All practice questions

842 questions

Question 801Question

Sevr Antlaşması'na giden diplomatik ve siyasi süreçte yaşanan aşağıdaki gelişmeleri kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

İtilaf Devletleri'nin Paris Barış Konferansı'nda kendi aralarındaki çıkar çatışmaları nedeniyle Osmanlı Devleti ile yapılacak barış antlaşmasının esaslarını belirlemeyi ertelemesi -> İtilaf Devletleri'nin İtalya'da toplanarak Osmanlı Devleti'ne imzalatılacak antlaşmanın taslak metnini hazırlaması -> Osmanlı yönetiminin antlaşma taslağını değerlendirmek amacıyla padişahın başkanlığında Saltanat Şurası'nı toplaması -> Osmanlı heyetinin Fransa'da İtilaf Devletleri ile barış antlaşmasını imzalaması
Sevr Antlaşması'na giden kronolojik süreç Paris Barış Konferansı (Ocak 1919), San Remo Konferansı (Nisan 1920), Saltanat Şurası'nın toplanması (Temmuz 1920) ve Sevr Antlaşması'nın imzalanması (Ağustos 1920) şeklinde ilerlemektedir. Bu nedenle doğru sıralamada öncelikle barışın ertelenmesi, ardından taslağın hazırlanması, sonrasında şuranın toplanması ve en son antlaşmanın imzalanması yer almalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Paris Barış Konferansı'nın tarihini ve Osmanlı barışının durumunu belirlemek
Ocak 1919'da toplanan bu konferansta Osmanlı Devleti ile yapılacak barış antlaşmasının ertelenmesi kronolojideki en erken aşamadır.
Osmanlı paylaşım planlarının İtilaf Devletleri arasında henüz kesinleşmemiş olması barış antlaşmasının gecikmesine yol açmıştır.
2
San Remo Konferansı'nın amacını ve tarihini saptamak
Nisan 1920'de İtalya'da düzenlenen bu konferans ile Osmanlı Devleti ile yapılacak antlaşmanın taslağı hazırlanmıştır.
Geciken Osmanlı barış antlaşmasının maddelerini netleştirmek amacıyla İtilaf Devletleri bu özel konferansı düzenlemiştir.
3
Saltanat Şurası'nın toplanma amacını ve zamanlamasını belirlemek
Temmuz 1920'de padişah başkanlığında toplanan şura, İtilaf Devletleri'nce sunulan antlaşma metnini kabul etme kararı almıştır.
Antlaşmanın imzalanabilmesi için Osmanlı yöneticilerinin resmi bir onay ve karar organı toplaması gerekmiştir.
4
Sevr Antlaşması'nın imzalanmasını kronolojik sürecin sonuna yerleştirmek
10 Ağustos 1920'de Osmanlı delegeleri Sevr kasabasında antlaşmayı imzalamıştır.
Şura kararının ardından delegelerin antlaşmayı resmen imzalaması sürecin son aşamasıdır.

Key Concept

Sevr Antlaşması'nın hazırlanma ve imzalanma süreci
Question 802Question

Yeni Türk Devleti'nde halkçılık ilkesi doğrultusunda toplumsal eşitlik, dayanışma ve sosyal adaleti pekiştirmek amacıyla çeşitli alanlarda inkılaplar gerçekleştirilmiştir.

Buna göre, aşağıda verilen halkçılık ilkesi kapsamındaki gelişmeleri kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Halkçılık ilkesi doğrultusunda gerçekleştirilen inkılapların doğru kronolojik sıralaması: Aşar vergisinin kaldırılması (1925), Türk Medeni Kanunu'nun kabulü (1926), Belediye Kanunu ile kadınlara seçme-seçilme hakkı verilmesi (1930) ve Soyadı Kanunu'nun kabulü (1934) şeklindedir.
Halkçılık ilkesi doğrultusunda toplumsal eşitlik ve adaleti pekiştirmeyi amaçlayan inkılapların doğru sıralaması, 1925 yılında Aşar vergisinin kaldırılmasıyla başlar, 1926'da Türk Medeni Kanunu'nun kabul edilmesiyle devam eder, 1930'da kadınlara belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkının verilmesiyle sürer ve nihayet 1934 yılında Soyadı Kanunu'nun kabul edilmesiyle tamamlanır.

Step-by-Step Solution

1
Cumhuriyetin ilk yıllarında tarım toplumunun refahını artırmaya yönelik ilk halkçı reformu tespit etmek
Köylünün sırtındaki ağır vergi yükünü kaldırarak sosyal adaleti sağlayan Aşar vergisinin kaldırılması 1925 yılına aittir.
Sıralamadaki en erken tarihli gelişmedir.
2
Toplumsal ve hukuki eşitliği sağlayan kanunun yılını belirlemek
Kadın ve erkek arasındaki hukuki ve sosyal eşitliği düzenleyen Türk Medeni Kanunu 1926 yılında kabul edilmiştir.
Aşar vergisinin kaldırılmasından hemen bir yıl sonra toplumsal yapıyı modernleştirmek amacıyla yürürlüğe konmuştur.
3
Kadınların siyasete katılımını başlatan yasal düzenlemenin yılını bulmak
Kadınlara belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı tanınması 1930 yılındadır.
Kadınların siyasete katılımı Medeni Kanun'da yer almadığından, bu adım 1930'lu yıllarda atılmaya başlanmıştır.
4
Sınıfsal ayrıcalıkları önleyen yasanın yılını saptamak
Ayrıcalık bildiren unvan ve lakapların kaldırılmasıyla eş zamanlı yürütülen Soyadı Kanunu 1934 yılında kabul edilmiştir.
Halkçılık ilkesinin en doğrudan sonuçlarından biri olan bu kanun, sıralamadaki en son kronolojik aşamadır.

Key Concept

Halkçılık ilkesi kapsamında gerçekleştirilen reformların kronolojisi ve toplumsal eşitlik hedefleri.
Estimated Time:2m 0s
Question 803Question

Bir bölgede aşırı kuraklığın başlangıcından sosyoekonomik etkilerinin ortaya çıkışına kadar olan süreci göz önüne alarak, aşağıda verilen kuraklık aşamalarını ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Kuraklık gelişim aşamalarının doğru sıralaması sırasıyla; yağış miktarlarının azalması (meteorolojik kuraklık), toprak neminin azalması (tarımsal kuraklık), yüzey ve yeraltı su kaynaklarının azalması (hidrolojik kuraklık) ve su kıtlığının toplumu etkilemesi (sosyoekonomik kuraklık) şeklindedir.
Kuraklığın aşamalı olarak ilerlemesinde sırasıyla yağış azlığı (meteorolojik), toprak neminin azalması (tarımsal), akarsu ve göl seviyelerinin gerilemesi (hidrolojik) ve nihayetinde toplumsal/ekonomik hayatın etkilenmesi (sosyoekonomik) gerçekleşir. Bu nedenle doğru sıralama meteorolojik kuraklık, tarımsal kuraklık, hidrolojik kuraklık ve sosyoekonomik kuraklık şeklindedir.

Step-by-Step Solution

1
Meteorolojik kuraklık aşamasını belirleme
İlk olarak yağış miktarının normal değerlerin altına inmesi (meteorolojik kuraklık) süreci başlatır.
Kuraklık atmosferik nem ve yağış eksikliğiyle başlayan bir doğa olayıdır.
2
Tarımsal kuraklık aşamasını belirleme
Yağış azlığı toprak neminin tükenmesine ve bitkilerin susuz kalmasına (tarımsal kuraklık) yol açar.
Toprağın üst tabakasındaki su eksikliği doğrudan bitki gelişimini ve tarımsal üretimi vurur.
3
Hidrolojik kuraklık aşamasını belirleme
Uzun süren kuraklık yeraltı suyu, akarsu debileri ve göller gibi hidrolojik rezervlerin azalmasıyla (hidrolojik kuraklık) devam eder.
Yüzey ve yeraltı su kaynaklarının beslenmesi yağış ve sızmaya bağlı olduğu için gecikmeli olarak bu kaynaklar da kurur.
4
Sosyoekonomik kuraklık aşamasını belirleme
En son aşamada su kıtlığı içme suyu sıkıntısı, enerji üretimi düşüşü ve gıda fiyatlarının artması gibi sosyoekonomik etkilere dönüşür.
Ekonomik ve sosyal sistemlerin su kısıtından doğrudan zarar görmesi sürecin son boyutudur.

Key Concept

Kuraklık hidrolojik kökenli, yavaş gelişen ve aşamalı olarak ilerleyen ekstrem bir doğa olayıdır.
Question 804Question

Tanzimat Dönemi Türk tiyatrosunun gelişim sürecinde yaşanan aşağıdaki gelişmeleri kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Doğru kronolojik sıralama; Şair Evlenmesi'nin tefrikası (1860), Güllü Agop'un Gedikpaşa Tiyatrosu imtiyazını alması (1868), Vatan yahut Silistre'nin sahnelenmesi (1873) ve Nesteren'in yayımlanması (1878) şeklindedir.
Gelişmelerin kronolojik sırası Şair Evlenmesi'nin tefrika edilmesi (1860), Gedikpaşa Tiyatrosu imtiyazının alınması (1868), Vatan yahut Silistre'nin sahnelenmesi (1873) ve Nesteren'in yayımlanması (1878) şeklindedir.

Step-by-Step Solution

1
Verilen gelişmelerin tarihlerini belirlemek.
Şair Evlenmesi 1860'ta tefrika edilmiş, Gedikpaşa Tiyatrosu imtiyazı 1868'de alınmış, Vatan yahut Silistre 1873'te sahnelenmiş ve Nesteren 1878'de yayımlanmıştır.
Sıralamayı doğru yapabilmek için her gelişmenin gerçekleştiği yılı bilmek gerekir.
2
Tarihleri geçmişten günümüze doğru sıralamak.
Sıralama 1860, 1868, 1873 ve 1878 şeklinde gerçekleşir.
Kronolojik sıra geçmişten günümüze doğru istendiği için en eski tarihten en yeni tarihe doğru bir düzenleme yapılmalıdır.

Key Concept

Tanzimat Dönemi Tiyatrosu kronolojisi ve önemli edebi/kurumsal olaylar
Question 805Question

Halide Edip Adıvar'ın Milli Mücadele dönemini konu edinen ünlü eseri *Vurun Kahpeye* romanının olay örgüsü dikkate alındığında, aşağıda verilen gelişmelerin kronolojik olarak doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Doğru sıralama: İdealist öğretmen Aliye'nin Anadolu'daki bir kasabaya atanarak göreve başlaması, Tosun Bey ile nişanlanması, işbirlikçi figürlerin hedefi haline gelmesi ve son olarak kışkırtmalar sonucu linç edilmesidir.
Doğru sıralama, Aliye'nin kasabaya atanmasıyla başlayıp Tosun Bey ile nişanlanması, ardından işgal ve iftiralarla devam ederek linç edilmesiyle son bulmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Eserin başlangıç aşamasını (serim) tespit etme
Aliye'nin öğretmen olarak kasabaya atanması ilk olaydır.
Olay örgüsünün başlaması Aliye'nin İstanbul'dan Anadolu'ya öğretmenlik amacıyla gelmesine dayanır.
2
Milli Mücadele ilişkilerinin kurulmasını sıralama
Tosun Bey ile nişanlanma ikinci olaydır.
Aliye'nin kasabada tanınıp Tosun Bey ile nişanlanması, işgal öncesindeki gelişmedir.
3
İşgal dönemi çatışmalarını belirleme
Yunan işgaliyle beraber işbirlikçilerin Aliye'yi hedef alması üçüncü olaydır.
Çatışmanın zirveye ulaştığı bu evre düşman işgalinin gerçekleşmesinden sonra ortaya çıkar.
4
Romanın sonunu (çözüm) belirleme
Aliye'nin iftiralar sonucu linç edilmesi son olaydır.
Eserin trajik sonunu ve Aliye'nin şehadetini temsil eden olay, anlatının finalidir.

Key Concept

Milli Edebiyat romanlarında olay örgüsü takibi ve kahramanların gelişim aşamaları
Estimated Time:1m 30s
Question 806Question

TBMM'nin açılmasından itibaren millî egemenliğe dayalı, tam bağımsız ve çağdaş bir devlet kurma amacıyla idari ve hukuki yapıda köklü dönüşümler yaşanmıştır. Bu dönüş��mlerin aşamalı olarak hayata geçirilmesi hem kamuoyu tepkisini azaltmış hem de inkılapların kalıcı olmasını sağlamıştır.

Buna göre, yeni kurulan Türk devletinde rejim, egemenlik ve laiklik alanlarında gerçekleştirilen aşağıdaki siyasi dönüşümleri kronolojik olarak eskiden yeniye doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Siyasi alanda yapılan inkılapların kronolojik sıralaması: Saltanatın kaldırılması (1 Kasım 1922), Ankara'nın başkent ilan edilmesi (13 Ekim 1923), Halifeliğin kaldırılması (3 Mart 1924) ve Kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkının verilmesi (5 Aralık 1934) şeklindedir.
Kronolojik sıralama geçmişten günümüze doğru sırasıyla: Saltanatın kaldırılması (1 Kasım 1922), Ankara'nın başkent olması (13 Ekim 1923), Halifeliğin kaldırılması (3 Mart 1924) ve Kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkının verilmesi (5 Aralık 1934) şeklindedir.

Step-by-Step Solution

1
İlk olarak Saltanatın kaldırılması tarihini tespit etmek.
Saltanat, 1 Kasım 1922'de kaldırılarak Osmanlı hanedanının egemenliğine son verilmiştir.
Bu adım, Lozan görüşmelerine İstanbul Hükümeti'nin de çağrılmasıyla oluşacak çift başlılığı engellemek için öncelikle atılmıştır.
2
Ardından gelen başkent tartışmalarının çözülme tarihini bulmak.
Ankara, 13 Ekim 1923'te yasal bir düzenlemeyle yeni kurulan devletin başkenti yapılmıştır.
Cumhuriyet rejimine geçilmeden hemen önce devletin merkezi resmileştirilmiştir.
3
Laiklik yolundaki en önemli siyasi adımın tarihini belirlemek.
3 Mart 1924 tarihinde kabul edilen kanunla Halifelik lağvedilmiştir.
Eski rejim yanlılarının halifelik etrafında toplanmasını önlemek ve laik devlet yapısına geçişi hızlandırmak amaçlanmıştır.
4
Demokratikleşme sürecinde halkın tamamının yönetime katılmasını sağlayan son aşamayı tespit etmek.
Kadınlara 5 Aralık 1934'te milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır.
Milli egemenlik ilkesinin cinsiyet ayrımı gözetilmeksizin tam anlamıyla uygulanabilmesi hedeflenmiştir.

Key Concept

Yeni Türk Devleti'nde siyasi inkılapların aşamalı olarak gerçekleştirilmesi ve kronolojisi.
Estimated Time:1m 30s
Question 807Question

Tanzimat Dönemi Türk tiyatrosunun gelişim evrelerini ve yapısal değişimini yansıtan aşağıdaki eserleri, ilk yayımlanma veya sahnelenme yıllarını esas alarak geçmişten günümüze doğru nasıl sıralamalıyız?

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Şair Evlenmesi, Afife Anjelik, Vatan yahut Silistre, Eşber
Doğru sıralama Şair Evlenmesi (1860), Afife Anjelik (1870), Vatan yahut Silistre (1873) ve Eşber (1880) şeklindedir. Bu sıralama Tanzimat tiyatrosunun ilk denemelerinden (Şair Evlenmesi), ilk dram ve trajedi denemelerine (Afife Anjelik), sahnelenme aşamasına (Vatan yahut Silistre) ve nihayetinde ikinci dönemdeki manzum ve okunmaya yönelik tiyatro anlayışına (Eşber) doğru evrilen tarihsel gelişimini tam olarak yansıtmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Eserlerin edebiyat tarihindeki yerlerini ve yayımlanma/sahnelenme yıllarını belirleyiniz.
Şair Evlenmesi 1859'da yazılıp 1860'ta yayımlanmıştır. Afife Anjelik 1870'te yayımlanmıştır. Vatan yahut Silistre 1873'te sahnelenmiş ve basılmıştır. Eşber ise 1880'de yayımlanmıştır.
Kronolojik sıralama yapabilmek için her eserin ilk ortaya çıkış veya yayımlanma yılını doğru tespit etmek gerekir.
2
Eserleri yıllara göre eskiden yeniye doğru diziniz.
Sıralama: Şair Evlenmesi (1860) -> Afife Anjelik (1870) -> Vatan yahut Silistre (1873) -> Eşber (1880) şeklindedir.
1860, 1870, 1873 ve 1880 yılları kronolojik olarak bu sırayı takip etmektedir.

Key Concept

Tanzimat Dönemi Tiyatrosunun Kronolojik Gelişimi ve Kilometre Taşları
Estimated Time:2m 0s
Question 808Question

Milli Mücadele Dönemi'nde Doğu ve Güney cephelerinde yaşanan aşağıdaki gelişmeleri, kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Gelişmelerin doğru kronolojik sıralaması: Fransızların Adana ve çevresini işgali (Kasım 1918), Maraş halk direnişi sonucu Fransızların çekilmesi (Şubat 1920), Ermenistan ile Gümrü Antlaşması'nın imzalanması (Aralık 1920) ve Fransa ile Ankara Antlaşması'nın imzalanması (Ekim 1921) şeklindedir.
Olayların doğru kronolojik sıralaması: Fransızların Adana'yı işgal etmesi (Kasım 1918), Fransızların Maraş'ı tahliye etmesi (Şubat 1920), Gümrü Antlaşması'nın imzalanması (Aralık 1920) ve Ankara Antlaşması'nın imzalanması (Ekim 1921) şeklindedir.

Step-by-Step Solution

1
İşgal sürecinin başlangıcını tespit etmek.
Mondros Ateşkes Antlaşması'nın ardından (Kasım 1918) Fransızların Ermenilerle iş birliği yaparak Adana'yı işgali ilk sıradadır.
Milli Mücadele'nin cepheler aşamasından önce, Mondros sonrası başlayan ilk işgaller kronolojinin başlangıcını oluşturur.
2
Güney Cephesi'ndeki ilk bölgesel başarıyı belirlemek.
Kuvayıyımilliye direnişiyle Fransızların Maraş'tan çekilmesi (Şubat 1920) ikinci sıradadır.
Bu gelişme, TBMM'nin açılmasından ve düzenli ordunun kurulmasından önce gerçekleşen yerel bir halk başarısıdır.
3
Doğu Cephesi'nin diplomatik sonucunu yerleştirmek.
Ermenistan ile imzalanan Gümrü Antlaşması (3 Aralık 1920) üçüncü sıradadır.
Düzenli ordunun Doğu Cephesi'ndeki başarısının ardından imzalanan bu antlaşma, TBMM'nin uluslararası alandaki ilk siyasi zaferidir.
4
Güney Cephesi'nin resmen kapanmasını sağlayan antlaşmayı yerleştirmek.
Sakarya Zaferi'nden sonra imzalanan Ankara Antlaşması (20 Ekim 1921) son sıradadır.
Batı Cephesi'ndeki Sakarya zaferinin diplomatik bir sonucu olan bu antlaşma, kronolojideki en son gelişmedir.

