All practice questions
6755 questions
Sosyoloji, toplumun yapısını, kurumlarını ve toplumsal ilişkileri bilimsel yöntemlerle inceleyen bir disiplindir. Bu yönüyle o, bireysel davranışları ele alan psikolojiden ayrılır; çünkü sosyolojinin odağında tek bir insan değil, o insanın içinde var olduğu toplumsal ilişkiler ağı yer almaktadır. Toplum dediğimiz bu devasa mekanizma, adeta dişlileri sürekli dönen büyük bir saate benzer. Bu saatin her bir çarkı, bir diğerinin hareketini doğrudan etkiler. Örneğin aile, eğitim ve hukuk gibi kurumlar toplumsal yapının düzenini belirleyen en önemli unsurlardır. Ancak bu unsurlar her toplumda aynı şekilde işlemez; gelişmiş toplumlarda kurumlar arası uyum daha yüksekken, az gelişmiş toplumlarda çatışmalar daha sık görülür. Bu durum da toplumsal barışın sağlanmasında kurumların ne denli hayati bir rol üstlendiğini açıkça ortaya koymaktadır.
Bu parçanın anlatımında aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarından hangisine başvurulmamıştır?
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde düzeltme işaretinin (^) kullanımıyla ilgili bir yazım yanlışı yapılmıştır?
(I) Osmanlı coğrafyasında II. Abdülhamid'in tahta çıkışının yirmi beşinci yılı şerefine imparatorluğun dört bir yanında anıtsal saat kuleleri inşa edilmi��tir. (II) Genellikle kentsel meydanların merkezinde yükselen bu kuleler, modernleşen devlet otoritesinin taşradaki en somut görsel simgeleri hâline gelmiştir. (III) Aynı zamanda bulundukları şehrin mimari kimliğini şekillendiren bu yapılar, halkın günlük yaşam ritmini düzenleyen kamusal birer odak noktası vazifesi görmüştür. (IV) Osmanlı'nın klasik dönem mimarisinde ise zaman kavramı, meydan saatlerinden ziyade güneş kadranları ve muvakkithaneler aracılığıyla takip edilmekteydi. (V) Cami külliyelerinin birer parçası olan muvakkithaneler, namaz vakitlerinin astronomik hesaplarla tespit edildiği son derece işlevsel yapılardı. (VI) Bu mekânlarda hizmet veren ve muvakkıt adı verilen görevliler, gök bilimiyle yakından ilgilenerek namaz vakitlerini belirlemenin yanı sıra yıllık takvimleri de hazırlarlardı.
Bu paragraf iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
Sanat, insan tekinin dış dünyayı kendi estetik süzgecinden geçirerek yeniden inşa etmesi eylemidir; bu yönüyle o, salt bir taklit değil, bilinçli bir başkaldırıdır. Nitekim İtalyan filozof Croce, 'Sanat, sezginin ve ifadenin doğrudan birleşimidir.' diyerek bu yaratıcı eylemin özgünlüğünü vurgular. Sanatsal üretimde klasik dönem sanatçıları nesnel gerçekliği yansıtmayı temel gaye edinirken, modern dönem yaratıcıları daha çok içsel yaşantılara ve soyut anlam dünyalarına yönelmişlerdir. Bu iki anlayış arasındaki derin ayrım, modern sanatın alımlayıcının etkin katılımına ihtiyaç duymasına yol açar. Örneğin, bir Picasso tablosu nesnelerin dış görünüşünü doğrudan yansıtmak yerine, onlar��n zihinsel tasarımlarını geometrik formlara bölerek sunar. Dolayısıyla çağdaş yapıtlar, izleyicinin kendi anlam evrenini kurmasına zemin hazırlayan açık uçlu birer davet niteliğindedir.
Bu parçanın anlatımında aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarından hangilerine başvurulmuştur?
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sayıların yazımıyla ilgili bir yazım yanlışı yapılmıştır?
(I) Akşamüzeri bozkırın ortasında ilerlerken gökyüzünde biriken bulutlar yağmurun habercisi gibiydi. (II) Rüzgâr sert estikçe ağaçların kuru dalları birbirine çarpıp tuhaf sesler çıkarıyordu. (III) Yıllar önce bu ıssız yollardan geçen gezginler, yorgunluklarını gidermek için her zaman şu çeşmenin başında mola verir. (IV) Çocukluğumdan beri bu topraklarda yaşayan insanların sabrına ve metanetine her zaman hayran kalmışımdır. (V) Sen de bu efsunlu coğrafyayı bir gün mutlaka baştan başa gezmelisin.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Gazeteci:
(I) ----
Belgesel Yönetmeni:
— Klasik anlamda kamerayı sadece olanı biteni kaydeden tarafsız bir göz olarak görmek artık gerçekçi değil. Yönetmen, kurgu masasındaki seçimleriyle, müzik kullanımıyla ve hatta çekim açısıyla gerçeği kaçınılmaz olarak yeniden inşa eder. Dolayısıyla belgesel sinema, nesnel bir gerçeklik iddiasından ziyade, o gerçekliğe yönetmenin zihninden açılan öznel bir penceredir.
Gazeteci:
(II) ----
Belgesel Yönetmeni:
— Dijital teknolojiler sayesinde artık herkesin cebinde yüksek çözünürlüklü bir kamera var. Bu durum, daha önce sesini duyuramamış toplulukların kendi hikayelerini anlatabilmesi adına muazzam bir demokratikleşme sağladı. Ancak bu görsel bolluk, aynı zamanda dezenformasyonu ve görsel manipülasyonu da beraberinde getirdi. Artık izleyici için hangisinin hakiki, hangisinin kurgusal olduğunu ayırt etmek her zamankinden daha zor.
Bu diyalogda boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
II. Dijital platformların yaygınlaşması, bağımsız belgeselcilerin seyirciye ulaşmasını kolaylaştırdı mı?
II. Görsel manip��lasyonların yaygınlaştığı günümüzde, izleyicinin medya okuryazarlığı becerisi nasıl geliştirilebilir?
II. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte herkesin görüntü üretebilmesi, belgesel dünyasını nasıl etkiledi?
II. Amatör kameralarla çekilen görüntülerin profesyonel bir belgeselde kullanılması hangi etik sorunları doğurur?
II. Teknolojik imkânların artması, belgesel sinemada görsel kalitenin artmasını sağladı mı?
Aşağıdaki sözcükleri, düzeltme işaretinin kullanımından kaynaklanan anlam farklarını dikkate alarak doğru tanımlarıyla eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Gökbilimciler, son (I) yirmi beş yılda gerçekleştirdikleri gözlemlerle Samanyolu Galaksisi'nin merkezine yaklaşık (II) 26 bin ışık yılı uzaklıkta bulunan yeni bir gök cismi keşfettiler. Hubble Uzay Teleskobu'nun (III) 2'nci nesil görüntüleme teknolojisiyle donatılmış kamerası sayesinde elde edilen veriler, cismin yüzey sıcaklığın��n (IV) eksi 180 dereceye kadar düştüğünü gösteriyor. Araştırma ekibi, cismin yörünge hareketini daha detaylı analiz edebilmek için gözlem sürelerini (V) 12'şer saatlik periyotlara bölerek yürüttü.
Bu parçada numaralanmış sözlerden hangisinin yazımı yanlıştır?
Aşağıda verilen düşünceyi geliştirme yollarını karşılarındaki uygun örnek cümlelerle eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
(I) Kış aylarında bu dağ köyünün yolları tamamen kardan kapanır. (II) Köy halkı için en büyük uğraş, yaz boyu biriktirilen odunların taşınmasıdır. (III) Geceleri penceremize vuran rüzgârın uğultusunu dinlerdik yatağımızda uzanırken. (IV) Köyün tek geçim kaynağı olan tarım, son yıllarda oldukça verimsizdi. (V) Bu yüzden gençlerin büyük bir kısmı şehirlere göç etmeye başladı.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi öge dizilişine göre devrik bir cümledir?
