Bilim Felsefesi

10 questions

Question 1Question

Bilim felsefesinde bilimselliğin sınırlar��nı belirleme ve yöntemsel geçerlilik tartışmalarında doğrulanabilirlik ile yanlışlanabilirlik ilkeleri kritik roller üstlenmiştir. Aşağıda bu iki ilkeye ve bunlara dayanan bilimsel yöntem anlayışlarına dair açıklamalar ile ilgili kavramsal yaklaşımlar verilmiştir. Sol sütundaki açıklamaları sağ sütundaki en uygun kavramsal yaklaşım ile eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Bir teorinin bilimsel nitelik taşıyabilmesi için deneysel olarak hangi olası gözlem veya olgu karşısında geçersiz kılınabileceğinin önceden belirlenmiş olması gerekir.
Bilimsel bir önermenin anlamlı ve bilimsel değeri, onun olgusal dünyada duyu deneyimleri ve gözlemler yoluyla doğrudan ya da dolaylı olarak tasdik edilmesine bağlıdır.
Bilim, gözlemlenen tekil durumlardan hareketle genel yasalara ulaşılması ve bu yasaların olgusal kanıtlar biriktirilerek pekiştirilmesi süreci olarak ilerler.
Bilimsel kuramlar mutlak doğrular değil; hiçbir zaman kesin olarak kanıtlanamayan, ancak çürütme girişimlerinden başarıyla çıkarak geçici olarak kabul gören varsayımlardır.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Doğru eşleşmeler şu şekildedir: Birinci ifade yanlışlanabilirlik sınır çizme ölçütüyle, ikinci ifade doğrulanabilirlik anlamlılık ölçütüyle, üçüncü ifade doğrulanabilirliğe eşlik eden tümevarımcı yöntemle ve dördüncü ifade ise yanlışlanabilirliğe eşlik eden sınamacı (tümdengelimci) bilim yöntemiyle eşleşir.
Sol sütundaki ifadeler sırasıyla; kuramın çürütülebilme sınırını (yanlışlanabilirlik ölçütü), duyu deneyimleriyle tasdik edilme şartını (doğrulanabilirlik anlamlılık ölçütü), gözlemlerle genel yasalara ulaşıp onları pekiştirmeyi (tümevarımcı bilim yöntemi) ve teorilerin elenmekten kurtulan geçici varsayımlar olduğunu (sınamacı tümdengelim yöntemi) doğru bir şekilde karşılamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Birinci ifadenin anahtar kavramlarını analiz etmek
Geçersiz kılınabilirlik ve sınır çizme kavramlarının yanlışlanabilirlik ilkesine ait olduğu belirlenir.
Popper, bilim ile bilim-dışı (özellikle metafizik) ayrımını yapmak için kuramların yanlışlanabilir (çürütülebilir) olması gerektiğini savunur.
2
İkinci ifadenin temel iddiasını değerlendirmek
Duyusal deneyim ve tasdik kavramlarının doğrulanabilirlik ilkesine karşılık geldiği tespit edilir.
Mantıkçı pozitivistler, duyu verileriyle doğrulanabilen önermeleri anlamlı ve bilimsel kabul eder.
3
Üçüncü ifadedeki yöntemsel yaklaşımı belirlemek
Tekil durumlardan genel yasalara ulaşma ve kanıt biriktirme sürecinin tümevarımcı doğrulama yöntemi olduğu saptanır.
Klasik pozitivist bilim anlayışı, gözlemlerin birikmesiyle teorilerin doğrulanma olasılığının arttığı tümevarımsal yöntemi kullanır.
4
Dördüncü ifadedeki geçici kabul ve tahmin vurgusunu analiz etmek
Bu yaklaşımın yanlışlanabilirlik ilkesinin önerdiği sınamacı ve tümdengelimci bilim yöntemi olduğu belirlenir.
Popper'a göre hiçbir yasa kesin olarak doğrulanamaz; tümdengelimsel olarak test edilen varsayımlar yanlışlanmadığı sürece geçici olarak kabul edilir.

