Paragrafta Anlam
1306 questions
Aşağıdaki sol sütunda numaralanmış cümlelerde yazarların üslubuna yönelik bazı değerlendirmelere yer verilmiş, sağ sütunda ise bu değerlendirmelerin doğrudan ilişkili olduğu anlatım ilkeleri sıralanmıştır. Buna göre, sol sütundaki değerlendirmeleri sağ sütundaki anlatım ilkeleriyle doğru bir şekilde eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Yazmaya başladığım ilk yıllarda kelimelerin peşinden koşar, sayfaları durmaksızın doldururdum. Zamanla anladım ki gerçek ustalık, çok söz söylemekte değil; sayfalarca sürecek bir düşünceyi, bir duyguyu adeta damıtarak birkaç satıra sığdırabilmektedir. Bu yüzden ben, metinlerimdeki gereksiz süsleri temizledikten sonra, her bir cümleme koca bir dünyayı yüklemeye çalışırım. Okur, o birkaç kelimelik köprüden geçerek kendi zihnindeki geni�� vadilere ulaşmalıdır.
Buna göre, bu parçadaki yazarın yazarlık anlayışında öne çıkan anlatım ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?
Eski kitapların yıpranmış sayfalarını onarırken sadece kâğıdı ve deriyi bir araya getirdiğimi düşünmüyorum. Parmaklarımın ucunda, yüzyıllar öncesinden kalma bir ustanın el izi, kenara düşülmüş aceleci bir not veya kurumuş bir çiçek yaprağı canlanıyor. Zamanın acımasız akışına karşı durmaya çalışan bu nesnelere dokunurken içimde hem derin bir hayranlık hem de geçip giden hayatlara karşı hüzünlü bir şefkat filizlenir. Bazen günlerce tek bir sayfa üzerinde çalışırım; sabır, benim için bir zorunluluk değil, o kitabın eski sahibine duyduğum vefa borcunun sessiz bir ifadesidir. İnsanlar geçer gider, geriye sadece onların ruhunu taşıyan bu sessiz tanıklar kalır. İşte bu yüzden, her dikişte geçmişle gelecek arasında görünmez ama kopmaz bir köprü kurduğumu hissederim.
Bu par��ada kendisinden söz eden cilt ustasının iç dünyası ve çalışma ahlakı dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisiyle nitelendirilmesi en uygundur?
Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralanabilmesi için yapılması gereken analiz doğrultusunda, baştan üçüncü sıraya gelmesi gereken cümleyi belirleyiniz.
Fill in the blanks below
II. Fiziksel ufalanma sonucu yüzey alanı genişleyen kayaçlar, atmosferdeki gazlar ve suyla daha kolay tepkimeye girer.
III. Böylece büyük kaya kütleleri, zamanla bitkilerin ve mikroorganizmaların kolayca tutunabileceği verimli bir toprak tabakasına dönüşür.
IV. Kayaçların topraklaşma süreci, öncelikle mekanik etkenlerle küçük parçalara ayrılmasıyla başlar.
V. Ardından devreye giren kimyasal ayrışma süreci, bu ufalanmış parçaları moleküler düzeyde etkilemeye başlar.
Yukarıdaki cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında baştan üçüncü cümle hangisi olur? (Cevabınızı sadece Roma rakamı olarak yazınız, örn: IV)
Cevap:
Benim için bir fotoğrafı değerli kılan şey, onun teknik kusursuzluğundan ziyade taşıdığı duygudur. Bazen hafifçe bulanık çıkmış veya ışığı doğru ayarlanamamış bir kare, izleyicide çok daha güçlü bir yaşanmışlık hissi uyandırabilir. Anın ruhunu yakalayabilmişsem benim için o fotoğraf başarılı demektir.
Bu sözler aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık söylenmiş olabilir?
Bir kentin tarihî sokaklarında yürürken sadece binaların dış yüzeylerini değil, o yapıların gölgelerinde biriken zamanı da adımlarsınız. Eski bir ahşap kapının üzerindeki paslı halka veya çatlak bir mermer sütun, geçmişin durağan birer belgesi olmanın ötesinde, dünün hikâyelerini bugüne fısıldayan birer canlı anlatıcıdır. Kimi sanat tarihçileri mimariyi yalnızca mekânsal bir düzenleme ve işlevsel bir form olarak ele almaktadır. Oysa mimari, taşın ve ahşabın dilinden dökülen sessiz bir anlatıdır. Loş bir koridora adım attığınızda genzinizi yakan o küf kokusu, geçmiş kuşakların yaşanmışlıklarını duyularınızla buluşturur; sizi fiziksel sınırların ötesine taşır.
Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Y��llarca bu daracık, aseton ve selüloit kokan makine dairesinde, ışığın gümüş perdeye yansıttığı hayallerin bekçiliğini yaptım. (I) Filmin çarklar arasındaki o ritmik tıkırtısı benim için adeta bir yaşam melodisiydi; o ses kesildiğinde kalbimin de duracağını hissederdim. (II) Şimdilerde ise o devasa bobinlerin yerini soğuk diskler ve ruhsuz düğmeler aldı; bu hızlı dönüşümün ortasında geçmişin o samimi ışığını arıyorum. (III) Yine de her akşam sinema salonunun kapılarını açarken ilk günkü heyecanla parmak uçlarımın titrediğini hissediyorum. (IV) Belki de artık kimsenin yüzüne bakmadığı o eski afişlerin tozunu alırken içimi kaplayan o buruk yalnızlığa rağmen, bu mesleği seçtiğim için bir gün bile pişmanlık duymadım.
Bu parçada numaralanmış cümlelerde dile getirilen duyguları ve belirgin karakter özelliklerini sağdaki tanımlarla eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
"Kitap okumak; zihni dinlendiren, insana yepyeni ufuklar açan bir limandır. Televizyon izlemek ise zihni tembelliğe alıştırır ve insanı edilgen bir alıcı durumuna getirir."
Yukarıdaki parçada hem tanımlama hem de kar��ılaştırma düşünceyi geliştirme yollarından yararlanıldığı yargısı doğru mudur?
(I) Kahve, tüm dünyada en çok tüketilen ve sosyal ilişkileri canlandıran içeceklerin başında gelir. (II) Arkadaş toplantılarında ya da yoğun iş saatlerinde bir fincan kahve içmek, insanlara keyifli bir mola sunar. (III) Kahve bitkisi, nemli ve tropikal iklim koşullarında verimli bir şekilde yetişme imkânı bulur. (IV) İnsanlar bu sıcak içeceği yudumlarken hem günün yorgunluğunu atar hem de samimi sohbetler gerçekleştirir. (V) Dolayısıyla kahve, sadece kafein içeren sıradan bir içecek değil, toplumsal bir paylaşım aracıdır.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
(I) Zeytinyağı, Akdeniz havzasında binlerce yıldır sadece bir gıda maddesi değil, aynı zamanda ��ifa ve aydınlanma kaynağı olarak kullanılmıştır. (II) Antik Çağ'da "sıvı altın" olarak adlandırılan bu değerli ürün; tapınakların kutsal kandillerinde yakılmış, sporcuların vücutlarını ovmakta kullanılmış ve tıp hekimlerince ilaç reçetelerine dahil edilmiştir. (III) Zeytin ağacının yaprağından meyvesine, yağından pirinasına kadar her unsurunun değerlendirilmesi, onu tarım toplumlarının en kutsal simgelerinden biri hâline getirmiştir. (IV) Zeytinyağının kalitesini belirleyen en önemli süreçlerden biri olan zeytin hasadı, sonbaharın sonlarında büyük bir titizlikle gerçekleştirilir. (V) Dalından zedelenmeden tek tek toplanan zeytinler, asit oranının yükselmemesi için hiç bekletilmeden soğuk sıkım ünitelerine taşınır. (VI) Burada mekanik yöntemlerle ezilen meyveler, ısıl işleme maruz bırakılmadan sıkılarak en saf ve besleyici formuna ulaştırılır.
Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
Güneş henüz dağların arkasından yüzünü göstermemişken köyün gençleri meydanda toplandı. Çantalarını sırtlarına yerleştirip yola koyuldular. Patika yol boyunca sessizce ilerlerken sadece ayaklarının altındaki kuru yaprakların sesi duyuluyordu. Grubun önünde yürüyen Ahmet birden durdu ve elini kaldırarak arkasındakilere işaret etti. Herkes nefesini tutmuş, çalılıkların arasından gelen kıpırtıya odaklanmıştı.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?
Aşağıdaki sol sütunda bir eleştirmenin incelediği eserlerde karşılaştığı anlatım özelliklerine dair değerlendirmeleri, sağ sütunda ise bu değerlendirmelerin ilgili olduğu anlatım ilkeleri verilmiştir. Buna göre, sol sütundaki değerlendirmeleri sağ sütundaki anlatım ilkeleriyle doğru bir şekilde e��leştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Gazeteci:
(I) ----
Karikatürist:
— Aslında sadece çocukların dünyasına hitap ettiğimi düşünmüyorum. Çizgilerimdeki mizah, yetişkinlerin de günlük hayatta gözden kaçırdığı detayları içeriyor. Dolayısıyla her yaştan okurun kendinden bir parça bulabileceği ortak bir dil oluşturmaya çalışıyorum.
Gazeteci:
(II) ----
Karikatürist:
— Eskiden sadece kâğıt ve mürekkeple çalışırdım, şimdilerde ise dijital tabletler işimi çok kolaylaştırıyor. Ancak ne tür bir teknoloji kullanırsam kullanayım, masanın başına oturduğumda zihnimde beliren o ilk kıvılcım ve çizginin kâğıtla buluştuğu andaki his hiç değişmiyor.
Bu diyalogda boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
II. Dijital çizim araçlarının kâğıt üzerindeki çizim hissini ��ldürdüğüne katılıyor musunuz?
II. Son yıllarda karikatür sanatına olan ilginin azaldığını düşünüyor musunuz?
II. Teknolojik gelişmelerin çizim sürecinize ve üretim biçiminize nasıl bir etkisi oldu?
II. Teknolojinin getirdiği kolaylıklar nedeniyle geleneksel yöntemleri tamamen terk mi ettiniz?
II. Çizim yaparken kullandığınız malzemelerin kalitesi eserin başarısını nasıl etkiler?
Aşağıdaki parçaya göre soruyu cevaplayınız.
Nöroestetik, sanat eserlerinin insan zihninde ve beynindeki biyolojik karşılıklarını deneysel yöntemlerle inceleyen, görece yeni ve disiplinlerarası bir çalışma alanıdır. Bu alanın savunucuları, güzellik ve sanat algısının sadece toplumsal kurallar ya da kültürel kabullerle inşa edilmiş bir değerler bütünü olmadığını, temelde evrimsel süreçlerle şekillenmiş sinirsel mekanizmalara dayandığını ileri sürerler. Örneğin; doğada hayatta kalma ve eş seçme başarısıyla ilişkilendirilen simetri, düzen ve denge gibi görsel ögelerin beyindeki ödül merkezlerini uyarması, biyolojik mirasımızın sanatsal beğenilerimiz üzerindeki belirleyici gücüne örnek gösterilir. Ancak nöroestetik, sanatı ve estetik deneyimi sadece sinir hücrelerinin elektriksel ve kimyasal aktivitelerine indirgediği gerekçesiyle geleneksel sanat tarihçileri ve estetik kuramcıları tarafından sert biçimde eleştirilmektedir. Eleştirmenlere göre sanat; tarihsel bağlamın, toplumsal bellek ve bireysel yaşanmışlıkların oluşturduğu çok boyutlu bir anlam ağının ürünüdür ve laboratuvar koşullarında ölçümlenemez. Bu yönüyle nöroestetik, sanatın karmaşık yapısını bütünüyle açıklamada tek başına yetersiz kalsa da insanın yaratıcı edimlerle kurduğu fiziksel ve biyolojik bağı somut verilerle görünür kılması bakımından önemli bir potansiyel barındırmaktadır.
Bu parçadan hareketle nöroestetikle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Yazmak, her şeyden önce zihindeki gürültüyü susturup mutlak bir sessizliğe sığınma çabasıdır. Çoğu insan yazmayı, kelimelerin kâğıt üzerinde çıkardığı bir ses, bir çığlık olarak görür; oysa gerçek yazınsal yaratım, dış dünyanın uğultusunu dışarıda bırakabilen bir içe dönüş anında başlar. Tıpkı derin bir denize dalan yüzücünün, yüzeydeki dalgaların sesini duyamaz hâle gelmesi gibi, yazar da kalemi eline aldığında kendi derinliğindeki sessizliğe gömülür. Bu sessizlik, hiçbir şey söylememek değil, aksine söylenecek en anlamlı sözlerin mayalanma sürecidir. Nitekim gürültülü bir ortamda üretilen metinler, genellikle yüzeysel bir çırpınışın ötesine geçemezken, sessizliğin süzgecinden geçenler zamana meydan okur. Dolayısıyla yazmak, gürültülü bir dünyada sessizce konuşma sanatıdır.
Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Aşağıda karışık olarak verilen cümleleri anlamlı bir paragraf oluşturacak şekilde sıralayınız.
Drag items to arrange them in the correct order
(I) Çeviribilimde 1970'li yıllardan sonra ağırlık kazanan işlevselci yaklaşımlar, kaynak metne sadakat ilkesini merkeze alan geleneksel bakış açısını temelden sarsmıştır. (II) Bu yaklaşımların en belirgin temsilcilerinden biri olan Skopos Kuramı, çeviri eylemini her şeyden önce hedef kitleye yönelik amaçlı bir insan davranışı olarak tanımlar. (III) Kuramın kurucularına göre bir çeviri sürecinde verilecek her türlü teknik karar, nihayetinde çevirinin hedef kültürde üstleneceği bu amaca göre şekillenmelidir. (IV) Dolayısıyla erek metnin başarısı, kaynak metinle kurduğu simetriden ziyade, kendi alımlayıcı ortamında üstlendiği işlevsel yeterlilikle ölçülür. (V) Nitekim bu işlevsel yeterlilik, çevirmenin erek kültüre ait dilsel ve kültürel kodları ne ölçüde esneklikle kullanabildiğine bağlıdır. (VI) Bu esneklik ise çevirmeni, salt bir aktarıcı olmaktan çıkarıp hedef kültürün dünyasını inşa eden bağımsız bir yazar konumuna yükseltir.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinden sonra, "Bahsi geçen amaç doğrultusunda çevirmen, kaynak metnin dilsel biçimini sadakatle korumak yerine hedef kitlenin beklentilerini ve kültürel normlarını önceler." cümlesi getirilirse parçanın anlam bütünlüğü sağlanmış olur?
Zekâ, çevreye uyum sağlama becerisinden ziyade, mevcut koşulları kendi bilişsel şemalarımıza göre yeniden yapılandırma gücüdür. Bu yönüyle o, pasif bir kabullenme değil, aktif bir biçimlendirme sürecidir. Nitekim psikolog Jean Piaget, zekâyı 'organizmanın çevreyle dengeli bir etkileşim kurmasını sağlayan dinamik bir uyum süreci' olarak tanımlayarak bu kavramın sınırlarını çizer. Zekânın bu dinamik yapısı, onu salt bilgi depolama kapasitesi olan hafızadan çok daha işlevsel ve karmaşık kılar. Tıpkı bir nehrin yatağını aşındırarak kendine yeni bir yol açması gibi zekâ da karşılaştığı engelleri aşmak için yeni düşünce yolları inşa eder. Dolayısıyla zekâyı durağan bir veri seti olarak görmek, insan zihninin evrimsel serüvenini yadsımak anlamına gelir.
Bu parçanın anlatımında düşünceyi geliştirme yollarından tanımlama, tanık gösterme, karşılaştırma ve benzetmeye birlikte başvurulduğu yargısı doğru mudur?
(I) Kitap okuma alışkanlığı, bireyin zihinsel gelişimine ve kelime dağarcığının zenginleşmesine doğrudan katkı sağlar. (II) Düzenli okuyan insanlar, olayları daha geniş bir perspektiften değerlendirebilir ve kendilerini daha iyi ifade edebilirler. (III) Son yıllarda yayınevleri, dijital platformlar üzerinden e-kitap satışlarına ağırlık vermeye başlamıştır. (IV) Ayrıca bu alışkanlık, empati yeteneğini geliştirerek toplumsal ilişkilerde daha anlayışlı bireyler olunmasına zemin hazırlar. (V) Kısacası kitaplar, hem zihni eğiten hem de ruhu olgunlaştıran en değerli dostlardır.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
(I) Minyatür sanatı, Doğu ve Batı dünyasında çok eski zamanlardan beri el yazması kitapları süslemek ve metni görselleştirmek amacıyla kullanılan, kendine özgü kurallara sahip bir resim dalıdır. (II) Bu sanatta derinlik, ışık ve gölge gibi üç boyutlu unsurlar kullanılmaz; figürler önem derecelerine göre büyüklü küçüklü çizilerek boyanır. (III) Klasik dönem Osmanlı minyatürlerinde genellikle saray yaşamı, savaşlar, sünnet şenlikleri ve tarihî olaylar büyük bir titizlikle resmedilmiştir. (IV) Minyatür yapımında kullanılan malzemelerin seçimi ve hazırlanması, sanatçının ustalığını belirleyen en önemli aşamalardan biridir. (V) Boyaların doğal pigmentlerden elde edilmesi, fırçaların ise özellikle yavru kedilerin ensesindeki tüylerden yapılması bu hazırlık sürecinin hassasiyetini gösterir. (VI) Ayrıca resmin yapılacağı kâğıdın üzerine sürülen ahar maddesi, boyaların kâğıda tutunmasını sağlarken esere uzun ömürlü bir dayanıklılık kazandırır.
Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?