Paragrafta Yardımcı Düşünce

137 soru

Soru 121Soru

Biyomimikri, doğadaki tasarımları inceleyip bunları insan yapımı sistemlerin ve teknolojilerin tasarımında kullanan bir disiplindir. Bu yaklaşım, doğanın milyonlarca yıllık evrim sürecinde geliştirdiği enerji tasarrufu, dayanıklılık ve atık yönetimi gibi çözümleri modern mühendislik ve mimari sorunlara uyarlamayı amaçlar. Örneğin, hızlı trenlerin burun tasarımlarında yalıçapkını kuşunun gagası örnek alınarak hem hız artırılmış hem de tünellerden geçerken oluşan gürültü azaltılmıştır. Biyomimikri, sadece estetik bir esinlenme olmayıp doğanın işlevsel ve yapısal prensiplerini anlamayı gerektirir. Bu yön��yle sürdürülebilir bir gelecek inşa etmede ve kaynakların verimli kullanılmasında önemli bir potansiyel sunmaktadır.

Bu parçadan hareketle biyomimikri ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tasarım süreçlerinde temel amacın canlılar��n dış görünümlerini birebir taklit etmek olduğuna

Cevap

Biyomimikrinin temel amacının canlıların dış görünümlerini birebir taklit etmek olduğunu belirten yargı parçadan çıkarılamaz çünkü parçada bu disiplinin sadece estetik bir esinlenme olmadığı, doğanın işlevsel ve yapısal prensiplerini anlamayı gerektirdiği vurgulanmıştır.
Doğru cevap, biyomimikrinin temel amacının canlıların dış görünümlerini birebir taklit etmek olduğunu savunan seçenektir. Parçada biyomimikrinin 'sadece estetik bir esinlenme olmayıp doğanın işlevsel ve yapısal prensiplerini anlamayı gerektirdiği' açıkça ifade edilmiştir. Bu ifade, biyomimikrinin amacının şekilsel bir kopyalamadan ziyade işlevsel prensipleri uygulamak olduğunu gösterir; dolayısıyla parçada yer alan iddiayla çelişmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünü analiz edin.
Sorunun olumsuz bir soru köküne ('çıkarılamaz') sahip olduğu belirlenir. Bu durumda paragrafta doğrudan değinilmeyen veya paragraftaki bilgilerle çelişen seçeneği bulmamız gerekir.
Doğru seçeneğe ulaşmak için öncelikle olumsuz soru kökünü doğru anlamak şarttır.
2
Paragrafı dikkatlice okuyarak temel kavramları ve yardımcı düşünceleri tespit edin.
Biyomimikrinin doğadaki tasarımları insan teknolojilerine uyarladığı (1. cümle), evrimsel çözümleri modern sorunlarda kullandığı (2. cümle), hızlı tren örneğiyle ulaşım teknolojisine katkı sunduğu (3. cümle), şekilsel esinlenmenin ötesinde işlevsel prensiplere odaklandığı (4. cümle) ve sürdürülebilirlik ile kaynak verimliliği sunduğu (5. cümle) belirlenir.
Seçenekleri paragraftaki bilgilerle eşleştirebilmek için paragrafın içeriğini tam olarak analiz etmek gerekir.
3
Seçenekleri paragraftaki bilgilerle karşılaştırın.
Canlıların dış görünüşlerini birebir taklit etmenin temel amaç olduğunu savunan yargının, parçadaki 'sadece estetik bir esinlenme olmayıp doğanın işlevsel ve yapısal prensiplerini anlamayı gerektirir' ifadesiyle çeliştiği ve parçadan çıkarılamayacağı sonucuna varılır.
Parçayla uyuşmayan veya parçadan elde edilemeyen tek yargıyı tespit ederek doğru cevaba ulaşmak hedeflenir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 122Soru

Dunbar sayısı, bir insanın kurabileceği ve aktif olarak sürdürebileceği maksimum istikrarlı sosyal ilişki sayısını ifade eden teorik bir sınırdır. İngiliz antropolog Robin Dunbar tarafından 1990’larda ortaya atılan bu kurama göre, neokorteks büyüklüğü ile sosyal grup büyüklüğü arasında doğrudan bir ilişki vardır. İnsan beyninin bilişsel kapasitesi göz önüne alındığında bu sınır yaklaşık 150 kişi olarak kabul edilir. Bu sayı, bireyin her bir üyenin kim olduğunu ve diğer üyelerle nasıl bir ilişkisi olduğunu bildiği grubu temsil eder. Sosyal medya platformlarındaki arkadaş listeleri binlerce kişiye ulaşsa da bilişsel sınırımız nedeniyle derin ve anlamlı bağ kurabildiğimiz insan sayısı bu eşiği aşamaz. Dolayısıyla teknolojik gelişmeler iletişim ağlarını genişletse de insan doğasının biyolojik sınırlarını değiştirmemektedir.

Bu parçada Dunbar sayısı ile ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sosyal medya platformlarının, insan beyninin bilişsel kapasitesini artırarak bu sınırı genişlettiğine

Cevap

Sosyal medya platformlarının, insan beyninin bilişsel kapasitesini artırarak bu sınırı genişlettiği
Metinde sosyal medyanın arkadaş listelerini binlerce kişiye ulaştırsa da bilişsel sınırımız nedeniyle derin ve anlamlı bağ kurabildiğimiz insan sayısının bu eşiği aşamayacağı ve biyolojik sınırları değiştirmeyeceği belirtilmiştir. Dolayısıyla sosyal medyanın bilişsel kapasiteyi artırarak bu sınırı genişlettiği iddiası metinde yer almamaktadır ve parçayla doğrudan çelişmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ana konusu ve yardımcı düşünceleri belirlenir.
Dunbar sayısının biyolojik kökeni, sınırları ve teknolojiyle ilişkisi analiz edilir.
Süreçte olumsuz soru kökü olduğu için parçada doğrudan yer alan veya çıkarılabilen yargıları saptamak gerekir.
2
Seçenekler metindeki ifadelerle eşleştirilir.
Teorinin ortaya atılış tarihi (1990'lar), kurucusu (İngiliz antropolog), bilişsel sınır sayısı (150 kişi), neokorteks ilişkisi ve teknolojinin iletişim ağını genişletmesi gibi metin içi bilgilerle seçenekler karşılaştırılır.
Seçeneklerdeki ifadelerin metindeki karşılıklarını bularak elenecek seçenekleri belirlemek amaçlanır.
3
Metinde yer almayan veya metinle çelişen ifade tespit edilir.
Metinde sosyal medyanın iletişim ağlarını genişletmesine rağmen bilişsel sınırları aşamadığı ve biyolojik sınırları değiştiremediği belirtildiğinden, sosyal medyanın bilişsel kapasiteyi artırdığı iddiasının metinle çeliştiği saptanır.
Metinde değinilmeyen ve metne aykırı olan yargı doğru cevap olarak belirlenir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce ve Olumsuz Soru Kökü Analizi
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 123Soru

Mary, renkler hakkında her şeyi bilen ancak tüm hayatını siyah-beyaz bir odada, siyah-beyaz bir ekrandan dış dünyayı araştırarak geçirmiş bir bilim insanıdır. Renklerin fiziksel, fizyolojik ve nörolojik tüm detaylarına hakimdir; örneğin kırmızı ışığın dalga boyunu ya da göze ulaştığında beyinde hangi sinirsel tepkileri tetiklediğini kusursuzca açıklayabilir. Ancak Mary, bir gün siyah-beyaz odasından dışarı çıkıp ilk kez gerçek bir kırmızı elma gördüğünde yeni bir şey öğrenmiş midir? Frank Jackson tarafından ortaya atılan bu düşünce deneyinde, Mary'nin elmayı gördüğünde rengin öznel deneyimini (qualia) ilk kez tattığı ve dolayısıyla fiziksel olmayan yeni bir bilgi edindiği savunulur. Bu argüman, zihne dair her şeyin yalnızca fiziksel açıklamalarla (fizikalizm) tam olarak anlaşılamayacağını, deneyimin kendisine has bir bilgi türü barındırdığını öne sürerek zihin felsefesinde derin tartışmalara yol açmıştır.

