Paragraf

590 soru

Soru 481Soru

(I) Kehribar, milyonlarca yıl önce yaşamış ağaçların salgıladığı reçinenin fosille��mesiyle oluşan organik bir taştır. (II) Ağacın gövdesinde meydana gelen hasarları onarmak için salgılanan bu yapışkan madde, zamanla yer altında yüksek basınç ve sıcaklık altında sertleşir. (III) Bu fosilleşme süreci tamamlandığında, reçine artık kimyasal olarak stabil ve dayanıklı bir yapıya bürünür. (IV) Kehribarın bilim dünyası için en büyük önemi, içinde milyonlarca yıl ��ncesine ait böcek, bitki ve polen kalıntılarını mükemmel bir şekilde korumasıdır. (V) Reçine salgılandığı sırada üzerine konan canlılar, bu yapışkan sıvının içinde hapsolarak çürümeden günümüze kadar ulaşır. (VI) Paleontologlar, bu korunaklı fosiller sayesinde soyu tükenmiş türler hakkında çok değerli morfolojik bilgilere ulaşabilmektedir.

Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

İkinci paragraf dördüncü cümleyle başlamalıdır.
Dördüncü cümleden itibaren kehribarın bilimsel önemi ve içindeki tarih öncesi fosiller ele alınmaktadır. İlk üç cümledeki fiziksel ve kimyasal oluşum sürecinden farklı bir konuya geçildiği için yeni paragraf bu cümleyle başlamalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki cümlelerin konularını ve odak noktalarını analiz edin.
İlk üç cümlede kehribarın ağaç reçinesinden başlayarak nasıl fosilleşip sertleştiği anlatılmaktadır. Dördüncü cümleden itibaren ise kehribarın içinde saklanan fosil kalıntıları ve bilim dünyası için taşıdığı önem üzerinde durulmaktadır.
Paragrafı ikiye bölmek için konunun yön değiştirdiği veya yeni bir alt başlığa geçildiği yeri tespit etmek gerekir.
2
Dördüncü cümlenin bağımsız bir giriş cümlesi olup olamayacağını inceleyin.
Dördüncü cümle kendinden önceki cümlelerle dil bilgisi veya işaret zamiri açısından anlamsal bir kopukluk yaratmaz ve yeni bir konuya giriş yapacak bağımsızlığa sahiptir.
Yeni paragrafın ilk cümlesi, kendinden önceki ifadelere doğrudan bağımlı olmamalıdır.

Anahtar Kavram

Paragrafı İkiye Bölme ve Konu Geçişleri
Tahmini Süre:45s
Soru 482Soru

Geleneksel çocuk oyunları, çocukların yalnızca eğlenceli vakit geçirmesini sağlamaz; aynı zamanda onların fiziksel, zihinsel ve sosyal gelişimine de çok yönlü katkıda bulunur. Saklambaç, körebe ya da seksek gibi oyunlar sırasında akranlarıyla bir araya gelen çocuklar; kurallara uymayı, iş birliği yapmayı ve problem çözmeyi doğal bir süreç içinde öğrenirler. Bu yönüyle geleneksel oyunlar, çocuğun toplumsallaşma sürecinde en etkili araçlardan biri haline gelir.

Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geleneksel oyunların çocuk gelişimine olan katkıları

Cevap

Geleneksel oyunların çocuk gelişimine olan katkıları
Doğru seçenek 'Geleneksel oyunların çocuk gelişimine olan katkıları' ifadesidir. Paragrafın ilk cümlesinden itibaren geleneksel çocuk oyunlarının çocukların fiziksel, zihinsel ve sosyal gelişimlerine olan çok yönlü faydalarından ve toplumsallaşma sürecindeki rolünden söz edilmektedir. Bu nedenle parçanın genelinde bu katkılar üzerinde durulmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın giriş ve gelişme cümlelerini inceleyerek üzerinde durulan temel kavramları ve bunların ilişkilerini belirlemek.
İlk cümlede geleneksel çocuk oyunlarının gelişimsel katkılarından bahsedilmiş, diğer cümlelerde ise bu katkılar sosyalleşme ve problem çözme gibi örneklerle detaylandırılmıştır.
Paragrafın konusunu bulabilmek için metinde genel olarak neyin anlatıldığını ve yazarın hangi odak noktası etrafında yoğunlaştığını saptamak gerekir.
2
Seçenekleri inceleyerek paragrafın tamamını kapsayan ifadeyi bulmak, çok dar kapsamlı detayları ve ana düşünce niteliğindeki yorumları elemek.
Geleneksel oyunların çocuk gelişimine olan katkıları ifadesinin, paragrafın başından sonuna kadar ele alınan ana konuyu tam olarak karşıladığı görülmüştür.
Konu, parçadaki yardımcı fikirleri ve örnekleri de içine alan, metnin bütününe yayılmış olan genel temadır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Konu Belirleme
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 483Soru

Zaman algısı üzerine yapılan araştırmalar, insan beyninin zamanı doğrusal bir çizgi olarak değil, deneyimlerin yoğunluğuna göre esneyen esnek bir yapı olarak algıladığını gösteriyor. Örneğin, yeni ve heyecan verici bir ortama girdiğimizde beyin çok fazla yeni bilgiyi işlemek zorunda kaldığından zaman bize çok daha yavaş geçiyormuş gibi gelir. Aksine, rutin ve tekdüze işlerle uğraştığımız anlarda beyin fazla enerji harcamaz ve geriye dönüp baktığımızda o sürenin su gibi akıp gittiğini fark ederiz. ----. Bu yüzden, hayatı dolu dolu ve sürekli yeni şeyler deneyimleyerek yaşamak, öznel zamanımızı uzatmanın en etkili yoludur.

Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yani beynin kaydettiği anı ve bilgi miktarı, zamanın uzunluğuna dair algımızı doğrudan belirler.

Cevap

Beynin kaydettiği anı ve bilgi miktarının zaman algısını belirlediğini ifade eden seçenek doğru cevaptır.
Doğru seçenek olan ifadedir. Paragrafta verilen iki farklı durum (yeni deneyimlerin zamanı yavaşlatması, rutin işlerin ise hızlandırması), beynin kaydettiği bilgi miktarı ile zaman algısı arasındaki ilişkiyi açıklar. Bu durum, son cümlede yer alan 'yeni şeyler deneyimleme' tavsiyesine doğrudan zemin hazırlar.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ana fikrini ve anlam akışını analiz edin.
Paragrafta, yeni deneyimlerin zaman algısını yavaşlattığı, rutin işlerin ise hızlandırdığı anlatılmaktadır.
Boş bırakılan yere getirilecek cümlenin bu iki durumu özetleyen ve sonrasındaki sonuç cümlesine bağlayan bir nitelikte olması gerekir.
2
Boşluktan önceki cümleyi ve boşluktan sonraki sonuç cümlesini karşılaştırın.
Önceki cümlede rutin işlerin zamanı hızlandırdığı söylenmiş, sonraki cümlede ise hayatı yeni deneyimlerle doldurmak tavsiye edilmiştir.
Bu iki fikir arasındaki mantıksal geçişi sağlayacak cümle, beynin kaydettiği anı/bilgi miktarının zaman algısı üzerindeki etkisini ifade etmelidir.

Anahtar Kavram

Paragrafta anlam akışını sağlama ve cümleler arası mantıksal köprü kurma.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 484Soru

Diderot Etkisi, bireyin sahip olduğu mevcut tüketim örüntüsüne uyum sağlamayan yeni bir nesne edindiğinde, bu nesneye uyum sağlaması için diğer eşyalarını da yenileme eğilimidir. Adını Fransız filozof Denis Diderot’nun kendisine hediye edilen şık bir sabahlığın ardından evindeki diğer eski eşyaları sabahlığa yakıştıramayarak hepsini değiştirmesini anlattığı denemeden alır. Bu etki, modern tüketim toplumunun en temel itici güçlerinden biridir. Tüketici, tek bir satın alım gerçekleştirdiğinde, bu alım zincirleme bir reaksiyon başlatır ve aslında ihtiyaç duyulmayan diğer ürünlerin de edinilmesiyle sonuçlanır. Diderot Etkisi, nesnelerin yalnızca işlevsel değerleriyle değil, aynı zamanda birbirleriyle olan estetik ve sosyal uyumlarıyla da tüketildiğini ortaya koymaktadır.

