All practice questions

842 questions

Question 301Question

Aşağıdaki görselde yapı formülleri verilen I, II ve III numaralı karbonil bileşiklerini, 1 atm1\text{ atm} dış basınç altındaki kaynama noktalarına göre en düşük olandan en yüksek olana doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Bileşiklerin kaynama noktalarına göre en düşükten en yükseğe doğru sıralanışı I, II, III şeklindedir.
Bileşiklerin kaynama noktaları moleküller arası çekim kuvvetlerinin gücüne bağlıdır. London kuvvetlerinin gücü karbon sayısının artmasıyla arttığı için etanal (I) en düşük kaynama noktasına sahiptir. Propanal (II) ve propanon (III) ise izomer olup, keton yapısındaki propanonun dipol momenti daha büyük olduğundan dipol-dipol etkileşimleri daha güçlüdür. Bu nedenle kaynama noktaları I < II < III şeklinde sıralanır.

Step-by-Step Solution

1
Bileşiklerin karbon sayılarını ve ait oldukları organik bileşik sınıflarını belirleyiniz.
I numaralı bileşik 2 karbonlu etanal (aldehit), II numaralı bileşik 3 karbonlu propanal (aldehit) ve III numaralı bileşik 3 karbonlu propanondur (keton).
Kaynama noktasını belirleyen moleküller arası fiziksel etkileşimlerin gücü karbon zincirinin uzunluğuna ve molekülün polarlığına bağlıdır.
2
Aynı fonksiyonel gruba sahip olan I ve II numaralı aldehit bileşiklerinin molekül büyüklüklerini karşılaştırınız.
Etanal (C2H4OC_2H_4O) bileşiğinin mol kütlesi (44 g/mol44\text{ g/mol}), Propanal (C3H6OC_3H_6O) bileşiğinden (58 g/mol58\text{ g/mol}) daha küçüktür. Dolayısıyla etanal molekülleri arasındaki London kuvvetleri daha zayıftır ve kaynama noktası daha düşüktür.
Karbonil bileşiklerinde karbon sayısı ve mol kütlesi arttıkça elektron bulutunun polarize olabilirliği artar, bu da London çekim kuvvetlerini ve dolayısıyla kaynama noktasını yükseltir.
3
Aynı karbon sayılı fonksiyonel grup izomeri olan II (aldehit) ve III (keton) numaralı bileşiklerin polarlıklarını karşılaştırınız.
Propanon (keton) molekülündeki karbonil grubuna iki taraftan bağlı olan elektron itici alkil grupları (CH3-\text{CH}_3), karbonil grubunun polarlığını (dipol momentini) propanale (aldehit) kıyasla artırır. Bu nedenle propanon molekülleri arasındaki dipol-dipol etkileşimleri daha güçlüdür ve kaynama noktası propanalden daha yüksektir.
Ketonlar, izomerleri olan aldehitlere göre daha polar moleküllerdir ve dipol-dipol çekim kuvvetleri daha etkindir.

Key Concept

Karbonil bileşiklerinde molekül büyüklüğü (London kuvvetleri) ve fonksiyonel grup izomerliğinin (aldehit-keton polarlık farkı) kaynama noktasına etkisi.
Question 302Question

Sağlık durumu normal olan bir bireyde, yetersiz su tüketimi sonrasında vücudun su dengesini (homeostazi) yeniden kurma sürecinde gerçekleşen aşağıdaki olayları ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Olayların doğru sıralanışı: Kan plazmasının ozmotik basıncının artmasıyla hipotalamustaki osmoreseptörlerin uyarılması -> Hipofiz bezinin arka lobundan kana antidiüretik hormon (ADH) salgılanması -> ADH'ın nefronun distal tüpü ve idrar toplama kanalı hücrelerinin bazolateral zarlarındaki özgül reseptörlere bağlanması -> Hücre içi sinyal iletimi sonucunda akuaporin (su kanalı) proteinlerini içeren veziküllerin apikal zara yerleştirilmesi -> Suyun ozmos yoluyla nefron lümeninden hücre içine ve oradan böbrek doku sıvısına doğru geri emilmesi şeklindedir.
Doğru sıralama, kandaki ozmotik basınç artışının hipotalamus tarafından algılanmasıyla başlar. Ardından hipofizden salgılanan ADH hormonu, kan yoluyla böbreğe ulaşıp distal tüp ve toplama kanalı reseptörlerine bağlanır. Hücre içinde sinyal iletimi gerçekleşerek akuaporin su kanalları zara yerleştirilir ve böylece su lümenden doku sıvısına doğru ozmos ile geri emilir.

Step-by-Step Solution

1
Vücuttaki su kaybının algılanması
Kan plazmasın��n ozmotik basıncı artar ve hipotalamustaki osmoreseptörler uyarılır.
Homeostazinin bozulmasıyla su dengesini kuracak mekanizmaların uyarılması için reseptör d��zeyinde algılama gerekir.
2
Hormonal yanıtın başlatılması
Hipofizin arka lobundan kana ADH salgılanır.
Hipotalamus tarafından üretilip hipofiz arka lobunda depolanan ADH, kan yoluyla böbreklere mesaj taşır.
3
Hedef hücrelerde reseptör etkileşimi
ADH, distal tüp ve toplama kanalı hücrelerinin bazolateral zarlarındaki reseptörlere bağlanır.
Hormonlar yalnızca kendi özgül reseptörlerine sahip hedef hücreler üzerinde etki gösterebilir.
4
Hücresel geçirgenliğin artırılması
Akuaporin-2 su kanalları hücrenin lümen zarına entegre edilir.
Hücre zarının suya geçirgenliğini artırmak için hazır bekleyen su kanalı proteinlerinin aktif hale getirilmesi gerekir.
5
Suyun geri emilmesi
Su, ozmos ile nefron lümeninden böbrek doku sıvısına (medullaya) geri emilir.
Geri emilim süreci, enerji harcanmadan (pasif taşıma olan ozmos ile) gerçekleşir.

