All practice questions

6755 questions

Question 1221Question

Gazeteci:
(I) ----

Sosyal Psikolog:
— Bireyler, kalabalık bir ortamda acil bir durumla karşılaştıklarında sorumluluğun gruptaki diğer kişiler tarafından da paylaşıldığını düşünürler. Bu durum, sosyal psikolojide "seyirci kalma etkisi" olarak adlandırılır. Çevrede ne kadar çok insan varsa, herhangi birinin yardıma koşma ihtimali o kadar düşer çünkü herkes ilk adımı bir başkasının atmasını bekler ve bu durum eylemsizliğe yol açar.

Gazeteci:
(II) ----

Sosyal Psikolog:
— Kesinlikle. Bu durumun aşılmasında en etkili yol, gruptaki belirsizliği ortadan kaldırmaktır. Örneğin, yardıma ihtiyaç duyduğunuzda kalabalığa genel olarak seslenmek yerine doğrudan bir kişiyi hedef alarak "Mavi ceketli beyefendi, lütfen ambulansı arayın!" şeklinde net ve kişiselleştirilmiş bir yönlendirme yapmak, o kişide doğrudan bir sorumluluk duygusu uyandırır ve eylemi başlatır.

Bu diyalogda boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Show answer & explanation

Answer: I. Kalabalık ortamlarda bireylerin acil durumlara müdahale etmekten kaçınmasının ard��nda yatan psikolojik gerekçe nedir?
II. Bireysel sorumluluk duygusunu artırarak bu kayıtsızlık durumunun önüne geçmek pratik olarak nasıl mümkündür?

Answer

Kalabalık ortamlarda acil durumlara müdahaleden kaçınmanın psikolojik gerekçesini ve bu durumun nasıl aşılabileceğini sorgulayan soruların yer aldığı seçenek.
Kalabalık ortamlarda acil durumlara müdahaleden kaçınmanın psikolojik gerekçesini soran birinci soru ile bu kayıtsızlığın önüne geçilmesinde bireysel yönlendirmenin rolünü soran ikinci sorunun yer aldığı seçenek doğrudur. Çünkü psikoloğun ilk cevabı 'seyirci kalma etkisi'nin psikolojik boyutunu, ikinci cevabı ise bu durumun üstesinden gelmek için sunulan pratik çözüm önerisini açıklamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
İlk cevabın ana fikrini ve anahtar kelimelerini belirleme.
Psikoloğun ilk cevabında kalabalık ortamlarda insanların acil durumlarda yardım etmekten kaçınması (seyirci kalma etkisi) ve bunun arkasındaki psikolojik sebep (sorumluluğun paylaşıldığının düşünülmesi) açıklanmıştır. Dolayısıyla ilk soru bu psikolojik gerekçeyi sorgulamalıdır.
Diyalog tamamlama sorularında her cevap, kendisine yöneltilen sorunun sınırlarını çizer.
2
İkinci cevabın ana fikrini ve önerilen çözümü analiz etme.
Psikoloğun ikinci cevabında ise bu eylemsizlik durumunun nasıl aşılabileceğine dair pratik bir örnek (doğrudan kişiye yönelik net çağrı yapmak) verilmiştir. Dolayısıyla ikinci soru bu durumun nasıl aşılacağını veya pratik çözüm yollarını sorgulamalıdır.
İkinci cevabın çözüm odaklı yapısı, sorunun da pratik çözüm yöntemlerine yönelik olmasını gerektirir.
3
Seçenekleri analiz ederek her iki boşluğu da tam karşılayan soruyu bulma.
İlk sorunun kalabalıkta müdahale etmemenin psikolojik gerekçesini, ikinci sorunun ise bireysel sorumluluğu artırıp bu durumu önleme yollarını sorduğu seçenek belirlenmiştir.
Her iki sorunun da konuşmacının verdiği yanıtlarla bağlamsal ve anlamsal olarak tam örtüşmesi gerekir.

Key Concept

Diyalogda soru-cevap ilişkisini belirleme ve boşlukları bağlama uygun sorularla tamamlama.
Estimated Time:2m 0s
Question 1222Question

Doğayı taklit ederek insan sorunlarına çözümler üreten biyomimikri, mimarlık alanında da devrim niteliğinde tasarımlara ilham vermektedir. Zimbabve’deki Eastgate Center binası, bu yaklaşımın en somut örneklerinden biridir. Mimar Mick Pearce, bu binayı tasarlarken termit (ak karınca) yuvalarının içindeki doğal havalandırma sistemini örnek almıştır. Termitler, dışarıdaki kavurucu sıcağa rağmen yuvalarının iç sıcaklığını sürekli olarak 30 derecede sabit tutabilmektedir. Pearce da binada pahalı klima sistemleri yerine, termit yuvalarındaki gibi ısınan havanın bacalardan yükselerek dışarı atılmasını sağlayan hava kanalları tasarlamıştır. Bu sayede bina, geleneksel yapılara göre yüzde doksan daha az enerji harcamaktadır.

Bu parçadan hareketle Eastgate Center binası ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Show answer & explanation

Answer: İnşa sürecinde Zimbabve'nin yerel ve geleneksel mimari malzemelerinin kullanıldığına

Answer

İnşa sürecinde Zimbabve'nin yerel ve geleneksel mimari malzemelerinin kullanıldığına
İnşa sürecinde Zimbabve'nin yerel ve geleneksel mimari malzemelerinin kullanıldığına dair yargı doğrudur çünkü metinde binanın tasarımında doğadan esinlenildiği ve havalandırma sisteminin işleyişi anlatılmış olsa da binanın yapımında kullanılan malzemelerin türü veya kökeni hakkında hiçbir bilgi verilmemiştir.

Step-by-Step Solution

1
Metni okuyarak ana konuyu ve yardımcı düşünceleri belirleme
Metinde Zimbabve'deki Eastgate Center binasının doğadaki termit yuvalarından esinlenerek nasıl tasarlandığı ve bu tasarımın sağladığı enerji tasarrufu açıklanmaktadır.
Soruda binayla ilgili ulaşılamayacak olan yardımcı düşünce sorulmaktadır.
2
Seçenekleri metindeki bilgilerle karşılaştırma
Doğadaki canlıların yaşam alanlarından esinlenildiği termit yuvaları örneğiyle; yüksek oranda enerji tasarrufu sağladığı yüzde doksan daha az enerji harcamasıyla; pahalı yapay iklimlendirme ünitesi kullanılmadığı pahalı klima sistemleri yerine hava kanalları tasarlanmasıyla; fiziksel hava hareketlerine dayandığı ısınan havanın yükselip bacalardan atılmasıyla doğrulanır.
Metindeki her bilginin seçeneklerdeki karşılıklarını bulmak doğru seçeneğe ulaşmayı sağlar.
3
Metinde değinilmeyen unsuru tespit etme
Binanın yapımında yerel veya geleneksel mimari malzemelerin kullanıldığına dair hiçbir ifadeye rastlanmamıştır.
Yardımcı düşünce sorularında metinde doğrudan veya dolaylı olarak yer almayan bilgi aranır.

Key Concept

Paragrafta Yardımcı Düşünceler
Question 1223Question

(I) Geleneksel Türk sanatlarının en özgün örneklerinden biri olan ebru sanatı, suyun üzerinde oluşturulan desenlerin kâğıda aktarılması esasına dayanan bir bezeme sanatıdır. (II) Kökeninin Orta Asya'ya dayandığı sanılan bu sanat, İpek Yolu aracılığıyla Anadolu'ya taşınmış ve özellikle Osmanlı döneminde hat sanatının en önemli tamamlayıcıs�� hâline gelmiştir. (III) Ebru sanatının icrası, kendine has teknik hazırlıklar ve tamamen doğal ham maddelerin kullanımını gerektiren hassas bir sürece dayanır. (IV) Sanatın en önemli unsuru olan suyun kıvamın�� ayarlamak için, geven otundan elde edilen ve suya yapışkan bir yoğunluk kazandıran kitre kullanılır. (V) Boyaların su yüzeyinde dağılmadan kalabilmesi için ise sığır safrasından elde edilen öd adı verilen bir sıvı karışıma eklenir. (VI) Ebru yapımında kullanılan fırçalar da bu doğallığa uygun olarak gül dalından ve at kılından özenle üretilir.

Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?

Show answer & explanation

Answer: III; 3; III.; 3.; üçüncü; üç

Answer

İkinci paragraf III numaralı cümleyle başlar.
Paragrafın ilk iki cümlesinde ebru sanatının tanımı ve tarihsel gelişimi üzerinde durulmuştur. Üçüncü cümleden itibaren ise ebru yapımının teknik aşamalarına ve kullanılan ham maddelere geçilmiştir. Konunun farklı bir yönüne geçildiği için ikinci paragraf III numaralı cümle ile başlamalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Paragraftaki her bir cümlenin konusunu ve odak noktasını belirleyin.
I ve II. cümleler ebru sanatının genel tanımı, kökeni ve tarihsel gelişimiyle ilgilidir. III, IV, V ve VI. cümleler ise ebrunun yapılış süreci ve kullanılan doğal malzemelerle ilgilidir.
Paragrafı ikiye bölmek için konunun değiştiği ya da konunun farklı bir yönüne geçildiği ilk cümleyi bulmak gerekir.
2
Konudaki geçiş/kırılma noktasını tespit edin.
III. cümlede 'Ebru sanatının icrası, kendine has teknik hazırlıklar...' denilerek sanatın yapılış tekniğine ve malzemelerine geçiş yapılmıştır.
İlk iki cümlede ebru sanatının tarihsel ve kavramsal boyutu ele alınırken, üçüncü cümleden itibaren teknik uygulama ve malzeme boyutuna geçildiğinden yeni bir paragraf başlatılmalıdır.

Key Concept

Paragrafı İki Paragrafa Bölme
Question 1224Question

Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcük veya sözcük gruplarını, cümlenin ögesi olarak üstlendikleri görevlerle eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Her akşam yatmadan önce kardeşine eğlenceli hikâyeler anlatırdı.
Sokak lambasının loş ışığında kalın kitaplar okunuyordu.
Kütüphanedeki eski kitaplar zamana yenik düşmüştü.
Yazar, son romanında okuyucuya ilginç konuları sunmuş.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Birinci cümledeki 'hikâyeler' belirtisiz nesneyle, ikinci cümledeki 'kitaplar' sözde özneyle, üçüncü cümledeki 'kitaplar' gerçek özneyle ve dördüncü cümledeki 'konuları' belirtili nesneyle eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede belirtisiz nesne, hiçbir belirtme hal eki almayan ve özne belirlendikten sonra yükleme sorulan 'Ne?' sorusuna cevap veren 'hikâyeler' sözcüğüdür. Edilgen cümledeki 'kitaplar' sözde özne, etken cümledeki 'kitaplar' gerçek özne, belirtme eki alan 'konuları' ise belirtili nesnedir.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerin yüklemlerini ve öznelerini bulun.
Birinci cümlede yüklem 'anlatırdı', özne gizli 'o'; ikinci cümlede yüklem edilgen 'okunuyordu'; üçüncü cümlede yüklem 'zamana yenik düşmüştü', özne 'kütüphanedeki eski kitaplar'; dördüncü cümlede yüklem 'sunmuş', özne 'yazar'dır.
Cümlede nesneyi doğru tespit edebilmek için öncelikle yüklemi ve hemen ardından özneyi belirlemek şarttır.
2
Özneyi bulduktan sonra yüklemlere 'Ne?' sorusunu yöneltin.
Birinci cümlede 'O ne anlatırdı?' sorusunun cevabı 'hikâyeler'dir. Bu sözcük herhangi bir belirtme durum eki almamıştır.
Özne bulunduktan sonra yükleme sorulan ilk 'Ne?' sorusu bize yalın durumdaki belirtisiz nesneyi verir.
3
Diğer cümlelerde yer alan koyu yazılı ögelerin ek durumlarını ve fiil çatılarını kontrol edin.
İkinci cümlede eylem edilgen olduğu için etkilenen varlık sözde öznedir. Üçüncü cümlede eylemi yapan varlık gerçek öznedir. Dördüncü cümlede ise sözcük belirtme hal eki alarak belirtili nesne olmuştur.
Belirtisiz nesnenin, belirtili nesne veya özne türleriyle karıştırılmaması için kelimelerin aldığı hal ekleri ve fiilin çatısı incelenmelidir.

Key Concept

Belirtisiz nesne, yüklemi geçişli olan eylem cümlelerinde özne bulunduktan sonra yükleme sorulan yalın durumdaki 'Ne?' sorusuyla bulunur. Belirtme hal eki (-ı, -i, -u, -ü) almaz ve edilgen cümlelerdeki sözde özne ile karıştırılmamalıdır.
Question 1225Question

Bazı sanat tarihçileri, mimarinin sadece işlevsel mekânlar tasarlama sanatı olduğunu savunur. Onlara göre bir yapının değeri, yalnızca barınma ya da kullanım kolaylığı sağlamasıyla ölçülür. Oysa mimari, insanlığın taş ve harçla yazdığı sessiz bir tarihtir; zamanın ruhunu geleceğe taşıyan en somut belgedir. Örneğin, Gotik katedrallerin göğe yükselen sivri kuleleri sadece mühendislik başarısını değil, o dönemin inanç dünyasını ve estetik arayışını da yansıtır. Aynı şekilde geleneksel Türk evlerinin geniş saçakları ve ahşap işçiliği, geçmişin aile yapısını ve doğayla uyumunu simgeler. Dolayısıyla mimariyi sadece barınma ihtiyacına indirgemek, insanlığın estetik ve kültürel birikimini yok saymak demektir.

Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Okuyucunun yerleşik kanılarını sorgulatmak amacıyla tartışmacı anlatım biçimi kullanılmış ve öne sürülen düşünce örneklerle somutlaştırılmıştır.

Answer

Okuyucunun yerleşik kanılarını sorgulatmak amacıyla tartışmacı anlatım biçimi kullanılmış ve öne sürülen düşünce örneklerle somutlaştırılmıştır.
Metinde yazar, mimarinin yalnızca işlevsel bir barınma aracı olduğuna dair yaygın inanışı eleştirmekte ve kendi tezini ortaya koymaktadır. Bu fikir mücadelesi tartışmacı anlatımı oluşturur. Bu iddiayı güçlendirmek adına da Gotik katedraller ile geleneksel Türk evlerinden yararlanılarak örneklendirme yapılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Metnin ilk cümlelerindeki yazarın üslubunu ve amacını belirleme.
Yazar mimarlıkla ilgili yaygın bir kanıyı ('sadece işlevsel mekân tasarlamaktır') verip 'Oysa...' diyerek bu kanıya karşı çıkmaktadır. Bu karşı çıkış tartışmacı anlatımın göstergesidir.
Tartışmacı anlatımda amaç, okuyucunun yerleşik bir düşüncesini değiştirmek ya da sorgulatmaktır.
2
Metinde kullanılan düşünceyi geliştirme yollarını saptama.
Yazar, mimarinin tarihi ve kültürel bağını kanıtlamak için 'Gotik katedraller' ve 'geleneksel Türk evleri' unsurlarını sunmuştur. Bu unsurlar düşünceyi somutlaştıran birer örnektir.
Soyut fikirlerin daha anlaşılır ve inandırıcı kılınması amacıyla örneklendirmeden yararlanılır.

Key Concept

Tartışmacı Anlatım Biçimi ve Örneklendirme
Question 1226Question

(I) Bilim kurgu edebiyatı, geleceğe yönelik öngörülerde bulunurken sıklıkla günümüz teknolojisinin sınırlarını ve bu sınırların insan yaşamı üzerindeki etkilerini sorgular. (II) Yazarlar, kurdukları düşsel dünyalar aracılığıyla toplumsal yapıların teknolojik gelişmelerle nasıl dönüşebileceğini gözler önüne serer. (III) Bu doğrultuda yapay zekâ, uzay yolculukları ve genetik mühendisliği gibi temalar, insanlığın varoluşsal kaygılarını tartışmak için birer araç olarak kullanılır. (IV) Günümüzde bilim kurgu sineması, gelişen görsel efekt teknolojileri sayesinde edebi metinlerden çok daha geniş kitlelere ulaşmayı başarmıştır. (V) Bahsedilen tüm bu tematik unsurlar, aslında bugünün insanına gelecekte karşılaşabileceği etik ikilemleri sorgulatmaya hizmet eder.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Show answer & explanation

Answer: IV

Answer

Dördüncü cümle (IV) düşüncenin akışını bozmaktadır.
Dördüncü cümle parçanın genelindeki düşünce akışını bozmaktadır. Paragrafın genelinde bilim kurgu edebiyatı, bu edebiyatın temaları ve insan üzerindeki etik sorgulamaları ele alınırken dördüncü cümlede konu aniden bilim kurgu sinemasına ve bunun ulaştığı kitlelere kaymıştır. Beşinci cümledeki 'bahsedilen tüm bu tematik unsurlar' ifadesi, üçüncü cümledeki yapay zekâ, uzay yolculuğu gibi unsurlara doğrudan bağlandığı için araya giren dördüncü cümle akışı kesintiye uğratmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Paragraftaki cümlelerin ortak konusunu ve bu konunun hangi yönünün ele alındığını belirleme
Paragrafta genel olarak bilim kurgu edebiyatının tematik işlevleri, insan yaşamına ve geleceğe dair sorgulamaları ele alınmaktadır.
Akışı bozan cümleyi tespit edebilmek için öncelikle parçanın ana izleğini ve temasını netleştirmek gerekir.
2
Cümleler arasındaki anlamsal ve yapısal bağlantıları (geçiş sözcükleri, zamirler, ortak kavramlar) inceleme
Birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci cümleler birbirini tematik ve kavramsal olarak takip etmektedir. Üçüncü cümledeki temalar, beşinci cümledeki 'bahsedilen tüm bu tematik unsurlar' ifadesiyle doğrudan birbirine bağlanmaktadır. Dördüncü cümlede ise konu aniden sinema sektörüne ve görsel efektlere geçmektedir.
Akışı bozan cümleler genellikle yakın anlamlı veya ilişkili görünse de konunun farklı bir boyutuna veya türüne geçiş yaparak bütünlüğü zedeler.
3
Anlam bütünlüğünü bozan cümleyi belirleyip doğruluğunu teyit etme
Dördüncü cümle paragraftan çıkarıldığında, üçüncü cümleden beşinci cümleye geçişin pürüzsüz ve anlamlı olduğu görülür.
Parçadan çıkarıldığında anlam akışını düzelten cümle, akışı bozan cümledir.

Key Concept

Paragrafta akışı bozan cümleyi bulma
Estimated Time:2m 0s
Question 1227Question

(I) Kitap okumak, bireyin zihinsel dünyasını zenginleştiren ve hayal gücünü geliştiren en yararlı aktivitelerden biridir. (II) Düzenli okuyan insanlar, olaylara farklı açılardan bakabilme ve sorunlara yaratıcı çözümler üretme becerisi kazanırlar. (III) Bu alışkanlık, çocukluk yaşlarında aile içi yönlendirmeler ve öğretmenlerin teşvikiyle ��ok daha kolay kazanılmaktadır. (IV) Son yıllarda yayınevleri, kitap fiyatlarındaki artış nedeniyle basım maliyetlerini düşürmenin yollarını aramaktadır. (V) Zira erken yaşta edinilen okuma alışkanl��ğı, bireyin yaşamı boyunca sürdüreceği bir gelişim yolculuğuna dönüşür.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Show answer & explanation

Answer: IV

Answer

Dördüncü cümle
Bu parçada genel olarak kitap okuma alışkanlığının zihinsel faydaları ve erken yaşta kazanılmasının önemi ele alınmaktadır. Birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci cümleler birbirine anlamca ve yapıca bağlıdır. Ancak dördüncü cümlede konu tamamen değişmiş, yayınevlerinin kitap basım maliyetlerini düşürme çabalarından bahsedilmiştir. Dolayısıyla dördüncü cümle düşüncenin akışını bozmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Paragrafın genel konusunu belirlemek.
Metinde genel olarak kitap okuma alışkanlığı, zihinsel faydaları ve bu alışkanlığın erken yaşta edinilmesi anlatılmaktadır.
Akışı bozan cümleyi bulabilmek için öncelikle metnin ortak temasının ne olduğunu saptamak gerekir.
2
Cümleler arasındaki anlamsal ve yapısal bağlantıları incelemek.
Birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci cümlelerin birbirine 'bu alışkanlık', 'zira' gibi köprü ifadelerle bağlandığı görülmüştür.
Cümleler arasındaki geçişlerin ve ortak anahtar kelimelerin takibi, akışı bozan cümleyi tespit etmeyi kolaylaştırır.
3
Konudan ve ana fikirden sapan cümleyi belirlemek.
Dördüncü cümlede yayınevlerinin basım maliyetlerinden ve kitap fiyatlarından bahsedilerek konunun dışına çıkıldığı belirlenmiştir.
Metnin ana ekseninden sapan, okuyucunun dikkatini farklı bir yöne çeken cümle akışı bozan cümledir.

Key Concept

Paragrafta akışı bozan cümleyi bulma; cümleler arası anlam ve yapı ilişkilerini değerlendirme.
Question 1228Question

Aşağıdaki parçada numaralanmış yerlerden hangisine verilen cümle getirilmelidir?

Verilen Cümle:
"Bu zihinsel harita, sadece yön bulmayı kolaylaştırmakla kalmaz, aynı zamanda mekânın kültürel bellekle olan bağını da pekiştirir."

Parça:
İnsan, yaşadığı coğrafyayı adlandırırken aslında kendi zihnindeki mekân algısını dışa vurur. (I) Dağlar, nehirler ve ovalar sadece coğrafi birer unsur olmaktan çıkıp toplumsal hafızanın taşıyıcısı olan birer göstergeye dönüşür. (II) Bu göstergeler zamanla birleşerek bireyin ve toplumun çevreyle kurduğu ilişkiyi düzenleyen görünmez bir zihinsel harita oluşturur. (III) İşte bu nedenle, bir bölgedeki yer adlarının değiştirilmesi, geçmişle gelecek arasındaki köprülerin yıkılması anlamına gelir. (IV) Mekânın adı de��iştikçe, o mekâna yüklenen kolektif yaşanmışlıklar da yavaş yavaş silinmeye başlar. (V)

Fill in the blanks below

Yukarıdaki parçada verilen cümlenin getirilmesi gereken yer (Romen rakamı ile):
Show answer & explanation

Answer

Verilen cümle, parçadaki numaralanmış yerlerden III numaralı yere getirilmelidir.
Verilen cümlenin başındaki 'Bu zihinsel harita' ifadesi, kendinden önceki cümlede bu kavramın tanımlanmış olmasını gerektirir. Parçada bu tanım II numaralı cümlenin sonunda '...görünmez bir zihinsel harita oluşturur.' şeklinde yapılmaktadır. Bu doğrultuda yerleştirilecek cümle III numaralı yere konduğunda akış mükemmel şekilde sağlanmakta ve devamında gelen 'İşte bu nedenle...' ifadesiyle mantıksal bağ korunmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Verilen cümlenin anahtar kelimelerini ve bağlayıcı ögelerini belirleme
Verilen cümlenin başındaki 'Bu zihinsel harita' ifadesi, kendinden önceki cümlede bir 'zihinsel harita' kavramının geçmiş olmasını gerektirir. Ayrıca cümlenin sonundaki 'mekânın kültürel bellekle olan bağını pekiştirir' ifadesi, kültürel bellek ve yer adları ilişkisine geçiş sağlayan bir köprüdür.
Paragraf tamamlama ve cümle yerleştirme sorularında, yerleştirilecek cümlenin hem kendinden önceki hem de kendinden sonraki cümlelerle dil bilgisel ve anlamsal açıdan uyumlu olması gerekir.
2
Parçadaki cümlelerin akışını ve anahtar kelime takibini yapma
II numaralı cümlenin sonunda '...görünmez bir zihinsel harita oluşturur.' ifadesi yer almaktadır. Bu ifadeden hemen sonra 'Bu zihinsel harita...' şeklinde başlayan bir cümlenin getirilmesi mantıksal akış gereğidir. Dolayısıyla yerleştirilecek yer III numaralı boşluktur.
Metin içindeki kavramsal süreklilik ve işaret sıfatlarının ('bu', 'şu' gibi) kullanımı, cümlelerin ardışıklığını belirleyen en güçlü yapısal ipuçlarıdır.
3
Yerleştirilen cümlenin kendinden sonra gelen cümleyle uyumunu kontrol etme
Cümle yerleştirildiğinde, sonra gelen III numaralı cümle 'İşte bu nedenle, bir bölgedeki yer adlarının değiştirilmesi...' şeklinde başlamaktadır. Yerleştirilen cümledeki 'mekânın kültürel bellekle olan bağını da pekiştirir' ifadesi, yer adlarının neden değiştirilmemesi gerektiğine dair mantıklı bir gerekçe sunmaktadır.
Cümlenin paragraftaki yerine tam oturup oturmadığı, sonraki cümlenin bağlaçları ve anlam yönü ile doğrulanmalıdır.

Key Concept

Paragrafta anlam bütünlüğünü ve düşüncenin akışını sağlayan dil bilgisel ve anlamsal bağlayıcı ögelerin (göstergeler, işaret sıfatları, neden-sonuç ilişkileri) tespiti.
Question 1229Question

Çekimli fiiller, kip ve şahıs eki alarak çekimlenen fiillerdir. İsim-fiiller (fiilimsiler) ise fiil kök veya gövdelerine gelen eklerle türetilseler de artık isim soylu sözcük haline geldiklerinden çekimli fiil kabul edilmezler.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde çekimli fiil yoktur?

Show answer & explanation

Answer: Usta yazarın en büyük arzusu, gelecek nesillere rehberlik edecek nitelikli eserler bırakmaktı.

Answer

Usta yazarın en büyük arzusu, gelecek nesillere rehberlik edecek nitelikli eserler bırakmaktı.
Doğru seçenekteki cümlede yer alan 'bırakmaktı' sözcüğü, '-mak' isim-fiil ekini almıştır. Fiilimsiler çekimli fiil değildir. Cümlenin kalanında da başka bir çekimli fiil bulunmamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerdeki yüklemleri ve fiil soylu sözcükleri tespit edin.
Cümlelerde geçen yüklemler sırasıyla şunlardır: 'bırakmaktı', 'boyardı', 'anıyordu', 'sallıyordu', 'götürüyor'.
Çekimli fiil olup olmadıklarını belirlemek için öncelikle yüklemleri incelememiz gerekir.
2
Yüklemlerin kip ve şahıs eki alıp almadığını (çekimli fiil olup olmadığını) kontrol edin.
'boyardı' (boya-r-dı), 'anıyordu' (an-ı-yor-du), 'sallıyordu' (sallı-yor-du) ve 'götürüyor' (götür-üyor) sözcükleri zaman ve şahıs bildirdikleri için çekimli fiildir. 'bırakmaktı' ise isim-fiildir.
Fiilimsiler kip ve şahıs eki alarak çekimlenemez, yalnızca ek-fiil alarak yüklem olabilirler.
3
Doğru seçeneği belirleyin.
İçinde fiilimsi barındıran fakat çekimli fiil barındırmayan cümle, doğru cevaptır.
Soruda çekimli fiil barındırmayan cümle sorulmaktadır.

Key Concept

Çekimli fiil ile fiilimsi arasındaki farklar
Question 1230Question

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde derecelendirme belirteci, diğerlerinden farklı türde bir sözcüğün anlamını derecelendirmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Kritik kararların alınacağı bu kurulda üyelerin sorunları çok sakin tartışması herkesi şaşırttı.

Answer

Kritik kararların alınacağı bu kurulda üyelerin sorunları çok sakin tartışması herkesi şaşırttı.
Doğru yanıt, derecelendirme belirtecinin bir zarfı derecelendirdiği cümledir. 'Kritik kararların alınacağı bu kurulda üyelerin sorunları çok sakin tartışması herkesi şaşırttı' cümlesinde 'tartışması' eylemsidir (isim-fiil). Eylemsiyi durum yönünden belirten 'sakin' sözcüğü durum zarfıdır. Bu zarfın önüne gelen 'çok' sözcüğü de bir derecelendirme zarfı olarak başka bir zarfı derecelendirmiştir. Diğer tüm cümlelerde derecelendirme belirteçleri sıfatları etkilemiştir.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerde geçen derecelendirme belirteçlerini (zarflarını) tespit etmek.
Derecelendirme belirteçleri şunlardır: 'son derece', 'daha', 'çok', 'en', 'oldukça'.
Soruda bu belirteçlerin hangi türde sözcükleri derecelendirdiği sorulmaktadır.
2
Belirteçlerin derecelendirdiği sözcüklerin türlerini belirlemek.
Belirteçlerin nitelediği kelimeler sırasıyla: 'önemli' (sıfat), 'cesur' (sıfat), 'sakin' (zarf), 'olgun' (sıfat), 'titiz' (sıfat) olarak bulunmuştur.
Zarfın sıfatı mı yoksa başka bir zarfı mı etkilediğini ayırt etmek.
3
Eylemsiyi (fiilimsiyi) niteleyen sözcüğün türünü belirleyerek farklı olanı bulmak.
'Tartışması' isim-fiilini niteleyen 'sakin' sözcüğü eylemsiyi etkilediği için zarftır. Dolayısıyla 'çok' belirteci burada bir zarfı derecelendirmiştir. Diğer cümlelerde ise sıfatlar derecelendirilmiştir.
Doğru seçeneğe karar vermek.

Key Concept

Derecelendirme Zarfları ve Sözcük Türlerinin Ayrımı
Question 1231Question

Türkçede belirtme durumu eki olan '-ı / -i / -u / -ü' ile üçüncü teklik şahıs iyelik eki olan '-ı / -i / -u / -ü' sıklıkla karıştırılmaktadır. İyelik eki eklendiği sözcüğün kime ya da neye ait olduğunu belirtirken belirtme durumu eki ise cümlede eylemden etkilenen varlığı (nesneyi) belirtir.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde '-ı / -i / -u / -ü' eki, eklendiği sözcüğe belirtme durumu (hâl) eki görevinde kullanılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Defteri çantasından çıkarıp masaya yavaşça koydu.