Key Concept

Milli Mücadele Dönemi Doğu ve Güney cephelerindeki askeri mücadeleler ve bu mücadeleleri sonlandıran diplomatik antlaşmaların kronolojik sırası.
Question 809Question

Aşağıda Bâkî’ye ait bir gazelin beyitleri karışık olarak verilmiştir:

I. Cihânı bî-vefâ gördükte çekildik kûşe-i sabra
Biz ol rind-i belâ-keş âlemin hayrânıyız cânâ

II. Süleymân-ı zamândır adl ile şimdi Bâkî
Der-i lutfunda biz de kem-terîn derbânıyız cânâ

III. Ezelden şâh-ı aşkın bende-i fermânıyız cânâ
Muhabbet mülkünün sultân-ı âlî-şânıyız cânâ

Bu beyitlerin anlamlı ve kurallı bir gazel oluşturacak şekilde baştan sona doğru sıralanışı aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Beyitlerin gazel oluşturacak şekilde doğru sıralanışı III - I - II şeklindedir.
Gazelin ilk beyti (matla) kendi arasında kafiyelidir (aa). III numaralı beyitte yer alan 'fermânıyız cânâ' ve 'âlî-şânıyız cânâ' ifadeleri bu kafiye düzenini gösterdiğinden ilk sıradadır. Gazelin son beytinde (makta) şairin mahlası bulunur; II numaralı beyitte 'Bâkî' mahlası geçtiğinden bu beyit sondadır. Gelişme beyti olan I numaralı beyit ise ortada yer alarak III - I - II sıralamasını oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Kafiye şemasını belirleme
III numaralı beytin mısra sonları (fermânıyız cânâ / âlî-şânıyız cânâ) kendi arasında kafiyeli olup 'aa' ��emasını oluşturur. I numaralı beyit 'ba', II numaralı beyit ise 'ca' kafiye düzenindedir.
Gazelin ilk beyti (matla) her zaman kendi arasında kafiyeli (aa) olmak zorundadır. Bu yüzden III numaralı beyit ilk sıraya yerleştirilir.
2
Mahlas beytini (makta) bulma
II numaralı beyitte şairin mahlası olan 'Bâkî' ifadesi yer almaktadır.
Gazellerde şairin mahlası son beyitte (makta) geçtiği için II numaralı beyit en sonda bulunmalıdır.
3
Orta beyti yerleştirip sıralamayı tamamlama
Geriye kalan I numaralı beyit, kafiye yapısı ve konu akışı gereği matla ile makta arasında yer alır.
İlk beyit III, son beyit II olduğuna göre doğru sıralama III - I - II şeklinde kurulur.

Key Concept

Gazel nazım şeklinin yapısal özellikleri, matla ve makta beyitlerinin tespiti ve kafiye örgüsü.
Question 810Question

Türkiye’nin iktisat tarihi boyunca uygulanan ekonomi politikaları ve bu politikaların yönünü belirleyen önemli gelişmeler bulunmaktadır. Aşağıda verilen olayları en eskiden en yeniye do��ru kronolojik olarak sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

İzmir İktisat Kongresi'nin toplanması (1923), Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı'nın uygulamaya konulması (1934), Devlet Planlama Teşkilatı'nın (DPT) kurulması (1960) ve 24 Ocak Kararları'nın ilan edilmesi (1980) şeklinde sıralanmalıdır.
Türkiye'nin iktisat tarihindeki bu önemli gelişmeler sırasıyla İzmir İktisat Kongresi (1923), Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı (1934), Devlet Planlama Teşkilatı'nın kurulması (1960) ve 24 Ocak Kararları'nın alınması (1980) kronolojisine sahiptir. Bu sıralama Türkiye ekonomisinin liberal arayışlar, devletçilik, planlı dönem ve dışa açık serbest piyasa aşamalarını doğru şekilde yansıtmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
İlk dönem politikalarını belirleyin.
İzmir İktisat Kongresi, Cumhuriyet'in ilanından hemen önce 1923 yılında toplanmış ve liberal eğilimli ilk dönem politikalarının temelini atmıştır.
Yeni kurulan devletin ekonomik bağımsızlığını sağlamak ve izlenecek yolu belirlemek amacıyla yapılan ilk büyük organizasyondur.
2
Devletçi döneme geçiş hamlesini bulun.
1929 Dünya Ekonomik Buhranı'nın etkisiyle 1930'larda devletçi politikalara geçilmiş ve bu kapsamda 1934 yılında Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı uygulanmıştır.
Özel sektörün sermaye yetersizliği nedeniyle sanayi yatırımlarının devlet eliyle yürütülmesi amaçlanmıştır.
3
Planlı kalkınma döneminin başlangıcını tespit edin.
1960 yılında Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) kurularak beş yıllık kalkınma planları dönemi başlamıştır.
Ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmayı hızlandırmak için yatırımların koordineli ve planlı şekilde yönetilmesi hedeflenmiştir.
4
Dışa açık serbest piyasa ekonomisine geçişi belirleyin.
1980 yılında ilan edilen 24 Ocak Kararları ile ithal ikameci modelden ihracata dayalı, dışa açık serbest piyasa ekonomisine geçilmiştir.
Ülkedeki döviz darboğazını aşmak ve küresel ekonomiyle entegrasyonu sağlamak amaçlanmıştır.

Key Concept

Türkiye ekonomisinde dönemler ve politika değişiklikleri
Question 811Question

Yeni Türk Devleti'nin kuruluş sürecinde milli egemenliği pekiştirmek ve devlet yönetimini çağdaşlaştırmak amacıyla siyasi alanda pek çok inkılap gerçekleştirilmiştir.

Buna göre, aşağıda verilen siyasi alandaki inkılapların kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Doğru sıralama; Osmanlı saltanatının kaldırılması (1 Kasım 1922), Ankara'nın başkent ilan edilmesi (13 Ekim 1923), Halifeliğin kaldırılması (3 Mart 1924) ve Türk kadınlarına milletvekili seçme ve seçilme hakkının verilmesi (5 Aralık 1934) şeklinde olmalıdır.
Doğru kronolojik sıralama; Osmanlı saltanatının kaldırılması (1 Kasım 1922) ile başlar, Ankara'nın başkent yapılması (13 Ekim 1923) ve Halifeliğin kaldırılması (3 Mart 1924) ile devam eder, Türk kadınlarına milletvekili seçme ve seçilme hakkının verilmesi (5 Aralık 1934) ile son bulur.

Step-by-Step Solution

1
Verilen siyasi inkılapların gerçekleşme tarihlerini tespit etmek.
Saltanatın kaldırılması 1 Kasım 1922, Ankara'nın başkent olması 13 Ekim 1923, Halifeliğin kaldırılması 3 Mart 1924, kadınların milletvekili seçme/seçilme hakkı ise 5 Aralık 1934 tarihlerindedir.
Kronolojik sıralamayı doğru yapabilmek için her bir siyasi gelişmenin tarihsel sürecini bilmek gerekir.
2
Tarihsel sıralamayı en eskiden en yeniye doğru yapmak.
İlk olarak 1922 yılında saltanat kaldırılmış, ardından Ekim 1923'te Ankara başkent olmuş, Mart 1924'te halifelik kaldırılmış ve son olarak 1934'te kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır.
İnkılapların yapılış süreci, milli egemenlik ve laikleşme adımlarının aşamalı bir şekilde hayata geçirilmesi mantığına dayanmaktadır.

Key Concept

Siyasi alanda yapılan inkılapların kronolojik sırası ve aşamalılığı
Question 812Question

Türklerin tarih boyunca astronomi bilimiyle ilgilenmeleri, dini ve ekonomik ihtiyaçları doğrultusunda farklı zaman taksim yöntemlerini benimsediklerini göstermektedir.

Bu çerçevede Türk devletlerinin benimsediği aşağıdaki takvimsel gelişmeleri, geçmişten günümüze doğru kronolojik olarak sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Doğru kronolojik sıralama: İlk olarak İslam öncesi dönemdeki On İki Hayvanlı Türk Takvimi'nin kullanılması, ardından İslamiyet'in kabulüyle Hicri Takvim'e geçilmesi, Selçuklular döneminde Celali Takvimi'nin hazırlanması ve son olarak Osmanlı döneminde Rumi Takvim'in mali amaçlarla kabul edilmesi şeklindedir.
Gelişmelerin kronolojik sıralaması Türk devletlerinin kültürel ve dini dönüşümleri ile paralellik gösterir: İslamiyet öncesi dönemde On İki Hayvanlı Türk Takvimi, İslamiyet'in kabulüyle Hicri Takvim, Büyük Selçuklu döneminde Celali Takvimi ve Osmanlı döneminde Rumi Takvim kullanılmaya başlanmıştır.

Step-by-Step Solution

1
İslamiyet öncesi döneme ait ilk takvimsel gelişmeyi tespit etmek.
Doğa olaylarına göre her yıla bir hayvan adı verilen sistemin (On İki Hayvanlı Türk Takvimi) en eski gelişme olduğu belirlenir.
Bu takvim, Türklerin bilinen en eski ve İslamiyet öncesi dönemde kullandığı tek sistemdir.
2
Türklerin İslam dünyasına girmesiyle yaşanan takvim değişimini belirlemek.
Ay yılı esaslı sistemin (Hicri Takvim) ikinci sıraya yerleştirilmesi gerektiği saptanır.
Türklerin 10. yüzyıldan itibaren İslamiyet'i kabul etmesiyle birlikte sosyal ve dini hayat Hicri takvime göre düzenlenmiştir.
3
Selçuklu ve Osmanlı dönemlerindeki güneş yılı esaslı takvimleri karşılaştırmak.
Melikşah döneminde hazırlanan sistemin (Celali Takvimi), Osmanlı'daki mali takvimden (Rumi Takvim) daha önce yürürlüğe girdiği belirlenir.
Celali Takvimi 11. yüzyılda (1079), Osmanlı Rumi Takvimi ise çok daha sonraki yüzyıllarda (mali amaçlı olarak 17. yüzyıl ve sonrasında) kullanılmaya başlanmıştır.

Key Concept

Türk devletlerinin tarih boyunca kullandığı takvimlerin kronolojik sırası ve kullanım amaçları.

Alternative Method

Türk devletlerinin tarihsel gelişim sırasını (İslamiyet öncesi Türk devletleri -> Karahanlılar -> Büyük Selçuklular -> Osmanlı Devleti) takip ederek takvimlerin kullanım dönemlerini kolayca eşleştirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 813Question

Türk devletlerinin tarih boyunca kullandığı takvimlere dair aşağıda verilen gelişmeleri, kronolojik olarak en eskiden en yeniye doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Gelişmelerin kronolojik sırası: Türklerin İslamiyet'i kabulüyle Hicri takvime geçilmesi, Büyük Selçuklu'da Celali takviminin hazırlanması, Osmanlı Devleti'nde Rumi takvimin mali işlerde kullanılmaya başlanması ve Türkiye Cumhuriyeti'nde Miladi takvimin kabul edilmesi şeklindedir.
Doğru kronolojik sıralama; Türklerin İslamiyet'i kabulüyle Hicri takvimin kullanılmaya başlanması, Büyük Selçuklu Devleti'nde Celali takviminin yapılması, Osmanlı Devleti'nde Rumi takvimin uygulanması ve son olarak Türkiye Cumhuriyeti'nde Miladi takvimin kabul edilmesi şeklindedir.

Step-by-Step Solution

1
İlk olarak, Türklerin İslamiyet'i kabulü ile hayatlarına giren takvimi belirleyin.
Hicri takvimin kullanımı (10. yüzyıl - Karahanlılar Dönemi).
Türklerin İslam kültür dairesine girmesiyle birlikte dini ve resmi işlerde Hicri takvime geçilmiştir.
2
Daha sonra, Selçuklu döneminde tarım ve maliye ihtiyaçları için yapılan takvim reformunu tespit edin.
Celali takviminin hazırlanması (11. yüzyıl - 1079).
Sultan Melikşah'ın emriyle Ömer Hayyam başkanlığındaki heyet tarafından hazırlanan Celali takvimi, Hicri takvimden sonra yürürlüğe girmiştir.
3
Osmanlı Devleti'nin mali aksaklıkları gidermek için tasarladığı takvimi bulun.
Rumi takvimin resmiyet kazanması (17. yüzyıl adımları, 1840 resmiyet).
Osmanlı Devleti'nde bütçe açıklarını ve sıvış yılı sorunlarını engellemek adına Güneş yılı esaslı Rumi takvime geçilmiştir.
4
Son olarak, modernleşme ve uluslararası ilişkiler bağlamında kabul edilen son takvimi belirleyin.
Miladi takvimin kabul edilmesi (1925).
Cumhuriyet Dönemi'nde batılı devletlerle ekonomik ve sosyal ilişkileri düzenlemek amacıyla Miladi takvim en son kabul edilen sistemdir.

Key Concept

Türklerin tarih boyunca kullandığı takvimlerin kronolojik gelişimi ve kullanım amaçları
Question 814Question

Uluslararası örgütlerin kuruluş süreçleri ve üye yapıları, küresel siyaset ve ekonomideki dönüm noktalarıyla yakından ilişkilidir. Türkiye de Cumhuriyet tarihi boyunca değişen dış politika öncelikleri ve bölgesel dinamikler çerçevesinde farklı dönemlerde askeri, siyasi ve ekonomik amaçlı çeşitli uluslararası örgütlerin kuruluşunda yer almış ya da bu örgütlere sonradan üye olmuştur.

Buna göre, Türkiye'nin üyesi olduğu aşağıdaki uluslararası örgütleri kuruluş tarihlerine göre en eskiden en yeniye doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Türkiye'nin üye olduğu bu örgütlerin kuruluş tarihlerine göre en eskiden en yeniye doğru sıralaması sırasıyla Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) [1949], İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) [1969], Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (KEİ) [1992] ve Gelişen Sekiz Ülke (D-8) [1997] şeklindedir.
Kuruluş tarihlerine göre eskiden yeniye doğru doğru sıralama sırasıyla NATO (1949), İİT (1969), KEİ (1992) ve D-8 (1997) şeklindedir. Bu kronolojik yapı, küresel düzeyde güvenlik kaygılarından ekonomik iş birliklerine doğru evrilen dönemsel öncelikleri de yansıtmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü'n��n (NATO) kuruluş tarihinin belirlenmesi.
Örgütün kuruluş yılı 1949'dur. Türkiye ise bu askeri örgüte 1952 yılında dahil olmuştur.
Sıralamadaki en eski tarihli örgütü tespit etmek.
2
İslam İşbirliği Teşkilatı'nın (İİT) kuruluş tarihinin belirlenmesi.
Örgütün kuruluşu 1969 yılındadır. Türkiye kurucu üyeler arasında yer alır.
NATO'dan sonra gelen ikinci basamağı yerleştirmek.
3
Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı'nın (KEİ) kuruluş tarihinin belirlenmesi.
Örgüt, Soğuk Savaş'ın sona ermesinin ardından bölgesel ekonomik kalkınmayı desteklemek üzere 1992 yılında kurulmuştur.
Sıralamanın üçüncü basamağını yerleştirmek.
4
Gelişen Sekiz Ülke (D-8) örgütünün kuruluş tarihinin belirlenmesi.
Örgüt 1997 yılında kurulmuştur.
Kronolojide en yeni kurulan son örgütü belirleyerek sıralamayı tamamlamak.

Key Concept

Küresel ve Bölgesel Örgütlerin Kuruluş Kronolojisi ve Türkiye'nin Üyelik Durumları
Estimated Time:2m 0s
Question 815Question

Abbasiler Dönemi ve Türklerin İslamiyet’i kabulü sürecinde yaşanan aşağıdaki gelişmeleri kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Verilen gelişmeler kronolojik olarak sırasıyla Emevilerin yıkılarak Abbasi Devleti’nin kurulması, Karluk Türklerinin desteğiyle Çinlilere karşı Talas Savaşı’nın kazanılması ve Halife Mutasım döneminde Türk askerlerinin askeri özelliklerini korumak için Samarra şehrinin kurulması şeklinde sıralanmalıdır.
Verilen gelişmelerin tarihsel sıralaması sırasıyla Abbasi Devleti’nin kuruluşu (750750), Talas Savaşı (751751) ve Samarra ordugah kentinin kurulması (836836) şeklindedir.

Step-by-Step Solution

1
Abbasi Devleti’nin kuruluş tarihini belirleme
750750 yılındaki Abbasi kuruluşu tespit edilir.
Emevi iktidarının sona erip Abbasilerin kurulması kronolojinin ilk halkasıdır.
2
Talas Savaşı’nın tarihini belirleme
751751 yılındaki Talas Savaşı tespit edilir.
Abbasilerin kuruluşundan hemen sonra Çin tehdidine karşı Karluklarla ittifak yapılmıştır.
3
Samarra şehrinin kuruluş tarihini belirleme
836836 yılında Samarra ordugah şehrinin kurulması tespit edilir.
Talas Savaşı sonrası Türklerin Abbasi askeri kadrolarında güçlenmesinin bir sonucu olarak en son bu ordugah şehir inşa edilmiştir.

Key Concept

Abbasiler döneminde Türk-Arap ilişkilerinin gelişimi ve askeri amaçlı ordugah şehirlerinin kurulması kronolojisi
Estimated Time:1m 30s
Question 816Question

İlk Çağ'da Mezopotamya ve Ön Asya çevresinde siyasi gücün yapısında ve yönetim organizasyonlarında önemli değişimler ya��anmıştır.

Aşağıda verilen siyasi ve idari gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Sümerlerde şehir devletlerinin kurulması, Akadların ilk imparatorluğu kurması, Babil'de Hammurabi'nin mutlak krallığı ilan etmesi ve Perslerin satraplık sistemini uygulaması sırasıyla kronolojik olarak dizilmelidir.
Siyasi güç merkezlerinin gelişiminde ilk aşama Sümerlerin şehir devletleri kurmasıdır. Ardından Akadlar bu devletleri birleştirerek ilk imparatorluğu kurmuştur. Sonrasında Babil Kralı Hammurabi gücün meşruiyetini kanunlara dayandırmış ve en son aşamada ise Persler devasa sınırları yönetmek için satraplık sistemini uygulamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Sümer uygarlığının siyasi yapısını belirlemek
Sümer şehir devletleri (site) ve rahip-kral (ensi/lugal) yönetimi MÖ 3000 civarında Mezopotamya'daki ilk belirgin siyasi güç merkezleridir.
Tarihsel sıralamanın en başındaki unsuru saptamak.
2
Akad İmparatorluğu'nun kuruluş zamanını belirlemek
Akadlar MÖ 2350 civarında Sümer şehir devletlerini ele geçirerek tarihin ilk merkezi imparatorluğunu kurmuşlardır.
Sümerlerden sonraki aşamayı belirlemek.
3
Babil Kralı Hammurabi döneminin siyasi özelliklerini incelemek
Babil hanedanının en güçlü kralı Hammurabi MÖ 1792-1750 yılları arasında hüküm sürmüş ve gücü orduya ve kanunlara dayandıran mutlak monarşiyi kurmuştur.
Akad imparatorluğunun yıkılışının ardından gelen Babil egemenliğini sıralamaya eklemek.
4
Pers satraplık sisteminin ortaya çıkışını saptamak
Perslerin imparatorluk topraklarını satraplıklara ayırıp posta teşkilatı kurması MÖ 522-486 yılları arasında I. Darius döneminde gerçekleşmiştir.
Sıralamadaki en son kronolojik gelişmeyi tespit etmek.

Key Concept

İlk Çağ'da Mezopotamya ve Ön Asya uygarlıklarında şehir devletlerinden imparatorluklara geçiş ve idari teşkilatlanma süreçleri.
Estimated Time:1m 30s
Question 817Question

İlk Türk devletlerinde kut anlayışı, veraset sistemi ve devletin siyasi geleceği arasındaki neden-sonuç ilişkisini göz önünde bulundurarak, aşağıda verilen aşamaları ilk sebepten nihai sonuca doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Süreç kut yetkisinin ilahi olarak verilmesiyle başlar, bu yetkinin tüm hanedana geçmesiyle veraset kuralları şekillenir, bu belirsizlik taht kavgalarına yol açar ve en nihayetinde devletin otoritesi bozularak bölünme ve yıkılış gerçekleşir.
Süreç kut yetkisinin ilahi olarak verilmesiyle başlar, bu yetkinin tüm hanedana geçmesiyle veraset kuralları şekillenir, bu belirsizlik taht kavgalarına yol açar ve en nihayetinde devletin otoritesi bozularak bölünme ve yıkılış gerçekleşir.

Step-by-Step Solution

1
Egemenliğin kaynağının belirlenmesi
Kağana Gök Tanrı tarafından yönetme yetkisi (kut) verildiği inancı sürecin ilk basamağını oluşturur.
Devlet yönetimindeki veraset kuralları ve siyasi otorite bu ilahi meşruiyete dayanmaktadır.
2
Kut yetkisinin hanedan üyelerine aktarılması
Kutun kan yoluyla hanedanın tüm erkek ��yelerine geçmesi ve ülkenin hanedanın ortak malı sayılması kuralı doğar.
İlahi yetkilendirme inancı, doğrudan taht üzerinde hak iddia edebilecek kişilerin kapsamını belirler.
3
Taht mücadelelerinin ortaya çıkışı
Hükümdar öldüğünde tahta kimin geçeceğine dair kesin bir kural olmaması nedeniyle taht kavgaları başlar.
Veraset sistemindeki belirsizlik ve her hanedan üyesinin kut sahibi olması kaçınılmaz olarak çatışmaya yol açar.
4
Merkezi otoritenin zayıflaması ve yıkılış
Taht kavgaları merkezi otoriteyi zayıflatır ve ikili teşkilat yapısı sebebiyle devlet bölünerek yıkılır.
İç çatışmalar ve federal yönetim yapısı (ikili teşkilat) dış müdahalelere karşı devleti savunmasız hale getirir.

Key Concept

İlk Türk devletlerinde kut anlayışının veraset sistemine ve taht mücadelelerine etkisi
Question 818Question

Türkiye'de Cumhuriyet döneminden günümüze kadar uygulanan nüfus politikalarında dönüm noktası olan aşağıdaki gelişmeleri, en eskiden en yeniye doğru (kronolojik olarak) sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Gelişmelerin kronolojik olarak en eskiden en yeniye doğru doğru sıralaması şu şekildedir: İlk olarak çok çocuklu ailelerin yol vergisinden muaf tutulması ve doğum yapan annelerin ödüllendirilmesi (1930'lar); ardından 557 sayılı Nüfus Planlaması Kanunu ile nüfus artış hızını düşürücü politikalara geçilmesi (1965); daha sonra 2827 sayılı Nüfus Planlaması Kanunu ile kürtaj ve sterilizasyon haklarının yasal güvenceye kavuşturulması (1983); son olarak ise nüfus yaşlanmasına karşı çalışan annelere yönelik yarı zamanlı çalışma gibi yeni teşviklerin uygulamaya konulması (2010'lu yıllar).
Verilen gelişmeler kronolojik olarak incelendiğinde; çok çocuklu ailelere yol vergisi muafiyeti ve doğum madalyası verilmesi 1930'larda uygulanan nüfus artıcı politikalardır. 557 sayılı Nüfus Planlaması Kanunu 1965 yılında çıkarılarak nüfus artış hızını azaltıcı politikaya geçişi sağlamıştır. 2827 sayılı Nüfus Planlaması Kanunu ise 1983 yılında çıkarılarak aile planlamasının kapsamını genişletmiş, kürtajı yasal hale getirmiştir. Son olarak, nüfusun yaşlanma eğilimine girmesiyle çalışan annelere yönelik yarı zamanlı çalışma hakları 2010'lu yıllarda (özellikle 2016'da) yürürlüğe girmiştir. Bu doğrultuda doğru kronolojik sıralama en eskiden en yeniye doğru sırasıyla bu olayları takip etmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki nüfus politikasının belirlenmesi
1923-1965 yılları arasında Türkiye'de nüfus artış hızını artırma yönünde politikalar izlenmiştir. Yol vergisi muafiyeti ve madalya ödülleri bu dönemin (özellikle 1930'lu yılların) ürünüdür.
Savaş sonrası dönemde iş gücü ihtiyacını karşılamak ve savunma gücünü artırmak amacıyla nüfusu artırıcı önlemler ilk sıradadır.
2
Politika değişikliğinin ve ilk nüfus planlaması kanununun tespit edilmesi
1965 yılında çıkarılan 557 sayılı Nüfus Planlaması Kanunu ile doğum kontrol araçlarının satışı yasallaşmış ve antinatalist döneme geçilmiştir.
1960 sonrasında hızlı nüfus artışının ekonomik kalkınma hızını yavaşlatması nedeniyle politika değişikliğine gidilmiştir.
3
Nüfus planlaması kanununun kapsamının genişletilmesinin incelenmesi
1983 yılında çıkarılan 2827 sayılı Kanun ile kürtaj ve cerrahi kısırlaştırma yasal hale getirilmiştir.
Nüfus planlaması hizmetlerinin etkinliğini artırmak ve anne-çocuk sağlığını korumak amaçlanmıştır.
4
Günümüzdeki nüfus projeksiyonları doğrultusunda uygulanan güncel politikaların belirlenmesi
2010'lu yıllardan itibaren doğum oranlarının düşmesi ve yaşlanma eğilimi üzerine çalışan annelere yarı zamanlı çalışma gibi pronatalist teşvikler getirilmiştir.
TÜİK projeksiyonlarının gelecekte nüfusun dinamizmini kaybedeceğini göstermesi nedeniyle nüfus yapısını korumak hedeflenmektedir.

Key Concept

Cumhuriyet dönemi nüfus politikalarının tarihsel süreçteki amaç, yöntem ve araçlar açısından değişimi.
Estimated Time:2m 0s
Question 819Question

İslam medeniyetinde eğitim ve bilim alanında faaliyet gösteren aşağıdaki kurum ve yapıların, tarihsel olarak ilk ortaya çıkış zamanlarına göre kronolojik sıralaması nasıl olmalıdır?

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Kurumların kronolojik sıralaması Suffe, Beytülhikme ve Nizamiye Medreseleri şeklindedir.
İslam medeniyetinde eğitim kurumlarının gelişimi kronolojik olarak Hz. Muhammed döneminde kurulan Suffe ile başlar, Abbasi döneminde kurulan Beytülhikme ile devam eder ve Büyük Selçuklu döneminde açılan Nizamiye Medreseleri ile olgunlaşır. Bu nedenle doğru sıralama Suffe, Beytülhikme ve Nizamiye Medreseleri şeklindedir.

Step-by-Step Solution

1
Suffe'nin ortaya çıkış zamanını belirleme
Suffe, Hz. Muhammed d��neminde Hicret'ten hemen sonra VII. yüzyılın başlarında kurulmuştur.
Bu kurum, İslam medeniyetinin ilk sistemli eğitim mekânı olarak kabul edilir.
2
Beytülhikme'nin kuruluş zamanını belirleme
Beytülhikme, Abbasi Devleti döneminde IX. yüzyılın başlarında kurulmuştur.
Yabancı eserlerin tercüme edilmesi ve felsefi çalışmaların yapılması amacıyla kurulan bu kurum Suffe'den çok sonra kurulmuştur.
3
Nizamiye Medreseleri'nin kuruluş zamanını belirleme
Nizamiye Medreseleri, Büyük Selçuklu Devleti döneminde XI. yüzyılın ikinci yarısında kurulmu��tur.
İslam dünyasında kurumsallaşmış medrese sisteminin en parlak örneklerinden olan bu yapı, kronolojik olarak en son döneme aittir.

Key Concept

İslam dünyasındaki ilk eğitim ve bilim kurumlarının tarihsel gelişim süreci ve dönemleri
Estimated Time:1m 0s
Question 820Question

T��rkiye'nin demografik yapısını yönlendirmek amacıyla Cumhuriyet döneminde hayata geçirilen aşağıdaki nüfus politikası uygulamalarını ve yasal düzenlemelerini geçmişten günümüze doğru kronolojik olarak sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Türkiye'de uygulanan nüfus politikalarının kronolojik sırası: Altı veya daha fazla çocuklu annelere madalya verilmesi ve yol vergisi muafiyeti (1930), İlk Nüfus Planlaması Kanunu'nun çıkarılması (1965), Aile planlamasının anayasal güvenceye alınması (1982) ve analık izinleri ile doğum yardımı teşviklerinin uygulanması (2015) şeklindedir.
Türkiye'de Cumhuriyet dönemindeki nüfus politikalarının kronolojik gelişimi incelendiğinde; Cumhuriyet'in ilk yıllarında (1923-1965) nüfus artış hızını yükseltmeyi hedefleyen doğum teşvikleri ve yol vergisi muafiyetleri uygulanmıştır. 1965 yılında çıkarılan Nüfus Planlaması Kanunu ile nüfus artış hızını düşürmeyi amaçlayan planlama dönemine geçilmiştir. 1982 Anayasası ile bu planlama anayasal güvenceye kavuşturulmuştur. 2010'lu yıllardan itibaren ise azalan doğurganlık oranları karşısında nüfusun dinamizmini korumak amacıyla analık izinleri ve kreş destekleri gibi teşvik edici düzenlemeler hayata geçirilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Cumhuriyet'in ilk dönemindeki nüfus politikasının belirlenmesi
Doğurganlığı teşvik etmek amacıyla altı veya daha fazla çocuklu annelerin madalya alması ve yol vergisinden muaf tutulması uygulamasının 1930 yılındaki Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ile başladığı tespit edilir.
Sıralamadaki en eski tarihli uygulamayı bulmak.
2
Nüfus artış hızını azaltmayı amaçlayan ilk yasal dönemin belirlenmesi
Gebeliği önleyici yöntemlerin serbest bırakılmasını sağlayan ilk Nüfus Planlaması Kanunu'nun 1965 yılında çıkarıldığı belirlenir.
1923-1965 yılları arasındaki artırıcı dönemin sona erip planlama döneminin başladığı dönüm noktasını tespit etmek.
3
Aile planlamasının anayasal düzeye taşındığı tarihin belirlenmesi
Aile planlamasının anayasal güvenceye kavuşturulmasının 1982 Anayasası'nın kabulüyle gerçekleştiği saptanır.
Planlama politikalarının hukuki açıdan en üst seviyeye ulaştığı tarihi yerleştirmek.
4
Nüfusun yaşlanmasına ve doğurganlığın düşmesine karşı son dönem uygulamalarının belirlenmesi
Analık izinleri, kreş destekleri ve doğum yardımı paketlerinin 2010'lu yıllardan itibaren (özellikle 2015) hayata geçirildiği belirlenir.
En güncel nüfus politikası uygulamasını bulmak.

Key Concept

Türkiye'de uygulanan nüfus politikalarının tarihsel gelişimi ve dönemlere göre değişen hedefleri
Estimated Time:2m 0s
PreviousPage 41 / 43Next
All practice questions — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin