Milli Mücadele Dönemi ve Atatürkçülük

100 questions

Question 81Question

Mustafa Kemal Atatürk'ün farklı alanlardaki hedefleri ve devlet anlayışını yansıtan aşağıdaki sözlerini, ilgili oldukları temel Atatürk ilkeleriyle eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize görecekleri öğrenimin sınırı ne olursa olsun, ilk önce ve her şeyden önce Türkiye'nin bağımsızlığına, kendi benliğine ve millî geleneklerine düşman olan unsurlarla mücadele etme gereği öğretilmelidir.
Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. (...) Yeni Türkiye Devleti'nin yapısının temeli egemenliktir. Egemenlik, hiçbir renk, hiçbir sınır ve hiçbir ko��ul altında ortaklık kabul etmez.
Devletin iktisadi faaliyete girişmesi, özel teşebbüs ve şahsi çalışmaları kısıtlamak için değil, aksine memleketin kalkınmasını hızlandırmak ve toplumsal refahı sağlamak içindir.
Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı duyarız. Biz sadece din işlerini, devlet ve millet işleriyle karıştırmamaya çalışıyoruz.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Türkiye'nin bağımsızlığına ve milli benliğe vurgu yapan birinci ifade Milliyetçilik; milli egemenlik ve devlet yapısının temeline değinen ikinci ifade Cumhuriyetçilik; devletin iktisadi faaliyete katılımını açıklayan üçüncü ifade Devletçilik; din ve vicdan hürriyeti ile din işlerinin devlet işlerinden ayrılmasını belirten dördüncü ifade ise Laiklik ilkesiyle eşleşmektedir.
Verilen ifadeler incelendiğinde; bağımsızlık ve milli gelenek vurgusu içeren birinci ifade Milliyetçilik; egemenliğin millete ait olduğunu vurgulayan ikinci ifade Cumhuriyetçilik; devletin ekonomiye müdahalesini anlatan üçüncü ifade Devletçilik; din ve vicdan hürriyeti ile din işlerinin devlet işlerinden ayrılmasını temel alan dördüncü ifade ise Laiklik ile doğrudan örtüşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Birinci ifadedeki anahtar kavramları analiz etme.
'Türkiye'nin bağımsızlığı', 'kendi benliği' ve 'millî gelenekler' ifadeleri tespit edilmiştir.
Milli değerlerin korunması ve dış tehditlere karşı milli duruşun savunulması, doğrudan Milliyetçilik ilkesini işaret eder.
2
İkinci ifadedeki anahtar kavramları analiz etme.
'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' ve 'milli irade' vurguları tespit edilmiştir.
Yönetme yetkisinin millete ait olması ve halkın iradesinin üstün tutulması, doğrudan Cumhuriyetçilik ilkesiyle ilgilidir.
3
Üçüncü ifadedeki anahtar kavramları analiz etme.
'Devletin iktisadi faaliyete girişmesi' ve 'kalkınma' ifadeleri tespit edilmiştir.
Devletin ekonomik alanda yatırımlar yapması ve kalkınmayı planlaması, Devletçilik ilkesinin temel uygulamasıdır.
4
Dördüncü ifadedeki anahtar kavramları analiz etme.
'Vicdan hürriyeti', 'din işleri' ve 'devlet işlerinin ayrılması' vurguları tespit edilmiştir.
İnanç özgürlüğünün güvenceye alınması ve din ile devlet işlerinin ayrılması, Laiklik ilkesinin en belirgin özelliğidir.

Key Concept

Atatürk İlkelerinin Temel Kavramları ve Söylevlerle İlişkilendirilmesi
Estimated Time:1m 30s
Question 82Question

1930'lu yıllarda İtalya'nın Habeşistan'ı işgal etmesi ve Doğu Akdeniz ile Orta Doğu'ya yönelik yayılmacı politikalar izlemesi, bölgedeki sınır güvenliğini tehlikeye düşürmüştür. Bu durum karşısında Türkiye, doğu ve güney sınırlarını güvence altına almak amacıyla bölge ülkeleriyle diplomatik ilişkilerini yoğunlaştırmıştır.

Bu gelişmeler doğrultusunda, Atatürk Dönemi'nde Türkiye'nin öncülüğünde İran, Irak ve Afganistan'ın katılımıyla imzalanan bölgesel güvenlik ve saldırmazlık paktı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sadabad Paktı

Answer

Atatürk Dönemi'nde doğu ve güney sınırlarının güvenliğini sağlamak amacıyla Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında imzalanan pakt Sadabad Paktı'dır.
Sadabad Paktı, 1937 yılında Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında imzalanmış olup İtalya'nın yayılmacı emellerine karşı doğu ve güney sınırlarının güvenliğini sağlamayı hedeflemiştir. Soru kökündeki tüm coğrafi, dönemsel ve katılımcı ülke kriterlerini karşılayan tek seçenektir.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki ipuçlarını analiz etmek.
Tehdidin İtalya'nın Habeşistan'ı işgali olduğu, amacın doğu ve güney sınırlarını korumak olduğu ve katılımcıların İran, Irak, Afganistan olduğu belirlenir.
Sorunun hangi coğrafi bölgeye ve hangi döneme ait olduğunu tespit etmek amacıyla bu analiz yapılır.
2
Seçeneklerdeki antlaşmaların coğrafi kapsamını ve katılımcılarını değerlendirmek.
Balkan Antantı ve Akdeniz Paktı'nın batı ve deniz sınırlarıyla ilgili olduğu, Briand-Kellogg Paktı'nın ise küresel nitelikte olduğu belirlenerek elenir.
Sadece doğu ve güney sınırlarını kapsayan ve belirtilen ülkelerle imzalanan bölgesel antlaşmaya odaklanmak gerekir.
3
Kalan seçenekler arasında kronolojik değerlendirme yapmak.
Bağdat Paktı'nın 1955'te (Atatürk Dönemi sonrası) imzalandığı, Sadabad Paktı'nın ise 1937'de (Atatürk Dönemi'nde) imzalandığı tespit edilir ve doğru cevaba ulaşılır.
Soruda belirtilen 'Atatürk Dönemi' sınırlamasına uygun olan tarihi seçeneği belirlemek için kronolojik analiz şarttır.

Key Concept

Sadabad Paktı ve Atatürk Dönemi dış politikasında bölgesel güvenlik girişimleri
Question 83Question

Atatürk Dönemi Türk dış politikasında barışın korunması ve ülke güvenliğinin sağlanması amacıyla atılan aşağıdaki adımları, gerçekleştikleri tarihleri esas alarak kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Doğru kronolojik s��ralama; Türkiye'nin Milletler Cemiyeti'ne üye olması (1932), Balkan Antantı'nın imzalanması (1934), Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin imzalanması (1936) ve Sadabat Paktı'nın kurulması (1937) şeklindedir.
Doğru sıralama Türkiye'nin Milletler Cemiyeti'ne üye olması (1932), Balkan Antantı (1934), Montrö Boğazlar Sözleşmesi (1936) ve Sadabat Paktı (1937) şeklindedir.

Step-by-Step Solution

1
Verilen dış politika adımlarının gerçekleştikleri yılları tespit etmek.
Milletler Cemiyeti üyeliği 1932, Balkan Antantı 1934, Montrö Boğazlar Sözleşmesi 1936 ve Sadabat Paktı 1937 yılına aittir.
Kronolojik sıralama yapabilmek için her bir gelişmenin kesin tarihinin belirlenmesi gerekir.
2
Belirlenen yılları eskiden yeniye doğru sıralamak.
1932, 1934, 1936 ve 1937 kronolojik sıralaması elde edilir.
Soru kökünde geçmişten günümüze (kronolojik) bir sıralama istenmektedir.

Key Concept

Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası Kronolojisi ve Çok Taraflı Anlaşmalar
Estimated Time:1m 30s
Question 84Question

Lozan Barış Konferansı'nda alınan kararlara rağmen, Fransa başta olmak üzere bazı Avrupalı devletler Türkiye Cumhuriyeti sınırları içindeki yabancı okulların statüsünü ve Türkçe dersi gibi eğitim müfredatı düzenlemelerini uluslararası diplomasi konusu haline getirmek istemişlerdir. Türkiye ise bu okulların kendi ulusal kanunlarına tabi olduğunu ve bu durumun bir iç mesele teşkil ettiğini savunarak yabancı devletlerle herhangi bir müzakereye girişmeyi kesin bir dille reddetmiştir.

Buna göre Türkiye'nin yabancı okullar sorunundaki bu kararlı tutumu;

I. ulusal bağımsızlık ve egemenlik haklarının korunması,
II. uluslararası ittifaklara ve paktlara öncelik verilmesi,
III. iç işlerine yönelik dış müdahalelerin engellenmesi

hedeflerinden hangilerini doğrudan desteklemektedir?

Show answer & explanation

Answer: I ve III

Answer

I ve III (Ulusal bağımsızlık ve egemenlik haklarının korunması ile iç işlerine yönelik dış müdahalelerin engellenmesi)
Türkiye'nin yabancı okullar konusunu kendi egemenlik sınırları içinde bir iç mesele olarak görmesi ve dış baskılara boyun eğmeyerek kanunlarını uygulaması, ulusal bağımsızlık ile egemenlik haklarının korunduğunu ve iç işlerine müdahalenin engellendiğini gösterir. Bu nedenle 'I ve III' ifadelerini içeren seçenek doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
Paragrafta verilen tarihsel durumu inceleyerek Türkiye'nin yabancı okullar konusundaki tavrını analiz etmek.
Türkiye'nin yabancı devletlerin müzakere taleplerini reddederek konuyu kendi kanunlarına göre çözdüğü görülür.
Soruyu çözebilmek için Türkiye'nin bu tavrının altında yatan temel dış politika motivasyonlarını saptamak gerekir.
2
Verilen öncülleri bu tavrın doğurduğu sonuçlarla karşılaştırmak.
Yabancı okulların iç mesele kabul edilmesi egemenlik haklarını korur (I) ve dış müdahaleyi engeller (III). Ancak bu süreçte uluslararası ittifaklara öncelik verilmesi söz konusu değildir (II).
Hangi öncüllerin doğrudan Türkiye'nin bu kararlı tutumunun hedefleri arasında yer aldığını belirlemek amacıyla bu karşılaştırma yapılır.
3
Doğru seçeneği belirleyerek sorunun çözümünü tamamlamak.
I ve III öncüllerini içeren seçeneğin doğru olduğu belirlenmiştir.
Ulaşılan analiz sonuçlarını nihai cevaba dönüştürmek için.

Key Concept

Atatürk Dönemi Türk Dış Politikasının Temel İlkeleri ve Yabancı Okullar Sorunu
Question 85Question

Milli Mücadele Dönemi'nde Doğu ve Güney cephelerinde yaşanan aşağıdaki gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Gelişmelerin kronolojik s��ralaması: Maraş'ta halk direnişinin başarıya ulaşması (12 Şubat 1920), Gümrü Antlaşması'nın imzalanması (3 Aralık 1920), Antep'e 'Gazi' unvanının verilmesi (8 Şubat 1921) ve Fransa ile Ankara Antlaşması'nın yapılması (20 Ekim 1921) şeklindedir.
Kronolojik sıralama geçmişten günümüze doğru: Maraş'tan Fransızların çekilmesi (12 Şubat 1920) -> Gümrü Antlaşması (3 Aralık 1920) -> Antep'e Gazi unvanı verilmesi (8 Şubat 1921) -> Ankara Antlaşması (20 Ekim 1921) şeklindedir.

Step-by-Step Solution

1
Maraş savunmasının tarihini belirleme
Maraş'ta Fransız ve Ermeni işgaline karşı sivil halkın başlattığı direniş, 12 Şubat 1920'de işgal güçlerinin şehri tahliye etmesiyle zaferle sonuçlanmıştır.
Milli Mücadele'nin Güney Cephesi'ndeki ilk büyük sivil direniş başarılarından birinin tarihsel konumunu tespit etmek gerekir.
2
Gümrü Antlaşması'nın tarihini belirleme
Doğu Cephesi'nde Ermenilere karşı kazanılan zaferin ardından 3 Aralık 1920'de Gümrü Antlaşması imzalanmıştır.
TBMM'nin uluslararası alandaki ilk askeri ve siyasi başarısı olan bu antlaşmanın kronolojik yerini saptamak gerekir.
3
Antep'e Gazi unvanı verilme tarihini belirleme
Antep halkının sivil direnişi sürerken, TBMM tarafından şehre 8 Şubat 1921'de 'Gazi' unvanı verilmiştir.
Kuşatma altındaki şehre moral vermek amacıyla yapılan bu yasal düzenlemenin tarihini belirlemek gerekir.
4
Ankara Antlaşması'nın tarihini belirleme
Sakarya Meydan Muharebesi'ndeki Türk zaferinin ardından Fransa ile 20 Ekim 1921'de Ankara Antlaşması imzalanarak Güney Cephesi resmen kapanmıştır.
Fransızların Anadolu'dan tamamen çekilmesini sağlayan bu diplomatik gelişmenin tarihsel sürecini netleştirmek gerekir.

Key Concept

Milli Mücadele Dönemi Doğu ve Güney Cepheleri Kronolojisi
Estimated Time:2m 0s
Question 86Question

Atatürk Dönemi Türk dış politikasında uluslararası alanda yaşanan diplomatik gelişmeler ile bu gelişmelerin temel niteliklerini/sonuçlarını doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Bozkurt-Lotus Davası
Nüfus Mübadelesi (Etabli Sorunu)
Milletler Cemiyeti'ne Katılım
Montrö Boğazlar Sözleşmesi

Matches

Show answer & explanation

Answer

Bozkurt-Lotus Davası, adli egemenliğin Lahey'de savunulmasıyla; Nüfus Mübadelesi, İstanbul Rumları ve Batı Trakya Türkleri dışındaki zorunlu göçle; Milletler Cemiyeti'ne Katılım, 1932'de davet üzerine üyeliğe kabul edilmeyle; Montrö Boğazlar Sözleşmesi ise Boğazlar Komisyonu'nun kaldırılarak egemenliğin tam olarak sağlanmasıyla eşleşmektedir.
Yapılan eşleştirmede her diplomatik olay veya antlaşma, Türk dış politikasındaki tarihsel ve hukuki karşılığıyla tam olarak örtüşmektedir. Adli bağımsızlık savunması Bozkurt-Lotus davasıyla, etabli sorunu nüfus mübadelesiyle, davet yoluyla üyelik Milletler Cemiyeti ile ve komisyonun kaldırılarak tam egemenlik kurulması ise Montrö antlaşmasıyla eşleşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Bozkurt-Lotus Davası'nin niteliği değerlendirilir.
Bu davanın, Kabotaj Kanunu sonrasında Fransız gemisiyle yaşanan çarpışma üzerine açıldığı ve Türkiye'nin uluslararası mahkemede adli egemenlik haklarını tescil ettirdiği tespit edilerek ilgili açıklamayla eşleştirilir.
Olayın deniz kazası kökenli bir hukuk davası ve egemenlik savunması olması eşleştirmeyi doğrular.
2
Nüfus Mübadelesi (Etabli Sorunu) incelenir.
Lozan Antlaşması doğrultusunda Türkiye ile Yunanistan arasındaki Rum ve Türk nüfusunun zorunlu göçünü kapsadığı, ancak İstanbul Rumları ile Batı Trakya Türklerinin yerleşik (etabli) sayılarak muaf tutulduğu bilgisiyle eşleştirilir.
Mübadelenin kapsamı ve istisnaları doğrudan bu tanımı işaret eder.
3
Milletler Cemiyeti'ne Katılım süreci analiz edilir.
Türkiye'nin barışçıl politikasının bir gereği olarak, davet üzerine 1932 yılında bu örgüte katıldığı bilgisi belirlenir.
Üyeliğin davet usulüyle gerçekleşmesi ve 1932 yılı bu olayı doğrular.
4
Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin getirdiği değişiklikler incelenir.
Lozan'daki Boğazlar Komisyonu'nun kaldırıldığı ve tam Türk egemenliğinin kurulduğu bilgisi doğrulanır.
Egemenlik kısıtlamalarının kalkması bu sözleşmenin en önemli sonucudur.

Key Concept

Atatürk Dönemi Türk dış politikasındaki temel antlaşmalar, davalar, uluslararası kuruluşlar ve nüfus değişimleri.
Question 87Question

Kurtuluş Savaşı Hazırlık Dönemi'nde alınan kararlar; vatanın düşman işgalinden kurtarılmasını amaçlayan "ulusal bağımsızlık" hedefleri ve devlet yönetiminde millet iradesini egemen kılmayı amaçlayan "ulusal egemenlik" ilkeleri çerçevesinde şekillenmiştir.

Buna göre, Erzurum Kongresi'nde alınan aşağıdaki kararlardan hangisi, ulusal bağımsızlık hedefinden ziyade doğrudan ulusal egemenlik anlayışını yerleştirmeye yöneliktir?

Show answer & explanation

Answer: Mebusan Meclisinin derhal toplanması ve hükümet işlerinin meclis denetimine alınması için çalışılacaktır.

Answer

Mebusan Meclisinin derhal toplanması ve hükümet işlerinin meclis denetimine alınması için çalışılacaktır.
Mebusan Meclisinin derhal toplanması ve hükümet işlerinin meclis denetimine alınması yönündeki karar, halkın seçtiği milletvekillerinden oluşan meclisin yönetime katılmasını ve yürütmeyi denetlemesini öngördüğü için doğrudan ulusal egemenlik anlayışını yansıtır.

Step-by-Step Solution

1
Kavramsal Ayrımı Belirleme
Yönetim biçimi, halk iradesi ve meclis gibi unsurlar 'ulusal egemenlik' kapsamında; vatanın kurtarılması, dış güçlere karşı direnme ve bağımsızlık unsurları ise 'ulusal bağımsızlık' kapsamında değerlendirilir.
Soruda istenen ulusal egemenlik kavramının çerçevesini doğru çizebilmek için.
2
Seçeneklerdeki Kongre Kararlarını Analiz Etme
Manda ve himayenin reddi, vatanın bütünlüğü, azınlık haklarının sınırlanması ve ortak direniş kararlarının tamamının ülkenin dış güçlerden kurtarılması ve bağımsızlığı ile ilgili olduğu tespit edilir.
Ulusal bağımsızlık ile ulusal egemenlik arasındaki ince çizgiyi belirlemek için.
3
Halk İradesini Yansıtan Kararı Seçme
Mebusan Meclisinin toplanması ve hükümetin denetlenmesi kararının, doğrudan milletin iradesini temsil eden meclisi ön plana çıkardığı için ulusal egemenlik doğrultusunda bir adım olduğu belirlenir.
Doğru seçeneğe ulaşmak için.

Key Concept

Kurtuluş Savaşı Hazırlık Dönemi'nde Ulusal Egemenlik ve Ulusal Bağımsızlık Ayrımı
Question 88Question

Milli Mücadele Hazırlık Dönemi'nde alınan kararlar ile bu kararların ilişkili olduğu genelge, kongre veya siyasi gelişmeleri doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Milli Mücadele'nin gerekçesi, amacı ve yöntemi ilk kez belirlenmiştir.
Manda ve himaye fikri ilk kez reddedilmiştir.
Tüm yararlı cemiyetler tek bir çatı altında birleştirilmiştir.
İstanbul Hükümeti, Temsil Heyeti'nin hukuki varlığını ilk kez resmen tanımıştır.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Milli Mücadele'nin amaç, gerekçe ve yönteminin belirlenmesi Amasya Genelgesi ile; manda ve himayenin ilk kez reddedilmesi Erzurum Kongresi ile; cemiyetlerin birleştirilmesi Sivas Kongresi ile; Temsil Heyeti'nin hukuken tanınması ise Amasya Görüşmeleri ile eşleşmektedir.
Milli Mücadele'nin amaç, gerekçe ve yöntemi Amasya Genelgesi'nde; manda ve himayenin ilk kez reddi Erzurum Kongresi'nde; cemiyetlerin birleştirilmesi Sivas Kongresi'nde; Temsil Heyeti'nin hukuki varlığının tanınması ise Amasya Görüşmeleri'nde gerçekleşmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Amasya Genelgesi'nin kararlarını analiz etmek.
Genelgedeki gerekçe, amaç ve yöntem ifadeleri bu belgenin kurucu niteliğini gösterir.
Milli Mücadele'nin ilk programatik belgesini belirlemek.
2
Erzurum Kongresi kararlarını incelemek.
Manda ve himayenin ilk kez reddedildiği resmi karar organıdır.
Bağımsızlık politikasının ilk kez sınırlandırıldığı yeri bulmak.
3
Sivas Kongresi kararlarını değerlendirmek.
Bütün cemiyetler Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı altında birleştirilerek tek merkezden yönetim sağlanmıştır.
Milli Mücadele'nin örgütsel bütünleşme aşamasını saptamak.
4
Amasya Görüşmeleri'nin siyasi sonuçlarını değerlendirmek.
İstanbul Hükümeti ile Temsil Heyeti'nin ortak protokol imzalaması siyasi tanınmayı sağlamıştır.
İstanbul Hükümeti'nin tutum değişikliğini ve hukuki kabulünü belirlemek.

Key Concept

Milli Mücadele Dönemi Genelgeler ve Kongreler Kararları
Question 89Question

Amasya Görüşmeleri'nde Temsil Heyeti, Osmanlı Mebusan Meclisinin İstanbul dışında, İtilaf Devletleri'nin doğrudan baskı kuramayacağı güvenli bir Anadolu şehrinde toplanmasını savunmuştur. Buna karşın İstanbul Hükümeti, Kanun-i Esasi'nin meclisin başkentte toplanmasını öngören maddesini gerekçe göstererek meclisin İstanbul'da açılmasında ısrar etmiştir.

Millî Mücadele sürecinde yaşanan aşağıdaki gelişmelerden hangisi, Temsil Heyeti'nin meclisin toplanma yeri konusundaki endişesinde haklı olduğunu kesin olarak kanıtlamıştır?

Show answer & explanation

Answer: İtilaf Devletleri'nin İstanbul'u resmen işgal ederek Mebusan Meclisini dağıtması ve milletvekillerini sürgüne göndermesi

Answer

İtilaf Devletleri'nin İstanbul'u resmen işgal ederek Mebusan Meclisini dağıtması ve milletvekillerini sürgüne göndermesi
Temsil Heyeti, İstanbul'un İtilaf Devletleri'nin fiili denetimi altında bulunması sebebiyle meclisin orada bağımsız çalışamayacağını savunmuştur. Son Osmanlı Mebusan Meclisi İstanbul'da toplanıp Misak-ı Milli'yi kabul edince, İtilaf Devletleri 16 Mart 1920'de İstanbul'u resmen işgal ederek meclisi basmış ve kapatmıştır. Bu durum, Temsil Heyeti'nin yer konusundaki endişelerinde tamamen haklı olduğunu kanıtlamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Temsil Heyeti ile İstanbul Hükümeti arasındaki görüş ayrılığının nedenini analiz etmek.
Temsil Heyeti, işgal altındaki İstanbul'da meclisin bağımsız karar alamayacağını öngörmüş; İstanbul Hükümeti ise hukuki prosedürlere (Kanun-i Esasi) bağlı kalarak meclisi başkentte açmak istemiştir.
Gelişmelerin mantıksal ve kronolojik çerçevesini oturtmak için tarafların tezlerini anlamak gerekir.
2
Meclisin İstanbul'da açılmasından sonraki süreci incelemek.
Meclis İstanbul'da toplanmış ve bağımsızlık belgesi niteliğindeki Misak-ı Milli'yi kabul etmiştir.
İtilaf Devletleri'nin meclise yönelik tepkisini doğuran gelişmeyi saptamak amaçlanır.
3
İtilaf Devletleri'nin Misak-ı Milli'ye gösterdiği tepkiyi ve sonucunu belirlemek.
İtilaf Devletleri 16 Mart 1920'de İstanbul'u resmen işgal etmiş, meclisi basarak kapatmış ve mebusları sürgüne yollamıştır. Bu durum Temsil Heyeti'nin endişelerini haklı çıkarmıştır.
Soruda istenen 'haklılığı kanıtlayan kesin gelişme'ye ulaşmak için sonuç olay tespit edilir.

Key Concept

Amasya Görüşmeleri ve Son Osmanlı Mebusan Meclisinin Toplanma Yeri Sorunu
Estimated Time:1m 40s
Question 90Question

Milli Mücadele Dönemi'nde TBMM'nin otoritesini sarsmak ve Anadolu hareketini engellemek amacıyla farklı nitelikte isyanlar çıkarılmıştır. Sol tarafta verilen isyanları, sağ tarafta yer alan doğru tanımları ve özellikleri ile eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Kuva-yı İnzibatiye
Çerkez Ethem İsyanı
Delibaş Mehmet İsyanı

Matches

Show answer & explanation

Answer

Kuva-yı İnzibatiye doğrudan İstanbul Hükümeti tarafından kurulan Hilafet Ordusu ile eşleşir. Çerkez Ethem İsyanı düzenli orduya girmek istemeyen eski Kuva-yı Milliye şeflerinin isyanı ile eşleşir. Delibaş Mehmet İsyanı ise Konya bölgesinde çıkan isyan ile eşleşir.
Kuva-yı İnzibatiye doğrudan İstanbul Hükümeti tarafından kurulan bir ordudur. Çerkez Ethem başlangıçta Kuva-yı Milliye saflarında yer alıp sonradan düzenli ordunun kurulmasına karşı çıkarak ayaklanmıştır. Delibaş Mehmet İsyanı ise İstanbul Hükümeti ve İtilaf Devletleri'nin kışkırtmasıyla Konya'da çıkarılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Kuva-yı İnzibatiye kavramının kökenini belirleme
Bu yapının doğrudan Damat Ferit Hükümeti tarafından kurulan 'Hilafet Ordusu' olduğu saptanır.
İstanbul Hükümeti'nin doğrudan çıkardığı isyanlar ile Kuva-yı Milliye kökenli isyanları ayırt etmek için bu bilgi gereklidir.
2
Çerkez Ethem İsyanı'nın niteliğini analiz etme
Çerkez Ethem'in Kuva-yı Seyyare lideri olduğu ve Batı Cephesi'nde düzenli ordunun kurulmasına karşı çıktığı belirlenir.
Eski Kuva-yı Milliye şeflerinin isyanlarını ayırt etmek ayaklanmanın nedenini anlamayı sağlar.
3
Delibaş Mehmet İsyanı'nın çıktığı yeri ve özelliğini tespit etme
Konya'da halkın dini hassasiyetleri sömürülerek TBMM'ye karşı çıkarıldığı bilgisiyle eşleştirme tamamlanır.
İstanbul Hükümeti ve İtilaf Devletleri'nin ortaklaşa çıkardığı bölgesel isyanların niteliğini sınıflandırmak amaçlanır.

Key Concept

TBMM'ye karşı çıkan isyanların kökenleri ve niteliklerine göre sınıflandırılması
Estimated Time:1m 30s
Question 91Question

Büyük Millet Meclisi (BMM), açılışının hemen ardından Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde patlak veren isyanları önlemek, bozulan asayişi yeniden tesis etmek ve meclisin otoritesini korumak amacıyla hem hukuki hem de askeri tedbirlere başvurmuştur. Bu doğrultuda BMM'nin aldığı önlemler arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

Show answer & explanation

Answer: Takrir-i Sükun Kanunu'nun çıkarılarak ülkede asayişi bozacak tüm siyasi ve toplumsal faaliyetlerin yasaklanması

Answer

Takrir-i Sükun Kanunu'nun çıkarılarak ülkede asayişi bozacak tüm siyasi ve toplumsal faaliyetlerin yasaklanması
Doğru yanıt, Takrir-i Sükun Kanunu'nun çıkarılmasıyla ilgili olan seçenektir. Bu kanun, BMM'nin açıldığı ve ilk iç isyanların çıktığı 1920-1921 yıllarında değil, Cumhuriyet'in ilanından sonra, 1925 yılındaki Şeyh Sait İsyanı sürecinde çıkarılmıştır. Bu durum kronolojik bir uyuşmazlıktır (anakronizm). Diğer seçeneklerdeki Hıyanet-i Vataniye Kanunu, İstiklal Mahkemeleri, Ankara Müftülüğü fetvası ve Kuva-yı Milliye güçlerinin kullanılması ise doğrudan BMM'nin açılış döneminde iç isyanlara karşı aldığı hukuki, dini ve askeri önlemlerdendir.

Step-by-Step Solution

1
Soruda BMM'nin açılış süreci ve bu dönemde çıkan iç isyanlara karşı alınan önlemlerin zaman dilimi belirlenir.
Hedeflenen dönem 1920-1921 yıllarını kapsayan I. TBMM'nin ilk faaliyet dönemidir.
Kronolojik çerçevenin doğru çizilmesi, seçeneklerin elenmesinde temel basamaktır.
2
Seçeneklerde verilen önlemler tek tek incelenerek hangi tarihlerde ve hangi amaçlarla uygulandığı analiz edilir.
Hıyanet-i Vataniye Kanunu (Nisan 1920), İstiklal Mahkemeleri (Eylül 1920), Karşı Fetva (Nisan 1920) ve Kuva-yı Milliye kullanımı bu dönemin unsurları iken; Takrir-i Sükun Kanunu'nun 1925 yılına ait olduğu tespit edilir.
Tarihsel gelişmelerin dönem farklarını ayırt ederek anakronizmi önlemek.
3
Bulunan kronolojik uyuşmazlığa göre doğru seçenek belirlenir.
Takrir-i Sükun Kanunu'nun çıkarılması seçeneği, BMM'nin açılış dönemi isyanlarına karşı alınan bir önlem olmadığı için aranan doğru cevaptır.
Doğru cevabın belirlenmesi ve sorunun çözülmesi.

Key Concept

BMM'nin açılış sürecinde iç isyanlara karşı aldığı hukuki, siyasi, dini ve askeri önlemlerin kronolojik sınırları ve nitelikleri.
Estimated Time:2m 0s
Question 92Question

Milli Mücadele Dönemi'nde Büyük Millet Meclisi'nin açılışı ve sonrasında isyanlara karşı alınan önlemlere ilişkin aşağıda verilen gelişmeleri kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Doğru kronolojik sıralama şu şekildedir: İtilaf Devletleri'nin İstanbul'u resmen işgal ederek Osmanlı Mebusan Meclisi'ni kapatması, Ankara'da olağanüstü yetkilere sahip Büyük Millet Meclisi'nin açılması, Meclisin otoritesini sarsan isyanlara karşı Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nun çıkarılması ve Alınan kararların ve yasaların hızlıca uygulanmasını sağlamak amacıyla İstiklal Mahkemeleri'nin kurulması.
Gelişmelerin kronolojik sıralaması, neden-sonuç ilişkisine göre kurulabilir. İlk olarak Osmanlı Mebusan Meclisi kapatılmış, bu durum Büyük Millet Meclisi'nin açılmasını zorunlu kılmıştır. Meclis açıldıktan sonra çıkan isyanlara hukuki tedbir olarak Hıyanet-i Vataniye Kanunu çıkarılmış, son aşamada bu kanunu uygulamak üzere İstiklal Mahkemeleri faaliyete geçirilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
İstanbul'un işgali ve Osmanlı meclisinin kapatılmasının tarihsel yerini saptama
Bu gelişme 16 Mart 1920'de yaşanmıştır.
Osmanlı parlamentosunun kapatılması, milli iradenin kesintiye uğramasına yol açarak Ankara'da yeni bir meclisin açılmasını hazırlayan temel olaydır.
2
Büyük Millet Meclisi'nin açılış tarihini belirleme
Meclis, 23 Nisan 1920'de açılmıştır.
İstanbul'un işgalinden yaklaşık bir ay sonra, yeni Türk devletinin kurucu ve yürütücü organı Ankara'da faaliyetlerine başlamıştır.
3
Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nun kabul tarihini belirleme
Bu yasa meclisin açılışından kısa süre sonra, 29 Nisan 1920'de yasalaşmıştır.
Meclisin açılmasıyla birlikte başlayan isyanlar karşısında hukuki otoriteyi korumak amacıyla yasama gücü kullanılmıştır.
4
İstiklal Mahkemeleri'nin kuruluş tarihini belirleme
Mahkemeler 11 Eylül 1920'de kurulmuştur.
Çıkarılan yasanın uygulanmasını ve isyancıların yargılanma sürecini hızlandırmak için yargısal bir güce ihtiyaç duyulmuştur.

Key Concept

TBMM'nin açılışı ve isyanlara karşı aldığı hukuki tedbirlerin kronolojik sırası
Question 93Question

Büyük Millet Meclisinin (BMM) açılmasından bir gün sonra, 24 Nisan 1920'de Mustafa Kemal Paşa tarafından meclise sunulan ve oy birliğiyle kabul edilen önergede yer alan; *'Geçici kaydıyla bir hükümet reisi tanımak veya padişah vekili (kaymakamı) atamak doğru değildir.'* maddesi meclisin çalışma esaslarını belirlemede büyük öneme sahiptir.

Bu kararla meclisin;
I. Kararlarında bağımsız hareket etmesini sağlama,
II. Milli iradenin ve meclisin sürekliliğini vurgulama,
III. Osmanlı saltanatının hukuki varlığını derhal sona erdirme

amaçlarından hangilerini gözettiği savunulabilir?

Show answer & explanation

Answer: I ve II

Answer

I ve II amaçlarının gözetildiği savunulabilir.
Önergede yer alan 'geçici bir hükümet başkanı tanımamak' ifadesi meclisin kalıcı ve sürekli olduğunu, 'padişah vekili atamayı reddetmek' ise padişahın ya da İstanbul'un kararlara müdahale etmesini engelleyerek meclisin bağımsız hareket etmesini amaçlamaktadır. Dolayısıyla birinci ve ikinci öncüller doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
Mustafa Kemal Paşa'nın 24 Nisan 1920 tarihli önergesindeki 'Geçici kaydıyla bir hükümet reisi tanımak veya padişah vekili atamak doğru değildir' maddesini analiz edin.
Bu kararın, meclisin dışarıdan yönlendirilmesini engelleyecek nitelikte olduğu ve kalıcı bir yönetim iradesi beyan ettiği saptanır.
Önerge maddesinin siyasi ve idari sonuçlarını doğru yorumlamak gerekir.
2
Birinci öncüldeki 'bağımsız hareket etme' ve ikinci öncüldeki 'süreklilik' ifadelerini önerge maddesi ile ilişkilendirin.
Padişah vekilinin reddedilmesi bağımsızlığı; geçici ibaresinin dışlanması ise sürekliliği temsil eder.
Önergenin bağımsızlık ve milli egemenliğin kalıcılığı hedefleriyle örtüşen maddelerini belirlemek amaçlanır.
3
Üçüncü öncüldeki saltanatın derhal kaldırılması hedefinin 1920 yılındaki meclis politikası ile uyuşup uyuşmadığını denetleyin.
Saltanatın kaldırılmasının 1922'de gerçekleştiği ve 1920'de birlik beraberliği bozmamak adına saltanata derhal son verilmesinin amaçlanmadığı anlaşılır.
Tarihsel kronolojiyi ve meclisin ilk dönemdeki taktiksel uzlaşmacı tutumunu dikkate alarak yanlış seçeneği elemek gerekir.

Key Concept

24 Nisan Önergesi (1 Sayılı Önerge) kararlarının meclisin bağımsızlığı, sürekliliği ve milli egemenlik ilkesiyle ilişkisi
Question 94Question

Milli Mücadele Dönemi'nde TBMM'nin açılmasına karşı ç��kan ayaklanmalar ile bu ayaklanmaları önlemek amacıyla alınan tedbirleri gösteren aşağıdaki kavramlar ve açıklamalar eşleştirildiğinde doğru eşleştirme nasıl olmalıdır?

Click a left item, then click its matching right item

Items

Ahmet Anzavur İsyanı
Demirci Mehmet Efe İsyanı
Hıyanet-i Vataniye Kanunu
İstiklal Mahkemeleri

Matches

Show answer & explanation

Answer

Ahmet Anzavur İsyanı doğrudan İstanbul Hükümeti tarafından çıkarılan ayaklanmayla, Demirci Mehmet Efe İsyanı düzenli orduya katılmayı reddeden eski Kuva-yı Milliye liderinin başlattığı ayaklanmayla, Hıyanet-i Vataniye Kanunu meclise karşı çıkanları cezalandırmak için çıkarılan yasama faaliyetiyle, İstiklal Mahkemeleri ise kanunları uygulamak için kurulan olağanüstü mahkemeyle eşleşmelidir.
Ahmet Anzavur İsyanı doğrudan İstanbul Hükümeti tarafından örgütlenen askeri bir harekettir. Demirci Mehmet Efe İsyanı düzenli ordunun kurulmasına karşı çıkan eski bir Kuva-yı Milliye liderinin tepkisidir. Hıyanet-i Vataniye Kanunu meclisin isyanları önlemek için çıkardığı yasal düzenlemedir. İstiklal Mahkemeleri ise meclis üyelerinden oluşan ve Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nu uygulamakla görevli yargı merciidir.

Step-by-Step Solution

1
İstanbul Hükümeti tarafından doğrudan çıkarılan isyanların ve Kuva-yı Milliye kökenli isyanların ayrımını yapmak.
Ahmet Anzavur İsyanı'nın doğrudan İstanbul Hükümeti tarafından çıkarıldığını, Demirci Mehmet Efe İsyanı'nın ise düzenli orduya karşı çıkan Kuva-yı Milliye liderleri tarafından başlatıldığını saptamak.
TBMM'ye karşı çıkan isyanların niteliklerini ve kökenlerini doğru ayırt edebilmek.
2
TBMM'nin isyanlara karşı aldığı hukuki ve askeri tedbirlerin niteliğini analiz etmek.
Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nun meclisin yasama yetkisini gösteren bir yasal düzenleme olduğunu, İstiklal Mahkemeleri'nin ise bu kanunu uygulamakla görevli yargı organı olduğunu belirlemek.
Meclisin yasama ve yargı yetkilerini isyanlar sürecinde nasıl kullandığını ayırt etmek.
3
Elde edilen veriler doğrultusunda kavramları ilgili açıklamalarıyla eşleştirmek.
Ahmet Anzavur İsyanı'nın doğrudan İstanbul Hükümeti'nin ayaklanmasıyla, Demirci Mehmet Efe İsyanı'nın eski Kuva-yı Milliye liderinin ayaklanmasıyla, Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nun yasal düzenlemeyle ve İstiklal Mahkemeleri'nin olağanüstü mahkemeyle doğru biçimde eşleştiğini doğrulamak.
Tüm kavramların tarihsel gerçekliklerle tutarlı bir şekilde eşleşmesini tamamlamak.

Key Concept

TBMM'ye karşı çıkan isyanların sınıflandırılması ve meclisin isyanlara karşı aldığı önlemler
Estimated Time:2m 0s
Question 95Question

Osmanlı Hükümeti tarafından 10 Ağustos 1920'de imzalanan Sevr Antlaşması, Osmanlı Devleti'nin topraklarını paylaşmayı hedefleyen son derece ağır şartlar barındırmasına rağmen hiçbir zaman uygulamaya konulamamıştır. Bu antlaşmanın hukuki açıdan 'ölü doğmuş bir antlaşma' olarak nitelendirilmesinin ve hukuken geçersiz sayılmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kanun-i Esasi uyarınca uluslararası antlaşmaların yürürlüğe girebilmesi için Mebusan Meclisinin onayından geçmesi gerekirken meclisin kapalı olması

Answer

Kanun-i Esasi uyarınca uluslararası antlaşmaların yürürlüğe girebilmesi için Mebusan Meclisinin onayından geçmesi gerekirken meclisin kapalı olması
Sevr Antlaşması'nın hukuken geçersiz sayılmasının nedeni, Osmanlı Devleti'nin o dönem yürürlükte olan anayasası Kanun-i Esasi uyarınca uluslararası antlaşmaların Mebusan Meclisi tarafından onaylanması gerektiği halde, meclisin kapalı olması nedeniyle bu onayın alınamamış olmasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Osmanlı Devleti'nin yürürlükteki anayasası olan Kanun-i Esasi'nin antlaşmalarla ilgili maddeleri gözden geçirilir.
Anayasa uyarınca barış ve sınır antlaşmaları gibi uluslararası sözleşmelerin geçerlilik kazanması için Meclis-i Mebusanın onayının zorunlu olduğu tespit edilir.
Antlaşmanın hukuki geçerlilik şartını belirleyen yasal mevzuatı anlamak gerekir.
2
Antlaşmanın imzalandığı tarih olan Ağustos 1920'de Osmanlı parlamentosunun durumu incelenir.
İtilaf Devletleri'nin İstanbul'u işgali sonrasında Mebusan Meclisinin Mart 1920'de dağıtıldığı ve kapalı olduğu görülür.
Anayasanın öngördüğü onay makamının antlaşma sürecinde var olup olmadığını belirlemek gerekir.
3
Anayasa hükmü ile meclisin kapalı olması durumu ilişkilendirilir.
Sevr Antlaşması Saltanat Şurası tarafından imzalanmış olsa da anayasanın aradığı meclis onayı şartını tamamlayamadığı için hukuken geçersiz kalmıştır.
Antlaşmanın 'ölü doğmuş' olarak nitelendirilmesinin temel anayasal sebebini ortaya koymak amacıyla bu ilişki kurulmalıdır.

Key Concept

Sevr Antlaşması'nın hukuki geçersizliği ve Kanun-i Esasi ilişkisi
Question 96Question

Sevr Antlaşması, Osmanlı Devleti'ni fiilen paylaşmayı ve bağımsızlığını yok etmeyi amaçlayan son derece ağır koşullara sahip bir belgedir. Aşağıda verilen Sevr Antlaşması hükümlerini, bu hükümlerin doğrudan ilgili olduğu siyasi, hukuki, askeri ve ekonomik sonuçlarla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Osmanlı ordusunun ağır silahlarının elinden alınarak asker sayısının 50.700 ile sınırlandırılması ve zorunlu askerliğin kaldırılması
Antlaşmanın, kapatılmış olan Meclis-i Mebusan yerine padişahın başkanlık ettiği Saltanat Şurası tarafından onaylanması
İstanbul ve Çanakkale Boğazları'nın kendine ait ayrı bir bayrağı ve bütçesi olan uluslararası bir komisyon tarafından yönetilmesi
Kapitülasyonlardan bütün İtilaf Devletleri'nin yararlandırılması ve Osmanlı maliyesinin İtilaf Devletleri denetimine bırakılması

Matches

Show answer & explanation

Answer

Doğru eşleştirmeler şu şekildedir: Askeri sınırlandırma maddesi (Left 1), savunma gücünün yok edilmesiyle (Right 1); Saltanat Şurası onayı (Left 2), hukuki geçersizlikle (Right 2); Boğazlar Komisyonu (Left 3), egemenlik haklarının ihlaliyle (Right 3); kapitülasyonlar ve maliye denetimi (Left 4) ise ekonomik bağımsızlığın kaybıyla (Right 4) eşleşir.
Sevr Antlaşması'nın askeri, hukuki, egemenlik ve mali alanlardaki hükümleri sırasıyla; Osmanlı savunma gücünün bitirilmesini, anayasal onay eksikliği nedeniyle hukuken geçersiz kabul edilmesini, Boğazlar üzerindeki egemenlik haklarının kaybını ve mali bağımsızlığın sona ermesini ifade eder.

Step-by-Step Solution

1
Askeri sınırlama içeren hükmü analiz etmek.
Bu hüküm ordunun terhis edilmesini ve savunmasız bırakılmasını amaçladığından doğrudan askeri savunma gücünün yok edilmesiyle ilişkilendirilir.
İtilaf Devletleri'nin Mondros'tan beri uyguladığı işgal politikasını kolaylaştırmak amacıyla askeri kısıtlamalar getirdiğini anlamak.
2
Saltanat Şurası tarafından imzalanma sürecini anayasal açıdan incelemek.
Meclis-i Mebusan kapalı olduğu için bu imza Kanun-i Esasi'ye aykırıdır ve antlaşmayı hukuken geçersiz kılmaktadır.
Sevr'in hukuken geçersiz olma özelliğinin meclis onayının olmamasından kaynaklandığını belirlemek.
3
Boğazlar Komisyonu maddesini egemenlik ilkeleriyle karşılaştırmak.
Ayrı bir bütçe ve bayrağa sahip komisyon yapısı, Osmanlı egemenliğini Boğazlar üzerinde tamamen sonlandırır.
Komisyon yönetiminin bağımsızlık ve egemenlik haklarını nasıl kısıtladığını yorumlamak.
4
Kapitülasyon ve mali denetim maddesini iktisadi bağımsızlık kavramıyla eşleştirmek.
Kapitülasyonların tüm devletlere yayılması ve mali denetim kurulması, ekonomik bağımsızlığı fiilen bitirir.
Ekonomik imtiyazlar ve mali kontrolün sömürge tipi bağımlılık yarattığını tespit etmek.

Key Concept

Sevr Antlaşması'nın Siyasi, Askeri, Ekonomik Hükümleri ve Hukuki Statüsü
Question 97Question

Osmanlı Hükümeti'nin İtilaf Devletleri ile Sevr Antlaşması'nı imzalaması, Türk halkında İstanbul Hükümeti'nin vatanı kurtarma konusunda yetersiz ve teslimiyetçi olduğu inancını kesinleştirmiştir. Antlaşmanın yürürlüğe girmesiyle Türk milletinin tamamen yok edilmek istendiğini gören halk, kurtuluşun ancak silahlı mücadele ve millî birlik ile mümkün olacağını kavramıştır.

Bu durumun aşağıdakilerden hangisine doğrudan ortam hazırladığı savunulabilir?

Show answer & explanation

Answer: Düzenli ordunun kurulma çalışmalarının hızlanmasına ve millî direnişin TBMM etrafında bütünleşmesine

Answer

Düzenli ordunun kurulma çalışmalarının hızlanmasına ve millî direnişin TBMM etrafında bütünleşmesine
Sevr Antlaşması'nın imzalanması, İstanbul Hükümeti'nin ülkeyi savunma iradesini tamamen yitirdiğini net bir şekilde ortaya koymuştur. Bu durum karşısında Türk milleti, bağımsızlığını korumanın tek yolunun topyekun silahlı direniş olduğunu görmüş, bu da meşru tek otorite olan TBMM liderliğinde birleşilmesine ve düzenli ordunun kurulması çalışmalarının hız kazanmasına doğrudan ortam hazırlamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Sevr Antlaşması'nın imzalandığı tarih (10 Ağustos 1920) ile seçeneklerde verilen gelişmelerin gerçekleştiği tarihleri karşılaştırmak.
Amasya Genelgesi'nin Haziran 1919'da, Temsil Heyeti'nin Ankara'ya gelmesinin Aralık 1919'da, Misak-ı Millî'nin kabulünün ise Ocak 1920'de gerçekleştiği; Mondros Ateşkesi'nin ise I. Dünya Sava��ı'nı bitiren belge olarak Ekim 1918'de imzalandığı tespit edilir. Bu olayların tamamı kronolojik olarak Sevr'den öncedir.
Tarihsel olaylar arasında neden-sonuç ilişkisi kurulurken, neden olan olayın sonuçtan önce gerçekleşmesi şarttır.
2
Sevr Antlaşması'nın imzalanmasının Millî Mücadele süreci üzerindeki doğrudan etkisini değerlendirmek.
Anlaşmanın kabul edilemez derecede ağır şartları ve İstanbul Hükümeti'nin teslimiyetçi tavrı, Türk halkını silahlı mücadeleden başka çare olmadığı fikrinde birleştirmiş ve TBMM'ye olan halk desteğini en üst seviyeye çıkararak düzenli ordunun kuruluşunu hızlandırmıştır.
Diplomatik yollarla vatanın kurtarılamayacağının kesinleşmesi, millî güçlerin tek bir çatı altında toplanarak silahlı direnişe geçmesini zorunlu kılmıştır.

Key Concept

Sevr Antlaşması'nın Millî Mücadele Sürecine Etkileri
Estimated Time:2m 0s
Question 98Question

Millî Mücadele Dönemi Doğu ve Güney cephelerinde mücadele eden yerel kahramanları ve komutanları, altlarında verilen tarihsel rolleri ve faaliyetleriyle eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Kazım Karabekir
Sütçü İmam
Şahin Bey
Ali Saip Bey

Matches

Show answer & explanation

Answer

Kazım Karabekir'in Gümrü Antlaşması ve Doğu Cephesi komutanlığıyla, Sütçü İmam'ın Maraş direnişindeki ilk kurşunuyla, Şahin Bey'in Antep yolundaki efsanevi savunmasıyla, Ali Saip Bey'in ise Urfa'daki Kuvayı Milliye teşkilatlanmasıyla eşleştirilmesi gerekir.
Eşleştirmelerin tamamı tarihsel gerçeklere uygundur. Kazım Karabekir Doğu Cephesi'nde düzenli ordunun başında bulunmuş ve Gümrü Antlaşması'nı imzalamıştır. Sütçü İmam Maraş'ta, Şahin Bey Antep'te, Ali Saip Bey ise Urfa'da halkın işgal güçlerine karşı gösterdiği kahramanca sivil ve milis direnişinin öncü liderleridir.

Step-by-Step Solution

1
Doğu Cephesi'ndeki askeri ve diplomatik faaliyetleri incelemek.
Doğu Cephesi'nde Ermenileri mağlup eden ve Gümrü Antlaşması'nı imzalayarak cepheyi kapatan liderin XV. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir olduğu tespit edilir.
Kazım Karabekir ismi, Ermeni sorununu çözen kolordu komutanı tanımıyla örtüşmektedir.
2
Maraş savunmasının simge ismini ve başlattığı direnişi belirlemek.
Fransız askerlerinin taşkınlıklarına karşı ilk kurşunu atarak Maraş halk direnişini başlatan ismin Sütç�� İmam olduğu saptanır.
Sütçü İmam, Maraş savunmasını ateşleyen ilk kurşunun sahibidir.
3
Antep savunmasındaki Kuvayı Milliye liderini tespit etmek.
Kilis-Antep yolunu Fransızlara kapatarak kahramanca direnen ve şehit düşen ismin Şahin Bey olduğu belirlenir.
Şahin Bey, Antep savunmasında canı pahasına yolu kapatan milli kahramandır.
4
Urfa'daki yerel teşkilatlanmayı ve liderini analiz etmek.
Mustafa Kemal Paşa'nın talimatıyla Urfa'da halkı örgütleyip Fransızları şehirden çıkaran liderin Ali Saip Bey (Ursavaş) olduğu görülür.
Ali Saip Bey, Urfa savunmasının teşkilatçı lideridir.

Key Concept

Millî Mücadele Doğu ve Güney Cepheleri yerel kahramanları ve komutanlarının rolleri.
Estimated Time:2m 0s
Question 99Question

TBMM ile Ermenistan arasında 3 Aralık 1920'de imzalanan Gümrü Antlaşması'nın aşağıdaki hükümlerinden hangisi, Ermenistan'ın Doğu Anadolu toprakları üzerindeki iddialarından resmen ve tamamen vazgeçtiğinin doğrudan bir kanıtıdır?

Show answer & explanation

Answer: Ermenistan'ın, Sevr Antlaşması'nı geçersiz kabul ettiğini beyan etmesi

Answer

Ermenistan'ın, Sevr Antlaşması'nı geçersiz kabul ettiğini beyan etmesi
Sevr Antlaşması, Ermenistan'a Doğu Anadolu'da geniş topraklar (Vilayat-ı Sitte) vadeden uluslararası bir belgedir. Gümrü Antlaşması ile Ermenistan'ın Sevr'i geçersiz kabul etmesi, bu antlaşmadan doğan tüm toprak taleplerinden resmen ve tamamen vazgeçtiğini gösteren en doğrudan hukuki kanıttır.

Step-by-Step Solution

1
Sevr Antlaşması'nın Ermenistan'a tanıdığı hakların niteliğini belirlemek.
Sevr Antlaşması'nın Doğu Anadolu'da büyük bir Ermenistan Devleti kurulmasını öngördüğü ve Ermenistan'ın toprak iddialarının yasal dayanağını oluşturduğu tespit edilir.
Toprak iddialarının kaynağını belirlemek için gereklidir.
2
Gümrü Antlaşması'ndaki maddeler arasında Ermeni iddialarını hukuken sona erdiren hükmü analiz etmek.
Ermenistan'ın Sevr Antlaşması'nı geçersiz kabul etmesiyle, bu antlaşmanın kendisine sunduğu Doğu Anadolu toprakları üzerindeki tüm hak ve iddialardan resmen vazgeçmiş olduğu sonucuna ulaşılır.
Doğrudan kanıt niteliğindeki maddeyi ortaya çıkarmak için gereklidir.

Key Concept

Gümrü Antlaşması'nın siyasi sonuçları ve Sevr Antlaşması'nın reddi
Question 100Question

Aşağıda, Atatürk Dönemi'nde gerçekleştirilen bazı inkılap hareketleri ile bu inkılapların ilişkili olduğu Atatürk ilkelerinin akademik ve doktrinel açıklamaları verilmiştir. Sol sütundaki gelişmeleri, sağ sütundaki en uygun açıklamalarla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

1926 yılında yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu ile aile hukukunda kadın ve erkeğin eşit kılınması, tek eşlilik esasının getirilmesi ve dini nikah yerine resmi nikah��n zorunlu hale getirilmesi
1934 yılında kabul edilen Soyadı Kanunu ile toplumsal ilişkilerde ayrıcalık belirten unvan ve lakapların (ağa, paşa, efendi vb.) kullanımının yasaklanması ve her Türk vatandaşına bir soyadı alma yükümlülüğünün getirilmesi
1933 yılında hazırlanan I. Beş Yıllık Sanayi Planı doğrultusunda Sümerbank ve Etibank gibi kurumların kurularak dokuma, demir-çelik ve madencilik gibi temel sanayi kollarında yatırımların bizzat devlet eliyle yapılması
1926 yılında çıkarılan Kabotaj Kanunu ile Osmanlı Devleti döneminde yabancı devletlere verilen kapitülasyonların deniz ticareti boyutuna son verilerek Türk karasularında yük ve yolcu taşıma hakkının yalnızca Türk gemilerine tanınması

Matches

Show answer & explanation

Answer

Türk Medeni Kanunu; toplumsal düzenin laikleşmesini ve kadın-erkek eşitliğini hedefleyen açıklamayla (Laiklik ve Halkçılık bütünleşmesi), Soyadı Kanunu; sınıfsız ve zümresiz bir toplum idealine dayanan eşitlikçi açıklamayla (Halkçılık), I. Beş Yıllık Sanayi Planı; devletin üretim süreçlerinde aktif rol üstlendiği ekonomik açıklamayla (Devletçilik), Kabotaj Kanunu ise Türk karasularında egemenlik haklarını koruyan ulusal ekonomi açıklamasıyla (Milliyetçilik) eşleşmelidir.
Sol sütunda verilen inkılaplar, kendileriyle en çok örtüşen ve ilkelerin felsefesini açıklayan tanımlarla hatasız eşleştirilmiştir: Medeni Kanun laik hukuk düzenini kurup kadın-erkek eşitliğini sağladığı için laiklik/halkçılık senteziyle; Soyadı Kanunu unvanları kaldırıp eşitlik sağladığı için halkçılıkla; Sanayi Planı devlet yatırımlarını içerdiği için devletçilikle; Kabotaj Kanunu deniz egemenliğini millileştirdiği için milliyetçilikle eşleşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Türk Medeni Kanunu'nun getirdiği yenilikler analiz edilir.
Kanunun aile hukukunu sekülerleştirmesi (Laiklik) ve cinsiyet eşitliğini sağlaması (Halkçılık) tespit edilir.
Sol sütundaki birinci gelişme, laikleşme ve imtiyazsız toplum yapısını bir arada sunan dördüncü açıklama ile eşleştirilmelidir.
2
Soyadı Kanunu'nun sosyal hayattaki yansımaları incelenir.
Ayrıcalık bildiren unvanların kaldırılmasının ve kanun önünde eşitliğin sağlanmasının hedeflendiği belirlenir.
Sol sütundaki ikinci gelişme, sınıfsız ve zümresiz toplum yapısını esas alan üçüncü açıklama ile eşleştirilmelidir.
3
I. Beş Yıllık Sanayi Planı'nın iktisadi niteliği değerlendirilir.
Özel sermaye yetersizliğinden dolayı sanayi hamlesinin devlet eliyle gerçekleştirildiği anlaşılır.
Sol sütundaki üçüncü gelişme, devletin üretim süreçlerinde aktif rol almasını tanımlayan ikinci açıklama ile eşleştirilmelidir.
4
Kabotaj Kanunu'nun deniz ticareti ve egemenlik hakları üzerindeki etkisi değerlendirilir.
Türk karasularında yabancı imtiyazlarının kaldırılarak deniz ticaret hakkının Türk gemilerine verilmesiyle ekonomik bağımsızlığın sağlandığı belirlenir.
Sol sütundaki dördüncü gelişme, milli egemenlik haklarının iktisadi sahada kullanılmasını ve yabancı tekelinden kurtarılmayı ifade eden birinci açıklama ile eşleştirilmelidir.

Key Concept

Atatürk İlkelerinin İnkılaplarla İlişkilendirilmesi
PreviousPage 5 / 5
Milli Mücadele Dönemi ve Atatürkçülük Practice Questions — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) — Page 5 | Examkin