Bilgi ve ��nanç

62 questions

Question 21Question

İslam epistemolojisinde doğru bilgiye ulaşılmasını sağlayan bilgi kaynakları ile bu kaynakların temel işlevlerini ve kapsamlarını belirten açıklamalar aşağıda verilmiştir.

Buna göre, sol sütundaki bilgi kaynaklarını sağ sütundaki doğru açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Selim Akıl
Sadık Haber
Salim Duyular

Matches

Show answer & explanation

Answer

Selim Akıl ön yargılardan arınmış zihinsel yetiyle, Sadık Haber vahiy ve mütevatir aktarımla, Salim Duyular ise sağlıklı duyu organlarıyla yapılan doğrudan algılamayla eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede; insanın yaratılışındaki temizliğini koruyan ve doğru karar vermesini sağlayan yeti 'selim akıl' ile, vahiyleri ve yalan üzere birleşmesi imkansız toplulukların aktardığı haberleri kapsayan güvenilir kaynak 'sadık haber' ile, sağlıklı beş duyu organıyla elde edilen algılar ise 'salim duyular' ile eşleşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Selim Akıl kavramının tanımının belirlenmesi
Selim akıl, öfke ve ön yargı gibi olumsuz etkenlerden arınmış temiz aklı ifade ettiği için birinci açıklama ile eşleşir.
Kelime anlamı olarak 'selim' (sağlıklı, kusursuz) aklın ön yargısız muhakeme işlevini doğrudan tanımlar.
2
Sadık Haber kavramının tanımının belirlenmesi
Sadık haber, vahiy ve mütevatir haberleri içerdiğinden gayb alemine ait bilgileri de sunan ikinci açıklama ile eşleşir.
İslam bilgi teorisinde sadık haber, kendi içinde vahiy ve mütevatir haber olarak ikiye ayrılır.
3
Salim Duyular kavramının tanımının belirlenmesi
Salim duyular, sağlıklı işleyen beş duyu organını ifade ettiği için üçüncü açıklama ile eşleşir.
Duyuların 'salim' olması, onların herhangi bir hastalık veya kusur taşımadan doğrudan fiziksel veri aktarması demektir.

Key Concept

İslam'da bilginin üç temel kaynağı olan selim akıl, sadık haber ve salim duyuların tanımları ve epistemolojik sınırları.
Estimated Time:1m 30s
Question 22Question

İslam epistemolojisinde bilginin sıhhati, bilgi kaynaklarının kendilerine ait alanlarda doğru ve birbiriyle uyumlu şekilde kullanılmasına bağlıdır. Örneğin, dış dünyadaki nesneleri algılayan gözün (salim duyu) ulaştırdığı verileri değerlendirip düzenleyen akıldır. Ancak akıl da tek başına duyular ötesi (metafizik) alana dair kesin hükümler veremez; bu noktada vahyin kılavuzluğuna (sadık haber) ihtiyaç duyar. Buna karşılık, vahyin getirdiği mesajların doğruluğunu ve tutarlılığını kavrayıp onu tasdik eden yine selim akıldır. Bu durum, İslam düşüncesinde bilgi kaynaklarının bağımsız değil, birbirini tamamlayan bir bütünlük içinde çalıştığını gösterir.

Bu parçadan hareketle İslam'da bilginin kaynakları ile ilgili;

I. Salim duyuların sağladığı veriler, selim aklın denetimi ve işlemesiyle doğru bilgiye dönüşür.
II. Sadık haber, selim aklın ve salim duyuların hiçbir şekilde bilgi üretemediği fiziksel dünyaya dair boşlukları doldurur.
III. Selim akıl ile sadık haber arasında çatışmacı bir hiyerarşi değil, birbirini anlama ve doğrulama ilişkisi vardır.

yargılarından hangilerine ulaşılabilir?

Show answer & explanation

Answer: I ve III

Answer

Birinci ve üçüncü öncüllerin yer aldığı 'I ve III' ifadesi doğru cevaptır.
Doğru olan seçenekte belirtildiği gibi, paragrafta salim duyulardan gelen verilerin akıl vasıtasıyla düzenlendiği aktarılarak birinci öncül doğrulanmış; akıl ile vahiy (sadık haber) ilişkisinin birbirini tamamlayan bütüncül bir yapıda olduğu belirtilerek de üçüncü öncül doğrulanmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Paragraftaki bilgi kaynakları arası ilişkileri analiz etme.
Paragrafta salim duyuların verilerini aklın düzenlediği belirtilmektedir. Bu durum, salim duyuların verilerinin selim akıl tarafından işlenerek doğru bilgiye dönüştürüldüğünü gösteren birinci öncülü doğrular.
Birinci öncülün doğruluğunu belirlemek için duyu ve akıl ilişkisini paragraftan tespit etmek gerekir.
2
İkinci öncülün bilgi alanını kontrol etme.
İkinci öncülde sadık haberin 'fiziksel dünyaya' dair boşlukları doldurduğu iddia edilmektedir. Oysa paragrafta vahyin (sadık haberin) 'duyular ötesi (metafizik) alana' dair bilgi sağladığı açıkça vurgulanmaktadır. Bu nedenle ikinci öncül yanlıştır.
Sadık haberin doğru bilgi alanı ile fiziksel dünya arasındaki kavramsal ayrımı yapmak gerekir.
3
Üçüncü öncülü paragraftaki akıl-vahiy ilişkisi üzerinden değerlendirme.
Paragrafta akıl ile sadık haberin (vahyin) birbirini tamamlayan bir bütünlük içinde çalıştığı, aklın vahyi kavrayıp tasdik ettiği belirtilmektedir. Bu da akıl ve vahiy arasında bir çatışma olmadığını, birbirini anlama ve doğrulama ilişkisi bulunduğunu söyleyen üçüncü öncülü doğrular.
Üçüncü öncülün doğruluğunu belirlemek için akıl ile sadık haberin uyumunu değerlendirmek gerekir.

Key Concept

İslam epistemolojisinde doğru bilgi kaynaklarının (selim akıl, sadık haber, salim duyular) işlevleri, sınırları ve birbirleriyle olan bütüncül ilişkisi.
Question 23Question

Bir araştırmacı İslam düşüncesindeki bilgi kaynaklarını incelerken şu satırları kaleme almıştır:

"İnsan, dış dünyayı duyo organlarıyla algılar; sıcak-soğuk, sert-yumuşak gibi fiziksel özellikleri bu yolla fark eder. Ancak duyuların yanılma payını veya sınırlılığını ortadan kaldıracak, toplanan verileri işleyip anlamlı bir sonuca ulaştıracak olan akıldır. Bununla birlikte ne akıl ne de duyular, insanın yaratılış amacı veya ölüm ötesi hayat gibi metafizik konularda tek başına kesin bilgi üretebilir. İşte bu noktada, aklın da doğruluğunu onayladığı güvenilir bir elçinin getirdiği ilahi bildirim devreye girer."

