All practice questions
6755 questions
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir 'varsayım' söz konusudur?
(I) Postmodern roman; geleneksel anlatı kalıplarını yıkarak okuru kurmacanın bir parçası hâline getiren ve gerçeklik algısını çoğullaştıran bir edebiyat türüdür. (II) Bu türün yazarları, modernizmin biçimsel yeniliklerinden yararlanmakla birlikte anlatıda üstkurmacaya diğer tekniklere kıyasla çok daha geniş bir alan açarlar. (III) Okurun zihnini sürekli uyanık tutmak amacıyla kurgulanan bu metinlerde, yazarın anlatının kurmaca olduğunu açıkça itiraf ettiği sahnelerle karşılaşabiliriz. (IV) Bir an için yazarın bizi tamamen kurgusal bir labirentte başıboş bıraktığını ve çıkış yolunu göstermediğini düşünelim. (V) Eleştirmenler, bu tür romanların okuru edilgen bir alıcı olmaktan kurtarıp metnin kurucu ortağı hâline getirdiğini sıklıkla dile getirirler.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
(I) Müzeler; insanlığın maddi ve manevi mirasını araştırmak, korumak, sergilemek ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla kurulan, kâr amacı gütmeyen köklü kurumlardır. (II) Tarih boyunca özel saray koleksiyonlarının kapalı kapıları ardında şekillenen bu yapılar, modernleşme süreciyle birlikte toplumun her kesimine açık kamusal alanlar hâline gelmiştir. (III) Klasik müzecilik kuramında nesne odaklı bir sergileme yöntemi esas alınırken, ziyaretçinin rolü yalnızca sergilenen nesneleri uzaktan ve edilgen bir biçimde izlemekle sınırlıdır. (IV) Zamanla eğitimsel işlevlerin ön plana çıkmasıyla bu geleneksel yaklaşım sarsılmış; müzenin ağırlık merkezi, nesnelerin kendisinden ziyaretçinin müzede geçirdiği zamanın niteliğine kaymıştır. (V) Günümüzde müzeler artık sadece nadir eserlerin muhafaza edildiği birer depo olmaktan çıkıp atölyelerin, bilimsel söyleşilerin ve sanatsal etkinliklerin gerçekleştirildiği yaşayan öğrenme merkezlerine dönüşmüştür. (VI) Hatta bazı çağdaş müzeler, sanal gerçeklik teknolojileri ve interaktif paneller aracılığıyla ziyaretçiyi sergi kurgusunun doğrudan bir parçası hâline getirmektedir.
Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
Klasik Türk musikisinin vazgeçilmez unsurlarından biri olan ney, yalnızca belirli bir kamış türünden üretilen ve icrası en güç nefesli sazlar arasında yer alan bir çalgıdır.
Bu cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?
Yavaş gazetecilik, hızın ve anlık tüketimin kutsandığı dijital çağda, haberin derinliğini ve güvenirliğini yeniden tesis etmeyi amaçlayan alternatif bir medya hareketidir. Geleneksel gazeteciliğin derinlemesine araştırma, doğrulama ve bağlam oluşturma gibi temel ilkelerine geri dönüşü savunur. Bu akım, sansasyonel manşetler ve tıklama tuzağı yerine olayların arka planına, toplumsal etkilerine ve insan hikâyelerine odaklanır. Hızlı haberciliğin yarattığı bilgi kirliliğini ve dezenformasyonu engellemek amacıyla, haber üretim süreçlerindeki zaman baskısını reddeder. Böylece okura, yalnızca ne olduğunu değil, yaşananların neden ve nasıl gerçekleştiğini kavratmayı hedefler. Yavaş gazetecilik, medyanın ticari kaygılarla yitirdiği saygınlığı ve okurla kurduğu güven ilişkisini uzun vadede tekrar inşa etmenin yegâne yolu olarak görülmektedir.
Bu parçadan "yavaş gazetecilik" akımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
Antik Yunan'da sadece site devletlerinin aristokrat sınıfına mensup erkeklerinin katılabildiği felsefe tartışmalarının, Helenistik Dönem'le birlikte ilk kez farklı sosyal statüden ve coğrafyalardan gelen bireylerin de dahil olduğu kozmopolit bir nitelik kazandığı g��rülmektedir.
Buna göre, Helenistik Dönem öncesinde site devletlerinin coğrafi sınırları dışında yaşayan aristokrat erkeklerin de felsefe tartışmalarına katılma hakkının bulunduğu yargısı doğru mudur?
Aşağıdaki parçada bir yazma eser restoratörünün (kitap onarımcısı) iç dünyasına dair bazı ifadeler yer almaktadır. Bu parçadan hareketle sol sütunda verilen durumları, sağ sütundaki uygun duygu ve karakter özellikleri ile eşleştiriniz.
"Bir kitabın zamana yenik düşmüş, sararmış sayfalarına dokunurken geçmişin sesini duyar gibi olurum. Yüzlerce yıllık bir yazmanın yırtılan kenarını sabırla bir araya getirirken parmaklarımın ucundaki o kırılgan doku, bana insan ömrünün de ne denli geçici olduğunu fısıldar; bu yüzden her lifi yerleştirirken sanki kendi hayatımın dağınık parçalarını düzeltiyormuşum gibi derin bir ürperti kaplar içimi. Ancak bazen öyle sayfalarla karşılaşıyorum ki mürekkebi dağılmış, yazıları silinmiş... Onları ilk günkü ihtişamına kavuşturamadığımda, tarihin bir parçasını sonsuza dek yitirmenin verdiği o ağır çaresizliği iliklerime kadar hissediyorum. Yine de her sabah bu tozlu atölyenin kapısını araladığımda, masanın üzerinde beni bekleyen o yıpranmış sayfaların kokusu içimde tarifi imkânsız bir yaşama sevinci uyandırıyor; sanki her kurtarılmış kelimeyle zamana karşı küçük ama anlamlı bir zafer kazanıyorum."
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Aşağıdaki parçada numaralanmış cümleler ile bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşünceleri eşleştiriniz.
Metin:
(I) Jean Baudrillard'ın simülasyon kuramı, çağdaş toplumda gerçeğin yerini temsillerin ve işaretlerin aldığını savunarak simülasyon evreninde kökeni olmayan bir gerçekliğin egemen olduğunu belirtir. (II) Bu süreçte medya ve kitle iletişim araçları, nesnel gerçekliği aşındırarak bireyleri yapay bir biçimde kurgulanmış "hipergerçeklik" dünyasına hapseder. (III) Bireyler, imajlar ile gerçek arasındaki sınırı ayırt edemez hâle geldiklerinde, tüketim kültürü tarafından sunulan göstergeleri doğrudan arzulanması gereken asli ihtiyaçlar olarak kabul ederler. (IV) Böylece toplumsal yaşam, kendi özgün referans noktalarını tamamen yitirerek sadece kendi kendini üreten ve taklit eden göstergeler sisteminin döngüsel bir yansımasına dönüşür.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcükleri, cümledeki kullanımına göre taşıdıkları anlam özellikleriyle (nicel/nitel) eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Güneşli bir nisan sabahı, köyün (I) sırtlarında yeni açan çiçeklerin kokusu etrafa yayılıyordu. Bahçedeki kuyudan (II) çekilen su buz gibi soğuktu. Yolun kenarında biriken (III) kuru yapraklar rüzgarla savruluyordu. Evin kapısına (IV) dayanan odunlar yakılmak üzere içeri taşındı. Ancak tüm bu hazırlıklara rağmen içindeki o (V) karanlık hissi bir türlü dağıtamıyordu.
Bu parçada numaralanmış sözcüklerden hangisi mecaz anlamıyla kullanılmıştır?
Aşağıdaki parçada Antarktika buzullarındaki mikroplastik birikiminin etkileri ele alınmıştır:
(I) Antarktika’nın insan yerleşiminden uzak, el değmemiş buzullarında yürütülen güncel bilimsel çalışmalar, bu izole coğrafyanın küresel atmosferik hareketler aracılığıyla taşınan mikroplastik partiküllerinin birikim alanına dönüştüğünü kanıtlamaktadır. (II) Yüzeydeki taze kar katmanlarında saptanan mikroskobik boyutlu bu sentetik lifler, güneş ışınımını yansıtma kapasitesini (albedo) düşürerek ısıyı hapsetmekte ve buzul erimelerini tetiklemektedir. (III) Eriyen kütlelerden okyanus sularına karışan bu kirleticiler, denizel besin ağının birincil üreticileri ve tüketicileri konumundaki kriller tarafından besin olarak algılanıp bünyelerine alınmaktadır. (IV) Sindirim sistemlerinde mikroplastik biriken krillerle beslenen balinalar, foklar ve penguenler gibi üst trofik düzeydeki canlılar ise bu yapay maddeleri vücutlarına alarak sistemik ve fizyolojik hasarlarla karşı karşıya kalmaktadır.
Buna göre, parçada numaralanmış cümleleri, bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşüncelerle eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Yazma eylemi, çoğu zaman yazarın kendi iç dünyasında başlattığı bir kazı çalışmasıdır. Ancak bu kazı, yalnızca kişisel anıların veya bireysel duygu durumlarının gün yüzüne çıkarılmasıyla sınırlı kalmaz. Sanatçı, kendi ruhunun derinliklerine indikçe aslında insanlığın ortak hafızasına, kolektif bilincin tortularına ulaşır. Bireysel olandan yola çıkarak evrensel bir insan gerçeğine ulaşma çabası, edebiyatı sadece bir iç dökme aracı olmaktan kurtarıp toplumsal bir bellek nesnesine dönüştürür. Dolayısıyla nitelikli bir yapıt, yazarın kendi sınırlarını aşarak okurun zihninde yeni köprüler kurabildiği ölçüde kalıcılığı yakalar. Yazarın odasında fısıldadı��ı bir sırrın, çağları ve coğrafyaları aşarak tüm insanlığın ortak çığlığı hâline gelmesi bundandır.
Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?
Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcükleri, cümledeki anlam özellikleri bakımından sağdaki uygun kavramlarla eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Aşağıdaki cümlelerde geçen "sırt" sözcüklerini, kazandıkları anlam özellikleri ve işlevleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
(I) Nöroplastisite sayesinde insan beyninin ömür boyu yeni sinaptik bağlar kurabildiği keşfedildiği için eğitim dünyasında geleneksel öğrenme modelleri sorgulanmaya başlanmıştır. (II) Araştırmacılar, zihinsel esnekliğin sınırlarını tam olarak belirlemek amacıyla farklı yaş gruplarından katılımcılarla uzun soluklu deneyler yürütmektedir. (III) Elde edilen bulgular, zihnin yeni deneyimlerle uyarılmasının zekâ katsayısını doğrudan etkilediğini açıkça ortaya koymaktadır. (IV) Ne var ki öğrenilen teorik bilgilerin zihinde kalıcı bilişsel şemalara dönüşmesi, bu bilgilerin günlük problem çözme süreçlerinde aktif olarak kullanılmasına bağlıdır. (V) Bu doğrultuda hazırlanan yeni eğitim programlarının yaygınlaşmasıyla birlikte bireysel öğrenme hızının da önemli ölçüde artacağı öngörülmektedir.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde eylemin gerçekleşmesi bir koşula bağlanmıştır?
Cümle: Mariana Çukuru'nun en derin noktası olan Challenger Çukuru'na yönelik ilk insanlı dalış ancak 1960 yılında gerçekleştirilebilmiştir.
Buna göre, '1960 yılından önce Challenger Çukuru'na insanlı bir dalış yapılmamıştır.' yargısı bu cümleden kesin olarak çıkarılabilecek doğru bir yargı mıdır?
Kütüphanenin loş köşesinde oturan araştırmacı, elindeki eski kitabın yıpranmış (I)metnini yavaşça okuyordu. Masanın üzerinde duran lambanın ışığı, odadaki karanlığı (II)yaran ince bir hat oluşturmuştu. Kitaplığın en üst rafında, tozlu kutuların arkasına gizlenmiş çekmecenin (III)kilidini paslanmış gördü. Çekmeceyi açmak için anahtarın (IV)dilini yuvaya dikkatlice uydurmaya çalıştı. Kilit büyük bir gürültüyle açılırken araştırmacının içindeki heyecan dalgası iyice (V)köpürmüştü.
Bu parçada numaralanmış sözcüklerden hangisi, temel anlamıyla şekilsel veya işlevsel bir benzerlik ilişkisi korunarak yeni bir varlığı karşılayacak biçimde (yan anlamda) kullanılmıştır?
Japon kâğıt katlama sanatı origami, geleneksel olarak yapıştırıcı ve makas kullanmadan sadece katlama yöntemleriyle çeşitli formlar oluşturmaya dayanır. Bu sanatın kökeni, kâğıdın ilk üretildiği ve dinsel törenlerde kullanıldığı dönemlere kadar uzanır. Modern dünyada origami sadece sanatsal bir uğraş değil, aynı zamanda mühendislikten tıbba kadar pek çok alanda problem çözme yöntemi olarak kullanılmaktadır. Örneğin, uzay araştırmalarında güneş panellerinin katlanıp uzayda açılması tasarımlarında origamiden faydalanılmaktadır. Ayrıca çocuklarda el-göz koordinasyonunu ve geometrik düşünme becerisini geliştirdiği için eğitimde de önemli bir yere sahiptir.
Bu parçada origami ile ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
(I) Gençlik yıllarının tatlı anıları, albümlerdeki eski fotoğraflarla yeniden canlandı. (II) Zamanın acımasızca akıp gitmesi, üzerimizdeki sorumlulukları daha da artırıyor. (III) Zihnindeki tüm kuşkuları bir kenara bırakıp sadece işine odaklanmaya karar verdi. (IV) İçini kaplayan o sinsi korkuyu nihayet kapı dışarı etmeyi başarmıştı. (V) Olaylara her zaman mantık çerçevesinden bakması, onun en güçlü yönüydü.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde soyut bir kavram somutlaştırılarak (somutlama) anlatılmıştır?
Gelişen teknoloji ve dijitalleşmeyle birlikte kütüphanelerin sadece kitapların depolandığı ve sessizce ödünç alındığı geleneksel mekânlar olduğu yönündeki klasik anlayış hızla değişmektedir. Günümüzde modern kütüphaneler; zengin dijital veri tabanlarına erişim imkânı sunan, atölyeler ve kültürel söyleşiler gibi çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapan dinamik birer sosyal etkileşim merkezine dönüşmüştür. İnternetin bilgi kirliliğini beraberinde getirdiği bu çağda, kütüphanelerin sunduğu uzman rehberliği ve güvenilir araştırma ortamı, onları bireyler için hâlâ vazgeçilmez birer sığınak yapmaktadır. Dolayısıyla kütüphaneler, fiziksel sınırlarını aşarak çağın sosyal ve teknolojik gereksinimlerine göre kendini yeniden konumlandırmaktadır.
Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?