Bu parçadan 'Mary'nin Odası' düşünce deneyiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mary'nin dış dünyaya çıktığında renklerin fiziksel yapısına dair teorik fikirlerini güncellediğine

Cevap

Mary'nin dış dünyaya çıktığında renklerin fiziksel yapısına dair teorik fikirlerini güncellediği yargısı
Doğru cevap, Mary'nin dış dünyaya çıktığında renklerin fiziksel yapısına dair teorik fikirlerini güncellediğini savunan seçenektir. Parçada Mary'nin renklerin fiziksel, fizyolojik ve nörolojik tüm detaylarına en başından beri zaten eksiksiz şekilde hakim olduğu açıkça belirtilmiştir. Dolayısıyla dışarı çıkıp kırmızı rengi deneyimlemesi onun fiziksel yapıya dair teorik bilgilerini veya fikirlerini güncellemesini sağlamamış, sadece fiziksel olmayan yeni bir deneyimsel bilgi (qualia) edinmesini sağlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünü ve parçayı dikkatlice okuyarak olumsuz soru ifadesini ('çıkarılamaz') tespit etmek.
Sorunun, parçada değinilmeyen ya da parçadaki bilgilerle çelişen yargıyı bulmamızı istediği belirlenir.
Çözüm sürecinde hangi hedefe odaklanılacağını netleştirmek gerekir.
2
Parçadaki yargılar ile seçenekleri karşılaştırmak.
Mary'nin bilimsel verilere hakimiyeti, zihne yönelik fizikalist eleştiri, bireysel deneyimlerin niteliği ve çalışmanın felsefi yankıları paragraftan doğrulanır.
Seçeneklerin doğruluk kontrolü doğrudan metin üzerinden yapılır.
3
Parça ile mantıksal olarak çelişen tek yargıyı saptamak.
Mary'nin dışarı çıktığında renklerin fiziksel yapısına dair teorik fikirlerini güncellediği iddiasının metinle çeliştiği, çünkü bu bilgilere zaten önceden sahip olduğu anlaşılır.
Doğru seçeneğe ulaşılarak analiz tamamlanır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce
Soru 124Soru

Kintsugi, kırılan seramiklerin altın, gümüş ya da platin tozu karıştırılmış özel bir reçineyle yapıştırılması esasına dayanan geleneksel bir Japon sanatıdır. Bu sanatta amaç, kırılan eşyayı gizlemek veya eski hâline getirmek değil, tam aksine çatlakları ve kırıkları daha belirgin hâle getirerek esere yeni bir estetik değer katmaktır. Kintsugi felsefesinde nesnenin yaşadığı hasar, onun geçmişinin ve yaşanmışlığının bir parçası olarak kabul edilir. Böylece kırılan bir tabak ya da vazo, çöpe atılmak yerine eskisinden daha değerli ve benzersiz bir sanat eserine dönüşür. Bu yaklaşım, sadece fiziksel nesneler için değil, insanın hayattaki zorluklar ve kırılganlıklar karşısında olgunlaşması yönüyle de felsefi bir metafor olarak kabul görmektedir.

Bu parçadan kintsugi sanatı ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sadece tarihi değeri yüksek ve antika sınıfına giren seramik nesneler üzerinde uygulanabileceğine

Cevap

Sadece tarihi değeri yüksek ve antika sınıfına giren seramik nesneler üzerinde uygulanabileceğine seçeneğine ulaşılamaz.
Metinde kintsugi sanatının antika veya tarihi değeri olan nesnelerle sınırlandırıldığına dair hiçbir ifade bulunmamaktadır. Tam tersine, kırılan tabak ve vazo gibi genel seramik nesnelerin bu yöntemle benzersiz eserlere dönüştürüldüğü belirtilmiştir. Bu nedenle antika sınırlandırması içeren yargıya ulaşılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genelini okuyarak kintsugi sanatının tanımını ve temel felsefesini analiz etmek.
Kintsugi sanatının kırık seramikleri altın/gümüş tozu içeren reçineyle birleştirme sanatı olduğu ve yaşanmışlığa değer verdiği anlaşılır.
Paragraftaki yardımcı düşünceleri tespit edebilmek için metnin ana hatlarını kavramak gerekir.
2
Seçeneklerde verilen yargıları paragraftaki cümlelerle tek tek karşılaştırmak.
Kırıkları belirginleştirme estetiği, değerli maden kullanımı, eşyalara benzersizlik kazandırması ve insani olgunlaşma metaforu olması ifadelerinin metinde yer aldığı görülür.
Yardımcı düşünce sorularında metinde doğrudan veya dolaylı olarak değinilen unsurların elenmesi gerekir.
3
Metinde karşılığı bulunmayan veya metindeki bilgilerle çelişen seçeneği belirlemek.
Metinde kintsuginin yalnızca antika veya tarihi seramiklere uygulanabileceğine dair herhangi bir kısıtlamanın yer almadığı, sadece kırılan seramik nesnelerin onarıldığı tespit edilir.
Doğru seçeneğe ulaşmak için metinden çıkarılamayacak sınırlandırmaları veya genellemeleri belirlemek gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce (Değinilmeyen Düşünceyi Bulma)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 125Soru

Zeigarnik etkisi, insanların tamamlanmamış ya da kesintiye uğramış işleri, tamamlanmış olanlara kıyasla daha kolay ve net bir biçimde hatırlama eğilimini ifade eden psikolojik bir olgudur. 1920'li y��llarda Rus psikolog Bluma Zeigarnik tarafından ortaya konan bu kavram, insan zihninin yarım kalan durumlara karşı özel bir duyarlılık geliştirdiğini savunur. Zeigarnik, bir restoranda garsonların henüz ödenmemiş siparişleri detaylarıyla hatırlarken, hesap kapandıktan hemen sonra bu bilgileri tamamen unuttuklarını gözlemlemiştir. Laboratuvar ortamında yapılan deneyler de bu durumu desteklemiş; katılımcıların yar��da kesilen görevleri, tamamlamalarına izin verilen görevlere göre yaklaşık iki kat daha fazla hatırladıklarını ortaya koymuştur. Bilim insanları bu durumu, tamamlanmayan görevlerin zihinde bilişsel bir gerilim yaratması ve bu gerilimin ancak iş bittiğinde ortadan kalkmasıyla açıklar. Günümüzde bu eğilim; dizi bölümlerinin en heyecanlı yerde bitirilmesinden dijital oyun tasarımlarına kadar geniş bir yelpazede, kullanıcı ilgisini sürekli kılmak amacıyla etkin biçimde kullanılmaktadır.

Bu parçadan Zeigarnik etkisiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bireylerin görevleri tamamlama sürelerinin, işlerin zorluk derecesine göre değişkenlik gösterdiğine

Cevap

Bireylerin görevleri tamamlama sürelerinin, işlerin zorluk derecesine göre değişkenlik gösterdiği
Doğru cevap, bireylerin görevleri tamamlama sürelerinin işlerin zorluk derecesine göre değiştiğini savunan yargıdır. Paragrafta Zeigarnik etkisinin işlerin hatırlanma düzeyi üzerindeki etkisi açıklanmış ancak işlerin tamamlanma süreleri veya bu sürelerin işin zorluğuyla olan ilişkisine dair herhangi bir bilgiye ya da çıkarıma yer verilmemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada yer alan bilgileri ve kavramları analiz etmek.
Zeigarnik etkisinin tanımı, ortaya çıkış süreci, bilimsel açıklaması ve güncel kullanım alanları belirlenir.
Yardımcı düşünce sorularında metindeki yargıları seçeneklerle eşleştirmek gerekir.
2
Seçenekleri metindeki ifadelerle karşılaştırarak doğrulamak.
Garson gözlemleri gündelik yaşam gözlemlerine, laboratuvar deneyleri bilimsel sınamalara; bilişsel gerilim zihinsel gerginliğe; dizi ve oyun tasarımları ise günümüz sektörlerindeki kullanıma karşılık gelir. Tamamlanmış işlerin unutulması ise hafızada saklanma oranının düşüklüğünü doğrular.
Metinde açıkça ya da dolaylı olarak değinilen yardımcı düşünceleri tespit etmek için bu adım gereklidir.
3
Metinde yer almayan veya çelişen ifadeyi saptamak.
Metinde, işlerin zorluk derecesinin veya tamamlanma sürelerinin bu zorluğa göre nasıl değiştiğinin üzerinde durulmamıştır. Dolayısıyla bu yargıya ulaşılamaz.
Doğru seçeneği belirlemek amacıyla metnin kapsamı dışındaki bilgiyi seçmek gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce (Ulaşılamaz/Değinilmemiştir Soru Tipleri)
Soru 126Soru

Dunning-Kruger etkisi, bir konuda yetersiz bilgi ve beceriye sahip bireylerin kendi yetkinliklerini abartma, buna karşın yüksek yetkinliğe sahip bireylerin ise kendi becerilerini küçümseme eğilimini açıklayan bir bilişsel yanlılıktır. 1999 yılında sosyal psikologlar Justin Kruger ve David Dunning tarafından tanımlanan bu olgu, bireylerin kendi performanslarını değerlendirirken ihtiyaç duydukları öz değerlendirme yeteneğinden yoksun olmalarından kaynaklanır. Araştırmacılara göre, bir alanda niteliksiz olan kişiler, hem kendi hatalarını fark edemezler hem de o alandaki gerçek uzmanların niteliklerini takdir etmekte zorlanırlar. Ancak bu kişilere gerekli eğitim verilip bilgi düzeyleri artırıldığında, kendi yetersizliklerinin farkına varmaya başlarlar. Bu durum, bilgi arttıkça öz güvenin geçici olarak düşebileceğini, ancak daha sonra daha gerçekçi bir zemine oturacağını gösterir.

Bu parçaya göre Dunning-Kruger etkisiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bireylerin bilgi seviyesi yükseldik��e kendilerine olan güvenlerinin sürekli ve doğrusal bir artış gösterdiği

Cevap

Bireylerin bilgi seviyesi yükseldikçe kendilerine olan güvenlerinin sürekli ve doğrusal bir artış gösterdiği
Parçada bilgi düzeyinin artması durumunda öz güvenin geçici olarak düşebileceği ve daha sonra gerçekçi bir zemine oturacağı ifade edilmiştir. Dolayısıyla bilgi seviyesi arttıkça öz güvenin sürekli ve doğrusal bir şekilde artacağı yargısı parçada yer alan bilgilerle çelişmektedir ve söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ana konusu ve yardımcı düşünceleri incelenir.
Paragrafta Dunning-Kruger etkisinin ne olduğu, kimler tarafından tanımlandığı ve bu etkiye sahip bireylerin davranış kalıpları belirlenir.
Soruda sorulan 'söylenemez' ifadesini bulmak için parçadaki yardımcı düşüncelerin tespit edilmesi gerekir.
2
Seçeneklerde verilen yargılar paragraftaki ifadelerle karşılaştırılır.
Yetersiz kişilerin hatalarını fark edememesi, uzmanları takdir edememesi, yüksek yetkinliktekilerin kendilerini küçümsemesi ve eğitimin eksiklikleri fark ettirmesi yargılarının parçada yer aldığı görülür.
Parçadan çıkarılabilecek (söylenebilecek) yargıları eleyerek söylenemeyecek olanı belirlemek hedeflenir.
3
Bilgi seviyesi ile öz güven ilişkisine dair paragraftaki detay kontrol edilir.
Paragrafta bilgi arttıkça öz güvenin geçici olarak düşebileceği belirtilmiştir. Bu durum, bilgi seviyesi arttıkça öz güvenin sürekli ve doğrusal olarak artacağı iddiasını çürütür.
Yanlış olan ve parçada söylenmeyen tek yargının bu olduğunu kesinleştirmek için son doğrulama yapılır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce
Soru 127Soru

İngiliz filozof Jeremy Bentham tarafından 18. yüzyılın sonlarında tasarlanan Panoptikon, tek bir merkezi kuledeki denetçinin dairesel biçimde sıralanmış tüm hücrelerdeki mahkumları gözlemleyebileceği bir hapishane modelidir. Bu tasarımın çekirdeğinde yatan temel felsefe, gözetlenen bireyin ne zaman izlendiğini somut olarak görememesi, dolayısıyla sürekli bir denetim altında olduğu varsayımını zihinsel olarak içselleştirmesidir. Fransız düşünür Michel Foucault, bu özgün mimari yapıyı modern iktidar mekanizmalarının ve disiplin toplumunun somut bir metaforu olarak yeniden yorumlamıştır. Foucault’ya göre Panoptikon, gücün görünmezleşerek bireyin bedeninde ve zihninde sürekli bir otokontrol mekanizması üretmesini sağlar. Modern dünyada bu yapısal mantık; fabrikalardan okullara, hastanelerden dijital izleme ağlarına kadar geniş bir alana sirayet etmiş ve bireylerin kurallara kendiliğinden boyun eğmesini kolaylaştırmıştır. Böylece görünür bir fiziksel zorlama ya da şiddet kullanılmaksızın, sürekli gözetim algısı üzerinden toplumsal düzen ve verimlilik kesintisiz biçimde sürdürülebilmektedir.

Bu parçaya göre 'Panoptikon' ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Modern devletlerin ceza infaz sistemlerinde 18. yüzyıldan itibaren en yaygın kabul gören ve uygulanan hapishane mimarisi olduğuna

Cevap

Modern devletlerin ceza infaz sistemlerinde 18. yüzyıldan itibaren en yaygın kabul gören ve uygulanan hapishane mimarisi olduğuna
Doğru yanıt olan seçenek, Panoptikon'un modern devletlerin ceza infaz sistemlerinde en yaygın kullanılan hapishane tasarımı olduğunu iddia etmektedir. Ancak parçada Panoptikon'un 18. yüzyılın sonlarında tasarlanmış bir model olduğundan ve çeşitli kurumlara yayılan mantığından söz edilse de bu mimarinin tarihteki en yaygın veya en popüler hapishane yapısı olduğuna dair hiçbir bilgiye yer verilmemiştir. Dolayısıyla bu yargı parçadan çıkarılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünü ve parçayı dikkatlice okuyarak Panoptikon'un tanımını, işlevini ve toplumsal analizlerdeki yerini tespit etmek.
Panoptikon'un Bentham tarafından tasarlanan bir hapishane modeli olduğu, bireyde sürekli denetim hissi yarattığı, Foucault tarafından modern iktidar metaforu yapıldığı ve hapishane dışındaki alanlara da sirayet ettiği bilgileri saptanır.
Yardımcı düşünce sorularında parçadaki temel yargı ve detayların doğru analiz edilmesi şıkları elemeyi kolaylaştırır.
2
Seçenekleri parçada geçen bilgilerle tek tek karşılaştırarak doğrulamak.
Toplumsal istikrarın korunması, hapishane dışı kurumlarda uygulanması, sürekli kontrol hissinin temeli oluşturması ve Foucault'nun bunu simgesel olarak kullanması seçenekleri parçayla eşleşir.
Parçada yer alan ifadelerin seçeneklerde eş anlamlı veya yakın anlamlı kelimelerle nasıl yeniden yapılandırıldığını doğrulamak gerekir.
3
Parçada bulunmayan, aşırı genelleyici veya çarpıtılmış yargıyı içeren seçeneği belirlemek.
Panoptikon'un ceza infaz sistemlerinde en yaygın kullanılan hapishane mimarisi olduğuna dair hiçbir bilgi bulunmadığı ve bu yargının parçadan çıkarılamayacağı belirlenir.
Yazarın vermediği bir genellemeye ulaşmak paragrafın yardımcı düşünceleriyle çelişir ve sorunun doğru cevabını verir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce (Olumsuz Soru Kökü)
Soru 128Soru