Key Concept

ADH (Antidiüretik Hormon) aracılığıyla nefronlarda su geri emiliminin hücresel ve fizyolojik mekanizması
Question 303Question

Standart koşullarda bazı yarı hücre tepkimelerinin indirgenme potansiyelleri (EE^\circ) şu şekildedir:

* Mg2+(suda)+2eMg(k)E=2,37 VMg^{2+}(\text{suda}) + 2e^- \rightarrow Mg(\text{k}) \quad E^\circ = -2,37\text{ V}
* Cr3+(suda)+3eCr(k)E=0,74 VCr^{3+}(\text{suda}) + 3e^- \rightarrow Cr(\text{k}) \quad E^\circ = -0,74\text{ V}
* Co2+(suda)+2eCo(k)E=0,28 VCo^{2+}(\text{suda}) + 2e^- \rightarrow Co(\text{k}) \quad E^\circ = -0,28\text{ V}
* Ag+(suda)+eAg(k)E=+0,80 VAg^+(\text{suda}) + e^- \rightarrow Ag(\text{k}) \quad E^\circ = +0,80\text{ V}

Buna göre, verilen metalleri elektron verme eğilimlerine (metalik aktifliklerine) göre en yüksek olandan en düşük olana doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Metallerin elektron verme eğilimlerine (metalik aktifliklerine) göre en yüksekten en düşüğe doğru sıralaması: Magnezyum (MgMg), Krom (CrCr), Kobalt (CoCo) ve Gümüş (AgAg) şeklindedir.
Metallerin elektron verme eğilimi (metalik aktiflik), yükseltgenme potansiyelleri ile doğru orantılıdır. Yükseltgenme potansiyeli, indirgenme potansiyelinin ters işaretlisidir. Buna göre yükseltgenme potansiyelleri sırasıyla MgMg için +2,37 V+2,37\text{ V}, CrCr için +0,74 V+0,74\text{ V}, CoCo için +0,28 V+0,28\text{ V} ve AgAg için 0,80 V-0,80\text{ V}'dur. Değerler karşılaştırıldığında aktiflik sıralamasının en aktiften en pasife doğru Magnezyum, Krom, Kobalt ve Gümüş şeklinde olduğu görülür.

Step-by-Step Solution

1
Elementlerin standart indirgenme potansiyeli (EE^\circ) değerleri karşılaştırılır.
E(Mg2+/Mg)=2,37 VE^\circ(Mg^{2+}/Mg) = -2,37\text{ V}, E(Cr3+/Cr)=0,74 VE^\circ(Cr^{3+}/Cr) = -0,74\text{ V}, E(Co2+/Co)=0,28 VE^\circ(Co^{2+}/Co) = -0,28\text{ V}, E(Ag+/Ag)=+0,80 VE^\circ(Ag^+/Ag) = +0,80\text{ V} olduğu belirlenir.
Metalik aktiflik (elektron verme eğilimi), yükseltgenme yarı pil potansiyeli ile doğru orantılıdır; bu da indirgenme potansiyelinin ters işaretlisidir.
2
Metallerin standart yükseltgenme potansiyelleri (Eyu¨kseltgenmeE^\circ_{\text{yükseltgenme}}) hesaplanır.
E(Mg/Mg2+)=+2,37 VE^\circ(Mg/Mg^{2+}) = +2,37\text{ V}, E(Cr/Cr3+)=+0,74 VE^\circ(Cr/Cr^{3+}) = +0,74\text{ V}, E(Co/Co2+)=+0,28 VE^\circ(Co/Co^{2+}) = +0,28\text{ V}, E(Ag/Ag+)=0,80 VE^\circ(Ag/Ag^+) = -0,80\text{ V} olarak bulunur.
Yükseltgenme tepkimelerinin potansiyellerini bulmak için indirgenme yarı tepkime potansiyellerinin işareti tersine çevrilir.
3
Elde edilen yükseltgenme potansiyeli değerleri büyükten küçüğe doğru sıralanır.
+2,37 V>+0,74 V>+0,28 V>0,80 V+2,37\text{ V} > +0,74\text{ V} > +0,28\text{ V} > -0,80\text{ V} olduğundan sıralama Mg>Cr>Co>AgMg > Cr > Co > Ag şeklinde gerçekleşir.
Yükseltgenme potansiyeli ne kadar büyükse, metalin elektron verme eğilimi (aktifliği) o kadar fazladır.

Key Concept

Metalik aktiflik, metallerin elektron verme (yükseltgenme) eğiliminin bir ölçüsüdür. Standart indirgenme potansiyeli azaldıkça (yükseltgenme potansiyeli arttıkça) metalin aktifliği artar.

Alternative Method

Metalik aktiflik sıralamasını bulmak için standart indirgenme potansiyeli en negatif (veya en küçük) olan elementin en aktif metal olduğu, en pozitif (veya en büyük) olan elementin ise en pasif metal olduğu doğrudan söylenebilir. Bu pratik yolla indirgenme potansiyelleri küçükten büyüğe sıralanarak aktiflik sırası Mg>Cr>Co>AgMg > Cr > Co > Ag olarak hızlıca elde edilir.
Estimated Time:1m 30s
Question 304Question

Dış basıncın 1 atm1\text{ atm} olduğu bir ortamda hazırlanan aşağıdaki sulu çözeltilerin donmaya başlama sıcaklıklarına göre en yüksekten en d��şüğe doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Çözeltilerin donmaya başlama sıcaklıklarına göre en yüksekten en düşüğe doğru sıralaması: Glikoz çözeltisi > Alüminyum sülfat çözeltisi > Sodyum klorür çözeltisi şeklindedir.
Çözeltilerin donma noktası alçalması miktarı, ortamdaki toplam tanecik derişimi ile doğru orantılıdır. Çözünen maddelerin molaliteleri ve iyonlaşma sayıları çarpıldığında toplam tanecik derişimleri sırasıyla sodyum klorür çözeltisi için 3,0 m3,0\text{ m}, alüminyum sülfat çözeltisi için 2,0 m2,0\text{ m} ve glikoz çözeltisi için 1,0 m1,0\text{ m} olarak bulunur. Toplam tanecik derişimi en az olan glikoz çözeltisinin donma noktası en az düşeceğinden donmaya başlama sıcaklığı en yüksek olur. En fazla iyon içeren sodyum klorür çözeltisinde ise donma noktası en düşük değerine ulaşır.

