Kur'an ve Temel Kavramlar
41 questions
İslam ahlakında 'ma'ruf' aklın ve dinin iyi, güzel ve meşru kabul ettiği davranışları; 'münker' ise dinin ve akl-ı selimin çirkin, kötü ve gayrimeşru bulduğu işleri ifade eder. Müminlerin toplumsal sorumluluklarından biri de bu ilkeleri hayata geçirmektir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi doğrudan 'nehy-i ani'l-münker' (kötülükten sakındırma) görevinin toplumsal hayattaki yansımalarından biridir?
İman ile İslam kavramlarının ilişkisi, İslam dü��ünce tarihinde kelamcılar arasında geniş tartışmalara yol açmıştır. İman, kalbin tasdiki (doğrulaması) ve dilin ikrarı ile tanımlanırken; İslam, boyun eğmek, itaat etmek ve teslim olmak gibi daha çok ameli ve zahiri eylemleri kapsamaktadır. Hucurât Suresi 14. ayetinde bedevilerin durumu üzerinden yapılan ayrım da bu iki kavramın birebir özdeş olmadığını göstermektedir. Buna göre, iman ile İslam arasındaki ilişki ve bu kavramların kapsamı hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Aşağıdaki metinde boş bırakılan yerleri İslam düşüncesindeki kavramsal çerçeveye uygun olarak doldurunuz.
Fill in the blanks below
Aşağıda verilen ayet mealleri ile bu ayetlerin salih amelin kabul şartları, bireysel/toplumsal boyutları veya imanla ilişkisi yönünden temsil ettiği temel kavramsal karşılıkları eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Kur'an-ı Kerim'de, "Şüphesiz bu, benim dosdoğru yolumdur (sırat-ı müstakim). Buna uyun. Başka yollara uymayın..." (En'âm Suresi, 153. ayet) buyrularak inananların istikamet üzere olmaları emredilmiştir. İslam ahlak düşüncesinde sırat-ı müstakim kavramı; nefsin temel kuvvetleri olan akıl, öfke ve arzunun (kuvve-i akliyye, kuvve-i gadabiyye, kuvve-i şeheviyye) aşırılıklardan uzaklaşarak dengeli bir orta yolu (itidal) bulmasıyla ilişkilendirilmiştir. Bu ahlaki dengeye göre her kuvvenin aşırılığı ifrat ve tefrit olarak adlandırılırken, dengeli hali (itidali) birer temel erdem oluşturur. Buna göre, ahlaki kuvvelerin dengelenmesi ve sırat-ı müstakimin hayat tarzı haline getirilmesiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
İslam inanç esaslarında imanın gerçekleşmesi ve geçerli olması için kalbin doğrulaması şart koşulmuştur. Buna göre, imanın aslı ve değişmez temel rüknü kabul edilen, kişinin dini değerleri kalbiyle onaylamasını ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Aşağıda verilen tevhit inancının boyutlarını, karşılarında yer alan en uygun tanımlarla eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Hz. Peygamber, kendisine dinin ne olduğunu sormak üzere gelen Cebrail ile yaptığı konuşmada (Cibril Hadisi) bir kavramı şöyle tanımlamıştır: 'Allah'ı görüyormuş gibi O'na kulluk etmendir. Sen O'nu görmesen de O seni görmektedir.'
Buna göre, Hz. Peygamber'in bu hadisinde tanımlanan Kur'anî kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Aşağıdaki metinde boş bırakılan yerleri Kur'an-ı Kerim'in temel kavramları çerçevesinde uygun terimlerle doldurunuz.
Fill in the blanks below
Cihat kavramının sadece silahlı savaştan ibaret olduğunu düşünen bir öğrenciye öğretmeni, bu terimin geniş kapsamlı olduğunu ve hayatın farklı alanlarında Allah rızası için harcanan her türlü çabayı ifade ettiğini söylemiştir.
Buna göre öğretmen, öğrencinin bu yanılgısını düzeltmek için cihat kapsamında değerlendirilen aşağıdaki davranışlardan hangisini örnek gösteremez?
Salih amelin kabul edilmesi ve dinen geçerli sayılması için bazı temel şartlar ve ölçütler bulunmaktadır. Aşağıda verilen salih amele dair tanımlamaları, karşılarında yer alan kavramlarla doğru bir şekilde eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
İslam düşüncesinde iman ve İslam kavramları, aralarındaki sıkı münasebete rağmen farklı boyutları temsil eder. İmanın aslı, kalbin derinliklerinde gerçekleşen ve "tasdik" adı verilen içsel kabule dayanır. İslam ise kelime anlamındaki "teslimiyet" ve "boyun eğme" doğrultusunda, bireyin dini hükümleri dış dünyada eyleme dökerek zahiri olarak kabul ettiğini göstermesidir.
Bu bilgiler ışığında;
I. Kalbinde inanç barındırmadığı hâlde toplumsal veya kişisel nedenlerle dini vecibeleri yerine getiren bir kimse, Allah katında mümin sayılmaz.
II. İman ve İslam kavramları pratik hayatta birbirini tamamlasa da kalbi tasdikin bulunmadığı bir dışsal teslimiyet, uhrevi kurtuluş için yeterli değildir.
III. Sözlü beyan (ikrar), imanın dünyevi olarak hukuki bir statü kazanması için gerekliyken; kalbi tasdik, imanın hakikatinin oluşması için yegane rükündür.
yargılarından hangileri doğrudur?
Ayetlerde yer alan tevhit vurgularını doğru kavramak, tevhidin boyutlarını anlamak açısından önem arz etmektedir.
Buna göre, sol sütunda verilen ayet meallerini sağ sütundaki ilgili tevhit boyutlarıyla eşleştirdiğinizde doğru eşleşme nasıl olmalıdır?
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
"De ki: Şüphesiz benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm hepsi âlemlerin Rabbi olan Allah içindir. O'nun hiçbir ortağı yoktur..." (En'âm suresi, 162-163. ayetler)
Bu ayetler doğrultusunda tevhit inancı ile ilgili;
I. İbadetlerin yalnızca Allah'a has kılınması gerektiğini belirterek uluhiyyet tevhidiyle doğrudan ilişkilidir.
II. Allah'ın âlemlerin Rabbi olduğunu beyan ederek O'nun rububiyyet sıfatında tek olduğunu vurgulamaktadır.
III. İbadetlerin ve hayatın merkezine Allah rızası dışındaki beklentileri (riya / şirk-i hafi) yerleştirmenin uluhiyyet tevhidine zarar vermeyeceğini savunur.
yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
İslam'ın inanç ve ahlak esaslarının açıklandığı aşağıdaki metinde boş bırakılan yerleri uygun dini terimlerle tamamlayınız; bu doğrultuda boşluklara sırasıyla hangi kavramlar yazılmalıdır?
Fill in the blanks below
İslam'ın inanç, ibadet ve ahlak bütünlüğünün kavranmasında Kur'an-ı Kerim'in temel kavramları merkezi bir role sahiptir. Bu bağlamda, 'hidayet' ve 'ihsan' kavramlarının kapsamına ve aralarındaki ilişkiye dair:
I. Hidayet, bireyin ilahi kılavuzlukla doğru yolu bulup batıldan uzaklaşmasını; ihsan ise bu doğru yoldaki eylemlerini Allah'ın kendisini her an izlediği bilinciyle, en güzel şekilde yerine getirmesini ifade eder.
II. İhsan, yalnızca ibadetlerin zahiri (şekilsel) şartlarını yerine getirmekle sınırlı bir kavram iken; hidayet, bu ibadetlerin kabulü için gereken batıni (niyet) şartları belirler.
III. Kulun yaşamında ihsan bilincini (murakabe halini) yerleştirmesi, onun hidayet üzere kalmasını destekler ve doğru yoldaki kararlılığını pekiştirir.
Yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?
Aşağıda verilen ayet ve hadis meallerini, Kur'an-ı Kerim'in temel kavramlarından ihlas ve takva çerçevesindeki doğru açıklamalarıyla eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Fâtıha Suresi'nde geçen, "Bizi doğru yola (sırat-ı müstakime) ilet..." (Fâtıha, 6) ayeti, tefsirlerde sadece inanç esaslarına bağlılık olarak değil, aynı zamanda ahlaki tutumlarda dengeli olmak şeklinde de yorumlanmıştır. İslam ahlak düşünürleri bu doğrultuda, insan davranışlarının sırat-ı müstakim üzere olmasını "itidal" (orta yol) kavramıyla açıklamışlardır. İtidal; eylemlerde aşırılıktan (ifrat) ve yetersizlikten (tefrit) uzak durarak dengeyi bulmaktır.
Aşağıdaki tabloda bazı davranış alanlarının sırat-ı müstakim (itidal) çerçevesindeki sınıflandırması verilmiştir:
| Davranış Alanı | İfrat (Aşırılık) | İtidal (Sırat-ı Müstakim) | Tefrit (Yetersizlik) |
|---|---|---|---|
| I. Maddi Harcamalar | Cimrilik | Cömertlik | İsraf |
| II. Tehlikeler Karşısındaki Tutum | Saldırganlık | Cesaret (Şecaat) | Korkaklık |
| III. Konuşma ve Bilgi Kullanımı | Cerbeze | Hikmet | Ahmaklık |
Buna göre, tablonun tamamen doğru olabilmesi için hangi satırlardaki 'İfrat' ve 'Tefrit' sütunlarındaki kavramların birbiriyle yer değiştirmesi gerekir?
İslam terminolojisinde cihat; sözlük anlamındaki 'çaba göstermek, gayret etmek, zorluklara karşı direnmek' manalarından hareketle, Allah’ın rızasını kazanmak amacıyla gösterilen her türlü samimi çabayı ifade eder. Kur'an-ı Kerim'de 'cihat' kelimesi ve türevleri geniş bir anlam yelpazesinde kullanılarak ahlaki, zihni, iktisadi ve fiili mücadelelerin tümünü kuşatır. Buna karşın, doğrudan düşmanla yapılan fiziksel savaşı ve silahlı mücadeleyi tanımlamak için Kur'an'da daha çok 'kıtal' veya 'mukatele' kavramlarına yer verilmiştir. Buradan hareketle cihat, hayatın her anını ve alanını kapsayan sürekli bir kulluk eylemi iken; kıtal, olağanüstü durumlarda başvurulan ve belirli kurallara bağlı olan geçici bir savunma yöntemidir. Ancak tarihsel süreçte bazı yaklaşımlar, bu iki kavram arasındaki hiyerarşik ve kapsam ilişkisini göz ardı ederek cihadı dar bir çerçeveye sıkıştırmıştır.
Bu parçadaki açıklamalardan hareketle, cihat kavramı ile ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğru olamaz?
Bir kimsenin, dinin inanç esaslarına çevresindeki insanlardan görerek, araştırma yapmadan ve delillere dayanmadan inanmasına "taklidî iman" denir. Taklidî iman, kişinin karşılaştığı dini veya felsefi itirazlar karşısında sarsıntıya uğrayabilir. Buna karşılık, bilgiye, araştırmaya, delillere ve aklın süzgecinden geçirilmiş bir bilince dayanan imana ise "tahkikî iman" adı verilir. İslam bilginlerine göre her Müslümanın taklidî imandan kurtularak imanını delillerle desteklemesi ve tahkikî seviyeye ulaştırması bir görevdir.
Bu parçadan hareketle taklidî ve tahkikî iman ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?