Atatürkçülük ve Atatürk İnkılapları

86 questions

Question 21Question

Yeni Türk Devleti'nde modern, demokratik ve laik bir hukuk düzeni kurmak amacıyla Avrupa'nın gelişmiş hukuk sistemlerinden ve kanunlarından yararlanılmıştır. Aşağıda verilen Avrupa ülkelerini, bu ülkelerden örnek alınarak hazırlanan kanunlarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

İsviçre
İtalya
Almanya

Matches

Show answer & explanation

Answer

İsviçre ile Medeni Kanun, İtalya ile Ceza Kanunu, Almanya ile Ticaret Kanunu eşleşmektedir.
İsviçre'den Medeni Kanun, İtalya'dan Ceza Kanunu, Almanya'dan ise Ticaret Kanunu örnek alınarak Türk hukuk sistemine uyarlanmıştır.

Step-by-Step Solution

1
İsviçre'den hangi kanunun örnek alındığını belirlemek.
İsviçre'den Medeni Kanun örnek alınmıştır.
1926 yılında İsviçre Medeni Kanunu esas alınarak Türk Medeni Kanunu hazırlanmıştır.
2
İtalya'dan hangi kanunun örnek alındığını belirlemek.
İtalya'dan Ceza Kanunu örnek alınmıştır.
Yeni Türk Devleti'nin ceza hukuku ihtiyacı için İtalyan Ceza Kanunu örnek alınarak Türk Ceza Kanunu oluşturulmuştur.
3
Almanya'dan hangi kanunun örnek alındığını belirlemek.
Almanya'dan Ticaret Kanunu örnek alınmıştır.
Ticari ilişkilerin modern standartlara kavuşturulması amacıyla Alman Ticaret Kanunu örnek alınmıştır.

Key Concept

Cumhuriyet Dönemi'nde Avrupa ülkelerinden alınan kanunlar ve bunların eşleştirilmesi.
Question 22Question

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), 1 Kasım 1922'de kabul ettiği kanunla saltanatı kaldırmıştır. Bu siyasi inkılabın gerçekleştirilmesinde öncelikle hedeflenen durum aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Milli iradeyi ve meclisin otoritesini yönetimde tek güç haline getirmek

Answer

Milli iradeyi ve meclisin otoritesini yönetimde tek güç haline getirmek
Saltanatın kaldırılması, egemenlik hakkının hanedandan alınarak doğrudan halk iradesine, yani meclise devredilmesini sağlamıştır. Bu doğrultuda meclisin otoritesini tek güç kılmak ve milli iradeyi gerçekleştirmek temel hedeftir.

Step-by-Step Solution

1
Saltanat sisteminin yönetim yapısındaki yerini analiz etmek
Saltanat, egemenliğin tek bir kişiye ve hanedana ait olduğu monarşik bir yönetim şeklidir.
Bu sistem, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu ilkesiyle doğrudan çelişmektedir.
2
Saltanatın kaldırılmasının siyasi amacını belirlemek
1 Kasım 1922'de saltanatın kaldırılmasıyla padişahlık yönetimine son verilmiş, ulusal iradenin ve meclisin gücü yönetimde tek belirleyici unsur haline gelmiştir.
Milli egemenliği yerleştirmek ve yönetimdeki iki başlılığı ortadan kaldırmak hedeflenmiştir.

Key Concept

Milli egemenliğin gerçekleştirilmesi yolunda saltanatın kaldırılması ve ulusal iradenin önündeki engellerin temizlenmesi.
Estimated Time:1m 0s
Question 23Question

A��ağıda Atatürk Dönemi'nde siyasi alanda yapılan bazı inkılaplar ve bu inkılapların doğrudan sağladığı sonuçlar verilmiştir. Bu inkılapları doğru sonuçlarıyla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Saltanatın kaldırılması
Cumhuriyetin ilanı
Kadınlara siyasi hakların tanınması

Matches

Show answer & explanation

Answer

Saltanatın kaldırılması kişisel egemenliğin son bulması ve Osmanlı Devleti'nin resmen sona ermesiyle; Cumhuriyetin ilanı rejim ve devlet başkanlığı krizinin çözülmesiyle; Kadınlara siyasi hakların tanınması ise kadınların seçimlere katılarak yönetimde eşit söz hakkı elde etmesiyle eşleşmektedir.
Saltanatın kaldırılması monarşik yönetimi bitirip Osmanlı'yı resmen sona erdirmiş; Cumhuriyetin ilanı yeni rejimi kurup devlet başkanlığı krizini çözmüş; kadınlara siyasi hakların verilmesi ise kadınların yönetimde temsil edilmesini sağlayarak siyasi eşitliği pekiştirmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Saltanatın kaldırılmasının tarihsel sonucunu tespit etmek.
Saltanatın kaldırılmasıyla kişisel egemenliğe son verilmiş ve Osmanlı Devleti resmen sona ermiştir.
1 Kasım 1922 tarihli kanunla saltanat kaldırılarak milli egemenliğin önü açılmıştır.
2
Cumhuriyetin ilanının getirdiği siyasi çözümü analiz etmek.
Cumhuriyetin ilanıyle yeni Türk devletinin rejimi belirlenmiş ve devlet başkanlığı sorunu çözülmüştür.
Meclis hükümeti sisteminden kabine sistemine geçilerek yönetimdeki tıkanıklık giderilmiştir.
3
Kadınlara siyasi haklar tanınmasının amacını belirlemek.
Kadınların belediye, muhtarlık ve milletvekilliği seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı elde etmesi sağlanmıştır.
Milli iradenin eksiksiz tecelli etmesi ve toplumsal alandaki eşitliğin siyasi alana da yansıması amaçlanmıştır.

Key Concept

Cumhuriyet Dönemi Siyasi İnkılaplarının Amaç ve Sonuçları
Estimated Time:1m 0s
Question 24Question

Lozan Barış Antlaşması'nın 42. maddesiyle Türkiye sınırları içindeki gayrimüslim azınlıklara aile ve şahıs hukuku alanında kendi dini kurallarını ve mahkemelerini uygulama hakkı tanınmıştır. Ancak 1926 yılında Türk Medeni Kanunu kabul edildikten sonra gayrimüslim azınlıkların temsilcileri Adalet Bakanlığına dilekçe ile başvurarak Lozan Antlaşması'nın kendilerine verdiği bu haklardan feragat ettiklerini ve Türk Medeni Kanunu hükümlerine tabi olmak istediklerini beyan etmişlerdir.

Azınlıkların bu kararı almalarında Türk Medeni Kanunu'nun aşağıdaki özelliklerinden hangisi doğrudan belirleyici olmuştur?

Show answer & explanation

Answer: İnanç temelli hukuki ayrımları ortadan kaldıran, tamamen seküler yapısıyla tüm vatandaşlar için eşit ve modern bir aile hukuku sunması

Answer

İnanç temelli hukuki ayrımları ortadan kaldıran, tamamen seküler yapısıyla tüm vatandaşlar için eşit ve modern bir aile hukuku sunması
Yeni Türk Medeni Kanunu'nun inanç ayrımı yapmaksızın tüm vatandaşları eşit kabul eden ve tamamen seküler olan yapısı, gayrimüslim azınlıkların kendi dini mahkemelerine ve hukuk kurallarına ihtiyaç duymamasını sağlamıştır. Bu sayede azınlıklar, Lozan Antlaşması'ndaki özel haklarından vazgeçerek Türk hukuk sisteminin birliğine dahil olmuşlardır.

Step-by-Step Solution

1
Lozan Antlaşması'nın azınlıklara tanıdığı hukuki ayrıcalıkların ve bu ayrıcalıklardan feragat edilmesinin anlamını analiz etmek.
Gayrimüslimlerin kendi dini hukuk sistemleri yerine devletin genel hukukuna tabi olmak istemesi, ülkedeki egemenlik haklarını ve hukuk birliğini güçlendirmiştir.
Azınlıkların kendi istekleriyle bu haklardan vazgeçmesinin arkasındaki gerekçeyi kavramak için bu adım gereklidir.
2
1926 tarihli Türk Medeni Kanunu'nun yapısını ve getirdiği yenilikleri incelemek.
Yeni kanunun laik, eşitlikçi ve modern bir aile hukuku kurduğu tespit edilmiştir.
Yeni kanunun hangi özelliğinin azınlıklar için cazip olduğunu ve dini hukukun yerini alabileceğini anlamak için bu analiz şarttır.
3
Seçeneklerdeki ifadelerin doğruluğunu ve azınlıkların feragat etme gerekçesiyle ilişkisini değerlendirmek.
İnanç ayrımı gözetmeyen seküler yapının eşitlik ve güvence sunması sebebiyle azınlıkların feragat ettiği sonucuna ulaşılmıştır.
Doğru sonuca ulaşmak ve tarihsel yanılgı içeren diğer seçenekleri elemek için son değerlendirme yapılır.

Key Concept

Türk Medeni Kanunu'nun kabulü ve laik hukuk sisteminin inşası ile hukuk birliğinin sağlanması.
Estimated Time:2m 0s
Question 25Question

Cumhuriyet'in ilk yıllarında Türkiye'de Mecelle'nin ve şer'iyye mahkemelerinin varlığı devam ederken, bir yandan da modern hukuk kurallarının oluşturulması yönünde çalışmalar yapılmıştır. Bu süreçte adalet işlerinde yaşanan çift başlılığın ortadan kaldırılması amacıyla çeşitli adımlar atılmıştır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi doğrudan hukuk sisteminde laikleşmeyi ve birliği sağlamaya yönelik atılan adımlardan biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Kadınlara belediye seçimlerine katılma hakkının verilmesi

Answer

Kadınlara belediye seçimlerine katılma hakkının verilmesi
Kadınlara belediye seçimlerine katılma hakkının verilmesi, doğrudan hukuk sisteminin laikleştirilmesi veya hukuk birliğinin sağlanmasıyla ilgili bir düzenleme olmayıp, siyasi alanda gerçekleştirilen ve milli egemenlik ilkesini pekiştiren bir reformdur. Diğer seçeneklerdeki düzenlemeler ise şeri yargının kaldırılması, dini esaslı hukuk kurallarının (Mecelle) çağdaş kurallarla değiştirilmesi ve farklı cemaat ya da konsolosluk mahkemelerinin kapatılarak yargı birliğinin ve laikliğin tesis edilmesiyle ilgilidir.

Step-by-Step Solution

1
Hukuk alanında yapılan inkılapların temel amaçlarının analiz edilmesi
Hukuk reformlarının temel amaçlarının, ülkede çok hukuklu yapıya son vererek hukuk birliğini (yargı birliği) kurmak ve kanunları dini referanslardan arındırıp laik esaslara dayandırmak olduğu saptanır.
Soru kökündeki laikleşme ve birlik vurgusunu doğru değerlendirmek amacıyla bu alandaki hedefler belirlenir.
2
Seçeneklerde verilen düzenlemelerin niteliklerinin tek tek değerlendirilmesi
Şer'iyye mahkemelerinin kapatılması, Mecelle'nin kaldırılması, cemaat ve konsolosluk mahkemelerinin yetkilerinin sonlandırılması ve Şer'iyye ve Evkaf Vekâletinin kaldırılmasının doğrudan dini/ayrıcalıklı hukuki yapıları tasfiye ederek yargı birliğini ve laikliği kurduğu tespit edilir.
Laiklik ve hukuk birliği doğrultusundaki yapısal düzenlemeler ayırt edilir.
3
Kadınlara belediye seçimlerine katılma hakkının verilmesinin alanının saptanması
Kadınlara belediye seçimlerine katılma hakkının verilmesinin, medeni veya adli hukuk yapısının laikleşmesinden ziyade halkın yönetime katılımını sağlayan siyasi temsil hakları kapsamında yer aldığı belirlenir.
Hukuki/medeni haklar ile siyasi haklar arasındaki fark ortaya konarak doğru yanıta ulaşılır.

Key Concept

Hukuk Alanında Yapılan İnkılaplar ve Yargı Birliği
Estimated Time:2m 0s
Question 26Question

Cumhuriyet Dönemi'nde modern, laik ve demokratik bir hukuk düzeni kurmak amacıyla Avrupa'nın gelişmiş hukuk sistemlerinden ve kanunlarından yararlanılmıştır. Aşağıda bu doğrultuda hazırlanan bazı kanunlar ve bu kanunların temel amaçları/özellikleri verilmiştir. Verilen kanunları doğru açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

İsviçre Medeni Kanunu
İtalya Ceza Kanunu
Almanya Ticaret Kanunu
Fransa İdare Hukuku

Matches

Show answer & explanation

Answer

İsviçre Medeni Kanunu aile ve miras alanındaki laik düzenlemelerle; İtalya Ceza Kanunu kamu düzeni ve ceza adaletiyle; Almanya Ticaret Kanunu ekonomik ve ticari kurallarla; Fransa İdare Hukuku ise idari işleyiş ve kamu hizmetleriyle eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmeler kanunların kabul edildikleri ülkeler ve esas düzenleme alanları göz önünde bulundurularak yapılmıştır. İsviçre Medeni Kanunu toplumsal eşitlik ve laik aile yapısını; İtalya Ceza Kanunu kamu düzeni ve ceza hukukunu; Almanya Ticaret Kanunu ticari ve ekonomik hayatı; Fransa İdare Hukuku ise kamu yönetiminin işleyişini düzenlemektedir.

Step-by-Step Solution

1
İsviçre Medeni Kanunu'nun içeriğini analiz etmek.
Medeni Kanun'un aile, miras ve mülkiyet ilişkilerinde din temelli kuralları kaldırarak kadın-erkek eşitliğini getirdiği belirlenir. Bu özellik ikinci açıklamada yer almaktadır.
Medeni Kanun'un toplumsal alanda laikleşme ve eşitlik sağlama amacını tespit etmek.
2
İtalya Ceza Kanunu'nun niteliklerini incelemek.
İtalya'dan uyarlanan 1926 tarihli kanunun, kamu düzeni ve devlet otoritesi ile bireysel haklar arasındaki dengeyi çağdaş ceza hukuku ilkeleriyle sağladığı saptanır. Bu özellik dördüncü açıklama ile uyuşmaktadır.
Ceza adaleti ve toplumsal düzen gereksinimlerini belirlemek.
3
Almanya Ticaret Kanunu'nun işlevini değerlendirmek.
Almanya'dan alınan Ticaret Kanunu'nun, cumhuriyetin ekonomik kalkınma hedefleri çerçevesinde şirketler hukuku ve deniz ticareti gibi alanları düzenlediği görülür. Bu özellik birinci açıklama ile eşleşmektedir.
Ekonomik bağımsızlık ve ticaret hukukunun çağdaş normlara göre kurgulanmasını doğrulamak.
4
Fransa İdare Hukuku esaslarını analiz etmek.
Fransa'dan örnek alınan idare hukukunun, kamu kurumlarının işleyişini, kamu hizmetlerinin sunulmasını ve vatandaş-idare ilişkilerini yapılandırdığı tespit edilir. Bu özellik üçüncü açıklama ile eşleşmektedir.
Devlet teşkilatının idari yapısını kurumsal bir düzene oturtma amacını açıklamak.

Key Concept

Cumhuriyet Dönemi Hukuk İnkılabı ve Avrupa Kanunlarının Uyarlanması
Question 27Question

Türkiye Cumhuriyeti'nde modern, laik ve demokratik bir hukuk düzeninin kurulması sürecinde gerçekleştirilen aşağıdaki inkılap adımlarını kronolojik olarak ilkten sona doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Doğru sıralama Şer'iyye ve Evkaf Vekâletinin kaldırılması (1924), Ankara Adliye Hukuk Mektebinin açılması (1925), Türk Medeni Kanunu'nun kabul edilmesi (1926) ve Türk kadınına belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkının tanınması (1930) şeklindedir.
Doğru sıralama Şer'iyye ve Evkaf Vekâletinin kaldırılması (1924) ile başlar, yeni rejimin hukukçu kadrosunu yetiştirmek için kurulan Ankara Adliye Hukuk Mektebinin açılması (1925) ile devam eder. Ardından aile ve toplum yapısını laikleştiren Türk Medeni Kanunu'nun kabulü (1926) gelir. En son ise kadınların ilk siyasi hakkı olan belediye seçimlerine katılma hakkının verilmesi (1930) gerçekleşmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Laik hukuk düzeninin ilk aşamalarından biri olan Şer'iyye ve Evkaf Vekâletinin kaldırıldığı yılı belirleme.
Bu vekâlet 3 Mart 1924'te kaldırılmıştır. Bu durum sıralamada ilk sırayı oluşturur.
Osmanlı'dan kalan dini ve hukuki yetkileri elinde bulunduran vekâletin kaldırılması, hukukta tekliğin ve laikleşmenin başlangıç adımlarındandır.
2
Modern hukukun eğitimi ve kadro ihtiyacı için açılan Ankara Adliye Hukuk Mektebinin kuruluş yılını belirleme.
Mektep 1925 yılında faaliyete başlamıştır. Bu gelişme ikinci sırada yer alır.
Yeni kurulacak hukuk sisteminin nitelikli ve cumhuriyet ilkelerine bağlı uygulayıcılarının yetiştirilmesi hedeflenmiştir.
3
Toplumsal ve aile hukuku alanında devrim niteliğinde olan Türk Medeni Kanunu'nun kabul tarihini saptama.
Türk Medeni Kanunu 17 Şubat 1926'da kabul edilmiştir. Sıralamada üçüncü basamaktadır.
Mecelle'nin yerine çağdaş, laik ve kadın-erkek eşitliğine dayanan bir aile hukukunun getirilmesi amaçlanmıştır.
4
Kadınların siyasi haklarına yönelik adımlardan biri olan belediye seçim hakkının tanınma tarihini belirleme.
Türk kadınına belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı 1930 yılında verilmiştir. Bu gelişme sıralamada en son basamaktır.
Medeni Kanun ile sosyal ve ekonomik haklara kavuşan kadınların, siyasi haklarını elde etme süreci 1930 yılındaki belediye kanunuyla başlamıştır.

Key Concept

Hukuk alanında yapılan inkılapların kronolojik sıralaması ve gelişim aşamaları
Estimated Time:1m 30s
Question 28Question

Atatürk Dönemi'nde gerçekleştirilen eğitim ve kültür inkılapları; çağdaşlaşma, laikleşme ve millî kimlik inşasını hedefleyen çok boyutlu bir yapıya sahiptir. Bu dönemde hayata geçirilen inkılapların hedefleri ve kurumsal işlevleri hakkında doğru çıkarımlar yapmak, inkılap tarihinin doğru anlaşılması açısından önem taşımaktadır.

Buna göre, Atatürk Dönemi'nde eğitim ve kültür alanında yapılan inkılaplar ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Türk Dil Kurumunun kurulmasıyla, dildeki Arapça ve Farsça gibi yabancı kökenli tüm kelimeler dilden tamamen atılmış ve böylece eğitim dilinin sadece Türkçe olması zorunluluğu getirilmiştir.

Answer

Türk Dil Kurumunun kurulmasıyla dildeki yabancı kelimelerin tamamının tasfiye edildiği ve eğitim dilinin Türkçe olması zorunluluğunun bu yolla getirildiği ifadesi yanlıştır.
Türk Dil Kurumunun kurulmasının amacı Türkçeyi yabancı dillerin etkisinden kurtarmak, dilin öz güzelliğini ortaya çıkarmak ve onu bir bilim dili hâline getirmektir. Ancak kurum dildeki tüm yabancı kökenli kelimeleri tamamen tasfiye etmemiş, tasfiyecilik hareketinin dili kısırlaştıracağı görülerek daha ılımlı bir sadeleşme politikası izlenmiştir. Ayrıca eğitim dilinin Türkçe olması zorunluluğu Türk Dil Kurumu ile değil, Tevhid-i Tedrisat Kanunu ve devletin egemenlik hakları çerçevesinde Maarif Vekaleti tarafından düzenlenmiştir. Bu nedenle bu ifade yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Seçeneklerde yer alan inkılapların ve kurumların kuruluş amaçlarını ve sonuçlarını tek tek analiz edin.
Tevhid-i Tedrisat Kanunu, Millet Mektepleri, Türk Tarih Kurumu ve İstanbul Üniversitesine dair verilen bilgilerin tarihsel olarak doğru olduğunu tespit edin.
Bu kurumların Atatürk Dönemi'ndeki temel işlevlerini doğrulamak yanlış seçeneği bulmayı kolayla��tırır.
2
Türk Dil Kurumunun (Türk Dili Tetkik Cemiyeti) dilde sadeleşme politikasının sınırlarını ve dildeki uygulamalarını değerlendirin.
Kurumun yabancı kelimeleri tamamen tasfiye etmediğini, dilin kısırlaşmasını önlemek için zamanla daha dengeli bir sadeleşme izlediğini ve eğitim dilini belirleme yetkisinin Maarif Vekaletinde olduğunu belirleyin.
Türk Dil Kurumunun yetki sınırları ile eğitim politikasını düzenleyen yasal çerçeve arasındaki farkı kavramak sorunun doğru çözümünü sağlar.

Key Concept

Atatürk Dönemi Eğitim ve Kültür İnkılaplarının amaç, işlev ve kapsamları
Estimated Time:2m 0s
Question 29Question

Yeni Türk Devleti'nde 17 Şubat 1926 tarihinde kabul edilen Türk Medeni Kanunu ile aile hukukunda din, mezhep ve cemaat farkı gözetilmeksizin tüm vatandaşlar aynı kanun hükümlerine tabi kılınm��ş; patrikhanelerin ve dini cemaatlerin dünyevi yetkilerine son verilmiştir.

Bu düzenlemelerin;
I. toplumsal alanda laik ve eşitlikçi bir yapının tesis edilmesi,
II. kadınların genel ve yerel seçimlerde oy kullanma hakkını elde etmesi,
III. hukuk birliğinin sağlanarak devletin egemenlik haklarının pekiştirilmesi

durumlarından hangilerine doğrudan katkı sağladığı savunulabilir?

Show answer & explanation

Answer: I ve III

Answer

Birinci ve üçüncü öncülleri içeren seçenek (I ve III) doğrudur.
Birinci ve üçüncü öncülleri içeren seçenek, Türk Medeni Kanunu'nun getirdiği köklü değişimleri tam olarak yansıtmaktadır. Kanun, şer'i hukuk kurallarını kaldırarak yerine laik kurallar getirmiş ve kadın-erkek eşitliğini sağlayarak laik ve eşitlikçi bir toplumsal düzen kurulmasını sağlamıştır. Ayrıca patrikhanelerin ve konsoloslukların yargı yetkilerine son verilmesi, ülke içindeki hukuk ikiliğini sonlandırarak hukuk birliğini kurmuş ve milli egemenliği pekiştirmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Türk Medeni Kanunu'nun içeriğini ve getirdiği yenilikleri analiz etmek.
1926 yılında kabul edilen kanunla, aile ve miras hukuku gibi medeni hukuk alanlarında dini kurallar yerine modern ve seküler kuralların getirilmesiyle hukukta birlik sağlanmış, kadın-erkek eşitliği (miras, mahkemede şahitlik vb.) güvence altına alınmıştır.
Soruda verilen öncüllerin doğruluğunu Medeni Kanun'un kapsamıyla karşılaştırmak için ilk olarak kanunun getirdiği temel düzenlemeleri belirlemek gerekir.
2
Birinci öncülü (laik ve eşitlikçi yapı) değerlendirmek.
Dini kurallara dayalı Mecelle'nin kaldırılarak yerine seküler bir medeni kanunun getirilmesi laiklikle; kadın ve erkeğin hukuk önünde eşitlenmesi ile gayrimüslimlerin de aynı kanunlara tabi olması ise halkçılık (eşitlik) ilkesiyle doğrudan ilgilidir. Bu nedenle birinci öncül doğrudur.
Medeni Kanun'un toplumsal eşitlik ve din işlerinin hukuktan ayrılması üzerindeki etkisini saptamak.
3
İkinci öncülü (kadınların seçimlerde oy kullanma hakkı) değerlendirmek.
1926 Türk Medeni Kanunu kadınlara sadece sosyal ve ekonomik (medeni) haklar tanımış, siyasi haklar (seçme ve seçilme) vermemiştir. Kadınlar seçme ve seçilme hakkını daha sonra, 1930 (belediye), 1933 (muhtarlık) ve 1934 (milletvekilliği) yıllarında yapılan anayasal değişikliklerle elde etmişlerdir. Dolayısıyla ikinci öncül yanlıştır.
Medeni haklar ile siyasi haklar arasındaki kronolojik ve kavramsal ayrımı netleştirmek.
4
Üçüncü öncülü (hukuk birliği ve egemenlik hakları) değerlendirmek.
Patrikhanelerin ve dini cemaatlerin mahkeme kurma gibi dünyevi yetkilerinin sonlandırılması, ülke sınırları içindeki farklı hukuki yapıları tek çatı altında toplamış (hukuk birliği) ve devletin yargı bağımsızlığı ile egemenlik haklarını güçlendirmiştir. Bu nedenle üçüncü öncül doğrudur.
Cemaat mahkemelerinin kaldırılmasının egemenlik ve hukuki teklik üzerindeki etkisini incelemek.

Key Concept

Türk Medeni Kanunu'nun Kabulü ve Hukuki Sonuçları
Question 30Question

Mustafa Kemal Atatürk, 5 Kasım 1925'te Ankara Hukuk Mektebi'nin açılış töreninde yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullanmıştır:

'Büsbütün yeni esaslarla hazırlanan yeni hukuk sistemini, yine onunla yetişecek kadroların koruyup uygulayabileceğini g��z önünde bulundurmalıyız. Cumhuriyet, kendi hukukunu savunacak ve uygulayacak yeni nesil hukukçuları kendisi yetiştirmek zorundadır.'

Bu bilgiye göre, Ankara Hukuk Mektebi'nin açılmasının temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Cumhuriyet'in ilanından sonra oluşturulmaya başlanan yeni ve laik hukuk düzenini uygulayacak kadroları yetiştirmek

Answer

Cumhuriyet'in ilanından sonra oluşturulmaya başlanan yeni ve laik hukuk düzenini uygulayacak kadroları yetiştirmek
Doğru yanıt, yeni kurulan laik hukuk düzenini koruyacak ve uygulayacak yeni kadroları yetiştirme hedefini ifade etmektedir. Atatürk konuşmasında, yeni hukuk sisteminin ancak bu sistemin ilkelerine göre yetişmiş yeni nesil hukukçular tarafından korunup uygulanabileceğini açıkça belirtmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Atatürk'ün Ankara Hukuk Mektebi'nin açılışında yaptığı konuşmayı analiz etmek.
Atatürk'ün 'yeni hukuk sistemini koruyup uygulayacak kadrolar yetiştirmek' ifadesine ulaşılır.
Soruda verilen tarihsel kaynağın ana fikrini tespit etmek için bu adım gereklidir.
2
Bu konuşmadaki 'yeni hukuk sistemi' ve 'yeni nesil hukukçular' kavramlarını Cumhuriyet Dönemi hukuk reformlarıyla ilişkilendirmek.
Yeni hukuk sisteminin laik, çağdaş ve Cumhuriyet ilkelerine uygun olduğu; bunu uygulayacak kişilerin de bu ilkelerle yetiştirilmesi gerektiği anlaşılır.
Tarihsel olayın dönemin inkılap bağlamı ile bağlantısını kurmak için gereklidir.
3
Seçenekleri değerlendirerek doğrudan bu amaca yönelik olan doğru seçeneği belirlemek.
Yeni ve laik hukuk düzenini uygulayacak kadroları yetiştirme amacını ifade eden seçeneğin doğru olduğu sonucuna varılır.
Çıkarılan sonucun seçeneklerle eşleştirilmesini sağlamak için gereklidir.

Key Concept

Cumhuriyet Dönemi'nde laik ve modern hukuk sisteminin inşası için gerekli eğitim kurumlarının açılması ve hukuk alanındaki kadro ihtiyacının karşılanması.
Estimated Time:1m 30s
Question 31Question

Cumhuriyet'in ilk yıllarında eğitim ve kültür hayatını çağdaşlaştırmak, milli kimliği güçlendirmek ve eğitimi laik esaslara dayandırmak amacıyla bir dizi köklü reform gerçekleştirilmiştir.

Bu doğrultuda hayata geçirilen aşağıdaki gelişmeleri kronolojik olarak eskiden yeniye doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Doğru sıralama sırasıyla Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun kabulü (1924), Yeni Türk harflerinin kabulü (1928), Türk Tarihi Tetkik Cemiyetinin kurulması (1931) ve İstanbul Üniversitesi'nin kurulması (1933) şeklindedir.
Doğru sıralama Tevhid-i Tedrisat Kanunu (1924), Harf İnkılabı (1928), Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti (1931) ve Üniversite Reformu (1933) şeklindedir. Bu sıralama, Cumhuriyet'in eğitim ve kültür politikalarının aşamalı olarak laikleşme, millileşme ve çağdaşlaşma hedeflerine göre şekillendiğini gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Eğitimde birliğin sağlandığı ilk büyük kanuni düzenlemeyi belirleme
Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun 3 Mart 1924'te kabul edildiği saptanır.
Eğitimin modernleştirilmesi ve laikleştirilmesinin ilk adımı olan bu kanun listenin en eski tarihli gelişmesidir.
2
Okuma yazma oranını artırmak ve Türk dilinin yapısına uygun bir alfabe getirmek için yapılan düzenlemenin tarihini belirleme
Harf İnkılabı'nın 1 Kasım 1928'de gerçekleştirildiği belirlenir.
Harf devrimi, Tevhid-i Tedrisat Kanunu'ndan sonra, kültür kurumlarının kurulmasından önce yapılmıştır.
3
Milli kültür ve kimlik inşası amacıyla kurulan araştırma kurumunun tarihini belirleme
Türk Tarihi Tetkik Cemiyetinin (Türk Tarih Kurumu) 12 Nisan 1931'de kurulduğu tespit edilir.
Milli tarih tezini oluşturmaya yönelik bu adım, harf devriminden sonra yükseköğretim reformundan önce atılmıştır.
4
Yükseköğretim alanında yapılan en kapsamlı modernleşme adımını belirleme
İstanbul Üniversitesi'nin 1933'teki üniversite reformuyla kurulduğu belirlenir.
Albert Malche raporu doğrultusunda yapılan bu reform listenin en genç tarihli gelişmesidir.

Key Concept

Eğitim ve kültür inkılaplarının kronolojik gelişim süreci ve bu reformların Türk toplumunun çağdaşlaşma sürecindeki yeri.
Question 32Question

Atatürkçü Düşünce Sistemi'nin temel esasları ile bu esasların kapsam ve amaçlarına yönelik açıklamaları doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Akılcılık ve Bilimsellik
Tam Bağımsızlık
Millî Birlik ve Beraberlik
Millî Egemenlik

Matches

Show answer & explanation

Answer

Eşleştirme sonucunda: Akılcılık ve Bilimsellik esası akıl ve bilimin öncülüğünü savunan açıklamayla; Tam Bağımsızlık esası dış güçlerin vesayetini reddeden açıklamayla; Millî Birlik ve Beraberlik esası halkı ortak ülküler etrafında birleştiren açıklamayla; Millî Egemenlik esası ise meşru gücün kaynağının millet olduğunu belirten açıklamayla eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmeler yapıldığında her kavramın Atatürkçü Düşünce Sistemi'ndeki tam ve akademik tanımıyla örtüştüğü görülür. Akılcılık ve Bilimsellik dogmatizmi reddederek bilimsel rehberliği; Tam Bağımsızlık her alanda dış bağımlılığın reddini; Millî Birlik ve Beraberlik sınıf/zümre ayrıcalıklarına karşı milletin ortak ülkülerde birleşmesini; Millî Egemenlik ise yönetme yetkisinin millette olmasını temsil eder.

Step-by-Step Solution

1
Akılcılık ve Bilimsellik kavramının temel amacını belirleme.
Dogmatik düşünceleri dışlayıp akıl ve bilimin rehberliğini esas alan ifadenin aranması.
Atatürkçü Düşünce Sistemi'nde aklın ve bilimin üstünlüğü değişmez doğmalar yerine dinamizmi hedefler.
2
Tam Bağımsızlık kavramının kapsamını analiz etme.
Hiçbir devletin ya da uluslararası gücün güdümüne girmemeyi, adli, siyasi, askeri, ekonomik her alanda hür olmayı ifade eden cümlenin saptanması.
Atatürkçü bağımsızlık anlayışı sadece askeri değil, her alanda koşulsuz özgürlük ve kendi kaderini tayin etmeyi gerektirir.
3
Millî Birlik ve Beraberlik esasına ait açıklamayı tespit etme.
Toplumdaki sınıfsal veya zümresel ayrıcalıkların yerine birlik, beraberlik ve dayanışmayı koyan seçeneğin bulunması.
Bu temel esas, Türk milletinin bölünmez bir bütün olarak ortak amaçlar doğrultusunda kenetlenmesini amaçlar.
4
Millî Egemenlik ilkesinin karşılığını doğrulama.
Meşruiyetin kaynağı olarak milleti gören, monarşik veya oligarşik yönetimi dışlayan ifadenin belirlenmesi.
Millî egemenlik, halkın yönetimdeki nihai yetkisine ve karar alma mekanizmalarına egemen olması esasına dayanır.

Key Concept

Atatürkçü Düşünce Sistemi'nin temel esasları ve bu esasların kavramsal sınırları.
Question 33Question

Yeni kurulan Türk Devleti'nde milli kimliğin inşası, laikleşme ve toplumsal çağdaşlaşma hedefleri doğrultusunda eğitim ve kültür alanında köklü düzenlemeler yapılmıştır. Aşağıda bu doğrultuda gerçekleştirilen bazı uygulamalar ve bu uygulamaların temel toplumsal işlevleri verilmiştir. Sol sütundaki gelişmeleri, sağ sütundaki uygun açıklamalarla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Eğitim ve öğretim birliğini sağlayan 3 Mart 1924 tarihli kanun
Yeni harflerin kabulünden sonra açılan okuma-yazma seferberliği kursları
Tarih araştırmalarını bilimsel ve milli temellere oturtmak üzere 1931'de kurulan cemiyet
Darülfünunun kapatılarak yerine modern bir araştırma kurumunun açılması süreci

Matches

Show answer & explanation

Answer

Eğitim ve öğretim birliğini sağlayan 3 Mart 1924 tarihli kanun, ülkedeki tüm eğitim kurumlarını Maarif Vekaletine bağlayarak öğretim birliğini ve laikleşmeyi gerçekleştirmek açıklamasıyla; yeni harflerin kabulünden sonra açılan okuma-yazma seferberliği kursları, yeni alfabenin yaygınlaşması amacıyla yetişkin nüfusa temel okuma-yazma becerileri kazandırmak açıklamasıyla; tarih araştırmalarını bilimsel ve milli temellere oturtmak üzere 1931'de kurulan cemiyet, Türklerin köklerini ve dünya medeniyetine katkılarını araştırarak hanedan odaklı tarih anlayışından ulusal tarih bilincine geçmek açıklamasıyla; Darülfünunun kapatılarak yerine modern bir araştırma kurumunun açılması süreci ise Osmanlı'dan devralınan yükseköğretim kurumunu tasfiye edip çağdaş bilimsel kriterlere uygun bir üniversite modeli oluşturmak açıklamasıyla eşleşir.
Doğru eşleştirmede; eğitim birliğini sağlayan yasa Maarif Vekaletine bağlanarak laik eğitimi kurmayı, okuma-yazma seferberliği kursları yeni alfabeyi yetişkinlere öğretmeyi, tarih cemiyeti ulusal tarih bilincine geçişi, Darülfünunun dönüştürülmesi ise çağdaş üniversite yapısını oluşturmayı karşılamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Eğitim ve öğretim birliğini sağlayan 3 Mart 1924 tarihli kanunun (Tevhid-i Tedrisat Kanunu) amacını belirleme.
Tüm okulların Maarif Vekaletine (Milli Eğitim Bakanlığı) bağlanarak eğitim birliğinin kurulması hedeflenmiştir.
Laik ve milli eğitim sisteminin kurulması yönündeki temel idari adımı saptamak.
2
Harf İnkılabı sonrasında kurulan okuma-yazma seferberliği kurslarının (Millet Mektepleri) işlevini analiz etme.
Yeni alfabeyi okul çağını geçmiş yetişkinlere öğreterek okuryazarlık oranını yükseltmeyi amaçlar.
Okuma yazma seferberliğinin toplumsal tabana yayılması amacını belirlemek.
3
1931'de kurulan tarih cemiyetinin (Türk Tarih Kurumu) kuruluş gayesini inceleme.
Hanedan merkezli tarih algısı yerine, Türk milletinin köklerini bilimsel verilerle ortaya çıkaran ulusal tarih anlayışını geliştirmeyi hedefler.
Milli tarih bilincinin oluşturulması çabalarını çözümlemek.
4
Darülfünunun kapatılmasıyla başlayan 1933 yükseköğretim düzenlemesinin (Üniversite Reformu) yönelimini saptama.
Osmanlı eğitim modelinin temsilcisi olan Darülfünunu tasfiye ederek modern üniversite yapısına geçişi öngörür.
Yükseköğretimde dogmaların yerini bilimsel araştırmanın almasını sağlayan süreci açıklamak.

Key Concept

Atatürk Dönemi Eğitim ve Kültür İnkılaplarının Toplumsal ve Siyasal İşlevleri
Estimated Time:2m 0s
Question 34Question

Atatürk, bir konuşmasında; "Bizim yolumuzu çizen; içinde yaşadığımız yurt, bağrından çıktığımız Türk milleti ve bir de milletler tarihinin binbir facia ve ıstırap kaydeden yapraklarından çıkardığımız neticelerdir." demiştir.

Atatürk’ün bu ifadesi dikkate alındığında, Atatürkçü Düşünce Sistemi’nin;
I. Dogmatik şablonlar ve dışarıdan ithal edilmiş taklitçi modeller yerine milli ve gerçekçi bir temele dayandığı,
II. Kararların ve uygulamaların, geçmişteki tarihsel tecrübelerden ders çıkarılarak rasyonel bir yaklaşımla şekillendirildiği,
III. Uluslararası barışın tesisi adına milli egemenlik ve tam bağımsızl��k ilkelerinden taviz verilebileceğini savunduğu

yargılarından hangilerine ulaşılabilir?

Show answer & explanation

Answer: I ve II

Answer

Atatürkçü Düşünce Sistemi; dogmatik kalıplardan uzak, milli kaynaklara dayanan ve tarihsel tecrübelerden rasyonel dersler çıkaran dinamik bir yapıya sahiptir. Dolayısıyla birinci ve ikinci öncüller doğrudur.
Doğru yanıt, birinci ve ikinci öncülleri içeren seçenektir. Atatürk'ün konuşmasında geçen 'yurt' ve 'Türk milleti' kavramları milli ve yerli kaynaklara işaret ederken, 'tarihin yapraklarından çıkarılan neticeler' vurgusu ise dogma yerine akıl, bilim ve tecrübeden faydalanıldığını ortaya koymaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Metinde geçen 'içinde yaşadığımız yurt' ve 'bağrından çıktığımız Türk milleti' ifadelerini analiz etmek.
Bu ifadelerin, Atatürkçü Düşünce Sistemi'nin dışarıdan ithal modeller yerine milli ve gerçekçi koşullara dayandığını gösterdiği tespit edilir (Birinci öncülün doğrulanması).
Düşünce sisteminin temel kaynağının Türk milletinin ihtiyaçları ve gerçekleri olduğunu anlamak için gereklidir.
2
Metinde geçen 'milletler tarihinin binbir facia ve ıstırap kaydeden yapraklarından çıkardığımız neticeler' ifadesini çözümlemek.
Tarihsel olaylardan ders çıkarılarak kararlar alındığı, yani rasyonel ve tecrübeye dayalı bir yöntemin benimsendiği belirlenir (İkinci öncülün doğrulanması).
Sistemin akılcı, bilimsel ve tecrübi dayanaklarını belirlemek için gereklidir.
3
Üçüncü öncülde yer alan 'milli egemenlik ve tam bağımsızlıktan taviz verilebileceği' iddiasını Atatürk'ün sözü ve genel ilkeleri açısından değerlendirmek.
Atatürk'ün milli çıkarları ve bağımsızlığı esas alan yaklaşımının tam bağımsızlıktan taviz vermeyi asla kabul etmeyeceği görülür (Üçüncü öncülün elenmesi).
Çelişkili ve tarihi gerçeklere uymayan yorumları eleyerek doğru sonuca ulaşmak için gereklidir.

Key Concept

Atatürkçü Düşünce Sistemi'nin milli, gerçekçi, akılcı ve dinamik yapısı.
Estimated Time:2m 0s
Question 35Question

Yeni Türk harflerinin kabul edilmesinin ardından, bu harfleri okul çağını aşmış yetişkin nüfusa öğretmek ve okuryazarlık oranını artırmak amacıyla Millet Mektepleri açılmıştır.

Buna göre Millet Mekteplerinin kurulması ve yürütülen faaliyetler;

I. Halkçılık,
II. Milliyetçilik,
III. Devletçilik

ilkelerinden hangileriyle doğrudan ilişkilendirilebilir?

Show answer & explanation

Answer: I ve II

Answer

Millet Mekteplerinin kurulması ve faaliyetleri Halkçılık ve Milliyetçilik ilkeleriyle doğrudan ilişkilendirilebilir.
Millet Mektepleri, Harf İnkılabı'nın ardından yeni Türk harflerini halka öğretmek için kurulmuştur. Bu doğrultuda okuma yazma eğitiminin fırsat eşitliği temelinde tüm topluma yayılması 'Halkçılık' ilkesiyle; yeni milli alfabenin öğretilmesi ve milli kültürün güçlendirilmesi ise 'Milliyetçilik' ilkesiyle doğrudan ilgilidir. Bu nedenle Halkçılık ve Milliyetçilik öncüllerini içeren seçenek doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
Millet Mekteplerinin işlevini ve amacını analiz edin.
Millet Mektepleri, 1928'deki Harf İnkılabı sonrasında okul çağını geçmiş yetişkinlere yeni alfabeyi öğretmek amacıyla kurulmuş eğitim kurumlarıdır.
İnkılabın hangi toplumsal ve kültürel ihtiyaca yönelik yapıldığını anlamak için gereklidir.
2
Faaliyetlerin Atatürk ilkeleriyle ilişkisini kurun.
Eğitimin toplumun geneline yayılması ve fırsat eşitliği Halkçılık ilkesine; milli alfabenin (yeni Türk harflerinin) öğretilmesi ve yaygınlaştırılması ise Milliyetçilik ilkesine doğrudan girer.
Öncüllerde verilen ilkelerin kavramsal çerçevesiyle reformun niteliklerini eşleştirmek için gereklidir.
3
Devletçilik ilkesinin kapsamını değerlendirin.
Devletçilik, devletin doğrudan ekonomik yatırımlar yapması ve sanayileşmeyi yönetmesiyle ilgili bir ilkedir. Eğitim yatırımları ve okullaşma faaliyetleri sosyal devlet kapsamında olup doğrudan Devletçilik ilkesine dahil edilmez.
Üçüncü öncülün neden doğrudan ilişkili olmadığını belirlemek ve doğru seçeneğe ulaşmak için gereklidir.

Key Concept

Millet Mektepleri ve Atatürk İlkeleri İlişkisi
Estimated Time:1m 30s
Question 36Question

Atatürk'ün milliyetçilik ilkesi; Türk milletinin bağımsızlığını, birlik ve beraberliğini korumayı, millî kimliği geliştirmeyi ve millî egemenliği iktisadi, sosyal ve kültürel alanlarda tesis etmeyi amaçlar.

Buna göre, yeni Türk devletinde milliyetçilik ilkesi doğrultusunda gerçekleştirilen aşağıdaki gelişmelerin geçmişten günümüze doğru kronolojik sıralaması nasıl olmalıdır?

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Gelişmelerin doğru kronolojik sıralaması; İzmir İktisat Kongresi'nde Misak-ı İktisadi kararlarının kabul edilmesi (1923), Kabotaj Kanunu'nun kabul edilmesi (1926), Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın kurulması (1930) ve Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti'nin kurulması (1931) şeklindedir.
Verilen gelişmelerin kronolojik sıralaması 1923'te Misak-ı İktisadi'nin kabulü, 1926'da Kabotaj Kanunu'nun yürürlüğe girmesi, 1930'da Merkez Bankası'nın kurulması ve 1931'de Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti'nin kurulması şeklindedir. Bu gelişmelerin tamamı bağımsızlık, millî egemenlik ve millî kimlik unsurlarını barındırdığı için milliyetçilik ilkesi kapsamında yer alır.

Step-by-Step Solution

1
Gelişmelerin tarihlerini ve milliyetçilik ilkesiyle ilişkilerini belirleme
İzmir İktisat Kongresi 1923'te toplanmış ve millî iktisat kararları alınmıştır. Kabotaj Kanunu 1926'da yürürlüğe girerek denizlerde Türk egemenliğini sağlamıştır. Merkez Bankası 1930'da kurularak millî para politikasına geçilmiştir. Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti ise 1931'de millî tarih bilincini oluşturmak amacıyla kurulmuştur.
Kronolojik sıralama yapabilmek için her bir gelişmenin kesin gerçekleşme yılının bilinmesi gerekir.
2
Belirlenen tarihleri geçmişten günümüze doğru sıralama
1923 (Misak-ı İktisadi) -> 1926 (Kabotaj Kanunu) -> 1930 (Merkez Bankası) -> 1931 (Türk Tarih Kurumu)
Soru kökünde gelişmelerin geçmişten günümüze (kronolojik) sıralanması istenmektedir.

Key Concept

Atatürk'ün Milliyetçilik ilkesi doğrultusunda iktisadi ve kültürel alanlarda atılan adımların tarihsel sırası ve millîleşme süreci.
Question 37Question

Mustafa Kemal Atatürk, yeni kurulan devletin yönetim esaslarını açıklarken şu ifadelere yer vermiştir:

*"Bizim hükümet şeklimiz, tam bir halk hükümetidir ve bu hükümetin esası, milletin kendi kaderine bizzat el koymasıdır."*

Atatürk'ün bu ifadesiyle vurguladığı yönetim anlayışı ve millî egemenlik ilkesi;

I. Saltanatın kaldırılarak millî egemenliğin tek temsilcisinin TBMM hâline getirilmesi,
II. Türk Medeni Kanunu'nun kabul edilerek aile ve toplum hayatında kadın-erkek eşitliğinin sağlanması,
III. Kadınlara belediye ve milletvekili seçimlerinde seçme ve seçilme hakkının verilmesi

gelişmelerinden hangilerinin doğrudan gerekçesini oluşturur?

Show answer & explanation

Answer: I ve III

Answer

I ve III numaralı öncülleri içeren seçenektir.
Doğru yanıt, Saltanatın kaldırılmasını ve Kadınlara seçme/seçilme hakkının verilmesini içeren öncüldür. Atatürk'ün sözünde geçen 'halk hükümeti' ve 'milletin kendi kaderine bizzat el koyması' ifadeleri, yönetim biçimi olarak halkın egemenliğini (cumhuriyetçilik) ve yönetime katılımını (siyasi halkçılık) vurgulamaktadır. Saltanatın kaldırılması, egemenliği şahıstan alıp millete vererek bu ilkenin doğrudan ilk adımını oluşturur. Kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilmesi ise halkın tamamının bu egemenliği kullanabilmesini sağlayarak halk hükümeti anlayışını olgunlaştırır. Bu iki gelişme de siyasi niteliktedir.

Step-by-Step Solution

1
Atatürk'ün sözünü analiz ederek hangi ilkelere vurgu yapıldığını belirleme.
Sözde geçen 'halk hükümeti' ve 'milletin kendi kaderine bizzat el koyması' ifadelerinin cumhuriyetçilik (millî egemenlik) ve siyasi halkçılık ilkeleriyle doğrudan ilişkili olduğu belirlenir.
Öncülleri bu yönetim ve egemenlik anlayışı çer��evesinde değerlendirebilmek için temel kavramların sınırlarını çizmek gerekir.
2
I. öncülü (Saltanatın kaldırılması) değerlendirme.
Saltanatın kaldırılması, kişisel egemenliğe son vererek milletin kendi kaderine bizzat el koymasını (millî egemenliği) sağladığı için bu sözün doğrudan bir gerekçesi ve sonucudur.
Saltanatın kaldırılması siyasi yapıyı doğrudan cumhuriyetçilik ilkesine uygun hâle getiren temel inkılaptır.
3
II. öncülü (Türk Medeni Kanunu) değerlendirme.
Türk Medeni Kanunu, sosyal ve hukuki alanda kadın-erkek eşitliğini sağlamıştır (halkçılık) ancak siyasi hakları (seçme ve seçilme) kapsamadığından, doğrudan 'halk hükümeti' (yönetim şekli) veya 'milletin kendi kaderine el koyması' (millî egemenlik) gerekçesiyle açıklanamaz.
1926 yılında kabul edilen Medeni Kanun'da kadınlara siyasi haklar verilmemiştir; bu nedenle yönetim biçimiyle doğrudan ilişkisi yoktur.
4
III. öncülü (Kadınlara seçme ve seçilme hakkı) değerlendirme.
Kadınlara siyasi hakların verilmesi, halkın tamamının yönetime katılmasını sağlayarak 'halk hükümeti' anlayışını tamamlar ve millî egemenliği tam anlamıyla gerçekleştirir.
Seçme ve seçilme hakkı, halkın yönetimde bizzat söz sahibi olmasını sağlayan doğrudan siyasi bir haktır.
5
Doğru seçeneğe ulaşma.
Analizler sonucunda I ve III numaralı gelişmelerin Atatürk'ün sözünde geçen yönetim ve egemenlik anlayışıyla doğrudan ilişkili olduğu, II numaralı gelişmenin ise bu kapsamda yer almadığı görülür.
Sorulan soruya uygun öncülleri bir araya getirerek nihai sonuca ulaşmak hedeflenmiştir.

Key Concept

Cumhuriyetçilik ve Halkçılık ilkelerinin bütünlüğü ile Türk Medeni Kanunu'nun siyasi haklar içermediği gerçeği.
Estimated Time:2m 0s
Question 38Question

Atatürk Dönemi'nde eğitim ve kültür alanında ulusal kimliği güçlendirmek, eğitimi çağdaşlaştırmak ve laikleştirmek amacıyla pek çok düzenleme hayata geçirilmiştir.

Buna göre, aşağıda verilen gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Doğru kronolojik sıralama; Medreselerin kapatılması (1924), Maarif Teşkilatı Hakkında Kanun'un kabul edilmesi (1926), Millet Mektepleri'nin açılması (1928) ve Türk Dili Tetkik Cemiyeti'nin kurulması (1932) şeklindedir.
Verilen gelişmelerin doğru kronolojik sıralaması geçmişten günümüze şu şekildedir: Medreselerin kapatılması (11 Mart 1924), Maarif Teşkilatı Hakkında Kanun'un kabul edilmesi (2 Mart 1926), Millet Mektepleri'nin açılması (24 Kasım 1928) ve Türk Dili Tetkik Cemiyeti'nin kurulması (12 Temmuz 1932). Bu sıralamayı takip eden seçenek doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
Gelişmelerin kronolojik tarihlerini belirleme
Medreselerin kapatılması 1924 yılında, Maarif Teşkilatı Hakkında Kanun 1926 yılında, Millet Mektepleri'nin açılması 1928 yılında ve Türk Dili Tetkik Cemiyeti'nin kurulması 1932 yılında gerçekleşmiştir.
Olayları geçmişten günümüze sıralayabilmek için her bir inkılabın ve gelişmenin tarihini do��ru tespit etmek gerekir.
2
Tarihleri eskiden yeniye doğru sıralama
Gelişmelerin yılları 1924, 1926, 1928 ve 1932 olarak geçmişten günümüze doğru dizilir.
Kronolojik sıralama kuralları gereği en erken tarihte gerçekleşen olay en başa yazılır.
3
Doğru sıralama kombinasyonunu oluşturma
Medreselerin kapatılması (II) -> Maarif Teşkilatı Hakkında Kanun (IV) -> Millet Mektepleri'nin açılması (I) -> Türk Dili Tetkik Cemiyeti'nin kurulması (III) şeklinde sıralama tamamlanır.
Belirlenen tarihlere göre doğru sıralama şeması oluşturulmuştur.

Key Concept

Atatürk Dönemi eğitim ve kültür inkılaplarının kronolojik gelişimi ve amaçları
Question 39Question

Cumhuriyet'in ilanından sonra eğitim alanında gerçekleştirilen köklü düzenlemelerin başında 3 Mart 1924 tarihinde kabul edilen Tevhid-i Tedrisat (Öğretim Birliği) Kanunu gelmektedir. Bu kanun ile Türkiye Cumhuriyeti sınırları içindeki bütün bilim ve öğretim kurumları Maarif Vekaletine (Milli Eğitim Bakanlığına) bağlanmıştır.

Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun bu hükmüyle;
I. ülkede eğitim alanında yaşanan kültürel ve kurumsal ikiliğin sona erdirilmesi,
II. eğitim hizmetlerinin devletin denetimi, gözetimi ve güvencesi altına alınması,
III. yükseköğretim kurumlarının idari ve bilimsel özerkliğinin anayasal güvenceye kavuşturulması
durumlar��ndan hangilerinin doğrudan amaçlandığı savunulabilir?

Show answer & explanation

Answer: I ve II

Answer

I ve II
Tevhid-i Tedrisat Kanunu, ülkede var olan farklı eğitim kurumlarının yarattığı kültürel ve kurumsal ikiliği ortadan kaldırmayı ve eğitimi tek bir elden, devlet denetiminde yürütmeyi doğrudan amaçlamıştır. Bu nedenle birinci ve ikinci öncüller doğrudur. Yükseköğretimde idari ve bilimsel özerklik ise bu kanunun doğrudan hedefleri arasında yer almayıp, 1933 yılındaki Üniversite Reformu'nun getirdiği bir düzenlemedir.

Step-by-Step Solution

1
Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun temel amacını ve hükmünü analiz etmek.
Kanunla tüm eğitim kurumlarının Maarif Vekaletine bağlanarak eğitimde birliğin hedeflendiği belirlenir.
Eğitimde birliği sağlamak, Osmanlı'dan kalan çok başlı eğitim sistemini sonlandırmak için gereklidir.
2
Öncülleri Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun kapsamı ve amaçları doğrultusunda değerlendirmek.
Birinci öncülde belirtilen eğitimdeki kültürel ve kurumsal ikiliğin sona erdirilmesi ve ikinci öncülde belirtilen eğitim hizmetlerinin devlet denetimine alınması amaçlarının doğrudan bu kanunla ilişkili olduğu görülür.
Okulların tek bir bakanlığa bağlanması doğrudan devlet denetimini sağlar ve farklı müfredat uygulayan kurumların yarattığı kültürel ikiliği ortadan kaldırır.
3
Üçüncü öncülü değerlendirerek diğerlerinden ayırt etmek.
Yükseköğretimde idari ve bilimsel özerklik konusunun 1924 tarihli bu kanunun doğrudan amaçları arasında yer almadığı, 1933 Üniversite Reformu'nun bir parçası olduğu tespit edilir.
Tevhid-i Tedrisat merkeziyetçi bir yapı öngörürken, yükseköğretim özerkliği daha sonraki akademik reformların konusudur.

Key Concept

Tevhid-i Tedrisat Kanunu ve eğitimde birlik ilkesi
Estimated Time:2m 0s
Question 40Question

Atatürk Dönemi'nde toplumsal yapıyı çağdaşlaştırmak, millî ve laik bir düzen oluşturmak ile uluslararası sistemle entegrasyonu sağlamak amacıyla çeşitli düzenlemeler yapılmıştır.

Buna göre, aşağıda verilen toplumsal alandaki inkılapların kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Toplumsal alanda yapılan inkılapların kronolojik sırası: Şapka İktisası Hakkında Kanun'un çıkarılması (1925), metrik sistemin kabul edilmesi (1931), Soyadı Kanunu'nun kabulü (1934) ve hafta tatilinin cumadan pazara alınması (1935) şeklindedir.
Toplumsal alanda gerçekleştirilen inkılapların kronolojik sırası şu şekildedir: Şapka İktisası Hakkında Kanun (1925) - toplumsal yaşamda kıyafet birliği ve modernleşme amacı taşır. Ölçü birimlerinin değiştirilmesi (1931) - arşın, endaze yerine metre ve kilogram kabul edilerek hem ülke içinde birlik hem de uluslararası ticarette kolaylık hedeflenmiştir. Soyadı Kanunu (1934) - toplumsal hayatta karışıklıkları önleme ve eşitlik sağlama amacına yöneliktir. Hafta tatilinin cumadan pazara alınması (1935) - uluslararası ekonomik entegrasyonu güçlendirmeyi amaçlar. Dolayısıyla doğru sıralama Şapka Kanunu, Ölçüler Kanunu, Soyadı Kanunu ve Hafta Tatili şeklindedir.

Step-by-Step Solution

1
Olayların gerçekleştiği tarihleri belirleme
Şapka Kanunu'nun 1925, Ölçüler Kanunu'nun 1931, Soyadı Kanunu'nun 1934 ve Hafta Tatili Kanunu'nun 1935 yılında kabul edildiği tespit edilir.
Kronolojik sıralama yapabilmek için her bir inkılabın kanunlaşma yılının bilinmesi gerekmektedir.
2
Tarihleri geçmişten günümüze doğru sıralama
1925 (Şapka Kanunu) < 1931 (Metrik Sistem) < 1934 (Soyadı Kanunu) < 1935 (Hafta Tatili)
Kronolojik akışın doğru kurulabilmesi için yılların küçükten büyüğe sıralanması gerekir.

Key Concept

Atatürk Dönemi'nde toplumsal alanda yapılan inkılapların amaçları ve kronolojik sırası
PreviousPage 2 / 5Next
Atatürkçülük ve Atatürk İnkılapları Practice Questions — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) — Page 2 | Examkin