All practice questions
6755 questions
Gazeteci:
(I) ----
Sosyal Psikolog:
— Bireyler, kalabalık bir ortamda acil bir durumla karşılaştıklarında sorumluluğun gruptaki diğer kişiler tarafından da paylaşıldığını düşünürler. Bu durum, sosyal psikolojide "seyirci kalma etkisi" olarak adlandırılır. Çevrede ne kadar çok insan varsa, herhangi birinin yardıma koşma ihtimali o kadar düşer çünkü herkes ilk adımı bir başkasının atmasını bekler ve bu durum eylemsizliğe yol açar.
Gazeteci:
(II) ----
Sosyal Psikolog:
— Kesinlikle. Bu durumun aşılmasında en etkili yol, gruptaki belirsizliği ortadan kaldırmaktır. Örneğin, yardıma ihtiyaç duyduğunuzda kalabalığa genel olarak seslenmek yerine doğrudan bir kişiyi hedef alarak "Mavi ceketli beyefendi, lütfen ambulansı arayın!" şeklinde net ve kişiselleştirilmiş bir yönlendirme yapmak, o kişide doğrudan bir sorumluluk duygusu uyandırır ve eylemi başlatır.
Bu diyalogda boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
II. Acil durumlarda profesyonel yardım ekiplerinin olay yerine ulaşma süresi yardıma eğilimi nasıl etkiler?
II. Kalabalık içinde bireysel kimliğin kaybolması, suç oranlarının artışını nasıl tetikler?
II. Bireysel sorumluluk duygusunu artırarak bu kayıtsızlık durumunun önüne geçmek pratik olarak nasıl mümkündür?
II. Toplumda empati duygusunu geliştirmek amacıyla eğitim sisteminde ne tür değişiklikler yapılmalıdır?
II. Doğal afetler sırasında toplumların gösterdiği reflekslerin kriz yönetimi açısından önemi nedir?
Doğayı taklit ederek insan sorunlarına çözümler üreten biyomimikri, mimarlık alanında da devrim niteliğinde tasarımlara ilham vermektedir. Zimbabve’deki Eastgate Center binası, bu yaklaşımın en somut örneklerinden biridir. Mimar Mick Pearce, bu binayı tasarlarken termit (ak karınca) yuvalarının içindeki doğal havalandırma sistemini örnek almıştır. Termitler, dışarıdaki kavurucu sıcağa rağmen yuvalarının iç sıcaklığını sürekli olarak 30 derecede sabit tutabilmektedir. Pearce da binada pahalı klima sistemleri yerine, termit yuvalarındaki gibi ısınan havanın bacalardan yükselerek dışarı atılmasını sağlayan hava kanalları tasarlamıştır. Bu sayede bina, geleneksel yapılara göre yüzde doksan daha az enerji harcamaktadır.
Bu parçadan hareketle Eastgate Center binası ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
(I) Geleneksel Türk sanatlarının en özgün örneklerinden biri olan ebru sanatı, suyun üzerinde oluşturulan desenlerin kâğıda aktarılması esasına dayanan bir bezeme sanatıdır. (II) Kökeninin Orta Asya'ya dayandığı sanılan bu sanat, İpek Yolu aracılığıyla Anadolu'ya taşınmış ve özellikle Osmanlı döneminde hat sanatının en önemli tamamlayıcıs�� hâline gelmiştir. (III) Ebru sanatının icrası, kendine has teknik hazırlıklar ve tamamen doğal ham maddelerin kullanımını gerektiren hassas bir sürece dayanır. (IV) Sanatın en önemli unsuru olan suyun kıvamın�� ayarlamak için, geven otundan elde edilen ve suya yapışkan bir yoğunluk kazandıran kitre kullanılır. (V) Boyaların su yüzeyinde dağılmadan kalabilmesi için ise sığır safrasından elde edilen öd adı verilen bir sıvı karışıma eklenir. (VI) Ebru yapımında kullanılan fırçalar da bu doğallığa uygun olarak gül dalından ve at kılından özenle üretilir.
Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcük veya sözcük gruplarını, cümlenin ögesi olarak üstlendikleri görevlerle eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Bazı sanat tarihçileri, mimarinin sadece işlevsel mekânlar tasarlama sanatı olduğunu savunur. Onlara göre bir yapının değeri, yalnızca barınma ya da kullanım kolaylığı sağlamasıyla ölçülür. Oysa mimari, insanlığın taş ve harçla yazdığı sessiz bir tarihtir; zamanın ruhunu geleceğe taşıyan en somut belgedir. Örneğin, Gotik katedrallerin göğe yükselen sivri kuleleri sadece mühendislik başarısını değil, o dönemin inanç dünyasını ve estetik arayışını da yansıtır. Aynı şekilde geleneksel Türk evlerinin geniş saçakları ve ahşap işçiliği, geçmişin aile yapısını ve doğayla uyumunu simgeler. Dolayısıyla mimariyi sadece barınma ihtiyacına indirgemek, insanlığın estetik ve kültürel birikimini yok saymak demektir.
Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
(I) Bilim kurgu edebiyatı, geleceğe yönelik öngörülerde bulunurken sıklıkla günümüz teknolojisinin sınırlarını ve bu sınırların insan yaşamı üzerindeki etkilerini sorgular. (II) Yazarlar, kurdukları düşsel dünyalar aracılığıyla toplumsal yapıların teknolojik gelişmelerle nasıl dönüşebileceğini gözler önüne serer. (III) Bu doğrultuda yapay zekâ, uzay yolculukları ve genetik mühendisliği gibi temalar, insanlığın varoluşsal kaygılarını tartışmak için birer araç olarak kullanılır. (IV) Günümüzde bilim kurgu sineması, gelişen görsel efekt teknolojileri sayesinde edebi metinlerden çok daha geniş kitlelere ulaşmayı başarmıştır. (V) Bahsedilen tüm bu tematik unsurlar, aslında bugünün insanına gelecekte karşılaşabileceği etik ikilemleri sorgulatmaya hizmet eder.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
(I) Kitap okumak, bireyin zihinsel dünyasını zenginleştiren ve hayal gücünü geliştiren en yararlı aktivitelerden biridir. (II) Düzenli okuyan insanlar, olaylara farklı açılardan bakabilme ve sorunlara yaratıcı çözümler üretme becerisi kazanırlar. (III) Bu alışkanlık, çocukluk yaşlarında aile içi yönlendirmeler ve öğretmenlerin teşvikiyle ��ok daha kolay kazanılmaktadır. (IV) Son yıllarda yayınevleri, kitap fiyatlarındaki artış nedeniyle basım maliyetlerini düşürmenin yollarını aramaktadır. (V) Zira erken yaşta edinilen okuma alışkanl��ğı, bireyin yaşamı boyunca sürdüreceği bir gelişim yolculuğuna dönüşür.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
Aşağıdaki parçada numaralanmış yerlerden hangisine verilen cümle getirilmelidir?
Verilen Cümle:
"Bu zihinsel harita, sadece yön bulmayı kolaylaştırmakla kalmaz, aynı zamanda mekânın kültürel bellekle olan bağını da pekiştirir."
Parça:
İnsan, yaşadığı coğrafyayı adlandırırken aslında kendi zihnindeki mekân algısını dışa vurur. (I) Dağlar, nehirler ve ovalar sadece coğrafi birer unsur olmaktan çıkıp toplumsal hafızanın taşıyıcısı olan birer göstergeye dönüşür. (II) Bu göstergeler zamanla birleşerek bireyin ve toplumun çevreyle kurduğu ilişkiyi düzenleyen görünmez bir zihinsel harita oluşturur. (III) İşte bu nedenle, bir bölgedeki yer adlarının değiştirilmesi, geçmişle gelecek arasındaki köprülerin yıkılması anlamına gelir. (IV) Mekânın adı de��iştikçe, o mekâna yüklenen kolektif yaşanmışlıklar da yavaş yavaş silinmeye başlar. (V)
Fill in the blanks below
Çekimli fiiller, kip ve şahıs eki alarak çekimlenen fiillerdir. İsim-fiiller (fiilimsiler) ise fiil kök veya gövdelerine gelen eklerle türetilseler de artık isim soylu sözcük haline geldiklerinden çekimli fiil kabul edilmezler.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde çekimli fiil yoktur?
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde derecelendirme belirteci, diğerlerinden farklı türde bir sözcüğün anlamını derecelendirmiştir?
Türkçede belirtme durumu eki olan '-ı / -i / -u / -ü' ile üçüncü teklik şahıs iyelik eki olan '-ı / -i / -u / -ü' sıklıkla karıştırılmaktadır. İyelik eki eklendiği sözcüğün kime ya da neye ait olduğunu belirtirken belirtme durumu eki ise cümlede eylemden etkilenen varlığı (nesneyi) belirtir.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde '-ı / -i / -u / -ü' eki, eklendiği sözcüğe belirtme durumu (hâl) eki görevinde kullanılmıştır?
Modern (I) yaşamın getirdiği hız, (II) insanı kendi iç (III) sesinden uzaklaştırıyor. Oysa durup dinlenmek, (IV) ruhumuzun derinliklerine bakmak her birimiz için bir ihtiyaçtır. Kendine zaman ayıran kişi, yaşamın gerçek (V) anlamını keşfetme yolunda ilk adımı atmış demektir.
Bu parçada numaralanmış sözcüklerin hangisinde hem üçüncü tekil kişi iyelik eki hem de belirtme durum eki kullanılmıştır?
Gazeteci:
(I) ----
Müzikolog:
— Dijital platformların sunduğu sınırsız erişim, dinleyicinin tek bir albüme odaklanma süresini kısalttı. Eskiden bir albümü baştan sona dinleyerek onun bütünsel hikâyesini anlamaya çalışan dinleyici, bugün sadece popüler olan tekli şarkıları çalma listelerine ekleyip geçiyor. Bu durum albüm konseptini neredeyse ortadan kaldırdı.
Gazeteci:
(II) ----
Müzikolog:
— Küreselleşme her ne kadar yerel ezgileri tek tipleştirme tehlikesi taşısa da aslında dünyanın farklı köşelerindeki özgün enstrümanların seslerini geniş kitlelere ulaştırma fırsatı da sundu. Bugün geleneksel bir Doğu enstrümanını modern bir elektronik müzik altyapısının içinde duyabiliyorsunuz. Bu durum yerel kültürleri yok etmekten ziyade onlara küresel sahnede yeni bir alan açıyor.
Bu diyalogda boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
II. Dijital ortamda kaydedilen geleneksel enstrüman seslerinin akustik kalitesinin korunması mümkün müdür?
II. Geleneksel enstrümanların genç nesiller tarafından öğrenilmesini sağlamak için ne gibi projeler yapılmalıdır?
II. Küreselleşmenin yerel müzik unsurları ve geleneksel enstrümanlar üzerindeki etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?
II. Elektronik müziğin ortaya çıkışı, dünya genelinde yerel ezgilere olan ilgiyi tamamen bitirmiş midir?
II. Melez müzik türlerinin geleneksel müzik dinleyicisi tarafından tepkiyle karşılanmasının temel nedenleri nelerdir?
I. Yazar, bu eserinde sıradan insanların dramını yalın bir dille aktarmaya çalışmış.
II. Şiirlerinde çocukluk günlerine duyduğu ��zlemden ötürü hüzünlü bir hava hâkimdir.
III. Fırtınaya rağmen balıkçılar sabaha karşı denize açılmaktan çekinmediler.
IV. Yeni projesini tamamlamak üzere laboratuvarda günlerce uykusuz kaldı.
V. Onun gibi yetenekli bir gencin bu alanda başarısız olması düşünülemez.
Bu cümlelerdeki edatlarla (ilgeçlerle) ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
(I) Mikro tarihçilik, genel tarih yazımının büyük anlatılarına karşı bir alternatif olarak, sıradan insanlar��n gündelik yaşam deneyimlerine ve yerel düzeydeki mikro etkileşimlere odaklanır. (II) Bu tarihsel yaklaşım, makro analizlerin genellemeci yapısı içinde kaybolan yerel kültürel örüntüleri ve marjinalleşmiş grupların toplumsal ilişkilerini derinlemesine incelemeyi hedefler. (III) Analiz ölçeğinin bu şekilde küçültülmesi, büyük iktisadi ya da siyasi dönüşümlerin sıradan bireylerin dünyasındaki somut karşılıklarını görünür kılmaktadır. (IV) Tarihsel belgelerin tarafsızlığı ve arşiv kaynaklarının güvenilirliği sorunu, çağdaş tarihçilerin üzerinde en çok uzlaştığı kuramsal tartışmalar arasında yer alır. (V) Böylece makro tarihsel süreçlerin sınırlarında sessizliğe gömülmüş aktörler, mikro tarihin sunduğu mercek sayesinde kendi tarihsel öznellikleriyle yeniden inşa edilir.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
Türkçede derecelendirme (miktar) belirteçleri; eylemlerin, eylemsilerin, sıfatların ya da kendi türünden sözcüklerin anlamını derece yönüyle pekiştiren veya sınırlandıran sözcüklerdir.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde derecelendirme zarfı, diğerlerinden farklı türde bir sözcüğün anlamını etkilemiştir?
Kültürel bellek, bir toplumun geçmişten bugüne biriktirdiği ortak yaşantıların, geleneklerin ve değerlerin mimari yapılar üzerinden geleceğe aktarılan bütünüdür. Bu yönüyle mimari, toplumsal hafızanın en somut taşıyıcısı konumundadır. Hızla yükselen modern kentler, geçmişin izlerini tamamen silerek sakinlerini belleksiz ve kaygılı bir şimdiki zamana hapsederken geleneksel kentler geçmiş ile gelecek arasında organik bir bağ kurar. Kendi tarihsel dokusunu koruyan geleneksel kentler; rüzgarda yaprakları savrulsa da kökleri toprağın derinliklerine sımsıkı bağlı ulu bir çınarı andırır. Geleneksel bir sokakta yürürken karşılaştığımız cumbalı evler, taş kaldırımlar ve çeşmeler geçmişin estetik anlayışını bugüne fısıldar. Oysa modern gökdelenlerin soğuk cam cepheleri, bireye sadece derin bir yabancılaşma ve mekânsal yalnızlık sunmaktan öteye gidemez.
Bu parçanın anlatımında aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarından hangisi kullanılmamıştır?
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yüklem, çekimli bir fiil değildir?
Aşağıdaki cümlelerde koyu renkli olarak verilen isimler ile bu isimlerin dil bilgisel özellikleri eşleştirilmek istenmektedir. Buna göre, sol sütundaki cümlelerde yer alan isimleri sağ sütundaki uygun yapısal ve anlamsal açıklamalarla nasıl eşleştirirsiniz?
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Sanat, insanın dış dünyayı kendi estetik süzgecinden geçirerek yeniden yaratma çabasıdır. Bu yönüyle bilimden ayrılır; çünkü bilim var olanı nesnel kurallarla olduğu gibi açıklamaya çalışırken sanat, gerçekliği öznel bir biçimde dönüştürür. İnsanlık tarihi boyunca pek çok yaratıcı zihin, bu dönüştürme g��cünü eserlerinde başarıyla yansıtmıştır. Örneğin Dostoyevski, romanlarında sadece kendi yaşadığı dönemdeki Rus toplumunun sosyal yapısını sunmakla kalmaz; insan ruhunun en derin, en karanlık köşelerini de büyük bir ustalıkla gözler önüne serer. Onun eserleri, sıradan bir toplumsal gözlemin çok ötesine geçerek insan doğasına dair evrensel bir ayna tutar. Yazar, bu yolla okuru kendi iç dünyasıyla yüzleştirerek edebiyatın gücünü kanıtlar. Edebi eserlerin gücü de zaten tam olarak bu noktada, yani kurmaca dünyada yaratılan özgün gerçeklikte başlar.
Bu parçanın anlatımında aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarından hangileri bir arada kullanılmıştır?