Paragraf

590 soru

Soru 241Soru

Aşağıdaki parçaya göre soruyu cevaplayınız.

Diderot Etkisi, bireyin sahip olduğu tüketim örüntüsüne yeni bir nesne eklemesinin, mevcut tüketim alışkanlıklarını tamamen değiştiren ve zincirleme bir satın alma sürecini tetikleyen sosyo-psikolojik bir olguyu tanımlar. Bu kavram, adını Fransız aydınlanmacı yazar Denis Diderot’nun 'Eski Sabahlığımdan Ayrılmanın Pişmanlığı' başlıklı ünlü denemesinden alır. Diderot, kendisine hediye edilen son derece şık kırmızı sabahlığın ardından, çalışma odasındaki diğer eşyaların (eski çalışma masası, yıpranmış halı ve sade ahşap kitaplık) bu yeni ve lüks eşyayla uyuşmadığını fark etmiş; bu estetik uyumsuzluğu gidermek amacıyla tüm odasını borca girerek baştan aşağı yenilemiştir. Sosyolog Grant McCracken tarafından kavramsallaştırılan bu etki, tüketim nesnelerinin sadece işlevsel araçlar olmadığını, aynı zamanda birbirini tamamlayan kültürel bütünler oluşturduğunu gösterir. Tüketici, kimlik bütünlüğünü korumak ve sosyal uyumu sağlamak amacıyla, yeni edindiği 'üst sınıf' nesneye uygun diğer nesneleri de edinme baskısı hisseder. Günümüz pazarlama stratejilerinde de sıkça başvurulan bu durum, tekil bir alışverişin nasıl olup da sonu gelmeyen bir tüketim döngüsüne dönüştüğünü açıklar. Birey, yeni nesneyle birlikte sadece bir eşya değil, o eşyanın vadettiği yeni bir yaşam tarzı ve statü illüzyonunu da satın almaktadır. Dolayısıyla Diderot Etkisi, modern insanın temel ihtiyaç eksenli değil, yapay bir kimlik ve imaj odaklı tüketim sarmalına nasıl dahil edildiğinin en somut göstergelerinden biridir.

Bu parçadan hareketle "Diderot Etkisi" ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tüketicilerin satın alma eğilimlerinin, kişisel bütçelerindeki reel gelir artışına bağlı olarak gelişim gösterdiğini

Cevap

Tüketicilerin satın alma eğilimlerinin, kişisel bütçelerindeki reel gelir artışına bağlı olarak gelişim gösterdiğini
Doğru cevap, tüketicilerin satın alma eğilimlerinin reel gelir artışına bağlı olduğunu iddia eden seçenektir. Metinde Denis Diderot’nun kendisine hediye edilen sabahlığa uyum sağlamak için 'borca girerek' tüm odasını yenilediği açıkça belirtilmektedir. Bu durum, tüketimin gelir artışından ziyade kimlik ve estetik uyum gibi yapay ihtiyaçlardan tetiklendiğini gösterir. Dolayısıyla bu yargı metinden çıkarılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünü ve parçayı dikkatlice okuyarak Diderot Etkisi'nin temel özelliklerini belirleyin.
Diderot Etkisi'nin estetik uyum, kimlik bütünlüğü, zincirleme satın alma ve borçlanma yoluyla gerçekleştiği saptanmıştır.
Parçadan çıkarılabilecek ve çıkarılamayacak yargıları ayırt etmek için metindeki temel argümanları tespit etmek gerekir.
2
Seçenekleri metindeki ifadelerle karşılaştırarak doğruluklarını kontrol edin.
Gelir artışıyla ilgili seçeneğin metindeki 'borca girerek yenileme' ifadesiyle çeliştiği, diğer seçeneklerin ise metinle doğrudan uyuştuğu görülür.
Yanlış olan seçeneği belirlemek için seçenekler ile metin arasında anlamsal karşılaştırma yapılması gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce ve Çıkarım Yapma
Soru 242Soru

Klasik mimari, insanı mekânın merkezine yerleştirerek ona bir aidiyet hissi sunmayı amaçlar; nitekim antik tapınaklardan Rönesans saraylarına kadar tüm yapılar insan ölçeği gözetilerek inşa edilmiştir. Modern kent mimarisi ise insanı neredeyse görünmez kılan devasa cam ve çelik kulelerden ibarettir. Bu kuleler, insana kendi sınırlarını hatırlatıp onu ezmek ister gibidir. Nitekim ünlü mimar Tadao Ando, 'Mimarlık sadece barınak sağlamakla kalmamalı, insanın ruhunu da beslemelidir.' derken tam da bu aidiyet krizine dikkat çeker. Bugün büyük şehirlerin caddelerinde yürürken göğe doğru yükselen bu prizmatik devlerin arasında kendimizi birer karınca gibi hissetmemiz, bu yeni tasarım anlayışının bir sonucudur. Oysa geçmişin taş konaklarında her pencere bir insan boyuna, her merdiven adımların ritmine göre tasarlanırdı.

Bu parçanın anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Olaylar, kişi, zaman ve mekân unsurlarına bağlı kalınarak kronolojik bir sıra içinde öykülenmiştir.

Cevap

Olayların, kişi, zaman ve mekân unsurlarına bağlı kalınarak kronolojik bir sıra içinde öykülendiğini iddia eden seçenek söylenemez.
Doğru yanıt kronolojik öykülemenin yapıldığını iddia eden seçenektir. Metin, mimari tarzların karşılaştırıldığı ve yazarın düşüncelerini açıkladığı bir fikir yazısıdır. Metinde bir olay örgüsü, karakterler veya zamana bağlı bir olay akışı (öyküleme) yer almadığı için bu yargı söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genel anlatım türü ve amacını belirleme
Paragrafta mimari anlayışların değişimi üzerine düşünceler açıklanmış ve tartışılmıştır; dolayısıyla açıklayıcı ve tartışmacı anlatım biçimleri kullanılmıştır.
Parçanın ana anlatım biçimini belirlemek, öyküleme gibi diğer biçimlerin varlığını sorgulamak için ilk adımdır.
2
Düşünceyi geliştirme yollarını ve anlatım biçimlerini metinle eşleştirme
Metinde klasik ve modern mimari karşılaştırılmış (karşılaştırma), Tadao Ando'nun sözü aktarılmış (tanık gösterme), 'prizmatik devler', 'devasa kuleler' gibi ifadeler kullanılmış (betimleme) ve 'karınca gibi' ifadesine yer verilmiştir (benzetme).
Seçeneklerde verilen tekniklerin metinde bulunup bulunmadığını doğrulamak gerekir.
3
Öyküleyici anlatım unsurlarını kontrol etme
Metinde bir olay akışı, kişi, yer ve zamana bağlı bir kurgu (öyküleme) bulunmamaktadır.
Öykülemenin metinde yer almadığını teyit ederek doğru seçeneği belirlemek.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları
Soru 243Soru

Kentsel dikey tarım, artan dünya nüfusu ve azalan tarım arazileri karşısında geleneksel tarıma yenilikçi bir alternatif sunmaktadır. Bu yöntem, şehir merkezlerinde yer alan dikey olarak istiflenmiş katlarda, yapay ışıklandırma ve iklimlendirme sistemleri kullanılarak yıl boyunca kesintisiz üretim yapılmasını sağlar. Topraksız tarım teknikleriyle su tüketimini %90'a varan oranda azaltması ve tarım ilaçlarına ihtiyaç duymaması, çevre dostu bir üretim modeli ortaya koyar. Ayrıca ürünlerin tüketim merkezlerine yakın yerlerde üretilmesi, nakliye süreçlerinden kaynaklanan karbon salınımını en aza indirerek kentlerin gıda güvencesine katkıda bulunur.

