Yurdu dergisi (Kasım 1911) ile bu düşünceler İstanbul merkezli olarak geniş kitlelere yayılır.

Step-by-Step Solution

1
Tanzimat Dönemi'ndeki ilk sadeleşme çabalarını belirleme
Şinasi'nin 1860 tarihli Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi ilk sıraya yerleştirilir.
Türk edebiyatında yaz�� dilini halka yaklaştırma düşüncesinin teorik ve yayın yoluyla ilk kez ortaya konduğu metindir.
2
II. Abdülhamid (Servet-i Fünun) dönemindeki hececi ve sade dil yönelimini tespit etme
Mehmet Emin Yurdakul'un 1899 tarihli Türkçe Şiirler eseri ikinci sıraya yerleştirilir.
Yeni Lisan öncesinde, halkın diliyle ve hece ölçüsüyle yazılan şiirlerin kitaplaştığı, döneme damga vuran ilk pratiktir.
3
Yeni Lisan Hareketi'nin manifesto aşamasını belirleme
Ömer Seyfettin'in Nisan 1911 tarihli Yeni Lisan makalesi üçüncü sıraya yerleştirilir.
Dilde sadeleşmeyi kişisel ve düzensiz çabalardan kurtarıp bilimsel ve ilkeli bir hareket hâline getiren kurucu bildiridir.
4
Yeni Lisan'ın İstanbul'da yayılması ve kurumsallaşması aşamasını belirleme
Kasım 1911 tarihli Türk Yurdu dergisi son sıraya yerleştirilir.
Selanik'te başlayan Genç Kalemler hareketinin İstanbul'daki en güçlü destekçisi olmuş ve dil davasının yaygınlaşmasını sağlamıştır.

Key Concept

Milli Edebiyat dilde sadeleşme hareketinin tarihsel gelişimi ve Yeni Lisan'ın kurucu rolü
Question 12Question

Genç Kalemler dergisinde yayımlanan Yeni Lisan makalesiyle başlayan hareket; dilde sadeleşmeyi, Arapça ve Farsça dil bilgisi kuralları ile bu kurallara göre yapılan tamlamaların terk edilmesini ve İstanbul Türkçesinin ortak yazı dili olarak benimsenmesini savunmuştur. Bu doğrultuda Servet-i Fünun ve Fecr-i Âti dönemlerindeki ağır, yapay ve süslü dil anlayışına cephe almıştır.

Buna göre, aşağıdaki parçalardan hangisi Yeni Lisan Hareketi'nin dil ve üslup ilkelerine aykırı bir biçimde kaleme alınmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Bir subh-ı bârânda, leyl-i târın âğûşunda ümitleri kırılmış bir hâlde, giryân ü nâlân olan bîçârelerin feryatlarını işitiyordum.

Answer

Bir subh-ı bârânda, leyl-i târın âğûşunda ümitleri kırılmış bir hâlde, giryân ü nâlân olan bîçârelerin feryatlarını işitiyordum.
Doğru olan cümle, Yeni Lisan Hareketi'nin dilden tamamen atmayı hedeflediği Arapça ve Farsça tamlama kurallarını ('subh-ı bârân', 'leyl-i târ'), konuşma dilinde karşılığı olmayan yabancı sözcükleri ('âğûş', 'giryân', 'nâlân') ve yabancı bağlaçları ('ü') barındırmaktadır. Bu üslup, Yeni Lisan'ın tepki gösterdiği Servet-i Fünun ve Fecr-i Âti edebiyatının yapay ve ağır dil anlayışını temsil etmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Yeni Lisan Hareketi'nin temel dil ilkelerini hatırlamak.
Yeni Lisan; Arapça ve Farsça dil bilgisi kurallarının (tamlamaların vb.) atılmasını, konuşma diline yerleşmemiş yabancı sözcüklerin kullanılmamasını ve sade Türkçeyi savunur.
Soruda istenen aykırı kullanımı tespit etmek için öncelikle hareketin ölçütlerini belirlemek gerekir.
2
Seçeneklerdeki cümlelerin dil ve üslup özelliklerini incelemek.
Dört seçenekteki cümleler sade, yalın ve Türkçe dil bilgisi kurallarına uygun iken; bir seçenekte 'subh-ı bârân', 'leyl-i târ', 'âğûş', 'giryân', 'nâlân' gibi kelimeler ve Farsça tamlama kuralları yer almaktadır.
Cümlelerin kelime kadrosu ve dil bilgisi yapısı, hangi edebî anlayışa ait olduklarını gösterir.
3
Yeni Lisan ilkelerine uymayan cümleyi belirlemek.
Yabancı kurallarla ve kelimelerle yüklü olan Servet-i Fünun/Fecr-i Âti tarzındaki cümle, Yeni Lisan'ın dilde sadeleşme ilkesine aykırıdır.
Yeni Lisan, bu tarz yapay ve ağır dili tasfiye etmek amacıyla ortaya çıkmıştır.