Step-by-Step Solution

1
Her bir çözeltinin molalitesini (m=nc¸o¨zu¨nenmc¸o¨zu¨cu¨ (kg)m = \frac{n_{\text{çözünen}}}{m_{\text{çözücü (kg)}}}) hesaplamak.
Alüminyum sülfat çözeltisi için: m=0,2 mol0,5 kg=0,4 mm = \frac{0,2\text{ mol}}{0,5\text{ kg}} = 0,4\text{ m}. Sodyum klorür çözeltisi için: m=0,3 mol0,2 kg=1,5 mm = \frac{0,3\text{ mol}}{0,2\text{ kg}} = 1,5\text{ m}. Glikoz çözeltisi için: m=0,4 mol0,4 kg=1,0 mm = \frac{0,4\text{ mol}}{0,4\text{ kg}} = 1,0\text{ m}.
Kriyoskopi hesaplamalarında derişim birimi olarak çözücü kilogramı başına çözünen mol sayısı anlamına gelen molalite kullanılır.
2
Çözünen maddelerin sudaki iyonlaşma durumuna göre toplam tanecik molalitesini bulmak.
Al2(SO4)32Al3++3SO42\text{Al}_2(\text{SO}_4)_3 \rightarrow 2\text{Al}^{3+} + 3\text{SO}_4^{2-} (5 tanecik): 0,4 m×5=2,0 m0,4\text{ m} \times 5 = 2,0\text{ m} tanecik. NaClNa++Cl\text{NaCl} \rightarrow \text{Na}^+ + \text{Cl}^- (2 tanecik): 1,5 m×2=3,0 m1,5\text{ m} \times 2 = 3,0\text{ m} tanecik. Glikoz (moleküler çözünür, 1 tanecik): 1,0 m×1=1,0 m1,0\text{ m} \times 1 = 1,0\text{ m} tanecik.
Donma noktası alçalması gibi koligatif özellikler çözeltideki toplam tanecik derişimi ile doğrudan ilişkilidir.
3
Toplam tanecik derişimlerine göre donmaya başlama sıcaklıklarını karşılaştırmak.
Toplam tanecik derişimi arttıkça donma noktası daha fazla düşer. Derişim sıralaması Sodyum klorür (3,0 m3,0\text{ m}) > Alüminyum sülfat (2,0 m2,0\text{ m}) > Glikoz (1,0 m1,0\text{ m}) şeklindedir. Dolayısıyla donmaya başlama sıcaklıkları Glikoz (T3T_3) > Alüminyum sülfat (T1T_1) > Sodyum klorür (T2T_2) şeklinde sıralanır.
Tanecik derişimi en az olan glikoz çözeltisinin donma noktası en az düşeceğinden, donmaya başlama sıcaklığı sıfıra en yakın (en yüksek) olur.

Key Concept

Donma Noktası Alçalması (Kriyoskopi)
Question 305Question

Ökaryotik bir hücrenin sitoplazmasında gerçekleşen translasyon (okuma) sürecindeki aşağıdaki olayları, ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

mRNA'nın küçük alt birime bağlanması -> Başlangıç tRNA'sının bağlanması -> Büyük alt birimin yapıya katılması -> Sonlandırıcı proteinin bağlanması
Translasyon süreci hiyerarşik bir sıra izler: Önce mRNA küçük alt birime bağlanır, ardından başlangıç tRNA'sı gelerek kodon-antikodon eşleşmesini yapar ve en son büyük alt birim bu yapıya eklenerek ribozomu işlevsel hale getirir. Protein sentezi biterken ise durdurucu kodona bir protein faktörü bağlanarak süreci sonlandırır.

Step-by-Step Solution

1
Başlangıç aşamasının ilk adımını belirlemek
mRNA'nın küçük alt birime tutunması
Translasyon süreci her zaman mRNA'nın ribozomun küçük alt birimine bağlanması ile start alır.
2
Kod-antikodon etkileşimini sıralamak
Başlangıç tRNA'sının AUGAUG kodonuna bağlanması
Ribozomun büyük alt birimi gelmeden önce, metiyonin taşıyan özel tRNA'nın mRNA üzerindeki başlangıç kodonunu bulması gerekir.
3
Ribozomun aktifleşmesini sağlamak
Büyük alt birimin komplekse dahil olması
Küçük alt birim, mRNA ve başlangıç tRNA'sı bir aradayken büyük alt birim gelerek fonksiyonel ribozomu oluşturur.
4
Süreci sonlandırmak
Sonlandırıcı proteinin durdurucu kodona bağlanması
Uzama evresi tamamlandıktan sonra UAAUAA, UAGUAG veya UGAUGA kodonlarından biri geldiğinde translasyon sona erer.

Key Concept

Translasyonun başlama ve sonlanma mekanizması
Question 306Question

Ökaryotik bir hücrede gerçekleşen protein sentezi sürecindeki temel basamaklar aşağıda verilmiştir. Bu olayların meydana gelme sırasını, bilginin akış yönünü dikkate alarak düzenleyiniz.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Sıralama; gen bölgesinin açılması, mRNA sentezi, mRNA'nın ribozoma bağlanması ve peptit bağlarının kurulması şeklinde olmalıdır.
Doğru sıralama, santral dogma prensibine uygun olarak önce çekirdekteki genin açılması, ardından transkripsiyonla mRNA üretilmesi, bu mRNA'nın sitoplazmadaki ribozoma gitmesi ve en sonunda translasyon ile peptit bağlarının kurulması şeklindedir.

Step-by-Step Solution

1
Gen bölgesinin açılması
Kalıp iplik açığa çıkar.
RNA polimerazın çalışabilmesi için DNA sarmalının ilgili bölgesinin açılması önceliklidir.
2
mRNA sentezi (Transkripsiyon)
Genetik şifre mRNA'ya kopyalanır.
Bilgi akışı DNA'dan RNA'ya doğru gerçekleşir.
3
mRNA'nın ribozoma taşınması ve bağlanması
Translasyon süreci başlar.
Ökaryotlarda üretim çekirdekte biter, okuma (translasyon) ise sitoplazmadaki ribozomlarda gerçekleşir.
4
Peptit bağlarının kurulması
Protein molekülü sentezlenir.
Amino asitlerin özgül dizilimle birbirine bağlanması sürecin en son aşamasıdır.

Key Concept

Santral Dogma, genetik bilginin DNA'dan proteine doğru tek yönlü akışını (DNA → RNA → Protein) ifade eder.
Question 307Question

Bir bitki hücresinde fotosentez olayının gerçekleştiği yapıları, en geniş kapsamlı olandan en dar kapsamlı olana (büyükten küçüğe) doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Sıralama; kloroplast organeli ile başlayıp, bu organelin içindeki granum yığınları, granumu oluşturan tilakoit zarlar, bu zardaki fotosistemler ve en son fotosistem içindeki klorofil pigmenti şeklinde olmalıdır.
Bitkilerde fotosentez hiyerarşik bir düzende gerçekleşir. En büyük yapı olan kloroplastın içinde granumlar bulunur. Granumlar tilakoit zarlardan oluşur. Bu zarların üzerinde ışığı yakalayan fotosistemler, fotosistemlerin içinde ise klorofil pigmentleri yer alır. Bu nedenle sıralama büyükten küçüğe doğru kloroplast, granum, tilakoit zar, fotosistem ve klorofildir.

Step-by-Step Solution

1
En dıştaki yapıyı belirleme
Kloroplast organeli
Fotosentez bir bitki hücresinde kloroplast organelinde başlar ve biter.
2
Organel içindeki ara yapıları belirleme
Granum
Kloroplastın stroma sıvısı içinde granum adı verilen disk kümeleri bulunur.
3
Zar yapısını belirleme
Tilakoit zar
Granumlar, tilakoit adı verilen tek katlı zar yapılarından oluşur.
4
İşlevsel kompleksi belirleme
Fotosistem
Işığa bağımlı reaksiyonların gerçekleştiği fotosistemler tilakoit zarlara gömülüdür.
5
En küçük moleküler birimi belirleme
Klorofil
Klorofil, fotosistemin hem anten kompleksinde hem de tepkime merkezinde bulunan temel pigment molekülüdür.

Key Concept

Kloroplastın hiyerarşik yapısal organizasyonu
Question 308Question

Büyük bir orman yangını sonucunda bitki örtüsü tamamen yok olan ancak toprak yapısının korunduğu bir ekosistemde, komünitenin yeniden kararlı hale gelmesi sürecinde gerçekleşen aşağıdaki olayları, ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Süreç, yangın sonrası çıplak toprağın ortaya çıkmasıyla başlar; ardından sırasıyla tek yıllık otsu bitkiler, güneş seven çalılar, dikey tabakalaşmayı başlatan ağaç fidanları ve son olarak kararlı klimaks komünite oluşur.
Sekonder süksesyon, halihazırda toprak tabakasının bulunduğu ekosistemlerde gerçekleşen bir yenilenme sürecidir. Sıralama; toprağın vejetasyondan temizlenmesi (başlangıç), hızlı yayılan otsu türlerin yerleşmesi, odunsu çalıların baskınlaşması, ağaçların gelişimiyle dikey tabakalaşmanın oluşması ve nihayetinde çevreyle dengeli klimaks evreye ulaşılması şeklindedir.

Step-by-Step Solution

1
Süksesyon türünü belirleme
Sekonder süksesyon
Soruda toprağın korunduğu belirtildiği için bu bir sekonder süksesyondur ve süreç toprak oluşumuyla değil, çıplak toprağın açığa çıkmasıyla başlar.
2
Öncü otsu türlerin gelişimini tespit etme
Otsu bitki evresi
Toprakta hazır bulunan veya çevre komünitelerden gelen tohumlar, rekabetin az olduğu bu açık alanda hızla büyüyerek sahayı kaplar.
3
Rekabet ve bitki boyundaki artışı analiz etme
Çalı ve ağaç fidanı evreleri
Otsu bitkiler toprağı organik maddece zenginleştirdikçe, daha uzun boylu olan çalılar ve ardından ağaç fidanları ışık rekabetinde üstünlük sağlar.
4
Dengeli durumun saptanması
Klimaks komünite
Türler arası dengenin kurulması ve habitatın taşıma kapasitesine ulaşılmasıyla komünite kararlı hale gelir.

Key Concept

Sekonder Süksesyon Sıralaması

Practice More

Primer süksesyonun basamaklarını (Liken -> Yosun -> Ot -> Çalı -> Ağaç) sekonder süksesyonla karşılaştırmak konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:2m 0s
Question 309Question

Ökaryotik bir hücrede gerçekleşen DNA replikasyonu sürecinde, enzimlerin işlevlerine bağlı olarak gözlenen aşağıdaki olayları ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

DNA replikasyon süreci; önce helikazın sarmalı açması, ardından DNA polimerazın nükleotitleri eklemesi, sonrasında DNA ligazın parçaları birleştirmesi ve nihayetinde sarmal yapının tamamlanması şeklinde gerçekleşir.
DNA eşlenmesi, helikazın hidrojen bağlarını koparmasıyla başlar (item_1). Ardından DNA polimeraz, açılan zincirlere uygun nükleotitleri ekleyerek sentezi sürdürür (item_2). Sentez sırasında kesintili oluşan Okazaki fragmanları, DNA ligaz tarafından birleştirilir (item_3). En son aşamada iki tam DNA molekülü oluşur (item_4).

Step-by-Step Solution

1
Helikaz enziminin aktivitesini belirlemek
DNA çift sarmalı açılır ve replikasyon çatalı oluşur.
Replikasyonun başlaması için bazlar arasındaki hidrojen bağlarının koparılması zorunludur.
2
DNA polimerazın sentez sürecini takip etmek
Yeni zincirler kalıp zincirlere uygun olarak uzatılır.
Polimeraz enzimi sadece 535' \rightarrow 3' yönünde yeni nükleotit ekleyebilir.
3
DNA ligazın birleştirme işlemini kontrol etmek
Kesintili zincirdeki (lagging strand) parçalar kesintisiz bir bütün haline gelir.
Ligaz enzimi, nükleotit parçaları arasında fosfodiester bağları kurarak DNA'nın sürekliliğini sağlar.
4
Sürecin tamamlanmasını gözlemlemek
İki yeni sarmal DNA molekülü elde edilir.
Yarı korunumlu eşlenme mekanizması gereği her yeni DNA bir eski bir de yeni zincir içerir.

Key Concept

DNA replikasyonunda enzimlerin çalışma sırası (Helikaz → DNA Polimeraz → DNA Ligaz)
Question 310Question

Sağlıklı bir insan dişisinin üreme kanalında döllenmenin başlamasından erken embriyonik gelişim sürecine kadar gerçekleşen aşağıdaki olayları, kronolojik olarak ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Döllenme ve erken embriyonik gelişim süreci sırasıyla; akrozom reaksiyonu (eritilme), oosit zarı ile sperm zarı kaynaşması sonrası kortikal reaksiyon (kalsiyum dalgası ve polispermi engeli), mayoz II'nin tamamlanarak kutup hücresinin atılması, çekirdeklerin birleşmesiyle diploid zigot çekirdeğinin oluşması (karyogami) ve ardından segmentasyon bölünmeleri esnasında blastomerlerin birbirine sıkıca kenetlenmesi (kompaksiyon) şeklinde gerçekleşir.
Sıralama kronolojik olarak şu şekildedir: 1. Akrozom reaksiyonu ile sperm zona pellusidayı eritir. 2. Sperm oosit zarına temas edince kalsiyum salınımı ile kortikal granül ekzositozu gerçekleşir ve polispermi engellenir. 3. Oosit aktifleşerek mayoz II'yi tamamlar ve ikinci kutup hücresini dışarı atar. 4. Pronükleuslar kaynaşarak karyogamiyi gerçekleştirir ve diploid zigotu oluşturur. 5. Oluşan zigot segmentasyon geçirerek blastomerlerin sıkılaşmasıyla morula evresine ulaşır.

Step-by-Step Solution

1
Spermin zona pellusidaya tutunması ve akrozom reaksiyonu ile oosit dış örtüsünün geçilmesi.
Sperm oosit zarına ulaşır.
Döllenmenin gerçekleşmesi için spermin ilk olarak yumurtayı saran zona pellusidayı eritmesi gerekmektedir.
2
Sperm ve yumurta zarlarının kaynaşmasıyla sitoplazmik kalsiyum dalgasının başlatılması ve kortikal granüllerin salgılanması.
Polispermi engellenir (fertilizasyon zarı oluşur).
Birden fazla spermin oosite girmesini engellemek için hızlı ve yavaş polispermi engelleme mekanizmaları devreye girer.
3
Yumurta hücresinin metabolik olarak uyarılmasıyla anafaz II ve telofaz II evrelerinin tamamlanması.
İkinci kutup hücresi dışarı atılır ve olgun haploid yumurta nükleusu oluşur.
İnsan dişisinde yumurtlama sırasında atılan oosit metafaz II'de duraklamıştır; bölünmenin tamamlanması ancak döllenme uyarısıyla gerçekleşir.
4
Haploid erkek ve dişi pronükleuslarının birleşmesi (karyogami).
Diploid zigot çekirdeği oluşur.
Kromozom sayısının diploid (2n2n) düzeye geri dönmesi karyogami ile sağlanır.
5
Zigotun mitoz bölünmeler (segmentasyon) geçirmesi ve morula aşamasında blastomerlerin sıkılaşması.
Morula ve blastosist oluşumuna doğru giden embriyonik gelişim süreci ilerler.
Döllenme sonrası embriyonik gelişimin ilk evrelerinde hücreler büyümeden bölünür ve birbirine sıkı bağlantılarla kenetlenir.

Key Concept

İnsanda döllenme mekanizması ve erken embriyonik gelişim evrelerinin hücresel ve moleküler düzeydeki sıralanışı.
Estimated Time:2m 30s
Question 311Question

DNA molekülünün yapı taşlarından başlayarak daha karmaşık bir organizasyon düzeyine doğru giden aşağıdaki yapıları, basitten karmaşığa (küçükten büyüğe) doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Sıralama; nükleozit yapısı, nükleotit birimi, polinükleotit zinciri ve çift sarmal yapı şeklinde olmalıdır.
DNA'nın yapısı incelendiğinde en küçük birim olan baz ve şekerin birleşmesi nükleoziti, buna fosfat eklenmesi nükleotidi oluşturur. Nükleotitlerin uç uca eklenmesiyle tek bir zincir, iki zincirin hidrojen bağlarıyla birleşmesiyle de tam bir DNA çift sarmalı meydana gelir.

Step-by-Step Solution

1
En küçük bileşenlerin tespit edilmesi
Azotlu organik baz ve deoksiribozun glikozit bağıyla bağlanmasıyla 'Nükleozit' oluşur.
DNA'nın hiyerarşik yapısındaki ilk anlamlı moleküler birleşim nükleozittir.
2
Nükleozite inorganik grubun eklenmesi
Nükleozite ester bağıyla fosfat eklenmesiyle 'Nükleotit' oluşur.
Nükleotit, nükleozitten bir fosfat grubu kadar daha büyüktür ve DNA'nın monomeridir.
3
Monomerlerin birleşerek zincir oluşturması
Nükleotitlerin fosfodiester bağlarıyla birbirine bağlanmasıyla 'Polinükleotit Zinciri' oluşur.
Polimer yapı, tekil monomerlerden daha karmaşıktır.
4
İki zincirin etkileşimiyle üç boyutlu yapının kurulması
Karşılıklı iki zincirin hidrojen bağlarıyla birleşmesiyle 'DNA Çift Sarmalı' oluşur.
Çift sarmal, iki ayrı zincirin birleşmesiyle oluşan en karmaşık yapısal düzeydir.

Key Concept

DNA'nın Kimyasal Organizasyon Hiyerarşisi

Practice More

DNA'nın bu organizasyon düzeylerine kromatin ve kromozom yapılarını da ekleyerek hiyerarşiyi genişletebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 312Question

Aşağıda bazı monoalkin bileşiklerinin tanımları verilmiştir.

I. En küçük üyeli monoalkin bileşiği
II. Metil asetilen olarak da adlandırılan monoalkin bileşiği
III. Dimetil asetilen olarak da adlandırılan monoalkin bileşiği

Bu bileşiklerin 1'er mollerinin, oda koşullarında yeterli miktardaki amonyaklı gümüş nitrat (AgNO3AgNO_3) çözeltisi ile tamamen tepkimeye girmesi durumunda harcayacakları Ag+Ag^+ iyonu mol miktarlarına göre en fazladan en aza doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Sıralama en fazladan en aza doğru; en küçük üyeli monoalkin (asetilen), metil asetilen (propin) ve dimetil asetilen (2-bütin) şeklinde olmalıdır.
Tanımlanan alkinlerin 1'er mollerinin harcayacağı gümüş iyonu miktarları uç alkin hidrojen sayılarına bağlıdır. En küçük üyeli alkin olan asetilende iki adet asidik hidrojen bulunur ve 2 mol gümüş iyonu harcar. Metil asetilende (propin) bir adet asidik hidrojen bulunur ve 1 mol gümüş iyonu harcar. Dimetil asetilen (2-bütin) ise iç alkin olduğundan gümüş iyonu ile tepkime vermez. Bu durum doğru sıralamayı asetilen, metil asetilen ve dimetil asetilen olarak belirler.

Step-by-Step Solution

1
Tanımları verilen alkin bileşiklerinin IUPAC adlarını ve kimyasal yapı formüllerini belirlemek.
I. bileşik asetilen (C2H2C_2H_2 veya HCCHHC \equiv CH), II. bileşik propin (C3H4C_3H_4 veya CH3CCHCH_3-C \equiv CH), III. bileşik ise 2-bütin (C4H6C_4H_6 veya CH3CCCH3CH_3-C \equiv C-CH_3) olarak belirlenir.
Bileşiklerin u�� veya iç alkin karakterini ve içerdikleri asidik hidrojen sayısını belirleyebilmek için formüllerinin bilinmesi gerekir.
2
Bileşiklerin amonyaklı gümüş nitrat (AgNO3AgNO_3) çözeltisi ile yer değiştirme tepkimesi verme durumlarını ve harcanan gümüş (Ag+Ag^+) iyonu miktarlarını stokiometrik olarak hesaplamak.
Asetilenin 1 molü 2 mol uç alkin hidrojeni taşıdığı için 2 mol Ag+Ag^+ iyonu harcar. Propinin 1 molü 1 mol uç alkin hidrojeni taşıdığı için 1 mol Ag+Ag^+ iyonu harcar. 2-Bütin ise iç alkin olduğundan yer değiştirme tepkimesi vermez ve 0 mol Ag+Ag^+ iyonu harcar.
Alkinlerin Tollens ayracı ile tepkimesinde, sp hibritleşmesi yapmış üçlü bağ karbonlarına bağlı her bir asidik hidrojen atomu yerine bir Ag+Ag^+ iyonu bağlanır.
3
Elde edilen gümüş iyonu mol miktarlarını karşılaştırarak en fazladan en aza doğru sıralamak.
Tüketilen Ag+Ag^+ iyonu miktarları sırasıyla 2 mol (I), 1 mol (II) ve 0 mol (III) şeklindedir. Dolayısıyla doğru sıralama I > II > III olarak bulunur.
Soru kökünde harcanan Ag+Ag^+ iyonu mol miktarına göre en fazladan en aza doğru bir sıralama yapılması istenmiştir.

