All practice questions

6755 questions

Question 1441Question

Sosyoloji, toplumun yapısını, kurumlarını ve toplumsal ilişkileri bilimsel yöntemlerle inceleyen bir disiplindir. Bu yönüyle o, bireysel davranışları ele alan psikolojiden ayrılır; çünkü sosyolojinin odağında tek bir insan değil, o insanın içinde var olduğu toplumsal ilişkiler ağı yer almaktadır. Toplum dediğimiz bu devasa mekanizma, adeta dişlileri sürekli dönen büyük bir saate benzer. Bu saatin her bir çarkı, bir diğerinin hareketini doğrudan etkiler. Örneğin aile, eğitim ve hukuk gibi kurumlar toplumsal yapının düzenini belirleyen en önemli unsurlardır. Ancak bu unsurlar her toplumda aynı şekilde işlemez; gelişmiş toplumlarda kurumlar arası uyum daha yüksekken, az gelişmiş toplumlarda çatışmalar daha sık görülür. Bu durum da toplumsal barışın sağlanmasında kurumların ne denli hayati bir rol üstlendiğini açıkça ortaya koymaktadır.

Bu parçanın anlatımında aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarından hangisine başvurulmamıştır?

Show answer & explanation

Answer: Tanık gösterme

Answer

Tanık gösterme
Metinde tanımlama, karşılaştırma, benzetme ve örneklendirme yolları açıkça kullanılmıştır. Ancak yazarın görüşünü desteklemek amacıyla ünlü bir sosyoloğun veya uzmanın sözüne (doğrudan ya da dolaylı olarak) yer verilmediğinden 'tanık gösterme' yöntemine başvurulmamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Metnin ilk cümlesi incelenerek 'Sosyoloji nedir?' sorusuna cevap aranır.
'Sosyoloji, toplumun yapısını, kurumlarını ve toplumsal ilişkileri bilimsel yöntemlerle inceleyen bir disiplindir.' ifadesiyle tanımlama yapıldığı görülür.
Tanımlama cümlesini tespit etmek.
2
Metindeki karşılaştırma bildiren ifadeler aranır.
Sosyolojinin psikolojiyle ve gelişmiş toplumların az gelişmiş toplumlarla kıyaslandığı görülür.
Karşılaştırma ögesini doğrulamak.
3
Metindeki benzetme ve örneklendirme ögeleri aranır.
Toplumun saate benzetildiği ve aile, eğitim, hukuk gibi kurumların örneklendirildiği görülür.
Benzetme ve örneklendirmeyi doğrulamak.
4
Metinde alıntı yapılmış bir yazar veya düşünür görüşü aranır.
Metinde herhangi bir tanık gösterme ögesine rastlanmaz.
Doğru seçeneğe ulaşmak.

Key Concept

Düşünceyi Geliştirme Yolları
Estimated Time:1m 0s
Question 1442Question

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde düzeltme işaretinin (^) kullanımıyla ilgili bir yazım yanlışı yapılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Törende hazır bulunan Türk askerî, geçiş yürüyüşü esnasındaki disipliniyle izleyenlerden büyük alkış aldı.

Answer

Törende hazır bulunan Türk askerî, geçiş yürüyüşü esnasındaki disipliniyle izleyenlerden büyük alkış aldı.
Türk Dil Kurumu kurallarına göre, belirtisiz isim tamlamalarındaki tamlanan eki üçüncü şahıs iyelik ekidir (-i) ve bu ek düzeltme işareti almaz. 'Türk askeri' ifadesinde de durum böyledir. Buna karşın, sıfat türeten nispet eki olan '-î' düzeltme işaretiyle yazılır (örneğin: askerî okul). Cümlede iyelik eki alan kelimenin 'Türk askerî' şeklinde yazılması yazım yanlışına yol açmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerdeki düzeltme işareti adayları belirlenir.
Belirlenen sözcükler: evrak, hâlâ, hakem, katil ve askerî.
Düzeltme işaretinin doğru kullanılıp kullanılmadığını anlamak için ilgili kelimeler tespit edilmelidir.
2
TDK kurallarına göre uzun telaffuz edildiği halde düzeltme işareti almayan sözcükler ve anlam ayırt edici kelimeler kontrol edilir.
'evrak', 'hakem' ve 'katil' kelimelerinin düzeltme işareti almaması; henüz anlamındaki 'hâlâ' kelimesinin ise düzeltme işareti alması doğrudur.
Söyleyişten kaynaklanan hatalı düzeltme işareti kullanımını elemek gerekir.
3
Nispet eki (-î) ile iyelik ekinin (-i) ayrımı yapılır.
'Türk askeri' ifadesi bir belirtisiz isim tamlamasıdır ve buradaki '-i' eki iyelik ekidir. Nispet eki olan '-î' ile karıştırılarak 'Türk askerî' şeklinde yazılması yazım yanlışıdır.
Tamlamalardaki iyelik ekleri ile sıfat yapan nispet eklerinin yazım kurallarındaki farkını doğrulamak gerekir.

Key Concept

Nispet eki ile iyelik ekinin yazım ayrımı ve düzeltme işaretinin kelime anlamını ayırt etmedeki işlevi.
Question 1443Question

(I) Osmanlı coğrafyasında II. Abdülhamid'in tahta çıkışının yirmi beşinci yılı şerefine imparatorluğun dört bir yanında anıtsal saat kuleleri inşa edilmi��tir. (II) Genellikle kentsel meydanların merkezinde yükselen bu kuleler, modernleşen devlet otoritesinin taşradaki en somut görsel simgeleri hâline gelmiştir. (III) Aynı zamanda bulundukları şehrin mimari kimliğini şekillendiren bu yapılar, halkın günlük yaşam ritmini düzenleyen kamusal birer odak noktası vazifesi görmüştür. (IV) Osmanlı'nın klasik dönem mimarisinde ise zaman kavramı, meydan saatlerinden ziyade güneş kadranları ve muvakkithaneler aracılığıyla takip edilmekteydi. (V) Cami külliyelerinin birer parçası olan muvakkithaneler, namaz vakitlerinin astronomik hesaplarla tespit edildiği son derece işlevsel yapılardı. (VI) Bu mekânlarda hizmet veren ve muvakkıt adı verilen görevliler, gök bilimiyle yakından ilgilenerek namaz vakitlerini belirlemenin yanı sıra yıllık takvimleri de hazırlarlardı.

Bu paragraf iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?

Show answer & explanation

Answer: IV; 4; dördüncü; dördüncü cümle; iv

Answer

Bu paragraf iki paragrafa bölünmek istendiğinde ikinci paragraf IV numaralı cümleyle başlar.
Paragrafın ilk üç cümlesinde (I, II ve III) II. Abdülhamid döneminde yapılan anıtsal saat kulelerinin özellikleri, siyasi ve sosyal işlevleri anlatılmıştır. IV. cümleden itibaren ise Osmanlı klasik dönemindeki zaman kavramı, güneş kadranları ve muvakkithaneler ele alınmaya başlanmıştır. V ve VI. cümleler de IV. cümlede giriş yapılan bu yeni konuyu detaylandırmaktadır. Konunun yönü IV. cümlede değiştiği için ikinci paragraf IV. cümleyle başlamalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Paragraftaki cümlelerin konularını ve odaklandıkları düşünceleri belirleyin.
I, II ve III. cümlelerin II. Abdülhamid dönemi saat kuleleri ve bunların işlevlerini; IV, V ve VI. cümlelerin ise klasik dönem Osmanlı mimarisindeki muvakkithaneleri ve zaman takip yöntemlerini ele aldığı görülür.
Paragrafı bölecek olan ana düşünce veya konu değişikliğinin hangi cümlede başladığını tespit etmek gerekir.
2
Konu veya bakış açısı değişiminin yaşandığı ilk cümleyi (geçiş cümlesini) bulun.
IV. cümlede 'Osmanlı'nın klasik dönem mimarisinde ise zaman kavramı...' denilerek saat kulelerinden tamamen farklı bir konuya (muvakkithanelere) geçiş yapılmıştır.
Yeni bir paragrafın başlayabilmesi için yeni bir konuya, alt konuya veya farklı bir bakış açısına geçiş yapılmış olması şarttır.
3
Seçilen geçiş cümlesinin kendinden sonraki cümlelerle olan anlam bağını kontrol edin.
V. cümledeki 'muvakkithaneler' ifadesi ve VI. cümledeki görevliler (muvakkıtlar), IV. cümlede başlayan yeni konuyu sürdürmektedir.
Geçiş cümlesinden sonra gelen cümlelerin de bu yeni konuyu desteklemesi, bölünme noktasının doğruluğunu kesinleştirir.

Key Concept

Paragrafı İki Paragrafa Bölme
Question 1444Question

Sanat, insan tekinin dış dünyayı kendi estetik süzgecinden geçirerek yeniden inşa etmesi eylemidir; bu yönüyle o, salt bir taklit değil, bilinçli bir başkaldırıdır. Nitekim İtalyan filozof Croce, 'Sanat, sezginin ve ifadenin doğrudan birleşimidir.' diyerek bu yaratıcı eylemin özgünlüğünü vurgular. Sanatsal üretimde klasik dönem sanatçıları nesnel gerçekliği yansıtmayı temel gaye edinirken, modern dönem yaratıcıları daha çok içsel yaşantılara ve soyut anlam dünyalarına yönelmişlerdir. Bu iki anlayış arasındaki derin ayrım, modern sanatın alımlayıcının etkin katılımına ihtiyaç duymasına yol açar. Örneğin, bir Picasso tablosu nesnelerin dış görünüşünü doğrudan yansıtmak yerine, onlar��n zihinsel tasarımlarını geometrik formlara bölerek sunar. Dolayısıyla çağdaş yapıtlar, izleyicinin kendi anlam evrenini kurmasına zemin hazırlayan açık uçlu birer davet niteliğindedir.

Bu parçanın anlatımında aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarından hangilerine başvurulmuştur?

Show answer & explanation

Answer: Tanımlama - Karşılaştırma - Tanık Gösterme

Answer

Tanımlama - Karşılaştırma - Tanık Gösterme
Metinde sanatın tanımı yapılarak tanımlama yoluna başvurulmuştur. Klasik ve modern dönem sanatçılarının sanat anlayışları ve yönelimleri kıyaslanarak karşılaştırma yapılmıştır. Ayrıca yazar, kendi görüşlerini desteklemek amacıyla ünlü filozof Croce'nin doğrudan alıntılanan sözüne yer vererek tanık göstermeden yararlanmıştır. Bu üç yol da parçada yer almaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki tanımlama cümlesini tespit etme.
Giriş cümlesindeki 'Sanat, insan tekinin dış dünyayı kendi estetik süzgecinden geçirerek yeniden inşa etmesi eylemidir' ifadesi 'Sanat nedir?' sorusuna doğrudan cevap verdiği için tanımlamadır.
Yazarın konuyu belirginleştirmek için kavramın sınırlarını çizdiğini görmek.
2
Parçadaki karşılaştırmayı belirleme.
'...klasik dönem sanatçıları nesnel gerçekliği yansıtmayı temel gaye edinirken, modern dönem yaratıcıları daha çok içsel yaşantılara ve soyut anlam dünyalarına yönelmişlerdir' ifadesiyle iki farklı dönem sanatçıları arasındaki yaklaşım farkı ortaya konarak karşılaştırma yapılmıştır.
Dönemler veya kavramlar arasındaki benzerlik/farklılıkları ortaya koyan ifadelere dikkat etmek.
3
Parçadaki tanık göstermeyi belirleme.
İtalyan filozof Croce'nin 'Sanat, sezginin ve ifadenin doğrudan birleşimidir.' sözünün doğrudan tırnak içinde aktarılarak yazarın tezini güçlendirmek üzere kullanılması tanık göstermedir.
Düşünceyi inandırıcı kılmak için başkasının görüşüne yer verildiğini saptamak.

Key Concept

Paragrafta düşünceyi geliştirme yollarının tespiti (tanımlama, karşılaştırma, tanık gösterme).
Question 1445Question

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sayıların yazımıyla ilgili bir yazım yanlışı yapılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Proje koordinatörü, saha araştırmasından dönen gruplardan elde ettikleri verileri 3'er sayfalık raporlar hâlinde sunmalarını istedi.

Answer

Proje koordinatörü, saha araştırmasından dönen gruplardan elde ettikleri verileri 3'er sayfalık raporlar hâlinde sunmalarını istedi cümlesinde geçen '3'er' ifadesinin yazımı yanlıştır, doğrusu 'üçer' olmalıdır.
Üleştirme sayıları Türkçede rakamla değil, yalnızca harfle yazılmaktadır. Bu nedenle '3'er' yazımı hatalıdır ve 'üçer' şeklinde yazılmalıdır. Bu kuralın ihlal edildiği cümle doğru cevaptır.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerde geçen sayıları ve bu sayılara getirilen ekleri tespit edin.
Cümlelerde sırasıyla 'ikişerli', '8'inci', '3'er', 'otuz beşinci' ve '14.00'te' sayı ifadeleri yer almaktadır.
Yazım kuralları yönünden inceleme yapabilmek için öncelikle cümlelerdeki sayı odaklı ögeleri belirlememiz gerekir.
2
Üleştirme sayıları ve diğer sayı yazım kurallarını Türk Dil Kurumu (TDK) kılavuzuna göre denetleyin.
TDK kurallarına göre üleştirme sayıları kesinlikle rakamla yazılmaz, her zaman harfle (üçer) yazılmalıdır. Bu doğrultuda '3'er' yazımının yanlış olduğu; 'ikişerli', '8'inci', 'otuz beşinci' ve '14.00'te' yazımlarının ise doğru olduğu belirlenir.
Yazım hatasının hangi kuralın ihlal edilmesinden kaynaklandığını netleştirmek için.

Key Concept

Sayıların Yazımı
Estimated Time:1m 30s
Question 1446Question

(I) Akşamüzeri bozkırın ortasında ilerlerken gökyüzünde biriken bulutlar yağmurun habercisi gibiydi. (II) Rüzgâr sert estikçe ağaçların kuru dalları birbirine çarpıp tuhaf sesler çıkarıyordu. (III) Yıllar önce bu ıssız yollardan geçen gezginler, yorgunluklarını gidermek için her zaman şu çeşmenin başında mola verir. (IV) Çocukluğumdan beri bu topraklarda yaşayan insanların sabrına ve metanetine her zaman hayran kalmışımdır. (V) Sen de bu efsunlu coğrafyayı bir gün mutlaka baştan başa gezmelisin.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Show answer & explanation

Answer: IV. cümledeki yüklem, basit yapılı ve birleşik zamanlı bir fiildir.

Answer

IV. cümledeki yüklemin basit yapılı ve birleşik zamanlı bir fiil olduğu söylenemez.
Dördüncü cümlede yer alan 'hayran kalmışımdır' yüklemi, 'hayran kalmak' yardımcı fiiliyle kurulmuş birleşik yapılı bir fiildir. Bu eylem tek bir kip eki (öğrenilen geçmiş zaman) aldığı için basit zamanlıdır. Fiilin sonundaki '-dır' eki ise ek-fiilin bildirme eki olup birleşik zamanlı fiil oluşturmaz. Bu nedenle bu yüklemin 'basit yapılı ve birleşik zamanlı' olduğu iddiası yanlıştır ve söylenemez.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki tüm cümlelerin yüklemlerini ve bu yüklemlerin dil bilgisi özelliklerini belirleyin.
I. cümlede 'yağmurun habercisi gibiydi' (isim soylu edat grubu + ek-fiil), II. cümlede 'çıkarıyordu' (türemiş fiil + şimdiki zamanın hikayesi), III. cümlede 'mola verir' (birleşik fiil + geniş zaman / geçmiş zaman anlamında), IV. cümlede 'hayran kalmışımdır' (birleşik fiil + öğrenilen geçmiş zaman + bildirme eki), V. cümlede 'gezmelisin' (basit fiil + gereklilik kipi) yüklem durumundadır.
Seçeneklerdeki yargıların doğruluğunu denetleyebilmek için her cümlenin yüklemini analiz etmek gerekir.
2
IV. cümlenin yüklemini yapı ve zaman (çekim) özellikleri bakımından inceleyin.
'Hayran kalmışımdır' yüklemi, 'hayran kalmak' şeklinde yardımcı eylemle kurulmuş birleşik yapılı bir fiildir. Fiil sadece 'öğrenilen geçmiş zaman' (-miş) kip ekini almıştır. Sondaki '-dır' eki bildirme eki olup birleşik zamanlı fiil yapmaz, fiil basit zamanlıdır.
Yüklemin yapıca basit değil birleşik, çekimce de birleşik zamanlı değil basit zamanlı olduğunu belirleyerek yanlış olan seçeneği saptamak amaçlanır.
3
Elde edilen sonuçları seçeneklerle karşılaştırarak söylenemeyecek olan yargıyı belirleyin.
IV. cümledeki yüklemin basit yapılı ve birleşik zamanlı bir fiil olduğunu savunan yargı yanlıştır. Doğru cevap bu yargıyı içeren seçenektir.
Soru kökündeki 'söylenemez' ifadesine uygun olan doğru seçeneğe ulaşmak için analiz sonuçları ile şıklar eşleştirilir.

Key Concept

Çekimli fiillerin yapısal özellikleri, kip/zaman çekimleri, anlam kayması ve ek-fiilin işlevleri.
Estimated Time:2m 0s
Question 1447Question

Gazeteci:
(I) ----
Belgesel Yönetmeni:
— Klasik anlamda kamerayı sadece olanı biteni kaydeden tarafsız bir göz olarak görmek artık gerçekçi değil. Yönetmen, kurgu masasındaki seçimleriyle, müzik kullanımıyla ve hatta çekim açısıyla gerçeği kaçınılmaz olarak yeniden inşa eder. Dolayısıyla belgesel sinema, nesnel bir gerçeklik iddiasından ziyade, o gerçekliğe yönetmenin zihninden açılan öznel bir penceredir.

Gazeteci:
(II) ----
Belgesel Yönetmeni:
— Dijital teknolojiler sayesinde artık herkesin cebinde yüksek çözünürlüklü bir kamera var. Bu durum, daha önce sesini duyuramamış toplulukların kendi hikayelerini anlatabilmesi adına muazzam bir demokratikleşme sağladı. Ancak bu görsel bolluk, aynı zamanda dezenformasyonu ve görsel manipülasyonu da beraberinde getirdi. Artık izleyici için hangisinin hakiki, hangisinin kurgusal olduğunu ayırt etmek her zamankinden daha zor.

Bu diyalogda boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Show answer & explanation

Answer: I. Belgesel sinemada tamamen tarafsız bir gerçeklik aktarımının mümkün olduğunu düşünüyor musunuz?
II. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte herkesin görüntü üretebilmesi, belgesel dünyasını nasıl etkiledi?

Answer

I. Belgesel sinemada tamamen tarafsız bir gerçeklik aktarımının mümkün olduğunu düşünüyor musunuz? / II. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte herkesin görüntü üretebilmesi, belgesel dünyasını nasıl etkiledi? sorularının yer aldığı seçenek doğru cevaptır.
Yazarın ilk paragraftaki 'kamerayı tarafsız bir göz olarak görmek gerçekçi değil' ve 'gerçekliği kaçınılmaz olarak yeniden inşa eder' şeklindeki ifadeleri, tamamen tarafsız bir gerçeklik aktarımının mümkün olup olmadığını sorgulayan soruya verilmiş doğrudan bir yanıttır. İkinci paragraftaki herkesin elinde kamera bulunmasının getirdiği demokratikleşme ile manipülasyon ve hakikati ayırt etme zorluğu tespiti ise teknolojinin gelişmesiyle herkesin görüntü üretebilmesinin belgesel dünyasındaki etkilerini sorgulayan soruyla mükemmel şekilde örtüşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
İlk paragrafın ana düşüncesini ve anahtar kelimelerini analiz etmek.
İlk paragrafta kameranın tarafsız olamayacağı, yönetmenin seçimleriyle gerçeği yeniden inşa ettiği ve belgeselin öznel bir pencere olduğu vurgulanmaktadır. Bu durum, tamamen tarafsız bir gerçeklik aktarımının imkânsızlığına işaret etmektedir.
Diyalog tamamlamada ilk boşluğa gelecek sorunun, ilk cevaptaki ana fikri doğrudan sorgulaması gerekir.
2
İkinci paragrafın ana düşüncesini ve anahtar kelimelerini analiz etmek.
İkinci paragrafta dijital teknolojilerin yaygınlaşmasıyla herkesin kamera sahibi olmasının yarattığı demokratikleşme (olumlu etki) ve dezenformasyon/manipülasyon (olumsuz etki) ele alınmaktadır.
İkinci boşluğa gelecek sorunun, bu teknolojik yaygınlaşmanın belgesel dünyası üzerindeki etkilerini sorması gerekir.
3
Seçenekleri analiz ederek her iki paragrafla da tam uyum sağlayan soru çiftini belirlemek.
Tarafsız gerçeklik aktarımının mümkün olup olmadığını sorgulayan ilk soru ile teknolojinin gelişmesiyle herkesin görüntü üretebilmesinin etkilerini sorgulayan ikinci soru, diyalogdaki yanıtlarla tam olarak örtüşmektedir.
Doğru seçeneğe ulaşmak için her iki sorunun da konuşmacının verdiği yanıtlarla bağlamsal ve anlamsal olarak örtüşmesi zorunludur.

Key Concept

Paragrafta diyalog tamamlama sorularında, konuşmacının verdiği yanıtların ana düşüncesi, anahtar kelimeleri ve üslubu ile gazetecinin soruları arasında anlamsal ve mantıksal bir bütünlük kurulmalıdır.
Question 1448Question

Aşağıdaki sözcükleri, düzeltme işaretinin kullanımından kaynaklanan anlam farklarını dikkate alarak doğru tanımlarıyla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

hâlâ
hala
âdet
adet

Matches

Show answer & explanation

Answer

"hâlâ" sözcüğü "Henüz, şimdiye kadar anlamlarına gelen zarf" ile; "hala" sözcüğü "Babanın kız kardeşini belirten akrabalık adı" ile; "âdet" sözcüğü "Gelenek, görenek veya alışkanlık anlamındaki isim" ile; "adet" sözcüğü "Sayı, tane belirten isim" ile eşleşmelidir.
"hâlâ" (henüz) ve "âdet" (gelenek) kelimeleri düzeltme işaretiyle yazılırken, "hala" (akraba) ve "adet" (sayı) kelimeleri düzeltme işareti olmadan yazılır. Eşleştirme bu anlam farklarına dayanmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
"hâlâ" ve "hala" sözcüklerinin anlam farkını ayırt edin.
Düzeltme işareti alan "hâlâ" henüz anlamında bir zarf iken, düzeltme işareti almayan "hala" akrabalık bildiren bir isimdir.
Düzeltme işareti, yazılışları aynı ancak anlamları ve söylenişleri farklı olan sözcükleri ayırt etmek amacıyla kullanılır.
2
"âdet" ve "adet" sözcüklerinin anlam farkını belirleyin.
Üzerinde düzeltme işareti bulunan "âdet" gelenek ve görenekleri ifade ederken, düzeltme işareti bulunmayan "adet" sayı ve tane belirtir.
Sözcüklerin telaffuz ve anlamlarındaki bu ayrım yazım kuralları açısından düzeltme işareti ile gösterilir.
3
Elde edilen anlam eşleşmelerini kontrol ederek sonuca ulaşın.
Tüm sözcükler doğru tanımlarıyla eşleştirilmiştir.
Yazım kurallarına uygun olarak kelimelerin doğru eşleşmesi sağlanmıştır.

Key Concept

Yazılışları bir, anlamları ve söylenişleri ayrı olan kelimeleri ayırt etmek için düzeltme işaretinin kullanılması
Estimated Time:1m 0s
Question 1449Question

Gökbilimciler, son (I) yirmi beş yılda gerçekleştirdikleri gözlemlerle Samanyolu Galaksisi'nin merkezine yaklaşık (II) 26 bin ışık yılı uzaklıkta bulunan yeni bir gök cismi keşfettiler. Hubble Uzay Teleskobu'nun (III) 2'nci nesil görüntüleme teknolojisiyle donatılmış kamerası sayesinde elde edilen veriler, cismin yüzey sıcaklığın��n (IV) eksi 180 dereceye kadar düştüğünü gösteriyor. Araştırma ekibi, cismin yörünge hareketini daha detaylı analiz edebilmek için gözlem sürelerini (V) 12'şer saatlik periyotlara bölerek yürüttü.

Bu parçada numaralanmış sözlerden hangisinin yazımı yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: V

Answer

Beşinci cümledeki '12'şer' ifadesinin yazımı yanlıştır. Türk Dil Kurumu kurallarına göre üleştirme sayıları rakamla yazılmaz, her zaman harfle yazılması gerekir (on ikişer).
Metindeki beşinci ifade olan '12'şer' sözü bir üleştirme sayısıdır. TDK yazım kurallarına göre üleştirme sayıları kesinlikle rakamla yazılmaz, sadece yazıyla yazılması gerekir. Bu nedenle '12'şer' yazımı yanlış olup doğrusu 'on ikişer' olmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki numaralanmış sayısal ifadeleri tek tek TDK yazım kuralları açısından incelemek.
Her bir ifadenin (yirmi beş, 26 bin, 2'nci, eksi 180, 12'şer) tabi olduğu kuralları belirlemek.
Hatalı yazılmış olan sayıyı tespit etmek amacıyla sistematik bir analiz yapmak gerekir.
2
Doğru yazılan seçenekleri (I, II, III ve IV numaralı ifadeler) elemek.
Bu ifadelerin kurallara uygun olduğunu doğrulamak: Sayılar yazıyla yazıldığında ayrı yazılır (yirmi beş); büyük sayılarda bin/milyon gibi basamaklar harfle yazılabilir (26 bin); sıra sayılarına gelen ekler kelimenin son sesine göre uyum gösterir (2'nci); ölçü birimleri ve sıcaklık değerleri rakamla ifade edilebilir (eksi 180).
Çeldiricilerin doğru yazıldığından emin olmak ve yanlış seçeneğe odaklanmak.
3
V numaralı '12'şer' ifadesini TDK'nin üleştirme sayıları kuralı çerçevesinde değerlendirmek.
'12'şer' yazımının yanlış olduğunu, doğrusunun harflerle yazılması gerektiğini ('on ikişer') saptamak.
TDK kurallarına göre üleştirme sayıları hiçbir zaman rakamla yazılmaz, sadece harfle belirtilir.

Key Concept

Üleştirme sayılarının sadece harfle yazılması kuralı ve sayıların yazımına ilişkin diğer TDK kuralları.
Question 1450Question

Aşağıda verilen düşünceyi geliştirme yollarını karşılarındaki uygun örnek cümlelerle eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Tanımlama
Karşılaştırma
Tanık Gösterme

Matches

Show answer & explanation

Answer

Tanımlama yolu sanatın tanımını içeren cümleyle, karşılaştırma yolu klasik ve popüler eserleri kıyaslayan cümleyle, tanık gösterme yolu ise Nurullah Ataç'ın alıntısını içeren cümleyle eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede tanımlama kavramı sanatın tanımını yapan cümleyle; karşılaştırma kavramı klasik ve popüler kitapları kıyaslayan cümleyle; tanık gösterme kavramı ise Nurullah Ataç'ın sözünü doğrudan aktaran cümleyle eşleştirilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Tanımlama kavramının tanımını içeren cümleyi tespit etme.
Sanatın ne olduğunu açıklayan 'Sanat, insanın doğayı kendi süzgecinden geçirerek yeniden yaratması eylemidir.' cümlesi tanımlama ile eşleştirildi.
'Sanat nedir?' sorusuna doğrudan cevap veren bir tanım cümlesidir.
2
Karşılaştırma kavramının tanımını içeren cümleyi tespit etme.
Klasik eserler ile popüler kitapların karşılaştırıldığı 'Klasik eserler... popüler kitaplar...' cümlesi karşılaştırma ile eşleştirildi.
İki farklı eser grubunun özellikleri mukayese edilmektedir.
3
Tanık gösterme kavramının tanımını içeren cümleyi tespit etme.
Nurullah Ataç'ın sözünün doğrudan alıntılandığı cümle tanık gösterme ile eşleştirildi.
Yazar, savunduğu düşünceyi inandırıcı kılmak için alanında uzman bir kişinin sözünü doğrudan aktarmıştır.

Key Concept

Düşünceyi Geliştirme Yolları
Question 1451Question

(I) Kış aylarında bu dağ köyünün yolları tamamen kardan kapanır. (II) Köy halkı için en büyük uğraş, yaz boyu biriktirilen odunların taşınmasıdır. (III) Geceleri penceremize vuran rüzgârın uğultusunu dinlerdik yatağımızda uzanırken. (IV) Köyün tek geçim kaynağı olan tarım, son yıllarda oldukça verimsizdi. (V) Bu yüzden gençlerin büyük bir kısmı şehirlere göç etmeye başladı.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi öge dizilişine göre devrik bir cümledir?

Show answer & explanation

Answer: III. cümle

Answer

III. cümle
III. cümlede yüklem olan 'dinlerdik' çekimli fiili sonda yer almamaktadır. Yüklemden sonra 'yatağımızda uzanırken' zarf tümleci kullanılmıştır. Türkçede yüklemi cümlenin sonunda bulunmayan cümleler devrik cümle olduğundan bu seçenek doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki her bir cümlenin yüklemini belirleyin.
I. cümlenin yüklemi 'kapanır', II. cümlenin yüklemi 'taşınmasıdır', III. cümlenin yüklemi 'dinlerdik', IV. cümlenin yüklemi 'verimsizdi', V. cümlenin yüklemi 'göç etmeye başladı' olarak tespit edilir.
Cümlelerin öge dizilişine göre kurallı mı yoksa devrik mi olduğunu belirlemek için ��ncelikle yüklemlerinin doğru tespit edilmesi gerekir.
2
Yüklemlerin cümle içindeki konumlarını kontrol edin.
I, II, IV ve V. cümlelerin yüklemleri cümlenin en sonunda yer alırken; III. cümlenin yüklemi olan 'dinlerdik' sözcüğünden sonra 'yatağımızda uzanırken' ögesi gelmektedir.
Türkçe dil bilgisinde yüklemi sonda olan cümleler kurallı (düz), yüklemi sonda olmayan (başta veya ortada olan) cümleler ise devrik olarak adlandırılır.
3
Devrik olan cümleyi seçin.
Yüklemi sonda yer almayan III. cümle devrik bir cümledir.
Yüklemin sonda olmaması devrik cümlelerin temel ayırt edici özelliğidir.

Key Concept

Öge dizilişine (yüklemin yerine) göre cümleler kurallı ve devrik olmak üzere ikiye ayrılır. Yüklemi cümlenin en sonunda bulunan cümleler kurallı, yüklemi sonda bulunmayan (başta veya ortada olan) cümleler ise devriktir.
Estimated Time:1m 30s
Question 1452Question

Richard Feynman'ın ünlü 'sıradan bir insanın çiçeğin güzelliğini görmesiyle bir bilim insanının onu görmesi arasındaki fark' anekdotu, bilimin estetik algıyı körelttiği yönündeki yaygın inanışa karşı güçlü bir argüman sunar. Birçokları için bilim, dünyayı formüllere ve mekanik süreçlere indirgeyerek onun gizemini ve dolayısıyla büyüleyiciliğini yok eder. Oysa doğanın işleyişindeki derin düzeni, mikroskobik düzeydeki karmaşık ilişkileri ve evrimsel süreçlerin getirdiği uyumu kavramak, estetik deneyimi fakirleştirmez; aksine ona yeni boyutlar kazandırır. Bir çiçeğin sadece rengini ya da kokusunu değil, onun iç yapısını, hücresel düzeyde güneş enerjisini nasıl kimyasal enerjiye dönüştürdüğünü ve böceklerle olan ortak yaşam ilişkisini bilmek, o çiçeği daha az güzel kılmaz. Bilimsel bilgi, duyusal olarak algıladığımız yüzeysel estetiğin ardında yatan görünmez bir mimariyi açığa çıkararak hayranlık hissini derinleştirir. Dolayısıyla bilim ile estetik, birbirini dışlayan iki kutup değil, varlığın farklı katmanlarını kavramamızı sağlayan tamamlayıcı pencerelerdir.

Bu parçadaki ana düşünce dikkate alındığında, 'Bilimsel açıklamalar doğanın görünen yüzünün ötesindeki derin düzenini ortaya koyarak estetik algıyı zenginleştirir.' ifadesi doğru mudur?

Show answer & explanation

Answer: True

Answer

Verilen ifade doğrudur; bilimsel açıklamalar doğanın derin düzenini ortaya koyarak estetik algıyı zenginleştirir.
Verilen ifade doğrudur çünkü parçada bilimin estetik algıyı köreltmediği, aksine doğanın işleyişindeki derin düzeni açıklayarak estetik deneyime yeni boyutlar kazandırdığı ve hayranlık hissini derinleştirdiği savunulmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Parçayı okuyarak yazarın bilim ve estetik ilişkisine dair temel savını belirlemek.
Yazarın bilimin estetik algıyı yok etmediğini, tam tersine ona derinlik ve yeni boyutlar kazandırdığını savunduğu belirlenmiştir.
Soruda değerlendirilmesi istenen ifadenin doğruluğunu ölçmek için metnin ana iletisine ulaşmak gerekir.
2
Önermeyi metnin ana düşüncesiyle karşılaştırmak.
Önermede geçen 'bilimsel bilginin derin düzeni açıklayarak estetik kavrayışı zenginleştirdiği' tezi, parçada savunulan görüşle tam olarak örtüşmektedir.
Karşılaştırma sonucunda önermenin doğruluğu kesinleşmiş olur.

Key Concept

Paragrafta Ana Düşünce
Question 1453Question

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ögelerin dizilişi sırasıyla "özne – zarf tümleci – dolaylı tümleç – yüklem" şeklindedir?

Show answer & explanation

Answer: Kütüphaneci, eski el yazması kitapları raflara dizerken derin bir sessizliğe gömüldü.

Answer

Kütüphaneci, eski el yazması kitapları raflara dizerken derin bir sessizliğe gömüldü.
Doğru seçenekte yer alan cümlede "gömüldü" yüklem, "Kütüphaneci" özne, "eski el yazması kitapları raflara dizerken" zarf-fiil grubu (zarf tümleci) ve "derin bir sessizliğe" dolaylı tümleçtir. Fiilimsi grubu bölünmeden tek bir öge olarak alındığı için sıralama tam olarak "özne – zarf tümleci – dolaylı tümleç – yüklem" şeklini alır.

Step-by-Step Solution

1
Cümlenin yüklemini belirlemek ve özneyi bulmak.
Yüklem "gömüldü", özne ise "Kütüphaneci"dir.
Ögeleri doğru ayırmak için öncelikle temel ögeler olan yüklem ve özne bulunmalıdır.
2
Zarf tümlecini bulmak için yükleme soru yöneltmek.
"Ne zaman gömüldü?" sorusuna cevap veren "eski el yazması kitapları raflara dizerken" zarf-fiil grubu zarf tümleci olarak belirlenir.
Zarf-fiil grupları kelime öbeği oluşturduğundan bölünemez ve tek bir zarf tümleci görevi üstlenir.
3
Dolaylı tümleci bulmak için yükleme yönelme sorusu sormak.
"Neye gömüldü?" sorusuna cevap veren "derin bir sessizliğe" isim tamlaması dolaylı tümleç olarak belirlenir.
Yönelme hâl eki alan isim tamlaması dolaylı tümleç görevindedir.
4
Bulunan tüm ögeleri diziliş sırasına göre bir araya getirmek.
Diziliş sırasıyla "özne – zarf tümleci – dolaylı tümleç – yüklem" şeklindedir.
Bulunan öge sıralaması, soruda istenen şablonla birebir örtüşmektedir.

Key Concept

Zarf tümleci ve kelime gruplarının öge çözümlemesindeki bütünlüğü
Question 1454Question

Geleneksel kütüphane anlayışı, kitapların korunduğu ve sessizce okunduğu mekânlar üzerine kuruluydu. Ancak dijital çağın getirdiği bilgi bolluğu ve kolay erişilebilirlik, bu mekânların işlevini kökten değiştirdi. Günümüz kütüphaneleri, yalnızca bilgi depoları olmanın ötesine geçerek bireylerin bir araya geldiği, ortak projeler ürettiği, atölye çalışmalarına katıldığı ve sosyalleştiği birer 'sosyal etkileşim ve yaşam merkezi' hâline gelmiştir. Kitap ödünç alma işlevinin yanı sıra dijital üretim araçlarına erişim sunan, toplumsal bağları güçlendiren bu yeni nesil kütüphaneler, bilginin tek yönlü aktarıldığı yerler olmaktan çıkıp bilginin birlikte üretildiği dinamik alanlar olarak kent yaşamında kendilerine yeniden yer bulmaktadır.

Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Dijital çağın gereksinimleri doğrultusunda kütüphanelerin üstlendiği yeni işlevler ve toplumsal roller

Answer

Dijital çağın gereksinimleri doğrultusunda kütüphanelerin üstlendiği yeni işlevler ve toplumsal roller
Paragrafta geleneksel kütüphane modeli ile günümüz kütüphaneleri karşılaştırılarak dijital çağda kütüphanelerin geçirdiği işlevsel dönüşüm ve üstlendikleri yeni sosyal roller (ortak proje üretimi, atölye çalışmaları, sosyal etkileşim merkezi olma) ayrıntılı biçimde ele alınmıştır. Dolayısıyla parçada söz edilen durum, kütüphanelerin kazandığı yeni işlevler ve toplumsal rollerdir.

Step-by-Step Solution

1
Paragrafın ana iletisini ve odak noktasını belirleme
Giriş cümlesindeki geleneksel kütüphane tanımı ile gelişme ve sonuç bölümlerindeki yeni nesil kütüphane özellikleri karşılaştırılmıştır.
Metnin neyden bahsettiğini anlamak için karşılaştırma unsurlarını tespit etmek gerekir.
2
Değişimin yönünü ve nedenini saptama
Dijital çağın ve bilgi bolluğunun etkisiyle kütüphanelerin sadece bilgi depolayan yerler olmaktan çıkıp 'sosyal etkileşim ve yaşam merkezi' hâline geldiği belirlenmiştir.
Konunun sınırlarını çizmek ve değişimin kapsamını belirlemek için parçanın ana fikrine giden yolu izlemek gerekir.
3
Seçenekleri bu kapsam doğrultusunda değerlendirme
Metinde kütüphanelerin sadece kitap korumaktan öteye geçerek dijital üretim, atölye çalışmaları ve sosyal alanlar sunan yeni rolleri anlatıldığı için 'dijital çağın gereksinimleri doğrultusunda kütüphanelerin üstlendiği yeni işlevler ve toplumsal roller' ifadesinin doğru konu başlığı olduğu görülür.
Belirlenen konuyu en genel şekilde kapsayan seçeneği tespit etmek amacıyla seçenekler elenir.

Key Concept

Paragrafın konusu, metinde üzerinde durulan düşünce, olay, durum veya kavramdır. Konu belirlenirken 'Bu parçada ne anlatılmaktadır?' sorusuna cevap aranır.
Estimated Time:2m 0s
Question 1455Question

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünsüz yumuşamasına (ünsüz değişimine) uğramış bir sözcük kullanılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Yazar, romanının taslağını hazırlarken günlerce k��tüphanede çalıştı.

Answer

Yazar, romanının taslağını hazırlarken günlerce kütüphanede çalıştı.
Doğru olan cümlede yer alan 'taslağını' sözcüğü ünsüz yumuşaması kuralına uymaktadır. Kelimenin kökü 'taslak' olup sert ünsüz olan 'k' ile bitmektedir. Bu sözcüğe ünlüyle başlayan belirtme durumu eki getirildiğinde sondaki 'k' sesi 'ğ' sesine dönüşmüştür (taslak-ı -> taslağı).

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerdeki tüm sözcükleri ek ve köklerine ayırarak sert ünsüzle (p, ç, t, k) biten ve ünlüyle ba��layan ek alan kelimeleri belirlemek.
Doğru seçenekte 'taslağını' kelimesinin kökü 'taslak', 'sepeti' kelimesinin kökü 'sepet', 'hukuku' kelimesinin kökü 'hukuk', 'kartı' kelimesinin kökü 'kart' ve 'sütü' kelimesinin kökü 'süt' olarak belirlenir.
Ünsüz yumuşaması kuralının uygulanabilmesi için kelimenin sert ünsüzle bitmesi ve ünlüyle başlayan ek alması şarttır.
2
Tespit edilen bu kelimelerdeki ses olaylarını veya aykırılıkları analiz etmek.
'Taslak' sözcüğü ünlüyle başlayan ek aldığında sonundaki 'k' sesi 'ğ' sesine dönüşmüştür (taslak-ı -> taslağı). Diğer sözcüklerde (sepet-i, hukuk-u, kart-ı, süt-ü) ise herhangi bir ses değişimi olmamıştır.
Türkçede bazı tek heceli sözcükler ile yabancı kökenli sözcükler ünsüz yumuşaması kuralına aykırılık gösterir.
3
Elde edilen sonuçlara göre sadece yumuşama ses olayının gerçekleştiği cümleyi işaretlemek.
Yalnızca 'taslağını' sözcüğünün bulunduğu cümlede ünsüz yumuşaması gerçekleştiği saptanır.
Soru kökü ünsüz yumuşamasına uğramış bir sözcüğün yer aldığı seçeneği sormaktadır.

Key Concept

Ünsüz yumuşaması (değişimi) kuralı ve bu kurala aykırı durumlar (tek heceli, yabancı kökenli ve özel sözcükler).
Estimated Time:1m 30s
Question 1456Question

(I) Nadirat kabineleri, Coğrafi Keşifler’in ardından Avrupalı soylular ve bilim meraklıları tarafından oluşturulan, egzotik nesnelerin sergilendiği ilk özel koleksiyonlardır. (II) Bu kabineler; doğa tarihi örnekleri, arkeolojik buluntular, tuhaf sanat eserleri ve dünyanın dört bir yanından getirilen sıradışı eşyalarla doldurulurdu. (III) Merak duygusunu tetikleyen bu koleksiyonlar, sadece birer sergileme alanı olmanın ötesinde, sahiplerinin toplumsal statüsünü ve entelektüel gücünü de simgelerdi. (IV) Günümüzde modern müzelerin kuruluş amaçlarının başında, kültürel mirası geniş kitlelere ulaştırmak ve eğitici programlar düzenlemek gelmektedir. (V) Zamanla bu dağınık ve kişisel koleksiyonlar, sınıflandırma sistemlerinin gelişmesiyle birlikte 18. yüzyıldan itibaren bugünkü modern müzelerin çekirdeğini oluşturmuştur.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Show answer & explanation

Answer: IV

Answer

Dördüncü cümle parçanın anlam bütünlüğünü ve düşünce akışını bozmaktadır. Parçada genel olarak nadirat kabinelerinin ne olduğu, içeriği ve tarihsel süreçte modern müzelerin kökenini nasıl oluşturduğu anlatılmaktadır. Ancak d��rdüncü cümlede, günümüz modern müzelerinin işlevsel amaçları ele alınarak konunun yönü ve zaman boyutu değiştirilmiştir. Beşinci cümlede ise yeniden nadirat kabinelerinin tarihsel geli��imine dönülerek modern müzelerin çekirdeğini nasıl oluşturduğu açıklanmış ve üçüncü cümledeki 'bu koleksiyonlar' ifadesiyle doğrudan bağ kurulmuştur.
Dördüncü cümle parçanın akışını bozmaktadır. Parçanın genelinde 'nadirat kabineleri' olarak adlandırılan tarihi koleksiyonların özellikleri ve modern müzeciliğe nasıl evrildiği anlatılmaktadır. Ancak dördüncü cümlede, günümüz modern müzelerinin toplumsal işlevlerine ve eğitim amaçlarına değinilmiştir. Beşinci cümlede geçen 'Zamanla bu dağınık ve kişisel koleksiyonlar...' ifadesi, üçüncü cümledeki nadirat kabinelerine gönderme yapmakta ve dördüncü cümle çıkarıldığında akışın kesintisiz devam ettiğini göstermektedir.

Step-by-Step Solution

1
Parçanın genel konusunu belirlemek.
Parçanın konusunun 'nadirat kabineleri' adlı tarihi koleksiyonların özellikleri ve modern müzelerin doğuşundaki rolü olduğu saptanır.
Akışı bozan cümleyi bulabilmek için öncelikle parçanın hangi ana fikir ve konu etrafında şekillendiğini anlamak gerekir.
2
Cümleler arasındaki anlamsal ve yapısal bağlantıları incelemek.
Birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci cümlelerin birbirini tamamlayan tarihi bir gelişim çizgisine sahip olduğu görülür. Beşinci cümledeki 'bu dağınık ve kişisel koleksiyonlar' ifadesinin, üçüncü cümledeki 'bu koleksiyonlar' ve ikinci cümledeki içerik açıklamasıyla doğrudan bağlantılı olduğu anlaşılır.
Paragraftaki düşünce zincirinin halkalarını belirlemek ve kopukluk olan noktayı tespit etmek.
3
Konudan sapan veya yön değiştiren cümleyi tespit etmek.
Dördüncü cümlenin, tarihsel gelişimden aniden saparak günümüz modern müzelerinin toplumsal ve eğitsel işlevlerine odaklandığı belirlenir.
Paragrafın genel akışından farklı bir zaman dilimine ve amaca yönelen, düşünce akışını kesintiye uğratan cümleyi doğrulamak.

Key Concept

Paragrafta akışı bozan cümle sorularında, parçanın genelinde işlenen konudan farklı bir yöne sapan, konuyu çok genel ya da çok özel bir boyuta taşıyan veya tarihsel sıralamayı/mantık sırasını bozan cümle tespit edilir. Bu cümleden sonra gelen cümle, akışı bozan cümleden önceki cümleyle anlamsal ve biçimsel olarak (anahtar kelimeler, işaret sıfatları veya bağlayıcı ögeler yardımıyla) uyum sağlamalıdır.
Question 1457Question

Ah (I) ne güzel günlerdi o çocukluk yılları! Arkadaşlar (II), şimdi geriye dönüp baktığımızda sadece o günlerin özlemini duyuyoruz. Hani o sokaklarda koştururken birbirimize 'Hey (III)!' diye seslendiğimiz anlar? Şimdi ise her birimizin içinden kopan o sessiz ahlar (IV) kalıyor geriye. Fakat heyhat (V), zamanı geri döndürmek mümkün olmuyor.

Bu parçada numaralanmış sözcüklerin türleri ve cümledeki işlevleriyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: V. sözcük, aslen ünlem olmadığı hâlde cümledeki kullanımıyla ünlem değeri kazanmıştır.

Answer

V. sözcüğün aslen ünlem olmadığı hâlde sonradan ünlem değeri kazandığını belirten seçenek yanlıştır. 'Heyhat' sözcüğü doğrudan asıl ünlemdir.
V. sözcük olan 'heyhat' Arapça kökenli bir asıl ünlemdir ve cümledeki kullanımdan bağımsız olarak doğrudan ünlem görevindedir. Bu sözcüğün sonradan ünlem değeri kazandığını iddia eden yargı yanlıştır, bu nedenle doğru seçenektir.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki numaralanmış sözcükleri tek tek tespit etmek.
I numaralı sözcük 'Ah', II numaralı sözcük 'Arkadaşlar', III numaralı sözcük 'Hey', IV numaralı sözcük 'ahlar', V numaralı sözcük 'heyhat' olarak belirlenmiştir.
Her seçenekteki yargının doğruluk değerini bu sözcüklerin dil bilgisel özelliklerine göre değerlendirmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki ilk dört yargıyı kontrol etmek.
'Ah' (I) bir duygu bildiren asıl ünlemdir; 'Arkadaşlar' (II) ünlemleşmiş bir isimdir; 'Hey' (III) seslenme bildiren asıl ünlemdir; 'ahlar' (IV) çoğul eki alarak adlaşmış ünlemdir.
Bu yargıların dil bilgisi kurallarına uygunluğunu teyit etmek amacıyla sözcüklerin kökenleri ve ekleri incelenmiştir.
3
Beşinci yargıyı inceleyip yanlışlığı tespit etmek.
'Heyhat' (V) sözcüğü, sonradan ünlem değeri kazanan bir isim veya fiil değil; doğrudan asıl ünlemler (doğal ünlemler) sınıfına giren bir sözcüktür.
Türkçede 'heyhat' gibi sözcükler başka bir sözcük türünden dönüşmemiş, doğrudan ünlem olarak dilimizde yer almıştır. Dolayısıyla bu yargı yanlıştır.

Key Concept

Asıl ünlemler ile sonradan ünlem değeri kazanan sözcüklerin ayrımı ve ünlemlerin adlaşması
Estimated Time:2m 0s
Question 1458Question

Gazeteci:
(I) ----
Endüstriyel Tasarımcı:
— Bir nesnenin sadece fiziksel işlevini yerine getirmesi artık modern tüketicinin beklentilerini karşılamıyor. Günümüzde tasarım, kullanıcısıyla duygusal bağ kurabilen, onun kimliğini yansıtan ve çevreye duyarlı bir yaşam tarzını destekleyen bir araç hâline geldi. Dolayısıyla "işlevsellik" kavramı, yerini estetik ve sürdürülebilirlikle harmanlanmış ��ok boyutlu bir deneyime bıraktı.

Gazeteci:
(II) ----
Endüstriyel Tasarımcı:
— Tüketim hızının bu denli yüksek olması, bizi "kullan-at" kültüründen ziyade uzun ömürlü ve modüler tasarımlara yöneltiyor. Ancak buradaki en büyük handikap, üreticilerin ekonomik kaygılarla ürünlerin ömrünü bilerek kısaltmasıdır. Tasarımcılar olarak bu döngüyü kırmak için tamir edilebilir ve geri dönüştürülebilir malzemelere odaklanarak pasif bir direniş gösterdiğimizi söyleyebilirim.

Bu diyalogda boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi sırasıyla getirilmelidir?

Show answer & explanation

Answer: I. Günümüzde bir tasarımın sadece fiziksel işlevini yerine getirmesi, onun başarılı kabul edilmesi için yeterli midir?
II. Tüketim hızının arttığı günümüzde, ürünlerin ömrünün bilinçli olarak kısaltılmasına karşı tasarımcılar nasıl bir rol üstlenmektedir?

Answer

İlk soru olarak tasarımın fiziksel işlevinin yeterliliğini, second soru olarak ise planlı eskimeye karşı tasarımcıların rolünü soran seçenek doğru yanıt olan 'I. Günümüzde bir tasarımın sadece fiziksel işlevini yerine getirmesi, onun başarılı kabul edilmesi için yeterli midir? II. Tüketim hızının arttığı günümüzde, ürünlerin ömrünün bilinçli olarak kısaltılmasına karşı tasarımcılar nasıl bir rol üstlenmektedir?' seçeneğidir.
Doğru seçenekte yer alan ilk soru, tasarımcının işlevsellik kavramının tek başına yeterli olmadığına ve estetikle harmanlanması gerektiğine dair açıklamalarıyla tam bir uyum içindedir. İkinci soru ise tasarımcının ürünlerin ömrünün bilinçli olarak kısaltılmasına karşı tamir edilebilir ve geri dönüştürülebilir malzemeler kullanarak gösterdikleri direnci açıklayan ifadelerini doğrudan karşılamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
İlk diyaloğun yanıtını analiz etmek.
Tasarımcının 'Bir nesnenin sadece fiziksel işlevini yerine getirmesi artık modern tüketicinin beklentilerini karşılamıyor...' ifadesiyle başladığı ve işlevsellik kavramının estetik ve sürdürülebilirlikle bütünleştiğini vurguladığı görülmektedir.
Bu açıklama, tasarımın sadece fiziksel işlev sağlamasının yeterliliğini sorgulayan bir soruya doğrudan cevap niteliğindedir.
2
İkinci diyaloğun yanıtını analiz etmek.
Tasarımcının üreticilerin ekonomik kaygılarla ürünlerin ömrünü bilinçli olarak kısaltmasına (planlı eskime) değindiği ve tasarımcıların buna karşı tamir edilebilir ve geri dönüştürülebilir malzemelere odaklanarak 'pasif bir direniş' gösterdiklerini belirttiği görülmektedir.
Bu açıklama, hızlı tüketim ve bilinçli ömür kısaltma uygulamalarına karşı tasarımcıların üstlendiği rolü açıklamaktadır.
3
İki analizi birleştirerek doğru seçeneği belirlemek.
Analiz edilen her iki duruma da tam olarak uyan soru çiftinin bulunduğu seçenek doğru yanıt olarak belirlenir.
Diyaloglardaki cevapların ana ekseni ve bağlamıyla tam olarak uyuşan tek seçenek budur.

Key Concept

Diyalog tamamlama sorularında konuşmacının yanıtlarındaki anahtar kelimeleri ve ana düşünceyi analiz ederek bu yanıtlara karşılık gelen soruları belirleme.
Estimated Time:2m 0s
Question 1459Question

Hava tahminlerinin uzun vadede neden hep başarısız olduğunu hiç düşündünüz mü? Klasik fizik, evrenin saat gibi işleyen düzenli bir makine olduğunu ve tüm girdileri tam olarak bilirsek geleceği kusursuzca öngörebileceğimizi savunuyordu. Oysa kaos teorisi, bu determinist bakış açısının temellerini kökten sarstı. Bu teoriye göre, dinamik sistemlerdeki başlangıç koşullarında meydana gelen en ufak bir sapma, zamanla öngörülemez ve devasa sonuçlar doğurabilir. Edward Lorenz’in meşhur benzetmesiyle ifade edersek, Amazon Ormanları'nda bir kelebeğin kanat çırpışı, ABD'de bir kasırgaya yol açabilir. İşte bu yüzden, atmosfer gibi milyarlarca değişkenin etkileşimde olduğu sistemlerde kesin gelecek tahminleri yapmak imkânsızdır. Zaten kaotik düzen de düzensizliğin içindeki gizli bir uyumdan başka bir şey değildir.

Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Show answer & explanation

Answer: Olaylar ve durumlar bir devinim içinde; kişi, zaman ve mekân ögelerine bağlı kalınarak öykülenmiştir.

Answer

Olaylar ve durumlar bir devinim içinde; kişi, zaman ve mekân ögelerine bağlı kalınarak öykülenmiştir.
Parçada herhangi bir olay veya durum; kişi, zaman ve mekân unsurlarına bağlı olarak bir akış (devinim) içinde anlatılmamıştır. Metin, bilgi vermeyi ve bir düşünceyi savunmayı amaçlayan açıklayıcı ve tartışmacı bir nitelik taşımaktadır. Bu nedenle olayların bir devinim içinde öykülendiğini belirten yargı söylenemez.

Step-by-Step Solution

1
Parçanın genel amacını ve dilin kullanım şeklini inceleyerek anlatım biçimini belirlemek.
Metnin, kaos teorisi hakkında bilgi vermek (açıklama) ve klasik fiziğin determinist anlayışına karşı tezler sunmak (tartışma) amacıyla yazıldığı görülmüştür.
Metnin ana amacını anlamak, hangi anlatım biçimlerinin ağır bastığını veya bulunmadığını tespit etmeyi sağlar.
2
Metindeki yardımcı anlatım ögelerini ve düşünceyi geliştirme yollarını incelemek.
İlk cümlede soruyla tartışma havası yaratılmış, klasik fizik ve kaos teorisi karşılaştırılmış, kelebek etkisi örnek olarak kullanılmış ve son cümlede tanımlamaya yer verilmiştir.
Seçeneklerdeki belirleyici özelliklerin metindeki karşılıklarını bulup doğrulamak gerekmektedir.
3
Metinde öyküleyici ögelerin olup olmadığını denetlemek.
Parçada kişi, zaman ve mekân ögelerine dayanan, hareket bildiren (devinim) bir olay akışının bulunmadığı tespit edilmiştir.
Bu durum, olayların bir devinim içinde öykülendiğini belirten seçeneğin parçada bulunmadığını ve aranan yanlış yargı olduğunu kanıtlar.

Key Concept

Paragraftaki anlatım biçimleri ile düşünceyi geliştirme yolları arasındaki işlevsel farkları belirleme.
Question 1460Question

Aşağıda sol sütunda düzeltme işareti (^) alan ve almayan hâlleriyle anlam farkı oluşturan bazı sözcükler, sağ sütunda ise bu sözcüklerin düzeltme işaretiyle yazıldıklarında kazandıkları anlamların tanımları karışık olarak verilmiştir. Sol sütundaki sözcükleri sağ sütundaki doğru tanımlarla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

âdet
hâlâ
şûra
âşık

Matches

Show answer & explanation

Answer

âdet sözcüğü 'gelenek, görenek veya alışkanlık' tanımıyla; hâlâ sözcüğü 'henüz, şimdiye kadar anlamlarına gelen ve zaman bildiren belirteç' tanımıyla; şûra sözcüğü 'danışma kurulu, kurultay veya meclis' tanımıyla; âşık sözcüğü ise 'bir kimseye veya bir şeye karşı aşırı sevgi ve bağlılık duyan, tutkun kimse' tanımıyla eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede her sözcük, düzeltme işareti taşıdığında kazandığı gerçek Türk Dil Kurumu anlamına yönlendirilir. âdet gelenekle, hâlâ zaman belirteciyle, şûra danışma kuruluyla ve âşık da tutkun kimseyle eşleşir.

Step-by-Step Solution

1
Sol sütundaki birinci sözcük olan 'âdet' ele alınır ve düzeltme işaretiyle kazandığı anlam belirlenir.
'âdet' sözcüğü 'gelenek, görenek veya alışkanlık' tanımını içeren seçenekle eşleştirilir.
Düzeltme işareti olmayan 'adet' sözcüğü sayı/tane bildirirken, düzeltme işareti alan 'âdet' gelenek anlamındadır.
2
Sol sütundaki ikinci sözcük olan 'hâlâ' ele alınır ve düzeltme işaretiyle kazandığı anlam belirlenir.
'Henüz, şimdiye kadar anlamlarına gelen ve zaman bildiren belirteç' tanımıyla eşleştirilir.
Akrabalık bildiren 'hala' sözcüğü düzeltme işareti almazken, zaman bildiren 'hâlâ' düzeltme işaretiyle yazılır.
3
Sol sütundaki üçüncü sözcük olan 'şûra' ele alınır ve düzeltme işaretiyle kazandığı anlam belirlenir.
'Danışma kurulu, kurultay veya meclis' tanımıyla eşleştirilir.
Yer gösteren 'şura' sözcüğü düzeltme işareti almazken, meclis/kurul anlamındaki 'şûra' düzeltme işaretiyle yazılır.
4
Sol sütundaki dördüncü sözcük olan 'âşık' ele alınır ve düzeltme işaretiyle kazandığı anlam belirlenir.
'Bir kimseye veya bir şeye karşı aşırı sevgi ve bağlılık duyan, tutkun kimse' tanımıyla eşleştirilir.
Eklem kemiği anlamındaki 'aşık' düzeltme işareti almazken, tutkun/sevdalı anlamındaki 'âşık' düzeltme işaretiyle yazılır.

Key Concept

Yazılışları aynı, anlamları ve söylenişleri ayrı olan sözcükleri ayırt etmek için düzeltme işaretinin kullanılması.
PreviousPage 73 / 338Next
All practice questions — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) | Examkin