All practice questions
6755 questions
(I) Edebiyat eleştirmenlerinin dikkatini çekmek üzere kaleme aldığı ilk inceleme yazısı, dönemin prestijli dergisinde yer bulunca büyük bir özgüven kazandı. (II) Sanatçı, dilin kemikleşmiş kalıplarını kırmak amacıyla kelimeleri alışılmadık bağdaştırmalar içinde kullanmaya özen göstermiştir. (III) Klasik şiirin estetik algısını modern bir bakış açısıyla yorumladığından, gelenekçi çevrelerin sert eleştirilerine maruz kaldı. (IV) Kendi kuşağının şairlerini etkilemek üzere çıkardığı edebiyat dergisi, ekonomik yetersizlikler yüzünden kısa sürede kapanmak zorunda kaldı. (V) Toplumsal sorunlara duyarsız kalmadığını göstermek adına son yapıtında çevre kirliliği ve küresel ısınma gibi temaları ele almıştır.
Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangilerinde amaç-sonuç ilişkisi vardır?
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "yumuşak" sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmıştır?
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "kuru" sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmıştır?
‘19. yüzyılın ikinci yarısında Tanzimat aydınlarının Batı edebiyatından yaptıkları ilk çeviriler, Türk tiyatrosunun modernleşme sancılarını dindirmeye yetmemiş; aksine geleneksel seyirlik oyunların estetik değerini bütünüyle reddeden yeni bir taklitçilik dalgasının önünü açmıştır.’ cümlesinden yola çıkılarak, Batı'dan yapılan ilk edebi çevirilerin, geleneksel Türk tiyatrosunun sanatsal değerini yok sayan yeni bir taklit sürecine zemin hazırladığı yargısına kesin olarak ulaşılabilir.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde eylemin gerçekleşmesi bir koşula bağlanmıştır?
(I) Edebiyat, insanı ve toplumu kendi gerçekliği içinde ele alırken estetik bir haz uyandırmayı da ihmal etmez. (II) Sanatçı, bu hazzı okura ulaştırmak amacıyla dilin olanaklarını alabildiğine zorlar ve özgün bir üslup arayışına girer. (III) Ancak sözcüklerin alışılagelmiş anlamlarının dışına çıkılarak oluşturulan bu özgün üslup, okurun zihninde bir karşılık buldukça anlam kazanır. (IV) Zira okur tarafından alımlanmayan hiçbir sanatsal çaba, zamanın yıpratıcı etkisine karşı duramaz ve unutulup gider. (V) Nitekim kalıcı olmayı başarmış eserler incelendiğinde, bunların her çağın okuruna yeni pencereler açtığı görülür.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde eylemin gerçekleşmesi bir koşula bağlanmıştır?
Eko-eleştiri, edebiyat yapıtlarını insan ve doğa arasındaki ilişkiyi temel alarak inceleyen görece yeni bir edebi kuramdır. Klasik edebiyat eleştirisinin insanı merkeze alan tek taraflı yaklaşımına bir başkaldırı olarak doğan bu disiplin, insanın doğayla kurduğu tahakküme dayalı bağ�� kökten sorgular. Edebiyatın yalnızca beşerî ilişkilerin sergilendiği bir sahne olmadığını, çevre felaketlerine karşı kolektif bir farkındalık alanı yaratabileceğini savunur. Yazarın ekolojik kriz karşısındaki tutumunu çözümlerken metindeki coğrafi unsurları pasif bir fon olmaktan çıkarıp olayları etkileyen aktif birer özneye dönüştürür. Bu yönüyle eko-eleştiri, okuru doğaya karşı daha duyarlı, bilinçli ve sorumluluk sahibi bir bakış açısı geliştirmeye çağırır.
Yukarıdaki parçada geçen bazı cümleler ile bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşünceler aşağıda verilmiştir. Buna göre, sol tarafta verilen cümleleri sağ tarafta verilen uygun yardımcı düşüncelerle eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Mutfaktaki işlerini bitiren kadın, tezgâhın üzerinde duran sarımsaklardan birkaç diş (I) ayıklayarak yemeğe katmak üzere hazırladı. Ardından çeşmenin ağzını (II) sıkıca kapatıp bahçeye çıktı. Bahçe duvarının dibindeki yabani otları tek tek yoldu (III) ve kenara yığdı. Bu sırada sokaktan geçen çocukların oluşturduğu uzun kuyruk (IV), mahalledeki şenliğin başladığını haber veriyordu. Kadın, elindeki işi bırakıp şenliği düzenleyen komiteye yardım etmek amacıyla etkinliklerin koordinasyon kolunda (V) görev almaya karar verdi.
Bu parçadaki numaralanmış sözcüklerden hangisi gerçek (temel) anlamıyla kullanılmıştır?
Göbeklitepe ile ilgili aşağıdaki parçada yer alan numaralanmış cümleleri, bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşüncelerle eşleştiriniz.
Göbeklitepe Tapınağı
(I) Göbeklitepe'de yer alan devasa T biçimli dikilitaşlar, sadece sıradan birer mimari öge değil, aynı zamanda o dönemin karmaşık inanç dünyasını yansıtan önemli sembollerdir. (II) Sütunların üzerine titizlikle işlenen hayvan kabartmaları ve soyut motifler, avcı-toplayıcı insanların sanılandan çok daha zengin bir mitolojik anlatıma ve üstün sanatsal beceriye sahip olduğunu açıkça gösterir. (III) Tonlarca ağırlıktaki bu devasa kireç taşı sütunların taşınması ve dikilmesi, yapım aşamasında gelişmiş bir iş gücü organizasyonunun ve mühendislik bilgisinin kullanıldığını kanıtlamaktadır. (IV) Nitekim Göbeklitepe, yerleşik hayata geçiş teorilerini kökten sarsarak tapınakların tarım ve hayvancılıktan önce de inşa edilebildiğini ortaya koymuştur.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Sanatın sadece toplumsal bir fayda sağlaması gerektiğine inanan Tolstoy, estetik kaygıları bütünüyle dışlamış olmasa da insanı ahlaki açıdan yüceltmeyen hiçbir yapıtı gerçek sanat eseri olarak kabul etmemiştir.
Bu cümleye göre, Tolstoy'un bir yapıtı gerçek sanat eseri olarak kabul etmesi, o yapıtın insanı ahlaki açıdan yüceltmesi/geliştirmesi koşuluna bağlıdır.
(I) Çevirmen, kaynak metnin kültürel kodlarını kendi diline aktarırken sözcüklerin yalın anlamlarıyla yetinmeyip yazarın satır aralarına gizlediği dünyayı da kavramak zorundadır. (II) Zira bir edebî yapıtı yalnızca kelime düzeyinde aktarmak, metnin ruhunu yok edeceğinden çeviri faaliyetini mekanik bir uğraşa dönüştürür. (III) Yazarın özgün üslubunu korumak ve hedef kitleye aynı estetik hazzı duyurabilmek amacıyla dilin tüm olanaklarını titizlikle seferber eder. (IV) Bir çevirmen, kaynak metnin yazarının dünyasını kendi zihninde yeniden inşa etmedikçe ortaya koyduğu çalışma özgün bir yaratım niteliği kazanamaz. (V) Nitekim dilimize kazandırılan klasik yapıtların pek çoğu, çevirmenlerin gösterdiği bu büyük sabır ve emeğin sonucunda kütüphanelerimizdeki yerini almıştır.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde koşul-sonuç ilişkisi vardır?
Aşağıdaki paragrafta yer alan cümleler ile bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşünceleri doğru şekilde eşleştiriniz.
"Arılar, ekosistemin sürdürülebilirliği açısından hayati bir öneme sahiptir. Çiçekler arasında mekik dokuyarak gerçekleştirdikleri tozlaşma faaliyeti, yeryüzündeki bitki çeşitliliğinin korunmasını sağlar. Bu sayede tarımsal üretimin devamlılığı güvence altına alınırken insanlığın gıda ihtiyacının karşılanmasında da büyük bir rol oynarlar. Ancak son yıllarda artan pestisit kullanımı ve iklim değişikliği gibi etkenler, arı popülasyonunu ciddi şekilde tehdit etmektedir. Bu canlıların yok olması, sadece bal üretiminin durması anlamına gelmez; aynı zamanda küresel gıda zincirinde telafisi imkansız kırılmalara yol açabilir. Dolayısıyla arıların korunması, doğanın dengesini korumakla eş değerdir."
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Aşağıda sol sütunda yer alan numaralandırılmış cümleleri, sağ sütunda verilen kavramlarla anlam ilişkilerine göre doğru biçimde eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Sanatsal üretimin yalnızca yaratıcı dehanın mistik bir dışavurumu olduğunu savunan romantik sanat kuramının aksine, modern sanatın alımlayıcının zihninde tamamlandığını ileri süren Marcel Duchamp, yapıtın sanatsal değerinin belirlenmesinde sanatç��nın niyetinin tek belirleyici unsur olmadığını kabul eden ilk kuramcı değildir.
Bu cümleden hareketle, 'Marcel Duchamp’tan önce de bir sanat yapıtının sanatsal değerinin saptanmasında, sanatçın��n niyetinin dışında kalan unsurların da payı bulunduğunu onaylayan başka kuramcılar da var olmuştur.' yargısına kesin olarak ulaşılabilir mi?
(I) Divan edebiyatında şairlerin şiirlerini topladıklar�� eserlere "divan" adı verilir ve bu eserler belirli bir düzen çerçevesinde oluşturulur. (II) Klasik tertip esasına göre hazırlanan bir divanda, genellikle kasideler ilk sırada yer alırken bunları gazeller ve diğer nazım şekilleri takip eder. (III) Şairlerin takma adları olan mahlasları kullandıkları bu eserler, dönemin sosyal yapısını ve tarihi olaylarını yansıtan birer kaynak olarak da kabul edilir. (IV) Divanların son kısmında yer alan rubai ve tuyuğlar, şairin hayata dair felsefi sorgulamalarını en etkileyici biçimde yansıtan bölümlerdir. (V) Edebiyat tarihi çalışmalarında divanlar��n yazma nüshaları karşılaştırılarak şairlerin dil özellikleri bilimsel yöntemlerle tespit edilir.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisi kanıtlanabilirlik açısından diğerlerinden farklıdır?
(I) Origami, makas veya yapıştırıcı kullanmadan sadece kâğıdı katlayarak şekiller oluşturmaya dayanan geleneksel bir Japon sanatıdır. (II) Yüzyıllardır süregelen bu sanat dalında turna kuşu, kurbağa gibi hayvan figürleri ve çeşitli geometrik formlar büyük bir sabırla şekillendirilir. (III) Geleneksel origamide asıl amaç, kâğıdın bütünlüğünü bozmadan sadece el becerisiyle estetik ve sembolik değeri olan figürler ortaya koymaktır. (IV) Günümüzde ise origami katlama teknikleri; uzay teknolojisi, mühendislik ve tıp gibi bilimsel alanlarda işlevsel çözümler sunmaktadır. (V) Örneğin, uzay araçlarında yer alan güneş panellerinin roket içinde az yer kaplaması ve uzayda geniş bir yüzey oluşturacak şekilde açılması bu tekniklerle tasarlanır. (VI) Benzer şekilde, tıpta kalp damarlarını açmak için kullanılan stentlerin katlanarak damara yerleştirilmesi ve orada açılması da bu prensiplerden ilham alır.
Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
"Ağır" sözcüğü, Türkçede nesnelerin tartıdaki ağırlığını ifade eden temel anlamının yanı sıra mecaz ve yan anlamlarda da sıklıkla kullanılır.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde "ağır" sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmıştır?
Aşağıdaki cümlelerde geçen altı çizili sözcükler ile bu sözcüklerdeki ünlü düşmesinin meydana geliş yollarını (nedenlerini) doğru şekilde eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Aşağıdaki sol sütunda verilen cümlelerdeki koyu yazılmış sözcükleri, sağ sütundaki cümlelerde yer alan sesteşlerinin (eş sesli) kullanım anlamlarıyla eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Bir hukukçu mahkemede "Sanığın bu eylemi mevcut yasalara göre suç teşkil eder mi?" sorusunu sorarak somut bir duruma dair yasal sınırları belirlemeye çalışır. Bir vatandaş ise günlük yaşamında karşılaştığı bir olay karşısında "Bu durumda ne yapmam ahlaken doğrudur?" diyerek pratik bir karar almaya çalışır. Buna karşın bir filozof, bu somut ve pratik durumların ötesine geçerek "Adalet nedir?", "Yasanın meşruiyet kaynağı ne olmalıdır?" gibi sorular yöneltir. Bu parçadan hareketle felsefi soruların diğer soru türlerinden ayrılan temel niteliği aşağıdakilerden hangisidir?