Key Concept

Doğrulanabilirlik ve yanlışlanabilirlik ilkelerinin bilimsellik ölçütü ve bilimsel yöntem (tümevarım - tümdengelimsel sınama) açısından farkları
Estimated Time:2m 0s
Question 2Question

Bilimsel bilgi, yalnızca zihinsel kurgulara veya soyut akıl yürütmelere dayanarak üretilemez. Bir iddianın bilimsel değer kazanabilmesi için onun somut dünyaya dönük olması, duyu organları ya da çeşitli ölçme araçları yardımıyla doğrudan veya dolaylı olarak gözlemlenebilen gerçekliklerle sınanması gerekir. Deney ve gözlem sınırlarının dışında kalan, yani fiziksel dünyada karşılığı bulunmayan doğaüstü ya da metafiziksel kabuller bilimsel araştırmanın konusu haline getirilemez. Çünkü bilimsel yöntemin temel güvencesi, ileri sürülen hipotezlerin olgular dünyasında sınanabilir olması ve bu yolla doğrulanıp yanlışlanabilmesidir.

Bu parçada bilimsel yöntemin aşağıdaki özelliklerinden hangisi vurgulanmaktadır?

Show answer & explanation

Answer: Olgusal olma

Answer

Olgusal olma
Paragrafta bilimsel iddiaların zihinsel kurgularla sınırlı kalamayacağı, somut dünyaya dönük olması ve gözlemlenebilen olgularla sınanması gerektiği ifade edilmiştir. Bu durum bilimsel yöntemin doğrudan olgusal olma (olgusallık) özelliğine karşılık gelmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki temel argümanı ve anahtar kavramları tespit etmek.
Parçada geçen 'somut dünyaya dönük olması', 'gözlemlenebilen gerçeklikler' ve 'olgular dünyası' gibi ifadelerin fiziksel dünyadaki somut olaylara işaret ettiği görülür.
Bilimsel iddianın dayandığı temel kaynağı belirlemek için.
2
Elde edilen bu tespiti bilimsel yöntemin temel özellikleriyle karşılaştırmak.
Doğrudan veya dolaylı olarak gözlemlenebilen somut verilere dayanma özelliğinin bilim felsefesinde 'olgusallık' (olgusal olma) kavramı ile adlandırıldığı saptanır.
Parçada vurgulanan kavramın bilimsel karşılığını bulmak için.

Key Concept

Bilimsel yöntemin olgusal olma özelliği
Estimated Time:1m 30s
Question 3Question

Karl Popper’ın bilim felsefesinde savunduğu yanlışlanabilirlik ilkesine göre, bir bilimsel kuramı destekleyen olumlu gözlemlerin artması o kuramın mantıksal veya matematiksel doğruluk olasılığını artırmaz; bu gözlemler yalnızca kuramın o ana kadarki ciddi sınamalara karşı direnç gösterdiğini (pekiştirildiğini) belgeler.

Show answer & explanation

Answer: True

Answer

Verilen ifade doğrudur. Karl Popper, olumlu gözlemlerin kuramların mantıksal doğruluk olasılığını artırmadığını, yalnızca kuramların sınamalara karşı gösterdiği direnci (pekiştirilmişliğini) gösterdiğini savunur.
Verilen ifade Karl Popper'ın bilim felsefesiyle tamamen uyumludur. Popper, tekil olumlu gözlemlerin genel yasaları mantıksal olarak doğrulayamayacağını savunur. Olumlu kanıtlar teoriyi doğrulamak veya olasılığını artırmak yerine, onun zorlu sınamalara karşı henüz yenilmediğini, yani pekiştirildiğini gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Popper'ın tümevarım yöntemine yönelik eleştirisini çözümlemek.
Tümevarımsal akıl yürütmenin genel önermeleri doğrulamada mantıksal olarak yetersiz olduğunun belirlenmesi.
Yanlışlanabilirlik ilkesinin üzerine kurulduğu mantıksal altyapıyı anlamak.
2
Olasılıkçı doğrulama görüşü ile Popper'ın olasılık reddini karşılaştırmak.
Destekleyici kanıt sayısının artmasının kuramın doğruluk olasılığını matematiksel olarak artırmadığının tespit edilmesi.
İfadenin ilk kısmındaki olasılık yargısının doğruluğunu denetlemek.
3
Pekiştirme (corroboration) kavramının Popper'ın sistemindeki yerini değerlendirmek.
Olumlu sınama sonuçlarının teoriyi kesin doğrulamadığını, sadece sınamalara direnç gösterdiğini (pekiştirildiğini) göstermesi.
İfadenin ikinci kısmındaki pekiştirme kavramının Popper felsefesindeki doğruluğunu onaylamak.