Key Concept

Yeni Lisan Hareketi'nin dil ve sadeleşme ilkeleri
Estimated Time:2m 0s
Question 13Question

Yeni Lisan Hareketi'nin dilde sadeleşmeyi ve millîleşmeyi hedefleyen temel ilkeleri sağda, bu ilkelerin edebiyattaki somut uygulamalarını gösteren durumlar ise solda verilmiştir. Buna göre, soldaki durumlar ile sağdaki ilkeleri doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Tanzimat Dönemi'nde sıkça başvurulan 'hıdmet-i vatan' veya 'hürriyet-i efkâr' tarzındaki terkip yapılarının Millî Edebiyat yazarlarınca eserlerde tamamen sonlandırılması.
Toplumun geneli tarafından benimsenen ve günlük yaşamda yaygınlaşan 'millet', 'adalet' veya 'memur' gibi kelimelerin Arapça ya da Farsça kökenli olsalar dahi dilden tasfiye edilmemesi.
Yazarların, Anadolu'daki yerel ağız kelimelerini veya saray çevresinin yapay üslubunu değil, İstanbul aydınlarının ve halkının ortaklaşa konuştuğu Türkçeyi esas alması.
Yazı dilinde Arapça çoğul eki olan '-at' ile t��retilen 'tahrirat' yerine Türkçe çoğul ekiyle 'yazılar' veya 'tahrirler' şeklinde bir kullanımın benimsenmesi.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Soldaki durumlar ile sağdaki ilkelerin doğru eşleşmesi şu şekildedir: Tamlama yapılarının kaldırılması durumu Arapça/Farsça tamlama kurallarının terk edilmesi ilkesiyle; halk diline yerleşmiş sözcüklerin korunması durumu tasfiyecilikten kaçınma ilkesiyle; İstanbul konuşma dilinin esas alınması durumu ortak yazı dili ilkesiyle; yabancı sözcüklerin Türkçe eklerle çekimlenmesi durumu ise dil bilgisi kurallarının Türkçeleştirilmesi ilkesiyle eşleşir.
Doğru eşleştirme, sol tarafta verilen somut edebi ve dilsel kararların sağ tarafta ilan edilen Yeni Lisan Hareketi beyannamesindeki kuramsal ilkelerle doğrudan örtüşmesini göstermektedir. Arapça/Farsça tamlamaların atılması ilk maddeyle, Türkçeleşen kelimelerin korunması ikinci maddeyle, İstanbul ağzının esas alınması üçüncü maddeyle, yabancı kelimelerin Türkçe çekim ekleri alması ise dördüncü maddeyle ilişkilidir.

Step-by-Step Solution

1
Durumların analiz edilmesi.
Solda verilen durumların dildeki hangi uygulamalara (tamlamalar, kelime tasfiyesi, konuşma dili seçimi, çoğul ekleri) karşılık geldiği belirlenir.
Eşleştirilecek ilkelerin kapsamını netleştirmek için.
2
İlkelerin belirlenmesi.
Sağda verilen ilkelerin (terkiplerin atılması, tasfiyecilikten kaçınılması, İstanbul Türkçesi, Türkçe kurallarla çekimleme) tanımları anlaşılır.
Doğru eşleştirmeyi kurabilmek için.
3
Durumlar ile ilkelerin ilişkilendirilmesi.
Terkip kullanmama durumu tamlamaların terk edilmesiyle; yerleşik kelimelerin korunması tasfiyecilik karşıtlığıyla; İstanbul ağzının seçilmesi yazı dili ilkesiyle; tahrirat yerine yazılar/tahrirler denmesi ise Türkçe kurallarla çekimleme ilkesiyle eşleştirilir.
Yeni Lisan Hareketi'nin teorik esasları ile pratik uygulamalarını doğru bağdaştırmak için.

