Türkiye'nin Ekonomik Coğrafyası

778 soru

Soru 101Soru

Türkiye'de demir yolu ağının genişlemesinde, hammadde bölgelerinin sanayi merkezlerine veya ihracat limanlarına bağlanması temel bir strateji olarak benimsenmiştir. Bu entegrasyon sayesinde taşıma maliyetleri düşürülmüş ve ağır sanayi kollarının gelişimi desteklenmiştir. Ancak yer şekillerinin engebeli yapısı, her hammadde bölgesinin demir yolu ağına dahil edilmesine izin vermemiştir.

Buna göre, aşağıdaki demir yolu güzergâhı ve bu güzergâhta taşınan hammadde/ürün eşleştirmelerinden hangisi, Türkiye'nin mevcut ulaşım altyapısı ve demir yolu ağı dikkate alındığında mümkün değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Murgul - Samsun / Bakır cevheri

Cevap

Murgul - Samsun güzergâhında bakır cevherinin demir yolu ile taşınması, Doğu Karadeniz'in yer şekilleri nedeniyle bu bölgede demir yolu hattı bulunmamasından dolayı mümkün değildir.
Murgul (Artvin) ile Samsun arasında bir demir yolu hattı mevcut değildir. Türkiye'de Karadeniz kıyı kuşağında demir yolu sadece Zonguldak ve Samsun limanlarına ulaşmaktadır. Samsun'un doğusunda yer alan Ordu, Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin illerinin iç kesimlerle veya birbirleriyle demir yolu bağlantısı yoktur. Bu nedenle Murgul'daki bakırın Samsun'a taşınması deniz veya kara yoluyla gerçekleştirilir.

Adım Adım Çözüm

1
Hammadde bölgeleri ile sanayi merkezleri arasındaki coğrafi konumu analiz etme.
Murgul Artvin'de, Samsun ise Orta Karadeniz'dedir. Diğer seçeneklerdeki merkezler (Sivas, Elazığ, Zonguldak, Manisa) demir yolu ağına sahiptir.
Türkiye'de demir yolu ağının ulaştığı ve ulaşmadığı illeri bilmek temel analiz adımıdır.
2
Karadeniz Bölgesi'ndeki demir yolu ağının uç noktalarını kontrol etme.
Karadeniz'de demir yolu batıda Zonguldak, ortada ise Samsun limanlarında sona ermektedir.
Doğu Karadeniz (Ordu, Giresun, Trabzon, Rize, Artvin) ve Batı Karadeniz'in iç kesimleri dışındaki kıyı şeridinin demir yolu bağlantısı yoktur.
3
Lojistik yöntemini doğrulama.
Murgul bakırı deniz yolu veya kara yolu kullanılarak Samsun'a taşınmaktadır.
Demir yolu altyapısı olmayan bir güzergâhta demir yolu taşımacılığı eşleştirmesi hatalıdır.

Anahtar Kavram

Türkiye'de demir yolu ağının dağılışında yer şekillerinin ve ekonomik merkezlerin etkisi.

İpuçları

1
Türkiye'de demir yolu ağının hangi kıyı şehirlerinde bittiğini (çıkmaz sokak gibi olduğunu) hatırlayın.
2
Samsun'un doğusunda kalan Trabzon, Rize ve Artvin gibi illere demir yolu ulaşıp ulaşmadığını düşünün.
3
Murgul Artvin'dedir; Artvin'in ise günümüzde herhangi bir demir yolu bağlantısı bulunmamaktadır.

Daha Fazla Pratik

Limanların hinterland genişliği ile demir yolu bağlantısı arasındaki ilişkiyi (Örn: Samsun vs. Trabzon) incelemek konuyu pekiştirecektir.

Alternatif Yöntem

Harita bilgisi kullanarak: Antalya ve Doğu Karadeniz (Samsun hariç) illerini gördüğünüz seçeneklerde demir yolu ulaşımı 'yoktur' kuralını uygulayarak cevaba hızlıca ulaşabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 102Soru

Türkiye'de son yıllarda uygulamaya konulan "Tarımsal Üretim Planlaması" modeli; iklim değişikliği, su kısıtı ve stratejik gıda arzı güvenliği gibi faktörleri dikkate alarak ürünlerin ekolojik olarak en uygun havzalarda yetiştirilmesini hedeflemektedir. Bu modelde, bir bölgedeki su potansiyeli ile yetiştirilecek ürünün su tüketimi arasında doğrudan bir denge kurulması esas alınmaktadır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bu planlama modelinin su kısıtı ve ekolojik verimlilik ilkesiyle en çok örtüşen uygulama örneğidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Konya Havzası gibi yeraltı su seviyesinin kritik eşiğe düştüğü alanlarda, mısır ve yonca gibi su tüketimi yüksek ürünler yerine kısıtlı sulamaya dayanıklı baklagillerin üretiminin havza bazlı desteklenmesi.

Cevap

Konya Havzası gibi su stresinin yüksek olduğu alanlarda, yüksek su tüketen ürünler yerine kısıtlı sulamaya dayanıklı baklagillerin desteklenmesi, modern tarımsal planlamanın su tasarrufu ve ekolojik uygunluk ilkeleriyle en çok örtüşen örnektir.
Tarımsal Üretim Planlaması'nın en kritik ayağı, su varlığına göre ürün deseni oluşturmaktır. Konya Havzası gibi su fakiri bölgelerde yeraltı suyunun korunması için mısır gibi yoğun sulama isteyen ürünler yerine, su ihtiyacı az olan ve nadası önleyen baklagillerin (mercimek, nohut, bezelye vb.) havza bazlı desteklenmesi, stratejik ve ekolojik bir planlama örneğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Tarımsal Üretim Planlaması modelinin temel kriterlerini tanımla.
Modelin temelinde 'su kısıtı' ve 'ekolojik uygunluk' (iklim ve toprak yapısına göre en verimli ürün) yatmaktadır.
Sorunun kökünde istenen planlama mantığını anlamak için gereklidir.
2
Havzaların su potansiyeli ile ürünlerin su ihtiyacını karşılaştır.
Konya Havzası Türkiye'nin en az yağış alan ve yeraltı suyunun en çok çekildiği yeridir; mısır/yonca su tüketimi en yüksek ürünlerken baklagiller düşüktür.
Su kısıtı ilkesinin hangi seçenekte doğru uygulandığını belirlemek için.
3
Çay, fındık, zeytin gibi özel iklim isteği olan ürünlerin ekolojik sınırlarını değerlendir.
Bu ürünlerin sadece makineleşme veya sanayi ihtiyacı nedeniyle başka bölgelere taşınması ekolojik uygunluk ilkesini (nem, kış ılıklığı vb.) ihlal eder.
Çeldirici seçeneklerin neden yanlış olduğunu kavramsal olarak ispatlamak için.
4
Seçenekler arasında bütüncül bir değerlendirme yap.
Baklagil desteği hem su tasarrufu sağlar hem de toprağa azot bağlayarak verimliliği artırır; bu da planlamanın ruhuna en uygundur.
En doğru ve sürdürülebilir uygulamayı seçmek için.

Anahtar Kavram

Tarımsal Üretim Planlaması ve Havza Bazlı Üretim Modeli

İpuçları

1
Modern tarım politikalarında su kaynaklarının korunması, ürün seçiminde birinci önceliktir.
2
Bir ürünün yetişebilmesi için sadece sulama yetmez; nem, yağış rejimi ve sıcaklık gibi ekolojik şartların da havzaya uygun olması gerekir.
3
Hangi seçenek su fakiri bir bölgede su tüketimini azaltırken, o bölgenin iklimine en uygun stratejik ürünü (baklagil gibi) ön plana çıkarıyor?

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki 'Tarımsal İhtisas Bölgeleri' ve Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 'Üretim Planlaması Rehberi'ndeki stratejik ürün listelerini inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Havza bazlı üretimde 'Su Ayak İzi' kavramını düşünerek, suyun en kıt olduğu havzada su ayak izi en düşük ürünün seçildiği şıkkı arayabilirsiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 103Soru

Türkiye'de sanayi tesislerinin kuruluş yeri belirlenirken hammaddeye yakınlık, enerji kaynağına yakınlık, ulaşım ve pazar gibi faktörler göz önünde bulundurulur. Buna göre, Batman ilimizde petrol rafinerisinin bulunması, sanayi tesislerinin kuruluş yerini etkileyen aşağıdaki faktörlerden hangisi ile doğrudan ilgilidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hammaddeye yakınlık

Cevap

Petrol rafinerisinin petrol çıkarılan merkezde bulunması hammaddeye yakınlık ilkesiyle açıklanır.
Türkiye'de çıkarılan petrolün yaklaşık %90\%90'ı Batman ve çevresinden elde edilir. Batman'daki rafineri, bu yerli petrolü işlemek amacıyla hammadde kaynağının tam üzerine kurulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Batman ilindeki sanayi faaliyetini belirleme.
Batman'da Türkiye'nin en büyük petrol üretim alanı ve bir petrol rafinerisi bulunmaktadır.
Tesisin neden orada kurulduğunu anlamak için faaliyet türü belirlenmelidir.
2
Üretim ile hammadde kaynağı arasındaki ilişkiyi analiz etme.
Petrol rafinerisi, çıkarılan ham petrolü işlemektedir. Tesis, bu kaynağın çıkarıldığı yerde kurulmuştur.
Kaynağın çıkarıldığı yer ile işlendiği yerin aynı olması hammaddeye yakınlığı gösterir.

Anahtar Kavram

Sanayi Tesislerinin Kuruluş Yeri Faktörleri: Hammadde

Daha Fazla Pratik

Diğer petrol rafinerilerinin (İzmit, İzmir, Mersin, Kırıkkale) kuruluş nedenlerini karşılaştırarak ulaşım ve pazar faktörlerini pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 104Soru

Kıyı ile iç kesimler arasındaki ulaşımın yer şekillerine bağlı olarak kısıtlandığı bölgelerde doğal ve yapay geçitler kritik bir işleve sahiptir. Bu doğrultuda, Batı Karadeniz Bölümü'nde Küre Dağları üzerinde yer alarak İnebolu Limanı ile Kastamonu arasındaki kara yolu bağlantısını sağlayan ve tarihî İstiklal Yolu güzergâhında bulunan geçit aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ecevit Geçidi

Cevap

İnebolu Limanı'nı Küre Dağları üzerinden Kastamonu'ya bağlayan geçit Ecevit Geçidi'dir.
Doğru cevap olan Ecevit Geçidi, Batı Karadeniz'de Küre Dağları üzerinde yer alır ve İnebolu Limanı'nı Kastamonu'ya bağlayan kara yolunun en kritik noktasıdır. Millî Mücadele döneminde mühimmat sevkiyatı için kullanılan İstiklal Yolu'nun bir parçası olması nedeniyle tarihî önemi de yüksektir.

Adım Adım Çözüm

1
Bölge ve dağ sırası tespiti yapılır.
Soru Batı Karadeniz Bölümü'ndeki Küre Dağları'nı işaret etmektedir.
Geçitlerin yerini belirlemek için önce hangi dağ sırası üzerinde olduklarını bilmek gerekir.
2
Liman ve şehir bağlantısı analiz edilir.
İnebolu Limanı ile Kastamonu şehri arasındaki bağlantı aranmaktadır.
Batı Karadeniz'deki İstiklal Yolu güzergâhı üzerindeki iki önemli nokta arasındaki geçit belirlenmelidir.
3
Geçit ismi netleştirilir.
İnebolu-Kastamonu hattında Ecevit Geçidi, Kastamonu-Çankırı hattında ise Ilgaz Geçidi yer alır.
Ecevit Geçidi, Küre Dağları'nı aşarak liman ile il merkezini birbirine bağlayan temel unsurdur.

Anahtar Kavram

Türkiye'de ulaşımı etkileyen yer şekilleri ve stratejik geçitlerin lokasyonları.
Tahmini Süre:50s
Soru 105Soru

İskenderun Demir-Çelik Fabrikası'nın kuruluş yeri belirlenirken; bölgede demir madeni yatakları veya enerji kaynağı (taş kömürü) bulunmamasına rağmen, deniz yolu ulaşımının ve liman kapasitesinin gelişmiş olması temel alınmıştır. Bu durum, sanayi tesislerinin yer seçiminde aşağıdaki faktörlerden hangisinin öncelikli olduğunu göstermektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ulaşım imkanları

Cevap

Ulaşım imkanları faktörü, İskenderun'daki sanayi tesisinin yer seçiminde belirleyici olmuştur.
Ulaşım imkanları ifadesi doğrudur çünkü İskenderun'da demir-çelik fabrikasının kurulmasının temel sebebi, ithal kömürün ve diğer hammadde girdilerinin deniz yoluyla düşük maliyetle getirilmesini sağlayan gelişmiş liman olanaklarıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Tesisin özelliklerini analiz etme
İskenderun'daki tesisin bir demir-çelik fabrikası olduğu belirlendi.
Sanayi dalının ihtiyaç duyduğu girdileri anlamak için gereklidir.
2
Bölgenin doğal kaynaklarını kontrol etme
İskenderun ve çevresinde ne demir madeni (hammadde) ne de taş kömürü (enerji) çıkarılmadığı saptandı.
Tesisin hammaddeye veya enerjiye yakınlık ilkesine göre kurulup kurulmadığını test etmek için yapılır.
3
Beşeri ve ekonomik avantajları değerlendirme
İskenderun'un gelişmiş bir limana ve hinterlanda sahip olduğu görüldü.
Dışarıdan gelen kömür ve cevherin fabrikaya ulaştırılması için liman (ulaşım) faktörünün kritik önemde olduğu sonucuna varıldı.