Bu parçadan hareketle Diderot Etkisi ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bireyin yeni edindiği eşyaya uyum sağlamak amacıyla eski tüketim alışkanlıklarına geri döndüğüne

Cevap

Bireyin yeni edindiği eşyaya uyum sağlamak amacıyla eski tüketim alışkanlıklarına geri döndüğüne
Doğru seçenek parçayla taban tabana zıttır. Parçada Diderot Etkisi'nin kişiyi yeni aldığı nesneyle uyumlu olacak şekilde daha fazla ve farklı tüketimlere (zincirleme reaksiyon) yönelttiği, eski alışkanlıklara geri döndürmediği belirtilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünün analiz edilmesi
Soru kökünün 'ulaşılamaz' şeklinde olumsuz bir ifade taşıdığı belirlendi.
Parçada yer almayan veya parçadan çıkarılamayacak olan yardımcı düşünceyi bulmak.
2
Parçadaki anahtar ifadelerin taranması ve seçeneklerle eşleştirilmesi
Zincirleme satın alma, ihtiyaç dışı tüketim, adının kökeni ve nesnelerin estetik/sosyal uyumu ifadeleri parçadaki cümlelerle doğrudan eşleşti.
Parçada açıkça değinilen yardımcı düşünceleri tespit edip elemek.
3
Parçayla çelişen ya da parçada bulunmayan seçeneğin belirlenmesi
Bireyin yeni edindiği eşyaya uyum sağlamak için eski tüketim alışkanlıklarına geri döndüğünü iddia eden ifadenin parçayla çeliştiği görüldü. Parçaya göre birey geriye dönmez, yeni tüketimlere sürüklenir.
Doğru yanıtı kesinleştirmek.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce
Soru 485Soru

(I) Arkeoastronomi; antik uygarlıkların gökyüzü olaylarını nasıl gözlemlediklerini ve bu bilgileri mimari yapılarına nasıl yansıttıklarını inceleyen disiplinler arası bir bilim dalıdır.
(II) Bu bilim dalı, arkeolojik kalıntılar ile astronomik hesaplamaları bir araya getirerek geçmişin gizemli yapılarının inşa edilme amaçlarına ışık tutar.
(III) Ancak bu hizalanmaların rastlantısal mı yoksa bilinçli bir tasarımın ürünü mü olduğunu belirlemek her zaman kolay olmamaktadır.
(IV) Örneğin, Stonehenge ve Göbeklitepe gibi anıtsal yapıların belirli gök cisimlerinin konumlarına göre hizalanmış olması bu ortak çalışmanın en somut örneklerindendir.
(V) Dolayısıyla araştırmacılar, kesin bir sonuca ulaşabilmek için antik toplulukların kozmolojik inançlarını ve yazılı kaynaklarını da derinlemesine analiz ederler.

Bu parçadaki anlam bütünlüğünün sağlanabilmesi için numaralanmış cümlelerden hangileri birbiriyle yer değiştirmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III ve IV

Cevap

Parçadaki anlam bütünlüğünün sağlanabilmesi için üçüncü ve dördüncü cümleler birbiriyle yer değiştirmelidir.
Doğru yanıt, üçüncü ve dördüncü cümlelerin yer değiştirmesidir. Paragrafın ikinci cümlesinde arkeoloji ve astronominin bir araya getirilerek ortak bir çalışma yürütüldüğünden bahsedilmektedir. Dördüncü cümledeki ortak çalışmanın en somut örneklerindendir ifadesi doğrudan ikinci cümledeki bu iş birliğine atıfta bulunur. Üçüncü cümledeki hizalanmaların ifadesi ise dördüncü cümledeki hizalanmış olması durumuna bağlandığı için dördüncü cümleden sonra gelmelidir. Bu doğrultuda üçüncü ve dördüncü cümlelerin yer değiştirmesi anlam bütünlüğünü sağlayacaktır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ilk iki cümlesini okuyarak konuyu ve ana fikri belirleyin.
Paragrafta arkeoastronomi bilim dalı tanımlanmakta ve bu dalın arkeolojik kalıntılar ile astronomik hesaplamaları bir araya getiren disiplinler arası yapısı açıklanmaktadır.
Metnin giriş kısmındaki anlam ilişkilerini ve ana izleği kurmak için.
2
Üçüncü, dördüncü ve beşinci cümlelerdeki geçiş ve bağlantı ifadelerini analiz edin.
Dördüncü cümledeki ortak çalışma ifadesinin ikinci cümledeki arkeoloji ve astronomi iş birliğine; üçüncü cümledeki hizalanmalar ifadesinin ise dördüncü cümledeki hizalanmış olma ibaresine gönderme yaptığı tespit edilir.
Cümleler arasındaki mantıksal ve dil bilgisel köprüleri ortaya çıkarmak için.
3
Bağlantı ögelerinin mantıksal sırasına göre cümleleri yeniden düzenleyin ve akışı kontrol edin.
Sıralama birinci, ikinci, dördüncü, üçüncü ve beşinci cümle şeklinde olduğunda metin anlamca tutarlı hale gelir. Bu sırayı elde etmek için üçüncü ve dördüncü cümlelerin yer değiştirmesi gerektiği belirlenir.
Mantıksal sıralamayı doğrulayıp doğru yer değişikliğini saptamak için.

Anahtar Kavram

Cümlelerin yerini değiştirerek paragrafta anlam ve mantık akışını sağlama.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 486Soru

Hedonik adaptasyon veya yaygın adıyla hedonik koşu bandı, bireylerin yaşamlarındaki büyük olumlu ya da olumsuz değişimlerin ardından kısa sürede eski genel mutluluk düzeylerine geri dönme eğilimini ifade eden psikolojik bir olgudur. Bu kurama göre, kişinin refah seviyesindeki ani bir artış geçici bir hoşnutluk yaratsa da bireysel beklentiler ve arzular bu yeni duruma hızla uyum sağlar. Sonuç olarak kişi, daha fazla doyum elde etmek için sürekli yeni hedeflerin peşinde koşar ancak başlangıçtaki bazal mutluluk seviyesini kalıcı olarak değiştiremez. Araştırmalar, genetik yatkınlığın ve temel kişilik özelliklerinin bu bazal mutluluk seviyesinin belirlenmesinde yaklaşık yüzde elli oranında rol oynadığını göstermektedir. Geriye kalan kısmın ise büyük oranda kişinin kontrol edebileceği bilinçli eylemlere bağlı olduğu savunulmaktadır. Dolayısıyla dışsal faktörlerin genel mutluluk üzerindeki belirleyici rolü, sanılanın aksine, oldukça sınırlı kalmaktadır.

Bu parçaya göre hedonik adaptasyon ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dışsal yaşam koşullarının iyileştirilmesinin, bireyin uzun vadeli bazal mutluluk seviyesini kalıcı olarak yükselttiği

Cevap

Dışsal yaşam koşullarının iyileştirilmesinin, bireyin uzun vadeli bazal mutluluk seviyesini kalıcı olarak yükselttiği
Dışsal yaşam koşullarının iyileştirilmesinin, bireyin uzun vadeli bazal mutluluk seviyesini kalıcı olarak yükselttiği yargısı söylenemez. Çünkü parçada açıkça refah düzeyindeki artışın geçici bir hoşnutluk yarattığı, beklentilerin hızla uyum sağladığı ve bazal mutluluk düzeyinin kalıcı olarak değiştirilemediği belirtilerek dışsal faktörlerin etkisinin sınırlı olduğu vurgulanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki temel savı ve yardımcı düşünceleri belirleme
Paragrafta hedonik adaptasyon kavramı açıklanmış; büyük değişimlerin mutluluk üzerindeki etkisinin geçici olduğu, beklentilerin yeni durumlara hızla uyum sağladığı, genetik etkenlerin yarı yarıya rol oynadığı ve bilinçli eylemlerin de etkili olduğu belirtilmiştir.
Yardımcı düşünce sorularında seçeneklerin paragraftaki ifadelerle tek tek eşleştirilmesi gerekir.
2
Seçenekleri paragraftaki cümlelerle karşılaştırma
Bireysel beklenti ve arzuların artması, kalıtımsal özelliklerin (genetik) etkisi, olumlu/olumsuz deneyimlerin etkisini yitirmesi ve bilinçli eylemlerin rolü paragrafta doğrudan geçmektedir. Ancak dışsal koşulların mutluluğu kalıcı olarak yükselttiği iddiası, paragraftaki 'bazal mutluluk seviyesini kalıcı olarak değiştiremez' ve 'dışsal faktörlerin genel mutluluk üzerindeki belirleyici rolü... oldukça sınırlı kalmaktadır' ifadeleriyle çelişmektedir.
Doğru seçeneğin paragraftaki bilgilerle çeliştiğini veya paragrafta hiç yer almadığını teyit etmek için.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce
Soru 487Soru