Abilene Paradoksu, bir gruptaki bireylerin aslında hiçbirinin istemediği bir karar üzerinde ortaklaşa uzlaşması durumunu tanımlayan sosyal bir olgudur. Bu paradoks, grup üyelerinin çatışmadan kaçınma eğilimi ve 'grubun geri kalanının bu kararı desteklediği' yönündeki yanlış algısı nedeniyle ortaya çıkar. Bireyler, kendi kişisel tercihlerinin çoğunluğun istekleriyle çeliştiğini düşünerek sessiz kalmayı tercih ederler. Sonuçta, herkes bireysel olarak karşı olduğu hâlde, sırf uyum sağlama kaygısıyla kimsenin memnun kalmayacağı kolektif bir eylem planı yürürlüğe konur. Bu durum, organizasyonlarda açık iletişimin ve yapıcı muhalefetin teşvik edilmediği ortamlarda sıklıkla görülür ve kararların niteliğini ciddi biçimde düşürür.

Bu parçaya göre 'Abilene Paradoksu' ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bireylerin karar alma süreçlerinde sorumluluktan kaçınarak nihai seçimi gruptaki uzman figürlere bırakmayı yeğlediği

Cevap

Bireylerin karar alma süreçlerinde sorumluluktan kaçınarak nihai seçimi gruptaki uzman figürlere bırakmayı yeğlediği
Parçada Abilene Paradoksu'nun ortaya çıkış gerekçesi olarak grup üyelerinin çatışmadan kaçınma eğilimi, uyum sağlama kaygısı ve diğerlerinin kararı desteklediğine dair yanlış algısı gösterilmiştir. Üyelerin kendi bilgi veya yetkinliklerini yetersiz görerek sorumluluğu uzman kişilere devrettiğine dair bir bilgi parçada yer almamaktadır. Dolayısıyla bu yargı parçadan çıkarılamaz ve söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünün analiz edilmesi
Sorunun olumsuz bir köke ('söylenemez') sahip olduğu belirlenmiştir. Bu durumda parçada değinilmeyen veya parçayla çelişen yargı doğru cevap olacaktır.
Sorunun ne istediğini netleştirmek yanlış seçeneğe yönelmeyi engeller.
2
Parçadaki temel yardımcı düşüncelerin tespit edilmesi
Paradoksun ortaya çıkış nedenleri (çatışmadan kaçınma, uyum kaygısı, yanlış algı) ve sonuçları (kimsenin istemediği kolektif eylem, kararların niteliğinin düşmesi) saptanmıştır.
Seçenekleri parçayla karşılaştırabilmek için metnin sunduğu bilgileri analiz etmek gerekir.
3
Seçeneklerin parça ile karşılaştırılması
Yanılgıların belirleyici olması, kurumsal yapıların etkisi, uyum dürtüsü ve çatışmadan kaçınmanın mutsuzluk yaratması gibi yargıların metinde karşılık bulduğu görülmüştür. Ancak sorumluluğun uzmanlara devredilmesiyle ilgili bir bilginin metinde olmadığı saptanmıştır.
Parçayla örtüşen seçenekleri eleyerek parçada yer almayan tek seçeneği tespit etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce
Soru 129Soru

Arılar, doğadaki en önemli tozlaştırıcı canlılardan biridir. Çiçeklerden nektar toplarken vücutlarına yapışan polenleri başka çiçeklere taşıyarak bitkilerin üremesini sağlarlar. Bu s��reç, sadece yabani bitkilerin değil, tükettiğimiz birçok meyve ve sebzenin de yetişmesi için gereklidir. Arı popülasyonundaki azalma, tarımsal üretimi ve dolayısıyla gıda zincirini doğrudan tehdit etmektedir.

Bu parçadan arılarla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yalnızca tarım alanlarındaki bitkilerin tozlaşmasını sağladıkları

Cevap

Yalnızca tarım alanlarındaki bitkilerin tozlaşmasını sağladıkları seçeneği parçadan çıkarılamaz çünkü arılar sadece tarım alanlarındaki bitkilerin değil, yabani bitkilerin de tozlaşmasını sağlar.
Parçada arıların 'sadece yabani bitkilerin değil, tükettiğimiz birçok meyve ve sebzenin de yetişmesi için' tozlaşma yaptığı belirtilmiştir. Bu durum, arıların hem yabani bitkiler hem de tarım ürünleri için tozlaşma sağladığını gösterir. Dolayısıyla arıların 'yalnızca' tarım alanlarındaki bitkilerin tozlaşmasını sağladığı yargısı yanlıştır ve parçadan çıkarılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki olumsuz ifadeye dikkat edilerek paragrafta arılar hakkında verilen temel bilgiler analiz edilir.
Arıların tozlaşma yoluyla bitki üremesine katkı sağladığı, bu sürecin yabani bitkiler ile tarım ürünleri için önemli olduğu ve sayıca azalmalarının gıda zincirini tehdit ettiği belirlenir.
Paragrafta yer alan yardımcı düşünceleri tespit etmek için.
2
Seçeneklerdeki yargılar paragraftaki cümlelerle tek tek eşleştirilerek karşılaştırılır.
Dört seçenekteki bilgilerin paragrafta doğrudan veya dolaylı olarak desteklendiği görülürken, sınırlandırıcı bir ifade olan 'yalnızca tarım alanlarındaki' yargısının parçadaki 'sadece yabani bitkilerin değil' ifadesiyle çeliştiği saptanır.
Parçadan çıkarılamayacak olan yardımcı düşünceyi doğru belirlemek için.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce

İpuçları

1
Soru kökündeki olumsuz (çıkarılamaz) ifadesine dikkat edin. Seçeneklerden dört tanesi paragraftan çıkarılabilir, bir tanesi ise parçadaki bilgilerle çelişmektedir.
2
Doğru seçenekte yer alan 'yalnızca' gibi kesinlik veya sınırlandırma bildiren sözcüklere dikkat edin ve bu sınırlandırmanın paragraftaki yabani bitkilerle ilgili bilgiyle uyuşup uyuşmadığını kontrol edin.
3
Paragrafta arıların 'sadece yabani bitkilerin değil' diyerek başka alanlarda da tozlaşma gerçekleştirdiği belirtilmiştir. Bu durum, arıların faaliyetlerinin sadece tarım alanlarıyla sınırlı olmadığını gösterir.

Daha Fazla Pratik

Yardımcı düşünce sorularında hızlı olabilmek için önce seçeneklerdeki anahtar kelimeleri belirleyip ardından paragrafta bu anahtar kelimeleri aramak zaman kazanmanıza yardımcı olur.
Tahmini Süre:45s
Soru 130Soru

Süleyman'ın Paradoksu, insanların başkalarının karşılaştığı sosyal ve kişisel sorunlar hakkında mantıklı ve akılcı çözümler üretebilirken, kendi yaşadıkları benzer sorunlar karşısında aynı bilişsel performansı ve objektifliği gösterememesi durumunu ifade eder. Adını, bilgeliğiyle tanınan ancak kendi özel yaşamında aldığı hatalı kararlarla bilinen Kral Süleyman'dan alan bu olgu, psikolojide 'kendinden uzaklaşma' (self-distancing) kavramıyla açıklanır. Araştırmalar, bireyin kendi sorunlarına üçüncü bir şahsın gözünden, yani dışarıdan bir gözlemci gibi bakabildiğinde daha bilgece kararlar verebildiğini göstermektedir. Bir başka deyişle, duygusal olarak mesafelenmek, bilişsel taraflılıkları azaltarak olayları daha geniş bir perspektiften değerlendirmeyi kolaylaştırır.

Bu parçadan hareketle 'Süleyman'ın Paradoksu' ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnsanların kendi sorunlarını çözmek için mutlaka dışarıdan bir uzmana başvurması gerektiğini savunduğuna

Cevap

İnsanların kendi sorunlarını çözmek için mutlaka dışarıdan bir uzmana başvurması gerektiğini savunduğuna
Doğru yanıt olan 'İnsanların kendi sorunlarını çözmek için mutlaka dışarıdan bir uzmana başvurması gerektiğini savunduğuna' yargısı metinden çıkarılamaz. Metinde geçen 'dışarıdan bir gözlemci gibi bakmak' ifadesi, bireyin kendi sorununa zihinsel olarak üçüncü şahıs perspektifinden yaklaşmasını (kendinden uzaklaşmayı) tanımlamaktadır; bu durum başka bir kişiden veya uzmandan fiilen yardım almak anlamına gelmemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünün olumsuz yapısını analiz etmek.
Soru kökü 'ulaş��lamaz' şeklinde bittiği için metinde doğrudan yer almayan veya metindeki bilgilerle çelişen yargının bulunması hedeflenir.
Yardımcı düşünce sorularında yanlış seçenekler metinden çıkarılabilen yargılardır, doğru seçenek ise metin dışı kalan unsurdur.
2
Seçenekleri metindeki ifadelerle tek tek karşılaştırarak eleme yapmak.
Kişisel meselelerde karar vermenin zorluğu birinci cümleden, isim kökeni ikinci cümleden, duygusal mesafenin önemi son cümleden ve üçüncü şahıs bakış açısının katkısı üçüncü cümleden elenir.
Paragraftaki her bir cümlenin seçeneklerdeki karşılığını bularak doğruluğunu teyit etmek gerekir.
3
Metinde geçen terimlerin anlam sınırlarını kontrol etmek.
Metindeki 'dışarıdan bir gözlemci' ifadesinin kişinin kendi zihninde kurduğu objektif mesafeyi ifade ettiği, başka bir gerçek kişiden (uzmandan) yardım alma anlamı taşımadığı saptanır.
Metindeki kavramların aşırı yorumlanarak veya saptırılarak oluşturulan yanlış çıkarımların doğru cevap seçeneği olacağını görmek gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce
Soru 131Soru

Süper tanıyıcılar, insan yüzlerini belleğe kaydetme ve daha sonra karşılaştıklarında teşhis etme konusunda ortalamanın çok üzerinde, neredeyse kusursuz bir yeteneğe sahip bireylerdir. Genel nüfusun yaklaşık yüzde bir ila ikisini oluşturan bu kişilerin yetenekleri, sadece tanıdık simaları değil, hayatlarında sadece bir kez ve çok kısa süre gördükleri yabancıların yüzlerini bile yıllar sonra tanımalarını sağlar. Araştırmalar, bu yeteneğin sonradan kazanılan veya eğitilebilen bir beceri olmadığını, genetik yatkınlıkla ilişkili doğuştan gelen yapısal bir farklılık olduğunu göstermektedir. Beyindeki yüz işleme merkezi olan iğsi girus (fusiform gyrus) bölgesinin bu bireylerde daha aktif çalıştığı tespit edilmiştir. Ancak süper tanıyıcı olmak her zaman avantajlı bir durum yaratmaz; bu kişiler sosyal ortamlarda yıllar önce çok kısa süreliğine gördükleri birini hemen tanıdıklarında karşı taraftan 'takipçi' veya 'ürütücü' olarak algılanma endişesiyle bu yeteneklerini gizleme eğilimi gösterebilirler. Güvenlik sektöründe ve adli vakalarda şüphelilerin tespiti için bu bireylerden yararlanılmaya başlansa da yüz tanıma teknolojilerinin gelişimiyle birlikte bu insan gücüne olan ihtiyacın gelecekte nasıl şekilleneceği tartışma konusudur.

Bu parçadan hareketle 's��per tanıyıcılar' ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yüz tanıma teknolojilerindeki gelişmeler sebebiyle adli alanlardaki şüpheli tespit faaliyetlerinde artık kendilerine ihtiyaç duyulmadığına

Cevap

Yüz tanıma teknolojilerindeki gelişmeler sebebiyle adli alanlardaki şüpheli tespit faaliyetlerinde artık kendilerine ihtiyaç duyulmadığına
Yüz tanıma teknolojilerindeki gelişmeler sebebiyle adli alanlardaki şüpheli tespit faaliyetlerinde artık kendilerine ihtiyaç duyulmadığı yargısı parçadan çıkarılamaz. Çünkü paragrafın son cümlesinde bu teknolojilerin gelişmesiyle birlikte süper tanıyıcılara olan ihtiyacın gelecekte nasıl şekilleneceğinin bir tartışma konusu olduğu belirtilmiştir; artık ihtiyaç duyulmadığına yönelik kesin bir çıkarım yapılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genelinde süper tanıyıcıların özellikleri, oranları, biyolojik yapıları ve sosyal hayattaki durumları incelenir.
Süper tanıyıcıların genetik yapıları, beyin aktiviteleri, nüfustaki oranları ve yeteneklerini gizleme nedenleri tespit edilir.
Parçadan ulaşılabilecek yardımcı düşünceleri belirlemek ve ulaşılamayacak olan seçeneği bulmak.
2
Seçeneklerde verilen yargılar paragraftaki ifadelerle tek tek eşleştirilir.
Beyin bölgesinin aktifliği, sosyal kaygılar, nüfus oranı ve yabancı yüzleri tanıma yeteneğiyle ilgili seçeneklerin paragrafta karşılık bulduğu görülür.
Doğru ve yanlış yardımcı düşünceleri birbirinden ayırt etmek.
3
Gelecekteki ihtiyaç durumuyla ilgili ifade ile seçenekteki kesin yargı karşılaştırılır.
Parçada 'ihtiyacın gelecekte nasıl şekilleneceğinin tartışma konusu olduğu' belirtilirken, seçenekte 'artık kendilerine ihtiyaç duyulmadığı' şeklinde kesin ve olumsuz bir yargı kullanıldığı saptanır.
Parçadaki bilgiyle çelişen ya da parçayı aşan seçeneği doğru cevap olarak belirlemek.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce
Soru 132Soru

Epistemik haksızlık; bir kişinin, toplumsal önyargılar nedeniyle bir bilgi aktarıcısı veya bilginin öznesi olarak güvenilirliğinin haksız yere düşürülmesi ya da kendi deneyimlerini anlamlandıracak kavramsal ara��lardan yoksun bırakılması durumudur. Miranda Fricker tarafından kavramsallaştırılan bu olgu, iki temel biçimde ortaya çıkar: Görüş haksızlığı ve yorumsal haksızlık. Görüş haksızlığında, konuşmacının kimliğine yönelik önyargılar yüzünden ona hak ettiğinden daha az güvenilirlik payesi verilir. Örneğin, bir kadının teknik bir konudaki beyanının ciddiye alınmaması bu türdendir. Yorumsal haksızlıkta ise toplumda egemen olan kavramsal yapının, dezavantajlı grupların deneyimlerini açıklamada yetersiz kalması söz konusudur; cinsel taciz kavramı literatüre girmeden önce bu durumu yaşayanların maruz kaldığı anlamlandırma zorluğu gibi. Epistemik haksızlık, yalnızca bireysel bir haksızlık değil, aynı zamanda toplumun bilgi üretme ve paylaşma kapasitesine vurulmuş yapısal bir darbedir.

