Hugo Münsterberg’in 1913 yılında yayımlanan *Psychology and Industrial Efficiency* adlı eseriyle temelleri atılan çalışma psikolojisinin, 1920’lerin sonunda gerçekleştirilen Hawthorne Araştırmaları ile yaşadığı paradigma değişimi dikkate alındığında; bu sürecin "bilimsel yönetim" anlayışının mekanik insan modelinden kopuşunu temsil eden en derinlikli teorik katkısı aşağıdakilerden hangisidir?
- AFiziksel çalışma koşullarındaki (aydınlatma, sıcaklık vb.) iyileştirmelerin, çalışanların motivasyonel süreçlerinden bağımsız olarak verimliliği doğrudan ve kalıcı bir şekilde yükselttiğinin deneysel olarak kanıtlanması.
- Bireyin iş yerindeki performansının; sadece teknik beceriler ve fiziksel kapasiteyle değil, üyesi olduğu kayıt dışı (informal) grubun geliştirdiği sosyal normlar ve yönetimle kurulan etkileşimin psikolojik anlamıyla şekillendiğinin keşfedilmesi.Cevap
- CÇalışma psikolojisinin temel işlevinin; bordrolama, özlük hakları ve işe alım gibi insan kaynakları yönetimi fonksiyonlarının psikoteknik testler aracılığıyla standardize edilmesine odaklanması gerektiğinin saptanması.
- DVerimlilik artışının, sadece mola süreleri ve çalışma saatlerinin fizyolojik yorgunluğu minimize edecek şekilde düzenlenmesiyle sağlanan ergonomik ve biyomekanik bir sonuç olduğunun doğrulanması.
- EAraştırmada gözlemlenen yüksek performansın, çalışanların iş tatmini ile verimlilik düzeyleri arasındaki mutlak ve her koşulda geçerli olan doğrusal ilişkinin deneysel bir ispatı olarak kabul edilmesi.
Cevap
Bireyin performansının informal grup normları ve sosyal etkileşim süreciyle şekillendiğinin keşfedilmesi.
Doğru seçenek, Hawthorne araştırmalarının klasik yönetim anlayışından radikal kopuşunu temsil eden 'sosyal insan' vurgusunu içermektedir. Bu çalışmalar, verimliliğin sadece fiziksel şartlara veya bireysel yeteneklere bağlı olmadığını; bireyin grup normları, kabul görme ihtiyacı ve yönetimin ilgisi gibi sosyal-psikolojik faktörlere tepki verdiğini ortaya koymuştur.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Hawthorne Etkisi ve Sosyal İnsan Modeli