Buna göre, metindeki açıklamalardan hareketle İslam epistemolojisindeki bilgi kaynakları hakkında;

I. Salim duyular, selim aklın denetimi ve rehberliği altında doğru bilgi üretir.
II. Sadık haber, selim aklın ve salim duyuların yetersiz kaldığı metafizik alanda insanı bilgilendirir.
III. Selim akıl, hiçbir dış etkiye veya kaynağa ihtiyaç duymadan dini ve ahlaki tüm doğrulara tek başına ulaşabilir.

yargılarından hangilerine ulaşılabilir?

Show answer & explanation

Answer: I ve II

Answer

İslam epistemolojisinde salim duyuların selim akıl rehberliğinde doğru bilgi ürettiği ve sadık haberin (ilahi bildirim) akıl ile duyuların yetersiz kaldığı metafizik konularda devreye girdiği yargılarına ulaşılabilir, dolayısıyla doğru cevap 'I ve II' seçeneğidir.
Metne göre duyuların yanılmasını önleyen akıldır, bu da salim duyuların selim aklın rehberliğinde doğru bilgiye ulaştığını gösterir. Ayrıca insanın akıl ve duyularla ulaşamayacağı metafizik alanda ilahi bildirim yani sadık haber devreye girmektedir. Bu nedenle 'I ve II' yargılarına ulaşılabilir.

Step-by-Step Solution

1
Metindeki anahtar ifadeleri tespit etme
Duyuların akıl tarafından anlamlandırıldığı ve akıl ile duyuların metafizik konularda yetersiz kalıp vahye (ilahi bildirime) ihtiyaç duyduğu belirlenir.
Öncüllerin doğruluğunu metindeki argümanlarla karşılaştırmak için temel önermelerin ortaya çıkarılması gerekir.
2
Öncülleri metinle karşılaştırma ve değerlendirme
I. öncülün metindeki 'duyuların yanılmasını aklın önleyeceği' ifadesiyle, II. öncülün ise 'metafizik konularda ilahi bildirimin devreye gireceği' ifadesiyle uyuştuğu görülür. III. öncüldeki aklın tek başına her şeye yeteceği iddiasının ise metindeki aklın metafizik alanda tek başına yetersiz olduğu tespitiyle çeliştiği saptanır.
Hangi yargıların kesin olarak metinden çıkarılabileceğini belirlemek amacıyla her bir öncülün metinle doğrulanması sağlanır.

Key Concept

İslam'da Bilginin Kaynakları ve Sınırları
Question 24Question

İslam epistemolojisinde bilginin güvenilirliği, kaynağı ve bağlayıcılığı açısından farklı kavramlar ve bunlara yüklenen değerler mevcuttur. Aşağıda verilen dini bilgi kaynakları ile bu kaynakların epistemolojik niteliklerini belirten açıklamaları doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Vahiy
İlham
Keşif
Rüya

Matches

Show answer & explanation

Answer

Vahiy ilahi kaynaklı kesin ve nesnel bilgi kaynağı; ilham kalbe doğan vasıtasız ve öznel bilgi; keşif manevi arınmayla gaybın kalbe açılması; rüya ise uyku halinde görülen ve dini delil değeri taşımayan algılardır.
Eşleştirme, İslam epistemolojisindeki objektif (vahiy) ve subjektif (rüya, ilham, keşif) bilgi kaynaklarının sınırlarını ve tanımlarını doğru yansıtmaktadır. Vahiy genel bağlayıcılığa sahipken, diğer üç kaynak yalnızca deneyimleyen kişiyi ilgilendirir ve bağlayıcı değildir.

Step-by-Step Solution

1
Vahiy kavramının bağlayıcı ve objektif niteliği belirlenir.
Vahiy, Allah'ın peygamberlerine gönderdiği ve herkes için bağlayıcı olan tek kesin bilgi kaynağı tanımıyla eşleştirilir.
Vahiy dışında kalan rüya, ilham ve keşif gibi yollar nesnel bir kesinlik taşımaz ve genel bir bağlayıcılığa sahip değildir.
2
İlham kavramının kalbe doğan vasıtasız bilgi niteliği analiz edilir.
İlham, akıl yürütme olmaksızın kalbe gelen öznel bilgi tanımıyla eşleştirilir.
İlham kişiye özeldir, başkalarını bağlamaz ve İslam hukukunda genel geçer bir delil kabul edilmez.
3
Keşif kavramının manevi perdeyi kaldırma boyutu incelenir.
Keşif, manevi arınma yoluyla duyu ötesi hakikatlerin kalbe açılması tanımıyla eşleştirilir.
Keşif tasavvufi bir tecrübe olup sadece keşfi yaşayan kimseyi ilgilendirir, epistemolojik olarak objektif bilgi değeri yoktur.
4
Rüya kavramının uyku halindeki değeri değerlendirilir.
Rüya, uyku durumundaki sembolik görüntüler ve dini delil olmama özelliğiyle eşleştirilir.
Rüyalar subjektif yorumlara açık olup bağlayıcı bir şer'i hüküm kaynağı olamazlar.

Key Concept

Vahiy, rüya, ilham ve keşif kavramlarının epistemolojik değerleri ve bağlayıcılık düzeyleri.
Question 25Question

İslam dininde imanın asıl rüknü, kişinin kalbiyle kesin bir kabul ve onaylama gerçekleştirmesi olan 'tasdik'tir. Dille 'ikrar' (kalpteki inancın sözle söylenmesi) ise kişinin dünyada Müslüman olarak tanınması ve cenaze namazı, evlilik gibi dini hükümlerden yararlanması için gereklidir. Buna göre; dilsizlik veya can güvenliğinin tehlikede olması (ikrah) gibi zorunlu bir mazeret nedeniyle inancını diliyle ifade edemeyen bir kişinin iman durumuyla ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Kalpten tasdiki olduğu sürece, diliyle ikrar edemese bile Allah katında mümin sayılır.

Answer

Kalpten tasdiki olduğu sürece, diliyle ikrar edemese bile Allah katında mümin sayılır.
İslam kelamında imanın asıl ve kurucu unsuru kalp ile tasdiktir. Dil ile ikrar ise, kalpte gizli olan bu inancın başkaları tarafından bilinmesini ve dünyevi hükümlerin (evlilik, miras, cenaze namazı vb.) uygulanmasını sağlar. Dilsizlik veya ölüm tehdidi altında bulunmak (ikrah) gibi haklı ve zorunlu bir mazereti olan kimselerin diliyle inançlarını açıklayamamaları, onların imanına zarar vermez; kalben tasdik ettikleri müddetçe Allah katında mümin kabul edilirler.

Step-by-Step Solution

1
İman tanımında tasdik ve ikrarın işlevlerini belirlemek.
Kalp ile tasdik imanın kurucu ve asıl unsurudur; dil ile ikrar ise bu inancın dünyada dışa vurulmasıdır.
Kavramların rollerini doğru tespit etmek mazeret durumunu yorumlamak için gereklidir.
2
Dilsizlik veya can güvenliği gibi haklı mazeretlerin ikrar üzerindeki etkisini incelemek.
Mazeret durumlarında dil ile ikrar şartı düşer, çünkü iman özünde kalbi bir onaylamadır.
Dini mükellefiyetlerde mazeretlerin sınırını anlamak gerekir.
3
Mazereti olan kişinin iman durumunu tayin etmek.
Kişinin kalbinde tasdik olduğu sürece Allah katında mümin sayıldığı sonucuna ulaşılır.
İmanın asıl rüknünün kalp ile tasdik olması bu sonuca ulaşmayı sağlar.

Key Concept

İmanın geçerli olmasında kalp ile tasdikin asıl rükün olması ve mazeret hallerinde dil ile ikrarın aranmaması.
Estimated Time:1m 30s
Question 26Question

İslam kelamında imanın mahiyeti ele alınırken iman ile doğrudan ilişkili bazı kavramlar tanımlanmıştır. Aşağıda sol sütunda verilen imana dair kavramları, sağ sütunda verilen doğru açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Kalp ile tasdik
Dil ile ikrar
Amel

Matches

Show answer & explanation

Answer

Kalp ile tasdik kavramı 'İmanın asıl rüknü ve temeli olup, dinin bildirdiği esasların kalpten onaylanıp samimiyetle kabul edilmesidir' açıklamasıyla; Dil ile ikrar kavramı 'Kalpte bulunan inancın başkaları tarafından bilinmesi ve dünyada Müslüman muamelesi görülmesi amacıyla sözlü olarak beyan edilmesidir' açıklamasıyla; Amel kavramı ise 'İnancın ibadetler, ahlaki tutum ve davranışlar yoluyla hayata yansıtılarak imanın olgunlaşmasını sağlayan eylemlerdir' açıklamasıyla eşleşir.
Doğru eşleştirmede kalp ile tasdik imanın kalbi kabul boyutunu, dil ile ikrar bu kabulün dünyevi ilişkiler için dil ile söylenmesini, amel ise inancın eylemlere ve ahlaka yansımasını temsil etmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Kalp ile tasdik kavramının tanımını belirleme
Bu kavram imanın içsel boyutunu ve temel rüknünü oluşturur. Dinin esaslarını gönülden kabul etmeyi ifade eden açıklama ile eşleştirilir.
Kelam ilminde tasdik kalbe ait bir fiildir ve imanın varlığı için zorunludur.
2
Dil ile ikrar kavramının tanımını belirleme
Bu kavram kalpteki inancın sözle ilan edilmesidir. Dünyevi alanda Müslüman olarak kabul edilmek için yapılan sözlü beyan açıklaması ile eşleştirilir.
İkrar kelime anlamı olarak açıklamak, dil ile söylemek anlamına gelir.
3
Amel kavramının tanımını belirleme
İnancın ibadet ve davranışlara dönüşmesini, imanın güçlenmesini ve olgunlaşmasını sağlayan eylemler açıklaması ile eşleştirilir.
Amel, kalpteki inancın pratik hayattaki yansımasıdır.

Key Concept

İman kavramının kalp ile tasdik, dil ile ikrar ve amel unsurlarıyla ilişkisi
Estimated Time:1m 0s
Question 27Question

Ehl-i Sünnet kelam ekollerine göre, bir kimsenin mümin olarak nitelendirilmesinin ve ahirette kurtuluşa ermesinin yegane ve vazgeçilmez şartı, kalbinin inanılması gereken esasları onaylamasıdır. Dil ile beyan ise bu içsel kabulün dış dünyaya yansıması olup, kişinin Müslüman toplumunda bir mümin muamelesi görmesini sağlayan hukuki bir işlev görür. Bu bağlamda, kalben inandığı hâlde dilsizlik gibi fiziki bir engel veya ölüm tehdidi (ikrah) altında olduğu için inancını diliyle ifade edemeyen kimse Allah katında mümin kabul edilirken; kalbinde inanç olmadığı hâlde toplumsal baskı veya menfaat gereği diliyle inandığını söyleyen kişi ahirette mümin olarak kabul edilmez.

Bu parçadan hareketle iman, tasdik ve ikrar ili��kisiyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

Show answer & explanation

Answer: Dil ile ikrar imanın ahiret hayatındaki geçerliliğinin asıl unsuru değil, inancın toplumsal ve hukuki düzlemde tanınmasının aracıdır.

Answer

Dil ile ikrar imanın ahiret hayatındaki geçerliliğinin asıl unsuru değil, inancın toplumsal ve hukuki düzlemde tanınmasının aracıdır.
Parçada kalbi tasdikin ahiretteki kurtuluş için asıl ve vazgeçilmez unsur olduğu, dil ile ikrarın ise dünyevi ve hukuki işlemler için bir yansıma ve araç olduğu belirtilmektedir. Dolayısıyla dil ile ikrarın asıl kurtarıcı unsur olmayıp, inancın toplumsal ve hukuki düzlemde tanınmasını sağladığı yargısına doğrudan ulaşılır.

Step-by-Step Solution

1
Metindeki temel kavramların rollerini ayrıştırma
Kalp ile tasdikin ahiret kurtuluşu için asıl rükün (vazgeçilmez şart) olduğu, dil ile ikrarın ise dünyevi/hukuki alanda tanınma aracı olduğu belirlenir.
İman kavramının tasdik ve ikrar boyutlarının işlevlerini doğru tespit etmek için.
2
Seçenekleri bu işlevsel ayrıma göre değerlendirme
Dil ile ikrarın ahiret kurtuluşunun kurucu unsuru olmadığını, inancın toplumsal/hukuki düzlemde tanınmasını sağladığını ifade eden yargının metinle tam olarak örtüştüğü görülür.
Metindeki tasdik-ikrar ilişkisine uygun olan doğru yargıyı belirlemek için.

Key Concept

Kalp ile Tasdik ve Dil ile İkrar İlişkisi
Estimated Time:2m 0s
Question 28Question

İslam epistemolojisinde bilginin güvenilir kaynakları kabul edilen selim akıl, sadık haber ve salim duyular birbirini dışlayan değil, aksine tamamlayan bir yapıya sahiptir. Duyu organları çevreden gelen uyarıları alırken, akıl bu verileri analiz eder ve anlamlı bilgilere dönüştürür. Sadık haber ise aklın ve duyuların doğrudan deneyimleyemediği gayb âlemine dair gerçekleri insana bildirerek onun bilgi dünyasını zenginleştirir.

Buna göre İslam bilgi felsefesinde kaynakların ilişkisine dair;

I. Salim duyuların sağladığı somut veriler, selim aklın çıkarım ve değerlendirmeleriyle bilgiye dönüşür.
II. Sadık haber, aklın sınırlarını aşan metafizik konularda insana rehberlik ederek aklın bilgi alanını tamamlar.
III. Selim akıl, sadık haberle gelen ilahi bildirimlerin anlamlandırılması ve kabul edilmesinde doğrulayıcı bir rol üstlenir.

yargılarından hangileri doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: I, II ve III

Answer

Verilen öncüllerin tamamı doğru olduğundan doğru cevap 'I, II ve III' ifadesidir.
İslam epistemolojisinde doğru bilgiye ulaşırken salim duyular, selim akıl ve sadık haber bir bütün olarak işlev görür. Duyuların getirdiği veriler akıl ile değerlendirilir; aklın sınırını aşan metafizik/gayb konularında ise sadık haber aklı bilgilendirip tamamlar. Aynı zamanda akıl, sadık haberin bildirdiği hususları kavrayıp doğrulayan yetidir. Bu nedenle 'I, II ve III' öncüllerinin tümü doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
Birinci öncülün incelenmesi
Salim duyular dış dünyadan verileri toplar. Selim akıl ise bu ham verileri mantıksal süzgeçten geçirerek anlamlı bilgi haline getirir. Dolayısıyla birinci öncül doğrudur.
Duyular ile aklın doğru bilgiye ulaşmadaki ortak çalışmasını tespit etmek.
2
İkinci öncülün incelenmesi
Aklın ve duyuların sınırları vardır ve ahiret, melekler gibi gayb konularını doğrudan bilemezler. Sadık haber (vahiy), aklın bu sınırları aşan konularda doğru bilgi sahibi olmasını sağlayarak onu tamamlar. Dolayısıyla ikinci öncül doğrudur.
Sadık haberin aklın bilgi sınırlarını aşan konulardaki tamamlayıcı rolünü belirlemek.
3
Üçüncü öncülün incelenmesi
Vahyin getirdiği ilkelerin tutarlılığını kavrayan, dinin muhatap aldığı akıldır. Akıl, sadık haberi anlamlandırır, doğruluğunu ve tutarlılığını idrak eder. Bu yüzden üçüncü öncül de doğrudur.
Selim aklın sadık haberi anlama ve onaylama işlevini ortaya koymak.

Key Concept

İslam'da bilginin kaynaklarının (selim akıl, sadık haber, salim duyular) birbiriyle olan bütüncül ve tamamlayıcı ilişkisi.
Question 29Question

Bir kişinin ailesinden ve çevresinden gördüğü dini uygulamaları ve inanç esaslarını sorgulamaksızın benimsemesi taklidî imandır. Ancak bu kişinin zamanla inandığı değerleri araştırmaya, aklî ve naklî delillerle temellendirerek kavramaya başlaması imanında önemli bir niteliksel değişim meydana getirir.

Buna göre, bahsedilen bu değişim aşağıdakilerden hangisinin gerçekleştiğini gösterir?

Show answer & explanation

Answer: Taklidî imandan tahkikî imana geçildiğini

Answer

Taklidî imandan tahkikî imana geçildiğini
Çevrenin etkisiyle sorgulamadan ve delillere dayanmadan benimsenen iman taklidî imandır. Bu imanın araştırılarak, aklî ve naklî delillerle sağlamlaştırılması ise tahkikî iman olarak adlandırılır. Dolayısıyla bu değişim, taklidî imandan tahkikî imana geçildiğini gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Paragraftaki kavramsal değişimi inceleme
Kişinin ilk durumunun sorgulamadan benimsenen taklidî iman olduğu belirlenir.
Sorudaki durumun başlangıç noktasını netleştirmek için.
2
Kişinin ulaştığı yeni iman durumunu analiz etme
Araştırmaya, aklî ve naklî delillere dayalı imanın tahkikî iman olduğu sonucuna varılır.
İmanın gelişim basamaklarını doğru eşleştirmek için.

Key Concept

Taklidi ve Tahkiki İman Ayrımı
Estimated Time:45s
Question 30Question

Aşağıda iman kavramı ile tasdik ve ikrar ilişkisine dair verilen durumları, bu durumların kelami ve hukuki karşılıklarıyla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Kişinin kalbinde yer alan inancını sözlü olarak beyan etmesiyle, İslam toplumu içinde evlenme, miras ve cenaze gibi hukuki işlemlerde 'mümin' olarak kabul edilmesini sağlayan unsur.
Sadece bilmekten farklı olarak, kalbin haberi getiren elçiye ve getirdiklerine teslimiyet göstermesi, onları samimiyetle onaylaması olan imanın yegane asıl rüknü.
Ölüm tehdidi veya dilsizlik gibi iradeyi ortadan kaldıran veya dille ifadeyi engelleyen durumlarda, kalpteki inancın korunması şartıyla kişinin ahirette kurtuluşa ermesini engellemeyen durum.
Kalpte içsel bir benimseme ve onaylama bulunmamasına rağmen, dünyevi çıkarlar veya can güvenliği gibi sebeplerle dille iman ettiğini beyan etme durumu.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Kişinin hukuki düzlemde mümin sayılmasını sağlayan unsur İkrar; imanın asıl rüknü ve kalbin onayı Tasdik; ikrah veya dilsizlik durumları Mazeret Hali; kalpte tasdik olmadan yapılan dille beyan ise Nifak kavramlarıyla eşleşir.
Doğru eşleştirmede; hukuki statüyü belirleyen dışa dönük eylem ikrarla, kalbi onaylama tasdikle, baskı altında ikrarın yapılamaması mazeret haliyle, kalben inanılmadığı halde dille inanıldığını iddia etmek ise nifakla ilişkilendirilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
İlk ifadedeki 'toplumsal ve hukuki düzlemde mümin kabul edilme' ve 'sözlü beyan' vurgularından hareketle bu durumun imanın dış dünyadaki göstergesi olan ikrar ile eşleştiği belirlenir.
Birinci ifade İkrar ile eşleşir.
İkrar, imanın dünyevi ve hukuki geçerliliği için gerekli olan sözlü açıklamadır.
2
İkinci ifadedeki 'bilmenin ötesinde kalbin teslimiyetle onaylaması' ve 'imanın yegane asıl rüknü' ibarelerinden bu durumun tasdik olduğu anlaşılır.
İkinci ifade Tasdik ile eşleşir.
Kelam ilminde imanın asıl rüknü kalbin tasdikidir.
3
Üçüncü ifadedeki 'ölüm tehdidi' ve 'dilsizlik' gibi durumlarda kalpteki inanç sürdüğü müddetçe kişinin kurtuluşa ermesinin engellemeyen durum incelenir.
Üçüncü ifade Mazeret Hali ile eşleşir.
İslam kelamına göre zorlama (ikrah) veya fiziki engeller dille ikrarı düşüren meşru mazeretlerdir, kalpte tasdik varsa iman geçerlidir.
4
Dördüncü ifadedeki 'kalpte tasdik olmaksızın dünyevi çıkarlar için dille beyanda bulunma' durumunun İslam literatüründeki karşılığı aranır.
Dördüncü ifade Nifak ile eşleşir.
Kalbiyle inanmadığı halde diliyle inandığını söyleyen kişi münafıktır ve bu durum nifak olarak adlandırılır.

Key Concept

İman kavramının tanımı ile tasdik ve ikrarın imandaki yerinin kelami ve hukuki boyutları.
Question 31Question

İslam epistemolojisinde doğru bilgiye ulaşmada aracı olan kaynaklar ile bu kaynakların temel tanımları aşağıda verilmiştir.

Buna göre, sol sütundaki bilgi kaynakları ile sağ sütundaki tanımları doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Selim Akıl
Sadık Haber
Salim Duyular

Matches

Show answer & explanation

Answer

Selim Akıl kavramı insanın önyargısız doğru karar verme yetisiyle; Sadık Haber kavramı vahiy ve peygamberlerden gelen aşkın bilgilerle; Salim Duyular kavramı ise sağlıklı duyu organlarının fiziksel dünya algısıyla eşleşmektedir.
Selim akıl fıtri temizliği koruyarak doğru hüküm vermeyi; sadık haber vahiy ve mütevatir haberleri; salim duyular ise sağlıklı duyu organları ile fiziksel dünyayı algılamayı ifade eder.

Step-by-Step Solution

1
Selim Akıl kavramının tanımını belirleme
Selim akıl; insanın fıtri yapısını bozmadan, ön yargılardan uzak bir şekilde doğru karar vermesini sağlayan akıldır. Bu tanım birinci yargıyla eşleşir.
Selim aklın ahlaki ve zihinsel tarafsızlık boyutunu tespit etmek için bu adım uygulanır.
2
Sadık Haber kavramının kapsamını eşleştirme
Sadık haber; vahyi ve mütevatir haberleri içerir, gaybî aleme dair aklın ulaşamayacağı bilgileri verir. Bu tanım ikinci yargıyla eşleşir.
Sadık haberin ilahî bildirim boyutunu doğru tanımla ilişkilendirmek için bu adım uygulanır.
3
Salim Duyular kavramını tanımlama
Salim duyular; sağlıklı duyu organlarının dış dünyayı doğrudan algılamasıdır. Bu tanım üçüncü yargıyla eşleşir.
Duyuların deneysel ve fiziksel veri kaynağı olma özelliğini belirlemek için bu adım uygulanır.

Key Concept

İslam'da doğru bilginin güvenilir kaynakları olan selim akıl, sadık haber ve salim duyuların kavramsal tanımları.
Question 32Question

Ahmet: "Ben çocukluğumdan beri çevremden gördüğüm gibi inanıyorum; ibadetlerimi de ailemin gösterdiği şekilde yapıyorum ve bu inancın doğruluğunu araştırmaya gerek duymuyorum."

Mehmet: "Dinin inanç esaslarını delilleriyle araştırıp kavrayarak, akıl süzgecinden geçirerek benimsemeliyiz. İnancımız taklitten uzak, bilgiye dayalı olmalıdır."

Buna göre, Ahmet’in mevcut durumu ile Mehmet’in ona önerdiği iman düzeyi aşağıdakilerden hangisinde sırasıyla doğru verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Taklidî iman - Tahkikî iman

Answer

Ahmet'in çevresinden gördüğü inanç esaslarını delilsiz ve sorgulamasız olarak benimsemesi taklidî imanı; Mehmet'in ise araştırarak, akıl süzgecinden geçirip bilgiye dayalı olarak inanmayı önermesi tahkikî imanı ifade eder. Bu nedenle sırasıyla 'Taklidî iman - Tahkikî iman' kavramları doğrudur.
Ahmet'in inancını herhangi bir araştırmaya ve delile dayandırmadan, sadece çevresinin telkiniyle sürdürmesi taklidî imandır. Mehmet'in inancın delillere, araştırmaya ve bilgiye dayandırılması yönündeki tavsiyesi ise tahkikî imandır. Bu doğrultuda sırasıyla 'Taklidî iman - Tahkikî iman' doğru cevaptır.

Step-by-Step Solution

1
Ahmet'in inanç yapısını incelemek.
Ahmet'in imanı 'taklidî iman' olarak sınıflandırılır.
Ahmet, dini bilgileri çevresinden gördüğü gibi sorgulamaksızın ve delillendirmeksizin kabul etmektedir.
2
Mehmet'in Ahmet'e verdiği tavsiyeyi incelemek.
Mehmet'in önerdiği iman seviyesi 'tahkikî iman'dır.
Mehmet, inanç konularının delillerle araştırılması ve bilgiye dayalı olarak akıl süzgecinden geçirilmesi gerektiğini savunmaktadır.

Key Concept

Taklidi ve Tahkiki İman Ayrımı
Estimated Time:1m 0s
Question 33Question

İslam düşüncesinde bilginin inanca dönüşme sürecinde imanın niteliği büyük önem taşır. Kişinin inandığı değerleri sadece çevresinden duyduğu şekliyle kabul etmesi ile akıl, bilgi ve araştırma süzgecinden geçirerek içselleştirmesi arasında hem yöntemsel hem de inancın gücü açısından belirgin farklar bulunur. Kelam alimleri bu iki durumu farklı kavramlarla açıklamışlardır.

Buna göre, aşağıda verilen durumları ilgili oldukları iman türü özellikleri ile doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Kişinin anne babasından ve çevresinden gördüğü dini esasları araştırmadan, doğrudan doğruya kabul etmesi.
Kişinin evrendeki düzeni gözlemleyip aklını kullanarak yaratıcının varlığına dair delillerle inanması.
İnancın, karşılaşılan felsefi itirazlar ve şüpheler karşısında kolayca sarsılabilir bir yapıda olması.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Çevreden görerek inanma taklidî imanın oluşum biçimiyle, akıl ve delillerle inanma tahkikî imanın yapısıyla, şüphelerle sarsılma ise taklidî imanın zayıflığı ile eşleşir.
Eşleştirmede, çevreden görerek araştırmadan inanma durumu taklidî imanın oluşum biçimiyle; akıl ve delil kullanarak inanma durumu tahkikî imanın yapısıyla; şüphelerle inancın sarsılması riski ise taklidî imanın zayıflığıyla eşleşir.

Step-by-Step Solution

1
İlk ifadedeki 'çevreden görerek, araştırmadan kabul etme' durumunun hangi kavrama ait olduğunu belirleyin.
Bu durum, sorgulamadan benimsenen taklidî imanın oluşum şeklini açıklar.
Çevrenin etkisiyle delilsiz benimsenen inanç taklidî imandır.
2
İkinci ifadedeki 'evrendeki düzeni gözlemleme ve akıl yürütme' durumunun karşılığını bulun.
Bu durum, delile ve bilgiye dayanan tahkikî imanı temsil eder.
Tahkikî iman, aklî sorgulama ve bilgiyle temellendirilen inançtır.
3
Üçüncü ifadedeki 'şüpheler karşısında sarsılabilme' riskinin hangi inanç türüne ait olduğunu analiz edin.
Bu durum, taklidî imanın zayıflığı ve sarsılma riski taşıması ile ilgilidir.
Bilgi ve delille desteklenmeyen iman, fikrî itirazlar karşısında kolayca sarsılabilir.

Key Concept

Taklidî ve Tahkikî İman Ayrımı
Question 34Question

Bir İslam düşünürü eserinde şöyle demektedir:

"Yaratıcı'nın varlığına ve birliğine dair delilleri gözlemlemek için sağlam bir zihne ihtiyaç duyduğumuz gibi, O'nun bizden isteklerini öğrenmek için de güvenilir bir elçinin getirdiği haberlere muhtacız. Ancak ne bu akıl yürütme ne de haberlerin doğrulanması, dış dünyayı algılayan sağlıklı duyu organlarımız olmadan gerçekleşebilir."

Buna göre, yazarın bu ifadelerinden hareketle İslam'da bilginin kaynakları ile ilgili;

I. Bilgi kaynakları işlevsel açıdan birbirini destekler ve tamamlar.
II. Sadık haber, selim aklın ve salim duyuların görev alanını sınırlandırır.
III. Sağlıklı işleyen duyu organları, diğer bilgi kaynaklarının kullanımı için ön şarttır.

yargılarından hangilerine ulaşılabilir?

Show answer & explanation

Answer: I ve III

Answer

Bilgi kaynaklarının işlevsel açıdan birbirini destekleyip tamamladığı ve sağlıklı işleyen duyu organlarının diğer bilgi kaynaklarının kullanımı için ön şart olduğu yargılarına ulaşılabilir.
Paragrafta akıl yürütme ve haberlerin doğrulanması süreçlerinin sağlıklı duyu organları olmadan gerçekleşemeyeceği açıkça ifade edilmiştir. Bu durum, bilgi kaynaklarının birbirini destekleyip tamamladığını ve duyu organlarının diğer kaynakların kullanımı için bir ön şart olduğunu doğrulamaktadır. Dolayısıyla doğru olan yargılar birinci ve üçüncü öncüllerdir.

Step-by-Step Solution

1
Metinde geçen bilgi kaynaklarını ve bunlara karşılık gelen kavramları eşleştirme.
"Sağlam bir zihin" selim aklı, "güvenilir bir elçinin getirdiği haber" sadık haberi (vahiy/sünnet), "sağlıklı duyu organları" ise salim duyuları temsil eder.
Yazarın hangi kavramlara değindiğini doğru tespit etmek analizin ilk adımıdır.
2
Öncüllerin metindeki ifadelerle tutarlılığını test etme.
Metinde ne akıl yürütmenin ne de haberlerin doğrulanmasının duyular olmadan gerçekleşemeyeceği belirtilerek kaynakların birbirini tamamladığı (I) ve duyuların ön şart olduğu (III) gösterilmiştir. Sınırlandırma ilişkisinden (II) ise bahsedilmemiştir.
Doğru yargıların hangileri olduğunu belirlemek için öncülleri metinle karşılaştırmak gerekir.

Key Concept

İslam epistemolojisinde doğru bilgiye ulaştıran selim akıl, sadık haber ve salim duyular kaynaklarının tanımı ve birbiriyle olan ilişkisi.
Estimated Time:2m 0s
Question 35Question

Gazâlî, *el-Munkızu mine'd-Dalâl* adlı eserinde, herhangi bir delile dayanmaksızın sadece otoriteye ve çevreye bağlı olarak kabul edilen inancın zayıflığından bahseder. Ona göre, taklit yoluyla elde edilen inanç, dışarıdan gelebilecek en ufak bir şüphe rüzgârıyla yıkılabilecek dayanıksız bir duvara benzer. İnsanın asıl hedefi, taklit bağını kopararak, aklın ve naklin verilerini derinlemesine inceleyip sarsılmaz bir teslimiyete ulaşmaktır.

Bu parçada vurgulanan düşünceden hareketle, taklidî ve tahkikî imanla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Tahkik�� iman; dinin inanç esaslarını körü körüne benimsemek yerine akıl ve nakil süzgecinden geçirerek sarsılmaz bir kesinliğe (yakîne) ulaştırdığı için taklidî imana göre daha üstün ve dirençlidir.

Answer

Tahkikî iman; dinin inanç esaslarını körü körüne benimsemek yerine akıl ve nakil süzgecinden geçirerek sarsılmaz bir kesinliğe (yakîne) ulaştırdığı için taklidî imana göre daha üstün ve dirençlidir.
Tahkikî iman, inanç konularının akli ve nakli delillerle araştırılması, sorgulanması ve bilgiye dayalı olarak benimsenmesidir. Gazâlî'nin de vurguladığı üzere, delile dayanmayan bir inanç (taklit) şüpheler karşısında dayanıksızken, delillere ve araştırmaya dayalı inanç (tahkik) sarsılmaz bir yakîne (kesin bilgiye) ulaşır. Bu yönüyle tahkikî iman, taklidî imana göre bilişsel olarak daha üstün, bilinçli ve dış etkilere karşı dirençlidir.

Step-by-Step Solution

1
Paragrafta verilen metni analiz ederek ana fikri belirlemek.
Metinde Gazâlî'nin taklidi inancın şüphelerle kolayca sarsılabileceği, asıl hedefin ise akıl ve nakil verileriyle sarsılmaz bir teslimiyete (tahkikî imana) ulaşmak olduğu görüşü tespit edilir.
Soruyu doğru çözebilmek için paragraftaki 'şüphe rüzgârıyla yıkılabilecek dayanıksız duvar' benzetmesinin taklidî imanın zayıflığını, 'sarsılmaz teslimiyetin' ise tahkikî imanın gücünü simgelediğini anlamak gerekir.
2
Seçenekleri paragraftaki ana fikir ve taklidî-tahkikî iman kavramları açısından değerlendirmek.
Dinin inanç esaslarını akıl ve nakil süzgecinden geçirerek kesinliğe ulaştıran tahkikî imanın, taklidî imana göre daha üstün ve sarsılmaz olduğunu belirten seçeneğin doğru olduğu görülür.
Çünkü diğer seçenekler ya İslam'daki bilgi kaynaklarını, ya imanın geçerlilik şartlarını ya da taklidi imanın fıkhi değerini yanlış yorumlayan kavramsal yanılgılar barındırmaktadır.