Key Concept

Alkinlerde üçlü bağ karbonlarına bağlı hidrojen atomlarının asidik özelliği ve Tollens ayracı (amonyaklı gümüş nitrat) ile gerçekleşen yer değiştirme tepkimesinin stokiometrik analizi.
Estimated Time:2m 0s
Question 313Question

Aşağıda verilen sulu çözeltilerin 0,1’er0,1\text{'er} molleri, oda koşullarında yeterli miktarda amonyaklı gümüş nitrat (Tollens\text{Tollens} ayracı) çözeltisi ile artansız tepkimeye girmektedir. Bu tepkimeler sonucunda açığa çıkan metalik gümüş (Ag\text{Ag}) katısının mol sayılarını en fazla olandan en az olana doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Açığa çıkan gümüş katısının mol miktarlarına göre büyükten küçüğe doğru sıralama formaldehit, etanal ve propanon şeklindedir.
Bileşiklerin Tollens ayracı ile yükseltgenme özellikleri incelendiğinde; yapısında iki aktif hidrojen bulunduran formaldehitin 0,1 molu¨ 0,4 mol Ag0,1\text{ molü } 0,4\text{ mol } Ag katısı oluşturur. Tek karbonil hidrojeni içeren etanalin 0,1 molu¨ 0,2 mol Ag0,1\text{ molü } 0,2\text{ mol } Ag oluştururken, keton olan propanon Tollens ile tepkime vermez ve 0 mol Ag0\text{ mol } Ag oluşturur. Bu durumda doğru sıralama formaldehit, etanal ve propanon şeklindedir.

Step-by-Step Solution

1
Bileşiklerin Tollens ayracı ile tepkime verip vermeyeceğini belirlemek.
Formaldehit ve etanal aldehit sınıfı bile��ikler oldukları için Tollens ayracı ile yükseltgenme tepkimesi verir. Propanon ise keton sınıfı bir bileşik olduğundan Tollens ayracı ile yükseltgenmez ve gümüş katısı oluşturmaz (0 mol Ag0\text{ mol } Ag).
Tollens ayracı ile yükseltgenme reaksiyonları aldehitlerin ayırt edici bir özelliğidir, ketonlar bu koşullarda yükseltgenemez.
2
Aldehitlerin yükseltgenme stoichiometry ilişkilerini yazarak açığa çıkan gümüş mol sayılarını hesaplamak.
Etanal monoaldehit olarak yükseltgenirken 1:21:2 oranında gümüş açığa çıkarır (0,1 mol0,1\text{ mol} etanal 0,2 mol Ag\rightarrow 0,2\text{ mol } Ag). Formaldehit ise iki aktif C-H bağı içerdiği için iki kademeli yükseltgenir ve 1:41:4 oranında gümüş açığa çıkarır (0,1 mol0,1\text{ mol} formaldehit 0,4 mol Ag\rightarrow 0,4\text{ mol } Ag).
Formaldehitin yapısındaki iki hidrojenin de yükseltgenmeye açık olması, onu diğer monoaldehitlerden farklı kılar ve katsayı ilişkisini değiştirir.
3
Elde edilen mol miktarlarını kıyaslayarak büyükten küçüğe sıralamak.
Formaldehitten 0,4 mol0,4\text{ mol}, etanalden 0,2 mol0,2\text{ mol} ve propanondan 0 mol Ag0\text{ mol } Ag elde edildiğinden, sıralama formaldehit > etanal > propanon şeklindedir.
Soru kökündeki en fazla olandan en az olana doğru olan sıralama ölçütünü yerine getirmek.

Key Concept

Aldehitlerin Tollens ayracı ile yükseltgenmesi ve ketonların bu tepkimeyi gerçekleştirememesi.
Estimated Time:1m 30s
Question 314Question

DNA molekülünün yapısal organizasyonunda yer alan aşağıdaki birimleri, içerdikleri kimyasal bağ çeşitliliği ve yapısal karmaşıklık düzeylerine göre en basitten en karmaşığa (küçükten büyüğe) doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Yapısal organizasyon sırası; Azotlu organik baz, Nükleozit, Nükleotit, Gen ve DNA çift sarmalı şeklindedir.
DNA'nın organizasyonunda hiyerarşi, temel yapı taşlarından bütüne doğru ilerler. İlk olarak azotlu organik baz (pürin veya pirimidin) bulunur. Bu baza bir deoksiriboz şekeri eklendiğinde nükleozit, nükleozite bir fosfat grubu eklendiğinde ise nükleotit oluşur. Çok sayıda nükleotidin belirli bir dizilimle birleşmesiyle kalıtsal bilgiyi taşıyan genler, genlerin de içinde bulunduğu çift zincirli yapı ise DNA çift sarmalını oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
En temel bileşeni belirleme
Azotlu organik baz
Sıralamanın en başında nükleik asitlerin karakteristik özelliklerini belirleyen halkalı organik yapılar yer alır.
2
Moleküler eklemelerle birimleri büyütme
Azotlu baz + Şeker = Nükleozit; Nükleozit + Fosfat = Nükleotit
Her adımda yapıya yeni bir molekül ve bağ (glikozit, ardından ester bağı) eklenerek karmaşıklık artar.
3
Polimerleşme ve hiyerarşik yapıya geçiş
Gen ve DNA çift sarmalı
Nükleotitlerin birleşmesiyle anlamlı gen bölgeleri, genlerin ve diğer bölgelerin birleşmesiyle de tam DNA molekülü oluşur.

