All practice questions

6755 questions

Question 1241Question

Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcüklerde gerçekleşen ünlü türemesi örneklerini, sağda verilen dil bilgisel açıklamalarla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Bunca yıllık birikimini azıcık bir kâr için tehlikeye atmak istemiyordu.
Kazadan sonra sapasağlam ayağa kalkması herkesi hayrete düşürdü.
Hırsızlar güpegündüz dükkânı soyup kayıplara karışmışlar.
Bize anlattığı hikâyenin düpedüz yalandan ibaret olduğunu sonradan anladık.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Cümlelerde geçen ünlü türemesi örneklerinin dil bilgisel açıklamalarla doğru eşleşmesi şu şekildedir: azıcık -> azlık-çokluk bildiren sözcüğün küçültme eki alması; sapasağlam -> durum bildiren sıfatın pekiştirilmesi; güpegündüz -> zaman bildiren ismin pekiştirilmesi; düpedüz -> nitelik bildiren sıfatın pekiştirilmesi.
Doğru eşleştirmede her sözcük kendi yapısına ve anlamına uygun dil bilgisi kuralıyla eşleşmektedir. Miktar bildiren 'az' sözcüğüne '-cık' ekinin getirilmesiyle 'azıcık'; durum bildiren 'sağlam' sıfatının pekiştirilmesiyle 'sapasağlam'; zaman bildiren 'gündüz' isminin pekiştirilmesiyle 'güpegündüz'; nitelik bildiren 'düz' sıfatının pekiştirilmesiyle 'düpedüz' ünlü türemesine uğramıştır.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerde koyu yazılmış sözcükleri tespit edip köklerini ve aldıkları ekleri ya da pekiştirme biçimlerini belirleyin.
'azıcık' sözcüğünün kökü 'az'dır ve '-cık' küçültme eki almıştır. 'sapasağlam', 'güpegündüz' ve 'düpedüz' sözcükleri ise pekiştirilmiş sözcüklerdir.
Ses olayının hangi sözcükte ve hangi biçimsel süreçte gerçekleştiğini belirlemek doğru eşleştirme için gereklidir.
2
Sözcüklerin kök veya tabanlarının dil bilgisel türlerini ve anlamlarını inceleyin.
'az' kelimesi miktar (azlık-çokluk) bildiren bir sözcüktür; 'sağlam' durum bildiren bir sıfattır; 'gündüz' zaman bildiren bir isimdir; 'düz' ise nitelik bildiren bir sıfattır.
Açıklamalar sözcüklerin bu dil bilgisel özelliklerine göre sınıflandırılmıştır.
3
Her bir ünlü türemesi örneğini uygun olan dil bilgisel açıklama ile eşleştirin.
'azıcık' -> azlık-çokluk bildiren tek heceli sözcüğün küçültme eki almasıyla oluşan türeme. 'sapasağlam' -> durum bildiren sıfatın pekiştirilmesiyle oluşan türeme. 'güpegündüz' -> zaman bildiren ismin pekiştirilmesiyle oluşan türeme. 'düpedüz' -> nitelik bildiren sıfatın pekiştirilmesiyle oluşan türeme.
Bu şekilde tüm çiftler hatasız olarak eşleşmiş olur.

Key Concept

Ünlü Türemesi
Estimated Time:1m 30s
Question 1242Question

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, gerçekleştirilen eylemin kim tarafından yapıldığı belli olmadığı için işten etkilenen unsur özne olarak belirlenmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Yıllar önce dikilen çınar ağaçları, yol genişletme çalışmaları kapsamında başka bir alana taşındı.

Answer

Yıllar önce dikilen çınar ağaçları, yol genişletme çalışmaları kapsamında başka bir alana taşındı.
Doğru seçenekte yer alan cümlede 'taşındı' yüklemi edilgen çatılıdır. Eylemi gerçekleştiren kişi ya da kurum belli değildir. Eylemden doğrudan etkilenen 'Yıllar önce dikilen çınar ağaçları' ifadesi cümlenin sözde öznesi konumundadır.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerin yüklemlerini ve çatı özelliklerini belirleyin.
'taşındı' yüklemi edilgenlik eki (-n) almış bir fiildir.
Sözde özne aramak için yüklemin edilgen çatılı olması gerekir.
2
Yükleme sorulan 'taşınan ne?' sorusuyla özneyi bulun ve eylemi yapanın belli olup olmadığını kontrol edin.
Taşınan unsur 'Yıllar önce dikilen çınar ağaçları'dır ancak bu işi fiilen kimin yaptığı cümlede belirtilmemiştir.
Edilgen cümlelerde işi yapan gizli veya açık şekilde yer almaz, işten etkilenen unsur özne (sözde özne) olur.

Key Concept

Sözde Özne
Question 1243Question

(I) Bu tutumu benimseyen bir araştırmacı, kendi hipotezlerinin geçiciliğini kabul ederek farklı bakış açılarından gelen eleştirilere her zaman açık kapı bırakır.

(II) Bilimsel ilerleme, yalnızca yeni olguların keşfedilmesiyle değil, mevcut kabullerin sınırlarının ve eksikliklerinin fark edilmesiyle de doğrudan ilişkilidir.

(III) Söz konusu açıklık, dogmatik düşünce kalıplarının kırılmasını sağlayarak bilim dünyasında yenilikçi kuramların önünü açan en önemli itici güçtür.

(IV) İşte bu farkındalık, felsefede "epistemik alçakgönüllülük" olarak adlandırılan ve bilginin mutlaklığından şüphe duymayı öneren tutumun temelini oluşturur.

(V) Böylece bilgi, donmuş bir doğrular yığını olmaktan çıkıp sürekli kendini yenileyen dinamik bir sürece dönüşür.

Yukarıdaki numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi baştan dördüncü cümle olur?

Show answer & explanation

Answer: III

Answer

Yukarıdaki numaralanmış c��mlelerle anlamlı bir bütün oluşturulduğunda baştan dördüncü cümle III numaralı cümle olur.
Paragrafın anlam bütünlüğü ve cümleler arasındaki dilsel bağlar incelendiğinde doğru sıralama II - IV - I - III - V şeklindedir. Bu dizilimde baştan dördüncü sırada III numaralı cümle yer alır. Çünkü I numaralı cümledeki 'açık kapı bırakır' eylemi, III numaralı cümlenin başındaki 'Söz konusu açıklık' nitelemesiyle karşılanarak anlam akışını pürüzsüz biçimde sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Paragrafın giriş cümlesini saptamak.
II numaralı cümle giriş cümlesidir.
Herhangi bir cümleye atıfta bulunmayan, bağımsız ve konuyu başlatan tek ifade bu cümledir.
2
Giriş cümlesinin dilsel takibini yapmak.
II numaralı cümleden sonra IV numaralı cümle gelmelidir.
II numaralı cümledeki 'fark edilmesiyle' ifadesi, IV numaralı cümledeki 'İşte bu farkındalık' ifadesiyle doğrudan birbirine bağlanır.
3
Anlam akışındaki kavramsal bağı sürdürmek.
IV numaralı cümleden sonra I numaralı cümle gelmelidir.
IV numaralı cümlede tanımlanan 'tutum', I numaralı cümledeki 'Bu tutumu benimseyen' nitelemesiyle sürdürülür.
4
Eylem ve nitelik bağlantısını yakalamak.
I numaralı cümleden sonra III numaralı cümle gelmelidir.
I numaralı cümlenin sonundaki 'açık kapı bırakır' ifadesi, III numaralı cümlenin başındaki 'Söz konusu açıklık' nitelemesinin zeminidir.
5
Sonuç cümlesiyle sıralamayı tamamlamak.
Sıralama II - IV - I - III - V şeklindedir.
Metindeki düşünceyi genel bir yargıyla toparlayan V numaralı cümle sonuç kısmıdır.

Key Concept

Paragrafta anlam akışını sağlayan dilsel ve anlamsal ipuçlarını (zamirler, bağlaçlar, geçiş ifadeleri) izleyerek mantıklı bir cümle sıralaması oluşturma.
Question 1244Question

Sözcüklerin ünlü kaybına uğrama nedenleri (türetilme, çekim eki alma veya birleşik kelime oluşturma) birbirinden farklı olabilmektedir.

Bu açıklamaya göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünlü düşmesi geçiren sözcük, dil bilgisel oluşumu bakımından diğerlerinden farklı bir özelliğe sahiptir?

Show answer & explanation

Answer: Karanlık sokağında beslenen kediler, mahalle sakinlerinin ilgi odağı olmuştu.

Answer

Karanlık sokağında beslenen kediler, mahalle sakinlerinin ilgi odağı olmuştu.
'Karanlık sokağında beslenen kediler, mahalle sakinlerinin ilgi odağı olmuştu.' cümlesindeki 'beslenen' sözcüğü 'besi' isminden '-le' yapım eki alarak 'beslemek' fiiline dönüşürken türetilme aşamasında ünlü kaybına uğramıştır. Diğer seçeneklerdeki sözcüklerde gerçekleşen ünlü düşmeleri ise çekim eki (iyelik ekleri) alımı sırasında meydana gelmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Tüm seçeneklerde yer alan ünlü düşmesi geçiren sözcükleri ve bu sözcüklerin yalın hallerini (köklerini) belirlemek.
Belirlenen sözcükler: 'beslenen' (kökü: besi), 'bağrına' (kökü: bağır), 'zihnimde' (kökü: zihin), 'aklına' (kökü: akıl), 'ömrü' (kökü: ömür).
Sözcüklerin kökleri ve ekleri incelenmeden ünlü düşmesinin gerçekleşme nedeni doğru tespit edilemez.
2
Sözcüklerin aldıkları eklerin işlevlerini (yapım eki veya çekim eki) inceleyerek ünlü düşmesinin nedenini sınıflandırmak.
'besi-le-n-en' sözcüğündeki '-le' eki isimden fiil yapım ekidir (türetilme esnasında ünlü düşmesi). Diğer sözcüklerdeki '-ı', '-im', '-ü' ekleri ise iyelik eki olup çekim eki kategorisindedir (çekim eki alırken ünlü düşmesi).
Ünlü düşmesinin dil bilgisel sebebinin yapım eki (türetilme) mi yoksa çekim eki kaynaklı mı olduğunu ayırt etmek gerekir.
3
Farklı dil bilgisel sürece sahip olan tek seçeneği doğru cevap olarak seçmek.
Türetilirken ünlü kaybına uğrayan 'beslenen' sözcüğünün bulunduğu seçenek doğru yanıt olarak belirlenmiştir.
Soruda ünlü düşmesinin oluşum yolu yönüyle diğerlerinden farklı olan seçenek aranmaktadır.

Key Concept

Ünlü Düşmesi
Question 1245Question

(I) Şehirler, sadece betondan ve taştan oluşan yerleşim yerleri değil, içinde yaşayan toplumların kültürel belleklerinin somutlaştığı canlı alanlardır. (II) Sokakların yapısı, meydanların genişliği ve binaların mimari tarzı, o toplumun geçmişiyle kurduğu bağı ve estetik anlayışını yansıtır. (III) Mimaride kullanılan malzemelerin dayanıklılığı, binaların ömrünü uzatarak kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılmasında önemli rol oynar. (IV) Dolayısıyla bir şehrin tarihi dokusuna yapılan her müdahale, toplumsal hafızanın da tahrif edilmesine yol açma riski taşır. (V) Nitekim eski mahallelerin yıkılıp yerine modern dikey mimarinin inşa edilmesi, bireylerin aidiyet duygusunu sarsarak geçmişle bağlarını koparır.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Show answer & explanation

Answer: III

Answer

Mimaride kullanılan malzemelerin dayanıklılığından ve binaların ömründen bahseden üçüncü cümle
Üçüncü cümle, şehirlerin toplumsal hafıza ve kültürel bellek üzerindeki etkisini anlatan diğer cümlelerin aksine, mimaride kullanılan malzemelerin fiziksel dayanıklılığı ve binaların ömrü gibi teknik bir konuya değinmektedir. İkinci cümlede belirtilen 'şehir estetiği ve geçmişle kurulan bağ' konusu, dördüncü cümledeki 'Dolayısıyla bir şehrin tarihi dokusuna yapılan her müdahale...' ifadesiyle doğrudan devam etmektedir. Bu nedenle üçüncü cümle akışı bozmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Metnin ana konusunu ve her bir cümlenin bu konudaki işlevini belirleme
Metin genel olarak şehir mimarisi ile toplumsal hafıza/kültürel bellek arasındaki ilişkiyi ele almaktadır.
Akışı bozan cümleyi bulabilmek için öncelikle metnin bütününde işlenen ana konunun tespit edilmesi gerekir.
2
Cümleler arasındaki anlamsal ve yapısal bağlantıları inceleme
Birinci, ikinci, dördüncü ve beşinci cümlelerin birbirini mantıksal olarak takip ettiği; ikinci cümleden doğrudan dördüncü cümleye ('Dolayısıyla...' ifadesiyle) geçilebildiği görülmüştür.
Gereksiz yere araya giren veya konuya farklı bir bakış açısından (örneğin teknik boyutuyla) yaklaşan cümleyi saptamak için geçiş ifadelerine dikkat edilir.
3
Akışı bozan cümleyi tespit etme
Üçüncü cümlenin, konunun toplumsal hafıza boyutundan uzaklaşıp binaların ömrü ve malzeme dayanıklılığı gibi teknik/fiziksel bir konuya geçtiği belirlenmiştir.
Bu cümle metnin genel izleğinden saparak düşünce zincirini kopardığı için akışı bozmaktadır.

Key Concept

Paragrafta akışı bozan cümleyi bulurken, konunun dışına çıkan veya konuya farklı bir bakış açısıyla yaklaşan cümleyi tespit etmek gerekir.
Question 1246Question

Edebî metinlerin çözümlenmesi üzerine kurulmuş aşağıdaki cümlelerin hangisinde virgül (,) diğerlerinden farklı bir işlevde kullanılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Nitelikli okur metne kendi yorumunu katar, yazarın bıraktığı boşlukları kendi deneyimleriyle tamamlar.

Answer

Nitelikli okur metne kendi yorumunu katar, yazarın bıraktığı boşlukları kendi deneyimleriyle tamamlar.
Nitelikli okur metne kendi yorumunu katar, yazarın bıraktığı boşlukları kendi deneyimleriyle tamamlar. cümlesinde 'katar' ve 'tamamlar' olmak üzere iki ayrı yüklem bulunmaktadır. Virgül, bu iki bağımsız cümleyi (sıralı cümleyi) birbirine bağlamak amacıyla kullanılmıştır. Diğer tüm cümlelerde ise tek bir yüklem vardır ve virgül, yüklemden uzak kalan özneyi belirtmek amacıyla kullanılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerin yüklemlerini ve yapılarını incelemek.
Cümlelerin kaç yargıdan oluştuğu ve yapısal özellikleri belirlenir.
Virgülün sıralı cümleleri mi yoksa tek bir cümledeki ögeleri mi ayırdığını görmek için yüklem sayısına bakılması gerekir.
2
Virgüllerin ögeler üzerindeki görevini tespit etmek.
Dört seçenekte virgülün özneden sonra kullanıldığı, bir seçenekte ise iki ayrı cümleyi bağladığı görülür.
Türkçede virgülün en yaygın iki işlevi, yüklemden uzak düşmüş özneyi vurgulamak ve sıralı cümleleri ayırmaktır.

Key Concept

Virgülün İşlevleri
Estimated Time:1m 0s
Question 1247Question

Aşağ��daki cümlede boş bırakılan yeri, verilen tanımdan yola çıkarak uygun dil bilgisi terimiyle doldurunuz.

Fill in the blanks below

Türkçede biçimce tekil olduğu hâlde anlamca birden çok varl��ğı bünyesinde barındıran 'aile', 'millet', 'sürü' gibi isimlere adı verilir.
Show answer & explanation

Answer

topluluk (veya topluluk ismi / topluluk adı)
Verilen tanım ve örnekler, dil bilgisinde 'topluluk ismi' (veya 'topluluk adı') olarak adlandırılan kavramı açıklamaktadır. Bu sözcükler çoğul eki almadıkları hâlde anlamca birden fazla varlığı kapsarlar.

Step-by-Step Solution

1
Tanımda verilen özellikleri analiz edin.
Tanım, biçimce tekil olan (çoğul eki almamış) fakat anlamca çokluk bildiren isimleri işaret etmektedir.
Soruda verilen 'aile', 'millet' ve 'sürü' kelimelerinin yapısal ve anlamsal özellikleri bunu doğrulamaktadır.
2
Bu özellikleri karşılayan dil bilgisi terimini belirleyin.
Bu özelliklere sahip isim grubu 'topluluk ismi' (veya 'topluluk adı') olarak adlandırılır.
Dil bilgisinde isimler sayılarına göre tekil, çoğul ve topluluk isimleri olarak üçe ayrılır.

Key Concept

Sayılarına Göre İsimler (Topluluk İsimleri)
Question 1248Question

(I) Porselen, kil ve diğer mineral hammaddelerin yüksek sıcaklıktaki fırınlarda pişirilmesiyle elde edilen beyaz, dayanıklı ve yarı saydam bir seramik türüdür. (II) İlk olarak Çin'de üretilen bu değerli malzeme, zamanla İpek Yolu aracılığıyla tüm dünyaya yayılmıştır. (III) Türkiye'de ise porselen üretimi modern tesislerde yüksek kalite standartlarına uygun olarak gerçekleştirilmektedir. (IV) Özellikle Avrupa saraylarında Çin porselenleri, zarafeti ve özgün tasarımları nedeniyle zenginliğin simgesi olarak kabul görmüştür. (V) Avrupalı ustalar da bu porselenlerin yapım sırrını çözebilmek için uzun süre çeşitli kimyasal formüller üzerinde çalışmışlardır.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Show answer & explanation

Answer: III

Answer

Üçüncü cümle, porselenin tarihsel gelişimi ve dünyaya yayılışı sürecini anlatan paragrafta, günümüz Türkiye'sindeki üretime geçerek düşüncenin akışını bozmaktadır.
Paragrafta porselenin tanımından başlanarak tarihsel gelişim süreci ve Avrupa saraylarına yayılışı anlatılmıştır. Üçüncü cümlede ise konu birdenbire Türkiye'deki modern porselen üretimine kaymıştır. Bu cümle paragraftan çıkarıldığında anlam akışı tamamen düzelmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Paragrafın genel konusunu ve ana düşünce hattını belirlemek.
Paragrafın genelinde porselenin tanımı, Çin'de ortaya çıkışı ve Avrupa saraylarına yayılması gibi tarihsel bir süreç ele alınmaktadır.
Akışı bozan cümleyi bulabilmek için öncelikle metnin hangi ortak tema etrafında örüldüğünü anlamak gerekir.
2
Her bir cümleyi kendinden önceki ve sonraki cümlelerle anlam ve yapı bakımından karşılaştırmak.
Birinci, ikinci, dördüncü ve beşinci cümlelerin porselenin tarihsel yayılımı ve Avrupalıların buna ilgisi ekseninde birbirine bağlandığı görülür. Üçüncü cümle ise Türkiye'deki modern porselen üretimine değinerek bu bütünlüğü kesintiye uğratmaktadır.
Cümleler arası geçişlerdeki mantıksal veya konusal sapmaları tespit etmek, akışı bozan ögeyi bulmanın temel yoludur.
3
Düşüncenin akışını bozan cümleyi nihai olarak saptamak ve doğruluğunu test etmek.
Üçüncü cümle metinden çıkarıldığında, ikinci cümledeki 'tüm dünyaya yayılmıştır' ifadesi ile dördüncü cümledeki 'Avrupa saraylarında Çin porselenleri' ifadesi arasında pürüzsüz bir geçiş sağlanmaktadır.
Akışı bozduğundan şüphelenilen cümle çıkarıldığında metnin anlamca bütünleşmesi, doğru cevabı teyit eder.

Key Concept

Paragrafta anlam bütünlüğü ve düşüncenin akışını bozan cümleyi belirleme
Question 1249Question

Edebiyatımızda bazı yazarlar, okuyucunun hayal gücünü harekete geçirmek veya anlatımı daha etkileyici kılmak adına cümlelerini tamamlamadan bırakmayı tercih ederler. Bu tür eksiltili cümlelerin sonuna üç nokta (...) konur. Ancak yüklemi ortak olan sıralı cümlelerde, ortak yüklem son cümlede yer almasa bile cümle tamamlanmış sayılacağından sonuna üç nokta değil, nokta (.) konmalıdır.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde üç noktanın (...) kullanımı bu açıklamada belirtilen kurala aykırıdır?

Show answer & explanation

Answer: Sokağın sağ tarafında eski ahşap evler yer alıyordu, sol tarafında ise yeni ve yüksek binalar...

Answer

Sokağın sağ tarafında eski ahşap evler yer alıyordu, sol tarafında ise yeni ve yüksek binalar...
Sokağın sağ tarafında eski ahşap evler yer alıyordu, sol tarafında ise yeni ve yüksek binalar...' cümlesinde ilk cümlenin yüklemi olan 'yer alıyordu' ifadesi ortak kullanılmıştır. Sıralı cümlelerde ortak yüklem kullanıldığında cümle tamamlanmış sayılacağından sonuna nokta konmalıdır, üç nokta kullanımı yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Cümlenin yüklem yapısını ve ögelerini incelemek
Sıralı cümlede ilk kısmın yükleminin 'yer alıyordu' olduğu görülür. İkinci kısım olan 'sol tarafında ise yeni ve yüksek binalar' ifadesinin de bu yükleme bağlandığı anlaşılır.
Yüklemin ortak kullanılıp kullanılmadığını belirlemek için.
2
Eksiltili cümle tanımını uygulamak
Cümle, yüklemi ortak olan sıralı bir cümle olduğu için anlamca ve gramer olarak tamamlanmıştır.
Tamamlanmış cümlelerin sonuna hangi noktalama işaretinin geleceğini belirlemek için.
3
Noktalama kuralını doğrulamak
Yüklemi ortak olan sıralı cümlelerin sonuna nokta (.) konmalıdır. Üç nokta (...) kullanımı kurala aykırıdır.
Hatalı kullanımı tespit edip doğru seçeneğe ulaşmak için.

Key Concept

Sıralı cümlelerde ortak yüklem kullanıldığında cümlenin tamamlanmış sayılması ve sonuna nokta konması gerektiği kuralı.
Question 1250Question

Numaralanmış cümlelerin anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturabilmesi için doğru sıralamayı belirleyiniz.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturacak doğru sıralama: Öncelikle bahçede fidanın kök boyuna uygun derinlikte bir çukur kazılması, ardından fidanın kökleri zarar görmeyecek şekilde bu çukura yerleştirilmesi, daha sonra çukurun kalan kısımlarının toprakla doldurulup fidanın etrafının sıkıştırılması ve son olarak fidanın can suyu verilerek dikim işleminin tamamlanması şeklindedir.
Paragraftaki cümleler fidan dikim aşamalarını mantıksal ve kronolojik bir sırayla aktarmaktadır. Öncelikle çukur kazılır, ardından fidan bu çukura konur, daha sonra çukur toprakla kapatılır ve son olarak can suyu verilerek işlem bitirilir. Bu akış dilsel ipuçlarıyla da desteklenmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Giriş cümlesini bulma
Giriş cümlesi olarak 'Öncelikle bahçede fidanın kök boyuna uygun derinlikte bir çukur kazılır.' cümlesi seçilir.
Sürecin ilk adımını tarif eden ve kendinden önce başka bir cümleye ihtiyaç duymayan tek ifade budur; ayrıca 'öncelikle' kelimesiyle başlar.
2
İkinci adımı belirleme
'Ardından fidan, kökleri zarar görmeyecek şekilde bu çukura özenle yerleştirilir.' cümlesi ikinci sıraya getirilir.
'Ardından' bağlayıcı sözcüğü ve 'bu çukura' ifadesi, birinci adımda kazılan çukuru işaret ederek kronolojik akışı devam ettirir.
3
Üçüncü adımı belirleme
'Daha sonra çukurun kalan kısımları toprakla doldurulup fidanın etrafı sıkıştırılır.' cümlesi üçüncü sıraya getirilir.
Fidan çukura koyulduktan sonra çukurun toprakla kapatılması gerekir; 'daha sonra' ifadesi de bu sıralamayı doğrular.
4
Sonuç cümlesini belirleme
'Son olarak fidanın can suyu verilerek dikim işlemi tamamlanır.' cümlesi en sona yerleştirilir.
'Son olarak' ifadesi ve 'tamamlanır' yüklemi eylemin bittiğini gösterdiğinden bu cümle paragrafı kapatır.

Key Concept

Kronolojik süreç bildiren paragrafların sıralanmasında geçiş/bağlantı ifadeleri ve işaret sıfatları cümlenin konumunu belirlemede anahtar rol oynar.
Question 1251Question

Aşağıdaki cümlelerde kullanılan düşünceyi geliştirme yollarını belirleyerek cümleleri ilgili kavramlarla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Deneme; yazarın herhangi bir konudaki kişisel görüşlerini hiçbir kanıtlama gereği duymadan, samimi bir üslupla paylaştığı yazı türüdür.
Bozkırın ortasındaki bu küçük kasaba, sıcaktan kavrulan kerpiç evleriyle adeta susuzluktan çatlamış bir dudağı andırıyordu.
Geleneksel tiyatro izleyiciyle doğrudan bağ kurarken sinema, araya giren teknolojik perde nedeniyle seyirciyle arasına mesafe koyar.
Türk edebiyatının usta kalemi Peyami Safa, 'Sanat, bir heyecan ve yaratış mucizesidir.' diyerek yaratıcılığın önemini vurgular.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Deneme türünün işlevini belirten cümle tanımlama ile, kasabayı dudağa benzeten cümle benzetme ile, tiyatro ve sinemayı kıyaslayan cümle karşılaştırma ile, Peyami Safa'nın sözünü aktaran cümle ise tanık gösterme ile eşleşmektedir.
Deneme türünü açıklayan cümle tanımlama; kasabayı dudağa benzeten cümle benzetme; tiyatro ile sinemayı kıyaslayan cümle karşılaştırma; Peyami Safa'nın doğrudan sözünü aktaran cümle ise tanık gösterme kavramıyla tam olarak eşleşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
İlk cümleyi analiz etme.
Cümlede 'Deneme nedir?' sorusunun cevabı yer almaktadır ('Deneme ... yazı türüdür'). Bu bir tanımlamadır.
Bir kavramın ne olduğunu belirten 'nedir' sorusunun cevabı olan cümleleri saptamak.
2
İkinci cümleyi analiz etme.
Cümlede kasaba susuzluktan çatlamış bir dudağa benzetilmiştir ('adeta ... andırıyordu'). Bu bir benzetmedir.
Aralarında ilgi kurulan iki unsurdan zayıf olanın güçlü olana yaklaştırıldığı ifadeleri belirlemek.
3
Üçüncü cümleyi analiz etme.
Geleneksel tiyatro ve sinemanın seyirciyle olan bağları karşılaştırılmıştır.
İki farklı unsurun ortak veya farklı yönlerinin kıyaslandığı durumları ortaya çıkarmak.
4
Dördüncü cümleyi analiz etme.
Peyami Safa'nın doğrudan alıntılanmış tırnak içindeki cümlesine yer verilmiştir. Bu tanık göstermedir.
Savunulan düşünceyi desteklemek amacıyla alanında uzman bir kişinin görüşünün aktarıldığı yapıyı belirlemek.

Key Concept

Düşünceyi Geliştirme Yolları (Tanımlama, Benzetme, Karşılaştırma, Tanık Gösterme)
Estimated Time:1m 30s
Question 1252Question

Edebiyat, bireyin iç dünyasını dışsal ger��eklikle çarpıştırarak yeni ve özerk bir varoluş alanı inşa etme çabasıdır. Bu bağlamda roman, insan ruhunun karanlık dehlizlerini aydınlatan, bilincin gizli kalmış köşelerini görünür kılan en güçlü fenerdir. Nitekim ünlü yazar Dostoyevski, 'İnsanın ruhunu anlamak, dünyayı fethetmekten daha zordur.' diyerek bu sanatın barındırdığı psikolojik derinliğe ve yaratım sürecinin zorluğuna işaret eder. Geleneksel anlatılarda olay örgüsü %80\%80 oranında kronolojik bir sıra izleyerek okura güvenli bir zemin sunarken, modern romanda bu oran %30\%30’a gerilemiş; anlatı içsel monologlar, bilinç ak��şı ve geriye dönüş teknikleriyle parçalanmıştır. Bu teknik parçalanma, klasik hikâyenin dingin sularında yüzen edilgen okuru, modern metinlerin hırçın dalgalarıyla yüzleşmeye ve anlamı yeniden üretmeye zorlayan etkin bir konuma taşımıştır.

Bu metinde, edebiyat kavramına yönelik öznel bir tanımlama yapılmış; yazarın savını inandırıcı kılmak amacıyla Dostoyevski'nin sözü doğrudan aktarılarak tanık gösterilmiş ve geleneksel ile modern anlatıların kronolojik yapıları sayısal veriler kullanılarak karşılaştırılmıştır.

Show answer & explanation

Answer: True

Answer

Metinde yapılan analizlerin tamamı doğru olduğundan ifadenin doğruluk değeri 'Doğru'dur.
Metinde geçen ilk cümle öznel bir tanımlama içermekte, Dostoyevski'nin doğrudan alıntısıyla tanık gösterme yapılmakta ve geleneksel ile modern anlatının yapısı sayısal verilerle karşılaştırılmaktadır. Bu durum ifadedeki tüm yargıları doğru kılmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Metindeki tanımlama unsurunun incelenmesi.
İlk cümledeki 'Edebiyat, bireyin iç dünyasını dışsal gerçeklikle çarpıştırarak yeni ve özerk bir varoluş alanı inşa etme çabasıdır.' ifadesi, öznel nitelikli bir tanımlamadır (Edebiyat nedir?).
Yazarın tanımlama yapıp yapmadığını ve bunun öznel olup olmadığını belirlemek.
2
Tanık gösterme unsurunun incelenmesi.
Dostoyevski'nin 'İnsanın ruhunu anlamak, dünyayı fethetmekten daha zordur.' sözü, tırnak işareti içinde doğrudan aktarılarak yazarın tezini desteklemek amacıyla kullanılmıştır.
Tanık gösterme yönteminin doğrudan aktarımla gerçekleştirildiğini doğrulamak.
3
Karşılaştırma ve sayısal veri kullanımının incelenmesi.
Geleneksel anlatılarda olay örgüsünün kronolojik sıra izleme oranı (%80\%80) ile modern romandaki oran (%30\%30) karşılaştırılmıştır. Bu karşılaştırmada sayısal verilerden yararlanılmıştır.
Metindeki sayısal verilerin karşılaştırma amacıyla kullanılıp kullanılmadığını tespit etmek.

Key Concept

Paragrafta Düşünceyi Geliştirme Yolları (Tanımlama, Tanık Gösterme, Karşılaştırma, Sayısal Verilerden Yararlanma)
Question 1253Question

Arılar, doğadaki en çalışkan canlılar olmanın ötesinde, yeryüzündeki bitkisel yaşamın devamlılığı ve çeşitliliği için hayati bir rol üstlenmektedir. Çiçekten çiçeğe konarak besin arayan bu küçük canlılar, bu süreçte bitkilerin üremesini sağlayan polenleri de taşırlar. Dünya üzerindeki çiçekli bitki türlerinin ve tükettiğimiz tarımsal ürünlerin büyük bir kısmı, arıların gerçekleştirdiği bu tozlaşma faaliyeti sayesinde varlığını sürdürmektedir. Tarımda verimliliği doğrudan artıran ve biyolojik çeşitliliğin korunmasına hizmet eden bu doğal döngü, arıların sadece bal üreten canlılar olmadığını, ekolojik dengenin korunmasında temel bir yapı taşı olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Arıların tozlaşma faaliyetiyle ekolojik dengenin ve bitki çeşitliliğinin devamlılığına katkısı

Answer

Arıların tozlaşma faaliyetiyle ekolojik dengenin ve bitki çeşitliliğinin devamlılığına katkısı
Parçada arıların polen taşıyarak (tozlaşma faaliyeti gerçekleştirerek) bitkilerin üremesine ve bitki çeşitliliğinin korunmasına katkı sağladığı, böylece ekolojik dengenin sürdürülmesinde hayati bir rol oynadığı anlatılmaktadır. Bu doğrultuda parçanın konusu, arıların tozlaşma yoluyla ekolojik dengenin ve bitki çeşitliliğinin devamlılığına sağladığı katkıdır.

Step-by-Step Solution

1
Metindeki anahtar kelimeleri ve vurgulanan temel kavramları belirleyin.
Metinde 'arılar', 'tozlaşma', 'polen taşımak', 'bitki çeşitliliği' ve 'ekolojik denge' kavramlarının ön plana çıktığı görülmektedir.
Paragrafın konusunu bulmak için metinde en çok tekrarlanan ya da üzerinde durulan kavramların belirlenmesi gerekir.
2
Bu kavramlar arasındaki ilişkiyi kurarak metnin ne hakkında yazıldığını tespit edin.
Arıların polen taşıma (tozlaşma) faaliyetinin, bitki çeşitliliğini ve tarımsal verimliliği koruyarak ekolojik dengeye hizmet ettiği sonucuna ulaşılır.
Konu, yazarın parçada üzerinde durduğu durum veya olgudur; bu ilişki konunun sınırlarını çizer.
3
Belirlenen konuyu en kapsamlı ve doğru şekilde ifade eden seçeneği bulun.
Arıların tozlaşma faaliyetiyle ekolojik dengenin ve bitki çeşitliliğinin devamlılığına katkısı ifadesi metnin konusunu tam olarak yansıtmaktadır.
Doğru seçenek metnin ana iletisini daraltmadan veya aşırı genelleyip dışına taşmadan konuyu özetlemelidir.

Key Concept

Paragrafın Konusu ve Başlığı
Question 1254Question

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yer tamlayıcısı (dolaylı tümleç) kullanılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Çocuklar, bahçedeki büyük ağacın altında saatlerce oynadılar.

Answer

Çocuklar, bahçedeki büyük ağacın altında saatlerce oynadılar.
Çocukların oynadığı yeri belirten 'bahçedeki büyük ağacın altında' söz öbeği, bulunma durumu eki olan '-da' ekini taşımakta ve yükleme sorulan 'Nerede?' sorusuna cevap vererek yer tamlayıcısı (dolaylı tümleç) görevini üstlenmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Cümlenin yüklemini ve öznesini belirleyin.
Cümlenin yüklemi 'oynadılar', öznesi ise 'Çocuklar' sözcüğüdür.
Ögeleri doğru ayırmak ve söz öbeklerini bölmemek için öncelikle temel ögeler bulunur.
2
Yükleme yer yönelme, bulunma veya ayrılma bildiren soruları (Nerede, Nereye, Nereden) yöneltin.
'Nerede oynadılar?' sorusuna 'bahçedeki büyük ağacın altında' cevabı alınır.
Yer tamlayıcısını bulmak için yükleme yöneltilen durum sorularının cevabı aranır.
3
Bulunan ögenin hal eklerini (-e, -de, -den) taşıyıp taşımadığını ve bir söz öbeği olup olmadığını kontrol edin.
'bahçedeki büyük ağacın altında' ifadesi bir sıfat ve zincirleme isim tamlaması grubudur ve sonundaki '-da' ekiyle yer tamlayıcısı görevindedir.
Söz öbeklerinin bütün olarak tek bir öge oluşturduğunu doğrulamak ve yanlış bölmeleri önlemek gerekir.

Key Concept

Dolaylı Tümleç (Yer Tamlayıcısı)
Question 1255Question

Kimi zaman çocukluğun o loş ve kokulu odalarında, geçmişin gölgesiyle örülü bir sessizlik karşılar bizi. Zamanın bu amansız akışında, insan ruhunun derinliklerine sızan her hüzün, aslında yitirilen bir cennetin habercisidir.

Bu parçada geçen isimlerle (adlarla) ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Show answer & explanation

Answer: "insan ruhunun derinlikleri" zincirleme isim tamlamasında, tamlayan grubunu oluşturan isimlerin tümü türemiş yapılıdır.

Answer

Tamlayan grubunu oluşturan isimlerin tümünün türemiş yapılı olduğu yargısı söylenemez.
"insan ruhunun derinlikleri" zincirleme isim tamlamasında tamlayan öbeği "insan ruhunun" söz öbeğidir. Bu öbekteki "insan" ve "ruh" kelimeleri basit yapılı isimlerdir, dolayısıyla tamlayanı oluşturan isimlerin tümünün türemiş olduğu söylenemez.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki "insan ruhunun derinlikleri" zincirleme isim tamlamasını ve tamlayan öbeğini belirlemek.
İsim tamlamasında tamlayan grubu "insan ruhunun", tamlanan ise "derinlikleri" sözcüğüdür.
Seçenekteki tezi doğrulamak veya çürütmek amacıyla tamlayan grubundaki sözcükleri ayrıştırmak gerekir.
2
Tamlayan öbeğindeki "insan" ve "ruh" sözcüklerinin yapısal özelliklerini analiz etmek.
"insan" ve "ruh" sözcükleri yapım eki almamıştır, dolayısıyla basit yapılı isimlerdir. Sadece tamlanan olan "derinlikleri" (derin-lik) türemiştir.
Tamlayanda yer alan kelimelerin türemiş olup olmadığını saptamak yargının yanlışlığını gösterir.
3
Elde edilen verilerle seçeneği karşılaştırarak söylenemeyecek olan yargıyı kesinleştirmek.
Tamlayan öbeğindeki isimlerin tamamı türemiş değil basit yapılı olduğundan bu yargı yanlıştır.
Soru kökünde bizden söylenemeyecek olan seçeneği bulmamız istenmiştir.

Key Concept

İsimlerin Yapısı ve İsim Tamlamaları
Question 1256Question

Aşağıdaki parçada boş bırakılan yerlere getirilmesi gereken isim çekim eklerini (ilgi, durum vb.) parçanın anlam ve dil bilgisi uyumuna dikkat ederek yazınız.

Fill in the blanks below

Bir yazarın kaleminden dökülen her sözcük, okuyucu ruhunda yeni pencereler açar. Eserin başarısı, anlatılan konunun derinliğin ziyade, o konunun işleniş biçimin gizlidir. Nitekim edebiyat, insan kendisiyle yüzleştiren en samimi aynadır.
Show answer & explanation

Answer

Boşluklara sırasıyla şu ekler getirilmelidir: 1. ilgi (tamlayan) eki (-nun), 2. ayrılma durumu eki (-den), 3. bulunma durumu eki (-de), 4. belirtme durumu eki (-ı).
Cümlelerin anlam bütünlüğü ve dil bilgisi kuralları göz önüne alındığında, boşluklara sırasıyla ilgi (tamlayan) eki (-nun), ayrılma durumu eki (-den), bulunma durumu eki (-de) ve belirtme durumu eki (-ı) getirilmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Birinci boşluğun incelenmesi
"okuyucu" sözcüğüne ilgi (tamlayan) eki olan "-nun" getirilerek "okuyucunun ruhu" belirtili isim tamlaması kurulmalıdır.
Cümledeki anlam akışına göre "okuyucu" ile "ruh" arasında bir sahiplik/ilgi ilişkisi kurulması gerekmektedir.
2
İkinci boşluğun incelenmesi
"derinliğin" sözcüğüne ayrılma durumu eki olan "-den" getirilerek "derinliğinden ziyade" edat grubu oluşturulmalıdır.
"-den ziyade" kalıbı karşılaştırma anlamı taşır ve ayrılma durumu eki gerektirir.
3
Üçüncü boşluğun incelenmesi
"biçimin" sözcüğüne bulunma durumu eki olan "-de" getirilerek "biçiminde" (içinde) anlamı sağlanmalıdır.
"Gizlidir" yükleminin nerede gerçekleştiğini bildirmek için bulunma durumu ekine ihtiyaç vardır.
4
Dördüncü boşluğun incelenmesi
"insan" sözcüğüne belirtme durumu eki olan "-ı" getirilerek "insanı" şeklinde nesne görevinde kullanılmalıdır.
"Yüzleştiren" sıfat-fiilinin kimi yüzleştirdiği belirtilmek istendiği için belirtme durumu eki kullanılır.

Key Concept

İsim çekim eklerinin (ilgi, iyelik, durum ekleri) cümledeki görevleri ve uyumları
Estimated Time:1m 30s
Question 1257Question

Edebiyat dünyasında (I) en verimli dönemini yaşayan yazar, son romanında (II) gayet samimi bir dil kullanmıştır. Eserdeki (III) fazla detay, okuru (IV) daha derin bir düşünce dünyasına davet ederken yazarın (V) oldukça özgün üslubu da dikkat çekmektedir.

Bu parçada numaralanmış sözcüklerden hangisi, bir sıfatı derecelendiren miktar belirteci (zarfı) görevinde kullanılmamıştır?

Show answer & explanation

Answer: III

Answer

Numaralanmış sözcüklerden üçüncü sırada yer alan 'fazla' sözcüğü zarf değil, sıfat görevindedir.
Parçadaki 'fazla' sözcüğü 'detay' isminin önüne gelerek onu miktar yönüyle belirten bir belgisiz sıfattır. Bu nedenle bir sıfatı derecelendiren miktar zarfı değildir.

Step-by-Step Solution

1
Cümledeki numaralanmış sözcüklerin hangi türdeki sözcükleri etkilediğini incelemek.
I, II, IV ve V numaralı sözcüklerin sıfatları nitelediği, III numaralı sözcüğün ise bir adı etkilediği görülür.
Zarflar fiilleri, fiilimsileri, sıfatları ve kendi türünden sözcükleri etkilerken; sıfatlar adları niteler veya belirtir.
2
Sıfatları etkileyen sözcüklerin görevlerini belirlemek.
'en verimli', 'gayet samimi', 'daha derin' ve 'oldukça özgün' öbeklerinde geçen 'en', 'gayet', 'daha' ve 'oldukça' sözcükleri derecelendirme (üstünlük/aşırılık) bildiren miktar zarflarıdır.
Sıfatların anlamını miktar ve derece yönüyle pekiştiren sözcükler derecelendirme zarfı olarak adlandırılır.
3
Üçüncü sözcük olan 'fazla' sözcüğünün işlevini belirlemek.
'fazla detay' öbeğinde 'detay' sözcüğü bir addır (isim). Bu adın önüne gelerek onu miktar bakımından belirten 'fazla' sözcüğü bir belgisiz sıfattır.
Adların önüne gelerek onları belirten sözcükler zarf değil, sıfat görevini üstlenir.

Key Concept

Derecelendirme Zarfı ve Sıfat Ayrımı
Estimated Time:1m 30s
Question 1258Question

(I) Klasik Türk edebiyatı metinleri, yüzyıllar boyunca belirli estetik kurallar ve ortak mazmunlar etrafında şekillenmiştir. (II) Bu geleneksel yapı, şairlerin bireysel üsluplarını sergilerken bile ortak bir imge havuzundan beslenmelerini zorunlu kılmıştır. (III) Dolayısıyla Divan şiiri üzerine yapılan klasik çalışmalar, genellikle bu mazmunların tespiti ve anlamlandırılması üzerine odaklanmıştır. (IV) Günümüzde ise edebî metinlerin incelenmesinde dijital beşerî bilimlerin sunduğu veri madenciliği gibi modern yöntemler de kullanılmaktadır. (V) Bilgisayar algoritmaları yardımıyla yüzlerce divan taranarak şairlerin kelime tercihleri ve imge örüntüleri istatistiksel verilerle ortaya konabilmektedir. (VI) Bu teknolojik olanaklar, geleneksel inceleme yöntemlerinin sınırlarını aşarak araştırmacılara yepyeni ve nesnel bakış açıları sunmaktadır.

Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?

Show answer & explanation

Answer: IV; 4; IV.; IV. cümle; dördüncü; dördüncü cümle

Answer

İkinci paragraf dördüncü cümleyle başlar.
Paragrafın ilk üç cümlesinde klasik Türk edebiyatının mazmunları ve bunlara yönelik geleneksel çalışmalar ele alınmaktadır. Dördüncü cümleden itibaren ise edebî analizlerde dijital beşerî bilimler ve bilgisayar teknolojilerinin kullanımı gibi tamamen farklı bir konuya/yönteme geçilmektedir. Bu nedenle yeni paragraf dördüncü cümleyle başlamalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Paragraftaki cümlelerin konularını ve odak noktalarını belirleyin.
İlk üç cümlede (I, II ve III) klasik Türk edebiyatı metinlerinin geleneksel yapısı ve bu alanda yapılan geleneksel çalışmalar ele alınmaktadır. Sonraki üç cümlede (IV, V ve VI) ise edebî metinlerin incelenmesinde dijital beşerî bilimlerin, veri madenciliğinin ve bilgisayar algoritmalarının kullanımı anlatılmaktadır.
Paragrafın anlam bütünlüğünü ve konu değişim noktasını saptamak için.
2
Konunun hangi cümleden itibaren değiştiğini veya farklı bir yöne evrildiğini bulun.
Dördüncü cümlede 'Günümüzde ise...' ifadesiyle başlanarak dijital beşerî bilimler ve veri madenciliği gibi yepyeni bir alt konuya geçiş yapılmıştır.
Yeni bir konunun veya bakış açısının başladığı cümle, ikinci paragrafın giriş cümlesi olmalıdır.

Key Concept

Paragrafı İki Paragrafa Bölme
Question 1259Question

Aşağıdaki cümlede yer alan belirtili nesneyi belirleyerek boş bırakılan alana cümlenin içindeki özgün biçimiyle yazınız.

"Modern bilimin doğuşunu hazırlayan etkenler, insanın doğayı denetim altına alma arzusunu tarihte hiç olmadığı kadar kamçılamıştır."

Fill in the blanks below

Cümlenin belirtili nesnesi:
Show answer & explanation

Answer

insanın doğayı denetim altına alma arzusunu
Cümlede yükleme sorulan 'Neyi kamçılamıştır?' sorusunun cevabı olan ve belirtme durum ekini üzerinde taşıyan 'insanın doğayı denetim altına alma arzusunu' öbeği belirtili nesnedir.

Step-by-Step Solution

1
Yüklemi belirlemek
Cümlenin yüklemi 'kamçılamıştır' çekimli fiilidir.
Cümlenin ögelerini doğru çözümlemek için öncelikle temel öge olan yüklemin bulunması gerekir.
2
Özneyi bulmak
Yükleme sorulan 'Kamçılayan ne?' sorusunun cevabı olan 'Modern bilimin doğuşunu hazırlayan etkenler' söz öbeği cümlenin öznesidir.
Nesneye geçmeden önce eylemi gerçekleştiren ögenin (öznenin) belirlenmesi, nesne ile öznenin karıştırılmasını önler.
3
Belirtili nesneyi bulmak
Özne ve yüklem belirlendikten sonra yükleme sorulan 'Neyi kamçılamıştır?' sorusunun cevabı 'insanın doğayı denetim altına alma arzusunu' ifadesidir.
Yükleme sorulan 'neyi' sorusu ve bu sorunun cevabında yer alan belirtme durum eki (-u) cümlenin belirtili nesnesini bulmamızı sağlar.

Key Concept

Cümlenin ögelerinden belirtili nesneyi bulmak için yükleme 'neyi' ya da 'kimi' soruları sorulur. Belirtili nesne durumundaki sözcük ya da söz öbeği mutlaka belirtme durum ekini (-ı / -i / -u / -ü) taşımak zorundadır.
Estimated Time:1m 30s
Question 1260Question

Gökyüzünün kurşuni bir renge büründüğü o soğuk sonbahar sabahında, limandan kalkan son gemi ufukta (I) yavaşça kayboldu. Genç adam, ahşap iskelede (II) tek ba��ına durmuş, rüzgârın sert uğultusuna karşı gözlerini uzaklara dikmişti. İçinde biriken o tarif edilemez hüzün, dalgalarla birlikte kıyıya vuruyordu. O an, geçmişin (III) en güzel günlerini hatırlayarak derin bir iç çekti. Ne kadar dirense de zamanın bu acımasız akışına karşı koyamayacağını (IV) çok (V) iyi biliyordu.

Bu parçadaki numaralanmış sözcüklerle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: IV. sözcük, bir ismi miktar yönünden belirten sıfat görevindedir.

Answer

Dördüncü sözcük olan 'çok' ifadesinin bir ismi miktar yönünden belirten bir sıfat olduğunu belirten yargı yanlıştır. Bu sözcük, kendisinden sonra gelen 'iyi' durum zarfını derecelendiren bir miktar belirtecidir.
Dördüncü sözcük olan 'çok', cümlede bir ismin önüne gelip onu belirtmemiştir. Kendisinden sonra gelen ve 'biliyordu' eylemini niteleyen 'iyi' durum zarfının anlamını derecelendiren bir miktar zarfı olarak kullanılmıştır. Dolayısıyla bu sözcüğün sıfat olduğunu öne süren seçenek yanlıştır ve aranılan doğru cevaptır.

Step-by-Step Solution

1
Birinci sözcüğün (yavaşça) türünü ve işlevini belirleme.
'yavaşça' sözcüğü 'kayboldu' eylemini durum yönünden etkilediği için durum zarfıdır.
Eylemleri durum bakımından tamamlayan sözcükler durum zarfı (belirteci) olur.
2
İkinci sözcüğün (tek başına) türünü ve işlevini belirleme.
'tek başına' sözü, 'durmuş' sıfat-fiilini (fiilimsiyi) durum yönünden etkilediği için durum zarfıdır.
Zarflar eylemlerin yanı sıra fiilimsileri de etkileyebilir.
3
Üçüncü sözcüğün (en) türünü ve işlevini belirleme.
'en' sözcüğü, 'günler' isminin niteleme sıfatı olan 'güzel' sözcüğünü derecelendirdiği için miktar (derecelendirme) zarfıdır.
Sıfatları derecelendiren sözcükler miktar belirtecidir.
4
Dördüncü (çok) ve beşinci (iyi) sözcüklerin türlerini ve ilişkilerini belirleme.
'iyi' sözcüğü 'biliyordu' eylemini etkileyen bir durum zarfıdır; 'çok' sözcüğü ise bu zarfı derecelendiren bir miktar zarfıdır. 'çok' sözcüğü bir isimle ilişkili olmadığı için sıfat değildir.
Zarflar başka zarfları derecelendirebilir; ismi miktar yönünden etkilemedikleri sürece sıfat olamazlar.

Key Concept

Zarfların cümledeki işlevleri, eylemleri, fiilimsileri, sıfatları ve diğer zarfları derecelendirme/etkileme rolleri ile sıfat-zarf ayrımı.
Estimated Time:2m 0s
PreviousPage 63 / 338Next
All practice questions — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) | Examkin