Richard Feynman'ın ünlü 'sıradan bir insanın çiçeğin güzelliğini görmesiyle bir bilim insanının onu görmesi arasındaki fark' anekdotu, bilimin estetik algıyı körelttiği yönündeki yaygın inanışa karşı güçlü bir argüman sunar. Birçokları için bilim, dünyayı formüllere ve mekanik süreçlere indirgeyerek onun gizemini ve dolayısıyla büyüleyiciliğini yok eder. Oysa doğanın işleyişindeki derin düzeni, mikroskobik düzeydeki karmaşık ilişkileri ve evrimsel süreçlerin getirdiği uyumu kavramak, estetik deneyimi fakirleştirmez; aksine ona yeni boyutlar kazandırır. Bir çiçeğin sadece rengini ya da kokusunu değil, onun iç yapısını, hücresel düzeyde güneş enerjisini nasıl kimyasal enerjiye dönüştürdüğünü ve böceklerle olan ortak yaşam ilişkisini bilmek, o çiçeği daha az güzel kılmaz. Bilimsel bilgi, duyusal olarak algıladığımız yüzeysel estetiğin ardında yatan görünmez bir mimariyi açığa çıkararak hayranlık hissini derinleştirir. Dolayısıyla bilim ile estetik, birbirini dışlayan iki kutup değil, varlığın farklı katmanlarını kavramamızı sağlayan tamamlayıcı pencerelerdir.
Bu parçadaki ana düşünce dikkate alındığında, 'Bilimsel açıklamalar doğanın görünen yüzünün ötesindeki derin düzenini ortaya koyarak estetik algıyı zenginleştirir.' ifadesi doğru mudur?
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ögelerin dizilişi sırasıyla "özne – zarf tümleci – dolaylı tümleç – yüklem" şeklindedir?
Geleneksel kütüphane anlayışı, kitapların korunduğu ve sessizce okunduğu mekânlar üzerine kuruluydu. Ancak dijital çağın getirdiği bilgi bolluğu ve kolay erişilebilirlik, bu mekânların işlevini kökten değiştirdi. Günümüz kütüphaneleri, yalnızca bilgi depoları olmanın ötesine geçerek bireylerin bir araya geldiği, ortak projeler ürettiği, atölye çalışmalarına katıldığı ve sosyalleştiği birer 'sosyal etkileşim ve yaşam merkezi' hâline gelmiştir. Kitap ödünç alma işlevinin yanı sıra dijital üretim araçlarına erişim sunan, toplumsal bağları güçlendiren bu yeni nesil kütüphaneler, bilginin tek yönlü aktarıldığı yerler olmaktan çıkıp bilginin birlikte üretildiği dinamik alanlar olarak kent yaşamında kendilerine yeniden yer bulmaktadır.
Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünsüz yumuşamasına (ünsüz değişimine) uğramış bir sözcük kullanılmıştır?
(I) Nadirat kabineleri, Coğrafi Keşifler’in ardından Avrupalı soylular ve bilim meraklıları tarafından oluşturulan, egzotik nesnelerin sergilendiği ilk özel koleksiyonlardır. (II) Bu kabineler; doğa tarihi örnekleri, arkeolojik buluntular, tuhaf sanat eserleri ve dünyanın dört bir yanından getirilen sıradışı eşyalarla doldurulurdu. (III) Merak duygusunu tetikleyen bu koleksiyonlar, sadece birer sergileme alanı olmanın ötesinde, sahiplerinin toplumsal statüsünü ve entelektüel gücünü de simgelerdi. (IV) Günümüzde modern müzelerin kuruluş amaçlarının başında, kültürel mirası geniş kitlelere ulaştırmak ve eğitici programlar düzenlemek gelmektedir. (V) Zamanla bu dağınık ve kişisel koleksiyonlar, sınıflandırma sistemlerinin gelişmesiyle birlikte 18. yüzyıldan itibaren bugünkü modern müzelerin çekirdeğini oluşturmuştur.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
Ah (I) ne güzel günlerdi o çocukluk yılları! Arkadaşlar (II), şimdi geriye dönüp baktığımızda sadece o günlerin özlemini duyuyoruz. Hani o sokaklarda koştururken birbirimize 'Hey (III)!' diye seslendiğimiz anlar? Şimdi ise her birimizin içinden kopan o sessiz ahlar (IV) kalıyor geriye. Fakat heyhat (V), zamanı geri döndürmek mümkün olmuyor.
Bu parçada numaralanmış sözcüklerin türleri ve cümledeki işlevleriyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?
Gazeteci:
(I) ----
Endüstriyel Tasarımcı:
— Bir nesnenin sadece fiziksel işlevini yerine getirmesi artık modern tüketicinin beklentilerini karşılamıyor. Günümüzde tasarım, kullanıcısıyla duygusal bağ kurabilen, onun kimliğini yansıtan ve çevreye duyarlı bir yaşam tarzını destekleyen bir araç hâline geldi. Dolayısıyla "işlevsellik" kavramı, yerini estetik ve sürdürülebilirlikle harmanlanmış ��ok boyutlu bir deneyime bıraktı.
Gazeteci:
(II) ----
Endüstriyel Tasarımcı:
— Tüketim hızının bu denli yüksek olması, bizi "kullan-at" kültüründen ziyade uzun ömürlü ve modüler tasarımlara yöneltiyor. Ancak buradaki en büyük handikap, üreticilerin ekonomik kaygılarla ürünlerin ömrünü bilerek kısaltmasıdır. Tasarımcılar olarak bu döngüyü kırmak için tamir edilebilir ve geri dönüştürülebilir malzemelere odaklanarak pasif bir direniş gösterdiğimizi söyleyebilirim.
Bu diyalogda boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi sırasıyla getirilmelidir?
II. Üreticilerin ekonomik kaygılarla tasarım sürecine doğrudan müdahale etmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
II. Çevreye duyarlı bir yaşam tarzını benimseyen tüketiciler için ne tür ürünler tasarlıyorsunuz?
II. Tüketim hızının arttığı günümüzde, ürünlerin ömrünün bilinçli olarak kısaltılmasına karşı tasarımcılar nasıl bir rol üstlenmektedir?
II. Tüketicilerin uzun ömürlü ürünler yerine kullan-at ürünlere yönelmesinin toplumsal sonuçları nelerdir?
II. Tasarımcıların geri dönüştürülebilir malzeme kullanımına yönelik direncinin kaynağı nedir?
Hava tahminlerinin uzun vadede neden hep başarısız olduğunu hiç düşündünüz mü? Klasik fizik, evrenin saat gibi işleyen düzenli bir makine olduğunu ve tüm girdileri tam olarak bilirsek geleceği kusursuzca öngörebileceğimizi savunuyordu. Oysa kaos teorisi, bu determinist bakış açısının temellerini kökten sarstı. Bu teoriye göre, dinamik sistemlerdeki başlangıç koşullarında meydana gelen en ufak bir sapma, zamanla öngörülemez ve devasa sonuçlar doğurabilir. Edward Lorenz’in meşhur benzetmesiyle ifade edersek, Amazon Ormanları'nda bir kelebeğin kanat çırpışı, ABD'de bir kasırgaya yol açabilir. İşte bu yüzden, atmosfer gibi milyarlarca değişkenin etkileşimde olduğu sistemlerde kesin gelecek tahminleri yapmak imkânsızdır. Zaten kaotik düzen de düzensizliğin içindeki gizli bir uyumdan başka bir şey değildir.
Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Aşağıda sol sütunda düzeltme işareti (^) alan ve almayan hâlleriyle anlam farkı oluşturan bazı sözcükler, sağ sütunda ise bu sözcüklerin düzeltme işaretiyle yazıldıklarında kazandıkları anlamların tanımları karışık olarak verilmiştir. Sol sütundaki sözcükleri sağ sütundaki doğru tanımlarla eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches