Bilgi ve ��nanç
62 questions
İslam kelamında iman; tasdik, ikrar ve amel boyutlarıyla ele alınır. Bilgi, insanın aklıyla doğruyu yanlıştan ayırt edip imana ulaşmasını sağlarken; amel ise kalpte karar kılan bu inancın hayata yansımasıdır. Ehl-i Sünnet âlimleri, ameli imanın kurucu bir cüzü (rükün) saymamış, ancak iman ile amel arasında kopmaz bir bağ olduğunu savunmuşlardır. Buna göre, iman ile amel birbirini tamamlayan unsurlardır ve amelsiz bir iman zayıflamaya mahkûmdur.
Buna göre bilgi, iman ve amel ilişkisi göz önünde bulundurulduğunda aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?
İslam ahlak felsefesinde doğru bilgiye ulaşma sorumluluğu ile birey ve toplum ilişkilerini koruma ilkeleri iç içe geçmiştir. Kur'an-ı Kerim'de ve hadis-i şeriflerde bilgi ahlakını ihlal eden zihinsel ve davranışsal sapmalar yasaklanırken, bilginin kaynağını doğrulama ve insan ilişkilerinde iyi niyeti koruma yolları gösterilmiştir. Buna göre, aşağıda verilen kavramlar ile bu kavramların İslam ahlakındaki karşılığı olan açıklamaları doğru şekilde eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
İslam bilgi ahlakı ve bilgi teorisinde bilgi kaynakları, taşıdıkları objektiflik ve bağlayıcılık düzeylerine göre tasnif edilmektedir. Aşağıda verilen bilgi kaynaklarını, İslam epistemolojisindeki tanımları ve bilgi değerleri ile eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
İslam'da doğru bilgi edinmenin ve sahih bir inanç oluşturmanın önündeki zihinsel engeller ile bu engelleri aşma yöntemlerine dair bazı kavramlar aşağıda verilmiştir.
Buna göre, sol sütundaki kavramları sağ sütundaki en uygun tanımlarıyla eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Sınıfta İslam bilgi teorisi üzerine yapılan bir tartışmada Ahmet, geceleri gördüğü bazı rüyaların kendisi için yönlendirici olduğunu ve hayatındaki önemli kararları bu doğrultuda aldığını belirtmiştir. Arkadaşı Büşra ise bu durumun kişisel olarak değerli olabileceğini ancak bu tür deneyimlerin başkalarını bağlamayacağını, İslam dininde herkesi bağlayan kesin bilgilerin yalnızca vahiy ve ona dayanan sadık haberler ile selim akıl ve salim duyularla elde edilebileceğini savunmuştur.
Ahmet ve Büşra arasında geçen bu tartışmadan hareketle, İslam bilgi sisteminde yer alan rüya, ilham ve keşif gibi unsurların bilgi değeriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
İslam epistemolojisinde (bilgi teorisi) bilgi kaynakları, taşıdıkları bağlayıcılık ve objektiflik derecelerine göre sınıflandırılır. Aşağıda sol sütunda verilen bilgi kaynaklarını, sağ sütunda yer alan ve bunların bilgi değerlerini açıklayan doğru tanımlarıyla eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Kelam ilminde imanın mahiyeti ve sınırları tartışılırken tasdik ve ikrar kavramları merkezî bir yer tutar. Ehl-i Sünnet kelamcılarının çoğunluğuna göre iman, kalbin tasdikinden ibarettir. Dilin ikrarı ise kalpteki bu inancın dışa yansıtılması ve kişinin Müslüman toplumda bir birey olarak hukuki muamele görmesinin şartıdır. Nitekim dilsizlik gibi yapısal bir engeli bulunan ya da hayati tehlike arz eden bir baskı altında (ikrah) kalan kimsenin, kalben inanmasına rağmen dil ile ikrarda bulunamaması onun ahiretteki kurtuluşuna engel teşkil etmez.
Bu parçadan hareketle iman, tasdik ve ikrar ilişkisiyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
İslam kelamında imanın mahiyeti ele alınırken kişinin iç dünyasındaki inancı ile bu inancı dış dünyaya beyan etmesi arasında bir ayrım yapılır. Bir kimsenin toplumsal hayatta Müslüman olarak kabul edilmesi, evlilik ve miras gibi dini-hukuki haklardan yararlanabilmesi için inancını diliyle ifade etmesi (ikrar) gerekir. Ancak ahiretteki kurtuluş ve Allah katındaki gerçek mümin sıfatı, kalbin bu inancı samimiyetle onaylamasına (tasdik) bağlıdır. Nitekim hayati bir tehlikeyle karşı karşıya kalan bir kişinin, kalbi imanla dolu olduğu hâlde canını kurtarmak amacıyla diliyle inancını inkâr etmesi, onun imanına zarar vermez.
Buna göre, imanın tasdik ve ikrarla ilişkisi bağlamında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
İman kavramının tam olarak anlaşılabilmesi; tasdik, ikrar, marifet ve amel gibi kavramların doğru tanımlanmasını ve aralarındaki kelami farkların bilinmesini gerektirir. Buna göre, sol sütundaki kavramları sağ sütundaki açıklamalarla doğru şekilde eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
İslam kelamında imanın rüknü ve geçerlilik şartları ele alınırken kalp ile tasdik ve dil ile ikrar kavramlarının varlığı veya yokluğu bireyin dünyevi ve uhrevi durumunu belirler. Buna göre, sol tarafta verilen durumları sağ taraftaki kelami ve hukuki karşılıklarıyla doğru şekilde eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
İslam'da bir kimsenin mümin olarak nitelendirilebilmesi için kalbinde bulunan inancı diliyle ikrar etmesi istenir. Ancak dilsizlik gibi fiziksel engeli olan veya can güvenliği tehdidi altında (ikrah) inancını gizlemek zorunda kalan bir kişinin, inancını diliyle beyan edemese bile ahirette kurtuluşa ereceği kabul edilir. Buna karşılık, hiçbir baskı altında olmaksızın diliyle inandığını iddia ettiği hâlde bunu kalben onaylamayan bir kimsenin imanı ise ahirette geçersiz sayılır.