Key Concept

Yeni Lisan Hareketi İlkeleri ve Uygulamaları
Estimated Time:2m 0s
Question 14Question

Aşağıda Yeni Lisan Hareketi'nin kuramsal ilkelerine dair pratik uygulamalar ve bu uygulamaların temelini oluşturan ilkeler karışık olarak verilmiştir. Sol sütundaki örnekleri sağ sütundaki ilgili Yeni Lisan ilkesiyle eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

"Terkib-i bend", "sefine-i hayal" gibi yapılar yerine "hayal gemisi" ifadesinin veya yalın kelimelerin tercih edilmesi.
"Ulema", "fukara", "kütüb" gibi sözcüklerin yerine "alimler", "fakirler", "kitaplar" kelimelerinin kullanılmasının savunulması.
Halkın diline yerleşmiş olan "salı", "duvar", "pencere" gibi yabancı kökenli kelimelerin dilden atılmasına karşı çıkılması.
Dildeki sadeleşmenin sınırını çizmek amacıyla Orta Asya Türk dünyasında kullanılan "yahşi", "tüzük" gibi sözcüklerin yazı diline doğrudan aktarılmasının reddedilmesi.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Sol sütundaki dilsel örneklerin Yeni Lisan ilkeleriyle doğru eşleşmesi şu şekildedir: 1 numaralı örnek (tamlamaların reddi) üçüncü ilkeyle (tamlamaların kaldırılması); 2 numaralı örnek (çoğul yapılar) dördüncü ilkeyle (Türkçe çoğul eki kullanımı); 3 numaralı örnek (Türkçeleşmiş kelimeler) birinci ilkeyle (Türkçeleşmiş kelimelerin korunması); 4 numaralı örnek (lehçe kelimeleri) ise ikinci ilkeyle (diğer Türk lehçelerinden kelime alınmaması) eşleşir.
Verilen eşleşmelerde; dil bilgisi kurallarının kaldırılması tamlamaların reddiyle; çoğul çekimleri Türkçe eklerin kullanımıyla; Türkçeleşmiş kelimelerin korunması dildeki yerleşik yabancı sözcüklerin muhafazasıyla; diğer lehçelerden kelime alınmaması kuralı ise Orta Asya lehçelerine ait sözcüklerin elenmesiyle doğrudan örtüşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Sol sütundaki her bir örneğin hangi dil bilgisi veya sözcük bilimi olgusuna odaklandığını inceleyin.
İlk örnek Arapça/Farsça tamlama kuralları, ikinci örnek Arapça çoğul çekimleri, üçüncü örnek Türkçe fonetiğe uyum sağlamış yabancı sözcükler, dördüncü örnek ise diğer Türk lehçelerinden kelime aktarımı ile ilgilidir.
Örneklerin dilsel katmanını ve Yeni Lisan'ın hangi alanına müdahale ettiğini netleştirmek için bu adım gereklidir.
2
Sağ sütundaki Yeni Lisan ilkelerini analiz ederek kuramsal karşılıklarını belirleyin.
İlkelerin dildeki yabancı kuralların tasfiyesine, çoğul kurallarına, yerleşmiş yabancı kelimelerin muhafazasına ve lehçeler arası kelime geçişinin sınırlandırılmasına yönelik kuralları içerdiği görülür.
İlkelerin kapsamını belirlemek, sol sütundaki pratik örneklerle aralarında doğru mantıksal bağlar kurmayı sağlar.
3
Pratik örnekler ile teorik ilkeleri eşleştirerek doğrulamasını yapın.
Arapça/Farsça tamlamaların reddi dil bilgisi kurallarının kaldırılmasıyla; Arapça çoğul yerine Türkçe çoğul eki kullanımı morfolojik kuralıyla; halka mal olmuş kelimelerin korunması Türkçe kabul edilmesi kuralıyla; 'yahşi' gibi sözcüklerin reddi ise diğer lehçelerden kelime alınmaması kuralıyla tam olarak örtüşür.
Eşleştirmenin tutarlılığını test etmek ve her bir çiftin doğruluğundan emin olmak için bu adım gerçekleştirilir.

Key Concept

Yeni Lisan Hareketi'nin dil bilgisel kuralları ve sadeleşme ilkeleri
Question 15Question

Milli Edebiyat döneminin başlangıcı kabul edilen Yeni Lisan Hareketi'nin ve yayın organı Genç Kalemler dergisinin gelişim sürecindeki aşağıdaki olayların kronolojik olarak doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Kronolojik olarak doğru sıralama; Selanik'te "Hüsün ve Şiir" adıyla derginin çıkarılması, derginin adının "Genç Kalemler" olarak değiştirilmesi, "Yeni Lisan" makalesinin yayımlanması ve Balkan Savaşları nedeniyle derginin kapatılması şeklinde olmalıdır.
Yeni Lisan Hareketi'nin doğuş süreci incelendiğinde; ilk olarak 1909 yılında Selanik'te "Hüsün ve Şiir" adında bir dergi çıkarılmıştır. Bu dergi, 1910'da adını "Genç Kalemler" olarak değiştirmiştir. Nisan 1911'de Ömer Seyfettin'in meşhur "Yeni Lisan" makalesi bu dergide yayımlanarak Milli Edebiyat Hareketi'nin dil beyannamesi sunulmuştur. Son olarak, 1912 yılında Balkan Savaşları'nın başlaması üzerine Selanik'in Osmanlı yönetiminden çıkmasıyla dergi kapanmıştır. Dolayısıyla doğru sıralama kronolojik olarak başlangıçtan sona doğru gerçekleştirilmelidir.

Step-by-Step Solution

1
İlk yayın aşamasını belirleme
"Hüsün ve Şiir" dergisinin 1909'da yayına başlaması ilk sırada yer alır.
Milli Edebiyat'ın zeminini hazırlayan dergi yayın hayatına bu isimle başlamıştır.
2
Derginin isim değişikliğini tespit etme
Derginin adının "Genç Kalemler" olması ikinci sırada yer alır.
1910 yılında dergi isim değiştirmiş ve Ali Canip Yöntem'in de katılımıyla yeni bir çehre kazanmıştır.
3
Bildirinin/makalenin yayımlanma zamanını bulma
"Yeni Lisan" makalesinin Nisan 1911'de yayımlanması üçüncü sırada yer alır.
Bu makale derginin isim değiştirmesinden sonra, hareketin ilkelerini ilan etmek üzere yayımlanmıştır.
4
Hareketin sona erme/dağılma sebebini belirleme
Balkan Savaşları ile derginin kapanması dördüncü sırada yer alır.
1912 yılındaki savaş koşulları Selanik'teki bu hareketin son bulmasına ve yazarların İstanbul'a geçmesine neden olmuştur.

Key Concept

Yeni Lisan Hareketi'nin ve Genç Kalemler dergisinin kronolojik gelişim süreci
Question 16Question

Yeni Lisan Hareketi'nin en önemli kurallarından biri, Arapça ve Farsça dil bilgisi kurallarına göre yapılan tamlamaların (isim ve sıfat tamlamaları) Türkçe yazında kullanılmaması, bunların yerine Türkçe kurallara uygun tamlamaların tercih edilmesidir.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde Yeni Lisan Hareketi'nin bu kuralına aykırı bir kullanım vardır?

Show answer & explanation

Answer: Sanatçı, eserlerinde bireysel ızdıraplar yerine hayat-ı hakikiye manzaralarını tasvir etmeyi tercih etmiştir.

Answer

Sanatçı, eserlerinde bireysel ızdıraplar yerine hayat-ı hakikiye manzaralarını tasvir etmeyi tercih etmiştir.
Yeni Lisan Hareketi'nin en temel kurallarından biri, Arapça ve Farsça dil bilgisi kurallarına göre yapılan tamlamaların kullanılmamasıdır. Eserlerinde bireysel ızdıraplar yerine hayat-ı hakikiye manzaralarını tasvir etmeyi tercih ettiğini belirten cümledeki 'hayat-ı hakikiye' (gerçek hayat) ifadesi Farsça kurallara göre yapılmış bir sıfat tamlamasıdır ve bu kurala aykırılık teşkil eder. Dolayısıyla bu cümle doğru cevaptır.

Step-by-Step Solution

1
Yeni Lisan Hareketi'nin yabancı tamlamalarla ilgili kuralı hatırlanır.
Yeni Lisan Hareketi, Arapça ve Farsça dil bilgisi kurallarına göre kurulan isim ve sıfat tamlamalarının (örneğin servet-i fünun, hayat-ı hakikiye gibi) kullanılmamasını, tamlamaların Türkçe kurallara göre (gerçek hayat gibi) yapılmasını savunur.
Soruda istenen dil kuralına aykırı kullanımı tespit etmek için bu kuralın bilinmesi gerekir.
2
Seçeneklerdeki cümleler yabancı tamlama kullanımı açısından incelenir.
Diğer cümlelerde yabancı kurala göre kurulmuş bir tamlama bulunmazken, bir cümlede yer alan 'hayat-ı hakikiye' ifadesinin Farsça kurala göre kurulmuş bir sıfat tamlaması olduğu tespit edilir.
Seçenekler arasında Yeni Lisan kurallarına aykırı olan tamlamayı ayırt etmek için cümle analizi yapılır.
3
Doğru seçenek belirlenir.
İçinde 'hayat-ı hakikiye' tamlaması geçen cümle doğru yanıt olarak seçilir.
Bu tamlama Yeni Lisan ilkelerine doğrudan aykırılık gösterir.

Key Concept

Yeni Lisan Hareketi'nin dil sadeleşmesi kuralları ve yabancı dil bilgisi kurallarının (tamlamaların) kaldırılması ilkesi.
Milli Edebiyat'ın Oluşumu ve Yeni Lisan Hareketi Practice Questions — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin