sayılı İş Kanunu kapsamında bir özel öğretim kurumunda çalışan (A), işyerinde aşağıdaki olayları yaşamıştır:
I. Mart tarihinde, işverenin gıyabında kendisine ağır hakaretlerde bulunduğunu ve bu durumun diğer çalışanlarca da duyulduğunu aynı gün öğrenmiştir.
II. Mart tarihinde, bir önceki aya ait fazla çalışma ücretlerinin banka hesabına eksik yatırıldığını (tahakkuk eden tutarın yarısının ödendiğini) tespit etmiştir.
III. Mart tarihinde, işverenin kendisinden iş sözleşmesinde ve görev tanımında yer almayan, uzmanlık alanı dışındaki bir işi yapmasını sözlü olarak talep ettiğini görmüştür.
(A), bu olaylar neticesinde Mart tarihinde (olaylardan sonraki . iş günü) iş sözleşmesini "haklı nedenle" derhal feshettiğini noter aracılığıyla işverene bildirmiştir.
Buna göre, (A)'nın gerçekleştirdiği fesih işlemiyle ilgili aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
- Aİşverenin hakareti münferit bir eylem olup, öğrenilmesinden itibaren başlayan iş günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra fesih yapıldığı için bu nedene dayalı fesih haksızdır.
- Ücretin (fazla çalışma dahil) eksik ödenmesi temadi eden (süregelen) bir ihlal niteliğinde olduğundan, iş günlük hak düşürücü süre bu ihlal devam ettiği müddetçe işlemez ve yapılan fesih bu yönüyle haklıdır.Cevap
- Cİşçinin uzmanlık alanı dışındaki bir işi yapmaya zorlanması iş şartlarında esaslı değişiklik olduğundan, işçi iş günü beklemek zorunda kalmadan derhal haklı nedenle fesih hakkını kullanmış sayılır.
- DFesih ihbarnamesinin gönderildiği tarih itibarıyla tüm olayların üzerinden iş günü geçtiği için (A)'nın kıdem tazminatına hak kazanması hukuken mümkün değildir.
- Eİşçinin haklı nedenle fesih hakkını kullanabilmesi için öncelikle işverene günlük bir mühlet tanıması ve bu süre sonunda ödeme yapılmazsa fesih yoluna gitmesi zorunludur.