Key Concept

Karl Popper'ın tümevarım eleştirisi, doğrulama karşıtlığı ve pekiştirme (corroboration) kavramı.
Question 4Question

Hans Reichenbach’a göre bilim felsefesi, bilimsel bilginin psikolojik ve sosyolojik koşullarla şekillenen "keşif bağlamı" (context of discovery) ile ilgilenmez; onun asıl konusu, ortaya konmuş kuramların mantıksal yapısını ve deneyle ilişkisini ele alan "gerekçelendirme bağlamı"dır (context of justification). Filozofun görevi, bilimin tarihsel gelişim sürecindeki öznel etkinlikleri tasvir etmek değil, bilimin dilini mantıksal analize tabi tutarak doğrulanmış önermelerden oluşan rasyonel yapıyı ortaya koymaktır.

Buna göre, parçada savunulan görüş bilim felsefesindeki aşağıdaki yaklaşımlardan hangisinin temel iddialarıyla örtüşmektedir?

Show answer & explanation

Answer: Bilimi, mantıksal analizlerle çözümlenebilecek nihai bir sonuç ve dilsel önermeler yapısı olarak gören "ürün olarak bilim" yaklaşımı

Answer

Bilimi, mantıksal analizlerle çözümlenebilecek nihai bir sonuç ve dilsel önermeler yapısı olarak gören "ürün olarak bilim" yaklaşımı
Parçada savunulan, bilim felsefesinin bilimin öznel/tarihsel süreçleriyle (keşif bağlamı) değil, ortaya konmuş önermelerin mantıksal analiziyle (gerekçelendirme bağlamı) ilgilenmesi gerektiği fikri, mantıksal pozitivistlerin 'ürün olarak bilim' yaklaşımının temel iddiasıdır. Bu yaklaşım bilimi tamamlanmış rasyonel bir dilsel yapı olarak görür.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki temel kavramları ve felsefi ayrımı tespit etmek.
Parçada Reichenbach'ın 'keşif bağlamı' (psikolojik, sosyolojik ve tarihsel süreçler) ile 'gerekçelendirme bağlamı' (mantıksal yapı, dil analizi ve doğrulama) arasında yaptığı ayrım vurgulanmaktadır. Felsefenin yalnızca gerekçelendirme bağlamıyla ilgilenmesi gerektiği savunulmaktadır.
Yazarın bilim felsefesine biçtiği rolü ve yöntemi belirlemek, doğru akımı bulmak için ilk adımdır.
2
Tepsi edilen yöntemin hangi bilim yaklaşımına ait olduğunu belirlemek.
Bilimi tarihsel/toplumsal süreçlerden arındırıp yalnızca bitmiş önermelerin mantıksal yapısı ve doğrulanabilirliği üzerinden ele alan bu yaklaşım, mantıksal pozitivizmin temsil ettiği 'ürün olarak bilim' anlayışıdır.
Ürün olarak bilim yaklaşımı, bilimi bitmiş bir yapı ve mantıksal dil analizi konusu olarak tanımlar.

Key Concept

Ürün Olarak Bilim ve Gerekçelendirme Bağlamı
Estimated Time:2m 0s
Question 5Question

Bir teorinin bilimsel değerini belirleyen şey, onun her olguyu açıklama gücündeki sınırsızlık değil, aksine hangi olguların gerçekleşmesi durumunda çökeceğini önceden ilan edebilme cesaretidir. Eğer bir açıklama modeli, karşılaştığı her yeni durumu kendi kavramlarıyla uzlaştırabiliyor ve hiçbir olası deneyle çürütülemiyorsa, o model aslında hiçbir şeyi dışlamıyor demektir. Gerçek anlamda bilimsel bir iddia, dünyadaki bazı olası durumların gerçekleşmesini yasaklar; böylece kendi aleyhine olabilecek gözlemlerin yolunu açar. Sınırları bu şekilde çizilmeyen, her koşulda ayakta kalan bir teori, deneysel dünyanın bilgisine katkı sunamaz.

Bu parçada ortaya konan bakış açıs��ndan yola çıkılarak, bir kuramın bilimsel kimlik kazanması aşağıdakilerden hangisine bağlanmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Olası yanlışlayıcı gözlem veya deneylerin neler olduğunu belirterek kendini sınanmaya açık kılmasına

Answer

Bir kuramın bilimsel kimlik kazanması, olası yanlışlayıcı gözlem veya deneylerin neler olduğunu belirterek kendini sınanmaya açık kılmasına bağlıdır.
Parçaya göre bir kuramın bilimsel olabilmesi, onun hangi durumlarda çürütülebileceğini baştan kabul etmesine, yani kendini sınanmaya ve yanlışlanmaya açık hale getirmesine bağlıdır. Bu nedenle olası yanlışlayıcı gözlem veya deneylerin neler olduğunu belirterek kendini sınanmaya açık kılmasına dayanan seçenek doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
Parçanın ana fikrini analiz etme
Parçada bir teorinin her şeyi açıklamasının değil, hangi durumlarda çökeceğini (yanlışlanacağını) ilan etmesinin önemine vurgu yapıldığı belirlenir.
Metindeki ana argümanı saptamak.
2
Bilimsel sınır çekme ölçütünü belirleme
Bilimsel olan ile olmayan arasındaki farkın, kuramın kendini yanlışlanmaya açık tutup tutmamasıyla ilişkili olduğu saptanır.
Doğrulanabilirlik ve yanlışlanabilirlik kavramları arasındaki farkı uygulamak.
3
Seçenekleri eleyerek doğru cevaba ulaşma
Kendi aleyhindeki gözlemlerin sınırını çizerek sınanabilirliği sağlayan seçeneğin doğru cevap olduğu sonucuna varılır.
Metindeki savı en iyi karşılayan seçeneği bulmak.

Key Concept

Doğrulanabilirlik ve Yanlışlanabilirlik Ölçütleri
Question 6Question

Bilim, evrenin ya da olguların bir parçasını kendine konu edinerek deneysel yöntemlerle bu sınırlı alandaki yasaları ortaya koymaya çalışır. Bir biyolog canlı yapıyı, bir astronom gök cisimlerini incelerken araştırdıkları konuyu hazır bir veri olarak kabul ederler; varlığın var olup olmadığını sorgulamazlar. Felsefe ise yöneldiği nesneyi parçalamadan, onu genel ve bütünsel bir biçimde kavramaya çalışır. Varlığı bir bütün olarak ele alırken onun gerisinde yatan ilk ilkeleri ve varlığın kendisinin imkânını sorgular.

Bu parçaya göre felsefe ve bilimin varlığı ele alış tarzı arasındaki temel fark aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bilimin varlığı parçalara ayırarak ve doğrudan gözlemlenebilir olgular üzerinden incelemesine kar��ılık, felsefenin varlığı bir bütün olarak ve temeldeki ilkeleriyle sorgulaması.

Answer

Bilimin varlığı parçalara ayırarak ve doğrudan gözlemlenebilir olgular üzerinden incelemesine karşılık, felsefenin varlığı bir bütün olarak ve temeldeki ilkeleriyle sorgulaması.
Parçada açıklandığı üzere bilim inceleme alanını sınırlandırıp varlığı doğrudan veri olarak alarak çalışırken, felsefe varlığa parçalamadan bütünsel yaklaşır ve onun kökenindeki ilkeleri, imkânını tartışmaya açar. Bu durum iki disiplinin varlığı ele alıştaki temel farkıdır.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki bilimle ilgili nitelikleri belirlemek.
Bilimin evrenin sınırlı bir parçasını ele aldığı, deneysel yöntemler kullandığı ve varlığı sorgulamadan hazır bir veri olarak gördüğü saptanır.
Bilimin varlığa yaklaşım sınırlarını ve ön kabullerini çözümlemek için.
2
Parçadaki felsefeyle ilgili nitelikleri belirlemek.
Felsefenin yöneldiği konuyu parçalamadan bütünsel ele aldığı ve varlığın kendisinin imkânı ile temel ilkelerini sorguladığı saptanır.
Felsefenin varlığı ele alışındaki ayırt edici bütünselliği ve sorgulayıcılığı anlamak için.
3
İki disiplin arasındaki temel farkı karşılaştırarak doğru yargıya ulaşmak.
Bilimin parçacı ve olgusal yaklaşımına karşın felsefenin bütünsel ve ilkeleri sorgulayan karakteri arasındaki fark doğru olarak eşleştirilir.
Paragrafta vurgulanan temel ayrımı seçeneklerde bulmak için.

Key Concept

Felsefe ve Bilim İlişkisi (Varlığa Yaklaşım Farkı)
Question 7Question

Bilimi bir 'ürün' olarak ele alan yaklaşım (Neopozitivizm / Mantıkçı Pozitivizm), bilimi tamamlanmış bir önermeler sistemi olarak görür ve onun mantıksal yapısını analiz etmeye odaklanır.

Buna göre, aşağıda verilen 'ürün olarak bilim' yaklaşımına ait kavramları, bu yaklaşımdaki tanımlarıyla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Doğrulanabilirlik İlkesi
Gerekçelendirme Bağlamı
Mantıksal Analiz
Önermeler Sistemi

Matches

Show answer & explanation

Answer

Doğrulanabilirlik İlkesi olgusal sınanabilirlik tanımıyla, Gerekçelendirme Bağlamı iddiaların mantıksal geçerlilik boyutuyla, Mantıksal Analiz sembolik mantık çözümlemesiyle, Önermeler Sistemi ise bilimin tamamlanmış yapılar bütünü olarak görülmesiyle eşleşir.
Mantıkçı pozitivizmin bilim görüşünde; doğrulanabilirlik olgusal denetlenebilirliği, gerekçelendirme bağlamı mantıksal geçerliliği, mantıksal analiz dilsel çözümlemeyi, önermeler sistemi ise bilimin bitmiş ürün olma niteliğini ifade eder. Bu eşleştirmeler kavramların felsefi tanımlarıyla tam uyumludur.

Step-by-Step Solution

1
Doğrulanabilirlik İlkesi kavramını incelemek.
Olgusal dünyada sınanabilirlik ile ilgili olan tanım belirlendi.
Neopozitivistlerin anlamlılık ölçütü olan doğrulanabilirlik olgulara dayanır.
2
Gerekçelendirme Bağlamı kavramını incelemek.
Mantıksal yapıyı ve kanıtlamayı ele alan tanım belirlendi.
Reichenbach'ın felsefenin konusu yaptığı gerekçelendirme mantıksal doğrulama alanıdır.
3
Mantıksal Analiz kavramını incelemek.
Sembolik mantık kullanılarak yapılan dil çözümlemesi tanımı belirlendi.
Bilimin dilinin metafizikten arındırılması mantıksal analizle mümkündür.
4
Önermeler Sistemi kavramını incelemek.
Bilimi tamamlanmış bir yapı olarak gören tanım belirlendi.
Ürün olarak bilim yaklaşımı, bilimi süreci dışarıda bırakarak tamamlanmış bir sistem olarak ele alır.

Key Concept

Ürün Olarak Bilim Yaklaşımının Temel Kavramları
Question 8Question

Bilimi anlamak için yalnızca onun nihai ürünü olan bitmiş teorilere ve mantıksal çözümlemelere odaklanmak yeterli değildir. Bilim, tarihsel süreç içerisinde belirli bilim insanı topluluklarının ortak kabulleri, değerleri ve dünyayı algılama biçimleri (paradigmalar) çerçevesinde gerçekleştirdikleri beşeri bir pratiktir. Bu nedenle bilimsel ilerleme, eski paradigmanın krizlerle sarsılıp yerini yeni bir paradigmanın devrimsel bir süreçle almasıyla gerçekleşen toplumsal ve tarihsel bir etkinliktir.

Bu parçada savunulan görüşe göre, bilimi anlamak için aşağıdakilerden hangisine odaklanılması gerekir?

Show answer & explanation

Answer: Bilim insanı topluluğunun tarihsel süreç içindeki pratiklerine ve ortak kabullerine

Answer

Bilim insanı topluluğunun tarihsel süreç içindeki pratiklerine ve ortak kabullerine
Doğru yanıt olan seçenek, parçadaki 'bilim, tarihsel süreç içerisinde belirli bilim insanı topluluklarının ortak kabulleri, değerleri ve dünyayı algılama biçimleri (paradigmalar) çerçevesinde gerçekleştirdikleri beşeri bir pratiktir' ifadesiyle doğrudan örtüşmektedir. Bu bakış açısı, bilimi yalnızca kuramsal sonuçlardan (ürün) ibaret görmeyip, onu üreten topluluğun tarihsel ve sosyal etkinliği olarak inceler.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki temel bilim anlayışını tespit etmek.
Parçada bilimin sadece bitmiş teorilerden ibaret olmadığı, bilim insanları topluluğunun ortak kabulleri (paradigma) ve devrimsel dönüşümleriyle yürütülen toplumsal/tarihsel bir faaliyet olduğu bulunmuştur.
Soruda hedeflenen kavramsal çerçeveyi belirlemek amacıyla.
2
Tespit edilen anlayışı bilim felsefesindeki yaklaşımlarla eşleştirmek.
Bu yaklaşımın, bilimi bilim insanlarının bir etkinliği olarak gören 'etkinlik olarak bilim' (Thomas Kuhn) yaklaşımı olduğu anlaşılmıştır.
Seçeneklerdeki ürün olarak bilim ve etkinlik olarak bilim ayrımlarını ayırt edebilmek amacıyla.
3
Seçenekleri analiz ederek doğrudan çıkarımı bulmak.
Doğru yanıtın bilim insanı topluluğunun pratiklerine ve ortak kabullerine (paradigmalara) odaklanan seçenek olduğu belirlenmiştir.
Çeldirici olan ürüncü ve ontolojik seçenekleri eleyip net sonuca ulaşmak amacıyla.

Key Concept

Etkinlik olarak bilim yaklaşımı ve bilim insanları topluluğunun rolü
Estimated Time:2m 0s
Question 9Question

Bilimsel bilgi üretiminde araştırmacı, gözlemlediği olguları ele alırken kendi kişisel eğilimlerini, inançlarını, beklentilerini ve toplumsal ön yargılarını araştırma sürecinin dışında tutmakla yükümlüdür. Bir fizik deneyinin veya astronomik gözlemin sonuçları, deneyi gerçekleştiren bilim insanının kişisel özelliklerinden ya da dünya görüşünden bağımsız olarak, benzer teknik koşullar sağlandığında dünyanın her yerindeki diğer araştırmacılar tarafından da aynı şekilde gözlemlenebilmeli ve sınanabilmelidir. Öznel kanaatlerin veya toplumsal kabullerin gölgesinden sıyrılmak, bilimsel yöntemin güvenirliğini sağlayan en temel güvencedir.

Bu parçadaki düşünce bilimsel yöntemin hangi özelliğini vurgulamaktadır?

Show answer & explanation

Answer: Deney ve gözlem sonuçlarının araştırmacının öznelliğinden bağımsız, nesnel bir yapıda olmasını

Answer

Deney ve gözlem sonuçlarının araştırmacının öznelliğinden bağımsız, nesnel bir yapıda olmasını
Parçada bilim insanının kendi kişisel inanç, beklenti ve ön yargılarını araştırma sürecinin dışında tutması gerektiği; elde edilen deney ve gözlem sonuçlarının ise kişisel özelliklerden bağımsız olarak herkes için aynı sonucu vermesi gerektiği belirtilmiştir. Bu durum, bilimsel yöntemin kişiden kişiye değişmeyen, tarafsız ve nesnel bir yapıda olması özelliğini doğrudan vurgular.

Step-by-Step Solution

1
Paragraftaki ana düşünceyi analiz etme
Araştırmacının kişisel inanç, beklenti ve ön yargılarını süreçten uzak tutması gerektiği ve sonuçların herkes tarafından aynı koşullarda aynı şekilde gözlemlenebilmesi gerektiği vurgulanmaktadır.
Parçadaki temel vurguyu saptamak, bizi doğrudan bilimsel yöntemin ilgili özelliğine ulaştıracaktır.
2
Kavramsal eşleştirme yapma
Kişisel eğilimlerden ve öznellikten arınmış olma durumu bilim felsefesinde 'nesnellik' (objektiflik) kavramıyla ifade edilir.
Bilimsel yöntemin özelliklerinin felsefi terminolojideki karşılığını belirlemek gerekir.
3
Seçenekleri değerlendirme ve çelişkileri eleme
Deney ve gözlem sonuçlarının öznellikten uzak ve nesnel yapıda olmasını ifade eden seçeneğin doğru olduğu belirlenmiştir. Diğer seçeneklerin ise bilimin dogmatik olmaması, yöntemin keyfi esnetilemeyeceği, bütüncül yaklaşımın felsefeye ait olması ve bilimin olgusal yapısıyla çelişmesi yönlerinden elenmesi gerekir.
Doğru sonuca ulaşmak ve çeldiricilerin kavramsal hatalarını doğrulamak için seçenek analizi gereklidir.

Key Concept

Bilimin Nesnelliği (Objektiflik)
Estimated Time:2m 0s
Question 10Question

Bir araştırma grubunun yürüttüğü ekolojik çalışmada, elde edilen verilerin bir kısmının araştırmacıların baştan öne sürdüğü çevre kirliliği hipotezini desteklemediği görülmüştür. Araştırma ekibi lideri, projenin prestijini korumak ve fonların devamlılığını sağlamak amacıyla hipoteze uymayan verileri analiz dışı bırakmış ve raporu sadece beklentileri doğrulayan veriler üzerinden kaleme almıştır. Bu parçada eleştirilen durum, bilimsel çalışmaların yürütülmesinde aşağıdakilerden hangisinin ihlal edildiğini doğrudan göstermektedir?

Show answer & explanation

Answer: Bilimsel verilerin tarafsız ve dürüst bir şekilde raporlanması

Answer

Bilimsel verilerin tarafsız ve dürüst bir şekilde raporlanması
Doğru yanıt, bilimsel verilerin tarafsız ve dürüst bir şekilde raporlanması gerektiğini savunan ifadedir. Parçada araştırmacının kendi beklentilerine uymayan verileri rapordan çıkarması, bilimin tarafsızlık ve nesnellik ilkesine doğrudan aykırıdır ve bilimsel dürüstlüğü ihlal eder.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki durumu analiz etme
Araştırmacının kendi hipotezini korumak ve maddi kaynakları kaybetmemek amacıyla olumsuz sonuçlar veren verileri rapordan çıkardığı tespit edilir.
Sorunun odağındaki bilimsel etik dışı eylemi belirlemek.
2
Etik ihlalin niteliğini değerlendirme
Verilerin kasıtlı olarak ayıklanması veya değiştirilmesi, bilimsel araştırmalarda nesnellik, dürüstlük ve olgulara sadakat ilkelerinin ihlali anlamına gelir.
Olayın hangi bilimsel etik kavramıyla uyuştuğunu saptamak.
3
Çeldiricileri eleme ve doğru seçeneğe ulaşma
Bilim dışı ahlak tanımlarını, felsefe-bilim ayrımını veya bilimin pratik faydalarını vurgulayan seçenekler elenerek bilimsel dürüstlük ilkesini içeren seçenek doğru cevap olarak belirlenir.
Kavramsal kafa karışıklıklarını gidererek soruyu netleştirmek.

Key Concept

Bilimsel araştırma etiğinde nesnellik ve veri bütünlüğü
Estimated Time:2m 0s
Bilim Felsefesi Practice Questions — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) | Examkin