Kirpi ikilemi, Arthur Schopenhauer’ın Parerga ve Paralipomena adlı eserinde ortaya koyduğu, bireylerin toplumsal ilişkilerde yaşadığı yakınlaşma ve uzaklaşma çelişkisini açıklayan bir metafordur. Soğuk bir kış gününde ısınmak için birbirine yaklaşan ancak dikenleri battığı için yeniden uzaklaşan kirpiler, bu döngüsel hareketi hem donmayacak hem de birbirlerine zarar vermeyecek 'güvenli bir mesafeyi' bulana kadar sürdürürler. İnsan ilişkilerinde de durum benzerdir; yalnızlığın soğukluğundan kaçmak için yakınlık arayan bireyler, birbirlerinin kusurları, kırıcı davranışları ve bencil yönleriyle karşılaştıklarında acı çekerek mesafeli durmayı tercih ederler. Bu ikilem, toplumsallaşma ihtiyacı ile bireysel özerkliği koruma arzusu arasındaki gerilimin kaçınılmaz olduğunu gösterir. Bireyler, toplumsal nezaket kurallarını ve mesafeli ilişkileri geliştirerek bu çatışmayı asgari düzeyde tutmaya çalışırlar.

Bu parçadan 'kirpi ikilemi' ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kişisel gelişim ve psikolojik olgunluğun, insan ilişkilerinde mesafe arayışına duyulan gereksinimi bütünüyle sonlandırdığına

Cevap

Kişisel gelişim ve psikolojik olgunluğun, insan ilişkilerinde mesafe arayışına duyulan gereksinimi bütünüyle sonlandırdığına
Kişisel gelişim ve psikolojik olgunluğun insan ilişkilerindeki mesafe arayışı gereksinimini bütünüyle sonlandırdığı yargısı paragraftan çıkarılamaz. Paragrafta, toplumsallaşma ile bireysel özerklik arasındaki gerilimin 'kaçınılmaz' olduğu vurgulanmış ve toplumsal nezaket kurallarının bu çatışmayı tamamen yok etmek yerine sadece 'asgari düzeyde tutmaya' yaradığı ifade edilmiştir. Dolayısıyla gerilimin tamamen ortadan kalktığı ya da bunun psikolojik olgunlukla çözülebildiği yönünde bir bilgiye yer verilmemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın konusunu ve 'kirpi ikilemi' kavramının sınırlarını belirlemek.
Kirpi ikileminin, insanların yakınlaşma arzusu ile bireysel sınırlarını koruma isteği arasındaki çelişkiyi ve güvenli mesafe arayışını temsil ettiğini tespit etmek.
Seçenekleri karşılaştırırken metnin temel çerçevesinin dışına çıkmamak.
2
Ulaşılabilir olan yardımcı düşünceleri belirlemek için seçenekleri metinle eşleştirmek.
Toplumsallaşma ve bireysellik çatışması, yalnızlıktan kaçış, olumsuz davranışların mesafe yaratması ve nezaket kurallarının gerilimi azaltma işlevi gibi unsurların metinde yer aldığını doğrulamak.
Paragrafta doğrudan veya dolaylı olarak değinilen tüm olumlu yargıları elemek.
3
Ulaşılamaz olan seçenekteki anahtar kelimeleri (psikolojik olgunluk, bütünüyle sonlandırma) metinle karşılaştırmak.
Metinde bu çatışmanın 'kaçınılmaz' olduğu ve nezaket kurallarıyla sadece 'asgari düzeye' indirilebildiği belirtilmesine rağmen, psikolojik olgunlukla bu durumun tamamen son bulacağına dair bir ifade veya çıkarımın bulunmadığını saptamak.
Metnin vermediği, öznel olarak doğru görünse bile paragraf sınırlarını aşan yargıyı doğru cevap olarak işaretlemek.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce
Soru 488Soru

Batık maliyet yanılgısı, bireylerin geçmişte yaptıkları ve geri dönüşü olmayan yatırımları d��şünerek mevcut zararlı veya verimsiz bir eylemi sürdürme eğilimidir. Rasyonel karar alma süreçlerinde geçmişte kaybedilenlerin hesaba katılmaması gerekirken, insanlar kaybetme acısından kaçınmak veya geçmişteki kararlarını haklı çıkarmak amacıyla yanlış yolda ilerlemeye devam ederler. Örneğin, yarısına kadar izlendiği hâlde beğenilmeyen bir sinema filmini sırf bilet parası ödendiği için sonuna kadar izlemek bu yanılgının klasik bir yansımasıdır. İktisatçılar ve psikologlar, bu durumun insanın kayıptan kaçınma psikolojisiyle doğrudan ilişkili olduğunu belirtir. Kişi, eylemi sonlandırdığında geçmişteki yatırımın tamamen boşa gittiğini kabul etmek zorunda kalacaktır; oysa sürdürdüğünde zihinsel olarak hâlâ bir kazanım ihtimali olduğuna inanır.

Bu parçadan 'batık maliyet yanılgısı' ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geçmişte yapılan yatırımların büyüklüğü oranında bu yanılgıya düşme sıklığının arttığına

Cevap

Geçmişte yapılan yatırımların büyüklüğü oranında bu yanılgıya düşme sıklığının arttığına
Geçmişte yapılan yatırımların büyüklüğü oranında bu yanılgıya düşme sıklığının arttığına dair yargı parçada hiçbir şekilde geçmemektedir. Parçada batık maliyetin varlığından ve etkilerinden bahsedilmiş ancak bu etkinin yatırımın büyüklüğüyle doğru orantılı olarak arttığına değinilmemiştir. Dolayısıyla bu yargı parçadan çıkarılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ana konusu ve yardımcı düşünceleri belirlenir.
Metinde batık maliyet yanılgısının tanımı, nedenleri (kayıptan kaçınma psikolojisi, geçmişi haklı çıkarma çabası), rasyonel olmayan doğası ve günlük hayattan somut bir örneği (beğenilmeyen filmi bilet parası için izlemek) ele alınmaktadır.
Yardımcı düşünce sorularında doğru cevaba ulaşabilmek için metnin tüm unsurlarını analiz etmek gerekir.
2
Seçenekler parçadaki ifadelerle karşılaştırılır.
Geçmişteki kayıpları kabullenememe durumu 'yatırımın boşa gittiğini kabul etmek zorunda kalacaktır' ifadesiyle; mantık dışılık 'rasyonel karar alma süreçlerinde geçmiştekilerin hesaba katılmaması gerekirken...' ifadesiyle; maddi olmayan kaynakları kapsaması 'zaman, emek' kelimeleriyle; kayıptan kaçınma ilişkisi ise 'kayıptan kaçınma psikolojisiyle doğrudan ilişkili' ifadesiyle eşleşmektedir.
Çıkarılabilir olan yargıları eleyerek ulaşılamaz olan tek yargıyı bulmak hedeflenir.
3
Paragrafta yer almayan veya parçanın sınırlarını aşan genellemeci yargı tespit edilir.
Geçmişte yapılan yatırımların büyüklüğü ile bu yanılgıya düşme sıklığı arasında orantısal bir ilişki kuran ifade parçada yer almamaktadır.
Yardımcı düşünce sorularında doğru cevap, parçada değinilmeyen ya da parçadan çıkarılamayacak olan yargıdır.

Anahtar Kavram

Yardımcı düşünceler, paragrafta ana düşünceyi destekleyen, onu açıklayan veya somutlaştıran yan yargılardır. Bu tip sorularda seçeneklerdeki yargıların paragraftaki ifadelerle birebir ya da anlamca örtüşüp örtüşmediği kontrol edilir.

İpuçları

1
Parçadaki her bir cümleyi seçeneklerle tek tek eşleştirmeye çalışın.
2
Yanılgının nedenlerine, hangi kaynakları kapsadığına ve rasyonellikle olan ilişkisine dair cümleleri bulun.
3
Parçada yatırımın büyüklüğü ile bu yanılgının sıklığı arasında bir 'oran' kurulup kurulmadığına dikkat edin.

Daha Fazla Pratik

Yardımcı düşünce sorularında çeldiriciler genellikle metinde geçen kelimelerin aşırı genelleştirilmesiyle oluşturulur. Bu tip kelimelere karşı dikkatli olun.

Alternatif Yöntem

Olumsuz köklü sorularda seçeneklerde yer alan anahtar kelimeleri (kabullenmek istememe, mantıklı karar dışı, zaman ve emek, kayıptan kaçınma, yatırımın büyüklüğü) metin içerisinde tarayarak hızlı eleme yapabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 489Soru

Modern insan, yaşadığı her anı kaydetme ve dijital arşivlere aktarma konusunda adeta takıntılı bir tutum sergilemektedir. Fotoğraflar, videolar ve anlık iletilerle örülü bu devasa bellek depoları, geçmişi eksiksiz koruma vaadinde bulunur. Oysa her şeyi harici bir belleğe emanet etmek, insan zihninin aktif hatırlama ve anlamlandırma kaslarını köreltmektedir. Bilginin ve deneyimin zihinde işlenerek kişisel tarihe entegre edilmesi yerine, sadece bir tık ötedeki sunucularda saklanması, bizi anılara sahip olan değil, anıların adresini bilen pasif gözlemcilere dönüştürür. Dijital arşivleme teknolojileri geçmişin izlerini fiziken korusa da zihinsel düzeyde derin bir unutuşu ve yüzeyselleşmeyi beslemektedir. Gerçek bellek, biriktirilen verilerin miktarıyla değil, o verilerin yaşamla kurduğu bağın niteliğiyle ölçülür.

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Görsel ve dijital araçlarla her anı kayıt altına alma çabasının, geçmişi korumaktan ziyade zihnin aktif hatırlama ve anlamlandırma becerilerini körelttiği.

Cevap

Görsel ve dijital araçlarla her anı kayıt altına alma çabasının, geçmişi korumaktan ziyade zihnin aktif hatırlama ve anlamlandırma becerilerini körelttiği.
Parçada, modern insanın her anı dijital olarak kaydetme tutkusunun geçmişi koruma vaadi taşıdığı ancak bunun aksine zihnin aktif hatırlama ve anlamlandırma yeteneklerini zayıflattığı, insanı anıların sahibi değil pasif gözlemcisi yaptığı vurgulanmaktadır. Bu nedenle asıl anlatılmak istenen, her anı kaydetme çabasının zihinsel becerileri körelttiğini belirten yargıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın bütünü okunarak yazarın yakındığı durum ve eleştirdiği ana nokta belirlenir.
Yazarın, her anı dijital olarak kaydetme ve arşivleme alışkanlığının zihinsel süreçlere ve belleğe olan olumsuz etkisinden yakındığı tespit edilir.
Ana düşünce sorularında yazarın konuya bakış açısı ve eleştiri odağı asıl mesajın yönünü tayin eder.
2
Paragrafın son cümlesindeki özetleyici yargı ve anahtar kelimeler incelenir.
'Gerçek bellek, biriktirilen verilerin miktarıyla değil, o verilerin yaşamla kurduğu bağın niteliğiyle ölçülür' ifadesinden hareketle, niceliksel arşivlemenin niteliksel bellek sürecinin önüne geçmemesi gerektiği sonucuna ulaşılır.
Türkçede ana düşünce genellikle paragrafın son cümlelerinde vurgulayıcı ve özetleyici bir biçimde verilir.
3
Seçenekler taranarak yazarın vermek istediği mesajı en kapsamlı şekilde karşılayan ifade bulunur.
Görsel ve dijital arşivlemenin zihinsel hatırlama ve anlamlandırma süreçlerini körelttiğini belirten seçeneğin doğru olduğu belirlenir.
Doğru seçenek, parçadaki hem olumsuz tespiti (köreltme) hem de ana konuyu (dijital arşivleme) sentezleyen yargıdır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünce
Soru 490Soru

Bellek, geçmişte yaşadığımız deneyimleri ve edindiğimiz bilgileri kusursuzca depolayan muazzam bir sistem olarak görülür. Ancak insan zihninin sağlıklı bir biçimde işlevini sürdürebilmesi, sanılanın aksine sadece hatırlama kapasitesine değil, aynı zamanda seçici bir unutma mekanizmasına da sıkı sıkıya bağlıdır. Eğer maruz kaldığımız her önemsiz ayrıntıyı, sıradan görseli ya da yaşadığımız her olumsuz duygusal anı zihnimizde ilk günkü canlılığıyla saklasaydık, yeni öğrenmelere alan açamaz ve zihinsel bir aşırı yüklenme yaşardık. Unutmak, beynin kendisini gereksiz yüklerden arındırarak önemli bilgileri süzmesini ve böylece zihinsel dengeyi korumasını sağlar. Bu yönüyle unutma eylemi, zihnin bir kusuru veya hafıza yetersizliği değil; belleğin verimli çalışabilmesi için geliştirilmiş hayati bir ayıklama sürecidir.

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Unutmanın, zihinsel bir zayıflıktan ziyade belleğin sağlıklı ve verimli işleyişini sürdürebilmesi için gerekli koruyucu bir mekanizma olduğu

Cevap

Unutmanın, zihinsel bir zayıflıktan ziyade belleğin sağlıklı ve verimli işleyişini sürdürebilmesi için gerekli koruyucu bir mekanizma olduğu
Unutmanın zihinsel bir zayıflık olmaktan ziyade, belleğin sağlıklı ve verimli işleyişini sürdürebilmesi için gerekli koruyucu bir mekanizma olduğunu belirten seçenek doğrudur. Çünkü paragrafın son cümlesinde unutmanın bir kusur olmadığı, aksine belleğin verimli çalışması için geliştirilmiş hayati bir ayıklama süreci olduğu doğrudan vurgulanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın giriş ve gelişme cümlelerini analiz ederek konuyu belirlemek.
Paragrafta insan belleğinin çalışma biçimi ve hatırlama-unutma ilişkisinden söz edildiği tespit edilmiştir.
Ana düşünceye ulaşmak için öncelikle konunun ne olduğunu ve yazarın bu konuyu hangi yönüyle ele aldığını belirlemek gerekir.
2
Paragrafın sonuç kısmına ve anahtar kelimelere odaklanarak yazarın asıl iletmek istediği mesajı bulmak.
Yazarın, unutma eyleminin zihinsel bir zayıflık olmadığını, aksine belleğin dengeli ve sağlıklı çalışabilmesi için zorunlu ve işlevsel bir süreç olduğunu vurguladığı görülmüştür.
Ana düşünce, yazarın okuyucuya ulaştırmak istediği asıl mesajdır ve genellikle parçanın sonunda özetleyici ifadelerle verilir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünceyi Bulma
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 491Soru

Pareto İlkesi, günlük hayatımızda ve iş dünyasında karşılaştığımız pek çok sonucun aslında küçük bir kaynaktan beslendiğini savunan önemli bir yönetim kuralıdır. Genel olarak sonuçların yüzde 80'inin, nedenlerin yüzde 20'sinden kaynaklandığını öne sürer. Bu kural, İtalyan ekonomist Vilfredo Pareto'nun 1906 yılında İtalya'daki toprakların yüzde 80'ine n��fusun yüzde 20'sinin sahip olduğunu fark etmesiyle doğmuştur. Günümüzde ise bu ilke; zaman yönetiminden yazılım geliştirmeye, pazarlamadan kişisel üretkenliğe kadar çok geniş bir yelpazede kullanılmaktadır. İlkenin temel amacı, kısıtlı kaynaklarımızı en yüksek verimi sağlayacak en önemli alanlara yoğunlaştırmamıza yardımcı olmaktır. Bu sayede hem bireyler hem de büyük organizasyonlar, gereksiz çaba ve zaman harcamaktan kurtulup çok daha hızlı ve etkili sonuçlar elde edebilmektedir.

Bu parçadan hareketle Pareto İlkesi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tarih boyunca tüm toplumlarda toprak dağılımını düzenlemek amacıyla kullanıldığı

Cevap

Tarih boyunca tüm toplumlarda toprak dağılımını düzenlemek amacıyla kullanıldığ��
Paragrafta Pareto İlkesi'nin ortaya çıkışında İtalya'daki toprak dağılımına dair yapılan tek bir tarihsel gözlemin etkili olduğu belirtilmiştir. Ancak bu ilkenin tarih boyunca tüm toplumlarda toprak dağılımını düzenlemek amacıyla kullanıldığına dair bir bilgi bulunmamaktadır. Dolayısıyla bu ifade parçadan çıkarılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel yargıları ve ana konuyu belirlemek.
Parçanın Pareto İlkesi'nin ne olduğunu, nasıl ortaya çıktığını, nerelerde kullanıldığını ve sağladığı faydaları açıkladığı tespit edilir.
Paragrafın genel yapısını anlamak seçenekleri elemeyi kolaylaştırır.
2
Seçenekleri tek tek parçadaki bilgilerle karşılaştırmak.
İtalya'daki mülkiyet gözlemi, farklı alanlarda kullanımı, kaynakların verimli yönlendirilmesi ve tasarruf sağlama yargılarının parçada doğrudan karşılığı olduğu görülür.
Yardımcı düşünceler doğrudan parçadaki cümlelerden çıkarılabilen yargılardır.
3
Parçada doğrudan veya dolaylı olarak yer almayan ya da aşırı genelleme içeren yargıyı seçmek.
İlkenin tüm toplumlarda toprak dağılımını düzenleme amacıyla kullanıldığına dair hiçbir ifadeye rastlanmaz.
Tarihsel bir durumun tespit edilmiş olması, o durumun tüm dünyada veya tarih boyunca bir düzenleme aracı olarak kullanıldığı anlamına gelmez.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 492Soru

Shinrin-yoku (orman banyosu), 1980’lerde Japonya’da ortaya çıkan, doğayı sadece izlemek yerine tüm duyularla onun bir parçası olmayı amaçlayan bir ekoterapi yöntemidir. Bu pratik, ormanda koşmak veya yürüyüş yapmak gibi fiziksel bir egzersizden ziyade; ağaçların kokusunu içe çekmek, rüzgarın yapraklardaki uğultusunu dinlemek ve toprağın dokusunu hissetmek gibi duyusal etkileşimlere dayanır. Araştırmalar, orman havasında bulunan ve ağaçların kendilerini mikroorganizmalardan korumak için salgıladığı 'fitonsit' adlı organik bileşenlerin, insanlarda stres hormonu olan kortizol seviyesini düşürdüğünü ve bağışıklık sistemini destekleyen doğal öldürücü hücrelerin aktivitesini artırdığını göstermektedir. Dolayısıyla bu uygulama, yalnızca zihinsel bir rahatlama sağlamakla kalmayıp bedensel sağlığı da doğrudan ve olumlu yönde etkilemektedir.

Bu parçaya göre "Shinrin-yoku" ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bireylerin fiziksel kondisyonunu artırmak amacıyla planlanmış yoğun egzersiz hareketleri barındırdığına

Cevap

Bireylerin fiziksel kondisyonunu artırmak amacıyla planlanmış yoğun egzersiz hareketleri barındırdığına
Doğru seçenek parçada yer almayan bilgiyi içerir. Parçada uygulamanın fiziksel bir egzersizden ziyade duyusal etkileşime dayandığı belirtildiği için, fiziksel kondisyonu artırmak amacıyla planlanmış yoğun egzersiz hareketleri barındırdığı yargısına ulaşılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünün olumsuz olduğunu ("değinilmemiştir") tespit etmek.
Paragrafta doğrudan veya dolaylı olarak yer almayan ya da parçayla çelişen seçeneği bulmamız gerektiğini belirledik.
Yardımcı düşünce sorularında doğru seçeneğe ulaşmak için olumsuz soru kökünü doğru yorumlamak gerekir.
2
Paragraftaki bilgileri seçeneklerle tek tek eşleştirmek.
1980'ler ifadesi yirminci yüzyılın son çeyreğiyle; duyusal etkileşim ifadesi doğayla bütünleşmeyle; fitonsitlerin etkisi ağaçların koruyucu salgılarının faydasıyla; zihinsel ve bedensel faydalar ise fizyolojik ve zihinsel değişimlerle eşleşmektedir.
Yardımcı düşünceler ana düşünceyi destekleyen ve parçada değinilen diğer yargılardır.
3
Fiziksel kondisyon ve yoğun egzersiz ifadesini incelemek.
Parçada uygulamanın koşu veya yürüyüş gibi fiziksel egzersizlerden ziyade duyusal etkileşime dayandığı açıkça belirtilmiştir. Bu nedenle yoğun egzersiz barındırdığı söylenemez.
Seçeneklerdeki ifadelerin parçadaki anlam sınırlarıyla tam olarak örtüşmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce

İpuçları

1
Parçadaki 'egzersizden ziyade' ifadesinin ne anlama geldiğine ve orman banyosunun asıl amacına odaklanın.

Daha Fazla Pratik

Benzer olumsuz soru köklü sorularda her seçeneğin altını çizerek parçadaki ilgili cümleyle eşleştirme pratiği yapabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 493Soru

I. Ancak bu mineral zenginliğinin kaynağı yerel topraklar değil, binlerce kilometre uzaktaki Sahra Çölü'dür.
II. Amazon Yağmur Ormanları, sahip olduğu devasa bitki çeşitliliğini korumak için topraktaki yoğun fosfor ve mineral desteğine ihtiyaç duyar.
III. Rüzgârlarla taşınan bu devasa toz bulutları, Atlas Okyanusu'nu aşarak Amazon havzasına ulaşır ve yağmurlarla toprağa karışır.
IV. Her yıl tonlarca çöl tozu, rüzg��rların etkisiyle havaya yükselerek uzun bir yolculuğa hazırlanır.
V. Böylece Sahra’nın kurak kumları, dünyanın en nemli ve verimli ormanlarından birinin besin ihtiyacını karşılayan hayati bir gübreye dönüşür.

Yukarıdaki numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında baştan üçüncü cümle hangisi olur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Baştan üçüncü sırada yer alması gereken cümle IV numaralı cümledir.
Verilen cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak şekilde sıralandığında doğru düzen II - I - IV - III - V şeklindedir. Paragraf, Amazon Yağmur Ormanları'nın minerale olan ihtiyacını dile getiren bağımsız bir yargı (II) ile başlar. Ardından bu mineral zenginliğinin kaynağının Sahra Çölü olduğunu belirten cümle (I) gelir. Üçüncü sırada ise Sahra'dan kalkan tozların yolculuğa çıkışını anlatan cümle (IV) yer alır. Bu nedenle baştan üçüncü sırada yer alan cümle IV numaralı cümledir.

Adım Adım Çözüm

1
Giriş cümlesinin belirlenmesi
II numaralı cümle giriş cümlesi olarak seçilir.
Kendinden önce bir yargı gerektirmeyen, bağımsız bir yargı içeren tek cümle II numaralı cümledir.
2
İkinci cümlenin belirlenmesi
I numaralı cümle ikinci sıraya getirilir.
I numaralı cümledeki 'bu mineral zenginliği' ifadesi, II numaralı cümledeki 'fosfor ve mineral desteğine' atıfta bulunarak anlamsal köprü kurmaktadır.
3
Üçüncü cümlenin belirlenmesi
IV numaralı cümle üçüncü sıraya getirilir.
I numaralı cümlede bahsedilen 'Sahra Çölü' ifadesinden sonra, Sahra'dan kalkan çöl tozunun yolculuğunun başlangıcını anlatan cümle IV numaralı cümledir.
4
Sonraki cümlelerin sıralanması ve bütünlüğün doğrulanması
Sıralama II - I - IV - III - V şeklinde tamamlanır.
IV numaralı cümledeki tozların Atlas Okyanusu'nu aşması III numaralı cümlede anlatılmakta, süreç V numaralı sonuç cümlesiyle tamamlanmaktadır.

Anahtar Kavram

Paragraf oluşturulurken cümlelerin birbirine dil bilgisel ve anlamsal bağlayıcılarla (bu nedenle, ancak, böylece gibi) bağlanması ve giriş, gelişme, sonuç sırasının gözetilmesi gerekir.
Soru 494Soru

Modern kent mimarisi, genellikle her santimetrekareyi işlevsel kılma ve maksimum kullanım alanı elde etme dürtüsüyle şekillenmektedir. Ancak bir yapıyı veya kentsel alanı yaşanabilir kılan, sadece duvarların sınırladığı dolu alanlar değil, aynı zamanda bilinçli olarak bırakılan 'boşluklar'dır. Boşluklar, gözün ve zihnin dinlenmesine, ışık ve havanın serbestçe dolaşmasına imkan tanır. Mimari tasarımdaki bu işlevsiz gibi görünen alanlar, aslında bireyin mekanla kurduğu estetik ve duygusal bağı derinleştiren en önemli unsurdur. Dolu alanların yoğunluğu arasında nefes alan bu boşluklar yok edildiğinde, kentler insanı boğan, sadece tüketime ve harekete odaklı mekanik yığınlara dönüşür.

Bu parçada vurgulanmak istenen temel düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mimari ve kentsel tasarımlarda bilinçli olarak bırakılan boş alanlar, mekansal yaşanabilirliğin ve estetik-duygusal bağın kurulmasının temel belirleyicisidir

Cevap

Mimari ve kentsel tasarımlarda bilinçli olarak bırakılan boş alanlar, mekansal yaşanabilirliğin ve estetik-duygusal bağın kurulmasının temel belirleyicisidir.
Doğru cevap olan seçenekte belirtildiği gibi, mimari tasarımlarda bilinçli bırakılan boş alanların, mekansal yaşanabilirlik ve estetik-duygusal bağ kurmadaki rolü parçanın bütününde savunulan ve 'aslında' bağlacıyla da vurgulanan temel iletidir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafı dikkatlice okuyarak ele alınan konuyu ve üzerinde durulan temel kavramları belirlemek.
Paragrafın konusunun modern kentlerdeki yapılaşma düzeni ve mimarideki boş alanların varlığı olduğu tespit edilir.
Ana düşünceyi belirleyebilmek için öncelikle yazarın ne hakkında konuştuğunu (konuyu) doğru saptamak gerekir.
2
Yazarın konuya bakış açısını, özellikle 'ancak', 'aslında' gibi geçiş ifadelerinden sonraki vurgulanan yargıları analiz etmek.
İşlevsiz görünen boşlukların aslında mekanla estetik ve duygusal bağ kurmadaki kritik rolü ve bu boşluklar olmazsa kentlerin mekanik yığınlara dönüşeceği vurgusu belirlenir.
Yazarlar genellikle asıl iletmek istedikleri mesajları paragrafın gelişme veya sonuç bölümlerinde bu tür vurgulu ifadelerle sunarlar.
3
Belirlenen kilit mesajı seçeneklerle karşılaştırarak yazarın vermek istediği temel iletiyi eksiksiz karşılayan yargıyı bulmak.
Bilinçli bırakılan boş alanların mekansal yaşanabilirlik ve estetik-duygusal bağın kurulmasında temel belirleyici olduğunu belirten seçeneğin doğru cevap olduğu sonucuna varılır.
Ulaşılan ana düşünceyi en doğru ve kapsamlı biçimde yansıtan seçeneği tespit etmek sorunun nihai çözümünü sağlar.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünceyi Belirleme
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 495Soru

Leon Festinger tarafından 1957'de ortaya atılan Bilişsel Çelişki Kuramı, bireyin sahip olduğu inanç, değer veya tutumlar ile davranışları arasında bir uyumsuzluk meydana geldiğinde yaşadığı zihinsel gerilimi açıklar. İnsan zihni bu uyumsuzluğu gidermek ve içsel tutarlılığı yeniden sağlamak için üç temel yola başvurur: davranışını değiştirmek, çelişkiyi doğuran inancı veya tutumu değiştirmek ya da çelişkiyi önemsizleştirecek yeni bilişsel ögeler eklemek. Festinger ve Carlsmith'in 1959'da gerçekleştirdiği klasik deneyde, katılımcılara oldukça sıkıcı ve tekrara dayalı bir görev yaptırılmıştır. Görevin ardından katılımcıların bir kısmına bu sıkıcı görevi dışarıda bekleyen diğer katılımcılara 'çok eğlenceliydi' şeklinde aktarmaları için 1 dolar, diğer bir gruba ise 20 dolar ödenmiştir. Deneyin sonunda katılımcılardan görevi gerçekten ne kadar eğlenceli bulduklarını puanlamaları istenmiştir. Beklentilerin aksine, sadece 1 dolar alan grup görevi 20 dolar alan gruba kıyasla çok daha eğlenceli ve anlamlı bulduğunu beyan etmiştir. Çünkü 20 dolar alan grup, yalan söylemek için yeterli bir dışsal gerekçeye (büyük bir ödül) sahip olduğundan içsel bir çelişki yaşamamıştır. Ancak 1 dolar alan grup, yalan söyleme davranışını açıklayacak yeterli bir dışsal motivasyon bulamamış; bu durumun yarattığı bilişsel çelişkiyi azaltmak için göreve yönelik tutumunu değiştirerek görevin gerçekten eğlenceli olduğuna kendisini inandırmıştır.

Bu parçada aktarılan deneyin sonuçları ve Bilişsel Çelişki Kuramı'nın temel varsayımları birlikte değerlendirildiğinde, bireyin içsel uyumsuzluğu giderme mekanizmasına ilişkin aşağıdaki çıkarımlardan hangisi yapılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dışsal ödül veya gerekçelerin yetersizliği, bireyin davranışını meşrulaştırmak için içsel tutumunu değiştirmesini ve böylece çelişkiyi zihinsel düzeyde çözümlemesini zorunlu kılar.

Cevap

Dışsal ödül veya gerekçelerin yetersizliği, bireyin davranışını meşrulaştırmak için içsel tutumunu değiştirmesini ve böylece çelişkiyi zihinsel düzeyde çözümlemesini zorunlu kılar.
Dışsal ödül veya gerekçelerin yetersizliğinin bireyin davranışını meşrulaştırmak için içsel tutumunu değiştirmesini zorunlu kıldığını belirten ifade doğrudur. Deneyde 1 dolar alan katılımcılar, söyledikleri yalanı (sıkıcı görevi eğlenceli olarak aktarma) açıklayacak yeterli bir dışsal nedene (maddi ödüle) sahip değillerdir. Bu durum onlarda güçlü bir bilişsel çelişki yaratmış ve bu çelişkiyi çözmek için göreve dair içsel tutumlarını değiştirip görevin gerçekten eğlenceli olduğuna inanmışlardır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel kavram olan Bilişsel Çelişki Kuramı'nın tanımı ve işleyiş mekanizması çözümlenir.
Bireyin inançları ile davranışları arasındaki uyumsuzluğun zihinsel bir gerilim yarattığı ve bu gerilimin giderilmesi gerektiği belirlenir.
Soruyu doğru analiz edebilmek için kuramın temel mantığını anlamak gerekir.
2
Festinger ve Carlsmith'in gerçekleştirdiği deneyin koşulları ve gruplar arasındaki farklar incelenir.
1 dolar alan grubun dışsal bir gerekçesi olmadığı için tutumunu değiştirdiği, 20 dolar alan grubun ise yeterli dışsal gerekçeye sahip olduğu için tutumunu değiştirmediği tespit edilir.
Deneydeki değişkenlerin bilişsel çelişkiyi nasıl tetiklediğini belirlemek için.
3
Seçeneklerdeki ifadeler deneyin sonucu ve kuramın varsayımlarıyla karşılaştırılır.
Dışsal gerekçe azaldıkça içsel tutum değişiminin zorunlu hale geldiğini ifade eden yargının kuramla ve deney bulgusuyla tam olarak örtüştüğü görülür.
Çıkarımın doğruluğunu bilimsel veriler ve kuramsal çerçeve üzerinden doğrulamak için.
4
Yanlış seçeneklerin neden elendiği kuramsal olarak gerekçelendirilir.
Diğer seçeneklerin ya deney bulgularıyla çeliştiği ya da kuramın kapsamı dışındaki aşırı/öznel yorumlara dayandığı saptanarak elenir.
Doğru cevabın kesinliğini test etmek ve çeldiricileri elemek için.

Anahtar Kavram

Bilişsel Çelişki Kuramı ve İçsel Uyumsuzluk Giderme Mekanizması
Soru 496Soru

Biyomimikri, doğadaki tasarımları inceleyip bunları insan yapımı sistemlerin ve teknolojilerin tasarımında kullanan bir disiplindir. Bu yaklaşım, doğanın milyonlarca yıllık evrim sürecinde geliştirdiği enerji tasarrufu, dayanıklılık ve atık yönetimi gibi çözümleri modern mühendislik ve mimari sorunlara uyarlamayı amaçlar. Örneğin, hızlı trenlerin burun tasarımlarında yalıçapkını kuşunun gagası örnek alınarak hem hız artırılmış hem de tünellerden geçerken oluşan gürültü azaltılmıştır. Biyomimikri, sadece estetik bir esinlenme olmayıp doğanın işlevsel ve yapısal prensiplerini anlamayı gerektirir. Bu yön��yle sürdürülebilir bir gelecek inşa etmede ve kaynakların verimli kullanılmasında önemli bir potansiyel sunmaktadır.

Bu parçadan hareketle biyomimikri ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tasarım süreçlerinde temel amacın canlılar��n dış görünümlerini birebir taklit etmek olduğuna

Cevap

Biyomimikrinin temel amacının canlıların dış görünümlerini birebir taklit etmek olduğunu belirten yargı parçadan çıkarılamaz çünkü parçada bu disiplinin sadece estetik bir esinlenme olmadığı, doğanın işlevsel ve yapısal prensiplerini anlamayı gerektirdiği vurgulanmıştır.
Doğru cevap, biyomimikrinin temel amacının canlıların dış görünümlerini birebir taklit etmek olduğunu savunan seçenektir. Parçada biyomimikrinin 'sadece estetik bir esinlenme olmayıp doğanın işlevsel ve yapısal prensiplerini anlamayı gerektirdiği' açıkça ifade edilmiştir. Bu ifade, biyomimikrinin amacının şekilsel bir kopyalamadan ziyade işlevsel prensipleri uygulamak olduğunu gösterir; dolayısıyla parçada yer alan iddiayla çelişmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünü analiz edin.
Sorunun olumsuz bir soru köküne ('çıkarılamaz') sahip olduğu belirlenir. Bu durumda paragrafta doğrudan değinilmeyen veya paragraftaki bilgilerle çelişen seçeneği bulmamız gerekir.
Doğru seçeneğe ulaşmak için öncelikle olumsuz soru kökünü doğru anlamak şarttır.
2
Paragrafı dikkatlice okuyarak temel kavramları ve yardımcı düşünceleri tespit edin.
Biyomimikrinin doğadaki tasarımları insan teknolojilerine uyarladığı (1. cümle), evrimsel çözümleri modern sorunlarda kullandığı (2. cümle), hızlı tren örneğiyle ulaşım teknolojisine katkı sunduğu (3. cümle), şekilsel esinlenmenin ötesinde işlevsel prensiplere odaklandığı (4. cümle) ve sürdürülebilirlik ile kaynak verimliliği sunduğu (5. cümle) belirlenir.
Seçenekleri paragraftaki bilgilerle eşleştirebilmek için paragrafın içeriğini tam olarak analiz etmek gerekir.
3
Seçenekleri paragraftaki bilgilerle karşılaştırın.
Canlıların dış görünüşlerini birebir taklit etmenin temel amaç olduğunu savunan yargının, parçadaki 'sadece estetik bir esinlenme olmayıp doğanın işlevsel ve yapısal prensiplerini anlamayı gerektirir' ifadesiyle çeliştiği ve parçadan çıkarılamayacağı sonucuna varılır.
Parçayla uyuşmayan veya parçadan elde edilemeyen tek yargıyı tespit ederek doğru cevaba ulaşmak hedeflenir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 497Soru

Gelişen teknolojiyle birlikte modern dünyada çocukların boş zamanları, neredeyse hiçbir boşluk bırakılmayacak şekilde dijital cihazlar ve planlanmış aktivitelerle doldurulmaktadır. Ebeveynler, çocuklarının sıkılmasını büyük bir gelişimsel eksiklik veya zaman kaybı olarak algılamakta ve bu durumu hemen çözülmesi gereken bir problem gibi görmektedir. Oysa can sıkıntısı, insan zihninin dışarıdan gelen yoğun uyarıcı bombardımanından kurtulup kendi derinliklerine yönelmesi için eşsiz bir zemin hazırlar. Her anı yönlendirilmemiş çocuk, karşı karşıya kaldığı bu durgunluk anlarında içsel dünyasını keşfeder, kendi oyun kurgularını yaratır ve özgün çözümler üretmeye başlar. Bu açıdan bakıldığında, can sıkıntısının ortadan kaldırılması gereken olumsuz bir durum olmaktan ziyade, çocukların hayal gücünü ve problem çözme becerilerini besleyen yapıcı bir başlangıç noktası olduğu unutulmamalıdır.

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Can sıkıntısının, çocukların hayal güçlerini ve yaratıcılıklarını geliştirmelerine fırsat tanıyan yapıcı bir süreç olduğu

Cevap

Can sıkıntısının, çocukların hayal güçlerini ve yaratıcılıklarını geliştirmelerine fırsat tanıyan yapıcı bir süreç olduğudur.
Doğru yanıt, can sıkıntısının çocukların yaratıcılık ve hayal güçlerini geliştiren olumlu bir süreç olduğunu belirten seçenektir. Parçada can sıkıntısının ortadan kaldırılması gereken olumsuz bir durum değil, aksine çocukların hayal gücünü ve problem çözme becerilerini besleyen yapıcı bir başlangıç noktası olduğu vurgulanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ana konusunu belirlemek için metni dikkatle okuyun.
Metnin modern dünyada çocukların boş zamanlarının doldurulması ve can sıkıntısı üzerine odaklandığı belirlenir.
Ana düşünceye ulaşmak için öncelikle metnin ne hakkında yazıldığını doğru saptamak gerekir.
2
Yazarın can sıkıntısına yönelik tutumunu ve savunduğu temel tezi analiz edin.
Yazarın, can sıkıntısının çocukların hayal gücü ve problem çözme becerilerini besleyen yapıcı bir başlangıç noktası olduğunu savunduğu tespit edilir.
Paragrafta ana düşünce, yazarın okuyucuya iletmek istediği asıl mesajdır ve genellikle son bölümde özetlenir.
3
Metindeki bu temel mesajı doğrudan ve eksiksiz karşılayan seçeneği belirleyin.
Can sıkıntısının çocukların hayal güçlerini ve yaratıcılıklarını geliştiren yapıcı bir süreç olduğunu belirten ifade doğru cevap olarak belirlenir.
Yazarın asıl anlatmak istediği düşünce en net biçimde bu seçenekte özetlenmiştir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünce
Soru 498Soru

I. Toplanan cam atıklar ilk aşamada renklerine göre ayrıştırılır.
II. Bu ayrıştırma işleminin amacı, geri dönüşümden elde edilecek yeni ürünün kalitesini artırmaktır.
III. Cam, kalitesini kaybetmeden sonsuz kez geri dönüştürülebilen benzersiz bir malzemedir.
IV. Ardından, temizlenen ve renklerine göre ayrılan bu camlar eritilmek üzere dev fırınlara gönderilir.
V. Fırınlardan çıkan erimiş sıvı ise yeni kalıplara dökülerek cam şişe veya kavanozlara dönüştürülür.