Anahtar Kavram

Sanayi Coğrafyasında Ulaşım ve Liman Etkisi
Tahmini Süre:45s
Soru 106Soru

Türkiye'de turunçgillerin (portakal, mandalina, limon vb.) doğal yetişme alanlarının büyük oranda Akdeniz ve Ege kıyıları ile sınırlı kalması, bu ürünlerin belirli bir iklim hassasiyetine sahip olmasından kaynaklanmaktadır. Bu durumun temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kış ılıklığının (Kış sıcaklıklarının 0C0^\circ C'nin üzerinde olması) belirgin olması

Cevap

Turunçgil tarımının kıyı kesimlerle sınırlı kalmasının temel nedeni, bu ürünlerin don olayına karşı duyarlı olması ve kış ılıklığına ihtiyaç duymasıdır.
Turunçgiller (portakal, mandalina vb.) tropikal ve subtropikal kökenli bitkiler oldukları için don olaylarına karşı son derece hassastırlar. Türkiye'de kış sıcaklıklarının en yüksek olduğu, don olaylarının en az yaşandığı yerler Akdeniz ve Güney Ege kıyılarıdır. Bu nedenle kış ılıklığı, bu ürünlerin doğal yetişme alanını belirleyen en temel etkendir.

Adım Adım Çözüm

1
Ürünün biyolojik özellikleri
Turunçgillerin soğuğa karşı dirençsiz olduğu belirlendi.
Bitkinin yetişme alanını belirleyen en kritik sınırın sıcaklık eşiği olduğunu anlamak.
2
Coğrafi dağılış analizi
Akdeniz ve Ege kıyılarının kış sıcaklık verileri incelendi.
Bu bölgelerin kışın genellikle 0C0^\circ C üzerinde seyrettiği gerçeğiyle bitki isteğini eşleştirmek.
3
Sınırlayıcı faktör tespiti
İç kesimlerdeki don olaylarının üretimi engellediği sonucuna varıldı.
Kış ılıklığının temel belirleyici olduğunu teyit etmek.

Anahtar Kavram

Tarımda İklim Sınırlayıcılığı: Kış Ilıklığı

İpuçları

1
Bu ürünlerin kış mevsimindeki düşük sıcaklıklara karşı dayanıklı olup olmadığını düşünün.
2
Ege ve Akdeniz kıyılarının kış mevsimindeki ortak sıcaklık özelliğine odaklanın.

Daha Fazla Pratik

Benzer şekilde kış ılıklığı isteyen 'Zeytin' ve 'Muz' gibi ürünlerin dağılışını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 107Soru

Türkiye'de dış ticareti geliştirmek, ihracat odaklı üretimi artırmak ve yabancı sermaye girişini teşvik etmek amacıyla belirli alanlar "Serbest Bölge" olarak tanımlanmıştır. Bu bölgeler, ülkenin siyasi sınırları içerisinde yer almasına rağmen gümrük hattı dışında kabul edilirler. Buna göre, Türkiye'deki serbest bölgelerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Faaliyet gösteren tüm bölgelerin sadece deniz kıyısındaki liman şehirlerinde bulunması

Cevap

Serbest bölgelerin tamamının sadece kıyı kesimindeki liman kentlerinde yürütüldüğünü belirten seçenek yanlıştır.
Doğru yanıt olan seçenek, serbest bölgelerin sadece deniz kıyısında bulunduğunu iddia etmektedir. Ancak Türkiye'de ticaretin yoğun olduğu iç kesimlerdeki Gaziantep, Denizli, Kayseri ve Mardin gibi illerde de ihracatı teşvik etmek amacıyla kurulmuş serbest bölgeler mevcuttur. Bu bölgelerin yer seçiminde sadece liman yakınlığı değil, sanayi altyapısı ve ulaşım yolları üzerindeki stratejik konum da etkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Serbest bölge kavramını tanımla
Serbest bölgeler, ihracatı artırmak amacıyla gümrük vergisi ve diğer kısıtlamaların uygulanmadığı özel ekonomik alanlardır.
Soruda bahsedilen özelliklerin hangi amaca hizmet ettiğini anlamak için temel tanım gereklidir.
2
Türkiye'deki serbest bölgelerin coğrafi dağılımını analiz et
Mersin, Antalya, İzmir, İstanbul, Trabzon, Samsun, Kocaeli gibi kıyı illerinin yanı sıra Gaziantep, Denizli, Kayseri ve Mardin gibi iç kesimlerdeki illerde de serbest bölge bulunduğu görülür.
Yanlış olan seçeneğin coğrafi dağılım hatası içerdiğini tespit etmek için gereklidir.
3
Serbest bölgelerin vergi ve bürokrasi avantajlarını değerlendir
Bu bölgelerde gümrük muafiyeti, vergi istisnası ve kâr transferi kolaylığı gibi avantajlar mevcuttur.
Diğer seçeneklerin doğruluğunu teyit etmek için yasal ve ekonomik mevzuat gözden geçirilir.

Anahtar Kavram

Serbest Bölgelerin Fonksiyonları ve Dağılımı

İpuçları

1
Serbest bölgelerin yer seçimini düşünürken sadece deniz ulaşımını değil, sanayisi gelişmiş iç şehirleri de hatırlayın.
2
Mersin Türkiye'nin ilk serbest bölgesidir ancak günümüzde Denizli veya Gaziantep gibi illerde de bu bölgeler aktif çalışmaktadır.
3
Bir bölgenin gümrük hattı dışında sayılması, oradaki malların henüz Türkiye'ye ithal edilmemiş gibi işlem görmesi anlamına gelir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin dış ticaretinde en çok paya sahip olan ürün grupları ve en çok ticaret yapılan ülkeler konusunu tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 108Soru

Türkiye'de termik elektrik üretimi; kullanılan kaynağın yerli veya ithal olmasına, yakıtın kalori değerine, lojistik imkanlara ve soğutma suyu gereksinimine göre farklı lokasyon stratejileriyle gerçekleştirilir.

Buna göre, Türkiye'deki enerji santralleri ve kuruluş yerleri ile ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Linyit yataklarının Türkiye'nin iç kesimlerinde yaygın olması, bu kaynağı kullanan Afşin-Elbistan ve Kangal gibi dev tesislerin nakliye maliyetlerini düşürmek amacıyla hammadde yerine büyük tüketim merkezlerine yakın kurulmasını zorunlu kılmıştır.

Cevap

Linyit santrallerinin büyük tüketim merkezlerine yakın kurulduğunu belirten ifade yanlıştır; bu santraller düşük kalori değeri ve yüksek taşıma maliyeti nedeniyle hammadde kaynağına (maden ocaklarına) yakın kurulur.
Doğru yanıt olan seçenek yanlıştır çünkü linyit yataklarına dayalı termik santraller (örneğin Afşin-Elbistan, Kangal, Soma, Tunçbilek), linyitin düşük kalori değeri ve yüksek taşıma maliyeti nedeniyle hammadde kaynağının hemen yanına (ocak ağzına) kurulur. Bu tesislerin tüketim merkezlerine yakın kurulması ekonomik olarak mümkün değildir; elektrik iletim hatlarıyla taşınması kömürün kamyon veya trenle taşınmasından daha ucuzdur.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'deki termik enerji kaynaklarını (Linyit, Doğal Gaz, İthal Kömür, Taş Kömürü) ve bunların ekonomik özelliklerini analiz etmek.
Linyit düşük kalorili ve bol kükürtlü, doğal gaz ise boru hatlarıyla taşınabilen bir kaynaktır.
Her kaynağın lojistik ve ekonomik kısıtlamaları farklıdır.
2
Linyit santrallerinin yer seçim kriterini (ocak ağzı mantığı) değerlendirmek.
Linyit kömürü ağır ve düşük enerjili olduğu için taşınması verimsizdir. Bu yüzden Afşin-Elbistan, Soma, Yatağan ve Seyitömer gibi santraller hammaddeye yakın kurulmuştur.
Hammaddeye yakınlık, linyit santralleri için temel lokasyon kriteridir.
3
Doğal gaz ve ithal kömür santrallerinin yer seçimini karşılaştırmak.
Doğal gaz santralleri pazara (İstanbul, İzmir), ithal kömür santralleri limana (Adana-Sugözü, Çanakkale-Cenal) yakın kurulur.
Kaynak ithal ise ulaşım, taşınabilir ise pazar odaklılık ön plana çıkar.

Anahtar Kavram

Enerji Santrallerinde Kuruluş Yeri Faktörleri (Hammaddeye Yakınlık vs. Pazara Yakınlık)

İpuçları

1
Hangi enerji kaynağının taşınması daha zordur: Boru hattıyla gelen doğal gaz mı, yoksa düşük kaliteli linyit kömürü mü?
2
Afşin-Elbistan ve Kangal gibi yerler büyük tüketim merkezleri midir, yoksa maden havzaları mıdır?
3
Linyit santrallerinde 'ocak ağzı' (mine-mouth) prensibi esastır; yani fabrika madene gider.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de rüzgâr ve güneş enerjisi santrallerinin yer seçiminde 'potansiyel' ile 'şebeke bağlantısı' arasındaki ilişkiyi inceleyen sorulara göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 109Soru

Yeşilırmak ve kollarında kirliliği önlemek, taşkınları kontrol altına almak ve havzada planlı bir gelişim sağlamak amacıyla Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi (YHGP) hazırlanmıştır.

Buna göre, aşağıdaki illerden hangisi YHGP kapsamında yer alan illerden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Erzurum

Cevap

Erzurum
Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi (YHGP); Amasya, Çorum, Samsun ve Tokat illerini kapsamaktadır. Erzurum ise coğrafi konumu gereği Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer almakta ve bu nedenle Doğu Anadolu Projesi (DAP) kapsamında değerlendirilmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi (YHGP) kapsamında yer alan illeri hatırlamak.
Proje; Amasya, Çorum, Samsun ve Tokat illerini kapsamaktadır.
Soruda istenen havza illerini belirlemek için.
2
Seçeneklerde verilen illeri havza illeri ile karşılaştırmak.
Erzurum ilinin bu dörtlü grup içerisinde yer almadığı görülür.
Hangi ilin kapsam dışı olduğunu tespit etmek için.
3
Erzurum'un dahil olduğu projeyi doğrulamak.
Erzurum, Doğu Anadolu Projesi (DAP) içerisinde yer alır.
Yanlış seçeneğin neden yanlış olduğunu kesinleştirmek için.

Anahtar Kavram

Bölgesel Kalkınma Projeleri ve Kapsadıkları İller
Tahmini Süre:45s
Soru 110Soru

Türkiye'de sanayi tesislerinin yer seçimi üzerinde hammaddeye yakınlık, ulaşım olanakları, pazara yakınlık ve enerji kaynağına yakınlık gibi faktörler belirleyici olabilmektedir. Bazı sanayi kollarında hammadde bölge dışından getirilmesine rağmen, üretim aşamasında yoğun enerji ihtiyacı duyulduğu için tesisler enerji kaynağının bulunduğu alanlara kurulmuştur.

Bu duruma örnek olarak gösterilebilecek tesis aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karabük Demir-Çelik Fabrikası

Cevap

Karabük Demir-Çelik Fabrikası, hammadde (demir) dışarıdan gelmesine rağmen enerji kaynağına (taş kömürü) yakınlık nedeniyle oraya kurulmuştur.
Karabük ve Ereğli'deki demir-çelik fabrikaları, Türkiye'de enerji kaynağına yakınlık ilkesinin en klasik örneğidir. Demir madeni bu bölgede çıkarılmaz (Sivas-Divriği'den getirilir); ancak demiri işlemek için gerekli olan yüksek kalorili taş kömürü Zonguldak ve çevresinde bulunduğu için tesisler buraya inşa edilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Tesislerin yer seçim faktörlerini analiz etme
Sanayi tesisleri; hammadde, enerji, ulaşım veya pazar gibi farklı önceliklerle kurulur.
Soruda istenen 'enerji kaynağına yakınlık' faktörünü diğerlerinden ayırt etmek gerekir.
2
Demir-çelik sanayisindeki farklılaşmayı inceleme
Karabük/Ereğli enerjiye (taş kömürü), İskenderun ulaşıma (liman), Sivas ise hammaddeye (demir madeni) yakındır.
Aynı sanayi kolu olsa bile farklı tesisler farklı nedenlerle kurulmuş olabilir.
3
Doğru örneği belirleme
Karabük'teki tesis, Batı Karadeniz'deki taş kömürü yatakları sayesinde oradadır.
Hammadde (demir) bölgede yoktur, Sivas ve Malatya gibi illerden getirilir; yani belirleyici olan enerjidir.

Anahtar Kavram

Sanayi Coğrafyasında Enerji Kaynağına Yakınlık

İpuçları

1
Sanayide 'enerji kaynağı', üretimi gerçekleştirmek için yakılan kömür, linyit veya doğalgaz gibi kaynakları ifade eder.
2
Demir-çelik sanayisinde demiri eritmek için taş kömürü kullanılır. Türkiye'de taş kömürü sadece Zonguldak çevresinde çıkar.
3
Hammadde (demir) uzak illerden (Sivas) gelse bile, fabrikanın kömür yataklarına yakın kurulması maliyeti düşürür. Bu tesis Batı Karadeniz'dedir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki diğer enerji kaynaklı tesisleri (örneğin linyit yataklarına yakın kurulan termik santralleri) inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Fabrikaları sınıflandırırken 'Hangi özellik orada var?' sorusunu sorun. Karabük'te demir yok ama kömür var -> Enerji. İskenderun'da ne demir ne kömür var ama deniz var -> Ulaşım.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 111Soru

Türkiye'de madenlerin kullanım alanları, çıkarım merkezleri ve sanayi ile olan ilişkileri dikkate alındığında aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tarım ilaçları ve kimya sanayisinde kullanılan kükürt; Mardin (Mazıdağı) çevresindeki yataklardan çıkarılmakta olup Türkiye'nin bu alandaki toplam ihtiyacını karşılamaktadır.

Cevap

Tarım ilaçları ve kimya sanayisinde kullanılan kükürt; Mardin (Mazıdağı) çevresindeki yataklardan çıkarılmakta olup Türkiye'nin bu alandaki toplam ihtiyacını karşılamaktadır.
Doğru yanıt olan seçenek, iki temel hata içermektedir: Birincisi, kükürt yatakları Mardin (Mazıdağı)'nda değil, Isparta (Keçiborlu)'da bulunur; Mardin ise fosfat yataklarıyla ünlüdür. İkincisi, Türkiye kükürt ve fosfat ihtiyacının tamamını kendi kaynaklarıyla karşılayamaz, bu madenlerde büyük oranda dışa bağımlıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki madenlerin kullanım alanlarını ve çıkarıldıkları yerleri karşılaştırmak.
Manyezit, barit, feldispat ve krom için verilen bilgiler (kullanım alanı ve yer) Türkiye coğrafyası verileriyle uyumludur.
Bu madenlerin Türkiye'deki dağılışı ve endüstriyel rolleri doğru tanımlanmıştır.
2
Yanlış eşleştirmeyi tespit etmek için Mardin (Mazıdağı) ve kükürt ilişkisini analiz etmek.
Mardin (Mazıdağı), kükürt değil, gübre sanayisinin hammaddesi olan fosfat yataklarıyla bilinir.
Madenlerin çıkarım merkezleri arasındaki karıştırmaları (fosfat vs kükürt) ayırt etmek konunun uzmanlık gerektiren kısmıdır.
3
Kükürt madeninin çıkarım merkezini ve ekonomik durumunu doğrulamak.
Kükürt'ün klasik çıkarım merkezi Isparta (Keçiborlu)'dur. Ayrıca Türkiye kükürt ve fosfatta kendine yeten bir ülke değildir; bu madenler yoğun olarak ithal edilir.
İhtiyacın karşılanma durumuna (dışa bağımlılık) dair yanlış genellemeyi düzeltmek.

Anahtar Kavram

Madenlerin Coğrafi Dağılışı ve Ekonomik Özellikleri

İpuçları

1
Madenlerin çıkarıldığı yerleri düşünürken, özellikle gübre sanayisi için hayati olan Mazıdağı'nın hangi madenle eşleştiğini hatırlayın.
2
Türkiye'nin dış ticaretini düşünün; hangi madenlerde devasa rezervlere sahibiz, hangilerini gemilerle limanlarımıza getirtiyoruz (ithal ediyoruz)?
3
Kükürt yataklarının Isparta'da, fosfat yataklarının ise Mardin'de olduğunu ve her ikisinde de ithalata muhtaç olduğumuzu unutmayın.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki madenlerin hangi jeolojik zamanlarda oluştuğunu ve hangi sanayi kollarının hammaddesi olduğunu içeren bir karşılaştırma tablosu hazırlayabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 112Soru

Türkiye'de hayvancılık faaliyetleri ile doğal çevre faktörleri arasında doğrudan bir etkileşim söz konusudur. Özellikle mera hayvancılığında, hayvan türlerinin dağılışı ile o bölgedeki yer şekilleri ve bitki örtüsü kuşakları arasında sıkı bir bağ bulunur.

Buna göre; yer şekillerinin oldukça engebeli ve sarp olduğu, bitki örtüsünün maki ve çalı topluluklarından oluştuğu karstik sahalarda en yaygın olarak yürütülen hayvancılık türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kıl keçisi

Cevap

Kıl keçisi yetiştiriciliği; sarp yer şekilleri, maki bitki örtüsü ve karstik arazi yapısıyla en uyumlu hayvancılık türüdür.
Kıl keçisi, fizyolojik yapısı gereği oldukça çevik bir hayvandır ve engebeli, sarp kayalık arazilerde kolayca hareket edebilir. Beslenme alışkanlığı olarak maki ve çalı topluluklarının filizlerini tükettiği için Türkiye'de özellikle karstik ve dağlık bir yapıya sahip olan Toroslar kuşağında (Akdeniz Bölgesi) en yaygın hayvancılık türü olarak karşımıza çıkar.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen doğal ortam özelliklerini analiz etme
Engebeli/sarp yer şekilleri, maki/çalı örtüsü ve karstik yapı tespit edildi.
Hayvancılık türleri ile doğal çevre arasındaki ilişkiyi kurmak için öncelikle coğrafi veriler değerlendirilmelidir.
2
Hayvan türlerinin fizyolojik ve beslenme özelliklerini coğrafi şartlarla eşleştirme
Kıl keçisinin dağlık alanlara uyumu ve maki tüketimi ile bu şartların tam örtüştüğü görüldü.
Keçiler çevik yapıları sayesinde engebeli arazide hareket edebilir ve steplerin aksine çalı türleriyle beslenebilirler.

Anahtar Kavram

Hayvancılık faaliyetlerinin doğal ortam koşullarıyla (yer şekilleri ve bitki örtüsü) olan korelasyonu.

Daha Fazla Pratik

Büyükbaş mera hayvancılığı ile besi hayvancılığının verimlilik ve iklime bağımlılık açısından farklarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 113Soru

Türkiye'de hayvancılık sektöründe verimliliği artırmak ve üretimi doğal koşulların etkisinden kurtararak standart hale getirmek amacıyla çeşitli modernizasyon çalışmaları yürütülmektedir. Bu çalışmalar temel olarak geleneksel (ekstansif) yöntemlerden modern (entansif) hayvancılık yöntemlerine geçişi hedeflemektedir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Türkiye'de hayvancılıkta birim hayvandan alınan et ve süt verimini artırmaya yönelik doğrudan bir uygulama olarak değerlendirilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üretim miktarını artırmak amacıyla mevcut mera alanlarındaki toplam hayvan sayısının artırılması

Cevap

Üretim miktarını artırmak amacıyla mevcut mera alanlarındaki toplam hayvan sayısının artırılması
Doğru yanıt olan seçenek, hayvancılıkta verimliliği artırmaz; aksine 'ekstansif' yani geleneksel bir yöntemdir. Türkiye'de meraların aşırı otlatılması, bitki örtüsünün kendini yenileyememesine ve hayvanların yetersiz beslenmesine yol açarak birim hayvandan alınan verimi düşüren temel faktörlerden biridir. Modern hayvancılıkta hedef hayvan sayısını artırmak değil, mevcut hayvanların kalitesini ve bakım koşullarını iyileştirerek daha fazla verim almaktır.

Adım Adım Çözüm

1
Verimlilik (prodüktivite) ve toplam üretim kavramlarını ayırt etme
Birim hayvandan alınan verim, hayvan başına düşen et ve süt miktarıdır; toplam hayvan sayısı ise sadece üretim hacmini etkileyen niceliksel bir unsurdur.
Soruda toplam üretim değil, 'birim hayvandan alınan verim' sorulmaktadır.
2
Modern (entansif) hayvancılık yöntemlerini analiz etme
Soy ıslahı, besi hayvancılığı, kaliteli yem ve sağlık hizmetleri verimi doğrudan artıran niteliksel çalışmalardır.
Bu yöntemler hayvanın genetik veya fiziksel kapasitesini maksimuma çıkarmayı hedefler.
3
Geleneksel (ekstansif) yöntemlerin etkisini değerlendirme
Meralarda hayvan sayısını artırmak, verimliliği artıran değil, mevcut kaynakları daha fazla hayvana paylaştıran bir yöntemdir.
Aşırı otlatma mera kalitesini düşürerek hayvan başına düşen besin miktarını azaltır ve verimi olumsuz etkiler.

Anahtar Kavram

Entansif (Modern) vs Ekstansif (Geleneksel) Hayvancılık
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 114Soru

Türkiye'de tarımsal üretim planlaması ve politikaları kapsamında bazı ürünlerin ekim alanları devlet tarafından kontrol altında tutulmaktadır. Bu ürünlerden bazıları ve kontrol gerekçeleri şunlardır:

* Pirinç: Sıtma hastalığına neden olan sivrisineklerin üreme alanı olduğu için yerleşim yerlerinden uzak alanlarda yetiştirilir.
* Haşhaş ve Kenevir: Uyuşturucu madde yapımında kullanılmalarını engellemek amacıyla sınırlı alanlarda, izinle yetiştirilir.
* Şeker Pancarı: Fabrika işleme kapasiteleri ve tüketim miktarlarına göre belirlenen kotalar dahilinde yetiştirilir.

Bu bilgiler ve Türkiye'deki tarım politikaları göz önüne alındığında, tütün üretiminin de devlet kontrolünde tutulmasının temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üretimde yüksek kalite standardını korumak ve piyasada arz fazlası (stok) oluşmasını engellemek

Cevap

Üretimde yüksek kalite standardını korumak ve piyasada arz fazlası (stok) oluşmasını engellemek
Doğru seçenek olan 'Üretimde yüksek kalite standardını korumak ve piyasada arz fazlası oluşmasını engellemek' ifadesi, tütünün Türkiye'deki tarım politikalarındaki yerini tam olarak yansıtmaktadır. Tütün ekim alanlarının sınırlandırılması, verimsiz ve düşük kaliteli toprakların üretime katılmasını engelleyerek Türk tütününün dünya piyasasındaki değerini korumayı amaçlar.

Adım Adım Çözüm

1
Devlet kontrolündeki ürünlerin amaçlarını sınıflandırmak
Pirinç sağlık (sıtma), haşhaş/kenevir güvenlik (uyuşturucu), şeker pancarı ise sanayi/ekonomi (kota) amaçlıdır.
Soruda verilen örneklerden yola çıkarak tütünün bu kategorilerden hangisine girdiğini belirlemek gerekir.
2
Tütünün ekonomik karakterini analiz etmek
Tütün, Türkiye için stratejik bir ihraç ürünüdür.
İhracat ürünlerinde dış pazardaki prestij ve kalite, üretim miktarından daha önemlidir.
3
Tütün kontrolünün nedenini belirlemek
Kontrolün temel nedeni, kalitesiz tütün üretimini önleyerek 'Türk tütünü' markasını korumak ve devletin elinde satılamayan stok birikmesini önlemektir.
Arz-talep dengesinin bozulması fiyatların düşmesine ve devletin zarar etmesine neden olur.

Anahtar Kavram

Tarımsal Üretimde Devlet Kontrolü ve Planlama
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 115Soru

Türkiye'de uygulanan bölgesel kalkınma projelerinin her biri, bölgenin kendine has coğrafi sorunlarını çözmeyi ve ekonomik potansiyelini geliştirmeyi amaçlar. Bu kapsamda; Samsun, Amasya, Tokat ve Çorum illerini içine alan, temel hedefi Yeşilırmak ve kollarındaki akış rejimini düzenlemek, taşkınları kontrol altına almak ve havzadaki erozyonu önlemek olan kalkınma projesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi (YHGP)

Cevap

Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi (YHGP), Amasya, Çorum, Samsun ve Tokat illerini kapsayan, öncelikle havzadaki akış rejimini düzenleme ve erozyonla mücadele amaçlı bir projedir.
Samsun, Amasya, Tokat ve Çorum illerini kapsayan projenin ana amacı, Yeşilırmak ve kollarındaki kirliliği önlemek, nehir akış rejimini düzenlemek, havza genelinde taşkınları kontrol altına almak ve şiddetli erozyonla mücadele etmektir. Bu özellikler Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi'ni tanımlar.

Adım Adım Çözüm

1
Projenin kapsadığı illeri belirleyin.
Samsun, Amasya, Tokat ve Çorum illeri Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi'nin (YHGP) çekirdek illeridir.
Her kalkınma projesinin kendine has bir kapsama alanı ve üye il grubu bulunur.
2
Projenin temel hedeflerini analiz edin.
Akış rejimi düzenleme, taşkın kontrolü ve erozyonla mücadele ifadeleri YHGP'yi diğer projelerden ayıran temel çevresel özelliklerdir.
Proje isimleri genellikle kapsadıkları havza veya bölgenin temel sorunuyla ilişkilidir.

Anahtar Kavram

Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi (YHGP) Kapsamı ve Amaçları

Daha Fazla Pratik

Diğer kalkınma projelerinin (KOP ve DAP) temel geçim kaynakları olan tarım ve hayvancılık hedeflerini tekrar ediniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 116Soru

Türkiye'nin sahip olduğu çeşitlilik gösteren yer şekilleri ve karmaşık jeolojik yapısı, ülkemizde farklı turizm türlerinin aynı dönemde ve aynı coğrafi alanda gelişmesine olanak sağlamıştır. Bir merkezde hem yüksek yükseltiye bağlı kar yağışının hem de aktif fay hatlarına bağlı sıcak su kaynaklarının bulunması, o merkezin turizm potansiyelini yılın geneline yaymaktadır.

Buna göre, aşağıdaki şehirlerin hangisi hem yer şekillerine bağlı olarak gelişen 'kış turizmi' hem de jeolojik yapıya bağlı olarak gelişen 'termal turizm' olanaklarının her ikisinin de gelişmiş olduğu merkezlerden biri olarak gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bursa

Cevap

Bursa ili, hem Uludağ'ın sunduğu kış sporları imkanları hem de fay hatları üzerindeki konumuyla sahip olduğu kaplıcaları sayesinde iki turizm türünün de geliştiği bir merkezdir.
Bursa, Türkiye'de turizm çeşitliliğinin en yüksek olduğu illerden biridir. Jeolojik olarak Batı Anadolu Fay Hattı sistemi üzerinde yer alması sebebiyle Oylat, Çekirge ve İnegöl gibi bölgelerinde termal kaynaklar bulunur. Aynı zamanda 2543 metre yüksekliğindeki Uludağ, Türkiye'nin ilk ve en gelişmiş kış turizm merkezine ev sahipliği yaparak yer şekillerinin sunduğu avantajı kullanır.

Adım Adım Çözüm

1
Jeolojik yapı ile turizm arasındaki ilişkiyi analiz etmek.
Aktif fay hatlarının (Genç oluşum) bulunduğu yerlerde sıcak su (termal/jeotermal) kaynakları yaygındır.
Termal turizm, yerin derinliklerinden gelen mineralce zengin sıcak sulara dayanır ve bu durum jeolojik yapı ile doğrudan ilişkilidir.
2
Yer şekilleri ile turizm arasındaki ilişkiyi analiz etmek.
Yüksek dağlık kütlelerin bulunduğu ve kar yağışının yeterli olduğu alanlarda kış turizmi potansiyeli yüksektir.
Kış turizmi, eğimli yüzeyler ve kalıcı/yeterli kar örtüsü gerektirdiği için doğrudan topografik özelliklere bağlıdır.
3
Seçeneklerdeki illeri bu iki kriter açısından değerlendirmek.
Bursa ilinde hem Uludağ (Yüksek dağ/Kar) hem de kaplıcalar (Fay hattı/Termal) bir aradadır.
Bursa, Türkiye'nin en eski ve popüler kış turizm merkezlerinden birine sahip olmasının yanı sıra, tarihi ve modern termal tesisleriyle de tanınan bir şehirdir.

Anahtar Kavram

Turizm Faaliyetlerinin Doğal Coğrafi Faktörlerle İlişkisi

İpuçları

1
Bir merkezde hem kaplıca hem de kayak merkezi aramalısınız.
2
Düşündüğünüz şehrin hem bir fay hattı üzerinde olması hem de Türkiye'nin en ünlü dağlarından birine sahip olması gerekir.
3
Bu şehir, Osmanlı Devleti'ne başkentlik yapmış, ipek dokumasıyla ünlü ve Uludağ ile özdeşleşmiştir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan turizm varlıklarını ve bu varlıkların hangi illerde bulunduğunu tekrar gözden geçirin.

Alternatif Yöntem

Eğer Bursa seçeneklerde olmasaydı, Erzurum (Palandöken ve Ilıca) veya Kayseri (Erciyes ve Bayramhacı) gibi iller de bu iki kriteri sağlayan güçlü adaylar olabilirdi.
Tahmini Süre:50s
Soru 117Soru

Türkiye'de dağ sıralarının genellikle kıyıya paralel uzandığı Karadeniz ve Akdeniz bölgelerinde, kıyı ile iç kesimler arasındaki ulaşım büyük oranda doğal geçitler ve bu geçitler üzerine inşa edilen modern tünellerle sağlanmaktadır. Bu güzergâhların bir kısmında hem kara yolu hem de demir yolu ulaşımı mevcutken, bir kısmında ise yer şekillerinin engellemesi nedeniyle sadece kara yolu ulaşımı geliştirilebilmiştir.

Buna göre, aşağıda verilen geçit veya tünellerden hangisi, bulunduğu güzergâhın ulaşım özellikleri açısından yanlış değerlendirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çubuk Geçidi: Antalya'yı Göller Yöresi'ne bağlar; özellikle turizm ve tarımsal ürünlerin iç kesimlere demir yolu ile hızla ulaştırılmasında kilit rol oynar.

Cevap

Antalya ilinin ana demir yolu şebekesine bağlantısı olmadığı için Çubuk Geçidi üzerinden demir yolu ile ürün sevkiyatı yapıldığı ifadesi yanlıştır.
Çubuk Geçidi, Antalya ile Göller Yöresi arasındaki kara yolu ulaşımını sağlayan stratejik bir noktadır. Ancak Antalya ilinin ulusal demir yolu ağına bağlantısı bulunmadığı için, bu geçidin demir yolu taşımacılığında kullanıldığına dair ifade coğrafi açıdan yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'deki başlıca geçitlerin konumlarını ve bağladıkları şehirleri analiz edin.
Gülek (Mersin-Niğde), Zigana (Trabzon-Gümüşhane), Çubuk (Antalya-Burdur), Belen (İskenderun-Antakya) ve Sertavul (Silifke-Karaman).
Geçitlerin lokasyon bilgisi, ulaşım ağlarını analiz etmek için temeldir.
2
Bu güzergâhlardaki ulaşım sistemlerinin türlerini (kara yolu, demir yolu) kontrol edin.
Mersin (Gülek) demir yoluna sahiptir. Ancak Antalya (Çubuk) ve Trabzon (Zigana) gibi merkezlerin iç kesimlerle demir yolu bağlantısı yoktur.
Türkiye'de demir yolu ağının ulaşmadığı önemli merkezleri bilmek, ulaşım sorularında en kritik ayırt edici faktördür.
3
Seçeneklerdeki iddiaları coğrafi gerçeklerle karşılaştırın.
Çubuk Geçidi'nin demir yolu ile ilişkilendirilmesi, Antalya'nın demir yolu ağından yoksun olduğu gerçeğiyle çelişmektedir.
Antalya, yer şekillerinin engebesi ve maliyetlerin yüksekliği nedeniyle demir yolu ulaşımının henüz ulaşmadığı büyük illerimizden biridir.

Anahtar Kavram

Liman Hinterlandları ve Demir Yolu Ağındaki Bölgesel Eksiklikler
Soru 118Soru

Türkiye'de tarımsal faaliyetlerde temel hedef; birim alandan alınan verimi artırmak ve üretimde doğa koşullarına, özellikle de yağışlara olan bağımlılığı en aza indirmektir.

Buna göre, Türkiye genelinde tarımsal verimliliği artırmak amacıyla öncelikle yapılması gereken çalışma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sulama olanaklarının yaygınlaştırılması

Cevap

Türkiye'de tarımsal verimliliği artırmak için öncelikle sulama olanaklarının yaygınlaştırılması gerekmektedir.
Doğru yanıt olan seçenek, Türkiye tarımının en temel sorunu olan su yetersizliğine doğrudan çözüm sunmaktadır. Sulama sayesinde iklimden kaynaklanan üretim dalgalanmaları önlenir, nadas alanları daralır ve yılda birden fazla ürün alma imkânı doğar, bu da verimliliği en üst düzeye çıkarır.

Adım Adım Çözüm

1
Sorunun temel kısıtını belirleme
Türkiye'nin büyük bir kısmında yarı kurak iklim hakimdir ve yaz kuraklığı tarımı sınırlar.
İklime bağımlılığı azaltmak, doğal yağışın yetmediği yerde yapay su desteği sağlamayı gerektirir.
2
Yöntem analizi yapma
İntensif (modern) tarımın ilk ve en önemli adımı sulamadır.
Sulama yapıldığında nadasa gerek kalmaz, gübre kullanımı etkili olur ve birim alandan alınan ürün miktarı artar.

Anahtar Kavram

İntensif (Modern) Tarım ve Sulama İlişkisi
Tahmini Süre:45s
Soru 119Soru

Türkiye'nin dış ticaret kompozisyonu incelendiğinde; ithalat kalemlerinde "ara malları (yarı mamul)" payının yaklaşık %75\%75, "sermaye (yatırım) malları" payının ise %15\%15 civarında olduğu görülmektedir. İhracatta ise imalat sanayi ürünlerinin payı %90\%90'ın üzerindedir. Bu yapısal durum, Türkiye ekonomisinde ihracatın artışının, üretim sürecinde kullanılan ithal girdilere olan bağımlılığı canlı tutmasına neden olmaktadır.

Söz konusu dış ticaret yapısının yarattığı yapısal açığı minimize etmek ve Türkiye'yi küresel değer zincirinde daha stratejik bir konuma taşımak için uygulanması gereken en bütüncül "coğrafi-ekonomik" strateji aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yüksek teknoloji odaklı üretim bölgelerini lojistik üslerle senkronize ederek, üretimde kullanılan ara malların ve yatırım mallarının yerli üretim ekosistemi içerisinde geliştirilmesini sağlamak

Cevap

Yüksek teknoloji odaklı üretim bölgelerinin lojistik üslerle entegre edilmesi ve ithal edilen ara malların yerli Ar-Ge süreçleriyle millileştirilmesi, Türkiye'nin ticaret yapısındaki temel sorunu çözer.
Türkiye'nin dış ticaret açığının kök nedeni, sanayi üretiminin ve dolayısıyla ihracatın, ithal edilen ara mallarına ve sermaye mallarına olan yapısal bağımlılığıdır. Bu döngüyü kırmanın yolu, sadece lojistik ağları geliştirmek değil; üretim aşamasında Ar-Ge odaklı bölgeler (Teknokentler vb.) oluşturarak bu ara malların yerli imkanlarla üretilmesini sağlamaktır. Bu bölgelerin lojistik merkezlerle (Lojistik köyler, liman bağlantıları) entegre edilmesi, hem maliyet avantajı sağlar hem de küresel değer zincirindeki konumumuzu güçlendirir.

Adım Adım Çözüm

1
Dış ticaret verilerini analiz etme
İthalatın büyük kısmının üretimde kullanılan ara malları olduğu tespit edilir.
Türkiye'nin dış ticaret açığının temel nedeni, üretmek için ithal etmek zorunda olmasıdır.
2
Yapısal sorunu tanımlama
İhracatın ithalata olan bağımlılığı (düşük katma değer ve ithal girdi bağımlılığı) belirlenir.
İhracat artsa bile ithalatın da artması, ticaret dengesinin sağlanmasını zorlaştırmaktadır.
3
Coğrafi ve ekonomik çözüm üretme
Üretim merkezleri (sanayi) ile dağıtım merkezlerinin (lojistik) senkronize edilmesi gerektiği sonucuna varılır.
Lojistik maliyetlerin düşürülmesi ve teknoloji bölgelerinin stratejik konumu, küresel rekabette avantaj sağlar.
4
En kapsamlı stratejiyi seçme
İthal edilen girdilerin yerlileştirilmesi ve bu sürecin lojistikle desteklenmesi seçilir.
Ar-Ge ve lojistik entegrasyonu, Türkiye'yi dış ticaret açığı veren bir ekonomiden, değer üreten bir ticaret merkezine dönüştürür.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin Dış Ticaret Yapısı ve Katma Değer İlişkisi

Alternatif Yöntem

Dış ticaret dengesi analizi yapılırken 'Dış Ticaret Haddesi' kavramı incelenebilir. Eğer ihraç edilen malların fiyatı ithal edilenlere göre artıyorsa, ülke daha az mal satarak daha fazla mal alabilir. Bu da yüksek teknoloji ve katma değerli üretimle mümkündür.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 120Soru

Türkiye'nin en geniş yüz ölçümüne sahip bölgesel kalkınma projesi olan Doğu Anadolu Projesi (DAP) sınırları içerisinde; tarım alanlarının parçalı olması, yükselti ve engebenin fazlalığı ile iklim şartlarının sertliği ekonomik faaliyetleri sınırlandırmaktadır.

Buna göre, bölgenin mevcut potansiyeli dikkate alındığında DAP'ın temel hedefleri arasında aşağıdakilerden hangisinin yer alması öncelikli bir kalkınma hamlesi olarak değerlendirilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mera hayvancılığını modernize ederek verimi ve üretimi artırmak

Cevap

Mera hayvancılığını modernize ederek verimi ve üretimi artırmak
Doğu Anadolu Projesi (DAP), bölgenin sahip olduğu geniş mera ve çayır varlığını en verimli şekilde değerlendirmeyi amaçlar. Engebeli yer şekilleri ve kısa süren yaz mevsimi nedeniyle bitkisel üretim kısıtlı olduğundan, hayvancılığın modern tekniklerle geliştirilmesi bölge ekonomisi için en gerçekçi ve öncelikli kalkınma adımıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Proje bölgesinin coğrafi özelliklerini analiz etmek
Doğu Anadolu Bölgesi; yüksek, engebeli ve sert karasal iklime sahiptir.
Bölgesel kalkınma projeleri, bölgenin fiziksel ve beşerî imkanlarına göre şekillenir.
2
Ekonomik potansiyeli belirlemek
Geniş meralar ve iklim şartları, bölgeyi büyükbaş hayvancılık için uygun kılmaktadır.
Yüksek platolardaki yaz yağışları çayır ve mera varlığını destekler.
3
Öncelikli kalkınma hedefini seçmek
Hayvancılığın geleneksel yöntemlerden modern (besi ve ahır) yöntemlere geçirilmesi hedeflenir.
Mevcut potansiyelden en yüksek verimi almak için modernizasyon şarttır.

Anahtar Kavram

Bölgesel Kalkınma Projelerinin Sektörel Odak Noktaları
Tahmini Süre:1m 15s
ÖncekiSayfa 6 / 39Sonraki
Türkiye'nin Ekonomik Coğrafyası — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 6 | Examkin