Türkiye'de iç göç hareketleri, hem göç veren kırsal alanlarda hem de göç alan kentsel merkezlerde mekânsal ve sosyo-ekonomik dengeleri köklü bir şekilde değiştirmektedir. Buna göre, yoğun bir göç süreci değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi, göçün hem gerçekleştiği (göç alan) hem de kaynaklık ettiği (göç veren) yerler için ortak bir "kapasite yönetimi" sorunu olarak nitelendirilebilir?
- AGöç veren yörelerde üretken nüfusun azalmasına bağlı olarak çocuk bağımlılık oranının hızla düşmesi
- Eğitim, sağlık ve altyapı gibi kamu hizmetlerinin kullanımında (aşırı yığılma veya atıl kapasite oluşumu) verimlilik dengesizliklerinin yaşanmasıCevap
- CGecekondulaşma ve plansız yerleşmelerin artmasıyla birlikte belediye hizmetlerinin aksaması
- DTarımsal nüfus yoğunluğunun her iki bölge tipinde de eş zamanlı olarak artış göstermesi
- EBölgesel kalkınma projelerinin (GAP, DAP vb.) etkisiyle iç göç hareketlerinin tamamen durması
Cevap
Kamu hizmetlerinin ve altyapının kapasite kullanımında (aşırı yüklenme veya atıl kapasite) verimlilik dengesizliklerinin yaşanması
İç göç, nüfusun mekânsal dağılımını hızla değiştirdiği için hem göç alan hem de göç veren yerlerde planlanan kamu hizmetlerinin dengesini bozar. Göç alan yerlerde mevcut okullar, hastaneler ve yollar artan nüfusa yetmezken (aşırı yüklenme); göç veren yerlerde bu hizmetler nüfus azlığı nedeniyle kapasitesinin çok altında kalır (atıl kapasite). Her iki durum da kamu kaynaklarının birim maliyetini artıran ve verimliliği düşüren ortak bir yönetimsel sorundur.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Göçün Mekânsal ve Kamu Yatırımları Üzerindeki Etkisi
İpuçları
1
Göçün sadece gittiği yerdeki değil, terk ettiği yerdeki etkilerini de düşünmelisiniz.
2
Bir okulun kişilik sınıflarla dolup taşması ile kişilik sınıflarla boş kalması, kaynak kullanımı açısından benzer bir verimlilik sorunu yaratır.
Daha Fazla Pratik
Göç veren yerlerdeki demografik yaşlanmanın sosyal güvenlik sistemi üzerindeki uzun vadeli etkilerini araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s