Answer

Defteri çantasından çıkarıp masaya yavaş��a koydu.
Doğru cevap, 'Defteri çantasından çıkarıp masaya yavaşça koydu.' cümlesidir. Bu cümledeki 'defteri' sözcüğü, eylemin ('çıkarıp' fiilimsisinin) neyi etkilediğini belirten ve sözcüğün nesne görevinde kullanılmasını sağlayan belirtme durumu (hâl) ekini almıştır. Herhangi bir aitlik ilişkisi taşımamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerde '-ı / -i / -u / -ü' eki alan isimleri tespit etmek.
'sonu', 'yazısı', 'defteri', 'ekranı' ve 'sesi' sözcükleri belirlenmiştir.
İnceleme yapacağımız hedef ekleri taşıyan sözcükleri ortaya koymak amacıyla bu adım gerçekleştirilir.
2
Sözcüklerin aitlik bildirip bildirmediğini ve isim tamlaması içinde yer alıp almadığını kontrol etmek.
'Yolun sonu', 'Onun yazısı', 'Telefonun ekranı' ve 'Çocuğun sesi' ifadelerinin belirtili isim tamlaması olduğu ve bu sözcüklerin üçüncü tekil şahıs iyelik (aitlik) eki taşıdığı belirlenmiştir.
İyelik ekleri eklendikleri varlığın kime veya neye ait olduğunu gösterir; bu durumu netleştirmek için tamlama ilişkileri analiz edilir.
3
Geriye kalan sözcüğü eylemle olan ilişkisi bakımından incelemek.
'Defteri çantasından çıkarıp...' cümlesinde 'defteri' sözcüğünün bir aitlik taşımadığı, 'neyi çıkarıp' sorusuna cevap vererek belirtme durumu eki aldığı saptanmıştır.
Belirtme durumu ekinin cümlede nesne kurma işlevini teyit etmek için bu adım uygulanır.

Key Concept

İsim çekim eklerinden iyelik eki ile belirtme durumu ekinin işlevsel ayrımı
Estimated Time:45s
Question 1232Question

Modern (I) yaşamın getirdiği hız, (II) insanı kendi iç (III) sesinden uzaklaştırıyor. Oysa durup dinlenmek, (IV) ruhumuzun derinliklerine bakmak her birimiz için bir ihtiyaçtır. Kendine zaman ayıran kişi, yaşamın gerçek (V) anlamını keşfetme yolunda ilk adımı atmış demektir.

Bu parçada numaralanmış sözcüklerin hangisinde hem üçüncü tekil kişi iyelik eki hem de belirtme durum eki kullanılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: V

Answer

V numaralı sözcük hem üçüncü tekil kişi iyelik eki hem de belirtme durum eki almıştır.
V numaralı sözcükte hem üçüncü tekil kişi iyelik eki (anlam-ı) hem de belirtme durum eki (-ı) bir arada kullanılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Numaralanmış sözcüklerin ek ve kök analizini yapmak.
Sözcüklerin aldığı çekim ekleri şu şekildedir: yaşam-ın (ilgi eki), insan-ı (belirtme durum eki), ses-i-n-den (iyelik ve ayrılma durum eki), ruh-umuz-un (iyelik ve ilgi eki), anlam-ı-n-ı (iyelik ve belirtme durum eki).
Sözcüklerde yer alan çekim eklerinin türlerini ve işlevlerini doğru belirlemek.
2
İyelik eki ile belirtme durum ekinin bir arada kullanıldığı sözcüğü seçmek.
V numaralı sözcükte yer alan ilk '-ı' eki tamlanan/iyelik eki (yaşamın anlam-ı), ikinci '-ı' eki ise belirtme durum ekidir (anlam-ı-n-ı keşfetmek).
Soruda her iki ekin de aynı sözcükte bulunması istendiği için doğru yanıtı belirlemek.

Key Concept

İsim Çekim Ekleri (İyelik ve Belirtme Durum Eklerinin Ayrımı)
Estimated Time:1m 30s
Question 1233Question

Gazeteci:
(I) ----
Müzikolog:
— Dijital platformların sunduğu sınırsız erişim, dinleyicinin tek bir albüme odaklanma süresini kısalttı. Eskiden bir albümü baştan sona dinleyerek onun bütünsel hikâyesini anlamaya çalışan dinleyici, bugün sadece popüler olan tekli şarkıları çalma listelerine ekleyip geçiyor. Bu durum albüm konseptini neredeyse ortadan kaldırdı.

Gazeteci:
(II) ----
Müzikolog:
— Küreselleşme her ne kadar yerel ezgileri tek tipleştirme tehlikesi taşısa da aslında dünyanın farklı köşelerindeki özgün enstrümanların seslerini geniş kitlelere ulaştırma fırsatı da sundu. Bugün geleneksel bir Doğu enstrümanını modern bir elektronik müzik altyapısının içinde duyabiliyorsunuz. Bu durum yerel kültürleri yok etmekten ziyade onlara küresel sahnede yeni bir alan açıyor.

Bu diyalogda boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Show answer & explanation

Answer: I. Dijital müzik platformlarının yaygınlaşması, dinleyicinin albüm dinleme alışkanlığını ve albüm formatını nasıl etkiledi?
II. Küreselleşmenin yerel müzik unsurları ve geleneksel enstrümanlar üzerindeki etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Answer

Dijital müzik platformlarının yaygınlaşmasının dinleyicinin albüm dinleme alışkanlığına etkilerini ve küreselleşmenin yerel müzik unsurları üzerindeki etkisini irdeleyen soruların yer aldığı seçenek doğrudur.
Müzikologun birinci cevabında dijitalleşmenin albüm bütünlüğüne ve dinleyicinin albüm dinleme alışkanlığına getirdiği değişimler üzerinde durulmaktadır. İkinci cevapta ise küreselleşmenin yerel müzik ögelerini yok etmekten ziyade modern müzik altyapıları içinde küresel sahneye taşıdığı vurgulanmaktadır. Bu iki konuyu doğrudan hedef alan soruların yer aldığı seçenek diyalog bütünlüğünü kusursuz şekilde tamamlar.

Step-by-Step Solution

1
Müzikologun birinci cevabını analiz edin.
Müzikolog, dijital platformlar nedeniyle dinleyicinin albümün bütününe odaklanmak yerine sadece popüler teklileri dinlediğini, bu durumun albüm konseptini ortadan kaldırdığını belirtmektedir. Dolayısıyla ilk soru, dijital platformların albüm dinleme alışkanlığı ve albüm formatı üzerindeki etkisiyle ilgili olmalıdır.
Diyaloğun ilk boşluğuna gelecek sorunun odağını belirlemek için yazarın değindiği anahtar kelimeleri (albüm konsepti, albüm dinleme alışkanlığı, dijital platformlar) tespit etmek gerekir.
2
Müzikologun ikinci cevabını analiz edin.
Müzikolog, küreselleşmenin yerel ezgileri tek tipleştirme tehlikesi taşısa da geleneksel enstrümanların sesini geniş kitlelere ulaştırdığını, elektronik müzik içinde harmanlanarak küresel sahnede yer bulduğunu söylemektedir. Dolayısıyla ikinci soru, küreselleşmenin yerel unsurlar ve enstrümanlar üzerindeki etkisiyle ilgili olmalıdır.
Diyaloğun ikinci boşluğuna gelecek sorunun sınırlarını çizmek için verilen yanıttaki temel vurguyu (küreselleşme, yerel enstrümanlar, melezleşme) belirlemek gerekir.
3
Bulunan odak noktalarını seçeneklerle karşılaştırarak doğru seçeneği belirleyin.
Dijital platformların albüm formatına etkisini soran birinci soru ile küreselleşmenin yerel unsurlara etkisini soran ikinci sorunun bir arada yer aldığı seçenek, anlamca konuşma akışına tam olarak uymaktadır.
Seçeneklerdeki soru çiftlerinin diyalogdaki paragrafların ana düşünceleriyle örtüşüp örtüşmediğini denetleyerek çeldiricileri elemek gerekir.

Key Concept

Diyalogda boş bırakılan yerlere getirilecek soruları, cevapların ana düşüncesi, anahtar kelimeleri ve anlam bütünlüğü doğrultusunda saptama.
Estimated Time:2m 0s
Question 1234Question

I. Yazar, bu eserinde sıradan insanların dramını yalın bir dille aktarmaya çalışmış.
II. Şiirlerinde çocukluk günlerine duyduğu ��zlemden ötürü hüzünlü bir hava hâkimdir.
III. Fırtınaya rağmen balıkçılar sabaha karşı denize açılmaktan çekinmediler.
IV. Yeni projesini tamamlamak üzere laboratuvarda günlerce uykusuz kaldı.
V. Onun gibi yetenekli bir gencin bu alanda başarısız olması düşünülemez.

Bu cümlelerdeki edatlarla (ilgeçlerle) ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: V. cümlede benzerlik anlamı kuran edat, yönelme durum ekiyle (-e) kurulmuş bir ilgeç öbeğidir.

Answer

Beşinci cümlede benzerlik anlamı kuran edatın yönelme durum ekiyle kurulmuş bir ilgeç öbeği olduğu ifadesi yanlıştır.
Beşinci cümlede geçen 'Onun gibi' ifadesindeki 'gibi' edatı, yönelme durum ekiyle (-e) değil, ilgi (tamlayan) ekiyle (-in/-un) öbekleşmiştir. Bu yüzden benzerlik anlamı kuran edatın yönelme durum ekiyle kurulduğunu belirten yargı yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Birinci cümledeki edat ve işlevi belirlenir.
'yalın bir dille' ifadesinde 'dille' kelimesindeki '-le' eki 'ile' edatının ekleşmiş halidir ve araç ilgisi kurmuştur.
'ile' edatının ünlü uyumlarına uyarak ekleşebildiğini ve araç anlamı kattığını doğrulamak.
2
İkinci cümledeki edat ve kattığı anlam incelenir.
'özlemden ötürü' ifadesindeki '-den ötürü' edatının ayrılma durum ekiyle öbekleştiği ve neden-sonuç ilgisi kurduğu tespit edilir.
Edatların hal ekleriyle öbekleşme ve cümle düzeyinde neden-sonuç ilgisi kurma özelliklerini kontrol etmek.
3
Üçüncü cümledeki edat sayıları ve durum ekleri kontrol edilir.
'Fırtınaya rağmen' (-e rağmen) ve 'sabaha karşı' (-e karşı) olmak üzere yönelme durum ekiyle kurulmuş iki edat grubu belirlenir.
Yönelme hal ekiyle öbekleşen edatları ve bunların cümledeki varlığını doğrulamak.
4
Dördüncü cümledeki edatın kattığı anlam ilgisi çözümlenir.
'tamamlamak üzere' öbeğindeki 'üzere' edatının cümleye amaç-sonuç anlamı kattığı görülür.
'üzere' edatının amaç ile neden anlamı arasındaki farkı ayırt etmek.
5
Beşinci cümledeki edat öbeğinin dil bilgisel yapısı çözümlenir.
'Onun gibi' öbeğinde 'gibi' edatı 'onun' zamirine gelen ilgi (tamlayan) ekiyle öbekleşmiştir. Yönelme durum eki kullanılmamıştır.
Gibi edatının zamirlerle ilgi eki alarak öbekleşme kuralını doğrulamak ve yanlış olan seçeneği belirlemek.

Key Concept

Edatların (ilgeçlerin) cümleye kattığı anlam ilgileri ve ad durum ekleriyle öbekleşme özellikleri
Estimated Time:2m 0s
Question 1235Question

(I) Mikro tarihçilik, genel tarih yazımının büyük anlatılarına karşı bir alternatif olarak, sıradan insanlar��n gündelik yaşam deneyimlerine ve yerel düzeydeki mikro etkileşimlere odaklanır. (II) Bu tarihsel yaklaşım, makro analizlerin genellemeci yapısı içinde kaybolan yerel kültürel örüntüleri ve marjinalleşmiş grupların toplumsal ilişkilerini derinlemesine incelemeyi hedefler. (III) Analiz ölçeğinin bu şekilde küçültülmesi, büyük iktisadi ya da siyasi dönüşümlerin sıradan bireylerin dünyasındaki somut karşılıklarını görünür kılmaktadır. (IV) Tarihsel belgelerin tarafsızlığı ve arşiv kaynaklarının güvenilirliği sorunu, çağdaş tarihçilerin üzerinde en çok uzlaştığı kuramsal tartışmalar arasında yer alır. (V) Böylece makro tarihsel süreçlerin sınırlarında sessizliğe gömülmüş aktörler, mikro tarihin sunduğu mercek sayesinde kendi tarihsel öznellikleriyle yeniden inşa edilir.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Show answer & explanation

Answer: IV

Answer

Dördüncü cümle
Dördüncü cümle parçadaki düşüncenin akışını bozmaktadır. Parçanın genelinde mikro tarihçiliğin tanımı, odaklandığı alanlar ve tarih yazımındaki işlevi açıklanırken; dördüncü cümlede birdenbire tarihsel belgelerin tarafsızlığı ve arşivlerin güvenilirliği gibi genel bir konudan bahsedilmiştir. Üçüncü cümleden sonra beşinci cümleye geçildiğinde anlam akışının kesintisiz devam etmesi de dördüncü cümlenin akışı bozduğunu kanıtlar.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki cümlelerin ortak konusunu ve ana fikrini belirlemek.
Metin genel olarak mikro tarihçiliğin tanımını, makro tarih yazımına alternatif olarak sunduğu perspektifi, yerel odaklı analiz düzeyini ve sıradan insanların sesini tarih yazımına dahil etme işlevini ele almaktadır.
Akışı bozan cümleyi bulabilmek için öncelikle paragrafın hangi ana tema etrafında örüldüğünü saptamak gerekir.
2
Cümleler arasındaki anlamsal ve yapısal bağlantıları incelemek.
Birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci cümlelerin birbirini tamamlayan, 'mikro tarihçilik' kavramı etrafında dönen ve 'analiz ölçeğinin küçültülmesi' ile 'sıradan insanların/aktörlerin sessizliği' gibi kavramsal bağlarla birbirine bağlanan bir yapı sunduğu görülmüştür.
Düşüncenin akışı, cümlelerin mantıksal bir sıra takip etmesiyle sağlanır; bu bağları koparan ifadeyi tespit etmek gerekir.
3
Parçanın genel konusundan sapma gösteren cümleyi tespit etmek.
Dördüncü cümlenin mikro tarihçiliğin kapsamından tamamen bağımsız olarak genel bir tarih metodolojisi tartışması olan 'belgelerin tarafsızlığı ve arşiv güvenilirliği' konusuna odaklandığı saptanmıştır.
Ana konudan uzaklaşan veya konuya farklı bir bakış açısıyla yaklaşan cümle, düşüncenin akışını bozan cümledir.

Key Concept

Paragrafta akışı bozan cümleyi bulurken, metnin genel konusundan veya konunun işleniş biçiminden sapan, diğer cümlelerle anlamsal ve yapısal bağları zayıf olan cümleyi belirlemek gerekir.
Estimated Time:2m 0s
Question 1236Question

Türkçede derecelendirme (miktar) belirteçleri; eylemlerin, eylemsilerin, sıfatların ya da kendi türünden sözcüklerin anlamını derece yönüyle pekiştiren veya sınırlandıran sözcüklerdir.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde derecelendirme zarfı, diğerlerinden farklı türde bir sözcüğün anlamını etkilemiştir?

Show answer & explanation

Answer: Genç müzisyen, sahnede kendisinden beklenenden daha profesyonelce hareket ederek herkesi şaşırttı.

Answer

Genç müzisyenle ilgili olan ve 'daha' derecelendirme zarfının 'profesyonelce' durum zarfını etkilediği cümle doğru cevaptır.
Genç müzisyenden bahsedilen seçenekte geçen 'daha' derecelendirme zarfı, eylemsiyi niteleyen 'profesyonelce' durum zarfını etkilemiştir. Diğer seçeneklerde ise derecelendirme zarfları sırasıyla 'sürükleyici', 'eski', 'yapıcı' ve 'sessiz' sıfatlarını etkilediğinden doğru cevap budur.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerde yer alan derecelendirme (miktar) zarflarını belirlemek.
Cümlelerde sırasıyla 'oldukça', 'daha', 'en', 'son derece' ve 'gayet' sözcükleri derecelendirme zarflarıdır.
Sözcüklerin görevlerini belirlemek için önce zarf niteliğindeki kelimeleri bulmamız gerekir.
2
Bu zarfların hangi türdeki sözcükleri etkilediğini tespit etmek.
'oldukça' sözcüğü 'sürükleyici' sıfatını, 'daha' sözcüğü 'profesyonelce' zarfını, 'en' sözcüğü 'eski' sıfatını, 'son derece' sözcüğü 'yapıcı' sıfatını, 'gayet' sözcüğü 'sessiz' sıfatını etkilemiştir.
Derecelendirme zarflarının sıfatları mı yoksa zarfları mı nitelediğini ayırt etmek.
3
Seçenekleri karşılaştırarak farklı olanı saptamak.
Dört seçenekte derecelendirme zarfı sıfatın derecesini artırırken, bir seçenekte zarfın derecesini artırmıştır.
Soruda bizden diğerlerinden farklı türdeki bir sözcüğün anlamını etkileyen belirteci bulmamız istenmiştir.

Key Concept

Derecelendirme zarflarının niteleme sıfatlarını ya da zarfları etkileme görevi
Question 1237Question

Kültürel bellek, bir toplumun geçmişten bugüne biriktirdiği ortak yaşantıların, geleneklerin ve değerlerin mimari yapılar üzerinden geleceğe aktarılan bütünüdür. Bu yönüyle mimari, toplumsal hafızanın en somut taşıyıcısı konumundadır. Hızla yükselen modern kentler, geçmişin izlerini tamamen silerek sakinlerini belleksiz ve kaygılı bir şimdiki zamana hapsederken geleneksel kentler geçmiş ile gelecek arasında organik bir bağ kurar. Kendi tarihsel dokusunu koruyan geleneksel kentler; rüzgarda yaprakları savrulsa da kökleri toprağın derinliklerine sımsıkı bağlı ulu bir çınarı andırır. Geleneksel bir sokakta yürürken karşılaştığımız cumbalı evler, taş kaldırımlar ve çeşmeler geçmişin estetik anlayışını bugüne fısıldar. Oysa modern gökdelenlerin soğuk cam cepheleri, bireye sadece derin bir yabancılaşma ve mekânsal yalnızlık sunmaktan öteye gidemez.

Bu parçanın anlatımında aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarından hangisi kullanılmamıştır?

Show answer & explanation

Answer: Tanık gösterme

Answer

Tanık gösterme
Parçada yazar düşüncelerini açıklarken tanımlama, karşılaştırma, benzetme ve örneklendirme yollarından yararlanmıştır. Ancak savını desteklemek adına herhangi bir otoritenin veya kişinin görüşüne başvurmamış, yani tanık gösterme yolunu kullanmamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Paragrafın ilk cümlesi incelenerek bir tanımlama yapılıp yapılmadığı belirlenir.
'Kültürel bellek... bütünüdür.' ifadesinde 'Kültürel bellek nedir?' sorusuna yanıt veren bir tanımlama yapıldığı tespit edilmiştir.
Düşünceyi geliştirme yollarından tanımlamanın metindeki varlığını doğrulamak için.
2
Metindeki karşılaştırma unsurları aranır.
'Hızla yükselen modern kentler... hapsederken geleneksel kentler... bağ kurar.' cümlesinde modern kentler ile geleneksel kentlerin karşılaştırıldığı görülmüştür.
Kıyaslama bildiren ifadeler aracılığıyla karşılaştırma yolunun kullanılıp kullanılmadığını saptamak için.
3
Metindeki benzetme unsurları kontrol edilir.
Geleneksel kentlerin köklü yapısını ifade etmek için 'ulu bir çınarı andırır' ifadesiyle benzetme yapıldığı belirlenmiştir.
Geleneksel kentlerin neye benzetildiğini tespit ederek benzetme unsurunu doğrulamak için.
4
Metindeki örneklendirme unsurları aranır.
Geleneksel sokaktaki geçmişin izlerine örnek olarak 'cumbalı evler, taş kaldırımlar ve çeşmeler'in sıralandığı görülmüştür.
Somut örneklerin varlığını inceleyerek örneklendirme yolunu doğrulamak için.
5
Metinde tanık göstermeye dair bir alıntı veya görüş aktarımı aranır.
Yazarın kendi düşüncelerini desteklemek amacıyla başka bir kişinin görüşüne veya doğrudan/dolaylı bir alıntıya yer vermediği, dolayısıyla tanık gösterme yolunu kullanmadığı saptanmıştır.
Parçada kullanılmayan anlatım yolunu netleştirerek doğru seçeneğe ulaşmak için.

Key Concept

Düşünceyi Geliştirme Yolları
Estimated Time:2m 0s
Question 1238Question

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yüklem, çekimli bir fiil değildir?

Show answer & explanation

Answer: Sanatçının asıl hedefi, insan ruhunun gizemli dehlizlerine ulaşmaktı.

Answer

Sanatçının asıl hedefi, insan ruhunun gizemli dehlizlerine ulaşmaktı.
Yüklemi isim-fiil olan cümlede geçen 'ulaşmaktı' sözcüğü, 'ulaş-' fiiline gelen '-mak' isim-fiil (fiilimsi) ekiyle isimleşmiştir. Bu kelime ek-fiilin geçmiş zaman ekini (-tı) alarak yüklem olmuştur. Türkçe dil bilgisinde fiilimsiler çekimli fiil sayılmaz, bu nedenle bu cümlenin yüklemi çekimli bir fiil değildir.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerin yüklemlerini tespit etmek.
Yüklemler sırasıyla 'ulaşmaktı', 'sarardı', 'ele alıyor', 'etkileyecek' ve 'ulaştı' olarak belirlenir.
Çekimli fiil olup olmadıklarını belirlemek için yüklem konumundaki sözcüklerin bulunması gerekir.
2
Yüklem olan sözcüklerin türünü ve eklerini analiz etmek.
'ulaşmaktı' sözcüğü 'ulaş-' fiiline gelen '-mak' isim-fiil ekiyle fiilimsiye dönüşmüştür. Diğer seçeneklerdeki yüklemler ise kip ve şahıs ekleri almış çekimli fiillerdir.
Fiilimsiler ek-fiil alarak yüklem olabilseler de dil bilgisinde çekimli fiil (eylem) kategorisinde değerlendirilmezler, isim soylu sözcük kabul edilirler.
3
Çekimli fiil olmayan seçeneği belirlemek.
Yüklemi isim-fiil olan cümle doğru cevap olarak seçilir.
Soru kökü bizden çekimli fiil olmayan yüklemi bulmamızı talep etmektedir.

Key Concept

Çekimli fiiller ile fiilimsi yüklemlerin ayırt edilmesi
Estimated Time:45s
Question 1239Question

Aşağıdaki cümlelerde koyu renkli olarak verilen isimler ile bu isimlerin dil bilgisel özellikleri eşleştirilmek istenmektedir. Buna göre, sol sütundaki cümlelerde yer alan isimleri sağ sütundaki uygun yapısal ve anlamsal açıklamalarla nasıl eşleştirirsiniz?

Click a left item, then click its matching right item

Items

Yeni anayasa taslağı üzerinde çalışan kurulun üyeleri, yarın son toplantısını yapacak.
Yazarın toplumsal olaylara dair özgün düşünceleri, edebiyat çevrelerinde geniş yankı uyandırdı.
Kış aylarında pencereden sızan soğuktan korunmak için kalın perdeler astılar.
Bilim insanları, insanlığın ortak mirasını korumak için yeni bir proje başlattı.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Sol sütundaki cümlelerde geçen isimler, sağ sütundaki tanımlarla sırasıyla eşleşmektedir: 'kurulun' kelimesi topluluk adı ve ilgi ekiyle; 'düşünceleri' kelimesi fiilden türemiş soyut isim, çoğul ve iyelik ekleriyle; 'soğuktan' kelimesi fiilden türemiş somut isim ve ayrılma ekiyle; 'insanlığın' kelimesi ise somut isimden türemiş soyut isim ve ilgi ekiyle eşleşir.
Verilen cümlelerdeki isimler çözümlendiğinde: 'kurulun' sözcüğü topluluk adıdır ve ilgi durumu eki almıştır; 'düşünceleri' sözcüğü düşün- fiilinden türemiş soyut bir isim olup çoğul ve iyelik eki almıştır; 'soğuktan' sözcüğü soğumak fiilinden türemiş somut bir isimdir ve ayrılma eki almıştır; 'insanlığın' sözcüğü ise somut bir isim olan insan kelimesinden türetilip soyut anlam kazanmış ve ilgi eki almıştır.

Step-by-Step Solution

1
İlk cümledeki 'kurulun' sözcüğünün incelenmesi
'Kurul' kelimesinin birden fazla kişiden oluşan bir heyeti temsil etmesi nedeniyle topluluk adı olduğu, '-un' ekinin de ilgi (tamlayan) eki olduğu belirlenir. Bu durum birinci açıklama ile eşleşir.
Sözcüğün anlam ve ek yapısının tespiti için.
2
İkinci cümledeki 'düşünceleri' sözcüğünün incelenmesi
'Düşünmek' eyleminden türetilen 'düşünce' sözcüğünün soyut bir isim olduğu, yazarın düşünceleri ifadesinde '-ler' çoğul ve '-i' iyelik ekini barındırdığı görülür. Bu durum ikinci açıklama ile eşleşir.
Türetim şeklinin ve çekim eklerinin işlevlerinin belirlenmesi için.
3
Üçüncü cümledeki 'soğuktan' sözcüğünün incelenmesi
'Soğumak' eyleminden türeyen 'soğuk' sözcüğünün beş duyu organından biriyle (dokunma) hissedilebildiği için somut olduğu ve ayrılma durum eki olan '-tan' ekini aldığı saptanır. Bu durum üçüncü açıklama ile eşleşir.
Sözcüğün anlamsal niteliğinin (somut/soyut) ve hal ekinin tespit edilmesi için.
4
Dördüncü cümledeki 'insanlığın' sözcüğünün incelenmesi
Somut bir isim olan 'insan' kelimesine '-lık' eki getirilerek soyut bir kavrama dönüştüğü ('insanlık') ve '-ın' ilgi eki aldığı görülür. Bu durum dördüncü açıklama ile eşleşir.
Türetim sonrası anlam değişiminin ve ilgi ekinin belirlenmesi için.

Key Concept

İsimlerin yapısal özellikleri, türeme yolları, anlam türleri (somut, soyut, topluluk) ve aldıkları çekim ekleri (iyelik, hal ekleri).
Question 1240Question

Sanat, insanın dış dünyayı kendi estetik süzgecinden geçirerek yeniden yaratma çabasıdır. Bu yönüyle bilimden ayrılır; çünkü bilim var olanı nesnel kurallarla olduğu gibi açıklamaya çalışırken sanat, gerçekliği öznel bir biçimde dönüştürür. İnsanlık tarihi boyunca pek çok yaratıcı zihin, bu dönüştürme g��cünü eserlerinde başarıyla yansıtmıştır. Örneğin Dostoyevski, romanlarında sadece kendi yaşadığı dönemdeki Rus toplumunun sosyal yapısını sunmakla kalmaz; insan ruhunun en derin, en karanlık köşelerini de büyük bir ustalıkla gözler önüne serer. Onun eserleri, sıradan bir toplumsal gözlemin çok ötesine geçerek insan doğasına dair evrensel bir ayna tutar. Yazar, bu yolla okuru kendi iç dünyasıyla yüzleştirerek edebiyatın gücünü kanıtlar. Edebi eserlerin gücü de zaten tam olarak bu noktada, yani kurmaca dünyada yaratılan özgün gerçeklikte başlar.

Bu parçanın anlatımında aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarından hangileri bir arada kullanılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Tanımlama - Karşılaştırma - Örneklendirme

Answer

Tanımlama - Karşılaştırma - Örneklendirme
Metnin ilk cümlesinde sanatın tanımı yapılarak tanımlamaya başvurulmuştur. Ardından sanat ve bilim arasındaki farklar ortaya konarak karşılaştırma yapılmıştır. Son olarak, bu durumu somutlaştırmak amacıyla Dostoyevski örnek gösterilerek örneklendirme yoluna gidilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Paragrafın ilk cümlesini analiz etme
"Sanat, insanın dış dünyayı kendi estetik süzgecinden geçirerek yeniden yaratma çabasıdır." cümlesiyle "Sanat nedir?" sorusuna doğrudan bir cevap verilmiş ve tanımlama yapılmıştır.
Yazar, anlatıma başlarken ele alacağı temel kavramın sınırlarını çizmek istemiştir.
2
Metindeki kıyaslamaları belirleme
"Bu yönüyle bilimden ayrılır; çünkü bilim var olanı nesnel kurallarla olduğu gibi açıklamaya çalışırken sanat, gerçekliği öznel bir biçimde dönüştürür." ifadesinde sanat ve bilim, gerçekliği işleme yöntemleri açısından karşılaştırılmıştır.
Farklı iki kavramın zıt yönlerini ortaya koyarak sanatın özgünlüğünü vurgulamak amaçlanmıştır.
3
Örneklendirmeyi tespit etme
"Örneğin Dostoyevski..." ifadesiyle başlayan bölümde yazar, savunduğu genel düşünceyi somutlaştırmak için ünlü bir yazarı ve onun eserlerini örnek olarak sunmuştur.
Soyut bir düşünce olan "sanatın dönüştürme gücü" kavramını, somut bir edebi örnek üzerinden anlaşılır kılmak hedeflenmiştir.

Key Concept

Paragrafta Anlam - Düşünceyi Geliştirme Yolları
PreviousPage 62 / 338Next
All practice questions — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) | Examkin