All practice questions

842 questions

Question 521Question

Milli Edebiyat Dönemi Türk hikaye ve romanında eser veren sanatçılar, Türk toplumunun geçirdiği tarihi, siyasi ve fikri dönüşümleri eserlerine yansıtmışlardır. Aşağıda bu dönemde kaleme alınan veya bu dönem yazarlarınca bu çizgide yayımlanan bazı önemli eserler verilmiştir. Bu eserleri, kitap olarak ilk baskı (yayımlanma) tarihlerine göre en eskiden en yeniye doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Yeni Turan (1913) - Efruz Bey (1919) - Ateşten Gömlek (1922) - Yeşil Gece (1928) - Yaban (1932)
Verilen eserlerin kitap olarak ilk baskı yılları sırasıyla şöyledir: Yeni Turan (1913), Efruz Bey (1919), Ateşten Gömlek (1922), Yeşil Gece (1928) ve Yaban (1932). Bu sıralama, eserlerin yayımlanma tarihlerine göre en eskiden en yeniye doğru doğru bir şekilde dizildiğini göstermektedir.

Step-by-Step Solution

1
Eserlerin yazarlarını ve yayımlanma dönemlerini belirleyin.
Yeni Turan (Halide Edip Adıvar, 1913), Efruz Bey (Ömer Seyfettin, 1919), Ateşten Gömlek (Halide Edip Adıvar, 1922), Yeşil Gece (Reşat Nuri Güntekin, 1928) ve Yaban (Yakup Kadri Karaosmanoğlu, 1932) Milli Edebiyat dönemi ve sonrasında bu anlayışla yazılmış eserlerdir.
Kronolojik sıralama yapabilmek için her bir eserin basım tarihini tespit etmek gerekir.
2
Eserleri yayımlanma yıllarına göre en eskiden en yeniye doğru sıralayın.
Sıralama Yeni Turan (1913), Efruz Bey (1919), Ateşten Gömlek (1922), Yeşil Gece (1928) ve Yaban (1932) şeklinde gerçekleşir.
Milli Edebiyat Dönemi hikaye ve romanının gelişim çizgisini doğru takip etmek kronolojik doğruluğu sağlar.

Key Concept

Milli Edebiyat Dönemi hikaye ve romanlarının kronolojik yayımlanma sırası ve sanatsal özellikleri
Question 522Question

Osmanlı Klasik Dönemi'nde idari, askeri ve bürokratik yetkileri elinde bulunduran yönetici (askerî) sınıflardan biri olan seyfiye sınıfının kendi içinde kesin sınırlarla belirlenmiş bir hiyerarşisi bulunmaktaydı.

Buna göre, aşağıda verilen seyfiye sınıfı temsilcilerini merkezden taşraya doğru sahip oldukları hiyerarşik yetki ve derecelerine göre en üst yetkiliden en alta doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Osmanlı Klasik Dönemi idari-askeri (seyfiye) hiyerarşisinde en üstten en alta doğru sıralama: Sadrazam, Beylerbeyi, Sancakbeyi ve Subaşı şeklindedir.
Seyfiye sınıfının idari hiyerarşisi en üstten alta doğru Sadrazam (Merkez), Beylerbeyi (Eyalet), Sancakbeyi (Sancak) ve Subaşı (Kasaba/Şehir asayişi) şeklinde sıralanır.

Step-by-Step Solution

1
Merkez teşkilatının en üst yetkilisini belirleme
Sadrazam (Vezir-i Azam), padişah adına devlet işlerini yürüten mutlak otoritedir ve seyfiye sınıfının en tepesinde yer alır.
Merkez bürokrasisinin eyalet ve taşra teşkilatlarından hiyerarşik üstünlüğünü saptamak.
2
Eyalet düzeyindeki yöneticinin konumunu belirleme
Beylerbeyi, taşra teşkilatının en büyük birimi olan eyaletin başında bulunur ve kendi bölgesindeki sancakbeylerinin amiridir.
Eyalet teşkilatının hiyerarşideki yerini belirlemek.
3
Sancak düzeyindeki yöneticinin konumunu belirleme
Sancakbeyi, eyaletin bir alt birimi olan sancağı yönetir ve beylerbeyine ba��lıdır.
Sancak biriminin idari yerini ve beylerbeyi ile ilişkisini kurmak.
4
Yerel güvenlik yetkilisinin konumunu belirleme
Subaşı, kasaba ve şehirlerde sancakbeyine bağlı olarak asayişten sorumlu olan en alt kademedeki seyfiye mensubudur.
Taşradaki asayiş ve mülki hiyerarşinin son basamağını yerleştirmek.

Key Concept

Osmanlı Klasik Döneminde yönetici sınıflardan Seyfiye sınıfının hiyerarşik yapısı
Question 523Question

93 Harbi'ne giden süreç ve bu savaşın ardından şekillenen diplomatik gelişmelerle ilgili aşağıdaki olayları geçmişten günümüze doğru kronolojik olarak sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Gelişmelerin doğru kronolojik sıralaması: Tersane Konferansı'nın düzenlenmesi (Aralık 1876), Aziziye Tabyaları direnişi (Kasım 1877), Yeşilköy Antlaşması'nın imzalanması (Mart 1878), Kıbrıs'ın idaresinin geçici olarak İngiltere'ye devredilmesi (Haziran 1878) ve Berlin Antlaşması'nın imzalanması (Temmuz 1878) şeklindedir.
Kronolojik akış, savaş öncesindeki Tersane Konferansı ile başlar; savaş dönemindeki Aziziye Tabyaları savunması ile devam eder. Savaştan hemen sonra Yeşilköy Antlaşması imzalanmış, bu antlaşmanın geçersiz kılınması ve revize edilmesi amacıyla toplanacak Berlin Kongresi öncesinde İngiltere'ye Kıbrıs adasının idaresi verilmiş, nihayetinde Berlin Antlaşması imzalanarak süreç tamamlanmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Savaş öncesi siyasi kriz sürecini belirlemek
Tersane Konferansı'nın toplanması kronolojinin ilk basamağıdır.
Aralık 1876'da toplanan bu konferans, savaşın başlamasından önceki diplomatik kriz aşamasıdır.
2
Savaş esnasındaki askeri gelişmeleri tespit etmek
Aziziye Tabyaları'ndaki halk direnişi ikinci sıradadır.
Kasım 1877'de gerçekleşen bu olay, savaşın fiilen devam ettiği askeri mücadele dönemine aittir.
3
Savaşın sonundaki ilk diplomatik antlaşmayı bulmak
Yeşilköy Antlaşması üçüncü sırada yer alır.
Mart 1878'de imzalanan bu antlaşma, savaşı bitiren ancak yürürlüğe girmeyen ilk diplomatik metindir.
4
Kongre öncesindeki İngiliz desteği arayışını konumlandırmak
Kıbrıs'ın yönetiminin İngiltere'ye devredilmesi dördüncü sıradadır.
Haziran 1878'deki bu devir, Berlin Kongresi öncesinde İngiltere'nin diplomatik desteğini almak amacıyla yapılmıştır.
5
Süreci nihayete erdiren uluslararası antlaşmayı saptamak
Berlin Antlaşması sıralamanın en sonundadır.
Temmuz 1878'de imzalanan bu antlaşma, Yeşilköy Antlaşması'nı hükümsüz kılarak yeni statüyü belirleyen son halkadır.

Key Concept

93 Harbi sürecinde askeri gelişmeler ile Yeşilköy ve Berlin antlaşmalarına giden diplomatik aşamaların kronolojik sırası
Question 524Question

Aşağıda Millî Mücadele Dönemi diplomatik ve siyasi sürecine dair bazı gelişmeler verilmiştir. Bu gelişmeleri kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Doğru kronolojik sıralama sırasıyla: Mudanya Ateşkes Antlaşması'nın imzalanması, İtilaf Devletleri'nin Lozan'a ortak daveti, TBMM'nin saltanatı kaldırması ve Lozan Konferansı'nın resmen toplanması şeklindedir.
Mudanya Ateşkesi'nin imzalanmasının ardından İtilaf Devletleri barış konferansı için davet göndermiş, bu davetteki Osmanlı-TBMM ikiliğini engellemek için saltanat kaldırılmış ve ardından Lozan Konferansı resmen toplanmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Mudanya Ateşkes Antlaşması'nın tarihini belirleme
Mudanya Ateşkesi 11 Ekim 1922 tarihinde imzalanmıştır.
Bu antlaşma Millî Mücadele'nin askeri safhasını bitiren ilk diplomatik gelişmedir.
2
Lozan Barış Konferansı davetini konumlandırma
İtilaf Devletleri 27 Ekim 1922'de TBMM ve Osmanlı Hükümeti'ni Lozan'a birlikte davet etmiştir.
Bu gelişme, Türk tarafında görüş ayrılığı yaratarak İtilaf Devletleri'nin kendi çıkarlarını korumasını hedeflemiştir.
3
Saltanatın kaldırılması kararının nedenini ve tarihini saptama
İkilik çıkarılmasını önlemek amacıyla TBMM 1 Kasım 1922'de saltanatı kaldırmıştır.
Lozan'da ulusal iradenin tek temsilcisi olarak TBMM'nin yer alması amaçlanmıştır.
4
Lozan Konferansı'nın başlangıç tarihini belirleme
Lozan Barış Konferansı 21 Kasım 1922'de toplanmıştır.
Saltanatın kaldırılmasıyla tek temsilci haline gelen TBMM, konferans görüşmelerine başlamıştır.

Key Concept

Mudanya Ateşkes Antlaşması sonrasındaki diplomatik süreç ile Saltanatın Kaldırılması arasındaki kronolojik ve neden-sonuç ilişkileri
Estimated Time:1m 30s
Question 525Question

I. Dünya Savaşı sürecinde Osmanlı Devleti'nin sınırlarını korumak amacıyla mücadele ettiği savunma cepheleri ile müttefiklerine destek gönderdiği sınır dışı cephelerde önemli askeri ve siyasi gelişmeler yaşanmıştır.

Buna göre, aşağıda verilen cephe gelişmelerinin kronolojik olarak ilkten sona (eskiden yeniye) doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Sıralama; Anafartalar Grup Komutanlığı'nın kurulması, Kut'ül Amâre Muharebesi'nin kazanılması ve Galiçya Cephesi'ndeki Osmanlı kolordusunun geri çekilmesi şeklinde olmalıdır.
Verilen gelişmeler sırasıyla 1915 (Anafartalar Grup Komutanlığı'nın kurulması), 1916 (Kut'ül Amâre'de İngilizlerin esir alınması) ve 1917 (Galiçya'daki kolordunun çekilmesi) yıllarında gerçekleştiği için doğru kronolojik sıralama bu şekildedir.

Step-by-Step Solution

1
Olayların meydana geldiği yılları tespit etmek
Anafartalar Grup Komutanlığı Ağustos 1915'te kurulmuş, Kut'ül Amâre zaferi Nisan 1916'da kazanılmış, Galiçya Cephesi'ndeki Osmanlı birliklerinin tahliyesi ise Temmuz 1917'de gerçekleşmiştir.
Kronolojik sıralama yapabilmek için olayların gerçekleştikleri tarihlerin doğru bilinmesi gerekir.
2
Tarihleri eskiden yeniye doğru dizmek
Ağustos 1915 (Anafartalar) -> Nisan 1916 (Kut'ül Amâre) -> Temmuz 1917 (Galiçya)
Kronoloji kuralı gereğince ilk gerçekleşen olay en başta, son gerçekleşen olay ise en sonda yer almalıdır.

Key Concept

Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'ndaki Savunma ve Yardım Cephelerindeki Gelişmelerin Kronolojisi
Question 526Question

Milli Mücadele Dönemi'nde Batı Cephesi'nde kazanılan askeri başarılar, ulusal ve uluslararası alanda birçok siyasi ve diplomatik gelişmeye zemin hazırlamıştır. Buna göre, aşağıda verilen gelişmelerin kronolojik olarak eskiden yeniye doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Doğru kronolojik sıralama sırasıyla; Moskova Antlaşması'nın imzalanması (16 Mart 1921), Tekalif-i Milliye Emirleri'nin yayımlanması (7 Ağustos 1921), Ankara Antlaşması'nın imzalanması (20 Ekim 1921) ve Mudanya Ateşkes Antlaşması'nın imzalanması (11 Ekim 1922) şeklindedir.
Batı Cephesi'ndeki savaşların kronolojisi sırasıyla I. İnönü, Kütahya-Eskişehir, Sakarya ve Büyük Taarruz şeklindedir. Moskova Antlaşması I. İnönü'nün, Tekalif-i Milliye Kütahya-Eskişehir'in, Ankara Antlaşması Sakarya'nın, Mudanya Ateşkesi ise Büyük Taarruz'un doğrudan birer sonucu olduğu için kronolojik sıralama bu savaşların sırasını birebir takip eder.

Step-by-Step Solution

1
Moskova Antlaşması'nın tarihini ve ilişkili olduğu savaşı belirleme
16 Mart 1921 (I. İnönü Muharebesi sonrası)
Batı Cephesi'ndeki ilk düzenli ordu zaferinin ardından Sovyet Rusya ile diplomatik yakınlaşma kurulmuştur.
2
Tekalif-i Milliye Emirleri'nin yayımlanma zamanını ve nedenini belirleme
7-8 Ağustos 1921 (Kütahya-Eskişehir Muharebeleri sonrası)
Alınan askeri yenilgi üzerine ordunun eksiklerini gidermek amacıyla Sakarya Muharebesi öncesinde yayımlanmıştır.
3
Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşması'nın tarihini belirleme
20 Ekim 1921 (Sakarya Meydan Muharebesi sonrası)
Sakarya zaferinin ardından İtilaf Devletleri bloğu sarsılmış ve Fransa, TBMM'yi resmen tanıyarak Güney Cephesi'nden çekilmiştir.
4
Mudanya Ateşkes Antlaşması'nın tarihini belirleme
11 Ekim 1922 (Büyük Taarruz sonrası)
Büyük Taarruz askeri başarısıyla Anadolu tamamen düşmandan temizlenmiş ve askeri safhayı bitiren ateşkes imzalanmıştır.

Key Concept

Batı Cephesi'ndeki muharebelerin sonuçları ile diplomatik ve iç siyasi gelişmeler arasındaki sebep-sonuç ilişkileri ve kronolojik akış.
Question 527Question

II. Mahmud Dönemi, Osmanlı devlet teşkilatının ve merkezî otoritesinin yeniden yapılandırıldığı en kritik modernleşme evrelerinden biridir. Bu dönemde iç isyanlar, ayanların nüfuzu ve dış baskılar gibi çok yönlü krizlerle mücadele edilirken idari, askerî, sosyal ve ekonomik alanlarda köklü reformlar hayata geçirilmiştir.

Buna göre, II. Mahmud Dönemi'nde gerçekleşen aşağıdaki gelişmelerin kronolojik olarak eskiden yeniye doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Gelişmelerin doğru kronolojik sıralaması sırasıyla; Sened-i İttifak'ın imzalanması (1808), Vaka-i Hayriye ile Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması (1826), Takvim-i Vekayi gazetesinin yayına başlaması (1831) ve İngiltere ile Balta Limanı Ticaret Antlaşması'nın imzalanması (1838) şeklindedir.
Gelişmelerin tarihleri incelendiğinde; padişahın yetkilerini sınırlayan Sened-i İttifak 1808'de, reformların önünü açan askerî gelişme Vaka-i Hayriye 1826'da, kamuoyu oluşturmayı amaçlayan ilk resmî gazete Takvim-i Vekayi 1831'de ve Osmanlı ekonomisine ağır darbeler vuran Balta Limanı Ticaret Antlaşması ise Mısır krizinin tırmandığı 1838'de gerçekleşmiştir. Dolayısıyla doğru sıralama Sened-i İttifak, Vaka-i Hayriye, Takvim-i Vekayi ve Balta Limanı şeklinde kronolojik bir hat izler.

Step-by-Step Solution

1
İlk siyasi gelişmenin tespit edilmesi
Sened-i İttifak'ın 1808 yılında, II. Mahmud'un tahta çıkışının hemen ardından imzalandığı belirlenir.
Bu belge, II. Mahmud'un tahta çıkmasını sağlayan Sadrazam Alemdar Mustafa Paşa'nın girişimiyle ayanlar arasında imzalanmış ilk uzlaşı metnidir.
2
Merkezî otoriteyi güçlendiren askerî dönüm noktasının belirlenmesi
Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması (Vaka-i Hayriye) olayının 1826 yılında gerçekleştiği tespit edilir.
1808-1826 yılları arasında orduyu ıslah etme çabaları yeniçeri muhalefetiyle karşılaşmış, 1826'da ocağın kanl�� bir şekilde kaldırılmasıyla reform süreci hız kazanmıştır.
3
Kültürel ve idari alandaki basın gelişmesinin tarihlendirilmesi
İlk resmî Türkçe gazete olan Takvim-i Vekayi'nin 1831 yılında yayımlanmaya başladığı saptanır.
Yeniçeriliğin kaldırılmasının ardından devlet teşkilatında yapılan köklü değişiklikleri memurlara ve halka duyurma ihtiyacı bu gazetenin basılmasını zorunlu kılmıştır.
4
Dış siyaset bağlant��lı iktisadi antlaşmanın zamanının belirlenmesi
Balta Limanı Ticaret Antlaşması'nın 1838 yılında imzalandığı bulunur.
Mısır Valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa isyanı karşısında çaresiz kalan Osmanlı yönetimi, İngiltere'nin desteğini garantilemek adına bu antlaşmayı saltanatın son yılında imzalamıştır.

Key Concept

II. Mahmud Dönemi Islahatlarının Kronolojisi ve Neden-Sonuç İlişkileri
Question 528Question

Milli Mücadele Hazırlık Dönemi'nde meydana gelen aşağıdaki gelişmeleri, kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Gelişmelerin kronolojik sıralaması: Amasya Genelgesi'nin yayımlanması, Erzurum Kongresi'nin gerçekleştirilmesi, Sivas Kongresi'nin düzenlenmesi ve Amasya Görüşmeleri'nin yapılması şeklindedir.
Kronolojik sıralama Amasya Genelgesi'nin yayımlanması (22 Haziran 1919), Erzurum Kongresi'nin toplanması (23 Temmuz - 7 Ağustos 1919), Sivas Kongresi'nin düzenlenmesi (4 - 11 Eylül 1919) ve Amasya Görüşmeleri'nin gerçekleştirilmesi (20 - 22 Ekim 1919) şeklindedir.

Step-by-Step Solution

1
Amasya Genelgesi'nin tarihini belirleme
22 Haziran 1919
Milli Mücadele'nin yol haritasını çizen bu genelge, hazırlık döneminin ilk aşamalarındandır.
2
Erzurum Kongresi'nin tarihini belirleme
23 Temmuz - 7 Ağustos 1919
Amasya Genelgesi'nde yapılması kararlaştırılan bölgesel kongrelerden ilkidir.
3
Sivas Kongresi'nin tarihini belirleme
4 - 11 Eylül 1919
Erzurum Kongresi kararlarını genişleterek tüm ulusa yayan ulusal kongredir.
4
Amasya Görüşmeleri'nin tarihini belirleme
20 - 22 Ekim 1919
Sivas Kongresi sonrasında Temsil Heyeti'nin kazandığı siyasi başarı sonucu İstanbul Hükümeti ile yapılan görüşmedir.

Key Concept

Milli Mücadele Hazırlık Dönemi kronolojisi ve bu süreçteki gelişmelerin birbirini takip eden neden-sonuç ilişkileri.
Estimated Time:1m 30s
Question 529Question

Osmanlı Devleti'nde anayasal düzene geçiş, bu düzenin kesintiye uğraması ve sonrasındaki demokratikleşme süreçlerine ait bazı gelişmeler aşağıda verilmiştir.

Bu gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralanışı aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Sıralama; ilk olarak Kanun-i Esasi'nin ilan edilmesi (1876), ardından meclisin kapatılarak anayasal düzene ara verilmesi (1878), daha sonra II. Meşrutiyet'in ilanıyla anayasanın tekrar yürürlüğe girmesi (1908) ve son olarak 1909 anayasa değişiklikleri ile hükümetin meclise karşı sorumlu hale getirilmesi şeklinde olmalıdır.
Verilen gelişmeler kronolojik olarak incelendiğinde; ilk Türk anayasası olan Kanun-i Esasi 1876'da ilan edilmiştir. Ardından 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı bahane edilerek 1878'de meclis kapatılmış ve anayasa askıya alınmıştır. 1908'de Reval Görüşmeleri'nin de etkisiyle II. Meşrutiyet ilan edilerek anayasa tekrar yürürlüğe girmiş, son olarak 1909 yılında yapılan anayasa değişiklikleri ile padişahın yetkileri kısıtlanarak hükümet meclise karşı sorumlu tutulmuştur. Bu durum kronolojik sırayı vermektedir.

Step-by-Step Solution

1
İlk anayasal adımın tespit edilmesi
I. Meşrutiyet'in ilanı ve Kanun-i Esasi'nin yürürlüğe girmesi (1876) başlangıç noktasıdır.
Osmanlı Devleti'nde anayasal süreç ilk kez 1876'da Kanun-i Esasi ile başlamıştır.
2
İlk meşrutiyetin sona erme zamanının belirlenmesi
Padişahın 93 Harbi'ni gerekçe göstererek meclisi kapatması (1878) ikinci sıradadır.
Bu gelişmeyle I. Meşrutiyet rejimi fiilen sona ermiş ve İstibdat Dönemi başlamıştır.
3
Anayasal düzene geri dönüşün tarihinin bulunması
II. Meşrutiyet'in ilanı ile anayasanın yeniden yürürlüğe konması (1908) üçüncü sıradadır.
Reval Görüşmeleri'ndeki kararlar sonrası İttihatçıların isyanı üzerine padişah meşrutiyeti tekrar ilan etmek zorunda kalmıştır.
4
Anayasal sistemdeki demokratik reformların zamanının saptanması
31 Mart Vakası sonrası yapılan 1909 anayasa değişiklikleri son sıradadır.
Padişahın yetkilerini kısıtlayan ve hükümeti meclise karşı sorumlu kılan bu değişiklikler 1909'da gerçekleşmiştir.

Key Concept

Osmanlı Devleti'nde meşrutiyet rejimlerinin kronolojik gelişimi ve anayasal süreçteki güç dengesi değişimleri
Question 530Question

Dört Halife Dönemi'nde (632-661) İslam Devleti'nin sınırları genişlerken aynı zamanda iç siyasi istikrarı etkileyen gelişmeler de yaşanmıştır. Aşağıda bu dönemde meydana gelen bazı askeri ve siyasi olaylar verilmiştir. Bu olayların kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralanışı aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Dört Halife Dönemi'ndeki olayların doğru kronolojik sıralaması: Ridde Savaşları (Hz. Ebubekir dönemi), Nihavend Savaşı (Hz. Ömer dönemi), Kıbrıs'ın vergiye bağlanması (Hz. Osman dönemi) ve Cemal Vakası (Hz. Ali dönemi) şeklindedir. Bu doğrultuda doğru kronolojik sıralama II - I - IV - III olarak gerçekleşmelidir.
Olaylar, halifelerin tahta çıkış sırasına göre gerçekleşmiştir. Hz. Ebubekir döneminde Ridde Savaşları, Hz. Ömer döneminde Nihavend Savaşı, Hz. Osman döneminde Kıbrıs'ın vergiye bağlanması ve Hz. Ali döneminde Cemal Vakası yaşanmıştır. Bu sebeple doğru sıralama II - I - IV - III şeklindedir.

Step-by-Step Solution

1
Olayların gerçekleştikleri halife dönemlerini tespit etme
Ridde Savaşları Hz. Ebubekir, Nihavend Savaşı Hz. Ömer, Kıbrıs'ın fethi Hz. Osman, Cemal Vakası ise Hz. Ali döneminde meydana gelmiştir.
Sıralamayı yapabilmek için olayların hangi halife zamanında yaşandığının bilinmesi gerekir.
2
Halifelerin görev yapma sırasına göre olayları dizme
Halifelerin sırası Hz. Ebubekir (632-634), Hz. Ömer (634-644), Hz. Osman (644-656) ve Hz. Ali (656-661) şeklindedir.
Halifelerin iktidar yılları, olayların gerçekleşme sırasını doğrudan belirler.
3
Kronolojik sıralamayı nihayete erdirme
Geçmişten günümüze sıralama: Hz. Ebubekir dönemi (II) -> Hz. Ömer dönemi (I) -> Hz. Osman dönemi (IV) -> Hz. Ali dönemi (III) şeklindedir.
Sıralama en erken tarihten en geç tarihe doğru kurulmalıdır.

Key Concept

Dört Halife Dönemi siyasi ve askeri gelişmeleri kronolojisi
Estimated Time:2m 0s
Question 531Question

Halide Edip Adıvar'ın Milli Mücadele dönemini doğrudan tecrübe eden bir yazar olarak kaleme aldığı ve Kurtuluş Savaşı'nı konu edinen ilk roman kabul edilen Ateşten Gömlek adlı eserin olay örgüsündeki aşağıdaki gelişmeleri kronolojik sıraya göre düzenleyiniz.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

İzmir'in işgali ve Sultanahmet Mitingi (item_1) -> İstanbul'dan Anadolu'ya kaçış (item_2) -> Konya ve Adapazarı isyanlarının bastırılması (item_3) -> Sakarya Meydan Muharebesi'nde İhsan ile Ayşe'nin şehit olması (item_4) -> Peyami'nin Ankara Cebeci Hastanesi'nde vefat etmesi (item_5)
Ateşten Gömlek romanında olaylar kronolojik olarak İzmir'in işgali ve Ayşe'nin İstanbul'a gelişiyle başlar, ardından kahramanların Anadolu'ya geçmesiyle devam eder. Anadolu'da öncelikle iç ayaklanmaların bastırılması sürecinde yer alan kahramanlar, daha sonra Sakarya Meydan Muharebesi'ne katılırlar. Burada Ayşe ve İhsan'ın şehit olmasının ardından, yaralanan Peyami'nin Ankara Cebeci Hastanesi'nde vefat etmesiyle olay örgüsünün kronolojik zamanı tamamlanır. Bu nedenle sıralama tam olarak verilen akıştadır.

Step-by-Step Solution

1
Eserin başlangıç noktasını belirleme
Roman, İzmir'in işgali sonrasında eşini ve çocuğunu kaybeden Ayşe'nin İstanbul'a gelmesi ve Sultanahmet Mitingi'nde yer alması ile başlar.
Olay örgüsünün ilk halkası İzmir'in işgali ve İstanbul'daki miting sürecidir.
2
Anadolu'ya geçiş aşamasını saptama
İstanbul'un fiili olarak işgal edilmesi ve baskıların artması üzerine Ayşe, Peyami ve İhsan Anadolu'ya geçme kararı alırlar.
Milli Mücadele'ye katılmak için İstanbul'dan ayrılma aşaması, mitinglerden sonra gerçekleşir.
3
Anadolu'daki mücadele sürecini sıralama
Anadolu'ya geçtikten sonra kahramanlar, öncelikle Konya ve Adapazarı bölgelerindeki iç ayaklanmaların bastırılmasında görev alırlar.
Büyük muharebelerden önce cephe gerisinde ve iç isyanların bastırılmasında mücadele edilmiştir.
4
Muharebe ve şehadet anını tespit etme
Kurtuluş Savaşı'nın dönüm noktası olan Sakarya Savaşı'nda İhsan ve Ayşe şehit düşer.
Bu olay, cephedeki en sıcak çatışma anını ve trajik kaybı temsil eder.
5
Son çerçeve olayı belirleme
Yaralanan Peyami'nin Ankara Cebeci Hastanesi'nde hatıratını tamamlaması ve ardından ameliyat masasında vefat etmesiyle olay son bulur.
Bu durum olay örgüsünün kronolojik olarak en son gerçekleşen halkasıdır.

Key Concept

Milli Edebiyat Dönemi romanlarında olay örgüsü ve vaka zamanı analizi
Question 532Question

Milli Mücadele Dönemi'nde yaşanan ve Misak-ı Milli'nin kabulü ile İstanbul'un resmen işgali süreçlerini kapsayan aşağıdaki olayları kronolojik olarak ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Son Osmanlı Mebusan Meclisi'nin İstanbul'da açılması, Mebusan Meclisi'nde Misak-ı Milli kararlarının kabul edilmesi, İtilaf Devletleri'nin İstanbul'u resmen işgal etmesi
Süreç ilk olarak Son Osmanlı Mebusan Meclisi'nin açılmasıyla başlar. Meclis bünyesinde vatanın bağımsızlığını öngören Misak-ı Milli kararları kabul edilir. İtilaf Devletleri bu duruma tepki göstererek İstanbul'u resmen işgal eder.

Step-by-Step Solution

1
İlk gerçekleşen olayın belirlenmesi
Son Osmanlı Mebusan Meclisi'nin İstanbul'da açılması (12 Ocak 1920) ilk olaydır.
Mebusan Meclisi açılmadan kararların alınması mümkün olmayacağı için ilk adım meclisin toplanmasıdır.
2
İkinci gerçekleşen olayın belirlenmesi
Mebusan Meclisi'nde Misak-ı Milli kararlarının kabul edilmesi (28 Ocak 1920) ikinci olaydır.
Meclis açıldıktan sonra vatanın bağımsızlık sınırlarını belirleyen kararlar meclis tarafından kabul edilmiştir.
3
Son gerçekleşen olayın belirlenmesi
İtilaf Devletleri'nin İstanbul'u resmen işgal etmesi (16 Mart 1920) son olaydır.
İtilaf Devletleri, Misak-ı Milli'nin kabul edilmesine misilleme olarak İstanbul'u resmen işgal etmiştir.

Key Concept

Misak-ı Milli'nin kabulü ve bu gelişmenin ardından İstanbul'un işgal edilmesi arasındaki neden-sonuç ilişkisi ve kronolojik seyir.
Question 533Question

XIX. yüzyılda Osmanlı Devleti'nin egemenlik hakları, toprak bütünlüğü ve Boğazlar üzerinde yaşanan diplomatik gelişmeler 'Doğu Sorunu' çerçevesinde şekillenmiştir.

Bu bağlamda gerçekleşen aşağıdaki olayları, kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Doğu Sorunu ve Boğazlar konusundaki doğru kronolojik sıralama sırasıyla şöyledir: Viyana Kongresi'nde Doğu Sorunu kavramının ilk kez kullanılması (1815), Hünkar İskelesi Antlaşması ile Boğazlar Sorunu'nun ortaya çıkması (1833), Londra Boğazlar Sözleşmesi ile Boğazlar'ın uluslararası statü kazanması (1841) ve Paris Antlaşması ile Boğazlar'ın statüsünün teyit edilerek Karadeniz'in tarafsızlaştırılması (1856).
Verilen gelişmelerin doğru kronolojik sıralaması: Viyana Kongresi (1815) -> Hünkar İskelesi Antlaşması (1833) -> Londra Boğazlar Sözleşmesi (1841) -> Paris Antlaşması (1856) şeklindedir. Viyana Kongresi ile Osmanlı topraklarının paylaşımı ilk kez 'Doğu Sorunu' olarak adlandırılmış, Kavalalı sorununda Rus desteğini alan Hünkar İskelesi Antlaşması ile Boğazlar sorunu başlamış, Londra Sözleşmesi ile Boğazlar ilk kez uluslararası statü kazanmış, Paris Antlaşması ile de bu statü onaylanırken Karadeniz tarafsızlaştırılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Doğu Sorunu kavramının diplomaside ilk defa nerede ve ne zaman geçtiğini belirlemek.
Doğu Sorunu (Şark Meselesi) ifadesi ilk kez 1815 Viyana Kongresi'nde Rusya tarafından ortaya atılmıştır. Bu durum sıralamanın en başında yer almalıdır.
Soruda geçen en erken tarihli diplomatik gelişmeyi saptamak.
2
Boğazlar'ın tek taraflı bir antlaşmayla ilk kez uluslararası bir krize dönüşmesine zemin hazırlayan gelişmeyi bulmak.
Osmanlı Devleti'nin Mısır İsyanı karşısında Rusya ile imzaladığı 1833 Hünkar İskelesi Antlaşması, Boğazlar'ın bir sorun olarak Avrupa diplomasisinin gündemine girmesine yol açmıştır. Bu gelişme ikinci sırada yer almalıdır.
Boğazlar Meselesi'nin doğuşuna neden olan ikili antlaşmayı kronolojiye yerleştirmek.
3
Boğazlar'ın Osmanlı Devleti'nin tek taraflı kontrolünden çıkıp çok taraflı uluslararası bir rejime bağlandığı antlaşmayı tespit etmek.
Hünkar İskelesi Antlaşması'nın süresinin dolmasının ardından Avrupalı devletlerin katılımıyla imzalanan 1841 Londra Boğazlar Sözleşmesi ile Boğazlar uluslararası bir statüye kavuşmuştur. Bu gelişme üçüncü sırada yer almalıdır.
Boğazlar'ın uluslararası statüye geçiş aşamasını kronolojik olarak yerleştirmek.
4
Kırım Savaşı sonrası imzalanan ve Karadeniz ile Boğazlar'ın durumunu yeniden düzenleyen antlaşmayı belirlemek.
1856 Paris Antlaşması ile Karadeniz tarafsız hâle getirilmiş, Osmanlı Devleti ve Rusya'nın Karadeniz'de donanma bulundurması yasaklanmış ve Londra Sözleşmesi hükümleri teyit edilmiştir. Bu gelişme sıralamada en sonda yer almalıdır.
Kronolojiyi Kırım Savaşı sonrasındaki nihai diplomatik adımla tamamlamak.

Key Concept

Doğu Sorunu ve Boğazlar Meselesi kapsamındaki diplomatik gelişmelerin kronolojik analizi
Estimated Time:2m 0s
Question 534Question

Büyük Selçuklu Devleti'nin zayıflaması ve yıkılış sürecinde etkili olan aşağıdaki gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze (eskiden yeniye) doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Hasan Sabbah'ın Alamut Kalesi'ni ele geçirmesi (1090), Sultan Melikşah'ın vefatıyla taht kavgalarının başlaması (1092), Karahitaylar ile yapılan Katvan Savaşı'nın kaybedilmesi (1141) ve Sultan Sencer'in Oğuz boylarına esir düşmesi (1153) sıralaması doğrudur.
Büyük Selçuklu Devleti'nin yıkılış sürecinde olayların kronolojik dizilimi şu şekildedir: İlk olarak 1090'da Alamut Kalesi'nin Bâtınîlerce ele geçirilmesi gerçekleşmiştir. Bunu takiben 1092'de Sultan Melikşah'ın ölümüyle başlayan Fetret Dönemi taht kavgaları yaşanmıştır. Daha sonra 1141'de Karahitaylara karşı kaybedilen Katvan Savaşı meydana gelmiş, son olarak da 1153'te Oğuz isyanıyla Sultan Sencer esir edilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Bâtınîlik faaliyetlerinin kurumsallaşma tarihini belirleme
Hasan Sabbah'ın Alamut Kalesi'ni üs edinmesi 1090 yılına rastlar ve bu durum iç tehdit unsurlarını başlatır.
Zayıflama sürecindeki ilk kronolojik aşamayı tespit etmek.
2
Merkezi otoritenin ilk büyük sarsıntı dönemini tespit etme
Sultan Melikşah'ın 1092 yılındaki ölümüyle oğulları Berkyaruk, Mehmet Tapar ve Sencer arasında Fetret Dönemi başlamıştır.
Devletin en parlak döneminden taht kavgaları krizine geçişin tarihini belirlemek.
3
Dış baskıların zirveye ulaştığı askeri hezimet tarihini bulma
Sultan Sencer döneminde doğudan gelen Karahitay tehlikesine karşı yapılan Katvan Savaşı 1141 yılında kaybedilmiştir.
Devletin yıkılışını hızlandıran dış askeri faktörü kronolojide doğru yere yerleştirmek.
4
Devletin fiilen son bulmasına yol açan iç isyanı belirleme
1153 yılında vergi anlaşmazlıkları nedeniyle ayaklanan Oğuzlar, Sultan Sencer'i esir almış ve bu esaret devleti fiili çöküşe götürmüştür.
Kronolojinin en son halkasını oluşturan nihai yıkılış nedenini tespit etmek.

Key Concept

Büyük Selçuklu Devleti'nin Gerileme ve Yıkılış Dönemi Kronolojisi
Estimated Time:2m 0s
Question 535Question

I. Dünya Savaşı sürecinde ve sonrasında Osmanlı topraklarının paylaşılmasına yönelik imzalanan antlaşmalar ile bu antlaşmaların uygulanma aşamasında yaşanan diplomatik gelişmeler göz önüne alındığında, a��ağıda verilen olayların kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Petrograd Protokolü'nün imzalanması (1916), St. Jean de Maurienne Antlaşması'nın imzalanması (1917), Mondros Ateşkes Antlaşması'nın imzalanması (1918) ve Paris Barış Konferansı'nda İzmir'in Yunanistan'a bırakılması kararı (1919) şeklinde olmalıdır.
Doğru sıralama kronolojik akışa göre; Petrograd Protokolü'nün imzalanması (1916), St. Jean de Maurienne Antlaşması'nın imzalanması (1917), Mondros Ateşkes Antlaşması'nın imzalanması (1918) ve Paris Barış Konferansı'nda İzmir'in Yunanistan'a bırakılması kararı (1919) şeklindedir.

Step-by-Step Solution

1
Gizli antlaşmaların erken dönem diplomatik adımlarını tespit etmek
Boğazlar Antlaşması'nı takiben 1916 yılında imzalanan Petrograd Protokolü ile Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz kıyıları Çarlık Rusyası'na vadedilmiştir. Bu olay ilk sırada yer alır.
1916 yılındaki diplomatik paylaşım tasarıları, İtalya ile yapılan 1917 tarihli antlaşmalardan kronolojik olarak öncedir.
2
İtalya'nın payının belirlendiği antlaşmayı tarihlendirmek
1917 yılında imzalanan St. Jean de Maurienne Antlaşması ile Batı Anadolu (İzmir ve çevresi) İtalya'ya bırakılmıştır. Bu olay ikinci sırada yer alır.
Bu antlaşma, Rusya'daki gelişmelerin ardından İtalya'nın hak iddialarını netleştirmek amacıyla 1917'de yapılmıştır.
3
Savaşı bitiren ateşkes sürecini incelemek
Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'ndan çekilmesiyle 30 Ekim 1918'de Mondros Ateşkes Antlaşması imzalanmış ve Anadolu'nun işgaline hukuki zemin hazırlanmıştır. Bu olay üçüncü sırada yer alır.
Ateşkes süreci savaşın fiilen sona erdiği 1918 yılının sonbaharında gerçekleştiği için savaş sırasındaki gizli antlaşmalardan sonradır.
4
Savaş sonrası barış konferansındaki paylaşımları analiz etmek
1919 yılında toplanan Paris Barış Konferansı'nda, İngiltere'nin Akdeniz'de güçlü bir İtalya istememesi nedeniyle İzmir ve çevresi Yunanistan'a devredilmiştir. Bu olay son sırada yer alır.
Paris Barış Konferansı, I. Dünya Savaşı'nın bitiminden sonra, 1919 yılında toplanmış bir organizasyondur.

Key Concept

I. Dünya Savaşı sürecindeki gizli paylaşım antlaşmaları ve savaş sonrasındaki diplomatik gelişmelerin kronolojisi
Estimated Time:2m 0s
Question 536Question

Büyük Taarruz'un başarıyla neticelenmesinden sonra başlayan diplomatik ve siyasi süreçte meydana gelen aşağıdaki gelişmeleri kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Doğru kronolojik sıralama; Çanakkale Krizi sonrasındaki ateşkes daveti, Mudanya Ateşkes Antlaşması'nın imzalanması, Sadrazam Tevfik Paşa'nın ortak heyet teklifi ve nihayetinde saltanatın kaldırılarak son padişahın ülkeden ayrılması şeklindedir.
Kronolojik gelişim süreci incelendiğinde; askeri safhanın bitişiyle yaşanan Çanakkale diplomatik krizi ilk sıradadır. Bu krizi sonlandıran Mudanya Ateşkesi ikinci sırada gelir. İtilaf Devletleri'nin Lozan davetinin ardından İstanbul Hükümeti'nin ortaklık teklifi üçüncü sırada, bu ikilik girişimine son veren saltanatın kaldırılması ise son sıradadır.

Step-by-Step Solution

1
Askeri zaferin hemen sonrasındaki ilk diplomatik adımı belirlemek.
Çanakkale Krizi ve İtilaf Devletleri'nin ateşkes daveti tespit edilmiştir.
Büyük Taarruz'un tamamlanmasıyla Türk ordusunun Boğazlar bölgesine yönelmesi üzerine İngiliz hükümeti krize girmiş ve ateşkes teklif etmiştir.
2
Ateşkes davetinin sonucunda imzalanan antlaşmayı belirlemek.
Mudanya Ateşkes Antlaşması'nın imzalanması tespit edilmiştir.
11 Ekim 1922'de imzalanan bu antlaşma, diplomatik sürecin resmi başlangıcı ve askeri safhanın sonudur.
3
Barış konferansına hazırlık sürecinde İstanbul Hükümeti'nin son hamlesini belirlemek.
Sadrazam Tevfik Paşa'nın TBMM'ye gönderdiği telgraf tespit edilmiştir.
Lozan davetinin hem TBMM'ye hem de İstanbul Hükümeti'ne yapılması üzerine Sadrazam Tevfik Paşa 29 Ekim 1922'de TBMM'ye ortak hareket etme teklifinde bulunmuştur.
4
TBMM'nin bu ortaklık teklifine karşı milli egemenlik ilkesi doğrultusunda attığı adımı belirlemek.
Saltanatın kaldırılması ve son padişahın ülkeden ayrılması tespit edilmiştir.
Ortak davetle yaratılmak istenen çift başlılığı önlemek için 1 Kasım 1922'de saltanat kaldırılmış ve Osmanlı Devleti resmen son bulmuştur.

Key Concept

Mudanya Ateşkes Antlaşması'ndan Saltanatın Kaldırılmasına uzanan diplomatik ve iç siyasi süreçlerin neden-sonuç bağlamında kronolojik gelişimi.
Question 537Question

Avrupa Hun Devleti'nin kuruluşu ve Avrupa coğrafyasındaki faaliyetleri, bölgedeki askeri, siyasi ve diplomatik dengeleri kökten değiştirmiştir.

Buna göre, Hunların batı yönündeki hareketlerinden itibaren Avrupa coğrafyasında gerçekleştirdikleri aşağıdaki faaliyetleri kronolojik olarak ilkten sona doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Doğru kronolojik sıralama sırasıyla: Hunların İdil (Volga) sınırını aşması, Uldız'ın dış politika stratejisini belirlemesi, Margus Antlaşması'nın imzalanması, Anatolius Antlaşması'nın yapılması ve Katalon Savaşı'nın gerçekleştirilmesi şeklindedir.
Kronolojik gelişim süreci incelendiğinde; Kavimler Göçü (375) Hunların Avrupa'daki varlığının ilk adımıdır. Ardından Uldız Dönemi'nde (5. yy başı) dış politikanın temelleri atılmış, Attila döneminde ise sırasıyla Margus Antlaşması (434), Anatolius Antlaşması (447) imzalanmış ve son olarak Batı Roma üzerine Katalon Savaşı (451) gerçekleştirilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Hunların Avrupa coğrafyasındaki ilk hareketini tespit etmek
Hunların İdil (Volga) sınırını geçerek Karadeniz'in kuzeyindeki Germen topluluklarını göçe zorlaması (MS 375 Kavimler Göçü) ilk sırada yer alır.
Bu göç dalgası, Hunların Avrupa siyaset sahnesine girişini ve diğer tüm siyasi gelişmelerin önkoşulunu oluşturur.
2
Hunların devlet teşkilatlanması sürecindeki ilk planlı dış politikasını bulmak
Uldız Dönemi'nde (5. yüzyılın başı) Doğu Roma'yı baskılama ve Batı Roma ile ittifak kurma stratejisinin belirlenmesi ikinci sıraya yerleştirilir.
Bu strateji, kurulan devletin sınırları içinde kurumsallaşarak komşularla yürütülen ilk planlı diplomasidir.
3
Attila döneminin ilk diplomatik belgesini belirlemek
Attila ve Bleda'nın tahta çıkışının ardından Bizans ile imzalanan Margus Antlaşması (434) üçüncü sıraya konur.
Bu antlaşma, Attila döneminin Doğu Roma ile yapılan ilk yazılı diplomatik başarısıdır.
4
Bizans'ın antlaşma ihlalleri sonucu imzalanan ikinci büyük antlaşmayı tespit etmek
Bizans'ın Margus Antlaşması'na uymaması ve ardından düzenlenen seferlerle 447'de imzalanan Anatolius Antlaşması dördüncü sıraya yerleştirilir.
Anatolius Antlaşması, Margus Antlaşması'ndan daha sonra ve onun ihlal edilmesi üzerine yapılan Balkan Seferleri sonucunda imzalanmıştır.
5
Avrupa Hunlarının batı politikasının zirve askeri olayını belirlemek
Doğu Roma baskı altına alındıktan sonra Batı Roma üzerine düzenlenen seferle 451 yılında yapılan Katalon Savaşı en son sıraya konur.
Bu savaş, Doğu Roma tehlikesinin büyük ölçüde ortadan kaldırılmasının ardından Batı Roma gücünü kırmaya yönelik düzenlenen seferdir.

Key Concept

Kavimler Göçü ve Avrupa Hun Devleti Siyasi Tarih Kronolojisi
Estimated Time:2m 0s
Question 538Question

Sevr Antlaşması'na giden süreçte yaşanan aşağıdaki diplomatik gelişmeleri kronolojik olarak (eskiden yeniye) sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Doğru sıralama: İtilaf Devletleri'nin San Remo Konferansı'nda barış antlaşması taslağını hazırlaması (Nisan 1920), Saltanat Şurası'nın antlaşma taslağını kabul etmesi (Temmuz 1920) ve Osmanlı heyetinin Sevr Antlaşması'nı imzalaması (Ağustos 1920) şeklindedir.
Sevr Antlaşması'na giden süreç sırasıyla; Nisan 1920'de San Remo Konferansı'nda taslağın hazırlanması, Temmuz 1920'de Saltanat Şurası'nda taslağın kabul edilmesi ve 10 Ağustos 1920'de antlaşmanın imzalanması şeklinde gerçekleşmiştir.

Step-by-Step Solution

1
San Remo Konferansı'nın tarihsel yerini belirleme
Nisan 1920'de İtilaf Devletleri İtalya'da toplanarak antlaşmanın şartlarını taslak haline getirmiştir.
Bir antlaşmanın imzalanabilmesi veya onaylanabilmesi için öncelikle taslak şartlar��nın hazırlanması gerekir.
2
Saltanat Şurası'nın toplanma sürecini analiz etme
Temmuz 1920'de İstanbul'da toplanan Saltanat Şurası, gelen taslak şartlarını görüşerek kabul etmiştir.
İtilaf Devletleri'nin baskısıyla antlaşmanın imzalanması öncesinde Osmanlı devlet mekanizmasında bir iç onay süreci işletilmiştir.
3
Antlaşmanın imzalanma aşamasını belirleme
10 Ağustos 1920'de Osmanlı delegeleri Fransa'da Sevr Antlaşması'nı imzalamıştır.
Taslak hazırlığı ve iç onay aşamalarının tamamlanmasının ardından antlaşma nihai olarak imzalanmıştır.

Key Concept

Sevr Antlaşması'nın Diplomatik Hazırlık Aşamaları
Question 539Question

I. Dünya Savaşı sürecinde ve sonrasında Osmanlı topraklarının paylaşılmasına zemin hazırlayan aşağıdaki diplomatik ve askeri gelişmeleri kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Sıralama Sykes-Picot Antlaşması'nın imzalanması, gizli antlaşmaların Bolşeviklerce ifşası, Mondros Ateşkesi'nin imzalanması ve Paris Konferansı'nda İzmir'in Yunanistan'a bırakılması şeklinde olmalıdır.
Olayların kronolojik sırası incelendiğinde; 16 Mayıs 1916'da Sykes-Picot Antlaşması imzalanmış, Aralık 1917'de Bolşevikler gizli antlaşmaları ifşa etmiş, 30 Ekim 1918'de Mondros Ateşkesi imzalanmış ve Ocak 1919'da başlayan Paris Konferansı'nda İzmir'in Yunanistan'a verilmesi kararlaştırılmıştır. Bu durum geçmişten günümüze doğru sıralamayı oluşturmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Sykes-Picot Antlaşması'nın tarihinin belirlenmesi
Antlaşma Mayıs 1916'da imzalanmıştır.
Savaş esnasındaki ilk gizli paylaşım tasarılarından biridir.
2
Gizli antlaşmaların ifşa edilme tarihinin belirlenmesi
İfşa süreci Aralık 1917'de başlamıştır.
1917 sonundaki Bolşevik İhtilali sonrası yeni Rus yönetiminin emperyalist paylaşım planlarını geçersiz saymasıyla gerçekleşmiştir.
3
Mondros Ateşkes Antlaşması'nın tarihinin belirlenmesi
Antlaşma 30 Ekim 1918'de imzalanmıştır.
Osmanlı Devleti'nin savaştan çekilmesini ve fiilen teslim olmasını sağlayan hukuki belgedir.
4
Paris Barış Konferansı'nda İzmir kararının alınma tarihinin belirlenmesi
Karar Nisan 1919'da alınmış ve işgal Mayıs 1919'da gerçekleşmiştir.
Ocak 1919'da toplanan konferansta İngiltere'nin çıkarları doğrultusunda İtalya yerine Yunanistan tercih edilmiştir.

Key Concept

I. Dünya Savaşı ve sonrasındaki süreçte Osmanlı topraklarının paylaşılmasına dair diplomatik ve askeri kronoloji
Estimated Time:2m 0s
Question 540Question

Büyük Selçuklu Devleti'ndeki idari ve askeri teşkilatlanma 'merkez' (saray ve hükümet) ile 'taşra' (eyaletler ve yerel yönetimler) şeklinde yapılandırılmıştır. Bu teşkilatta görev yapan devlet adamları, üstlendikleri sorumlulukların kapsamı, yetki alanlarının coğrafi genişliği ve idari nüfuzlarının büyüklüğü bakımından belirli bir hiyerarşiye tabidir.

Buna göre, aşağıda verilen görevlileri devlet genelindeki yetki sınırlarının genişliği ve idari nüfuz alanlarının büyüklüğü bakımından en üstten en alta (merkezden en yerel taşra birimine) doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Devlet genelindeki yetki sınırlarının genişliği ve idari nüfuz alanının büyüklüğü bakımından en üstten en alta doğru doğru sıralama Vezir, Hacibü'l-Hüccab, Şıhne ve Muhtesib şeklindedir.
Doğru sıralama Vezir, Hacibü'l-Hüccab, Şıhne ve Muhtesib şeklindedir. Vezir, sultanın mutlak vekili olarak tüm ülkeyi kapsayan genel bir idari ve askeri yürütme yetkisine sahiptir. Hacibü'l-Hüccab, saray teşkilatının başında bulunarak hükümdarla devlet organları arasındaki iletişimi kontrol eden en yüksek saray makamıdır. Şıhne, taşrada geniş bir idari birim olan eyaletin başındaki askeri validir. Muhtesib ise sadece kent ve pazar gibi lokal düzeyde denetim yetkileri bulunan en alt basamaktaki idari görevlidir.

Step-by-Step Solution

1
Merkez teşkilatı ile taşra teşkilatı görevlilerini birbirinden ayırt etmek.
Vezir ve Hacibü'l-Hüccab merkez teşkilatında görev alırken; Şıhne ve Muhtesib taşra teşkilatında yer alır. Genel kural olarak merkez teşkilatı görevlileri, taşra teşkilatı görevlilerinden daha üst düzey yetkilere sahiptir.
Hiyerarşik sıralamayı doğru kurabilmek için öncelikle görevin yapıldığı idari merkezin düzeyini saptamak gerekir.
2
Merkez teşkilatındaki görevlileri yetki geni��liklerine göre kendi aralarında sıralamak.
Vezir, sultanın mutlak vekili olup devletin tüm iç ve dış işlerini yürütür. Hacibü'l-Hüccab ise saray düzeninden ve hükümdarla temas kuran kişilerin denetiminden sorumludur. Bu doğrultuda Vezir genel idarede en yetkili kişiyken, Hacibü'l-Hüccab saray hiyerarşisinde vezirden sonra gelir.
Merkez düzeyindeki idari ağırlık farkını ortaya koymak.
3
Taşra teşkilatındaki görevlileri etki ve sorumluluk alanlarının büyüklüğüne göre sıralamak.
Şıhne, doğrudan merkeze bağlı olarak koca bir eyaletin askeri ve idari idaresini yürütür. Muhtesib ise sadece belirli bir şehir veya kasabadaki pazar esnafını, fiyatları ve asayişi denetler. Dolayısıyla Şıhne'nin yetki alanı, yerel bir görevli olan Muhtesib'den çok daha büyüktür.
Eyalet düzeyindeki askeri/idari sorumluluk ile belediye düzeyindeki yerel sorumluluğu karşılaştırmak.
4
Merkezden yerele doğru tüm basamakları birleştirerek nihai sıralamayı elde etmek.
Vezir (1. sıra), Hacibü'l-Hüccab (2. sıra), Şıhne (3. sıra) ve Muhtesib (4. sıra) şeklinde en üstten en alta doğru sıralama tamamlanır.
Sorunun talep ettiği makro düzeyden mikro düzeye hiyerarşik akışı kesinleştirmek.

Key Concept

Türk-İslam devletlerindeki merkez ve taşra yönetim yapısı ile idari görevlilerin hiyerarşik yetki sınırları
Estimated Time:2m 0s
PreviousPage 27 / 43Next
All practice questions — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin