Neoklasik kuramın gelişiminde kritik bir dönemeç olan Hawthorne Araştırmaları'nın 'Mülakat Programı' aşamasında, araştırmacılar başlangıçta işçilerin şikâyetlerini fiziksel çalışma koşullarına yönelik nesnel tepkiler olarak değerlendirmiştir. Ancak derinlemesine incelemeler sonucunda, bu şikâyetlerin aslında işçinin kişisel geçmişi, grup içindeki statüsü ve toplumsal beklentileriyle şekillenen 'duygu ve tutumların' (sentiments) birer dışavurumu olduğu saptanmıştır.
Bu keşif, yönetim literatüründe örgütün niteliğine dair hangi köklü anlayış değişikliğine yol açmıştır?
- Örgütün yalnızca rasyonel ve teknik bir yapı değil, aynı zamanda bireylerin karşılıklı etkileşiminden doğan duygusal ve sosyal bir sistem olarak kabul edilmesineCevap
- BÇalışanların performansının sadece izlendikleri için arttığını savunan Hawthorne Etkisi'nin her türlü yönetimsel müdahaleden daha güçlü olduğunun kanıtlanmasına
- CMotivasyonun temel kaynağının bireysel psikolojik danışmanlık süreçleri olduğu ve sosyal grubun bu süreçte ikincil bir rol oynadığı anlayışına
- Dİşçilerin şikâyetlerinin rasyonel bir temele dayanmadığı saptandığı için yönetimin formal hiyerarşiyi ve teknik denetimi daha da güçlendirmesi gerektiği sonucuna
- EÖrgütsel verimliliğin, informal grupların formal yapıya tamamen entegre edilmesiyle mekanik ve çatışmasız bir şekilde sağlanabileceği görüşüne
Cevap
Örgütün yalnızca rasyonel ve teknik bir yapı değil, aynı zamanda bireylerin karşılıklı etkileşiminden doğan duygusal ve sosyal bir sistem olarak kabul edilmesine.
Doğru cevap olan seçenek, neoklasik kuramın en temel katkısını ifade eder. Mülakat programı, işçilerin şikâyetlerinin rasyonel bir mantıktan ziyade sosyal bir bağlamdan (sentiments) kaynaklandığını ortaya koyarak, işletmeyi bir fabrikadan (teknik yapı) bir topluluğa (sosyal sistem) dönüştürmüştür.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Örgütün Sosyal Sistem Modeli