Bu parçadan hareketle "epistemik haksızlık" ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dezavantajlı grupların yaşadığı yorumsal haksızlıkların, görüş haksızlıklarına kıyasla daha kalıcı ve yıkıcı sonuçlar doğurduğuna

Cevap

Dezavantajlı grupların yaşadığı yorumsal haksızlıkların, görüş haksızlıklarına kıyasla daha kalıcı ve yıkıcı sonuçlar doğurduğu yargısı
Parçada epistemik haksızlığın iki temel türünden (görüş haksızlığı ve yorumsal haksızlık) bahsedilmekte ve bunlara örnekler verilmektedir. Ancak bu iki türün etki dereceleri veya sonuçlarının ağırlığı açısından birbiriyle kıyaslandığına, birinin diğerine göre daha kalıcı veya yıkıcı olduğuna dair herhangi bir bilgiye yer verilmemiştir. Dolayısıyla bu yargı paragraftan çıkarılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ana konusunu ve yardımcı düşüncelerini belirlemek için metni dikkatle okuyun.
Metnin 'epistemik haksızlık' kavramını, bu kavramın türlerini (görüş ve yorumsal haksızlık) ve toplumsal etkilerini ele aldığı anlaşılır.
Soruyu doğru çözebilmek için paragrafta sunulan bilgilerin sınırlarını çizmek gerekir.
2
Seçeneklerde verilen yargıları paragraftaki c��mlelerle tek tek eşleştirin.
Dört seçeneğin (toplumsal ön kabullerin güvenilirliği etkilemesi, kavramsal araç yoksunluğunun anlamlandırmayı sekteye uğratması, egemen çerçevelerin yetersizliğinin adlandırma zorluğu yaratması, toplumsal bilgi sistemine zarar vermesi) paragraftaki ifadelerle birebir örtüştüğü görülür.
Yardımcı düşünce sorularında seçeneklerin metin içindeki dayanaklarını bulmak eleme yöntemi için şarttır.
3
Kalan seçenekteki yargının paragrafta desteklenip desteklenmediğini kontrol edin.
İki haksızlık türünün etki derecesine yönelik ('kıyasla daha kalıcı ve yıkıcı') bir karşılaştırmanın paragrafta yer almadığı tespit edilir.
Metinde doğrudan ya da dolaylı olarak değinilmeyen, doğruluğu metinden çıkarılamayacak yargıyı belirlemek sorunun doğru cevabına ulaşmayı sağlar.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce

İpuçları

1
Paragrafta karşılaştırma bildiren ifadelere (daha, en, kıyasla) dikkat edin; metinde iki kavram arasında böyle bir üstünlük veya derece ilişkisi kurulup kurulmadığını kontrol edin.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 133Soru

Nörogastronomi, lezzet algısının sadece dildeki kimyasal alıcılarla sınırlı olmadığını, aksine beynin çoklu duyu organlarından gelen verileri birleştirmesiyle inşa edilen bütüncül bir deneyim olduğunu savunur. Bu disipline göre bir yiyeceğin lezzeti; onun kokusu, rengi, dokusu ve hatta tüketildiği ortamın akustik özellikleri ile doğrudan ilişkilidir. Örneğin, bilimsel araştırmalar kırmızı bir tabakta servis edilen tatlıların daha şekerli algılandığını, ağır metal çatal bıçak kullanımının ise yemeğin kalitesine yönelik algıyı artırdığını göstermektedir. Ayrıca, yemek esnasında duyulan yüksek frekanslı seslerin tatlılık hissini, düşük frekanslı seslerin ise acılık duyusunu belirginleştirdiği saptanmıştır. Nörogastronomi, sadece restoran deneyimini zenginleştirmekle kalmayıp sağlık sektöründe de önemli çözümler sunmaktadır; nitekim tuz veya şeker tüketimini azaltmak zorunda olan hastalar için tasarlanan duyusal yanılsamalar, diyet süreçlerini kolaylaştırma potansiyeline sahiptir.

Bu parçadan nörogastronomi ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yiyeceklerin kimyasal yapısında köklü değişiklikler yaparak beslenme kaynaklı kronik hastalıkları tamamen ortadan kaldırır.

Cevap

Nörogastronominin yiyeceklerin kimyasal yapısını değiştirerek kronik hastalıkları tamamen ortadan kaldırdığı yargısı parçadan çıkarılamaz.
Doğru yanıt, yiyeceklerin kimyasal yapısını değiştirip kronik hastalıkları tamamen ortadan kaldırdığı belirtilen seçenektir. Çünkü paragrafta nörogastronominin gıdaların kimyasal formülünü değiştirdiğine yönelik bir bilgi verilmemiş, sadece duyusal yanılsamalar yoluyla diyet süreçlerinin kolaylaştırıldığı belirtilmiştir. Ayrıca hastalıkları tamamen ortadan kaldırma gibi kesin bir tedavi iddiası da parçada bulunmamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünün olumsuz yapısını inceleyerek paragraftan doğrudan çıkarılamayan veya paragraftaki bilgilerle çelişen seçeneği aramaya karar vermek.
Nörogastronomiye dair parçada değinilmemiş veya parçadaki gerçeklerle örtüşmeyen yargının bulunması hedeflenir.
Yardımcı düşünce sorularında doğru olan dört seçenek elenmeli, parçada yer almayan tek seçenek tespit edilmelidir.
2
Seçeneklerdeki ifadeleri paragraftaki cümlelerle tek tek karşılaştırmak.
Ses frekanslarının tat duyumuna etkisi, tabak rengi ve çatal bıçak ağırlığının algıyı etkilemesi, lezzet algısında çoklu duyuların rolü ve diyetlerde duyusal yanılsamaların kullanımıyla ilgili yargıların parçada doğrudan karşılık bulduğu görülür.
Parçadaki ifadelerin eş anlamlı veya yakın anlamlı karşılıklarının seçeneklerde nasıl konumlandığını belirlemek gerekir.
3
Parçanın genelinde yer almayan kimyasal yapı değişimi ve kronik hastalıkların tamamen ortadan kaldırılması iddialarını barındıran seçeneği belirlemek.
Nörogastronominin yiyeceklerin kimyasal bileşenini değiştirdiğine dair bir ifade bulunmadığı gibi, hastalıkları tamamen ortadan kaldırdığı gibi kesin bir yargıya da ulaşılamaz. Parçada yalnızca duyusal yanılsamalarla diyetin kolaylaştırılmasından bahsedilmektedir.
Parçada geçmeyen ve aşırı genelleme içeren ifadenin doğru yanıt olduğunu kesinleştirmek amacıyla bu analiz yapılır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce
Soru 134Soru

Plastisfer, okyanuslarda biriken mikroplastik atıkların üzerinde geli��en ve tamamen insan yapımı bu yapay ortama uyum sağlayan kendine özgü ekolojik toplulukları tanımlamak amacıyla kullanılan bilimsel bir terimdir. Geleneksel deniz yüzeyi ekosistemlerinden farklı olan bu mikro dünyalar; çeşitli bakteriler, algler ve mikroskobik canlılar için yepyeni bir tutunma alanı sunmaktadır. Yapılan güncel araştırmalar, plastik atıkların üzerinde kolonileşen mikroorganizmaların oluşturduğu biyolojik çeşitliliğin, çevredeki serbest deniz suyuna kıyasla şaşırtıcı şekilde çok daha yüksek olduğunu ortaya koymuştur. Ancak plastisferin varlığı küresel deniz ekolojisi açısından ciddi tehditler de barındırmaktadır. Bazı zararlı patojenlerin plastik parçacıklarını birer taşıyıcı araç olarak kullanarak normalde ulaşamayacakları uzak coğrafyalara yayılabildiği ve bu yolla deniz canlılarının sağlığı ile besin zinciri güvenliği üzerinde risk oluşturduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte, bu yapay ortamlarda bazı plastik türlerini parçalayabilen mikrobiyal türlerin evrimleştiğinin gözlemlenmesi, çevre kirliliğiyle mücadele yöntemleri ve biyolojik geri dönüşüm araştırmaları açısından yeni bir umut ışığı olarak değerlendirilmektedir.

Bu parçadan plastisfer ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Plastik kirliliğinin deniz ekosistemine verdiği tüm zararları tamamen ortadan kaldıracak nitelikte olduğuna

Cevap

Plastik kirliliğinin deniz ekosistemine verdiği tüm zararları tamamen ortadan kaldıracak nitelikte olduğuna
Paragrafın son cümlesinde, bazı plastik türlerini parçalayabilen mikrobiyal türlerin evrimleşmesinin sadece çevre kirliliğiyle mücadele yöntemleri ve biyolojik geri dönüşüm araştırmaları açısından 'yeni bir umut ışığı' olduğu belirtilmiştir. Bu durum, plastisferin plastik kirliliğinin deniz ekosistemine verdiği tüm zararları tamamen ortadan kaldıracak nitelikte kesin bir yöntem olduğunu göstermez. Dolayısıyla, bu yargıya ulaşılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafı dikkatlice okuyarak plastisfer kavramının özelliklerini ve parçada geçen bilgileri belirlemek.
Plastisferin yapay bir ekosistem olduğu, yüksek biyolojik çeşitlilik barındırdığı, patojenlerin taşınmasına yol açtığı ve plastik parçalayan mikroorganizmalar yoluyla geri dönüşüm için umut vadettiği tespit edilir.
Yardımcı düşünce sorularında seçeneklerin paragraftaki ifadelerle tek tek eşleştirilmesi gerekir.
2
Seçeneklerde verilen ifadeleri paragraftaki cümlelerle karşılaştırmak.
Geleneksel deniz yüzeyinden farklı topluluklara barınma sağladığı (parçadaki ilk iki cümle), serbest deniz suyundan daha zengin biyolojik çeşitlilik barındırdığı (üçüncü cümle), patojen taşıyarak risk oluşturduğu (dördüncü cümle) ve geri dönüşüm çalışmalarına katkı sağlama potansiyeli taşıdığı (son cümle) doğrulanır.
Paragrafta yer alan yardımcı düşünceleri eleyerek paragrafta doğrudan geçmeyen yargıyı bulmak hedeflenir.
3
Paragrafta doğrudan veya dolaylı olarak yer almayan ya da parçadaki bilgileri aşırı genelleyen seçeneği tespit etmek.
Plastisferin plastik kirliliğinin tüm zararlarını tamamen ortadan kaldıracağına dair kesin bir yargının parçada olmadığı, mikrobiyal türlerin sadece bu konuda bir 'umut ışığı' olduğunun belirtildiği görülür.
Yazarın vermediği kesinlikteki genelleyici ve iddialı yargıların ulaşılamaz olduğunu belirlemek.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce (Ulaşılamaz Soru Tipleri)
Soru 135Soru

Eski Dostlar Hipotezi; insan bağışıklık sisteminin gelişimini sağlıklı bir şekilde tamamlaması ve dengeli çalışabilmesi için evrimsel süreç boyunca birlikte evrildiği, konakçıya zarar vermeyen mikrobiyal unsurlarla sürekli temas halinde olması gerektiğini ileri sürer. Sanayileşme, kontrolsüz kentleşme ve modern tıp uygulamalarıyla birlikte hayatımıza giren yüksek hijyen standartları ile antibiyotik kullanımı, insanı bu organizmalardan radikal biçimde yalıtmıştır. Geleneksel temizlik kurallarının hastalıklardan korunmadaki hayati rolünü kesinlikle yadsımayan bu teori, aşırı steril yaşam alanlarının ve doğal çevreyle azalan temasın insan fizyolojisinde yarattığı yapısal boşluğa odaklanır. Nitekim bu dost mikroorganizmalarla etkileşimin kesilmesi, bağışıklık hücrelerinin yabancı tehditler ile kendi dokusunu ayırt etme eğitimini sekteye uğratmıştır. Bu durum ise modern toplumların en yaygın kronik ��ikayetleri haline gelen astım, egzama ve MS gibi otoimmün kökenli bağışıklık sistemi bozukluklarının küresel ölçekte yaygınlaşmasını tetikleyen temel faktörlerden biri olarak kabul edilmektedir.

Bu parçaya göre "Eski Dostlar Hipotezi" ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hijyenik standartların artmasının ve antibiyotiklerin yaygınlaşmasının insan sağlığı üzerinde bütünüyle olumsuz sonuçlar doğurduğunu savunduğuna

Cevap

Hijyenik standartların artmasının ve antibiyotiklerin yaygınlaşmasının insan sağlığı üzerinde bütünüyle olumsuz sonuçlar doğurduğunu savunduğuna
Doğru yanıt olan 'hijyenik standartların artmasının ve antibiyotiklerin yaygınlaşmasının insan sağlığı üzerinde bütünüyle olumsuz sonuçlar doğurduğunu savunduğu' ifadesidir çünkü parçada teorinin geleneksel temizlik kurallarının hastalıklardan korunmadaki hayati rolünü yadsımadığı açıkça belirtilmiştir. Bu nedenle teorinin modern hijyen ve tıp uygulamalarının bütünüyle olumsuz sonuçlar doğurduğunu savunduğu söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafı dikkatlice okuyarak Eski Dostlar Hipotezi'nin temel savını ve çerçevesini belirlemek.
Hipotezin, insan bağışıklık sisteminin dengeli çalışması için evrimsel süreçte birlikte geliştiği yararlı mikroorganizmalarla temas etmesi gerektiğini savunduğu anlaşılır.
Soru kökündeki olumsuz ifade doğrultusunda parçada doğrudan değinilen unsurlarla değinilmeyenleri ayırt edebilmek.
2
Seçeneklerdeki ifadeleri parçadaki cümlelerle karşılaştırarak eleme yapmak.
Yararlı mikroorganizmalarla temasın kesilmesinin otoimmün hastalıkları tetiklediği, modernleşmenin insanı bu mikroorganizmalardan kopardığı ve teorinin temizlik kurallarının önemini yadsımadığı bilgileri doğrulanır.
Yardımcı düşüncelerin tespiti yoluyla doğru seçeneğe ulaşmak.
3
Çelişen veya parçada yer almayan yargıyı içeren seçeneği belirlemek.
Teorinin hijyen ve tıp uygulamalarının insan sağlığına 'bütünüyle zarar verdiğini' veya 'bütünüyle olumsuz sonuçlar doğurduğunu' savunduğu iddiasının parçayla çeliştiği tespit edilir.
Olumsuz soru kökünün cevabı olan yanlış yargıyı ortaya çıkarmak.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce (Değinilmeyen/Ulaşılamayan Yargıyı Bulma)
Soru 136Soru

Nöromimari, mekân tasarımının insan beyni, bilişsel süreçleri ve genel psikolojisi üzerindeki derin etkilerini nörobilimsel yöntemlerle inceleyen disiplinler arası öncü bir alandır. Bu disiplin; yapıların tavan yüksekliğinden aydınlatma açılarına, kullanılan malzemelerin dokusundan mekânsal düzenlemelere kadar her fiziksel detayın insan deneyimini nasıl şekillendirdiğini gösterir. Estetik ve işlevsellik odaklı geleneksel mimari yaklaş��mlardan farklı olarak nöromimari, çevre ile sinir sistemi arasındaki etkileşimin biyolojik karşılıklarını bulmaya odaklanır. Yapılan çalışmalar; yüksek tavanların soyut düşünme ve yaratıcılığı tetiklerken alçak tavanların ise odaklanmayı ve analitik faaliyetleri kolaylaştırdığını ortaya koymaktadır. Benzer şekilde, doğal ışık alan alanların sirkadiyen ritim üzerindeki düzenleyici etkisi, mekândaki bireysel stres seviyesini düşürür. Dolayısıyla mimari, sadece fiziksel bir barınak değil; bilişsel performansı ve ruh sağlığını doğrudan inşa eden aktif bir çevresel uyarandır. Gelecekte hastanelerin, okulların ve çalışma ofislerinin bu veriler doğrultusunda yeniden tasarlanması, sadece bireysel yaşam kalitesini artırmakla kalmayıp toplumsal düzeyde üretkenlik ve esenlik artışını da beraberinde getirecektir.

Bu parçadan hareketle nöromimari ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mekânlardaki tavan yüksekliğinin azaltılmasının, bireyin soyut düşünme ve yaratıcı fikir geliştirme süreçlerini hızlandırdığına

Cevap

Mekânlardaki tavan yüksekliğinin azaltılmasının, bireyin soyut düşünme ve yaratıcı fikir geliştirme süreçlerini hızlandırdığına
Parçada yüksek tavanların soyut düşünmeyi ve yaratıcılığı tetiklediği, alçak tavanların ise odaklanmayı ve analitik çalışmaları kolaylaştırdığı belirtilmiştir. Dolayısıyla tavan yüksekliğinin azaltılmasının soyut düşünme ve yaratıcılığı hızlandırdığı yargısı parçadaki bilgilerle çelişmektedir ve ulaşılamaz bir yargıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ana konusu ve nöromimarinin genel tanımı analiz edilir.
Nöromimarinin fiziksel mekân ile insan beyni ve psikolojisi arasındaki ilişkiyi inceleyen disiplinler arası bir alan olduğu anlaşılır.
Soru kökündeki olumsuz ifadeye göre seçenekleri değerlendirmek için paragrafın genel çerçevesini çizmek gerekir.
2
Parçada geçen detaylı yargılar ile seçenekler eşleştirilir.
Geleneksel mimariden farkı, doğal ışığın etkisi ve gelecekteki toplumsal katkılarıyla ilgili ifadelerin paragrafta yer aldığı görülür.
Yardımcı düşünce sorularında her seçeneğin paragraftaki bir cümleyle veya çıkarımla eşleşmesi beklenir.
3
Tavan yüksekliği ve etkileriyle ilgili bölüm incelenir.
Parçada yüksek tavanın soyut düşünmeyi, alçak tavanın ise odaklanmayı ve analitik çalışmaları kolaylaştırdığı belirtilmişken, seçenekte tavan yüksekliğinin azaltılmasının soyut düşünmeyi hızlandırdığı iddia edilmiştir.
Parçadaki bilginin tam tersi bir mantıkla sunulan hatalı yargıyı tespit ederek doğru seçeneğe ulaşılır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce Sorularında Olumsuz Soru Kökü ve Bilgi Eşleştirme
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 137Soru

Kessler Sendromu, alçak Dünya yörüngesindeki uzay çöplerinin yoğunluğunun, nesnelerin birbiriyle çarpışarak yeni enkazlar ürettiği ve bu döngünün kendi kendini besleyen kontrolsüz bir zincirleme reaksiyona dönüştüğü teorik bir senaryoyu ifade eder. 1978 yılında NASA bilim insanı Donald J. Kessler tarafından ortaya konan bu öngörü, yörüngedeki aktif uyduların yanı sıra işlevini yitirmiş roket gövdelerini ve ömrünü tamamlamış uzay araçlarını da potansiyel birer tehdit hâline getirmektedir. Çarpışmalar sonucu ortaya çıkan ve boyutları milimetrelerle ölçülen mikro enkazlar bile yörüngede mermi hızında hareket ettiklerinden, aktif uzay araçlarında ve astronot koruma kalkanlarında telafisi imkânsız hasarlar yaratabilmektedir. Günümüzde yörüngeyi temizlemeye yönelik aktif enkaz kaldırma teknolojileri üzerinde çalışılsa da bu girişimlerin yüksek maliyeti ve uluslararası uzay hukukundaki boşluklar çözümü geciktirmektedir. Gerekli adımlar atılmadığı takdirde bu sendrom, insanlığın uzay keşiflerini ve yörünge tabanlı iletişim altyapısını gelecekte tamamen çökertebilir.

Bu parçaya göre Kessler Sendromu ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kessler Sendromu'nun yalnızca aktif durumdaki uyduların kendi aralarında çarpışması sonucu ortaya çıktığı

Cevap

Kessler Sendromu'nun yalnızca aktif durumdaki uyduların kendi aralarında çarpışması sonucu ortaya çıktığı
Doğru cevap, Kessler Sendromu'nun yalnızca aktif durumdaki uyduların kendi aralarında çarpışması sonucu ortaya çıktığı yönündeki yargıdır. Çünkü parçada bu sendromun yalnızca aktif uyduların çarpışmasıyla değil, aynı zamanda işlevini yitirmiş roket gövdeleri ve ömrünü tamamlamış uzay araçları gibi pasif nesnelerin de sürece dahil olmasıyla gerçekleştiği açıkça ifade edilmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünü ve parçayı dikkatlice okuyarak ana konuyu ve yardımcı düşünceleri belirleme.
Parçanın alçak Dünya yörüngesindeki uzay çöplerinin (aktif ve pasif tüm nesnelerin) çarpışarak kontrolsüz bir zincirleme reaksiyona yol açması (Kessler Sendromu) hakkında olduğunu tespit etme.
Parçanın kapsamını ve sınırlarını belirlemek, yanlış seçenekleri elemeyi kolaylaştırır.
2
Seçenekleri parça ile tek tek karşılaştırarak eşleştirme yapma.
Kendi kendini besleyen zincirleme reaksiyon (A seçeneği), işlevsiz nesnelerin ve roket parçalarının tehdit oluşturması (B seçeneği), temizlik girişimlerinin mali ve yasal engelleri (D seçeneği) ve uzay keşifleri ile iletişim altyapısının zarar göreceği (E seçeneği) yargılarının parçada doğrudan yer aldığını görme.
Yardımcı düşünce sorularında doğrudan parçada yer alan ifadeleri eleyerek parçayla çelişen yargıyı bulmak gerekir.
3
Kessler Sendromu'nun sadece aktif uydularla sınırlı olup olmadığını parçadan kontrol etme.
Parçada 'aktif uyduların yanı sıra işlevini yitirmiş roket gövdelerini ve ömrünü tamamlamış uzay araçlarını da potansiyel birer tehdit hâline getirmektedir' denilmektedir. Dolayısıyla, sendromun yalnızca aktif durumdaki uyduların çarpışmasıyla ortaya çıktığı yargısı yanlıştır ve parçadan çıkarılamaz.
Parçadaki 'yanı sıra' ifadesi, olayın yalnızca aktif uydularla sınırlı olmadığını, pasif enkazların da sürece katıldığını gösterir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 7 / 7
Paragrafta Yardımcı Düşünce Alıştırma Soruları — ALES — Sayfa 7 | Examkin