Bu bilgilere göre iman kavramı ile tasdik ve ikrar ilişkisi hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
İslam kelamında imanın mahiyeti, rükünleri ve geçerlilik şartları tartışılırken tasdik, ikrar, marifet ve amel kavramları farklı işlevleriyle ele alınmıştır. Aşağıda verilen kavramları, bu kavramların kelami statüleri ve işlevleriyle ilgili açıklamalarla doğru şekilde eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Zeynep, din kültürü ve ahlak bilgisi dersinde imanın taklidi ve tahkiki olarak ikiye ayrıldığını öğrendikten sonra kendi durumunu şu şekilde değerlendirmiştir: "Ben bugüne kadar ailemden ve çevremden gördüğüm kadarıyla inandım ve bunu hiç sorgulamadım. Ancak karşıma çıkabilecek farklı fikirler ve şüpheler karşısında inancımı nasıl savunacağımı, onun doğruluğunu nasıl temellendireceğimi bilmiyorum. İnancımın sarsılmaması için artık onu delilleriyle ve araştırarak öğrenmem gerekiyor."
Buna göre Zeynep’in yaptığı değerlendirme, tahkikî imanın aşağıdaki özelliklerinden hangisini doğrudan desteklemektedir?
İslam düşüncesinde imanın mahiyeti ve bilgiyle ilişkisi üzerinde önemle durulmuştur. Dinin özünü kavrayarak inanmak ile sadece çevresel faktörlerin etkisiyle inanmak arasında hem bilgi değeri hem de psikolojik sağlamlık açısından derin farklar bulunur. Bu bağlamda, kelamcılar imanın oluşum sürecini ve bilgiyle olan bağını çeşitli sınıflamalara tabi tutmuşlardır.
Buna göre, aşağıda verilen durum ve açıklamaları karşılarındaki doğru kavram veya dini hükümlerle eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Bora, lise yıllarında biyoloji ve fizik derslerinde evrendeki hassas dengeleri öğrendikçe, çocukluğundan beri ailesinden duyup benimsediği yaratıcı fikrinin ötesine geçmek istemiştir. Evrenin varoluşsal yasalarını inceleyerek, canlıların yapısındaki mükemmelliği gözlemlemiş ve bu veriler doğrultusunda yaratıcının varlığına dair kendi aklıyla mantıksal sonuçlara ulaşmıştır. Böylece inancını sarsılmaz bir temel üzerine kurmaya çalışmıştır.
Buna göre Bora'nın inanç dünyasında gerçekleşen bu değişim ve ulaştığı yeni düzey hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
İslam kelamında imanın bilgi ve delille olan ilişkisi bakımından farklı iman dereceleri tanımlanmıştır.
Aşağıda sol sütunda verilen açıklamaları, sağ sütundaki kavramsal karşılıklarıyla doğru şekilde eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Bir kimsenin bir hakikati zihnen bilmesi, ona iman ettiği anlamına gelmez. Söz gelimi, İslam’ın temel inanç esaslarını araştıran ve bunların mantıksal tutarlılığını onaylayan bir gayrimüslim araştırmacı, bu bilgisine rağmen kalbiyle teslimiyet gösterip inanmadıkça mümin olarak nitelendirilemez. Diğer taraftan, kalbinde inanç meşalesini yakan bir kimse de bu inancını ibadetlerle ve ahlaki erdemlerle beslemezse, dünyevi fırtınalar karşısında imanın kalpteki varlığını koruması oldukça güçleşir.
Bu parçada anlatılanlardan hareketle bilgi, iman ve amel ilişkisine dair aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
İslam düşüncesinde bilgi, iman ve amel arasında dinamik bir ilişki söz konusudur. İman ile amel arasında çok güçlü bir bağ bulunmakla birlikte, amel imanın tanımına dâhil bir rüknü değildir. Bu kelami kabule göre, ibadet veya salih amel eksikliği olan ya da büyük günah işleyen bir kimsenin iman dairesinde kalmaya devam edeceği ve dinden çıkmış kabul edilmeyeceği tezi doğru mudur?
İslam dininde bilginin amacı sadece zihinsel bir birikim oluşturmak değil, bu bilgiyi hayat tarzına dönüştürerek kalpte kökleştirmektir. Bireyin dini emir ve yasakları sadece zihnen bilmesi (marifet), kalbiyle bunları onaylamadıkça (tasdik) imana dönüşmez. İman eden kişinin ise inancının gereği olan salih amelleri yerine getirmesi beklenir. Ancak amellerin eksikliği kişiyi dinden çıkarmaz; zira amel imanın özünden bir parça (rüknü) kabul edilmez. Bununla birlikte amelden yoksun bir iman, dış etkilere karşı savunmasız kalır ve zamanla zayıflayabilir.
Bu parçadan hareketle bilgi, iman ve amel ilişkisiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Aşağıda verilen İslam bilgi ahlakı ile ilgili kavramları, kendilerine uygun olan en doğru açıklamalarla eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches