All practice questions

6755 questions

Question 561Question

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir 'varsayım' söz konusudur?

Show answer & explanation

Answer: Tut ki sınavdan istediğin puanı alamadın, geleceğe yönelik alternatif planların nelerdir?

Answer

Tut ki sınavdan istediğin puanı alamadın, geleceğe yönelik alternatif planların nelerdir?
Varsayım, henüz gerçekleşmemiş bir durumu geçici bir süre için gerçekleşmiş gibi kabul edip ona göre düşünmektir. Seçeneklerde geçen 'Tut ki sınavdan istediğin puanı alamadın...' cümlesindeki 'tut ki' ifadesi, sınav sonucunun henüz kesinleşmediği bir durumda olumsuz bir olasılığı gerçekleşmiş kabul ederek soru yönelttiği için net bir varsayım bildirmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerdeki anlam özelliklerini belirlemek için anahtar kelimeleri inceleyin.
'Tut ki' ifadesinin gerçekleşmemiş bir durumu gerçekleşmiş kabul etmeye yarayan bir varsayım kalıbı olduğu belirlenir.
Varsayım anlamını taşıyan cümleler genellikle 'tut ki', 'diyelim ki', 'farz edelim' gibi ifadelerle kurulur.
2
Diğer seçeneklerdeki cümlelerin anlam ilişkilerini analiz ederek eleme yapın.
Amaç-sonuç, neden-sonuç, dolaylı anlatım ve öneri/gereklilik anlamı taşıyan seçenekler elenir.
Soruda istenen kavramın sadece tek bir seçenekte bulunduğunu kesinleştirmek için tüm seçeneklerin elenmesi gerekir.

Key Concept

Varsayım Cümleleri
Question 562Question

(I) Postmodern roman; geleneksel anlatı kalıplarını yıkarak okuru kurmacanın bir parçası hâline getiren ve gerçeklik algısını çoğullaştıran bir edebiyat türüdür. (II) Bu türün yazarları, modernizmin biçimsel yeniliklerinden yararlanmakla birlikte anlatıda üstkurmacaya diğer tekniklere kıyasla çok daha geniş bir alan açarlar. (III) Okurun zihnini sürekli uyanık tutmak amacıyla kurgulanan bu metinlerde, yazarın anlatının kurmaca olduğunu açıkça itiraf ettiği sahnelerle karşılaşabiliriz. (IV) Bir an için yazarın bizi tamamen kurgusal bir labirentte başıboş bıraktığını ve çıkış yolunu göstermediğini düşünelim. (V) Eleştirmenler, bu tür romanların okuru edilgen bir alıcı olmaktan kurtarıp metnin kurucu ortağı hâline getirdiğini sıklıkla dile getirirler.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Show answer & explanation

Answer: III. cümlede, yargı gerekçesiyle birlikte verilmiştir.

Answer

Üçüncü cümlede gerekçe belirtildiği ifadesi söylenemez, çünkü bu cümlede amaç-sonuç ilişkisi kurulmuştur.
Üçüncü cümlede yer alan 'Okurun zihnini sürekli uyanık tutmak amacıyla...' ifadesi, eylemin hangi hedef doğrultusunda yapıldığını bildiren bir amaç-sonuç ilişkisidir. Cümlede yargının gerçekleşme gerekçesi (nedeni) verilmemiştir. Dolayısıyla bu cümleyle ilgili yapılan belirleme yanlıştır ve söylenemez.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki cümlelerin anlamsal özelliklerini tek tek analiz etmek.
Cümlelerin taşıdığı kavramlar belirlenir: I. cümle tanım, II. cümle karşılaştırma, III. cümle amaç-sonuç, IV. cümle varsayım, V. cümle dolaylı anlatım içermektedir.
Seçeneklerdeki belirlemelerin doğruluğunu denetlemek için her cümlenin anlamsal yapısını ortaya koymak gerekir.
2
Neden-sonuç (gerekçe) ve amaç-sonuç kavramları arasındaki farkı sorgulamak.
III. cümlede yer alan 'Okurun zihnini sürekli uyanık tutmak amacıyla...' ifadesinin bir neden değil, ulaşılmak istenen bir hedef yani amaç bildirdiği tespit edilir.
YKS Türkçe sınavlarında amaç-sonuç ile neden-sonuç (gerekçe) ilişkilerinin karıştırılması yaygın bir yanılgıdır.
3
Diğer cümlelerin anlam özelliklerini doğrulayarak yanlış seçeneği kesinleştirmek.
I. cümlede 'nedir' sorusuna yanıt veren bir tanım yapıldığı, II. cümlede kıyaslama yapıldığı, IV. cümlede varsayım kullanıldığı ve V. cümlede dolaylı aktarım yapıldığı teyit edilir. Böylece gerekçe bildirdiği iddia edilen seçeneğin söylenemez olduğu kesinleşir.
Diğer seçeneklerin doğruluğundan emin olunarak çeldiriciler elenir.

Key Concept

Cümlede Kavramlar (Tanım, Karşılaştırma, Varsayım, Olasılık, Doğrudan ve Dolaylı Anlatım)
Question 563Question

(I) Müzeler; insanlığın maddi ve manevi mirasını araştırmak, korumak, sergilemek ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla kurulan, kâr amacı gütmeyen köklü kurumlardır. (II) Tarih boyunca özel saray koleksiyonlarının kapalı kapıları ardında şekillenen bu yapılar, modernleşme süreciyle birlikte toplumun her kesimine açık kamusal alanlar hâline gelmiştir. (III) Klasik müzecilik kuramında nesne odaklı bir sergileme yöntemi esas alınırken, ziyaretçinin rolü yalnızca sergilenen nesneleri uzaktan ve edilgen bir biçimde izlemekle sınırlıdır. (IV) Zamanla eğitimsel işlevlerin ön plana çıkmasıyla bu geleneksel yaklaşım sarsılmış; müzenin ağırlık merkezi, nesnelerin kendisinden ziyaretçinin müzede geçirdiği zamanın niteliğine kaymıştır. (V) Günümüzde müzeler artık sadece nadir eserlerin muhafaza edildiği birer depo olmaktan çıkıp atölyelerin, bilimsel söyleşilerin ve sanatsal etkinliklerin gerçekleştirildiği yaşayan öğrenme merkezlerine dönüşmüştür. (VI) Hatta bazı çağdaş müzeler, sanal gerçeklik teknolojileri ve interaktif paneller aracılığıyla ziyaretçiyi sergi kurgusunun doğrudan bir parçası hâline getirmektedir.

Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?

