Paragrafta Anlam

1306 questions

Question 121Question

Sanat yapıtının biricikliği ve kalıcılığı, onun toplumsal ya da tarihsel koşullardan bütünüyle bağımsız, kendi içine kapalı bir estetik adacık oluşturmasından değil; tam aksine, bu koşulların karmaşık ağını kendi özgül ve özerk diliyle yeniden üretebilmesinden kaynaklanır. Bir resim ya da roman, yaratıldığı dönemin iktisadi, siyasi ya da kültürel çatışmalarını doğrudan rapor eden nesnel bir belge veya tarihsel bir vesika değildir; eğer yalnızca bu işlevi üstlenseydi, zamanın yıpratıcı etkisine direnemez, tarihsel faydacılığın dar sınırları içinde eriyip giderdi. Sanatın asıl gücü, dış dünyadaki nesnel gerçekliği aynen taklit etmekte değil, o gerçekliğin insan bilincinde yarattığı derin sarsıntıyı estetik biçimlerin sağladığı özgürlük alanı içinde görünür kılmasında yatar. Dolayısıyla, bir sanat eserini doğru anlamlandırma çabası, onu üreten dönemin toplumsal koşullarına kaba bir indirgemecilikle yaklaşmadan, bu koşulların eserin kendine has biçimsel yapısında nasıl sanatsal bir dönüşüme uğradığını deşifre etmeyi gerektirir. Eserin özerkliği, tarihsel bağlamdan tamamen kopuk bir soyutlanma değil, o bağlamın estetik bir süzgeçten geçirilerek evrensel ve kalıcı kılınmasıdır.

Bu parçadan hareketle, sanat eserinin kalıcılığının ve özgünlüğünün, toplumsal bağlamı estetik bir süzgeçten geçirip kendi biçimsel yapısı içinde dönüştürerek aktarmasında yattığı yargısı doğru mudur?

Show answer & explanation

Answer: True

Answer

Sanat eserinin kalıcılığı ve biricikliği, dış gerçekliğin estetik bir süzgeçten geçirilip biçimsel olarak dönüştürülmesiyle mümkündür.
Bu parçada sanat yapıtının biricikliği ve kalıcılığı, onun tarihsel ve toplumsal gerçeklikten tamamen bağımsız olmasıyla değil, bu bağlamı estetik bir formla yeniden üretmesiyle ilişkilendirilmiştir. Dolayısıyla sunulan yargı, parçanın ana iletisini tam olarak karşılamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Paragrafın giriş ve gelişme cümlelerindeki temel kavramları (biriciklik, kalıcılık, tarihsel bağlam, estetik özerklik) belirlemek.
Sanatın toplumsal/tarihsel koşullarla ilişkili olduğu ancak bunları doğrudan taklit etmediği, estetik özerklik çerçevesinde dönüştürdüğü tespit edilir.
Yazarın sanatın varlık koşullarına dair yaptığı temel saptamayı kavramak.
2
Parçadaki indirgemecilik ve doğrudan yansıtma eleştirilerini analiz etmek.
Sanatın sadece tarihi veya toplumsal olayları aktaran bir vesika (belge) olması durumunda kalıcı olamayacağı sonucuna ulaşılır.
Ana düşünceyi belirlerken yazarın karşı çıktığı durumları dışarıda bırakmak.
3
Son cümledeki özerkliğin tanımını ve işlevini değerlendirmek.
Özerkliğin, tarihsel bağlamın estetik bir süzgeçten geçirilerek evrensel ve kalıcı kılınması demek olduğu saptanır.
Yazarın nihai olarak ulaştığı sentezi ve vermek istediği ana mesajı belirlemek.
4
Verilen yargı ile parçanın ana iletisini karşılaştırarak doğruluk değerini belirlemek.
Verilen yargının, parçanın bütününde savunulan ve son cümlede özetlenen tarihsel bağlamın estetik biçimle dönüştürülmesi fikriyle tam olarak örtüştüğü görülür ve doğru olduğu sonucuna varılır.
Soruda yöneltilen yargının parçanın ana düşüncesiyle uyumlu olduğunu doğrulamak.

Key Concept

Paragrafta Ana Düşünceyi Belirleme
Question 122Question

Nöromimariyi ele alan aşağıdaki metinde numaralanmış cümleler ile bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşünceler eşleştirilmek istenmektedir.

Metin:
(I) Nöromimari, mekânsal tasarımın insan beyni ve biyolojik yapısı üzerindeki doğrudan etkilerini deneysel metotlarla inceleyen ve nörobilim ile mimariyi birleştiren disiplinler arası bir alandır. (II) Klasik mimarlık anlayışının estetik ve işlevsellik odaklı sınırlarını geride bırakarak bireyin bilişsel süreçlerini, karar mekanizmalarını ve duygusal tepkilerini mekân üzerinden anlamlandırmayı hedefler. (III) Sektörde yapılan son bilimsel araştırmalar; yüksek tavanlı odaların insan zihninde özgürlük hissi yaratarak soyut düşünceyi ve yaratıcılığı tetiklediğini, dar ve basık alanların ise odaklanmayı kolaylaştırırken aynı zamanda stres seviyesini yükselttiğini doğrulamaktadır. (IV) Buradan hareketle geleceğin tasarım felsefesi, yapıları sadece fiziksel barınaklar olarak görmekten vazgeçip insan fizyolojisiyle doğrudan uyumlu, sağlığı destekleyici yaşam alanları kurgulamayı kaçınılmaz bir sorumluluk olarak kabul edecektir.

Buna göre, numaralanmış cümleler ile sağda verilen yardımcı düşüncelerin doğru eşleştirmesi nasıl olmalıdır?

Click a left item, then click its matching right item

Items

I. cümle
II. cümle
III. cümle
IV. cümle

Matches

Show answer & explanation

Answer

I. cümle, nöromimarinin farklı alanlardan beslenerek mekânın insan anatomisi üzerindeki yansımalarını kanıtlanabilir verilere dayandırdığı düşüncesiyle; II. cümle, geleneksel mimari yaklaşımların ötesine geçerek mekânsal unsurların insan ruhu ve zihni üzerindeki etkilerini açıklamaya çalıştığı düşüncesiyle; III. cümle, mekânların tavan yüksekliği gibi fiziksel özelliklerinin zihinsel etkinlikler ve psikolojik durumlar üzerinde belirleyici olduğu düşüncesiyle; IV. cümle ise tasarım süreçlerinde insan bedeninin işleyişini gözetmenin bir tercih olmaktan çıkıp temel bir görev haline geleceği düşüncesiyle eşleşmektedir.
Her cümle, kendi içinde barındırdığı anahtar kavramların eş anlamlıları ve yakın anlamlılarıyla yeniden yapılandırılmış en uygun yardımcı düşünceyle eşleşmiştir.

Step-by-Step Solution

1
I. cümlenin anlam sınırlarını ve anahtar kelimelerini belirlemek.
I. cümlede nöromimarinin disiplinler arası yapısı (nörobilim ile mimariyi birleştirme) ve deneysel yöntemlerle çalıştığı vurgulanmıştır. Bu özellikler 'farklı alanlardan beslenerek kanıtlanabilir verilere dayanma' yargısıyla tam uyuşmaktadır.
İlk cümleden çıkarılabilecek en kapsamlı yardımcı düşünceyi doğru tespit edebilmek.
2
II. cümlenin sunduğu yeni yaklaşımı analiz etmek.
II. cümlede 'klasik mimarlık anlayışının sınırlarını geride bırakma' (geleneksel yaklaşımların ötesine geçme) ve 'bilişsel süreçler ile duygusal tepkileri anlamlandırma' (insan ruhu ve zihni üzerindeki etkileri açıklama) hedefleri verilmiştir.
İkinci cümleye karşılık gelen yardımcı düşünceyle anlam ilişkisi kurabilmek.
3
III. cümlede yer alan bilimsel araştırmaları ve örnekleri değerlendirmek.
III. cümlede tavan yüksekliği (yüksek tavan, dar ve basık alan) gibi fiziksel unsurların soyut düşünce (zihinsel etkinlik) ve stres seviyesi (psikolojik durum) üzerindeki etkileri örneklenmiştir.
Üçüncü cümlenin işaret ettiği somut yardımcı düşünceyi belirlemek.
4
IV. cümledeki çıkarım ve zorunluluk ifadesini incelemek.
IV. cümlede geleceğin mimarisinde 'insan fizyolojisiyle uyumlu yaşam alanları kurgulamanın kaçınılmaz bir sorumluluk' olacağı belirtilmiştir. Bu durum, insan bedeninin işleyişini gözetmenin artık bir tercih değil, temel bir görev olduğunu gösterir.
Dördüncü cümle ile kalan yardımcı düşünceyi doğru şekilde eşleştirmek.

Key Concept

Paragrafta Yardımcı Düşüncelerin tespiti ve cümlelerle eşleştirilmesi
Question 123Question

Aşağıdaki parçada numaralanmış cümleleri, bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşüncelerle eşleştiriniz.

Metin:
(I) Henri Bergson, modern bilimin zamanı uzamsallaştırma eğilimini eleştirerek 'süre' (durée) kavramını ortaya atar. (II) Bilimsel zaman, saatin kadranındaki eşit aralıklar gibi parçalara bölünmüş, ölçülebilir ve homojen bir yapıya sahipken; gerçek süre, geçmişin şimdiki ana kesintisizce aktığı, bölünemez ve dinamik bir akıştır. (III) Bergson’a göre insan bilinci, zamanı mekansal dilimlere ayırarak değil, anların birbiri içinde eridiği bu heterojen akışla kavrar. (IV) Zira zihin, geçmiş yaşantıları bir kenara yığıp saklamaz; aksine, geçmiş, şimdiki anın inşasında sürekli bir kurucu güç olarak varlığını sürdürür. (V) Dolayısıyla, hayatı ve bilinci mekanik zamanın şablonlarıyla açıklamaya çalışmak, varoluşun kendisini statik bir yanılsamaya indirgemek demektir.

Click a left item, then click its matching right item

Items

I. Cümle
II. Cümle
III. Cümle
IV. Cümle

Matches

Show answer & explanation

Answer

Eşleştirmede; I. cümle 'Zamanı fiziksel bir boyut veya alan gibi ele alan geleneksel yaklaşımlara karşı çıkıldığı' yargısıyla, II. cümle 'Matematiksel zaman algısının durağanlığına karşılık, gerçek zamanın kesintisiz ve devingen bir karaktere sahip olduğu' yargısıyla, III. cümle 'Bireyin iç dünyasındaki zaman deneyiminin, yapay sınırlarla bölünmüş anların kaynaşmasıyla gerçekleştiği' yargısıyla, IV. cümle ise 'Hafızadaki yaşantıların pasif bir birikim alanı oluşturmadığı, şimdinin biçimlenmesinde aktif rol oynadığı' yargısıyla eşleşmektedir.
Eşleştirmedeki her bir çift, paragraftaki cümlelerin anlam sınırları korunarak ve kendi ifadeleriyle çelişmeyecek şekilde doğru kavramlarla bağdaştırılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
I. cümleyi analiz ederek 'uzamsallaştırma' kavramının anlamını ve eleştirilen yönü tespit etmek.
I. cümlenin, zamanı mekansal bir alan gibi ele alan geleneksel yaklaşımların eleştirisiyle ilgili olduğu belirlenir.
Bergson'un modern bilime yönelttiği temel eleştirinin zamanın mekansallaştırılmasına yönelik olduğunu anlamak için.
2
II. cümlede karşılaştırılan 'bilimsel zaman' ile 'gerçek süre' kavramlarının özelliklerini çözümlemek.
Ölçülebilir bilimsel zamanın durağanlığına karşın gerçek sürenin akışkan ve bölünemez olduğu saptanır.
Metinde nicel zaman ile nitel ve dinamik zaman arasındaki farkı ortaya koyan yardımcı düşünceyi bulmak için.
3
III. cümlede insan bilincinin zamanı algılama biçimini incelemek.
Bilincin zamanı parçalara ayırarak değil, anların kaynaşmasıyla oluşturduğu dinamik akışla kavradığı görülür.
Öznenin iç dünyasındaki zaman deneyiminin yapay bölünmelere karşıt olarak anların bütünlüğüyle açıklandığını doğrulamak için.
4
IV. cümlede zihnin geçmişe ve şimdiye yaklaşımını değerlendirmek.
Geçmişin pasif bir depo olmayıp şimdiki anın kurulmasında etkin bir kurucu güç olduğu sonucuna varılır.
Hafıza ile şimdiki zaman arasındaki aktif kurucu ilişkiyi dile getiren yardımcı düşünceyi belirlemek için.

Key Concept

Paragrafta Yardımcı Düşünceler
Estimated Time:3m 0s
Question 124Question

35 - 36. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.

Byung-Chul Han, modern özneyi Foucault’nun 'disiplin toplumu' kavramsallaştırmasının ötesine geçerek bir 'başarı toplumu' sakini olarak tanımlar. Disiplin toplumu; hastaneler, tımarhaneler, hapishaneler ve fabrikalarla örülü, 'yapmalıs��n' ya da 'yasak' gibi negatif sınırlamalarla hareket eden itaatkâr bedenler üretmeye yönelik bir yapıdır. Buna karşın başarı toplumu; spor salonları, ofis kuleleri, bankalar ve büyük teknoloji şirketleriyle karakterize edilir ve mottosu 'yapabilirsin' şeklindeki pozitifliktir. Bu yeni düzende özne, dışsal bir tahakküm odağının zorlayıcı denetiminden kurtulduğunu düşünürken aslında kendi kendisinin girişimcisi haline gelir. Ancak bu özgürleşme illüzyonu, daha derin bir bağımlılık ve tahakküm ilişkisini beraberinde getirir. Çünkü birey, artık başka bir otoritenin değil, bizzat kendisinin söm��rücüsü olmuştur. Performans odaklı bu yapıda sömüren ile sömürülen aynı kişidir. 'Yapabilirlik' sınırı olmayan bu gönüllü öz-sömürü süreci, modern insanı kronik bir tükenmişli��e ve klinik depresyona sürükler. Han’a göre günümüzün tipik psikolojik rahatsızlıkları, dışsal engellerin veya yasakların değil, bireyin kendi üzerinde kurduğu bu sınırsız performans baskısın��n ve başarısızlık korkusunun birer sonucudur.

Bu parçaya göre 'başarı toplumu' ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Show answer & explanation

Answer: Birey üzerindeki denetim ve yaptırımları somut kurumlar ve yasaklar aracılığıyla gerçekleştirdiği

Answer

Birey üzerindeki denetim ve yaptırımları somut kurumlar ve yasaklar aracılığıyla gerçekleştirdiği
Doğru cevap, başarı toplumunun birey üzerindeki denetimini somut kurumlar ve yasaklar aracılığıyla gerçekleştirdiğini öne süren ifadedir. Metne göre, somut kurumlar (hastaneler, tımarhaneler, hapishaneler, fabrikalar) ve negatif sınırlamalar ('yapmalısın', 'yasak') başarı toplumuna değil, disiplin toplumuna ait özelliklerdir. Başarı toplumu ise 'yapabilirsin' mottosuyla ve bireyin kendi kendini sömürmesiyle karakterize edilir. Bu nedenle bu yargı başarı toplumu için söylenemez.

Step-by-Step Solution

1
Paragrafın genel konusu ve ana fikri belirlenir.
Metnin, Byung-Chul Han'ın disiplin toplumu ile başarı toplumu karşılaştırması üzerinden modern öznenin kendini sömürmesini ele aldığı saptanır.
Paragrafın bütününe hâkim olan düşünceyi anlamak seçenekleri doğru yorumlamak için gereklidir.
2
Soruda istenen 'başarı toplumu' kavramına yönelik olumsuz yargı seçeneklerde aranır.
Somut kurumlar ve yasaklar aracılığıyla denetim kurma özelliğinin başarı toplumuna değil, disiplin toplumuna ait olduğu tespit edilir.
Metindeki 'Disiplin toplumu; hastaneler, kışlalar... yasak gibi negatif sınırlamalarla hareket eden... bir yapıdır' ifadesiyle bu özelliğin disiplin toplumuna ait olduğu netleştirilir.
3
Diğer seçenekler metindeki yardımcı düşüncelerle karşılaştırılarak elenir.
Gönüllü öz-sömürü, performans baskısı, kronik yorgunluk ve psikolojik rahatsızlıklar gibi kavramların başarı toplumuyla ilişkilendirildiği doğrulanır.
Doğru cevabın kesinliğinden emin olmak ve çeldiricileri elemek için bu adım uygulanır.

Key Concept

Çoklu Paragraf Soruları
Question 125Question

Çin’de Tang Hanedanlığı döneminde (618-907) ortaya çıkan ve 'uçan para' olarak adlandırılan ilk kâğıt paralar, başlangıçta bugünkü anlamda bir devlet parası değildi. Bu sistem, tüccarların ticari yolculuklarında büyük miktardaki ağır bakır sikkeleri taşımaktan kaçınmak için kullandıkları bir tür teminat belgesi niteliğindeydi. Değerli madenlerini güvenilir zenginlere veya kurumlara teslim eden tüccarlar, karşılığında aldıkları bu belgeleri alışverişlerinde maden yerine devrediyordu. Kolay taşınabilirliği nedeniyle ticareti büyük ölçüde kolaylaştıran bu belgeler, Song Hanedanlığı döneminde devlet eliyle resmiyet kazanarak dünyadaki ilk gerçek kâğıt para sisteminin kurulmasına öncülük etmiştir.

Bu parçadan 'uçan para' ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Show answer & explanation

Answer: Madenî para basımındaki ham madde sıkıntısını çözmek amacıyla devlet kontrolünde tasarlandığına

Answer

Madenî para basımındaki ham madde sıkıntısını çözmek amacıyla devlet kontrolünde tasarlandığına
Parçada 'uçan para' sisteminin ortaya çıkış sebebi olarak tüccarların ticari yolculukları sırasında ağır bakır sikkeleri taşıma zorluğu gösterilmiştir. Metinde devletin madenî para basarken ham madde sıkıntısı çektiğine ya da bu kâğıtları bu sıkıntıyı gidermek için devlet eliyle tasarladığına dair hiçbir bilgi bulunmamaktadır. Dolayısıyla 'Madenî para basımındaki ham madde sıkıntısını çözmek amacıyla devlet kontrolünde tasarlandığına' seçeneğindeki yargıya ulaşılamaz.

Step-by-Step Solution

1
Seçeneklerde verilen ilk yargının doğruluğunu kontrol etmek amacıyla paragrafın giriş kısmı incelenir.
Giriş cümlesindeki 'Tang Hanedanlığı döneminde ortaya çıkan... ilk kâğıt paralar, başlangıçta bugünkü anlamda bir devlet parası değildi.' ifadesiyle bu yargı eşleşir ve doğru kabul edilir.
Tang Hanedanlığı dönemindeki ilk kâğıt paraların devlet parası işlevi görüp görmediğini doğrulamak.
2
Paragrafın ikinci ve üçüncü cümleleri incelenir.
Tüccarların bakır sikkeleri taşımaktan kaçınmak için değerli madenlerini güvenilir kişilere veya kurumlara teslim edip karşılığında bu belgeleri aldıkları anlaşılır. Bu durum tüccarların ağır madenî paraları taşıma zahmetinden kurtulmak istemesine dayandığı ve güvenilir kişi/kuruluşlara teslim edilen madenler karşılığı alınan belgelere dayandığı yargılarını doğrular.
Sistemin ortaya çıkış amacını ve işleyişini belirlemek.
3
Paragrafın son cümlesi incelenir.
Belgelerin Song Hanedanlığı döneminde devlet eliyle resmîleşerek ilk gerçek kâğıt para sistemine öncülük ettiği belirtilmiştir. Bu durum Song Hanedanlığı döneminde dünyadaki ilk gerçek kâğıt para sistemine zemin hazırladığı yargısını doğrular.
Sistemin tarihsel gelişimini ve resmiyete kavuşma sürecini tespit etmek.
4
Ulaşılamayan seçeneğin tespiti yapılır.
Metinde madenî para basımında ham madde sıkıntısı yaşandığına veya sistemin bu nedenle devlet kontrolünde tasarlandığına dair bir bilgi bulunmadığı görülür. Dolayısıyla bu yargıya ulaşılamaz.
Soruda istenen ulaşılamaz nitelikteki yardımcı düşünceyi belirlemek.

Key Concept

Paragrafta Yardımcı Düşünceler
Estimated Time:1m 30s
Question 126Question

Geleneksel çocuk oyunları, yalnızca eğlenceli vakit geçirme aracı olmanın ötesinde, çocukların toplumsallaşma sürecinde çok önemli bir köprü görevi görür. Saklambaç, körebe veya birdirbir gibi sokak oyunları; çocukların akranlarıyla bir araya gelerek iş birliği yapmalarını, ortak kurallara uymayı benimsemelerini ve karşılaştıkları sorunlar karşısında birlikte çözümler üretmelerini sağlar. Bu oyunlar sırasında paylaşılan deneyimler, çocukların empati kurma becerisini geliştirirken onlara sağlıklı ve kalıcı dostluklar kurmanın yollarını da öğretir. Kısacası, geleneksel oyunlar çocuğun kendi bireysel dünyasından sıyrılarak toplumun uyumlu bir parçası olması yolunda attığı ilk ve en doğal adımlardır.

Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Geleneksel çocuk oyunlarının çocukların sosyalleşme sürecindeki rolü

Answer

Geleneksel çocuk oyunlarının çocukların sosyalleşme sürecindeki rolü
Geleneksel çocuk oyunlarının çocukların sosyalleşme sürecindeki rolü ifadesi parçanın konusunu tam olarak karşılar. Metnin genelinde geleneksel oyunların çocukları toplumsallaştırdığı, iş birliğine yönelttiği ve topluma uyumlu bireyler olmalarına katkıda bulunduğu açıklanmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Paragrafın giriş ve sonuç cümlelerine odaklanarak yazarın üzerinde durduğu temel kavramları belirlemek.
Giriş cümlesinde geleneksel oyunların 'toplumsallaşma sürecinde çok önemli bir köprü' olduğu, sonuç cümlesinde ise 'toplumun uyumlu bir parçası olması yolunda atılan ilk adım' olduğu belirtilmiştir.
Paragrafın konusu genellikle giriş ve sonuç bölümlerinde vurgulanır.
2
Paragraftaki yardımcı düşünceleri ve örnekleri ana konudan ayırt etmek.
Saklambaç, körebe gibi oyun isimleri ile empati kurma, kurallara uyma gibi kazanımlar, oyunların sosyalleşme sürecine nasıl katkı sağladığını açıklayan yardımcı ayrıntılardır.
Yardımcı ögeler konunun kendisi değil, konuyu açıklayan araçlardır.
3
Metinde yer almayan dışsal bilgileri ve kişisel yorumları elemek.
Teknolojinin olumsuz etkisi veya modern oyunlarla karşılaştırma gibi unsurların metinde yer almadığı tespit edilir.
Paragraf sorularında metnin sınırları dışına çıkılmamalıdır.

Key Concept

Paragrafın Konusu ve Başlığı
Estimated Time:1m 30s
Question 127Question

Biyo-sanat; canlı dokuları, organizmaları ve bakterileri doğrudan sanatsal bir mecra olarak kullanan, çağdaş sanatın sınır uçlarındaki bir akımdır. Klasik sanatın doğayı taklit ya da temsil etme (mimesis) kaygısının aksine biyo-sanat, canlılığın kendisini doğrudan sanatsal sürecin merkezine konumlandırır. Genetik mühendisliği tekniklerini kullanan öncüler, canlıların DNA dizilimlerine müdahale ederek yaratıcılık ile biyolojik mühendislik arasındaki ontolojik ayrımı flulaştırırlar. Bu müdahale, sanat eserinin 'biricikliği' ve 'sanatçının yaratıcı otoritesi' gibi geleneksel estetik kategorileri sarsarken, izleyiciyi de yeni bir etik konumlanmaya zorlar. Zira laboratuvar ortamında biçimlendirilen bu yapılar, yalnızca seyirlik birer estetik nesne olmaktan çıkıp ahlaki sorumluluk alanımıza dâhil olan yeni yaşam formlarına dönüşür.

Bu parçadan biyo-sanatla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Show answer & explanation

Answer: Sanatsal üretimi laboratuvar süreçlerine bağımlı kılarak, bilimsel kuralların estetik yaratım özgürlüğünün önüne geçmesini hedeflediğine

Answer

Sanatsal üretimi laboratuvar süreçlerine bağımlı kılarak, bilimsel kuralların estetik yaratım özgürlüğünün önüne ge��mesini hedeflediğine
Doğru yanıt, sanatsal üretimi laboratuvar süreçlerine bağımlı kılarak bilimsel kuralların estetik yaratım özgürlüğünün önüne geçmesini hedeflediğini iddia eden seçenektir. Parçada biyo-sanatın genetik mühendisliği tekniklerini kullandığı, laboratuvar ortamında biçimlendirildiği ve bazı geleneksel kategorileri sarstığı belirtilmektedir. Ancak tüm bunların amacının estetik yaratım özgürlüğünü kısıtlamak veya sanatı bilimsel kuralların egemenliğine sokmak olduğuna dair hiçbir bilgi veya yönlendirme yoktur. Dolayısıyla bu yargı parçadan çıkarılamaz.

Step-by-Step Solution

1
Metnin ilk ve ikinci cümleleri anlamsal olarak çözümlenir.
Biyo-sanatın mimesis (temsil/taklit) kaygısının aksine doğayı ve canlılığı doğrudan merkeze aldığı saptanır.
Klasik sanatın doğayı yansıtma odaklı mimesis anlayışından farklı olarak doğanın kendisini doğrudan yapıtın öznesi kıldığı yargısının doğruluğunu kontrol etmek.
2
Metnin üçüncü cümlesindeki 'ontolojik ayrımı flulaştırma' ifadesi incelenir.
Yaratıcılık ile biyolojik mühendislik arasındaki varoluşsal (ontolojik) sınırların belirsizleştiği anlaşılır.
Bilimsel yöntemlerin kullanımıyla yaratıcılık ve biyolojik mühendislik sınırlarının belirsizleştiği yargısının parçada bulunup bulunmadığını doğrulamak.
3
Metnin dördüncü cümlesindeki geleneksel estetik kategorilerin sarsılması ifadesi değerlendirilir.
Eserin 'biricikliği' (tekliği) ve sanatçının 'yaratıcı otoritesi' (yaratıcı kimliği) gibi kavramların sarsıldığı görülür.
Sanat eserinin tekliği ve yaratıcı kimliği gibi estetik kuramların sorgulanmasına zemin hazırlandığı yargısına ulaşılıp ulaşılamayacağını belirlemek.
4
Metnin son iki cümlesindeki alımlayıcı (izleyici) ve ahlaki sorumluluk ilişkisi analiz edilir.
Canlı yapıların seyirlik olmaktan çıkıp etik konumlanma ve ahlaki sorumluluk gerektirdiği sonucuna varılır.
Alımlayıcının estetik hazzın ötesinde ahlaki bir değerlendirme yapmaya sevk edildiği yargısının doğruluğunu test etmek.
5
Metinde verilmeyen veya metinle çelişen yargı tespit edilir.
Metinde biyolojik müdahalenin estetik özgürlüğü kısıtlama veya bilimsel kuralları öncelikli kılma gibi bir 'hedef' taşıdığına dair hiçbir bilgi bulunmadığı görülür.
Ulaşılamayacak olan doğru seçeneği netleştirmek.

Key Concept

Paragrafta Yardımcı Düşünceleri Belirleme
Question 128Question

Metin:

(I) İnsan beyninde koku uyarılarını işleyen merkezler, duygusal tepkilerimizi ve uzun süreli anılarımızı kontrol eden amigdala ve hipokampus gibi yapılarla doğrudan ve yakın bir komşuluk içindedir. (II) Diğer tüm duyusal veriler önce talamus adı verilen bir aktarma istasyonunda filtrelenip sınıflandırıldıktan sonra bilince ulaşırken koku duyusu hiçbir aracıya uğramadan doğrudan bu bellek merkezlerine ulaşır. (III) Bu eşsiz nörolojik rota, çok uzun yıllar önce yaşanmış sıradan bir çocukluk anısının bile tanıdık bir kokuyla karşılaşıldığı anda tüm canlılığıyla zihnimizde yeniden uyanmasını sağlar. (IV) Dolayısıyla kokuların hayatımızdaki etkisi sadece geçici bir hoşnutluk yaratmakla sınırlı kalmayıp bireysel geçmişimizi saklayan güçlü birer anahtar görevi görür.

Soru:

Yukarıdaki metinde numaralanmış cümleler ile bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşünceleri doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

I. Cümle
II. Cümle
III. Cümle
IV. Cümle

Matches

Show answer & explanation

Answer

Birinci cümle 'Koku algısının beyinde...', ikinci cümle 'Kokunun diğer duyulardan...', üçüncü cümle 'Koku duyusunun izlediği...' ve dördüncü cümle 'Kokunun insanda uyandırdığı...' ifadesiyle eşleşir.
Metindeki numaralanmış her bir cümle, koku duyusunun işleyişi, iletim yolu, anıları tetiklemesi ve yaşamımızdaki kalıcı yeri gibi farklı yardımcı düşünceler barındırır. Cümlelerde geçen ifadeler sırasıyla ilgili yardımcı düşüncelerle tam olarak uyuşmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Birinci cümleyi analiz ederek yardımcı düşüncelerle karşılaştırmak.
I. cümle, koku merkezlerinin amigdala ve hipokampus gibi duygu/bellek yapılarına yakın olduğunu belirtir; bu da koku algısının bu bölgelere yakın konumlandığı düşüncesiyle eşleşir.
Metindeki ilk yargının ana fikre sunduğu katkıyı belirlemek.
2
İkinci cümleyi inceleyip talamus aktarım istasyonu ve koku duyusu ilişkisini değerlendirmek.
II. cümlede kokunun talamusa uğramadan doğrudan bellek merkezine gitmesi anlatılır; bu da diğer duyulardan farklı bir iletim yolu izlediğini doğrular.
Koku duyusunun fizyolojik ayrışmasını tespit etmek.
3
Üçüncü cümleyi geçmişteki anıların canlanması yönüyle incelemek.
III. cümlede kokunun eski bir çocukluk anısını canlandırması nörolojik rotayla açıklanır; bu durum, izlenen yolun anıları aniden hatırlatmasıyla örtüşür.
Kokunun geçmiş anıları tetikleme mekanizmasını anlamak.
4
Dördüncü cümleyi genel etki ve geçmişin anahtarı olma bağlamında ele almak.
IV. cümlede kokunun anlık bir hoşnutluktan öte, geçmişi saklayan bir anahtar olduğu söylenir; bu da kokunun anlık duygu olmanın ötesinde geçmişe erişim sağladı yargısına götürür.
Koku duyusunun insan yaşamındaki genel işlevini netleştirmek.

Key Concept

Paragrafta Yardımcı Düşünceleri Cümle Bazında Tespit Etme
Estimated Time:1m 30s
Question 129Question

Çeviri, bir dilden başka bir dile yapılan mekanik bir aktarım süreci değil; kaynak metnin kendi tarihsel ve kültürel bağlamındaki suskunluklarını, dile getirilememiş boşluklarını hedef dilin estetik imkânlarıyla yeniden inşa etme eylemidir. Her çevirmen, yazarın kelimelerle ördüğü anlam şebekesini sökerken ister istemez kendi kültürel belleğinin ve dilsel evreninin prizmasından süzerek ona yeni bir biçim kazandırır. Bu süzme ve dönüştürme işlemi, ilk bakışta orijinal metne bir sadakatsizlik gibi görünse de aslında yapıtın zamanın yıkıcılığı karşısında donup kalmasını engeller ve ona dinamik bir yaşam alanı açar. Dolayısıyla başarılı bir çeviri yapıt, orijinalinin g��lgesinde yaşayan silik bir kopya olmaktan ziyade, o metnin kendi sınırlarını aşarak farklı bir kültürde yeniden doğmasını sağlayan bağımsız bir sanatsal varoluştur. Orijinal metin çeviriyle eksilmez; aksine, kendi dilinde henüz açığa çıkmamış potansiyel anlam katmanlarını başka bir dilin aynasında yansıtarak zenginleşir.

Bu parçada çeviriyle ilgili olarak asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Çevirinin, kaynak metni başka bir dilde yeniden var ederek onun donmasını engelleyen ve anlam dünyasını genişleten özgün bir yaratım olduğu

Answer

Çevirinin, kaynak metni başka bir dilde yeniden var ederek onun donmasını engelleyen ve anlam dünyasını genişleten özgün bir yaratım olduğu
Doğru seçenek olan ve çevirinin kaynak metni başka dilde yeniden var ederek onun donmasını engelleyen, anlam dünyasını genişleten özgün bir yaratım olduğunu ifade eden yargı, parçanın bütününde savunulan tezi tam olarak karşılamaktadır. Yazar, çevirinin mekanik bir aktarım olmadığını, aksine esere yeni bir yaşam alanı açarak onu zenginleştirdiğini ve bağımsız bir varoluş kazandırdığını belirterek bu ana düşünceyi temellendirmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Metnin bütününde ele alınan konunun sınırlarını ve yazarın odaklandığı temel kavramları belirlemek.
Metinde çevirinin mekanik bir aktarımdan ziyade, kaynak metni hedef dilde yeniden inşa eden, esere dinamik bir yaşam alanı sunan ve anlamı zenginleştiren bağımsız bir sanatsal varoluş olduğu anlatılmaktadır.
Ana düşünce sorularında yazarın okuyucuya iletmek istediği en kapsamlı ve temel iletiyi bulmak gerekir.
2
Yardımcı düşünceleri eleyerek ana düşünceyi yansıtmayan seçenekleri tespit etmek.
Çevirmenin kendi birikimini yansıtması ve çevirinin yapıtın donmasını engellemesi gibi ifadeler metinde yer alan yardımcı yargılardır; metnin asıl iletmek istediği ana mesajı tek başlarına karşılamazlar.
Yardımcı düşünceler ana düşünceyi desteklemek amacıyla verilen yan unsurlardır ve çeldirici olarak kullanılırlar.
3
Metinde yer almayan aşırı genellemeleri ve öznel yorumları içeren seçenekleri elemek.
Eserlerin tüm anlam katmanlarının ancak çeviriyle ortaya çıkacağı veya nitelikli çevirilerin orijinalinden daha üstün olduğu yönündeki ifadelerin parçadan çıkarılamayacağı belirlenir.
Soru kökünün dışına çıkan, parçada söylenmeyen öznel veya aşırı iddialı yargılar doğru yanıt olamaz.
4
Metni en iyi sentezleyen seçeneği işaretlemek.
Çevirinin kaynak metni başka dilde yeniden var ederek donmasını önleyen ve anlam dünyasını genişleten özgün bir yaratım olduğunu belirten yargının ana düşünce olduğu netleşir.
Bu yargı parçadaki tüm düşünceleri kapsayan ve yazarın asıl savunduğu tezi özetleyen ifadedir.

Key Concept

Paragrafta Ana Düşünce
Question 130Question

Antik Çağ'da kütüphaneler, yalnızca parşömenlerin veya papirüs tomarı şeklindeki yazılı kaynakların korunduğu hareketsiz depolar değildi. Aksine bu yapılar; farklı coğrafyalardan gelen filozofların, bilim insanlarının ve edebiyatçıların bir araya gelerek tartıştığı, dersler verdiği ve fikir alışverişinde bulunduğu dinamik birer toplumsal etkileşim alanıydı. Örneğin Bergama Kütüphanesi, barındırdığı binlerce ciltlik zengin koleksiyonunun yanı sıra geniş sütunlu avlusu, okuma salonları ve derslikleriyle dönemin entelektüel hayatının merkezinde yer alıyordu. Kütüphanelerin bu çok boyutlu ve işlevsel yapısı, bilginin tek bir kişinin zihninde veya arşiv odalarında kapalı kalmasını önlemiş, onu toplumsal gelişimi hızlandıran canlı bir unsura dönüştürmüştür.

Bu parçadan Antik Çağ kütüphaneleriyle ilgili olarak aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz?

Show answer & explanation

Answer: Yazılı eserlerin kütüphane içerisinde belirli bir tasnif sistemine göre düzenlendiğine

Answer

Yazılı eserlerin kütüphane içerisinde belirli bir tasnif sistemine göre düzenlendiği yargısı
Yazılı eserlerin kütüphane içerisinde belirli bir tasnif sistemine göre düzenlendiğine dair parçada hiçbir ifade veya ima yer almamaktadır. Metin genel olarak kütüphanelerin koruma işlevine, sosyal ve entelektüel alanlar olmasına ve bilginin yayılmasındaki rollerine odaklanmıştır; kitapların düzenlenme biçimine değinmemiştir. Bu sebeple bu yargıya ulaşılamaz.

Step-by-Step Solution

1
Parçanın ana temasını ve yardımcı düşüncelerini belirlemek amacıyla metni dikkatlice okumak.
Metnin, Antik Çağ kütüphanelerinin sadece kitap saklanan depolar olmadığını, aynı zamanda entelektüel ve toplumsal etkileşim merkezleri olduğunu anlattığı tespit edilir.
Soruyu doğru çözebilmek için metnin sunduğu bilgi sınırlarını ve vurguladığı yardımcı konuları netleştirmek gerekir.
2
Seçeneklerde verilen yargıları metindeki ifadelerle tek tek karşılaştırarak eşleştirmek.
Yazılı ögeleri koruma işlevi (ilk cümle), farklı coğrafyalardan gelenlerin fikir alışverişi (ikinci cümle), fiziksel alanların sosyal amaca uygunluğu (üçüncü cümle) ve bilginin toplumsallaşması (son cümle) ifadelerinin metinde yer aldığı görülür.
Metinde doğrudan veya dolaylı olarak desteklenen yardımcı düşünceleri eleyerek metinde yer almayan yargıyı bulmak hedeflenir.
3
Metinde karşılığı bulunmayan ve kütüphanelerin iç işleyişine (tasnif sistemine) dair bilgi sunan yargıyı belirlemek.
Yazılı eserlerin belirli bir tasnif sistemine göre düzenlendiğine dair hiçbir bilginin metinde yer almadığı belirlenir ve doğru cevaba ulaşılır.
Metinde geçmeyen, yorum veya dış bilgi gerektiren seçeneği tespit ederek soruyu sonuca ulaştırmak.

Key Concept

Paragrafta Yardımcı Düşünceler
Question 131Question

(I) Müzeler; insanlığın maddi ve manevi mirasını araştırmak, korumak, sergilemek ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla kurulan, kâr amacı gütmeyen köklü kurumlardır. (II) Tarih boyunca özel saray koleksiyonlarının kapalı kapıları ardında şekillenen bu yapılar, modernleşme süreciyle birlikte toplumun her kesimine açık kamusal alanlar hâline gelmiştir. (III) Klasik müzecilik kuramında nesne odaklı bir sergileme yöntemi esas alınırken, ziyaretçinin rolü yalnızca sergilenen nesneleri uzaktan ve edilgen bir biçimde izlemekle sınırlıdır. (IV) Zamanla eğitimsel işlevlerin ön plana çıkmasıyla bu geleneksel yaklaşım sarsılmış; müzenin ağırlık merkezi, nesnelerin kendisinden ziyaretçinin müzede geçirdiği zamanın niteliğine kaymıştır. (V) Günümüzde müzeler artık sadece nadir eserlerin muhafaza edildiği birer depo olmaktan çıkıp atölyelerin, bilimsel söyleşilerin ve sanatsal etkinliklerin gerçekleştirildiği yaşayan öğrenme merkezlerine dönüşmüştür. (VI) Hatta bazı çağdaş müzeler, sanal gerçeklik teknolojileri ve interaktif paneller aracılığıyla ziyaretçiyi sergi kurgusunun doğrudan bir parçası hâline getirmektedir.

Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?

Show answer & explanation

Answer: III

Answer

İkinci paragraf III. cümle ile başlar.
Paragrafın ilk iki cümlesinde müzelerin tanımı, amacı ve tarihsel süreçte saray koleksiyonlarından kamusal alanlara dönüşmesi gibi kurumsal ve sosyolojik gelişim süreci ele alınmıştır. III. cümleden itibaren ise konunun yönü değişmiş; müzelerin toplumsal statüsünden ziyade, sergileme felsefesi ile ziyaretçi arasındaki ilişki ve bu konudaki yaklaşımların değişimi anlatılmaya başlanmıştır. Dolayısıyla yeni bir paragrafın III. cümleyle başlatılması gerekmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Metindeki tüm cümleler sırasıyla okunarak her birinin ana fikri ve odaklandığı konu belirlenir.
İlk iki cümle müzelerin tanımı, amacı ve tarihsel/kurumsal dönüşümünü ele almaktadır. III. cümleden itibaren ise sergileme felsefesi ve ziyaretçi-eser ilişkisine geçildiği görülmektedir.
Paragrafı ikiye bölme sorularında her paragrafın kendi içinde konu bütünlüğü taşıması gerekir.
2
Konunun yönünün veya bakış açısının değiştiği ilk cümle tespit edilir.
III. cümle, klasik müzecilik kuramındaki sergileme ve ziyaretçi ilişkisini tanımlayarak yeni bir konuyu başlatmaktadır. IV, V ve VI. cümleler de bu yeni konunun (modern ve çağdaş müzecilik yaklaşımlarının) devamı niteliğindedir.
İkinci paragrafın ilk cümlesi, yeni bir konunun veya konunun tamamen farklı bir boyutunun giriş cümlesi olmak zorundadır.

Key Concept

Paragrafı ikiye bölme sorularında anahtar nokta, düşüncenin yönünün değiştiği, yeni bir konunun veya konunun farklı bir yönünün giriş cümlesi niteliğinde olan ilk cümleyi bulmaktır.
Estimated Time:2m 0s
Question 132Question

Yavaş gazetecilik, hızın ve anlık tüketimin kutsandığı dijital çağda, haberin derinliğini ve güvenirliğini yeniden tesis etmeyi amaçlayan alternatif bir medya hareketidir. Geleneksel gazeteciliğin derinlemesine araştırma, doğrulama ve bağlam oluşturma gibi temel ilkelerine geri dönüşü savunur. Bu akım, sansasyonel manşetler ve tıklama tuzağı yerine olayların arka planına, toplumsal etkilerine ve insan hikâyelerine odaklanır. Hızlı haberciliğin yarattığı bilgi kirliliğini ve dezenformasyonu engellemek amacıyla, haber üretim süreçlerindeki zaman baskısını reddeder. Böylece okura, yalnızca ne olduğunu değil, yaşananların neden ve nasıl gerçekleştiğini kavratmayı hedefler. Yavaş gazetecilik, medyanın ticari kaygılarla yitirdiği saygınlığı ve okurla kurduğu güven ilişkisini uzun vadede tekrar inşa etmenin yegâne yolu olarak görülmektedir.

Bu parçadan "yavaş gazetecilik" akımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Show answer & explanation

Answer: Medya kuruluşlarının tüm ticari faaliyetlerine son vererek tamamen kâr amacı gütmeyen bir yayın çizgisi benimsemesini şart koştuğuna

Answer

Yavaş gazetecilik akımının medya kuruluşlarının ticari faaliyetlerine tamamen son verip kâr amacı gütmeyen bir yayın çizgisi benimsemesini şart koştuğu yargısına ulaşılamaz.
Yavaş gazetecilik akımının, medyanın ticari kaygılarla kaybettiği saygınlığı geri getireceğine değinilmiş olsa da ticari faaliyetlerin tamamen sonlandırılmasını veya kâr amacı gütmeyen bir yayın çizgisinin şart koşulduğunu ifade eden herhangi bir yargı metinde bulunmamaktadır. Bu nedenle ticari faaliyetlerin sonlandırılmasının şart koşulduğu yargısına ulaşılamaz.

Step-by-Step Solution

1
Parçanın genelinde yavaş gazeteciliğin amaçlarını, yöntemlerini ve hedeflerini analiz etmek.
Yavaş gazeteciliğin hız odaklı haberciliğin yarattığı dezenformasyona karşı çıktığı, olayların arka planına ve toplumsal etkilerine odaklandığı ve medyanın yitirdiği güveni geri kazanmayı hedeflediği belirlenmiştir.
Seçeneklerdeki yardımcı düşünceleri metinle karşılaştırmak için temel bir zemin hazırlamak.
2
Seçenekleri metindeki ilgili cümlelerle tek tek karşılaştırmak.
Hız odaklı haberciliğin zaman baskısını reddetme, neden-sonuç ilişkilerini açıklama, ticari kaygılardan kaynaklı güven kaybını çözme ve insani boyutları vurgulama ifadelerinin metinde karşılığı olduğu saptanmıştır.
Hangi yardımcı yargıların doğrudan veya dolaylı olarak metinden çıkarılabileceğini saptamak.
3
Metinde doğrudan yer almayan, aşırı genelleme veya saptırma içeren seçeneği tespit etmek.
Metinde medyanın ticari kaygılar nedeniyle yitirdiği saygınlığa vurgu yapılsa da ticari faaliyetleri tamamen sonlandırma ya da kâr amacı gütmeme şartı bulunmadığından bu yargının metin dışı olduğu görülmüştür.
Ulaşılamayacak olan doğru seçeneği belirlemek.

Key Concept

Paragrafta Yardımcı Düşünceler
Question 133Question

Aşağıdaki parçada bir yazma eser restoratörünün (kitap onarımcısı) iç dünyasına dair bazı ifadeler yer almaktadır. Bu parçadan hareketle sol sütunda verilen durumları, sağ sütundaki uygun duygu ve karakter özellikleri ile eşleştiriniz.

"Bir kitabın zamana yenik düşmüş, sararmış sayfalarına dokunurken geçmişin sesini duyar gibi olurum. Yüzlerce yıllık bir yazmanın yırtılan kenarını sabırla bir araya getirirken parmaklarımın ucundaki o kırılgan doku, bana insan ömrünün de ne denli geçici olduğunu fısıldar; bu yüzden her lifi yerleştirirken sanki kendi hayatımın dağınık parçalarını düzeltiyormuşum gibi derin bir ürperti kaplar içimi. Ancak bazen öyle sayfalarla karşılaşıyorum ki mürekkebi dağılmış, yazıları silinmiş... Onları ilk günkü ihtişamına kavuşturamadığımda, tarihin bir parçasını sonsuza dek yitirmenin verdiği o ağır çaresizliği iliklerime kadar hissediyorum. Yine de her sabah bu tozlu atölyenin kapısını araladığımda, masanın üzerinde beni bekleyen o yıpranmış sayfaların kokusu içimde tarifi imkânsız bir yaşama sevinci uyandırıyor; sanki her kurtarılmış kelimeyle zamana karşı küçük ama anlamlı bir zafer kazanıyorum."

Click a left item, then click its matching right item

Items

Yazmanın yırtılan kenarını sabırla bir araya getirirken duyulan kırılganlığın, kişiye kendi ömrünün geçiciliğini hissettirmesi
Yazıları tamamen silinmiş sayfaları kurtaramadığında, tarihin bir parçasının yok olduğunu düşünerek üzülmesi
Her yeni günde atölyedeki yıpranm��ş sayfa kokusundan heyecan duyup her kurtarılan kelimeyi bir kazanım sayması

Matches

Show answer & explanation

Answer

Yazmanın yırtılan kenarını sabırla bir araya getirirken duyulan kırılganlığın, kişiye kendi ömrünün geçiciliğini hissettirmesi durumu 'Varoluşsal bir farkındalık ve içsel sorgulama' ile; yazıları tamamen silinmiş sayfaları kurtaramadığında, tarihin bir parçasının yok olduğunu düşünerek üzülmesi durumu 'Yetersizlik karşısında çaresizlik ve hüzün' ile; her yeni günde atölyedeki yıpranmış sayfa kokusundan heyecan duyup her kurtarılan kelimeyi bir kazanım sayması durumu ise 'Mesleki adanmışlık, umut ve yaşama sevinci' ile eşleşmektedir.
Sol sütundaki durumlar, restoratörün paragraftaki ifadelerinden doğrudan çıkarılabilen duygusal ve düşünsel durumlara karşılık gelmektedir. Yırtılan kenarın ömrün geçiciliğini fısıldaması varoluşsal farkındalığı; silinen sayfaların kurtarılamaması mesleki çaresizlik ve hüznü; yıpranmış sayfaların kokusunun yaşama sevinci uyandırması ise mesleki adanmışlık ve umudu yansıtır.

Step-by-Step Solution

1
Metindeki birinci durumun (yırtılan kenarları sabırla bir araya getirirken hissedilen kırılganlık ve ömrün geçiciliği) çözümlenmesi.
Bu durumun, kişinin kendi varlığını ve yaşamını sorguladığı derin bir içsel süreci yansıttığı belirlenir. Bu nedenle birinci durum, varoluşsal bir farkındalık ve içsel sorgulama ile eşleşir.
Yazarın kırılgan dokuyu insan ömrünün geçiciliğine benzetmesi doğrudan varoluşsal sorgulamayı işaret etmektedir.
2
Metindeki ikinci durumun (yazıları silinmiş sayfaları ilk günkü ihtişamına kavuşturamama ve çaresizlik hissi) çözümlenmesi.
Bu durumun, restoratörün işinde karşılaştığı engeller ve sınırları karşısında hissettiği yetersizlik ve çaresizlik duygusunu yansıttığı belirlenir. Dolayısıyla ikinci durum, yetersizlik karşısında çaresizlik ve hüzün ile eşleşir.
Eseri kurtaramama durumu bir engeldir ve burada yaşanan duygu çaresizliktir.
3
Metindeki üçüncü durumun (her sabah duyulan yaşama sevinci ve kelimeleri kurtararak kazanılan zafer) çözümlenmesi.
Bu durumun, restoratörün mesleğine duyduğu derin sevgiyi, bağlılığı ve umudunu yansıttığı belirlenir. Bu nedenle üçüncü durum, mesleki adanmışlık, umut ve yaşama sevinci ile eşleşir.
Kazanılan zafer hissi ve duyulan sevinç, mesleki adanmışlığın ve umudun doğrudan birer göstergesidir.

Key Concept

Paragrafta Karakter ve Duygu Analizi
Estimated Time:2m 0s
Question 134Question

Aşağıdaki parçada numaralanmış cümleler ile bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşünceleri eşleştiriniz.

Metin:
(I) Jean Baudrillard'ın simülasyon kuramı, çağdaş toplumda gerçeğin yerini temsillerin ve işaretlerin aldığını savunarak simülasyon evreninde kökeni olmayan bir gerçekliğin egemen olduğunu belirtir. (II) Bu süreçte medya ve kitle iletişim araçları, nesnel gerçekliği aşındırarak bireyleri yapay bir biçimde kurgulanmış "hipergerçeklik" dünyasına hapseder. (III) Bireyler, imajlar ile gerçek arasındaki sınırı ayırt edemez hâle geldiklerinde, tüketim kültürü tarafından sunulan göstergeleri doğrudan arzulanması gereken asli ihtiyaçlar olarak kabul ederler. (IV) Böylece toplumsal yaşam, kendi özgün referans noktalarını tamamen yitirerek sadece kendi kendini üreten ve taklit eden göstergeler sisteminin döngüsel bir yansımasına dönüşür.

Click a left item, then click its matching right item

Items

I. Cümle
II. Cümle
III. C��mle
IV. Cümle

Matches

Show answer & explanation

Answer

I. Cümle -> Modern dünyada asıl gerçekliğin yerini, herhangi bir kaynağa dayanmayan yapay temsiller almıştır.; II. Cümle -> Kitle iletişim araçları, somut gerçekliği yıpratarak insanları yapay olarak üretilmiş bir algı dünyasına yönlendirir.; III. Cümle -> Gerçek ile sanal arasındaki ayrım kaybolduğunda, tüketim odaklı simgeler zorunlu gereksinimler gibi algılanmaya başlar.; IV. Cümle -> Kültürel ve sosyal hayat, kendi kaynaklarından koparak kendi kendini tekrarlayan işaretlerin esiri olur.
Her bir cümlenin doğrudan eşleştiği yardımcı düşünce, cümlelerdeki kavramların (örneğin; kökeni olmayan gerçeklik -> kaynağı olmayan yapay temsil, nesnel gerçekliği aşındırmak -> somut gerçekliği yıpratmak, asli ihtiyaçlar -> zorunlu gereksinimler, toplumsal yaşamın referans noktalarını yitirmesi -> kültürel ve sosyal hayatın kaynaklarından kopması) yakın anlamlılarıyla kurulmuştur.

Step-by-Step Solution

1
Metindeki birinci cümleyi incelemek ve anahtar kavramları tespit etmek.
'gerçeğin yerini temsillerin ve işaretlerin alması' ile 'kökeni olmayan gerçeklik' kavramları belirlendi.
Bu kavramların yakın anlamlı veya eş anlamlı karşılığını sağ tarafta bulmak amacıyla yapıldı.
2
Metindeki ikinci cümleyi analiz ederek kitle iletişim araçlarının ve hipergerçekliğin işlevini saptamak.
'medya ve kitle iletişim araçlarının nesnel gerçekliği aşındırması' ve 'hipergerçekliğe hapsetmesi' kavramları belirlendi.
Medyanın algı dünyası üzerindeki etkisini açıklayan doğru eşleşmeyi yakalamak için.
3
Metindeki üçüncü cümlede yer alan koşul ve sonuç ilişkisini çözümlemek.
'imajlar ile gerçek arasındaki sınırın yitirilmesi' durumunda 'tüketim göstergelerinin asli ihtiyaç kabul edilmesi' tespiti yapıldı.
Tüketim kültürü ve ihtiyaç algısı arasındaki bağlantıyı kuran düşünceyi bulmak için.
4
Metindeki dördüncü cümlede ifade edilen nihai toplumsal dönüşümü yorumlamak.
'özgün referans noktalarını yitirme' ve 'kendi kendini üreten/taklit eden göstergeler sisteminin döngüsel yansıması' durumları saptandı.
Toplumsal yaşamın kendi kökenlerinden koparak döngüsel bir kopyalamaya dönüşmesini eşleştirmek için.

Key Concept

Paragrafta yardımcı düşüncelerin belirlenmesi ve cümlelerin anlamca yakın ifadelerle eşleştirilmesi.
Estimated Time:2m 0s
Question 135Question

Aşağıdaki parçada Antarktika buzullarındaki mikroplastik birikiminin etkileri ele alınmıştır:

(I) Antarktika’nın insan yerleşiminden uzak, el değmemiş buzullarında yürütülen güncel bilimsel çalışmalar, bu izole coğrafyanın küresel atmosferik hareketler aracılığıyla taşınan mikroplastik partiküllerinin birikim alanına dönüştüğünü kanıtlamaktadır. (II) Yüzeydeki taze kar katmanlarında saptanan mikroskobik boyutlu bu sentetik lifler, güneş ışınımını yansıtma kapasitesini (albedo) düşürerek ısıyı hapsetmekte ve buzul erimelerini tetiklemektedir. (III) Eriyen kütlelerden okyanus sularına karışan bu kirleticiler, denizel besin ağının birincil üreticileri ve tüketicileri konumundaki kriller tarafından besin olarak algılanıp bünyelerine alınmaktadır. (IV) Sindirim sistemlerinde mikroplastik biriken krillerle beslenen balinalar, foklar ve penguenler gibi üst trofik düzeydeki canlılar ise bu yapay maddeleri vücutlarına alarak sistemik ve fizyolojik hasarlarla karşı karşıya kalmaktadır.

Buna göre, parçada numaralanmış cümleleri, bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşüncelerle eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

I. Cümle
II. Cümle
III. Cümle
IV. Cümle

Matches

Show answer & explanation

Answer

I. Cümle -> Hava akımlarının etkisiyle taşınan yapay kirleticilerin, yerleşimin olmadığı kutup bölgelerinde dahi yığılmaya başladığı; II. Cümle -> Kar yüzeyinde biriken yapay liflerin, yansıtıcılık özelliğini azaltarak erime sürecini hızlandırdığı; III. Cümle -> Su ortamına aktarılan kirli unsurların, deniz canlıları tarafından yanlışlıkla tüketilerek canlı bünyesine girdiği; IV. Cümle -> Besin zinciri yoluyla daha büyük deniz canlılarına aktarılan yabancı maddelerin, bu canlılarda biyolojik tahribat yarattığı.
Metindeki her cümle, kendisinden çıkarılabilecek yardımcı düşünceyle anlamca eşleştirilmiştir. Cümlelerde geçen kavramlar (atmosferik hareketler, albedo, besin olarak algılama, üst trofik düzey vb.) seçeneklerdeki yakın anlamlı karşılıklarıyla ifade edilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki birinci cümleyi incelemek ve anahtar kelimeleri tespit etmek.
I. cümlede atmosferik hareketlerin mikroplastikleri Antarktika gibi uzak bölgelere taşıdığı anlatılmaktadır. Bu da ilk yargı ile eşleşir.
Atmosferik hareketler hava akımları, el değmemiş buzullar ise yerleşimsiz kutup bölgeleri ile anlamca örtüşür.
2
İkinci cümledeki anahtar kavramları analiz etmek.
II. cümlede mikroskobik sentetik liflerin albedoyu (yansıtıcılığı) düşürerek erimeyi hızlandırdığı belirtilmiştir. Bu durum ikinci yargıyı doğrular.
Albedo düşüşü güneş ışınlarının yansıtılma kapasitesinin azalması demektir.
3
Üçüncü cümleyi değerlendirmek.
III. cümlede okyanusa karışan bu plastiklerin kriller tarafından besin sanılarak yendiği ifade edilmektedir. Bu da üçüncü yargıyı karşılar.
Krillerin besin sanması, maddelerin yanlışlıkla tüketilerek bünyeye alınması anlamına gelir.
4
Dördüncü cümleyi yorumlamak.
IV. cümlede krillerle beslenen balinalar, foklar gibi üst düzey canlıların fizyolojik hasar gördüğü belirtilmiştir. Bu da dördüncü yargı ile uyumludur.
Besin zincirinde üst trofik düzeydeki canlılara aktarım ve fizyolojik hasar, biyolojik tahribat ifadesiyle açıklanmıştır.

Key Concept

Paragraftaki her bir cümlenin içerdiği yardımcı düşünceyi yakın anlamlı kelimeler ve ifadeler aracılığıyla doğru eşleştirebilme.
Estimated Time:2m 0s
Question 136Question

Yazma eylemi, çoğu zaman yazarın kendi iç dünyasında başlattığı bir kazı çalışmasıdır. Ancak bu kazı, yalnızca kişisel anıların veya bireysel duygu durumlarının gün yüzüne çıkarılmasıyla sınırlı kalmaz. Sanatçı, kendi ruhunun derinliklerine indikçe aslında insanlığın ortak hafızasına, kolektif bilincin tortularına ulaşır. Bireysel olandan yola çıkarak evrensel bir insan gerçeğine ulaşma çabası, edebiyatı sadece bir iç dökme aracı olmaktan kurtarıp toplumsal bir bellek nesnesine dönüştürür. Dolayısıyla nitelikli bir yapıt, yazarın kendi sınırlarını aşarak okurun zihninde yeni köprüler kurabildiği ölçüde kalıcılığı yakalar. Yazarın odasında fısıldadı��ı bir sırrın, çağları ve coğrafyaları aşarak tüm insanlığın ortak çığlığı hâline gelmesi bundandır.

Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bireysel olandan hareket eden yazınsal yaratımın evrensel bir nitelik kazanarak kalıcılaşması

Answer

Bireysel olandan hareket eden yazınsal yaratımın evrensel bir nitelik kazanarak kalıcılaşması
Bireysel olandan hareket eden yazınsal yaratımın evrensel bir nitelik kazanarak kalıcılaşması ifadesi parçanın konusunu tam olarak yansıtmaktadır. Parçada yazarın kendi iç dünyasından yola çıkarak tüm insanlığın ortak hafızasına ulaşması ve bu yolla kalıcı olması anlatılmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Paragrafın ilk cümlelerini analiz ederek yazarın yazma eylemi ve kendi iç dünyası arasındaki ilişkiyi belirlemek.
Yazma eyleminin yazarın iç dünyasındaki kazı çalışmasıyla başladığı ancak bununla sınırlı kalmadığı belirlenmiştir.
Konunun başlangıç noktasını ve yazarın odaklandığı ilk kavramı tespit etmek için.
2
Paragrafın gelişme bölümünde yazarın bireysellikten evrenselliğe nasıl geçtiğini incelemek.
Bireysel olandan yola çıkılarak insanlığın ortak hafızasına ve evrensel insan gerçeğine ulaşıldığı görülmüştür.
Metnin ana gövdesinde düşüncenin nasıl yönlendiğini ve geliştirildiğini anlamak için.
3
Paragrafın sonuç cümlesindeki kalıcılık vurgusunu değerlendirmek.
Kalıcılığın, yazarın kendi sınırlarını aşarak okurla köprü kurabilmesi ve bireysel bir sırrı ortak bir çığlığa dönüştürebilmesiyle sağlandığı tespit edilmiştir.
Yazarın ulaştığı nihai yargıyı belirleyip konunun kalıcılık ve evrensellik boyutunu netleştirmek için.

Key Concept

Paragrafın konusu, metinde üzerinde durulan düşünce, olay, durum veya olgudur. Yazarın 'Neyi anlatıyorum?' sorusuna verdiği yanıttır.
Question 137Question

Japon kâğıt katlama sanatı origami, geleneksel olarak yapıştırıcı ve makas kullanmadan sadece katlama yöntemleriyle çeşitli formlar oluşturmaya dayanır. Bu sanatın kökeni, kâğıdın ilk üretildiği ve dinsel törenlerde kullanıldığı dönemlere kadar uzanır. Modern dünyada origami sadece sanatsal bir uğraş değil, aynı zamanda mühendislikten tıbba kadar pek çok alanda problem çözme yöntemi olarak kullanılmaktadır. Örneğin, uzay araştırmalarında güneş panellerinin katlanıp uzayda açılması tasarımlarında origamiden faydalanılmaktadır. Ayrıca çocuklarda el-göz koordinasyonunu ve geometrik düşünme becerisini geliştirdiği için eğitimde de önemli bir yere sahiptir.

Bu parçada origami ile ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

Show answer & explanation

Answer: Uzak Doğu ülkelerinde diğer el sanatlarına göre daha fazla ilgi gördüğüne

Answer

Uzak Doğu ülkelerinde diğer el sanatlarına göre daha fazla ilgi gördüğüne
Parçada origaminin Japon kâğıt katlama sanatı olduğu ve tarihsel gelişimi ile kullanım alanları belirtilmiştir ancak bu sanatın Uzak Doğu ülkelerinde diğer el sanatlarına göre daha fazla ilgi gördüğüne dair bir kıyaslama ya da bilgi metinde yer almamaktadır. Dolayısıyla bu yargıya değinilmemiştir.

Step-by-Step Solution

1
Parçayı okuyup temel ve yardımcı düşünceleri belirleme.
Origaminin tanımı, geleneksel yapılışı, kökeni, modern kullanım alanları ve çocuk gelişimine faydaları anlaşılmıştır.
Seçeneklerdeki ifadelerin parçayla uyuşup uyuşmadığını kontrol etmek için metnin analiz edilmesi gerekir.
2
Seçenekleri metindeki bilgilerle karşılaştırma.
Geleneksel origamide makas/yapıştırıcı kullanılmaması, dinsel törenler dönemi kökeni, bilimsel/teknik alanlarda kullanımı ve çocuk gelişimine katkıları seçeneklerle eşleştirilmiştir.
Parçada doğrudan veya dolaylı olarak yer alan yardımcı düşünceleri elemek gerekir.
3
Metinde bulunmayan yargıyı tespit etme.
Origaminin Uzak Doğu'da diğer el sanatlarından daha çok ilgi gördüğüne dair bir bilginin metinde yer almadığı belirlenmiştir.
Soru kökündeki 'değinilmemiştir' ifadesi doğrultusunda parçada bulunmayan seçeneği doğru cevap olarak seçmek gerekir.

Key Concept

Paragrafta Yardımcı Düşünceler
Question 138Question

Gelişen teknoloji ve dijitalleşmeyle birlikte kütüphanelerin sadece kitapların depolandığı ve sessizce ödünç alındığı geleneksel mekânlar olduğu yönündeki klasik anlayış hızla değişmektedir. Günümüzde modern kütüphaneler; zengin dijital veri tabanlarına erişim imkânı sunan, atölyeler ve kültürel söyleşiler gibi çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapan dinamik birer sosyal etkileşim merkezine dönüşmüştür. İnternetin bilgi kirliliğini beraberinde getirdiği bu çağda, kütüphanelerin sunduğu uzman rehberliği ve güvenilir araştırma ortamı, onları bireyler için hâlâ vazgeçilmez birer sığınak yapmaktadır. Dolayısıyla kütüphaneler, fiziksel sınırlarını aşarak çağın sosyal ve teknolojik gereksinimlerine göre kendini yeniden konumlandırmaktadır.

Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kütüphanelerin günümüz dünyasındaki dönüşümü ve kazandığı yeni işlevler

Answer

Kütüphanelerin günümüz dünyasındaki dönüşümü ve kazandığı yeni işlevler
Parçada, gelişen teknolojiyle birlikte kütüphanelerin geleneksel yapılarından sıyrılarak dijital veri tabanlarına erişim sunan, kültürel etkinliklere ev sahipliği yapan sosyal merkezlere dönüştüğü anlatılmaktadır. Bu durum kütüphanelerin günümüz dünyasındaki dönüşümü ve kazandığı yeni işlevler ifadesiyle tam olarak örtüşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Paragrafın giriş ve gelişme cümleleri incelenerek kütüphanelerin eski/geleneksel yapısı ile modern yapıları arasındaki farklar belirlenir.
Kütüphanelerin artık sadece kitap saklanan sessiz yerler olmadığı, dijital erişim sunan sosyal merkezlere dönüştüğü görülür.
Paragrafta yazarın üzerinde durduğu temel değişimi ve konunun sınırlarını belirlemek.
2
Metnin sonuç bölümü ve genelinde vurgulanan ana ileti değerlendirilir.
Kütüphanelerin çağın gereksinimlerine göre kendilerini yeniden konumlandırdıkları ve yeni roller edindikleri anlaşılır.
Yardımcı düşünceleri eleyerek parçanın bütününü kapsayan ana konuyu saptamak.

Key Concept

Paragrafta konu, yazarın üzerinde durduğu, hakkında açıklama yaptığı düşünce, durum veya kavramdır. Konu belirlenirken 'Bu parçada neyden söz edilmektedir?' sorusuna cevap aranır.
Estimated Time:1m 30s
Question 139Question

Gazeteci:
(I) ----
Yazar:
— Çocukluğumda dedemin anlattığı masallar ve evimizdeki zengin kitaplık, edebiyata yönelmemdeki en büyük etkendi. Onların dünyasında kaybolmak beni yazmaya özendirdi.
Gazeteci:
(II) ----
Yazar:
— Yazarken sessiz, dış dünyadan tamamen yalıtılmış bir ortam ararım. Genellikle sabahın erken saatlerinde, zihnim henüz günün yorgunluğuyla dolmamışken çalışmayı tercih ederim.

Bu diyalogda boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Show answer & explanation

Answer: I. Edebiyata ve yazmaya olan ilginizin kaynağı nedir?
II. Yazılarınızı kaleme alırken nasıl bir çalışma ortamı tercih edersiniz?

Answer

Edebiyata ve yazmaya olan ilginizin kaynağı nedir? / Yazılarınızı kaleme alırken nasıl bir çalışma ortamı tercih edersiniz?
Yazarın ilk cevabındaki 'edebiyata yönelmemdeki en büyük etkendi' ifadesi edebiyata ilginin kaynağını sormayı gerektirir. İkinci cevaptaki 'sessiz, yalıtılmış bir ortam ararım' ve 'çalışmayı tercih ederim' ifadeleri ise doğrudan çalışma ortamı ve koşullarıyla ilgilidir. Bu nedenle edebiyata ilginin kaynağını ve yazarken tercih edilen ortamı soran seçenek doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
Birinci paragraftaki yazarın yanıtını analiz edin.
Yazar, edebiyata yönelmesinin çocukluk masalları ve kitaplıkla ilişkili olduğunu söylüyor.
Yazarın edebiyata başlama veya yönelme sebebini sorgulayan bir soru aranmalıdır.
2
İkinci paragraftaki yazarın yanıtını analiz edin.
Yazar, sessiz bir çalışma ortamını ve sabah saatlerinde yazmayı tercih ettiğini belirtiyor.
Yazarın yazma sırasındaki koşullarını, çalışma ortamını veya yazma alışkanlıklarını soran bir soru aranmalıdır.
3
Seçenekleri bu analizlere göre eşleştirin.
İlk soru için edebiyata ilginin kaynağını, ikinci soru için ise yazarken tercih edilen çalışma ortamını soran seçenek doğru cevap olarak belirlenir.
Metindeki anahtar kelimeler ve bağlamla birebir uyuşan tek seçenek budur.

Key Concept

Paragrafta soru-cevap ilişkisini kurarken konuşmacının verdiği yanıtların ana düşüncesi ve anahtar kelimeleri ile soruların hedefleri örtüşmelidir.
Estimated Time:1m 0s
Question 140Question

Modern teknolojik araçların yaşamın ritmini hızlandırması, bireyin şimdiki zamana sıkışmasına ve geçmiş ile gelecek arasındaki nedensel köprüleri yitirmesine yol açmaktadır. Teknolojinin sunduğu hız, insanı özgürleştirmek bir yana, onu kronolojik bir hapishaneye mahkûm eder. Anlık enformasyon akışı altında ezilen insan zihni, olayları tarihsel bir süreklilik içinde konumlandırmak yerine, onları birbirinden kopuk tekil uğraklar olarak deneyimler. Bu durum, hafızayı geçmişin dinamik bir yeniden inşası olmaktan çıkarıp durağan bir veri deposuna indirger. Bu hapishanede geçmiş, nostaljik bir tüketim nesnesine dönüşürken gelecek ise sadece belirsizliğin getirdiği bir kaygı kaynağı haline gelir. Tarihsel bilincin yitimi, toplumların kolektif gelecek tasavvurlarını da felce uğratır; çünkü geçmişin deneyim süzgecinden geçmeyen bir gelecek tahayyülü, şimdiki anın teknolojik imkanlarının doğrusal bir uzantısı olmaktan öteye gidemez. Sonuç olarak, zamanın parçalanması ve derinliğini kaybetmesi, insanı kendi ürettiği hızın pasif bir nesnesi haline getirerek onu tarihsel özne olma vasfından uzaklaştırır.

Bu parçadan hareketle, 'Teknolojik gelişimin getirdiği hız ve bilgi yoğunluğu, insanı geçmiş ve gelecek bağını kopararak şimdiki zamana hapsetmekte ve onu kendi tarihini yapma iradesinden yoksun bırakmaktadır.' yargısına ulaşılabilir.

Show answer & explanation

Answer: True

Answer

Sunulan yargı doğrudur. Metnin ana düşüncesi, teknolojik hızın insanı zamansal olarak parçalayarak tarihsel bir özne olmaktan uzaklaştırdığı yönündedir.
Verilen yargı, metnin ana fikrini tam olarak yansıtmaktadır. Metinde teknolojinin hızı nedeniyle insanın şimdiki zamana sıkışıp kaldığı, geçmiş ve gelecek arasındaki nedensel bağı yitirdiği ve bunun sonucunda tarihsel bir özne olmaktan çıkıp pasif bir nesne haline geldiği belirtilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Paragrafı dikkatle okuyarak ana temayı ve yazarın savunmak istediği temel tezi belirlemek.
Yazarın, teknolojinin getirdiği hızın zaman algısını parçaladığı ve insanı tarihin edilgen bir nesnesi haline getirdiği yönündeki ana fikrine ulaşılır.
Metnin bütünsel iletisini kavramak, sunulan yargının doğruluğunu test etmenin ilk adımıdır.
2
Paragrafta yer alan yardımcı düşünceleri ve bunların ana fikirle olan nedensel ilişkilerini analiz etmek.
Hafızanın veri deposuna dönüşmesi, geleceğin belirsizleşmesi gibi yan durumların, 'tarihsel özne olmaktan uzaklaşma' ana sonucuna hizmet eden gerekçeler olduğu saptanır.
Yardımcı düşüncelerin ana düşünceyi destekleyen unsurlar olduğunu fark etmek, yanlış çıkarımları engeller.
3
Soru kökündeki yargıyı metnin ana fikriyle karşılaştırmak.
Soru kökündeki 'geçmiş ve gelecek bağını kopararak şimdiki zamana hapsetme ve kendi tarihini yapma iradesinden yoksun bırakma' ifadesinin metindeki 'zamanın parçalanması ve insanı tarihsel özne olma vasfından uzaklaştırma' teziyle tam olarak örtüştüğü görülür.
Önerilen yargının metnin ana düşüncesini eksiksiz ve doğru bir şekilde sentezleyip sentezlemediğini doğrulamak gerekir.

Key Concept

Paragrafta Ana Düşünce
PreviousPage 7 / 66Next
Paragrafta Anlam Practice Questions — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) — Page 7 | Examkin