Soru

Zorluk: Zorİşçinin Haklı Nedenle Derhal Fesih Hakkı

55 yıldır bir lojistik firmasında operasyon sorumlusu olarak çalışan (A), banka hesabına yatan net ücretinin dışında kalan prim ödemelerinin ve fazla çalışma ücretlerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) bildirilmediğini, gerçek ücretinin resmi kayıtlarda gizlendiğini öğrenmiştir. Bu durumu öğrendikten 22 ay sonra, bu eksikliğin düzeltilmediğini görerek iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini işverene yazılı olarak bildirmiştir.

48574857 sayılı İş Kanunu ve yerleşik Yargıtay içtihatları dikkate alındığında, (A)’nın gerçekleştirdiği bu feshe ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. Ücretin SGK'ya eksik bildirilmesi ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil eden 'sürekli bir ihlal' niteliğinde olduğundan, işçi ihlal devam ettiği sürece 66 iş günlük hak düşürücü süreye bağlı olmaksızın sözleşmeyi feshedebilir.Cevap
  2. B
    İşçinin ücretinin veya sosyal güvenlik primlerinin eksik bildirilmesi fesih için 'haklı neden' değil, yalnızca kıdem tazminatına hak kazandıran bir 'geçerli neden' teşkil eder.
  3. C
    Olayda ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık söz konusu olduğundan, işçi durumu öğrendiği tarihten itibaren 66 iş günü içinde fesih hakkını kullanmadığı için gerçekleştirdiği fesih haksız sayılır.
  4. D
    Gerçek ücretin resmi kayıtlarda gizlenmesi işverene maddi bir menfaat sağladığından, bu durumda Kanun'da öngörülen 11 yıllık hak düşürücü süre dolmuş kabul edilir ve fesih geçersizleşir.
  5. E
    İşçi, ücret alacaklarına ilişkin uyuşmazlıklarda fesih hakkını kullanmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecini tamamlamak zorundadır, aksi takdirde fesih usulden reddedilir.

Cevap

Ücretin SGK'ya eksik bildirilmesi 'sürekli ihlal' niteliğinde olduğu için işçi 66 iş günlük süreye tabi olmadan fesih hakkını kullanabilir.
Ücretin eksik bildirilmesi veya ödenmemesi gibi durumlar hukukta 'sürekli ihlal' olarak kabul edilir. 48574857 sayılı İş Kanunu'nun 2626. maddesindeki 66 iş günlük süre, ihlalin öğrenilmesinden itibaren başlasa da, ihlal devam ettiği sürece bu sürenin işlemeye başlamayacağı Yargıtay tarafından istikrarlı bir şekilde uygulanmaktadır. Bu nedenle işçi, ihlal sürdüğü müddetçe fesih hakkını kullanabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Fesih nedeninin hukuki niteliğini belirle.
Ücretin SGK'ya eksik bildirilmesi, 48574857 sayılı Kanun Madde 24/II-e (Ücretin kanun veya sözleşme hükümlerine göre hesap edilmemesi veya ödenmemesi) kapsamında ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılıktır.
İşçinin gerçek ücretinin gizlenmesi, sosyal güvenlik haklarını etkileyen ciddi bir borca aykırılıktır.
2
Hak düşürücü süreleri kontrol et.
Madde 2626 uyarınca ahlak ve iyi niyet hallerinde 66 iş günü ve 11 yıllık süreler öngörülmüştür.
Fesih hakkının ne kadar süre içinde kullanılabileceğini belirlemek gerekir.
3
İhlalin türünü (münferit/sürekli) analiz et.
Ücretin eksik ödenmesi veya SGK primlerinin eksik yatırılması 'sürekli ihlal' (temadi eden ihlal) niteliğindedir.
Sürekli ihlallerde, aykırı durum ortadan kalkmadığı sürece 66 iş günlük süre işlemeye başlamaz.
4
Sonuca ulaş.
İşçi (A), durumu öğrendikten 22 ay sonra bile ihlal devam ettiği için haklı nedenle fesih yapabilir.
Yargıtay içtihatları, ücret alacaklarına dayalı fesihlerde sürekli ihlal ilkesini uygulayarak işçiyi korumaktadır.

Anahtar Kavram

Sürekli İhlal Doktrini ve Ücret Ödeme Borcu
Bu soruyu puanla