Bu parçada kentsel dikey tarımla ilgili aşağıdakilerden hangisi ��zerinde durulmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kentsel dikey tarımın geleneksel yöntemlere kıyasla sunduğu ekolojik ve operasyonel kolaylıklar

Cevap

Kentsel dikey tarımın geleneksel yöntemlere kıyasla sunduğu ekolojik ve operasyonel kolaylıklar
Paragrafın genelinde kentsel dikey tarımın geleneksel tarıma göre sağladığı çevre dostu ve lojistik kolaylıklar anlatılmaktadır. Bu yönler ekolojik ve operasyonel avantajlar olarak nitelendirilir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın giriş cümlesinden hareketle ana odak noktasını belirleyin.
Giriş cümlesinde kentsel dikey tarımın geleneksel tarıma bir alternatif olduğu belirtilmiştir.
Paragrafın hangi temel kavram etrafında şekillendiğini anlamak için.
2
Gelişme cümlelerindeki detayları analiz ederek dikey tarımın hangi yönlerinin öne çıkarıldığını gruplandırın.
Su tasarrufu ve ilaçsız üretim çevresel (ekolojik); şehir merkezine yakınlık ve düşük karbon salınımı ise operasyonel faydaları temsil eder.
Konunun sınırlarını ve yazarın odaklandığı özel faydaları netleştirmek için.
3
Seçenekleri analiz ederek bu iki temel grubu bir arada sunan seçeneği işaretleyin.
Çevresel ve operasyonel faydaların en uygun tanımı olan doğru seçenek bulunur.
Diğer çeldiricilerin (konu dışı detaylar veya ana düşünce yanılgıları) elenmesini sağlamak için.

Anahtar Kavram

Paragrafta Konu ve Başlık
Soru 244Soru

I. Epigenetik olarak adlandırılan bu mekanizma, DNA diziliminin kendisi sabit kalırken gen ifadesini denetleyen kimyasal işaretlerin çevre etkisiyle nasıl değiştiğini açıklar.
II. Bu durum, organizmaların çevrelerine uyum sağlama sürecinde sadece genetik varyasyonlara değil, aynı zamanda anne babalarının yaşam deneyimlerine de bağımlı olduğunu ortaya koymaktadır.
III. Klasik genetik anlayışı, edinilmiş özelliklerin kalıtılamayacağı ve evrimsel değişimin yalnızca rastgele mutasyonlar ile doğal seçilim yoluyla gerçekleştiği varsayımına dayanır.
IV. Ancak son yıllarda yapılan araştırmalar, çevresel faktörlerin gen diziliminde bir değişiklik yapmaksızın genlerin işleyişini değiştirebildiğini ve bu değişikliklerin sonraki nesillere aktarılabildiğini göstermektedir.
V. Böylece, Lamarck’ın uzun süre dışlanan 'edinilmiş özelliklerin kalıtımı' teorisi, moleküler düzeyde modern evrimsel senteze entegre edilerek yeni bir boyut kazanmaktadır.

Yukarıdaki numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında, hangisi baştan üçüncü cümle olur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I

Cevap

I numaralı cümle
I numaralı cümle, IV numaralı cümlede bahsedilen çevresel faktörlerin gen işleyişini değiştirmesi durumunu 'Epigenetik olarak adlandırılan bu mekanizma' ifadesiyle karşılayıp tanımladığı için baştan üçüncü sırada yer almalıdır. Sıralama şu şekildedir: III - IV - I - II - V.

Adım Adım Çözüm

1
Giriş cümlesinin belirlenmesi
Giriş cümlesi III numaralı cümledir.
III numaralı cümle, kendinden önce herhangi bir yargıya gönderme yapmayan ('Ancak', 'Bu durum', 'Böylece' gibi bağlayıcı unsurlar içermeyen), bağımsız ve genel bir yargı bildiren tek cümledir.
2
Giriş cümlesini takip eden karşıt tezin bulunması
İkinci cümle IV numaralı cümledir.
IV numaralı cümledeki 'Ancak' bağlacı, III numaralı cümledeki 'klasik genetik anlayışının varsayımları' ile doğrudan çelişen yeni bilimsel bulguları tanıtmakta ve anlam akışını sürdürmektedir.
3
Yeni bulgunun tanımlandığı cümlenin bulunması
Üçüncü cümle I numaralı cümledir.
I numaralı cümledeki 'Epigenetik olarak adlandırılan bu mekanizma...' ifadesi, IV numaralı cümlede bahsedilen 'çevresel faktörlerin gen dizilimini değiştirmeden genlerin işleyişini değiştirmesi ve bunu sonraki nesillere aktarması' mekanizmasına adını vererek onu açıklamaktadır.
4
Açıklanan mekanizmanın doğurduğu sonucun belirlenmesi
Dördüncü cümle II numaralı cümledir.
II numaralı cümledeki 'Bu durum...' ifadesi, I numaralı cümlede açıklanan epigenetik mekanizmanın canlılar üzerindeki doğrudan etkisini ve çevreye uyum sürecindeki önemini ortaya koymaktadır.
5
Sonuç ve sentez cümlesinin belirlenmesi
Beşinci cümle V numaralı cümledir.
V numaralı cümledeki 'Böylece...' ifadesi, tüm paragrafta anlatılan klasik genetik anlayıştan epigenetiğe uzanan süreci Lamarck'ın teorisiyle ilişkilendirerek nihai bir senteze ulaştırmaktadır.

Anahtar Kavram

Bir paragrafı oluşturan cümlelerin anlamsal ve yapısal (bağlayıcı ögeler, zamirler, bağlaçlar) ilişkilerini çözümleyerek mantıksal bir sıra oluşturma.
Soru 245Soru

Gazeteci:
(I) --------------------------------------
Gökbilimci:
- Gökyüzünü gözlemlemek için şehir ışıklarından uzak, yüksek ve bulutsuz bölgeleri tercih ediyoruz. Çünkü yapay ışıklar ve atmosferdeki nem oranı, teleskopların net görüntü almasını engelliyor.

Gazeteci:
(II) --------------------------------------
Gökbilimci:
- Teknolojinin ilerlemesi işimizi büyük ölçüde kolaylaştırdı. Artık devasa teleskopları bilgisayar başından kontrol edebiliyor, elde ettiğimiz verileri gelişmiş yazılımlarla saniyeler içinde analiz edebiliyoruz.

Bu diyalogda boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerin hangisinde verilenler getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. Gök gözlemi yapacağınız yerleri belirlerken hangi kriterleri göz önünde bulunduruyorsunuz?
II. Teknolojik gelişmelerin araştırma süreçlerinize yansımaları nasıl oldu?

Cevap

Gök gözlemi yapılacak yerlerin seçim kriterleri ile teknolojinin araştırma süreçlerine olan etkilerini sırasıyla soran seçenek doğrudur.
Doğru yanıt, diyalogdaki boşlukları anlam bütünlüğünü ve konu akışını bozmayacak şekilde tamamlayan seçenektir. Gökbilimcinin ilk cevabında gök gözlemi için tercih ettikleri yerleri (şehir dışı, yüksek, bulutsuz) ve bunların gerekçelerini açıklaması, gazetecinin 'gök gözlemi yapacakları yerleri belirlerken hangi kriterleri göz önünde bulundurdukları' sorusuna doğrudan bir yanıttır. İkinci cevapta ise teknolojinin işleri kolaylaştırdığı, uzaktan kontrol ve yazılımlarla veri analizi gibi örneklerle anlatılmaktadır. Bu da gazetecinin 'teknolojik gelişmelerin araştırma süreçlerine yansıması' sorununun tam karşılığıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Diyaloğun ilk kısmını analiz edin.
Gökbilimci, gözlem yeri olarak şehir ışıklarından uzak, yüksek ve bulutsuz yerleri neden tercih ettiklerini açıklamaktadır. Dolayısıyla gazetecinin sorusu, bu yer seçimi kriterlerini sorgulayan bir soru olmalıdır.
Konuşmacının verdiği yanıtın hangi amaca yönelik olduğunu belirlemek, soruyu doğru tespit etmenin ilk adımıdır.
2
Diyaloğun ikinci kısmını analiz edin.
Gökbilimci, teknolojinin işlerini nasıl kolaylaştırdığını, teleskopların uzaktan kontrolü ve verilerin yazılımlarla hızlı analiz edilmesi üzerinden anlatmaktadır. Bu durum, teknolojinin araştırma süreçlerine olan yansımasıyla doğrudan ilişkilidir.
İkinci boşluğa gelecek sorunun, konuşmacının teknolojiyle ilgili sunduğu pratik çözümleri kapsaması gerekir.

Anahtar Kavram

Diyalog Tamamlama
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 246Soru

Hartmut Rosa’nın 'sosyal hızlanma' kuramı, moderniteyi zaman boyutu üzerinden yeniden tan��mlamayı amaçlar. Rosa’ya göre modern toplumlar; teknolojik hızlanma, sosyal değişim hızı ve yaşam ritminin hızlanması şeklinde birbirini besleyen üç temel süreçle karakterize edilir. Teknolojik hızlanma, ulaşım ve iletişim araçlarının gelişimiyle zaman-mekân mesafesini daraltırken; sosyal değişim hızı ise aile yapılarından istihdam biçimlerine kadar toplumsal pratiklerin geçerlilik ömrünü kısaltmaktadır. Bu iki dinamiğin yarattığı zamansal sıkışma, bireyleri birim zamana daha fazla eylem sığdırmaya, yani yaşam ritmini hızlandırmaya sevk etmektedir. Ancak kuramın asıl paradoksu burada ortaya çıkar: Teknolojik ilerleme teorik olarak boş zaman yaratması gerekirken, pratikte kronik bir zaman kıtlığı ve sürekli geride kalma endişesi doğurur. Bu durum ise modern özneyi çevresine ve kendine yabancılaştıran temel etkendir.

Bu parçadan hareketle Hartmut Rosa’nın 'sosyal hızlanma' kuramıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Teknolojik ilerlemelerin sağladığı zaman tasarrufunun, bireyi çalışma dışı alanlarda daha yaratıcı uğraşlara yönelttiğine

Cevap

Teknolojik ilerlemelerin sağladığı zaman tasarrufunun, bireyi çalışma dışı alanlarda daha yaratıcı uğraşlara yönelttiğine
Doğru yanıt, teknolojik ilerlemelerin sağladığı zaman tasarrufunun bireyi yaratıcı uğraşlara yönelttiğini iddia eden seçenektir. Çünkü paragrafta teknolojik gelişmelerin bireye boş zaman kazandırmadığı, aksine kronik bir zaman kıtlığı ve yetişememe endişesi doğurduğu belirtilmiştir. Bu durum, söz konusu yargıyı tamamen geçersiz kılmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel iddiaları belirleme
Hartmut Rosa'nın sosyal hızlanma kuramının temel boyutları ve bunların modern özne üzerindeki etkileri analiz edilir.
Paragrafın ana sınırlarını belirlemek ve seçenekleri karşılaştırmak için zemin hazırlamak.
2
Seçeneklerin paragraftaki ifadelerle eşleştirilmesi
Zamansal unsurların temele alınması, toplumsal yapıların geçerlilik ömrünün kısalması, zaman-mekân mesafesinin daralması ve yabancılaşma durumlarının paragrafta doğrudan karşılık bulduğu görülür.
Yardımcı düşünce sorularında doğru bilgileri eleyerek söylenemez olanı bulmak.
3
Çelişen veya parçada yer almayan ifadenin tespiti
Teknolojik ilerlemenin zaman tasarrufu sağlayarak bireyi yaratıcı uğraşlara yönelttiği iddiasının, parçada geçen 'pratikte kronik bir zaman kıtlığı doğurur' teziyle çeliştiği belirlenir.
Parçada doğrudan çelişen ya da hiç yer almayan yardımcı düşünceyi saptamak.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce
Soru 247Soru

Aşağıdaki parçayı okuyarak soruyu cevaplayınız.

Modern tüketim toplumlarında bireylere sunulan seçeneklerin sınırsızlığı, özgürlük ve refahın en temel göstergelerinden biri olarak kabul edilir. Geleneksel iktisat teorisi de bu görüşü destekleyerek, piyasadaki alternatiflerin artmasının bireysel tatmini ve seçme özgürlüğünü doğrudan yükselteceğini savunur. Ancak psikolog Barry Schwartz’ın ortaya koyduğu 'seçim paradoksu' kavramı, bu kökleşmiş kabule güçlü bir biçimde karşı çıkar. Schwartz’a göre seçenek sayısının kontrolsüz biçimde artması, birey üzerinde özgürleştirici bir etki yaratmak yerine zihinsel bir tıkanmaya ve felç edici bir kararsızlığa yol açar. Günümüz tüketicisi, devasa alternatif havuzları arasında kaybolurken doğru kararı verememe korkusuyla karar verme sürecini sürekli erteleme eğilimi gösterir. Karar vermeyi bir şekilde başardığında ise elde ettiği sonuç ne kadar başarılı olursa olsun, arkasında bıraktığı diğer cazip seçenekler yüzünden kaçınılmaz bir tatminsizlik ve pişmanlık duygusu yaşar. Bu durum, elenmiş olan diğer alternatiflerin olası faydalarını, yani 'fırsat maliyetlerini' zihinsel olarak büyütmekten kaynaklanır. Sonuç olarak, fazla seçenek arasından yapılan seçimler, bireyin mutluluk düzeyini artırmak bir yana, beklentileri gerçekçi olmayan seviyelere çıkararak kronik bir kaygı durumu yaratır. Seçim paradoksu, çağdaş insanın daha fazla özgürlük ve kontrol arayışının, paradoksal bir şekilde nasıl bir memnuniyetsizlik ve mutsuzluk tuzağına dönüştüğünü açıkça gözler önüne sermektedir.

Bu parçadan hareketle seçim paradoksu ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Seçim yaptıktan sonra hissedilen hoşnutsuzluğun, tercih edilen ürünün niteliksel yetersizliğinden kaynaklandığına

Cevap

Seçim yaptıktan sonra hissedilen hoşnutsuzluğun, tercih edilen ürünün niteliksel yetersizliğinden kaynaklandığına
Parçada, seçim yaptıktan sonra hissedilen tatminsizlik ve pişmanlığın, tercih edilen ürünün performansı veya başarısıyla (niteliksel yetersizliğiyle) ilgili olmadığı belirtilmektedir. Aksine, elde edilen sonuç ne kadar başarılı olursa olsun, geride bırakılan diğer cazip seçeneklerin kaçırılan fırsat maliyetlerinin zihinde büyütülmesinden kaynaklandığı vurgulanmaktadır. Bu nedenle, tatminsizliğin tercih edilen ürünün niteliksel yetersizliğinden kaynaklandığı yargısına ulaşılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel kavramları ve savunulan tezi belirlemek.
Parçada modern tüketim toplumlarında seçenek artışının mutluluk yerine zihinsel tıkanıklık, erteleme ve tatminsizlik yarattığı savunulmaktadır.
Soru kökündeki olumsuz ifadeye göre parçadan çıkarılamayacak yargıyı bulmak için önce parçadaki temel savları analiz etmeliyiz.
2
Seçim sonrası yaşanan tatminsizliğin nedenini açıklayan cümleleri incelemek.
Parçada 'elde ettiği sonuç ne kadar başarılı olursa olsun... arkasında bıraktığı diğer cazip seçenekler yüzünden... pişmanlık yaşar' ve 'Bu durum... fırsat maliyetlerini zihinsel olarak büyütmekten kaynaklanır' ifadeleri yer almaktadır.
Tatminsizliğin kaynağını doğru tespit ederek seçeneklerdeki iddialarla karşılaştırmak gerekir.
3
Seçenekleri analiz ederek parçayla çelişen veya parçada yer almayan yargıyı bulmak.
Seçim sonresindeki hoşnutsuzluğun seçilen ürünün niteliksel yetersizliğinden (kalitesizliğinden) kaynaklandığı iddiası parçayla doğrudan çelişir; çünkü parçaya göre ürün ne kadar başarılı olursa olsun bu tatminsizlik yaşanmaktadır.
Parçadaki bilgilerle doğrudan çelişen seçeneği belirleyerek doğru cevaba ulaşmak.

Anahtar Kavram

Çoklu Paragraf Sorularında Olumsuz Soru Kökenini Yorumlama ve Detay Analizi
Soru 248Soru

Arkeolojik kazılarda elde edilen ahşap buluntuların yaşını belirlemek için dendrokronoloji (ağaç halkası tarihlendirmesi) yöntemi sıklıkla kullanılır. Bu yöntem, ağaç halkalarının kalınlıklarındaki yıllık değişimlerin geriye dönük bir zaman dizini oluşturmasına dayanır. Bölgedeki iklim koşullarına göre her yıl farklı kalınlıkta oluşan bu halkalar, geçmişteki kuraklık veya yağışlı dönemlerin benzersiz birer izidir. ----. Bu sayede, incelenen ahşap eserin hangi takvim yılında kesilen bir ağaçtan yapıldığı gün gün olmasa da yıl olarak tam olarak saptanabilir.

Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uzmanlar, yaşanılan bölgedeki canl�� ve fosil ağaçların halka desenlerini günümüzden geriye doğru üst üste bindirerek kesintisiz bir kronoloji ölçeği elde ederler.

Cevap

Uzmanlar, yaşanılan bölgedeki canlı ve fosil ağaçların halka desenlerini günümüzden geriye doğru üst üste bindirerek kesintisiz bir kronoloji ölçeği elde ederler.
Doğru yanıt olan cümle, ağaç halkalarının sunduğu iklimsel verilerin nasıl bir araya getirilip bir 'kronoloji ölçeği' oluşturulduğunu açıklar. Bu sayede, sonraki cümlede belirtilen 'ahşap eserin kesildiği yılın tam olarak saptanabilmesi' durumu mantıklı bir zemine oturur.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ana konusunu ve boşluktan önceki ile sonraki cümlelerin anlam ilişkisini belirlemek.
Paragrafın, arkeolojik ahşap buluntuların yaşını saptamak için kullanılan dendrokronoloji yönteminin çalışma prensibini açıkladığı görülür.
Boşluğa getirilecek cümlenin, iklim koşullarının halkalardaki izleri ile bu izler sayesinde yapılan kesin tarihlendirme arasındaki mantıksal boşluğu doldurması gerekir.
2
Boşluktan sonra gelen 'Bu sayede...' ifadesinin neye işaret ettiğini analiz etmek.
'Bu sayede' ifadesi, ahşabın kesildiği yılın saptanmasını sağlayan bir karşılaştırma veya ölçek oluşturma sürecine işaret etmektedir.
Seçilecek cümle, bu karşılaştırma tabanını veya kronolojik ölçeği kuran yöntemi açıklamalıdır.
3
Seçenekleri bu doğrultuda değerlendirerek en uygun bütünlüğü sağlayan cümleyi bulmak.
Canlı ve fosil ağaç halka desenlerinin üst üste bindirilmesiyle kesintisiz bir kronoloji ölçeği oluşturulduğunu belirten ifadenin, sonraki cümlenin gerekçesini tam olarak karşıladığı tespit edilir.
Bu ifade, parçanın anlamsal ve yapısal akışını eksiksiz şekilde tamamlar.

Anahtar Kavram

Paragrafta anlam akışını sağlama ve boş bırakılan yeri anlamsal/yapısal bağlama uygun şekilde tamamlama.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 249Soru

Müzik dinlemenin zihinsel aktiviteler üzerindeki etkisi uzun yıllardır araştırılmaktadır. Yapılan çalışmalar, özellikle klasik veya enstrümantal müziklerin, ders çalışırken odaklanma süresini uzattığını ve stresi azalttığını göstermektedir. Buna karşın, sözlü müziklerin dikkat dağıtıcı bir etki yaratarak okuma ve anlama becerisini olumsuz etkilediği gözlemlenmiştir. Bu nedenle uzmanlar, yoğun zihinsel çaba gerektiren işlerde sözsüz ve düşük tempolu müziklerin tercih edilmesini önermektedir.

Bu parçadan müzik dinleme ve odaklanma ilişkisiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Her türlü müziğin öğrenme süreçlerini aynı ölçüde kolaylaştırdığına

Cevap

Her türlü müziğin öğrenme süreçlerini aynı ölçüde kolaylaştırdığına
Doğru cevap, her türlü müziğin öğrenme süreçlerini aynı ölçüde kolaylaştırdığı yönündeki ifadedir. Paragrafta sözlü müziklerin dikkat dağıtarak anlama becerisini olumsuz etkilediği, buna karşın klasik veya enstrümantal müziklerin odaklanmayı artırdığı belirtilmiştir. Bu durum, tüm müzik türlerinin zihinsel süreçlere etkisinin aynı olmadığını gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki temel bilgileri ve yardımcı düşünceleri analiz etmek.
Klasik müzi��in stresi azalttığı, sözlü müziğin dikkati dağıttığı ve zihinsel çalışmalarda sözsüz/yavaş müziklerin önerildiği belirlenmiştir.
Parçanın yardımcı düşüncelerini tespit etmek.
2
Seçenekleri paragraftaki yargılarla karşılaştırmak.
Parçada klasik, sözlü ve sözsüz müziklerin zihin üzerindeki etkilerinin farklı olduğu açıkça belirtilmiştir. Dolayısıyla tüm müzik türlerinin öğrenmeyi aynı ölçüde kolaylaştırdığı söylenemez.
Parçadan çıkarılamayacak (ulaşılamayacak) olan yanlış yargıyı bulmak.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce
Soru 250Soru

Bilgi obezitesi, bireyin tüketebileceğinden ve işleyebileceğinden çok daha fazla bilgiye maruz kalması durumunu ifade eden modern bir kavramdır. Dijital teknolojilerin ve internetin yaygınlaşmasıyla birlikte, bilgiye erişim kolaylaşmış ancak bu durum verileri seçici bir şekilde süzme yeteneğimizi zayıflatmıştır. Günümüzde insanlar; sürekli güncellenen sosyal medya akışları, e-postalar ve haber siteleri arasında adeta bir veri bombardımanına maruz kalmaktadır. Bu durum; zihinsel yorgunluğa, karar verme güçlüğüne ve odaklanma sürelerinin kısalmasına yol açmaktadır. Tıpkı fiziksel obezitede olduğu gibi, ihtiyaç fazlası ve niteliksiz bilginin kontrolsüzce tüketilmesi, zihinsel sağlığı olumsuz etkilemektedir. Bilgi obezitesiyle mücadele etmek için bireylerin dijital diyet uygulaması ve maruz kaldıkları bilginin kalitesini niceliğinden üstün tutması gerekmektedir.

Bu parçaya göre "bilgi obezitesi" ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplumsal ilişkilerin zayıflamasına ve bireylerin yalnızlaşmasına neden olduğuna

Cevap

Toplumsal ilişkilerin zayıflamasına ve bireylerin yalnızlaşmasına neden olduğuna
Bilgi obezitesinin birey üzerindeki zihinsel ve bilişsel etkilerine değinilmiş, dijital diyet gibi çözüm yolları sunulmuştur. Ancak parçada bu durumun toplumsal ilişkileri zayıflattığına veya bireysel yalnızlığa yol açtığına dair hiçbir bilgi veya çıkarım yer almamaktadır. Dolayısıyla toplumsal ilişkilerin zayıflamasına ve bireylerin yalnızlaşmasına neden olduğu yargısına ulaşılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünü analiz etme
Sorunun olumsuz soru köküne sahip bir yardımcı düşünce sorusu olduğu tespit edilir.
Metinde değinilmeyen veya metinden çıkarılamayacak olan seçeneği bulmak amacıyla soru kökü doğru şekilde kavranmalıdır.
2
Metindeki anahtar ifadeleri seçeneklerle eşleştirme
Metinde geçen dijital teknolojiler, zihinsel yorgunluk, veri süzme ve zihinsel sağlık ifadeleri ile seçenekler tek tek karşılaştırılır.
Seçeneklerin metinde yer alıp almadığını doğrudan doğrulamak için sistematik bir tarama yapılır.
3
Metin dışı kalan seçeneği belirleme
Metinde toplumsal ilişkilere ve yalnızlaşmaya dair herhangi bir ifadenin geçmediği görülür.
Doğru cevaba ulaşmak için metin sınırlarının dışına çıkan veya metinde yer almayan bilgi elenir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce
Soru 251Soru

Fredric Jameson tarafından ortaya atılan bilişsel haritalama kavramı, bireyin geç kapitalizm dönemindeki karmaşık, küreselleşmiş ve çok boyutlu toplumsal ağlar içinde kendi konumunu zihinsel olarak konumlandırabilme yetisini ifade eder. Jameson'a göre modern birey, gündelik yaşam alanlarının mekânsal sınırlarını aşan küresel ekonomik ve politik sistemlerin büyüklüğü karşısında bir tür yön yitimi yaşar. Bilişsel haritalama, bu mekânsal ve toplumsal karmaşanın bireysel ölçekte anlamlandırılmasını ve bireyin kendisini bu devasa bütünün içinde nereye yerleştireceğini kavramasını sağlayan estetik ve pedagojik bir araçtır. Bu süreç yalnızca coğrafi bir yön bulma eylemi değil, aynı zamanda toplumsal sınıf ilişkilerini, iktidar mekanizmalarını ve küresel ağların işleyişini kavrama çabasıdır. Dolayısıyla bilişsel haritalama, bireyin yabancılaşmayı aşarak toplumsal eylemlilik kazanmasında kritik bir rol oynar.

Bu parçaya göre 'bilişsel haritalama' ile ilgili olarak aşa��ıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Küreselleşmenin getirdiği karmaşık ağ yapısını tasfiye ederek bireyi geleneksel mekân algısına geri götürdüğüne

Cevap

Küreselleşmenin getirdiği karmaşık ağ yapısını tasfiye ederek bireyi geleneksel mekân algısına geri götürdüğüne
Metne göre bilişsel haritalama, geç kapitalizmin karmaşık yapısını ortadan kaldırmak (tasfiye etmek) veya bireyi geçmişteki geleneksel bir mekân algısına geri döndürmek amacı taşımaz; aksine mevcut karmaşık yapı içerisinde bireyin kendi konumunu fark etmesini sağlayan estetik ve pedagojik bir araçtır. Bu nedenle karmaşık yapının tasfiye edildiği ve geleneksel algıya dönüldüğü yönündeki iddia metinden çıkarılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünün olumsuz olduğunu (söylenemez) tespit etmek ve metni dikkatle okumak.
Metinde Fredric Jameson'ın 'bilişsel haritalama' kavramının tanımı ve işlevleri belirlenmiştir.
Olumsuz soru köklerinde metinde yer almayan veya metinle çelişen seçeneği bulmak hedeflenir.
2
Seçeneklerdeki ifadeleri metindeki yargılarla tek tek karşılaştırmak.
Konumlandırma, yön yitimi, coğrafi olmama ve yabancılaşmayı aşma ile ilgili seçeneklerin metinde doğrudan desteklendiği saptanmıştır.
Metindeki anahtar kelimeler ve anlamca yakın ifadeler, yardımcı düşünceleri doğrulamak için kullanılır.
3
Metinle çelişen veya metinde bulunmayan iddiayı içeren seçeneği saptamak.
Küreselleşmenin karmaşık yapısının ortadan kaldırıldığı ve geleneksel mekân algısına dönüldüğü yönündeki ifadenin metnin hiçbir yerinde yer almadığı, aksine kavramın mevcut yapı içinde yön bulmaya yaradığı anlaşılmıştır.
Doğru yanıt olan seçenek metindeki anlam sınırlarını aşan ve yanlış çıkarım sunan yargıdır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce
Soru 252Soru

İnsan beyninde koku duyusu, diğer duyusal uyarıcılardan farklı bir yol izler. Görme ya da işitme yoluyla alınan uyarılar talamus üzerinden kortekse ulaşırken koku, talamusa uğramadan doğrudan hafıza ve duyguların yönetildiği hipokampus ve amigdala bölgelerine iletilir. Bu doğrudan bağlantı, kokuların diğer duyusal anılara kıyasla çok daha hızlı, güçlü ve yoğun duygusal çağrışımlar tetiklemesini açıklar. Yıllar önce ziyaret ettiğiniz bir mekânın görüntüsünü hatırlamakta zorlanabilirsiniz ancak oraya ait tek bir koku, o ana dair hisleri ve anıları tüm canlılığıyla saniyeler içinde zihninizde canlandırabilir. Bu nedenle koku, geçmişe dönük anıların kapısını aralayan en güçlü anahtar olarak kabul edilir.

Bu par��anın konusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Koku duyusunun doğrudan beyin merkezlerine ulaşarak anı ve duyguları tetiklemedeki belirgin rolü

Cevap

Koku duyusunun doğrudan beyin merkezlerine ulaşarak anı ve duyguları tetiklemedeki belirgin rolü
Doğru yanıt koku duyusunun doğrudan beyin merkezlerine ulaşarak anı ve duyguları tetiklemedeki belirgin rolünü belirten seçenektir. Metinde koku duyusunun talamusa uğramadan doğrudan hipokampus ve amigdalaya iletilmesi ve bu sayede geçmiş anıları tetikleme gücü ayrıntılı şekilde işlenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın girişindeki biyolojik mekanizmayı belirlemek.
Koku duyusunun talamusa uğramadan doğrudan hafıza ve duygu yönetimiyle ilgili hipokampus ve amigdala bölgelerine iletildiği tespit edilmiştir.
Paragraftaki konunun bilimsel temelini anlamak için.
2
Bu biyolojik durumun sonuçlarını ve parçadaki örneği incelemek.
Bu doğrudan bağlantı sayesinde kokuların anıları ve duyguları çok daha hızlı ve güçlü tetiklediği, geçmişe yönelik anıları canlandırmada anahtar rol oynadığı görülmüştür.
Yazarın bu bilgiyi hangi olguyu açıklamak için kullandığını tespit etmek için.
3
Parçanın ana temasını/konusunu belirleyerek seçeneklerle karşılaştırmak.
Parçanın konusu koku duyusunun doğrudan beyin merkezlerine ulaşarak anıları ve duyguları tetiklemedeki rolüdür.
Doğru cevaba ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Paragrafta Konu

İpuçları

1
Paragrafta koku duyusunun beyne ulaşma biçimi ile diğer duyularınki karşılaştırılmaktadır. Bu farkın neye yol açtığına odaklanın.
2
Koku duyusunun talamusa uğramadan doğrudan hafıza ve duygu merkezlerine gitmesi, onun anıları canlandırma gücünü nasıl etkilemektedir? Metindeki bu ana fikre yönelin.
3
Yazarın metinde doğrudan öneride bulunduğu veya ana fikir sunduğu seçenekleri eleyerek sadece neyin anlatıldığına odaklanan nesnel konuyu seçin.

Daha Fazla Pratik

Konu sorularında, metinde sık tekrarlanan kavramlara ve bu kavramlar arasındaki ilişkilere odaklanmak doğru yanıta daha hızlı ulaşmanızı sağlar.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 253Soru

Bir sanat yapıtının kalıcılığını, yalnızca yansıttığı dönemin toplumsal gerçeklerine sadık kalışıyla açıklayan anlayış, edebiyat dünyasında uzun süre kabul görmüştür. Bu görüşe göre yazar, adeta bir ayna gibi çağının tanıklığını yapmakla yükümlüdür. Oysa sanatın gerçeği, sokağın çıplak gerçeğinden çok farklı bir dokuya sahiptir. Yazarın dünyası, dış gerçekliğin olduğu gibi aktarıldığı bir laboratuvar değil, o gerçekliğin dille yeniden inşa edildiği öznel bir evrendir. Sadece toplumsal olayları kaydetme gayesi güden bir metin, zamanın yıpratıcılığına karşı duramaz ve güncelliğini yitirdi��inde bir arşiv belgesine dönüşür. Dolayısıyla yapıtı geleceğe taşıyan, ele aldığı toplumsal malzeme değil; bu malzemeyi estetik bir forma dönüştürerek yeniden üreten üsluptur.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tartışma

