All practice questions

6755 questions

Question 481Question

Aşağıda verilen sözcükleri, ünlü uyumları bakımından gösterdikleri özelliklerle veya aykırılık gerekçeleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

elma
kavun
meslektaş
sinema

Matches

Show answer & explanation

Answer

elma sözcüğü ses değişimine uğrayarak büyük ünlü uyumuna aykırı hâle gelen T��rkçe sözcükle; kavun sözcüğü küçük ünlü uyumuna aykırı sözcükle; meslektaş sözcüğü -daş/-taş eki nedeniyle büyük ünlü uyumuna aykırı olan sözcükle; sinema sözcüğü ise yabancı kökenli olup ünlü uyumu aranmayan sözcükle eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede; 'elma' tarihsel süreçte ses değişimine uğramış sözcükle, 'kavun' küçük ünlü uyumuna aykırı Türkçe sözcükle, 'meslektaş' aldığı ek nedeniyle uyuma uymayan sözcükle, 'sinema' ise yabancı kökenli olup ünlü uyumu aranmayan sözcükle eşleşir.

Step-by-Step Solution

1
"elma" sözcüğünün kökenini ve ünlü yapısını inceleyiniz.
Sözcüğün kökeni Türkçe "alma"dır. Ancak zamanla ses değişimine uğrayarak kalın ve ince ünlüleri bir arada bulunduran "elma" şeklini almış ve büyük ünlü uyumunu bozmuştur.
Bu kelimenin Türkçe kökenli olmasına rağmen uğradığı tarihsel ses değişimi sonucunda büyük ünlü uyumuna aykırı duruma geldiğini belirlemek için.
2
"kavun" sözcüğündeki ünlülerin düzlük-yuvarlaklık özelliklerini inceleyiniz.
İlk hecedeki "a" düz, ikinci hecedeki "u" ise yuvarlak bir ünlüdür. Düz ünlüden sonra yuvarlak ünlü geldiği için bu sözcük küçük ünlü uyumuna aykırıdır.
Türkçe sözcüklerin hecelerindeki düzlük-yuvarlaklık uyumu kuralına (küçük ünlü uyumu) aykırı bir durumu saptamak için.
3
"meslektaş" sözcüğündeki ünlü uyumu durumunu ve bu duruma yol açan eki inceleyiniz.
"meslek" sözcüğü ince ünlülüdür fakat eklenen ortaklık/birliktelik eki "-taş" (-daş) tek şekilli (kalın ünlülü) olduğu için kelimenin büyük ünlü uyumunu bozmuştur.
Sözcüğün kendisinin değil, aldığı ekin ünlü uyumunu bozduğunu tespit etmek için.
4
"sinema" sözcüğünün kökenini ve ünlü yapısını inceleyiniz.
Batı dillerinden dilimize geçmiş alıntı bir sözcüktür. Yabancı sözcüklerde ünlü uyumları aranmaz.
Türkçe kuralların alıntı kelimeler için geçerli olmadığını belirlemek için.

Key Concept

Ünlü Uyumları ve İstisnaları
Question 482Question

Yarım asırdır sahnenin o karanlık, daracık boşluğunda, sırtımı kadife perdenin soğuk yüzüne dayayarak yaşıyorum. Işıklar hiçbir zaman benim üzerimde parlamadı, alkışlar da benim için kopmadı. Ben sadece başkalarının unuttuğu kelimeleri fısıldayan, onların duraksamalarını gizleyen gölgedeki o ses oldum. Her oyun bittiğinde, oyuncular selam verirken ben yavaşça eşyalarımı toplar, sessizce tiyatrodan ayrılırım. Bazen kendi kendime sorarım: Acaba sahnedeki o büyük alkış tufanında benim de payım var mıydı? Ancak bu sorunun cevabını ararken içimde kırgınlık değil, sadece işini layığıyla yapmış bir insanın huzuru belirir. Kendi sesimi başkalarının cümlelerine feda etmiş olmaktan hiçbir zaman pişmanlık duymadım; çünkü bilirim ki en güzel şarkılar, arka plandaki o sessiz ritim sayesinde duyulur.

Bu parçada kendisinden söz eden kişinin duygu dünyası ve karakter özellikleri ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Üstlendiği görevin öneminin farkında olup arka planda kalmayı sorun etmeyen, işini özveri ve mesleki doyumla sürdüren biridir.

Answer

Üstlendiği görevin öneminin farkında olup arka planda kalmayı sorun etmeyen, işini özveri ve mesleki doyumla sürdüren biridir.
Üstlendiği görevin öneminin farkında olup arka planda kalmayı sorun etmeyen, işini özveri ve mesleki doyumla sürdüren biridir yargısı metinle tam olarak örtüşmektedir. Anlatıcının 'kendi sesimi başkalarının cümlelerine feda etmiş olmaktan hiçbir zaman pişmanlık duymadım' ve 'içimde kırgınlık değil, sadece işini layığıyla yapmış bir insanın huzuru belirir' ifadeleri, onun yaptığı işi dert etmeden, büyük bir iç huzuru ve mesleki doyumla yürüttüğünü kanıtlamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Metindeki anlatıcının mesleğini, konumunu ve sorumluluğunu belirlemek.
Anlatıcının tiyatroda elli yıldır suflörlük yaptığı, sahne gerisinde kalarak oyunculara kelimelerini hatırlattığı tespit edilir.
Karakterin içinde bulunduğu koşulları ve mesleki rolünü doğru tahlil etmek için bu adım gereklidir.
2
Anlatıcının kendi durumuna karşı geliştirdiği duygusal tepkileri ve içsel sorgulamalarını incelemek.
Kendisini tiyatronun görünmeyen harcı olarak gören anlatıcının; alkış alamamaktan ötürü kırgınlık duymadığı, pişmanlık yaşamadığı ve tam aksine işini hakkıyla yapmanın huzuruna vardığı görülür.
Karakterin duygu durumunu ve iç huzurunu yansıtan anahtar cümleleri bularak doğru seçeneğe yönelmek amaçlanır.
3
Elde edilen veriler doğrultusunda seçenekleri eleyerek doğru yargıyı saptamak.
Karakterin arka planda kalmayı sorun etmeyip işini büyük bir özveri ve mesleki doyumla yürüttüğü yargısına ulaşılır.
Metindeki 'pişmanlık duymadım' ve 'işini layığıyla yapmış bir insanın huzuru belirir' ifadelerinin doğru seçenekle eşleştiğini doğrulamak için bu adım uygulanır.

Key Concept

Paragrafta Karakter ve Duygu Analizi
Question 483Question

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ad aktarması (mecazımürsel) yapılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Genç araştırmacı, kütüphanenin loş köşesinde saatlerce Tanpınar okuyarak Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının derinliklerine inmeye çalışıyordu.

Answer

Kütüphanenin loş köşesinde saatlerce Tanpınar okuyan gencin anlatıldığı cümle doğru cevaptır. Bu cümlede yazar ismi, eserleri yerine kullanılarak ad aktarması gerçekleştirilmiştir.
Tanpınar'ın okunduğunu belirten cümlede 'Tanpınar' ismiyle yazarın kendisi değil, eserleri kastedilmiştir. Bu durum, benzetme ilgisi olmaksızın bir sözcüğün başka bir sözcük yerine kullanılması kuralına (sanatçı-eser ilişkisiyle ad aktarması) tam olarak uymaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerde yer alan mecazlı ve yan anlamlı kullanımları belirlemek.
Seçeneklerdeki kişileştirmeler (hırçın dalgalar, sarmaşıkların sarılması), eğretilemeler (hayatın yolları, anıların damlaları) ve yan anlamlar (tepenin sırtı) tespit edilmiştir.
Ad aktarmasını bulabilmek için öncelikle benzetme ilgisi taşıyan diğer söz sanatlarını ve yan anlamları ayırt etmek gerekir.
2
Benzetme ilgisi olmaksızın, bir sözcüğün başka bir sözcük yerine kullanılıp kullanılmadığını incelemek.
Tanpınar'ın okunduğunu belirten cümlede 'Tanpınar' sözcüğünün yazarın şahsını değil, onun kaleme aldığı eserleri temsil ettiği belirlenmiştir.
Sanatçı-eser ilişkisiyle yapılan bu kullanım, ad aktarmasının temel tanımıyla doğrudan örtüşmektedir.
3
Doğru seçeneği diğer çeldiricilerle karşılaştırarak doğrulamak.
Diğer seçeneklerdeki mecazların tamamının benzetmeye dayalı (deyim aktarması, istiare) veya yan anlam düzeyinde olduğu, sadece hedeflenen cümlede ad aktarması bulunduğu kesinleştirilmiştir.
Hatalı çıkarımları eleyerek kesin sonuca ulaşmak.

Key Concept

Ad Aktarması (Mecazımürsel)
Estimated Time:2m 30s
Question 484Question

Camın üretimi, Mezopotamya ve Mısır’da boncuk yapımıyla başlamış olsa da bu malzemenin mimari bir ögeye dönüşmesi Roma İmparatorluğu döneminde gerçekleşmiştir. Romalılar, üfleme tekniğini geliştirerek camı seri üretilebilir ve düz plakalar hâline getirilebilir kılmışlardır. Bu yenilik, tapınak ve saray gibi yapılarda pencerelerin camla kaplanmasını sağlayarak iç mekân tasarımlarını kökten değiştirmiştir. Dış dünyadan yalıtılmış ama gün ışığıyla aydınlanan korunaklı alanlar, mimarlık tarihinde yeni bir estetik anlayışın doğmasına yol açmıştır.

Buna göre, parçadaki cümleleri ifade ettikleri yardımcı düşüncelerle doğru olacak şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Camın üretimi, Mezopotamya ve Mısır’da boncuk yapımıyla başlamış olsa da bu malzemenin mimari bir ögeye dönüşmesi Roma İmparatorluğu döneminde gerçekleşmiştir.
Romalılar, üfleme tekniğini geliştirerek camı seri üretilebilir ve düz plakalar hâline getirilebilir kılmışlardır.
Bu yenilik, tapınak ve saray gibi yapılarda pencerelerin camla kaplanmasını sağlayarak iç mekân tasar��mlarını kökten değiştirmiştir.
Dış dünyadan yalıtılmış ama gün ışığıyla aydınlanan korunaklı alanlar, mimarlık tarihinde yeni bir estetik anlayışın doğmasına yol açmıştır.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Birinci cümle ile ikinci yardımcı düşünce, ikinci cümle ile birinci yardımcı düşünce, üçüncü cümle ile dördüncü yardımcı düşünce, dördüncü cümle ile üçüncü yardımcı düşünce eşleşmektedir.
Cümlelerin taşıdığı anlamlar ile yardımcı düşünceler eşleştirildiğinde; boncuk yapımından mimari ögeye geçişin anlatıldığı cümlenin yapı malzemesi kimliğinin sonradan kazanıldığı düşüncesiyle, üfleme tekniğiyle seri üretimden bahsedilen cümlenin teknolojik gelişmelerin camı işlevsel kıldığı düşüncesiyle, tapınak ve saraylardaki pencere uygulamalarından bahseden cümlenin anıtsal yapılardan başlayan mekân etkileriyle ve dış dünyadan yalıtılmış gün ışığı alan mekanların anlatıldığı cümlenin mimari estetik anlayışın güncellenmesiyle eşleştiği görülür.

Step-by-Step Solution

1
Paragraftaki ilk cümleyi analiz etme ve anlamını yorumlama.
Camın boncuk yapımıyla başlayıp Roma'da mimari öge olması, camın süs eşyasından yapı malzemesine sonradan dönüştüğünü gösterir. Bu durum ikinci yardımcı düşünceyle eşleşir.
Metnin ilk cümlesinde verilen tarihsel geçişin doğru tahlil edilmesi gerekir.
2
İkinci cümleyi analiz etme ve anlamını yorumlama.
Romalıların üfleme tekniğiyle camı seri üretmesi ve düz plakalar yapması, teknolojik gelişmelerin camı daha işlevsel kılmasını ifade eder. Bu durum birinci yardımcı düşünceyle eşleşir.
Üretim tekniği ve seri üretim kavramlarının teknolojik gelişmelerle ilişkisini kurmak gerekir.
3
Üçüncü cümleyi analiz etme ve anlamını yorumlama.
Tapınak ve saray gibi yapılarda pencerelerin camla kaplanmasının iç mekânı değiştirmesi, cama dayalı mimarinin prestijli yapılardan başlayarak mekânı etkilemesini ifade eder. Bu durum dördüncü yardımcı düşünceyle eşleşir.
Tapınak ve sarayların anıtsal ve prestijli yapılar olduğunu ve mekân tasarımlarını etkilediğini anlamak gerekir.
4
Dördüncü cümleyi analiz etme ve anlamını yorumlama.
Dış dünyadan yalıtılmış ama ışık alan alanların yeni bir estetik anlayış doğurması, koruma ve doğal ışık imkânının estetik kriterleri güncellemesini ifade eder. Bu durum üçüncü yardımcı düşünceyle eşleşir.
Işık alma ve korunma faktörlerinin yeni estetik anlayışla bağını çözümlemek gerekir.

Key Concept

Paragraftaki cümlelerin anlamca çözümlenerek ifade ettikleri yardımcı düşüncelerle eşleştirilmesi.
Estimated Time:2m 0s
Question 485Question

(I) Ebru, geleneksel Türk sanatları arasında renklerin suyla dansı olarak nitelendirilen, köklü bir geçmişe sahip süsleme sanatıdır. (II) Kitre adı verilen yoğunlaştırılmış su üzerine özel fırçalarla boyaların serpilmesi ve bu boyaların kağıda aktarılması esasına dayanır. (III) Klasik ebru yapımında kullanılan boyalar doğadan elde edilen toprak ve bitki kökenli pigmentlerden seçilir. (IV) Günümüzde ise geleneksel yöntemlerin dışına çıkılarak akrilik boyalar ve sentetik kıvam artırıcılar da ebru yapımında sıklıkla tercih edilmektedir. (V) Bu modern malzemeler, sanatçıya daha hızlı çalışma imkanı sunsa da ebruya has o doğal ve mat görün��mün kaybolmasına yol açmaktadır. (VI) Dolayısıyla yeni nesil ebrucuların, teknolojinin getirdiği kolaylıklar ile geleneksel estetiği dengede tutması büyük önem taşımaktadır.

Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar? Cevabınızı Romen rakamı olarak (örneğin IV) yazınız.

Show answer & explanation

Answer: IV; IV.; 4; 4.

Answer

Bu parça iki paragrafa bölünmek istendiğinde ikinci paragraf dördüncü cümleyle başlamalıdır.
İlk üç cümlede geleneksel ebru sanatının tanımı, yapılış şekli ve klasik yöntemlerde kullanılan doğal boyalar ele alınmıştır. Dördüncü cümlede ise 'Günümüzde ise' ifadesiyle başlayan yeni bir düşünce halkasına geçilmiş; günümüz ebru sanatında kullanılan modern/sentetik malzemeler ve bu malzemelerin sanat üzerindeki etkileri tartışılmaya başlanmıştır. Dolayısıyla konu yön değiştirmiş ve dördüncü cümle yeni bir paragrafın giriş cümlesi olmuştur.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki cümlelerin konularını ve yönelimlerini belirleyin.
İlk üç cümlede ebru sanatının tanımı, yapılış yöntemi ve klasik yapıda kullanılan doğal malzemeler (doğal pigmentler) açıklanmıştır.
Paragrafın ilk bölümünün hangi ortak konu etrafında şekillendiğini anlamak için.
2
Konunun değiştiği veya farklı bir bakış açısının başladığı cümleyi tespit edin.
Dördüncü cümleden itibaren geleneksel boyalardan günümüzdeki modern malzemelere (akrilik boyalar ve sentetik kıvam artırıcılar) geçiş yapılmıştır.
Paragrafı bölecek yeni konunun başlangıç noktasını saptamak için.
3
Seçilen cümlenin yeni bir paragrafın giriş cümlesi olabilme özelliğini kontrol edin.
Dördüncü cümle, kendinden önceki cümleye dil bilgisel olarak doğrudan bağlı olmayan bağımsız bir giriş cümlesi niteliğindedir.
Doğru bölme noktasını netleştirmek için.

Key Concept

Paragrafı İki Paragrafa Bölme
Estimated Time:2m 0s
Question 486Question

(I) Sanatçı, toplumsal değişimin dinamiklerini eserlerinde yansıtmak amacıyla tarafsız bir gözlemci rolünü üstlenir. (II) Toplumun sorunlarını sanatın estetik süzgecinden geçirirken gerçekliği tahrif etmekten de titizlikle kaçınır. (III) Onun yapıtlarında kullandığı dilin doğallığı, okurun karakterlerle empati kurmasını kolaylaştırmıştır. (IV) Ancak bir yazar, insan ruhunun derinliklerine inebildiği ölçüde çağları aşan bir kalıcılığa kavuşabilir. (V) Çünkü insanı tüm çelişkileriyle ele almayan hiçbir eser, zamanın yıkıcı etkisine karşı direnemez.

Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde yargının gerçekleşmesi bir koşula bağlanmıştır?

Show answer & explanation

Answer: IV

Answer

IV numaralı cümle
IV numaralı cümlede yer alan 'inebildiği ölçüde' ifadesisi, eylemin gerçekleşmesini bir şarta bağlamaktadır. Yazarın 'çağları aşan bir kalıcılığa kavuşabilmesi', 'insan ruhunun derinliklerine inebilmesi' koşuluna bağlanmıştır. Dolayısıyla bu cümlede koşul-sonuç ilişkisi söz konusudur.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki cümlelerin anlam ilişkilerini (neden-sonuç, amaç-sonuç, koşul-sonuç) belirlemek için yüklem ve yan yargı ilişkilerini inceleyin.
I. cümlede amaç-sonuç, III ve V. cümlelerde neden-sonuç ilişkisi tespit edilirken, II. cümlede herhangi bir anlam ilişkisi bulunmadığı görülür.
Koşul-sonuç ilişkisi taşıyan cümleyi diğer anlam ilişkilerinden ayırt etmek.
2
IV. cümledeki '-diği ölçüde' ifadesinin cümleye kattığı anlamı analiz edin.
Bu ifadenin cümleye 'koşuluyla, o oranda' anlamı katarak kalıcılığa kavuşmanın şartını 'insan ruhunun derinliklerine inebilmek' olarak belirlediği anlaşılır.
Koşul anlamının '-se/-sa' eki dışında bir edat öbeğiyle kurulduğunu doğrulamak.

Key Concept

Koşul-Sonuç İlişkili Cümleler
Question 487Question

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük yan anlamıyla kullanılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Uçağın sağ kanadında meydana gelen teknik bir sorun nedeniyle uçuş iptal edildi.

Answer

Uçağın sağ kanadında meydana gelen teknik bir sorun nedeniyle uçuş iptal edildi.
Doğru cevap olan cümlede geçen 'kanat' sözcüğü, kuş veya böcek gibi canlıların uçmasını sağlayan organ şeklindeki temel anlamından yola çıkılarak, uçağın havada kalmasını sağlayan yan bölümleri tanımlamak için kullanılmıştır. Bu kullanımda kelime gerçek anlamından tamamen kopmamış, şekil ve işlev benzerliğiyle yeni bir somut anlam (yan anlam) kazanmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerdeki altı çizili sözcüklerin gerçek anlamlarını (ilk akla gelen anlamlarını) belirleme
'Kanat' kuşun uçma organı; 'soğuk' ısısı düşük olan; 'sıcak' ısısı yüksek olan; 'kalem' yazı yazma aracı; 'boş' ise içinde hiçbir şey bulunmayandır.
Sözcüklerin yan veya mecaz anlam kazanıp kazanmadığını anlamak için öncelikle temel (gerçek) anlamlarını bilmek gerekir.
2
Altı çizili sözcüklerin bağlamdaki anlamlarını ve gerçek anlamlarıyla olan ilişkilerini inceleme
'Uçağın kanadı' ifadesindeki kanat, şekil ve işlev yönünden kuş kanadına benzediği için gerçek anlamından tamamen kopmamıştır (yan anlam). 'Soğuk davranış' ve 'boş fikirler' ifadelerinde sözcükler gerçek anlamlarından tamamen kopmuştur (mecaz anlam). 'Usta kalemler' ifadesinde benzetme amacı olmadan yazar kastedilmiştir (ad aktarması). 'Sıcak çorba' ise doğrudan gerçek anlamındadır.
Yan anlamda kelimenin gerçek anlamıyla somut bir şekil veya işlev ilgisi devam ederken mecaz anlamda bu ilişki tamamen kopar ve soyut bir anlam kazanır.
3
Doğru seçeneği belirleme
'Uçağın kanadı' ifadesindeki kullanım yan anlam özelliğine sahip tek örnektir.
Gerçek anlamla somut bağını (uçmayı sağlayan parça / şekil benzerliği) koruyarak kazanılan bu yeni anlam yan anlamdır.

Key Concept

Yan anlam, bir sözcüğün temel anlamından tamamen uzaklaşmadan, şekil ya da işlev benzerliği gibi ilişkilerle kazandığı yeni anlamdır.
Question 488Question

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde eylemin gerçekleşmesi bir koşula bağlanmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Yazar, toplumun aksayan yönlerini tarafsız bir gözle aktarabildikçe okurun zihninde kalıcı bir yer edinecektir.

Answer

Yazar, toplumun aksayan yönlerini tarafsız bir gözle aktarabildikçe okurun zihninde kalıcı bir yer edinecektir.
Doğru cevap olan cümlede, yazarın okurun zihninde kalıcı yer edinmesi eyleminin gerçekleşmesi, toplumun aksayan yönlerini tarafsız bir gözle aktarabilmesi koşuluna bağlanmıştır. Bu koşul ilişkisi '-dikçe' zarf-fiil ekiyle sağlanmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerdeki yargıların gerçekleşme gerekçelerini ve anlam ilişkilerini belirleme
Seçeneklerdeki cümleler incelendiğinde neden-sonuç, amaç-sonuç ve koşul-sonuç ilişkileri tespit edilir.
Soruda istenen koşul-sonuç ilişkisini diğer anlam ilişkilerinden ayırt etmek gerekir.
2
Koşul-sonuç anlamı taşıyan cümleyi saptama
Doğru seçenekte yer alan cümlede '-dikçe' zarf-fiil ekinin cümleye koşul anlamı kattığı ve bir eylemin gerçekleşmesinin başka bir durumun gerçekleşmesine bağlı kılındığı görülür.
Yazarın okurun zihninde kalıcı yer edinebilmesinin temel şartı, toplumun aksayan yönlerini tarafsız aktarabilmesidir.

Key Concept

Koşul-Sonuç İlişkili Cümleler
Question 489Question

Aşağıda verilen numaralanmış cümleleri, karşılarında yer alan baskın duygu veya durumlarla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Sana olan güvenimi her zaman dile getirdiğim hâlde, bu önemli projede benden bir fikri bile esirgemiş olmanı kendime yediremiyorum.
Kendisine sunulan her yapıcı öneriye ön yargıyla yaklaşmaktan ve ekibin motivasyonunu düşürecek tavırlar sergilemekten bir türlü vazgeçmiyor.
Akademik hayatımın henüz başındayken önüme serilen o kıymetli araştırma fırsatını kişisel kaygılarla elimden kaçırmış olmak içimi sızlatıyor.
Öfke nöbeti sırasında kurduğum o haksız cümlelerle, bunca yıllık meslektaşımın kalbini kırıp onu kendimden sonsuza dek uzaklaştırdım.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Sana olan güvenin dile getirilmesine rağmen fikir esirgenmesi sitemle; yapıcı önerilere kar��ı sergilenen olumsuz tavırlar yakınmayla; geçmişteki araştırma fırsatının kaçırılması hayıflanmayla; öfkeyle söylenen sözler yüzünden meslektaşın uzaklaştırılması ise pişmanlıkla eşleşir.
Sana olan güvenin dile getirilmesine rağmen fikir esirgenmesi doğrudan muhataba yönelik kırgınlık barındırdığı için sitemdir. Yapıcı önerilere ön yargıyla yaklaşılması bir üçüncü şahsın davranışından duyulan şikâyet olduğu için yakınmadır. Önüne serilen araştırma fırsatının değerlendirilememesi elden kaçan fırsata üzülme olduğu için hayıflanmadır. Öfke anında söylenen sözlerle meslektaşın uzaklaştırılması ise yapılan bir eylemin sonradan yarattığı üzüntü olduğundan pişmanlıktır.

Step-by-Step Solution

1
Birinci cümleyi analiz etme
Cümlede doğrudan muhatap alınan kişiye yönelik, kırgınlık bildiren bir ifade bulunmaktadır. Bu durum 'sitem' kavramına karşılık gelir.
Sitem, bir kimsenin yaptığı bir davranıştan dolayı duyulan kırgınlığın öfkelenmeden, yumuşak bir dille doğrudan kendisine söylenmesidir.
2
İkinci cümleyi analiz etme
Cümlede üçüncü bir şahsın davranışlarından duyulan memnuniyetsizlik ve şikâyet dile getirilmiştir. Bu durum 'yakınma' kavramına karşılık gelir.
Yakınma (şikâyet), bir durumdan veya bir kişinin davranışlarından duyulan rahatsızlığın başkalarına anlatılmasıdır.
3
Üçüncü cümleyi analiz etme
Cümlede geçmişte elde edilebilecekken kaçırılan bir fırsat veya yapılmayan bir işten dolayı duyulan üzüntü vurgulanmıştır. Bu durum 'hayıflanma' kavramına karşılık gelir.
Hayıflanma, elden kaçırılan fırsatlar veya yapılmayan şeyler için duyulan üzüntüyü ifade eder.
4
Dördüncü cümleyi analiz etme
Cümlede kişinin bizzat yaptığı hatalı bir eylemden duyduğu üzüntü belirtilmiştir. Bu durum 'pişmanlık' kavramına karşılık gelir.
Pişmanlık, yapılan bir işin veya davranışın yanlış olduğunu anlayarak bundan üzüntü duymaktır.

Key Concept

Cümlede Anlam ilişkilerinde sitem, yakınma, hayıflanma ve pişmanlık duyguları arasındaki anlamsal farkların ayırt edilmesi.
Question 490Question

Yazmaya başladığımda zihnimde sadece belirsiz bir sis bulutu olur. Karakterlerin isimleri, olayların geçeceği mekânlar hatta hikâyenin nereye evrileceği bile henüz netleşmemiştir. Ben sadece o sisin içine doğru yürürüm ve yazdıkça, kelimeler sayfaya döküldükçe her şey yavaş yavaş belirginleşir. Yani önceden ince ince hesaplanmış bir kurgu planım hiçbir zaman olmaz; yazma sürecinin kendisi bana yolu gösterir.

Bu sözler aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık söylenmiş olabilir?

Show answer & explanation

Answer: Kitaplarınızı yazmaya başlamadan önce ayrıntılı bir kurgu planı hazırlar mısınız?

Answer

Kitaplarınızı yazmaya başlamadan önce ayrıntılı bir kurgu planı hazırlar mısınız?
Yazarın yazma sürecine dair yaptığı açıklamalar ve özellikle son cümlede önceden hesaplanmış bir kurgu planının hiçbir zaman olmadığını belirtmesi, bu sözlerin kitapları yazmaya başlamadan önce ayrıntılı bir plan hazırlanıp hazırlanmadığını sorgulayan soruya karşılık söylendiğini gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Paragrafın giriş ve gelişme cümlelerini inceleyerek yazarın yazma sürecine nasıl başladığını tespit etmek.
Yazarın yazmaya başlarken zihninde belirgin bir şema veya plan olmadığını, karakterlerin, mekânların ve kurgunun belirsiz olduğunu belirlemek.
Sorunun ana odağını ve yazarın neyi açıkladığını anlamak için bu tespit gereklidir.
2
Paragrafın sonuç cümlesini analiz ederek yazarın asıl vurgulamak istediği düşünceyi belirlemek.
Yazarın 'önceden ince ince hesaplanmış bir kurgu planım hiçbir zaman olmaz' ifadesiyle önceden plan yapmadığını doğrudan belirttiğini görmek.
Cevap olarak sorulan sorunun, bu doğrudan açıklamayı hedeflemesi gerektiği için sonuç cümlesi anahtar niteliktedir.
3
Seçeneklerdeki soruları paragraftaki bu anahtar ifadelerle eşleştirmek.
'Kitaplarınızı yazmaya başlamadan önce ayrıntılı bir kurgu planı hazırlar mısınız?' sorusunun paragraftaki açıklamaları tam olarak karşıladığını belirlemek.
Doğru seçeneğe ulaşmak için soru ile verilen yanıt arasındaki anlamsal köprüyü doğrulamak gerekir.

Key Concept

Paragraftaki ifadelerin hangi soruya doğrudan karşılık geldiğini bağlam, konu ve ana düşünce yönünden belirleme.
Question 491Question

Müzikolog ve çevre bilimci R. Murray Schafer tarafından ortaya atılan 'ses manzarası' (soundscape) kavramı, bireyin çevresiyle kurduğu işitsel ilişkiyi estetik ve ekolojik bir boyutta ele alır. (I) Geleneksel müzik anlayışının aksine ses manzarası, doğadaki rüzgâr fısıltısından sanayi bölgelerindeki mekanik gürültülere kadar kulağımıza ulaşan her türlü ses bile��enini bütünsel bir kompozisyon olarak kabul eder. (II) Bu yaklaşım, modern kent yaşamının insanı kendi doğal işitsel çevresine yabancılaştırdığını ve bu yabancılaşmanın bireysel ve toplumsal refahı olumsuz etkilediğini savunur. (III) Dolayısıyla ses manzarasını korumak ve iyileştirmek, sadece gürültü kirliliğini azaltma çabası değil, aynı zamanda insanın çevreyle olan ontolojik bağını yeniden inşa etme girişimidir. (IV) Günümüzde akustik ekoloji çalışmaları, kent tasarımlarında sadece görsel ögelerin değil, işitsel dokunun da planlanması gerektiğini vurgulayarak bu kavramı pratik bir boyuta taşımaktadır.

Buna göre, parçada numaralanmış cümleleri içerdikleri yardımcı düşüncelerle doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

I. cümle
II. cümle
III. cümle
IV. cümle

Matches

Show answer & explanation

Answer

I. cümle ile 'Doğal ve yapay tüm seslerin ayırt edilmeksizin bir bütünün parçaları olarak görüldüğü'; II. cümle ile 'Modern şehir hayatının getirdiği işitsel kopuşun insan esenliği üzerinde yıkıcı etkiler barındırdığı'; III. cümle ile 'Çevreyle kurulan varoluşsal bağın ses unsurları üzerinden yeniden tesis edilmesi gerektiği'; IV. cümle ile 'Şehir planlamasında işitsel dengenin gözetilmesinin somut bir gereklilik hâline geldiği' ifadeleri eşleşmektedir.
I. cümle, doğal ve yapay tüm seslerin ayırt edilmeksizin bir bütünün parçaları olarak görüldüğü yargısını; II. cümle, modern şehir hayatının getirdiği işitsel kopuşun insan esenliği üzerindeki olumsuz etkilerini; III. cümle, çevreyle kurulan varoluşsal bağın ses unsurları üzerinden yeniden tesis edilmesi gerektiğini; IV. cümle ise şehir planlamasında işitsel dengenin gözetilmesinin somut bir uygulamaya dönüştüğünü ifade ettiği için yapılan tüm eşleştirmeler doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki I. cümlenin çözümlenmesi
I. cümle, 'Doğal ve yapay tüm seslerin ayırt edilmeksizin bir bütünün parçaları olarak görüldüğü' yargısıyla eşleşir.
Cümledeki 'rüzgâr fısıltısından sanayi bölgelerindeki mekanik gürültülere kadar' ifadesi doğal ve yapay ayrımını ortadan kaldırırken, 'bütünsel bir kompozisyon' ifadesi bu unsurların bir bütün olarak kabul edildiğini doğrular.
2
Parçadaki II. cümlenin çözümlenmesi
II. cümle, 'Modern şehir hayatının getirdiği işitsel kopuşun insan esenliği üzerinde yıkıcı etkiler barındırdığı' yargısıyla eşleşir.
Cümledeki 'modern kent yaşamının insanı kendi doğal işitsel çevresine yabancılaştırdığını' ibaresi işitsel kopuşu; 'bireysel ve toplumsal refahı olumsuz etkilediğini' ibaresi ise insan esenliği üzerindeki yıkıcı olumsuz sonuçları temsil eder.
3
Parçadaki III. cümlenin çözümlenmesi
III. cümle, 'Çevreyle kurulan varoluşsal bağın ses unsurları üzerinden yeniden tesis edilmesi gerektiği' yargısıyla eşleşir.
Cümledeki 'ses manzarasını korumak ve iyileştirmek' ifadesi ses unsurları üzerinden harekete geçildiğini; 'insanın çevreyle olan ontolojik bağını yeniden inşa etme girişimidir' ifadesi ise varoluşsal (ontolojik) bağın yeniden kurulmasını ifade eder.
4
Parçadaki IV. cümlenin çözümlenmesi
IV. cümle, 'Şehir planlamasında işitsel dengenin gözetilmesinin somut bir gereklilik hâline geldiği' yargısıyla eşleşir.
Cümledeki 'kent tasarımlarında... işitsel dokunun da planlanması gerektiğini' ifadesi şehir planlamasında işitsel dengenin gözetilmesini; 'bu kavramı pratik bir boyuta taşımaktadır' ifadesi ise bunun somut bir uygulamaya dönüştüğünü gösterir.

Key Concept

Paragrafta her cümlenin kendine has bir yardımcı düşünce barındırdığının tespiti ve bu düşüncelerin yakın anlamlı ifadelerle eşleştirilmesi.
Question 492Question

Aşağıdaki cümlelerde yer alan altı çizili sözcükleri, kazandıkları anlam özellikleriyle (gerçek, yan, mecaz, terim) doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Kayalıkların arkasındaki dar boğazdan geçen rüzgâr, vadide derin bir uğultu bırakıyordu.
Çevresine karşı sergilediği bu pişkin tavırlar, onunla olan tüm iletişimimizi kopardı.
Kış gelmeden önce evin çatısındaki kiremitlerin kırık olanlarını tek tek değiştirdi.
Eserlerinde sıklıkla kullandığı iç monolog tekniği, kahramanın ruh dünyasını yansıtır.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Kayalıkların arkasındaki dar boğazdan geçen rüzgâr ifadesindeki 'boğaz' sözcüğü yan anlam ile; çevresine karşı sergilediği bu pişkin tavırlar ifadesindeki 'pişkin' sözcüğü mecaz anlam ile; evin çatısındaki kiremitlerin kırık olanlarını ifadesindeki 'kırık' sözcüğü gerçek anlam ile; iç monolog tekniği ifadesindeki 'monolog' sözcüğü ise terim anlam ile eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede 'boğaz' kelimesi yan anlam ile, 'pişkin' kelimesi mecaz anlam ile, 'kırık' kelimesi gerçek anlam ile ve 'monolog' kelimesi ise terim anlam ile ilişkilendirilmiştir. Bu eşleştirme kelimelerin cümle içerisindeki somutluk-soyutluk derecelerine ve kullanım alanlarına tamamen uygundur.

Step-by-Step Solution

1
İlk cümlede yer alan 'boğaz' sözcüğünün gerçek anlamını ve cümledeki bağlamını değerlendiriniz.
'Boğaz' sözcüğünün temel anlamı boyun bölgesidir. Bu cümlede ise şekil ve konum benzerliğinden ötürü dar bir coğrafi geçit anlamında kullanılmıştır. Bu durum yan anlama örnektir.
Sözcük gerçek anlamından tamamen kopmamış, benzerlik ilişkisi üzerinden yeni bir somut nesneyi veya durumu karşılamıştır.
2
İkinci cümledeki 'pişkin' sözcüğünün yüklendiği anlamı analiz ediniz.
'Pişkin' sözcüğü fırında iyi pişmiş yiyecekleri ifade eden somut anlamından tamamen sıyrılarak, duyarsız ve pervasız insan davranışlarını niteleyen soyut bir mecaz anlam kazanmıştır.
Kelime gerçek anlamı ile bağını tamamen kopararak soyut bir niteliği karşıladığı için mecaz anlam alanına girer.
3
Üçüncü cümledeki 'kırık' ve dördüncü cümledeki 'monolog' sözcüklerinin anlam özelliklerini saptayınız.
'Kırık' sözcüğü ilk akla gelen fiziksel hasar anlamında (gerçek anlam), 'monolog' ise edebiyat bilimine özgü bir kavramı karşılayacak şekilde (terim anlam) kullanılmıştır.
Sözcüklerin gerçek, yan, mecaz ve terim anlam sınırlarının doğru ayırt edilmesi soru çözümünü tamamlar.

Key Concept

Yan anlam, bir sözcüğün temel anlamına bağlı kalarak şekil veya işlev benzerliği ilişkisiyle kazandığı yeni somut anlamları ifade eder. Mecaz anlamda ise sözcük gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak soyut bir anlam kazanır.
Estimated Time:2m 0s
Question 493Question

Aşağıdaki metinde numaralanmış cümleler ile bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşünceleri doğru şekilde eşleştiriniz.

Metin:
Sanat yapıtlarının restorasyonu, geçmişin estetik değerlerini geleceğe aktarma gayesi taşırken beraberinde ciddi bir otantiklik paradoksu barındırır. (I) Bir eserin zaman içinde uğradığı bozulmaları gidererek onu ilk yapıldığı andaki durumuna döndürme çabası, kaçınılmaz olarak eserin tarihsel yaşanmışlık izlerini siler. (II) Çünkü malzemenin doğal yaşlanma süreci ve eserin fiziksel bütünlüğünde biriken zaman katmanları da onun tarihsel kimliğinin ayrılmaz parçalarıdır. (III) Bu bağlamda, geçmişin ruhunu korumak adına yapılan her müdahale, yapıtın özgünlüğüne vurulan yapay bir darbe niteliği taşıyabilir. (IV) Dolayısıyla çağdaş restorasyon kuramları, eseri ilk günkü hâline getirmek yerine, onun geçirdiği zamansal dönüşümü de koruma altına alan asgari müdahale ilkesini savunmaktadır.

Click a left item, then click its matching right item

Items

I. Cümle
II. Cümle
III. Cümle
IV. Cümle

Matches

Show answer & explanation

Answer

I. Cümle - Eseri orijinal durumuna kavuşturma hedefinin, onun geçmişte bıraktığı somut kanıtları yok etmesi; II. Cümle - Fiziksel değişimlerin ve zamansal yıpranmanın yapıtın tarihsel kimliğini oluşturan ögeler olarak görülmesi; III. Cümle - Geçmişin özgünlüğünü koruma amacıyla yapılan uygulamaların yapaylığa yol açabilmesi; IV. Cümle - Modern restorasyon yaklaşımlarının, yapıtın özgün yapısına en az düzeyde dokunmayı amaçlaması.
Numaralanmış her bir cümle, restorasyon kuramındaki farklı bir yardımcı düşünceyi temellendirmektedir. Birinci cümle eserin orijinal hâline getirilmesinin onun tarihsel izlerini sildiğini belirtirken; ikinci cümle malzemenin yaşlanmasının ve zaman katmanlarının tarihsel kimliğin bir bileşeni olduğunu savunur. Üçüncü cümle geçmişi korumaya yönelik müdahalelerin yapaylık yaratabileceğini ortaya koyarken; dördüncü cümle ise modern restorasyonun en az düzeyde müdahale etme prensibini açıkladığı için tüm eşleştirmeler anlamsal olarak tam uyum içindedir.

Step-by-Step Solution

1
Metindeki birinci cümleyi incelemek ve ana fikriyle eşleşen yardımcı düşünceyi bulmak.
Birinci cümledeki 'ilk yapıldığı andaki durumuna döndürme çabası... tarihsel yaşanmışlık izlerini siler' ifadesi, eserin orijinal durumuna kavuşturulmasının geçmişteki somut izleri yok ettiğini savunan düşünceyle eşleşir.
Yazarın restorasyonun yıkıcı etkisine dair yaptığı tespit doğrudan bu yardımcı düşünceyle ilişkilidir.
2
Metindeki ikinci cümleyi incelemek ve ana fikriyle eşleşen yardımcı düşünceyi bulmak.
İkinci cümledeki 'malzemenin doğal yaşlanma süreci ve eserin fiziksel bütünlüğünde biriken zaman katmanları da onun tarihsel kimliğinin ayrılmaz parçalarıdır' ifadesi, fiziksel ve zamansal değişimlerin tarihsel kimliğin parçası sayılması gerektiğiyle eşleşir.
Yıpranma ve yaşlanmanın eserin tarihsel kimliğini oluşturduğu doğrudan bu cümleden çıkarılır.
3
Metindeki üçüncü cümleyi incelemek ve ana fikriyle eşleşen yardımcı düşünceyi bulmak.
Üçüncü cümledeki 'geçmişin ruhunu korumak adına yapılan her müdahale, yapıtın özgünlüğüne vurulan yapay bir darbe niteliği taşıyabilir' ifadesi, koruma amaçlı müdahalelerin yapaylık yaratabileceği fikriyle eşleşir.
Müdahalelerin özgünlüğe zarar veren yapay darbeler olduğu tespiti bu yargıyı doğrudan destekler.
4
Metindeki dördüncü cümleyi incelemek ve ana fikriyle eşleşen yardımcı düşünceyi bulmak.
Dördüncü cümledeki 'çağdaş restorasyon kuramları... asgari müdahale ilkesini savunmaktadır' ifadesi, modern yaklaşımların en az düzeyde dokunmayı amaçladığı düşüncesiyle eşleşir.
'Asgari müdahale' kavramı ile 'en az düzeyde dokunma' fikri birebir anlamca örtüşmektedir.

Key Concept

Paragraftaki yardımcı düşünceleri saptama ve cümleler arası anlam ilişkilerini kurma.
Question 494Question

(I) Modern mimari, estetik kaygılardan ziyade i��levselliği ön plana çıkararak şehirlerin çehresini köklü bir biçimde değiştirdi. (II) Beton ve çeliğin soğuk yüzü her sokakta karşımıza çıksa da bu yapılar modern insanın hızlı yaşam temposuna kolayca uyum sağlıyor. (III) Kent planlamacıları, yeni yerleşim alanlarında yeşil alan miktarını artırmak üzere çevre dostu projeler tasarlıyor. (IV) Fakat bir kentin gerçek anlamda yaşanabilir kılınması, onun tarihi dokusunun modern yapılarla uyum içinde korunmasına bağlıdır. (V) Geçmişin izlerini tamamen silen şehirler, kültürel kimliklerini yitirdikleri için geleceğe miras bırakacak bir bellekten yoksun kalırlar.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde koşula bağlı bir durum söz konusudur?

Show answer & explanation

Answer: IV

Answer

Dördüncü cümlede bir kentin yaşanabilir kılınması durumunun gerçekleşmesi, tarihi dokusunun modern yapılarla uyum içinde korunması koşuluna bağlanmıştır.
Dördüncü cümlede, bir kentin gerçek anlamda yaşanabilir kılınmasının ön koşulu olarak tarihi dokusunun modern yapılarla uyum içinde korunması gösterilmiştir. Yargının gerçekleşmesi başka bir durumun yerine getirilmesine bağlandığı için bu cümlede koşul-sonuç ilişkisi bulunmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Metindeki cümlelerin anlam ilişkilerini tek tek analiz edin.
Birinci cümlede durum tespiti, ikinci cümlede karşıtlık, üçüncü cümlede amaç-sonuç, dördüncü cümlede koşula bağlılık ve beşinci cümlede neden-sonuç anlamı tespit edilir.
Yargıların birbiriyle olan anlamsal ilişkilerini ayırt etmek doğru sonuca ulaşmanın ilk adımıdır.
2
Koşul (şart) anlamını sağlayan unsuru belirleyin.
Dördüncü cümlede 'yaşanabilir kılınması' durumunun gerçekleşmesi, 'tarihi dokunun korunması' koşuluna bağlıdır ifadesiyle ilişkilendirilmiştir.
Koşul-sonuç ilişkisinin dil bilgisel ve anlamsal olarak netleştirilmesi sağlanır.

Key Concept

Cümlede Anlam İlişkileri - Koşul-Sonuç İlişkili Cümleler
Estimated Time:2m 0s
Question 495Question

Bilim dünyasında çığır açan teleskobun icadı, sadece gök cisimlerinin çıplak gözle görülemeyen detaylarının ilk kez incelenmesini sağlamamış, aynı zamanda insanlığın evren tasavvurunu kökten değiştiren güneş merkezli evren modelinin de gözlemsel olarak kanıtlanmasının tek yolunu oluşturmuştur.

Bu cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Güneş merkezli evren modelinin gözlemsel kanıtlara dayandırılması ancak teleskobun kullanımıyla mümkün olabilmiştir.

Answer

Güneş merkezli evren modelinin gözlemsel kanıtlara dayandırılmasının ancak teleskobun kullanımıyla mümkün olabildiğini ifade eden yargı.
Cümlede teleskobun icadının, güneş merkezli evren modelinin gözlemsel olarak kanıtlanmasının 'tek yolunu' oluşturduğu açıkça ifade edilmiştir. Buradaki 'tek yol' sınırlandırması, bu modelin gözlemsel kanıtlara dayandırılmasının ancak teleskobun kullanılmasıyla mümkün olabildiği yargısını mantıksal olarak zorunlu kılar.

Step-by-Step Solution

1
Öncelikle soru kökündeki cümleyi ögelerine ve anlam sınırlarına dikkat ederek analiz etmek.
Cümlede teleskobun icadının iki temel işlevi olduğu belirlenir: Çıplak gözle görülemeyen detayların ilk kez incelenmesini sağlaması ve güneş merkezli evren modelinin gözlemsel olarak kanıtlanmasının tek yolu olması.
Cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargıyı bulmak için cümlenin sınırlandırdığı anlam çerçevesini netleştirmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki ifadelerin, cümledeki 'sadece', 'ilk kez' ve 'tek' gibi anlam sınırlandıran anahtar kelimelerle örtüşüp örtüşmediğini kontrol etmek.
Güneş merkezli evren modelinin gözlemsel olarak kanıtlanmasının 'tek yolu' ifadesinin, bu durumun 'ancak' teleskopla mümkün olabileceği anlamına geldiği saptanır.
Kesin çıkarım sorularında cümledeki kelimelerin eş anlamlı ya da yakın anlamlılarıyla kurulan mantıksal denklikler aranmalıdır.
3
Diğer seçeneklerde yer alan aşırı genelleme veya metin dışı bilgi/yorum içeren ifadeleri elemek.
İlk kez fark edilme, başka araçların kullanımı, tek evren tasavvuru olması veya icat edilme amacı gibi ifadelerin cümle sınırlarını aştığı tespit edilir ve doğru cevaba ulaşılır.
Seçeneklerdeki çeldiriciler genellikle metne kişisel yorum katma veya anlamı genişletme hatasına dayanır.

Key Concept

Cümleden Yargı Çıkarma ve Anlam Sınırlandırma
Estimated Time:2m 0s
Question 496Question

Piri Reis'in 1513 tarihli dünya haritası, sadece o dönemde bilinen Akdeniz havzasını değil, Avrupalı denizcilerin henüz tamamen keşfetmediği Güney Amerika kıyılarını da şaşırtıcı bir doğrulukla göstermesi bakımından, Osmanlı coğrafyacılığının sınırlarının kendi dönemindeki Batı dünyasının ötesine geçtiğini kanıtlamaktadır.

Bu cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Piri Reis'in 1513 yılında hazırladığı haritanın çizildiği dönemde, Avrupalı denizcilerin Güney Amerika kıyılarına yönelik keşif faaliyetleri henüz tamamlanmış bir aşamada değildir.

Answer

Piri Reis'in 1513 yılında hazırladığı haritanın çizildiği dönemde, Avrupalı denizcilerin Güney Amerika kıyılarına yönelik keşif faaliyetlerinin henüz tamamlanmış bir aşamada olmadığı yargısıdır.
Cümlede geçen 'Avrupalı denizcilerin henüz tamamen keşfetmediği Güney Amerika kıyıları' ifadesi, haritanın çizildiği dönemde keşif sürecinin tamamlanmamış olduğunu kesin olarak ortaya koymaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Öncül cümleyi anlam öbeklerine ayırarak sınırlandırıcı ve niteleyici ifadeleri belirlemek.
Cümledeki 'sadece... değil... da', 'henüz tamamen', 'kendi dönemindeki' gibi sınırlandırıcı ve niteleyici ifadelerin tespit edilmesi.
Kesin yargı sorularında seçeneklerin doğruluğunu veya yanlışlığını bu sınırlandırıcı ifadelere dayanarak test etmek gerekir.
2
Seçeneklerde yer alan yargıları öncül cümledeki anlam sınırlarıyla karşılaştırarak aşırı genelleme veya öznel yorum içeren ifadeleri elemek.
Avrupalıların keşif kaynakları, harita tekniklerinin karşılaştırılması veya mutlak en ileri düzeyde olma iddialarının cümlede karşılık bulmadığının görülmesi.
Metinde doğrudan verilmeyen, öznel tahmin veya aşırı genellemeler kesin yargı olarak kabul edilemez.
3
'Henüz tamamen keşfetmediği' ifadesinden yola çıkarak Güney Amerika kıyılarının keşif durumunu analiz etmek.
Keşfin başladığı ancak henüz tamamlanmadığı bilgisinin doğrudan çıkarılması.
Bu çıkarım, cümlede doğrudan belirtilen niteleyici durumla tam bir anlamsal örtüşme göstermektedir.

Key Concept

Cümleden Yargı Çıkarma ve Anlam Sınırlandırma
Estimated Time:2m 0s
Question 497Question

(I) Çay bitkisi; nemli ve ılıman iklimleri seven, yaprakları her mevsim yeşil kalan çok yıllık bir çalı türüdür. (II) Doğu Karadeniz Bölgesi'nin bol yağış alan eğimli yamaçları, bu bitkinin ülkemizde en verimli şekilde yetiştirildiği alanların başında gelir. (III) Çayın kaliteli bir şekilde büyümesi için asidik özellik taşıyan, humus yönünden zengin toprak yapısı oldukça önemlidir. (IV) Bizim kültürümüzde ise çay; sadece bir içecek olmaktan öte, günün her saatinde insanları bir araya getiren sosyal bir bağdır. (V) Misafirperverliğin ve dost sohbetlerinin vazgeçilmez bir simgesi olan bu içecek, kendine has ince belli bardaklarda servis edilir. (VI) Sabah kahvalt��larından akşam oturmalarına kadar hayatın merkezinde yer alan çay, Türk toplumunda güçlü bir gelenek oluşturmuştur.

Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?

Show answer & explanation

Answer: IV

Answer

İkinci paragraf dördüncü cümle ile başlar.
Dördüncü cümleye kadar çay bitkisinin fiziksel ve tarımsal özelliklerinden bahsedilirken, bu cümleden itibaren çayın Türk kültüründeki sosyal ve simgesel rolüne geçilmiştir. Konunun yönü değiştiği için ikinci paragraf dördüncü cümleyle başlar.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerin konularını belirleme
İlk üç cümlede (I, II, III) çay bitkisinin botanik yapısı, yetiştiği coğrafi bölge ve toprak özellikleri ele alınmaktadır. Dördüncü cümleden (IV) itibaren ise çayın Türk kültüründeki yeri, sosyal işlevi ve geleneksel değeri anlatılmaya başlanmıştır.
Paragrafı ikiye bölmek için konunun yön değiştirdiği, yeni bir konuya veya bakış açısına geçilen ilk cümleyi tespit etmek gerekir.
2
Geçiş ve bağlantı unsurlarını kontrol etme
Dördüncü cümledeki 'Bizim kültürümüzde ise çay...' ifadesi, önceki cümlelerdeki tarımsal konuyu geride bırakıp yeni bir temanın (kültürel boyut) başladığını gösteren bağımsız bir giriş cümlesi niteliğindedir.
Yeni paragrafın ilk cümlesi kendinden önceki cümlelere yapısal olarak doğrudan bağlı olmamalı, yeni bir konunun başlangıcı olduğunu hissettirmelidir.

Key Concept

Paragrafı ikiye bölme sorularında yazarın konuyu işleme biçimindeki bakış açısı değişikliği veya yeni bir alt konuya geçiş anı belirlenir. İkinci paragrafın ilk cümlesi, kendinden önceki yargıların devamı olmayan, bağımsız bir giriş cümlesi niteliğindedir.
Question 498Question

Aşağıda verilen paragrafları, içerdikleri anlatım biçimlerinin temel özellikleriyle eşleştiriniz. Hangi paragraf hangi anlatım biçimiyle eşleşmelidir?

Click a left item, then click its matching right item

Items

Bal arıları, kovan dışındaki besin kaynaklarının yerini diğer arılara bildirmek için özel bir dans yaparlar. 'Sallantı dansı' adı verilen bu hareketler zinciriyle besinin kovana olan uzaklığı ve güneşin konumuna göre açısı tam olarak aktarılır. Bu yöntemle arılar, kilometrelerce uzaktaki çiçeklerin yerini kolayca bulabilirler.
Köyün hemen girişinde, yılların yorgunluğunu taşıyan ahşap bir değirmen yükseliyordu. Çatısındaki kırık kiremitlerin arasından yeşil otlar fırlamış, eskiyen çarkı yosunla kaplanmıştı. Değirmenin hemen altından akan berrak dere, etrafa soğuk su damlacıkları saçarak kıvrıla kıvrıla ovaya doğru süzülüyordu.
Kimi yazarlar, sanatın yalnızca toplumun sorunlarını yansıtması gerektiğini savunur. Ancak bu görüşe katılmak mümkün değildir. Sanat, her şeyden önce estetik bir zevk uyandırmayı hedeflemelidir. Toplumsal yarar kaygısı gütmeyen bir eser, sadece güzel olduğu için bile varlığını hak eder ve insana bambaşka dünyaların kapısını aralar.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Bal arılarının iletişimini anlatan birinci paragraf açıklama; ahşap değirmeni tasvir eden ikinci paragraf betimleme; sanatın işlevine dair bir tezi çürüten üçüncü paragraf ise tartışma anlatım biçimiyle eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede birinci paragraf nesnel bilgi sunduğu için açıklamayla; ikinci paragraf durağan sahneleri niteleyici sözcüklerle resmettiği için betimlemeyle; üçüncü paragraf ise karşıt bir görüşü çürütmeye odaklandığı için tartışmayla eşleşmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Birinci paragrafın amacını ve dil özelliklerini belirleyiniz.
Paragrafta bal arılarının sallantı dansı adı verilen yöntemle besin yerlerini nasıl bildirdiği nesnel bir dille açıklanmış ve okuyucuya bilgi verilmiştir. Bu nedenle bu metin açıklama anlatım biçimiyle eşleşir.
Okuyucuyu bir konu hakkında bilgilendirmeyi amaçlayan metinlerin açıklayıcı anlatımla yazıldığını bilmek.
2
İkinci paragrafın amacını ve dil özelliklerini belirleyiniz.
Paragrafta ahşap değirmen, kırık kiremitler, yosunlu çark ve akan dere gibi unsurlar niteleyici sıfatlarla verilerek okuyucunun zihninde bir resim oluşturulmuştur. Bu nedenle bu metin betimleme anlatım biçimiyle eşleşir.
Varlıkların ayırt edici özelliklerinin kelimelerle resmedilmesinin betimleme olduğunu fark etmek.
3
Üçüncü paragrafın amacını ve dil özelliklerini belirleyiniz.
Yazar, 'sanatın sadece toplumun sorunlarını yansıtması gerektiği' düşüncesine karşı çıkıp kendi estetik sanat anlayışını savunarak okuyucuyu ikna etmeye çalışmıştır. Bu nedenle bu metin tartışma anlatım biçimiyle eşleşir.
Yerleşik bir görüşü çürütüp kendi düşüncesini kanıtlama amacının tartışmacı anlatıma ait olduğunu saptamak.

Key Concept

Paragraftaki anlatım biçimlerinin işlevlerini ve ayırt edici özelliklerini kavrama.
Estimated Time:1m 30s
Question 499Question

Aşağıdaki cümlelerde tırnak içinde verilen ifadeleri, cümledeki anlam özelliklerine göre sağdaki kavramlarla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Karşılaştığı her zorluk karşısında 'soğukkanlılığını' korumayı başarırdı.
Rüzgârda dalgalanan 'bayrak', gökyüzünün mavisini süslüyordu.
Yaptığı 'çiğ' espriler salondaki tüm misafirlerin canını sıkmıştı.
Yıllarca içinde biriktirdiği 'öfke' barajını sonunda yıktı.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Karşılaştığı her zorluk karşısında 'soğukkanlılığını' korumayı başarırdı ifadesi Soyut Anlam ile; Rüzgârda dalgalanan 'bayrak', gökyüzünün mavisini süslüyordu ifadesi Somut Anlam ile; Yaptığı 'çiğ' espriler salondaki tüm misafirlerin canını sıkmıştı ifadesi Soyutlama ile; Yıllarca içinde biriktirdiği 'öfke' barajını sonunda yıktı ifadesi Somutlama ile eşleşir.
Doğru eşleştirmede; 'soğukkanlılık' soyut kavramı, 'bayrak' somut varlığı, 'çiğ' kelimesinin anlam genişlemesiyle soyut bir anlama bürünmesi soyutlamayı, 'öfke' gibi soyut bir duygunun baraj gibi somut bir nesneyle aktarılması ise somutlamayı karşılar.

Step-by-Step Solution

1
İlk cümlenin tırnak içindeki ifadesini analiz etmek
'soğukkanlılığını' kelimesinin soyut anlamlı olduğu belirlenir.
Sözcük, herhangi bir duyu organıyla algılanamayan duygusal/zihinsel bir durumu belirtmektedir.
2
İkinci cümlenin tırnak içindeki ifadesini analiz etmek
'bayrak' kelimesinin somut anlamlı olduğu belirlenir.
Bayrak, beş duyu organından en az biriyle (görme, dokunma) algılanabilen fiziksel bir nesnedir.
3
Üçüncü cümlenin tırnak içindeki ifadesini analiz etmek
'çiğ' kelimesinin soyutlama örneği olduğu belirlenir.
Normalde tat alma duyusuyla algılanan somut 'çiğ' kelimesi, cümle içinde 'yersiz, kaba' anlamında soyut bir durumu ifade etmek üzere soyutlaşmıştır.
4
Dördüncü cümlenin tırnak içindeki ifadesini analiz etmek
'öfke' kelimesinin baraj benzetmesiyle somutlandığı belirlenir.
Soyut bir duygu olan öfkenin biriktirilmesi ve barajının yıkılması, onu somut bir nesne gibi zihinde canlandırmayı sağlayarak somutlama oluşturur.

Key Concept

Somut ve soyut anlamlı sözcüklerin tespiti ile somutlama ve soyutlama olaylarının ayırt edilmesi.
Estimated Time:2m 0s
Question 500Question

Tarih boyunca müzik, yalnızca bir sanat dalı ve eğlence aracı olarak görülmemiş; insan ruhunu ve bedenini iyileştirici gücüyle tıp alanında da kullanılmıştır. Özellikle İslam dünyasında Farabi, müziğin insan psikolojisi üzerindeki etkilerini derinlemesine inceleyen ilk bilim insanlarından biridir. Farabi, geliştirdiği makam sistemi sayesinde farklı müzik tonlarının insan ruhunda farklı duygusal durumlar uyandırdığını keşfetmiştir. Örneğin, rast makamının neşe ve huzur verdiğini, nihavent makamının ise sakinleştirici bir etkiye sahip olduğunu belirtmiştir. Onun bu çalışmaları, Osmanlı döneminde darüşşifalarda ruhsal hastalıkların tedavisinde müzikten yararlanılmasının yolunu açmıştır. Günümüzde de modern psikolojide müzik terapi, geleneksel tıbbın sunduğu bu köklü birikimden yararlanarak bireyin zihinsel sağlığını desteklemek amacıyla aktif olarak uygulanmaktadır.

Bu parçadan müzik terapi ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Show answer & explanation

Answer: Geleneksel darüşşifalarda uygulanan müzik terapisinin, modern tedavi yöntemlerine kıyasla daha hızlı ve kalıcı çözümler sunduğuna

Answer

Geleneksel darüşşifalarda uygulanan müzik terapisinin, modern tedavi yöntemlerine kıyasla daha hızlı ve kalıcı çözümler sunduğuna
Doğru cevap olan seçenekte geleneksel darüşşifalarda uygulanan müzik terapisinin modern yöntemlerden daha hızlı ve kalıcı çözümler sunduğu belirtilmiştir. Ancak paragrafta geleneksel yöntemler ile modern psikoloji yöntemleri arasında bu yönde niteliksel veya niceliksel bir etkililik karşılaştırması yapılmamıştır. Dolayısıyla bu yargıya parçadan ulaşılamaz.

Step-by-Step Solution

1
Paragrafın ilk cümlesi analiz edilir.
Müziğin eğlence dışında tıp alanında da kullanıldığı belirlenir.
Müziğin sadece eğlence amacıyla sınırlı kalmayıp şifa verici yönüyle de tıp alanında kendine yer bulduğu yargısı doğrulanır.
2
Farabi ile ilgili cümleler incelenir.
Farabi'nin bu alandaki ilk temsilcilerden biri olduğu ve makamların farklı hisler uyandırdığı bilgisi çıkarılır.
Farabi'nin öncü rolü ve makam sisteminin duygusal yansımalarıyla ilgili seçeneklerin doğruluğu kontrol edilir.
3
Paragrafın son cümleleri incelenerek günümüzdeki ve Osmanlı'daki yansımaları değerlendirilir.
Osmanlı darüşşifalarındaki uygulamalar ve modern psikolojinin bu geleneksel birikimden faydalandığı anlaşılır.
Geçmişteki uygulamaların günümüz modern psikoloji çalışmalarına kaynaklık ettiği doğrulanır.
4
Kalan seçenek ile paragraf karşılaştırılır.
Geleneksel yöntemlerin modern yöntemlerden daha hızlı ve kalıcı çözümler sunduğuna dair hiçbir karşılaştırma veya bilgi bulunmadığı görülür.
Metinde yer almayan bu yargının doğru cevap olduğu belirlenir.

Key Concept

Paragrafta Yardımcı Düşünceler
PreviousPage 25 / 338Next