Key Concept

DNA'nın hiyerarşik organizasyonu ve kimyasal bileşenleri

Practice More

Fosfodiester bağı ve zayıf hidrojen bağlarının DNA'nın hangi kısımlarında kurulduğunu tekrar ederek bağ sayıları arasındaki ilişkiyi inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 315Question

Yeni oluşmuş volkanik bir adada, üzerinde hiç toprak bulunmayan çıplak kayalıklar üzerinde başlayan primer süksesyon sürecindeki olayları, ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru kronolojik olarak sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Likenlerin toprak oluşumunu başlatması, yosunların yerleşerek toprağı kalınlaştırması, otsu bitkilerin toprağı zenginleştirmesi, çalıların hakimiyet kurması ve nihayet kararlı klimaks komünitenin oluşması şeklindedir.
Doğru sıralama, primer süksesyonun ekolojik gerekliliklerini yansıtır. Önce kayaların parçalanarak toprağın oluşturulması (liken), ardından toprağın su tutma kapasitesinin artırılması (yosun), organik madde birikimi (ot), habitatın büyümesi (çalı) ve son olarak kararlı denge (klimaks) evreleri gerçekleşir.

Step-by-Step Solution

1
Başlangıç koşullarını analiz etme
Üzerinde toprak olmayan çıplak kaya yüzeyi belirlendi.
Primer süksesyonun en temel özelliği üzerinde hayat ve toprak bulunmayan alanlarda başlamasıdır.
2
Öncü türü belirleme
Likenler ilk aşama olarak seçildi.
Toprak oluşumunu fiziksel ve kimyasal yollarla başlatan organizmalar likenlerdir.
3
Bitki boyu ve toprak derinliği ilişkisini kurma
Sırasıyla yosun, ot ve çalı evreleri sıralandı.
Süksesyonda genellikle küçük yapılı türlerden daha büyük yapılı ve rekabet gücü yüksek türlere doğru bir değişim gözlenir.
4
Denge aşamasını belirleme
Klimaks evresi sona konuldu.
Klimaks, süksesyonun ulaştığı en kararlı ve dengeli son aşamadır.

Key Concept

Primer süksesyonda canlı türleri ve toprak yapısı, basit yapılı öncü türlerden karmaşık ve kararlı klimaks topluluklara doğru belirli bir sıra izler.

Practice More

Yangın sonrası bozulan bir orman alanında gerçekleşen sekonder süksesyonun, primer süksesyondan farklarını (toprak yapısının korunması, daha hızlı gerçekleşmesi vb.) karşılaştırınız.
Estimated Time:1m 30s
Question 316Question

Sınırlı kaynaklara sahip yeni bir yaşam alanına yerleşen bir popülasyonun, taşıma kapasitesine ulaşma sürecinde görülen aşağıdaki evreleri, ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Sınırlı kaynaklara sahip bir ortamda popülasyon büyümesi sırasıyla; kuruluş evresi, logaritmik artış evresi, negatif artış evresi ve denge evresi şeklinde gerçekleşir.
Doğru sıralama, popülasyonun yeni bir habitata yerleştiğinde önce ortama uyum sağlaması (Kuruluş), ardından kaynakların bolluğunu kullanarak hızla çoğalması (Logaritmik artış), birey sayısının artmasıyla oluşan kısıtlamalar nedeniyle büyüme hızının düşmesi (Negatif artış) ve en nihayetinde taşıma kapasitesine ulaşarak kararlı hale gelmesi (Denge) mantığına dayanır.

Step-by-Step Solution

1
Başlangıç aşamasını belirleme
Kuruluş evresi
Popülasyonun yeni bir ortama yerleştiğinde ilk yapacağı iş ortama uyum sağlamaktır.
2
Hızlı büyüme evresini belirleme
Logaritmik artış evresi
Uyum sağlandıktan sonra kaynaklar yeterli olduğu için popülasyon geometrik olarak artar.
3
Büyümenin yavaşladığı aşamayı belirleme
Negatif artış evresi
Birey sayısı arttıkça çevre direnci devreye girer ve büyüme hızı azalır.
4
Kararlı halin oluşumunu belirleme
Denge evresi
Popülasyon taşıma kapasitesine (K) ulaşır ve büyüme hızı sıfıra yaklaşır.

Key Concept

S-Tipi Popülasyon Büyüme Modeli
Estimated Time:1m 30s
Question 317Question

DNA'nın kalıtsal materyal olduğunun anlaşılması ve yapısının aydınlatılması sürecinde gerçekleştirilen aşağıdaki çalışmaları, kronolojik olarak en eskiden günümüze doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Sıralama; transformasyonun keşfi (Griffith), transformasyon faktörünün DNA olarak tanımlanması (Avery vd.), radyoaktif izotoplarla DNA'nın ispatı (Hershey-Chase) ve çift sarmal yapının modellenmesi (Watson-Crick) şeklinde olmalıdır.
Doğru sıralama, bilimsel birikimin ilerleme mantığına uygundur: Önce olay gözlemlenmiş (Griffith), sonra sorumlu molekül kimyasal olarak tanımlanmış (Avery), ardından farklı bir yöntemle bu bilgi kesinleştirilmiş (Hershey-Chase) ve son olarak molekülün fiziksel yapısı açıklanmıştır (Watson-Crick).

Step-by-Step Solution

1
Griffith'in 1928'deki transformasyon deneyi belirlenir.
Zatürre bakterileriyle yapılan bu çalışma listenin en başına yerleştirilir.
Bu deney, DNA'nın varlığı henüz bilinmese de genetik aktarımın varlığını deneysel olarak gösteren ilk adımdır.
2
Avery ve ekibinin 1944'teki enzim çalışmaları tespit edilir.
Bu çalışma Griffith'ten sonraki sıraya eklenir.
Avery, Griffith'in ortaya koyduğu 'faktörü' saflaştırarak onun DNA olduğunu enzimler yardımıyla ispatlamıştır.
3
Hershey-Chase'in 1952'deki bakteriyofaj deneyi değerlendirilir.
Bu çalışma üçüncü sıraya yerleştirilir.
Avery'nin sonuçlarına yönelik şüpheleri ortadan kaldıran ve radyoaktif fosfor (32P^{32}P) ile kükürt (35S^{35}S) izotoplarını kullanarak DNA'nın genetik materyal olduğunu teyit eden çalışmadır.
4
Watson ve Crick'in 1953'teki çift sarmal modeli seçilir.
Bu çalışma kronolojik olarak en sona yerleştirilir.
DNA'nın fiziksel ve kimyasal yapısının tam olarak modellenmesi, moleküler biyolojinin başlangıcı kabul edilen en güncel adımdır.

Key Concept

Nükleik asitlerin kalıtsal materyal olduğunun kanıtlanmasındaki tarihsel süreç ve temel deneyler.

