Ekosistemlerin İşleyişi ve Biyoçeşitlilik

82 questions

Question 1Question

Alp çayırları ekosistemindeki besin zincirinde ve enerji akışında rol oynayan canlılar ile enerji piramidinin işleyişi hakkında coğrafya dersinde araştırma sunumu yapan bir öğrenci, aşağıdaki ifadeleri kullanmıştır:

I. Güneş'ten gelen enerji, alp çiçekleri tarafından kimyasal enerjiye dönüştürülerek sisteme dahil edilir ve bu enerji akışı üreticilerden tüketicilere doğru tek yönlüdür.
II. Dağ keçilerinden kaya kartallarına doğru gidildikçe, her bir trofik düzeyde aktarılan enerji miktarı artar çünkü üst basamaklardaki canlıların enerji ihtiyacı daha fazladır.
III. Kaya kartallarının dokularındaki biyolojik birikim (zehirli madde miktarı), bu ekosistemdeki üretici konumunda olan yastık otlarına göre daha fazladır.
IV. Ayrıştırıcılar tarafından organik atıkların parçalanmasıyla açığa çıkan enerji, üreticiler tarafından doğrudan soğurularak tekrar besin zincirine geri kazandırılır.

Buna göre, öğrencinin hazırladığı ifadelerden hangileri doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: I ve III

Answer

I ve III
I ve III ifadelerini içeren seçenek doğrudur. Alp çiçekleri gibi üretici bitkiler güneş enerjisini fotosentez ile kimyasal enerjiye dönüştürerek sisteme dahil eder ve enerji akışı tek yönlüdür. Ayrıca, besin zincirinde yukarı doğru çıkıldıkça biyolojik birikim arttığı için kaya kartallarındaki zehirli madde birikimi üretici olan yastık otlarına göre daha fazladır.

Step-by-Step Solution

1
I. ifadenin doğrulu��unu analiz etme
Güneş enerjisi, alp çiçekleri (üreticiler) tarafından fotosentez yoluyla kimyasal enerjiye çevrilir ve besin zincirine katılır. Bu enerji akışı tek yönl��dür; üreticilerden tüketicilere doğru gider ve geri dönmez. Bu nedenle I. ifade doğrudur.
Fotosentez ve enerji akışının tek yönlü olma kuralını test etmek.
2
II. ifadenin doğruluğunu analiz etme
Dağ keçileri (birincil tüketici) ile kaya kartalları (üçüncül tüketici) arasındaki trofik düzeylerde yukarı doğru gidildikçe, enerjinin büyük kısmı (%90) solunum, metabolik faaliyetler ve ısı şeklinde çevreye salınır. Bir üst düzeydeki canlıya sadece %10'u aktarılır. Bu nedenle aktarılan enerji miktarı artmaz, azalır. II. ifade yanlıştır.
Enerji piramidindeki %10 aktarım kuralını uygulamak.
3
III. ifadenin doğruluğunu analiz etme
Biyolojik birikim (zehirli maddeler), canlılar tarafından vücuttan kolay atılamadığı için besin zincirinde yukarı doğru gidildikçe üst basamaklardaki tüketicilerin dokularında daha fazla birikir. Kaya kartalları zincirin üst basamağında, yastık otları ise üretici olarak en alt basamakta yer aldığından kartallardaki birikim daha fazladır. III. ifade doğrudur.
Biyolojik birikim (biyoakümülasyon) yönelimini belirlemek.
4
IV. ifadenin doğruluğunu analiz etme
Ayrıştırıcılar organik maddeleri parçalayarak inorganik elementleri toprağa geri kazandırır (madde döngüsü sağlanır). Ancak bu süreçte açığa çıkan enerji ısıya dönüşerek uzaya yayılır; üreticiler bu enerjiyi tekrar soğurup fotosentezde kullanamaz. Enerji geri kazanılmaz. IV. ifade yanlıştır.
Madde döngüsü ile enerji akışı arasındaki döngüsellik farkını analiz etmek.

Key Concept

Ekosistemlerde tek yönlü enerji akışı, trofik düzeyler arasında enerjinin %10 kuralına göre azalması ve besin zincirinde yukarı çıkıldıkça biyolojik birikimin artması.
Estimated Time:2m 0s
Question 2Question

Doğadaki karbon ve oksijen döngüleri; litosfer, hidrosfer, atmosfer ve biyosfer arasında sürekli ve karşılıklı bir madde alışverişiyle gerçekleşir. Bu döngülerde bazı biyotik ve abiyotik süreçler karbonun doğaya salınmasına (üretilmesine) neden olurken, bazı süreçler ise karbonun yutak alanlarında depolanmasına (tüketilmesine) yol açar.

Buna göre;
I. Kireç taşlarının (kalker) kimyasal yollarla çözünmesi
II. Kömür ve petrol gibi fosil yakıtların enerji üretiminde yakılması
III. Denizlerde yaşayan bazı mikroskobik canlıların kabuk oluşumu süreci
IV. Fitoplanktonların klorofil yardımıyla organik besin üretmesi

olaylarından hangileri atmosferdeki karbonun tüketilerek depolanmasını sağlayan süreçler arasında yer alır?

Show answer & explanation

Answer: III ve IV

Answer

Denizlerdeki kabuklu canlıların kabuk oluşumu süreci ile fitoplanktonların klorofil yardımıyla organik madde sentezlemesi atmosferdeki karbonun tüketilerek depolanmasını sağlayan süreçlerdir.
Denizlerdeki kabuklu canlıların kabuk oluşumu süreci ile fitoplanktonların fotosentez yoluyla organik besin üretmesi, karbonun atmosfer ve hidrosferden alınarak depolanmasını (tüketilmesini) sağlar. Kireç taşlarının kimyasal çözünmesi ve fosil yakıtların yakılması ise karbonu atmosfere salan (üreten) süreçlerdir. Bu nedenle kabuk oluşumu ve organik besin üretimi süreçlerini içeren seçenek doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
Karbon döngüsündeki süreçleri salınım (üretim) ve depolama (tüketim) yönüyle gruplandırın.
Kireç taşlarının kimyasal çözünmesi ve fosil yakıtların yakılması doğaya karbon salar (üretim/salınım). Deniz canlılarının kabuk oluşumu ve fotosentez süreçleri ise atmosfer ve hidrosferden karbonu bünyelerine alarak depolar (tüketim/yutak).
Soruda karbonu tüketen ve depolayan olayların belirlenmesi istenmektedir.
2
Verilen öncülleri bu sınıflamaya göre tek tek analiz edin.
I. Kireç taşlarının çözünmesi -> Karbon salınımı (üretim);
II. Fosil yakıtların yakılması -> Karbon salınımı (üretim);
III. Kabuk oluşumu -> Karbon tüketimi (depolama);
IV. Organik madde sentezi (fotosentez) -> Karbon tüketimi (depolama).
Her bir öncülün karbon dengesindeki rolünü belirlemek gerekir.
3
Karbon tüketimini gerçekleştiren ortak öncülleri seçin.
III ve IV öncülleri karbonun doğada depolanmasını sağlar.
Yalnızca bu iki öncül karbon tüketim süreçleridir.

Key Concept

Karbon döngüsünde karbonu üreten (salınım) ve tüketen (depolama/yutak) süreçlerin ayrımı.
Question 3Question

Biyoçeşitliliğin yeryüzündeki dağılışı; fiziki (doğal) ve beşerî faktörlerin karmaşık ve dinamik etkileşimiyle şekillenir. Aşağıda sol sütunda biyoçeşitlilikle ilgili bazı coğrafi durum ve gözlemler, sağ sütunda ise bu durumları açıklayan ekolojik mekanizmalar verilmiştir. Sol sütundaki durumları sağ sütundaki uygun ekolojik mekanizmalarla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Toros Dağları'nın güney yamaçlarında nemcil ve sıcaklık isteği yüksek türler yayılış gösterirken, kuzey yamaçlarında kurakçıl ve soğuğa dayanıklı türlerin yer alması.
Süveyş Kanalı'nın açılmasıyla Kızıldeniz kökenli Lesepsiyen türlerin Doğu Akdeniz'e göç ederek buradaki yerli türlerle rekabete girmesi.
Aşırı yıkanmış lateritik topraklarda besin maddesi azlığı nedeniyle, bu alanlarda yalnızca derin köklü ve mikoriza ortaklığı kurabilen bitki türlerinin hayatta kalabilmesi.
Ekvator'dan kutuplara doğru gidildikçe güneş ışınlarının geliş açısına bağlı olarak sıcaklığın azalması ve buna bağlı olarak tür zenginliğinin kademeli olarak seyrelmesi.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Sol sütundaki durumlar sırasıyla sağ sütundaki şu mekanizmalarla eşleşir: Toros Dağları'ndaki yamaç farklılığı karasal topografyanın bakı ve mikroklima etkisine; Süveyş Kanalı'ndaki tür geçişleri antropojenik su yolları inşasına; laterit topraklardaki bitki uyumu pedojenik kimyasal kısıtlamalara; Ekvator'dan kutuplara tür azalması ise güneş radyasyonunun enlemsel gradyanına karşılık gelir.
Doğru eşleştirmede: Toros Dağları'ndaki yamaç farklılığı karasal topografyanın bakı ve mikroklima etkisine; Süveyş Kanalı'ndaki tür geçişleri antropojenik su yolları inşasına; laterit topraklardaki bitki uyumu pedojenik kimyasal kısıtlamalara; Ekvator'dan kutuplara tür azalması ise güneş radyasyonunun enlemsel gradyanına karşılık gelir.

Step-by-Step Solution

1
Toros Dağları'nın kuzey ve güney yamaçlarındaki biyoçeşitlilik farkını incelemek.
Bu durumun yer şekilleri (dağların uzanışı ve bakı) gibi fiziki faktörler nedeniyle oluşan mikroklima ve güneşlenme süresi farklarından kaynaklandığı belirlenir.
Yamaçlardaki sıcaklık ve nem farklarının bitki tür kompozisyonunu nasıl değiştirdiğini saptamak amacıyla bu adım atılır.
2
Süveyş Kanalı'nın açılmasının biyoçeşitliliğe etkisini analiz etmek.
Kanal açılması beşerî (insan kaynaklı) bir faktördür ve yapay bir su yolu oluşturarak Kızıldeniz ve Akdeniz arasındaki doğal bariyeri ortadan kaldırmıştır.
Beşerî faaliyetlerin canlıların göç yolları ve ekolojik rekabeti üzerindeki etkisini belirlemek için bu adım gerçekleştirilir.
3
Laterit topraklar ve bitki adaptasyonları ilişkisini değerlendirmek.
Aşırı yıkanmış toprakların besin maddesi yönünden fakir olması fiziksel/kimyasal bir toprak faktörüdür ve bitkilerin hayatta kalmak için özel adaptasyonlar geliştirmesine yol açar.
Toprak özelliklerinin bitki türlerinin fizyolojik ve morfolojik sınırlarını nasıl belirlediğini anlamak için bu analiz yapılır.
4
Ekvator'dan kutuplara doğru biyoçeşitliliğin azalma nedenini saptamak.
Güneş ışınlarının enleme bağlı olarak değişen düşme açısının sıcaklık ve iklim kuşaklarını oluşturarak küresel ölçekte tür dağılışını belirlediği görülür.
İklim elemanlarından sıcaklığın enlemsel gradyana bağlı olarak biyoçeşitlilik desenlerini nasıl şekillendirdiğini açıklamak amacıyla bu değerlendirme yapılır.

Key Concept

Biyoçeşitliliğin yeryüzündeki dağılışını belirleyen fiziki (iklim, yer şekilleri, toprak) ve beşerî (beşerî faaliyetler, kanallar) faktörlerin ekolojik mekanizmaları.
Estimated Time:3m 0s
Question 4Question

Jeolojik zamanlar boyunca meydana gelen levha hareketleri ile küresel ölçekteki iklim dalgalanmaları (paleocoğrafya), canlıların evrimsel süreçlerini, yayılış alanlarını ve türlerin izolasyonunu doğrudan şekillendirmiştir.

Buna göre;

I. Üçüncü Zaman sonlarında Hindistan levhasının Asya ile çarpışması sonucu yükselen Himalaya dağ kuşağının kuzey ve güneyindeki flora ve fauna grupları arasında ekolojik bir bariyer oluşturması,
II. Dördüncü Zaman'daki buzul dönemlerinde deniz seviyesinin alçalmasıyla Bering Boğazı'nın kara köprüsüne dönüşerek Avrasya ile Kuzey Amerika arasında büyük memeli göçlerine olanak sağlaması,
III. Avustralya kıtasının Gondwana’dan erken dönemde ayrılarak izole olması nedeniyle, plasentalı memelilerle rekabet edemeyen keseli memelilerin bu kıtada benzersiz bir evrimsel gelişim göstermesi,
IV. Ekvatoral iklim bölgesinde yer alan Amazon Havzası'nda yüksek sıcaklık ve nem koşullarına bağlı olarak yıl boyunca yeşil kalan geniş yapraklı yağmur ormanlarının zengin bir tür çeşitliliğine ev sahipliği yapması

durumlarından hangileri biyoçeşitlilik üzerinde paleocoğrafik faktörlerin etkisine örnek olarak gösterilebilir?

Show answer & explanation

Answer: I, II ve III

Answer

I, II ve III
Doğru yanıt olan I, II ve III numaralı öncüller, jeolojik geçmişteki levha hareketleri (Himalayalar'ın oluşumu ve Avustralya'nın Gondwana'dan ayrılması) ile buzul dönemlerindeki iklim dalgalanmalarının (Bering Kara Köprüsü) biyoçeşitlilik ve türlerin dağılışı üzerindeki doğrudan etkilerini örneklemektedir. Bu durumlar paleocoğrafyanın kapsamına girer.

Step-by-Step Solution

1
Öncüllerdeki olayların jeolojik zamanlardaki geçmişlerini ve süreç türlerini belirleme
I, II ve III. öncüllerdeki olaylar jeolojik geçmişteki kıta kaymaları (levha hareketleri) ve buzul çağları gibi paleocoğrafik süreçleri ifade ederken; IV. öncül günümüzdeki iklim koşullarını (sıcaklık ve yağış) temsil etmektedir.
Paleocoğrafya ile günümüz fiziki/iklimsel coğrafya koşullarını birbirinden ayırmak gerekir.
2
Himalayalar'ın oluşumunun (I) paleocoğrafik niteliğini analiz etme
Üçüncü Zaman sonlarındaki Hindistan levhası ile Avrasya levhasının çarpışması levha tektoniği (paleocoğrafya) kapsamındadır ve türlerin dağılışında bariyer oluşturmuştur.
Levha hareketlerinin biyoçeşitlilik üzerindeki bariyer oluşturma etkisini doğrulamak.
3
Bering Kara Köprüsü'nün (II) paleocoğrafik niteliğini analiz etme
Dördüncü Zaman buzul dönemlerindeki deniz seviyesi değişimleri ve oluşan kara köprüleri paleoklimatolojik ve paleocoğrafik süreçlerdir; tür göçlerine imkan tanımıştır.
İklim değişimlerinin göç yolları üzerindeki tarihsel etkisini doğrulamak.
4
Avustralya'nın izolasyonunun (III) paleocoğrafik niteliğini analiz etme
Gondwana süper kıtasından erken ayrılma levha hareketlerine (paleocoğrafya) dayanır ve canlıların diğer kıtalardaki yırtıcı/rekabetçi türlerden izole şekilde evrimleşmesini sağlamıştır.
Kıta kaymasının tür izolasyonu ve evrimi üzerindeki rolünü belirlemek.
5
Amazon Havzası'ndaki durumun (IV) paleocoğrafya ile ilişkisini değerlendirme
Amazon Havzası'nın günümüzdeki zengin biyoçeşitliliği, bölgedeki mevcut ekvatoral iklimin (yüksek sıcaklık ve nem) bir sonucudur ve güncel fiziki faktörler grubuna girer.
Günümüz iklim koşullarının paleocoğrafya ile karıştırılması yanılgısını elemek.

Key Concept

Paleocoğrafyanın (levha tektoniği ve geçmiş iklim değişimleri) biyoçeşitliliğin küresel dağılışı, izolasyonu ve göç yolları üzerindeki belirleyici etkisi
Question 5Question

Aşağıda verilen karasal biyom türlerini, karşılarında yer alan toprak, iklim ve bitki ört��sü adaptasyonlarına ait karakteristik özelliklerle doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Çalı (Maki) Biyomu
Savan Biyomu
Tundra Biyomu
İğne Yapraklı Orman (Tayga) Biyomu

Matches

Show answer & explanation

Answer

Çalı Biyomu \rightarrow Yaz kuraklığı ve sklerofil bodur ağaççıklar; Savan Biyomu \rightarrow Yaz yağışları ve uzun boylu otsu vejetasyon; Tundra Biyomu \rightarrow Donmuş toprak (permafrost) ve yosun/likenler; İğne Yapraklı Orman Biyomu \rightarrow Sert karasal iklim ve asidik podzol topraklar.
Karasal biyomların her biri kendine has iklim koşullarına, zonal toprak tiplerine ve flora-fauna adaptasyonlarına sahiptir. Yapılan eşleştirmede çalı biyomunun sklerofil yapısı, savan biyomunun yaz yağışlı yüksek otlakları, tundra biyomunun permafrost toprağı ve tayga biyomunun podzol topraklı iğne yapraklı ağaçları tam olarak birbiriyle eşleşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Çalı biyomunun tipik özelliklerini belirleme.
Çalı biyomunun Akdeniz iklimindeki yaz kuraklığına sklerofil bodur ağaççıklar ve derin köklerle uyum gösterdiği saptanır ve dördüncü açıklama ile eşleştiği görülür.
Çalı formasyonunun kuraklığa adaptasyon mekanizmasını tespit etmek.
2
Savan biyomunun iklim ve bitki ilişkisini analiz etme.
Savan biyomunun yıl boyunca yüksek sıcaklıkta ancak yaz yağışlarıyla yeşeren uzun otlar ve kurak döneme uyumlu seyrek ağaçlarla örtüştüğü saptanır ve üçüncü açıklama ile eşleştiği görülür.
Savan biyomunun ayırt edici yağış rejimi ve vejetasyonunu bulmak.
3
Tundra biyomunun toprak ve vejetasyon özelliklerini inceleme.
Tundra biyomunun yılın büyük kısmında donmuş olan toprağın yazın çözünmesiyle oluşan bataklıklardaki liken ve yosunlarla karakterize edildiği saptanır ve birinci açıklama ile eşleştiği görülür.
Kutup altı sahalardaki permafrost toprakların ve bitki örtüsünün sınırlayıcı etkisini değerlendirmek.
4
İğne yapraklı orman biyomunun tayga özelliklerini analiz etme.
İğne yapraklı ormanların soğuk karasal iklimde asidik podzol topraklar üzerinde ve koni biçimli ağaç yapısıyla geliştiği saptanır ve ikinci açıklama ile eşleştiği görülür.
Yüksek enlemlerdeki iğne yapraklı ağaçların soğuk ve kar yüküne adaptasyonunu tespit etmek.

Key Concept

Karasal biyomların coğrafi dağılışları, iklim özellikleri, toprak tipleri ve bitkilerin çevreye adaptasyon süreçleri.
Estimated Time:3m 0s
Question 6Question

Karasal biyomların yeryüzündeki coğrafi dağılışı; sıcaklık, yağış ve nem gibi iklim elemanlarının enlemsel ve karasal değişimleriyle doğrudan ilişkilidir. Biyomlarda yaşayan canlı toplulukları, hayatta kalabilmek ve nesillerini sürdürebilmek amacıyla yaşadıkları ortamın çevre koşullarına yönelik çeşitli fizyolojik ve morfolojik uyumlar (adaptasyonlar) geliştirmişlerdir.

Aşağıdaki dünya haritasında üç farklı alan renklendirilerek gösterilmiştir:
* I. Alan: Kuzey Amerika'nın güneybatı kıyıları (Kaliforniya çevresi - Çalı Biyomu)
* II. Alan: Afrika Kıtası'nda ekvatoral kuşağın kuzey ve güneyindeki geçiş bölgeleri (Savan Biyomu)
* III. Alan: Asya Kıtası'nın kuzey kesimleri (Sibirya - İğne Yapraklı Orman / Tayga Biyomu)

Bu alanlarda hâkim olan karasal biyomlar ve buralardaki ekolojik süreçler ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: III. alanda yaygın olan iğne yapraklı ağaçların yaprak yüzeylerini kaplayan kalın kutikula tabakası, kış mevsiminde topraktaki suyin donmasıyla ortaya çıkan fizyolojik kuraklığa karşı su kaybını en aza indiren bir adaptasyondur.

Answer

III. alanda yaygın olan iğne yapraklı ağaçların yaprak yüzeylerini kaplayan kalın kutikula tabakası, kış mevsiminde topraktaki suyun donmasıyla ortaya çıkan fizyolojik kuraklığa karşı su kaybını en aza indiren bir adaptasyondur.
İğne yapraklı orman (Tayga) biyomunun yaygın olduğu Sibirya gibi soğuk bölgelerde, kış aylarında sıcaklık sıfırın altına düşer ve topraktaki su donar. Bitkiler kökleriyle bu suyu alamadıkları için bu duruma 'fizyolojik kuraklık' denir. İğne yapraklı ağaçlar, yaprak yüzeylerindeki kalın mumsu kutikula tabakası sayesinde terleme ile su kaybını en aza indirerek bu zorlu dönemi atlatırlar. Bu nedenle iğne yapraklı ağaçların kalın kutikula tabakasının fizyolojik kuraklığa karşı su kaybını önlemesi ifadesi doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
III. alanda hâkim olan Tayga biyomunun kış koşullarını analiz etmek.
Sibirya gibi sert karasal iklim bölgelerinde kışın su donar ve bitkiler topraktan su ememez. Bu durum 'fizyolojik kuraklık' olarak tanımlanır.
İğne yapraklı ağaçların iğne yaprak yapısı ve kalın kutikula tabakasının bu kuraklığa karşı koruma sağladığını doğrulamak.
2
I. alandaki çalı biyomunun dağılış nedenini değerlendirmek.
Benzer biyomların farklı kıtalarda bulunması, kıtaların jeolojik olarak sabit kalmasıyla değil, günümüzdeki benzer Akdeniz iklim şartlarının (yaz kuraklığı, kış yağışları) varlığıyla açıklanır.
Paleocoğrafya etkisini modern fiziksel faktörlerle karıştırmamak.
3
II. alandaki azot döngüsü süreçlerini kontrol etmek.
Bitki ve hayvanlar havada serbest halde bulunan azot gazını (N2N_2) doğrudan solunumla bünyelerine katamazlar. Azotun bağlanması (fiksasyon) ancak bakteriler ve yıldırım gibi fiziksel-kimyasal süreçlerle olur.
Azot fiksasyonuna dair biyolojik yanılgıları düzeltmek.
4
III. alandaki enerji piramidini ve enerji akış kuralını incelemek.
Besin zincirinde üst basamaklara aktarılan enerji oranı her zaman yaklaşık %10\%10 civarındadır, kalan %90\%90 çevreye ısı ve atık olarak yayılır. İklimin soğuk olması bu aktarım oranını tersine çeviremez.
Enerji piramidindeki yüzde 10 kuralının evrenselliğini ortaya koymak.
5
II. alandaki tektonik hareketliliği ve biyom sınırlarını sorgulamak.
Afrika savan kuşağı yıkıcı depremlerin ve aktif volkanların biyom sınırlarını çizdiği bir levha sınır bölgesi değildir. Kararsız biyoçeşitlilik mevsimsel yağış rejiminden kaynaklanır.
Haritada işaretli bölgelerin tektonik özellikleri ile biyom dinamikleri arasındaki hatalı ilişkiyi belirlemek.

Key Concept

Karasal Biyomların Özellikleri ve Canlı Adaptasyonları
Estimated Time:3m 0s
Question 7Question

Sucul biyomlar; suyun tuzluluk oranı, sıcaklığı, derinliği ve ışık geçirgenliği gibi fiziksel ve kimyasal özelliklerine göre farklı ekolojik kuşaklara ve yaşam alanlarına ayrılırlar. Aşağıda verilen sucul biyom alanları ile bu alanların ekolojik özelliklerini doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Estuar (Nehir Ağzı)
Mercan Resifleri
Litoral Göl Bölgesi
Abisal Deniz Bölgesi

Matches

Show answer & explanation

Answer

Eşleştirmede; Estuar (Nehir Ağzı) kavramı gelgit ve akarsu karışımını içeren açıklamayla, Mercan Resifleri denizlerin sıcak ve sığ kesimlerindeki biyolojik zenginlik açıklamasıyla, Litoral Göl Bölgesi göllerin ışıklı kıyı kuşağı açıklamasıyla, Abisal Deniz Bölgesi ise okyanusun güneş ışığı almayan derinlikleri açıklamasıyla eşleşir.
Doğru eşleştirmeler sucul biyomların derinlik, tuzluluk, sıcaklık ve ışık alma durumlarına göre belirlenmiştir. Estuar nehir ağzını, mercan resifi tropikal sığ deniz yapısını, litoral kıyı göl kuşağını, abisal ise karanlık derinlikleri niteler.

Step-by-Step Solution

1
Estuar kavramının tanımını ve ekolojik özelliklerini analiz etmek.
Estuarların akarsu ve deniz suyunun birleştiği, yüksek besin tuzu girdisi olan üretken haliç ağızları olduğu tespit edilir. Bu durum gelgit olaylarının ve akarsu taşınımının etkisiyle tatlı ve tuzlu suyun dinamik olarak karıştığı açıklamayla eşleşir.
Sucul biyomlarda geçiş bölgelerinin ekolojik üretkenliğini belirleyen faktörleri anlamak için.
2
Mercan resiflerinin fiziksel çevre isteklerini ve ekosistemdeki yerini belirlemek.
Mercanların sığ, sıcak ve ışıklı tropikal denizlerde kalsiyum karbonat yapılarıyla oluştuğu ve yüksek tür çeşitliliğine sahip olduğu saptanır. Bu durum denizlerin sığ, sıcak, berrak ve ışık alan kesimlerinde simbiyotik alglerle birlikte yaşayan canlıların oluşturduğu açıklamayla örtüşür.
Denizel biyomların en yüksek biyoçeşitliliğe sahip olan alanlarını doğru tanımlamak için.
3
Göllerdeki dikey ve yatay kuşakları inceleyerek litoral bölgenin yerini bulmak.
Litoral bölgenin göllerin sığ kıyı kesimlerinde, köklü bitkilerin yetiştiği ve fotosentezin en fazla yapıldığı alan olduğu saptanır. Bu durum tatlı su göllerinin güneş ışınlarının tabana kadar erişebildiği kıyı kuşağı açıklamasıyla eşleşir.
Tatlı su biyomlarındaki derinliğe bağlı ekolojik değişimleri ayırt etmek için.
4
Okyanus derinliklerini temsil eden abisal bölgenin özelliklerini değerlendirmek.
Abisal bölgenin ışığın ulaşmadığı, yüksek basınçlı ve besin zincirinin döküntülere veya kemosenteze dayalı olduğu derin deniz çukurları olduğu belirlenir. Bu durum güneş ışığının tamamen yok olduğu okyanus derinlikleri açıklamasıyla eşleşir.
Okyanusların afotik kuşağındaki ekstrem yaşam koşullarını kavramak için.

Key Concept

Sucul Biyomların Fiziksel ve Ekolojik Bölümleri
Estimated Time:3m 0s
Question 8Question

Bir göl ekosisteminde tarımsal faaliyetlerden sızan kimyasal kirleticilerin (ağır metaller) birikimi ve enerji akışının dinamiklerini inceleyen bir ekolog, şu bulgulara ulaşmıştır:

* Birincil üretici olan fitoplanktonların anlık biyokütlesi (ayakta kalan ürün), birincil tüketici olan zooplanktonlar��n biyokütlesinden bazı dönemlerde daha düşük ölçülmüştür.
* Güneşten ekosisteme giren enerjinin büyük kısmı bir sonraki trofik düzeye aktarılamamış, yalnızca sınırlı bir oranı bir üst basamağa geçebilmiştir.
* Sucul besin zincirinin en üst basamağında yer alan balıkçıl kuşların dokularındaki kimyasal kirletici derişiminin, üreticilerinkine göre çok daha yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir.

Bu göl ekosistemindeki madde ve enerji akışı ile ilgili;

I. Fitoplankton biyokütlesinin zooplanktonlardan az olduğu dönemlerde, enerji piramidi de ters (tabanı dar, tavanı geniş) bir yapı gösterir.

II. Ekosistemdeki enerji akışı tek yönlüdür ve üst trofik düzeylere doğru gidildikçe her basamakta enerjinin yaklaşık %90\%90'ı solunum ve ısı kaybı gibi nedenlerle çevreye yayılır.

III. En üst trofik düzeydeki canlılarda biyolojik birikimin (toksik madde miktarı) en yüksek olması, enerji aktarım verimliliğinin üst basamaklara gidildikçe arttığını gösterir.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Yalnız II

Answer

Yalnız II ifadesi doğrudur.
Doğru yanıt 'Yalnız II' ifadesidir. Çünkü ekosistemdeki enerji akışı güneşten üreticilere ve oradan tüketicilere doğru tek yönlüdür ve her trofik düzeyde enerjinin yaklaşık %90\%90'ı solunum ve ısı kaybı nedeniyle çevreye verilir, sadece yaklaşık %10\%10'u bir üst düzeydeki canlının bünyesine aktarılır. Bu da termodinamik kurallarına uygun olarak enerji piramidinin her zaman dik olmasını sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Fitoplankton ve zooplankton biyokütle ilişkisini analiz etmek.
Sucul ekosistemlerde üreticilerin (fitoplankton) hızlı üreme ve tüketilme döngüsünden dolayı anlık biyokütleleri bazen tüketicilerden (zooplankton) az olabilir. Ancak enerji piramidi biyokütleden ba��ımsız olarak her zaman tabandan tavana doğru daralan (dik) bir yapı göstermek zorundadır çünkü üst basamaklara aktarılan enerji miktarı asla artamaz. Dolayısıyla I. öncül yanlıştır.
Biyokütle piramidi ile enerji piramidinin farkını ortaya koymak.
2
Enerji akışının yönünü ve aktarım oranını değerlendirmek.
Ekosistemlerde enerji akışı güneşten başlayıp üretici, tüketici ve ayrıştırıcılara doğru tek yönlü gerçekleşir. Her trofik düzeyde enerjinin sadece yaklaşık %10\%10'u bir üst düzeydeki canlının bünyesine aktarılır. Kalan yaklaşık %90\%90'lık kısım ise solunum, metabolik faaliyetler ve ısı enerjisi olarak çevreye salınır. Dolayısıyla II. öncül doğrudur.
%10\%10 kuralı ve enerji kaybı mekanizmasını doğrulamak.
3
Biyolojik birikim ile enerji aktarım ilişkisini incelemek.
Besin zincirinde yukarı çıkıldıkça biyolojik birikim (dokulardaki toksik madde oranı) artar. Bu durum enerji aktarım verimliliğinin artmasından değil, ağır metallerin vücuttan atılamaması ve üst düzey tüketicilerin enerji ihtiyaçlarını karşılamak için çok fazla sayıda alt düzey canlıyla beslenmek zorunda olmasından kaynaklanır. Dolayısıyla III. öncül yanlıştır.
Biyolojik birikimin nedenini açıklamak.

Key Concept

Besin zincirinde trofik düzeyler arasında enerjinin tek yönlü akışı, %10\%10 kuralı çerçevesinde her basamakta enerjinin azalması ve buna bağlı olarak enerji piramidinin her zaman dik kalması zorunluluğu.
Estimated Time:2m 30s
Question 9Question

Karbon döngüsü sürecinde karbonun farklı küreler (litosfer, atmosfer, hidrosfer, biyosfer) arasındaki dolaşımında rol oynayan bazı doğal süreçler ile bu süreçlerin döngü üzerindeki etkileri aşağıda verilmiştir. Sol tarafta verilen doğal süreçleri, sağ tarafta verilen açıklamalarıyla doğru olacak şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Denizel organizmaların kalsiyum karbonat (CaCO3CaCO_3) kullanarak kabuk ve iskelet yapısını inşa etmesi
Karbonatlı kayaçların derin jeolojik süreçlerde yüksek sıcaklık ve basınç altında metamorfizmaya uğraması
Kutup altı tundralarda ve bataklıklarda organik kalıntıların soğuk ve oksijensiz ortamda birikerek turba (torf) katmanları oluşturması
Okyanus yüzey sularının ısınmasıyla birlikte bünyesindeki çözünmüş karbondioksit gazını salması

Matches

Show answer & explanation

Answer

Denizel organizmaların kabuk yapımı biyokimyasal tüketim süreciyle; karbonatlı kayaçların metamorfizması abiyotik salınım süreciyle; organik kalıntıların turba oluşturması anaerobik biyotik depolama süreciyle; okyanus sularının ısınmasıyla gaz salması ise fiziksel salınım süreciyle eşleşmektedir.
Denizel organizmaların kabuk yapımı suda çözünmüş karbonu litosfere bağlayan biyokimyasal bir tüketim sürecidir. Karbonatlı kayaçların metamorfizması litosferdeki derin jeolojik karbonu atmosfere salan abiyotik bir salınımdır. Organik kalıntıların tundralarda birikmesi karbonun litosferde uzun süre depolanmasını sağlayan anaerobik biyotik süreçtir. Okyanusların ısınması ise gaz çözünürlüğünü düşürerek hidrosferdeki karbonu azaltıp atmosfere veren fiziksel bir salınımdır. Bu gerekçelerle yapılan eşleştirmeler döngünün kimyasal, biyolojik ve jeolojik doğasına tamamen uygundur.

Step-by-Step Solution

1
Denizel organizmaların kalsiyum karbonat kullanarak kabuk yapma sürecini analiz ediniz.
Canlılar suda çözünmüş karbonat ve kalsiyum iyonlarını kullanarak katı kabuklar üretir. Canlı öldüğünde bu kabuklar tabana çökerek kireç taşını (litosferi) oluşturur. Bu, hidrosferden litosfere karbon aktaran biyokimyasal bir tüketim sürecidir.
Karbonun sudan katı kayaca geçiş mekanizmasını ve biyolojik niteliğini tanımlamak için.
2
Karbonatlı kayaçların metamorfizma süreçlerini değerlendiriniz.
Litosferdeki tortul kayaçlar levha hareketleriyle derine indikçe yüksek sıcaklık ve basınç altında kimyasal de��işime uğrar ve karbondioksit gazı açığa çıkarak volkanik faaliyetlerle atmosfere salınır. Bu süreç tamamen jeolojik (cansız) oldu��undan abiyotik bir salınım sürecidir.
Derin jeolojik çevrimdeki karbon çıkışının kimyasal ve fiziksel niteliğini ayırt etmek için.
3
Soğuk ve sulak alanlarda organik maddelerin birikim sürecini inceleyiniz.
Bataklık ve tundralarda su birikmesi ortamdaki oksijeni keser (anaerobik ortam). Düşük sıcaklık mikroorganizma faaliyetini yavaşlatır. Ayrışamayan organik maddeler karbon zengini turba katmanları oluşturarak litosferde depolanır. Bu biyotik bir depolama (yutak) sürecidir.
Karbonun karasal ekosistemlerde uzun süreli depolanma koşullarını belirlemek için.
4
Okyanus sularının sıcaklık değişimi ile karbon gazı dengesi arasındaki ilişkiyi kurunuz.
Henry Kanunu gereği gazların sıvılardaki çözünürlüğü sıcaklıkla ters orantılıdır. Isınan deniz yüzeyi atmosfere karbondioksit salar. Bu süreç herhangi bir biyolojik aktiviteye bağlı olmayan fiziksel bir salınımdır.
Hidrosfer ile atmosfer arasındaki fiziksel karbon alışverişini açıklamak için.

Key Concept

Karbon Döngüsündeki Küreler Arası Geçişler, Yutak ve Kaynak Mekanizmaları
Estimated Time:3m 0s
Question 10Question

Azot, canlıların yapı taşını oluşturan nükleik asitlerin ve proteinlerin yapısında bulunan temel bir elementtir. Atmosferin %78'ini oluşturmasına rağmen serbest azot gazı çoğu canlı tarafından doğrudan kullanılamaz ve ekosistemde sürekli bir döngü halinde bulunması gerekir. Azot döngüsü ve bu döngüde yer alan süreçler dikkate alındığında, döngüdeki kimyasal dönüşümlerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Topraktaki amonyum (NH4+NH_4^+) ve organik atıkların ayrışmasıyla oluşan amonyak (NH3NH_3), nitrifikasyon bakterilerince sırasıyla nitrite (NO2NO_2^-) ve nitrata (NO3NO_3^-) dönüştürülerek bitkilerce emilebilecek forma ulaştırılır.

Answer

Topraktaki amonyum (NH4+NH_4^+) ve organik atıkların ayrışmasıyla oluşan amonyak (NH3NH_3), nitrifikasyon bakterilerince sırasıyla nitrite (NO2NO_2^-) ve nitrata (NO3NO_3^-) dönüştürülerek bitkilerce emilebilecek forma ulaştırılır.
Topraktaki azot döngüsünde nitrifikasyon süreci, organik atıkların ayrıştırılmasıyla veya amonyum formunda bulunan azotun kemosentetik bakteriler tarafından önce nitrite (NO2NO_2^-) ve ardından bitkilerin doğrudan kökleriyle emebileceği nitrata (NO3NO_3^-) dönüştürülmesi aşamasıdır. Bu süreç, bitkilerin azotu bünyelerine alabilmesi için zorunludur.

Step-by-Step Solution

1
Atmosferdeki azotun doğrudan emilip emilemediğini incelemek.
Atmosferdeki serbest azot gazının (N2N_2) hiçbir bitki veya hayvan tarafından solunum ya da gözenekler yoluyla doğrudan bünyeye alınamayacağı tespit edilir.
Azot gazının kimyasal bağ yapısı (üçlü kovalent bağ) oldukça güçlü olduğundan canlılar bunu doğrudan parçalayıp kullanamazlar.
2
Abiyotik fiksasyon (yıldırım/şimşek) ürünlerini değerlendirmek.
Yıldırım ve şimşek olaylarının azot gazını amonyuma değil, azot oksitler üzerinden nitrik aside ve oradan nitrat tuzlarına (NO3NO_3^-) dönüştürdüğü belirlenir.
Yüksek sıcaklık ve elektrik deşarjı, havadaki azotu oksijenle reaksiyona sokarak oksitler oluşturur.
3
Denitrifikasyon sürecinin yönünü ve etkisini analiz etmek.
Denitrifikasyonun topraktaki azotu azaltıp atmosfere N2N_2 gazı olarak geri verdiğini belirlemek.
Denitrifikasyon bakterileri anaerobik solunumda nitratı son elektron alıcısı olarak kullanarak azot gazına indirgerler.
4
Nitrifikasyon sürecini ve Rhizobium bakterilerinin yerleşimini analiz etmek.
Topraktaki amonyak/amonyumun nitrifikasyon bakterileri (nitrit ve nitrat bakterileri) yardımıyla önce nitrite (NO2NO_2^-) ardından nitrata (NO3NO_3^-) dönüştürülerek bitkilerin alımına sunulduğu, Rhizobium bakterilerinin ise kök nodüllerinde bulunup toprak havasındaki azotu bağladığı belirlenir.
Nitrifikasyon kemosentetik bakterilerin yürüttüğü iki aşamalı bir oksidasyon sürecidir. Rhizobium bakterileri ise köklerde simbiyotik olarak yaşar.

Key Concept

Azot döngüsündeki fiksasyon, nitrifikasyon ve denitrifikasyon süreçlerinin mekanizmaları ile azotun kimyasal dönüşüm formları.
Estimated Time:3m 0s
Question 11Question

Biyoçeşitliliğin yeryüzündeki dağılışı; fiziki (doğal) faktörler, paleocoğrafya ve beşerî faktörlerin etkisiyle şekillenmektedir. Biyoçeşitliliği etkileyen faktörlerin doğru ayırt edilmesi, ekolojik analizler ve coğrafi süreçlerin anlaşılması açısından büyük önem taşır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi biyoçeşitliliği etkileyen fiziki (doğal) faktörler arasında yer alır?

Show answer & explanation

Answer: Yeryüzündeki sıcaklık ve yağış koşullarının enleme ve yükseltiye bağlı olarak farklılık göstermesi

Answer

Yeryüzündeki sıcaklık ve yağış koşullarının enleme ve yükseltiye bağlı olarak farklılık göstermesi seçeneğidir. İklim (sıcaklık ve yağış), biyoçeşitliliğin yeryüzündeki dağılışını belirleyen en temel fiziki faktörlerdendir.
Sıcaklık ve yağış koşullarının enleme ve yükseltiye bağlı olarak değişmesi doğrudan iklim elemanlarıyla ilgilidir. İklim ise biyoçeşitliliği etkileyen en önemli ve temel fiziki (doğal) faktördür.

Step-by-Step Solution

1
Fiziki (doğal) faktörlerin neler olduğunu belirleyin.
Fiziki faktörler; iklim, yer şekilleri, toprak özellikleri ve kara-deniz dağılışı gibi doğal çevre unsurlarıdır.
Biyoçeşitliliği etkileyen unsurları kategorilere ayırmak için bu bilgiye ihtiyaç duyulur.
2
Seçeneklerdeki ifadeleri fiziki, beşerî ve paleocoğrafya sınıflarına göre analiz edin.
Sıcaklık ve yağış koşullarının değişimi fiziki; kıtaların kayması paleocoğrafya; ulaşım, nadas ve sanayi kökenli küresel ısınma ise beşerî faktörlerdir.
Fiziki faktör olan doğru seçeneği belirlemek için.

Key Concept

Biyoçeşitliliğin dağılışını etkileyen fiziki (doğal) faktörler
Estimated Time:45s
Question 12Question

Yeryüzünde biyoçeşitliliğin dağılışında fiziki (iklim, yer şekilleri, toprak), paleocoğrafya (kıtaların kayması, iklim değişiklikleri) ve beşerî (insan faaliyetleri) faktörler belirleyici rol oynar. İnsanlar, mühendislik projeleriyle doğadaki bazı fiziksel engelleri ortadan kaldırarak ekosistemler arası canlı geçişlerine ve tür dağılışının değişmesine neden olabilmektedir.

Buna göre, aşağıda verilen durumlardan hangisi beşerî faaliyetlerin ekosistemler arasındaki doğal sınırları değiştirerek biyoçeşitliliğin dağılışını etkilemesine örnek olarak gösterilebilir?

Show answer & explanation

Answer: Süveyş Kanalı'nın açılmasıyla Kızıldeniz'den Akdeniz'e doğru canlı geçişinin gerçekleşmesi ve Akdeniz'deki tür çeşitliliğinin değişmesi

Answer

Süveyş Kanalı'nın açılmasıyla Kızıldeniz'den Akdeniz'e doğru canlı geçişinin gerçekleşmesi ve Akdeniz'deki tür çeşitliliğinin değişmesi
Doğru yanıt olan seçenekte belirtilen Süveyş Kanalı, insanlar tarafından inşa edilmiş yapay bir su yoludur (beşerî faktör). Bu kanalın açılmasıyla Kızıldeniz ve Akdeniz ekosistemleri birbirine bağlanmış, Kızıldeniz'den Akdeniz'e doğru gerçekleşen canlı göçleri Akdeniz'deki tür çeşitliliğini doğrudan etkilemiştir. Bu durum, beşerî faaliyetlerin doğal sınırları aşarak biyoçeşitliliği etkilemesine doğrudan bir örnektir.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki temel yönlendirmenin belirlenmesi.
Soruda beşerî (insan kaynaklı) faaliyetlerin ekosistemler arasındaki doğal sınırları kaldırarak biyoçeşitliliğe yaptı��ı etkiyi bulmamız istenmektedir.
Beşerî faktörler ile fiziki ve paleocoğrafik faktörleri birbirinden ayırt etmek doğru sonuca ulaşmanın ilk adımıdır.
2
Seçeneklerde sunulan coğrafi olayların etkenlerine göre sınıflandırılması.
Süveyş Kanalı'nın açılması beşerî (yapay kanal) bir etkendir. Levha hareketleri ve buzul dönemleri paleocoğrafya (jeolojik geçmiş) kapsamındadır. Dağ sıraları ve ekvatoral iklim özellikleri ise fiziki (doğal) faktörlerdir.
Her seçeneğin hangi ana faktör grubuna (fiziki, beşerî veya paleocoğrafya) ait olduğunu belirlemek doğru seçeneği netleştirir.
3
Doğru seçeneğin teyit edilmesi.
Süveyş Kanalı insan eliyle yapılmış beşerî bir yapı olup, Akdeniz ile Kızıldeniz arasındaki doğal kara engelini kaldırarak biyoçeşitliliğin yayılışını etkilemiştir. Dolayısıyla doğru yanıt Süveyş Kanalı ile ilgili olan seçenektir.
İnsan müdahalesiyle ekosistemlerin birleşmesi doğrudan beşerî faktörlerin biyoçeşitlilik üzerindeki rolünü kanıtlar.

Key Concept

Biyoçeşitliliği etkileyen beşerî faktörlerin, fiziki ve paleocoğrafik faktörlerden ayırt edilmesi.

Practice More

Baraj yapımı veya aşırı avlanma gibi diğer beşerî faktörlerin biyoçeşitlilik üzerindeki olumsuz etkilerini inceleyen soruları çözebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 13Question

Aşağıda verilen biyoçeşitliliği etkileyen örnek durumlar ile bu durumların ait olduğu faktör gruplarını doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Ekvatoral bölgedeki yüksek sıcaklık ve bol yağışın zengin bir bitki ve hayvan çeşitliliğine imkân tanıması
Sanayileşme, kentleşme ve baraj yapımı gibi faaliyetlerin doğal habitatları tahrip ederek canl�� türlerini tehdit etmesi
Jeolojik zamanlar boyunca meydana gelen kıtaların kayması hareketinin benzer canlı türlerini farklı kıtalara dağıtması

Matches

Show answer & explanation

Answer

Ekvatoral bölgedeki iklim koşulları fiziki faktörlerle, beşeri faaliyetler beşeri faktörlerle, kıtaların kayması ise paleocoğrafya faktörleriyle eşleşir.
Ekvatoral bölgedeki sıcaklık ve yağış koşulları iklim özellikleri olduğundan fiziki (doğal) faktörlerle; insanların gerçekleştirdiği sanayileşme, kentleşme ve baraj inşası gibi faaliyetler beşerî faktörlerle; geçmiş jeolojik dönemlerdeki kıtaların kayması gibi yerkabuğu hareketleri ise paleocoğrafya faktörleriyle doğru şekilde eşleşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Ekvatoral bölgedeki yüksek sıcaklık ve bol yağış gibi iklim koşullarının hangi faktör grubuna girdiğini belirleyin.
Sıcaklık ve yağış iklim elemanları olup, fiziki (doğal) faktörler grubuna dahildir.
İklim, yer şekilleri ve toprak yapısı biyoçeşitliliği etkileyen temel fiziki unsurlardandır.
2
Sanayileşme, kentleşme ve baraj yapımı gibi doğrudan insan müdahalesi içeren faaliyetleri gruplandırın.
Bu faaliyetler insan kökenli olup, beşerî faktörler grubuna dahildir.
Beşerî faktörler, insanların doğa üzerindeki olumlu veya olumsuz tüm etkilerini kapsar.
3
Kıtaların kayması gibi yer kabuğu hareketlerinin ve geçmiş jeolojik dönemlerdeki olayların hangi grupta yer aldığını tespit edin.
Geçmiş jeolojik dönemlerdeki kıta hareketleri paleocoğrafya faktörleri altında incelenir.
Paleocoğrafya, geçmiş jeolojik dönemlerin coğrafi özelliklerini ve canlı dağılışına etkilerini inceler.

Key Concept

Biyoçeşitliliğin yeryüzündeki dağılışını etkileyen fiziki, beşerî ve paleocoğrafya faktörleri
Estimated Time:1m 0s
Question 14Question

Biyoçeşitliliğin yeryüzündeki dağılışı; fiziki (iklim, yer şekilleri, toprak), paleocoğrafya (kıtaların kayması, iklim değişimleri) ve beşerî (insan faaliyetleri) faktörlerin karmaşık ve dinamik etkileşimiyle şekillenir.

Aşağıdaki dünya haritasında bazı alanlar numaralandırılarak gösterilmiştir.

Buna göre, haritada numaralandırılan alanların hangisinde biyoçeşitliliği şekillendiren temel faktör ve buna bağlı ortaya çıkan durum yanlış eşleştirilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: III numaralı alanda torbalı memeliler gibi kendine özgü endemik türlerin yoğun olmasının temel nedeni, bu bölgenin günümüzdeki kurak ve yarı kurak iklim koşulları gibi fiziki faktörlerin etkisi altında bulunmasıdır.

Answer

III numaralı alana ilişkin kurak iklim koşullarının endemik tür çeşitliliğinin temel nedeni olduğunu savunan açıklama yanlıştır. Doğru gerek��e paleocoğrafi faktörler (kıtaların kayması ve izolasyon) olmalıdır.
Haritada III numarayla gösterilen Avustralya kıtasında torbalı memeliler (kangurular, koalalar vb.) gibi kendine özgü endemik canlı türlerinin bulunması, günümüzdeki kurak iklim koşullarından ziyade kıtanın jeolojik geçmişiyle ilgilidir. Avustralya, Gondvana süper kıtasından erken dönemde ayrılarak diğer kıtalardan izole olmuş ve buradaki canlılar farklı bir evrimsel süreç izlemiştir. Bu durum günümüz fiziki faktörleriyle değil, paleocoğrafya (kıtaların kayması) faktörüyle açıklanır. Bu nedenle, III numaralı alana ilişkin açıklama yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökünü analiz etmek ve harita üzerindeki numaralı alanların güncel coğrafi konumlarını ve ekosistem özelliklerini belirlemek.
Haritada numaralandırılan bölgeler: I (Kanada'nın kuzeyi/tundra), II (Büyük Sahra/çöl), III (Avustralya), IV (Amazon Havzası/ekvatoral yağmur ormanları) ve V (Batı Avrupa/sanayi bölgesi) olarak tespit edilmiştir.
Bölgelerin coğrafi konumlarını bilmek, buralardaki fiziki, paleocoğrafi ve beşerî faktörleri doğru analiz etmek için gereklidir.
2
Seçeneklerde her bir bölge için verilen faktör ve biyoçeşitlilik durumu ilişkisini bilimsel coğrafya kurallarına göre değerlendirmek.
I, II, IV ve V numaralı alanlardaki açıklamalar coğrafi gerçeklerle ve faktör türleriyle tam olarak uyuşmaktadır. Ancak III numaralı alandaki torbalı memeli zenginliği, günümüzdeki kurak iklimden ziyade geçmişteki levha hareketleri ve kıtanın diğer karalardan izole olması (paleocoğrafya) ile açıklanmalıdır.
YKS Coğrafya müfredatındaki biyoçeşitlilik faktörleri sınıflamasına göre paleocoğrafya ve fiziki faktörler arasındaki ayrımı netleştirmek.
3
Yanlış eşleştirmenin yapıldığı seçeneği belirleyip çözümü tamamlamak.
III numaralı önermede güncel fiziki faktörün (kuraklık) ön plana çıkarılması hatalıdır. Bu nedenle yanlış eşleştirme yapılan seçenek belirlenmiştir.
Soru kökünde bizden yanlış olan eşleştirme istendiği için hatalı gerekçeyi içeren seçeneği işaretlemek.

Key Concept

Biyoçeşitliliğin yeryüzündeki dağılışını etkileyen fiziki, paleocoğrafi ve beşerî faktörlerin ayrımı ile canlıların adaptasyon süreçleri.
Estimated Time:2m 0s
Question 15Question

Yaklaşık 3 milyon yıl önce Levha Tektoniği hareketleri sonucunda Kuzey ve Güney Amerika kıtalarının Panama Kara Köprüsü ile birleşmesi, yerkürenin en önemli paleocoğrafik olaylarından biridir. Bu köprünün oluşumu hem karasal hem de denizel ekosistemlerde biyoçeşitlilik üzerinde derin izler bırakmıştır.

Buna göre, Panama Kara Köprüsü’nün oluşumunun biyoçeşitlilik üzerindeki etkileriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Kuzey ve Güney Amerika arasındaki karasal canlı göçlerini kolaylaştırarak türlerin yayılmasını sağlarken, Pasifik ve Atlantik okyanusları arasındaki denizel canlı geçişini engelleyerek popülasyonların izole olmasına yol açmıştır.

Answer

Panama Kara Köprüsü'nün oluşumu, Kuzey ve Güney Amerika arasındaki karasal canlıların geçişini (koridor) sağlarken Pasifik ve Atlantik okyanusları arasındaki denizel canlıların geçişini engellemiş (bariyer) ve popülasyonların izole olmasına neden olmuştur.
Doğru seçenek, Panama Kara Köprüsü'nün oluşmasının karasal canlılar için bir geçiş yolu (koridor) oluşturarak türlerin kıtalar arasında yayılmasını sağladığını, buna karşılık Pasifik ve Atlantik okyanusları arasında bir engel (bariyer) oluşturarak denizel canlıların birbirlerinden izole olmasına ve farklı türlerin ortaya çıkmasına yol açtığını doğru bir şekilde ifade etmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Panama Kara Köprüsü'nün oluştuğu coğrafi konumu ve levha tektoniği üzerindeki etkisini belirlemek.
Bu köprü Kuzey ve Güney Amerika'yı birleştirirken, Pasifik Okyanusu ile Atlantik Okyanusu'nu (Karayip Denizi) birbirinden ayırmıştır.
Olayın hem karasal hem de sucul ekosistemlerdeki coğrafi bariyer/koridor rollerini anlamak için bu konum tespiti şarttır.
2
Karasal canlılar üzerindeki etkisini analiz etmek.
Kuzey ve Güney Amerika arasında kara bağlantısı kurulduğundan karasal hayvan ve bitki türleri iki yönlü göç etmiş (Büyük Amerikan Biyotik Değişimi) ve dağılış alanlarını genişletmiştir.
Kara köprülerinin karasal ekosistemlerdeki birleştirici (koridor) rolünü saptamak için.
3
Denizel canlılar üzerindeki etkisini analiz etmek.
İki okyanus arasındaki bağlantı kesildiği için denizel türlerin gen akışı durmuş, popülasyonlar izole olmuş ve zamanla farklı türlerin evrimleşmesine (türleşme) zemin hazırlanmıştır.
Kara köprülerinin denizel ekosistemlerdeki ayırıcı (bariyer) rolünü saptamak için.
4
Elde edilen sonuçları seçeneklerle karşılaştırmak.
Hem karasal geçişin kolaylaşmasını hem de denizel popülasyonların izole olmasını doğru açıklayan seçeneğin doğru cevap olduğu belirlenir.
Doğru cevaba ulaşmak için.

Key Concept

Paleocoğrafik olaylardan levha hareketlerinin ve kara köprülerinin oluşmasının canlıların dağılışı, göç yolları, izolasyonu ve biyoçeşitlilik üzerindeki etkileri.
Estimated Time:2m 0s
Question 16Question

Yeryüzünde biyoçeşitliliğin dağılışını etkileyen faktörler; fiziki faktörler, paleocoğrafya ve beşerî faktörler olmak üzere üç ana gruba ayrılır. Aşağıdaki dünya haritasında numaralandırılarak gösterilen olaylar��, bu olayların meydana gelmesinde rol oynayan en temel faktörlerle eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

I numaralı alanda Süveyş Kanalı'nın açılmasıyla Akdeniz ve Kızıldeniz arasında denizel tür geçişinin yaşanması
II numaralı alanda kıtaların ayrılmasıyla benzer sürüngen fosillerinin farklı kıtalarda bulunması
III numaralı alanda buzul çağlarında deniz seviyesinin gerilemesiyle Bering Boğazı'nın kara köprüsü haline gelmesi
IV numaralı alanda yer şekillerinin bakı etkisine bağlı olarak kısa mesafede bitki örtüsünün değişmesi

Matches

Show answer & explanation

Answer

Süveyş Kanalı beşerî faktörle, sürüngen fosilleri kıtaların kaymasıyla, Bering Boğazı geçmiş dönem iklim değişiklikleriyle, Toros Dağları ise fiziki faktörle eşleşir.
Haritadaki olaylardan Süveyş Kanalı beşerî faktörle, sürüngen fosilleri kıtaların kaymasıyla, Bering Boğazı geçmiş dönem iklim değişiklikleriyle, Toros Dağları ise fiziki faktörle eşleşir.

Step-by-Step Solution

1
Harita üzerindeki I numaralı alanı incelemek ve olayın niteliğini belirlemek
I numaralı yer Süveyş Kanalı olup insan yapımıdır, bu durum beşerî faktörlerle eşleşir.
İnsan müdahalesiyle oluşan ekolojik geçiş yolları beşerî faktör olarak sınıflandırılır.
2
Harita üzerindeki II numaralı alanı incelemek ve fosil dağılışını değerlendirmek
II numaralı alanda kıtaların kayması sonucu türlerin izolasyonu söz konusudur, bu durum paleocoğrafya (kıtaların kayması) ile eşleşir.
Levha hareketleri ve kıtaların ayrılması geçmiş jeolojik dönemlerin paleocoğrafya süreçleridir.
3
Harita üzerindeki III numaralı alanı incelemek ve buzul dönemi köprüsünü değerlendirmek
III numaralı Bering Boğazı buzul çağında kara köprüsü olmuştur, bu durum paleocoğrafya (iklim değişiklikleri) ile eşleşir.
Geçmiş buzul dönemlerindeki deniz seviyesi oynamaları iklim değişikliği ve paleocoğrafya kapsamındadır.
4
Harita üzerindeki IV numaralı alanı incelemek ve yamaç etkisini değerlendirmek
IV numaralı yer Toros Dağları'nda bakı etkisidir, bu durum günümüz fiziki (yer şekilleri) faktörleriyle eşleşir.
Dağların uzanışı ve bakı yönü yer şekillerine ait fiziki özelliklerdir.

Key Concept

Biyoçeşitliliğin yeryüzündeki dağılışını etkileyen fiziki, paleocoğrafi ve beşerî faktörlerin ayırt edilmesi
Question 17Question

Aşağıda bazı paleocoğrafik olaylar ile bu olayların biyoçeşitlilik üzerindeki etkileri verilmiştir. Sol sütunda yer alan olayları, sağ sütundaki en uygun biyo��eşitlilik etkileriyle eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Kıtaların birbirinden ayrılması (levha hareketleri)
Buzul çağlarının yaşanması (iklim dalgalanmaları)
Kıtalar arası kara köprülerinin oluşması (deniz seviyesinin çekilmesi)

Matches

Show answer & explanation

Answer

Kıtaların birbirinden ayrılması coğrafi izolasyona ve özgün türlerin gelişimine yol açar. Buzul çağlarının yaşanması soğuğa uyum sağlayamayan türlerin yok olmasına veya göçüne neden olur. Kıtalar arası kara köprülerinin oluşması ise canlı türlerinin farklı karalara göç ederek yayılmasını sağlar.
Kıtaların ayrılması coğrafi izolasyona yol açarak özgün türlerin gelişimine; buzul çağları iklimsel baskılarla soğuğa dayanıksız canlıların göçüne veya yok olmasına; kara köprüleri ise farklı kara parçaları arasındaki karasal göçlere olanak tanır.

Step-by-Step Solution

1
Kıtaların birbirinden ayrılması olayının etkisini belirlemek.
Kıtaların ayrılması (levha hareketleri), canlıların coğrafi izolasyonuna ve kıtalarda özgün türlerin (örneğin keseli memeliler) evrimleşmesine sebep olur.
Karaların bölünmesi canlıların gen akışını keserek izole popülasyonlar oluşturur.
2
Buzul çağlarının yaşanması olayının etkisini belirlemek.
Buzul çağları (iklim dalgalanmaları), sıcaklıkların düşmesiyle soğuğa dayanıksız türlerin yok olmasına veya sıcak bölgelere göç etmesine yol açar.
İklim dalgalanmaları canlıların yaşam koşullarını ve tolerans limitlerini doğrudan değiştirir.
3
Kıtalar arası kara köprülerinin oluşması olayının etkisini belirlemek.
Kara köprüleri (deniz seviyesinin çekilmesi), farklı karalardaki canlıların göç ederek yayılma alanlarını genişletmesini sağlar.
Karalar arasında bağlantı kurulması, göç yollarının açılmasını ve türlerin yayılmasını kolaylaştırır.

Key Concept

Paleocoğrafik süreçlerin (kıta kayması, iklim dalgalanmaları ve deniz seviyesi değişimleri) biyoçeşitlilik üzerindeki doğrudan etkileri.
Estimated Time:1m 30s
Question 18Question

Biyoçeşitliliğin yeryüzündeki dağılışında fiziki (iklim, yer şekilleri, toprak), paleocoğrafya (kıtaların kayması, iklim değişimleri) ve beşerî (insan faaliyetleri) faktörler farklı düzeylerde rol oynar. Bu faktörlerin yerel veya bölgesel ölçekteki baskınlığı, canlı türlerinin dağılış alanlarını sınırlandırabilir ya da genişletebilir.

Aşağıdaki haritada Türkiye'de farklı coğrafi özelliklere sahip beş bölge numaralandırılarak koyu renkle gösterilmiştir.

Buna göre, haritada numaralandırılan alanlarda biyoçeşitliliğin dağılışını etkileyen faktörler ile ilgili yapılan değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: V numaralı alanda, ortalama yükseltinin fazla olması ve buna bağlı olarak kış sıcaklıklarının aşırı düşmesi gibi iklimsel koşullar, paleocoğrafyanın biyoçeşitlilik üzerindeki etkisine örnektir.

Answer

V numaralı alandaki yükseltinin fazla olması ve kış sıcaklıklarının düşük olması gibi iklimsel koşullar güncel fiziki faktörler içerisinde yer alır, paleocoğrafya kapsamında değerlendirilemez.
Doğru cevap, V numaralı alanla ilgili olan seçenektir. Hakkâri Bölümü'ndeki dağlık engebe, yüksek yükselti ve buna bağlı olarak gelişen düşük kış sıcaklıkları, günümüz coğrafi koşullarını yansıtan 'fiziki faktörler' (iklim ve yer şekilleri) grubuna girer. Paleocoğrafya ise kıtaların kayması ve geçmiş jeolojik dönemlerdeki iklim değişimleri gibi tarihsel süreçleri kapsar. Dolayısıyla bu durumun paleocoğrafik bir faktör olarak nitelendirilmesi hatalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Haritada gösterilen numaralı alanların coğrafi özelliklerini ve bu alanlarda biyoçeşitliliği etkileyen temel unsurları tespit edin.
I: Ergene Havzası (beşerî kirlilik), II: Menteşe Yöresi (dağlık yapı ve mikroklima), III: Tuz Gölü çevresi (kuraklık ve tuzlu toprak), IV: Taşeli Platosu (karstik arazi), V: Hakkâri Bölümü (yüksek dağlık yükselti ve soğuk iklim).
Her bir bölgenin ekolojik ve fiziki/beşerî şartlarını doğru analiz etmek çözüm için gereklidir.
2
Seçeneklerde verilen faktörlerin biyoçeşitliliği etkileyen hangi ana kategoriye (fiziki, paleocoğrafya, beşerî) ait olduğunu belirleyin.
Ergene'deki kirlilik beşerî; Menteşe, Tuz Gölü ve Taşeli'ndeki durumlar güncel fiziki (yer şekilleri, toprak, iklim) faktörlerdir. Hakkâri'deki yükselti ve soğuk iklim koşulları da güncel fiziki faktörlerdir.
Seçeneklerdeki ifadelerin bilimsel olarak doğru sınıflandırılıp sınıflandırılmadığını doğrulamak gerekir.
3
Fiziki faktörler ile paleocoğrafik faktörlerin tanımını karşılaştırarak yanlış eşleştirmeyi saptayın.
Yükselti ve kış sıcaklıkları güncel fiziki faktörlerdir. Paleocoğrafya ise geçmiş jeolojik dönemlerdeki kıta kaymaları ve iklim değişimlerini inceler. Dolayısıyla V numaralı alana dair değerlendirme yanlıştır.
Hakkâri'deki yükselti ve güncel iklim koşullarının paleocoğrafya olarak sunulmasının kavramsal bir hata olduğunu ortaya koymak soruyu çözdürür.

Key Concept

Biyoçeşitliliğin dağılışını etkileyen faktörlerin (fiziki, paleocoğrafik, beşerî) doğru sınıflandırılması ve güncel iklim/yer şekilleri koşullarının fiziki faktörler kapsamında yer aldığının kavranması.
Estimated Time:2m 0s
Question 19Question

Sıcaklık ve yağış koşullarının yıl boyunca yüksek olduğu, bitki örtüsünün geniş yapraklı, her mevsim yeşil kalan ve çok katmanlı ormanlardan oluştuğu biyomda, biyoçeşitlilik diğer biyomlara göre oldukça zengindir.

Buna göre, yukarıda özellikleri belirtilen karasal biyom aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tropikal yağmur ormanları biyomu

Answer

Tropikal yağmur ormanları biyomu
Doğru seçenek olan tropikal yağmur ormanları biyomunda, sıcaklık ve yağış koşulları yıl boyunca yüksek seyreder. Bu durum, geniş yapraklı, her mevsim yeşil kalan ve çok katmanlı gür ağaç topluluklarının oluşmasına zemin hazırlar. Biyoçeşitliliğin de yeryüzünde en zengin olduğu karasal biyomdur.

Step-by-Step Solution

1
Soruda verilen iklim ve bitki örtüsü özelliklerini analiz etmek.
Yıl boyunca yüksek sıcaklık ve bol yağış alan, geniş yapraklı ve sürekli yeşil kalan gür ormanların varlığı tespit edilmiştir.
Bu özellikler doğrudan ekvatoral bölgedeki iklim koşullarını ve bu koşullara uyum sağlamış bitki örtüsünü işaret eder.
2
Belirlenen özelliklerin karasal biyomlarla eşleştirilmesi.
Bu gür, çok katmanlı ve biyoçeşitliliği en zengin olan biyomun Tropikal Yağmur Ormanları Biyomu olduğu anlaşılmıştır.
Diğer biyomlar (tundra, çöl, savan, tayga) kuraklık, düşük sıcaklık veya belirgin kurak dönemler gibi farklı kısıtlayıcı çevre koşullarına sahiptir.

Key Concept

Tropikal yağmur ormanları biyomunun iklim, bitki örtüsü ve biyoçeşitlilik özellikleri
Estimated Time:45s
Question 20Question

Yeryüzünde karasal biyomların coğrafi dağılışı üzerinde enlemin (sıcaklık ve yağış koşullarının) etkisi belirgindir. Ekvator'dan kutuplara doğru gidildikçe sıcaklık değerlerinin azalmasına bağlı olarak biyomlar belirgin bir kuşaklaşma gösterir.

Buna göre, aşağıda verilen karasal biyomları Ekvator'dan kutuplara doğru ardışık olarak sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Karasal biyomların Ekvator'dan kutuplara doğru doğru sıralanışı sırasıyla Tropikal Yağmur Ormanı Biyomu, Savan Biyomu, Ilıman Yaprak Döken Orman Biyomu ve Tundra Biyomu şeklindedir.
Karasal biyomların Ekvator'dan kutuplara doğru sıralaması enlem derecelerine ve sıcaklık/yağış değişimlerine göre sırasıyla Tropikal Yağmur Ormanı Biyomu (0°-10°), Savan Biyomu (10°-20°), Ilıman Yaprak Döken Orman Biyomu (30°-50°) ve Tundra Biyomu (60°-70°) şeklindedir.

Step-by-Step Solution

1
Ekvator çizgisi üzerinde yer alan ilk biyomu belirlemek.
Tropikal Yağmur Ormanı Biyomu ilk sırada yer alır.
Bu biyom 0°-10° enlemleri arasında, doğrudan Ekvatoral iklim bölgesinde yer almaktad��r.
2
Ekvatoral kuşağın hemen dışındaki subtropikal bölgedeki biyomu belirlemek.
Savan Biyomu ikinci sıraya yerleştirilir.
Savan biyomu 10°-20° enlemleri arasında yer alıp Tropikal Yağmur Ormanları kuşağının komşusudur.
3
Orta kuşak nemli iklim bölgesinde yer alan biyomu belirlemek.
Ilıman Yaprak Döken Orman Biyomu üçüncü sıraya yerleştirilir.
Dört mevsimin yaşandığı nemli orta kuşak enlemlerinde (30°-50°) bu biyom yaygındır.
4
Yüksek enlemlerde, kutup altı kuşağındaki biyomu belirlemek.
Tundra Biyomu son sıraya yerleştirilir.
60°-70° enlemleri arasındaki soğuk kutup altı iklim bölgesinde tundra biyomu hâkimdir.

Key Concept

Karasal biyomların enlemsel dağılış sıralaması

Alternative Method

Sıralamayı yaparken biyomların yıllık ortalama sıcaklık ihtiyacını en yüksek olandan en düşük olana doğru düşünmek de aynı enlemsel sıralamayı elde etmenizi sağlar.
Estimated Time:1m 0s
Page 1 / 5Next