Cevap

Metinde yerleşik edebi bir anlayış eleştirilip yazarın kendi görüşü ortaya koyulduğu için ağır basan anlatım tekniği tartışmadır.
Parçada, sanatın kalıcılığını toplumsal gerçekçiliğe bağlayan yaygın görüşe karşı çıkılmış, 'oysa' bağlacıyla başlayan cümlelerle bu görüş reddedilerek estetik formun önemi savunulmuştur. Yazarın okuyucuyu kendi görüşüne ikna etme çabası ve iki farklı düşüncenin çatışması, tartışma tekniğinin ağır bastığını göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki temel savın tespiti
İlk iki cümlede, sanatın kalıcılığını sadece toplumsal gerçekliğe sadakatle açıklayan yaygın bir görüş ortaya konmuştur.
Metnin hangi fikir üzerine kurulduğunu anlamak ve yazarın bu fikre yaklaşımını belirlemek için ilk adımı oluşturur.
2
Düşünsel yönelim ve geçiş ifadelerinin incelenmesi
'Oysa' bağlacıyla birlikte yazarın bu yaygın görüşe karşı çıktığı ve kendi tezini (sanat gerçeğinin farklılığı, öznel evren, estetik form ve üslup) ileri sürdüğü belirlenmiştir.
Yazarın metindeki amacının okuyucuya bilgi aktarmak mı yoksa bir tezi çürütmek mi olduğunu netleştirmek için gereklidir.
3
Diğer anlatım biçimlerinin elenmesi
Metinde olay akışı (öyküleme) bulunmadığı, somut tasvirlerin (betimleme) sadece mecaz anlamlı benzetmeler düzeyinde kaldığı ve amacın nesnel öğretim (açıklama) olmadığı doğrulanmıştır.
Çeldiricilerin yanlışlığını kanıtlayarak doğru seçeneğe kesin olarak ulaşmak için bu eleme yapılır.

Anahtar Kavram

Tartışmacı Anlatım Biçimi
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 254Soru

Geleneksel çocuk oyunları, çocukların sadece eğlenceli vakit geçirmesini sağlamaz; aynı zamanda onların sosyalleşmesine de büyük katkıda bulunur. Arkadaşlarıyla bir araya gelerek saklambaç veya körebe oynayan çocuklar, paylaşmayı ve yardımlaşmayı tecrübe ederler. --------. Bu sayede, toplumsal kurallara uymayı ve başkalarının haklarına sayg�� göstermeyi küçük yaşlarda doğal bir şekilde benimserler.

Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Oyun sırasında belirlenen ortak kurallara uymak zorunda olduklarını görerek kendi sınırlarını öğrenirler.

Cevap

Oyun sırasında belirlenen ortak kurallara uymak zorunda olduklarını görerek kendi sınırlarını öğrenirler.
Boşluktan sonra gelen cümle, çocukların toplumsal kurallara uymayı ve başkalarının haklarına saygı göstermeyi öğrendiğini belirtmektedir. Bu kazanıma zemin hazırlayacak en uygun ifade, çocukların oyun sırasında kurallara uyarak kendi sınırlarını öğrendiğini belirten seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ana konusunu ve boşluktan önceki cümle ile sonraki cümlenin anlam ilişkilerini analiz edin.
Metnin genel olarak çocuk oyunlarının sosyalleşme ve toplumsal kurallara uyum sağlama üzerindeki olumlu etkilerini ele aldığı belirlenmiştir.
Doğru cümleyi seçebilmek için metnin bağlamını ve kavramsal akışını anlamamız gerekir.
2
Boşluktan hemen sonra gelen 'Bu sayede, toplumsal kurallara uymayı ve başkalarının haklarına saygı göstermeyi...' ifadesine yön gösteren kavramı tespit edin.
Bu sonucun gerçekleşmesi için çocukların oyun içinde kurallarla karşılaşması ve kendi sınırlarını anlaması gerektiği çıkarımına varılır.
Metindeki 'Bu sayede' ifadesi kendinden önceki cümleye doğrudan bir sebep-sonuç ilişkisiyle bağlıdır.
3
Seçenekleri değerlendirerek hem öncesindeki yardımlaşma konusuyla uyumlu hem de sonrasındaki kurallara uyma konusuyla köprü oluşturan cümleyi belirleyin.
Ortak kurallara uyma ve sınırları öğrenme ifadesinin boşluğu anlamsal olarak mükemmel şekilde tamamladığı görülür.
Diğer seçenekler teknoloji, fiziksel özellikler veya aile yapısı gibi konu dışı yönlere kaymaktadır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlamsal ve Yapısal Bütünlük
Soru 255Soru

Kitap okuma alışkanlığı, bireyin zihinsel dünyasını zenginleştiren ve karşılaştığı olayları çok yönlü değerlendirmesini sağlayan en önemli kültürel etkinliklerden biridir. Düzenli olarak kitap okuyan insanlar, kelime dağarcıklarını hızla geliştirirken aynı zamanda kendilerini ifade etme becerilerini de üst seviyeye taşırlar. Zira zihinde biriken kavramlar, düşüncelerin daha net ve akıcı bir şekilde dışa vurulmasına zemin hazırlar. ----. Bu sayede, yaşam boyu okuma alışkanlığı edinmiş bireyler hem iş hem de sosyal çevrelerinde daha başarılı ve etkili iletişim kurabilen kişiler haline gelirler.

Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dolayısıyla kelime dağarcığı zenginleşen insan, düşüncelerini aktarırken doğru sözcükleri seçmekte zorlanmaz.

Cevap

Dolayısıyla kelime dağarcığı zenginleşen insan, düşüncelerini aktarırken doğru sözcükleri seçmekte zorlanmaz.
Doğru yanıt olan cümle, boşluk öncesinde bahsedilen kelime dağarcığının gelişimi ve zihindeki kavramların akıcılık sağlaması fikrini 'Dolayısıyla' bağlacıyla bağlayarak kelime seçimini kolaylaştıran bir yargıya ulaştırmaktadır. Bu durum, boşluk sonrasındaki 'Bu sayede etkili iletişim kurulması' sonucuyla tam bir anlamsal ve mantıksal bütünlük oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ana konusunu ve boşluktan önceki kısmın anlamını analiz etmek.
Paragrafta kitap okumanın zihinsel zenginlik, kelime dağarcığı gelişimi ve kendini ifade etme becerisi üzerindeki olumlu etkileri vurgulanmaktadır. Boşluktan hemen önceki cümle, zihinde biriken kavramların düşüncelerin dışa vurulmasını kolaylaştırdığını belirtir.
Paragraf tamamlama sorularında boşluğun öncesindeki ve sonrasındaki cümlelerin taşıdığı anlam köprülerini belirlemek gerekir.
2
Boşluktan sonra gelen cümlenin başındaki ipucunu ve anlamını değerlendirmek.
Boşluktan sonra 'Bu sayede...' ifadesiyle başlayan cümle, okuma alışkanlığının bireyi sosyal ve iş yaşamında etkili iletişim kurabilen biri haline getirdiğini belirtmektedir. Bu durum, boşluğa gelecek cümlenin iletişim ve kelime kullanımıyla ilgili olumlu bir geçiş cümlesi olmasını gerektirir.
Metindeki dilsel bağlayıcılar ve işaret sıfatları ('bu sayede') kendilerinden önce gelen durumun sonucunu açıklar.
3
Seçenekleri bu anlamsal köprüye göre elemek.
Doğru seçenek olan ifade, kelime dağarcığının zenginleşmesi ile düşünceleri doğru aktarma (kelime seçme kolaylığı) arasında mantıksal bir bağ kurarak sonraki cümlenin 'etkili iletişim' sonucunu hazırlar. Diğer seçenekler ise konudan sapmakta, çelişmekte veya üslup/yazarlık gibi ilgisiz konulara değinmektedir.
Doğru yanıtın hem öncesindeki 'zihinde biriken kavramlar' hem de sonrasındaki 'etkili iletişim' ifadeleriyle uyumlu olması gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta anlam bütünlüğü ve düşünce akışını sağlayan geçiş ifadeleri ile bağlam uyumu.
Tahmini Süre:50s
Soru 256Soru

(I) Kağıt, odun liflerinin ayrılmasıyla başlayan uzun bir üretim sürecinin ürünüdür. (II) Tomruklardan elde edilen bu lifler, suyla karıştırılarak büyük kazanlarda hamur kıvamına gelene kadar pişirilir. (III) Tarihsel kayıtlara göre kağıt benzeri ilk yüzeylerin Çin'de üretildiği kabul edilmektedir. (IV) Pişirme işlemi tamamlanan hamur, ince tel süzgeçlerin üzerine serilerek fazla suyundan arındırılır. (V) Son aşamada silindirler arasından geçirilip kurutulan bu tabakalar kullanıma hazır kağıt rulolarına dönüştürülür.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktad��r?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III

Cevap

Üçüncü cümle (III) düşüncenin akışını bozmaktadır.
Paragrafın genelinde kağıdın endüstriyel üretim aşamaları sırasıyla anlatılmaktadır. Birinci cümlede liflerin ayrılması, ikinci cümlede pişirilmesi, dördüncü cümlede süzülmesi ve beşinci cümlede kurutulup rulo haline getirilmesi anlatılır. Üçüncü cümle ise kağıt üretiminin teknik aşamalarından saparak kağıdın Çin'deki tarihsel kökenine değinmiştir. Bu nedenle üçüncü cümle düşüncenin akışını bozmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genel konusunu belirlemek.
Paragraf genel olarak modern kağıt üretiminin aşamalarını (liflerin ayrılması, pişirilmesi, süzülmesi ve kurutulması) anlatmaktadır.
Akışı bozan cümleyi bulabilmek için öncelikle ana konuyu saptamamız gerekir.
2
Her bir cümlenin bu konuyla ilişkisini ve birbirine bağlanma biçimlerini incelemek.
Birinci, ikinci, dördüncü ve beşinci cümleler birbirini kronolojik ve mantıksal bir sırayla takip eden üretim adımlarıdır. İkinci cümledeki 'pişirilir' ifadesiyle dördüncü cümledeki 'Pişirme işlemi tamamlanan' ifadesi doğrudan birbirine bağlıdır.
Cümleler arası geçiş unsurlarını ve anlamsal köprüleri inceleyerek kopukluk olan noktayı belirlemek gerekir.
3
Konunun dışına çıkan veya farklı bir yönünü ele alan cümleyi saptamak.
Üçüncü cümle, üretim aşamalarından tamamen bağımsız olarak kağıdın tarihsel kökeninden (Çin'de üretilmesi) bahsetmektedir.
Konunun yönünü değiştiren cümle akışı bozar.

Anahtar Kavram

Paragrafta akışı bozan cümleyi bulmak için cümlelerin konu bütünlüğüne ve birbirini takip eden yapısal bağlarına (dil bilgisel ve anlamsal köprülere) dikkat edilir.
Soru 257Soru

Sanatın dijitalleşmesi ve yapay zekanın yaratıcı süreçlerdeki rolü üzerine yürüt��len tartışmalar, ekseriyetle makinelerin insan yaratıcılığının yerini alıp alamayacağı sorusuna odaklanmaktadır. Oysa asıl dikkat edilmesi gereken husus, teknolojinin sanatçıyı devreden çıkarması değil, sanatçının araçlarla olan ilişkisini kökten dönüştürmesidir. Tarih boyunca fırçadan fotoğraf makinesine kadar her yeni teknolojik araç, başlangıçta sanatı öldüreceği kaygısıyla karşılanmış ancak nihayetinde sanatçının ifade alanını genişleten birer imkana dönüşmüştür. Bugün yapay zeka da sanatçının yaratıcı ufkunu daraltan bir tehdit olmaktan ziyade, insan zihninin sınırlarını zorlayan ortak bir üretim ortağı olarak kabul edilmelidir.

Bu parçada vurgulanmak istenen temel düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yapay zekanın sanat alanındaki varlığı, sanatçıyı ikame etmek yerine onun yaratıcı sınırlarını ve ifade biçimlerini geliştiren bir i�� birliği aracı olarak değerlendirilmelidir.

Cevap

Yapay zekanın sanat alanındaki varlığı, sanatçıyı ikame etmek yerine onun yaratıcı sınırlarını ve ifade biçimlerini geliştiren bir iş birliği aracı olarak değerlendirilmelidir.
Doğru seçenek, parçanın son cümlesinde belirtilen 'yapay zekanın sanatçının yaratıcı ufkunu daraltan bir tehdit olmaktan ziyade ortak bir üretim ortağı olarak kabul edilmesi gerektiği' fikrini en net ve kapsamlı biçimde ifade etmektedir. Paragrafın bütününde de teknolojinin sanatçıyı devreden çıkarmadığı, aksine onun ifade alanını genişleten bir imkan sunduğu vurgulanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafı okuyarak yazarın ele aldığı temel konuyu ve bu konuda savunduğu görüşü (mesajı) belirlemek.
Konunun 'yapay zeka ve sanat ilişkisi' olduğu, savunulan ana düşüncenin ise yapay zekanın bir tehdit değil, yaratıcı sınırları genişleten ortak bir araç olduğu tespit edilir.
Paragrafta ana düşünceyi bulmak için öncelikle yazarın metni yazma amacına ulaşmak gerekir.
2
Seçenekleri analiz ederek parçadaki ana düşünceyle doğrudan örtüşen ve onu en genel şekilde özetleyen yargıyı aramak.
İlgili seçenekteki ifadenin parçadaki 'insan zihninin sınırlarını zorlayan ortak bir üretim ortağı' tanımıyla tam olarak uyuştuğu görülür.
Çeldiricilerin (konu düzeyinde kalanlar veya yanlış yorum içerenler) elenerek doğru cevaba ulaşılmasını sağlamak.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünce

İpuçları

1
Metnin son cümlesine ve yazarın yapay zekayı bir tehdit olarak görüp görmediğine dikkat ediniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 258Soru

Zor miras (difficult heritage), bir toplumun geçmişindeki travmatik, utanç verici ya da çatışmalı dönemlere ait fiziksel kalıntıların, anıtların ve mekânların günümüzde nasıl temsil edileceği sorununu ele alır. Klasik müzecilik anlayışı genellikle ulusal gururu ve ortak başarıları y��celtme eğilimindeyken, zor miras alanları -toplama kampları, eski hapishaneler ya da diktatörlük dönemlerine ait yapılar gibi- ziyaretçiyi kolektif suçluluk ve geçmişle yüzleşmeye davet eder. Bu alanların korunması ve sergilenmesi, salt bir tarihsel belgeleme çabası değildir; aksine, şimdiki zamanın politik ve etik değerlerinin yeniden üretildiği dinamik bir süreçtir. Ancak bu mekânlar, geçmişin acılarını ticarileştiren birer 'karanlık turizm' nesnesine dönüşme ya da egemen ideolojinin kendi anlatısını meşrulaştırmak için hafızayı araçsallaştırması riskini de barındırır. Bu nedenle zor mirasın yönetimi; unutma ile hatırlama, pedagojik işlev ile ideolojik manipülasyon arasındaki hassas dengede şekillenir.

