İş Sağlığı ve Güvenliği

98 soru

Soru 1Soru

"Çok tehlikeli" sınıfta yer alan ve 6060 çalışanı bulunan bir işletmede, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve ilgili yönetmelikler çerçevesinde İSG profesyonellerinin görevlendirilmesi ve çalışma sürelerine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşyeri hekiminin aylık toplam çalışma süresi en az 900900 dakikadır.

Cevap

İşyeri hekiminin aylık toplam çalışma süresi en az 900 dakikadır.
Çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde işyeri hekimleri, çalışan başına ayda en az 1515 dakika görev yapmalıdır. 6060 çalışan bulunan bu işyerinde 60×15=90060 \times 15 = 900 dakikalık toplam süre yasal asgari sınırdır.

Adım Adım Çözüm

1
Tehlike sınıfı ve çalışan sayısına göre yükümlülükleri belirleme
İşyeri 'çok tehlikeli' sınıftadır ve 6060 çalışanı vardır. Bu durumda iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve (çalışan sayısı 10\geq 10 olduğu için) diğer sağlık personeli (DSP) görevlendirilmesi zorunludur.
6331 sayılı Kanun uyarınca tehlike sınıfı ve çalışan sayısı görevlendirme kriterlerini belirler.
2
Çok tehlikeli sınıf için çalışan başına düşen yasal süreleri hatırlama
İş güvenliği uzmanı: 4040 dk/ay, İşyeri hekimi: 1515 dk/ay, DSP (50-249 çalışan arası): 1515 dk/ay.
İSG Hizmetleri Yönetmeliği süreleri bu şekilde sabitlemiştir.
3
İşyeri hekimi için toplam çalışma süresini hesaplama
60 c¸alıs¸an×15 dakika=900 dakika/ay60 \text{ çalışan} \times 15 \text{ dakika} = 900 \text{ dakika/ay}.
Toplam süre, çalışan sayısı ile birim sürenin çarpımıdır.

Anahtar Kavram

İSG profesyonellerinin tehlike sınıflarına ve çalışan sayılarına göre görevlendirme süreleri ve nitelikleri.
Soru 2Soru

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde, işyerlerinde görevlendirilecek İSG personeli (iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi, diğer sağlık personeli) ve bu personelin çalışma usulleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tam süreli işyeri hekimi görevlendirilen işyerlerinde, ayrıca diğer sağlık personeli görevlendirilmesi zorunlu değildir.

Cevap

Tam süreli işyeri hekimi istihdam edilen işyerlerinde, diğer sağlık personeli görevlendirme zorunluluğu bulunmamaktadır.
İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği'nin 5. maddesinin 2. fıkrasında açıkça belirtildiği üzere, işyerinde tam süreli bir işyeri hekimi görevlendirilmişse, işverenin ayrıca bir diğer sağlık personeli (hemşire, sağlık memuru vb.) çalıştırma yükümlülüğü ortadan kalkar. Bu durum İSG profesyonellerinin görevlendirilmesindeki önemli bir muafiyet kuralıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Personel görevlendirme şartlarını analiz etme
6331 sayılı Kanun'a göre uzman ve hekim tüm sınıflarda, DSP ise sadece çok tehlikeli sınıfta (1010+ çalışan) zorunludur.
Yasal yükümlülüklerin kapsamını belirlemek için tehlike sınıfı ve çalışan sayısı eşleşmesine bakılır.
2
Yönetmelikteki muafiyet ve istisna hükmünü kontrol etme
İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği Madde 55/22 uyarınca tam süreli hekim varsa DSP zorunlu değildir.
Tam süreli hekimin varlığı, sağlık hizmetlerinin sürekliliğini sağladığı için yardımcı sağlık personeli ihtiyacını yasal olarak opsiyonel kılar.
3
Diğer seçeneklerdeki hataları saptama
Sürelerin (1010 dk yerine 1515 dk), tehlike sınıflarının ve belge sınıflarının (A yerine B) yanlış eşleştirildiği görülür.
Mevzuattaki rakamsal ve kategorik sınırların doğruluğunu teyit etmek.

Anahtar Kavram

İSG Personeli Görevlendirme Muafiyetleri ve Şartları

İpuçları

1
Diğer sağlık personeli (DSP) yükümlülüğünün hangi tehlike sınıfına özgü olduğunu hatırlayın.
2
Hangi durumda bir İSG profesyonelinin varlığı diğerinin zorunluluğunu ortadan kaldırır?

Daha Fazla Pratik

İSG kurullarının oluşma şartları ve çalışan temsilcisi sayıları ile ilgili mevzuat hükümlerini gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 3Soru

Bir sanayi işletmesinde toplam 750750 çalışan bulunmakta olup, bu işletme 1010 aydır kesintisiz faaliyet göstermektedir. İşyerinde yetkili bir sendika bulunmakta ve bu sendikaya bağlı 33 işyeri sendika temsilcisi görev yapmaktadır.

63316331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümleri dikkate alındığında; bu işyerinde kurulması gereken 'İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu' ile görevlendirilecek 'çalışan temsilcileri'ne ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İSG Kurulu kurulması zorunludur; mevcut 33 sendika temsilcisi çalışan temsilcisi olarak kabul edilir ve toplam temsilci sayısını 44'e tamamlamak için 11 temsilci daha seçimle belirlenir.

Cevap

İşyerinde İSG Kurulu kurulması zorunludur; toplamda 4 çalışan temsilcisi bulunmalıdır ve mevcut 3 sendika temsilcisinin yanına 1 kişi daha seçilerek bu sayıya ulaşılır.
İşyerinde çalışan sayısı 5050'yi, faaliyet süresi ise 66 ayı geçtiği için İSG Kurulu kurulması zorunludur. 750750 çalışanın bulunduğu bu işletmede temsilci sayısı 44 olmalıdır. Kanun gereği sendika temsilcileri çalışan temsilcisi sayıldığından, mevcut 33 temsilciye ek olarak 11 kişi daha seçilerek toplam sayı 44'e tamamlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Kurul kurulum şartlarını kontrol etme.
Çalışan sayısı 750>50750 > 50 ve faaliyet süresi 10>610 > 6 ay olduğundan İSG Kurulu kurulması zorunludur.
6331 sayılı Kanun Md. 22 gereği her iki eşik de aşılmıştır.
2
Çalışan sayısına göre zorunlu temsilci sayısını belirleme.
501501 ile 10001000 (dahil) arası çalışan bulunan işyerlerinde en az 44 çalışan temsilcisi görevlendirilmelidir.
Kanunun 20. maddesinde belirtilen kademeli temsilci sayıları esastır.
3
Sendika temsilcilerinin durumunu değerlendirme.
Mevcut 33 sendika temsilcisi otomatik olarak çalışan temsilcisi sayılır; ancak toplam ihtiyaç olan 44 temsilciye ulaşmak için 11 temsilci daha seçimle belirlenmelidir.
Yetkili sendika temsilcileri çalışan temsilcisi görevini yürütür, sayı yetersizse seçim yapılır.

Anahtar Kavram

İSG Kurullarının kurulum eşikleri (50 çalışan/6 ay) ve çalışan temsilcisi sayısının çalışan mevcuduna göre kademeli belirlenmesi.
Soru 4Soru

Bir sanayi tesisinde çalışan işçi, havalandırma sistemindeki bir arıza nedeniyle ortamdaki kimyasal gaz konsantrasyonunun hayati risk oluşturacak düzeyde arttığını (ciddi ve yakın tehlike) fark etmiştir. İş yerinde aktif bir İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu bulunmaktadır.

63316331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca, bu çalışanın "çalışmaktan kaçınma hakkı"nı kullanma süreci ve sonuçları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çalışan kurula başvurarak durumun tespitini ve gerekli önlemlerin alınmasını talep etmelidir; kurulun vereceği karar çalışana ve işveren vekiline yazılı olarak bildirilir ve bu süreçte çalışanın ücreti ile diğer hakları saklı kalır.

Cevap

Çalışan kurula başvurarak durumun tespitini talep eder, karar yazılı olarak bildirilir ve bu süreçte tüm mali ve sosyal hakları devam eder.
Doğru seçenek, 63316331 sayılı Kanun'un 1313. maddesinde düzenlenen prosedürü eksiksiz yansıtmaktadır. Ciddi ve yakın tehlike durumunda kurulun (veya işverenin) tespiti istenir, karar yazılı bildirilir ve bu süreçte işçinin ücreti dahil tüm hakları kanuni koruma altındadır.

Adım Adım Çözüm

1
Tespit Talebi
Çalışan, ciddi ve yakın bir tehlike ile karşılaştığında İSG Kuruluna (kurul yoksa işverene) başvurur.
63316331 sayılı Kanun Madde 13/113/1 uyarınca yasal sürecin başlatılması için başvuru şarttır.
2
Karar ve Bildirim
Kurul acilen toplanarak kararını verir ve bu kararı hem çalışana hem işverene yazılı olarak iletir.
Hukuki belirlilik sağlamak ve işvereni önlem almaya zorlamak için yazılı bildirim esastır.
3
Hakkın Kullanılması ve Korunma
Gerekli tedbirler alınana kadar çalışan işi bırakır; ücreti tam ödenir ve özlük hakları korunur.
İşçinin yaşam hakkının korunması ve bu hakkı kullanırken ekonomik kayba uğramaması ilkesi gereğidir.

Anahtar Kavram

6331 Sayılı Kanun Kapsamında Çalışmaktan Kaçınma Hakkı

Daha Fazla Pratik

Tehlikenin 'kaçınılmaz' (inevitable) olduğu durumlarda, kurula başvuru şartı aranmaksızın çalışmaktan kaçınma hakkının kullanılabileceği istisnasını inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5Soru

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca, işyerinde ciddi ve yakın bir tehlike ile karşı karşıya kalan bir çalışanın sahip olduğu "çalışmaktan kaçınma hakkı" ve buna ilişkin yasal prosedür ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ciddi ve yakın tehlike ile karşı karşıya kalan çalışanlar; kurulun bulunduğu işyerlerinde kurula, kurulun bulunmadığı yerlerde ise işverene başvurarak durumun tespitini ve gerekli tedbirlerin alınmasını talep ederler; talebin kabul edilmesi hâlinde gerekli tedbirler alınıncaya kadar çalışmaktan kaçınabilirler.

Cevap

Ciddi ve yakın tehlike ile karşılaşan çalışanların önce kurula veya işverene başvurarak durum tespiti istemeleri ve karar olumlu gelirse tedbir alınıncaya dek çalışmaktan kaçınabilmeleri yasal prosedürdür.
6331 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre; ciddi ve yakın tehlike ile karşılaşan çalışanlar, kurula (veya işverene) başvurup durumun tespitini istemelidir. Kurulun veya işverenin bu yönde karar vermesi durumunda, çalışan gerekli önlemler alınıncaya kadar çalışmaktan kaçınabilir ve bu süreçteki tüm ücret/yan haklarını eksiksiz alır.

Adım Adım Çözüm

1
Tehlikenin Niteliğini Belirle
Durumun 'ciddi ve yakın tehlike' kapsamında olduğu tespit edilir.
Çalışmaktan kaçınma hakkının doğması için tehlikenin bu nitelikte olması şarttır.
2
Yetkili Makama Başvur
İşyeri İSG Kurulu'na (yoksa işverene) başvuru yapılır.
Tespit ve karar süreci yasal olarak bu makamlar üzerinden yürütülür.
3
Kararı Değerlendir ve Uygula
Karar olumluysa çalışmaktan kaçınılır, ücret ve diğer haklar korunur.
Yasal hakların korunması işverenin gözetme borcu ve İSG mevzuatı gereğidir.

Anahtar Kavram

Çalışmaktan Kaçınma Hakkı Usulü

Daha Fazla Pratik

İşin durdurulması kararının müfettişler tarafından hangi aşamada ve hangi kriterlerle verildiğini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 6Soru

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca, işyerinde ciddi ve yakın bir tehlike ile karşı karşıya kalan bir çalışanın "çalışmaktan kaçınma hakkını" kullanma süreci ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kurul bulunan işyerlerinde kurula, kurul bulunmayan işyerlerinde ise işverene başvurarak durumun tespit edilmesini ve gerekli tedbirlerin alınmasına karar verilmesini talep etmelidir.

Cevap

Kurul bulunan işyerlerinde kurula, kurul bulunmayan işyerlerinde ise işverene başvurarak durumun tespit edilmesini ve gerekli tedbirlerin alınmasına karar verilmesini talep etmelidir.
6331 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca, ciddi ve yakın bir tehlike ile karşılaşan çalışanlar, durumu kurul bulunan yerlerde kurula, bulunmayan yerlerde ise işverene bildirerek tehlikenin tespit edilmesini ve gerekli önlemlerin alınmasını talep etme hakkına sahiptir. Bu talep doğrultusunda karar verilene kadar çalışan, güvenli bir yerde bekleyebilir.

Adım Adım Çözüm

1
6331 Sayılı Kanun'un 13. maddesindeki prosedürü incele.
Çalışanın ciddi ve yakın bir tehlike durumunda izlemesi gereken resmi başvuru yolu tespit edilir.
Yasal hakların kullanılabilmesi için kanunda öngörülen usule riayet edilmesi şarttır.
2
Başvuru yapılacak mercii belirle.
İşyerinde kurul varsa kurul, yoksa işverene bildirim yapılması gerektiği görülür.
Tehlikenin tespiti ve önlem alınması kararı bu merciler tarafından verilir.

Anahtar Kavram

6331 Sayılı İSG Kanunu Madde 13 - Çalışmaktan Kaçınma Hakkı Usulü
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 7Soru

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümleri çerçevesinde; iş kazası ve meslek hastalıklarının bildirim süreleri ile bu sürelerin başlangıç esasları hakkındaki aşağıdaki ifadelerden hangisi mevzuata tam olarak uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 4/b (kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan) kapsamındaki sigortalıların geçirdiği iş kazalarında 3 iş günlük süre, bir ayı geçmemek şartıyla, sigortalının kazayı öğrenmesine engel halin ortadan kalktığı günü takip eden günden itibaren başlar.

Cevap

4/b (bağımsız çalışan) sigortalılar için iş kazası bildirim süresi, bir ayı geçmemek kaydıyla, engel halin kalktığı günü takip eden üç iş günü içinde başlar.
Doğru olan seçenek, 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesinde yer alan ve 4/b kapsamındaki sigortalılar için getirilen özel düzenlemeyi yansıtmaktadır. Bu düzenlemeye göre, bağımsız çalışan sigortalı geçirdiği kaza nedeniyle bildirim yapamayacak durumdaysa, bu engel halinin kalkmasını takip eden 3 iş günü içinde bildirim yapmalıdır; ancak bu süre kazadan itibaren her halükarda bir ayı geçemez.

Adım Adım Çözüm

1
4/a ve 4/b sigortalıları arasındaki bildirim başlangıç farkını tespit et.
4/a (işçi) için 'kazadan sonraki', 4/b (esnaf/bağımsız) için 'engel halin kalktığı günü takip eden' esas alınır.
Kanun koyucu, bağımsız çalışanların kazayı bildiremeyecek durumda olabileceğini gözeterek 4/b'lilere özel bir istisna tanımıştır.
2
Gün hesaplama türünü (iş günü vs. takvim günü) kontrol et.
İşveren bildirimleri 'iş günü' üzerinden, sağlık sunucusu bildirimleri 'takvim günü' (10 gün) üzerindendir.
Farklı kurumlar için farklı süre rejimleri uygulanmaktadır.
3
Meslek hastalığı bildirim tetikleyicisini belirle.
Bildirim, tanı konulmasıyla değil, tanının işveren tarafından 'öğrenilmesiyle' tetiklenir.
İşverenin haberdar olmadığı bir tıbbi süreçten dolayı sorumlu tutulması hukuki belirlilik ilkesine aykırıdır.

Anahtar Kavram

Bildirim Sürelerinde 4/a ve 4/b Ayrımı

Daha Fazla Pratik

Bağ-Kur (4/b) sigortalılarının bildirimindeki 1 aylık azami süre sınırının sonuçlarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 8Soru

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun uygulama alanı ve bu Kanun’da öngörülen istisnalar göz önünde bulundurulduğunda;

I. Bir askerî dikimevinde üniforma üretimi sürecinde görev alan sivil memur,
II. Bir kamu hastanesinde zorunlu yaz stajını yapmakta olan üniversite öğrencisi,
III. Kendi nam ve hesabına çalışan ve herhangi bir personel istihdam etmeyen serbest avukat,
IV. Türk bayraklı bir ticaret gemisiyle uluslararası sularda görev yapan gemi adamı,
V. Bir ailenin özel konutunda ev işlerini ve yemek hazırlama süreçlerini yürütmek üzere istihdam edilen personel,

yukarıda belirtilen çalışma durumlarından hangileri bahsi geçen Kanun hükümleri kapsamında yer almaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I, II ve IV

Cevap

Askeri dikimevi çalışanı, hastane stajyeri ve Türk bayraklı gemideki gemi adamı Kanun kapsamındadır.
6331 sayılı Kanun; askeri dikimevi gibi endüstriyel askeri tesisleri istisnadan hariç tutarak kapsama dahil etmiş, stajyerleri açıkça çalışan tanımı içinde saymış ve 4857 sayılı Kanun'un aksine deniz taşıma işlerine (gemi adamlarına) yönelik bir istisna öngörmemiştir. Bu nedenle askeri dikimevi memuru, hastane stajyeri ve gemi adamını içeren öncüller Kanun kapsamındadır.

Adım Adım Çözüm

1
Genel kapsamı değerlendir.
Kanun, kamu ve özel sektör ayrımı gözetmeksizin tüm çalışanlara, çırak ve stajyerlere uygulanır.
6331 sayılı Kanun'un 2. maddesi faaliyet konusuna bakılmaksızın tüm işyerlerini kapsama alır.
2
TSK faaliyetlerindeki istisnayı incele.
Dikimevleri, fabrikalar ve bakım merkezleri istisna kapsamı dışındadır.
TSK, emniyet ve MİT faaliyetleri kural olarak kapsam dışıdır ancak endüstriyel nitelikteki dikimevi gibi yerler kapsamdadır.
3
Kendi nam ve hesabına çalışanların durumunu kontrol et.
Personel istihdam etmeyen serbest avukat kapsam dışıdır.
Kanun'un 2/2-ç maddesi uyarınca çalışan istihdam etmeksizin kendi adına çalışanlar istisnadır.
4
Deniz taşıma işlerini 4857 ve 6331 açısından karşılaştır.
Gemi adamları 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında olmasa da 6331 kapsamındadır.
6331 sayılı Kanun'un istisnaları arasında deniz ve hava taşıma işleri sayılmamıştır.
5
Ev hizmetleri istisnasını doğrula.
Özel konuttaki ev hizmetleri kapsam dışıdır.
Kanun'un 2/2-c maddesi ev hizmetlerini açıkça kapsam dışı bırakmıştır.

Anahtar Kavram

6331 Sayılı Kanun'un Kapsamı ve Uygulanmayan Faaliyetler

Daha Fazla Pratik

6331 sayılı Kanun'un 4857 sayılı İş Kanunu ile kapsam bakımından farklarını (özellikle kamu personeli ve deniz/hava işleri) bir tablo halinde çalışınız.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 9Soru

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu sistematiğinde yer alan 'çalışmaktan kaçınma hakkı' (Md. 13) ile 'işin durdurulması' (Md. 25) mekanizmalarının karşılaştırılmasına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çalışmaktan kaçınma hakkı kapsamında çalışılmayan sürelerin ücretinin ödenebilmesi kuralı sadece 4857 sayılı İş Kanunu'na tabi işçiler için geçerliyken; işin durdurulması durumunda kamu görevlileri de dahil olmak üzere tüm çalışanların mali hakları korunur.

Cevap

Çalışmaktan kaçınma hakkı kapsamındaki hak korumasının sadece İş Kanunu'na tabi olanlara özgü olduğunu belirten seçenek yanlıştır.
Çalışmaktan kaçınma hakkı (Md. 13) ve işin durdurulması (Md. 25) 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nda düzenlenmiştir. Bu kanun, kamu görevlilerini (memurları) de kapsamına aldığı için, çalışmaktan kaçınma hakkı kapsamında sağlanan ücret ve hak koruması sadece İş Kanunu'na tabi işçiler için değil, tüm çalışanlar için geçerlidir. Dolayısıyla bu hakların sadece özel sektör veya işçilerle sınırlı olduğu yönündeki ifade hukuken yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
6331 sayılı Kanun'un kapsamını belirle.
Kanun; kamu ve özel sektöre ait bütün işlere ve işyerlerine, çırak ve stajyerler de dahil tüm çalışanlara uygulanır.
İSG hükümlerinin kimleri kapsadığını bilmek, hakların sınırını çizmek için gereklidir.
2
Madde 13'teki ücret korumasını analiz et.
Madde 13/4: 'Çalışanların çalışmaktan kaçındığı dönemdeki ücreti ile kanunlardan ve iş sözleşmesinden doğan diğer hakları saklıdır.'
Burada 'çalışan' ifadesi kullanılarak kamu görevlileri (memurlar) ve işçiler arasında bir ayrım yapılmadığı görülür.
3
Madde 25'teki işin durdurulması sonuçlarını incele.
İşin durdurulması halinde de çalışanlara ücretleri ödenir veya başka iş verilir.
İdari bir kararla işin durması durumunda çalışanın mağduriyetinin önlenmesi amaçlanır.

Anahtar Kavram

6331 Sayılı Kanun'un Bütüncül Kapsamı ve Statü Ayrımı Yapılmaması
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 10Soru

Bir sanayi işletmesinde 140140 çalışan bulunmakta olup işletme 99 aydır kesintisiz faaliyet göstermektedir. İşyerinde iş güvenliği uzmanı bir ortak sağlık ve güvenlik biriminden (OSGB) kısmi süreli olarak hizmet alımı yoluyla görevlendirilmiş, işyeri hekimi ise tam zamanlı olarak istihdam edilmiştir. Ayrıca işyerinde toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkili bir sendika mevcuttur.

63316331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve ilgili yönetmelik hükümleri uyarınca, bu işyerinde oluşturulacak İSG kurulu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kurulda görev yapacak çalışan temsilcisi sayısı 33 kişidir ve bu temsilciler yetkili sendika tarafından atanır.

Cevap

Kurulda görev yapacak çalışan temsilcisi sayısı 3 kişidir ve bu temsilciler yetkili sendika tarafından atanır.
6331 sayılı Kanun ve ilgili yönetmeliğe göre 101500101-500 çalışan bulunan işyerlerinde 33 çalışan temsilcisi görevlendirilmelidir. Eğer işyerinde yetkili sendika varsa, bu temsilciler seçimle değil, sendika tarafından atanarak belirlenir. Bu nedenle temsilci sayısının 33 olması ve sendika tarafından atanması ifadesi mevzuata tam uygundur.

Adım Adım Çözüm

1
Çalışan sayısına göre kurul kurma zorunluluğunu kontrol et.
Çalışan sayısı 140140 (>50>50) ve süre 99 ay (>6>6 ay) olduğu için kurul kurulması zorunludur.
6331 sayılı Kanun 50 ve üzeri çalışan ile 6 aydan fazla süren işlerde kurul şartı koşar.
2
Çalışan temsilcisi sayısını ve belirleme usulünü tespit et.
101101 ile 500500 arası çalışan olan işyerlerinde 33 temsilci belirlenir. Yetkili sendika olduğu için temsilciler sendika tarafından atanır.
İSG Kurulları Hakkında Yönetmelik ve 6331 sayılı Kanun Madde 20 uyarınca sendika temsilcileri çalışan temsilcisi olarak görev yapar.
3
Sekreterya ve üyelik usullerini değerlendir.
İSG uzmanı kısmi süreli olduğu için sekreterliği idari/mali işler sorumlusu yürütür, ancak uzman kurul üyesi olarak oy hakkını korur.
Yönetmelik, uzmanın tam zamanlı olmadığı hallerde sekreterya görevini idari personelin üstlenmesini öngörür.

Anahtar Kavram

İSG Kurulu Oluşumu ve Çalışan Temsilcisi Belirleme Kriterleri

Daha Fazla Pratik

Asıl işveren ve alt işveren ilişkisinde kurul koordinasyonunun hangi durumlarda nasıl sağlandığını inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 11Soru

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na göre; tehlikeli sınıfta yer alan ve 3535 çalışanı bulunan bir tekstil fabrikasında yapılan denetimde, işverenin yasal yükümlülüğüne rağmen 33 aydır işyeri hekimi görevlendirmediği tespit edilmiştir.

Bu ihlal nedeniyle uygulanacak idari para cezası ve yaptırım süreci ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdari para cezası, görevlendirme yapılmayan her ay için ayrı ayrı uygulanır ve işyerinin tehlike sınıfı ile çalışan sayısı nedeniyle temel ceza miktarı %50 oranında artırılarak hesaplanır.

Cevap

İdari para cezası, görevlendirme yapılmayan her ay için ayrı ayrı uygulanır ve tehlikeli sınıfta yer alan 35 çalışanlı (10-49 arası) işyeri için temel ceza miktarı %50 oranında artırımlı (1,5 katı) olarak hesaplanır.
İşyeri hekimi görevlendirme yükümlülüğünün ihlali durumunda, idari para cezası ihlalin devam ettiği her ay için uygulanır. 6331 sayılı Kanun'un Ek 4. maddesine göre, 10 ile 49 arasında çalışanı olan ve tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde idari para cezaları %50 artırılarak uygulanmaktadır. Bu nedenle belirtilen senaryoda ceza hem aylık olarak hesaplanmalı hem de %50 artırımlı olarak verilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
İşyerinin tehlike sınıfı ve çalışan sayısına göre artırım oranını belirlemek.
35 çalışan (10-49 grubu) ve Tehlikeli sınıf için artırım oranı %50'dir.
6331 sayılı Kanun Ek Madde 4 uyarınca cezalar işyeri ölçeğine göre artırılır.
2
İhlalin türüne göre cezanın uygulama sıklığını tespit etmek.
İşyeri hekimi görevlendirmeme ihlali, aykırılığın devam ettiği her ay için uygulanır.
Kanun 26. maddesinde bu ihlalin aylık periyotlarla cezalandırılacağı hükme bağlanmıştır.
3
Yaptırımı uygulayacak makamı doğrulamak.
Cezayı Çalışma ve İş Kurumu il müdürü verir.
İdari yaptırım yetkisi Bakanlık birimlerine aittir.

Anahtar Kavram

İSG İdari Para Cezası Artırım Oranları ve Uygulama Esasları

Daha Fazla Pratik

İSG Kanunu Ek Madde 4'teki ceza artırım tablosunu (10 altı, 10-49 ve 50 üzeri çalışan baremleri) ezberlemek, bu tarz sorularda hız kazandıracaktır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 12Soru

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında denetim yapan bir iş müfettişi, çok tehlikeli sınıfta yer alan ve 80 çalışanı bulunan bir metal fabrikasında, risk değerlendirmesinin hiç yapılmadığını tespit etmiştir. Bu tespit üzerine uygulanacak idari yaptırımlar ve hukuki süreçle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uygulanan idari para cezasına karşı, tebliğ tarihinden itibaren en geç 1515 gün içerisinde yetkili iş mahkemesine dava açılmalıdır.

Cevap

İdari para cezalarına karşı yapılacak itirazın iş mahkemesine değil, Sulh Ceza Hakimliği'ne yapılması gerektiği yönündeki ifade yanlıştır.
İdari para cezalarına karşı itiraz süreci, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümlerine tabidir. Bu çerçevede, para cezalarına karşı tebliğden itibaren 1515 gün içinde Sulh Ceza Hakimliği'ne başvurulmalıdır. İş Mahkemesi ise sadece 'işin durdurulması' gibi idari tedbir niteliğindeki kararların yargısal denetimiyle yetkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
İşyerinin özelliklerini analiz et.
Çok tehlikeli sınıf, 80 çalışan, metal sektörü.
Yaptırım türünü ve ceza katsayısını belirlemek için tehlike sınıfı ve çalışan sayısı kritiktir.
2
İdari para cezası katsayısını belirle.
50+ çalışan ve çok tehlikeli sınıf için katsayı 55'tir.
6331 s. Kanun md. 26/1-ç bendindeki kademeli ceza artış oranları uygulanır.
3
Sektörel yaptırımı kontrol et.
Metal sektörü olduğu için risk değerlendirmesi yokluğu işin durdurulması nedenidir.
Kanun'un 25. maddesi belirli riskli sektörlerde risk değerlendirmesi eksikliğini doğrudan durdurma sebebi sayar.
4
Hukuki itiraz yollarını değerlendir.
İdari para cezası için Sulh Ceza Hakimliği (1515 gün), İşin durdurulması için İş Mahkemesi (66 iş günü) yetkilidir.
İdari yaptırımların türüne göre yargı yolu ve itiraz makamı farklılık gösterir.

Anahtar Kavram

İSG Yaptırımlarında Yetki ve Usul Ayrımı

Daha Fazla Pratik

İSG Kanunu'ndaki tehlike sınıfı ve çalışan sayısına göre değişen idari para cezası katsayı tablosunu inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 13Soru

63316331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca, sağlık gözetimi ve çalışanların eğitimi süreçlerine ilişkin aşağıdaki uygulamalardan hangisi mevzuata tam olarak uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tehlikeli sınıfta yer alan bir fabrikada, çalışanlara verilen temel İSG eğitimlerinin en az 1212 saat olarak belirlenmesi ve sağlık raporlarının en geç 33 yılda bir yenilenerek tüm maliyetlerin işverence karşılanması.

Cevap

Tehlikeli sınıfta yer alan bir fabrikada temel İSG eğitimlerinin en az 1212 saat olması, sağlık raporlarının en geç 33 yılda bir yenilenmesi ve maliyetlerin işveren tarafından karşılanması mevzuata uygundur.
Tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde yasal olarak temel İSG eğitiminin en az 1212 saat olması ve periyodik sağlık muayenelerinin en geç 33 yılda bir yapılması gerekmektedir. Ayrıca kanun uyarınca İSG ile ilgili tüm maliyetlerin işveren tarafından karşılanması emredici bir hükümdür.

Adım Adım Çözüm

1
Tehlike sınıflarına göre eğitim sürelerini belirle.
Az tehlikeli: 88 saat, Tehlikeli: 1212 saat, Çok Tehlikeli: 1616 saat.
Yönetmelik her sınıf için farklı asgari süreler öngörmüştür.
2
Eğitim ve sağlık gözetimi periyotlarını kontrol et.
Tehlikeli sınıf için eğitim 22 yılda bir, sağlık gözetimi 33 yılda bir yapılır.
6331 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelik periyodik kontrolleri zorunlu kılar.
3
Maliyet ve zaman yönetimini analiz et.
Maliyetler işverene aittir, süreler çalışma süresinden sayılır.
İSG faaliyetlerinin çalışana mali yük getirmemesi kanuni bir ilkedir.

Anahtar Kavram

Tehlike sınıflarına göre değişen eğitim ve sağlık gözetimi yükümlülükleri ile maliyetlerin işverene ait olması ilkesi.

Daha Fazla Pratik

Farklı tehlike sınıflarındaki çalışan temsilcisi sayıları ve risk değerlendirmesi yenileme sürelerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 14Soru

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca; işveren, işyerinde meydana gelen bir iş kazasını kazadan sonraki en geç kaç iş günü içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) bildirmekle yükümlüdür?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 3 iş günü

Cevap

İşveren, iş kazasını kazadan sonraki 3 iş günü içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirmelidir.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 13. maddesi ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13. maddesi paralel düzenlemeler içerir. Bu düzenlemelere göre işveren, meydana gelen iş kazasını kazadan sonraki 3 iş günü içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirmekle yükümlüdür. Burada sürenin iş günü olarak belirlenmiş olması, tatil günlerinin süre hesabına dahil edilmeyeceği anlamına gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Yasal dayanağın tespit edilmesi
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Madde 13.
İş kazalarının bildirim usulü ve süreleri bu kanun maddesi ile düzenlenmiştir.
2
Bildirim süresinin ve biriminin belirlenmesi
3 iş günü.
Kanun koyucu, işverene kazayı raporlaması ve sisteme girmesi için makul bir süre tanımış ve bu süreyi iş günü olarak belirlemiştir.

Anahtar Kavram

İş Kazası Bildirim Süresi (6331 ve 5510 Sayılı Kanunlar)
Soru 15Soru

63316331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca; çok tehlikeli sınıfta yer alan bir işyerinde aşağıdakilerden hangisinin yapılmamış olması, işyerinde hayati bir tehlike şartı aranmaksızın doğrudan işin durdurulması yaptırımının uygulanmasına neden olur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Risk değerlendirmesi

Cevap

Çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde risk değerlendirmesinin yapılmamış olması durumunda iş durdurulur.
Risk değerlendirmesinin yapılmamış olması, 63316331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 2525. maddesi uyarınca, çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri (özellikle maden, metal, yapı işleri gibi) için doğrudan işin durdurulması nedenidir.

Adım Adım Çözüm

1
İşyerinin tehlike sınıfını belirle.
İşyeri 'çok tehlikeli' sınıftadır.
Kanun, yaptırımları tehlike sınıflarına göre derecelendirmektedir.
2
Eksik olan yükümlülüğün yaptırım karşılığını kontrol et.
Çok tehlikeli sınıfta risk değerlendirmesi eksikliği 'işin durdurulması' yaptırımına tabidir.
63316331 sayılı Kanun'un 2525. maddesi bu durumu özel olarak düzenlemiştir.

Anahtar Kavram

İşin Durdurulması Halleri

İpuçları

1
Hangi İSG belgesinin eksikliği, işyerindeki tüm tehlikelerin bilinmediği anlamına gelir?
2
Çok tehlikeli sınıfta en temel güvenlik analizi yapılmamışsa, devlet işin devamına izin vermez.
3
İşin durdurulması, para cezasından daha ağır bir yaptırımdır ve genellikle risk değerlendirmesi eksikliğinde uygulanır.

Daha Fazla Pratik

İşin durdurulması kararına karşı iş mahkemesine kaç gün içinde itiraz edilebileceğini (6 iş günü) gözden geçirin.
Tahmini Süre:45s
Soru 16Soru

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'na göre, toplam 320320 çalışanı bulunan ve 77 aydır kesintisiz faaliyet gösteren bir işletmede, kurulması gereken İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Kurulu ve belirlenmesi gereken asgari çalışan temsilcisi sayısı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İSG Kurulu kurulması zorunludur ve en az 33 çalışan temsilcisi belirlenmelidir.

Cevap

İşletmede İSG Kurulu kurulması zorunludur ve en az 33 çalışan temsilcisi belirlenmelidir.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca, işletmede hem elliden fazla çalışan bulunduğu hem de faaliyet süresi altı ayı geçtiği için İSG Kurulu kurulması yasal bir zorunluluktur. Ayrıca, çalışan sayısı 320320 olduğu için bu sayı 101500101-500 çalışan aralığına girmekte ve kanun gereği bu aralıkta en az 33 çalışan temsilcisinin bulunması gerekmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İSG Kurulu zorunluluğunu kontrol etme
Zorunludur.
6331 sayılı Kanun'un 22. maddesine göre elli ve daha fazla çalışanın bulunduğu ve altı aydan fazla süren sürekli işlerin yapıldığı işyerlerinde kurul oluşturulması zorunludur (320>50320 > 50 ve 7>67 > 6).
2
Çalışan temsilcisi sayısını hesaplama
33 temsilci.
Kanun'un 20. maddesine göre 101101 ile 500500 arasında çalışanı bulunan işyerlerinde en az 33 çalışan temsilcisi görevlendirilmelidir.

Anahtar Kavram

İSG Kurulu Kurulma Şartları ve Çalışan Temsilcisi Sayı Eşikleri

Daha Fazla Pratik

İSG kurulunun üyeleri ve kurulun çalışma usulleri hakkındaki yönetmelik hükümlerini gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 17Soru

63316331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'na göre, işyerinde ciddi ve yakın bir tehlike ile karşı karşıya kalan bir çalışanın "çalışmaktan kaçınma hakkını" kullanma prosedürü ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çalışan; kurulun bulunduğu işyerlerinde kurula, kurulun bulunmadığı yerlerde ise işverene başvurarak durumun tespit edilmesini ve gerekli tedbirlerin alınmasını talep edebilir.

Cevap

Çalışan; kurulun bulunduğu işyerlerinde kurula, kurulun bulunmadığı yerlerde ise işverene başvurarak ciddi ve yakın tehlike durumunun tespitini ve gerekli tedbirlerin alınmasını talep edebilir.
Doğru seçenek, 63316331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 1313. maddesinde düzenlenen prosedürü yansıtmaktadır. Bu maddeye göre, ciddi ve yakın tehlike ile karşılaşan çalışanlar kurula, kurul yoksa işverene başvurarak durumun tespitini ve önlem alınmasını isteme hakkına sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
63316331 sayılı Kanun'un 1313. maddesi uyarınca tehlikeyi tespit etme.
Çalışanın ciddi ve yakın bir tehlike ile karşı karşıya olduğu belirlenir.
Hakkın kullanılabilmesi için objektif bir tehlikenin varlığı şarttır.
2
İşyeri yetkililerine (Kurul veya İşveren) başvuru yapılması.
Durumun resmi olarak tespit edilmesi talebi iletilir.
Yasal prosedür, çalışanın öncelikle işyeri iç mekanizmalarını harekete geçirmesini öngörür.
3
Karar süresince çalışmaktan kaçınma.
Gerekli tedbirler alınıncaya kadar çalışan çalışmaktan kaçınabilir.
Çalışanın yaşam hakkı ve vücut bütünlüğü korunmaktadır.

Anahtar Kavram

Çalışmaktan Kaçınma Hakkı ve Başvuru Usulü
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 18Soru

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, kural olarak kamu ve özel sektöre ait bütün işleri ve işyerlerini, bu işyerlerinin işverenleri ile çırak ve stajyerler de dâhil tüm çalışanlarını kapsamaktadır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi 6331 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmadığı faaliyetlerden biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ev hizmetlerinde çalışanların yürüttüğü faaliyetler

Cevap

Ev hizmetlerinde çalışanların yürüttüğü faaliyetler
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 2. maddesinde 'ev hizmetlerinde çalışanların faaliyetleri' açıkça Kanun'un uygulama alanı dışında bırakılan istisnalar arasında sayılmıştır. Bu nedenle bu alanda çalışanlar için 6331 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaz.

Adım Adım Çözüm

1
6331 sayılı Kanun'un genel kapsam kuralını belirleme
Kanun; kamu ve özel sektör ayrımı yapmaksızın tüm işyerlerini, işverenleri ve çalışanları (memur, işçi, çırak, stajyer) kapsar.
İSG Kanunu'nun temel amacı tüm çalışma hayatını koruma altına almaktır.
2
Kanun'un 2. maddesindeki istisnaları kontrol etme
Ev hizmetleri, TSK operasyonel birimleri, emniyet/MİT faaliyetleri ve afet müdahale ekipleri kapsam dışıdır.
Bu faaliyetlerin doğası gereği özel düzenlemelere tabi olması veya denetim zorluğu nedeniyle muafiyet tanınmıştır.
3
4857 sayılı İş Kanunu ile karşılaştırma yapma
Tarım, deniz ve hava taşımacılığı İş Kanunu'na tabi olmasa bile İSG Kanunu'na tabidir.
İSG Kanunu'nun kapsamı, İş Kanunu'na göre çok daha geniştir.

Anahtar Kavram

6331 Sayılı Kanun'un Geniş Kapsamı ve Spesifik İstisnaları

Daha Fazla Pratik

İSG Kanunu kapsamındaki TSK istisnasının sadece operasyonel faaliyetler ve kolluk kuvvetleri için geçerli olduğunu, fabrikalardaki personelin kapsam içinde olduğunu unutmayın.
Tahmini Süre:45s
Soru 19Soru

İş sağlığı ve güvenliği mevzuatımızda yer alan temel düzenlemeler, kural olarak kamu ve özel sektör ayrımı yapmaksızın tüm işleri ve işyerlerini kapsama dâhil etmiştir. Ancak kanun koyucu, hizmetin niteliği gereği bazı faaliyetleri bu hukuki korumanın uygulama alanı dışında tutmuştur.

Bu bilgiler ışığında, aşağıdaki çalışma alanlarından hangisinde yürütülen faaliyetler 63316331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümlerine tabidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Millî Savunma Bakanlığına bağlı bir askerî bakım merkezinde tank onarımı yapan teknik personelin çalışmaları

Cevap

Askerî bakım merkezlerinde yürütülen onarım ve üretim faaliyetleri, 63316331 Sayılı Kanun'un istisnalarının istisnası olarak kanun kapsamına dâhildir.
Doğru cevap, askerî bir bakım merkezinde yürütülen faaliyetlerin kanun kapsamında olduğunu belirten seçenektir. 63316331 Sayılı Kanun'un 22. maddesine göre; Türk Silahlı Kuvvetleri, emniyet hizmetleri ve MİT'in faaliyetleri kural olarak kapsam dışıdır. Ancak aynı maddede bu kuralın bir istisnası belirtilmiştir: Bu kurumların bünyesinde yer alan fabrika, bakım merkezi, dikimevi ve benzeri işyerlerindeki faaliyetler Kanun kapsamına dâhildir. Tank onarımı yapılan bir bakım merkezi de bu tanıma uyduğu için İSG hükümlerine tabidir.

Adım Adım Çözüm

1
63316331 Sayılı Kanun'un genel uygulama alanını hatırlayın.
Kanun; memur, işçi, çırak ve stajyer ayrımı yapmaksızın kamu ve özel sektörün tamamını kapsar.
Genel kuralı bilmek, seçenekleri elemenin ilk adımıdır.
2
Kanun'un 22. maddesindeki istisnai faaliyetleri analiz edin.
TSK, Emniyet, MİT operasyonel görevleri, ev hizmetleri, afet müdahale ve mahkum rehabilitasyon işleri kapsam dışıdır.
Hangi alanların koruma dışında kaldığını belirlemek gerekir.
3
TSK ve Emniyet hizmetlerine getirilen özel parantezi (istisnanın istisnasını) uygulayın.
Bu kurumlara ait olsa bile; fabrika, bakım merkezi, dikimevi ve benzeri yerlerdeki çalışmalar kanun kapsamındadır.
Yüksek zorluk derecesindeki sorular genellikle bu tip ince ayrımları sorgular.

Anahtar Kavram

İSG Kanunu'nun Kapsamı ve Kurumsal İstisnaların Sınırı

Daha Fazla Pratik

İSG Kanunu kapsamındaki 'kendi nam ve hesabına çalışanlar' ile '50'den az çalışanı olan az tehlikeli işyerleri' arasındaki ayrımı inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 20Soru

Metal mutfak eşyaları üretimi yapılan ve "tehlikeli" sınıfta yer alan bir işyerinde, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve ilgili yönetmelikler uyarınca; risk değerlendirmesinin yapılmasını sağlama yükümlülüğü kime aittir ve herhangi bir değişiklik olmaması durumunda risk değerlendirmesi ile acil durum planı en geç kaç yılda bir yenilenmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşveren — Risk Değerlendirmesi: 4 yıl — Acil Durum Planı: 4 yıl

Cevap

Sorumluluk işverene aittir; tehlikeli sınıfta hem risk değerlendirmesi hem de acil durum planı en geç 4 yılda bir yenilenmelidir.
6331 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelikler uyarınca; risk değerlendirmesi ve acil durum planlarının yenilenme süreleri tehlike sınıfına göre belirlenir. Tehlikeli sınıftaki bir işyerinde her iki belgenin de en geç 4 yılda bir yenilenmesi zorunludur. Ayrıca, İSG hizmetlerinin organizasyonu ve bu belgelerin hazırlanmasını sağlama görevi kanunen işverene aittir.

Adım Adım Çözüm

1
İşyerinin tehlike sınıfını ve sorumlu kişiyi belirleyin.
İşyeri tehlikeli sınıftadır. İSG mevzuatına göre tüm İSG tedbirlerinden birincil derecede işveren sorumludur.
6331 sayılı Kanun uyarınca risk değerlendirmesi yaptırmak işverenin temel yükümlülüğüdür.
2
Tehlike sınıfına göre risk değerlendirmesi yenileme süresini tespit edin.
Tehlikeli sınıf için bu süre 44 yıldır.
İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği madde 12 uyarınca belirlenen periyottur.
3
Acil durum planı yenileme süresini belirleyin.
Tehlikeli sınıf için bu süre de 44 yıldır.
İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik madde 14 uyarınca yenileme periyotları risk değerlendirmesi ile paraleldir.

Anahtar Kavram

İSG belgelerinin tehlike sınıflarına göre periyodik yenilenme süreleri ve işveren sorumluluğu.

Daha Fazla Pratik

İşyerinde meydana gelen hangi değişikliklerin (iş kazası, teknoloji değişikliği vb.) bu süreleri beklemeksizin belgelerin tamamen yenilenmesini gerektirdiğini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Sayfa 1 / 5Sonraki