All practice questions

6755 questions

Question 441Question

Doğanın milyonlarca yıllık evrimsel süreçte geliştirdiği çözümleri mimarlık ve mühendisliğe uyarlama disiplini olan biyomimikri, günümüz tasarım anlayışını kökten değiştirmektedir. (I) Geleneksel yapım yöntemlerinin çevreye verdiği zararı en aza indirmeyi hedefleyen bu yaklaşım, ekolojik dengenin korunmasında önemli bir rol üstlenir. (II) Örneğin, termit yuvalarının doğal havalandırma sisteminden esinlenerek inşa edilen binalar, yapay iklimlendirme sistemlerine duyulan ihtiyacı azaltarak enerji tasarrufu sağlamaktadır. (III) Doğadaki formların estetik açıdan taklit edilmesinin ötesine geçen bu disiplin, yapıların işlevsel olarak da canlı organizmalar gibi çevreyle etkileşime girmesini sağlar. (IV) Böylece mimari tasarımlar, sadece barınma alanı sunan durağan nesneler olmaktan çıkıp dinamik ve kendi kendine yetebilen ekosistemlere dönüşmektedir.

Yukarıdaki paragrafta numaralanmış cümleleri, bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşüncelerle doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

I. Cümle
II. Cümle
III. Cümle
IV. Cümle

Matches

Show answer & explanation

Answer

I. cümle, biyomimikrinin doğanın korunmasına katkı sağladığı yargısıyla; II. cümle, yapay sistemlere bağımlılığın ve enerji tüketiminin azaldığı yargısıyla; III. cümle, görsel taklidin ötesine geçilerek işlevselliğin doğayla uyumlu hale getirildiği yargısıyla; IV. cümle ise binaların durağan nesneler olmaktan çıkıp dinamik ekosistemlere dönüştüğü yargısıyla eşleşmektedir.
Paragraftaki numaralanmış cümlelerin her biri biyomimikri disiplininin çevre koruma, enerji verimliliği, işlevsel doğa uyumu ve statik rollerin aşılması yönündeki yardımcı düşünceleriyle anlamca eksiksiz şekilde eşleşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Paragraftaki I numaralı cümleyi incelemek
Geleneksel yöntemlerin çevreye zararını azaltma ve ekolojik dengeyi koruma hedefleri belirlendi. Bu anlam, biyomimikrinin çevre dostu bir mimari anlayış geliştirerek doğanın korunmasına katkı sağladığı yargısına ulaştırmaktadır.
Cümledeki anahtar ifadelerle hedef yardımcı düşünceyi anlamca bağdaştırmak gerekir.
2
Paragraftaki II numaralı cümleyi incelemek
Termit yuvaları üzerinden yapay iklimlendirme ihtiyacının azaltılması ve enerji tasarrufu tahlil edildi. Bu durum, doğadan esinlenen binaların yapay sistemlere bağımlılığı ve enerji tüketimini azalttığı gerçeğini ortaya koyar.
Örneklendirme cümlesinden hareketle çıkarılabilecek genel faydayı belirlemek hedeflenmiştir.
3
Paragraftaki III numaralı cümleyi incelemek
Estetik taklidin ötesine geçilerek canlı organizmalar gibi işlevsel çevre etkileşimi kurulduğu saptandı. Bu saptama, biyomimikrinin sadece görsel benzerlik kurmadığını, işlevsel uyumu da sağladığını gösterir.
Cümlede kullanılan karşılaştırma ve sınırlandırma ögelerinin (ötesine geçen, işlevsel olarak da) anlam sınırlarını belirlemek önem taşır.
4
Paragraftaki IV numaralı cümleyi incelemek
Durağan nesne olmaktan çıkış ve kendi kendine yeten dinamik ekosistemlere dönüşüm ifadeleri değerlendirildi. Bu ifadeler, yapıların statik rollerini aşarak aktif döngüler ürettiğini kanıtlar.
Sonuç niteliğindeki cümlenin binaların ulaştığı yeni boyuta dair yaptığı vurguyu doğru yorumlamak gerekir.

Key Concept

Paragrafta Yardımcı Düşünceler
Estimated Time:2m 0s
Question 442Question

Bir meteoroloji uzmanı, bir şehirdeki günlük hava sıcaklığının en düşük 8C8^\circ\text{C}, en yüksek 14C14^\circ\text{C} olacağını öngörmektedir.

Buna göre, bu şehirdeki hava sıcaklığı olan tt değerinin alabileceği tüm olası değerleri gösteren eşitsizlik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: t113|t - 11| \leq 3

Answer

Sıcaklığın alabileceği değerlerin sınırlarını ve orta noktaya olan uzaklığını doğru modelleyen t113|t - 11| \leq 3 eşitsizliğidir.
Sıcaklık değerleri 88 ile 1414 derece arasında (sınırlar dahil) değişmektedir. Bir tt sayısının bu aralıkta olması, aralığın orta noktası olan 1111 sayısına uzaklığının en fazla 33 birim olması demektir. Bu durum t113|t - 11| \leq 3 eşitsizliği ile gösterilir.

Step-by-Step Solution

1
Sıcaklığın alabileceği değerlerin sınırlarını belirleme
8t148 \leq t \leq 14
En düşük değer 8 ve en yüksek değer 14 olduğundan, sıcaklık bu iki değer arasında ve bu değerlere eşit olabilir.
2
Aralığın orta noktasını bulma
1111
Sınır değerlerinin ortalaması alınarak orta nokta bulunur: 8+142=11\frac{8 + 14}{2} = 11.
3
Orta noktadan olan maksimum uzaklığı (yarı aralık genişliğini) belirleme
33
Orta noktanın sınır değerlerine olan uzaklığı hesaplanır: 1411=314 - 11 = 3 (veya 118=311 - 8 = 3).
4
Mutlak değerli eşitsizlik ifadesini yazma
t113|t - 11| \leq 3
tt sayısının 11 noktasına olan uzaklığı en fazla 3 birim olduğundan, uzaklık t11|t - 11| şeklinde ifade edilir ve bu değer 3'ten küçük veya eşit olmalıdır.

Key Concept

Bir gerçel sayı aralığının mutlak değerli eşitsizlik olarak modellenmesi
Estimated Time:1m 0s
Question 443Question

Bir kırtasiyede satılan özdeş defterlerin ve özdeş kalemlerin fiyatları ile ilgili aşağıdakiler bilinmektedir:

* 33 adet defter ve 22 adet kalemin toplam fiyatı 190190 TL'dir.
* 11 adet defter ve 22 adet kalemin toplam fiyatı 110110 TL'dir.

Buna göre, bir adet defterin fiyatı kaç TL'dir?

Show answer & explanation

Answer: 40

Answer

Bir adet defterin fiyatı 40 TL'dir.
Verilen sözel ifadelerden kurulan 3d+2k=1903d + 2k = 190 ve d+2k=110d + 2k = 110 denklem sisteminde, taraf tarafa çıkarma yöntemiyle 2d=802d = 80 ve buradan bir defterin fiyatı d=40d = 40 TL olarak bulunur.

Step-by-Step Solution

1
Bilinmeyenleri tanımlayarak denklem sistemini kurma.
Defterin fiyatı dd, kalemin fiyatı kk olmak üzere;
3d+2k=1903d + 2k = 190
d+2k=110d + 2k = 110 denklem sistemi elde edilir.
Sözel ifadeleri matematiksel denklemlere dönüştürmek için.
2
Denklem sistemini taraf tarafa çıkararak bir bilinmeyeni yok etme.
2d=80d=402d = 80 \Rightarrow d = 40 elde edilir.
Kalemlerin katsayıları eşit olduğu için çıkarma işlemiyle kalem değişkenini yok edip defter fiyatını doğrudan bulmak için.

Key Concept

Birinci dereceden iki bilinmeyenli denklem sistemlerinin yok etme yöntemiyle çözülmesi.
Question 444Question

Günümüzde dijital ekranların hayatımızın merkezine yerleşmesiyle birlikte bilgiye ulaşma hızımız artsa da bilginin derinliği aynı oranda azalmaktadır. İnternet ortamında karşımıza çıkan metinleri hızla tarayarak okuyor, bir konudan diğerine saniyeler içinde geçiyoruz. Bu 'hızlı tarama' alışkanlığı, zihnimizin derinlemesine düşünme ve odaklanma yeteneğini köreltmektedir. Oysa gerçek bir okuma eylemi, kelimelerin ötesine geçmeyi, yazarla zihinsel bir tartışmaya girmeyi ve edinilen bilgiyi içselleştirmeyi gerektirir. Yavaş okuma veya derin okuma dediğimiz bu süreç, bireyin eleştirel düşünme becerilerini geliştirir ve olaylara çok boyutlu bakmasını sağlar. Bilgi bombardımanı altında ezilmemek ve kendi düşüncelerimizi üretebilmek için okuma hızımız�� azaltmalı, metinlerin derinliklerine inmeliyiz. Ancak bu şekilde yüzeysel bilgilerin esiri olmaktan kurtulup özgür zihinler inşa edebiliriz.

Buna göre, 'Dijitalleşmenin getirdiği hızlı bilgi tüketimi karşısında, bireyin eleştirel düşünme ve bağımsız fikir üretme becerisini korumasının yolu yavaş ve derinlemesine okuma alışkanlığını sürdürmesidir.' ifadesi bu parçanın ana düşüncesi midir?

Show answer & explanation

Answer: True

Answer

Verilen yargı paragrafın ana düşüncesidir.
Paragrafta dijital çağda hızlı okuma alışkanlığının zihni körelttiği, buna karşın yavaş okumanın eleştirel düşünmeyi geliştirdiği belirtilerek çözüm yolu sunulmuştur. Bu durum, verilen ifadenin ana düşünce olduğunu doğrular.

Step-by-Step Solution

1
Paragrafın konusunu belirleme
Paragrafın konusu, dijitalleşmenin getirdiği hızlı bilgi tüketiminin zihinsel odaklanmaya ve derin düşünmeye olan etkileridir.
Ana düşünceye ulaşmanın ilk adımı, parçada neyden söz edildiğini netleştirmektir.
2
Yazarın asıl iletisini ve mesajını saptama
Yazar, zihinsel yüzeyselleşmeden kurtulup eleştirel düşünmeyi korumak için yavaş ve derin okuma yapmamız gerektiğini savunmaktadır.
Yazarın metni yazış amacı ve okuyucuya vermek istediği temel mesaj ana düşünceyi oluşturur.
3
Verilen yargıyla temel mesajı karşılaştırma
Sorgulanan yargının parçada savunulan temel fikri (yavaş okumanın eleştirel düşünmeyi korumadaki rolünü) doğrudan karşıladığı görülmektedir.
Yargının doğruluğunu onaylamak için metnin bütünüyle uyumu kontrol edilir.

Key Concept

Paragrafta Ana Düşünceyi Belirleme
Question 445Question

Epistemik adaletsizlik, bireyin bilgi üreten ve aktaran bir özne olarak sahip olduğu değerin toplumsal önyargılarla zedelenmesidir. (I) Bu durum, özellikle marjinal grupların deneyimlerini açıklamak için ihtiyaç duydukları kavramsal araçlardan mahrum bırakılmasıyla daha da derinleşir. (II) Toplumun hâkim söylemi kendi kavramsal dünyasını dayattığında, ezilenlerin yaşadığı haksızlıkları adlandıracak kelimeleri bulamaması kaçınılmaz hale gelir. (III) Bu dışlanma, sadece ahlaki bir kusur teşkil etmekle kalmaz; aynı zamanda ortak toplumsal bilgi birikiminin tek taraflı olarak eksik, çarpık ve yetersiz kalmas��na yol açan sistemik bir zaaftır. (IV) Dolayısıyla adil bir bilgi ekosistemi kurmak, yalnızca ezilenlerin sesini duyurmakla değil, onların kavramsallaştırma gücünü bağımsız bir otorite olarak tanımakla başlar. (V)

Buna göre, paragrafta numaralanmış bazı cümleleri, bu cümlelerin doğrudan desteklediği ve ifade ettiği yardımcı düşüncelerle doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

(II) numaralı cümle
(III) numaralı cümle
(IV) numaralı cümle
(V) numaralı cümle

Matches

Show answer & explanation

Answer

Parçadaki numaralandırılmış cümleler ile yardımcı düşünceler şu şekilde eşleşmektedir: (II) numaralı cümle, dezavantajlı grupların kavramsal yoksunluğunu anlatan yardımcı düşünceyle; (III) numaralı cümle, egemen söylemin hegemonyasını ele alan yardımcı düşünceyle; (IV) numaralı cümle, bilgisel dışlanmanın yapısal etkilerini vurgulayan yardımcı düşünceyle; (V) numaralı cümle ise epistemik adaletin koşullarını tanımlayan yardımcı düşünceyle eşleşmektedir.
Paragrafın yapısı incelendiğinde, her bir cümlenin epistemik adaletsizlik teorisinin farklı bir aşamasına ve boyutuna odaklandığı görülür. İkinci cümle kavramsal araçlardan yoksun bırakılmayı (zihinsel enstrümansızlık), üçüncü cümle hâkim söylemin dayatmasını (kavramsal hegemonya), dördüncü cümle ahlaki sınırların ötesindeki sistemik zaafı (kolektif birikimin eksilmesi), beşinci cümle ise kavramsallaştırma gücünün bağımsız otorite olarak kabulünü (bilgi üretme ehliyetinin tanınması) ele almaktadır. Bu tematik odaklar yardımcı düşüncelerle tam olarak örtüşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Paragrafı dikkatlice okuyarak her bir cümlenin anahtar kelimelerini ve odaklandığı ana fikri belirleyin.
Cümlelerin epistemik adaletsizlik, marjinal gruplar, egemen söylem, sistemik zaaf ve adil bilgi ekosistemi gibi farklı boyutları işlediği anlaşılır.
Her cümlenin sınırlarını çizmek, yanlış eşleştirmelerin önüne geçmek için gereklidir.
2
Numaralanmış her cümleyi sağ sütundaki yardımcı düşüncelerle karşılaştırarak anlamca bire bir örtüşen ifadeleri eşleştirin.
II numaralı cümlenin marjinal gruplar ve kavramsal yoksunluk odağıyla sağ sütundaki birinci yardımcı düşünceyle; III numaralı cümlenin egemen söylemin hegemonyası yönüyle ikinci yardımcı düşünceyle; IV numaralı cümlenin sistemik zaaf yönüyle üçüncü yardımcı düşünceyle; V numaralı cümlenin ise adil ekosistem ve çözüm önerisiyle dördüncü yardımcı düşünceyle eşleştiği saptanır.
Eşleştirmelerin doğruluğu, kavramsal benzerliklerin ve eş anlamlı kullanımların tespitiyle doğrulanmalıdır.
3
Bulunan eşleşmeleri sentezleyerek doğru eşleştirme kombinasyonunu nihai cevap olarak belirleyin.
Sol sütundaki birinci unsurun sağ sütundaki birinciyle, ikincinin ikinciyle, üçüncünün üçüncüyle ve dördüncünün dördüncüyle eşleştiği hatasız bir eşleştirme dizisi elde edilir.
Cevabın doğruluğunu pekiştirmek ve çeldirici nitelikteki olası yanlış eşleşmeleri elemek için son kontrol adımıdır.

Key Concept

Paragraftaki cümlelerin anlam kapsamını belirleme ve yardımcı düşüncelerle eşleme
Estimated Time:2m 30s
Question 446Question

Türkiye'de iklim elemanları, bitki örtüsü dağılışı ve ekonomik faaliyetler üzerinde hem mutlak (matematik) hem de göreceli (özel) konum özellikleri belirleyicidir. Sıcaklığın enlem veya bakı gibi faktörlere bağlı değişimi mutlak konumla açıklanırken; yükselti, denizellik-karasallık ve dağların uzanış doğrultusu gibi yerel faktörlere bağlı değişimi göreceli konumla açıklanır.

Buna göre, Türkiye'nin coğrafi özellikleriyle ilgili aşağıdaki eşleştirmelerden hangisinde, durumun ortaya çıkmasındaki temel etken yanlış sınıflandırılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Ege Denizi kıyılarından İç Batı Anadolu'ya do��ru gidildikçe sıcaklık ortalamalarının düşmesi \rightarrow Mutlak konum (Enlem etkisi)

Answer

Ege Denizi kıyılarından İç Batı Anadolu'ya doğru gidildikçe sıcaklık ortalamalarının düşmesinin mutlak konum (enlem etkisi) olarak sınıflandırılması
Ege Denizi kıyılarından iç kesimlere (İç Batı Anadolu'ya) gidildikçe sıcaklığın azalması ve kar yağışlı gün sayısının artması, yükseltinin batıdan doğuya doğru artması ve deniz etkisinin kaybolması (karasallık) ile ilgilidir. Bu durum göreceli konum özellikleridir. Dolayısıyla bu durumun mutlak konum (enlem etkisi) ile eşleştirilmesi yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Türkiye'nin mutlak (matematik) ve göreceli (özel) konum özelliklerinin tanımlarını hatırlayın.
Enlem, boylam, yarım küre, bakı gibi Ekvator ve Başlangıç Meridyeni'ne göre belirlenen özellikler mutlak konumdur. Yükselti, karasallık-denizellik, yer şekilleri ve dağların uzanışı ise göreceli konumdur.
Seçeneklerdeki eşleştirmeleri doğru analiz edebilmek için temel kavramları belirlemek gerekir.
2
Ege kıyılarından İç Batı Anadolu'ya doğru olan hareket yönünü ve coğrafi koşulları değerlendirin.
İzmir ile Afyonkarahisar yaklaşık olarak aynı enlem dereceleri üzerinde yer alır. Dolayısıyla bu hat üzerinde doğuya doğru gidildikçe sıcaklığın düşmesi enlem etkisi ile açıklanamaz. Sıcaklık düşüşünün nedeni yükseltinin artması ve deniz etkisinden uzaklaşılmasıdır (göreceli konum).
Eşleştirmelerdeki hatalı olan temel etkeni tespit etmek.
3
Diğer seçeneklerde verilen coğrafi durumların temel etkenlerini kontrol edin.
Deniz suyu tuzluluğu enlemle (mutlak konum), Doğu Anadolu'daki kar süresi yükseltiyle (göreceli konum), Kuzey Anadolu Dağları'nın yağış durumu denizellikle (göreceli konum) ve Toroslar'daki erken olgunlaşma bakı etkisiyle (mutlak konum) doğru eşleştirilmiştir.
Doğru cevabın benzersiz ve kesin olduğunu teyit etmek.

Key Concept

Türkiye'nin Göreceli ve Mutlak Konum Sonuçlarının Ayırt Edilmesi
Estimated Time:1m 30s
Question 447Question

Sözcüklerin dil içerisindeki gelişim sürecinde kazandığı ilk, temel ve nesnel anlam 'gerçek anlam' olarak adlandırılır. Gerçek anlam, sözcüğün tek başına düşünüldüğünde akla gelen ilk anlamı olup genellikle somut bir durumu karşılar. Bu temel anlamla ilişkisini tamamen koparmadan kazandığı yeni anlamlar 'yan anlam' olarak değerlendirilirken; kelimenin bu temel anlamından tamamen uzaklaşarak soyut bir nitelik kazanması ise 'mecaz anlam'ı oluşturur.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'sönmek' sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Rüzgârın şiddetlenmesiyle sokak lambası ansızın söndü ve her yer karanlığa büründü.

Answer

Rüzgârın şiddetlenmesiyle sokak lambası ansızın söndü ve her yer karanlığa büründü.
Sokak lambasının ışık vermez duruma gelmesi, 'sönmek' sözcüğünün temel/ilk anlamı olan 'yanmakta veya ışık vermekte olan bir şeyin ışığının gitmesi' tanımına tam olarak uymaktadır. Bu nedenle sokak lambasının söndüğünü belirten cümle doğru yanıtı oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
'Sönmek' sözcüğünün zihinde uyandırdığı ilk ve temel anlamı belirlemek.
Sözcüğün gerçek anlamı 'yanmakta veya ışık vermekte olan bir şeyin yanma veya ışık verme durumunun son bulması'dır.
Gerçek anlam, bir sözcüğün akla gelen ilk ve somut anlamıdır.
2
Seçeneklerde geçen 'sönmek' sözcüklerinin bağlamsal anlamlarını analiz etmek.
Sokak lambasının sönmesi durumunda gerçek anlam; bisiklet tekerleğinin havasının boşalmasında yan anlam; yazma arzusu, tartışma ve coşkunun bitmesinde ise mecaz anlam vardır.
Sözcüklerin gerçek anlamıyla mı yoksa yan/mecaz anlamıyla mı kullanıldığını anlamak için cümle içindeki bağlama bakılmalıdır.
3
Gerçek anlamı karşılayan seçeneği belirlemek.
Sokak lambasının sönmesini içeren cümle gerçek anlamı taşımaktadır.
Sokak lambası ışık veren bir araç olduğundan, onun ışığının gitmesi sözcüğün temel anlamıyla birebir örtüşür.

Key Concept

Gerçek Anlam
Question 448Question

Yıllar sonra döndüğü bu eski köyde, (I) kuru dalların arasından süzülen rüzgârın sesini dinledi. Çocukluğunda bu (II) çay kenarında ne kadar çok vakit geçirdiğini hatırladı. Evlerin yeni (III) boya kokan duvarları ona geçmişi fısıldıyordu. Pencereden süzülen son (IV) damla, toprağa can veriyordu. Kendine duyduğu (V) güven, buraya adım atmasıyla daha da pekişmişti.

Bu parçada numaralanmış sözcüklerden hangisinin sesteşi vardır?

Show answer & explanation

Answer: II

Answer

II numaralı 'çay' sözcüğü
Parçadaki II numaralı 'çay' sözcüğü, hem akan küçük su kaynağı hem de demlenerek içilen bitki anlamlarına gelir. Bu iki anlam arasında hiçbir köken veya anlam ilişkisi bulunmadığından bu sözcük sesteş (eş sesli) bir köke sahiptir.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki numaralanmış sözcüklerin köklerini ve bu köklerin diğer sözcüklerle olan anlam ilişkilerini belirleyin.
Sözcüklerin kökleri sırasıyla 'kuru', 'çay', 'boya', 'damla' ve 'güven'dir.
Sesteşlik ve ortak kök ayrımını yapabilmek için öncelikle sözcük köklerini doğru saptamak gerekir.
2
Sesteş kök ile ortak (köktaş) kök arasındaki farkı uygulayın.
'Kuru', 'boya', 'damla' ve 'güven' sözcüklerinin isim ve fiil biçimleri arasında (kuru-kurumak, boya-boyamak, damla-damlamak, güven-güvenmek) belirgin bir anlam ilişkisi vardır. Dolayısıyla bu kökler ortak köktür. 'Çay' sözcüğü ise 'içecek' ve 'akarsu' olmak üzere aralarında hiçbir anlam bağı bulunmayan iki farklı gerçek anlama sahiptir.
Yazılışları aynı, anlamları tamamen farklı ve aralarında hiçbir anlam ilişkisi bulunmayan sözcükler sesteş kabul edilir.
3
Doğru seçeneği belirleyin.
Sadece II numaralı 'çay' sözcüğünün sesteşi bulunmaktadır.
Tanıma uyan tek sözcük 'çay' olduğu için doğru yanıta ulaşılır.

Key Concept

Sesteş (Eş Sesli) Kök ile Ortak (Köktaş) Kök Ayrımı
Estimated Time:1m 30s
Question 449Question

Yazarın son romanı, yayımlandığ�� ilk ayda sadece Türkiye'de değil, çevrildiği üç Avrupa ülkesinde de en çok satanlar listesine girmeyi başaran tek Türk yapıtı olmuştur.

Bu cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Söz konusu romanın yayımlandığı ilk ayda, adı geçen üç Avrupa ülkesindeki en çok satanlar listelerinde başka bir Türk yapıtı yer almamıştır.

Answer

Söz konusu romanın yayımlandığı ilk ayda, adı geçen üç Avrupa ülkesindeki en çok satanlar listelerinde başka bir Türk yapıtı yer almamıştır.
Cümlede yazarın son romanının yayımlandığı ilk ayda, çevrildiği üç Avrupa ülkesinde de en çok satanlar listesine girmeyi başaran 'tek Türk yapıtı' olduğu belirtilmiştir. Bu durum, söz konusu ilk ayda, adı geçen üç Avrupa ülkesindeki en çok satanlar listelerinde başka hiçbir Türk eserinin yer almadığını kesin olarak kanıtlar.

Step-by-Step Solution

1
Cümledeki anlam sınırlandırıcı anahtar kelimeleri ve ifadeleri belirleyin.
'Sadece', 'tek' ve 'ilk ayda' gibi ifadelerin cümlenin sınırlarını çizdiği görülür.
Yargı çıkarma sorularında kesinlik bildiren ve anlamı daraltan ifadeler doğru seçeneğe ulaşmak için en önemli ipuçlarıdır.
2
Cümledeki 'tek Türk yapıtı' ifadesini seçeneklerle karşılaştırarak analiz edin.
Eğer bu roman en çok satanlara giren tek Türk yapıtıysa, o üç ülkede başka hiçbir Türk eserinin bu listeye giremediği sonucuna ulaşılır.
Cümledeki anlam sınırlandırmalarının dışına çıkmayan, metinle tam olarak örtüşen kesin yargıyı bulmak gerekir.

Key Concept

Cümleden kesin yargı çıkarma ve anlam sınırlandırıcı sözcüklerin işlevini belirleme.
Question 450Question

I. Modern çağın insanı, kalabalıklar içinde yalnızlaşırken kendi iç sesini duyabilmek için sessiz sığınaklar arar.
II. Bu arayış, onu kimi zaman doğanın kucağına kimi zaman da felsefi metinlerin derinliğine sürükler.
III. Ancak zihindeki gürültüyü susturmak, dış dünyadaki gürültüyü kesmekle hemen gerçekleşecek bir durum değildir.
IV. Birey, kendi içsel hesaplaşmalarını cesaretle tamamlamadıkça zihinsel dinginliğe ve gerçek huzura kavuşamaz.
V. Nitekim dinginlik arayışı, insanın kendi varoluşsal sancılarından kaçmak değil, aksine onlarla yüzleşmek istemesiyle anlam kazanır.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde yargı, bir koşula bağlı olarak verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: IV

Answer

Dördüncü cümlede 'tamamlamadıkça' ifadesiyle zihinsel dinginliğe ulaşmanın ön şartı (koşulu) verilmiştir.
Dördüncü cümlede geçen 'tamamlamadıkça' ifadesi, eylemin hangi şart altında gerçekleşebileceğini veya gerçekleşemeyeceğini bildiren bir koşul anlamı kurmuştur. Dolayısıyla dördüncü cümlede yargının gerçekleşmesi bir koşula bağlanmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki cümlelerin anlam ilişkilerini analiz edin.
Birinci cümlede amaç-sonuç, ikinci cümlede doğrudan saptama, üçüncü cümlede araç/yöntem, dördüncü cümlede koşul, beşinci cümlede ise neden-sonuç (gerekçe) anlamı tespit edilir.
Soruda istenen koşul-sonuç ilişkisini bulmak için her bir yargının hangi anlam ilgisiyle birbirine bağlandığını saptamak gerekir.
2
Dördüncü cümledeki koşul ekini ve anlamını doğrulayın.
Dördüncü cümlede yer alan '-madıkça' zarf-fiil ekinin cümleye koşul anlamı kattığı ve zihinsel dinginliğe kavuşmanın koşulu olarak içsel hesaplaşmaları tamamlamayı gösterdiği belirlenir.
Koşul anlamı sadece '-se/-sa' ekiyle değil, zarf-fiillerle de kurulabilir. Bu tespitle doğru cevaba ulaşılır.

Key Concept

Cümlede Anlam İlişkileri - Koşul-Sonuç Cümleleri
Estimated Time:2m 0s
Question 451Question

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde koşula bağlı bir durum söz konusudur?

Show answer & explanation

Answer: Bir sanat eserinin kalıcılığı yakalaması zor değildir; yeter ki eser, insanlığın ortak sorunlarına evrensel bir dille seslenebilsin.

Answer

Bir sanat eserinin kalıcılığı yakalaması zor değildir; yeter ki eser, insanlığın ortak sorunlarına evrensel bir dille seslenebilsin.
Kalıcılığı yakalama eyleminin gerçekleşmesi, eserin evrensel bir dille insanlığın ortak sorunlarına seslenebilmesi şartına bağlanmıştır. 'Yeter ki' bağlacı bu koşul ilişkisini sağlamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Seçeneklerdeki cümlelerin yüklemlerini ve bu yüklemlere bağlı olan yargıları belirlemek.
Her bir seçenekte iki yargılı veya anlam ilişkisi barındıran yapılar tespit edilmiştir.
Yargılar arasındaki anlamsal bağları (koşul, neden, amaç) doğru analiz edebilmek için temel ve yan yargıların belirlenmesi gerekir.
2
Cümlelerdeki bağlaç, edat ve eklerin cümleye kattığı anlamları incelemek.
Seçeneklerde geçen 'için', 'nedeniyle', 'tarihi boyunca ... için' ve '-mek üzere' yapıları amaç veya neden bildirirken, doğru seçenekteki 'yeter ki' bağlacının koşul anlamı taşıdığı bulunmuştur.
Eylemin hangi şart altında gerçekleşeceğini bildiren koşul cümlesini bulmak.

Key Concept

Koşul-Sonuç İlişkili Cümleler
Estimated Time:1m 0s
Question 452Question

Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcükleri, bu sözcüklerin sesteşlik (eş seslilik) veya ortak köklülük özelliklerine göre sağdaki tanımlarla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Bu mevsimde dağ eteklerindeki kır çiçekleri etrafa huzur veren bir koku yayıyordu.
Çocuğun elindeki balondan sızan yaş boya ellerini kirletmişti.
Bahçedeki ağacın kuru dalları rüzgarın etkisiyle yere düştü.
Çatıdaki sızıntıyı önlemek amacıyla kalın bir tabaka halinde sıva hazırladı.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Sol sütundaki k��r (isim-fiil sesteşi), yaş (isim-isim sesteşi), düştü (fiil-isim sesteşi) ve sıva (ortak kök) sözcükleri sağ sütundaki uygun dil bilgisi özellikleri ve tanımlarla doğru şekilde eşleştirilmiştir.
Eşleştirme, sözcüklerin kök türleri ve sesteşlik durumlarına göre yapılmıştır. Kır sözcüğü isim kökü olup sesteşi fiildir; yaş sözcüğü isim kökü olup sesteşi isimdir; düş- fiil kökü olup sesteşi isimdir; sıva ise sıvamak eylemiyle anlam ilişkisi kurduğu için ortak köktür.

Step-by-Step Solution

1
Sol sütundaki ilk cümlede geçen 'kır' sözcüğünün kök türü ve sesteşi belirlenir.
'Kır' sözcüğü isimdir (kırlık alan). Sesteşi ise 'kırmak' fiilidir. Aralarında anlam ilişkisi yoktur. Bu durum 'İsim kökü olup sesteşi fiil kökü olan' tanımına uyar.
Sözcüğün kendi türü ile sesteşinin türü arasındaki ilişkiyi tespit etmek için.
2
İkinci cümledeki 'yaş' sözcüğü incelenir.
'Yaş' sözcüğü 'ıslak' anlamında isimdir. Sesteşi olan 'yaş' (ömür) da isimdir. Aralarında anlam bağı yoktur. Bu durum 'İsim kökü olup sesteşi de isim kökü olan' tanımına uyar.
İsim-isim sesteşliğini ayırt etmek için.
3
Üçüncü cümledeki 'düştü' sözcüğünün kökü incelenir.
Sözcüğün kökü 'düş-' (düşmek) fiilidir. Sesteşi olan 'düş' (rüya) ise isimdir. Bu durum 'Fiil kökü olup sesteşi isim kökü olan' tanımına uyar.
Fiil kökenli sesteş sözcüklerin özelliklerini belirlemek için.
4
Dördüncü cümledeki 'sıva' sözcüğü ortak kök yönüyle değerlendirilir.
'Sıva' (isim) ile 'sıvamak' (fiil) arasında anlam ilişkisi vardır. Bu nedenle bu sözcük sesteş değil, ortak (kökteş) köktür. Bu durum son tanıma uyar.
Ortak kök ile sesteş kök arasındaki farkı ortaya koymak için.

Key Concept

Eş sesli (sesteş) sözcükler ile ortak (kökteş) köklü sözcüklerin dil bilgisel farkları ve kök türleri bakımından sınıflandırılması.
Estimated Time:2m 0s
Question 453Question

Belgisiz sıfatlar bir ismi belirtirken belgisiz zamirler bir veya birden fazla ismin yerini tutar.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde belgisiz sözcük zamir görevinde kullanılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Tiyatro oyununu izlemeye gelen davetlilerden birkaçı, gösteri başlamadan salondan ayrıldı.

Answer

Tiyatro oyununu izlemeye gelen davetlilerden birkaçı, gösteri başlamadan salondan ayrıldı.
Doğru cevap olan cümlede geçen 'birkaçı' sözcüğü, belgisiz bir sözcüktür ve herhangi bir ismi belirtmeden, doğrudan isimlerin (davetlilerin) yerini tutmuştur. Üzerine gelen çekim eki (iyelik eki) de bu sözcüğün zamirleştiğini göstermektedir. Bu nedenle bu sözcük belgisiz zamir (adıl) görevindedir.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerdeki belgisiz sözcükleri tespit etmek.
Cümlelerdeki belgisiz sözcükler sırasıyla şunlardır: 'bazı', 'birka��', 'birkaçı', 'her', 'bütün'.
Hangi sözcüğün zamir veya sıfat olduğunu belirlemek için öncelikle belirsizlik bildiren sözcükleri bulmamız gerekir.
2
Tespit edilen belgisiz sözcüklerin cümle içindeki görevlerini incelemek.
'bazı sanatçılar', 'birkaç gün', 'her sabah' ve 'bütün kasaba' kullanımlarında bu sözcüklerin birer ismi nitelediği veya belirttiği görülür. 'davetlilerden birkaçı' ifadesinde ise 'birkaçı' sözcüğü doğrudan isimlerin yerini almıştır.
Belgisiz sözcük bir ismin önüne geliyorsa sıfat, ismin yerini tutuyorsa zamirdir.
3
Zamir görevinde kullanılan sözcüğün bulunduğu cümleyi doğru cevap olarak seçmek.
İsimlerin yerini tutan ve iyelik eki alan 'birkaçı' sözcüğünün belgisiz zamir olduğu belirlenir.
Soruda bizden belgisiz zamir görevinde kullanılan sözcüğün tespiti istenmektedir.

Key Concept

Belgisiz zamirlerin, isimlerin yerini tutarak sıfatlardan ayırt edilmesi
Estimated Time:45s
Question 454Question

Cümle içinde kullanılan bir kelimenin, yazılış ve telaffuz bakımından özdeş olmasına rağmen hiçbir anlam bağı taşımayan başka bir kelime eşinin bulunması sesteşlik (eş seslilik) olarak adlandırılır.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcüğün sesteşi vardır?

Show answer & explanation

Answer: Ağacın üzerindeki kalın dal, rüzgarın şiddetiyle hafifçe eğildi.

Answer

Ağacın üzerindeki kalın dal, rüzgarın şiddetiyle hafifçe eğildi. (dal sözcüğü sesteştir)
Neden doğru cevap 'dal' içeren seçenektir: Ağacın dalı anlamındaki 'dal' ismi ile suya girmek anlamındaki 'dal-' fiili arasında hiçbir anlam ilişkisi yoktur. Yazılışları aynı, anlamları tamamen farklı olduğu için bu sözcük sesteştir.

Step-by-Step Solution

1
Altı çizili olan sözcükleri tek tek inceleyin ve sesteş (eş sesli) olup olmadıklarını belirleyin.
Sözcüklerin hem isim hem de fiil hallerini ve aralarındaki anlam ilişkisini tespit edin.
Eş sesli sözcükler arasında hiçbir anlam bağı bulunmaması gerekir.
2
Ortak (kökteş) kökleri eleyin.
'Boya' (boyamak), 'güven' (güvenmek) ve 'damla' (damlamak) kelimeleri arasında anlam ilişkisi olduğu için ortak köktür, elenir.
Ortak kökler sesteş kabul edilmez.
3
Mecaz anlamdaki sözcükleri eleyin.
'Boş vaatler' ifadesindeki 'boş' kelimesi mecaz anlamdadır, sesteşlik oluşturmaz.
Sesteşliğin oluşabilmesi için her iki kelimenin de gerçek anlamıyla var olması gerekir.
4
Gerçek sesteş sözcüğü bulun.
'Dal' (ağaç dalı) kelimesinin sesteşi 'dal-' (suya dalmak) fiilidir. Aralarında hiçbir anlam ilişkisi yoktur.
Yazılışları aynı, anlamları tamamen farklı olan 'dal' kelimesi sesteştir.

Key Concept

Eş Sesli (Sesteş) Sözcükler
Question 455Question

(I) Şiir; sözcüklerin ses, ritim ve anlam ögelerinin uyumlu bir bütün oluşturacak şekilde yapılandırılmasıyla ortaya çıkan edebi bir türdür. (II) Günümüz şairleri, geleneksel biçimleri olduğu gibi aktarmaktansa onları modern bir duyuşla yeniden yorumlamayı daha çok tercih ediyorlar. (III) Yazar, modern insanın yalnızlığını ve yabancılaşmasını okura daha derinden hissettirebilmek için eserinde yoğun bir simgesel anlatıma başvurmuştur. (IV) Şairin imge dünyasını bu denli kapalı tutması, okurun şiiri kendi dünyasında anlamlandırmasını zorlaştırabilir. (V) Eleştirmen, son yazısında nitelikli eserlerin edebiyat dünyasındaki yerinin günden güne sağlamlaştığını ifade etmiştir.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin anlam özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Show answer & explanation

Answer: III. cümlede, yazarın simgesel anlatıma başvurmasının gerekçesi belirtilmiştir.

Answer

Üçüncü cümleye yönelik olan ve simgesel anlatıma başvurulmasının gerekçesinin belirtildiğini savunan ifadedir.
Üçüncü cümleye yönelik ifadedeki 'gerekçe belirtilmiştir' iddiası yanlıştır. Cümlede geçen 'hissettirebilmek için' ifadesi, eylemin gerekçesini (nedenini) değil, amacını bildirmektedir. Dolayısıyla bu cümle bir amaç-sonuç cümlesidir. Bu nedenle üçüncü cümleye dair yapılan açıklama söylenemez.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki birinci cümleyi inceleyin.
Cümlenin 'Şiir nedir?' sorusunun yanıtı olduğu ve tanımlama yapıldığı görülür.
Birinci cümleye ilişkin tanım saptamasının doğruluğunu teyit etmek.
2
İkinci cümleyi değerlendirin.
'Daha çok tercih ediyorlar' ifadesinin karşılaştırma bildirdiği anlaşılır.
İkinci cümleye ilişkin karşılaştırma saptamasının doğruluğunu kontrol etmek.
3
Üçüncü cümleyi çözümleyin.
'Hissettirebilmek için' ifadesinin cümleye amaç anlamı kattığı, gerekçe (neden) anlamı taşımadığı saptanır.
Üçüncü cümleye dair gerekçe iddiasının yanlışlığını ve aranan yanlış seçeneğin bu olduğunu belirlemek.
4
Dördüncü ve beşinci cümleleri kontrol edin.
Dördüncü cümlede gerekçeli bir olasılık ('zorlaştırabilir'), beşinci cümlede ise dolaylı anlatımla verilen aşamalı bir durum ('günden güne') olduğu görülür.
Diğer seçeneklerin de doğru ifadeler olduğunu kesinleştirerek doğru yanıttan emin olmak.

Key Concept

Cümlede Kavramlar (Tanım, Karşılaştırma, Olasılık, Aşamalı Durum, Amaç-Sonuç ve Neden-Sonuç İlişkisi)
Question 456Question

Gençlik yıllarımda, kelimelerin sihirli birer anahtar olduğunu ve her kapıyı sadece onları doğru sıralayarak açabileceğimi sanırdım. Büyük bir kibirle yazardım; sanki dünya benim cümlelerimi bekliyormuş gibi. Şimdilerde ise o günlerde kâğıda döktüğüm satırlara bakıyorum da ne kadar sığ, ne kadar yapay bir heyecanla dolup taşmışlar. Anlatmak istediğim derin suları ıskalayıp hep kıyıda oyalanmışım. Kendimi bir çağlayan sanırken aslında sadece cılız bir sızıntıdan ibaretmişim de haberim yokmuş. Yazdıklarımın o dönem alkışlanması da benim bu yanılgımı beslemekten başka bir işe yaramamış. Oysa gerçek edebiyat, insanın kendi içindeki o karanlık dehlizlere fener tutmasını gerektirirmiş; ben ise sadece vitrin parlatmakla vakit kaybetmişim. Keşke o dönemlerde beni uyaracak, o sahte parıltının altındaki boşluğu yüzüme vuracak dürüst bir dostum olsaydı.

Bu parçada kendisinden söz eden yazarın içinde bulunduğu durum ve hissettiği baskın duygu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yazınsal geçmişine yönelik bir öz eleştiriyle birlikte duyulan hayıflanma

Answer

Yazınsal geçmişine yönelik bir öz eleştiriyle birlikte duyulan hayıflanma
Yazar, gençlik dönemindeki yazılarını sığ ve yapay bularak kendisini kibirli olmakla eleştirmektedir. Bu durum onun öz eleştiri yaptığını gösterir. Metnin sonundaki 'Keşke o dönemlerde beni uyaracak dürüst bir dostum olsaydı' cümlesi ise geçmişe dair duyulan pişmanlığı ve üzüntüyü, yani hayıflanma duygusunu ifade eder. Dolayısıyla doğru yanıt, yazınsal geçmişine yönelik bir öz eleştiriyle birlikte duyulan hayıflanma ifadesini içeren seçenektir.

Step-by-Step Solution

1
Metindeki anahtar kelimeleri ve yazarın kendi geçmişine yönelik tutumunu belirleme
Yazarın gençlik yıllarındaki yazılarını 'kibir', 'sığ', 'yapay heyecan' gibi ifadelerle nitelendirdiği belirlenmiştir.
Yazarın kendi geçmiş yazınsal üretimine yönelik yaptığı bu olumsuz nitelemeler, bir öz eleştirinin göstergesidir.
2
Yazarın metnin sonundaki ifadesinden hissettiği duyguyu çözümleme
Yazarın 'Keşke o dönemlerde beni uyaracak... dürüst bir dostum olsaydı' ifadesiyle geçmişteki bir eksiklikten üzüntü duyduğu saptanmıştır.
Geçmişte gerçekleşmemiş ya da eksik kalmış durumlar için duyulan üzüntü ve pişmanlık 'hayıflanma' duygusunu yansıtır.
3
Elde edilen sonuçları seçeneklerle eşleştirerek doğru yanıtı belirleme
Yazınsal geçmişe yönelik öz eleştiri ve hayıflanma durumunu bir arada içeren seçeneğin doğru yanıt olduğu saptanmıştır.
Paragraftaki ana düşünce ve hisler bu iki kavramla doğrudan örtüşmektedir.

Key Concept

Paragrafta Karakter ve Duygu Analizi
Question 457Question

Kuantum mekaniği, mikro evrendeki fiziksel olguları açıklamada en başarılı kuram olsa da makro evrendeki bazı kozmolojik olguların açıklanmasında ancak genel görelilik kuramı ile bütünleştirildiğinde kesin sonuçlar verebilmektedir.

Bu cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kuantum mekaniği, makro evrene dair bazı olgularda tek başına kesin ve nihai bir açıklama sunamamaktadır.

Answer

Kuantum mekaniği, makro evrene dair bazı olgularda tek başına kesin ve nihai bir açıklama sunamamaktadır.
Cümlede kuantum mekaniğinin makro evrendeki bazı olguları açıklamada ancak genel görelilik kuramı ile bir araya geldiğinde kesin sonuçlar verebildiği ifade edilmiştir. Bu koşul, kuantum mekaniğinin söz konusu makro olguları tek başına ele aldığında kesin veya nihai sonuçlar ortaya koyamadığını zorunlu olarak doğrular.

Step-by-Step Solution

1
Cümlenin mikro evrenle ilgili kısmını incelemek
Kuantum mekaniğinin mikro evrende 'en başarılı' kuram olduğu belirtilmiş ancak 'tek' kuram olduğu söylenmemiştir.
Seçeneklerdeki sınırlandırıcı kavramların doğruluğunu test etmek.
2
Cümlenin makro evrenle ilgili koşul ifadesini analiz etmek
Makro evrendeki bazı olguların açıklanabilmesinin 'ancak genel görelilik kuramı ile bütünleştirildiğinde kesin sonuç vermesi' şartına bağlı olduğu görülmüştür.
Buradaki 'ancak ... ile bütünleştirildiğinde' sınırlandırması, kuantum mekaniğinin bu olguları tek başına açıklamakta yetersiz kaldığını gösterir.

Key Concept

Cümleden Kesin Yargı Çıkarma ve Anlam Sınırlandırma
Question 458Question

Sınıfta sözcükte anlam konusunu işleyen Türkçe öğretmeni, tahtaya "derin" sözcüğünün farklı anlamlarda kullanıldığı beş cümle yazmıştır. Öğretmen, öğrencilerinden bu sözcüğün "dibi yüzeyinden veya ağzından uzak olan" şeklindeki gerçek anlamıyla kullanıldığı cümleyi bulmalarını istemiştir.

Buna göre, öğrencilerin doğru yanıt olarak belirlemesi gereken cümle aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bahçenin köşesindeki derin kuyudan su çekmek için eski ve paslı bir kova kullanıyorlardı.

Answer

Bahçenin köşesindeki derin kuyudan su çekmek için eski ve paslı bir kova kullanıyorlardı.
Bahçenin köşesindeki derin kuyudan su çekilmesi ifadesinde geçen "derin" sözcüğü, bir boşluğun ya da çukurun dibinin yüzeyine olan uzaklığını ifade etmektedir. Bu anlam, "derin" sözcüğünün zihinde uyandırdığı ilk ve temel (gerçek) anlamdır.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerdeki "derin" sözcüklerinin bağlam içindeki anlamlarını belirlemek.
Sözcüğün her bir cümlede temel, yan veya mecaz anlamlardan hangisini kazandığı tespit edilir.
Doğru cevaba ulaşmak için kelimelerin anlamsal özelliklerini ayırt etmek gerekir.
2
Sözcüğün gerçek (ilk/temel) anlamını karşılayan cümleyi seçmek.
Kuyu kelimesiyle kullanılan ve fiziksel derinliği ifade eden cümlenin gerçek anlamda olduğu belirlenir.
Gerçek anlam, sözcüğün zihinde uyandırdığı ilk ve nesnel anlamdır.

Key Concept

Gerçek Anlam
Estimated Time:1m 30s
Question 459Question

Neolitik Dönem’e ait Göbeklitepe ve çevresindeki son kazılarda elde edilen bulgular, yerleşik hayata geçişin sadece tarımsal üretime dayalı beslenme kaygılarıyla açıklanamayacağını, tapınak merkezli inanç ritüellerinin de en az geçim stratejileri kadar bu dönüşümde kurucu bir rol oynadığını kesin olarak ortaya koyarak geleneksel tarih yazımının doğrusal gelişim şemasını sorgulanır kılmıştır.

Bu cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Göbeklitepe ve çevresindeki güncel arkeolojik kanıtlar, yerleşik hayata geçiş sürecinde inanç merkezli uygulamaların en az geçim kaynaklı etkenler kadar kurucu bir işleve sahip olduğunu kanıtlamıştır.

Answer

Göbeklitepe ve çevresindeki güncel arkeolojik kanıtlar, yerleşik hayata geçiş sürecinde inanç merkezli uygulamaların en az geçim kaynaklı etkenler kadar kurucu bir işleve sahip olduğunu kanıtlamıştır.
Doğru yanıt, inanç merkezli uygulamaların en az geçim kaynaklı etkenler kadar kurucu bir işleve sahip olduğunu belirten seçenektir. Cümlede geçen 'tapınak merkezli inanç ritüellerinin de en az geçim stratejileri kadar bu dönüşümde kurucu bir rol oynadığını kesin olarak ortaya koyarak' ifadesi bu yargıyı doğrudan desteklemektedir.

Step-by-Step Solution

1
Cümlenin ana fikrini ve sınırlandırılmış yargılarını belirlemek.
Öncül cümlede, yerleşik hayata geçişin sadece tarıma dayalı beslenmeyle açıklanamayacağı, inanç ritüellerinin de en az geçim stratejileri kadar kurucu rol oynadığı ve bu durumun geleneksel tarih yazımının doğrusal gelişim şemasını sorgulattığı vurgulanmıştır.
Cümlenin sunduğu sınırlandırılmış anlam çerçevesini tam olarak kavramak.
2
Seçeneklerdeki ifadelerin cümledeki anlam sınırlarıyla uyumunu denetlemek.
Doğru seçenekte yer alan yargının, cümledeki inanç ritüellerinin de en az geçim stratejileri kadar bu dönüşümde kurucu rol oynadığı ifadesiyle tam olarak örtüştüğü saptanmıştır.
Sadece cümleden çıkarılabilecek kesin yargıyı bulmak.
3
Çeldiricilerin neden elendiğini gerekçelendirmek.
Diğer seçeneklerin aşırı genel çıkarımlar yaptığı, öznel yorumlar kattığı, neden-sonuç ilişkilerini çarpıttığı veya sözcüklerin mecaz anlamlarını yanlış yorumladığı belirlenmiştir.
Hatalı mantıksal çıkarımları eleyerek doğru sonuca ulaşmak.

Key Concept

Cümleden Yargı Çıkarma ve Anlam Sınırlandırma
Estimated Time:2m 0s
Question 460Question

Fotoğraf makinesinin icadı, 19. yüzyılda sanat dünyasında derin bir sarsıntıya yol açtı. O güne dek dış dünyayı olduğu gibi yansıtma, yani taklit etme (mimesis) görevini üstlenen resim sanatı, bu teknik gelişmeyle birlikte varoluşsal bir kriz yaşadı. Çünkü hiçbir ressam, nesneleri bir makine kadar hızlı ve gerçeğe yakın kopyalayamazdı. Bu durum, ressamları doğayı aynen aktarmaktan vazgeçmeye ve insan zihninin, duygularının soyut dışavurumlarına yönelmeye zorladı. İzlenimcilik ve ardından gelen kübizm gibi modern sanat akımları, fotoğrafın resme dayattığı bu özgürleşmenin birer ürünü olarak doğdu. Böylece resim, nesnel gerçekliği tasvir etme zorunluluğundan kurtularak kendi özerk dilini inşa etmeye başladı.

Bu parçadan hareketle fotoğrafın icadı ve resim sanatıyla ilişkisine dair aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Show answer & explanation

Answer: Ressamların, fotoğrafın yaygınlaşmasıyla birlikte dış dünyayı yansıtma çabalarını tamamen terk ederek fotoğrafçılık alanında eserler vermeye başladıklarına

Answer

Ressamların, fotoğrafın yaygınlaşmasıyla birlikte dış dünyayı yansıtma çabalarını tamamen terk ederek fotoğrafçılık alanında eserler vermeye başladıklarına
Metinde ressamların doğayı aynen kopyalamaktan vazgeçerek insan zihninin ve duygularının soyut dışavurumlarına yöneldiği, resim sanatının kendi özerk dilini inşa ettiği belirtilmektedir. Ancak ressamların fotoğraf sanatına yönelip bu alanda eserler vermeye başladığı yönünde bir bilgi parçada yer almamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Paragraftaki temel konuyu ve yardımcı düşünceleri analiz etmek.
Fotoğrafın icadının resim sanatında taklit işlevini krize soktuğu, bu durumun ressamları soyut anlatımlara ittiği ve böylece modern sanat akımlarının doğarak resmin bağımsızlaştığı belirlendi.
Seçeneklerin doğruluğunu kontrol etmek için metindeki yargı sınırlarını çizmek gerekir.
2
Seçenekleri metindeki ifadelerle eşleştirmek.
Geleneksel rolün sarsılması, makinenin hız ve gerçeklikteki üstünlüğü, modern akımların bu özgürleşmeyle doğması ve resmin nesnel gerçekliği tasvir zorunluluğundan kurtulması ifadeleri metinden doğrudan çıkarıldı.
Çıkarılabilir olan doğru yardımcı düşünceleri eleyerek söylenemeyecek olan seçeneği yalnız bırakmak.
3
Metinde bulunmayan, dışsal bilgi veya yanlış yorum içeren seçeneği saptamak.
Ressamların fotoğrafçılık alanına geçiş yaptığına dair bir bilgi metinde bulunmamaktadır. Ressamlar resim içinde yeni yöntemler geliştirmiştir.
Metin sınırları dışına çıkan nesnel olmayan veya metinle çelişen bilgi hatalarını doğrulamak.

Key Concept

Paragrafta Yardımcı Düşünceler
PreviousPage 23 / 338Next
All practice questions — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) | Examkin