Bu parçadan hareketle 'zor miras' kavramı ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Travmatik geçmişe sahip mekânlar��n, zamanla toplumsal uzlaşıyı tamamen ortadan kaldırarak kalıcı kutuplaşmalara yol açtığına

Cevap

Travmatik geçmişe sahip mekânların, zamanla toplumsal uzlaşıyı tamamen ortadan kaldırarak kalıcı kutuplaşmalara yol açtığına
Parçada 'zor miras' olarak nitelendirilen mekânların toplumsal uzlaşıyı tamamen ortadan kaldırarak kalıcı kutuplaşmalara yol açtığına dair hiçbir ifade bulunmamaktadır. Parça, bu mekânların yönetilmesindeki pedagojik işlev ve ideolojik manipülasyon arasındaki hassas dengeden ve barındırdığı çeşitli risklerden bahseder ancak toplumsal uzlaşının tamamen ortadan kalkması gibi kesin ve radikal bir sonuca değinmez. Dolayısıyla bu yargı parçadan çıkarılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Metni detaylı şekilde okuyup ana konuyu ve yardımcı düşünceleri belirlemek.
Metnin 'zor miras' kavramını, bu kavramın klasik müzecilikten farkını, işlevini ve taşıdığı riskleri ele aldığı saptanmıştır.
Soruda yardımcı düşünceler sorgulandığı için metnin sınırlarını ve ana hatlarını belirlemek gerekir.
2
Seçeneklerde verilen yargıları metindeki ifadelerle tek tek karşılaştırmak.
Klasik müzecilik karşılaştırması, bugünün değerlerini kurma işlevi, egemen ideolojinin manipülasyon riski ve karanlık turizm yoluyla ticarileşme riskinin metinde doğrudan karşıl��k bulduğu görülmüştür.
Seçeneklerin doğruluğunu veya yanlışlığını doğrudan metindeki cümlelerden teyit etmek gerekir.
3
Metinde değinilmeyen ya da metindeki bilgilerle çelişen radikal/kesin çıkarımı belirlemek.
Zor miras alanlarının toplumsal uzlaşıyı tamamen ortadan kaldırıp kalıcı kutuplaşmaya yol açtığı yönündeki iddianın metinde bulunmadığı saptanmıştır.
Ulaşılamaz olan seçeneği kesinleştirmek için metnin söylemediği aşırı genellemeyi bulmak gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce
Soru 259Soru

(I) Koku duyusu, insanın dış dünyayı anlamlandırmasında en ilkel fakat en karmaşık elektrokimyasal süreçlerden birine dayanır. (II) Havada asılı duran uçucu kimyasal moleküller, burun boşluğunun üst kısmında yer alan almaçlarla temas ettiğinde bir dizi sinirsel sinyale dönüştürülür. (III) Bu sinyaller, doğrudan beynin koku soğancığı adı verilen bölgesine iletilerek burada ilk analizden geçer ve koku algısı tamamlanır. (IV) İnsan beyninde koku merkezinin, duygu durumları ve bellek yönetiminden sorumlu olan amigdala ile hipokampus bölgeleriyle doğrudan sinaptik bağları bulunur. (V) Bu doğrudan bağlantı sayesinde, yıllar sonra karşılaşılan tek bir koku bile geçmişteki bir anıyı ve o anının hissettirdiği duyguları tüm canlılığıyla zihinde canlandırabilir. (VI) Edebiyatta ve psikolojide 'Proust Etkisi' olarak adlandırılan bu durum, kokuların geçmişi bugüne taşıyan güçlü birer zaman makinesi olduğunu doğrular niteliktedir.

Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV.

Cevap

İkinci paragraf dördüncü cümleyle başlamalıdır.
Dördüncü cümleden itibaren paragrafın yönü değişmektedir. İlk üç cümle kokunun reseptörler aracılığıyla alınıp koku soğancığına iletilmesini, yani biyolojik algı aşamalarını konu edinirken; dördüncü cümle koku merkezinin bellek ve duygu merkezleriyle olan bağlantılarını ele alarak konunun boyutunu koku hafızasına taşımaktadır. Bu nedenle ikinci paragraf dördüncü cümleyle başlamalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki cümlelerin konularını ve odak noktalarını belirlemek.
I, II ve III. cümlelerin kokunun fiziksel olarak nasıl algılandığı ve beyne iletildiği (biyolojik süreç); IV, V ve VI. cümlelerin ise koku ile hafıza/duygu ilişkisi üzerine kurulduğu görülür.
Paragrafı ikiye bölme sorularında konu veya bakış açısı değişikliğini yakalamak için her cümlenin ana odağı tespit edilmelidir.
2
Metindeki geçiş veya kırılma noktasını tespit etmek.
Dördüncü cümleden itibaren konunun 'koku duyusunun biyolojik işleyişi'nden 'koku hafızası ve anılarla ilişkisi'ne kaydığı görülmektedir.
Bölünmesi gereken nokta, bir konudan başka bir konuya ya da aynı konunun tamamen farklı bir yönüne geçiş yapılan cümledir.
3
Bölünme noktasından sonraki cümlelerin birbirine olan bağlılığını kontrol etmek.
Dördüncü cümledeki 'bağlar' ifadesi, beşinci cümlede 'Bu doğrudan bağlantı sayesinde...' şeklinde devam ettirilmekte ve altıncı cümlede 'bu durum' denerek açıklanmaktadır. Yani IV, V ve VI. cümleler kendi içinde bölünemez bir bütün oluşturmaktadır.
İkinci paragrafın ilk cümlesi, kendinden önceki paragrafa dil bilgisi yönünden bağımlı olmamalı ancak kendi içindeki cümlelerle güçlü bağlar kurmalıdır.

Anahtar Kavram

Paragrafı İkiye Bölme

İpuçları

1
Cümlelerin konularını gruplandırmaya çalışın. İlk birkaç cümle kokunun burundan beyne giden yolculuğunu anlatırken, hangi cümleden itibaren koku ile geçmiş anılar arasındaki bağ kurulmaya başlanıyor?

Alternatif Yöntem

Cümlelerin giriş cümlesi olabilme özelliklerini inceleyin. Beşinci cümledeki 'Bu doğrudan bağlantı...' ve altıncı cümledeki 'bu durum' ifadeleri, kendilerinden önce bir cümlenin varlığını zorunlu kılar. Dolayısıyla bu cümleler yeni bir paragrafın ilk cümlesi olamaz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 260Soru

Mektup yazmak, e-posta veya kısa mesaj göndermekten çok farklı bir zihinsel süreç gerektirir. Hızlıca yazıp gönderebildiğimiz dijital mesajların aksine mektup; kelimeleri özenle seçmeyi, üzerine düşünmeyi ve en önemlisi zamana yayılmayı zorunlu kılar. Bu yavaşlık, yazan kişinin kendi duygularıyla derinlemesine yüzleşmesine ve alıcıya daha samimi, kalıcı hisler aktarmasına olanak tanır. Dolayısıyla mektup yazma eylemi, sadece bir haberleşme aracı değil, aynı zamanda insanın kendisini ve ilişkilerini derinleştiren bir içsel yolculuktur.

Bu parçada vurgulanmak istenen temel düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mektup yazmanın, zamana yayılması ve düşünme gerektirmesi sayesinde insanın kendisini ve ilişkilerini derinleştirdiği

Cevap

Mektup yazmanın, zamana yayılması ve düşünme gerektirmesi sayesinde insanın kendisini ve ilişkilerini derinleştirdiği
Mektup yazmanın zamana yayılması, kelimelerin özenle seçilmesi ve düşünmeyi zorunlu kılması, kişinin duygularıyla yüzleşmesini ve ilişkilerini derinleştirmesini sağlar. Parçanın son cümlesindeki 'insanın kendisini ve ilişkilerini derinleştiren bir içsel yolculuk' ifadesi bu ana düşünceyi doğrudan özetlemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genelinde neyden bahsedildiğini ve anahtar kelimeleri belirlemek.
Paragraf mektup yazmanın dijital mesajlaşmaya kıyasla yavaş, düşündürücü yapısından ve bunun insan üzerindeki etkisinden bahsetmektedir. Anahtar kelimeler: mektup yazmak, düşünmek, zamana yayılmak, derinleşmek.
Ana düşünceyi bulmak için önce konuyu ve anahtar kelimeleri anlamak gerekir.
2
Paragrafın sonuç cümlesini ve yazarın vermek istediği asıl mesajı analiz etmek.
Son cümlede 'Dolayısıyla mektup yazma eylemi... insanın kendisini ve ilişkilerini derinleştiren bir içsel yolculuktur.' denilerek mektubun bireysel ve ilişkisel derinleşme sağladığı sonucuna ulaşılmıştır.
Yazarın vermeyi amaçladığı mesajı (ana düşünceyi) belirlemek.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünce
ÖncekiSayfa 13 / 30Sonraki