Key Concept

Taklidi ve Tahkiki İman Ayrımı
Estimated Time:2m 0s
Question 36Question

İslam dini, doğru bilgiye ulaşmada ve toplumsal ilişkileri sağlıklı bir zeminde yürütmede bilgi ahlakına büyük önem verir. Bu bağlamda, bireylerin özel hayatlarının gizliliğini ihlal edecek şekilde başkalarının gizli hallerini, kusurlarını ve özel yaşamlarını araştırması kesin bir dille yasaklanmıştır.

Hucurât Suresi 12. ayetinde geçen 'Birbirinizin kusurlarını araştırmayın...' uyarısıyla da dikkat çekilen bu olumsuz davranış, aşağıdakilerden hangisiyle tanımlanmaktadır?

Show answer & explanation

Answer: Tecessüs

Answer

Tecessüs
Soruda tanımlanan ve Hucurât Suresi 12. ayetinde yasaklanan, insanların gizli hallerini ve kusurlarını araştırma eylemi İslam ahlak literatüründe tecessüs olarak adlandırılır.

Step-by-Step Solution

1
Hucurât Suresi 12. ayetinde yer alan 'Birbirinizin kusurlarını araştırmayın' ifadesinin ahlaki terimlerdeki karşılığını belirleme.
İnsanların gizli hallerini ve kusurlarını araştırmayı ifade eden temel kavramın tecessüs olduğu tespit edilir.
Soruda sorulan tanım ile tecessüs kavramının anlamı örtüşmektedir.
2
Diğer olumsuz davranış seçeneklerinin tanımlarını inceleme.
Gıybet, haset, suizan ve iftira kavramlarının özel hayatı araştırmaktan farklı olumsuz tutumları ifade ettiği anlaşılır.
Yanlış seçenekleri eleyerek doğru sonuca ulaşmak.

Key Concept

Tecessüs kavramı ve İslam'da bilgi ahlakı
Estimated Time:45s
Question 37Question

İslam dininde bilginin inanca dönüşme sürecinde imanın mahiyeti ve bilgiyle olan ilişkisi büyük önem taşır. Aşağıda verilen iman durumlarını ve bunlara ait özellikleri doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Dinin inanç esaslarına, herhangi bir aklî araştırma ve delillendirme olmaksızın sadece taklit, aile/çevre telkini ve otoriteye bağlı olarak inanılması
Dinin inanç esaslarının aklî deliller, evrenin gözlemlenmesi ve tefekkür süreciyle temellendirilerek şüphe barındırmayan kesin bir tasdike ulaştırılması
Aklî melekeleri yerinde olup araştırma imkânına sahip olan bir bireyin, inandığı değerleri delillendirmekten kaçınarak taklit düzeyinde kalmasının kelamî hükmü
Herhangi bir delile dayanmadığı için dışarıdan gelebilecek felsefi itirazlar, şüpheler veya farklı inanç sistemlerinin argümanları karşısında kolayca sarsılabilme durumu

Matches

Show answer & explanation

Answer

Dinin delilsiz kabul edilmesi taklidî imanla; delillendirilerek kabul edilmesi tahkikî imanla; delil bulma imkânı varken araştırmayanın dinî durumu sorumluluk ve günahkârlıkla; inancın şüpheler karşısında sarsılabilmesi ise taklidî imanın kırılganlığıyla eşleşmektedir.
Dinin delilsiz kabul edilmesi taklidî imanla; aklî delil ve tefekkürle temellendirilerek şüphelerden arındırılması tahkikî imanla; aklî yetisi olmasına rağmen araştırmayan kişinin durumu mükellefiyet açısından günahkârlıkla; inancın şüpheler karşısında sarsılmaya açık olması ise taklidî imanın kırılganlığıyla eşleşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Birinci ifadedeki 'aklî araştırma ve delillendirme olmaksızın sadece taklit ve çevre telkiniyle inanma' tanımını analiz etmek
Bu özellik, taklit kelimesinden ve çevre etkisinden anlaşılacağı üzere doğrudan 'Taklidî İman' ile eşleşir.
Taklidî iman, kişinin delillere dayanmaksızın inanç esaslarını kabul etmesidir.
2
İkinci ifadedeki 'aklî deliller, gözlem ve tefekkürle temellendirilerek şüphe barındırmayan kesin tasdik' tanımını analiz etmek
Bu özellik, delillendirme ve sarsılmazlık unsurlarından dolayı 'Tahkikî İman' ile eşleşir.
Tahkikî iman, delillere, bilgiye ve araştırmaya dayanan sarsılmaz inançtır.
3
Üçüncü ifadedeki 'araştırma imkânı olduğu hâlde araştırmayıp taklitte kalan bireyin kelamî hükmü' ifadesini incelemek
Bu durum, kişinin aklî sorumluluklarını yerine getirmemesi sebebiyle 'Mükellefiyet Açısından Sorumluluk ve Günahkârlık' ile eşleşir.
Kelam âlimlerinin çoğunluğu taklidî imanı geçerli saysa da, araştırma gücü varken araştırmamayı günah ve ihmal olarak değerlendirir.
4
Dördüncü ifadedeki 'dışarıdan gelen şüphe ve itirazlar karşısında kolayca sarsılabilme durumu' ifadesini analiz etmek
Bu sarsılabilme riski, bilgi eksikliğinden kaynaklanan 'Taklidî İmanın Kırılganlığı ve Zayıflığı' ile eşleşir.
Taklidî iman zihinsel bir temele ve aklî delillere dayanmadığı için dış etkilere ve şüphelere karşı dayanıksızdır.

Key Concept

Taklidî ve tahkikî iman arasındaki epistemolojik, psikolojik ve kelamî farklar
Estimated Time:2m 0s
Question 38Question

İslam inanç esaslarına göre, iman ile amel arasında çok güçlü bir bağ bulunmakla birlikte, amel imanın özünden bir parça (rüknü) kabul edilmediği için ibadetlerini yerine getirmeyen bir kimse dinden çıkmış sayılmaz.

Show answer & explanation

Answer: True

Answer

Verilen ifade doğrudur. İslam'da amel imanın olmazsa olmaz bir parçası (rüknü) değildir; dolayısıyla ibadetlerini yapmayan kişi dinden çıkmaz.

Step-by-Step Solution

1
İman kavramının tanımını ve kurucu unsurlarını analiz etmek.
İmanın temelinin kalbin tasdiki olduğu, dilin ikrarının ise bunun dışa vurumu olduğu belirlenir.
İman ve amel ilişkisinin temelini anlamak için imanın ne ile gerçekleştiğini bilmek gerekir.
2
Amel ile iman arasındaki teorik bağı incelemek.
Amelin imanın sıhhat (geçerlilik) şartı olmadığı, kemal (olgunluk) şartı olduğu anlaşılır.
Amelin eksikliğinin kişiyi dinden çıkarıp çıkarmayacağını belirlemek için bu kavramsal ayrım şarttır.

Key Concept

İman-amel ilişkisinde amelin imanın bir parçası (rüknü) olmadığı hususu.
Estimated Time:1m 0s
Question 39Question

İslam inancına göre insan, vahyin hitabına muhatap olan ve bilgi üretebilen bir varlıktır. Bilgi edinme sürecinde kullanılan vasıtalar ise birbirini tamamlayan unsurlardır. Aşağıda verilen İslam'daki bilgi kaynaklarını, onların temel niteliklerini açıklayan doğru tanımlarla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Selim Akıl
Sadık Haber
Salim Duyular

Matches

Show answer & explanation

Answer

Selim akıl, yaratılış saflığını koruyan ve doğru karar vermeyi sağlayan düşünme gücüyle; sadık haber, vahiy ve mütevatir haberlerle gelen kesin bildirimlerle; salim duyular ise sağlıklı işleyen beş duyu organı aracılığıyla elde edilen verilerle eşleşir.
İslam epistemolojisinde bilgi kaynakları selim akıl, sadık haber ve salim duyular olarak üçe ayrılır. Selim akıl insanın yaratılışındaki saflığı koruyan akıl yürütme gücüyle eşleşirken; sadık haber vahiy ve mütevatir haberleri içeren kesin bildirimlerle eşleşir. Salim duyular ise sağlıklı çalışanamp beş duyu organı vasıtasıyla dış dünyadan elde edilen verilerle eşleşir. Bu eşleştirme her kaynağın tanımı ve işleviyle tam uyum göstermektedir.

Step-by-Step Solution

1
İlk kavram olan selim aklın tanımı aranır.
Selim akıl, yaratılışındaki temizliği ve saflığı koruyan, ön yargı ve nefsî arzulardan etkilenmeyen akıldır. Bu tanım, insanın iyi ile kötüyü ayırt etme ve vahyi anlama yetisini açıklayan ifade ile örtüşmektedir.
Kavramın terimsel ve işlevsel özelliklerini eşleştirmek.
2
İkinci kavram olan sadık haberin tanımı aranır.
Sadık haber, vahiyler ile mütevatir haberleri (yalan üzerinde birleşmesi imkansız toplulukların aktardığı haberler) kapsar. Bu durum gayb alanına yönelik kesin bilgileri açıklayan ifade ile örtüşmektedir.
Sadık haberin vahiy ve mütevatir haber niteliğini doğru belirlemek.
3
Üçüncü kavram olan salim duyuların tanımı aranır.
Salim duyular, kendisinde herhangi bir kusur bulunmayan beş duyu organıdır. Bu tanım, dış dünyayı kavramada ilk basamağı oluşturan ve duyular vasıtasıyla somut veriler sağlayan ifade ile eşleşmektedir.
Duyuların fiziksel gözlem ve veri sağlama fonksiyonunu tespit etmek.

Key Concept

İslam epistemolojisinde aklın (selim akıl), haberin (sadık haber) ve duyuların (salim duyular) tanımları ve bilgi edinmedeki rolleri.
Question 40Question

Gazzâlî, evrendeki düzenin gözlemlenmesinin insana yaratıcı hakkında bilgi vereceğini, ancak bu gözlemlerin doğru sonuçlar doğurabilmesi için zihnin önyargı ve kişisel arzulardan arınmış olması gerektiğini belirtir. Ayrıca o, duyuların bazen yanıltıcı olabilse de aklın denetimi altında güvenilir veriler sunacağını, aklın ve duyuların doğrudan ulaşamadığı metafizik alanda ise peygamberler aracılığıyla iletilen ilahi bildirimlerin kesin ve şüphe götürmez bilgi sağladığını savunur.

Buna göre, parçada anlatılanlardan hareketle İslam epistemolojisindeki bilgi kaynakları ile ilgili;

I. Salim duyularla elde edilen veriler, selim aklın denetimi ve süzgecinden geçerek güvenilir bilgiye dönüşür.
II. Sadık haber, insan aklının ve duyularının sınırlarını aşan metafizik/gaybî alanda kesin bilgi sağlar.
III. Selim akıl, önyargı ve nefsi arzulardan uzak kaldığ�� sürece evrendeki işaretleri doğru değerlendirme yetisine sahiptir.

yargılarından hangilerine ulaşılabilir?

Show answer & explanation

Answer: I, II ve III

Answer

Salim duyularla elde edilen verilerin aklın denetiminden geçmesi gerektiğini, sadık haberin metafizik alanda kesin bilgi sağladığını ve selim aklın önyargılardan arınarak doğru bilgi üreteceğini ifade eden 'I, II ve III' yargılarının tamamına ulaşılabilir.
Parçada salim duyuların akıl denetimiyle güvenilirlik kazandığı belirtilerek birinci öncüle; peygamberlerin bildirdiği ilahi haberlerin (sadık haber) akıl ve duyu sınırlarını aşan metafizik alanda kesin bilgi verdiği vurgulanarak ikinci öncüle; ve aklın doğru bilgi üretebilmesi için önyargılardan (selim akıl) arınması gerektiği ifade edilerek üçüncü öncüle ulaşılmaktadır. Dolayısıyla 'I, II ve III' yargılarının tamamı doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
Paragrafta geçen 'duyuların bazen yanıltıcı olabilse de aklın denetimi altında güvenilir veriler sunacağı' ifadesini analiz etmek.
Bu ifade, salim duyuların verilerinin selim aklın süzgecinden geçmesi gerektiğine yönelik birinci öncülü doğrular.
Duyuların yanıltıcılığını akıl denetler.
2
Paragrafta geçen 'aklın ve duyuların doğrudan ulaşamadığı metafizik alanda peygamberler aracılığıyla iletilen ilahi bildirimlerin kesin bilgi sağladığı' ifadesini analiz etmek.
Peygamberler aracılığıyla gelen bu bildirimler sadık haber kapsamındadır. Dolayısıyla sadık haberin metafizik/gaybi alanda kesin bilgi sağladığına yönelik ikinci öncül doğrulanır.
Metafizik bilginin kaynağı vahiydir.
3
Paragrafta geçen 'zihnin önyargı ve kişisel arzulardan arınmış olması gerektiği' ifadesini analiz etmek.
Bu durum selim akıl kavramını tanımlar. Akıl, önyargı ve nefsi arzulardan uzak kaldığında fıtratını koruyarak evreni doğru değerlendirir, böylece üçüncü öncül de doğrulanır.
Selim aklın işlevini yerine getirebilmesi için önyargılardan arınmış olması gerekir.

Key Concept

İslam'da bilginin kaynaklarının (selim akıl, sadık haber, salim duyular) tanımları, işlevleri ve birbirleriyle olan bütünsel ilişkisi.
PreviousPage 2 / 4Next
Bilgi ve ��nanç Practice Questions — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) — Page 2 | Examkin