Yukarıdaki numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında baştan üçüncü cümle hangisi olur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II

Cevap

Sıralamada baştan üçüncü sırada yer alan II numaralı cümledir.
Doğru yanıt olan II numaralı cümle, kendisinden önceki I numaralı cümlede bahsedilen ayrıştırma işlemine 'Bu ayrıştırma işleminin amacı...' ifadesiyle bağlanarak bu işlemin gerekçesini açıklamaktadır. Giriş cümlesi olan III numaralı cümleden ve sürecin ilk adımı olan I numaralı cümleden sonra gelerek paragrafta baştan üçüncü sırada yer alır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın giriş cümlesini belirlemek.
III numaralı cümle, herhangi bir önceki cümleye atıfta bulunmayan genel bir yargı içerdiği için giriş cümlesi olarak seçilir.
Giriş cümlesi, kendisinden önce başka bir cümlenin varlığını gerektiren bağlaçlar ya da işaret sıfatları içermemelidir.
2
Sürecin ilk adımını tespit etmek.
Camın geri dönüşümünden bahsedildiği için sürecin ilk adımı olan atıkların toplanıp renklerine göre ayrıştırılmasını anlatan I numaralı cümle ikinci sıraya yerleştirilir.
Genel girişten sonra konunun ilk uygulamasına veya aşamasına geçiş yapılır.
3
Ayrıştırma işleminin amacını açıklayan cümleyi bulmak.
I numaralı cümledeki 'renklerine göre ayrıştırılır' ifadesine doğrudan bağlı olan ve bu işlemin amacını açıklayan II numaralı cümle ('Bu ayrıştırma işleminin amacı...') üçüncü sıraya yerleşir.
Anlam akışı, bir önceki cümlede geçen anahtar ifadelere ('ayrıştırılır' -> 'Bu ayrıştırma işlemi') doğrudan atıfta bulunarak devam ettirilmelidir.
4
Kalan cümlelerin mantıksal sırasını tamamlamak.
Eritme aşamasını anlatan IV numaralı cümle dördüncü sıraya, eriyen camın yeni kalıplara dökülmesini anlatan V numaralı cümle ise son sıraya konur.
Kronolojik ve mantıksal süreç sırası (ayrıştırma -> eritme -> kalıba dökme) korunmalıdır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlam Akışı ve Cümle Sıralama Mantığı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 499Soru

Karıncalar, kolonilerindeki düzeni ve iş birliğini sağlamak için son derece gelişmiş bir iletişim sistemine sahiptir. Bu sistemin temelini, kimyasal birer salgı olan feromonlar oluşturur. Bir karınca yiyecek kaynağı bulduğunda, yuvaya dönerken yere kimyasal izler bırakır. Diğer karıncalar bu izleri antenlerindeki hassas alıcılarla takip ederek yiyeceğin yerini kolayca bulur. Ayrıca tehlike anında salgılanan farklı feromonlar, koloninin diğer üyelerini uyararak savunma mekanizmasını harekete geçirir. Dokunma ve ses gibi diğer yöntemler de bulunmakla birlikte, karıncaların hayatta kalması ve toplumsal düzeni büyük oranda bu kimyasal sinyallere bağlıdır.

Bu parçada aşağıdakilerin hangisinden söz edilmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karıncaların feromon adı verilen kimyasal salgılarla sağladığı iletişimden

Cevap

Karıncaların feromon adı verilen kimyasal salgılarla sağladığı iletişimden
Bu parçada karıncaların feromonlar vasıtasıyla yiyecek bulma, tehlikeyi haber verme ve savunma gibi durumlarda nasıl kimyasal bir iletişim kurduğu anlatılmaktadır. Bu durum, karıncaların feromon adı verilen kimyasal salgılarla sağladığı iletişimi doğrudan parçanın konusu yapar.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel anahtar kelimeleri ve kavramları belirleme
Parçada en sık tekrarlanan ve üzerinde durulan kavramların 'karıncalar', 'feromonlar' ve 'iletişim' olduğu tespit edilir.
Bir paragrafın konusunu bulabilmek için yazarın üzerinde en çok durduğu kavramların tespit edilmesi gerekir.
2
Parçanın genelinde bu kavramların nasıl işlendiğini analiz etme
Karıncaların feromonları yiyecek bulma ve tehlikelere karşı savunma amacıyla (yani iletişim kurmak için) kullandıkları belirlenir.
Parçanın konusunu doğru belirlemek için sadece kelimeleri bulmak yetmez, bu kelimelerin aralarındaki anlamsal bağı kurmak gerekir.
3
Parçanın konusunu en kapsamlı ve doğru şekilde karşılayan seçeneği belirleme
Karıncaların kimyasal salgılar (feromonlar) vasıtasıyla gerçekleştirdiği iletişim sürecini tam olarak anlatan seçeneğin doğru olduğu belirlenir. Ana düşünceyi veren veya çok dar/geniş olan diğer seçenekler elenir.
Paragrafın neyden bahsettiğini en doğrudan ve eksiksiz özetleyen seçeneğe ulaşmak hedeflenir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Konu
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 500Soru

(I) Kitap okumak, insan��n hayal gücünü geliştiren en etkili etkinliklerden biridir. (II) Sayfalar arasında gezinirken kendimizi bambaşka dünyaların içinde bulabiliriz. (III) Son yıllarda e-kitap okuyucu cihazların fiyatlarında büyük bir artış gözlenmektedir. (IV) Bu sayede günlük hayatın stresinden uzaklaşır, zihnimizi dinlendiririz. (V) Ayrıca kelime dağarcığımızın zenginleşmesi de kitap okumanın sunduğu önemli faydalardandır.

Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III

Cevap

Üçüncü cümle düşüncenin akışını bozmaktadır.
Üçüncü cümle, kitap okumanın insan zihni ve hayal gücü üzerindeki olumlu etkilerini ele alan paragrafta, e-kitap okuyucu cihazların piyasa fiyatlarından bahsederek anlam bütünlüğünü ve akışı bozmaktadır. Paragrafın geri kalanında kitap okumanın bireysel yararları açıklanırken, bu cümlede ekonomik ve teknolojik bir durumdan bahsedilmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genel konusunu ve ana düşüncesini belirleme
Paragrafta genel olarak kitap okumanın insan zihni, hayal gücü ve kelime dağarcığı üzerindeki faydalı etkileri anlatılmaktadır.
Akışı bozan cümleyi bulabilmek için öncelikle paragrafın hangi konudan bahsettiğini tespit etmemiz gerekir.
2
Cümlelerin birbiriyle olan anlamsal ve yapısal bağlantılarını inceleme
Birinci, ikinci, dördüncü ve beşinci cümleler doğrudan kitap okumanın bireysel yararlarını ve zihni dinlendirmesini anlatmaktadır. Ancak üçüncü cümle, teknolojik bir cihaz olan e-kitap okuyucuların fiyat artışından bahsederek konudan sapmaktadır.
Cümleler arasındaki köprü ifadeleri (örneğin dördüncü cümledeki 'Bu sayede' ifadesinin ikinci cümleyle bağlantılı olması) takip edilerek akışı kesen cümle elenir.
3
Akışı bozan cümleyi paragraftan çıkararak kontrol etme
Üçüncü cümle paragraftan çıkarıldığında, ikinci cümleden dördüncü cümleye anlamsal geçiş kusursuz hale gelir: '...kendimizi bambaşka dünyaların içinde bulabiliriz. Bu sayede günlük hayatın stresinden uzaklaşır...'
Çıkarılan cümlenin ardından paragrafın akıcılığının sağlanıp sağlanmadığı kontrol edilerek doğru cevap teyit edilir.

Anahtar Kavram

Paragrafta akışı bozan cümleyi bulmak için konunun sınırlarının dışına çıkan veya konunun farklı bir yönüne değinen cümleyi belirlemek gerekir.

İpuçları

1
Paragraftaki tüm cümlelerin ortak bir konusu vardır. Konudan sapan ya da konunun bambaşka bir yönünü anlatan cümleyi bulmaya çalışın.
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 25 / 30Sonraki
Paragraf Alıştırma Soruları — ALES — Sayfa 25 | Examkin