Show answer & explanation

Answer: III

Answer

İkinci paragraf III. cümle ile başlar.
Paragrafın ilk iki cümlesinde müzelerin tanımı, amacı ve tarihsel süreçte saray koleksiyonlarından kamusal alanlara dönüşmesi gibi kurumsal ve sosyolojik gelişim süreci ele alınmıştır. III. cümleden itibaren ise konunun yönü değişmiş; müzelerin toplumsal statüsünden ziyade, sergileme felsefesi ile ziyaretçi arasındaki ilişki ve bu konudaki yaklaşımların değişimi anlatılmaya başlanmıştır. Dolayısıyla yeni bir paragrafın III. cümleyle başlatılması gerekmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Metindeki tüm cümleler sırasıyla okunarak her birinin ana fikri ve odaklandığı konu belirlenir.
İlk iki cümle müzelerin tanımı, amacı ve tarihsel/kurumsal dönüşümünü ele almaktadır. III. cümleden itibaren ise sergileme felsefesi ve ziyaretçi-eser ilişkisine geçildiği görülmektedir.
Paragrafı ikiye bölme sorularında her paragrafın kendi içinde konu bütünlüğü taşıması gerekir.
2
Konunun yönünün veya bakış açısının değiştiği ilk cümle tespit edilir.
III. cümle, klasik müzecilik kuramındaki sergileme ve ziyaretçi ilişkisini tanımlayarak yeni bir konuyu başlatmaktadır. IV, V ve VI. cümleler de bu yeni konunun (modern ve çağdaş müzecilik yaklaşımlarının) devamı niteliğindedir.
İkinci paragrafın ilk cümlesi, yeni bir konunun veya konunun tamamen farklı bir boyutunun giriş cümlesi olmak zorundadır.

Key Concept

Paragrafı ikiye bölme sorularında anahtar nokta, düşüncenin yönünün değiştiği, yeni bir konunun veya konunun farklı bir yönünün giriş cümlesi niteliğinde olan ilk cümleyi bulmaktır.
Estimated Time:2m 0s
Question 564Question

Klasik Türk musikisinin vazgeçilmez unsurlarından biri olan ney, yalnızca belirli bir kamış türünden üretilen ve icrası en güç nefesli sazlar arasında yer alan bir çalgıdır.

Bu cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Neyin üretiminde kullanılan hammadde belirli bir kamış türüyle sınırlıdır.

Answer

Neyin üretiminde kullanılan hammadde belirli bir kamış türüyle sınırlıdır.
Cümlede geçen 'yalnızca belirli bir kamış türünden üretilen' ifadesi, neyin üretiminde kullanılan ham maddenin başka bir çeşitle ikame edilemeyeceğini ve sadece o kamış türüyle sınırlandırıldığını kesin olarak ortaya koymaktadır. Bu nedenle neyin üretiminde kullanılan hammaddenin belirli bir kamış türüyle sınırlı olduğu yargısı doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
Öncül cümlesindeki anahtar kelimeleri ve anlam sınırlandırmalarını belirleme
Cümledeki 'yalnızca' edatı ney yapımında kullanılan kamış türüne sınır getirmekte, 'arasında' ifadesi ise neyin en zor nefesli çalgılardan sadece biri olduğunu göstermektedir.
Kesin yargı sorularında sınırlandırıcı sözcüklerin anlam kapsamını belirlemek seçenekleri doğru elemek için şarttır.
2
Seçenekleri cümledeki ifadelerle karşılaştırarak aşırı genelleme ve öznel yorumları eleme
Neyin en zor çalgı olduğu, en önemli çalgı olduğu veya kullanılan kamışın sadece neye özel olduğu gibi iddiaların cümleyi aştığı görülür.
Cümle dışı bilgilerin veya sınırları aşan yorumların yanlış seçenek olduğunu doğrulamak için bu karşılaştırma yapılır.
3
Doğru seçeneği belirleme
Cümledeki 'yalnızca belirli bir kamış türünden üretilen' ifadesinin 'hammadde belirli bir kamış türüyle sınırlıdır' yargısını doğrudan ve kesin olarak karşıladığı görülür.
Cümleden hiçbir ek yoruma ihtiyaç duymaksızın doğrudan çıkan anlamın doğrulanması hedeflenir.

Key Concept

Cümleden Yargı Çıkarma ve Anlam Sınırlandırma
Estimated Time:50s
Question 565Question

Yavaş gazetecilik, hızın ve anlık tüketimin kutsandığı dijital çağda, haberin derinliğini ve güvenirliğini yeniden tesis etmeyi amaçlayan alternatif bir medya hareketidir. Geleneksel gazeteciliğin derinlemesine araştırma, doğrulama ve bağlam oluşturma gibi temel ilkelerine geri dönüşü savunur. Bu akım, sansasyonel manşetler ve tıklama tuzağı yerine olayların arka planına, toplumsal etkilerine ve insan hikâyelerine odaklanır. Hızlı haberciliğin yarattığı bilgi kirliliğini ve dezenformasyonu engellemek amacıyla, haber üretim süreçlerindeki zaman baskısını reddeder. Böylece okura, yalnızca ne olduğunu değil, yaşananların neden ve nasıl gerçekleştiğini kavratmayı hedefler. Yavaş gazetecilik, medyanın ticari kaygılarla yitirdiği saygınlığı ve okurla kurduğu güven ilişkisini uzun vadede tekrar inşa etmenin yegâne yolu olarak görülmektedir.

Bu parçadan "yavaş gazetecilik" akımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Show answer & explanation

Answer: Medya kuruluşlarının tüm ticari faaliyetlerine son vererek tamamen kâr amacı gütmeyen bir yayın çizgisi benimsemesini şart koştuğuna

Answer

Yavaş gazetecilik akımının medya kuruluşlarının ticari faaliyetlerine tamamen son verip kâr amacı gütmeyen bir yayın çizgisi benimsemesini şart koştuğu yargısına ulaşılamaz.
Yavaş gazetecilik akımının, medyanın ticari kaygılarla kaybettiği saygınlığı geri getireceğine değinilmiş olsa da ticari faaliyetlerin tamamen sonlandırılmasını veya kâr amacı gütmeyen bir yayın çizgisinin şart koşulduğunu ifade eden herhangi bir yargı metinde bulunmamaktadır. Bu nedenle ticari faaliyetlerin sonlandırılmasının şart koşulduğu yargısına ulaşılamaz.

Step-by-Step Solution

1
Parçanın genelinde yavaş gazeteciliğin amaçlarını, yöntemlerini ve hedeflerini analiz etmek.
Yavaş gazeteciliğin hız odaklı haberciliğin yarattığı dezenformasyona karşı çıktığı, olayların arka planına ve toplumsal etkilerine odaklandığı ve medyanın yitirdiği güveni geri kazanmayı hedeflediği belirlenmiştir.
Seçeneklerdeki yardımcı düşünceleri metinle karşılaştırmak için temel bir zemin hazırlamak.
2
Seçenekleri metindeki ilgili cümlelerle tek tek karşılaştırmak.
Hız odaklı haberciliğin zaman baskısını reddetme, neden-sonuç ilişkilerini açıklama, ticari kaygılardan kaynaklı güven kaybını çözme ve insani boyutları vurgulama ifadelerinin metinde karşılığı olduğu saptanmıştır.
Hangi yardımcı yargıların doğrudan veya dolaylı olarak metinden çıkarılabileceğini saptamak.
3
Metinde doğrudan yer almayan, aşırı genelleme veya saptırma içeren seçeneği tespit etmek.
Metinde medyanın ticari kaygılar nedeniyle yitirdiği saygınlığa vurgu yapılsa da ticari faaliyetleri tamamen sonlandırma ya da kâr amacı gütmeme şartı bulunmadığından bu yargının metin dışı olduğu görülmüştür.
Ulaşılamayacak olan doğru seçeneği belirlemek.

Key Concept

Paragrafta Yardımcı Düşünceler
Question 566Question

Antik Yunan'da sadece site devletlerinin aristokrat sınıfına mensup erkeklerinin katılabildiği felsefe tartışmalarının, Helenistik Dönem'le birlikte ilk kez farklı sosyal statüden ve coğrafyalardan gelen bireylerin de dahil olduğu kozmopolit bir nitelik kazandığı g��rülmektedir.

Buna göre, Helenistik Dönem öncesinde site devletlerinin coğrafi sınırları dışında yaşayan aristokrat erkeklerin de felsefe tartışmalarına katılma hakkının bulunduğu yargısı doğru mudur?

Show answer & explanation

Answer: False

Answer

Verilen yargı yanlıştır.
Verilen yargı yanlıştır çünkü kaynak cümleye göre Helenistik Dönem öncesinde felsefe tartışmalarına katılım yalnızca site devletlerindeki aristokrat erkeklerle sınırlandırılmıştır. Dolayısıyla bu sınırların dışındaki coğrafyalarda yaşayan aristokrat erkeklerin bu tartışmalara katılım hakkı bulunmamaktaydı.

Step-by-Step Solution

1
Cümledeki sınırlandırıcı ve belirleyici ifadeleri analiz etmek
Helenistik Dönem öncesindeki felsefe tartışmalarına katılım için 'sadece site devletlerinin aristokrat sınıfına mensup erkekler' koşulunun arandığı belirlenmiştir.
Anlam sınırlandırmasının hangi unsurlar (coğrafya, sınıf, cinsiyet) üzerinden yapıldığını saptamak gerekir.
2
Soru kökündeki yargı ile cümledeki sınırları karşılaştırmak
Yargı, 'site devletlerinin coğrafi sınırları dışında yaşayan' aristokrat erkeklerin de katılım hakkı olduğunu öne sürmektedir. Ancak cümledeki 'sadece site devletlerinin...' ifadesi bu grubu kesin olarak dışarıda bırakmaktadır.
Verilen yargının cümledeki coğrafi sınırlamayla çelişip çelişmediğini kontrol etmek için.
3
Sonuca ulaşmak ve doğruluk değerini atamak
Yargı, cümledeki kesin sınırlandırmayı ihlal ettiği için yanlıştır.
Mantıksal çıkarım sürecini sonlandırmak için.

Key Concept

Cümleden Yargı Çıkarma ve Anlam Sınırlandırma
Question 567Question

Aşağıdaki parçada bir yazma eser restoratörünün (kitap onarımcısı) iç dünyasına dair bazı ifadeler yer almaktadır. Bu parçadan hareketle sol sütunda verilen durumları, sağ sütundaki uygun duygu ve karakter özellikleri ile eşleştiriniz.

"Bir kitabın zamana yenik düşmüş, sararmış sayfalarına dokunurken geçmişin sesini duyar gibi olurum. Yüzlerce yıllık bir yazmanın yırtılan kenarını sabırla bir araya getirirken parmaklarımın ucundaki o kırılgan doku, bana insan ömrünün de ne denli geçici olduğunu fısıldar; bu yüzden her lifi yerleştirirken sanki kendi hayatımın dağınık parçalarını düzeltiyormuşum gibi derin bir ürperti kaplar içimi. Ancak bazen öyle sayfalarla karşılaşıyorum ki mürekkebi dağılmış, yazıları silinmiş... Onları ilk günkü ihtişamına kavuşturamadığımda, tarihin bir parçasını sonsuza dek yitirmenin verdiği o ağır çaresizliği iliklerime kadar hissediyorum. Yine de her sabah bu tozlu atölyenin kapısını araladığımda, masanın üzerinde beni bekleyen o yıpranmış sayfaların kokusu içimde tarifi imkânsız bir yaşama sevinci uyandırıyor; sanki her kurtarılmış kelimeyle zamana karşı küçük ama anlamlı bir zafer kazanıyorum."

Click a left item, then click its matching right item

Items

Yazmanın yırtılan kenarını sabırla bir araya getirirken duyulan kırılganlığın, kişiye kendi ömrünün geçiciliğini hissettirmesi
Yazıları tamamen silinmiş sayfaları kurtaramadığında, tarihin bir parçasının yok olduğunu düşünerek üzülmesi
Her yeni günde atölyedeki yıpranm��ş sayfa kokusundan heyecan duyup her kurtarılan kelimeyi bir kazanım sayması

Matches

Show answer & explanation

Answer

Yazmanın yırtılan kenarını sabırla bir araya getirirken duyulan kırılganlığın, kişiye kendi ömrünün geçiciliğini hissettirmesi durumu 'Varoluşsal bir farkındalık ve içsel sorgulama' ile; yazıları tamamen silinmiş sayfaları kurtaramadığında, tarihin bir parçasının yok olduğunu düşünerek üzülmesi durumu 'Yetersizlik karşısında çaresizlik ve hüzün' ile; her yeni günde atölyedeki yıpranmış sayfa kokusundan heyecan duyup her kurtarılan kelimeyi bir kazanım sayması durumu ise 'Mesleki adanmışlık, umut ve yaşama sevinci' ile eşleşmektedir.
Sol sütundaki durumlar, restoratörün paragraftaki ifadelerinden doğrudan çıkarılabilen duygusal ve düşünsel durumlara karşılık gelmektedir. Yırtılan kenarın ömrün geçiciliğini fısıldaması varoluşsal farkındalığı; silinen sayfaların kurtarılamaması mesleki çaresizlik ve hüznü; yıpranmış sayfaların kokusunun yaşama sevinci uyandırması ise mesleki adanmışlık ve umudu yansıtır.

Step-by-Step Solution

1
Metindeki birinci durumun (yırtılan kenarları sabırla bir araya getirirken hissedilen kırılganlık ve ömrün geçiciliği) çözümlenmesi.
Bu durumun, kişinin kendi varlığını ve yaşamını sorguladığı derin bir içsel süreci yansıttığı belirlenir. Bu nedenle birinci durum, varoluşsal bir farkındalık ve içsel sorgulama ile eşleşir.
Yazarın kırılgan dokuyu insan ömrünün geçiciliğine benzetmesi doğrudan varoluşsal sorgulamayı işaret etmektedir.
2
Metindeki ikinci durumun (yazıları silinmiş sayfaları ilk günkü ihtişamına kavuşturamama ve çaresizlik hissi) çözümlenmesi.
Bu durumun, restoratörün işinde karşılaştığı engeller ve sınırları karşısında hissettiği yetersizlik ve çaresizlik duygusunu yansıttığı belirlenir. Dolayısıyla ikinci durum, yetersizlik karşısında çaresizlik ve hüzün ile eşleşir.
Eseri kurtaramama durumu bir engeldir ve burada yaşanan duygu çaresizliktir.
3
Metindeki üçüncü durumun (her sabah duyulan yaşama sevinci ve kelimeleri kurtararak kazanılan zafer) çözümlenmesi.
Bu durumun, restoratörün mesleğine duyduğu derin sevgiyi, bağlılığı ve umudunu yansıttığı belirlenir. Bu nedenle üçüncü durum, mesleki adanmışlık, umut ve yaşama sevinci ile eşleşir.
Kazanılan zafer hissi ve duyulan sevinç, mesleki adanmışlığın ve umudun doğrudan birer göstergesidir.

Key Concept

Paragrafta Karakter ve Duygu Analizi
Estimated Time:2m 0s
Question 568Question

Aşağıdaki parçada numaralanmış cümleler ile bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşünceleri eşleştiriniz.

Metin:
(I) Jean Baudrillard'ın simülasyon kuramı, çağdaş toplumda gerçeğin yerini temsillerin ve işaretlerin aldığını savunarak simülasyon evreninde kökeni olmayan bir gerçekliğin egemen olduğunu belirtir. (II) Bu süreçte medya ve kitle iletişim araçları, nesnel gerçekliği aşındırarak bireyleri yapay bir biçimde kurgulanmış "hipergerçeklik" dünyasına hapseder. (III) Bireyler, imajlar ile gerçek arasındaki sınırı ayırt edemez hâle geldiklerinde, tüketim kültürü tarafından sunulan göstergeleri doğrudan arzulanması gereken asli ihtiyaçlar olarak kabul ederler. (IV) Böylece toplumsal yaşam, kendi özgün referans noktalarını tamamen yitirerek sadece kendi kendini üreten ve taklit eden göstergeler sisteminin döngüsel bir yansımasına dönüşür.

Click a left item, then click its matching right item

Items

I. Cümle
II. Cümle
III. C��mle
IV. Cümle

Matches

Show answer & explanation

Answer

I. Cümle -> Modern dünyada asıl gerçekliğin yerini, herhangi bir kaynağa dayanmayan yapay temsiller almıştır.; II. Cümle -> Kitle iletişim araçları, somut gerçekliği yıpratarak insanları yapay olarak üretilmiş bir algı dünyasına yönlendirir.; III. Cümle -> Gerçek ile sanal arasındaki ayrım kaybolduğunda, tüketim odaklı simgeler zorunlu gereksinimler gibi algılanmaya başlar.; IV. Cümle -> Kültürel ve sosyal hayat, kendi kaynaklarından koparak kendi kendini tekrarlayan işaretlerin esiri olur.
Her bir cümlenin doğrudan eşleştiği yardımcı düşünce, cümlelerdeki kavramların (örneğin; kökeni olmayan gerçeklik -> kaynağı olmayan yapay temsil, nesnel gerçekliği aşındırmak -> somut gerçekliği yıpratmak, asli ihtiyaçlar -> zorunlu gereksinimler, toplumsal yaşamın referans noktalarını yitirmesi -> kültürel ve sosyal hayatın kaynaklarından kopması) yakın anlamlılarıyla kurulmuştur.

Step-by-Step Solution

1
Metindeki birinci cümleyi incelemek ve anahtar kavramları tespit etmek.
'gerçeğin yerini temsillerin ve işaretlerin alması' ile 'kökeni olmayan gerçeklik' kavramları belirlendi.
Bu kavramların yakın anlamlı veya eş anlamlı karşılığını sağ tarafta bulmak amacıyla yapıldı.
2
Metindeki ikinci cümleyi analiz ederek kitle iletişim araçlarının ve hipergerçekliğin işlevini saptamak.
'medya ve kitle iletişim araçlarının nesnel gerçekliği aşındırması' ve 'hipergerçekliğe hapsetmesi' kavramları belirlendi.
Medyanın algı dünyası üzerindeki etkisini açıklayan doğru eşleşmeyi yakalamak için.
3
Metindeki üçüncü cümlede yer alan koşul ve sonuç ilişkisini çözümlemek.
'imajlar ile gerçek arasındaki sınırın yitirilmesi' durumunda 'tüketim göstergelerinin asli ihtiyaç kabul edilmesi' tespiti yapıldı.
Tüketim kültürü ve ihtiyaç algısı arasındaki bağlantıyı kuran düşünceyi bulmak için.
4
Metindeki dördüncü cümlede ifade edilen nihai toplumsal dönüşümü yorumlamak.
'özgün referans noktalarını yitirme' ve 'kendi kendini üreten/taklit eden göstergeler sisteminin döngüsel yansıması' durumları saptandı.
Toplumsal yaşamın kendi kökenlerinden koparak döngüsel bir kopyalamaya dönüşmesini eşleştirmek için.

Key Concept

Paragrafta yardımcı düşüncelerin belirlenmesi ve cümlelerin anlamca yakın ifadelerle eşleştirilmesi.
Estimated Time:2m 0s
Question 569Question

Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcükleri, cümledeki kullanımına göre taşıdıkları anlam özellikleriyle (nicel/nitel) eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Kardeşinin taşıdığı hafif çantayı alarak ona yardım etmek istedi.
Onun bu hafif davranışları, çevresindeki insanların ona olan güvenini zedeliyor.
Sanatçı, eserlerinde güzel duyguları yalın bir dille aktarmayı seçmiştir.

Matches

Show answer & explanation

Answer

'hafif çanta' ifadesi nicel anlam ile; 'hafif davranış' ifadesi nicel anlamlı sözcüğün nitel anlam kazanması ile; 'güzel duygular' ifadesi ise doğrudan nitel anlam ile eşleşmelidir.
Fiziksel olarak ölçülebilen 'hafif çanta' nicel anlamla, ciddiyetsiz davranış anlamındaki 'hafif davranış' nicel bir kelimenin nitel anlam kazanmasıyla, ölçülemeyen 'güzel duygular' ise doğrudan nitel anlamla doğru şekilde eşleşmiştir.

Step-by-Step Solution

1
İlk cümledeki 'hafif çanta' ifadesini incelemek.
Çantanın hafifliği ölçülebilen bir özellik olduğu için nicel anlam taşır.
Fiziksel olarak ölçülebilen kavramlar nicel olarak adlandırılır.
2
İkinci cümledeki 'hafif davranış' ifadesini incelemek.
Aslında nicel olan hafif sözcüğü, burada ciddiyetsiz anlamında nitel özellik bildirmiştir.
Nicel sözcükler bağlam gereği nitel anlam kazanabilir.
3
Üçüncü cümledeki 'güzel duygular' ifadesini incelemek.
Duyguların güzelliği ölçülemez, nitel anlam taşır.
Ölçülemeyen, nitelik belirten kavramlar niteldir.

Key Concept

Sözcüklerin cümle içindeki kullanımına göre nicel (ölçülebilir) veya nitel (ölçülemez) anlam kazanması.
Estimated Time:1m 30s
Question 570Question

Güneşli bir nisan sabahı, köyün (I) sırtlarında yeni açan çiçeklerin kokusu etrafa yayılıyordu. Bahçedeki kuyudan (II) çekilen su buz gibi soğuktu. Yolun kenarında biriken (III) kuru yapraklar rüzgarla savruluyordu. Evin kapısına (IV) dayanan odunlar yakılmak üzere içeri taşındı. Ancak tüm bu hazırlıklara rağmen içindeki o (V) karanlık hissi bir türlü dağıtamıyordu.

Bu parçada numaralanmış sözcüklerden hangisi mecaz anlamıyla kullanılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: V

Answer

karanlık (V)
Karanlık sözcüğü, fiziksel ışık yokluğu anlamından tamamen sıyrılarak 'kötü, karamsar, sıkıntılı' anlamında soyut bir hissi nitelemek için kullanılmıştır. Bu durum sözcüğün mecaz anlam kazandığını gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki numaralanmış sözcüklerin cümle içinde kazandıkları anlamları tek tek analiz edin.
I numaralı sözcük yan anlamda, II, III ve IV numaralı sözcükler ise gerçek anlamlarında kullanılmıştır. V numaralı sözcük ise gerçek anlamından tamamen sıyrılarak soyut bir kavramı nitelemektedir.
Mecaz anlamı bulmak için sözcüğün temel ve fiziksel anlamından tamamen uzaklaşıp uzaklaşmadığını kontrol etmeliyiz.
2
Soyutlama yapılan ve yeni bir anlam kazanan sözcüğü doğru seçenek olarak belirleyin.
Karanlık sözcüğü gerçek anlamının dışına çıkarak soyut bir duygu durumunu (karamsarlık) ifade ettiği için mecaz anlamlıdır.
Sözcüğün tamamen yeni ve soyut bir anlam kazanması mecaz anlamın temel göstergesidir.

Key Concept

Bir sözcüğün gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak kazandığı yeni ve soyut anlamlara mecaz anlam denir.
Estimated Time:45s
Question 571Question

Aşağıdaki parçada Antarktika buzullarındaki mikroplastik birikiminin etkileri ele alınmıştır:

(I) Antarktika’nın insan yerleşiminden uzak, el değmemiş buzullarında yürütülen güncel bilimsel çalışmalar, bu izole coğrafyanın küresel atmosferik hareketler aracılığıyla taşınan mikroplastik partiküllerinin birikim alanına dönüştüğünü kanıtlamaktadır. (II) Yüzeydeki taze kar katmanlarında saptanan mikroskobik boyutlu bu sentetik lifler, güneş ışınımını yansıtma kapasitesini (albedo) düşürerek ısıyı hapsetmekte ve buzul erimelerini tetiklemektedir. (III) Eriyen kütlelerden okyanus sularına karışan bu kirleticiler, denizel besin ağının birincil üreticileri ve tüketicileri konumundaki kriller tarafından besin olarak algılanıp bünyelerine alınmaktadır. (IV) Sindirim sistemlerinde mikroplastik biriken krillerle beslenen balinalar, foklar ve penguenler gibi üst trofik düzeydeki canlılar ise bu yapay maddeleri vücutlarına alarak sistemik ve fizyolojik hasarlarla karşı karşıya kalmaktadır.

Buna göre, parçada numaralanmış cümleleri, bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşüncelerle eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

I. Cümle
II. Cümle
III. Cümle
IV. Cümle

Matches

Show answer & explanation

Answer

I. Cümle -> Hava akımlarının etkisiyle taşınan yapay kirleticilerin, yerleşimin olmadığı kutup bölgelerinde dahi yığılmaya başladığı; II. Cümle -> Kar yüzeyinde biriken yapay liflerin, yansıtıcılık özelliğini azaltarak erime sürecini hızlandırdığı; III. Cümle -> Su ortamına aktarılan kirli unsurların, deniz canlıları tarafından yanlışlıkla tüketilerek canlı bünyesine girdiği; IV. Cümle -> Besin zinciri yoluyla daha büyük deniz canlılarına aktarılan yabancı maddelerin, bu canlılarda biyolojik tahribat yarattığı.
Metindeki her cümle, kendisinden çıkarılabilecek yardımcı düşünceyle anlamca eşleştirilmiştir. Cümlelerde geçen kavramlar (atmosferik hareketler, albedo, besin olarak algılama, üst trofik düzey vb.) seçeneklerdeki yakın anlamlı karşılıklarıyla ifade edilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki birinci cümleyi incelemek ve anahtar kelimeleri tespit etmek.
I. cümlede atmosferik hareketlerin mikroplastikleri Antarktika gibi uzak bölgelere taşıdığı anlatılmaktadır. Bu da ilk yargı ile eşleşir.
Atmosferik hareketler hava akımları, el değmemiş buzullar ise yerleşimsiz kutup bölgeleri ile anlamca örtüşür.
2
İkinci cümledeki anahtar kavramları analiz etmek.
II. cümlede mikroskobik sentetik liflerin albedoyu (yansıtıcılığı) düşürerek erimeyi hızlandırdığı belirtilmiştir. Bu durum ikinci yargıyı doğrular.
Albedo düşüşü güneş ışınlarının yansıtılma kapasitesinin azalması demektir.
3
Üçüncü cümleyi değerlendirmek.
III. cümlede okyanusa karışan bu plastiklerin kriller tarafından besin sanılarak yendiği ifade edilmektedir. Bu da üçüncü yargıyı karşılar.
Krillerin besin sanması, maddelerin yanlışlıkla tüketilerek bünyeye alınması anlamına gelir.
4
Dördüncü cümleyi yorumlamak.
IV. cümlede krillerle beslenen balinalar, foklar gibi üst düzey canlıların fizyolojik hasar gördüğü belirtilmiştir. Bu da dördüncü yargı ile uyumludur.
Besin zincirinde üst trofik düzeydeki canlılara aktarım ve fizyolojik hasar, biyolojik tahribat ifadesiyle açıklanmıştır.

Key Concept

Paragraftaki her bir cümlenin içerdiği yardımcı düşünceyi yakın anlamlı kelimeler ve ifadeler aracılığıyla doğru eşleştirebilme.
Estimated Time:2m 0s
Question 572Question

Yazma eylemi, çoğu zaman yazarın kendi iç dünyasında başlattığı bir kazı çalışmasıdır. Ancak bu kazı, yalnızca kişisel anıların veya bireysel duygu durumlarının gün yüzüne çıkarılmasıyla sınırlı kalmaz. Sanatçı, kendi ruhunun derinliklerine indikçe aslında insanlığın ortak hafızasına, kolektif bilincin tortularına ulaşır. Bireysel olandan yola çıkarak evrensel bir insan gerçeğine ulaşma çabası, edebiyatı sadece bir iç dökme aracı olmaktan kurtarıp toplumsal bir bellek nesnesine dönüştürür. Dolayısıyla nitelikli bir yapıt, yazarın kendi sınırlarını aşarak okurun zihninde yeni köprüler kurabildiği ölçüde kalıcılığı yakalar. Yazarın odasında fısıldadı��ı bir sırrın, çağları ve coğrafyaları aşarak tüm insanlığın ortak çığlığı hâline gelmesi bundandır.

Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bireysel olandan hareket eden yazınsal yaratımın evrensel bir nitelik kazanarak kalıcılaşması

Answer

Bireysel olandan hareket eden yazınsal yaratımın evrensel bir nitelik kazanarak kalıcılaşması
Bireysel olandan hareket eden yazınsal yaratımın evrensel bir nitelik kazanarak kalıcılaşması ifadesi parçanın konusunu tam olarak yansıtmaktadır. Parçada yazarın kendi iç dünyasından yola çıkarak tüm insanlığın ortak hafızasına ulaşması ve bu yolla kalıcı olması anlatılmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Paragrafın ilk cümlelerini analiz ederek yazarın yazma eylemi ve kendi iç dünyası arasındaki ilişkiyi belirlemek.
Yazma eyleminin yazarın iç dünyasındaki kazı çalışmasıyla başladığı ancak bununla sınırlı kalmadığı belirlenmiştir.
Konunun başlangıç noktasını ve yazarın odaklandığı ilk kavramı tespit etmek için.
2
Paragrafın gelişme bölümünde yazarın bireysellikten evrenselliğe nasıl geçtiğini incelemek.
Bireysel olandan yola çıkılarak insanlığın ortak hafızasına ve evrensel insan gerçeğine ulaşıldığı görülmüştür.
Metnin ana gövdesinde düşüncenin nasıl yönlendiğini ve geliştirildiğini anlamak için.
3
Paragrafın sonuç cümlesindeki kalıcılık vurgusunu değerlendirmek.
Kalıcılığın, yazarın kendi sınırlarını aşarak okurla köprü kurabilmesi ve bireysel bir sırrı ortak bir çığlığa dönüştürebilmesiyle sağlandığı tespit edilmiştir.
Yazarın ulaştığı nihai yargıyı belirleyip konunun kalıcılık ve evrensellik boyutunu netleştirmek için.

Key Concept

Paragrafın konusu, metinde üzerinde durulan düşünce, olay, durum veya olgudur. Yazarın 'Neyi anlatıyorum?' sorusuna verdiği yanıttır.
Question 573Question

Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcükleri, cümledeki anlam özellikleri bakımından sağdaki uygun kavramlarla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Sanatçı, uzun yıllar boyunca ustasının gölgesinde kalmış ve özgün bir tarz geliştirememişti.
Genç yazar, zihninde kopan fırtınaları dindirip nihayet yeni eserine odaklanabildi.
Yaşadığı onca haksızlığa rağmen içindeki adalet duygusunu hiçbir zaman kaybetmedi.
Yıllarca süren titiz araştırmaların ardından nihayet aradığı tarihi belgeye ulaşabilmişti.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Cümlelerdeki koyu yazılmış sözcükler sırasıyla şu kavramlarla eşleşir: gölgesinde - Soyutlama, fırtınaları - Somutlama, adalet - Soyut Anlam, belgeye - Somut Anlam.
Doğru eşleştirmede 'gölgesinde' sözcüğü soyutlama ile, 'fırtınaları' sözcüğü somutlama ile, 'adalet' sözcüğü soyut anlam ile ve 'belgeye' sözcüğü somut anlam ile eşleşir. Bu eşleştirme sözcüklerin cümle içindeki anlam özellikleri ve geçirdikleri anlamsal değişimlerle tam olarak örtüşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
İlk cümledeki 'gölgesinde' sözcüğünü incelemek.
Gölge sözcüğü temel anlamıyla somuttur ancak cümledeki kullanımıyla 'himaye, etki' gibi soyut bir anlam kazanarak soyutlama uğramıştır.
Somut kelimenin soyut anlam kazanma durumunu (soyutlama) tespit etmek.
2
İkinci cümledeki 'fırtınaları' sözcüğünü incelemek.
Duygu karmaşası ve sıkıntılar gibi soyut kavramlar, somut bir kelime olan fırtına ile anlatılarak somutlama yapılmıştır.
Soyut kavramın somut sözcükle anlatılma durumunu (somutlama) tespit etmek.
3
Üçüncü ve dördüncü cümlelerdeki 'adalet' ve 'belge' sözcüklerini duyu organlarıyla algılanabilirlik yönünden değerlendirmek.
Adalet duyu organlarıyla algılanamaz (soyut anlam), belge ise duyu organlarıyla algılanabilir (somut anlam).
Temel anlamlarına göre somut ve soyut kelimeleri belirlemek.

Key Concept

Sözcüklerde somut ve soyut anlam özellikleri ile somutlama ve soyutlama olaylarının tespiti.
Estimated Time:2m 0s
Question 574Question

Aşağıdaki cümlelerde geçen "sırt" sözcüklerini, kazandıkları anlam özellikleri ve işlevleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Koyunun sırtındaki kalın yün tabakası, onu kışın dondurucu soğuklarından koruyan en doğal kalkand��r.
Dağın sırtına doğru tırmanan dağcı grubu, rüzgârın şiddetini artırması üzerine çadır kurma kararı aldı.
Kitabın sırtı zamanla yıprandığı için bazı sayfalar yerinden oynamış ve dağılma aşamasına gelmişti.
Şirketin tüm borç yükünü kendi sırtına alan ortak, sonunda iflas bayrağını çekmek zorunda kaldı.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Koyunun sırtındaki yün cümlesi gerçek anlamla; dağın sırtına tırmanan dağcılar cümlesi coğrafi konum temelli yan anlamla; kitabın sırtı cümlesi nesne bölümü temelli yan anlamla; borç yükünü sırtına alan cümlesi ise mecaz anlamla eşleşmelidir.
Koyunun sırtı gerçek anatomik yapıyı (gerçek anlam) temsil eder; dağın sırtı ve kitabın sırtı temel anlamla somut/şekilsel bağını koruduğu için sırasıyla coğrafi ve nesne tabanlı yan anlamlardır; borç yükünü sırtlanmak ise tamamen soyut bir durumu nitelediğinden mecaz anlamdır.

Step-by-Step Solution

1
İlk cümledeki "sırt" sözcüğünün bağlamını inceleme
"Koyunun sırtındaki..." ifadesinde canlı bir hayvana ait anatomik vücut bölümü kastedilmiştir. Bu durum TDK'deki ilk ve temel tanıma karşılık gelir.
Sözcüğün akla gelen ilk ve fiziksel anlamını (gerçek anlamı) tespit etmek.
2
İkinci ve üçüncü cümlelerdeki "sırt" sözcüklerinin bağlamlarını inceleme ve karşılaştırma
"Dağın sırtı" coğrafi bir yeryüzü şeklinin üst hattını; "kitabın sırtı" ise kitabın cildinin birleşme yerini (cansız nesne) ifade etmektedir. Her iki kullanımda da sırtın temel anlamındaki 'dik, arka, birleştirici üst yüzey' ilişkisi korunmuş ancak insan/hayvan dışındaki varlıklara aktarılmıştır.
Temel anlamdan kopmadan kazanılan yeni somut anlamları (yan anlamları) işlev ve şekil yönünden ayırt etmek.
3
Dördüncü cümledeki "sırt" sözcüğünün bağlamını inceleme
"Borç yükünü sırtına alan..." ifadesinde fiziksel bir sırt veya somut bir nesne bölümü yoktur. Burada tamamen soyut bir sorumluluk, yükümlülük altına girme durumu kastedilmiştir.
Gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak soyutlaşan mecaz anlamı belirlemek.

Key Concept

Yan anlam, bir sözcüğün temel anlamından tamamen uzaklaşmadan, şekilsel veya işlevsel benzerlikler/ilişkiler yoluyla somut varlıklara aktarılarak kazandığı yeni anlamdır. Mecaz anlam ise sözcüğün gerçek anlamından tamamen sıyrılarak soyut bir boyut kazanmasıdır.
Question 575Question

(I) Nöroplastisite sayesinde insan beyninin ömür boyu yeni sinaptik bağlar kurabildiği keşfedildiği için eğitim dünyasında geleneksel öğrenme modelleri sorgulanmaya başlanmıştır. (II) Araştırmacılar, zihinsel esnekliğin sınırlarını tam olarak belirlemek amacıyla farklı yaş gruplarından katılımcılarla uzun soluklu deneyler yürütmektedir. (III) Elde edilen bulgular, zihnin yeni deneyimlerle uyarılmasının zekâ katsayısını doğrudan etkilediğini açıkça ortaya koymaktadır. (IV) Ne var ki öğrenilen teorik bilgilerin zihinde kalıcı bilişsel şemalara dönüşmesi, bu bilgilerin günlük problem çözme süreçlerinde aktif olarak kullanılmasına bağlıdır. (V) Bu doğrultuda hazırlanan yeni eğitim programlarının yaygınlaşmasıyla birlikte bireysel öğrenme hızının da önemli ölçüde artacağı öngörülmektedir.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde eylemin gerçekleşmesi bir koşula bağlanmıştır?

Show answer & explanation

Answer: IV. cümlede

Answer

Dördüncü cümlede, teorik bilgilerin zihinde kalıcı bilişsel şemalara dönüşmesi eylemi, bu bilgilerin günlük problem çözme süreçlerinde aktif olarak kullanılması koşuluna bağlanmıştır. Cümledeki '-e bağlıdır' edat grubu, koşul-sonuç anlam ilgisini sağlayan temel unsurdur.
Dördüncü cümlede, teorik bilgilerin zihinde kalıcı bilişsel şemalara dönüşmesi (sonuç), bu bilgilerin günlük problem çözme süreçlerinde aktif olarak kullanılması (koşul) şartına bağlanmıştır. Koşul anlamı '-e bağlıdır' ifadesiyle kurulmuştur.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki cümlelerin anlam ilişkilerini analiz etme
Birinci cümlede neden-sonuç, ikinci cümlede amaç-sonuç, üçüncü cümlede doğrudan açıklama, dördüncü cümlede koşul-sonuç, beşinci cümlede ise öngörü anlamı tespit edilmiştir.
Soruda istenen koşul-sonuç ilişkisini bulabilmek için tüm cümlelerin yargı ve gerekçe/koşul ilişkilerini ortaya koymak gerekir.
2
Dördüncü cümledeki koşul yapısını belirleme
Bilgilerin kalıcı şemalara dönüşebilmesi için 'günlük problem çözme süreçlerinde aktif olarak kullanılması' gerektiği, yani bu durumun bir koşula bağlandığı netleştirilmiştir.
'-e bağlıdır' ifadesinin cümleye kattığı koşul (şart) anlamını saptamak doğru cevaba ulaşmayı sağlar.

Key Concept

Koşul-Sonuç İlişkili Cümleler
Question 576Question

Cümle: Mariana Çukuru'nun en derin noktası olan Challenger Çukuru'na yönelik ilk insanlı dalış ancak 1960 yılında gerçekleştirilebilmiştir.

Buna göre, '1960 yılından önce Challenger Çukuru'na insanlı bir dalış yapılmamıştır.' yargısı bu cümleden kesin olarak çıkarılabilecek doğru bir yargı mıdır?

Show answer & explanation

Answer: True

Answer

1960 yılından önce Challenger Çukuru'na insanlı bir dalış yapılmadığı yargısı doğrudur.
Verilen cümledeki 'ilk' ve 'ancak 1960' ifadeleri, Challenger Çukuru'na yapılan insanlı dalışların tarihsel olarak 1960 yılından önce başlamadığını kesin olarak garantiler. Bu durum, 1960 yılından önce insanlı bir dalışın yapılmadığı bilgisini zorunlu kıldığından sunulan yargı kesin olarak doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
Cümledeki sınırlandırıcı ve derecelendirici sözcüklerin anlam sınırlarını belirleme
'İlk' ve 'ancak' sözcüklerinin cümlede zaman sınırlandırması kurduğu tespit edilmiştir.
Cümleden çıkarılabilecek kesin yargıyı bulmak için anlam sınırlarını belirleyen anahtar kelimelerin doğru analiz edilmesi gerekir.
2
Öne sürülen yargının zaman sınırıyla örtüşüp örtüşmediğini denetleme
İlk dalışın 1960'ta yapılmış olmasının, öncesinde hiçbir insanlı dalışın gerçekleşmediği anlamına geldiği doğrulanmıştır.
Öne sürülen yargının cümledeki anlamla mantıksal olarak doğrudan uyuştuğunu göstermek için.

Key Concept

Cümledeki 'ilk' ve 'ancak' gibi sınırlandırıcı ifadelerden yola çıkarak kesin yargı üretme ve anlam sınırlarını belirleme.
Question 577Question

Kütüphanenin loş köşesinde oturan araştırmacı, elindeki eski kitabın yıpranmış (I)metnini yavaşça okuyordu. Masanın üzerinde duran lambanın ışığı, odadaki karanlığı (II)yaran ince bir hat oluşturmuştu. Kitaplığın en üst rafında, tozlu kutuların arkasına gizlenmiş çekmecenin (III)kilidini paslanmış gördü. Çekmeceyi açmak için anahtarın (IV)dilini yuvaya dikkatlice uydurmaya çalıştı. Kilit büyük bir gürültüyle açılırken araştırmacının içindeki heyecan dalgası iyice (V)köpürmüştü.

Bu parçada numaralanmış sözcüklerden hangisi, temel anlamıyla şekilsel veya işlevsel bir benzerlik ilişkisi korunarak yeni bir varlığı karşılayacak biçimde (yan anlamda) kullanılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: IV

Answer

Anahtarın dili ifadesindeki dil sözcüğü, organ adı olan dil ile şekilsel ve işlevsel bir benzerlik taşıyarak yeni bir varlığı karşıladığı için yan anlamda kullanılmıştır.
IV numaralı 'dilini' sözcüğü, insan organı olan dil ile kurulan şekilsel ve işlevsel benzerlik ilişkisi doğrultusunda yan anlam kazanmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Parçada altı çizili olan sözcüklerin cümledeki bağlamlarını ve gerçek anlamlarıyla olan ilişkilerini incelemek.
Sözcüklerin gerçek, yan veya mecaz anlamda olup olmadıkları belirlenir.
Sözcüklerin hangi anlam özelliğiyle kullanıldığını tespit etmek için ilk adımdır.
2
IV numaralı 'dilini' sözcüğünü incelemek.
Anahtarın yuva içindeki metal dişli kısmı olan 'dil', organ olan 'dil' ile benzerlik ilişkisi kurarak yan anlam kazanmıştır.
Yan anlamın temel koşulu olan şekilsel/işlevsel benzerliğin sağlanıp sağlanmadığını doğrulamak gerekir.
3
Diğer sözcüklerin anlam özelliklerini kontrol ederek çelişkileri gidermek.
I ve III numaralı sözcükler gerçek, II ve V numaralı sözcükler ise mecaz anlamlıdır.
Diğer seçeneklerin doğru yanıt olmadığını kesinleştirmek amacıyla yapılır.

Key Concept

Yan Anlam
Question 578Question

Japon kâğıt katlama sanatı origami, geleneksel olarak yapıştırıcı ve makas kullanmadan sadece katlama yöntemleriyle çeşitli formlar oluşturmaya dayanır. Bu sanatın kökeni, kâğıdın ilk üretildiği ve dinsel törenlerde kullanıldığı dönemlere kadar uzanır. Modern dünyada origami sadece sanatsal bir uğraş değil, aynı zamanda mühendislikten tıbba kadar pek çok alanda problem çözme yöntemi olarak kullanılmaktadır. Örneğin, uzay araştırmalarında güneş panellerinin katlanıp uzayda açılması tasarımlarında origamiden faydalanılmaktadır. Ayrıca çocuklarda el-göz koordinasyonunu ve geometrik düşünme becerisini geliştirdiği için eğitimde de önemli bir yere sahiptir.

Bu parçada origami ile ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

Show answer & explanation

Answer: Uzak Doğu ülkelerinde diğer el sanatlarına göre daha fazla ilgi gördüğüne

Answer

Uzak Doğu ülkelerinde diğer el sanatlarına göre daha fazla ilgi gördüğüne
Parçada origaminin Japon kâğıt katlama sanatı olduğu ve tarihsel gelişimi ile kullanım alanları belirtilmiştir ancak bu sanatın Uzak Doğu ülkelerinde diğer el sanatlarına göre daha fazla ilgi gördüğüne dair bir kıyaslama ya da bilgi metinde yer almamaktadır. Dolayısıyla bu yargıya değinilmemiştir.

Step-by-Step Solution

1
Parçayı okuyup temel ve yardımcı düşünceleri belirleme.
Origaminin tanımı, geleneksel yapılışı, kökeni, modern kullanım alanları ve çocuk gelişimine faydaları anlaşılmıştır.
Seçeneklerdeki ifadelerin parçayla uyuşup uyuşmadığını kontrol etmek için metnin analiz edilmesi gerekir.
2
Seçenekleri metindeki bilgilerle karşılaştırma.
Geleneksel origamide makas/yapıştırıcı kullanılmaması, dinsel törenler dönemi kökeni, bilimsel/teknik alanlarda kullanımı ve çocuk gelişimine katkıları seçeneklerle eşleştirilmiştir.
Parçada doğrudan veya dolaylı olarak yer alan yardımcı düşünceleri elemek gerekir.
3
Metinde bulunmayan yargıyı tespit etme.
Origaminin Uzak Doğu'da diğer el sanatlarından daha çok ilgi gördüğüne dair bir bilginin metinde yer almadığı belirlenmiştir.
Soru kökündeki 'değinilmemiştir' ifadesi doğrultusunda parçada bulunmayan seçeneği doğru cevap olarak seçmek gerekir.

Key Concept

Paragrafta Yardımcı Düşünceler
Question 579Question

(I) Gençlik yıllarının tatlı anıları, albümlerdeki eski fotoğraflarla yeniden canlandı. (II) Zamanın acımasızca akıp gitmesi, üzerimizdeki sorumlulukları daha da artırıyor. (III) Zihnindeki tüm kuşkuları bir kenara bırakıp sadece işine odaklanmaya karar verdi. (IV) İçini kaplayan o sinsi korkuyu nihayet kapı dışarı etmeyi başarmıştı. (V) Olaylara her zaman mantık çerçevesinden bakması, onun en güçlü yönüydü.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde soyut bir kavram somutlaştırılarak (somutlama) anlatılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: IV

Answer

Dördüncü cümlede soyut bir duygu olan 'korku' kavramı, somut bir varlık veya nesne gibi düşünülüp 'kapı dışarı edilmek' eylemine konu edilerek somutlanmıştır.
Dördüncü cümlede soyut bir duygu olan 'korku' kavramı, somut bir varlık ya da insan gibi düşünülerek 'kapı dışarı edilmek' eylemine konu olmuştur. Bu durum, soyut bir kavramın somut özelliklerle anlatılması esasına dayanan somutlamanın açık bir örneğidir.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki cümlelerde yer alan soyut kavramlar belirlenir.
I. cümlede 'anı', II. cümlede 'zaman' ve 'sorumluluk', III. cümlede 'kuşku', IV. cümlede 'korku', V. cümlede 'mantık' soyut kavramlardır.
Somutlamanın gerçekleşebilmesi için öncelikle cümlede soyut bir kavramın bulunması gerekir.
2
Soyut kavramların cümle içerisindeki kullanım özellikleri incelenir.
IV. cümlede soyut bir kavram olan 'korku', somut bir varlık veya insan gibi düşünülerek 'kapı dışarı etmek' eylemiyle bağdaştırılmıştır.
Bir kavramın somutlaştırılması, onun beş duyu organıyla algılanabilen somut bir varlık gibi nitelendirilmesiyle gerçekleşir.
3
Diğer cümlelerdeki mecazlı veya soyut kullanımlar kontrol edilerek somutlama olup olmadığı elenir.
I, II, III ve V. cümlelerdeki 'tatlı anı', 'zamanın akması', 'kuşkuları bir kenara bırakmak' ve 'mantık çerçevesi' gibi ifadelerin somutlama değil, genel mecaz anlam veya deyim aktarması olduğu görülür.
Her mecazlı kullanım veya anlam aktarımı somutlama olarak değerlendirilemez.

Key Concept

Somutlama, soyut bir kavramın somut anlamlı bir sözcükle anlatılarak zihinde belirginleştirilmesidir.
Question 580Question

Gelişen teknoloji ve dijitalleşmeyle birlikte kütüphanelerin sadece kitapların depolandığı ve sessizce ödünç alındığı geleneksel mekânlar olduğu yönündeki klasik anlayış hızla değişmektedir. Günümüzde modern kütüphaneler; zengin dijital veri tabanlarına erişim imkânı sunan, atölyeler ve kültürel söyleşiler gibi çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapan dinamik birer sosyal etkileşim merkezine dönüşmüştür. İnternetin bilgi kirliliğini beraberinde getirdiği bu çağda, kütüphanelerin sunduğu uzman rehberliği ve güvenilir araştırma ortamı, onları bireyler için hâlâ vazgeçilmez birer sığınak yapmaktadır. Dolayısıyla kütüphaneler, fiziksel sınırlarını aşarak çağın sosyal ve teknolojik gereksinimlerine göre kendini yeniden konumlandırmaktadır.

Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kütüphanelerin günümüz dünyasındaki dönüşümü ve kazandığı yeni işlevler

Answer

Kütüphanelerin günümüz dünyasındaki dönüşümü ve kazandığı yeni işlevler
Parçada, gelişen teknolojiyle birlikte kütüphanelerin geleneksel yapılarından sıyrılarak dijital veri tabanlarına erişim sunan, kültürel etkinliklere ev sahipliği yapan sosyal merkezlere dönüştüğü anlatılmaktadır. Bu durum kütüphanelerin günümüz dünyasındaki dönüşümü ve kazandığı yeni işlevler ifadesiyle tam olarak örtüşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Paragrafın giriş ve gelişme cümleleri incelenerek kütüphanelerin eski/geleneksel yapısı ile modern yapıları arasındaki farklar belirlenir.
Kütüphanelerin artık sadece kitap saklanan sessiz yerler olmadığı, dijital erişim sunan sosyal merkezlere dönüştüğü görülür.
Paragrafta yazarın üzerinde durduğu temel değişimi ve konunun sınırlarını belirlemek.
2
Metnin sonuç bölümü ve genelinde vurgulanan ana ileti değerlendirilir.
Kütüphanelerin çağın gereksinimlerine göre kendilerini yeniden konumlandırdıkları ve yeni roller edindikleri anlaşılır.
Yardımcı düşünceleri eleyerek parçanın bütününü kapsayan ana konuyu saptamak.

Key Concept

Paragrafta konu, yazarın üzerinde durduğu, hakkında açıklama yaptığı düşünce, durum veya kavramdır. Konu belirlenirken 'Bu parçada neyden söz edilmektedir?' sorusuna cevap aranır.
Estimated Time:1m 30s
PreviousPage 29 / 338Next