Practice More

Hershey-Chase deneyinde neden fosfor ve kükürt izotoplarının seçildiğini (DNA'da kükürt, proteinde fosfor olmaması) araştırarak moleküler farkları pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 318Question

Ökaryotik bir hücrenin çekirdeğinde gerçekleşen DNA replikasyonu sürecinde meydana gelen aşağıdaki olayları, gerçekleşme sırasına göre diziniz.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Sıralama; helikazın hidrojen bağlarını koparması, DNA polimerazın nükleotit eklemesi, DNA ligazın parçaları birleştirmesi ve yeni sarmalların oluşumu şeklinde gerçekleşmelidir.
DNA replikasyonu hiyerarşik bir enzimatik süreçtir. Önce helikaz hidrojen bağlarını kopararak yolu açar, ardından DNA polimeraz açık uçlara nükleotit ekleyerek sentezi gerçekleştirir, sonrasında DNA ligaz oluşan parçaları yapıştırır ve nihayetinde sarmal yapı yeniden kurularak süreç tamamlanır.

Step-by-Step Solution

1
Helikaz aktivitesinin belirlenmesi
DNA sarmalının açılması
Replikasyonun başlayabilmesi için enzimlerin kalıp zincirlere ulaşabilmesi gerekir; bu da hidrojen bağlarının koparılmasıyla mümkündür.
2
DNA polimeraz aktivitesinin belirlenmesi
Yeni nükleotit zincirinin sentezi
Kalıp zincirdeki kodların okunarak karşısına uygun nükleotitlerin (ATA-T, GCG-C) dizilmesi replikasyonun temel sentez aşamasıdır.
3
DNA ligaz aktivitesinin belirlenmesi
Kesintisiz bir zincir yapısının oluşması
Kesintili zincirde (lagging strand) parçalar halinde sentezlenen Okazaki fragmanları, ligaz enzimi sayesinde birleştirilir.
4
Sürecin tamamlanması
İki adet yarı korunumlu DNA
Her bir DNA molekülü, biri eski (kalıp) diğeri yeni olan iki iplikten oluşarak sarmal yapısını tamamlar.

Key Concept

DNA replikasyonunda enzimlerin işlevsel sırası ve yarı korunumlu eşlenme mekanizması.
Question 319Question

Ökaryotik bir hücrenin hayat döngüsünün S evresinde gerçekleşen DNA replikasyonu sürecinde, aşağıdaki olayların gerçekleşme sırasını mantıksal bir dizide sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

DNA replikasyonu sürecinde olaylar sırasıyla; hidrojen bağlarının koparılarak sarmalın açılması, yeni nükleotitlerin eklenmesi, DNA parçalarının birleştirilmesi ve sürecin iki yeni DNA molekülü oluşumuyla tamamlanması şeklinde gerçekleşir.
DNA replikasyonu helikazın sarmalı açmasıyla başlar. Ardından DNA polimeraz kalıp ipliklere uygun nükleotitleri ekleyerek yeni zinciri uzatır. Kesintili sentezlenen zincirdeki parçalar en son DNA ligaz ile birleştirilir ve süreç sonunda iki yeni sarmal oluşur.

Step-by-Step Solution

1
Helikaz enziminin aktivasyonu
Replikasyon orijinlerinde çift sarmal yapı açılır.
DNA polimerazın kalıp iplikleri okuyabilmesi için sarmalın açılması ön şarttır.
2
Nükleotit sentezi ve polimerizasyon
Yeni iplikler 55' ucundan 33' ucuna doğru uzatılır.
DNA polimeraz kalıp ipliğe uygun bazları (A-T, G-C) eşleştirir.
3
Ligaz enziminin parçaları birleştirmesi
Okazaki fragmanları arasındaki kesintiler giderilir.
DNA ligaz, şeker-fosfat omurgasındaki eksik bağları (fosfodiester) tamamlar.
4
Sürecin sonlanması
İki adet çift sarmallı DNA molekülü oluşur.
Replikasyonun başarıyla tamamlanmasıyla hücre bölünme için gerekli genetik materyali iki katına çıkarmış olur.

Key Concept

DNA replikasyonunda enzimlerin işlevsel sırası ve yarı korunumlu eşlenme mekanizması.

Alternative Method

Enzimlerin görevlerini 'Aç-Oku-Yapıştır' (Helikaz-Polimeraz-Ligaz) şeklinde kodlayarak sıralama kolayca yapılabilir.
Estimated Time:1m 30s
Question 320Question

Ökaryot bir hücrede DNA replikasyonu sırasında gerçekleşen aşağıdaki olayları, ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Replikasyon süreci sırasıyla; orijin noktasının tanınması, helikaz ile zincirlerin açılması, DNA polimeraz ile yeni nükleotitlerin eklenmesi, kesintili zincirde Okazaki parçalarının oluşması ve son olarak DNA ligaz ile bu parçaların birleştirilmesi şeklinde gerçekleşir.
DNA replikasyonu biyokimyasal bir süreçtir ve belirli bir lojistik sırayı takip eder. Önce yolun belirlenmesi (orijin), sonra kapının açılması (helikaz), ardından yeni binanın inşası (polimeraz) ve son olarak inşaat parçalarının birleştirilerek sağlamlaştırılması (ligaz) gerekir. Okazaki parçaları, polimerazın tek yönlü çalışmasının doğal bir sonucu olarak sentez sırasında oluşur.

Step-by-Step Solution

1
Orijin tespiti
Proteinlerin replikasyonun başlayacağı bölgeye bağlanması.
Enzimlerin bağlanacağı bölgenin işaretlenmesi gerekir.
2
Zincirlerin açılması
Helikaz aracılığıyla hidrojen bağlarının koparılması ve replikasyon çatalının oluşumu.
Kalıp zincirlerin serbest kalması nükleotit eşleşmesi için şarttır.
3
Yeni zincir sentezi
DNA polimerazın 535' \rightarrow 3' yönünde nükleotit eklemesi.
Yeni genetik kopyanın oluşturulması bu aşamada başlar.
4
Fragman oluşumu
Kesintili zincirde kısa DNA parçalarının (Okazaki) meydana gelmesi.
DNA polimerazın tek yönlü çalışma zorunluluğundan kaynaklanır.
5
Birleştirme
DNA ligazın parçaları birbirine bağlaması.
DNA molekülünün bütünlüğünün sağlanması için son aşamadır.

Key Concept

DNA replikasyonunda enzimlerin çalışma sırası ve yarı korunumlu eşlenme mekanizması.
Estimated Time:1m 30s
PreviousPage 16 / 43Next
All practice questions — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin